“Tabii afetler çiftçimizi vurdu, acilen zarar karşılanmalı”


-“Tabii afetler çiftçimizi vurdu, acilen zarar karşılanmalı”

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Aşırı yağış, su baskınları, fırtına, hortum gibi tabii afetler tarım alanlarında büyük hasara neden oldu. Binlerce dekar sera, meyve bahçesinde yıkım yaşadı, tarım arazileri de su altında kaldı”

-“Çiftçimiz zor durumda. Acilen hasar tespitleri yapılmalı, üreticimizin zararı karşılanmalı, kredi, sigorta, elektrik, vergi başta olmak üzere tüm borçları ertelenmelidir”

-“Üretimde kalabilmesi için çiftçimize yeni finansman sağlanmalıdır”

-“Büyük yıkım yaşanan il ve ilçelerimiz afet bölgesi ilan edilmelidir”

-“Üst üste yaşanan tabii afetler nedeniyle biriken tarımsal kredi borçlarını ödeyemeyen çiftçilerimizin borçlarının, faizsiz ve uzun vadeli olarak yapılandırılmasını talep ediyoruz”

 

Ankara – 27.01.2019 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bu yıl şiddetli bir kış yaşayan ülkemizde tarımsal faaliyetin devam ettiği Akdeniz ve Ege kıyı şeridinde, çiftçinin, tabii afetlerden büyük oranda etkilendiğini bildirerek, “aşırı yağış, su baskınları, fırtına, hortum gibi tabii afetler, tarım alanlarında büyük hasara neden oldu. Binlerce dekar sera, meyve bahçesinde yıkım yaşadı, tarım arazileri de su altında kaldı” dedi.

Bayraktar, “çiftçimiz zor durumda. Tabii afetler çiftçimizi vurdu. Acilen hasar tespitleri yapılmalı, üreticimizin zararı karşılanmalı, kredi, sigorta, elektrik, vergi başta olmak üzere tüm borçları ertelenmelidir. Üretimde kalabilmesi için çiftçimize yeni finansman sağlanmalıdır. Büyük yıkım yaşanan il ve ilçelerimiz afet bölgesi ilan edilmelidir” taleplerinde bulundu.

Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, ülke genelinde kış mevsiminin tüm sertliğiyle kendini gösterdiğini belirtti. Kış nedeniyle yaşanan olumsuz hava koşullarının tarım sektörünü olumsuz etkilediğini söyleyen Bayraktar, “bu yıl ülke genelinde gerçekleşen kar yağışı hububat üretim bölgeleri ve susuzluğun yaşandığı illerde çiftçimizin yüzünü güldürürken, aşırı yağış, su baskını, don, fırtına ve hortum gibi tabii afetlerin tarlada ürünü olan çiftçimizin afet yaşamasına neden oldu” dedi.

 

-Aşırı yağışlar ekili, dikili alanlar ve seralarda zarara neden oldu-

 

Son dönemde etkili olan aşırı yağışların, ekili, dikili alanlar ve seralarda zarara neden olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Aralık ayında özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde gerçekleşen aşırı yağışlar pamuk ve ikinci ürün mısır alanlarında zarara neden oldu. Günlerce devam eden yağışlar pamuk ve ikinci ürün mısır hasadının yapılmasına engel olurken, pamuğun kalitesini düşürdü, ürünler zarar gördü. Bölgede pamuk ürününde yüzde 30’a varan zarar olduğu tahmin ediliyor.

Ocak ayı içinde meydana gelen aşırı yağmur, su baskınları, fırtına, hortum en fazla Akdeniz ve Ege bölgelerimizi etkiledi. Hatay, Adana, Mersin, Antalya, Muğla, İzmir, Manisa gibi illerimizde gerçekleşen aşırı yağışlar tarım alanlarını sular altında bıraktı. Birçok ilçede bir yılda alınan yağış birkaç günde gerçekleşti. Hatay, Adana, Mersin, İzmir, Manisa, Tokat gibi illerimizde aşırı yağış nedeniyle baraj kapakları açılmak durumunda kaldı. Özellikle Adana’da açılan baraj kapakları nedeniyle hala meyve bulunan başta portakal, mandalina bahçeleri olmak üzere bahçeler, seralar ve ekili alanlar su altında kaldı. 

