Çiftçilerimizin Kredi Borçları


Çiftçilerimizin Kredi Borçları

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Tarım Kredi Kooperatiflerine borcu olan çiftçiler hakkında açıklama yaptı.

“Çiftçilerimiz girdi ihtiyaçları için kullandığı Tarım Kredi Kooperatiflerine olan kredi borçlarından dolayı da sorunlar yaşıyor. Kooperatifler tarafından icra işlemlerinin başlatıldı. Çiftçilerimiz kendi kooperatifinden bir yapılandırma bekliyor.

Çiftçilerimizin Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi borçlarına yönelik beklentileri var. Bu beklentiler,

1. İcra işlemlerinin ve icradan satışların durdurulması,

2. Yapılandırma taksitlerine faiz uygulanmaması ve Kredi Kullandırma Komisyon Payının kaldırılması,

3. Yapılandırmada taksit seçeneğinde peşinat talep edilmemesi,

4. Yeni sezon üretimde kullanmak üzere gübre, mazot ve diğer girdilerin kredi borcuna bakılmaksızın ayni olarak verilmesidir.

 Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü tarafından kurumsal olarak alınan yapılandırma kararı bugünlerde kredi borcundan dolayı çok sıkıntı çeken çiftçilerimiz için önemli bir adım olmuştur.

Kurumlar tarafından yapılan bu uygulamalarda faiz oranları yüksek olmakta, geçmiş yıllarda artan borç yeni yapılandırmada daha da artmaktadır. Bu nedenle daha önceki açıklamalarımızda da sık sık dile getirdiğimiz üzere, devlet destekli ve faizsiz uzun vadeli bir yapılandırmaya yönelik yayınlanacak Cumhurbaşkanı Kararı biriken kredi borçları sorununu çözecek çiftçinin kredi borcunda artan faiz yükü kaldırılacaktır.”

TZOB Yönetim Kurulu Toplantısı

 TZOB Yönetim Kurulu Toplantısı

 Ankara- 10.02.2022- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu toplantısı gerçekleştirildi.

 Toplantıda Yönetim Kurulu Üyeleri TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a, bölgelerindeki çiftçilerin sorunlarını iletti, yapılması gerekenler görüşüldü.

 

 

Rusya ve Ukrayna arasındaki krize bağlı ithalat sorunları, tarımsal girdiler ve kar yağışının üretime etkisi


Rusya ve Ukrayna arasındaki krize bağlı ithalat sorunları,

Tarımsal girdilerde yaşanan son gelişmeler,

Kar yağışının üretime etkisi

 

 TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Rusya ve Ukrayna arasındaki buhrandan dolayı ithalatta sorun çıkması, başta ekmek olmak üzere gıda fiyatlarını olumsuz etkileyecektir”

-“Bu buhran, özellikle stratejik ürünlerde ithalata bağımlı olmanın ülkemize verdiği zararları göstermesi bakımından önemlidir. Özellikle yerli üreticimiz bu bağımlılıktan en fazla olumsuz etkilenen kesim olmaktadır”

-“TZOB olarak sürekli ithalata dayanan tedarik politikasına her zaman karşı olduk, yerli üretimi artırmanın önemini ıslarla vurguladık. Dünyada gıda ile ilgili yaşanan gelişmeler ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi”

-“İhtiyacımız olan buğday ve arpayı rahatlıkla verilecek desteklerle ülkemizde üretebiliriz”

-“Bu yıl tarımsal üretimdeki sorunlar giderilemezse çok daha yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya kalabiliriz”

-“Ülkemizde ekilmedik arazi bırakılmamalı, üreticiye yeterli destekler hızlı bir şekilde ulaştırılmalıdır. Gıda enflasyonunu önlemek için üretimi artırmaktan başka çaremiz yoktur”

-“Geçen yıl ülkenin her tarafında yaşanan kuraklık nedeniyle sattığı maldan kazanamayan üreticilerimiz, artan girdi maliyetlerine hazırlıksız yakalandı. Çok hızlı bir şekilde artan girdi fiyatları üreticilerimizi ekime başlarken yakaladı”

-“Üreticilerimizin önümüzdeki aylarda yeterli gübre kullanabilmeleri için gübre fiyatları biran önce makul seviyelere çekilmeli, verilen destekler artırılmalıdır”

-“Mazot fiyatı son bir yılda yüzde 111 oranında arttı. Üreticilerimize verilen mazot desteği bu artış karşısında yetersiz kaldı”

-“Tarımsal sulamada kullanılan elektrik tarifesine yüzde 94,8’lik zam çiftçilerimizin artan maliyetlerini daha da artırdı”

-“Üreticilerimiz üretim yapamaz hale gelmekten büyük endişe duyuyor”

