Afetzede üreticilerin kredi borçlarına erteleme kararı


-Afetzede üreticilerin kredi borçlarına erteleme kararı

-TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar: “2017 yılında yaşanan afetler nedeniyle zarar gören üreticilerimizin, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine borçlarının bir yıl süreyle ertelenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nı olumlu buluyoruz”

-“Arka arkaya afet yaşayan üreticilerin biriken borçlarını erteleme sonrasında bir defada ödemesi mümkün değildir. Bu durumdaki çiftçilerimizin biriken kredi borçlarının tamamı, faizsiz olarak uzun vadeye yayılarak yapılandırılmalıdır”

-“Ziraat Odaları Birliği olarak çiftçilerimizin yaşadığı afetleri düzenli takip ediyor, afet zararlarının çiftçimize yükünün azaltılmasını ilgili kurumlardan talep ediyoruz”

 

Ankara – 29.11.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2017 yılında yaşanan afetler nedeniyle zarar gören üreticilerin, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının bir yıl süreyle ertelenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nı olumlu bulduklarını bildirdi.

Bayraktar, arka arkaya afet yaşayan üreticilerin biriken borçlarını erteleme sonrasında bir defada ödemesinin mümkün olmadığını belirterek, “bu durumdaki çiftçilerimizin biriken kredi borçlarının tamamı faizsiz uzun vadeye yayılarak yapılandırılmalıdır” dedi.

Şemsi Bayraktar, son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri ile gerçekleşen yağışların, zamansız ve şiddetli olduğunu, don, dolu, fırtına, kuraklık gibi afetlerin daha fazla yaşandığını vurguladı. 2016-2017 tarımsal üretim döneminin başladığı Ekim ayından itibaren sonbahar yağışlarının yetersiz olmasının çok sayıda ilde hububat üretiminde kuraklığa neden olduğuna dikkati çeken Bayraktar, üretim dönemi boyunca gerçekleşen aşırı yağış, sel, dolu, don, fırtına, hortum gibi afetlerin de üreticilere büyük zarar verdiğini bildirdi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, son olarak Kasım ayı içinde Antalya’da yaşanan hortum, fırtına, aşırı yağışın seralara, narenciye ve zeytin ağaçlarına zarar verdiğini belirtti.

 

-TZOB afet zararlarının takipçisi-

 

Ziraat Odaları Birliği’nin çiftçilerin yaşadığı afetleri düzenli takip ettiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Afet zararlarının çiftçimize yükünün azaltılmasını ilgili kurumlardan taleplerde bulunuyoruz. Bu taleplerimizden biri de üreticilerimizin kullanmış oldukları kredilerin vadesi gelen borçlarının afetler başta olmak üzere çeşitli nedenlerle ödenememesi nedeniyle ertelenmesi ve üst üste afet yaşayan çiftçilerimiz için uzun vadeye yayılarak yapılandırılması olmuştur. Bu konuda yapılan girişimler sonucu çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan düşük faizli kredi borçlarının bir yıl süreyle ertelenmesine yönelik Bakanlar Kurulu Kararı, bugünkü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

-Karar en az yüzde 30 zarar gördüğü tespit edilen çiftçileri kapsıyor-

 

Yapılan düzenlemeyle 1 Ocak 2017-31 Aralık 2017 tarihleri arasında, deprem, yangın, aşırı sıcak zararı, samyeli, çığ, heyelan, taban suyu yükselmesi, sel-su baskını, fırtına, aşırı yağış, aşırı kar yağışı, kar fırtınası, dolu, kırağı, don, kuraklık, yıldırım düşmesi, güneş yanıklığı ve hortum afetlerine maruz kalan ve bu afetler nedeniyle ekilişleri, ürünleri, hayvan varlıkları, tesisleri veya seraları en az yüzde 30 zarar gören, bu durumları hasar tespit komisyonlarınca tespit edilen Çiftçi Kayıt Sistemine ve Bakanlığın diğer kayıt sistemlerine kayıtlı gerçek ve tüzel kişi üreticilerin T.C. Ziraat Bankası AŞ ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan düşük faizli kredi borçları yıllık yüzde 3 faizle bir yıl ertelendi.”

Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından ertelenen tarımsal kredi borçlarına, erteleme dönemi süresince yüzde 3 faiz uygulanacağını bildiren Bayraktar, ayrıca ertelenen krediler nedeniyle Hasar Tespit Komisyonu Kararı tarihinden itibaren müracaat süresi sonuna kadar, borcun ertelenmesi halinde ise erteleme süresi sonuna kadar takip işleminin başlatılmayacağını belirtti.

 

-Bir yılı aşan yapılandırmada cari faiz uygulanıyor-

 

Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nin kendi uygulamaları çerçevesinde bir yıldan fazla taksit yapılabileceğine dikkati çeken Bayraktar, “Yalnız bir yıldan fazla taksitlendirmenin ilk yılına yüzde 3, daha sonraki yıllarına Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nin cari faizi uygulanacak” dedi.

Karar, tabii afetler nedeniyle sıkıntıda olan çiftçinin bir nebze de olsa rahatlamasını sağlayacağını bildiren Bayraktar, “bir yıl ertelemenin yanı sıra, arka arkaya afet yaşayan üreticilerin biriken borçlarını erteleme sonrasında bir defada ödemesi mümkün değildir. Bu durumdaki çiftçilerimizin biriken kredi borçlarının tamamı faizsiz uzun vadeye yayılarak yapılandırılmalıdır. Yapılandırmaya diğer kamu bankalarına olan borçlar da dahil edilmelidir. Ayrıca özel bankaların yapılandırmaya katılımı da sağlanmalıdır” dedi.

Bu zenginliğin kıymetini bilelim…


-Bu zenginliğin kıymetini bilelim…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Tarım alanlarında Konya 19 bin 600, Ankara 12 bin 56, Şanlıurfa 11 bin 543, Sivas 7 bin 977 kilometrekareyle 100’den fazla ülkeyi geride bırakıyor”

-“Konya’nın tarım alanları 135, Ankara’nınki 118, Şanlıurfa’nınki 117, Sivas’ınki 101 ülkenin tarım alanlarından daha büyük”

-“Gıda ve tarım ihracatında dünyada başa güreşen Hollanda, 10 bin 450 kilometrekarelik tarım alanıyla Konya’nın da Ankara ve Şanlıurfa’nın da arkasında kalıyor”

-“34 ilimiz tarımda önemli ülkelerden İsrail’den daha fazla tarım alanına sahip bulunuyor. Bursa ve İsrail aynı genişlikte tarım alanına sahip durumda”

-“Büyük bir nimet olan tarım alanlarımızı gözümüz gibi koruyalım, verimli arazilerimizin tarım dışına çıkarılmasına göz yummayalım”

 

Ankara – 27.11.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çayır mera hariç tarım alanlarında, Konya’nın 19 bin 600, Ankara’nın 12 bin 56, Şanlıurfa’nın 11 bin 543, Sivas’ın 7 bin 977 kilometrekareyle 100’den fazla ülkeyi geride bıraktığını, bu zenginliğin kıymetinin bilinmesi gerektiğini bildirerek, “Konya’nın tarım alanları 135, Ankara’nınki 118, Şanlıurfa’nınki 117, Sivas’ınki 101 ülkenin tarım alanlarından daha büyük” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, ülke topraklarının yüzde 30,4’ü olan 237 bin 109 kilometrekaresinin çayır mera hariç tarım alanlarından oluştuğunu, bunun da Türkiye’nin, Hindistan, ABD, Rusya, Çin, Brezilya, Avustralya, Kanada, Arjantin, Nijerya, Ukrayna, Pakistan, Kazakistan, Endonezya ve Meksika’nın ardından 15’nci sıraya yerleşmesini sağladığını belirtti.

 

-Tarım alanı büyüklüğünde Türkiye’yi geçen ülkeler-

 

Türkiye’den büyük tarım alanları olan Hindistan, ABD, Rusya, Çin, Brezilya, Avustralya, Kanada gibi ülkelerin kıta boyutlarında ülkeler olduğunu bildiren Bayraktar, “Ukrayna hariç ilk 14’teki ülkelerin tamamı Türkiye’den büyük yüzölçümüne sahipler. Türkiye’nin, Rusya 21,3, Çin 12,2, ABD 11,9, Kanada 11,8, Brezilya 10,9, Avustralya 10, Hindistan 3,9, Arjantin 3,6, Kazakistan 3,5, Meksika 2,5, Endonezya 2,4, Nijerya 1,2 katı büyüklüğünde. Pakistan da, az da olsa Türkiye’den daha büyük yüzölçümüne sahip” bilgisini verdi.

