Kurban Bayramı mesajı…


-Kurban Bayramı mesajı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Birliğimizin, beraberliğimizin, bütünlüğümüzün simgesi olan

bayram günlerini en iyi şekilde değerlendirelim. Bugünler

ülkemize, İslam alemine ve tüm dünyaya huzurun geldiği

günler olsun ”

-“Bayramları tatil yerine, büyükleri ve küçükleri sevindirme,

küskünleri barıştırma, hataları affetme, muhtaçlara el uzatma,

yardımda bulunma günleri olarak görelim”

 

Ankara – 31.08.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ülkemiz dahil bütün İslam dünyasının sıkıntılı günlerden geçtiğini bildirerek, “Birliğimizin, beraberliğimizin, bütünlüğümüzün simgesi olan bayram günlerini en iyi şekilde değerlendirelim. Bugünler, ülkemize, İslam alemine ve tüm dünyaya huzurun geldiği günler olsun” dedi.

Bayraktar, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, paylaşmanın simgesi olan Bayramları tatil yerine, büyükleri ve küçükleri sevindirme, küskünleri barıştırma, hataları affetme, muhtaçlara el uzatma, yardımda bulunma günleri olarak görmek gerektiğini vurguladı.

 Şemsi Bayraktar, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayarak, bayramın milletimize, İslam alemine ve bütün insanlığa huzur, barış ve mutluluk getirmesi dileğinde bulundu.

Denizlerde av yasağı bu gece sona erecek…


-Denizlerde av yasağı bu gece sona erecek…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Bu gece balıkçılarımız ‘vira bismillah’ diyerek denize açılacaklar. Bütün balıkçılarımıza ürünü bol, bereketli bir sezon diliyorum”

-“Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili, 4 denize kıyı, Anadolu ve Trakya gibi iki yarımadadan oluşan müstesna bir ülke… 8 bin 333

kilometre kıyı şeridiyle dünya ülkeleri arasında ilk sıralarda.Bu büyük potansiyel değerlendirilmelidir”

-“Ülkemizde su ürünleri avcılığı kıyı balıkçılığına dayanıyor.Yeterli altyapı oluşturulmalı, açık deniz balıkçılığı teşvik edilmeli, kıyı sularımızdakiav baskısı hafifletilmelidir”

-“2017 yılı tarım desteklerinde yer alan ve ilk kez uygulanmaya başlayan geleneksel kıyı balıkçılığı desteklemesi de önemli bir gelişmedir”

-“Sürdürülebilir su ürünleri üretimi ülkemizde ana politika olmalı ve bu politika çerçevesinde gerekli stratejiler ile kısa, orta ve uzun vadeli eylem planları ve hedefler belirlenmelidir”

-“Üretim değeri 4,5 milyar liraya yaklaşan su ürünleri sektörü, potansiyelini sürdürülebilir bir şekilde kullanır, açık deniz balıkçılığına ağırlık verilirse, ülkemize çok daha büyük katkı sağlayabilir”

 

Ankara – 31.08.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 Nisan’da başlayan denizlerde av yasağının bu gece sona ereceğini bildirerek, “bu gece balıkçılarımız ‘vira bismillah’ diyerek denize açılacaklar. Bütün balıkçılarımıza ürün bol, bereketli bir sezon diliyorum” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2016 yılında yüzde 12,4 azalışla 672 bin 241 tondan, 588 bin 715 tona gerileyen su ürünleri üretiminin bu sezon telafi edilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili, 4 denize kıyı, Anadolu ve Trakya gibi iki yarımadadan oluşan müstesna bir ülke olduğu, 8 bin 333 kilometre kıyı şeridiyle dünya ülkeleri arasında ilk sıralarda bulunduğu bilgisini veren Bayraktar, bu büyük potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.   

Balık avcılığının, çok eski zamanlardan beri kullanılan bir gıda temin yöntemi ve aynı zamanda önemli bir geçim kaynağı olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“2011’de 703 bin 545 ton olan su ürünleri üretimimiz, 2012’de 644 bin 852 tona, 2013’de 607 bin 515 tona ve 2014’te ise 537 bin 345 tona gerilemiştir. Su ürünleri üretimimiz, 2015’de bir önceki yıla göre yüzde 25,1 oranında artarak, 672 bin 241 tona yükselmiştir. 2016’da bir önceki yıla göre yüzde 12,4 oranında azalan üretim,yeniden 600 bin tonun altına, 588 bin 715 tona inmiştir.

2016’da toplam su ürünleri üretimimizin yüzde 51,2’sini deniz ürünleri, yüzde 5,8’sini tatlı su ürünleri ve yüzde 43’ünü yetiştiricilik ürünleri oluşturmaktadır.

Bölgeler bazında baktığımızda, 2016 yılı su ürünleri avcılığında ilk sırayı yüzde 40,7’lik payla Doğu Karadeniz Bölgesi aldı. Doğu Karadeniz bölgesini yüzde 33,3 ile Batı Karadeniz, yüzde 11,5 ile Ege, yüzde 10,6 ile Marmara ve yüzde 3,9 ile Akdeniz Bölgesi izlemektedir.”

Türkiye’deki su ürünleri avcılığının kıyı balıkçılığına dayandığını bildiren Bayraktar, “yeterlialtyapı oluşturulmalı, açık deniz balıkçılığı teşvik edilmeli, kıyısularımızdaki av baskısı hafifletilmelidir. Sektörde üretim değeri, 3 milyar 239 milyon lirası yetiştiricilik ürünleri, 1 milyar 115 milyon lirası deniz avcılığı ürünleri, 117 milyon lirası iç su ürünleri olmak üzere 4 milyar 471 milyon lirayı buluyor.  Üretim değeri 4,5 milyar liraya yaklaşan su ürünleri sektörü,potansiyelini sürdürülebilir bir şekilde kullanır, açık deniz balıkçılığınaağırlık verilirse, ülkemize çok daha büyük katkı sağlayabilir” dedi.

 

-Yapılması gerekenler-

 

Sektörün geleceği açısından sürdürülebilir avcılığın sağlanması şart olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bu amaçla stokları koruyucu ve geliştirici yönde gerekli çalışmaların ve araştırmaların yapılması ve koruma kontrol çalışmalarının artırılmasına öncelik verilmelidir.

Hayvansal protein temininde önemli yeri olan su ürünlerini sofralarımıza taşıyan balıkçılarımızın av yasaklarına titizlikle uyması büyük önem taşımaktadır.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının su ürünleri avcılığı konusunda yaptığı denetim çalışmaları ve avlanma zaman ve yer yasakları, avlanacak balık boylarıyla ilgili uygulanan standartlar sektör için faydalıdır. Tarım Bakanlığı,10 metre ve üzerindeki balıkçı gemilerini kendi isteğiyle avcılıktan çıkaranları desteklemektedir. 10 metre ile 46 metre ve üzeri gemiler için 10 bin ila 45 bin lira arasında verilen destekle balıkçı gemilerinin avcılıktan çıkması kıyılarımızdaki av baskısı azalmaktadır. Bu uygulama balık stokların korunmasına katkı sağlanmaktadır.

Tarım Bakanlığının 2016 yılında Balıkçı Gemilerini İzleme Sistemini oluşturması su ürünleri sektörü için önemli bir gelişme olmuştur. Yine 2017 yılı tarım desteklerinde yer alan ve ilk kez uygulanmaya başlayan geleneksel kıyı balıkçılığı desteklemesi de önemli bir gelişmedir. Bu destekle geleneksel kıyı balıkçılığı devamlılığının sağlanması ve bakanlıkça belirlenen verilerin toplanması, kayıt altına alınması karşılığında; iç sularda faaliyet gösteren balıkçı gemilerinin tamamı ile denizlerde faaliyet gösteren 10 metreden küçük boylardaki balıkçı gemilerine destek verilecektir.

Sürdürülebilir su ürünleri üretimi ülkemizde ana politika olmalı ve bu politika çerçevesinde gerekli stratejiler ile kısa, orta ve uzun vadeli eylem planları ve hedefler belirlenmelidir.

Kaynakların rasyonel kullanılabilmesi için su ürünleri eğitim merkezleri kurularak, eğitimler yapılmalı ve Ar-Ge çalışmaları desteklenmelidir.

Su ürünleri sektöründe örgütlenme yapısı mutlaka güçlendirilmelidir.

