Türkiye Ziraat Odaları Birliği

Vatan Hürriyet Ekmek

ZOBİS
ZOBİS
Türkiye Ziraat Odaları Birliği > Haberler > Çiğ süte önerilen fiyat maliyeti karşılamıyor

Çiğ süte önerilen fiyat maliyeti karşılamıyor

-Çiğ süte önerilen fiyat maliyeti karşılamıyor
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Sanayicilerin çiğ süte önerdiği ve ısrarcı olduğu 1,05 TL’lik fiyat, kabul edilebilir bir fiyat değildir”
-“Üreticilerimize maliyeti 1,20 TL’nin üzerine çıkan süte sanayici tarafından tek taraflı olarak önerilen 1,05 liralık fiyat, hayvancılığımızın sürdürülebilirliğini imkansız hale getirmektedir”
“Üretici örgütlerinin pazarlık şansı kalmamıştır.
Devletin piyasaya girmesi, satılamayan ürünü alması, süttozu gibi dayanabilen ürünlere dönüştürülmesini sağlaması, sanayiciyi pazarlığa zorlayabilmesi gerekmektedir”
“Bunun için Et ve Süt Kurumu en kısa zamanda piyasaya girmeli ve müdahale etmelidir”
-“Aksi takdirde yeni bir damızlık kesim faciası, yeni bir süt ve et krizi kapıdadır”

Ankara – 30.01.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sanayicinin çiğ süt için önerdiği 1,05 TL’lik fiyatın kabul edilebilir olmadığını belirterek, “Üreticilerimize maliyeti 1,20 TL’nin üzerine çıkan süte sanayici tarafından tek taraflı olarak önerilen 1,05 liralık fiyat, hayvancılığımızın sürdürülebilirliğini imkânsız hale getirmektedir” dedi.
Et ve Süt Kurumu’nun en kısa zamanda piyasa girmesi ve müdahale etmesi gerektiğinin altını çizen Bayraktar, aksi takdirde “yeni bir süt ve et krizinin kapıda” olduğu uyarısında bulundu.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 6 aylık çiğ süt fiyatını belirlemek üzere 9 Ocak’ta bütün tarafların Ulusal Süt Konseyin’de bir araya geldiğini, bu toplantıda üreticilerin çiğ sütün litre fiyatını 1,20 TL olarak talep ettiğini anımsattı. Sanayicilerin ise fiyatın 1 TL olarak devam etmesi gerektiğini ifade ettiklerini ve anlaşma sağlanamadığını belirten Bayraktar, toplantının, tarafların teklifleri değerlendirmesi için 25 Ocak 2014 tarihine ertelendiğini hatırlattı.
Bayraktar, şöyle dedi:
“25 Ocak 2014 tarihinde yapılan toplantıda sanayiciler 1,05 TL fiyat vereceklerini ifade etmişler ve pazarlık yapma şansı bile tanımadan masadan kalkmışlardır.
Süt üretimi ve hayvancılığımızın sürdürülebilirliğini imkânsız kılan, tek taraflı olarak sanayicilerin belirlediği bu fiyatla üreticimizin üretimi sürdürebilmesi zora girmiştir.

-Bu fiyat üreticiden tüketiciye, bütün tarafları ilgilendirmektedir-

2014 Ocak ayında kurdaki değişimden kaynaklı yeme %10’a varan oranlarda yapılan zamlar, enflasyon gibi etkenler, maliyetin 1,20 TL’nin üzerine çıkmasına neden olmuştur. Bu durum üreticinin üretimden vazgeçmesi, damızlıkta kesime gitmesi demektir. Bunun sonucu süt üretimi de azalacak, besiye mal temini de kesintiye uğrayacaktır.
Süte verilen ve 6 ay süreyle sabitlenen bu fiyat; süt üreticilerinin yanında et üreticilerini, et ve yem sanayicilerini, veteriner hekimleri, ilaç sanayicilerini ve buralardan ekmek yiyen yüzbinlerce insanı, en önemlisi de tüketicileri ilgilendirmektedir. Sütte, damızlık süt hayvanlarını kesime gönderecek olumsuz bir fiyat, bütün bu kesimleri olumsuz etkileyeceği gibi, devlete de büyük bir yük getirecektir.”

-2008 hatırlatması-

2008 yılında süt fiyatlarında yaşanan sıkıntının ülkemizde hayvancılık sektöründe ciddi bir yıkıma neden olduğunu anımsatan Bayraktar, o dönemde yüzbinlerce damızlık süt hayvanının kasaba gönderildiğini, yükselen et fiyatlarını düşürmek, kesilen hayvanların yerlerine yenilerini koymak için 3 milyar dolara yakın bir dövizin ülke dışına çıktığını belirtti.
“Ülkemizde çiğ süt üreticisi maliyetin altında dikte edilen düşük fiyatla sanayiciler tarafından sömürülürken, tüketiciler de üreticinin sattığı fiyatın 3 katı fiyatla süt almak zorunda kalmakta yani, perakendeciler tarafından sömürülmektedir” diyen Bayraktar, şunları kaydetti:

-Devlet müdahalesi şart-

“Sanayicinin 1,05 TL fiyat vererek masadan kalkması, üretici örgütlerinin pazarlık yapma şansını ortadan kaldırmıştır. Bu nedenle devletin piyasaya girmesi, satılamayan ürünü alması, süttozu gibi dayanabilen ürünlere dönüştürülmesini sağlaması, sanayiciyi pazarlığa zorlayabilmesi gerekmektedir. Bunun için Et ve Süt Kurumu en kısa zamanda piyasaya girmeli ve müdahale etmelidir. Aksi takdirde yeni bir damızlık kesim faciası, yeni bir süt ve et krizi kapıdadır.
Devletin tarım içindeki hayvancılık destekleri payını %5’lerden %28'lere kadar çıkarmasının, üreticilere bu desteklerle birlikte yatırım imkânlarını artırmak için sıfır faizli krediler, hibe destekler vermesinin, yerli ve yabancı birçok büyük ölçekli işletmenin kurulmasının, bir elin parmağını geçmeyecek sanayiciler tarafından bir anda yok edilmesine göz yumulmamalıdır.
Şu da iyi bilinmelidir ki, hayvancılık sektörümüzde yaşanacak bir istikrarsızlık, yeni yatırımcıların hevesini kıracağı gibi, kurulu birçok işletmenin de üretimden vazgeçmesine neden olacaktır.”