Latest News
Everything thats going on at Enfold is collected here
Hey there! We are Enfold and we make really beautiful and amazing stuff.
This can be used to describe what you do, how you do it, & who you do it for.
Cumhurbaşkanı Gül, Çiftçiler Günü’nde konuştu: “Tarım bütün ülkeler için çok önemli.”
Cumhurbaşkanı Gül, Çiftçiler Günü’nde konuştu: “Tarım bütün ülkeler için çok önemli.”
Ankara – 14.05.2012 – Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlenen törende, ”Tarım sektörü gerek çok zengin ülkeler, gerekse gelişmekte olan ülkeler için çok önemlidir” dedi.
Konuşmasında, tarım sektörünün bütün ülkeler için stratejik bir değerinin bulunduğunu, bütün ideolojilerin, bütün doktrinlerin hedefinde insanlara yeteri kadar gıda vermek ve ülkelerin kendi kendine yeterliliğini sağlamak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, şunları kaydetti:
”Türkiye için söz konusu olduğunda tabii ki 75 milyonun beslenmesi hepimiz için ayrı bir önem arz etmektedir. Tarım dediğimizde gıda akla gelmektedir. Gıda dediğimizde insanların aç kalmaması akla gelmektedir. Açlık gerek tarımla gerek hayvancılıkla gerek gıdayla ilgilidir. Dolayısıyla insanlar daima açlık tehlikesiyle, açlık korkusuyla da yaşamışlardır. Bunun için zengin ülke de olsa fakir ülke de olsa tarım sektörüne daima öncelik vermiştir, hiçbir zaman tarım sektörünü ihmal etmemişlerdir.”
Dünyanın yoksul ülkelerine bakıldığında büyük trajedilerin yaşandığına dikkati çeken Gül, ”Zengin ülkelere baktığımızda da gelecekteki gıda güvenliğimizi temin edelim diye büyük gayret sarf etmekteler, hatta başka ülkelerde topraklar, garantiler almakta ve ilerideki nesillerinin aç kalmaması için büyük tedbirler almaktalar. Çok şükür Türkiye bu açıdan iyi bir ülkedir, dünyanın kendi kendine yeterli nadir ülkelerinden birisiyiz” dedi.
-”Toplulaştırma hayati derecede önemli”-
Türkiye’nin tarımdaki ihracatının ithalatından büyük olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:
”Bildiğim kadarıyla 14 milyar dolar civarında ihracatımız, 10 milyar dolar civarında ithalatımız varsa; biz sadece kendi nüfusumuzu beslemiyoruz veya Türkiye’yi ziyaret eden misafirleri turistleri değil, aynı zamanda dışarı ihraç ederek 4 milyar dolar civarında bir dış ticaret fazlası veriyoruz.
Bununla övünüyoruz, ama Türkiye’nin kapasitesini, imkanlarını düşündüğümüzde üretimimizin daha da ileri gidebileceğini biliyoruz. Bunun için de sizlerin daha verimli bir tarım, ziraat politikası içerisinde daha verimli olması tabii ki hepimizin en büyük arzusudur. Onun için tarımın girdileri konusunda titiz çalışmaların yapıldığını da biliyorum. Gerek toprakların toplulaştırılması ki Türkiye için çok hayati derecede önem taşımaktadır. Maalesef miras hukukumuzdan dolayı küçük küçük parçalara bölünen topraklar verimi azaltmaktadır, diğer yandan da en önemli konulardan birisi sulanacak arazilerin tamamının sulanır hale getirilmesidir.”
Türkiye’de hükümetlerin tarım sektöründe çok büyük politikalar yürüttüğünü, bunların başındaki en önemli projenin GAP olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, ”Hafta sonu Şanlıurfa ve Adıyaman illerimizi ziyaret ettim. Oradaki kurak toprakların nasıl bereketli toprak haline geldiğini görmekten büyük gurur duydum. GAP projesi 13 büyük proje demetinden oluşuyor, birçok baraj sulama kanalları, özellikle helikopterle gezerken sulama kanallarının kurak toprakları nasıl yemyeşil yaptığını görünce insanın heyecanlanmaması mümkün değil” diye konuştu.
-”Sulama kanalları verimi artırıyor”-
Kaynakları kullanırken, bütçeleri değerlendirirken önceliklerin iyi şekilde gözden geçirilmesi gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, şöyle dedi:
”Özellikle sulama kanallarının bir an önce bitirilmesi Türk tarımını, Türk çiftçisini çok daha güçlü hale getirecektir ve üretim kapasitemizi inanılmaz şekilde artıracaktır. Oradan aldığımız bilgilerde bana dediler ki sulanan Şanlıurfa toprakları, sulanan Adıyaman toprakları, sulanacak Diyarbakır toprakları 1’e 40 misli en az topraktaki geliri artırmakta. Daha önceki kurak toprakların geliriyle sulanmış toprakların geliri arasında 40 misli fark oluyorsa o zaman bütün gücümüzle bu sulama kanallarını bitirmemiz gerekir.”
