Sakarya Ziraat Odaları Başkanlarından Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti


Ankara- 24.06.2019- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyaretleri sürüyor.

Sakarya Ziraat Odalarının Başkanları, TZOB Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Bayraktar tarafından kabul edildi. Oda Başkanları, Bayraktar’ın yeniden Genel Başkanlığa seçilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek hayırlı olsun temennisinde bulundular. Görüşmede Sakarya tarımı ve sorunları da ele alındı.

Yozgat Ziraat Odaları Başkanlarından Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti


Ankara- 24.06.2019- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyaretleri sürüyor.

Yozgat Ziraat Odalarının Başkanları, TZOB Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Bayraktar tarafından kabul edildi. Oda Başkanları, Bayraktar’ın yeniden Genel Başkanlığa seçilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek hayırlı olsun temennisinde bulundular. Görüşmede Yozgat tarımı ve sorunları da ele alındı.

Afyonkarahisar Ziraat Odaları Başkanlarından Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti


Afyonkarahisar Ziraat Odaları Başkanlarından Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti

Ankara- 21.06.2019- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyaretleri sürüyor.

Afyonkarahisar Ziraat Odalarının Başkanları, TZOB Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Bayraktar tarafından kabul edildi. Oda Başkanları, Bayraktar’ın yeniden Genel Başkanlığa seçilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek hayırlı olsun temennisinde bulundular. Görüşmede Afyonkarahisar tarımı ve sorunları da ele alındı.

Tarım eski Bakanı Musa Demirci, Bayraktar’ı ziyaret etti


Tarım eski Bakanı Musa Demirci, Bayraktar’ı ziyaret etti

Ankara – 21.06.2019 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, nezaket ziyaretinde bulunan Tarım eski Bakanı Musa Demirci ile TZOB’da bir araya geldi.

Birlik Merkezi’nde gerçekleşen görüşmede, Bayraktar ve Demirci, tarım sektörü ve çiftçi sorunlarını ele aldılar, görüş alışverişinde bulundular.

Kırıkkale Ziraat Odaları Başkanlarından Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti


Kırıkkale Ziraat Odaları Başkanlarından Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti

Ankara- 21.06.2019- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyaretleri sürüyor.

Kırıkkale Ziraat Odalarının Başkanları, TZOB Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Bayraktar tarafından kabul edildi. Oda Başkanları, Bayraktar’ın yeniden Genel Başkanlığa seçilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek hayırlı olsun temennisinde bulundular. Görüşmede Kırıkkale tarımı ve sorunları da ele alındı.

Düzce Ziraat Odaları Başkanlarından Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti


Düzce Ziraat Odaları Başkanlarından Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti

Ankara- 21.06.2019- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyaretleri sürüyor.

Düzce Ziraat Odalarının Başkanları, TZOB Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Bayraktar tarafından kabul edildi. Oda Başkanları, Bayraktar’ın yeniden Genel Başkanlığa seçilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek hayırlı olsun temennisinde bulundular. Görüşmede Düzce tarımı ve sorunları da ele alındı.

Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti


Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti

Ankara-21.06.2019- Kütahya Ziraat Odaları Başkanlarından Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyareti Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a “hayırlı olsun” ziyaretleri sürüyor. Kütahya ve Çavdarhisar Ziraat Odalarının Başkanları, TZOB Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Bayraktar tarafından kabul edildi. Oda Başkanları, Bayraktar’ın yeniden Genel Başkanlığa seçilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek hayırlı olsun temennisinde bulundular. Görüşmede Kütahya tarımı ve sorunları da ele alındı.

