Bayraktar, telekonferans yöntemiyle toplantı yaptı

-Bayraktar, Yönetim Kurulu üyeleri ile telekonferans yöntemiyle toplantı yaptı

-Bayraktar, Yönetim Kurulu üyelerinden kendi bölgelerindeki çiftçilerin sorunları ile ilgili bilgi aldı

Ankara- 30.03.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Yönetim Kurulu üyeleri ile telekonferans yöntemiyle toplantı yaptı.

Bayraktar, Yönetim Kurulu üyelerinden kendi bölgelerindeki çiftçilerin sorunları ile ilgili bilgi aldı.

Bayraktar ve Yönetim Kurulu üyeleri, çiftçilerin sorunları ile ilgili olarak yapılması gerekenler ve alınması gereken tedbirleri görüştü.

“Biz senin için tarladayız sen evde kal Türkiyem”

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Çiftçilerimiz gıda ihtiyacını karşılamak için büyük bir özveriyle üretmeye devam ediyor”

-“Salgınla mücadele ettiğimiz bu süreçte gıdaya erişimde sıkıntı yaşamıyorsak, çiftçilerimizin gösterdiği fedakarlık sayesindedir”

 

Ankara- 30.03.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Bayraktar, vatandaşları evde kalmaya davet ederken, çiftçilerin ise gıda ihtiyacını karşılamak için büyük bir özveriyle üretmeye devam ettiğini bildirdi.

Tüm kesimlere “evde kal” çağrısı yapılırken çiftçilerin çalışmak zorunda olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Salgınla mücadele ettiğimiz bu süreçte gıdaya erişimde sıkıntı yaşamıyorsak, çiftçilerimizin gösterdiği fedakarlık sayesindedir. Biz senin için tarladayız sen evde kal Türkiyem” diye konuştu.

 

-“Üreticilerimize daha fazla destek vermek, tarımsal üretimimizi artırmak zorundayız”

 

Beslenmenin hayati bir gereklilik olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Çiftçilerimiz de herkes gibi endişeli ancak ülkemizin gıda ihtiyacını karşılamak için evlerinden çıkmak, tarlaya gitmek durumundalar. Üretimin aksamaması için, çiftçilerimizin sağlığı güvence altına alınmalı, acil çözüm bekleyen sorunları çözüme kavuşturulmalıdır” dedi.

COVİD-19 salgını ile mücadele edilen süreçte yeterli ve kaliteli gıdaya ulaşmanın öneminin bir kez daha ortaya çıktığını belirten Bayraktar şunları söyledi:

“İklim değişikliğiyle, doğal afetlerle mücadele eden dünyamız bugün ise uluslararası ölçekte etkili olan koronavirüs salgını ile savaş veriyor. Yaşanan bu gelişmeler tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. Diğer ülkelerden gelen, marketlerin yağmalandığı, insanların gıda stoğu yapmak için yarıştığı görüntüler tarımsal üretimin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Henüz kontrol altına alınamayan bu salgının etkisini devam ettirmesi durumunda küresel çapta bir gıda kıtlığı ile karşı karşıya kalabiliriz. Gıda güvencemizi korumak istiyorsak, üreticilerimize daha fazla destek vermek, tarımsal üretimimizi artırmak zorundayız.”

 

-“Risk alarak evinden çıkan ve üretmeye devam eden çiftçilerimize borçluyuz”

 

Koronavirüsle mücadele edebilmek için güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “Bağışıklığımızın güçlü olması için yeterli ve dengeli beslenmemiz gerekiyor. Çiftçilerimiz üretemezse gıdaya erişemeyiz, bedenimizi virüslere karşı savaşta güçsüz bırakırız” diye konuştu.

Bayraktar, evlerimizden çıkmamamız gereken şu günlerde market, pazar ve manavlarda her türlü gıdanın bulunduğuna işaret ederek, “Hepimiz risk alarak evinden çıkan ve üretmeye devam eden çiftçilerimize borçluyuz” dedi.