-”Tarım ve hayvancılık, Türkiye için önemli sektörler”-
Barajların kendi kendilerini amorti ettiğini de dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:
”Atatürk barajının kendisini 5 yıl içinde amorti ettiğini düşünürsek o zaman kaynakları ayırırken tarıma ve özellikle bu alanlara çok önem vermemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isterim. Tabii ki tarım ve hayvancılığı beraber kullanıyoruz. Hayvancılık, balıkçılık bütün bunlar da Türkiye için çok önemli sektörlerdir. Bir aileye en hızlı gelir getirmenin yolu hayvancılıktır aslında. Son yıllarda modern hayvancılığın Türkiye’de gelişiyor olmasını görmekten de büyük memnuniyet duyuyorum. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın gerek toprakların toplulaştırılması, gerek hükümetin son yıllarda çok inanılmaz şekilde hayvancılığa verdiği destekler bunlar önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktaki üretim kapasitesini muhakkak çok artıracaktır.
Unutmayalım ki biz sanayileşeceğiz, hizmet sektörü giderek daha çok artacak, zenginleşmenin yolu buradan geçmektedir, ama bunlar aynı zamanda tarımı da zenginleştirmektedir. Çünkü tarım, daha modern, daha makineli, daha bilimsel bir şekilde yapılmaya başlandığında 1’e 40 verim vermektedir. Türkiye’nin ileride kendisine yeterli bir ülke olarak kalması, dünyayı bölgeyi besleyecek bir ülke halinde devam etmesi için de tarım politikalarımıza çok büyük önem vermemiz gerekmektedir.”
TZOB’un tarihinin Osmanlı dönemine, 1880-1881’e kadar uzandığını, 1963’te kamu niteliğinde kurum haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, ”Kamu halinde bir kurum demek aslında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile iç içe çalışan bir kurum demektir. Nasıl TOBB, Sanayi Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı ile beraber çok yakın çalışıyorsa; nasıl diğer kamu niteliğindeki kurumlar ilgili bakanlıklarla çok yakın çalışıyorlarsa sizin de tabii ki çok yakın çalışmanız gerekmekte. Tarım politikalarının çiftçilere köylerimize her tarafa ulaşabilmesi için sizler aslında kılcal damarlar gibisiniz” dedi.
-”Kırsal alanların canlanması için…”
Türkiye’nin şehirlerinin çok hızlı geliştiğini, modernleştiğini, ancak kırsal alanlarda hala çok büyük eksiklikler bulunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, kırsal alanların da canlı olması, gelir düzeyinin artması ve bölüşümdeki adaletin çok daha iyi olması için tarım sektörüne çok büyük önem verilmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle tamamladı:
”Bu yılların çok bereketli yıllar olacağını hep beraber görüyoruz, yağmurlar iklim bunu gösteriyor; yılların hep bereketli olmasını isteriz. İnsanlık tarihi boyunca bin yıl gerilere gittiğimizde bir anekdot vardır; ‘kıtlık yılları’, ‘bolluk yılları’. Bu bundan sonra böyle devam edecek iklimler açısından… Ama insanoğlu bunlara karşı tedbirler almış. Yüzlerce yıl önce de kıtlık yılı bolluk yılı olduğunda bunun arkasından kıtlık olacak diye tedbirler almışlar. İşte tarım politikaları bu şekilde gelişe gelişe bugünkü en modern anlama kavuşmuş. İnanıyorum ki bu politikalar neticesinde çiftçimiz, ülkemiz daha çok kazanacak ve kendimizi çok daha güvende hissedeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Gül salondan ayrılırken bir grup kadın çiftçi, Cumhurbaşkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çiçekler sundu; birlikte anı fotoğraf çektirdi.
4. Ortadoğu Tarım, Hayvancılık Fuarı
-4. Ortadoğu Tarım, Hayvancılık Fuarı
-Diyarbakır’daki fuarın açılışına TZOB Genel Başkanı
Bayraktar ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker de katıldı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
“Dünyada büyük önem kazanan gıda, Türkiye’ye büyük
fırsat sağlayacak. Türkiye, bölgesinde güçlü olmak istiyorsa
gıda ve tarım sektörünü desteklemek zorundadır ”
-“Amacımız lüks araçlara binmek değil, verimli ve kaliteli
üretim yaparak ülke ekonomisine, zenginliğine katkıda bulunmaktır”
-“Tarımsal alanlarının bölünmesinin engellenmesi, toplulaştırma,
sulama yatırımları ile GAP ve benzeri projelerin hayata
geçirilmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın
çalışmalarını çok önemsiyoruz”
-“ Bazı çiftçilerin SGK ile problemleri vardı; bunu çözdük.