ÇKS kaydı için son gün 28 Haziran 2019…


-ÇKS kaydı için son gün 28 Haziran 2019…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Çiftçilerimizin son haftalarda yaşanabilecek yoğunluğu göz önünde bulundurarak kayıtlarını bir an önce yaptırmalarında fayda var”

-“ÇKS yaptırmayan çiftçiler desteklerden yararlanamıyor, tarım sigortası yaptıramıyor, düşük faizli kredi kullanamıyor, TMO’ya ürün veremiyor”

-“Tarım alanlarının ÇKS kayıtlarının yapılması, çiftçilerimizin tarımsal faaliyetlerini sürdürmesine katkı sağlayan desteklerden yararlanabilmeleri için elzemdir”

-“Çiftçilerimizin yaşanması muhtemel herhangi bir doğal afet sonucu meydana gelen zararları doğrultusunda vergi, kredi, sigorta primi gibi borçlarının ertelenmesi veya afet sonrası yapılacak her türlü tarımsal desteklerden yararlanabilmesi için ÇKS kayıtlarını yaptırmaları gerekmektedir”

 

Ankara – 21.06.2019 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvurularının, yönetmelik çerçevesinde 30 Haziran 2019 tarihinde sona erdiğini ancak, bu tarihin hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle çiftçilerimizin mağduriyet yaşamamaları için başvurularını 28 Haziran 2019 Cuma gününe kadar yaptırmaları gerektiğini bildirdi.

Bayraktar, “Çiftçilerimizin son haftada yaşanabilecek yoğunluğu göz önünde bulundurarak ÇKS başvurularını bir an önce yaptırmalarında fayda var” dedi.

Şemsi Bayraktar, ülkemizde ÇKS’ye kayıt yapılabilecek 23 milyon 200 bin hektar tarım alanı bulunmasına rağmen, 2018 yılında ÇKS kaydı yapılan alanın 15 milyon 162 bin hektarla sınırlı kaldığını ifade etti.

Bayraktar, şunları kaydetti:

“2018 yılında 8 milyon 38 bin hektar arazi, tarım yapılabildiği halde ÇKS dışında kalmıştır. Bu rakam 1 milyon 837 bin hektar olan Hollanda tarım alanının yaklaşık 4,5 katı büyüklüğündedir. Tarım alanlarının ÇKS kayıtlarının yapılması, çiftçilerimizin tarımsal faaliyetlerini sürdürmesine katkı sağlayan desteklerden yararlanabilmeleri için elzemdir. Tarım yapıldığı halde çeşitli gerekçelerle ÇKS kaydına engel teşkil eden sorunların çözümlenmesi de oldukça önemlidir.”

 

-“ÇKS yaptırmayan üretici desteklerden yararlanamıyor”-

 

Bayraktar, ÇKS başvurusu yaptırmayan üreticilerin yıl içinde verilen mazot, kimyevi gübre, sertifikalı tohum, yem bitkileri ve prim uygulamaları başta olmak üzere verilen desteklerden yararlanamadığını hatırlattı. ÇKS başvurusu bulunmayan üreticilerin düşük faizli kredi kullanamadığını, TMO gibi kurumlara ürün veremediğini, tarım sigortasına başvuramadığını belirten Bayraktar, “Çiftçilerimizin yaşanması muhtemel herhangi bir doğal afet sonucu meydana gelen zararları doğrultusunda vergi, kredi, sigorta primi gibi borçlarının ertelenmesi veya afet sonrası yapılacak her türlü tarımsal desteklerden yararlanabilmesi için ÇKS kayıtlarını yaptırmaları gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

 

-Son gün 28 Haziran-

 

ÇKS başvuruları için son günün 28 Haziran 2019 olduğunu hatırlatan Bayraktar, üreticilere, olası sıkıntıları göz önünde bulundurmalarını ve kayıt için son günü beklememelerini önerdi. ÇKS kaydını yaptırmayanların 2019 yılı desteklerinden faydalanamayacağını bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Çiftçilerimiz, 28 Haziran 2019 tarihinden sonra sahip oldukları veya kiraladıkları tarım arazileri dışında yeni bir arazi kaydı yapamayacak. Ancak çiftçiler, içinde bulunulan üretim yılında ÇKS’ye kayıtlı tarım arazilerinin üretim bilgilerinin güncellenmesi işlemini, 15 Temmuz-15 Ağustos 2019 tarihleri arasında yapabilecek. Mücbir sebeplerden kaynaklanan üretim bilgisi değişiklikleri üretim yılı içinde yapılabilecek.”

Bayraktar, ÇKS başvurularının, Ziraat Odalarından alınan çiftçi belgeleri ve diğer istenen belgeler ile il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine yapılabileceğini hatırlattı.

