Latest News
Everything thats going on at Enfold is collected here
Hey there! We are Enfold and we make really beautiful and amazing stuff.
This can be used to describe what you do, how you do it, & who you do it for.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar’dan Hatay Ziraat Odası’na ziyaret
TZOB Genel Başkanı Bayraktar’dan Hatay Ziraat Odası’na ziyaret
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanı Eker, Adalet Bakanı Ergin, Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, Antakya Belediye Başkan Vekili Aytaç Kınay, TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Sezgin, bölge oda başkanları ve bakanlık bürokratları Hatay Ziraat Odası’nı ziyaret etti.
Hataylı çiftçilerle bir araya gelen heyet, çiftçilerin sorunlarını dinledikten sonra, çözüm arayışlarının en kısa sürede neticelendirileceğini söylediler.
Bayraktar Hatay oda ziyareti sonrası Adana’ya dönerken Belen Ziraat Odası’nı da ziyaret etti.
Fındık hasadı
-Fındık hasadı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Fındıkta mevcut durum sürerse sorun olur. Ya
TMO piyasayı regüle etmeli ya da alan bazlı destek
verilmeli”
-“Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın alan bazlı
destekle ilgili çalıştığını biliyoruz. Bakanlıktan
çalışmaları hızlandırmasını istiyoruz”
-“TMO’nun bu üretim sezonunda da fındık fiyatlarının
tahmin edilen yüksek rekolteden dolayı düşmemesini
temin etmek amacıyla, piyasayı regüle etmesi, piyasada
fiyat istikrarının oluşması için müdahale alım fiyatlarını
belirlemesi büyük önem arz ediyor”
-“TMO’nun piyasaya müdahale etmemesi durumunda
fındıkta dekar başına 150 lira olarak belirlenen ve 3 yıldır
hiçbir artış yapılmadan devam eden, fındık üreticilerimizin
yaklaşık yüzde 84’ünün faydalandığı alan bazlı desteklerin
sürdürülmesi gerekir”
Ankara – 06.08.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım sektöründe, ihracatta ön planda yer alan fındık hasadı ile ilgili olarak , “fındıkta mevcut durum sürerse sorun olur. Ya TMO piyasayı regüle etmeli ya da alan bazlı destek verilmeli” dedi.
Bayraktar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın alan bazlı destekle ilgili çalıştığını bildiklerini, bakanlıktan bu konudaki çalışmaları hızlandırmasını istediklerini belirtti.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, ekonomide önemli yeri olan fındıkta Türkiye’nin, dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 75’ini karşıladığını, 2011-2012 sezonunun 11 aylık döneminde 216 bin 595 ton iç fındık ihracatından 1 milyar 722 milyon 283 bin 53 dolar gelir elde edildiğini bildirdi.
Genel olarak fındık tarımı yapılan Karadeniz Bölgesi’nde yaklaşık 2 milyon üreticinin geçim kaynağı olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Fındık üretiminin aynı zamanda bölgede doğrudan ya da dolaylı olarak pek çok insanın geçimini temin etmesi, birçok firmanın fındık ticaretiyle uğraşması, emek yoğun iş kolu olması nedeniyle de işsizliğin önlenmesinde önemli rol oynuyor. Fındığa katma değer sağlayan sanayi sektöründeki istihdamı ve ticareti nedeniyle de fındık, bu bölgemizde sosyo-ekonomik yapının lokomotifi durumunda. Diğer taraftan topoğrafik yapısı itibarıyla tarıma elverişsiz eğimli arazilere sahip zor coğrafyada üreticilerimizin fındık üretimi yapması, erozyonu ve olabilecek heyelanları önleyerek topraklarımızın muhafazasında rol oynaması bakımından da büyük önem arz ediyor.”