Balıkçılıkta arz-talep dengesi oluşturularak, sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması gereklidir. Ülkemizde kişi başı su ürünleri tüketimi dünya ortalamasının altındadır. Bunun artırılması için tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Balıkçılık sektöründeki ürünlere yönelik dondurma, tuzlama, konserve ve paketleme ünitesi içeren işleme tesislerinin kurulması ekonomik anlamda sektöre katkı sağlayacaktır.”

Üretici market fiyatlarında Ağustos ayı…


Üretici market fiyatlarında Ağustos ayı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Ağustos ayında markette 35, üreticide ise 31 ürünün 21’inde fiyatlar geriledi veya değişmedi”

-“Markette 14 üründe, üreticide 10 üründe fiyat artışı, markette 14 üründe, üreticide 12 üründe fiyat düşüşü oldu. Fiyat, markette 7, üreticide ise 9 üründe değişmedi”

-“Ağustos ayında hem markette hem de üreticide fiyatı en fazla artan ürün yeşil soğan, fiyatı en fazla düşen ürün ise markette şeftali, üreticide kuru soğan oldu”

-“Üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 461,19 ile elmada görüldü. Elmayı fiyat farkında yüzde 398,33 ile kuru kayısı, yüzde 305,13 ile karpuz, yüzde 252,05 ile süt, yüzde 240,14 ile domates, yüzde 228,70 ile salatalık takip etti”

-“Mevsim itibarıyla hasat edilen ürün miktarındaki azalmaya bağlı olarak yeşil soğanda fiyat artışı yaşandı”

-“Kuru incirde fiyat yeni sezona ait olduğu için geçen sezona göre fiyat arttı. Nohutta da benzer durum söz konusu oldu; fiyatta geçen yıla göre artış meydana geldi”

-“Antep fıstığında ise yeni sezonda rekoltenin düşük beklenmesi fiyat artışına yol açtı”

-“Sütte görülen fiyat artışında en son yapılan ihaleyle birlikte 6 aylık dönem fiyatı belirlenmesi etkili oldu”

-“Fiyatı düşen ürünlere baktığımızda kuru soğan, domates, sivri biber, yeşil fasulye, şeftali, kabak, patates, salatalık gibi ürünlerde hasat edilen ürün miktarındaki artışa bağlı olarak fiyatlar geriledi”

-“Fındıkta ise TMO’nun fiyat açıklamasının ardından tüccarların fiyatları geri çekmesinden kaynaklı düşüş meydana geldi”

 

Ankara – 28.08.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ağustos ayında markette 35, üreticide ise 31 ürünün 21’inde fiyatların gerilediğini veya değişmediğini bildirerek, “markette 14 üründe, üreticide 10 üründe fiyat artışı, markette 14 üründe, üreticide 12 üründe fiyat düşüşü oldu. Fiyat, markette 7, üreticide ise 9 üründe değişmedi” dedi.

Bayraktar, Ağustos ayında hem markette hem de üreticide fiyatı en fazla artan ürün yeşil soğan, fiyatı en fazla düşen ürün ise markette şeftali, üreticide kuru soğan olduğunu belirtti.

Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, üreticiden tüketiciye, halkın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip etmeye ve kamuoyunu doğru bilgilendirmeye devam ettiklerini belirtti.

 

-Market fiyatlarındaki değişim-

 

Ağustos ayında market fiyatlarında maydanoz, elma, pirinç, kuru kayısı, mısırözü yağı, ayçiçeği yağı ve toz şeker fiyatında değişim görülmezken, fiyat düşüşünün yüzde 17,62 ile en fazla şeftalide meydana geldiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Şeftalideki fiyat düşüşünü yüzde 14,12 ile salatalık, yüzde 10,83 ile domates, yüzde 9,09 ile havuç, yüzde 5,95 ile yeşil mercimek, yüzde 5,87 ile kabak, yüzde 5,05 ile kuru soğan, yüzde 4,87 ile sivri biber, yüzde 4,82 ile tavuk eti, yüzde 4,81 ile yeşil fasulye, yüzde 4,65 ile kırmızı mercimek, yüzde 2,65 ile kuru üzüm, yüzde 0,62 ile dana eti, yüzde 0,39 ile patates izledi.

Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 49,04 ile yeşil soğanda görüldü. Yeşil soğandaki fiyat artışını yüzde 14,89 ile marul, yüzde 7,10 ile limon, yüzde 6,74 ile süt, yüzde 5,02 ile yumurta, yüzde 3,72 ile nohut ve kuzu eti, yüzde 3,38 ile kuru incir, yüzde 3,30 ile kuru fasulye, yüzde 3,06 ile Antep fıstığı, yüzde 2,05 ile karpuz, yüzde 1,62 ile patlıcan, yüzde 1,18 ile fındık, yüzde 0,63 ile zeytinyağı takip etti.”

 

-Üretici fiyatlarındaki değişim-

 

Ağustos ayında üretici fiyatlarında, maydanoz, limon, elma, karpuz, kuru fasulye, pirinç, kuru kayısı, kuru üzüm ve zeytinyağında değişim olmazken, kuru soğanın yüzde 30,30 azalmayla fiyatı en fazla düşen ürün olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 28,67 ile domates, yüzde 24,01 ile sivri biber, yüzde 21,18 ile yeşil fasulye, yüzde 15,38 ile şeftali, yüzde 14,69 ile kabak, yüzde 12,50 ile patates, yüzde12,02 ile salatalık, yüzde 10,53 ile fındık, yüzde 7,76 ile yeşil mercimek, yüzde 2,50 ile patlıcan, yüzde 0,92 ile kırmızı mercimek takip etti.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 49,64 ile yeşil soğanda görüldü. Yeşil soğandaki fiyat artışını yüzde 38,46 ile kuru incir, yüzde 33,40 ile nohut, yüzde 27,66 ile yumurta, yüzde 16,79 ile marul, yüzde 15,69 ile Antep fıstığı, yüzde 10,14 ile havuç, 6,54 ile süt, yüzde 0,79 ile dana eti, yüzde 0,14 ile kuzu eti izledi.”

 

-Üretici-market fiyat farkı-

 

Ağustos ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla, elma, kuru kayısı, karpuz, süt, domates ve salatalıkta yaşandı. Üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 461,19 ile elmada görüldü.

Elma 5,6 kat, kuru kayısı 5 kat, karpuz 4,1 kat, süt 3,5 kat, domates 3,4 kat, salatalık 3,3 kat fazlaya tüketiciye satılmaktadır. Bugün üreticide 67 kuruş olan elma markette 3 lira 76 kuruşa, 6 lira olan kuru kayısı markette 29 lira 90 kuruşa, 26 kuruş olan karpuz 1 lira 5 kuruşa, 1 lira 14 kuruş olan süt 4 lira 1 kuruşa, 69 kuruş olan domates 2 lira 36 kuruşa, 61 kuruş olan salatalık 2 lira 2 kuruşa satılmaktadır.”

 

-Fiyat değişimlerinin nedenleri-

 

Üretici fiyatlarında en fazla fiyat artışının yeşil soğanda görüldüğünü, yeşil soğanın yanı sıra kuru incir, nohut, yumurtada fiyat artışları yaşandığını vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Üreticilerde fiyatı artan ürünlere baktığımızda en fazla fiyat artışı yeşil soğanda görülmüştür. Mevsim itibarıyla hasat edilen ürün miktarındaki azalmaya bağlı olarak yeşil soğanda fiyat artışı yaşandı. Kuru incirde fiyat yeni sezona ait olduğu için geçen sezona göre fiyat arttı. Nohutta da benzer durum söz konusu oldu; fiyatta geçen yıla göre artış meydana geldi. Antep fıstığında ise yeni sezonda rekoltenin düşük beklenmesi fiyat artışına yol açtı. Sütte görülen fiyat artışında en son yapılan ihaleyle birlikte 6 aylık dönem fiyatı belirlenmesi etkili oldu.

Fiyatı düşen ürünlere baktığımızda kuru soğan, domates, sivri biber, yeşil fasulye, şeftali, kabak, patates, salatalık gibi ürünlerde hasat edilen ürün miktarındaki artışa bağlı olarak fiyatlar geriledi. Fındıkta ise Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) fiyat açıklamasının ardından tüccarların fiyatları geri çekmesinden kaynaklı düşüş meydana geldi.”