-“Destekleme bütçesi milli gelirin yüzde 1’in altına düşmeyecek şekilde oluşturulmalıdır”

-“Bu yıl gıda yokluğu yaşamak istemiyorsak çiftçimizi tarımda tutmalıyız ve üretmesini sağlamalıyız. Ayrıca üreticilerimizin topraklarını üretim değil, yatırım ve rant amaçlı satın almak isteyenlere satmasının önüne geçilmelidir”

-“Kar yağışı barajların ve yer altı sularının beslenmesi açısından önem arz ediyor. Ancak kuraklık için konuşmak erken, kuraklık riskinin azaldığını söylemek için mart-nisan dönemindeki yağışları görmek gerekir”

-“Ülke olarak dikkatli olmalıyız. Kuraklıkla ilgili tedbirleri hayata geçirmeliyiz”

 

Ankara-07.02.2022- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan sorunlar bağlamında ithalat sıkıntıları, tarımsal girdilerde yaşanan fiyat artışları ve kar yağışının üretime etkisi konularında açıklama yaptı. 

Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan krizin derinleşmesi halinde ithalatta karşılaşılabilecek sıkıntılara değinen Bayraktar, “Ülkemiz, 2021 yılında toplam buğday ithalat miktarının yüzde 86,6’sını Rusya ve Ukrayna’dan gerçekleştirdi. Ayrıca arpa ithalat miktarının yüzde 79,4’ü, ayçiçeği ithalat miktarının yüzde 11,4’ü ve soya ithalat miktarının ise yüzde 13,3’ü yine bu ülkelerden gerçekleşti. Bu ülkelerden en yüksek ithalat buğdayda yaşandı. Diğer yandan Türkiye, buğday ithalatının önemli bir kısmını dahilde işleme rejimi kapsamında un ve undan mamul ürünlere dönüştürerek ihraç ediyor” dedi. Bayraktar açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Rusya ve Ukrayna arasındaki buhrandan dolayı ithalatta sorun çıkması, başta ekmek olmak üzere gıda fiyatlarını olumsuz etkileyecektir. Ürün bulunamaması önemli ölçüde buğdayın işlenmiş ürünlerinin ihracatının kısıtlanmasına ve fabrikalarının çalışmamasına sebep olacaktır. Bunun tedbirlerinin şimdiden alınması gerekiyor.

Bu buhran, özellikle stratejik ürünlerde ithalata bağımlı olmanın ülkemize verdiği zararları göstermesi bakımından önemlidir. Özellikle yerli üreticimiz bu bağımlılıktan en fazla olumsuz etkilenen kesim olmaktadır.

TZOB olarak sürekli ithalata dayanan tedarik politikasına her zaman karşı olduk, yerli üretimi artırmanın önemini ıslarla vurguladık. Dünyada gıda ile ilgili yaşanan gelişmeler ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi.

İhtiyacımız olan buğday ve arpayı rahatlıkla verilecek desteklerle ülkemizde üretebiliriz.

Diğer yandan Türkiye ayçiçeğinde yüzde 60 oranında yeterlilik derecesine sahiptir. Ayçiçeği de buğday ve arpa gibi ciddi anlamda destek verildiğinde ülkemizin hemen hemen her yerinde yetiştirilebilecek bir üründür. Ayçiçeği üretim potansiyelimiz yeterlidir, ancak destekler artırılarak bu potansiyelin harekete geçirilmesi gerekiyor.

Soyada yüzde 4,7 olan yeterlilik oranımız bu ürünün önemli ölçüde ithalini gerektiriyor. Fakat bu üründe Ukrayna’dan yaptığımız ithalat diğer ülkelere kaydırılabilir. Yine sulanabilir alanları sulu tarıma açmak ve destek vermek yoluyla soya üretiminde önemli ölçüde artış sağlanabilir.”


“Üreticilerimizin tarımsal girdilerle ilgili sıkıntıları uzun süredir devam ediyor diyen Bayraktar, “Gübre fiyatları çeşitlerine göre bir önceki aya göre yüzde 8-9 gerilese de, geçen yılın Ocak ayına göre son bir yılda, amonyum sülfat gübresi yüzde 508, üre gübresi yüzde 314, CAN gübresi yüzde 300, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 246 ve DAP gübresi yüzde 245 oranında arttı. Gübre fiyatlarındaki son bir yıldaki artışlar oldukça yüksek seviyededir. Son bir ayda gübre fiyatlarında görülen düşüş üreticilerimiz için yeterli değildir” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Üreticilerimizin şubat ayında tarlada bulunan kışlık ürünlerine üst gübreleme yapmaya başlaması gerekiyor. Fakat sonbaharda gübre fiyatlarının aşırı yüksekliği nedeniyle yetersiz gübre kullanan ve hatta hiç kullanamayan üreticilerimiz bu dönemde de fiyatların yüksek seyretmesi nedeniyle yeterli ölçüde gübre kullanamayacak. İlkbaharla birlikte yazlık ekim yapacak olan üreticilerimiz de yüksek fiyatlardan olumsuz yönde etkilenecektir.