Bayraktar’dan “Covid-19 Danışma Kurulu” önerisi


Ankara- 29.03.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, koronavirüsle mücadele sürecinde tarım sektörü ve üreticilerin zarar görmemesi, gıda tedarikinin aksamaması için önlemler alınması gerektiğini bildirdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde “Covid-19 Danışma Kurulu” oluşturulması önerisinde bulunan Bayraktar, “Bu kurulda Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı gibi kamu kurumları, üretici örgütleri ve üniversiteler bir araya gelmeli. Üretici örgütleri aracılığıyla sahada tespit edilen sorunlar kurul üyelerine iletilmeli, kurul üyeleri ise hızlı bir şekilde aldıkları kararları süreci yürütecek olan karar vericilere iletmelidir” diye konuştu.

Bu süreçte tarımsal üretimin kesintiye uğramaması için üretici sorunlarına özenle yaklaşılması gerektiğine vurgu yapan Bayraktar, “Sahada yaşanan sorunları 765 Ziraat Odamız vasıtasıyla tespit ediyoruz. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, danışma kuruluna sahadaki çiftçilerimizden güncel bilgi akışı sağlayabiliriz” önerisinde bulundu.

Bayraktar, kurulmasını önerdiği Covid-19 Danışma Kurulu’nun öncelikli olarak gündemine alması gereken konuları şöyle sıraladı:

“Danışma kurulu; girdi fiyat değişimlerini ve arz talep dengesini takip etmeli, üretim, ithalat ve ihracat taleplerini dikkate alarak planlama yapabilmeli, kendine yeterlilik ve üretimin devamlılığı konusunda tedbirler alabilmelidir. Üretimde yaşanabilecek iş gücü kaybı, sermaye yetersizliği, girdi temininde yaşanacak sıkıntı, tarım işçilerine ilişkin sorunlar, çalışma şartlarının iyileştirilmesi, ani fiyat yükselişleri gibi sorunlar anlık olarak takip edilebilmeli hızlı bir şekilde kurula ulaştırılmalı ve çözüm üretilmelidir.

Danışma kurulu, üretimden tüketime kadar ki tüm zincirde yaşanabilecek olumsuzluklara yönelik tedbirler alabilmeli, zincirin her halkası anlık kontrol edebilmeli ve olumsuz senaryolara çözüm üretmek için gayret göstermelidir.

İhracat ve iç tüketim dengesini bozabilecek sorunlar danışma kurulu tarafından senaryolaştırılmalı, alınacak tedbirler belirlenmeli, anlık verilerle bu tedbirler hızlı bir şekilde hayata geçirilmelidir.

Stratejik ürünlerde planlama yapılmalı, müdahale mekanizmasına işlerlik kazandırılmalı, çiftçinin piyasanın insafına terkedilmesi önlenmeli, ürün bedellerinin hızlı bir şekilde ödenmesi sağlanmalıdır.

Danışma kurulu, koronavirüsün etkili olduğu süreçte hastalığın bulaşma riskini azaltacak önlemler almalı, çiftçiler ve tarım işçilerinin barınma koşulları ve çalışma saatlerinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirmelidir.

Üreticilerin üretime devam edebilmesi açısından kredi mekanizması kullanılabilir hale getirilmeli, kredi başvuru koşulları esnetilmeli, çiftçi sıfır faizli krediye kolayca ulaşabilmeli, finansman ihtiyacı karşılanabilmeli, üretimin kesintiye uğramaması için ek destekler verilmelidir.”

“Artan gübre fiyatlarına acilen müdahale edilmelidir”


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Artan gübre fiyatlarına acilen müdahale edilmelidir”

Ankara- 28.03.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üre gübresi fiyatında Ocak ayından bu yana yüzde 17,2’lik bir artış yaşandığını bildirdi. Gübrenin tarımsal üretimdeki en önemli girdilerden biri olduğuna işaret eden Bayraktar, “Üretimin aksamaması için artan gübre fiyatlarına acilen müdahale edilmelidir” diye konuştu.
Mevsim itibarıyla gübre kullanımının arttığını belirten Bayraktar şunları söyledi:
“Koronavirüs salgını nedeniyle ithalatta yaşanan kısıtlama, kur fiyatlarındaki yükselme ve mevsim itibarıyla gübre kullanımının artmasına bağlı olarak üre gübresi fiyatında Ocak ayından bu yana yüzde 17,2’lik bir artış yaşandı.
Ocak ayında tonu bin 950 lira olan üre gübresi bugün 2 bin 300 liradan, Ocak ayında tonunu 2 bin 370 lira olan DAP gübresi ise 2 bin 570 liradan satılıyor. Fiyatlardaki artış üreticilerimizin yeterince gübre kullanamamasına neden olacak bunun sonucunda ise verim ve kalite kaybı yaşanacaktır. Gübre fiyatlarının biran önce makul seviyelere çekilmesi tarımsal üretimin zarar görmemesi açısından önemlidir.”

