TZOB afetten zarar gören çiftçilerin yanında…

-TZOB afetten zarar gören çiftçilerin yanında…

-TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Darcan:

-“Çiftçilerimizden aldığımız bilgileri ve talepleri Genel Başkanımız Şemsi Bayraktar’a ileteceğiz”

Bursa – Çanakkale – 26.06.2020 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Darcan, doğal afetin etkili olduğu Bursa ve Çanakkale’de tarım arazilerinde incelemelerde bulundu.

Darcan, tarla ve bahçeleri zarar gören üreticilerle görüştü. Üreticilerin taleplerini dinleyen Darcan, “Ürünleri zarar gören çiftçilerimizin beklentilerini ve sorunlarını dinlemek için buradayız. Buradaki zararın boyutu çok büyük. Çiftçilerimizden aldığımız bilgileri ve talepleri Genel Başkanımız Şemsi Bayraktar’a ileteceğiz” diye konuştu.

TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Darcan’a tarım arazilerindeki incelemeleri sırasında Biga, Gürsu, İnegöl, İznik, Kestel, Orhangazi, Yenişehir Ziraat Odası Başkanları da eşlik etti.

Darcan ve Ziraat Odası Başkanları Bursa Tarım ve Orman İl Müdürü Hamit Aygül’ü de ziyaret ederek doğal afetin boyutları hakkında görüştüler.

Bayraktar, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Eskişehir, Kırklareli, Kütahya Oda Başkanlarından, sel felaketi başta olmak üzere devam eden doğal afetler hakkında bilgi aldı

Bayraktar, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Eskişehir, Kırklareli, Kütahya Oda Başkanlarından, sel felaketi başta olmak üzere devam eden doğal afetler hakkında bilgi aldı 

Ankara- 22.06.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Eskişehir, Kırklareli, Kütahya Oda Başkanlarından, sel felaketi başta olmak üzere devam eden doğal afetler hakkında bilgi aldı.

Video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen toplantıya, Bigadiç, İvrindi, Savaştepe, Sındırgı, Gürsu, İznik, Kestel, Orhangazi, Yenişehir, Bayramiç, Biga,  Tepebaşı, Kırklareli, Kütahya, Altıntaş, Aslanapa, Çavdarhisar, Domaniç, Gediz, Simav, Tavşanlı Ziraat Odası Başkanları katıldı.

Sel felaketinde hayatını kaybedenlere baş sağlığı dileyen Bayraktar, Ziraat Odası Başkanlarından, gerçekleşen doğal afetlerin tarım arazilerine etkisi ve çiftçilerin karşılaştıkları sorunlar hakkında ilgili kurumlara iletilmek üzere bilgi aldı, geçmiş olsun dileklerini iletti.

ÇKS başvuru süresi uzatılmalıdır…


ÇKS başvuru süresi uzatılmalıdır…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Çiftçilerimiz, koronavirüs salgını nedeniyle ÇKS işlemlerini ertelemek durumunda kaldı”

-“Başvurunun bitmesine sayılı günler kala, yaşanabilecek yoğunluğun neden olacağı salgının bulaşma riski de göz önüne alınarak, başvuru süresi uzatılmalıdır”

-“ÇKS kayıtlarının yapılması, çiftçilerimizin tarımsal faaliyetlerini sürdürmesine katkı sağlayan desteklerden yararlanabilmeleri için elzemdir”

-“ÇKS kaydı yaptırmayan çiftçiler desteklerden yararlanamıyor, tarım sigortası yaptıramıyor, düşük faizli kredi kullanamıyor”

-“Çiftçilerimizin yaşanması muhtemel herhangi bir doğal afet sonucu meydana gelebilecek zararları doğrultusunda, kredi borçlarının ertelenmesi veya afet sonrası yapılacak her türlü tarımsal desteklerden yararlanabilmesi için ÇKS kayıtlarını yaptırmaları gerekmektedir”

 

Ankara – 18.06.2020 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, koronavirüsle mücadele sürecinde çiftçilerin, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) işlemlerini bekletmek durumunda kaldığını belirterek, “30 Haziran Salı günü sona erecek olan ÇKS başvuru süresi uzatılmalıdır” diye konuştu.

