Türkiye Ziraat Odaları Birliği

Vatan Hürriyet Ekmek

ZOBİS
ZOBİS
Türkiye Ziraat Odaları Birliği > Haberler > Yumurta sektörü Rusya pazarına hazır…

Yumurta sektörü Rusya pazarına hazır…

-Yumurta sektörü Rusya pazarına hazır…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Yumurta üretimi 2010-2013 döneminde, yüzde 39,3 artışla 11,84 milyar adetten 16,5 milyar adede yükseldi”
-“Sektörün ihracatı 2010-2013 döneminde yüzde 120,6 artışla 142,7 milyon dolardan 315 milyon dolara çıktı”
-“Yumurta fiyatları, Ağustos ayı itibarıyla son bir yılda artsa da, 2012 yılı seviyesine ancak çıkmıştır”
-“Ülkemizde sürekli gelişen bir yumurta sektörü var ama birçok sorunla baş etmek durumunda kalıyor”
-“Yemde dışa bağımlı olunması ve yükselen yem fiyatları maliyetleri etkilemekte, üreticileri sıkıntıya sokmakta, üretimin sürdürülebilirliğini ve karlılığını engellemektedir”
-“Üretim kapasite artışlarının yumurta tüketimi ve ihracat miktarlarına paralel bir seyir izlemesine, arz fazlası oluşmaması için üretim planlaması yapılmasına, yurt dışı damızlık girişlerinin de bu planlamaya paralel hale getirilmesine ihtiyaç var”

Ankara – 07.09.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yumurta üretiminin 2010-2013 döneminde, yüzde 39,3 artışla 11,84 milyar adetten 16,5 milyar adede yükseldiğini, sektörün ihracatının aynı dönemde yüzde 120,6 artışla 142,7 milyon dolardan 315 milyon dolara çıktığını bildirerek, “yumurta sektörü Rusya pazarına hazır” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, yumurta sektörünün üretimde 2010 yılında yüzde 14,4 düşerek, 13,83 milyar adetten 11,84 milyar adede indikten sonra büyüme trendine girdiğini, üretimin, 2011 yılında yüzde 9,4 artışla 12,95 milyar, 2012 yılında yüzde 15,1 artışla 14,91 milyar, 2013 yılında yüzde 10,6 artışla 16,5 milyar adede ulaştığını, üretimin 2010-2013 döneminde üretimin yüzde 39,3 arttığını belirtti.
Sektörün gelecekte büyümede nasıl bir seyir izleyeceğine ülke içi tüketim rakamları ve ihracat miktarının belirleyeceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“İşte bu aşamada dış piyasaların önemi ortaya çıkıyor. Ülke içi tüketim çok fazla büyümüyor. Üretim artışının ihracata yönlendirilmesi gerekiyor. 2009 yılında yumurta ihracatı 100,8 milyon dolardı. Bu rakam 2010 yılında 142,7, 2011 yılında 258,6, 2012 yılında 320,8 milyon dolara çıktı. 2013 yılında ihracat 315 milyon dolara düştü. 2010-2013 döneminde, yumurta ihracatı yüzde 120,6 arttı.
İhracatın ilerleyen dönemlerde daha da artmasını bekliyoruz. Çünkü sektörün çok daha fazla ihracat yapacak potansiyeli var. Yumurta ihracatındaki sorun, ihracatın belli ülkelere hatta tek ülkeye yönelik olmasıdır. Her ne kadar Türkiye, 2013 yılında 25 ülkeye yumurta ihracatı gerçekleştirmişse de 315 milyon dolarlık ihracatın yüzde 92,2’si, 290,3 milyon doları Irak’a yapılmıştır. Son aylarda bu ülkede yaşanan karışıklıklar ihracat yapmayı zorlaştırdı. Bu ortamda Rusya’nın ortaya çıkması sektör için çok büyük olanaklar yaratacaktır.”