Üreticilerimizin önümüzdeki aylarda yeterli gübre kullanabilmeleri için gübre fiyatları biran önce makul seviyelere çekilmeli, verilen destekler artırılmalıdır. Geçen yıl ülkenin her tarafında yaşanan kuraklık nedeniyle sattığı maldan kazanamayan üreticilerimiz, artan girdi maliyetlerine hazırlıksız yakalandı. Çok hızlı bir şekilde artan girdi fiyatları üreticilerimizi ekime başlarken yakaladı.

Geçen yıldan birikimi olmayan üreticilerimiz, yeterli gübreyi temin edemedi ve ekimi gübresiz yaptı. Tekrar Şubat ayında gübre kullanması gereken üreticilerimizin acil nakit desteğine ihtiyacı vardır. Destek ödemelerinin bir an önce çiftçilerimize ulaştırılması gerekiyor. Bunu gerçekleştiremezsek bu yıl gıdaya ulaşmak çok zor olacaktır.

Yeterince gübre kullanamayacak üreticilerimiz ürününde verim ve kalite kaybı yaşayacaktır. Bu durum yurtiçi ürün fiyatlarını artırırken, tüketimin karşılanabilmesi için dünya fiyatlarının yüksek olduğu bu dönemde ülkemizi daha fazla tarımsal ürün ithalatına mecbur bırakacaktır. Yüksek fiyattan yapılan ithalat ve yurtiçi ürün fiyatlarının artması da zaten yüksek seyreden gıda enflasyonunu daha da artıracaktır.

Bu yıl tarımsal üretimdeki sorunlar giderilemezse çok daha yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya kalabiliriz. Ülkemizde hane halkının gelirinin yaklaşık yüzde 50’si gıdaya harcanıyor. Bu durum gıda enflasyonunun halkımızı nasıl etkilediğini, beslenme alışkanlıklarını nasıl değiştirdiğini açıkça gösteriyor.

FAO’nun gıda fiyatları endeksi ve tahminleri bu yılda uluslararası piyasalarda istikrarın çok mümkün olmadığını gösteriyor. Ülkemizde üretimden kaynaklı gıda eksikliğinin ithalatla karşılanması çok daha pahalı olacaktır. Bunu önlemek için ne gerekiyorsa yapmalı ve bütün imkanlar zorlanmalıdır. Ülkemizde ekilmedik arazi bırakılmamalı, üreticiye yeterli destekler hızlı bir şekilde ulaştırılmalıdır. Gıda enflasyonunu önlemek için üretimi artırmaktan başka çaremiz yoktur.”

 

Mazot fiyatlarına son bir yılda ciddi artışlar yapıldığını hatırlatan Bayraktar, “Tarımsal üretimin olmazsa olmazı mazot kullanımı da üreticilerimizin diğer bir önemli sorunudur. Mazot fiyatı son bir yılda yüzde 111 oranında arttı. Üreticilerimize verilen mazot desteği bu artış karşısında yetersiz kaldı. Mazot destekleri yapılan bu artış oranı kadar bir oranda artışla revize edilerek çiftçilerimize biran önce verilmelidir. Çünkü üreticilerimiz Şubat ayıyla birlikte yoğun bir mazot kullanımına ihtiyaç duyacaklardır” dedi.

 

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, elektrik konusunda da şu detayları paylaştı:

“Tarımsal sulamada yaşanılan sorunların yanı sıra elektrik fiyatları da çiftçilerimiz için ciddi bir sorun haline geldi. Bilindiği üzere faturalardan yaklaşık yüzde 2’ye tekabül eden TRT payı 2022 yılı itibariyle kaldırıldı. Ancak TRT payının kalkmasının hemen arkasından tarımsal sulamada kullanılan elektrik tarifesine yüzde 94,8’lik zam çiftçilerimizin artan maliyetlerini daha da artırdı.

Mesken abone grubuna göre yüzde 16,34 oranında daha pahalı elektrik kullanan çiftçilerimiz, 104,1 kuruştan elektrik kullanmak zorunda kaldı. 31 Aralık 2021 gece yarısı elektriğe gelen ve 01 Ocak 2022 tarihinden itibaren geçerli olan astronomik zamlar sonucunda elektrikte indirim bekleyen üreticilerimiz büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. Üreticilerimiz üretim yapamaz hale gelmekten büyük endişe duyuyor.

Bunun yanı sıra son günlerde gündemde olan elektrik kesintileri seracılıkla geçimini sağlayan ve maliyet artışına karşın zorlanan çiftçilerimizin tedirginliğini artırdı.

Elektrik fiyatları seracılıkta dönemsel olarak ve ürün çeşidine göre farklılık göstermekte olup, geçtiğimiz yıl kış aylarında dekara aylık ortalama 200-250 lira elektrik faturası ödeyen çiftçilerimiz, kış şartlarının ağırlaşması ve gelen zamlarla birlikte bu yıl dekara 300-400 lira arasında fatura ödemek zorunda kaldılar. 

Acilen elektrikte uygulanmakta olan yüzde 18 KDV oranı artan maliyetler karşısında ezilen çiftçilerimiz için yüzde 1’e indirilmelidir. Elektrik mutlaka desteklenmeli, tarifede ciddi bir indirim yapılmalıdır. Diğer taraftan aylık fatura düzenlenmesi de üreticilerimizi sıkıntıya sokuyor. Gerekli düzenlemeler yapılarak aylık fatura tahakkuku şirketlerin ihtiyati kararı olmaktan çıkarılmalı, ürünlerin hasat dönemi dikkate alınarak, hasattan hasada, yılda bir ya da iki kez olacak şekilde tahsilat yapılması sağlanmalıdır.

Bir diğer önemli beklenti de; üreticilerimizin elektrik borçlarının hak ettikleri desteklerden mahsup edilme uygulamasının kaldırılmasıdır. Böylece, zaten yeterli olmayan desteklerin sürekli nakit para ihtiyacı duyan üreticilerimizin elini bir nebze de olsa rahatlatması sağlanacaktır.

Ayrıca Destekleme bütçesi milli gelirin yüzde 1’in altına düşmeyecek şekilde oluşturulmalıdır.

2022 yılında girdi maliyetlerinin aşırı yükselmesi gıda fiyatlarına yansıyacak ve tüketicilerin gıda ürünlerini satın alması zorlaşacaktır. Bu yıl gıda yokluğu yaşamak istemiyorsak çiftçimizi tarımda tutmalıyız ve üretmesini sağlamalıyız. Ayrıca üreticilerimizin topraklarını üretim değil, yatırım ve rant amaçlı satın almak isteyenlere satmasının önüne geçilmelidir.”

 

Son günlerde ülkemizi etkisi altına alan kar yağışının buğday üretimine olan etkisine değinen Bayraktar, sözlerini şöyle devam ettirdi:

“Buğday, dünyada stratejik ürün olmasının yanı sıra ülkemizde de ekim alanları ve üretici sayısı bakımından önemli bir üründür. Ülkemizde buğday ve buğdaydan yapılan gıda maddeleri tüketiminin birinci sırada yer alması, buğday üretimine verilmesi gereken önemi gözler önüne seriyor.

2020 yılı verilerine göre ülkemizde 5,27 milyon hektar kıraç alanda ve 1,21 milyon hektar sulu alanda buğday üretimi yapılıyor. Son 5 yılda kıraçta buğday ekim alanı 662 bin hektar azaldı. Bu durum ilk bakışta buğdayda sulu tarıma geçildiğini akıllara getirse de veriler durumun böyle olmadığını gösteriyor. Çünkü suluda buğday ekim alanı da son 5 yılda 88 bin hektar azaldı. Ayrıca son 5 yılda buğday ekim alanlarında 750 bin hektar azalma yaşandı.

Bu yıl yağışlar, özellikle kar yağışları yeterli olmuş ve hububat için zamanında gerçekleşmiştir. Buğday üretimimizin yüzde 76’sının kıraç alanda gerçekleşmesi nedeniyle kar yağışı elbette ki verimi artıracaktır. Ancak kar yağışı azot, fosfor ve potasyum gibi hayati öneme sahip, bitki besin elementlerini içermediğinden gübre yerine geçemez.

Ne yazık ki bu üretim sezonunda çiftçilerimizin önemli bir kısmı, arazisine gübre atamadı ya da atması gereken miktarın oldukça altında gübre kullandı.

Gübre ile verim doğrudan ilişkili olduğundan, uygun miktarda ve doğru zamanda gübre atılmasıyla birlikte bahar yağışlarının da zamanında gelmesi verimi artırır. Kısacası yağışlar rekoltenin daha da düşmesini bir miktar engelleyebilecek, ancak bu yıl yaşanan gübre fakirliği yüzünden geçmiş yıllara göre rekolte artışı beklendiği ölçüde olmayabilir.