Seçilmiş ürünlerde 25 Ağustos 2017 tarihi itibarıyla ortalama üretici, hal, pazar ve market fiyatları:

 

Ürünler

Üretici

Hal

Pazar

Market

Hal/ Üretici

Pazar/ Üretici

Market/ Üretici

 

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyat Farkı (Yüzde)

Fiyat Farkı (Yüzde)

Fiyat Farkı (Yüzde)

Elma

0,67

2,38

2,70

3,76

254,48

302,99

461,19

Kuru kayısı

6,00

25,00

29,90

316,67

398,33

Karpuz

0,26

0,48

0,92

1,05

84,62

252,56

305,13

Süt (litre)

1,14

4,01

252,05

Domates

0,69

0,92

1,58

2,36

32,21

128,37

240,14

Salatalık

0,61

0,88

1,38

2,02

44,02

124,18

228,70

Maydanoz (adet)

0,34

0,42

0,86

1,10

25,37

156,22

228,36

Kuru üzüm

3,75

12,00

12,26

220,00

227,02

Kabak

0,68

1,13

1,54

2,16

66,06

125,89

217,07

Sivri biber

0,95

1,65

2,36

2,97

73,42

147,87

211,64

Kırmızı mercimek

2,15

3,4

6,67

6,48

58,14

210,08

201,20

Patlıcan

0,78

1,19

1,63

2,30

52,56

108,33

194,36

Marul (adet)

0,78

1,16

1,58

2,28

49,68

103,86

193,63

Limon

2,25

3,86

4,50

6,57

71,94

100,45

192,77

Fındık (iç)

17,00

47,50

49,20

179,41

189,41

Patates

0,58

0,97

1,17

1,67

66,29

100,00

186,76

Kuru incir

9,00

26,00

25,46

188,89

182,87

Şeftali

1,10

2,15

2,33

2,99

95,45

112,12

171,87

Havuç

0,82

1,33

1,83

2,20

62,99

124,95

169,94

Yeşil fasulye

1,89

2,61

4,08

5,06

38,01

116,05

167,86

Kuru soğan

0,58

0,98

1,13

1,47

70,43

95,65

156,23

Yeşil mercimek

3,21

6

7,33

7,90

86,92

128,45

146,04

Yeşil soğan (kg)

2,08

3,10

4,17

5,02

49,04

100,32

141,47

Pirinç

2,40

3,4

5,17

5,77

41,67

115,28

140,42

Kuru fasulye

4,08

5,5

8,33

9,70

34,80

104,25

137,83

Zeytinyağı

13,00

27,59

112,22

Antep fıstığı

29,50

55,00

59,97

86,44

103,28

Nohut

6,39

8

10,67

10,77

25,20

66,93

68,53

Yumurta

0,24

0,50

0,40

108,33

65,56

Dana eti

27,95

42,02

50,35

Kuzu eti

34,93

52,10

49,14

Mısırözü yağı

8,37

Ayçiçek yağı

7,79

Toz şeker

4,19

Tavuk eti

8,07

Not: Hal, pazar ve market verileri İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Mersin illerinden derlenen ortalama fiyatlardır. Üretici fiyatları ise ürünlere göre önemli üretim merkezlerinden derlenmektedir. Pirinç (Osmancık), kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek için belirtilen hal fiyatları, toptan satış fiyatlarıdır.  Dana eti, kuzu eti, Antep fıstığı ve fındık fiyatı serbest piyasa fiyatıdır.

 

Seçilmiş ürünlerde market fiyatlarındaki aylık değişim:

 

Market

28 Temmuz 2017

25 Ağustos 2017

25 Ağustos 2017/ 28 Temmuz 2017

Ürünler

Ay Sonu Market Fiyatı (TL/Kg)

Ay Sonu Market Fiyatı (TL/Kg)

Değişim

(Yüzde)

Yeşil soğan (kg)

3,37

5,02

49,04

Marul (adet)

1,99

2,28

14,89

Limon

6,14

6,57

7,10

Süt (litre)

3,76

4,01

6,74

Yumurta

0,38

0,40

5,02

Nohut

10,38

10,77

3,72

Kuzu eti

50,23

52,10

3,72

Kuru incir

24,63

25,46

3,38

Kuru fasulye

9,39

9,70

3,30

Antep fıstığı

58,19

59,97

3,06

Karpuz

1,03

1,05

2,05

Patlıcan

2,26

2,30

1,62

Fındık (iç)

48,63

49,20

1,18

Zeytinyağı

27,42

27,59

0,63

Maydanoz (adet)

1,10

1,10

0,00

Elma

3,76

3,76

0,00

Pirinç

5,77

5,77

0,00

Kuru kayısı

29,90

29,90

0,00

Mısırözü yağı

8,37

8,37

0,00

Ayçiçek yağı

7,79

7,79

0,00

Toz şeker

4,19

4,19

0,00

Patates

1,68

1,67

-0,39

Dana eti

42,29

42,02

-0,62

Kuru üzüm

12,60

12,26

-2,65

Kırmızı mercimek

6,79

6,48

-4,65

Yeşil fasulye

5,32

5,06

-4,81

Tavuk eti

8,48

8,07

-4,82

Sivri Biber

3,12

2,97

-4,87

Kuru soğan

1,55

1,47

-5,05

Kabak

2,30

2,16

-5,87

Yeşil mercimek

8,40

7,90

-5,95

Havuç

2,42

2,20

-9,09

Domates

2,64

2,36

-10,83

Salatalık

2,35

2,02

-14,12

Şeftali

3,63

2,99

-17,62

Seçilmiş ürünlerde üretici fiyatlarındaki aylık değişim:

 

Üretici

28 Temmuz 2017

25 Ağustos 2017

25 Ağustos 2017/ 28 Temmuz 2017

Ürünler

 Ay Sonu Üretici Fiyatı (TL/Kg)

 Ay Sonu Üretici Fiyatı (TL/Kg)

Değişim

(Yüzde)

Yeşil soğan (kg)

1,39

2,08

49,64

Kuru incir

6,50

9,00

38,46

Nohut

4,79

6,39

33,40

Yumurta

0,19

0,24

27,66

Marul (adet)

0,67

0,78

16,79

Antep fıstığı

25,50

29,50

15,69

Havuç

0,74

0,82

10,14

Süt (litre)

1,07

1,14

6,54

Dana eti

27,73

27,95

0,79

Kuzu eti

34,88

34,93

0,14

Maydanoz (adet)

0,34

0,34

0,00

Limon

2,25

2,25

0,00

Elma

0,67

0,67

0,00

Karpuz

0,26

0,26

0,00

Kuru fasulye

4,08

4,08

0,00

Pirinç

2,40

2,40

0,00

Kuru kayısı

6,00

6,00

0,00

Kuru üzüm

3,75

3,75

0,00

Zeytinyağı

13,00

13,00

0,00

Kırmızı mercimek

2,17

2,15

-0,92

Patlıcan

0,80

0,78

-2,50

Yeşil mercimek

3,48

3,21

-7,76

Fındık (iç)

19,00

17,00

-10,53

Salatalık

0,70

0,61

-12,02

Patates

0,67

0,58

-12,50

Kabak

0,80

0,68

-14,69

Şeftali

1,30

1,10

-15,38

Yeşil fasulye

2,40

1,89

-21,18

Sivri Biber

1,25

0,95

-24,01

Domates

0,97

0,69

-28,67

Kuru soğan

0,83

0,58

-30,30

İncir anavatanına hakkını veriyor…


-İncir anavatanına hakkını veriyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“İncir üretiminin dörtte birinden fazlasını, kuru incir ihracatının beşte üçünü Türkiye yapıyor”

-“Yeterlilik derecesinde yüzde 603,9 ile ürünler arasında birinci olan incirde, üretimin yüzde 84,2’si ihracata gidiyor”

-“İncir ihracatında yıllık döviz geliri 200 milyon doları buluyor”

-“2016 yılında 305 bin 450 tonla üretim rekoru kırılan incirde, bu yıl yüzde 15,6 üretim düşüşü bekleniyor”

 

Ankara- 27.08.2017-Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, anavatanı Anadolu olan incirin anavatanına hakkını verdiğini bildirerek, “incir üretiminin dörtte birinden fazlasını, kuru incirihracatının beşte üçünü Türkiye yapıyor” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre Türkiye’nin dünya yaş incir üretiminin yüzde 26,1’ini yaptığını, Türkiye’yi üretimde Mısır, Cezayir, İran, Fas, Suriye, ABD ve İspanya’nın takip ettiğini belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2016 yılında 305 bin 450 tonluk yaş incir üreterek rekor kırdığını, bu yıl üretimde yüzde 15,6 üretim düşüşü beklendiğini ve üretimin 257 bin 747 tona ineceğine dikkati çeken Bayraktar, incir üretiminin yüzde 59,8 ile Aydın’ın ilk sırayı aldığını, bu ili yüzde 14,3 ile İzmir, yüzde 8,4 ile Bursa illerinin izlediğini, üretimin yüzde 90’ının sarılop, kalanının ise Bursa siyahı, Göklop, Yeşilgüz, Morgüz ve Bardacık gibi türlerden oluştuğu bilgisini verdi.