Sattığınız üründen yüzde 5 civarında kesinti yapılıyordu,
SGK Yönetim Kurulu aldığı kararla bunu yüzde 1’e düşürdü”
-Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker:
-“Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan teşvik paketiyle
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine büyük imkan sağlandı”
Diyarbakır – 11.04.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyada büyük önem kazanan gıdanın, Türkiye’ye büyük fırsat sağlayacağını bildirerek, “Türkiye bölgesinde güçlü olmak istiyorsa gıda ve tarım sektörünü desteklemek zorundadır” dedi.
Bayraktar, Diyarbakır Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ”4. Ortadoğu Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk ve Süt Endüstrisi Fuarı”nın’ açılışında yaptığı konuşmada, son yıllarda Türk çiftçisinin lüks araçlara bineceğinin dile getirildiğini, amaçlarının lüks araca binmek değil, verimli ve kaliteli üretim yaparak ülke ekonomisine, zenginliğine katkına bulunmak olduğunu kaydetti.
Tarımsal alanlarının bölünmesinin engellenmesi, toplulaştırma, sulama yatırımları ile GAP ve benzeri projelerin hayata geçirilmesine ilişkin bakanlığın çalışmalarını çok önemsediklerini vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu:
”Hedefimiz 2023 yılında 150 milyar dolarlık tarımsal hasılaya ulaşmaktır. Bunu sağlarsak ülkemizin zenginliğini sağlamış olacağız. Bu yatırımların tamamlanması lazım. Bakanlığımızın bu yöndeki çalışmalarına büyük destek veriyoruz. Türkiye, bölgesinde güçlü olmak istiyorsa gıda ve tarım sektörünü desteklemek zorundadır. Bunu yaparak Türkiye, çok daha güçlü bir ülke haline gelecektir. Bakanlığın, Süt Müdahale Kurumu oluşturma çalışmasını çok önemsiyoruz. Buna ihtiyaç var. Sütte fiyat istikrarını yakaladığımız zaman süt hayvancılığı ve besi hayvancılığı gelişecektir.
Bazı çiftçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu ile problemleri vardı, bunu çözdük. Sattığınız üründen yüzde 5 civarında kesinti yapılıyordu, SGK Yönetim Kurulu aldığı kararla bunu yüzde 1’e düşürdü. Bunun da müjdesini size vermiş olayım.”
-Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker-
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de fuarın açılışındaki konuşmasında, Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan teşvik paketiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine büyük imkan sağlandığını söyledi.
Cumhuriyet tarihinde böyle bir teşvik uygulamasının bugüne kadar yürürlüğe konulmadığını dile getiren Eker, şöyle konuştu:
”Bunu değerlendirmeliyiz. Bölge insanın işsizlik probleminden kurtulması, bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasının sağlanması için bu teşvik imkanından faydalanmak lazım. Bunun için herkese çağrı yapıyoruz.
Bölgede toplulaştırma çalışmaları hızla sürüyor. Bakanlık imkanları çerçevesinde sadece Diyarbakır’da son 3-4 yılda 5 bin 500 projeye yüzde 50 hibe destek verdik. Bunun için 38 milyon lira çiftçiye hibe verilmiş oldu. Çiftçi bu yıl 7 milyar 600 milyon lira bakanlıktan karşılıksız destek alıyor. Bunun yaklaşık 2 milyar 200 milyon lirası hayvancılık için geri kalanı diğer tarımsal faaliyetler için.1 Ocak 2012’den geçerli olmak üzere besicilik yapan kardeşlerime kayıtlıysa ve 3 ay hayvanını beslemişse hayvan başına 300 lira nakit destek veriyoruz. Sadece bunun için ayrılan para 450 milyon liradır. Hayvancılığın geliştirilmesine dönük olarak GAP Eylem Planı ile bakanlığın diğer projelerinde önemli imkanlar var. Özellikle girdiler üzerinde çalışıyoruz. Bu sene uzun kış şartları yaşandı. Özellikle bazı bölgelerde hayvancılık yapan kardeşlerimizin birtakım imkanlara kavuşması için çaba içindeyiz.”
Açılışın ardından Bakan Eker, TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar ve Vali Mustafa Toprak’la fuardaki standları gezerken, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Özcan Aygun ile bir süre sohbet etti.
