Cumhuriyet 95 yaşında


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Türkiye, bugün dünyada önemli bir konumdaysa bu Cumhuriyet sayesindedir”

-“Cumhuriyet, ülkemizi, sadece tarımda değil, hemen her alanda

dünyanın en önemli ülkelerinden biri haline getirdi”

-“Vatanının, milletinin, Cumhuriyetinin hizmetinde olan çiftçimiz,

gecesini gündüze katar, üretimini sürdürür. Yeter ki yapısal

sorunlarımız çözülsün, girdi maliyetleri makul düzeylere indirilsin,

yerli üretime ve çiftçimize daha fazla destek verilsin”

 

Ankara – 29.10.2018 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Türkiye, bugün dünyada önemli bir konumdaysa bu Cumhuriyet sayesindedir. Cumhuriyet, ülkemizi, sadece tarımda değil, hemen her alanda

dünyanın en önemli ülkelerinden biri haline getirdi” dedi.

Bayraktar, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, bu yıl 95. yıl dönümü kutlanacak olan Cumhuriyet için, kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak” hedefini koyduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu yönde çok önemli aşamalar kaydettiğini, bölgesinin ve İslam dünyasının en gelişmiş ülkesi haline geldiğini vurguladı.

Şemsi Bayraktar, şunları kaydetti:

“Cumhuriyetimizin bu yıl 95. yılını kutluyoruz. Bugün Türkiye, içinde bulunduğu bölgenin en güçlü ülkelerinden biridir. Cumhuriyet kurulduğunda nüfusun yüzde 90’ı okuma yazma bilmezken, çiviyi bile zor üretirken, bugün tarımda, sanayide, eğitimde, sağlıkta, bilimde, sanatta, sporda dünyanın sayılı ülkeleri arasındadır ve bu Cumhuriyetin eseridir.

İç ve dış tehditlerle karşı karşıya olan ülkemiz, bunları aşar, birlik, beraberliğini korursa, Atatürk’ün hedef koyduğu ‘muasır medeniyet seviyesi üzerine’ çok kısa bir sürede çıkar. Bundan da doğusuyla, batısıyla, güneyiyle, kuzeyiyle her bölgemiz, her vatandaşımız, hatta içinde bulunduğumuz bölge yararlanır.”

 

-Tarımda da büyük aşamalar kaydedildi-

 

Bayraktar, Türkiye’nin, Cumhuriyet döneminde tarımda da büyük aşamalar kaydettiğini, 1923 yılında, tarımsal üretimi 12,5 milyonluk nüfusu bile besleyemeyen bir ülkeden, 81 milyonu nüfusu, 40 milyona yakın turisti, 5 milyonu aşkın mülteci, sığınmacı ve yabancıyı besleyen, 6 milyona yakın istihdam yaratan,17 milyar dolarlık gıda ve tarım ürünü ihracatı yapan bir tarımsal ekonomiye ulaşılmasını sağladığını belirtti.

Muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefine ulaşmada sonuna kadar kararlı olduklarını, Türk çiftçisi, Türk köylüsü olarak cumhuriyetin bu hedefini gerçekleştirmek için bütün güçleriyle çalışıp, gayret ettiklerini bildiren Bayraktar, çiftçinin, büyük bir gayret ve fedakârlıkla ürettiğini, bu ülkenin gıda güvencesini sağladığını belirtti.

Bayraktar, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında da, Türk çiftçisinin, tarım ve gıdada 40 milyar dolar ihracata, 85 milyon olacak nüfusu, 50 milyon turisti besleyeceğinden, çevre ülkelerin gıda açığını kapatacağından kimsenin kuşkusu olmaması gerektiğini vurgulayarak, “Vatanının, milletinin, Cumhuriyetinin hizmetinde olan çiftçimiz, gecesini gündüze katar, üretimini sürdürür. Çiftçimiz bu amaca kenetlenmiştir. Yeter ki yapısal sorunlarımız çözülsün, girdi maliyetleri makul düzeylere indirilsin, yerli üretime ve çiftçimize daha fazla destek verilsin” dedi.

Karadeniz Bölge Toplantısı…

-Karadeniz Bölge Toplantısı…

-Toplantıya, Artvin, Bartın, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Karabük, Kastamonu, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Trabzon ve Zonguldak’ta bulunan 124 Ziraat Odası’ndan  Oda Başkanları katıldı

-Bölge toplantısında, çiftçi sorunları konuşuldu. Toplantıların  ardından hazırlanacak ayrıntılı raporlar ilgili bakanlıklara sunulacak

 

Ankara – 26.10.2018 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Karadeniz Ziraat Odaları Bölge toplantısı, Ankara’da yapıldı.

TZOB Otel’de gerçekleştirilen toplantıya, Artvin, Bartın, Bayburt, Giresun, Gümüşhane, Karabük, Kastamonu, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Trabzon ve Zonguldak’ta bulunan 124 Ziraat Odası’ndan Oda Başkanları katıldı.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, tarım ve hayvancılık konusunda yaptığı değerlendirmenin ardından söz alan il temsilcisi Ziraat Odası Başkanları, illerin tarım, hayvancılıktaki sorunlarını ve çiftçi taleplerini dile getirdiler.

Toplantıya TZOB Yönetim Kurulu Üyesi, Karadeniz Bölge Temsilcileri Hasan Kozoğlu ve Arslan Soydan da katıldı.

Çiftçi sorunlarının konuşulduğu Karadeniz Bölge toplantısının ardından hazırlanacak ayrıntılı rapor, ilgili bakanlıklara sunulacak.