Yaklaşık 105-107 bin ton civarında gerçekleşen dünya kuru incir üretiminin yüzde 57,8’ini Türkiye’nin karşıladığını bildiren Bayraktar, “Türkiye’nin son on yıllık kuru incir üretimi ortalama 60-61 bin tondolaylarında gerçekleşiyor. Üretimde Türkiye’yi yüzde 20,3 ile İran, yüzde 9,8 ile ABD izliyor” dedi.

 

-“Kuru incir ihracatının yüzde 61,9’u Türkiye kaynaklı”-

 

Dünya piyasalarına ihraç edilen kuru incirin yüzde 61,9’unun Türkiye kaynaklı olduğunu vurgulayan Bayraktar, “son 10 yıllık dönemde yıllık ortalama 48 bin ton kuru incir ihraç ettik. İncir ihracatında yıllık döviz geliri 200 milyon doları buluyor. Bu incirlerin yüzde 82’lik kısmı sofralık kuru incirden oluştu. İhracatın yaklaşık yarısı Fransa, Almanya, İtalya, ABD ve İsviçre’den oluşan 5 ülkeye yapıldı” bilgisini verdi.

2015-2016 sezonunda 300 bin 600 ton olan üretimin 6 bin 613 tonunun üretimde, 3 bin 895 tonunun piyasada kaybedildiğini, 44 bin 789 tonunun tüketildiğini, 2 bin 405 ton ithalat, 247 bin 465 ton da ihracat yapıldığını bildiren Bayraktar,  yeterlilik derecesinde yüzde 603,9 ile ürünler arasında birinci olan incirde, üretimin yüzde 84,2’sinin ihracata gittiğini belirtti.

 

-Yapılması gerekenler-

 

Özellikle Bursa siyahında gerek olumsuz hava koşulları ve ilek sorunları nedeniyle genelde yüzde 10-20 arasında, bazı bahçelerde ise yüzde 45-50’den başlayıp yüzde 90’a varan ürün kayıplarına neden olduğunu hatırlatan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Kuru incirde yaşanan en önemli ve her dönemde güncelliğini koruyan sorun temiz, gerekli standartlara uygun ve kaliteli üretimin sağlanamamasıdır. Kaliteli üretim yapılabilmesi için üretici bilinçlendirilmeli, eğitim çalışmalarına ağırlık verilmelidir.

İncirlerde aflatoksin oluşumunun engellenmesi için gerekli önemler alınmalıdır.

İhracatımızın büyük bir kısmının AB ülkelerine yapıldığı göz önünde bulundurularak, AB’ye ihracat yapan rakip ülkelere karşı rekabet gücümüzün arttırılabilmesi için iyi tarım uygulamalarının hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Ürünün fazla olduğu yıllarda ürünün stoklanması için ABD ve AB’de uygulandığı gibi bir stok kurumunun oluşturulmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

İlk yükleme tarihi uygulaması tamamen kaldırılmalı ve ihracata hazır olan ürün bekletilmeden ihracatı yapılabilmelidir.

Ülkemiz kuru incirinin rekabet gücünü artırmak ve üretiminin sürekliliğini sağlamak açısından, tarımsal ürünlerde uygulanan ihracat iadesi yardımlarından yararlanan ürünler kapsamına kuru incirin de dahil edilmesi faydalı olacaktır.”

Bayraktar, 4.Sivas Tarım Hayvancılık Gıda Fuarı’na katıldı…

-Bayraktar, 4.Sivas Tarım Hayvancılık Gıda Fuarı’na katıldı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Bizim gidebilecek başka bir toprağımız, başka bir vatanımız yok”

-“Şehit kanlarıyla sulanmış olan bu toprakların kıymetini çok iyi bilmemiz, birbirimize kenetlenmemiz lazım”

-“Yüzölçümünde Konya’nın ardından ikinci, tarım alanlarında Konya ve Şanlıurfa’nın ardından üçüncü olan Sivas, 1238 köyü, 766 mezrasıyla kırsal kalkınmayla gelişerek, ilin ve civar illerin göç vermesini önleyecek kadar önemli bir ilimiz”

-“Tarım sektörünün önemi bazen anlaşılmıyor. Mayıs ayı istihdam rakamlarına göre 5 milyon 577 binle sanayiden fazla istihdam sağladık. işsizliği 2 puan aşağı çektik”

-“Biz bu ülkede üretmezsek sanayici neyi işleyecek? Ham maddeyi nereden bulacak?”

-“Üreten insanlara kıymet vereceğiz. Bu insanların toprakta kalmasını, ürünlerinin değer kazanmasını sağlayacağız”

-“Üreticimizin kazanmasını sağlayalım ki üreticimiz hayvanlarını kesmesin, üreticimiz ayakta kalsın besi hayvancılığını geliştirelim”

-“Süt hayvancılığını ayakta tutamazsak, beside şansımız olmaz”

-“Üreticilerimiz, ‘Biz bu sene buğdaydan verim alamadık. Borçlarımız var. Borçlar ertelenmeli’ diyorlar. Bu talebi Bakanımıza ilettim”

-Bayraktar’ın, TZOB’un Tarım, Aile, Çalışma bakanlıklarıyla yaptığı protokollere Milli Eğitim Bakanlığı’nın da dahil olmasını, Sivas’ta çiftçilere yönelik ortak bir eğitim verilmesi talebini, Bakan Yılmaz ve Bakan Fakıbaba uygun buldu

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, fındıkta yaşanan sorunu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba’ya iletti

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba: “Toprağımızı suyla, çiftçimizi bilgiyle buluşturacağız”

-Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: Göç var, tarımda çalışan da azalıyor ama buna rağmen et ve süt üretimi gerek Türkiye gerekse de Sivas’ta artıyorsa, nüfus azalmasına rağmen tarımda üretim artmışsa verimliliği yakalamışız demektir”

Sivas – 24.08.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Şu coğrafyayı görüyorsunuz. Bu coğrafyada Türkiye sığınmacı kabul ediyor. Bu olaylar bizim başımıza gelse bizim gidebilecek başka bir toprağımız, başka bir vatanımız yok. Şehit kanlarıyla sulanmış olan bu toprakların kıymetini çok iyi bilmemiz, birbirimize kenetlenmemiz lazım. Birlik ve beraberliğimizi korumamız gerekiyor” dedi.

Bayraktar, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas’ın doğu, batı, güney ve kuzey yollarının kesiştiğini önemli bir kavşak noktası olduğunu bildirerek, “Yüzölçümünde Konya’nın ardından ikinci, tarım alanlarında Konya ve Şanlıurfa’nın ardından üçüncü olan Sivas, 1238 köyü, 766 mezrasıyla kırsal kalkınmayla gelişerek, ilin ve civar illerin göç vermesini önleyecek kadar önemli bir ilimiz” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ve Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ile birlikte 4. Sivas Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı AGROSİVAS’2017’nin açılışına katıldı.

Bayraktar, fuarda yaptığı konuşmada, fuarın Sivas’ta düzenlenmesi çok anlamlı olduğunu, nüfusun yüzde 65’inin tarımla iştigal ettiğini, tarım potansiyelinin hızla geliştiğini belirtti.

Sivas’ın kırsal kalkınma açısından da önemli bir il olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Ankara’dan Kars’a kadar giden şeritte kırsalda bir boşalma görüyoruz. Sivas, 1238 köyü, 766 mezrasıyla bu manada bir laboratuvar gibi… Kırsal kalkınmayla gelişerek, ilin ve civar illerin göç vermesini önleyecek kadar önemli bir ilimiz. Bu kadar önemli bir il. Bu manada böyle önemli bir ilde tarım fuarı düzenlenmesi çok önemli” dedi.