Hem Akdeniz hem Ege bölgelerimizde gerçekleşen aşırı yağış, narenciye bahçelerinde hasadı yapılmamış ürüne, tarlada ekili olan veya hasadı yaklaşmış kışlık sebze ürünlerine zarar verdi. Hububat ve yem bitkileri ekili alanların su altında kalmasına neden oldu. Akdeniz Bölgesinde gerçekleşen fırtına ve hortum ise seralara zarar verdi.”  

 

-Zararın boyutu büyük-

 

Bayraktar, son birkaç gündür, Antalya ve ilçelerinde aşırı yağış, dolu, fırtına ve hortumun tarım alanlarında büyük hasara neden olduğunu bildirerek, “özellikle Kumluca, Finike, Kemer, Kaş ve Antalya merkez ilçede gerçekleşen hortum, aşırı yağış ve dolu, seralara, meyve bahçelerine büyük oranda zarar verdi. Belirtilen ilçelerde saatte 100 kilometre şiddeti bulan hortum evlerin, depoların çatılarını uçurdu, şehir merkezinde afete neden oldu. Sera ve meyve bahçelerinde yıkıma yol açtı. Muğla Bodrum’da aşırı yağış buğday, burçak gibi ekili alanları su altında bıraktı” dedi.

 

-Kredi borçları yapılandırılmalı-

 

Son yıllarda tabii afetlerin çiftçinin peşini bir türlü bırakmadığını vurgulayan Bayraktar, üst üste yaşanan tabii afetler nedeniyle biriken tarımsal kredi borçlarını ödeyemeyen çiftçilerin borçlarının, faizsiz ve uzun vadeli olarak yapılandırılmasını talep ettiklerini bildirdi.

Afetlerde mal kaybının yanı sıra can kayıpları ve yaralanmalar da yaşandığını belirten Bayraktar, “Kumluca’da hortumda hayatını kaybeden 13 yaşındaki tarım işçisi Berivan Karakeçili ile Bodrum’da sel sularına kapılarak hayatlarını kaybeden Billur Atik ve Çağlar Bencik’e Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Kemer’de fırtına nedeniyle dereye uçan araçta kaybolan Kader Buse Acar’ın bulunamamasından dolayı üzüntülerimi belirtiyorum. Afet bölgelerinde yaralanan tüm tarım işçilerimize ve vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum” dedi.

-FAO Türkiye Temsilcisi Gutu, Bayraktar’ı ziyaret etti


-FAO Türkiye Temsilcisi Gutu, Bayraktar’ı ziyaret etti

-Görüşmede, FAO ile TZOB arasında tarım, kırsal kalkınma ve göçün önlenmesi gibi konularda iş birliği imkanları ele alındı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“TZOB olarak eğitime her zaman önem verdik. Tarla hazırlamadan bitki hastalıklarına kadar tarımın hemen her konusunda eğitim

etkinlikleri düzenledik. 500 binin üzerinde çiftimizi eğittik. 900 binin üzerinde çiftçimizin fuarlara katılımını sağladık”

-“Aile işletmeciliğinin desteklenmesi konusuna da büyük önem veriyoruz. Büyük işletmeler para kazanmadığı takdirde üretimden çıkıyorlar. Aile işletmelerimiz para kazanamazsa da zarar etse de bildiği işten şaşmıyor, üretmeye devam ediyor, tarımda kalmaya çalışıyor”

-FAO Türkiye Temsilcisi Gutu:

-“Çiftçilerin eğitimine, TZOB ile işbirliğine, yerel fikirlere önem veriyoruz”

 

Ankara – 17.01.2019 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu’yu makamında ağırladı.

Görüşmede, FAO ile TZOB arasında tarım, kırsal kalkınma ve göçün önlenmesi gibi konularda iş birliği imkanları ele alındı.

Bayraktar, Gutu’nun ziyaretinden memnuniyet duyduğunu belirterek, FAO’nun özellikle kırsal kalkınma ve gıda güvenliği konularında dünyada en önemli kurumlardan biri olduğuna dikkat çekti. TZOB olarak eğitime her zaman önem verdiklerini bildiren Bayraktar, “tarla hazırlığından bitki hastalıklarıyla mücadeleye kadar tarımın hemen her konusunda eğitim etkinlikleri düzenledik. 500 binin üzerinde çiftimizi eğittik. Bunun yanı sıra 900 binin üzerinde çiftçimizin fuarlara katılımını sağladık” dedi.