Bakan Eker, Türkiye’nin tohumculuk sektöründe son yıllarda çok büyük mesafe kat ettiğini belirterek, ”Artık tohum ihracatı yapıyoruz. Türkiye, AB üyesi 3 ülkeye tohum ihracatı yapıyor. Bunlar çok önemli faaliyetlerdir” dedi.
TSÜAB Başkanı Aygun da, Türkiye’nin tohum ihracatının 110 milyon dolara ulaştığını, tohumculukta ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 67 olduğunu bildirerek, ”Eskiden tohum denince akla İsrail geliyordu. O, efsane bitti. Artık, Türkiye İsrail’e tohum ihracatı yapıyor. İsrail’e 1,8 milyon dolarlık tohum ihracatı var. 68 ülkeye Türkiye’den tohum ihracatı var. Hükümetin hazırladığı Tohumculuk Kanunu’nun ardından tohumculuğun önü açıldı” diye konuştu.
Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) ile Tüm Fuarcılık Yapım Anonim Şirketi’nin (TÜYAP) işbirliğiyle düzenlenen; Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Valilik ve Büyükşehir Belediyesi’nce desteklenen fuar, 15 Nisan’a kadar, 09.30-18.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fuar açılışından sonra TZOB Yönetim Kurulu Üyesi ve Çınar Ziraat Odası Başkanı Cevat Delil, bölge ziraat odalarının başkanlarıyla bir araya geldi.
TZOB medyada Türkiye birincisi…
-TZOB medyada Türkiye birincisi…
-Türkiye Ziraat Odaları Birliği, meslek kuruluşları, birlik,
konfederasyon, odalar ve dernekler arasında, hem Eylül
ayında hem de Ocak-Eylül döneminde, yazılı basında yer
alan tarım ve genel ekonomi haber sayısında birinci
sırayı aldı
-Yazılı basında Eylül ayında TZOB kaynaklı 2 bin 171,
Ocak-Eylül döneminde 18 bin 384 haber yer buldu
-TZOB kaynaklı haberlerin yer bulduğu yazılı basın
kuruluşlarının Eylül ayı toplam tirajı 59 milyon 796 bin
888, Ocak-Eylül dönemi toplam tirajı 493 milyon
722 bin 285’i buldu
Ankara – 04.10.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) medyada yer almada Türkiye birincisi oldu.
TZOB, meslek kuruluşları, birlik, konfederasyon, odalar ve dernekler arasında, hem Eylül ayında hem de Ocak-Eylül döneminde, yazılı basında yer alan tarım ve genel ekonomi haber sayısında birinci sırayı aldı.
Medya takip ajansı İnterpress’in ekonomiye yön veren kurum ve kuruluşlarla ilgili haber izleme verilerinden yapılan hesaplama, medyada Eylül ayının liderinin TZOB olduğunu gösteriyor. Yazılı basında Eylül ayında TZOB kaynaklı 2 bin 171 haber yer buldu. Eylül ayında TOBB kaynaklı 1866, TÜSİAD-STK kaynaklı 956, Kamu-Sen kaynaklı 787, KESK kaynaklı 724, MÜSİAD kaynaklı 698, Türk-İş kaynaklı 697, DİSK kaynaklı 626, TESK kaynaklı 561, Hak-İş kaynaklı 264, TİSK kaynaklı 223 haber yer buldu.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği kaynaklı haberlerin yer bulduğu yazılı basın kuruluşlarının Eylül ayı toplam tirajı 59 milyon 796 bin 888 oldu. TZOB, tiraj açısında Eylül ayında, TOBB ve TÜSİAD-STK’nın ardından üçüncü sırada yer aldı.
Eylül ayında internet medyasında TZOB kaynaklı 2 bin 132 haber yayımlandı.
-Ocak-Eylül-
TZOB, yazılı basında yer alan haber sayısında, Ocak-Eylül 2012 dönemine bakıldığında 18 bin 384 haberle birinci sırayı çıktı .
Bu dönemde yazılı basında TOBB kaynaklı 18 bin 99, KESK kaynaklı 10 bin 32, TÜSİAD-STK kaynaklı 8 bin 144, Kamu-Sen kaynaklı 7 bin 956, MÜSİAD kaynaklı 7 bin 702, Türk-İş kaynaklı 7 bin 44, DİSK kaynaklı 6 bin 266, TESK kaynaklı 5 bin 682, Hak-İş kaynaklı 2 bin 536, TİSK kaynaklı 1328 yer buldu.
TZOB kaynaklı haberlerin yer aldığı yazılı basın kuruluşlarının toplam tirajı, Ocak-Eylül 2012 dönemi için 493 milyon 722 bin 285’i buldu.