Fındıkta emeği geçenlere teşekkür ederiz


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Başta Cumhurbaşkanımız Erdoğan olmak üzere, Tarım ve Orman Bakanımız Pakdemirli’ye, bu konuda emeği geçen milletvekillerimize ve Ziraat Odası Başkanlarımıza teşekkür ediyoruz”

-“TMO’nun piyasaya girmesi için Birliğimiz ve Ziraat Odalarımız çok çalıştı”

-“15 lira fiyat istiyorduk ama bu fiyatla da TMO’nun  piyasaya girmesi, piyasaya istikrar getirecek, çiftçimizin mağduriyetini bir nebze olsun önleyecektir”

-“Daha önce bize söylendiğinde piyasaya girilseydi fiyatlar bu kadar düşmezdi”

 

Ankara – 26.10.2018 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TMO’nun fındık alımına girmesini olumlu karşıladıklarını bildirerek, “15 liralık bir fiyat istiyorduk ama TMO’nun 1. kalite levant fındığın kilosu için 14, Giresun fındığının kilosu için ise 14,5 liradan piyasaya girmesi olumludur” dedi.

Bayraktar yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 1 Kasım’dan itibaren piyasaya gireceğine ilişkin açıklamasını değerlendirdi. Çiftçinin günlerdir beklediği TMO’nun makul bir fiyatla piyasaya girmesine karar verilmesini olumlu karşıladıklarını belirten Bayraktar, “başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli’ye, bu konuda emeği geçen milletvekillerimize ve Ziraat Odası Başkanlarımıza teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Fındığın Karadeniz Bölgesi’nin ana geçim kaynağını olduğunu, yaklaşık 400 bin ailenin geçimini fındıkla sağladığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti;

“Fındıkta fiyat 12 liraydı. Daha önce bize söylendiğinde piyasaya girilseydi, fiyatlar bu kadar düşmezdi. Zaten külleme hastalığı, fındık kokarcası ve doğal afetler nedeniyle rekoltenin geçen yılın çok altında kaldığını biliyorduk. Bitkisel üretim ikinci tahmin verilerine göre fındık üretiminin geçen yılın yüzde 23,7 altında kaldığı bugün açıklandı. Üretimde 160 bin tonluk bir azalma var. Bütün bunlara rağmen piyasa iyi işlemediği için TMO, alıma girmeden fındıkta fiyat istikrarı sağlanmazdı. Geç kalınmış olsa da TMO’nun fındık alımına girmesi piyasada regülasyonu sağlayacaktır.     

TMO’nun piyasaya girmesi, çiftçimizin mağduriyetini bir nebze olsun önleyecektir. Her şeye rağmen TMO’nun piyasaya girmesi olumludur. TMO’nun piyasaya girmesi için Birliğimiz ve Ziraat Odalarımız çok çalıştı. Geç de olsa bunun karşılığını aldık.”

Marmara Bölge Toplantısı

-Marmara Bölge Toplantısı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Maliyetlerimiz arttı. Gübre, mazot başta olmak üzere elektrik ilaç, yem, tohum gibi girdiler desteklenmeli. Destekler acilen artırılmalıdır”

-“Ziraat Bankası, çiftçimize düşük faizli kredi sağlamalıdır”

-“Desteklerin ne zaman ödeneceği açıklanmalıdır”

-“Arka arkaya doğal afet yaşayan üreticilerimizin biriken borçlarını erteleme sonrasında bir defada ödemesi mümkün değildir. Bu durumdaki çiftçilerimizin biriken kredi borçlarının tamamı faizsiz olarak uzun vadeye yayılmalıdır”

-“Destekleme politikaları değiştirilmeli, krediye ulaşması zor olan aile işletmelerinin düşük faizli krediye ulaşması sağlanmalıdır. Ülkemizin gıda güvencesinin sağlanması aile işletmelerinin ayakta kalmasına bağlıdır”

-“Yeni ekonomi programında yerli üretimin artırılması, ithalatın azaltılması hedefi tam da bizim için söylenmiştir. Ette, soyada, ayçiçeği ve pamukta ithalata bağlı olarak çok üzün süre yaşayamayız”

-“Dünyanın en fedakâr çiftçisi ülkemiz çiftçisidir. Yapısal sorunlarına rağmen, 81 milyonu ülke nüfusunu, 5 milyon mülteciyi, 40 milyon turisti beslemektedir. 17 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatına da hammadde sağlamaktadır”

-“Tarımdaki sorunlarımız hepimizin sorunudur. Ülkemizin beka sorunudur. Hep birlikte çalışarak birlik ve beraberliğimizi koruyarak bu sorunların üstesinden geleceğiz”

-“Daha fazla çalışmalıyız. Ülkemizin dağını taşını ekmeliyiz. Daha fazla üretmeliyiz”

-“Seyahatinizi, beyaz eşyanızı, arabanızı ve hatta ayakkabınızı erteleyebilirsiniz ama gıdayı erteleme şansınız yok. İnsanların yaşaması için beslenmesi lazım. Beslenmesi için de bu ülke çiftçisinin üretmesi gerekiyor”

-“Buğday ekimleri başladı ama gübre kullanımında azalma tespit ettik. Zamanında eski fiyattan almış olanlar gübre kullanıyor”

 

Ankara – 24.10.2018 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ekonomideki gelişmelerin etkisiyle üretim maliyetlerinin arttığına dikkat çekerek, “maliyetlerimiz arttı. Gübre, mazot başta olmak üzere elektrik ilaç, yem, tohum gibi girdiler desteklenmeli. Destekler acilen artırılmalıdır. Desteklerin ne zaman ödeneceği açıklanmalıdır. Ziraat Bankası, çiftçimize düşük faizli kredi sağlamalıdır” dedi.