 -“Gıdaya olan talep artıyor”-

 Tarımın dünyada stratejik bir sektör olduğunu bildiren Bayraktar, şöyle konuştu:

“2050 yılında dünya nüfusu 9,8 milyara ulaşacak. Bunun dışında gelişmekte olan ülkelerde et ve süt talebi artıyor. Biyoyakıt ve biyodizel üretimlerinde hızlı bir artış var. Ama çok daha önemlisi artık dünyada küresel ısınma tarım ürünlerinde arzı yavaşlatmaya başladı. Zaman zaman bizi de vuruyor. Biraz evvel üreticilerimiz geldiler dediler ki ‘Tarım Bakanımıza iletir misiniz? Biz bu sene buğdaydan verim alamadık. Borçlarımız var. Borçlar ertelenmeli’ dediler. Bu talebi, Tarım Bakanımıza biraz evvel arz ettim. Tabii bu bir kararname meselesi… Biz görevimizi yaptık. Bakanlar Kurulu’ndan çıkması gerekiyor. Doğal afetler dünyayı da vuruyor, zaman zaman Türkiye’yi de vuruyor. O zaman ne yapmak lazım? Bununla ilgili ülkemizde tedbirleri almamız ve potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.”

 

-“Tarım önemini, reel sektör olduğunu bilmeyenler var”-

Tarımın fevkalade önemli bir reel sektör olduğunu vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Tarım reel sektör ama üzülerek ifade ediyorum bunu bilmeyenler var. Bizim sanayiden bir farkımız yok. Onlar kapalı ve korunaklı alanlarda üretimlerini gerçekleştirirken, bizim çiftçimiz doğal afetlere maruz kalarak açık alanlarda üretim yapıyor. Farkımız bu. Mayıs ayının istihdam rakamları açıklandı. 5 milyon 577 bin istihdamla sanayiyi geçtik, sanayiden fazla istihdam sağladık. Sanayi 5 milyon 386 binde kaldı. Ve işsizliği de 2 puan aşağı çektik. Sektörün önemi anlaşılamıyor. Bunu söylemek zorundayız. Biz kimsenin rakibi değiliz. Sanayicimiz, tüccarımız hatta finans ayağımız var. Finans çevreleri de bize lazım. Ticaret erbabı da paydaşlarımız. Bu ülkede beraber çalışmak ülkenin kalkınmasına katkı sağlamak zorundayız.

 

-“Başka toprağımız, başka vatanımız yok”-

Coğrafyayı görüyorsunuz. Bu coğrafyada Türkiye sığınmacı kabul ediyor. Bu olaylar bizim başımıza gelse bizim gidebilecek başka bir toprağımız, başka bir vatanımız yok. O açıdan şehit kanlarıyla sulanmış olan bu toprakların kıymetini çok iyi bilmemiz, birbirimize kenetlenmemiz lazım. Birlik ve beraberliğimizi korumamız gerekiyor. Sektörlerimizin menfaatini azami ölçüde korumamız lazım. Çünkü birbirimize ihtiyacımız var. Biz bu ülkede üretmezsek sanayici neyi işleyecek? Ham maddeyi nereden bulacak? Üreten insanlara kıymet vereceğiz. Bu insanların toprakta kalmasını, ürünlerinin değer kazanmasını sağlayacağız.”

 

-“Süt hayvancılığını ayakta tutamazsak, beside şansımız olmaz”-

 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın yaptığı açıklamada, “ben birkaç sene içinde et ithalatını önleyeceğim” dediğini bildiren Bayraktar, şunları söyledi:

“Destekliyoruz. Tabii olması gereken de bu. Yalnız, bu ülkede biz süt hayvancılığını ayakta tutamazsak, materyal oradan geliyor. Besi hayvancılığında başarı şansımız olmaz. Buradan özellikle sanayicilerimize sesleniyorum. Her şeyi devletten beklemeyelim. Bu süt fiyatları, Et ve Süt Kurumu’nun da devreye girmesiyle bir seviyede gidiyor ama bir kilogram süt satan üreticim bir kilogram yem alamıyor. Bu pariteyi yukarı çekmemiz lazım. Siz de biraz gayretin içinde olun. Tarım Bakanımızın, bu hedefe ulaşması için hep beraber elbirliği yapalım. Üreticimizin kazanmasını saylayalım ki üreticimiz hayvanlarını kesmesin, üreticimiz ayakta kalsın besi hayvancılığımız gelişsin.

Sivas’ta 95 dekar civarında bir işletme büyüklüğü var. Türkiye ortalamasının üzerinde… Parsel büyüklüğü ne kadar 10 dekar. Yani 9,5 parsel. Bölünmüş, parçalanmış. Türkiye ortalaması da 61 dekar işletme büyüklüğü 10 parsel. Bu manada Arazi Kullanım ve Toprak Koruma Kanunuyla Medeni Kanunun miras hukukuyla alakalı maddelerinin değiştirilmesi gerçekten hayati önemde olduğunu önümüzdeki yıllarda göreceğiz. Biz 1926’de İsviçre’den bu kanunu aldık. İsviçre değiştirdi biz yıllarca değiştirmedik. Arazilerimizi parçalamaya devam ettik.

Bu kanun parçalanmayı önleyecek bu kanundur. Önümüzdeki yıllarda Sivas da bunun faydasını görecektir. Arazi toplulaştırmasıyla beraber işletmelerimizi inşallah büyütüp daha verimli üretim yapacağız.”

Bayraktar, fındıkta yaşanan sorunu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba’ya iletti.

 

-“Çiftçimizi mutlaka suyla buluşturmamız lazım”-

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ı ziyaretinde konuştuklarını, bu bölgede sulama yatırımlarının fevkalade önemli olduğunu belirten Bayraktar, şöyle konuştu:

“Geçtiğimiz günlerde Orman ve Su İşleri Bakanımız Veysel Eroğlu, Sivas’ta 23 tane baraj ve göletin bitirildiğini müjdelemiş. Önümüzdeki yıl da 21 tane baraj ve göletin bitirileceğini ifade etmiş. Sayıyı 62 adede çıkaracağı sözünü de vermiş. Bu barajlar, göletler bitmelidir. Çiftçimizi mutlaka suyla buluşturmamız lazım. Yalnız burada bir problem var. Bunun maliyetle ilgili veya başka nedeni olabilir. Üzerinde çalışıyoruz. Sivas’ta suya kavuştuğu halde üreticilerimizin bir kısmı su kullanmıyor.  Bunun üzerinde biraz durmamız lazım. Biz ne yaparsak yapalım, sektörde hangi desteği verirsek verelim. Eğer çiftçimizi bilgiyle buluşturamadığımız takdirde bizim verimlilik noktasında netice almamız mümkün değildir. Fuarlar da bu anlamda önemlidir. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık, Aile ve Sosyal Politikalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarımızla değişik protokollerimiz var. Bu protokoller çerçevesinde Türkiye’nin çok değişik yerlerinde, illerinde, bölgelerinde 60 bin çiftçiyi birkaç yıl içinde eğittik. Bu yetmez. Sayın Milli Eğitim Bakanım, sizi de bu protokole, Tarım Bakanımız da uygun görürse dahil etmek istiyoruz. Hatta Sivas’ta hemen bir eğitim verelim. Kursiyerlerin sertifikalarını da gelelim beraber dağıtalım. Bu su olabilir. Suyu bulduğu halde bu çiftçi suyu niye kullanmıyor? Bu fevkalade önemlidir. Sayın Milli Eğitim Bakanımızdan söz aldık. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız da tabii evet diyorlar. Ankara’da bir protokol imzalayalım, Sivas’ta eğitim çalışmalarına başlayalım. Her şeyin başı bilgidir. Çiftçiyi bilgiyle ulaştıramazsak hedeflerimize ulaşamayız. Hedefimiz ne. 52-53 milyar dolarlık milli hasılaya katkı değil. 100 milyar doların üzerine bunu çıkarmamız, 40-50 milyar dolarlık ihracat yapmamız, bu hedeflere ulaşmak için de elbirliğiyle çalışmamız lazım. Allah bu ulvi yolda bizim yar ve yardımcımız olsun.”