Haziran dış ticaret rakamları
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Ocak-Haziran dönemi gıda ve tarım ihracatı yüzde 11,19 artışla 6,6 milyar dolardan 7,4 milyar dolara çıkarken, ithalat aynı dönemde yüzde 8,8 düşüşle 6 milyar dolardan 5,5 milyar dolara indi”
-“Tarım ve gıdada Ocak-Haziran dönemlerinde 2011’de 617,5 milyon dolar olan dış ticaret fazlası, bu yıl 1,89 milyar dolara yükseldi”
-“Dünyadaki kriz ortamına rağmen, tarım ve gıdada ihracatın yüzde 11,19 artması, dış ticaret fazlasının 3 kat artışla 1,89 milyar dolara yükselmesi büyük bir başarıdır”
-“Tarım bu ülkeye döviz kazandırarak, istihdam yaratarak hizmet etmeye devam edecektir”
Ankara – 31.07.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım ve gıdada ihracatın arttığını, ithalatın azaldığını bildirerek, “Ocak-Haziran dönemi gıda ve tarım ihracatı yüzde 11,19 artışla 6,6 milyar dolardan 7,4 milyar dolara çıkarken, ithalat aynı dönemde yüzde 8,8 düşüşle 6 milyar dolardan 5,5 milyar dolara indi” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, fasıllar itibarıyla ihracat ve ithalat rakamlarına bakıldığında, gıda ve tarımda, Ocak-Haziran döneminde, 7 milyar 373 milyon 334 dolarlık ihracat, 5 milyar 484 milyon 652 bin dolarlık ithalat yapıldığını, 1 milyar 888 milyon 682 bin dolarlık dış ticaret fazlası verildiğini belirtti. 2011 yılında, Ocak-Haziran döneminde 6 milyar 631 milyon 289 bin dolarlık ihracat, 6 milyar 13 milyon 836 bin dolarlık ithalat olduğunu ve 617 milyon 453 bin dolarlık dış ticaret fazlası verildiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Tarım ve gıdada Ocak-Haziran dönemlerinde 2011’de 617,5 milyon dolar olan dış ticaret fazlası, bu yıl 1,89 milyar dolara yükseldi. Bu rakam, önemli ölçüde dış ticaret açığı veren ülkemiz için çok önemlidir. Tarım, Ocak-Haziran döneminde de üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Dünyadaki kriz ortamına rağmen, tarım ve gıdada ihracatın yüzde 11,19 artması, dış ticaret fazlasının 3 kat artışla 1,89 milyar dolara yükselmesi büyük bir başarıdır.”
Ocak-Haziran döneminde en fazla ihracat artışının yüzde 101,6 ile hububatta görüldüğünü ifade eden Bayraktar, 6 aylık dönemde 113,6 milyon dolarlık hububat ihracatı yapıldığı bilgisini verdi. Bayraktar, Ocak-Haziran döneminde 2,18 milyar doları aşkın sebze, meyve ihracatı gerçekleştirildiğini, bu rakamın 2011 yılında 2,3 milyar dolar düzeyinde olduğunu belirtti.
-Haziran ayı rakamları-
Bayraktar, gıda ve tarımda Haziran ayında 1 milyar 195 milyon 535 bin dolarlık ihracat, 1 milyar 42 milyon 925 bin dolarlık ithalat yapıldığını, 152 milyon 610 dolarlık dış ticaret fazlası verildiğini vurguladı. 2011 yılında, Haziran ayında 1 milyar 63 milyon 683 dolarlık ihracat, 890 milyon 799 bin dolarlık ithalat olduğunu ve 172 milyon 884 dolarlık dış ticaret fazlası verildiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bu yıl Haziran ayında, geçen yılın aynı dönemine göre hem ihracat, hem ithalat artmıştır. Türk çiftçisinin alın teriyle ürettiği ürünler ihracat şansı bulmuştur. Tarım ve gıda ihracatı gittikçe artan oranda ekonomiye katkı yapar hale gelmiştir. Özellikle tarımsal faaliyetlerin daha az olduğu ilk 6 ayda verilen 1,89 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verilmesi sevindiricidir. Ekonomiye katkımız aşikar bir hal almıştır.
Ocak-Haziran dönemine baktığımızda, 2011-2012 döneminde tarım ve gıdada ihracatın 742 milyon 45 bin dolar arttığını, ithalatın ise 529 milyon 184 bin dolar azaldığını görüyoruz. Küresel kriz ortamında ihracatı bu kadar arttırmak, üstüne ithalatı da bu kadar azaltmak tarımın bir başarısıdır. Tarım bu ülkeye döviz kazandırarak, istihdam yaratarak hizmet etmeye devam edecektir.”
Önündeki engeller kaldırıldığında Türk tarımının çok daha büyük üretim ve ihracat rakamlarına ulaşacağının açık olduğuna dikkat çeken Bayraktar, 2023 yılında 150 milyar dolarlık tarım hasılasına, 50 milyar dolar ihracata ulaşmanın ulaşılabilir bir hedef haline gelmeye başladığını bildirdi.