2019 yılında ÇKS başvurusu yapan çiftçi sayısının yaklaşık 2,1 milyon olduğunu belirten Bayraktar, bu yıl sayının 1,2 milyonda kaldığına dikkati çekti. ÇKS kayıtlarının yapılmasının, çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini sürdürmesine katkı sağlayan desteklerden yararlanabilmeleri için elzem olduğunu vurgulayan Bayraktar şunları söyledi:

“Her zaman olduğu gibi koronavirüsle mücadele sürecinde de fedakarlık göstererek tarlasında çalışmaya devam eden çiftçilerimiz, salgınla mücadele ederken sofralarımızı eksik bırakmadı. Tarlasında kalarak üretime devam eden çiftçilerimiz, koronavirüs salgını nedeniyle ÇKS işlemlerini ertelemek durumunda kaldı.

Başvurunun bitmesine sayılı günler kala, yaşanabilecek yoğunluğun neden olacağı salgının bulaşma riski de göz önüne alınarak başvuru süresi uzatılmalıdır.”

 

-“ÇKS yaptırmayan üretici desteklerden yararlanamıyor”-

 

Bayraktar, “ÇKS başvurusu yaptırmayan üreticilerin yıl içinde verilen mazot, gübre, yem bitkileri ve prim uygulamaları başta olmak üzere çiftçiye verilen desteklerden yararlanamadığını hatırlattı. ÇKS başvurusu bulunmayan üreticilerin düşük faizli kredi kullanamadığını, TMO gibi kurumlara ürün veremediğini, tarım sigortasına başvuramadığını belirten Bayraktar, “Çiftçilerimizin yaşanması muhtemel herhangi bir doğal afet sonucu meydana gelen zararları doğrultusunda kredi borçlarının ertelenmesi veya afet sonrası yapılacak her türlü tarımsal desteklerden yararlanabilmesi için ÇKS kayıtlarını yaptırmaları gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Bayraktar, ÇKS başvurularının, 30 Haziran Salı günü mesai bitimine kadar, kayıtlara esas evraklarla birlikte Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerine yapılabileceğini belirtti.

Bayraktar, devam eden doğal afetler hakkında Ziraat Odası Başkanlarından bilgi aldı

Ankara- 17.06.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, devam eden doğal afetler hakkında Oda Başkanlarından bilgi aldı.

Video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen toplantıya, Acıgöl, Aksaray, Avanos, Ayvacık, Burdur, Derinkuyu, Devrekani, Erbaa, Fatsa, Gülşehir, Gürün, Haymana, Karaman, Kastamonu, Keles, Kırklareli, Kulu, Nevşehir, Niksar ve Yeşilhisar Ziraat Odası Başkanları katıldı.

Bayraktar Ziraat Odası Başkanlarından, devam eden doğal afetlerin tarım arazilerine etkisi ve çiftçilerin karşılaştıkları sorunlar hakkında ilgili kurumlara iletilmek üzere bilgi aldı, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Bayraktar’ın toplantısı

-Bayraktar, Yönetim Kurulu üyelerinden, bölgelerindeki çiftçilerin bankalara ve kooperatiflere olan kredi borçları başta olmak üzere yaşadıkları finansal sorunlar hakkında bilgi aldı 

Ankara- 11.06.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Yönetim Kurulu üyeleri ile yaptığı görüşmede, bölgelerdeki çiftçilerin bankalara ve kooperatiflere olan kredi borçları başta olmak üzere yaşadıkları finansal sorunlar hakkında ilgili kurumlara iletilmek üzere bilgi aldı.