Ankara’da TZOB Otel’de düzenlenen TZOB Marmara Bölge toplantısına Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın yanı sıra Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç, Tarım Bakanlığı Genel Müdürleri, Kurum, Daire Başkanları da katıldı.

TZOB Marmara Bölge toplantısına Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova’da bulunan 10 ilden 97 Ziraat Odası’nın başkanı iştirak etti.

Toplantıda konuşma yapan Bayraktar, gübre, mazot, elektik ve ilaç gibi ithal edilen girdilerde fiyat artışı yaşandığını belirtti ve üreticinin de haklı olarak hükümetten destek beklediğini ifade etti.

Şemsi Bayraktar, şunları söyledi:

“Ekonomi bir miktar soğuyacak ama bu sektörü soğutamayız. Bu sektörü küçültme şansımız yok. Seyahatinizi, beyaz eşyanızı, arabanızı ve hatta ayakkabınızı erteleyebilirsiniz ama gıdayı erteleme şansınız yok. İnsanların yaşaması için beslenmesi lazım. Beslenmesi için de bu ülke çiftçisinin üretmesi gerekiyor. Yelkenleri tarım sektörüne çevirmemiz gerekiyor. Bu dönemde tarım sektörünün desteklenmesinin çok önemli olduğunu söylemem gerekiyor.”

 

            -“Gübre kullanımında azalma tespit ettik”-

 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Ziraat Mühendislerinin sahaya çıktığını, çiftçilerle buluşarak sorunlarını bizzat dinlediklerini ifade eden Bayraktar, gübre kullanımında azalma tespit ettiklerini belirtti. Buğday üretimine dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Buğday ekimleri başladı ama gübre kullanımında azalma tespit ettik. Zamanında eski fiyattan almış olanlar gübre kullanıyor.

22 milyon ton civarında buğday üretiyoruz ama 25 milyon ton üretime ihtiyacımız var. Üretim 18 milyon tonun altına düşerse spekülatif faaliyete zemin hazırlar. Tüccar, kar saikiyle piyasaya girerek buğdayı alır ve stoklar, bu da fiyatları aşırı yükseltir. Bu durumda halkımızı etkileyecek hadise oluşabilir ve ekmek fiyatları artabilir. Bunun tedbirini şimdiden almamız lazım.

İthalatın da pahalı olduğunu düşünürsek, ucuz buğday bulma şansımız da olmadığına göre üretimi gerçekleştirmemiz gerekiyor. Üreticimizin bakanlığımızdan beklentisi haklı olarak, başta gübre mazot olmak üzere girdilerde destek verilmesi ve bu desteğin ne zaman açıklanacağını bilmek istiyorlar. Böyle bir açıklama piyasaya güven verecektir. Primin 50 kuruştan 100 kuruşa artması olumlu bir adım olmuştur ancak 2019’da ödenecek. Çiftçinin şuan gübre kullanmak için acil can suyuna ihtiyacı var.”

 

-“Ziraat Bankası’nın buğday üreticisine yönelmesi lazım”-

 

Çiftçinin bankalarla ilgili de sıkıntılar yaşadığını da belirten Bayraktar, bu sıkıntılara karşı tedbir alınması gerektiğini söyledi. Özel bankaların faizlerini yüzde 40’a çıkardığını, faiz maliyetinin yükseldiğini belirten Bayraktar, “Ziraat Bankası’nın faizleri düşük ama seçici davranıyor, her çiftçiye kredi kullandırmıyor. Özel bankalar da bu faize rağmen kredi kullandırmaktan imtina ediyor. Ziraat Bankası ile konuşarak çiftçinin can suyu ihtiyacını dikkate alarak, buğday üreticilerine düşük faizli kredi kullandırılması çok önem arz ediyor. Ziraat Bankası’nın buğday üreticisine yönelmesi lazım ki çiftçilerimiz bu girdilere ulaşsın” diye konuştu.

Son yıllarda üst üste doğal afetler meydana gelmesi nedeniyle çok sayıda çiftçinin sıkıntıya girdiğini bildiren Bayraktar, “arka arkaya doğal afet yaşayan üreticilerimizin biriken borçlarını erteleme sonrasında bir defada ödemesi mümkün değildir. Bu durumdaki çiftçilerimizin biriken kredi borçlarının tamamı faizsiz olarak uzun vadeye yayılmalıdır” dedi.

 

-“Gıda güvencesi aile işletmelerinin ayakta kalmasına bağlı”-

 

Aile işletmelerinin yaşadığı sıkıntılara da dikkati çeken Bayraktar, tarımsal aile işletmelerinin verilen desteklerden yeterince yararlanamadığını belirtti. Verilen desteklerin büyük işletmelerce kullanıldığına işaret eden Bayraktar, “Destekleme politikalarında kırsalın kalkınmasını öne almamız lazım. Büyük işletmeler girdikleri yerde küçük işletmeleri de bitiriyorlar. Verilen desteklerin kırsal kalkınma amaçlarına uygun olmadığını görüyoruz. Destekleme politikalarında revizyon yapılması ve küçük işletmelerin gözetilmesi gerekiyor. Destekleme politikaları değiştirilmeli, krediye ulaşması zor olan aile işletmelerinin düşük faizli krediye ulaşması sağlanmalıdır. Ülkemizin gıda güvencesinin sağlanması aile işletmelerinin ayakta kalmasına bağlıdır” dedi.