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Türkiye, sulanan alan büyüklüğünde dünyada 9’uncu sırada”
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Türkiye, sulanan alan büyüklüğünde dünyada 9’uncu sırada”
-“24,5 milyon hektar işlenen ve uzun ömürlü bitki alanıyla Türkiye, dünyada 13’üncü durumda”
-“Hala sulamaya açılmamış 31 bin kilometrekare alan büyük bir potansiyel. Bu alan, yılda 53,4 milyar avro gıda, tarım ihracatı yapan Hollanda’nın toplam tarım alanının 2,8 katından fazla”
-“Bir an önce sulama yatırımları tamamlanmalı. Çoğu bereketli olan bu topraklar, bir an önce sulu tarıma açılmalı”
-“31 milyon dönüm alanın sulamaya açılması hem ülkemize çok çeşitli ürün yelpazesi sağlayacak, hem de bu alanlardaki çiftçimizin gelirini kat kat artıracaktır”
-“Bu alanların sulanabilmesi, büyük istihdam ve gelir yaratacak, çoğu pazara yönelik ürün üretileceği için tarımsal ihracatı da kelimenin tam anlamıyla patlatacaktır”
-“Devlet, sulanabilir alanlara yaptığı yatırımı vergi gelirlerindeki ve ihracattaki artışla çok kısa sürede geri alacak. Böylece hem devlet, hem çiftçi, hem de bu ürünleri işleyecek sanayici ile ihracatçı kazançlı çıkacak. Tek kaybeden pazar yitirecek diğer ülkeler olacak”
Ankara – 22.07.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanında dünyada 13’üncü olan Türkiye’nin, sulanan alan büyüklüğünde dünyada Çin, Hindistan, ABD, Pakistan, İran, Endonezya, Tayland, Meksika’nın ardından 9’uncu sırada bulunduğunu bildirdi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, iklim şartları nedeniyle büyük bölümünde sulamanın şart olduğu Türkiye’de, bu alanların sulama yatırımları tamamlanamadığı için hala sulanamadığını, uzun yılların sorunu olan bu konunun en kısa sürede hallinin zorunlu hale geldiğini kaydetti. Türkiye’de, yağışların tarımda hala çok etkili olduğunu bildiren Bayraktar, sulama yatırımları tamamlandığında, barajlarla su stoklaması yapıldığında kuraklığın tarıma etkisinin önemli ölçüde azalacağını belirtti.
Dünyada 1 milyar 523,6 milyon hektar işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanı bulunduğunu, bu alanın yüzde 20,1’i olan 306,2 milyon hektarının sulandığını, sulanan alanların yüzde 41,3’ünün Çin ve Hindistan’da yer aldığı bilgisini veren Bayraktar, Türkiye’nin de dünyada sulanan alanın yüzde 1,70’ine, işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanının yüzde 1,61’ine sahip bulunduğunu kaydetti:
İşlenen tarım alanı ve uzun ömürlü bitkilerin alanı büyüklüğünün Hindistan’da 169,3, ABD’de 172,9, Rusya’da 124,2, Çin’de 122,6, Brezilya’da 68,2, Kanada’da 53,4, Avustralya’da 44,7, Nijerya’da 41,9, Endonezya’da 37,1, Ukrayna’da 33,5, Arjantin’de 33, Meksika’da 27,5, Türkiye’de 24,5 (2011 rakamlarına göre 23,63), Kazakistan’da 22,8, Pakistan’da 21,2 milyon hektarı bulduğunu bildiren Bayraktar, sulanan alan büyüklüğünde Çin ve Hindistan’ın başı çektiğini kaydetti. Çin’de 64,1, Hindistan’da 62,3 milyon hektar alanın sulandığını belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Sulanan alan büyüklüğünde üçüncü sırayı 23 milyon hektar alanla ABD alıyor. ABD’yi 19,9 milyon hektarla Pakistan izliyor. ABD’nin 8’de birinden daha az işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanı bulunan Pakistan’ın ABD’ye yakın bir alanda sulama yapması dikkat çekici. ABD, işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanının yüzde 13,3’ünü sularken, Pakistan’da bu oran yüzde 93,7’ye çıkıyor. Pakistan’ı 9 milyon hektar sulanan alanla İran, 6,7 milyon hektarla Endonezya, 6,4 milyon hektarla Tayland, 6,3 milyon hektarla Meksika ve 5,2 milyon hektarla (2011 rakamlarına göre 5,4 milyon hektar) Türkiye izliyor. Türkiye, işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanının yüzde 21,3’ini sulayabiliyor. Sulanan alan büyüklüğünde 10’uncu sırayı ise 5,05 milyon hektarla Bangladeş alıyor. Çin’de işlenen tarım ve uzun ömürlü bitkiler alanının yüzde 52,3, Hindistan’da yüzde 36,8’i sulanıyor. Türkiye’den daha az işlenen tarım ve uzun ömürlü bitkiler alanı olan Pakistan, İran, Tayland, Türkiye’den daha fazla alanı suladığı görülüyor.”