“Taleplerimizden bir kısmı karşılanmaya başlandı”


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Tarım ve Orman Bakanlığından talep ettiğimiz destekleme ödemelerine bugün başlandı”

-“Valilerimiz 65 yaş üzerindeki çiftçilerimizin üretime devam etmesi konusunda anlayış göstermeye başladı”

-“Çiftçilerimizin kredi borçlarının faizsiz olarak ertelenmesi başta olmak üzere, Tarım Bağ-Kur prim borçları, elektrik borçları ve tarımsal sulama borçlarının faizsiz olarak ertelenmesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakanlarımıza rapor halinde ilettiğimiz taleplerimizin de en kısa sürede gerçekleşmesini bekliyoruz”

-“Halkımız evinde kalırken gıda güvencesini sağlamaya devam etmemiz için tarlada kalmak zorundayız. Çiftçilerimizi tarlada tutacak tedbirleri acilen almalı, gerekli destekleri vermeye devam etmeliyiz”

 

Ankara- 27.03.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 9 bölgede 765 Ziraat Odasıyla birlikte, çiftçilerin ve tarım sektörünün sorunlarını çözüme kavuşturmak için büyük gayret gösterdiklerini bildirdi.

Bayraktar, “Acil çözüm beklediğimiz sorunlarımızı ve beklentilerimizi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye ilettim. Taleplerimizden bir kısmı karşılanmaya başlandı” diye konuştu.

Bayraktar, “Tarım ve Orman Bakanlığımızdan talep ettiğimiz destekleme ödemelerine bugün başlandı. Toplamda 1 milyar 987 milyon 581 bin lira değerinde destek üreticilerimizin hesabına yatırılacak” diye konuştu.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında 65 yaş üstü vatandaşlar için sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin ardından, 65 yaş üzeri çiftçilerin tarlasına gidemediğini hatırlatan Bayraktar, “65 yaş üzerindeki çiftçilerimizin mağduriyetine neden olan bu sorunun çözümü için büyük gayret gösterdik. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile gerçekleştirdiğim telefon görüşmelerinin ardından Valilerimiz bu konuda anlayış göstermeye başladı” dedi.

Bayraktar, “Çiftçilerimizin kredi borçlarının faizsiz olarak ertelenmesi başta olmak üzere, Tarım Bağ-Kur prim borçları, elektrik borçları ve tarımsal sulama borçlarının faizsiz olarak ertelenmesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakanlarımıza rapor halinde ilettiğimiz taleplerimizin de en kısa sürede gerçekleşmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs salgını ile mücadele edilen süreçte yeterli gıdaya ulaşmanın öneminin daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Bayraktar, “Halkımız evinde kalırken gıda güvencesini sağlamaya devam etmemiz için tarlada kalmak zorundayız. Çiftçilerimizi tarlada tutacak tedbirleri acilen almalı, gerekli destekleri vermeye devam etmeliyiz” diye konuştu.

 

27 Mart Cuma günü (bugün) saat 18.00’dan sonra üreticilerimizin hesaplarına yatırılmaya başlanacak destekler ve miktarları şu şekilde:

 

Mazot Gübre:  21 ilde, 610 bin 502 üreticiye, 1,196 milyar lira

Anaç Koyun Keçi: 80 ilde, 196 bin 116 yetiştiriciye, 580 milyon lira

Hububat-Baklagil Desteği: 20 ilde, 46.820 üreticiye, 164 milyon lira

Dane Mısır Desteği: 7 ilde, 9 bin 799 üreticiye, 22 milyon lira

Hayvan Hastalık Tazminatı: 68 ilde, 686 yetiştiriciye, 16,2 milyon lira

Tiftik Keçilerine ilave destek: 3 ilde, 131 yetiştiriciye, 226 bin lira

Sertifikalı tohum ve fidan üretim: 7 ilde, 20 firmaya 6,8 milyon lira

Hastalıktan ari işletme ve küpe uygulama: 7 ilde 8 yetiştiriciye 155 bin lira

Deprem Zararı Ödemeleri (Hayvan ve yem yardımı): 103 çiftçiye 2 milyon 200 bin lira.