Pamuk fiyatlarının da düşmeye başladığına işaret eden Bayraktar, birliklerin piyasaya girmesi gerektiğini belirtti. Bayraktar, “Tariş, Fiskobirlik, Marmarabirlik gibi birliklere düşük faizle kredi kullandırma imkanımız olsa da bu birlikleri piyasaya sokabilsek. Bölge çiftçimizin böyle bir talebi var. Fındıkta da bir müdahale yok. Fındık alımına girilmeli. TMO girmiyorsa kredi verilerek Fiskobirlik’in piyasaya girmesi sağlanmalıdır” diye konuştu. 

 

-ÇKS’ye pilot illerde başlayabiliriz-

 

Ziraat Odaları Bilgi İşlem Sistemi’ni (ZOBİS) bütün odalara yaygınlaştırdıklarını, bütün kurum ve kuruluşlarla entegre ettiklerini bildiren Bayraktar, “Aydın’daki toplantıda da dile getirdim. Çiftçi Kayıt Sistemini (ÇKS) Ziraat Odaları Birliği olarak yapabiliriz. Pilot illerde başlayabiliriz” dedi.

“Yeni ekonomi programında yerli üretimin artırılması, ithalatın azaltılması hedefin bulunuyor. Bu tam da bizim için söylenmiştir. Ette, soyada, ayçiçeği ve pamukta ithalata bağlı olarak çok üzün süre yaşayamayız. Bu ülke milyarlarca dolarlık enerji ithalatı yapmak zorunda. Bunun üzerine milyarlarca dolarlık tarım ürünü ithal edemez” diye konuştu.

Bayraktar, şunları söyledi:

“Dünyanın en fedakâr çiftçisi ülkemiz çiftçisidir. Yapısal sorunlarına rağmen, 81 milyonu ülke nüfusunu, 5 milyon mülteciyi, 40 milyon turisti beslemektedir. 17 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatına da hammadde sağlamaktadır. Tarımdaki sorunlarımız hepimizin sorunudur. Ülkemizin beka sorunudur. Hep birlikte çalışarak birlik ve beraberliğimizi koruyarak bu sorunların üstesinden geleceğiz. Bizi besleyebilecek başka bir ülke yok. Daha fazla çalışmalıyız. Ülkemizin dağını taşını ekmeliyiz. Daha fazla üretmeliyiz.”

 

Marmara Bölge Toplantısı…

-Marmara Bölge Toplantısı…

-Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 10 ilden 97 Ziraat Odası başkanıyla bir araya geldi

-TZOB Marmara Bölge toplantısına Adıyaman Milletvekili Yakup Taş,  Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç, Tarım Bakanlığı Genel Müdürleri, Kurum, Daire Başkanları da katıldı

-Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli: Buğday ve arpaya, kuruda hububata özel olarak gübre desteğini yüzde 100 artırıyor ve 4 liradan 8 liraya çıkarıyoruz. Bugünden açıklıyorum, buğday ve arpayı yeni hasatta dünya fiyatlarıyla satın alacağız”

-“Milli bir şeylerimizin kalması lazım, öz varlıklarımızı korumamız lazım. Yerli tohumla üretilen ürünlerde, domateste unuttuğumuz tatlar var”

-“Üreticide 1 lira olan ürün, tüketicide 4 lira oluyor. Yüzde 50’ye varan kayıpları azaltmanın yollarını bulmamız ve bu verimsizlikleri ortadan kaldırmamız lazım”

 

Ankara – 24.10.2018 – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 10 ilden 97 Ziraat Odası’nın başkanıyla bir araya geldi.

Ankara’da TZOB Otel’de düzenlenen TZOB Marmara Bölge toplantısına Pakdemirli ve Bayraktar’ın yanı sıra Adıyaman Milletvekili Yakup Taş, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mehmet Hadi Tunç, Tarım Bakanlığı Genel Müdürleri, Kurum, Daire Başkanları da katıldı.

Pakdemirli, toplantıda yaptığı konuşmada, Marmara Bölgesi’nin, hem arazi ve toprak yapısı hem de iklim bakımından Türkiye’nin en verimli alanlarından birine sahip olduğunu ifade etti. Marmara bölgesinde toplam bitkisel ürün ihracatının 1 milyar dolara yakın olduğunu belirten Pakdemirli, “Bu değer toplam ihracatımızın yüzde 15’ine karşılık gelmektedir. Marmara Bölgesi’ndeki illerin tarla bitkileri üretimi 15 milyon ton, meyve üretimi 1,8 milyon ton, sebze üretimi ise 4,6 milyon tondur. Marmara Bölgemiz üretimde bizim olmazsa olmaz bölgelerimizden biri” diye konuştu.

 

-“Çiftçi elindeki ürünü en iyi şartlarda değerlendirecek”-

 

Gübre fiyatında yüzde 15 indirim yaptıklarını, arpa ve buğday desteklerini 5 kuruştan 10 kuruşa çıkardıklarını anımsatan Pakdemirli,  “Buğday ve arpaya, kuruda hububata özel olarak gübre desteğini yüzde 100 artırıyor ve 4 liradan 8 liraya çıkarıyoruz. Bugünden açıklıyorum, buğday ve arpayı yeni hasatta dünya fiyatlarıyla satın alacağız. Bunun anlamlı, çiftçi elindeki ürünü en iyi şartlarda değerlendirecek” ifadelerini kullandı.