Buğdayda 2021 yılında 8,1 milyon ton ithalat gerçekleştirildi. Üretimimizi artırmak ve ithalatımızı azaltmak için birçok üründe olduğu gibi buğdayda da uzun vadeli stratejilere dayanan ciddi bir üretim planlaması yapılması gerekiyor. Türkiye, buğday üretim potansiyelini iyi değerlendirmek için üreticilerin gelir istikrarını koruyacak, tarımsal yapısına uygun bir piyasa düzenini oluşturmak zorundadır. Destekler maliyeti azaltıcı yönde ağırlık kazanmalı ve mutlaka çiftçinin tam ihtiyaç duyduğu zamanda verilmelidir.

Kar yağışı barajların ve yer altı sularının beslenmesi açısından önem arz ediyor. Ancak kuraklık için konuşmak erken, kuraklık riskinin azaldığını söylemek için mart-nisan dönemindeki yağışları görmek gerekir. Birçok ürünün bu yağışlara ihtiyacı olacak. Yağışlar yeterli olursa risk azalır. Ülke olarak dikkatli olmalıyız. Kuraklıkla ilgili tedbirleri hayata geçirmeliyiz.

Çiftçimiz suyu bulsa da kullanması sorun olacaktır. Özellikle çok su isteyen şeker pancarı, pamuk, mısır, çeltik gibi ürünlerde artan elektrik maliyetleri ciddi bir problem oluşturacaktır. Çünkü sulama elektrik maliyetleri son yıllarda çok yükseldi. Üretimde ciddi düşmelere neden olabilecek bu maliyet hızla aşağı çekilmelidir. Sulama elektrik maliyetinin aşırı yükselmesi üretimde çok ciddi olumsuzluklar yaşamamıza neden olabilir.” 

Ocak ayı üretici market fiyatları


Ocak ayı üretici market fiyatları

 TZOB Genel Başkanı Bayraktar;

-“Ocak ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı 4 buçuk kata yaklaştı”

-“Ocak ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 339,50 ile elmada görüldü”

-“Ocak aylarında hava sıcaklıklarının normallerinin altında gerçekleşmesi ve ülke genelinde kar yağışlarının fazla olması yurdun pek çok yerinde üreticinin tarlasına girememesine, ürünlerin kar altında kalmasına ve hasadın zorlaşmasına sebep oldu”

-“Aşırı soğuklara bağlı olarak seralarda ısınma maliyetleri arttı. Soğuğa bağlı verim düşüklükleri, hasat sürelerinin uzaması ve arzın azalması da üretim maliyetlerini artırdı”

-“Kuru soğanda rekolte fazlası var. Üretici ihracatta yeni pazarlar bulunmasını talep ediyor”

-“Limonda Mayer’den sonra Enterdonat çeşidi de alıcı bulamadı ve dalında kaldı. Dikenli limonda da fiyat düşüşleri yaşandı. Son günlerde yaşanan soğuklar sebebiyle bazı bölgelerde narenciye dondan etkilendi. Çiftçi bahçelerde nöbet tutuyor”

 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ocak ayında üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını değerlendirdi.

Ocak ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 339,50 ile elma da görüldüğünü bildiren Bayraktar, detayları paylaştı:

“Elmadaki fiyat artışını yüzde 293,65 kuru soğan, yüzde 287,10 portakal, yüzde 236,19 yeşil mercimek, yüzde 224,04 marul ve yüzde 222,38 nohut takip etti.

Elma 4,4 kat, kuru soğan ve portakal 3,9, yeşil mercimek 3,4 kat, marul ve nohut 3,2 kat, limon ve kuru üzüm 3,1 kat fazlaya tüketiciye satıldı.

Üreticide 2 lira olan elma 8 lira 79 kuruşa, 63 kuruş olan kuru soğan 2 lira 48 kuruşa, 1 lira 55 kuruş olan portakal 6 liraya, 8 lira 18 kuruş olan yeşil mercimek 27 lira 50 kuruşa, 2 lira 8 kuruş olan marul 6 lira 74 kuruşa, 8 lira 40 kuruş olan nohut 27 lira 8 kuruşa, 2 lira olan limon 6 lira 14 kuruşa satıldı.”

 Bayraktar, “Ocak ayında, markette 43 ürünün 37’sinde fiyat artışı, 5’inde fiyat azalışı görüldü. Üreticide ise 35 ürünün 19’unda fiyat artışı, 5’inde fiyat azalışı meydana geldi. Üreticide 11 üründe fiyatlar değişmezken, markette 1 ürünün fiyatı değişmedi” dedi ve açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Ocak ayında fiyatı en fazla artan ürün, marketlerde sivri biber, üreticilerde maydanoz olurken, marketlerde ve üreticide fiyatı en fazla düşen ürün kuru soğan oldu. Pirinçte ise fiyat değişimi yaşanmadı.