-Yıllar itibarıyla fındık veriminde önemli dalgalanmalar görülüyor-
Bölgede fındık veriminde yıllara göre önemli dalgalanmalar görüldüğünü, iklim şartları, gerekli kültürel işlemlerin yeterince yapılmaması ve fındık bitkisinde görülen periyodisite (var yılı-yok yılı), fındık bahçelerinin yaşlı olması gibi etkenlerin verimde değişikliklere neden olduğunu bildiren Bayraktar, açıklamasında şu bilgileri verdi:
“Bölgeden alınan veriler, 2012/2013 üretim döneminde gerek iklim şartlarının uygun gitmesi, gerekse de üründe ‘var yılı’ olması gibi nedenlerle rekoltenin bir miktar yüksek olacağı yönündedir. Buna karşılık sınırlı sayıda alıcının olması, henüz hasat sezonu tamamlanmamasına karşılık yüksek rekolte açıklamaları nedeniyle tüccarın fındığı çok düşük fiyatlarla almak istemesi, üreticinin mağduriyetine neden olacaktır. Nitekim şu anda oluşan piyasa fiyatlarında az da olsa düşüşler olduğu, alıcıların bir kısmının fiyatların daha da düşeceği beklentisiyle fiyat vermediği gözleniyor. Zaten serbest piyasa ekonomisi kurallarına aykırı durum gösteren ‘400 bin fındık üreticisine karşılık çok az sayıdaki alıcı’ tablosu piyasayı olumsuz etkileyecek ve üreticinin daha da zor durumda kalmasına neden olacak.”
-Verim düşüklüğü ve çok parçalı arazi maliyetleri artırıyor-
Bayraktar, üreticinin verimli ve kaliteli ürün için, fındık üretiminin başlangıcından hasat dönemine kadar geçen devrede mazot, gübre, ilaç gibi gerekli temel girdileri kullandığını, Türkiye’de özellikle mazot, gübre gibi girdilerin fiyatlarının oldukça yüksek olduğunu vurguladı. Diğer taraftan özellikle Doğu Karadeniz bölümünde yer alan kaliteli fındığın üretildiği ekonomik ömrünü tamamlamış fındık bahçelerindeki verim düşüklüğü ve işletmelerin küçük ve çok parçalı olmasının maliyetleri daha da artırdığına dikkat çeken Bayraktar, “Buna fındık toplama işçilik maliyetlerinin de eklenmesiyle maliyetler daha da yükselmektedir. Üreticimizin ürününü maliyetinin altında bir fiyata satması, zor durumda olan üreticimizin daha da mağdur olması demektir” dedi.
-TMO’nun alım fiyatlarını belirlemesi önem arz ediyor-
TZOB Genel Başkanı, belirtilen nedenlerle çiftçinin zor anlarında yanında olan Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO), daha önceki yıllarda olduğu gibi üreticinin fiyatlarla ilgili beklentilerine olumlu katkı sağlaması gerektiğine dikkat çekti. Bayraktar, TMO’nun bu üretim sezonunda da fındık fiyatlarının tahmin edilen yüksek rekolteden dolayı düşmemesini temin etmek amacıyla, piyasayı regüle etmesi, piyasada fiyat istikrarının oluşması için müdahale alım fiyatlarını belirlemesinin büyük önem arz ettiğini bildirdi.
-TMO müdahale etmezse alan bazlı destek gerekli-
TMO’nun piyasaya müdahale etmesinin mümkün olmaması halinde alan bazlı desteğin devam etmesi gerektiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bilindiği üzere fındık üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla 2009 yılının Haziran ayında açıklanan Fındık Stratejisi kapsamında; fındığın taban arazilerden sökülmesi, daha ziyade yamaç arazilerde üretimin desteklenmesi amacıyla fındık üreticilerine dekara 150 lira destek prim olarak ödenmeye başlanmıştı. Üretim maliyetlerini aşağıya çeken ve 3 yıldır uygulanan alan bazlı destekler, 2011 yılında sona ermiş, bu dönemde fındık üreticilerine toplam 1,8 milyar lira ödeme yapılmıştı.
Bölgemizde kaliteli fındık üretiminin sürdürülebilirliği, ihracat açısından önem arz eden piyasadaki fiyat istikrarı ile yeterli miktarda kaliteli ürünün piyasada bulunabilmesi, ancak, yüksek üretim maliyeti nedeniyle zor durumda olan üreticinin desteklenmesiyle mümkün olabilecektir. Bu nedenle TMO’nun piyasaya müdahale etmemesi durumunda fındıkta dekar başına 150 lira olarak belirlenen ve 3 yıldır hiçbir artış yapılmadan devam eden, fındık üreticilerimizin yaklaşık yüzde 84’ünün faydalandığı alan bazlı desteklerin sürdürülmesi gerekir.”