Yerli tohumların korunması ve kullanılması gerektiğine de işaret eden Pakdemirli, yerli tohumların korunması ve kullanılması gerektiğine de işaret ederek, “Milli bir şeylerimizin kalması lazım, öz varlıklarımızı korumamız lazım. Yerli tohumla üretilen ürünlerde, domateste unuttuğumuz tatlar var. Patateste de yerli çeşitler var. Sanayi patatesi kullanan işletmelere de bu konuyu söyledim. İnşallah yakın zamanda bunları kullanmaya geçerler” diye konuştu.

 

-“Hallerde üreticiye daha fazla yer açılması gerekiyor”-

 

Tarladan sofraya giderken oluşan ürün kayıplarının önlenmesi gerektiğine de işaret eden Pakdemirli, şunları söyledi:

“Üreticide 1 lira olan ürün, tüketicide 4 lira oluyor. Yüzde 50’ye varan kayıpları azaltmanın yollarını bulmamız ve bu verimsizlikleri ortadan kaldırmamız lazım. Hal Yasası çalışmaları da devam ediyor ancak ülke ticaretinin önemli miktarı artık ulusal zincir marketler üzerinden geçiyor. O tarafta iyileştirmeyle ilgili tedbirler almamız lazım. İzmir’in ilçesindeki vatandaş eğer tarlasında bir şey üretiyorsa oradaki ulusal zincir marketin şubesinde malını satabilmeli. Zincir mağazalar, kanuni zorunluluk olarak yüzde 1 oranında yerel ve coğrafi işaretli ürünü rafa koymak zorunda. Bunu yüzde 20-25’e çıkarırsak lojistik olarak iyileşme sağlanır ve nakliye kayıplarından kurtuluruz. Bu yolla yerel ekonomiyi zenginleştirmek de mümkün. Zincir mağazaların, raflarında yerel üreticiye daha fazla yer açması gerekiyor. Hallerde üreticiye daha fazla yer açılması gerekiyor.”

Pakdemirli, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın öncülüğünde başlayan “Enflasyonla Topyekün Mücadele” programı kapsamında özellikle tarımsal getirileri de ilgilendiren ve tüketicinin son fiyatına etki eden birçok üründe önemli indirimler almayı başardıklarını ifade ederek, zincir marketlerle yapılan görüşmeler sonucunda, Carrefour, Bim, Şok, Migros ve Metro Marketlerindeki 50 üründe, 2 ay boyunca 
yüzde 10 indirime gidildiğini söyledi.

Bu süreçte her özel kurum, kuruluş ve birliklerin elini taşın altına koyması gerektiğine işaret eden Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin kamu maliyesiyle ilgili hiçbir sıkıntısı yoktur. Bu konuda Ziraat Odaları’ndan da destek bekliyoruz. Genel olarak baktığımızda temel göstergelerin hiçbirinde problem olmamasına rağmen Londra merkezli başlayan bir operasyonla özellikle döviz fiyatlarında bir hareketlilik gördük. Allah’a şükür belli bir zirve gördükten sonra aşağılara doğru iniş var. Burada gerçekten topyekün bir mücadele vermemiz gerekiyor.”

Toplantıya, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova’da bulunan 97 Ziraat Odası’ndan Oda Başkanları katıldı.

Bölge toplantısında, il temsilcileri ve söz alan Ziraat Odası Başkanları illerin tarım, hayvancılıktaki sorunlarını ve çiftçi taleplerini dile getirdiler.

Toplantıya TZOB Yönetim Kurulu Üyesi, Marmara Bölge Temsilcisi Hüseyin Darcan da katıldı.

Çiftçi sorunlarının ele alındığı Marmara Bölge toplantısının ardından hazırlanacak rapor, ilgili bakanlıklara sunulacak.

Güneydoğu Anadolu Bölge Toplantısı

-Güneydoğu Anadolu Bölge Toplantısı

-Toplantıya, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’da bulunan 71 Ziraat Odası’ndan Oda Başkanları katıldı

-Bölge toplantısında, çiftçi sorunları ele alındı. Toplantıların ardından hazırlanacak raporlar ilgili bakanlıklara sunulacak

 

Ankara – 19.10.2018 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Güneydoğu Anadolu Ziraat Odaları Bölge toplantısı, Ankara’da yapıldı.

TZOB Otel’de gerçekleştirilen toplantıya, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’da bulunan 71 Ziraat Odası’ndan Oda Başkanları katıldı.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, tarım ve hayvancılık konusunda yaptığı değerlendirmenin ardından il temsilcileri söz aldı. İl temsilcileri ve söz alan Ziraat Odası Başkanları illerin tarım, hayvancılıktaki sorunlarını ve çiftçi taleplerini dile getirdiler.

Toplantıya TZOB Yönetim Kurulu Üyesi, Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi Mehmet Cevat Delil de katıldı.

Çiftçi sorunlarının ele alındığı Güneydoğu Anadolu Bölge toplantısının ardından hazırlanacak rapor, ilgili bakanlıklara sunulacak.

Akdeniz Bölge Toplantısı

-Akdeniz Bölge Toplantısı

-Toplantıya, Adana, Antalya, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Mersin ve Osmaniye’de bulunan 75 Ziraat Odası’ndan Oda Başkanları katıldı

-Bölge toplantısında, çiftçi sorunları masaya yatırıldı. Toplantıların ardından hazırlanacak ayrıntılı raporlar ilgili bakanlıklara sunulacak

 

Ankara – 15.10.2018 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Akdeniz Ziraat Odaları Bölge toplantısı, Ankara’da yapıldı.