-Sulamaya açılamamış alanın büyüklüğü Hollanda’nın yüzde 91,9’u-
Türkiye’nin tüm sulanabilir alanlarının sulamaya açılması durumunda, son verilere göre yüzde 22,85 olan bu oranının yüzde 36’ya çıkacağını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Hala sulamaya açılmamış 31 bin kilometrekare alan büyük bir potansiyel. Bu alan, yılda 53,4 milyar avro gıda, tarım ihracatı yapan Hollanda’nın 11 bin kilometrekare olan işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanının 2,8 katından fazla. Yine Hollanda’nın 33 bin 730 kilometrekare olan toplam karasal alanının yüzde 91,9’ını buluyor. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Konya Ovası Projesi (KOP) gibi ülkeye çok büyük sulanan arazi kazandıracak projelere en öne alınmalıdır. Devletin bütün imkanları seferber edilmeli, bir an önce sulama yatırımları tamamlanmalıdır. Çoğu bereketli olan bu topraklar, bir an önce sulu tarıma açılmalıdır. Teknik olarak sulanabilir 31 bin kilometrekarelik, çiftçimizin kullandığı şekliyle 31 milyon dönüm alanın sulamaya açılması hem ülkemize çok çeşitli ürün yelpazesi sağlayacak, hem de bu alanlardaki çiftçimizin gelirini kat kat artıracaktır. Bu alanların sulamaya açılması büyük istihdam ve gelir yaratacak, çoğu pazara yönelik ürün üretileceği için tarımsal ihracatı da kelimenin tam anlamıyla patlatacaktır.”
Bayraktar, devletin, sulanabilir alanlara yaptığı yatırımı vergi gelirlerindeki ve ihracattaki artışla çok kısa sürede geri alacağını, böylece hem devletin hem çiftçinin hem de bu ürünleri işleyecek sanayici ve ihracatçının kazançlı çıkacağını, tek kaybedenin pazar yitirecek diğer ülkelerin olacağını söyledi.
Şemsi Bayraktar, yapılacak bu yatırımların sağlayacağı sosyal faydanın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, istihdamdaki artışın bu bölgelere ve dolayısıyla ülkeye büyük katkısı olacağını vurguladı.
Bayraktar, Denizli Ziraat Odası’nın iftarında konuştu:
-Bayraktar, Denizli Ziraat Odası’nın iftarında konuştu:
-”Dünyada yaşanan küresel ısınmanın getirdiği kuraklık ve hızlı nüfus artışı gibi sebeplerden dolayı buğday
fiyatları arttı ve artmaya da devam edecek”
-“Türkiye’de pamuk üretmek istiyorsak üreticimize destek vermek zorundayız”
Denizli – 31.07.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyada yaşanan küresel ısınmanın getirdiği kuraklık ve hızlı nüfus artışı gibi sebeplerin buğday fiyatlarını artırdığını ve fiyatların artmaya devam edeceğini söyledi.
Şemsi Bayraktar ile TZOB Başkan Vekili Nuri Şeyda Sorman, Denizli Ziraat Odası’nın verdiği iftar yemeğine katıldı.
Bayraktar, iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, Uluslararası Hububat Konseyi’nin dünyadaki buğday fiyatlarının Temmuz ayında yüzde 16,2 arttığını açıklamasına ilişkin olarak, artık dünyadaki beslenme alışkanlıklarının değişmesine bağlı taleplerin de farklılaştığını ve fiyatların da düşmesinin mümkün olmadığını belirtti.
Temsil ettikleri tarım sektörünün, modası geçmeyen bir sektör olduğunu ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:
”Çünkü bu ülkede yaşayan insanların gıda güvencesini sağlıyoruz. Ancak ülkemizde tarım sektörünün son yıllarda önemi anlaşılmakla birlikte, uzun yıllar öneminin farkında olunmadığını da üzüntüyle izledik. Çünkü gıda sektörü, yokluğunda kıymeti bilinen bir sektördür. Türk çiftçisi milleti namerde muhtaç etmemiş. Türk çiftçisi sadece Türk milletini beslemekle kalmıyor, 30 milyon turisti doyuruyor, bunun ötesinde 18 milyar dolarlık ihracat yapıyor. Bu insanlar eleştirilecek değil, eli öpülecek insanlar. Tarım sektöründe yapısal sorunlar hep göz ardı edilmiş. Bugün geldiğimiz noktada bu yapısal sorunlar çözülmeye çalışılıyor ama maliyeti fevkalade büyük. Baba ölmüş, arazileri parçalamaya devam etmişiz. Miras hukukunu değiştirmemişiz. Arazi toplulaştırmasını başaramamışız.”