 

-En az tarım alanı Yalova’da-

 

Çayır mera hariç tarım alanlarında Konya’nın ilk sırayı aldığını, bu ili Ankara, Şanlıurfa, Sivas’ın takip ettiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Yozgat’ın 6 bin 56, Kayseri’nin 5 bin 941, Diyarbakır’ın 5 bin 894, Eskişehir’in 5 bin 717, Çorum’un 5 bin 342 ve Manisa’nın 4 bin 931, Adana’nın 4 bin 918, Afyonkarahisar’ın 4 bin 737, Balıkesir’in 4 bin 133, Aksaray’ın 4 bin 7, Tekirdağ’ın 4 bin 5 kilometrekare tarım alanı bulunuyor. En az tarım alanı olan iller ise 395 kilometrekareyle Bartın, 354 kilometrekareyle Hakkari, 320 kilometrekareyle Bingöl, 308 kilometrekareyle Artvin, 282 kilometrekareyle Ardahan ve 107 kilometrekareyle Yalova.

-Kilis’in dörtte üçü, Bingöl’ün yüzde 4’ü tarım alanı-

 

Yüzölçümüne göre en fazla tarım alanı olan il Kilis. Toplam yüzölçümü 1412 kilometrekare olan ilin yüzde 74,1’ü, 1046 kilometrekaresi tarım alanlarıyla kaplı. Kilis’in dörtte üçü tarım alanı. Bu ili yüzde 64,7 ile Tekirdağ, yüzde 64,3 ile Kırıkkale, yüzde 60,7 ile Nevşehir, yüzde 60,2 ile Kırşehir, yüzde 60 ile Şanlıurfa, yüzde 53,6 ile Aksaray, yüzde 52,1 ile Gaziantep ve Edirne, yüzde 48 ile Konya, yüzde 47 ile Ankara, yüzde 45 ile Aydın izliyor. Yüzölçümüne oranla en az tarım alanı ise yüzde 7,8 ile Tunceli, yüzde 5,7 ile Ardahan, yüzde 5 ile Hakkari, yüzde 4,2 ile Artvin ve yüzde 4 ile Bingöl’de bulunuyor.”

 

-Libya, Türkiye’nin iki katından büyük, tarım alanı Konya’nınkinden az-

 

İşlenen tarım alanı büyüklüğünde Türkiye’nin çok zengin olduğunu bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Türkiye’nin iki katından büyük Libya’nın çayır ve mera hariç 17 bin 200, ülkemizin 1,5 katı Kolombiya’nın 16 bin 752, nüfusu 50 milyona dayanmış Güney Kore’nin 14 bin 760, on milyarlarca dolarlık meyve ihraç eden Türkiye boyutlarındaki Şili’nin 12 bin 892, Portekiz’in 11 bin 370, Somali’nin 11 bin, Malezya’nın 9 bin 540, Belçika’nın 8 bin 170, Türkiye boyutlarındaki Namibya’nın 8 bin, Türkiye’nin iki katından büyük Moğolistan’ın 5 bin 672 kilometrekare tarım alanı var.

 

-8 ülkenin tarım alanı yok-

 

İller arasında en az tarım alanı olan Yalova’nın bile 107 kilometrekare çayır ve mera hariç tarım alanı varken, petrol zengini Katar’ın 110, Kuveyt’in 95, Brunei Sultanlığı’nın 50, Bahreyn’in 10, turizm ülkesi Maldivler’in 39 kilometrekare tarım alanı bulunuyor. En az tarım alanına 9 kilometrekareyle buzlar ülkesi Grönland, 6 kilometrekareyle Singapur, 3 kilometrekareyle Bermuda, 2 kilometrekareyle Kayman Adaları, 1 kilometrekareyle turizm ülkesi Seyşeller sahip durumda. Curacao, Cebelitarık, Makao, Fransız St. Martin’i, Hollanda Sint Martin’i, Monako, Nauru, Tuvalu’da tarım alanı bulunmuyor.”  

 

-Konya’nın tarım alanı İsrail’inkinin 6,5 katı-

 

Gıda ve tarım ihracatında dünyada başa güreşen Hollanda, 10 bin 450 kilometrekarelik tarım alanıyla Konya’nın da Ankara ve Şanlıurfa’nın da arkasında kalıyor. 34 ilimiz tarımda önemli ülkelerden İsrail’den daha fazla tarım alanına sahip bulunuyor. Bursa ve İsrail aynı genişlikte tarım alanına sahip durumda. Bursa’nın da İsrail’in de 3 bin 5 kilometrekare tarım alanı bulunuyor. İsrail ile karşılaştırıldığında tarım alanı Konya’da 6,5 katı, Ankara’da 4, Şanlıurfa’da 3,8, Sivas’ta 2,7 katı buluyor.”

Türkiye’de 1989 yılından 278 bin 970 kilometrekareye kadar çıkan çayır ve mera hariç tarım alanlarının 41 bin 861 kilometrekare azalarak günümüzde 237 bin 109 kilometrekareye düştüğünü belirten Bayraktar, “büyük bir nimet olan tarım alanlarımızı gözümüz gibi koruyalım, verimli arazilerimizin tarım dışına çıkarılmasına göz yummayalım” dedi.

İllerin yüzölçümü, tarım alanları ve tarım alanlarının il yüzölçümlerine oranı şöyle:

 

 

 

 

 

Tarım

 

 

 

 

Alanının

 

 

 

Tarım

Yüzölçümüne

 

 

Yüzölçümü

Alanı

Oranı

 

İller

(Km2)

(Km2)

(Yüzde)