Markette en fazla fiyat artışı yüzde 91,32 ile sivri biberde görüldü. Sivri biberdeki fiyat artışını yüzde 75,15 ile maydanoz, yüzde 74,52 ile kabak, yüzde 69,56 ile salatalık, yüzde 56,70 ile yeşil soğan, yüzde 56,11 ile patlıcan, yüzde 35,79 ile mandalina, yüzde 27,65 ile lahana, yüzde 26,13 ile nohut, yüzde 26,03 ile ıspanak, yüzde 24,61 ile domates, yüzde 22,80 ile limon izledi.

Markette fiyat düşüşü yüzde 19,48 ile en fazla kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 10,36 ile toz şeker, yüzde 9,64 ile portakal, yüzde 2,43 ile yoğurt, yüzde 1,24 ile yumurta takip etti.

Ocak ayında üretici fiyatlarında, havuç, elma, kuru fasulye, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, nohut, pirinç, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru incir ve zeytinyağı fiyatında değişim olmazken, kuru soğan yüzde 30 azalmayla fiyatı en fazla düşen ürün oldu.

Kuru soğandaki fiyat düşüşünü, yüzde 16,22 ile portakal, yüzde 11,89 ile limon, yüzde 10,37 ile patates, yüzde 2,80 ile yumurta izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 174,76 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 159,56 ile mandalina, yüzde 101,24 ile yeşil fasulye, yüzde 100 ile sivri biber, yüzde 96,95 ile kabak, yüzde 92 ile patlıcan, yüzde 61,48 ile yeşil soğan, yüzde 57,05 ile salatalık, yüzde 51,11 ile ıspanak, yüzde 40,54 ile marul, yüzde 34,56 ile domates, yüzde 20,26 ile pırasa takip etti.”

 TZOB Genel Başkanı Bayraktar, fiyat değişimlerinin sebeplerini ise şöyle açıkladı:

“Ocak aylarında hava sıcaklıklarının normallerinin altında gerçekleşmesi ve ülke genelinde kar yağışlarının fazla olması yurdun pek çok yerinde üreticinin tarlasına girememesine, ürünlerin kar altında kalmasına ve hasadın zorlaşmasına sebep oldu.

Aşırı soğuklara bağlı olarak seralarda ısınma maliyetleri arttı. Soğuğa bağlı verim düşüklükleri, hasat sürelerinin uzaması ve arzın azalması da üretim maliyetlerini artırdı.

Salatalık, kabak, yeşil fasulye, biber, domates, patlıcanda içinde bulunduğumuz dönemde arz örtü altından sağlanmakta olup, hava sıcaklıklarının düşmesi ile birlikte bitki gelişiminin yavaşlamasına bağlı olarak hasat edilen ürün miktarındaki azalma fiyat artışına yol açtı.

Kışlık sebzelerden ıspanak, pırasa, lahana, karnabahar gibi ürünlerde de düşük hava sıcaklıkları nedeniyle ürünlerin yavaş gelişmesinin yanı sıra, tüm ülkemizi etkisi altına alan düşük hava sıcaklıklarının kışlık sebzeleri olumsuz etkilemesi de fiyatlarda artışa yol açtı.

Kuru soğanda rekolte fazlası var. Üretici ihracatta yeni pazarlar bulunmasını talep ediyor. Toprak Mahsulleri Ofisinin müdahale etmesini talep ediyor.

Üretici patateste Aralık ayında Ödemiş de patates sökümlerinin çoğalmasıyla ay ortasında 2 liraya kadar düşüş yaşadı. Havaların soğuması ile sökümler durdu ve tekrar artmaya başladı. 

Limonda Mayer’den sonra Enterdonat çeşidi de alıcı bulamadı ve dalında kaldı. Dikenli limonda da fiyat düşüşleri yaşandı.

Son günlerde yaşanan soğuklar sebebiyle bazı bölgelerde narenciye dondan etkilendi. Çiftçi bahçelerde nöbet tutuyor.

Üreticideki fiyat artışı mandalina çeşidi farklılığından kaynaklanıyor. Mandalina da erkenci çeşitlerden sonra şuanda geçci çeşit w-murcott çeşidi daha çok piyasa da bulunmaktadır. Mandalina da geçen ay ve bu ay çeşitlerin hasadının farklı olması sebebiyle fiyatlar yükselmiş gibi görünüyor.

Geçen ay w-murcott çeşidi 5 lira 13 kuruştan alıcı bulurken Ocak ayında yüzde 7 buçuklara varan oranda düşüşle 4 lira 75 kuruşa düştü. Havaların soğumasıyla talep artışı olmasına rağmen üreticideki fiyatlar yükselmedi.”