Bayraktar, Türkiye’nin şimdi basınçlı sulama sistemlerine geçtiğini, damlama, sulama sistemlerine destek verdiğini, bunu çok önemli bulduklarını söyledi.
Tarımda sulamanın çok önemli olduğunu vurgulayan Şemsi Bayraktar, sulama yatırımlarının, GAP, DAP ve KOP gibi projelerdeki barajların hızlı bir şekilde bitirilmesi gerektiğini söyledi.
-”Dünyada birçok ürünün fiyatı artacak”-
Gümrüklerin yavaş yavaş kaldırıldığı bir dünyada verimlilik, kalite ve standardın giderek önem kazandığına işaret eden Bayraktar, dünyadaki konjonktürel gelişmelere bakıldığında fiyatlarda müthiş bir değişim gördüklerini söyledi.
Bayraktar, şöyle dedi:
”Dünyada birçok ürünün fiyatı artacak. Bir yandan küresel ısınmanın getirdiği kuraklık, bir taraftan hızlı nüfus artışı, bir taraftan arabalarının depolarının bitkilerden elde edilen bir biyoyakıtla doldurulması. Bütün bunlar bir talep yaratıyor. Çin gibi ülkeler eskiden pirinç yiyordu, şimdi et yiyorlar. Bunlar da talep yaratıyor. Bütün bu gelişmeler karşısında dünyada gıda fiyatlarının düşmesi mümkün değil.”
Bayraktar, Türkiye’nin konjonktürü akılcı politikalarla şansa ve fırsata çevirmesi gerektiğini de ifade ederek, öncelikle sulama yatırımlarının bitirilmesi gerektiğini, bu anlamda Denizli’nin şanslı iller arasında yer aldığını kaydetti.
Küresel ısınmanın getirdiği kuraklığın ve gıdaya talebin artmasının fiyatları artırdığına işaret eden Bayraktar, ”Dünyada yaşanan küresel ısınmanın getirdiği kuraklık ve hızlı nüfus artışı gibi sebeplerden dolayı buğday fiyatları arttı ve artmaya da devam edecek” ifadelerini kullandı.
-“Pamuk üretimi için üreticilere daha çok destek verilmeli”-
Şemsi Bayraktar, pamuk üretimi için üreticilere daha çok destek verilmesi gerektiğini belirtti.
Bayraktar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Ege Bölgesi pamuğunun kalitesinin dünyaca bilindiğini ifade etti.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, ”Hem kalite hem verimlilik yönünden rekabet ettiğimiz ülkelerden aşağı bir tarafımız yok. Ancak rekabet ettiğimiz ülkeler hem verimliliği yakalıyorlar hem de mutlak üstünlük dediğimiz desteklemelerine devam ediyorlar. Bu yüzden rekabet edemiyoruz” dedi.
Pamuk alanlarının bu sene yüzde 25-30 azaldığını ifade eden Bayraktar, üreticilerin mısır gibi başka ürünleri tercih etmeye başladığını, gelecek yıl için bu konuda tedbir alınması gerektiğini söyledi.
Bayraktar, şöyle konuştu:
”Türkiye’de pamuk üretmek istiyorsak üreticimize destek vermek zorundayız. Ülkemizin dövizini yabancı çiftçileri finanse etmekte kullanamayız. Ziraat Odaları Birliği olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Afetlerden zarar gören üreticilerimiz de var. Onların durumunu takip ediyoruz. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’la görüştük. Kendilerine bir dosya sunduk. Doğal afetlerde zarar gören üreticilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne borçlarının faiz sübvansiyonu ile ertelenmesini talep ediyoruz.”
Gelecek yıl çiftçinin üretim yapabilmesi için yardıma ihtiyaç duyduğunu kaydeden Bayraktar, ”Aksi takdirde önümüzdeki yıl çiftçi ekim yapmaz. Ekerken de biçerken de yüzü gülen bir Türk çiftçisi tabii ki hedefimiz. 50 milyon turisti doyuran, 100 milyon Türkiye’yi doyuran, 50 milyar dolar ihracat yapan bir tarım sektörü hedefimiz. Kamu kurum ve kuruluşları ile tüm paydaşlarla ortak akılla bu hedefe doğru yürümeye devam ediyoruz” diye konuştu.