Kalabalık şehirlerden kırsala göç başladı…


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Küçük aile işletmelerine pozitif ayrımcılık tanınmalı, küçük aile işletmeleri daha fazla desteklenmelidir”

-“Tarımsal üretim karlı ve cazip hale getirilmeli, küçük aile işletmelerinin uygulayabileceği projeler geliştirilmelidir”

-“Kentten köye göç edenlerin sayısında bir artış bekliyoruz”

-“Köye, kırsala dönmeyi özendirmeye yönelik uygulanan politikalar artırılmalıdır”

-“Kırsalda yaş ortalaması yükselmektedir. Kırsaldaki gençler ve köylerine dönen gençler teşvik edilmelidir”

-“Kırsalı yaşanır hale getiren eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, iletişim gibi hizmetler geliştirilerek altyapı modernize edilmelidir”

-“Vatandaşlarımız köy hayatını seçerek hem kazançlarını hem de huzurlarını artırmak istiyor”

-“Şehrin karmaşasından uzak, toprağın işveren olduğu köylerde çiftçilik yapmak en cazip mesleklerden biri haline geldi”

-“Ekonomik kaygıların, iş kayıplarının etkisi göz önüne alındığında, kentten köye göç edenlerin sayısında bir artış bekliyoruz

-“Tarım dışı sektörler, zor dönemlerde en çok etkilenen sektörlerdir. Bu dönemlerde tarımda istihdamın arttığı tarımın işsizliği azalttığı görülmektedir”

-“Ekonomik krizlerde kırsala yönelim vardır. Salgın ve benzeri tehlikelerin neden olduğu ekonomik güçlükler de köylere geri dönüşe bir ivme kazandırabilecektir”

 

Ankara- 08.06.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, pandemi sürecinin yaşam tercihlerinde de değişikliklere neden olduğunu bildirerek, “Kalabalık şehirlerden kırsala göç başladı. Vatandaşlarımız köy hayatını seçerek hem kazançlarını hem de huzurlarını artırmak istiyor. Şehrin karmaşasından uzak, toprağın işveren olduğu köylerde çiftçilik yapmak en cazip mesleklerden biri haline geldi” diye konuştu.

Kırsalda yaşama olan ilgi artarken, küçük aile işletmelerine pozitif ayrımcılık tanınması gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, küçük aile işletmelerinin daha fazla desteklenmesinin önemine vurgu yaptı.

Bayraktar, koronavirüs salgınıyla birlikte doğal yaşamın önem kazandığını belirtti. Sağlık, ekonomik ve psikolojik gerekçelerle köy hayatına olan ilginin arttığını ifade eden Bayraktar, “Pandemi ile mücadele ederken insanlar, sağlıklarının yanı sıra ekonomik güvencelerini de kaybetme endişesi yaşadı. İnsanlar artık kalabalık şehirlerden uzaklaşarak daha sakin bir hayatı seçmek ve üretmek istiyorlar. Ekonomik kaygıların, iş kayıplarının etkisi göz önüne alındığında, kentten köye göç edenlerin sayısında bir artış bekliyoruz” diye konuştu.

Bayraktar, daha iyi işlerde çalışmayı ümit ederek kente göç edenlerin de yeniden köye dönme eğilimi gösterdiklerini ifade etti. Ekonomik kaygıların yanı sıra memleket özlemi ve doğa tutkusunun da tersine göçte etkili olduğunu belirten Bayraktar, “Köyüne dönüp yeniden toprağını işlemek isteyenlerin yanı sıra, beyaz yakalılar da şehir hayatında elde ettikleri deneyimlerden faydalanarak üretmek, girişimci olmak istiyor” ifadelerini kullandı.