Fuarda emeği geçen herkese teşekkür eden Bayraktar, fuarın sadece bölge çiftçisine, bölge ekonomisine değil, Türkiye’deki tüm çiftçilere ve ülke ekonomisine hayırlar getirmesini, katkılar sunmasını diledi.

 

-Tarım Bakanı Fakıbaba-

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, fuarda yaptığı konuşmada, toprağı suyla buluşturur, çiftçiler eğitilirse, Türkiye’nin önünün açılacağını, Türkiye’nin hızını kimsenin engelleyemeyeceğini söyledi.

Su ve eğitimin her ülkede önemli olduğunu, su toprakla buluştuğunda çiftçilerin çok önemli işler başaracağına inandığını belirten Fakıbaba, “esas devlet vatandaşın kendisi. Biz sizin hizmetkarınızız, bakanıyla, başbakanıyla, memurlarıyla, bürokratlarıyla, vekilleriyle… Biz sizin için varız. Üreten, arada katma değer sağlayan ve tüketen 80 milyon halka büyük saygı duymak lazım. Sivas’a da Şanlıurfa’ya verilen destek kadar destek verilecek” dedi.

 

-Milli Eğitim Bakanı Yılmaz-

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, fuarda yaptığı konuşmada, tarımın stratejik bir sektör olduğunu, enerji güvenliği kadar gıda güvenliğinin de önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin birçok tarım ürününde kendisine yettiğini ve bundan sonra da bunu geliştireceklerini aktaran Yılmaz, “Sivas’ın yüzde 66’sı geçimini tarımdan sağlıyor. Sivas, üretimde, yulaf ve korungada Türkiye birincisi, buğday ve aspirde Türkiye üçüncüsü, yonca, tritikalede Türkiye beşincisi, şeker pancarı ve patateste Türkiye yedincisi, kayısıda Türkiye sekizincisi, arpada Türkiye dokuzuncusu, süt ve bal üretiminde yedinci, alabalık üretiminde beşinci sırada. Göç var, tarımda çalışan da azalıyor ama buna rağmen et, süt üretimi gerek Türkiye gerekse de Sivas’ta artıyorsa, nüfus azalmasına rağmen tarımda üretim artmışsa verimliliği yakalamışız demektir” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından TZOB Genel Başkanı, Bakanlar Yılmaz ve Fakıbaba ile Vali Davut Gül ve diğer ilgililer, kurdele keserek fuarın açılışını gerçekleştirdi.

Fuarı gezen protokol, stantlardaki yöresel ürünleri inceledi ve Kangal köpeklerini sevdi.

Fuara TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Şinasi Özdemir ile Sivas ve çevre illerden gelen Ziraat Odası başkanları da katıldı.

 

Bayraktar, Sivas’ta Ziraat Odası Başkanlarıyla toplantı yaptı…

-Bayraktar, Sivas’ta Ziraat Odası Başkanlarıyla toplantı yaptı…

Sivas – 24.08.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Sivas temasları çerçevesinde, Sivas ve çevre illerden gelen Ziraat Odası Başkanlarıyla da toplantı yaptı.

Oda Başkanlarından ilin tarımsal sorunlarını dinleyen Bayraktar, Sivas’ın sorunlarının takipçisi olacağını söyledi.

Toplantıya Sivas ve çevre illerden gelen Ziraat Odası Başkanlarının yanı sıra TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Şinasi Özdemir de katıldı.

Bayraktar, Sivas’ta…

-Bayraktar, Sivas’ta…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, AGROSİVAS’2017 Tarım Fuarı’nın açılışı için gittiği Sivas’ta Vali Davut Gül’ü makamında ziyaret etti

-Görüşmede, Sivas tarımı, ilin kırsal kalkınmadaki potansiyeli ele alındı

 Sivas – 24.08.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 4. Sivas Tarım Hayvancılık Gıda Fuarı AGROSİVAS’2017’nin açılışı için gittiği Sivas’ta, Vali Davut Gül’ü makamında ziyaret etti.

Bayraktar ve Gül, görüşmesinde, Sivas tarımı, ilin kırsal kalkınmadaki potansiyeli ele alındı. Sivas’ın kırsal kalkınma açısından da önemli bir il olduğunu vurgulayan Bayraktar, böyle bir ilde tarım fuarı düzenlenmesinin yerinde bir karar olduğunu belirtti.

Görüşmede ayrıca tarımsal eğitimin önemine dikkat çekildi.

Ziyarete TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Şinasi Özdemir ile Ziraat Odası Başkanları da katıldı.

Bayraktar Aydın’da…

-Bayraktar Aydın’da…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Tarımın önemi anlaşılıncaya kadar Ziraat Odası Başkanlarımızla beraber mücadelemiz devam edecek”

 

Aydın – 18.08.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımın önemi anlaşılıncaya kadar Ziraat Odası Başkanlarımızla beraber mücadelelerinin devam edeceğini bildirdi.

Bayraktar, Aydın’da Ziraat Odası Başkanlarıyla yaptığı toplantıda, ilin tarımdaki sorunlarını masaya yatırdı. Oda başkanlarından, Aydın tarımı ve ilin tarımsal sorunlarıyla ilgili bilgi alan sorunları dinleyen Bayraktar, Aydın’ın sorularının takipçisi olacağını söyledi.

Toplantı öncesi tarımın güncel konularıyla ilgili basın mensuplarına demeç veren Bayraktar, “Tarım sektörü Türkiye’de en önemli reel sektörüdür. İstihdam rakamları açıklandı. Mayıs ayı verilerine göre, sanayi 5 milyon 386 bin, tarım 5 milyon 577 bin istihdam sağladı. Tarımın önemi anlaşılıncaya kadar Oda Başkanlarımızla beraber mücadelemiz devam edecek. Bu mücadeleyi sıkı bir şekilde vermeye kararlıyız. Aksi takdirde bu ülke, 20 sene sonra kendini besleyemez hale gelir. Biz de vebal altında kalırız” dedi.

Bayraktar, kurbanlık fiyatlarını açıkladı

-Bayraktar, kurbanlık fiyatlarını açıkladı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Bu yıl yaklaşık 950 bini büyükbaş, 3 milyonu küçükbaş olmak üzere 3 milyon 950 bin baş hayvan kesileceğini tahmin ediyoruz”

-“2017 yılında, kurbanlıklar için halkımızın ödeyeceği tutarın, 10 milyar 193 milyon lirayı bulacağını hesaplıyoruz”

-“Halkımızın ödeyeceği para, Bayram süresince kesilecek yaklaşık 950 bin büyükbaş hayvan için 7 milyar 193 milyon liraya, kesilecek yaklaşık 3 milyon küçükbaş hayvan için 3 milyar liraya ulaşacak”

-“İllere ve canlı ağırlığa göre farklılık göstermekle birlikte, hayvan başına, büyükbaşta 4 bin lira ile 19 bin lira, küçükbaşta ise 600 lira ile 2 bin lira arasında değişeceği, canlı ağırlık fiyatının da kilogram başına, büyükbaş hayvanlarda 16 ile 23 lira, küçükbaş hayvanlarda 15 lira ile 24 lira arasında olacağı tahmin ediyoruz”

-“Ülke ortalamasına bakıldığında, büyükbaş hayvanların canlı kilogram fiyatı 18 lira 93 kuruş, küçükbaş canlı kilogram fiyatları ise 18 lira 99 kuruş olduğu görülüyor”

-“Canlı kilogram olarak büyükbaş hayvan fiyatları, satışların en fazla olduğu üç büyük ilimizden, İstanbul’un Avrupa yakasında 19 lira ile 21 lira, Anadolu yakasında 19 lira ile 23 lira, Ankara’da 18 lira ile 20 lira, İzmir’de 16 lira ile 20 lira arasında değişmektedir”

-“Kurban Bayramı’nda kesileceğini tahmin ettiğimiz büyükbaş hayvan sayısından daha fazla kesilebilecek nitelikte kurbanlık hayvan mevcudumuz vardır. Bu durum vatandaşlarımızın kurbanlık hayvan bulmada sıkıntı yaşamayacaklarını göstermektedir”

-“Satılamayan hayvan kalırsa, Et ve Süt Kurumu’nun bu hayvanları Bayram sonrasında uygun bir fiyata alması üreticimiz açısından çok önemlidir”

