Türkiye Ziraat Odaları Birliği

Vatan Hürriyet Ekmek

ZOBİS
ZOBİS
Türkiye Ziraat Odaları Birliği > Haberler > TZOB GÜNEYDOĞU TOPLANTISI YAPILDI

TZOB GÜNEYDOĞU TOPLANTISI YAPILDI

-TZOB GÜNEYDOĞU TOPLANTISI YAPILDI
-GENEL BAŞKAN BAYRAKTAR:
-''BU BÖLGENİN SORUNLARINI ÇÖZMEDEN TÜRKİYE'NİN
SORUNLARINI ÇÖZMEK MÜMKÜN DEĞİL''
-''BU ÇİFTÇİ DESTEKLENEMEYECEK DE KİM DESTEKLENECEK?
YAPISAL SORUNLAR ÇÖZÜLDÜĞÜ ZAMAN ELBETTE MALİYETLERİMİZİ AŞAĞI DÜŞTÜĞÜNDE BU KADAR DESTEK İSTEMEYECEĞİZ. AMA BUGÜN ÇİFTÇİYE DESTEK VERMEDEN ÜRETİM OLMAZ. BU POPÜLİZM DEĞİL''

DİYARBAKIR - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, TZOB Güneydoğu Anadolu Bölge Toplantısı’nda, ''Bu bölgenin sorunlarını çözmeden Türkiye'nin sorunlarını çözmek mümkün değil'' dedi.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcılığına atanan Kudbettin Arzu, bölge milletvekilleri, bakanlık üst düzey bürokratları ile Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Bingöl, Bitlis, Van, Muş, Hakkari ve Şırnak il merkez Ziraat Odaları ile bu illere bağlı ilçe Ziraat Odalarının yöneticileri Türkiye Ziraat Odaları Birliği Güneydoğu Anadolu Bölge Toplantısı, GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Salonu’nda yaplıdı.

TZOB Genel Şemsi Bayraktar, toplantıda yaptığı konuşmada, bölgenin sorunlarını gündeme taşımaya ve çözüme kavuşturmaya gayret gösterdiklerini ifade ederek, şunları söydei:

''Bu bölgenin sorunlarını çözmeden Türkiye'nin sorunlarını çözmek mümkün değil. Bunun idraki ve bilinci içerisindeyiz. Bu kent ve bölgeyi sık sık ziyaret ediyoruz. Kuraklık oldu geldik, sel oldu geldik. Bu bölgenin takdir edersiniz ki kalkınması için huzur çok önemli. Hepimiz bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız. Bu ülkede yaşıyoruz, bu ülkenin zenginliklerini de paylaşmak durumundayız. Yani bu ülkede kardeşçe yaşamak zorundayız. Bin yıldan beri bu topraklarda beraber yaşıyoruz. Acıları ve sevinçleri paylaştık. Kurtuluş Savaşı’nda birlikte mücadele verdik. Birlikte şehitlerimiz oldu.''

Huzur içinde yaşamak için herkesin katkı sağlaması lazım. Eğer bunu sağlayabilirsek, birliğimizi ve beraberliğimizi güçlendirebilirsek, inanıyorum ki bu ülkeyi hiç kimse tutamaz. Bu ülke çok farklı yerlere gelir. Bunlar doğum sancıları. Bir süre sonra düzelecek ve bu ülke birlik ve beraberliğini muhafaza ederek inşallah çok iyi yerlere gelecek'' dedi.

-KARDEŞLİK VE İŞBİRLİĞİ PROJESİ-
Bayraktar, Türkiye'deki odalar arasında kardeşliğe katkı sağlamak için ''Kardeşlik ve İşbirliği Projesi'' başlattıklarını, bölgedeki bütün illerinde bunu sağlayacaklarını söyledi.
5 milyonun üzerinde üyesi bulunan sadece tarım sektörünün değil, Türkiye'nin en büyük meslek kuruluşu olduklarını, bu büyüklüğe uygun bir vizyon geliştirmeleri gerektiğini bildiren Bayraktar, çok çalışmaları gerektiğini bildirdi.
Bayraktar, göreve geldiklerinde tarım potansiyeli olmayan ve çiftçi sayısı çok az olan odaların bulunduğunu dile getirerek, ''Bu odaların çoğunu kapattık. Göreve geldiğimizde üyesi olmayan 800 oda mensubunun silah ruhsatını iptal ettik. Bunların yüzde 80'i Trabzonlu çıktı. Geldiler 'biz hemşehriyiz bize kıyma' dediler. Ama bu işlerin hemşehrisi olmaz. Bütün bu gelişmelerden sonra kurumsallaşmaya başladık'' diye konuştu.
-''BU ÇİFTÇİ DESTEKLENMEYECEK DE KİM DESTEKLENECEK''-
Bayraktar, Türk çiftçisinin zor şartlarda yapısal sorunların getirdiği yüksek maliyetle 73 milyon vatandaşın ve 30 milyon turistin karnını doyurduğunu, buna ilave olarak da 13 milyar dolarlık da ihracat yaptığını belirterek, bunun Türk çitçisinin başarısı olduğunu söyledi.
Yapısal sorunların çözülmesi ile Türk çiftçisinin rahat bir nefes alacağını vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
''Bu çiftçi desteklenemeyecek de kim desteklenecek. Yapısal sorunlar çözüldüğü zaman elbete maliyetlerimizi aşağı düştüğünde bu kadar destek istemeyeceğiz. Ama bugün çiftçiye destek vermeden üretim olmaz. Bu popülizm değil arkadaşlar. Bu Türkiye'nin realitesi. Orta yerde bir gerçek var. Yüksek maliyetli üretim yapan Türk çiftçisi var. Bu çiftçi desteklenmediği takdirde ayakta duramaz. Tarımın geleceğini kurtarmamız lazım. Bunun için de yapısal sorunlara odaklanın ve sayın bakanımız geldiği zaman su isteyin, arazilerinizin toplulaştırılmasını isteyin, bunların değiştirilmesini isteyin. Miras Hukuku değişecek ve bölünmenin önüne geçilecek. Bunu çok önemsiyoruz.''