 

-“Ekonomik güçlükler de köylere geri dönüşe bir ivme kazandırabilecektir”

 

 Artan nüfus baskısı ve ekonomik dalgalanmaların göçleri etkilediğini belirten Bayraktar şunları söyledi:

“Eğer köylerden şehirlere göçenler tarım sektöründe gelir artışı yaşandığını görürlerse, geri dönüş hızı da o derecede artacaktır. Çünkü tarım dışı sektörler, zor dönemlerden en çok etkilenen sektörlerdir. Bu dönemlerde tarımda istihdamın arttığı, tarımın işsizliği azalttığı görülmektedir. 1994 krizinde tarımda istihdam 7,7 milyon kişiden 8,7 milyon kişiye, 2001 krizinde 7,8 milyon kişiden 8,1 milyon kişiye ve 2008 krizinde ise 4,9 milyon kişiden 5,2 milyon kişiye yükselmişti. Ekonomik krizlerde kırsala yönelim vardır. Salgın ve benzeri gelişmelerin neden olduğu ekonomik güçlükler de köylere geri dönüşe bir ivme kazandırabilecektir.”

 

-“Hangi köye döneceğiz?”

 

Daha çok şehirlerde görülen koronavirüs salgınının beraberinde getirdiği sosyal problemlerin köy hayatına özendirdiğini ifade eden Bayraktar şunları söyledi:

“Ama hangi köylere? Alt yapısını tamamlamış, interneti de dahil iletişimin sağlandığı, tarımsal üretimin yapılabileceği arazilere sahip köylere mi? Yoksa tarımsal üretimle ilişkisi kesilmiş, sadece yaşlıların ve birkaç hanenin ikamet ettiği köylere mi?

Köye, kırsala dönmeyi özendirmeye yönelik uygulanan politikalar artırılmalıdır. Kırsalda yaş ortalaması yükselmektedir. Kırsaldaki gençler ve köylerine dönen gençler teşvik edilmelidir. Kırsalı yaşanır hale getiren eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, iletişim gibi hizmetler geliştirilerek altyapı modernize edilmelidir.

Tarımsal üretim karlı ve cazip hale getirilmeli, küçük aile işletmelerinin uygulayabileceği projeler geliştirilmelidir. Projelerin hazırlanması ve yürütülmesi konusunda Tarım Orman İl Müdürlüğü teknik elemanları ve Ziraat Odalarımızda çalışan danışmanlar görev almalıdır” diye konuştu.

 

-Yapılması gerekenler-

           

            Köylerdeki genç nüfusun her geçen gün azaldığına işaret eden Bayraktar, pandemi süreciyle birlikte cazip hale gelen tersine göçün, doğru değerlendirilmesi durumunda önemli bir avantaj olduğuna işaret etti. Köylerde yaşamın cazip hale getirilmesiyle şehirlerdeki göç baskısının da sona ereğini belirten Bayraktar, “Kırsala, kentlerde olan hizmetler götürülmelidir. Kent ve kır arasındaki sosyo- ekonomik farklılıklar giderilmeli, tarım sektörünün ülke ortalamasının üçte birinde kalan kişi başına gelir seviyesi yükseltilmeli, küçük aile işletmeleri desteklenmeli, tarıma dayalı sanayiler ve kırsal turizm geliştirilmelidir” diye konuştu.       

Bayraktar, kırsalda yaşamın avantajlı hale gelmesi için, tarımın, küçük ve parçalı arazi yapısı, sulama, örgütlenme, tarımsal eğitim ve yayım hizmetleri konusundaki yetersizlikler, kalite ve standartlara uyum konusundaki güçlükler, tarım-sanayi entegrasyonu ve pazarlama faaliyetlerinde etkinlik sorunları, sermaye ve mali kaynak yetersizlikleri, üretimin doğa koşullarına bağımlılığı ve verim düşüklüğü gibi yapısal sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirtti.

Bayraktar, “Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi hizmetlerin başarıyla uygulanması, kırsal altyapının modernize edilmesi ve tarımsal sanayinin köylerde geliştirilmesi ile istihdam sağlanması durumunda kırsala ve köye dönüş olmaması için hiçbir sebep yoktur” diye konuştu.