TZOB Otel’de gerçekleştirilen toplantıya, Adana, Antalya, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Mersin ve Osmaniye’de bulunan 75 Ziraat Odası’ndan Oda Başkanları katıldı.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, tarım ve hayvancılık konusunda yaptığı değerlendirmenin ardından il temsilcileri söz aldı. İl temsilcileri ve söz alan Ziraat Odası Başkanları illerin tarım, hayvancılıktaki sorunlarını ve çiftçi taleplerini dile getirdiler.

Toplantıya TZOB Yönetim Kurulu Üyesi, Akdeniz Bölge Temsilcisi Ahmet Bahadır Sezgin de katıldı.

Çiftçi sorunlarının masaya yatırıldığı Akdeniz Bölge toplantısının ardından hazırlanacak rapor, ilgili bakanlıklara sunulacak.

Tarım-ÜFE’deki artış, yurt içi ÜFE’nin üçte birinde kaldı


-Tarım-ÜFE’deki artış, yurt içi ÜFE’nin üçte birinde kaldı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Eylül ayında yurt içi ÜFE’deki artış yüzde 46,15’i bulurken, tarım-ÜFE yüzde 16,09’da kaldı”

-“Aylık enflasyon tarım-ÜFE’de yüzde 3,68 olurken, yurt içi ÜFE’de yüzde 10,88’e ulaştı”

-“TÜFE’deki aylık yüzde 6,30, yıllık yüzde 24,52, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki aylık yüzde 6,40, yıllık yüzde 27,70’lik artışlar bile tarım ÜFE’nin çok üzerinde gerçekleşti”

-“Enflasyon mağduru çiftçimizin ürettiği ürünlerdeki fiyat artışı, hem gıda hem tüketici hem de üretici fiyatlarının çok altında”

-“Çiftçimizin ürettiği ürün değerinden alıcı bulamazken, tüketici çok yüksek fiyatlarla ürün alabiliyor”

-“Hem çiftçimiz istikrarlı bir gelir elde edebilmeli hem de tüketicimiz makul fiyatlarla ürün tüketebilmelidir. Bunun yolu da ekonomik örgütlenmeden, tarladan markete olan zincirin kısaltılmasından, üretici-market fiyat makasının daraltılmasından geçiyor”

-“Çiftçimizin tarlada kalabilmesi için girdi fiyatları makul düzeylere çekilmeli, daha fazla desteklenmelidir”

 

Ankara – 15.10.2018 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım üretici fiyatları endeksindeki (Tarım-ÜFE) fiyat artışının, yurt içi üretici fiyatları endeksindeki (Yİ-ÜFE) fiyat artışının üçte birinde kaldığını bildirerek, “Eylül ayında yurt içi ÜFE’deki artış yüzde 46,15’i bulurken, tarım-ÜFE yüzde 16,09’da kaldı. Aylık enflasyon tarım-ÜFE’de yüzde 3,68 olurken, yurt içi ÜFE’de yüzde 10,88’e ulaştı” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Eylül ayında tarım-ÜFE’nin aylık düzeyde yüzde 3,68, Ocak-Eylül döneminde yüzde 8,48, yıllık düzeyde yüzde 16,09 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 11,59 artış gösterdiğini belirtti.

Geçen yıl Eylül ayına göre bir miktar fiyat artışı olsa da tarım-ÜFE’deki artışın diğer enflasyon verilerine göre sınırlı düzeyde kaldığına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Eylül ayında TÜFE’deki aylık yüzde 6,30, yıllık yüzde 24,52, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki aylık yüzde 6,40, yıllık yüzde 27,70’lik artışlar bile tarım ÜFE’nin çok üzerinde gerçekleşti.

Eylül ayında TÜFE, yurt içi ÜFE ve gıda ve alkolsüz içeceklerde hızlı bir artış olmasına karşın, tarım-ÜFE’de bu görülmedi, artış makul düzeyde kaldı. Nitekim, Ağustos ayında tarım-ÜFE aylık bazda yüzde 1,91, yıllık bazda yüzde 15,31 düzeyindeydi ve yıllık artış 0,78 puanı ancak buldu.”

 

-“Çiftçimiz istikrarlı bir gelir elde edebilmeli”-

 

Enflasyon mağduru çiftçinin ürettiği ürünlerdeki fiyat artışının hem gıda hem tüketici hem de üretici fiyatlarının çok altında kaldığını vurgulayan Bayraktar, “çiftçimizin ürettiği ürün değerinden alıcı bulamazken, tüketici çok yüksek fiyatlarla ürün alabiliyor. Hem çiftçimiz hem tüketicimiz mağdur oluyor. Hem çiftçimiz istikrarlı bir gelir elde edebilmeli hem de tüketicimiz makul fiyatlarla ürün tüketebilmelidir. Bunun yolu da ekonomik örgütlenmeden, tarladan markete olan zincirin kısaltılmasından, üretici-market fiyat makasının daraltılmasından geçiyor. Çiftçimizin tarlada kalabilmesi için girdi fiyatları makul düzeylere çekilmeli, daha fazla desteklenmelidir” dedi.

Ana gruplarda bir önceki aya göre değişimin, çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 7,99, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 4,04 ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1,87 düzeyinde arttığını belirten Bayraktar, alt tarım gruplarından; canlı kümes hayvanları ve yumurtalarda yüzde 4,71, çeltikte yüzde 4,50, lifli bitkilerde yüzde 4,08 ve diğer çiftlik hayvanları ve hayvansal ürünlerde yüzde 3,62 artış, yağlı meyvelerde yüzde 2,07 azalış görüldüğünü bildirdi.