Bayraktar, bu hususun, Türkiye için ekonomik önemi büyük olan fındığın hak ettiği değeri bulabilmesi, ihracatta bulunduğu yeri koruyabilmesi ve dış dünyada kaliteli Türk fındık imajının zedelenmemesi açısından büyük önem arz ettiğini vurguladı.
Bayraktar, Gül’ün Nazarbayev onuruna verdiği yemeğe katıldı
-Bayraktar, Gül’ün Nazarbayev onuruna verdiği yemeğe katıldı
-Çankaya Köşkü’nde verilen yemeğe TBMM Başkanı Çiçek,
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, MHP
Genel Başkanı Bahçeli’nin de olduğu üst düzey katılım oldu
Ankara – 11.10.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev onuruna verdiği yemeğe katıldı.
Bayraktar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dün akşam Çankaya Köşkü’nde Nazarbayev onuruna verdiği yemekte hazır bulundu. Gül ve Nazarbayev, yemeğe katılan konukları Büyük Resepsiyon Salonu’nun girişinde karşıladı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yemekte yaptığı konuşmada, Türkiye ile Kazakistan arasında siyasi, ekonomik, savunma ve kültürel alanlardaki ilişkilerin giderek daha da derinleşeceğine olan inancını dile getirerek, ”İlişkilerimizin daha da yoğunlaştırılması için hava, kara ve demiryollarından etkin, kesintisiz ve entegre olarak istifade edilmesi elzemdir” dedi. İki ülke arasında 4 milyar dolar seviyesinde bulunan ticaret hacminin gerçek potansiyeli yansıtmaktan uzak olduğuna işaret eden Gül, 10 milyar dolar ticaret hacmi hedefine kısa sürede ulaşmak için elbirliğiyle çalışılacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül’e sağlık ve başarı dileyen Nazarbayev, konuşmasını, ”Kökleri ezele dayanan ülkelerimiz arasındaki güçlü dostluğumuz ebedi olsun. Türk dili konuşan halklar beraber olalım. Türk dünyasının birliği tüm toplumlara örnek olsun” dilekleriyle bitirdi.
Konuşmaların ardından Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev, Cumhurbaşkanı Gül’e, ülkesinin en yüksek devlet nişanı olan ”Altın Kartal” nişanını takdim etti.
-Yemeğe üst düzey katılım-
Yemeğe, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanı Zafet Çağlayan, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bazı milletvekilleri, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Bekir Okan, Ali Sabancı, Ahmet Çalık, Akın İpek ve Fettah Tamince’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda iş adamı, akademisyenler ve diğer davetliler katıldı.
Başbakan Erdoğan yemeğe, Nazarbayev’in kendisine takdim ettiği devlet nişanını takarak geldi.
Bu arada, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Çankaya Köşkü’nde yabancı bir devlet başkanı onuruna verilen akşam yemeğine ilk kez katıldı.
Yemeğin ardından gerçekleştirilen kültürel programda, Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının güftesi Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev’e ait ”Üş Konır” adlı eseri icra ettikleri öğrenildi.
Şemsi Bayraktar, DEİK Yönetim Kurulu’na girdi
Şemsi Bayraktar, DEİK Yönetim Kurulu’na girdi
-Başbakan Erdoğan:
-“Hükümetin aktif politikaları çerçevesinde başta
DEİK olmak üzere uluslararası iş kuruluşları,
dünyayı karış karış dolaşıyor ve tüm dünyada iş
imkanlarını kovalıyor”
-TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu:
-“2023 yılında yurt dışında 100 milyar dolar yatırıma
sahip bir ülke olmayı hedefliyoruz”
İstanbul – 24.12.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Üyesi oldu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da Swissotel’de 22 Aralık Cumartesi günü düzenlenen DEİK Olağan Genel Kurulu’nda, yeni yönetim kurulu seçildi.