Çiftçilerimiz için çalışmaya devam ediyoruz

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Üreticilerimizin sorunlarını ve taleplerini Cumhurbaşkanımıza ve ilgili Bakanlarımıza ilettim”

-“İçişleri Bakanı Soylu ve Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli ile telefonda görüşerek, 65 yaş üzerindeki çiftçilerimizin sokağa çıkamamasının neden olduğu sorunları anlattım, yasağın kaldırılmasını talep ettim”

 

Ankara – 25.03.2020- Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,  koronavirüs salgınının tarımsal üretimde de zarar ve endişelere neden olduğunu bildirdi.

Bayraktar, ülkenin tamamını kapsayan 9 tarım bölgesinden Ziraat Odası başkanları ve üreticiler ile yapılan görüşmeler sonucu, üreticilerin tespit edilen sorunlarını ve taleplerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye ilettiğini ifade etti.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakanlardan üreticiler için destek talep ettiğini anlatan Bayraktar, “65 yaş üzerindeki üreticilerimizin sokağa çıkma yasağı ilan edilmesinin ardından karşılaştığı problemler ve üreticilerimizin kredi borçları ile ilgili yaşadığı sorunlar başta olmak üzere Oda başkanlarımızın genel merkezimize intikal ettirdiği talepleri aktardım. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli ve İçişleri Bakanı Soylu ile telefonda görüşerek, 65 yaş üzerindeki çiftçimizin sokağa çıkamamasının neden olduğu sorunları anlattım, yasağın kaldırılmasını talep ettim. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Bakanlarımızdan çiftçilerimiz için destek bekliyoruz” diye konuştu.

TZOB’da koronavirüs toplantısı


TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Çalışma arkadaşlarımızla, koronavirüsle mücadeleden Odalarımız ve çiftçilerimizin faaliyetlerine devam edebilmelerine kadar birçok konuyu görüştük”

 

Ankara – 23.03.2020 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, büyük bir özveriyle çalışan Türk çiftçisinin Covid-19 salgını ile mücadele sürecinde de ülkenin gıda ihtiyacını karşıladığını bildirdi. Bayraktar, “Çalışma arkadaşlarımızla, koronavirüsle mücadeleden Odalarımız ve çiftçilerimizin faaliyetlerine devam edebilmelerine kadar birçok konuyu görüştük” diye konuştu.

Çiftçilerin bu süreçte fedakarlık göstererek üretime devam ettiğini vurgulayan Bayraktar, “Çiftçilerimizin sağlığını korumalı, sorunlarına acilen çözüm üretmeliyiz” diye konuştu.

23 Mart Dünya Meteoroloji Günü


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: 

-“Tarım ve Orman Bakanlığı ile imzaladığımız protokol kapsamında meteorolojik tahmin ve uyarıları, 5 milyona yakın üyemize ulaştırıyoruz”

-“Meteorolojik hadiselerin tarıma etkileri, meteorolojik uyarıların ne anlama geldiği, riskler karşısında alınacak önlemler konusunda çiftçilerimize eğitim veriyoruz”

-“2019 yılında, 76 ilimizde doğal afetlere maruz kalan çiftçilerimiz üretimden vazgeçmemiş, tüm olumsuzluklara rağmen ülkemizin gıda güvencesini sağlamaya devam etmiştir”

 

Ankara – 22.03.2020 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, meteorolojinin tarım sektörü için hayati öneme sahip olduğunu, bildirerek, “Çiftçilerimizi zirai meteorolojik gelişmeler hakkında bilgilendiriyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı ile imzaladığımız protokol kapsamında meteorolojik tahmin ve uyarıları, 5 milyona yakın üyemize ulaştırıyoruz” diye konuştu.