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Tarımın yükü kadınların sırtında”

-“2,5 milyon kadın çiftçimiz, günde 16-17 saat çalışıyor, üretime omuz veriyor, ülkenin gıda güvencesini sağlıyor”

-“Kadın çiftçilerimiz için senede 90 gün yıpranma payı, primlerin yüzde 50’sinin devlet tarafından ödenmesi başta olmak üzere birçok alanda pozitif ayrımcılık talep ediyoruz”

-“Kadınların tarımdaki ağırlığı zaman geçtikçe artacak. Türkiye, tarımda verimliliği yakalamak istiyorsa işe kadın çiftçilere eğitim vermekle başlamalıdır”

-“TZOB olarak, bu gerçekten hareket ederek, 174 bin 267 kadın çiftçiye eğitim verdik”

 

Ankara – 14.10.2018 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda çalışanların yarıya yakınını kadınların oluşturduğunu belirterek, “kırsalda çocukların bakımı ve ev işlerinin yanı sıra tarımın yükü de kadınların sırtında. 2,5 milyon kadın çiftçimiz, günde 16-17 saat çalışıyor, üretime omuz veriyor, ülkenin gıda güvencesini sağlıyor” dedi.

Bayraktar, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, kış aylarında 5 milyon, yaz aylarında 6 milyona yakın istihdam sağlayan, 80 milyon ülke nüfusunu, 5 milyonu aşkın sığınmacı, mülteci ve yabancıyı, 40 milyon turisti besleyen tarımın Türk ekonomisinin temeli olduğuna dikkati çekti.

 

-Tarımda çalışanların yüzde 45,8’i kadın- 

Erkeklerin ağırlıklı olarak tarım dışında çalışmasıyla, kadınların tarımın en önemli istihdam unsuru haline geldiğini bildiren Bayraktar, “Haziran ayı rakamlarına göre, tarımda çalışan 5 milyon 624 bin kişinin yüzde 45,8’i olan 2 milyon 576 binini kadınlar oluşturuyor” dedi.

 

-“Kadın çiftçilerin eğitimi, tarımda verimliliği ve üretimde kaliteyi artıracak”- 

Kadınların tarımdaki ağırlığının zaman geçtikçe artacağını, Türkiye’nin, tarımda verimliliği yakalamak istiyorsa işe kadın çiftçilere eğitim vermekle başlaması gerektiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Kırsalda çalışma hayatında kadının yeri çok önemli. Tarımda kültürel işlemlerin iyi bir şekilde yapılması, hem bitkisel hem de hayvansal üretimde verimliliğin yakalanmasında en önemli unsurların başında kadınlar geliyor. Bundan dolayı, kadın çiftçilerin, geçmişten öğrendikleri geleneksel yöntemleri bırakmaları tarımsal üretime büyük katkı sağlayacaktır. Bunun en kestirme yolu kadın çiftçilerin eğitiminden geçer. Kadın çiftçilerin eğitimi, tarımda modern tekniklerin uygulanmasını kolaylaştıracak. Verimliliği ve kaliteli üretimi artıracak. Ülke tarım ve ekonomisine en büyük katkıyı yapacaktır.

Bu gerçekten hareket ederek, TZOB olarak, 2012 yılında bakanlıklarla yaptığımız protokol çerçevesinde, kadın çiftçilerin eğitimine başladık. Sosyal güvenlik, kooperatifçilik, girişimcilik ve liderlik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları, iklim değişikliği ana eğitim konuları başta olmak üzere birçok alanda eğitim verdik.

Kadın Çiftçi, Genç Çiftçi, Sürü Yönetimi Elemanı Benim, SGK Bilgilendirme, Güvenli Traktör Kullanımı, Tarım Danışmanları, Zirai Mücadele İlaçlarının Güvenli ve Sürdürülebilir Kullanımı, Ceviz Budama, Ziraat Odaları Otomasyon Sistemi, Mevzuat, Sulama, Tarım Sigortaları eğitimi verdiğimiz çiftçi sayısı 80 bini aştı. Çok daha fazla çiftçiye ulaşmak için bu eğitimlerimizi sürdüreceğiz

TZOB tarafından, gerek kurum ve kuruluşlarla birlikte protokoller kapsamında gerekse de protokoller dışında, 174 bin 267 kadın çiftçiye tarımın değişik konularında eğitimler verilmiştir.”

 

-Tarımdaki kadınların büyük çoğunluğu ücretsiz aile işçisi- 

Tarımdaki istihdamın en önemli sorununun kayıt dışılık olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Tarımda çalışan 5 milyon 624 bin kişinin yüzde 47,4’ü olan 2 milyon 633 bini ücretsiz aile işçisi konumunda. Bu rakamın yüzde 76,6’sı olan 2 milyon 17 bini kadınlardan oluşuyor. Tarımdaki kadınların yüzde 78,3’ü ücretsiz aile işçisi konumunda. Tarımda, kadın işveren sayısı 3 binde, ücretli veya yevmiyeli kadın sayısı 261 binde, kendi hesabına çalışan kadın sayısı 295 binde kalıyor.

Tarımda çalışan kadınların ezici bir çoğunluğu olan yüzde 90,8’i primlerin yüksekliğinden dolayı kayıt dışı kalıyor, sosyal güvenlik kapsamına girmiyor. Kayıtlı çalışan kadın sayısı tarımda 237 binde kalırken, kayıt dışı çalışan kadın sayısı 2 milyon 339 bine ulaşıyor. Kayıt dışılık oranı, tarımda, işveren kadınlarda yüzde 33,3 iken, ücretli veya yevmiyeli çalışan kadınlarda yüzde 85,4’ü, kendi hesabına çalışan kadınlarda yüzde 95,3’ü, ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınlarda yüzde 90,9’u buluyor.”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin de yönetiminde yer aldığı Sosyal Güvenlik Kurumu’nda genelde çiftçilerin, özelde kadın çiftçilerin mağduriyetleri ve hak kayıplarının giderilmesi için büyük gayret gösterdiklerini anlatan Bayraktar, kadın çiftçiler için senede 90 gün yıpranma payı, primlerin yüzde 50’sinin devlet tarafından ödenmesi başta olmak üzere birçok alanda pozitif ayrımcılık talep ettiklerini bildirdi.