1

Adana

13.844

4.918

35,5

2

Adıyaman

7.337

2.419

33,0

3

Afyonkarahisar

14.016

4.737

33,8

4

Ağrı

11.099

3.606

32,5

5

Aksaray

7.659

4.107

53,6

6

Amasya

5.628

2.308

41,0

7

Ankara

25.632

12.056

47,0

8

Antalya

20.177

3.652

18,1

9

Ardahan

4.934

282

5,7

10

Artvin

7.393

308

4,2

11

Aydın

8.116

3.649

45,0

12

Balıkesir

14.583

4.133

28,3

13

Bartın

2.330

395

17,0

14

Batman

4.477

1.009

22,5

15

Bayburt

3.746

1.044

27,9

16

Bilecik

4.179

852

20,4

17

Bingöl

8.004

320

4,0

18

Bitlis

8.294

1.342

16,2

19

Bolu

8.313

1.175

14,1

20

Burdur

7.175

1.503

20,9

21

Bursa

10.813

3.005

27,8

22

Çanakkale

9.817

2.907

29,6

23

Çankırı

7.542

2.152

28,5

24

Çorum

12.428

5.342

43,0

25

Denizli

12.134

3.606

29,7

26

Diyarbakır

15.168

5.894

38,9

27

Düzce

2.492

742

29,8

28

Edirne

6.145

3.201

52,1

29

Elazığ

9.383

1.746

18,6

30

Erzincan

11.815

1.323

11,2

31

Erzurum

25.006

3.461

13,8

32

Eskişehir

13.960

5.717

41,0

33

Gaziantep

6.803

3.545

52,1

34

Giresun

7.025

1.605

22,8

35

Gümüşhane

6.668

668

10,0

36

Hakkari

7.095

354

5,0

37

Hatay

5.524

2.435

44,1

38

Iğdır

3.664

686

18,7

39

Isparta

8.946

2.059

23,0

40

İstanbul

5.461

730

13,4

41

İzmir

11.891

3.274

27,5

42

Kahramanmaraş

14.520

3.452

23,8

43

Karabük

4.142

514

12,4

44

Karaman

8.678

3.353

38,6

45

Kars

10.193

2.013

19,8

46

Kastamonu

13.064

1.525

11,7

47

Kayseri

16.970

5.941

35,0

48

Kırıkkale

4.791

3.080

64,3

49

Kırklareli

6.459

2.369

36,7

50

Kırşehir

6.584

3.963

60,2

51

Kilis

1.412

1.046

74,1

52

Kocaeli

3.397

825

24,3

53

Konya

40.838

19.600

48,0

54

Kütahya

11.634

3.032

26,1

55

Malatya

12.259

2.867

23,4

56

Manisa

13.339

4.931

37,0

57

Mardin

8.780

3.138

35,7

58

Mersin

16.010

3.823

23,9

59

Muğla

12.654

2.334

18,4

60

Muş

8.650

2.610

30,2

61

Nevşehir

5.485

3.328

60,7

62

Niğde

7.234

2.732

37,8

63

Ordu

5.861

2.538

43,3

64

Osmaniye

3.320

1.195

36,0

65

Rize

3.835

535

13,9

66

Sakarya

4.824

1.693

35,1

67

Samsun

9.725

3.781

38,9

68

Siirt

5.717

886

15,5

69

Sinop

5.717

790

13,8

70

Sivas

28.164

7.977

28,3

71

Şanlıurfa

19.242

11.543

60,0

72

Şırnak

7.078

779

11,0

73

Tekirdağ

6.190

4.005

64,7

74

Tokat

10.042

3.013

30,0

75

Trabzon

4.628

981

21,2

76

Tunceli

7.582

592

7,8

77

Uşak

5.555

2.176

39,2

78

Van

20.921

3.181

15,2

79

Yalova

798

107

13,4

80

Yozgat

13.690

6.056

44,2

81

Zonguldak

3.342

532

15,9

 

Türkiye

780.043

237.109

30,4

 

Konya’dan daha az tarım alanına sahip ülkeler, karasal yüzölçümleri ve tarım alanları şöyle:

 

 

 

 

İşlenen

İşlenen

 

 

 

Tarım

Tarım

 

 

Yüzölçümü

Alanı

Alanı

 

Ülkeler

(Km2)

(Yüzde)

(Km2)

1

Türkmenistan

469.930

4,1

19.400

2

Azerbaycan

82.663

23,3

19.265

3

Moldova

32.870

55,3

18.170

4

Orta Afrika Cum.

622.980

2,9

18.000

5

Libya

1.759.540

1,0

17.200

6

Kolombiya

1.109.500

1,5

16.752

7

Sierra Leone

72.180

21,9

15.840

8

Laos

230.800

6,6

15.250

9

Nikaragua

120.340

12,5

15.040

10

Güney Kore

97.480

15,1

14.760

11

Slovakya

48.086

29,0

13.944

12

Avusturya

82.523

16,4

13.517

13

Sri Lanka

62.710

20,7

13.000

14

Şili

743.532

1,7

12.892

15

Kırgızistan

191.800

6,7

12.806

16

Yemen

527.970

2,4

12.480

17

Letonya

62.180

19,4

12.090

18

Burundi

25.680

46,7

12.000

19

Ruanda

24.670

46,6

11.495

20

Portekiz

91.605

12,4

11.370

21

Somali

627.340

1,8

11.000

22

Haiti

27.560

38,8

10.700

23

İrlanda

68.890

15,4

10.580

24

Hollanda

33.690

31,0

10.450

25

Honduras

111.890

9,1

10.200

26

Ekvator

248.360

4,1

10.177

27

Bosna Hersek

51.200

19,7

10.110

28

Malezya

328.550

2,9

9.540

29

Guatemala

107.160

8,7

9.338

30

Belçika

30.280

27,0

8.170

31

Hırvatistan

55.960

14,5

8.132

32

Norveç

365.245

2,2

8.065

33

Namibya

823.290

1,0

8.000

34

Dominik Cum.

48.310

16,6

8.000

35

El Salvador

20.720

36,2

7.500

36

Tacikistan

138.786

5,3

7.300

37

Eritre

101.000

6,8

6.900

38

Estonya

42.390

15,3

6.481

39

Arnavutluk

27.400

22,5

6.156

40

Yeni Zelanda

263.310

2,2

5.900

41

Moğolistan

1.553.560

0,4

5.672

42

Panama

74.340

7,6

5.630

43

Kongo Cumhuriyeti

341.500

1,6

5.500

44

Liberya

96.320

5,2

5.000

45

Gürcistan

69.490

6,6

4.570

46

Moritanya

1.030.700

0,4

4.500

47

Ermenistan

28.470

15,7

4.475

48

Gambiya

10.120

43,5

4.400

49

Guyana

196.850

2,1

4.200

50

Makedonya

25.220

16,4

4.140

51

İsviçre

39.516

10,1

4.002

52

Botsvana

566.730

0,7

3.990

53

Gabon

257.670

1,3

3.250

54

İsrail

21.640

13,9

3.005

55

Gine Bissau

28.120

10,7

3.000

56

Papua Yeni Gine

452.860

0,7

3.000

57

Lesotho

30.360

9,0

2.723

58

Ürdün

88.780

2,7

2.375

59

Kosta Rika

51.060

4,5

2.321

60

Slovenya

20.140

9,1

1.842

61

Kosovo

10.887

…,

…,

62

Svaziland

17.200

10,2

1.750

63

Fiji

18.270

9,0

1.650

64

Doğu Timor

14.870

10,4

1.550

65

Lübnan

10.230

12,9

1.320

66

İzlanda

100.250

1,2

1.212

67

Jamaika

10.830

11,1

1.200

68

Ekvator Ginesi

28.050

4,3

1.200

69

Bhutan

38.117

2,6

1.002

70

Güney Kıbrıs

9.240

8,6

798

71

Belize

22.810

3,4

780

72

Mauritius

2.030

36,9

750

73

Komorlar

1.861

34,9

650

74

Surinam

156.000

0,4

650

75

Filistin

6.020

10,6

640

76

Lüksemburg

2.590

24,2

626

77

Puerto Riko

8.870

6,9

610

78

Yeşil Burun Adaları

4.030

13,6

550

79

Umman

309.500

0,1

380

80

Birleşik Arap Emir.

83.600

0,4

375

81

Trinidad ve Tobago

5.130

4,9

250

82

Man Adası

570

38,8

221

83

Solomon Adaları

27.990

0,7

200

84

Vanuatu

12.190

1,6

200

85

Tonga

720

25,0

180

86

Katar

11.610

1,1

131

87

Barbados

430

25,6

110

88

Kuveyt

17.820

0,5

95

89

Malta

320

28,0

90

90

Karadağ

13.450

0,6

87

91

Sao Tome ve Principe

960

9,1

87

92

Bahamalar

10.010

0,8

80

93

Samoa

2.830

2,8

80

94

Yeni Kaledonya

18.280

0,3

62

95

Dominika

750

8,0

60

96

St. Kitts ve Nevis

260

19,2

50

97

Brunei Sultanlığı

5.270

0,9

50

98

St. Vincent ve Grenadinler

390

12,8

50

99

Kanal Adaları

190

21,9

42

100

Antigua ve Barbuda

440

9,1

40

101

Maldivler

300

13,0

39

102

Hong Kong

1.050

3,0

31

103

Grenada

340

8,8

30

104

American Samoa

200

15,0

30

105

St. Lucia

610

4,9

30

106

Faroe Adaları

1.396

2,1

30

107

Andorra

470

6,0

28

108

Fransız Polinezyası

3.660

0,7

25

109

Liechtenstein

160

14,5

23

110

Aruba

180

11,1

20

111

Cibuti

23.180

0,1

20

112

Mikronezya

700

2,9

20

113

Kiribati

810

2,5

20

114

Marshall Adaları

180

11,1

20

115

Bahreyn

771

2,1

16

116

Guam

540

1,9

10

117

Kuzey Mariana Adaları

460

2,2

10

118

Palau

460

2,2

10

119

Turks ve Caicos Adaları

950

1,1

10

120

İngiliz Virgin Adaları

150

6,7

10

121

Amerikan Virgin Adaları

350

2,9

10

122

San Marino

60

16,7

10

123

Grönland

410.450

0,0

9

124

Singapur

709

0,8

6

125

Bermuda

50

6,0

3

126

Kayman Adaları

240

0,8

2

127

Seyşeller

460

0,2

1

128

Curacao

444

0,0

0

129

Cebelitarık

10

0,0

0

130

Makao

30

0,0

0

131

Fransız St. Martin

54

0,0

0

132

Monako

2

0,0

0

133

Nauru

20

0,0

0

134

Hollanda Sint Maarten

34

0,0

0

135

Tuvalu

30

0,0

0

Çiftçi, dört gözle borçların ertelenmesini bekliyor


-Çiftçi, dört gözle borçların ertelenmesini bekliyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Bizim sık sık dile getirerek talep ettiğimiz, bu yıl afet yaşayan ve kredi borcunu ödeyemeyen çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının ertelenmesine ilişkin kararname, Bakanlar Kurulu’nda beklememeli, bir an evvel çıkmalıdır”