Bayraktar, 23 Mart Dünya Meteoroloji günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, tarımın üstü açık bir fabrika olduğunu, meteoroloji biliminin takip ettiği sıcaklık, yağış, dolu, hortum gibi meteorolojik olayların öncelikle tarım sektörünü etkilediğini bildirdi. Meteoroloji bilimine duyulan ihtiyacın önemini her dönemde korumaya devam edeceğini belirten Bayraktar, “Verimliliği ve kaliteyi artırabilmek için gerekli tüm tedbirler alınıp en son teknoloji kullanılsa bile tarım, iklimdeki değişimlerden en fazla etkilenen sektördür” diye konuştu.

 

-“Geçtiğimiz yıl 76 ilimizde çiftçilerimiz afete maruz kaldı”-

 

Hava olaylarının üreticiler için taşıdığı önem dikkate alındığında, Meteoroloji Günü’nün farkındalık oluşturulması bakımından önemli bir gün olduğunu ifade eden Bayraktar şöyle konuştu:

“Küresel iklim değişikliğinin bir sonucu olarak çiftçimiz son yıllarda sürekli doğal afetlere maruz kalmaktadır. Son birkaç yıldır olduğu gibi, 2019’da da aşırı yağış, sel-su baskını, fırtına, dolu, don, kuraklık, yıldırım düşmesi, hortum gibi hemen her afeti çiftçimiz yaşadı. 2019 yılında, 76 ilimizde doğal afetlere maruz kalan çiftçilerimiz üretimden vazgeçmemiş, tüm olumsuzluklara rağmen ülkemizin gıda güvencesini sağlamaya devam etmiştir.

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Artvin, Aydın, Bartın, Balıkesir, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kastamonu, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak olmak üzere 76 ilimizde çiftçimiz afete maruz kaldı.

Artan bu afetler tarım ürünlerine oldukça fazla zarar vermekte, tarımsal faaliyeti sekteye uğratmaktadır. Afetlere karşı önceden önlem alınabilmesi için meteorolojik veri ve tahminlerin tarımda daha etkin kullanılması gerekmektedir.”

 

-“Üreticiler zirai meteoroloji hakkında daha fazla bilgilendirilmeli”-

 

Doğal afetleri önlemenin mümkün olmadığını ancak meteorolojik bilgi ve tahminleri etkin kullanmak suretiyle zararların en aza indirilebileceğini belirten Bayraktar şöyle devam etti:

“Üreticilerimizin, zirai meteorolojik gelişmelerden haberdar olması ve meteorolojik olayların etkilerine karşı alınacak önlemler konusunda bilgilendirilmesi yaşanacak zararın en aza indirilmesi konusunda bir gerekliliktir. Üreticiler zirai meteoroloji hakkında daha fazla bilgilendirilmelidir.

Bu düşünceden hareketle Tarım ve Orman Bakanlığı ile bir protokol imzaladık. İmzaladığımız protokol kapsamında, Meteoroloji Genel Müdürlüğü meteorolojik tahmin ve uyarıları Birliğimize iletiyor, biz de bu bilgileri Ziraat Odalarımız aracılığıyla, kısa mesajla, 5 milyona yakın üyemize ulaştırıyoruz.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile birlikte alanda eğitim çalışmalarına da başladık. Meteorolojik hadiselerin tarıma etkileri, meteorolojik uyarıların ne anlama geldiği, riskler karşısında alınacak önlemler konusunda çiftçilerimize eğitim veriyoruz. Bu eğitim çalışmaları ile doğal afet zararlarının en aza indirilmesini hedefliyoruz.”

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, afetlerin önlenmesinde ve zararların azaltılmasında isabetli tahminler ve zamanında yapılan uyarılarla yerinde ve zamanında erken tedbirlerin alınmasında önemli rol oynayan Meteoroloji Genel Müdürlüğünün ve meteoroloji çalışanlarının 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutladı.

22 Mart Dünya Su Günü…


-22 Mart Dünya Su Günü…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Türkiye su zengini değildir. Suyun damlasını bile ziyan etmek gelecek nesillere ihanettir”

-“Vahşi sulamaya son vermemiz şart”

-“Basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için teşvik ve hibeler artırılmalı üreticilerimiz için cazip hale getirilmelidir”

 

Ankara – 21.03.2020 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarına göre su azlığı yaşayan ülkeler arasında olduğunu belirterek, “Kuraklığa karşı tedbir almak, su tasarrufu yapmak zorundayız. Türkiye su zengini değildir. Suyun damlasını bile ziyan etmek gelecek nesillere ihanettir” diye konuştu.