-“Toplamda 3 milyon 950 bin baş kurbanlık canlı hayvan için üreticilerimizin, 2 milyar 841 milyon 600 bin lira civarında bir yem masrafı yaptı”

-“Belediye başkanlarımıza seslenmek istiyorum; satış yerlerini çok fahiş fiyatlarla üreticilerimize kiralamakla ne geçiyor elinize? Üreticilerimize 9 bin liraya kiralanan yerler var”

 

Ankara – 23.08.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bu yıl yaklaşık 950 bini büyükbaş, 3 milyonu küçükbaş olmak üzere 3 milyon 950 bin baş hayvan kesileceğini tahmin ettiklerini bildirerek, “2017 yılında, kurbanlıklar için halkımızın ödeyeceği tutarın, 10 milyar 193 milyon lirayı bulacağını hesaplıyoruz. Halkımızın ödeyeceği para, Bayram süresince kesilecek yaklaşık 950 bin büyükbaş hayvan için 7 milyar 193 milyon liraya, kesilecek yaklaşık 3 milyon küçükbaş hayvan için ulaşacak” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, kurbanlık satışlarının illere ve bölgelere göre farklılık arz ettiğini, kimi yerlerde canlı kilogram ve et fiyatı üzerinden, kimi yerlerde ise canlı hayvan üzerinden pazarlık yöntemiyle satış yapıldığını belirtti.

Şemsi Bayraktar, Ziraat Odalarından aldıkları bilgilere göre, bu yıl kurban döneminde hayvan fiyatlarının; illere ve canlı ağırlığa göre farklılık göstermekle birlikte, hayvan başına, büyükbaşta 4 bin lira ile 19 bin lira, küçükbaşta ise 600 lira ile 2 bin lira arasında değişeceği, canlı ağırlık fiyatının da kilogram başına, büyükbaş hayvanlarda 16 ile 23 lira, küçükbaş hayvanlarda 15 lira ile 24 lira arasında olacağını tahmin ettiklerini bildirdi.

 -“Bayram yaklaştıkça taleple fiyatlar değişebilir”-

Kilogram fiyatının büyükbaşta inek, düve, tosun olmasına, küçükbaşta koyun, keçi olmasına, canlı ağırlığına ve illere göre büyük farklılıklar arz ettiğini, Bayram yaklaştıkça, gerçekleşecek taleple bu fiyatların değişebileceğini vurgulayan Bayraktar, şunları söyledi:

“Ülke ortalamasına bakıldığında, büyükbaş hayvanların canlı kilogram fiyatının 18 lira 93 kuruş, küçükbaş canlı kilogram fiyatlarının ise 18 lira 99 kuruş olduğu görülmektedir. Canlı kilogram olarak büyükbaş hayvan fiyatları, satışların en fazla olduğu üç büyük ilimizden, İstanbul’un Avrupa yakasında 19 lira ile 21 lira, Anadolu yakasında 19 lira ile 23 lira, Ankara’da 18 lira ile 20 lira, İzmir’de 16 lira ile 20 lira arasında değişmektedir.

Küçükbaş hayvan fiyatları ise canlı kilogram olarak, İstanbul’un Avrupa yakasında 20 lira ile 23 lira, Anadolu yakasında 20 lira ile 24 lira, Ankara’da 17 lira ile 20 lira, İzmir’de 20 lira düzeyinde seyretmektedir.”

 -3 milyon 950 bin kurbanlığa 10 milyar 193 milyon lira-

Ülkemizde Kurban Bayramlarında, 2014’te 880 bin büyükbaş, 2 milyon 500 bin küçükbaş, 2015’te 867 bin büyükbaş, 2 milyon 700 bin küçükbaş, 2016’da ise 920 bin büyükbaş, 2 milyon 950 bin küçükbaş hayvan, kurban olarak kesildiğine dikkati çeken Bayraktar, “bu yıl yaklaşık 950 bini büyükbaş, 3 milyonu küçükbaş olmak üzere 3 milyon 950 bin baş hayvan kesileceğini tahmin ediyoruz. Bu tahminle, 2017 yılında, kurbanlıklar için halkımızın ödeyeceği tutarın, 10 milyar 193 milyon lirayı bulacağını hesaplıyoruz” diye konuştu.

 -“Yeterli kurbanlık var”-

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; şu an itibarıyla kurbanlık vasfı taşıyan 1 milyon 150 bini büyükbaş, 4 milyonu küçükbaş olmak üzere 5 milyon 150 bin baş hayvan olduğunun ifade edildiğini belirten Bayraktar, şunları söyledi:

“Bu demektir ki Kurban Bayramı’nda kesileceğini tahmin ettiğimiz büyükbaş hayvan sayısından daha fazla kesilebilecek nitelikte kurbanlık hayvan mevcudumuz vardır. Bu durum vatandaşlarımızın kurbanlık hayvan bulmada sıkıntı yaşamayacaklarını göstermektedir. Ziraat Odalarımızla yaptığımız görüşmeler de bu görüşü destekler niteliktedir. Üreticilerimizin elinde yeterli sayının üzerinde kurbanlık hayvan vardır. Kimsenin, ‘hayvan bulabilir miyim acaba’ diye bir endişe yaşamasına gerek yoktur.

Görüldüğü üzere geçen yılki talebin üzerinde kurbanlık hayvan mevcudumuz bulunmaktadır. Yine de üreticilerimiz; bu yıl bayram tatilinin çok uzun olması nedeniyle, birçok kişinin tatili tercih edip, kesim yapmayacakları, bunun da satışları olumsuz etkileyeceğini düşünmekte bu konuda endişe yaşamaktadırlar. İnşallah bu endişe yersiz çıkar, üreticilerimiz emeklerinin karşılığını alır ve hayvanlarını uygun fiyata satarlar. Şayet satışlar beklendiği gibi olmazsa üreticilerimizin bayram döneminde satılamayan hayvanları maliyetlerinin altında yok pahasına ellerinden çıkarmamaları, üretimin sürdürülebilirliği açısından zorunludur. Böyle bir durum gerçekleşir de üreticinin elinde satılamayan hayvan kalırsa, Et ve Süt Kurumu’nun bu hayvanları bayram sonrasında uygun bir fiyata alması üreticimiz açısından çok önemlidir. Bunun için yetkililerden beklentimiz, elinde kurbanlık kalan üreticilerimize yönelik belirleyecekleri alım fiyatlarını, maliyetlerin yanı sıra yapılan ek masrafları da dikkate alarak kurbana özel belirlemeleridir. Bu durumda üreticilerimizin bir yıllık emekleri boşa çıkmayacak, mağdur olmaları engellenecektir.”

 -“Yem fiyatları arttı”-

Kurban Bayramlarının, bu kadar çok hayvanın besiye alınması ve uzun süreyle bakılmaları dolayısıyla ekonomik olarak da ciddi bir hareketliliğe yol açtığına dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:

“Beslenme amaçlı hayvan alımları için ödenen para, yem, veteriner hizmetleri önemli bir yekûn tutmaktadır. Bunun yanı sıra, hayvanların satış merkezlerine nakilleri, satış yerlerinde yer kiraları ve kişisel masraflar, kesimler için kasaplara ödenen para, sakatat ve derilerin satılmasına kadar birçok ticari faaliyet, bu dönemde söz konusu olmakta ve bütün bunlar ekonomik anlamda büyük meblağlara ulaşmaktadır.

Bu yıl Kurban Bayramı döneminde geçen yıla yakın, yani 950 bin büyükbaş, 3 milyon da küçükbaş hayvan kesileceği tahmininden yola çıkıldığında; yem fiyatları, 2017 yılı Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 ile yüzde 22,5 arasında değişen oranlarda artmıştır.

İlgili dönemde; arpanın tonu yüzde 22,5 artışla 728 liradan 892 liraya, mısırın tonu yüzde 16,8 artışla 738 liradan 862 liraya, kepeğin tonu yüzde 21,6 artışla 538 liradan 654 liraya, yemlik buğdayın tonu yüzde 18 artışla 800 liradan 944 liraya, ayçiçeği tohumunun küspesinin tonu yüzde 11,2 artışla 588 liradan 654 liraya, besi yeminin tonu yüzde 15,5 artışla 877 liradan 1013 liraya, süt yeminin tonu ise yüzde 18,3 artışla 922 liradan 1091 liraya yükselmiştir.