TZOB Yönetim Kurulu Toplantısı

– TZOB Yönetim Kurulu toplantısında çiftçilerin bölgesel sorunları görüşüldü

-Doğal afetten zarar gören Batman’ın Balpınar beldesine bağlantı kuruldu. Bayraktar, Belde Başkanı, Ziraat Odası Başkanı ve çiftçilerden doğal afetin neden olduğu zararın boyutu hakkında ilgili kurumlara iletilmek üzere bilgi aldı 

Ankara- 04.06.2020- TZOB Yönetim Kurulu toplantısında, çiftçilerin bölgesel sorunları görüşüldü, doğal afettin etkili olduğu Batman’ın Balpınar beldesine bağlantı kuruldu.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Belde Başkanı, Ziraat Odası Başkanı ve çiftçilerden doğal afetin neden olduğu zararın boyutu hakkında ilgili kurumlara iletilmek üzere bilgi aldı, geçmiş olsun dileklerini iletti. 

5 Haziran Dünya Çevre Günü…


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“İklim değişikliği gıda güvenliğini de tehlikeye atmaktadır”

-“Doğayı tahrip etmek gelecek nesillere haksızlıktır”

-“Şifa doğada saklıdır.  Henüz faydası bilinmeyen bir bitkinin gelecekte amansız bir hastalığı tedavi edecek ilaç yapımında kullanılabileceği unutulmamalıdır”

-“Küresel ısınma, iklim rejimini bozuyor. Dünyanın bazı bölgelerinde kuraklık yaşanırken, bazı bölgelerini sel götürüyor”

-“Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileriyle üst üste yaşanan doğal afetler, çiftçimizi üretimi sürdüremez hale getiriyor”

-“Çevreye verilen zarar iklim değişikliğine neden oluyor ve tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor”

-“Gelişmekte olan birçok ülkenin ekonomisinin tarımsal üretime dayanması, iklim değişikliğinin etkilerinin daha fazla hissedilmesine neden olmaktadır”

-“Salgınla mücadele kapsamında alınan tedbirler nedeniyle, toplu taşıma ve özel araç kullanımı ile fabrikalarda üretim hızının azalmasına bağlı olarak hava kalitesinde iyileşmeler yaşanmıştır”

-“Kullanılan yüz maskeleri, eldivenler ve diğer koruyucu ekipmanlar, çevreyle teması en az olacak şekilde çöpe atılmalıdır”

 

Ankara- 04.06.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, normalden daha yüksek veya düşük hava sıcaklıkları ile hava olaylarının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini bildirerek, “İklim değişikliği gıda güvenliğini de tehlikeye atmaktadır” diye konuştu.

Bayraktar doğayı tahrip etmenin gelecek nesillere yapılan bir haksızlık olduğuna dikkati çekti.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Dünya Çevre Günü’nün çevre sorunlarına dikkat çekmek, doğayı ve dünyayı korumak için küresel farkındalığı artırmak amacıyla her yıl 5 Haziran’da kutlandığını belirtti. Bu yıl Çevre Günü’nün temasının “biyoçeşitlilik” olarak belirlendiğini bildiren Bayraktar, biyolojik çeşitliliğin tehdit altında olması ve dolayısıyla doğal kaynakların yok olmaya başlamasının başlıca çevre sorunlarından olduğunu belirtti.

Türkiye’nin, kültürel ve doğal zenginlikleri ve biyolojik çeşitliliği ile zengin bir ülke olduğuna dikkati çeken Bayraktar, sanayi ve ekonomide kalkınma sağlanırken sahip olunan bu zenginliğin de ihmal edilmemesi gerektiğine işaret etti. Ülkemizin sahip olduğu biyolojik tür zenginliği ve diğer çevresel değerlerin, korunması ve gelecek nesillere sürdürülebilir şekilde aktarılmasının önemine vurgu yapan Bayraktar, “Bunu sağlamada toplumumuzda çevresel hassasiyetin arttırılması, bilinçli tüketim alışkanlıklarının kazandırılması, geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaşması büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.