-“Takibe düşmemesi için Ziraat Bankası tarafından cari faizle yapılandırılan borçlar da erteleme kapsamına alınmalıdır”

-“Üst üste afet yaşayan çiftçilerimizin borçlarını bir defada ödeme imkanı yoktur. Bu durumdaki çiftçilerimizin borçları, faizsiz olarak uzun vadeye yayılarak yapılandırılmalıdır”

-“Tarımsal kredi borç erteleme ve yapılandırmasının yanı sıra çiftçinin tarlada kalmasının ve üretimi sürdürebilmesinin sağlanması için faizsiz yeni uzun vadeli kredi imkanları sunulması gerekir”

-“Kar kış, yağmur çamur demeden gecesini gündüzüne katarak, zor şartlar altında üretime devam eden çiftçimiz, her türlü desteğihak ediyor”

-“Çiftçimiz, 80 milyonluk ülke nüfusunun, 5 milyonun üzerindeki sığınmacı, mülteci ve yabancının, 40 milyona yakın turistin gıda güvencesini sağlıyor, 16-17 milyar dolarlık gıda ve tarım ihracatı yapılmasına imkan tanıyor, 6 milyon kişiye istihdam yaratıyor. Ülke milli gelirine 52,7 milyar dolarlık katkı sağlıyor”

 Ankara – 26.11.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçinin dört gözle tarımsal kredi borçlarının ertelenmesini beklediğini bildirerek, “bizim sık sık dile getirerek talep ettiğimiz, bu yıl doğal afet yaşayan ve kredi borcunu ödeyemeyen çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının ertelenmesine ilişkin kararname Bakanlar Kurulu’nda beklememeli, bir an evvel çıkmalıdır” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarımda çözüm bekleyen yapısal sorunlarının yanı sıra finansmanın da çiftçiyi en fazla zorlayan konulardan biri olduğunu belirtti. Çiftçinin, üretim sezonunun başından itibaren para harcadığına, ancak hasattan sonra ürününü satarak elde ettiği gelirle borçlarını kapatabildiğine dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Çiftçimiz ürünü yetiştirmek için sürekli elini cebine atıyor ancak yılda bir kez gelir elde ediyor. Doğal afet olmaz, hasat iyi geçer ve ürün de makul bir fiyata satılırsa çiftçimiz borcunu kapatabiliyor. Bu olmazsa çiftçimiz, borcunu sürekli ertelemek zorunda kalıyor. Doğal afetler, yapısal sorunlar, girdi fiyatlarındaki artışlar nedeniyle tarımsal üretimden yeterli geliri elde edemeyen çiftçimiz, gittikçe artan miktarda daha fazla krediye ihtiyaç duyuyor. Borcu borçla kapatmak durumunda kalan çiftçilerimizin sayısının çoğalması, faiz oranları ve masrafların yüksekliği nedeniyle çiftçimizin geri ödeme kapasitesi azalıyor, bundan dolayı da kredi borçları artıyor. Yaşanan doğal afetler, pazarlama sorunları, artan üretim maliyetleri çiftçimizi, eski borcunu kapatmadan yeni kredi kullanmaya mecbur ediyor.”

 -“Doğal afetler tarımsal üretim ve üretici gelirlerini olumsuz etkiledi”-
Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileriyle artan doğal afetlerin tarımsal üretim ve üretici gelirlerinin olumsuz etkilendiğini vurgulayan Bayraktar, “üretici son yıllarda bir üretim dönemi boyunca her türlü afetle karşı karşıya kalabilmektedir. 2016-2017 yılı tarımsal üretim döneminin başından itibaren afetler çiftçimizin peşini bırakmamıştır. En son Antalya’da yaşanan afet, seralara ve narenciye bahçelerine büyük zarar vermiştir” dedi. 

 -“Çiftçimiz her türlü desteği hak ediyor”-
Kar kış, yağmur çamur demeden gecesini gündüzüne katarak, zor şartlar altında üretime devam eden çiftçinin, her türlü desteği hak ettiğini bildiren Bayraktar, şöyle devam etti.

“Çiftçimiz, 80 milyonluk ülke nüfusunun, 5 milyonun üzerindeki sığınmacı, mülteci ve yabancının, 40 milyona yakın turistin gıda güvencesini sağlıyor, 16-17 milyar dolarlık gıda ve tarım ihracatı yapılmasına imkan tanıyor, 6 milyon kişiye istihdam yaratıyor. Ülke milli gelirine 52,7 milyar dolarlık katkı sağlıyor.

Bizim hemen her platformda sık sık dile getirdiğimiz, sürekli talep ettiğimiz, bu yıl afet yaşayan ve kredi borcunu ödeyemeyen çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının ertelenmesine ilişkin kararnamenin Bakanlar Kurulu’na sunulması memnuniyet vericidir. Kararname, Bakanlar Kurulu’nda beklememeli, bir an evvel çıkmalıdır.

 -“Yapılandırılan borçlar da erteleme kapsamına alınmalıdır”-
Takibe düşmemesi için Ziraat Bankası tarafından cari faizle yapılandırılan borçlar da erteleme kapsamına alınmalıdır. Geçmişte cari faizle yapılandırılan bu borçlar kapsama alınmadığı için çiftçilerimizin bir bölümü borç ertelemesinden yararlanamadı ve mağdur oldu. Bu sorun çözülmelidir.

Çiftçilerimiz, üst üste doğal afet yaşadıkları için biriken ve bugüne kadar ödenmeyen kredi borçları için de yapılandırma beklemektedir. Üst üste afet yaşayan çiftçilerimizin borçlarını bir defada ödeme imkanı yoktur. Bu durumdaki çiftçilerimizin borçları, faizsiz olarak uzun vadeye yayılarak yapılandırılmalıdır.

Sadece Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları değil, doğal afet yaşayan çiftçilerimizin tüm kamu bankalarına olan borçlarını kapsamalıdır.

Tarımsal kredi borç erteleme ve yapılandırma kapsamına özel bankaların da katılması sağlanmalıdır.”

Bayraktar, tarımsal kredi borç erteleme ve yapılandırmasının yanı sıra çiftçinin tarlada kalmasının ve üretimi sürdürebilmesinin sağlanması için faizsiz yeni uzun vadeli kredi imkanları sunulması gerektiğini de belirtti.

Sakarya heyetini ağırladık

Sakarya heyetini ağırladık…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Faydalı bir toplantı gerçekleştirdik”

-Sakarya tarımıyla ilgili TZOB Otel’de yapılan toplantıya Vali İrfan Balkanlıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ve Sakarya Milletvekilleri katıldı

-Toplantıda, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. İlkay Dellal ile Prof. Dr. Gürsel Dellal sunum yaptılar

 

Ankara – 22.11.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Sakarya tarımıyla ilgili toplantı konusunda, “faydalı bir toplantı gerçekleştirdik” dedi.

TZOB Otel’de yapılan toplantıya, Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ve AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, CHP Sakarya Milletvekili, Grup Başkanvekili Engin Özkoç, AK Parti Sakarya Milletvekili Mustafa İsen, AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu, MHP Sakarya Milletvekili Zihni Açba ile Sakarya İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürü Mehmet Erdemir katıldı.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. İlkay Dellal ile Prof. Dr. Gürsel Dellal’ın sunum yaptıkları toplantıda, katılımcılar görüş ve temennilerini beyan ettiler.

24 Kasım Öğretmenler Gününü kutluyoruz…


24 Kasım Öğretmenler Günü…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Çocuklarımızı verdikleri eğitim öğretimle hayata en iyi şekilde hazırlayan öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyor, eğitim camiamıza şükran ve saygılarımı sunuyorum”

 

Ankara – 23.11.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “çocuklarımızı verdikleri eğitim öğretimle hayata en iyi şekilde hazırlayan öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyor, eğitim camiamıza şükran ve saygılarımı sunuyorum” dedi.

Bayraktar, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, dünyada ülkelerin artık eğitimde kaydettikleri gelişmelerle birbirlerine karşı üstünlük kurduklarını, günümüz koşullarında yaşanan olağanüstü rekabet ortamında eğitim, bilim ve teknoloji olmadan var olmanın imkansız hale geldiğini belirtti.