- BAKANI EKER’İN SÖZLERİ –
Gıda, Tarım ve hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de toplantıda yaptığı konuşmada, “Bakmayın bugün imajımızı kirletmeye kalkışanlara. Biz onlara inat sevgiyi ve kardeşliği birlikte büyütüp geliştireceğiz'' dedi.
Uçakla Diyarbakır üzerinde tur atıldığında tarihi Diyarbakır Surlarının kimilerine göre kalkan balığına benzetildiğini ifade eden Eker, ''Ben surları insan kalbine benzetiyorum. İnsan kalbi kadar sıcak. Evrensel kültür ve değerler ile medeni ve insani değerlere sahip insanların yaşadığı bir şehir burası. Bu kalp herkese açık. Bu kalp sevgi, hoşgörü ve toleransa beşiklik etmiştir. Bakmayın bugün imajımızı kirletmeye kalkışanlara. Biz onlara inat sevgiyi ve kardeşliği birlikte büyütüp geliştireceğiz'' diye konuştu.
-MİRAS YOLU İLE BÖLÜNME ÖNLENECEK-
Eker, AK Parti hükümeti döneminde tarımın el değmemiş alanları ve çözüm üretilmemiş sahalarında çözümler ürettiklerini söyledi. Kendilerinden önceki dönemde tarımla ilgili bir kanunun bulunmadığını hatırlatan Eker, şöyle konuştu:
''Bir sektör düşünün. Her 10 insandan 4'ü orada çalışıyor. Ama o sektörün kanunu yok. Devlet oturup bir program bir kanun yapmamış. Cumhuriyet kurulalı 80 yıl geçmiş ama hala tarımın kanunu çıkmamış. Hani biz tarım ülkesiydik? Dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden birisiydik?. Niye bir kanunu çıkaramadık?. Bu, meseleleri gündelik, politik ve popülist yaklaşımla ele alan zihniyetin bizi getirdiği yer. Biz buna sünger çektik. Tarımla ilgili 14 kanun çıkardık. Biri de Tarım Kanunu. Tarım, sigorta, toprak ve gıda başta olmak üzere tarıma ilişkin 14 kanun çıkardık. Bugün artık tarımın dört başı mahmur bir mevzuatı var. Önümüzde çıkaracağımız önemli bir kanun var. Tarım arazilerinin miras yolu ile bölünmesinin önüne geçen düzenlemeyi Allah'ın izni ile bu dönem çıkaracağız. Hükümet programı ve hükümetimizin eylem planında buna yer verdik. Türkiye'de çiftçinin geliri artacaksa tarımsal verimliliğin artması lazım. Verimlilik artmadan üretim karlı olmaz. Bunun yolu işletme yapısını ıslah etmektir. Küçük, bölük pörçük arazilerde sağlıklı bir işletme sahibi olma ihmal ve ihtimali yok. Türkiye'de 3 milyon 100 bin işletme var. İşletmelerin ortalama büyüklüğü 5.5 hektar ve ortalama 7 parça. Burada verimlilik olabilir mi?. Aynı pazara mal sattığımız AB'nin 27 ülkesinde ortalama işletme büyüklüğü 17.5 hektar. Buradan yola çıkarak, bu dönem çıkaracağımız bu kanun son derece önemli. İkinci aşamada bölük pörçük hale gelmiş arazileri toplulaştıracağız. Hükümetimiz döneminde 3 milyon hektarın üzerinde toplulaştırma yaptık. Büyük kısmı tamamlandı. Kalan kısmını ise 2012 yılında tamamlıyoruz. GAP'taki 9 vilayette 2 milyon 200 bin hektar alanda toplulaştırma yapıyoruz. 61. Hükümet programımızdaki eylem planında DAP ve KOP illerindeki toplulaştırmanın tümüyle bu yıl içerisinde tamamlanması yer alıyor. Diğerleri ile ilgili de çalışmalar sürüyor. Bölünmeyi önleyeceğiz. Dünyanın gelişmiş ülkeleri nasıl yapıyorsa biz de yapacağız.''
-HAYVANSAL ÜRÜN FİYATLARINA MÜDAHALE KURUMU-