 

-“Kadın çiftçilere tarım Bağ-Kurunda ayrıcalık şart”- 

Tarımda, mevcut sigorta primleriyle kayıt dışılığın önlenemeyeceğini ve kadın çiftçilere tarım Bağ-Kurunda ayrıcalığın şart olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“2016’da asgari ücret artışı ve prim gün sayısının 22’den 23’e çıkması, çiftçimizin SGK primini yüzde 35,2 yükseltmişti. Talebimiz üzerine 2017 yılında borcu olmayan çiftçilerimiz, 5 puanlık Hazine teşviki aldılar. 2018’de prim gün sayısı 25’e çıktı. Prim borcu olmayan bir çiftçimizin aylık primi 498 lira 92 kuruşu bulmaktadır. 5 puanlık indirimine rağmen, bu primlerle tarımda kayıt dışılık azalmaz. Bir evde hem erkek hem de kadın Tarım Bağ-Kur’lu olsa, indirime rağmen her ay 997 lira 84 kuruş prim ödeyecek. Kıt kanaat geçinen bir çiftçi ailesi bu kadar primi nasıl öder? Üstelik bu indirimden sadece borcu olmayan çiftçilerin yararlandığı da unutulmamalıdır.

Tarım Bağ-Kur prim ödeme gün sayısı, 2008 yılında her ay için 15 gün olarak uygulanıyordu. Bu tarihten sonra her yıl, prim gün sayısı 1 gün artırıldı. 2018 yılında gün sayısı 25’e çıktı. Gün sayısı, 2023 yılında diğer sigortalılarda olduğu gibi 30 güne yükselecek. Kırsalda gelir seviyesi ülke gelir ortalamasının yüzde 35’inde kalmaktadır. Ülkemizin en yoksul kesimi kırsalda yaşamaktadır. Bu şartlarda, çiftçimizin çok büyük çoğunluğunun, 30 gün üzerinde prim ödemesi imkansızdır.  Prim ödeme gün sayısı yeniden 2008’deki rakama, 15 güne indirilmelidir.

Tarım sektöründe çalışan kadınların sosyal güvenlik primlerinin yüzde 50’si, erkeklerin ise yüzde 25’i devlet tarafından karşılanmalıdır. Böyle bir uygulama, tarımda istihdam edilen kadınlarımızın sosyal güvenlik kapsamına girmesini kolaylaştıracaktır. Bu desteğin verilmesi durumunda, kadın çiftçilerimizin sağlık harcamaları eşleri yerine, kendi sigortalarınca karşılanacağından, desteğin büyük kısmı devlete geri dönecek, kayıt dışılık da önlenecektir.

Zor şartlarda çalışanlara kamuoyunda yıpranma payı olarak bilinen fiili hizmet tazminatı verilmektedir. Çalışma şartlarının zorluğu dikkate alınarak, çiftçilerimize çalıştıkları her yıl için sigorta gün sayılarına 90 gün (4 yıla 1 yıl hesabıyla) yıpranma payı  ilave edilmelidir.

Sigortalı kadınlarda 3 çocuğa kadar, her çocuk için 2 yıl borçlanma imkanı bulunmaktadır. Kadınlarda sigortalı olmadan önce gerçekleşen doğumla ilgili de hizmet borçlanması yapabilmesi mümkün kılınmalıdır.

Yapılan desteklemelerde, projelerde kadın çiftçilerimize artı puan uygulanmalı, banka kredilerinde de kadın çiftçilerimize pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.”

Bütün kadın çiftçilerin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Gününü kutlayan Bayraktar, kadın çiftçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de azami gayreti göstereceklerini belirtti.

Doğu Anadolu Bölge Toplantısı

-Doğu Anadolu Bölge Toplantısı

-Toplantıya, Ağrı, Ardahan, Iğdır, Erzincan, Erzurum ve Kars’ta bulunan 44 Ziraat Odası’ndan Oda Başkanları katıldı

-Bölge toplantısında, çiftçi sorunları masaya yatırıldı. Toplantıların ardından hazırlanacak raporlar ilgili bakanlıklara sunulacak

 

Ankara – 11.10.2018 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Doğu Anadolu Ziraat Odaları Bölge toplantısı, Ankara’da yapıldı.

TZOB Otel’de gerçekleştirilen toplantıya, Ağrı, Ardahan, Iğdır, Erzincan, Erzurum ve Kars’ta bulunan 44 Ziraat Odası’ndan Oda Başkanları katıldı.

Doğu Anadolu Bölge toplantısında, çiftçi sorunları masaya yatırıldı. Toplantıların ardından hazırlanacak raporlar, ilgili bakanlıklara sunulacak.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, tarım ve hayvancılık konusunda yaptığı değerlendirmenin ardından il temsilcileri söz aldı. Ziraat Odası Başkanları illerin tarım, hayvancılıktaki sorunlarını ve çiftçi taleplerini dile getirdiler.

Toplantıya TZOB Yönetim Kurulu Üyesi, Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi Mehmet Latif Maskan da katıldı.