 

-“Doğadaki her canlıya özenle yaklaşmalı ve korumalıyız”

 

Hızlı nüfus artışına paralel olarak, doğal kaynakların daha fazla ve duyarsız bir şekilde tüketildiğini ifade eden Bayraktar, bu durumun ekosistemin işleyişini bozarak bazı canlıların neslinin tükenmesine yol açtığını belirtti. Ekosistemdeki her canlının bir görev üstlendiğini belirten Bayraktar, “Şifa doğada saklıdır.  Henüz faydası bilinmeyen bir bitkinin gelecekte amansız bir hastalığı tedavi edecek ilaç yapımında kullanılabileceği unutulmamalıdır. Doğadaki her canlıya özenle yaklaşmalı ve korumalıyız” diye konuştu.

 

“-Çevre sorunları ve iklim değişikliği tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor”

 

Bayraktar, çevre sorunları ve iklim değişikliğinin tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini, bilimsel raporların, iklimde 1950’lerden beri gözlenen bazı değişikliklerin benzeri görülmemiş düzeyde olduğunu tespit ettiğini bildirerek, “Artık iyice belirgin hale gelen küresel ısınma, iklim rejimini bozuyor. Dünyanın bazı bölgelerinde kuraklık yaşanırken, bazı bölgelerini sel götürüyor” diye konuştu.

Geçtiğimiz günlerde de önce aşırı sıcaklıkların görüldüğünü sonrasında ise yağış, don, dolu, kırağı, aşırı soğuk, fırtına, hortum gibi doğal afetlerin yaşandığını hatırlatan Bayraktar, “Gerçekleşen ani hava değişimi hemen hemen tüm bölgelerde afete neden oldu. Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileriyle üst üste yaşanan doğal afetler, çiftçimizi üretimi sürdüremez hale getiriyor. Çevreye verilen zarar iklim değişikliğine neden oluyor ve tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor” dedi.

İklimin bölgesel ve zamansal değişkenliği ile tarımsal üretimin önemli bir belirleyicisi olduğunu ifade eden Bayraktar şunları söyledi:

“Genel olarak bütün tarım mahsullerinin büyümesi için toprak, su, güneş ışığı ve sıcaklık ihtiyacı vardır. İklim, sayılan bileşenlerin hepsine etki eden dinamik bir bileşendir. Bu nedenle tarım sektörü için yarattığı risk, içerdiği bilinmezlikler yüzünden çok yüksek seviyededir.

İklim değişikliği tarımsal üretimde verim azalışı, sulama suyuna olan talep ve maliyetinin artışı, dikim ve hasat zamanında kaymalar, ürün yetiştirme elverişliliğinde azalma ve daha fazla hastalık görülmesi gibi sorunları beraberinde getirmektedir.

İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı tarımsal üretimde ve yönetimde adaptasyon önlemlerini en kısa zamanda almamız gerekmektedir.”

 

-“Doğal dengenin bozulmasındaki temel neden

çevre kirliliği ve tahribatıdır”

 

Bayraktar, artan nüfusla birlikte, havayı kirleten kaynaklar ve atıklarda yaşanan artışın; hava, su ve toprak kalitesini olumsuz etkilediğini belirterek, doğal dengenin bozulmasındaki temel nedenin çevre kirliliği ve tahribatı olduğunu ifade etti.

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin, toprak ve su ekosistemlerinde geri dönüşü olmayan hasara ve üretim potansiyeli kaybına neden olabileceğini belirten Bayraktar, “Gelişmekte olan birçok ülkenin ekonomisinin tarımsal üretime dayanması, iklim değişikliğinin etkilerinin daha fazla hissedilmesine neden olmaktadır. Normalin dışında gelişen hava koşulları tarımsal üretime zarar vermektedir” diye konuştu.

-Pandeminin çevreye etkisi-

 

Bayraktar, tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgınının yalnızca insanları değil çevre koşullarını da etkilediğini belirtti. Salgınla mücadele kapsamında alınan tedbirler nedeniyle, toplu taşıma ve özel araç kullanımı ile fabrikalarda üretim hızının azalmasına bağlı olarak hava kalitesinde iyileşmeler yaşandığını ifade eden Bayraktar, “Ancak bu süreçte hastalık bulaştırıcı risk taşıyan atıklarla da karlı karşıya kalmaktayız. Kullanılan yüz maskeleri, eldivenler ve diğer koruyucu ekipmanlar, çevreyle teması en az olacak şekilde çöpe atılmalıdır” diye konuştu.