Eğitimin en önemli unsurunun öğretmenler olduğunu belirten Bayraktar, öğretmenlerin her türlü maddi sıkıntısının çözülmesi, en iyi şartlara ulaşmalarının sağlanması gerektiğine dikkati çekti.

Anadolu’nun yabani meyveleri toplanmayı bekliyor


-Anadolu’nun yabani meyveleri toplanmayı bekliyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Doğada yabani olarak yetişen ve tüketici talebi sürekli artan ve ülkemiz açısından önemli bir potansiyel barındıran kuşburnu, alıç gibi meyvelerden azami ölçüde yararlanmalı hatta kültürel tarıma geçmeliyiz”

-“Tüm dünyada şifa unsuru olarak görülen bu tür ürünlere olağanüstü bir talep var. Bugün aktarlarda kurutulmuş kuşburnunun kilogramının 20 liradan satılıyor. Alıç hasat zamanı 15 liradan fiyat buluyor. Bu talep değerlendirilmelidir”

-“Ülkemizin dağı taşı bu tür meyvelerle dolu. Sadece toplayıp değerlendirmemiz gerekirken, 2016 yılında 85 ton kuşburnu ithal etmemizin mantıklı bir açıklaması yoktur”

Ankara – 22.11.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Anadolu’nun yabani meyvelerinin toplanmayı beklediğini bildirerek, “doğada yabani olarak yetişen ve tüketici talebi sürekli artan ve ülkemiz açısından önemli bir potansiyel barındıran kuşburnu, alıç gibi meyvelerden azami ölçüde yararlanmalı hatta kültürel tarıma geçmeliyiz” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, tüm dünyada şifa unsuru olarak görülen bu tür ürünlere olağanüstü bir talep olduğunu, bugün aktarlarda kurutulmuş kuşburnunun kilogramının 20 liradan satıldığını, alıcın hasat zamanı 15 liradan fiyat bulduğunu, bu talebin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

 

-Kuşburnu: C vitamini ve değerli mineral deposu, antioksidan-

Kuşburnunun Avrupa, kuzeybatı Afrika ve Batı Asya’da yetişen bir bitki olduğunu, ülkemizde genelde çalılık alanlar olmak üzere hemen her yerde yetiştiğini, dünyadaki 70-100 kadar çeşitten 27 tanesinin Türkiye’de bulunduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Faydaları ve kıymeti insanlarımızca bilinen kuşburnunun ne yazık ki kültürel olarak tesis edilmiş bir üretim alanı bulunmamaktadır. Oldukça şifalı bir bitli olan kuşburnu,  antioksidan özelliğinin yanı sıra C vitamini yönünden de zengin bir meyvedir. Kuşburnuda C vitamini dışında, A, B1, B2, E ve K vitaminleri, demir, magnezyum, kalsiyum, mangan, sodyum, bakır ve çinko gibi değerli mineraller bulunur.

 

-Çay, marmelat, reçel, meyve suyu, nektar, bebek maması, jöle yapılıyor-

Daha çok kurutulmuş şekilde çay olarak kullanılan kuşburnu meyveleri az da olsa taze olarak da tüketilmektedir. Kuşburnu çay, marmelat, reçel, meyve suyu, jöle, nektar, bebek maması gibi pek çok ürünün hammaddesi olmasının yanı sıra ilaç ve kozmetik sanayinde de yoğun olarak kullanılmaktadır.

Bugün ülkemizin değişik yörelerinde kurulmuş kuşburnu işleyen tesisler, bölgelerinde tabii şekilde yetişen kuşburunları kullanıp hem yöre insanına hem de ekonomiye katkı sağlamaktadır.”

 

-Alıcın 21 çeşidinin gen merkezi Türkiye-

Alıç bitkisinin de dünyada en çok Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya kıtasında bulunduğunu bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Ülkemizde ise daha çok kayalık yerlerde, derelere bakan yamaçlarda, çalılıklar içinde, ormanlık ve dağlık bölgelerde kendiliğinden yetişmektedir. Ülkemiz alıç bitkisinin önemli bir gen merkezlerinden biridir. Dünya üzerinde yetişen 200’den fazla alıç çeşidinin 21’inin gen kaynağı Türkiye’dir. Yabani bir sonbahar meyvesi olan alıç, dikenli dallara sahip bir ağaçtır. Ekşiden, elma tadına kadar çok çeşitli tatlara sahip bir meyvedir. Yuvarlak bir görünümü olan ve kırmızı, beyaz, sarı, yeşil, pembe tonlara sahip değişik türde meyveleri rengine göre değişik tatlar içermektedir. Anadolu coğrafyasında pek çok türü mevcuttur.

 

-Alıç: Antioksidan, yüksek miktarda mineral içeriyor, C vitamini deposu-

Antioksidan olarak zengin bir meyvedir. Alıç meyvesinin en önemli özelliklerinden birisi de oldukça yüksek miktarlarda mineral madde içermesidir. Meyveler başta kalsiyum, fosfor, potasyum, magnezyum ve demir olmak üzere yüksek miktarda mineral madde içermektedir. Ayrıca, meyveler karbonhidrat, şeker ve vitamin (özellikle C vitamini) bakımından oldukça zengindir. Alıcın meyve ve çiçeklerinde antioksidan özellikteki flavonoidler, saponin, organik asitler, eter yağı ve şekerler başta olmak üzere insan sağlığı bakımından faydalı birçok madde bulunmaktadır.

Potansiyel kullanım alanlarına ve bilinen faydalarına rağmen, alıç hak ettiği değeri görmemektedir. Ağaç şekli ve güzel çiçeklerinden dolayı süs bitkisi olarak kullanılmasının dışında genellikle yabani bir tür olarak bilinmektedir. Gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde alıcın ticari yetiştiriciliği pek yapılmamaktadır. Bu nedenlerden dolayı meyveler genellikle doğal ortamlarında insanlar tarafından toplanarak değerlendirilmektedir.

Alıç, meyve şeklinde doğrudan tüketilebildiği gibi çay yapılarak içilmektedir. Reçel ve marmelat haline kullanımı da oldukça yaygındır. Aynı zamanda bitkisel ilaç yapımında da kullanılmaktadır.”

Ülkenin dağı taşının kuşburnu, alıç, karamuk, ahlat (yabani armut), yabani elma, yabani erik gibi meyvelerle dolu olduğunu bildiren Bayraktar, “sadece toplayıp değerlendirmemiz gerekirken, 2016 yılında 85 ton kuşburnu ithal etmemizin mantıklı bir açıklaması yoktur” dedi.

Anadolu’nun olağanüstü bir yabani meyve cenneti olduğuna dikkati çeken Bayraktar, kuşburnu ve alıç dışında bu topraklarda ahlat, karamuk, iğde, yabani erik, yabani elma, yabani kiraz, keçiboynuzu, böğürtlen, karayemiş, karahurma gibi çok sayıda yabani meyve bulunduğunu bildirdi.

Tavuk eti ve yumurta üretiminde rekora doğru…


-Tavuk eti ve yumurta üretiminde rekora doğru…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Eylül ayı itibarıyla son bir yılda, tavuk eti üretimi 2 milyon 47 bin tonu, tavuk yumurtası üretimi ise 19 milyar 30 milyon adedi aştı”

-“Aynı dönemde hindi eti üretimi de 48 bin 915 tona ulaştı”

-“Ocak-Eylül döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre tavuk etinde yüzde 11,9, tavuk yumurtasında yüzde 7 üretim artışı görüldü”

-“İhracat artışı ise Ocak-Eylül döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre kanatlı eti ve ürünlerinde yüzde 48,9, yumurta ve ürünlerinde yüzde 42,4’ü buldu”

-“Eylül ayında kanatlı eti ve ürünleri ihracatı ise yüzde 76,1 gibi çok yüksek bir artışla 28,8 milyon dolardan 50,7 milyon dolara çıktı”

-“Kanatlı eti üretimindeki artış, kırmızı ette yaşanan üretim düşüşünü dengelemesi açısından önem taşıyor”

 

Ankara – 19.11.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kırmızı et üretimindeki düşüşe karşın kanatlı sektöründe üretimde artışın sürdüğünü bildirerek, “Eylül ayı itibarıyla son bir yılda, tavuk eti üretimi 2 milyon 47 bin tonu, tavuk yumurtası üretimi ise 19 milyar 30 milyon adedi aştı” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada,  2017 yılının Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre, tavuk eti üretiminin ise yüzde 21,5 artışla 127 bin 595 tondan 155 bin 7 tona, tavuk yumurtası üretiminin yüzde 3,1 artışla 1 milyar 564 milyon adetten 1 milyar 613 milyon adede yükseldiğini belirtti. 