Eker, bakanlığı yeniden yapılandırdıklarını, bakanlığa bu kapsamda yeni genel müdürlükler ve birimlerin eklendiğini söyledi. Bu kapsamda bakan yardımcısı olarak kararnamesi onaylanan Kutbettin Arzu'nun getirildiğini ifade eden Eker, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Yeni yapı ile bakan yardımcımızın da kararnamesi çıktı. Kendisi de çiftçi olan Arzu üçlü kararnamenin yayımlanması ile bakan yardımcısı oldu. Kendisi bölgenin bir evladı olarak Türkiye'ye hizmet edecek. Bakanlığımız bünyesinde 27 yıldır olmayan Su ürünleri Balıkçılık Hayvancılık Genel Müdürlüğü kuruldu. Ayrıca Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü kuruldu. Çiftçi eğitimine verdiğimiz önemin bir göstergesi olarak Eğitim Yayın ve Yayınlar Dairesi'ni kurduk. Tüm bu değişikliklerin yanı sıra bu dönem hayvansal ürünlerle ilgili 'Müdahale Kurumu' oluşturuyoruz. Üretici fiyat dalgalanmalarından olumsuz etkilenmesin, tüketici de zarar görmesin diye. Bu kurum süt ve et fiyatları için çalışacak. Fiyat dalgalanmalarını düzenleyen bir kurumsal mekanizma oluşturmamız gerekiyordu. Başbakanımızın talimatı ile bunu hükümet programına aldık. Bu kurumu en kısa sürede mevzuatını oluşturarak, hayata geçirmeyi planlıyoruz. Yarın bu alanda GAP Uluslararası Tarımsal Araştırmalar Eğitim Merkezi'nin temelini atacağız. Bu tesisi 300 günde tamamlayacağız. Burada bölge coğrafyasındaki ülke çiftçilerine tarımsal eğitim verilecek. Burası uluslararası bir merkez olacak. Bizim uzmanlarımız eskiden Avrupa'da ihtisas yapıyorlardı. Şimdi ise biz eğitim vereceğiz. Bu kapsamda bölgedeki 2 merkezden birinin Şanlıurfa'da temelini attık. Diyarbakır'daki tesisin de temelini yarın atacağız. Bunların hepsi GAP Eylem Planı kapsamında gerçekleşiyor.''
-13 MİLYAR DOLAR DEĞERİNDE TARIM VE GIDA MADDESİ İHRACI-
Eker, Türk çiftçisinin ürettiği hasıla ile 74 milyon insanın yanı sıra 30 milyon turistin de karnını doyurduğunu ifade ederek, bunun dışında 13 milyar dolar değerinde de tarım ve gıda maddesi ihraç ettiğini söyledi.
Türkiye'de ihracatın, ithalatın üzerinde olduğunu belirten Eker, Türkiye'de ithalatın o ürünlere mahkum olunduğu için değil, ticaretin bir gereği olarak yapıldığını vurguladı.
Eker, Türkiye'nin şu anda ürettiği 62 milyar dolar tarımsal hasıla ile dünyanın 190 ülkesi içerisinde 7. sırada yer aldığına dikkati çekerek, ''Bu Dünya Bankası'nın raporlarında 6. sıra olarak geçiyor. OECD raporlarında ise 7. sıra. Türkiye 8 yıl önce ise 11. sıradaydı. Fransa, İtalya ve İspanya'yı geçtik. Avrupa'nın birinci, dünyanın 7. büyük tarım ekonomisine sahip ülkesiyiz. Bu sizlerin eseri. Çünkü alan aynı. Türkiye'nin tarımsal hasılası teknoloji, yeni kanun ve mevzuat düzenlemeleri ile 8 yılda 3 kat artarak 62 milyar dolara ulaştı. Aynı alandan 23 milyar dolar üretilirken şu anda 62 milyar dolar tarımsal hasıla üretiliyor'' dedi.
-TARIMSAL DESTEK MİKTARINDA 1 YILDA 5 KAT ARTIŞ-
Eker, Güneydoğu'daki 11 ilde 2002 yılında ödenen tarımsal destek miktarının 270 milyon lira olduğunu belirterek, bir yılda bu miktarın 5 kat artış ile 1.1 milyar liraya yükseldiğini söyledi.
2003-2011 yıllarında 11 ilin çiftçisine 7.6 milyar lira nakit destek verildiğini ifade eden Eker, ''Bizim bir kompleksimiz yok. Ziraat Odaları Birliğine bazı görevlerimizi devretmeye hazırız. Ama bir şartla. Oda başkanlarının da bu işi yüklenmeye, yerine getirmeye hazır olmaları lazım. Biz gayretimizi sürdürüyoruz. 427 ziraat mühendisi ve veterineri bölge çiftçisine destek vermesi için görevlendirdik. Eğer iyi çalışmıyorlarsa Allah rızası için bize söyleyin. Çünkü ben onların maaşını performansa göre belirliyorum. Çalışmıyorlarsa ben onlara maaş zammı vermem. Biz onları köyde çiftçinin yanında onlara destek olmaları için görevlendirdik'' dedi.