 

-Yapılması gerekenler-

 

Biyolojik çeşitliliğin korunması açısından sürdürülebilir tarım kavramının da oldukça önemli olduğunu belirten Bayraktar, “Tarımda, yalnız maksimum üretimi elde etmek değil, toprağın ve suyun en uygun biçimde kullanılması ve sürdürülebilirliğin sağlanması hedeflenmelidir” diye konuştu.

Bitki örtüsünün tahrip edilmesi, tarım ve orman arazilerinin amaç dışı kullanımı, yanlış tarım uygulamaları, meraların aşırı ve düzensiz kullanımı, bilinçsiz ve aşırı sulama, toprak kirlenmesi, vahşi madencilik faaliyetleri gibi nedenlerin biyolojik çeşitliliği tehlikeye attığını belirten Bayraktar, şunları söyledi:

“Biyolojik çeşitliliğimizin korunmasında büyük önem taşıyan olan ormanların geliştirilmesi, genişletilmesi ve korunması çalışmalarına devam edilmelidir.

Sürdürülebilir olmayan arazi kullanımı, uygunsuz tarımsal faaliyetler ve toprak organik maddelerine zarar veren hasat, anız yakılması gibi insan faaliyetleri, biyolojik çeşitliliğin kaybı için büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

Çölleşme, su erozyonu, rüzgâr erozyonu, heyelan ve çığ risk haritaları yapılmalıdır.

Tarım arazilerinde toplulaştırma çalışmaları yapılırken, rüzgâr erozyonu görülen alanlarda, rüzgâr perdesi, yeşil kuşak ve rekreasyon maksatlı ağaçlandırma çalışmaları yapılacak alanlar planlanmalıdır.

Tarım alanlarında uygun planlama yapılarak en az su tüketen bitki yetiştiriciliği, bilinçli gübre kullanımı ve modern sulama teknikleri ile uygun türlerle oluşturulan ekim nöbetleri uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır.

Toprakların çoraklaşmasını ve verimliliğin azalmasını önlemek maksadıyla atık sular ve tarımdan dönen drenaj suları, uygun arıtım sağlanmadan tarımda kullanılmamalıdır.

Gübre ve pestisit kullanımlarının toprak ve bitki analiz sonuçlarına göre belirlenmesi sağlanmalıdır.

Toplumda çevre bilincinin oluşturulması, çevre sorunlarına karşı duyarlı olunması ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla eğitim programları düzenlenmelidir.”

Bayraktar, gerçekleşen doğal afetler hakkında Ziraat Odası Başkanlarından bilgi aldı

Ankara- 03.06.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gerçekleşen doğal afetler hakkında Oda Başkanlarından bilgi aldı.

Video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen toplantıya, Acıgöl, Ahlat, Aksaray, Altıntaş, Edirne, Eskil, Gercüş, Gülşehir, Gürgentepe, İznik, Karabük, Karapınar, Karatay, Kütahya, Niğde, Odunpazarı, Pazaryeri, Salihli, Saruhanlı Ziraat Odası Başkanları katıldı.

Bayraktar Ziraat Odası Başkanlarından, gerçekleşen doğal afetlerin tarım arazilerine etkisi ve çiftçilerin karşılaştıkları sorunlar hakkında ilgili kurumlara iletilmek üzere bilgi aldı, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Hayvan pazarları açılıyor


Ankara- 03.06.2020 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yeni tip koronavirüsle mücadele tedbirleri kapsamında geçici olarak kapanan hayvan pazarının açılmaya başladığını bildirerek, “Üreticilerimizin sabırsızlıkla beklediği kararın hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.