Seçim sonucu belirlenen yeni yönetim kurulu, Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere, Şemsi Bayraktar, Rona Yırcalı, Bendevi Palandöken, Hasan Sert, Murat Ülker, Halim Mete, Murat Yalçıntaş, Mustafa Boydak, Ayhan Zeytinoğlu, Şerafettin Aşut, Cem Kozlu, Remzi Gür, Nail Olpak, Başaran Ulusoy, Tuncay Özilhan, Ahmet Akbalık, Erdal Eren, Ferit Şahenk, Tuğrul Erkin, Zeynel Abidin Erdem, Zeynep Bodur Okyay, Mithat Yenigün, Mehmet Habbab, Aykut Eken ve Bahri Can Çalıcıoğlu’dan oluştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, genel kurulda yaptığı konuşmada, hükümetin aktif politikaları çerçevesinde başta DEİK olmak üzere uluslararası iş kuruluşlarının dünyayı karış karış dolaştıklarını ve tüm dünyada iş imkanlarını kovaladıklarını ifade ederek, DEİK’in iş konseyi sayısının 109’a ulaştığını bildirdi.
Sadece bu yıl 11 ülkeyle Türkiye arasındaki vizeleri kaldırdıklarını, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vizesiz gidebileceği ülke sayısını 64’e, sınırda vize alabildiği ülke sayısını 11’e yükselttiklerini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:
”Şu anda küresel finans krizi nedeniyle birçok ülke yurt dışı temsilciliklerini kapatıyor, yurt dışı operasyonlarını askıya alıyor, bu yolla tasarruf sağlamaya çalışıyor. Böyle bir süreçte biz, yurt dışı temsilciliklerimizi çoğaltmaya ve güçlendirmeye devam ediyoruz. 2002 yılında Türkiye’nin dünya genelinde 93 büyükelçiliği vardı. Biz, 10 yılda 27 yeni büyükelçilik açtık ve toplam sayıyı 120’ye çıkardık. Afrika kıtasında sadece 12 büyükelçiliğimiz vardı. Bu sayıyı şimdi 34’e ulaştırıyoruz. 2002’de 163 olan dış temsilcilik sayımız, şu anda 204’e ulaştı. Bunu en kısa zamanda 231’e çıkaracak ve dünyanın en yaygın örgütlenmiş 5 ülkesinden biri olacağız. Bu yaygın örgütlenme içinde ekonomi özellikle öne çıkıyor. Sadece 2012 yılında 23 yeni merkezde ticaret müşavirlikleri tesis ettik. Ticaret müşavirlerimizin görev yaptığı merkez sayısı 2002’de 62 iken, rekor bir sayı 160’a ulaştı. 2002’de 84 müşavir görev yaparken, şu anda 238 müşavir bu merkezlerde görev yapıyor.”
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, genel kurulda, 2023 yılında yurt dışında 100 milyar dolar yatırıma sahip bir ülke olmayı hedeflediklerini söyledi.
Türkiye’de, Avrupa’da tüketilen her dört televizyondan ve beyaz eşyadan birini üreten, otomotivin anavatanına araba satan sanayicilerin bulunduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:
”Sibirya’nın eksi 40 derece soğuğunda toplu konut, Fas’ın 40 derece sıcağında rafineri yapan müteahhitlerimiz var, Bombay’da, Macaristan’da havaalanı işleten, Katar’da, Tunus’ta, Makedonya’da havalananı inşa eden müteşebbislerimiz var, küresel piyasalarda milyar dolarlık satın almalar yapan Türk şirketlerinin yöneticileri var, Türkiye’nin ürettiklerini karada, denizde, havada dünyanın dört bir köşesine taşıyan lojistikçiler var. Sağlık turizmiyle, eğitim hizmetleriyle, yazılımla-bilişimle, Türkiye’yi cazibe merkezi haline getirmeye azmetmiş hizmet ihracatçıları var. Dünyada gücünü hissettirmeye başlayan Türk diasporasının üyeleri var.
Türk iş dünyasının küresel düşünen 40 kuruluşu, DEİK çatısı altında bir araya geldi. Birincisi, 50 bin olan ihracatçı sayısının, 2023 yılına kadar 70 bine çıkarılmasına katkı sağlayacağız.”
Kurbanlıklar ve ithalatta gümrük vergilerinin yükseltilmesi
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Kasaplık canlı hayvan ve karkas et ithalatında gümrük
vergilerinin yükseltilmesi doğru bir karardır”
-“Kurban bayramında birçok üreticinin hayvanları elinde
kaldı, fiyatlar bazı yerlerde geçen yıla göre düştü”
-“Kasaplık canlı hayvan ve kasaplık et ithalatına karşıyız.