Şemsi Bayraktar, Ocak-Eylül döneminde, geçen aynı dönemine göre, tavuk eti üretiminin yüzde 11,9 artışla 1 milyon 418 bin tondan 1 milyon 586 bin tona, tavuk yumurtası üretimin yüzde 7 artışla 13 milyar 266 milyon adetten 14 milyar 199 bin adede çıktığını bildirdi.

 

-Üretim tavuk etinde 168 bin ton, yumurtada 933 milyon adet arttı-

 

Bayraktar, Ocak-Eylül döneminde, 2016 yılının aynı dönemine göre, üretim artışının, yumurtada 933 milyon adedi, tavuk etinde 168 bin tonu bulduğunu belirtti.

Eylül ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde tavuk eti üretiminin 2 milyon 47 bin tonu, tavuk yumurtası üretiminin ise 19 milyar 30 milyon adedi aştığını bildiren Bayraktar, “2016 yılının tamamında tavuk eti üretimi 1 milyon 879 bin ton, tavuk yumurtası üretimi ise 18 milyar 98 milyon adetti” dedi.

Bayraktar, kanatlı eti üretimindeki artışın, kırmızı ette yaşanan üretim düşüşünü dengelemesi açısından önem taşıdığını bildirdi.

2016 yılında 46 bin 501 ton olan hindi eti üretiminin, Eylül ayında yüzde 6,6, Ocak-Eylül döneminde yüzde 7,1 artarak, Eylül ayında 4 bin 515, Ocak-Eylül döneminde 36 bin 331, Eylül ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde ise 48 bin 915 tona yükseldiğini bildiren Bayraktar, 2016 yılında 93 ton olan bıldırcın eti üretiminin ise Eylül ayı itibarıyla 125 tona ulaştığı bilgisini verdi.

 

-Yıllık ihracat, kanatlı etinde 485,8, yumurtada 369,3 milyon dolara ulaştı-

 

Yumurta ve ürünleri ihracatında 2016 yılı Mayıs, kanatlı eti ve ürünleri ihracatında ise 2016 yılı Aralık ayından bu yana ihracat artışının sürdüğünü, bunun üretime de olumlu yansıdığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre, yumurta ve ürünleri ihracatı yüzde 3,1 artışla 27,5 milyon dolardan 28,4 milyon dolara, kanatlı eti ve ürünleri ihracatı ise yüzde 76,1 gibi çok yüksek bir artışla 28,8 milyon dolardan 50,7 milyon dolara çıktı. Ocak-Eylül döneminde, yüzde 48,9 artan kanatlı eti ve ürünleri ihracatı 254 milyon dolardan, 378,2 milyon dolara, yüzde 42,4 artan yumurta ve ürünleri ihracatı ise 188 milyon dolardan 267,7 milyon dolara yükseldi. Kanatlı eti ve ürünlerinde 9 aylık ihracat, geçen yılın tamamını geçti.

Eylül itibarıyla yıllık ihracat, kanatlı eti ve ürünlerinde 485,8 milyon dolara, yumurta ve ürünlerinde 369,3 milyon dolara çıktı. Türkiye, 2016 yılında 361,6 milyon dolarlık kanatlı eti ve ürünleri, 289,6 milyon dolarlık da yumurta ve ürünleri ihraç etmişti. 2017 yılında ihracat iyi gitse de hala, 2014 yılında yapılan 651 milyon dolarlık kanatlı eti ve ürünleri ihracatını, 2013 yılında yapılan 406,4 milyon dolarlık yumurta ve ürünleri ihracatı yakalanabilmiş değildir.”

 

-“Ortadoğu pazarının dibindeyiz, çok daha fazla ihracat mümkün”-

 

Türkiye’nin kanatlı sektöründe çok elverişli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Bayraktar, “çok büyük ithalat yapan Ortadoğu pazarının dibindeyiz. Ülke potansiyeli çok daha fazla ihracatı mümkün kılıyor. Dünyanın öbür ucunda yer alan Brezilya, Tayland gibi ülkeler, başta Suudi Arabistan olmak üzere Ortadoğu ülkelerine milyarlarca dolarlık ihracat yaparken, bizim bu pazarlardan yeterince faydalanamamamız üzücüdür. Kanatlı sektöründe üretimin sürdürülebilmesi ihracata bağlıdır. Sıkıntılar aşılmalı, kanatlı sektörünün önü açılmalıdır” dedi.

 

-Üreticinin kar marjı da gözetilmeli-

 

Üretim ve ihracat artarken, üreticinin yeterli gelir elde edemediğini vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Teknolojide en üst seviyeye ulaşan kanatlı sektöründe, yapılan yatırımın ne yazık ki karşılığı alınamıyor. Üreticimiz elde ettiği karla amortisman giderlerini bile karşılayamıyor. Sektöre 3 milyon liralık yatırım yapan bir kişi yılda 100 bin lira gelir ancak elde edebiliyor. Bir yatırım 8-10 yılda kendini amorti etmiyorsa büyük sıkıntı var demektir. Mevcut koşullarda sektörde yapılan yatırım 30 yılda kendini zor kurtarıyor. Kanatlı sektöründeki firmalar, bu kar marjları ile bu sektörde kimsenin üretici olarak kalamayacağı hesap etmeli, buna göre hareket etmelidir.”

Kivide üretim rekoru bekleniyor


Kivide üretim rekoru bekleniyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Hasadı yapılan kivide üretiminin ilk kez 50 bin tonu aşacağı tahmin ediliyor”

-“Ülkemizde yetiştirilmesi ve üretimde gelinen nokta açısından bir başarı hikayesi olan kivide, 1994 yılında başlayan üretim bu yıl 53 bin 480 tona ulaşacak”

-“İç piyasada yerli ürünün bulunduğu, 15 Eylül-1 Nisan tarihleri arasında kivi ithalatını engelleyici önlemler alınmalı, kivi ürün bazında desteklemelere dahil edilmelidir”

-“Potasyum yönünden zengin olan kivinin bir adedinde, 1 kilogram narenciyede bulunan kadar C vitamini var”


Ankara – 18.11.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kivide üretim rekoru beklendiğini bildirerek “hasadı yapılan kivide üretimin ilk kez 50 bin tonu aşacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde yetiştirilmesi ve üretimde gelinen nokta açısından bir başarı hikayesi olan kivide, 1994 yılında 7 tonla başlayan üretim bu yıl 53 bin 480 tona ulaşacak” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, eski bakanlardan Adnan Kahveci’nin gayretleriyle Türkiye’ye getirilen ve üretimine başlanan kivinin, vitamin ve mineral yönünden zengin, düşük kalorili bir meyve olduğunu belirtti. Şemsi Bayraktar, potasyum yönünden zengin olan kivinin bir adedinde, 1 kilogram narenciyede bulunan kadar C vitamini olduğunu vurguladı.

 

-17 yılda kivi üretimi 38,2 katına çıktı-

Dünyada üretilen 3,5 milyon ton kivinin yüzde 53,4’ünü Çin, yüzde 14,7’sinin İtalya, yüzde 11,9’unun Yeni Zelanda, yüzde 7,7’sinin Şili, yüzde 5’inin Yunanistan, yüzde 1,7’sinin Fransa’nın ürettiğini, bu yılki üretimle Türkiye’nin büyük bir olasılıkla altıncı sırada yer alacağına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“1994 yılında 7 tonla başlayan kivi üretimi, 2000 yılında 1,4 bin tona, 2006’da 11 bin tona, 2009’da 23,7 bin tona, 2013’de 41,6 bin tona çıktı. 2014 yılında 31,8 bin tona gerileyen üretim, 2015 yılında 41,6 bin tona yeniden yükseldi.  2016’da 43 bin 950 tona ulaşan üretimin, bu yıl yüzde 21,7 artışla 53 bin 480 tona çıkacağı tahmin ediliyor. Böylece 2000-2017 döneminde kivi üretimi 38,2 katına çıkmış olacak.

 

-Üretimin yarısı Yalova’dan-

Kivi üretimi dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artmaya devam ediyor. Ülkemizde 25 ilde kivi üretilirken, kivi üretiminin yüzde 49’unu Yalova karşılıyor. Özellikle çay ve fındığın yetiştirildiği Doğu Karadeniz bölgemizde kivi bitkisi yöre çiftçisi için alternatif bir ürün haline gelmiştir. Yalova’yı yüzde 13’lük payla Rize, yüzde 11’lik payla Ordu ili izlemektedir.”

Üretim artışına rağmen, Türkiye’nin hala kivi ithal ettiğini, 2016 yılında 4 bin 721 tonluk kivi ithalatına 4 milyon dolar döviz ödediğini bildiren Bayraktar, “üretimin artırılması ve ithalatın önlenebilmesi için üreticilerimizin desteklenmesi ve sorunların çözülmesi gerekir” dedi.

 

-Sorunlar ve yapılması gerekenler-

Kivide hasat zamanının iyi belirlenmesi gerektiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Üreticilerimiz kivilerini her yıl yapılan ölçümler sonucu ilan edilen hasat zamanına uyarak hasat etmelidir. Aksi takdirde üründe kalite ve ağırlık kaybı yaşanmaktadır.

Kivide soğuk hava depolarının ve ambalajlama tesislerinin yetersiz oluşu önemli bir sorundur. Yeterli düzeyde soğuk hava deposunun bulunmamasından dolayı üreticiler hasat ettikleri kiviyi biran evvel satmak zorunda kalmakta ve tüccar da bu durumu avantaja çevirerek düşük fiyattan alım yapmaktadır. Gerek ürünün pazara inmesinin kontrolü ve gerekse fiyat avantajı açısından önemli bir unsur olan soğuk hava deposu tesislerinin yaygınlaşması büyük önem taşımaktadır.

Kaliteli fidanın bulunamaması, kivi bahçelerinin uygun biçimde terbiye edilip taçlandırılamaması, gübrelemenin tekniğine uygun yapılmaması, yaz ve kış budamalarının genellikle yanlış ve yetersiz yapılması, bahçelerde yeterli oranda  tozlayıcı erkek çeşitlerin bulunamaması başta gelen yetiştiricilik sorunlarıdır. Ayrıca, dikilen bitkinin geç meyve vermeye başlaması yetiştiriciler açısından bir sorun olarak görülmektedir.

Özellikle ticari anlamda yetiştiriciliğinin yeni yeni yapılmaya başlandığı Doğu Karadeniz bölgesinde tekniğine uygun bir şekilde bahçelerin kurulması için uzman ve bilirkişilerle diyalog halinde çalışılması gerekmektedir.

Kivi de ürün bazında desteklemelere dahil edilmelidir. Bu üründe yaşanan sorunların çözümü için, öncelikle Türkiye Kivi Merkez Birliği kurulmalı ve kiviyle ilgili desteklemeler Kivi Üretici Birlikleri kanalıyla yapılmalıdır.

İç piyasada yerli ürünün bulunduğu, 15 Eylül-1 Nisan tarihleri arasında kivi ithalatını engelleyici önlemler alınmalıdır. İç tüketimin artırılmasına yönelik kivinin tüketiciye tanıtılması amacıyla tanıtım filmleri hazırlanmalı ve kivi tanıtım grubu oluşturulmalıdır. Yüksek kalite fidan üretimi için Kivi Üretme İstasyonları kurulmalıdır.”

Doğal afetler çiftçinin peşini bırakmıyor…


-Doğal afetler çiftçinin peşini bırakmıyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Son yıllarda iklim değişikliğinin etkileriyle üst üste yaşanan doğal afetler, çiftçimizi üretimi sürdüremez hale getiriyor”

-“Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2014’te 500 olan afet sayısı, 2015’te 959’u, 2016’da 1313’ü buldu. Afet sayısının 2017 yılında da az olmayacağı görülüyor”

-“Doğal afetler ve diğer zor koşullarla mücadele eden çiftçimiz, ülkemizin gıda güvencesini sağlamaya devam etmektedir”

-“Bu şartlarda üretim yapan çiftçimiz, her türlü desteği hak etmektedir”

-“En son Antalya’nın Kumluca, Kaş, Finike, Demre ilçelerinde gerçekleşen şiddetli yağış, hortum ve dolu, seralarda, narenciye ve zeytin bahçelerinde büyük zarara yol açtı”

-“Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre, Kumluca’da 800-1000, Kaş’ta 800-850, Demre’de 500-600 dekar alanda zarar meydana geldi”

-“Bölgede seralar yıkıldı. Finike’de, 10 bin civarında narenciye ağacı kökünden söküldü, zeytin ağaçları da büyük zarar gördü”

-“Özellikle sigorta kapsamına girmeyen seralara destekleme yapılması önem taşımaktadır”

-“Afet yaşayan çiftçilerimizin kredi borçları bir yıl ertelenmelidir”

-“Üst üste doğal afet yaşamış ve bu yüzden borçları ertelenmiş olan

çiftçilerimiz, bu borçlarını bir defada ödeyemezler. Bu durumdaki

çiftçilerimizin borçları, birkaç yıla yayılarak yapılandırılmalıdır”

-“Afet yaşanan bölgedeki çiftçilerimizin SGK prim ödemeleri bir yıl ertelenmelidir”

-“Çiftçimizin seralardaki elektrik maliyetleri de büyük rakamlara ulaşmaktadır. Elektrik borçlarının da ertelenmesi gerekir”

-“Tekrar üretime dönebilmesi için çiftçimize acilen finansman sağlanmalıdır”

-“Hasar gören narenciye ve zeytin bahçeleri, devlet desteğiyle yeniden tesis edilmelidir”

-“TZOB Yönetim Kurulu üyeleri, Ziraat Odalarımızın Başkanlarıyla birlikte afet yaşayan bölgelerde incelemelerde bulundular, çiftçilerimizle bir araya gelip zarara yönelik ilk tespitleri yaptılar, çiftçilerimizin sorunlarını dinlediler”

-“Can kaybı yaşanmaması en büyük teselli kaynağımız oldu. Yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum”

-Bayraktar, önümüzdeki dönemde ve yıllarda doğal afetlerden uzak bir üretim sezonu geçirilmesini diledi

 

Ankara – 16.11.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, doğal afetlerin çiftçinin peşini bırakmadığını ifade ederek, “son yıllarda iklim değişikliğinin etkileriyle üst üste yaşanan doğal afetler, çiftçimizi üretimi sürdüremez hale getiriyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2014’te 500 olan afet sayısı, 2015’te 959’u, 2016’da 1313’ü buldu. Afet sayısının 2017 yılında da az olmayacağı görülüyor” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, artan doğal afetlerin tarımsal üretimi ve üretici gelirlerini önemli düzeyde olumsuz etkilediğini, bunda da en fazla zararı çiftçinin gördüğünü belirtti.

Doğal afetler ve diğer zor koşullarla mücadele eden çiftçilerin ülkenin gıda güvencesini sağlamaya devam ettiğine dikkati çeken Bayraktar, “bu şartlarda üretim yapan çiftçimiz her türlü desteği hak etmektedir” dedi.

2017-2018 üretim sezonunun başladığı Ekim ayında ilk afetin Antalya’da yaşandığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Antalya İlinin Kepez ilçesinin Düden, Menderes, Zeytinlik, Şelale mahallerinde 8 Ekim 2017 tarihinde yaşanan fırtına, aşırı yağış ve hortum afeti, büyük bölümü kesme çiçekten oluşan, domates, salatalık, patlıcan, biber gibi sebzelerin de yetiştirildiği 200 dekarlık seralara zarar verdi. Kepez ilçesinde sera demirleri de yıkıldı.

 

-“Seralarda, narenciye bahçelerinde hortumun verdiği zarar büyük”-

 

En son 13 Kasım 2017 akşamı Antalya’nın Kumluca, Kaş, Finike, Demre ilçelerinde gerçekleşen şiddetli yağış, hortum ve dolu, seralarda, narenciye ve zeytin bahçelerinde büyük zarara yol açtı. Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre, Kumluca’da 800-1000, Kaş’ta 800-850, Demre’de 500-600 dekar alanda zarar meydana geldi. Bölgede seralar yıkıldı. Finike’de 10 bin civarında narenciye ağacı kökünden söküldü, zeytin ağaçları da büyük zarar gördü. Hem plastik hem de cam seralarda, narenciye bahçelerinde hortumun verdiği kayıp büyüktür. Bazı alanlarda seralar demirleriyle birlikte yıkılırken içindeki ürün tamamen zarar görmüştür.