Bayraktar, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, yaşam için olmazsa olmaz önemde olan suyun, dünyada dengeli dağılmadığını, kimi bölgelerde kişi başına onbinlerce metreküp kullanılabilir su düşerken, kimi bölgelerde temiz suya ulaşımının neredeyse imkansız bir hal aldığını belirtti. Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1000 metreküpten daha az olan ülkelerin su fakiri, 1000-2000 metreküp arası olanların su azlığı çeken ülke sınıfında kabul edildiğini hatırlatan Bayraktar, “Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1347

metreküptür. Bugün su azlığı çeken ülkemiz, nüfusun artmasıyla su fakiri olma riskiyle karşı karşıyadır. Bu bilinçle hareket etmeli suyumuzu ziyan etmemeliyiz” dedi.

 

-“Yeterli su kullanımı verimlilik için şarttır”-

 

Dünyada nüfusun artışına paralel olarak gıda ihtiyacının da arttığına işaret eden Bayraktar, ilerleyen yıllarda, gıda güvencesinin sağlanması ve sanayinin hammadde ihtiyacının karşılanabilmesi için tarımsal üretimin artırılması gerektiğini söyledi.  Sürdürülebilir su politikası izlemenin, akılcı ve kalıcı çözümler üretmenin bir zorunluluk olduğuna işaret eden Bayraktar,Dünyada tarım alanlarının hemen hemen tamamını kullanıyoruz. Üretimi artırmanın tek yolu var o da verimliliği artırmak. Verim artışını sağlamak için kullanacağımız en önemli unsur da sudan başka bir şey değil. Yeterli su kullanımı verimlilik için şarttır” diye konuştu.

  

-“GAP, KOP ve DAP gibi projeler bir an önce tamamlanmalıdır”

 

Türkiye’de kullanılan suyun yüzde 74’ünün tarımda kullanıldığını, iklim şartları nedeniyle ülkenin büyük bölümünde yeterli sulamayla tarımda verimliliğin artırılabildiğini bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Tarımda sürdürülebilirlik bakımından sulama, ürünün kalite ve veriminin artırılmasında önemli rol oynamaktadır. Son yıllarda yer altı sularının aşırı tüketilmesi nedeniyle ülkemizin birçok bölgesinde su sorunu görülmeye başlamıştır.

Ülkemizde sulamaya açılan alanların büyük bir kısmında da hala geleneksel yüzey sulama yöntemleri uygulanmaktadır. Salma, tava ve karık sulama yöntemleri ile sulanan alanlarda su kaynakları etkin kullanılamıyor. Yüzde 60’a varan su tasarrufu sağlayan basınçlı sulama sistemlerini kurmak, su kayıplarını azaltmak, aşırı ve yanlış sulamanın topraklarımıza ve çevreye verdiği zararlı etkileri en aza indirmek zorundayız. Vahşi sulamaya son vermemiz şart. Basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için teşvik ve hibeler artırılarak üreticilerimiz için daha cazip hale getirilmelidir.

Teknik ve ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektarlık arazinin hala 1,85 milyon hektarını sulama altyapısı tamamlanamadığı için sulayamıyoruz. 1,85 milyon hektar tarım arazisinin suya kavuşturulması, gıda talebinin karşılanması tarımda çalışan nüfusun işsizlik sorunlarının çözülmesi ve üreticilerimizin hayat standartlarının yükseltilmesi açısından oldukça önemlidir. Bu açıdan, büyük sulama projeleri içeren GAP, KOP ve DAP gibi projeler bir an önce tamamlanmalıdır. Arazi toplulaştırma çalışmaları hızlandırılmalı, yer altı suyu rezervleri korunmalıdır.”       

Bayraktar, suyun değerini en çok çiftçilerin bildiğini belirterek, dünyada yaşayan her kişinin bu bilince ulaşması temennisiyle 22 Mart Dünya Su Günü’nü kutladı.