Bundan dolayı ithalatı zorlaştırıcı her kararı destekliyoruz”
-“Gümrük vergisinin kasaplık canlı hayvanda yüzde 40’a,
karkas ette yüzde 100’e çıkarılması kararı üreticilerimize
olumlu yansıyacak”
-“Bu kararın, ithal yerine, üretici mallarına yönelik bir talep
artışına neden olmasını bekliyoruz”
-“Yem fiyatlarında görülen yüksek artıştan dolayı
üreticilerimizin malını bir an önce elinden çıkarmak istemesi
nedeniyle kurban fiyatları, geçen yıla yakın, hatta bazı yerlerde
geçen yıldan da düşük olmasına rağmen vatandaşlarımız
talep göstermedi”
-“Satışlar küçükbaş hayvanlarda büyük başlara göre daha
az gerçekleşti. Elde kalan hayvan ağırlıklı olarak küçükbaş oldu”
-“Talebin düşük olması nedeniyle birçok üretici hayvanlarını
maliyetine elden çıkarmak durumunda kaldı”
-“Üreticilerin Et ve Balık Kurumu’ndan beklentileri, büyükbaş
karkas alım fiyatının kilogramda 18 lira, küçükbaş karkas alım
fiyatının ise kilogramda 20 lira civarında olması şeklindedir”
Ankara – 31.10.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ithalatta alınan gümrük vergisinin kasaplık canlı hayvanda yüzde 30’dan yüzde 40’a, karkas ette yüzde 75’den yüzde 100’e çıkarılması kararıyla ilgili olarak, “kasaplık canlı hayvan ve karkas et ithalatında gümrük vergilerinin yükseltilmesi doğru bir karardır. Kasaplık canlı hayvan ve kasaplık et ithalatına karşıyız. Bundan dolayı ithalatı zorlaştırıcı her kararı destekliyoruz” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, Kurban bayramında birçok üreticinin hayvanlarının elinde kaldığını, fiyatların bazı yerlerde geçen yıla göre düştüğünü belirtti. İthalata karşı olduklarını bildiren Bayraktar, gümrük vergisinin kasaplık canlı hayvanda yüzde 40’a, karkas ette yüzde 100’e çıkarılması kararının üreticilerimize olumlu yansıyacağını bildirdi.
TZOB Genel Başkanı, bu kararın, ithal yerine, üretici mallarına yönelik bir talep artışına neden olmasını da beklediklerini söyledi.
Kurbanlık hayvan satışlarının üreticileri memnun etmediğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Yem fiyatlarında görülen yüksek artıştan dolayı üreticilerin malını bir an önce elinden çıkarmak istemesi nedeniyle kurban fiyatları, geçen yıla yakın hatta bazı yerlerde geçen yıldan da düşük olmasına rağmen, vatandaşlarımız talep göstermedi. Satışlar küçükbaş hayvanlarda büyük başlara göre daha az gerçekleşti. Elde kalan hayvan ağırlıklı olarak küçükbaş oldu.
Talebin düşük olması nedeniyle birçok üretici hayvanlarını maliyetine elden çıkarmak durumunda kaldı. Fiyatlar bayram arifesinden itibaren düşmeye başlamasına rağmen istenilen talep yine de oluşmadı.
Üreticilerimizle yapılan görüşmelerde kurban bayramında birçok üreticinin hayvanlarını satamadığı ve geri getirmek zorunda kaldığı, satanların ise sırf yaptıkları masrafı karşılamak ve hayvanları geri getirmemek için çok ucuza elden çıkardığını belirledik.”
-“Hayvanları geri getirmek zorunda kalması üreticiyi mağdur etti”-
Bazı yerlerde tüccarların üreticilerin bu mağduriyetinden faydalandığını ve hayvanları hayvan pazarlarından ucuza aldığını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Bazı yerlerde ise üretici bu tür tüccarlara itibar etmemiş ve hayvanlarını geri getirmeyi tercih etmiştir. Sonuç olarak pazara kurbanlık sevk eden her üretici nakliye+çadır kirası+yeme içme gibi kişisel harcamalar da dahil olmak üzere kişi başı ciddi denebilecek miktarlarda harcamada bulundular, besi boyunca da artan yem fiyatlarıyla boğuşmak durumunda kaldılar. Yaptığı bütün bu masraflara karşılık satışların istenilen fiyat ve seviyede olmaması ve satamadığı hayvanlarını geri getirmek zorunda kalması üreticinin mağdur olmasına neden oldu. Birçok üretici yaşadığı bu sıkıntıdan nasıl çıkacağını kara kara düşünmeye başlamış, devletten kendisine yardım elinin uzatılma beklentisine girmiştir.”