 

-“Yapısal sorunlarımız üretimde maliyetlerimizi artırıyor”-

 

Sofralarda bir şey eksik olmayınca tarımda sorun olmadığının sanıldığını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Başta yapısal sorunlarımız olmak üzere tarımda da sorunlar var. Sulama altyapısını tamamlayamadık. Arazilerimiz aşırı parçalı, ekonomik örgütlenme yetersizliği gibi sorunlarımız var. Bütün bunlar üretimde maliyetlerimizi artırıyor. Kurda yaşanan artış nedeniyle ithal maliyetleri de arttı. Üretime ağırlık vermek ve çiftçimizi daha fazla desteklemek zorundayız.”

Tarım Bağkur primlerinin aşırı yüksek olduğuna dikkati çeken Bayraktar, prim gün sayısının 2008’de olduğu gibi 15 güne indirilmesi, kadın ve genç çiftçilere pozitif ayrımcılık yapılarak, tarım Bağkur primlerinin önemli bir kısmının devlet tarafından karşılanması gerektiğini vurguladı.

 

-“Büyük işletmeler yatırımlarda aşırıya kaçıyor”-

 

Aile işletmeciliğinin desteklenmesi konusuna da büyük önem verdiklerini belirten Bayraktar, “2014 yılı dünyada aile işletmeciliği yılıydı. Büyük işletmeler para kazanmadığı takdirde üretimden çıkıyorlar. Aile işletmelerimiz para kazanamazsa da zarar etse de bildiği işten şaşmıyor, üretmeye devam ediyor, tarımda kalmaya çalışıyor. Büyük işletmeler yatırımlarında da aşırıya kaçıyor, yatırım maliyetini çok geç çıkarıyor. Oysa küçük işletmeler çok daha az yatırımlarla üretimine devam ediyor” dedi.

            FAO Türkiye Temsilcisi Gutu ise çiftçilerin eğitimine, TZOB ile işbirliğine, yerel fikirlere önem verdiklerini belirtti.

Görüşmeye FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık da katıldı.

Türkiye’de tarım öğreniminin 173’üncü yıldönümü…


-Türkiye’de tarım öğreniminin 173’üncü yıldönümü…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Tarımda bilgiye ulaşmanın yolu eğitimden geçer”

-“Ziraat fakültelerinde verilen eğitimin kalitesindeki artış çiftçilerimize olumlu yansıyacaktır”

-“Ne yazık ki bu fakültelerimizde dersler nazari olarak işlenmekte ve bu durum kaliteyi önemli ölçüde düşürmektedir”

-“İhtiyaç kadar ziraat mühendisi yetiştirilmeli ve bunların mesleklerini icra etmesi sağlanmalıdır”

-“Bakanlık, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapan Birliğimiz ve Ziraat Odalarımız 2013 yılından bu yana 427 bin çiftçimize eğitim vermiş, 670 bin çiftçimizin ise fuarlara katılımını sağlamıştır”

 

            Ankara – 09.01.2019 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, her alanda olduğu gibi tarımda da bilgiye ulaşmanın yolunun eğitimden geçtiğini bildirerek, “Faaliyet gösterdiği konuda yeterli bilgiye sahip çiftçi her zaman diğer çiftçilere göre daha avantajlıdır. Ziraat fakültelerinde verilen eğitimin kalitesindeki artış çiftçilerimize olumlu yansıyacaktır” diye konuştu.

            Bayraktar, 10 Ocak 1846 tarihinde Mekteb-i Zirai Şahane’nin kurulmasıyla başlayan tarım öğreniminin 173’ncü yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 1980 yılında 5 olan ziraat fakültesi sayısının günümüzde 40’ı aştığını belirti. Bazı ziraat fakültelerinin uygulama alanı olmadığına dikkati çeken Bayraktar, “Ne yazık ki bu fakültelerimizde dersler nazari olarak işlenmekte ve bu durum kaliteyi önemli ölçüde düşürmektedir” diye konuştu.

            Ziraat fakültesi mezunu genç mühendislerin mesleklerini icra etmekte zorlandığına dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:

            “On binlerce ziraat mühendisinin mesleklerini icra edememesi, başka alanlarda çalışması, işsiz olması ülkemiz için bir kayıptır. Bunun planlaması iyi yapılmalı, ihtiyaç kadar ziraat mühendisi yetiştirilmeli ve bunların mesleklerini icra etmesi sağlanmalıdır.

            Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe teşkilatlarının bazı birimleri hem yeterli kadroyla çalışmakta hem de ziraat mühendisleri, evrak yükü ve ÇKS kaydı işlemleri ile uğraşmakta, sahaya çıkamadıkları için asli görevini yerine getirememekte, üreticiye yeterince hizmet edememektedir.

            Bu bağlamda, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Ziraat Odalarında ve üretici birliklerinde çalışan danışmanlar ve serbest çalışan danışmanları tarım danışmanlığı kapsamında desteklemesi çok yerinde bir karardır.

            Bu kapsamda sadece Ziraat Odalarında 460 tarım danışmanı istihdam edilmektedir. Brüt asgari ücret yüzde 26,1 artışla 2 bin 558,4 liraya çıkmıştır. Buna karşın, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarımsal Yayın ve Danışmanlık Hizmetleri kapsamında verdiği destekle ödenen tarım danışmanları maaşı yetersiz kalmıştır. Desteğin yetersizliği ilgiyi azaltmaktadır. Tarımın öneminin tartışılmaz olduğu ülkemizde, verilen desteğin Ziraat Mühendisine yaraşır bir şekilde maaşların belirlenmesi için destek miktarının artırılması gerekmektedir. Desteklerin artırılması danışmanlık hizmetlerini daha verimli hale getirecektir.”

 

            -“Bilgi olmadan üretmek mümkün değildir”-

 

            Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin eğitimlere ciddi anlamda önem verdiğini belirten Bayraktar, “Hızla gelişen bilimsel ve teknolojik imkânlar tarımı da etkilemektedir. Dünyada temel tarım ve gıda ürünlerinde üretim, tüketim ve ticaret dengeleri de hızla değişirken bu tür yenilikleri takip etmek ve çiftçiye aktarmak gereklidir” diye konuştu.

Bilgi olmadan üretmenin mümkün olmadığına işaret eden Bayraktar, “Ziraat Odalarımızdaki teknik elemanlar ile çiftçilerimizin eğitimlerini her şeyin üzerinde tutuyor ve bu bilinçle çalışıyoruz. Türkiye genelinde, Ziraat Odalarımızda çalışan teknik elemanlar ve tarım danışmanları çiftçilerimize bire bir danışmanlık hizmeti vermektedir” dedi.

 

            -Eğitim çalışmaları-

 

            Bayraktar, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak Tarım ve Orman, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler, Milli Eğitim bakanlıkları, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İş Kurumu gibi kurumlar başta olmak üzere ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak eğitim projeleri hayata geçirdiklerini bildirdi.

            Bu kapsamda  “Kadın Çiftçi”, “Genç Çiftçi”, “Sürü Yönetimi Elemanı Benim”, “SGK Bilgilendirme”, “Güvenli Traktör Kullanımı”, “Tarım Danışmanları”, “Zirai Mücadele İlaçlarının Güvenli ve Sürdürülebilir Kullanımı”, “Bitki Sağlığı”, “Ceviz Budama”, “Ziraat Odaları Otomasyon Sistemi”, “Mevzuat”, “Sulama” eğitimleri verildiğini belirten Bayraktar, “Bu eğitimlerden ‘Kadın Çiftçi’, ‘Genç Çiftçi’, ‘Sürü Yönetimi Elemanı Benim’, ‘Zirai Mücadele İlaçlarının Güvenli ve Sürdürülebilir Kullanımı’, ‘Bitki Sağlığı ile ilgili çiftçi eğitimleri’  devam etmektedir. Birliğimiz ve Ziraat Odalarımız 2013 yılından bu yana 427 bin çiftçimize eğitim vermiş, 670 bin çiftçimizin ise fuarlara katılımını sağlamıştır” dedi.

            Çiftçilerin gösterdiği büyük ilgi nedeniyle eğitimlerin 2019 yılında da 81 ilde tüm hızıyla devam edeceğine dikkati çeken Bayraktar, tarım öğreniminin 173. yıl dönümünü kutlarken, çağın koşullarına ve ülke gerçeklerine uygun olarak yetişen ve yetişecek, tarımsal teknolojiye hakim ziraat mühendislerinin, çiftçi ile yan yana çalışarak Türk tarımına büyük katkı sağlayacağına inandığını belirtti. Bayraktar, “Bu vesile ile ülkemizin bugünkü modern tarıma ulaşmasında her türlü fedakârlığı gösteren öğretim üyelerimizi rahmet ve minnetle anarken tarım öğreniminin 173. yıldönümünün başta hocalarımıza öğrencilerimize ve ülkemiz tarımına hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu