Türkiye Ziraat Odaları Birliği

Vatan Hürriyet Ekmek

ZOBİS
ZOBİS
Türkiye Ziraat Odaları Birliği > Haberler > Sayaç takma zorunluluğuna erteleme kararı

Sayaç takma zorunluluğuna erteleme kararı

-Sayaç takma zorunluluğuna erteleme kararı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Yer altı sularına sayaç takma zorunluluğunun 2 Nisan 2016’ya ertelenmesi çiftçimizi rahatlatmıştır”
-“Zaten maliyet sorunuyla karşı karşıya olan, üretim planlaması olmadığı için bir türlü istikrarlı bir gelir elde edemeyen, finansman sıkıntısındaki üreticilerimizin, sulama kuyularına sayaç takma maliyetini karşılaması mümkün değildi”

Ankara – 04.03.2014 - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yer altı sularına sayaç takma zorunluluğunun 2 Nisan 2016’ya ertelenmesinin çiftçiyi rahatlattığını bildirdi.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, yer altı suyu temini amacıyla kuyu, galeri, tünel ve benzeri için kullanım belgesi almış olanların su ölçüm sistemi kurmaları için öngörülen sürenin, talepleri doğrultusunda, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla, 1 Mart 2014 tarihinden 2 Nisan 2016 tarihine ertelendiğini belirtti.
Gecesini gündüzüne katarak tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlayan üreticilere, otomatik sayaç okuma sistemi kurmanın, ek bir yük getireceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Türkiye genelini kapsayan sayaç takma zorunluluğu, ‘Ölçüm Sistemi Kurulmasına Lüzumlu Kılınacak Yeraltı Suları Hakkında” Bakanlar Kurulu kararıyla sadece Konya Kapalı havzasında Konya-Çumra-Karapınar, Karaman-Ayrancı, Ereğli-Bor, Aksaray-Sultanhanı-Obruk, Altınekin, Cihanbeyli-Yeniceoba-Kulu, Meriç-Ergene havzasında Çorlu, Vize, Lüleburgaz ve Babaeski, Sakarya Irmağı havzasında Yunak-Ilgın-Sarayönü alt havzalarına getirilmişti.
Söz konusu havzalardan, Konya’da 21 bin 355 ve Edirne’de 732 olmak üzere toplamda 22 bin 87 adet sulama amaçlı kuyu bulunuyor. Tarım işletmelerimiz çok sayıda parselden oluşuyor. Bir kuyu birden fazla komşu parseller tarafından ortaklaşa kullanılıyor. Bu önemli bir sorun. Üreticilerimiz bu maliyetin altından kalkmakta güçlük çekecekti. Mevcut su potansiyelimize olan talebin gün geçtikçe artış gösterdiği günümüzde, sınırlı miktardaki ve stratejik bir meta haline gelen su potansiyelinden, daha uzun yıllar faydalanabilmek için bir dizi önlemin alınmasını TZOB olarak her zaman destekliyoruz. Fakat alınan tedbir, üreticilerimizi zor duruma düşürecekti.”
Kararın, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) tarımsal üretimi azaltmayacak şekilde, belgede belirtilen miktarda yer altı suyunun çekilmesini saptaması gerektiğini belirten Bayraktar, “Yer altı sularını korumayı amaçlayan tedbirler, altyapısı oluşturulmadan uygulanmaya başlasaydı üretimiz zor durumda kalırdı. Zaten maliyet sorunuyla karşı karşıya olan, üretim planlaması olmadığı için bir türlü istikrarlı bir gelir elde edemeyen, finansman sıkıntısındaki üreticilerimizin, sulama kuyularına sayaç takma maliyetini karşılaması mümkün değildi” dedi.
Türkiye’de yıllık çekilebilir yer altı suyu miktarının 14 milyar metreküp olduğunu belirten Bayraktar, su kaynaklarından optimum düzeyde yararlanmak, sulu tarımda aşırı su kullanımına yol açan sulama yöntemleri yerine yağmurlama ve damla sulama gibi su tasarrufu sağlayan basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi için üreticinin teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.
Bayraktar, su sıkıntısı çeken, çölleşme riski olan bölgelerde, yöreye uygun, kuraklığa dayanıklı kültür bitkilerine verilen ürün bazlı desteklerin artırılması ve su ihtiyacı az kültür bitkilerinin teşvik edilmesi gerektiğine de dikkati çekti.