Bayraktar, yem fiyatlarının bu yıl çok arttığını, üreticilerin geçen yıl arpanın tonuna 500 lira öderken, bu yıl 610 lira ödediğini, yine aynı şekilde fiyatların kepekte 420 liradan 550 liraya, ayçiçeği tohumu küspesinde 360 liradan 550 liraya, yemlik buğdayda 520 liradan 610 liraya, besi yeminde ise 630 liradan 720 liraya yükseldiğini vurguladı. Şemsi Bayraktar, arpanın yüzde 22, kepek fiyatlarının yüzde 31, ayçiçeği tohumu küspesinin yüzde 53, yemlik buğdayın yüzde 17 ve besi yeminin de yüzde 14 pahalandığını hatırlattı.
Bunun yanında, buğday üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını sağlayan Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde ilkbahar yağışlarının yetersiz olması sonucu bitki gelişiminin arzu edilen ölçüde gerçekleşmediğini belirten Bayraktar, buğday sap boylarının kısa kaldığından, saman veriminde azalma meydana geldiğini anlattı. Dolayısıyla kaba yem olarak ağırlıkla samana dayalı besleme alışkanlığı olan birçok hayvan yetiştiricisinin düşen arza bağlı olarak saman bulmakta zorlandığını hatırlatan Bayraktar, bulanların da talep nedeniyle yükselen fiyatlardan saman almak durumunda kaldıklarını vurguladı. Yukarıda bahsedilen nedenlerle geçen yıl kilogramı 20-30 kuruştan satılan saman fiyatlarının bu yıl 70 kuruşlara kadar çıktığını bildiren Bayraktar, saman dışında kaliteli kaba yem fiyatlarında da yükselme olduğunu, özellikle yoncanın kilogramının geçen yıl 35-40 kuruş iken bu yıl 65-70 kuruşa çıktığını, diğer bir alternatif kaba yem kaynağı mısır silajında geçen yıl 12-13 kuruş olan fiyatın bu yıl 18-20 kuruşlara kadar yükseldiğine dikkat çekti.
Özellikle yemde meydana gelen artışlara dikkat etmek gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “Artan yem fiyatlarıyla birlikte yüksek maliyetli bir üretim sürecine girildi. Dolayısıyla yemdeki bu artışlar, piyasada şekillenecek fiyatlar ve hükümetimizin belirleyeceği destekleme politikaları yetiştiricilerin bundan sonraki süreçte ne yapacakları konusunda belirleyici olacak” dedi.
–Gümrük vergisinin yükselmesi ve ithalat rakamları-
Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararıyla birlikte kasaplık canlı hayvanda uygulanan yüzde 30 Gümrük Vergisi oranının yüzde 40’a, karkas ette uygulanan yüzde 75 Gümrük Vergisi oranının ise yüzde 100’e çıkarılması kararını olumlu bulduğunu bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Bilindiği üzere karkas ette ithalat 2010 yılının Ekim ayında başlatıldı. İthalat başlar başlamaz ise Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre sadece 2 ayda yaklaşık 51 bin tona yakın karkas et ithal edildi ve karşılığında 250 milyon dolara yakın bir döviz ödendi. 2011 yılında ithalat 111 bin tonlara kadar çıkmış ve karşılığında 500 milyon dolar döviz ödenmiştir. Gümrük vergisinin 2011 yılının Temmuz ayında yüzde 75’lere çıkarılmasıyla birlikte karkas etin ülkeye giriş maliyeti arttı. Dolayısıyla bu durum ithalata da yansıdı. 2012 yılında yüksek gümrük vergisinin etkisiyle birlikte 9 aylık süreçte ithalat 21 bin tonlara kadar geriledi. Karşılığında ise 77 milyon dolar döviz ödendi.