21 Mart Dünya Ormancılık Günü…


 -21 Mart Dünya Ormancılık Günü…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Daha yeşil bir Türkiye hedefliyoruz”

-“Ziraat Odalarımızla Ağaçlandırma Seferberliği kapsamında fidan dikme çalışmalarını sürdürüyoruz”

 

            Ankara – 20.03.2020 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, her ilde Ziraat Odası Hatıra Ormanları’nın oluşturulduğunu vurgulayarak, çiftçilere verilen eğitim ve fidan desteğiyle de daha yeşil bir Türkiye hedeflediklerini söyledi.

Bayraktar, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ormanların toprağı koruduğunu, çevre kirliliğini önlediğini yaşamsal işlevlerinin yanında, biyolojik çeşitliliğin korunmasındaki yeri ve rolünün son derece önemli olduğunu vurguladı.

            Türkiye’de 22,6 milyon hektar orman arazisi bulunduğunu belirten Bayraktar, “Bu rakam ülkemizin yüzölçümünün yaklaşık yüzde 29’una denk geliyor. Dünyada en önemli karbon yutaklarından biri olan ormanlar büyük bir hızla azalırken, ülkemiz bugüne kadar yapmış olduğu ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve bozuk ormanların iyileştirmesi çalışmaları ile orman varlığını artıran ülkelerdendir” diye konuştu.

           

            -“Ormanlar yaşam için vazgeçilmezdir”

 

Ormanların, sahip oldukları biyolojik çeşitlilik dolayısıyla dünyadaki en değerli ekosistem olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Su rejimini düzenleyen, erozyonu ve çevre kirliliğini önleyen, ekolojik dengeyi koruyan ormanlar yaşam için vazgeçilmezdir. Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı erozyon tehlikesiyle karşı karşıyadır. Ayıca tarım arazilerimiz ile çayır mera alanlarımız sellerden büyük zarar görmektedir. Ormanlar toprak erozyonunu önlediği gibi tarım arazilerinin, çayır ve meraların sellerden zarar görmesine mani olmaktadır. Orman varlığımızın artırılması, orman tahribatlarının önüne geçilmesi şüphesiz çok önem arz etmektedir. Erozyonla biriken toprak da baraj rezervuar hacminde önemli kayıplara neden olmakta, barajların ekonomik ömrünü kısaltmaktadır. Barajların ömürlerinin uzaması havza içindeki orman, çayır ve meraların gelişmesiyle mümkündür.”

 

-“Kırsalda yaşayan insanlar açısından hayati önem taşıyor” 

 

22 bin 847 orman köy ve mahallelerinde, yaklaşık 6 milyon 827 bin kişinin yaşadığı bilgisini veren Bayraktar, “Ormanların verimli olarak işletilmesi, geliştirilmesi ve korunması, geçimini doğal kaynaklara bağlı olarak sürdüren ve kırsalda yaşayan insanlar açısından hayati önem taşımaktadır. Topluma ormanların hayati önemini daha geniş ölçüde tanıtmaya yönelik çalışmalara hız verilmeli ve orman alanlarının yok olmasını önleyerek, orman kaynaklarının sürdürülebilir kullanımının sağlanması gerekmektedir. Bu önemli zenginliğin korunarak gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak hepimizin görevdir” diye konuştu.

 

-“Ziraat Odalarımız ağaçlandırma çalışmaları yapıyor”-

 

Ülkemizde ağaçlandırma çalışmaları ve ormanların korunmasının çok önemli bir konu olduğunu belirten Bayraktar, “Ziraat Odaları olarak biz de üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz ve yapacağız. 2012 yılında Ağaçlandırma Seferberliği kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığımız ile protokol imzaladık. Söz konusu protokol kapsamında 81 ilde Ziraat Odalarımız ağaçlandırma çalışmalarını sürdürüyor. Ziraat Odaları olarak çiftçilerimizi ağaçlandırmanın önemi ile ilgili bilgilendiriyor, eğitimler veriyor, fidan desteği sağlıyoruz” diye konuştu. Bayraktar, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın koordinasyonunda gerçekleştirilen “Geleceğe Nefes” kampanyasında 766 Ziraat Odası’yla birlikte yer aldıklarını ifade etti.

Bayraktar, ormanların korunması ve gözetilmesinin gerekliliğini vurgulayarak, daha yeşil bir Türkiye temennisiyle 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nü kutladı.