Toprak için el ele vermeliyiz…


-Toprak için el ele vermeliyiz…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Geleceğimiz tarım arazilerimizi, ormanlarımızı, sulak alanlarımızı korumamıza bağlı”

-“Her yıl farklı ülkelerde kutlanmakta olan Dünya Çölleşme ile Mücadele Günü etkinliklerinin bu sene ülkemizde kutlanması gurur vericidir”

-“Çölleşme ve kuraklık, dünya kara alanlarının dörtte birini, 168 ülkeyi ve 1,5 milyar insanı doğrudan etkiliyor”

-“Çölleşme/arazi tahribatı ve kuraklık sebebiyle dünyada her yıl 12 milyon hektar tarım arazisi bozulmakta, 5,6 milyon hektar orman arazisi azalmaktadır”

-“Ülkemiz Çölleşme Risk Haritasına göre, topraklarımızın yüzde 19’u yüksek risk altında”

-“Konya-Karapınar, Iğdır-Aralık ve Urfa-Ceylanpınar çok yüksek risk taşıyan bölgeler olarak görülürken, Tuz Gölü havzası,

Ereğli-Karaman bölgesi, Şanlıurfa-Ceylanpınar-Mardin-Batman hattıyla Eskişehir çevresi orta ve yüksek risk grubunu oluşturmaktadır”

 

Ankara – 15.06.2019 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, herkesin toprağın önemini kavraması gerektiğini bildirerek, “toprak için el ele vermeliyiz. Geleceğimizin tarım arazilerimizi, ormanlarımızı, sulak alanlarımızı korumamıza bağlı olduğunu unutmamalıyız” dedi.

Bayraktar, 16 Haziran Toprak Bayramı ve 17 Haziran Dünya Çölleşme Mücadele Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, toprakların korunması ve tarımın geleceğinin, doğal yapının durumuyla doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. Erozyon, tuzluluk ve çoraklaşma ile tarım arazilerinin yanlış ve amaç dışı kullanımının ülkemiz topraklarının en önemli sorunu olduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Nüfus artışına bağlı olarak bütün dünyada topraklar üzerindeki baskı her yıl biraz daha yoğunlaşmaktadır. Tüm dünya ülkelerinin ortak sorunu olan, iklim değişimleri ve insan etkileri de dâhil olmak üzere çeşitli etmenlerin sonucunda oluşan çölleşme ile kuraklığa karşı ortak bir mücadele geliştirmek için Birleşmiş Milletler tarafından Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi 17 Haziran 1994 tarihinde kabul edilmiştir. Ülkemiz ise bu sözleşmeyi 1998 yılında kabul etmiştir. Her yıl farklı ülkelerde kutlanmakta olan Dünya Çölleşme ile Mücadele Günü etkinliklerinin bu sene ülkemizde kutlanması gurur vericidir.

Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) Sekreteryası bu yıl Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü’nün ana temasını ‘Toprak İçin Elele’ olarak belirlemiştir. Bu temadan da hareketle, hep birlikte el ele topraklarımıza sahip çıkmalıyız.”

 

-168 ülkede 1,5 milyar insan etkileniyor-

 

Dünyada çölleşme ve kuraklığın kara alanlarının dörtte birini, 168 ülkeyi ve 1,5 milyar insanı doğrudan etkilediğine dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Bu nüfusun 250 milyon kadarı ciddi risk altında iken yaklaşık 10 milyon kadarı çölleşme/arazi tahribatı ve kuraklık nedeniyle göç etmek durumunda kalmıştır. Çölleşme/arazi tahribatı ve kuraklık sebebiyle dünyada her yıl 12 milyon hektar tarım arazisi bozulmakta, 5,6 milyon hektar orman arazisi azalmaktadır.

Ülkemiz ‘Çölleşme Risk Haritası’na göre de topraklarımızın yaklaşık olarak yüzde 20’si zayıf, yüzde 52’si orta ve yüzde 19’u yüksek risk grubunda bulunmaktadır. Türkiye’de Konya gibi kurak ve mikro klima özelliği gösteren bölgelerimiz bulunmakta ve bu alanlar çölleşme açısından sıcak noktalarımızı oluşturmaktadır. Konya-Karapınar, Iğdır-Aralık ve Urfa-Ceylanpınar çok yüksek risk taşıyan bölgeler olarak görülürken, Tuz Gölü havzası, Ereğli-Karaman bölgesi, Urfa-Ceylanpınar-Mardin-Batman hattıyla Eskişehir çevresi orta ve yüksek risk grubunu oluşturmaktadır. Yeşilin, yağışın ve nemin bol olduğu Karadeniz bölgesi ise en düşük risk sınıfında yer almaktadır.”