Seçilmiş Ürünlerde Üretici, Hal, Pazar ve Market Fiyatları (TL/kg)

ÜRÜNLER

Üretici

Hal

Pazar

Market

Hal/Üretici

Pazar/Üretici

Market/Üretici

 

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyat Farkı (Yüzde)

Fiyat Farkı (Yüzde)

Fiyat Farkı (Yüzde)

Elma

2,00

4,75

6,89

8,79

137,50

244,50

339,50

Kuru soğan

0,63

1,58

2,35

2,48

150,79

273,02

293,65

Portakal

1,55

4,10

4,75

6,00

164,52

206,45

287,10

Yeşil mercimek

8,18

18,50

19,50

27,50

126,16

138,39

236,19

Marul (adet)

2,08

3,68

5,00

6,74

76,92

140,38

224,04

Nohut

8,40

16,00

22,00

27,08

90,48

161,90

222,38

Limon

2,00

3,70

4,83

6,14

85,00

141,50

207,00

Kuru Üzüm

14,50

 

30,00

44,48

 

106,90

206,76

Pırasa

2,79

4,87

6,64

8,37

74,55

137,99

200,00

Havuç

2,50

4,06

5,66

7,27

62,40

126,40

190,80

Kuru Fasulye

7,94

15,00

20,00

23,06

88,92

151,89

190,43

Kuru İncir

32,00

 

81,67

91,32

 

155,22

185,38

1 Lt Süt

4,46

 

 

12,48

 

 

179,82

B.Lahana

1,81

3,12

3,79

4,94

72,38

109,39

172,93

Ispanak

3,40

5,40

6,48

8,57

58,82

90,59

152,06

Kabak

5,81

9,10

12,17

14,45

56,63

109,47

148,71

Karnabahar

2,63

4,15

5,64

6,52

57,79

114,45

147,91

Sivri Biber

8,50

14,65

16,74

20,72

72,35

96,94

143,76

Kırmızı Mercimek

9,17

17,00

19,75

21,99

85,39

115,38

139,80

Domates

4,75

9,80

9,81

11,19

106,32

106,53

135,58

Salatalık

7,13

12,00

13,98

16,21

68,30

96,07

127,35

Mandalina

4,75

6,17

7,50

10,70

29,89

57,89

125,26

Maydanoz (adet)

2,83

3,28

4,43

5,78

15,90

56,54

104,24

Antep Fıstığı

65,00

 

150,00

130,98

 

130,77

101,51

Patates

2,94

4,16

5,24

5,76

41,50

78,23

95,92

Yeşil fasulye

11,33

16,88

19,63

21,55

48,98

73,26

90,20

Patlıcan

10,56

16,05

17,14

20,06

51,99

62,31

89,96

Yeşil soğan (kg)

3,94

5,83

5,90

7,13

47,97

49,75

80,96

Zeytinyağı

43,16

 

 

73,03

 

 

69,21

Pirinç

10,00

11,50

13,50

16,31

15,00

35,00

63,10

Kuzu Eti

73,49

 

 

118,61

 

 

61,40

Fındık (İç)

70,00

 

95,00

108,32

 

35,71

54,74

Yumurta

1,04

 

1,06

1,59

 

1,92

52,88

Dana Eti

65,17

 

 

98,48

 

 

51,11

Kuru Kayısı

70,00

 

77,50

79,58

 

10,71

13,69

Beyaz peynir

 

 

 

61,81

 

 

 

Kaşar peyniri

 

 

 

81,19

 

 

 

Yoğurt

 

 

 

15,67

 

 

 

Tereyağ

 

 

 

96,47

 

 

 

Mısırözü yağı

 

 

 

31,62

 

 

 

Ayçiçek  yağı

 

 

 

34,85

 

 

 

Tavuk Eti

 

 

 

31,28

 

 

 

Toz şeker

 

 

 

9,52

 

 

 

 Not: Hal, pazar ve market verileri Ankara, İzmir, İstanbul, Mersin, Antalya ve Bursa illerinden derlenen ortalama fiyatlardır. Üretici fiyatları ise ürünlere göre önemli üretim merkezlerinden derlenmektedir. Pirinç (Osmancık), kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek için belirtilen hal fiyatları toptan satış fiyatlarıdır.  Dana eti, kuzu eti, Antep fıstığı ve fındık fiyatı serbest piyasa fiyatıdır. Yumurta fiyatları Yumbir, Başmakçı ve Kaytaş verilerinin ortalaması alınarak derlenmektedir.