-“Rusya’ya ihracatın fiyatları artırdığını söylemek doğru değildir”-
Rusya’ya yapılacak ihracatın yumurta fiyatlarında önemli bir artışa sebep olacağını söylemenin pek mümkün görülmediğine dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“2013 yılında, bir önceki yıla göre yumurta da üretici fiyatlarında yüzde 1,72’lik bir azalma oldu. Yıllık ortalama olarak 2012 yılında adet başına 18,8 kuruş olan yumurta fiyatı, 2013 yılında 18,5 kuruşa indi. Ama aylık bazda bakıldığında bir önceki yılın aynı ayına göre kimi aylarda, 2013 Mart ayında görüldüğü gibi yüzde 27’leri geçen oranlarda bir azalma yaşandı.
2014 yılında ise bir önceki yılın aynı ayına göre yaşanan artışlar, baz yılı olan 2013 yılı yumurta fiyatlarındaki düşüklükten kaynaklanmıştır.
Öyle ki 2014 yılının Ağustos ayında olduğu gibi bazı aylarında yumurta fiyatları, 2012 yılı fiyatlarıyla aynı seviyeye gelmiştir. 2012 yılı Ağustos ayında 22 kuruş olan yumurta fiyatı, 2013 yılında 19,6 kuruşa indikten sonra bu yıl Ağustos ayında yeniden 22 kuruşa yükselmiştir. Sonuçta yumurta fiyatları, Ağustos ayı itibarıyla son bir yılda artsa da, 2012 yılı seviyesine ancak çıkmıştır.
2014 yılında fiyatların arttığını söylemek, bunu Rusya’nın ithalatta ülkemize yönelmesi kararına bağlamak ise çok doğru bir değerlendirme değildir. Çünkü fiyatların, Ocak 2014 tarihinde 24,5 kuruşken, Ağustos 2014’te 22 kuruş seviyelerine kadar düştüğü görülmektedir. Genel itibariyle bakıldığında, 2014 yılında üretici fiyatlarının aylık bazda inişli çıkışlı bir seyir izlemiştir. 2013 yılında yumurta da toptan fiyatlar düşmüştür.”
Rusya pazarının sektör açısından önemli bir potansiyel taşıdığına dikkati çeken Bayraktar, bu pazarı etkin kullanabilmek ve fırsata çevirebilmek için yaşanan önemli sorunlara yönelik çözüm önerilerinin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesine ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
-Yapılması gerekenler-
Türkiye’de sürekli gelişen bir yumurta sektörünün var olduğunu ama birçok sorunla baş etmek durumunda kaldığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Yemde dışa bağımlı olunması ve yükselen yem fiyatları maliyetleri etkilemekte, üreticileri sıkıntıya sokmakta, üretimin sürdürülebilirliğini ve karlılığını engellemektedir. Dolayısıyla üreticiyi yemde dışa bağımlılıktan kurtaracak, ucuza yem teminini sağlayacak destekler hayata geçirilmelidir.
Özellikle yumurta sektöründe tüketim azlığı ve fiyat istikrarsızlıkları nedeniyle üretim kapasitesinin tamamının kullanılamaması, başka bir değişle üretim planlaması yapılamaması çoğu zaman sıkıntı yaratmaktadır. Bu nedenle üretim kapasite artışlarının yumurta tüketimi ve ihracat miktarlarına paralel bir seyir izlemesine, arz fazlası oluşmaması için üretim planlaması yapılmasına, yurt dışı damızlık girişlerinin de bu planlamaya paralel hale getirilmesine ihtiyaç vardır.
Sektörde örgütlenme hızla gelişmektedir. Örgütlerin üreticilerin üretimden son aşamaya kadarki tüm süreçte üyelerine etkin hizmet vermesi için iç ve dış kaynaklarla desteklenmesi ve güçlendirilmelerine ihtiyaç vardır. Bu gelişim, üretici ve tüketici arasındaki fiyat farkının azalmasına aynı tüketicilerin daha uygun fiyatla yumurta tüketmesine neden olacaktır. Bu sayede kişi başı tüketim rakamlarında da artışlar meydana gelebilecektir.
Sektör her zaman hastalıkların tehdidi altındadır. Yakın zamanda en çok baş ağrıtan hastalık kuş gribi olmuştur. Fakat bilindiği üzere Türkiye kuş gribiyle mücadelede önemli bir başarı göstermiştir. Ülkemiz için bu hastalığın her zaman risk oluşturduğu düşünülerek, mücadelenin taviz verilmeden sürdürülmesi gerekmektedir.”