Bayraktar, topoğrafyanın çok engebeli olması, farklı iklim özelliği yanında, bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve yetersizliği, tarım ve orman arazilerinin amaç dışı kullanımı, yanlış tarım uygulamaları, meraların aşırı ve düzensiz kullanımı, bilinçsiz ve aşırı sulama,  toprak kirlenmesi ve vahşi madencilik faaliyetlerinin çölleşmeyi hızlandırdığını belirtti.

 

-“Çölleşme ve erozyonla mücadelede ormanlar büyük öneme haiz”-

 

Çölleşme ve erozyonla mücadelede ormanların korunması, geliştirilmesi ve genişletilmesi çalışmalarının önem arz ettiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ormancılık faaliyetlerinin planlanmasında ve uygulanmasında erozyon riski dikkate alınarak toprağı koruyucu tedbirler uygulanmalı, ormancılık dışı faaliyetler için tahsis edilen alanlarda erozyon ve toprağın korunması açısından etkin bir denetim yapılmalıdır. Toprak kayıplarında heyelan ve erozyon gibi doğal süreçlerin önemli bir rolü vardır. Ancak; sürdürülebilir olmayan arazi kullanımı, uygunsuz tarımsal faaliyetler ve toprağın organik maddelerine zarar veren hasat, anız yakılması gibi insan faaliyetleri, doğal döngüye kıyasla toprakta biyolojik çeşitliliğin kaybı için çok daha büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Türkiye çölleşme, su erozyonu, rüzgâr erozyonu, heyelan ve çığ risk haritaları yapılmalıdır. Tarım arazilerinde toplulaştırma çalışmaları yapılırken, rüzgâr erozyonu görülen alanlarda, rüzgâr perdesi, yeşil kuşak ve rekreasyon maksatlı ağaçlandırma çalışmaları yapılacak alanlar planlanmalıdır.

Toprakların çoraklaşmasını ve verimliliğin azalmasını önlemek maksadıyla atık sular ve tarımdan dönen drenaj suları, uygun arıtım sağlanmadan tarımda kullanılmamalıdır. Gübre ve pestisit kullanımlarının mutlak surette toprak ve bitki analiz sonuçlarına dayandırılması için gerekli önlemler alınmalıdır.”

Bayraktar, her geçen yıl artarak devam eden arazi bozunumunu önlemek ve toprağı korumak için küresel boyutta önlemler alınması gerektiğine de dikkati çekti.

5 Haziran Dünya Çevre Günü


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Ormanları tahrip etmek gelecek nesillerin hakkını gasp etmek demektir”

-“Hava kirliliğini önlemekte en önemli etken ormanlardır”

-“Orman varlığımızı artırırken mevcut ormanlarımızı korumalı, bu değerli emaneti gelecek nesillere aktarmalıyız”

-“Çevre kirliliği ile mücadele her bireyin asli görevidir”

-“Her bireyin günlük hayatta alacağı küçük tedbirlerle çevre kirliliğiyle mücadele etmesi, gelecek nesillere yaşanabilir, yeşil ve temiz bir dünya bırakmanın küçük ama belki de en önemli adımı olacaktır”

-“Gelecek nesiller için en değerli miras, yaşanabilir bir dünyadır”

 

Ankara – 04.06.2019 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, temiz hava solumanın hayati bir gereklilik olduğunu belirterek, “Ormanları tahrip etmek gelecek nesillerin hakkını gasp etmek demektir. Ormanlarımızı korumak ve genişletmek görevimizdir” diye konuştu.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Dünya Çevre Günü’nün çevre sorunlarına dikkat çekmek, doğayı ve dünyayı korumak için küresel farkındalığı artırmak amacıyla her yıl 5 Haziran’da kutlandığını belirtti. Bu yıl Çevre Günü’nün temasının “hava kirliliğini önleme” olarak belirlendiğini bildiren Bayraktar, hava kalitesinin insan sağlığı ile doğrudan ilişkisi olduğunu vurguladı.