 Seçilmiş ürünlerde market fiyatlarındaki aylık fiyatlar ve değişim oranları:

AY SONU MARKET FİYATLARI

MARKET

29 Aralık 2021

27 Ocak 2022

29 Aralık 2021/27 Ocak 2022

ÜRÜNLER

Ay Sonu Market Fiyatı (TL/kg)

Ay Sonu Market Fiyatı (TL/kg)

Değişim (Yüzde)

Sivri Biber

10,83

20,72

91,32

Maydanoz (adet)

3,30

5,78

75,15

Kabak

8,28

14,45

74,52

Salatalık

9,56

16,21

69,56

Yeşil soğan (kg)

4,55

7,13

56,70

Patlıcan

12,85

20,06

56,11

Mandalina

7,88

10,70

35,79

B.Lahana

3,87

4,94

27,65

Nohut

21,47

27,08

26,13

Ispanak

6,80

8,57

26,03

Domates

8,98

11,19

24,61

Limon

5,00

6,14

22,80

Yeşil mercimek

22,48

27,50

22,33

Kuru Üzüm

36,79

44,48

20,90

Marul (adet)

5,59

6,74

20,57

Yeşil Fasulye

18,07

21,55

19,26

Zeytinyağı

62,27

73,03

17,28

Kuru Kayısı

68,98

79,58

15,37

Havuç

6,40

7,27

13,59

Elma

7,78

8,79

12,98

Mısırözü yağı

28,20

31,62

12,13

Tavuk Eti

28,11

31,28

11,28

Antep Fıstığı

118,98

130,98

10,09

Karnabahar

6,04

6,52

7,95

Patates

5,35

5,76

7,66

Kuru Fasulye

21,58

23,06

6,86

Dana Eti

92,28

98,48

6,72

Pırasa

7,86

8,37

6,49

Fındık (İç)

102,98

108,32

5,19

Kuzu Eti

113,05

118,61

4,92

Ayçiçek  yağı

33,40

34,85

4,34

Kuru İncir

87,58

91,32

4,27

Beyaz peynir

60,02

61,81

2,98

Kaşar peyniri

79,07

81,19

2,68

Kırmızı Mercimek

21,52

21,99

2,18

Tereyağ

94,77

96,47

1,79

1 Lt Süt

12,35

12,48

1,05

Pirinç

16,31

16,31

0,00

Yumurta

1,61

1,59

-1,24

Yoğurt

16,06

15,67

-2,43

Portakal

6,64

6,00

-9,64

Toz şeker

10,62

9,52

-10,36

Kuru soğan

3,08

2,48

-19,48

 Seçilmiş ürünlerde üretici fiyatlarındaki aylık fiyatlar ve değişim oranları:

AY SONU ÜRETİCİ FİYATLARI

ÜRETİCİ

29 Aralık 2021

27 Ocak 2022

29 Aralık 2021/27 Ocak 2022

ÜRÜNLER

Ay Sonu üretici Fiyatı (TL/kg)

Ay Sonu üretici Fiyatı (TL/kg)

Değişim (Yüzde)

Maydanoz (adet)

1,03

2,83

174,76

Mandalina

1,83

4,75

159,56

Yeşil Fasulye

5,63

11,33

101,24

Sivri Biber

4,25

8,50

100,00

Kabak

2,95

5,81

96,95

Patlıcan

5,50

10,56

92,00

Yeşil soğan (kg)

2,44

3,94

61,48

Salatalık

4,54

7,13

57,05

Ispanak

2,25

3,40

51,11

Marul (adet)

1,48

2,08

40,54

Domates

3,53

4,75

34,56

Pırasa

2,32

2,79

20,26

B.Lahana

1,55

1,81

16,77

Fındık (İç)

60,00

70,00

16,67

Antep Fıstığı

59,85

65,00

8,60

Dana Eti

60,81

65,17

7,17

Karnabahar

2,50

2,63

5,20

Kuzu Eti

70,08

73,49

4,87

1 Lt Süt

4,41

4,46

1,13

Havuç

2,50

2,50

0,00

Elma

2,00

2,00

0,00

Kuru Fasulye

7,94

7,94

0,00

Nohut

8,40

8,40

0,00

Kırmızı Mercimek

9,17

9,17

0,00

Yeşil mercimek

8,18

8,18

0,00

Pirinç

10,00

10,00

0,00

Kuru Kayısı

70,00

70,00

0,00

Kuru Üzüm

14,50

14,50

0,00

Kuru İncir

32,00

32,00

0,00

Zeytinyağı

43,16

43,16

0,00

Yumurta

1,07

1,04

-2,80

Patates

3,28

2,94

-10,37

Limon

2,27

2,00

-11,89

Portakal

1,85

1,55

-16,22

Kuru soğan

0,90

0,63

-30,00