 

-“Oda Başkanlarımız zarara yönelik ilk tespitlerini ortaya koydular”-

 

Bilindiği gibi seracılık bu bölgede önemli bir geçim kaynağıdır. Tarladan seraya geçiş sürecinin yaşandığı bu dönemde, ülkemizde serada üretilen sebze ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan bölgede afet yaşanması zararın etkisini artırmıştır. Yıkılan veya naylonu yırtılan seralarda domates, biber başta olmak üzere salatalık, patlıcan, kabak gibi ürünler zarar görmüştür. Bazı evlerin çatıları uçmuş, maddi hasar oluşmuştur. Motorlu araçlarda da zarar meydana gelmiştir. TZOB Yönetim Kurulu üyeleri, Ziraat Odalarımızın Başkanlarıyla birlikte afet yaşayan bölgelerde incelemelerde bulundular, çiftçilerimizle bir araya gelip zarara yönelik ilk tespitleri yaptılar, çiftçilerimizin sorunları dinlediler.”

 

-Sigortalanma oranı düşük-

 

Bayraktar, tarım sigortası olan çiftçilerin TARSİM’e ihbarlarını yaptıklarını,  TARSİM’in zarar tespitlerine yönelik eksperlerini yönlendirdiğini belirtti. Zarar gören alanlarda yer alan seralarda sigortalanma oranının düşük kaldığına dikkati çeken Bayraktar, “bu nedenle özellikle sigorta kapsamına girmeyen seralar için destekleme yapılması önem taşımaktadır. Bu konuda Valiliklerimiz aracılığıyla Başbakanlık Ekonomik ve Sosyal İşler Başkanlığı tarafından Acil Destek Giderleri ödeneğinden tarımsal amaçlı yapılan yardımlar oldukça önemlidir” dedi. 

 

-Sera üretiminde afet yaşanan bölgenin payı büyük-

 

Türkiye’de 6,7 milyon tonu aşan sera üretiminin yarısının Antalya’da yapıldığı, Antalya’daki sera üretiminin ise yüzde 38’inin afet gören ilçelerde gerçekleştirildiği bilgisini veren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ürün bazında en fazla zarar gören ürünler domates ve biberdir. Serada 3 milyon 614 bin domates, 601 bin ton biber yetiştirilmektedir. Serada yetiştirilen domatesin yüzde 38’i, biberin ise yüzde 62’si Antalya’da üretilmektedir. Antalya’da serada yetiştirilen biberin yüzde 77’sinin, domatesin yüzde 37’sinin üretimi afet yaşanan ilçelerde yapılmaktadır.

Seraların dışında Finike ilçemizde 10 bin civarında narenciye ağacı kökleriyle birlikte yıkılmış, zeytin ağaçları zarar görmüştür. Kaş’ta da arı kovanları hortum nedeniyle zarara uğramıştır.”

 

-“Kalıcı çözüm büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir”-

 

2017 yılında yaşanan afetlerden etkilenen tüm çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının ertelenmesine ilişkin kararnamenin Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Afet yaşayan çiftçilerimizin kredi borçları bir yıl ertelenmelidir.

Üst üste doğal afet yaşamış ve bu yüzden borçları ertelenmiş olan çiftçilerimiz, bu borçlarını bir defada ödeyemezler. Bu durumdaki çiftçilerimizin borçları, birkaç yıla yayılarak yapılandırılmalıdır.

Afet yaşanan bölgedeki çiftçilerimizin SGK prim ödemeleri bir yıl ertelenmelidir.

Çiftçimizin seralardaki elektrik maliyetleri de büyük rakamlara ulaşmaktadır. Elektrik borçlarının da ertelenmesi gerekir.

Tekrar üretime dönebilmesi için çiftçimize acilen finansman sağlanmalıdır.

Hasar gören narenciye ve zeytin bahçeleri, devlet desteğiyle yeniden tesis edilmelidir.”

Önümüzdeki dönemde ve yıllarda doğal afetlerden uzak bir üretim sezonu geçirilmesini dileyen Bayraktar, “maddi hasarın yanı sıra çok sayıda vatandaşımız yaralandı. Can kaybı yaşanmaması en büyük teselli kaynağımız oldu. Yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum” dedi.   

Tarım, istihdamda sanayiye yarım milyondan fazla fark attı…


-Tarım, istihdamda sanayiye yarım milyondan fazla fark attı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Tarım, Mayıs, Haziran, Temmuz ayında olduğu gibi Ağustos ayında da sanayiden çok daha fazla istihdam sağladı”

-“Ağustos ayında tarımda istidam, Temmuz ayına göre 68 bin kişi azalsa da 2016 yılının Ağustos ayına nazaran 193 bin kişi arttı”

-“Geçen yıl Ağustos ayında 5 milyon 760 bin olan tarımda istihdam, bu yıl Ağustos’ta 5 milyon 953 bine yükseldi”

-“Tarım, Ağustos’ta işsizliği 2,2 puan düşürerek yüzde 12,8’den yüzde 10,6’ya çekti”

 

Ankara – 15.11.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımın, Mayıs, Haziran, Temmuz ayında olduğu gibi Ağustos ayında da sanayiden çok daha fazla istihdam sağladığını, sanayiye yarım milyondan fazla fark attığını bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, bu yılın Ağustos ayında tarımda istidamın, Temmuz ayına göre 68 bin kişi azalsa da 2016 yılının Ağustos ayına nazaran 193 bin kişi arttığını, geçen yıl Ağustos ayında 5 milyon 760 bin olan tarımda istihdamın bu yıl Ağustos’ta 5 milyon 953 bine yükseldiğini belirtti.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, tarımın Mayıs ayında 5 milyon 577 bin, Haziran ayında 5 milyon 757 bin, Temmuz ayında 6 milyon 21 bin istihdam sağladığını hatırlattı.

Şemsi Bayraktar, Temmuz ayında sanayiden 658 bin kişi daha fazla istihdam sağlayan tarımın, Ağustos ayında da sanayiden 516 bin kişi istihdam fazlalığı bulunduğunu, saniyedeki istihdamın 5 milyon 437 bin kişide kaldığını vurguladı.

 

-Tarımın istihdamdaki payı yüzde 20,7, sanayininki yüzde 18,9-

 Ağustos ayında 28 milyon 828 bin olan toplam istihdamın yüzde 20,7’sini tarımın karşıladığına, bu rakamın geçen yılın Ağustos ayında yüzde 21, bu yılın Temmuz ayında ise Ağustos ayındaki gibi yüzde 20,7 olduğunu bildiren Bayraktar, tarımın istihdam içindeki payının geçen yıl Ağustos ayına göre gerilemesinde temel sebebin, 2016 Ağustos ayında 27 milyon 473 bin olan toplam istihdamın bir yıllık sürede 1 milyon 355 bin artmasından kaynaklandığını vurguladı.

Bayraktar, tarımın istihdamda yüzde 20,7 pay almasına karşın, sanayinin payının yüzde 18,9’da, inşaatın payının yüzde 7,9’da kaldığını, istihdamda en büyük payın yüzde 52,6 payla hizmetlerde olduğunu belirtti.

 

-Tarım kadınlarda işsizliği 5,3 puan düşürdü-

 Şemsi Bayraktar, 2017 Ağustos ayında tarımda 3 milyon 172 bin erkek ve 2 milyon 781 bin kadının istihdam edildiğini bildirdi. Erkeklerin yüzde 15,9’unun, kadınların yüzde 31,5’inin tarımda çalıştığını, tarımın işsizliği aşağıya çeken en önemli sektörlerden biri olduğunu vurgulayan Bayraktar, Ağustos ayında tarımın kadınlarda işsizliği 5,3 puan düşürerek yüzde 20,3’den yüzde 15’e, erkeklerde 1,3 puan düşürerek yüzde 9,7’den yüzde 8,4’e, toplamda işsizliği 2,2 puan düşürerek yüzde 12,8’den yüzde 10,6’ya indirdiğini belirtti.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, tarımda istihdamın Temmuz ve Ağustos aylarında zirveye ulaştığını, Eylül ayından itibaren tarımsal faaliyetlerdeki azalmayla birlikte istihdamın da gerilemeye başladığını hatırlattı.