 

-Başlıca hava kirliliği kaynakları-

 Ülkemizde hava kirliliğinin başlıca kaynağının evsel ısınma, imalat sanayi işletmeleri, karayolu trafiği, termik santraller, maden işletmeleri ve diğer sanayi faaliyetleri olduğunu anlatan Bayraktar şöyle devam etti:

“63 ilimizde evsel ısınma, 7 ilde imalat sanayi işletmeleri, 5 ilde karayolu trafik, 2 ilde diğer sanayi faaliyetleri, 2 ilde termik santraller, 1 ilde maden işletmeleri ve 1 ilde de diğer kaynaklar hava kirliliğinin başlıca nedenidir.

Ülkemizde hava kirliliğinin kaynağını bölgesel olarak incelediğimizde ise; Marmara Bölgesinde ve Akdeniz’in doğusunda imalat sanayi, Batı Karadeniz’de Düzce ve Karabük’te ise diğer sanayi faaliyetleri ön plana çıkmaktadır. Termik santrallerden kaynaklı hava kirliliği ise Çanakkale ve Kütahya’da, maden işletmeleri ise Burdur’da birincil hava kirliliği kaynağı olmuştur. Karayolu trafiği, Sakarya, Eskişehir, Kayseri, Malatya ve Şanlıurfa illerinde hava kirliliğinin birinci öncelikli kaynağıdır. Anız yangınları, kış mevsiminde hayvan dışkılarının yakacak olarak kullanılması, lastiklerin yakılması özellikle Batman’da başlıca hava kirliliği kaynaklarıdır.

 

-“Ormanların hayati önemini tanıtmaya yönelik çalışmalara hız vermeliyiz”        

Şüphesiz hava kirliliğini önlemekte en önemli etken ormanlardır. Ülkemizde,  22 milyon 342 bin hektar alan orman arazisi mevcut olup bu alan ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 28,6’sına denk gelmektedir. 2030 yılına kadar orman varlığının ülke yüzölçümüne oranının yüzde 30 düzeyine ulaşması hedeflenmektedir.

Dünyada en önemli karbon yutaklarından biri olan ormanlar büyük bir hızla azalırken, ülkemiz bugüne kadar yapmış olduğu ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve bozuk ormanların iyileştirilmesi çalışmaları ile orman varlığını artıran ülkelerdendir. Orman varlığımızı artırırken mevcut ormanlarımızı korumalı, bu değerli emaneti gelecek nesillere aktarmalıyız.

Dünyadaki hızlı nüfus artışı ve sanayileşme, doğal kaynaklar üzerinde yoğun baskılar oluşturmakta, ormanlar da bu olumsuzluktan ciddi şekilde etkilenmektedir. Ormanların hayati önemini tanıtmaya yönelik çalışmalara hız vermeli, orman kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlamalıyız”

 

“İnsanoğlu hayatta kalabilmek için doğaya muhtaçtır” 

Çevre kirliliği ile mücadelenin her bireyin asli görevi olduğuna işaret eden Bayraktar, “Yaşadığımız çevreyi korumalı, kollamalı, doğal kaynakları bilinçli kullanmalı, etkin çevre politikalarını desteklemeli ve yaygınlaştırmalıyız. Büyük küçük, genç yaşlı demeden her bireyin günlük hayatta alacağı küçük tedbirlerle çevre kirliliğiyle mücadele etmesi, gelecek nesillere yaşanabilir, yeşil ve temiz bir dünya bırakmanın küçük ama belki de en önemli adımı olacaktır” diye konuştu.

Gelecek nesiller için en değerli mirasın, yaşanabilir bir dünya olduğunu söyleyen Bayraktar, “Çocuklarımızı çevrenin önemini anlatarak yetiştirmek de her ebeveynin asli görevleri arasında olmalıdır. Doğanın yaşamak için insanoğluna ihtiyacı yoktur ancak insanoğlu hayatta kalabilmek için doğaya muhtaçtır” ifadelerini kullandı.