Karkas ette gümrük vergisi oranının yüzde 100’lere çıkarılmasının ithalattaki düşüş eğilimini hızlandırmasını ve ithalatın daha da düşmesini bekliyoruz. Bu durumun üreticilerimize olumlu yansımaları olacaktır.
Aynı durum kasaplık canlı hayvan için de geçerlidir. 2010 yılında 53 bin ton canlı ağırlığa eşdeğer 117 bin baş hayvan ithal edilmişken, 2011 yılında 82 bin tona eşdeğer 163 bin baş kasaplık hayvan ithal edilmiştir. 2012 yılı 9 aylık dönemde ise ithalat 68 bin ton canlı ağırlığa eşdeğer 117 bin baş kasaplık hayvana gerilemiştir. Yapılan bu ithalatlar için 2010 yılında 204 milyon dolar, 2011 yılında 301 milyon dolar, 2012 yılı dokuz aylık süreçte ise 229 milyon dolar döviz ödenmiştir.
Gümrük vergisinin 400 kilogramdan daha fazla canlı hayvanlar için yüzde 30’dan yüzde 40’a yükseltilmesi ithal maliyetini artıracaktır. Bundan dolayı ithalatın yavaşlayacağı, bunun iç üretime, besiciliğe olumlu yansıyacağı beklenebilir.
Kasaplık canlı hayvan ve kasaplık et ithalatına karşıyız. Bundan dolayı ithalatı zorlaştırıcı her kararı destekliyoruz.”
–Yapılması gerekenler-
Bayraktar, yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:
“Et ve Balık Kurumu yetkilileri, olası olumsuz durum yaşanması ve hayvan satışlarının istenilen miktarlarda olmaması durumunda üreticinin elinde kalan hayvanlarını bayram sonrası alacaklarını belirttiler. Bu önemli bir açıklama olmakla birlikte, eğer alım fiyatlarını üreticilerimizin yaptıkları masrafları da dikkate alarak kurbana özel belirlerlerse, üreticilerimiz mağdur olmayacaklardır. Bu nedenle üreticilerin Et ve Balık Kurumu’ndan beklentileri büyükbaş karkas alım fiyatının kilogramda 18 lira, küçükbaş karkas alım fiyatının ise kilogramda 20 lira civarında olması şeklindedir.
Hayvan yetiştiricilerinin vadesi gelen kredi borçları yaşanan şartlar ve olması muhtemel sektörden kopuşlar da dikkate alınarak bir yıl ertelenmelidir.
Besicilerin üretime devam edebilmelerini sağlayabilmek için besicilere verilen hayvan başına 300 lira et desteği artırılmalıdır.
Üreticilerin kaba yem ihtiyacını karşılamak ve yükselen kaba yem fiyatlarını düzenlemek amacıyla alınan ithalat kararı sahada soruna çözüm getirmedi. İthalatın toplu alımlar şeklinde uygun fiyata temin edilmesi, küçük çiftçilere uygun fiyat ve ödeme koşullarında dağıtılması yönünde çözümler üretilmelidir.
Kasaplık canlı hayvan ve karkas et ithalatında gümrük vergilerinin yüzde 40 ve yüzde 100 seviyelerine çıkarılması üretimi ve üreticileri rahatlatacaktır. İç üretim ve üreticilerin yüksek gümrük vergileriyle koruma uygulamasına devam edilmelidir.”
TZOB GENEL BAŞKANI ŞEMSİ BAYRAKTAR TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHDİ EKER İLE ÇİFTÇİLERİN SORUNLARINI GÖRÜŞTÜ
TZOB GENEL BAŞKANI ŞEMSİ BAYRAKTAR TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHDİ EKER İLE ÇİFTÇİLERİN SORUNLARINI GÖRÜŞTÜ
İncir ve Narenciye Raporları Sayın Bakana sunuldu. Hayvan ithalatı konusunun da gündeme geldiği görüşmede Bayraktar çiftçilere destek istedi. 22 Ekim 2010 tarihinde, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi EKER’i makamında ziyaret eden, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi BAYRAKTAR, İncir ve Narenciye sorunlarını ihtiva eden raporları Sayın Bakana vererek, bu yıl yaşanan sıkıntıların çözümü için çiftçilerimize destek istemiştir. Görüşmede hayvan ithalatı konusu da ele alınmış ve bu konuda yaşanan sorunların çözümü istenmiştir.