 -Yem masrafı-

Kurbanlık için besiye alınan büyükbaş hayvanların ortalama 6 ay beslendiği hesabıyla, 6 aylık yem masrafı hayvan başına 1728 lira olacaktır. Kesilecek olan 950 bin büyükbaş kurbanlık hayvan için toplam yem masrafı 1 milyar 641 milyon 600 bin liraya ulaşmaktadır. Yine ortalama 6 ay besiye alınma hesabıyla, küçükbaş hayvanlarda hayvan başına yem masrafı 400 lirayı, 3 milyon küçükbaş hayvan için yapılan toplam yem masrafı ise 1 milyar 200 milyon lirayı bulmaktadır.

Toplamda 3 milyon 950 bin baş kurbanlık canlı hayvan için üreticilerimizin, 2 milyar 841 milyon 600 bin lira civarında bir yem masrafı yaptıkları, dolayısıyla bu kadar bir paranın yem sektöründe kullanıldığı tahmin edilmektedir.”

Ortalama 400 kilogram canlı ağırlığa sahip büyükbaş hayvanın canlı kilogramının 18,93 lira civarında satılacağı düşünüldüğünde, bayram süresince kesilecek yaklaşık 950 bin büyükbaş hayvana halkımızın ödeyeceği paranın 7 milyar 193 milyon lirayı bulacağını, bir küçükbaş hayvanın ortalama 1000 liradan satılacağı tahminiyle, kesilecek yaklaşık 3 milyon küçükbaş hayvana halkımızın ödeyeceği paranın ise 3 milyar lira olacağını belirten Bayraktar, “daha önce de belirttiğim gibi, toplamda halkımızın 3 milyon 950 bin kurbanlık için 10 milyar 193 milyon lira ödeyeceğini tahmin ediyoruz” dedi.

 -Kurban derileri-

Standartlara uygun kesilmiş ve tuzlanmış yaş koyun derisinin yaklaşık 10 liraya satıldığını, ortalama 3 milyon küçükbaş hayvanın kesileceği hesap edildiğinde küçükbaş hayvanların derilerinin ekonomik değerinin yaklaşık olarak 30 milyon lirayı bulacağını bildiren Bayraktar, şöyle konuştu:

“400 kilogramlık bir sığırdan ortalama 30 kilogram deri çıkmaktadır. Standartlara uygun elde edilmiş, tuzlanmış sığır derisinin kilogramının 3 lira olduğu göz önüne alındığında kesilecek 950 bin büyükbaş hayvandan elde edilecek derinin değeri 85 milyon 500 bin liraya ulaşacaktır.

Toplam olarak kurbanlıklardan standartlara uyulursa yaklaşık 115 milyon 500 bin liralık deri elde edilecektir.

Fakat kurbanlıklar çoğu yerde ehil olmayan kişiler tarafından kesildiği için deride ciddi olarak ekonomik kayıp oluşmaktadır.

Bu kaybın yüzde 20’ler civarında olduğu ve toplam kaybın 23 milyon 100 bin lirayı bulduğu tahmin edilmektedir.

Buna göre, kayıplar nedeniyle,

Kurban Bayramında ekonomiye kazandırılan derinin değeri 92 milyon 400 bin lira civarında kalmaktadır.”

 -Yer kiraları-

Kurbanlık satmak isteyen üreticilerin, büyükşehirlerde her ilçede farklı olmak üzere satış yerlerine çadır kirası ödediğini, fiyatların illere ve ilçelere göre farklılık arz ettiğini vurgulayan Bayraktar, şunları söyledi:

“Buralardan yüksek ücretler alınmaması yönünde belediyelere her yıl uyarılarda bulunmamıza rağmen, ne yazık ki bu yıl da ciddi paralar alınmıştır. Belediyelerin buraları gelir kapısı olarak değil, halkına hizmet yeri olarak görmesi gerekmektedir.

Kurban satıcıların 15 gün olarak kaldıkları süre içinde; Ankara’da 2 bin 250 lira ile 5 bin lira arasında, İstanbul’da 6 bin 500 lira ile 9 bin lira arasında, İzmir’de 4 bin lira civarında çadır kirası ödemişlerdir.

Masraf, kalınan sürede harcanacak paraları da dahil edecek olursak önemli bir miktarı bulmaktadır. Satış yerleriyle ilgili olarak buradan belediye başkanlarımıza seslenmek istiyorum; satış yerlerini çok fahiş fiyatlarla üreticilerimize kiralamakla ne geçiyor elinize? Üreticilerimize 9 bin liraya kiralanan yerler var. Bu durum ciddi mağduriyetlere neden oluyor. Üreticilerimiz zaten ne kazanıyorlar ki bir de buralara bu kadar para verebilsinler?

Belediyelerden ricamız, lütfen buraları uygun fiyattan üreticilerimize kullandırın.”

 

-Nakliye masrafları-

Üreticilerin, Türkiye’nin dört bir yanından hayvanları şehirlerdeki kurban satış yerlerine nakletmek için nakliye parası ödediğini bildiren Bayraktar, “bir kurbanlık satıcımız geçen yıl 3 bin 350 lira ödediği nakliye aracına, bu yıl 4 bin 750 lira ödemek zorunda kalmıştır. Bu durum, nakliyeye üreticimizin yüzde 42 daha fazla ödediğini göstermektedir. Ayrıca üreticilerimiz, sattıkları hayvanları, alıcıların kesim yapacakları yerlere taşımakta, bunun için de para harcamaktadır. Kesilen hayvanların sayısal büyüklüğü dikkate alındığında net rakam verememekle birlikte önemli bir nakliye masrafı olduğu söylenebilir. Kurban Bayramı döneminde, talebe bağlı olarak artan nakliye fiyatlarının kurban satış fiyatlarına etkisini azaltabilmek için mutlaka pazar yerlerinin disipline edilmesi, buralarda fırsatçılık yapılmasına imkan tanınmaması gerekmektedir” dedi.

 -Kasaplara ödenen para-

Kurban bayramlarının son yıllarda kasaplar için önemli bir gelir kapısı olduğunu belirten Bayraktar, “kasaplar, hayvanları kesme, yüzme, parçalama gibi işler için küçükbaşta 50 lira, büyükbaşta ise 250 lira civarında para almaktadır. Büyükbaş hayvanlarının yarısının kasaplar tarafından ücret mukabilinde kesileceği tahminiyle, 475 bin büyükbaş hayvan için kasaplara ödenecek meblağ 118 milyon 750 bin lirayı bulacaktır. Aynı şekilde küçükbaş hayvanların yarısının kasaplar tarafından kesileceği hesabıyla 1 milyon 500 bin küçükbaş hayvan için kasaplara ödenecek tutar 75 milyon liraya ulaşacaktır. Buna göre, kasaplara ödenecek bedel toplamda 193 milyon 750 bin lirayı bulacaktır. Bunların yanı sıra kelle, paça, işkembe, bağırsak gibi sakatatlar kurban kesenler tarafından çoğunlukla alınmamakta, kasaplara veya toplayıcılara bırakılmaktadır. Bu da ciddi bir ekonomik değer oluşturmaktadır” diye konuştu.

 -Vekalet kesim-

Kurban Bayramı döneminde birçok dernek ve vakıfların, hayır işlemeyi düşünen vatandaşların verdiği vekaletle onlar adına kurban kesmek için faaliyet içine girdiğini hatırlatan Bayraktar, şöyle konuştu:

“Vekaletle kesimde zaman zaman vatandaşlarımız mağdur olabilmektedir. Dernek ve vakıflara yatırılan paraların kurban kesiminde kullanılması ve bunların iyi bir şekilde denetlenmesi çok önemlidir. Vekaleten kurban kesmeyi taahhüt eden bu kuruluşların, bu dönemde ne kadar hayvanı nereden aldığı, hangi şartlarda ve nerelerde ne kadar kurbanlık kestiği, vekaleti veren kurban sahibinin vekaletinin yerine getirilip getirilmediği, yetkili kurumlar tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilmelidir. Aksi takdirde hem hayır işlemeyi düşünen vatandaşlarımızın hem de üreticilerimizin mağduriyeti söz konusu olabilecektir.

Bilindiği üzere hayvan pazarlarında kamu kuruluşlarınca, hayvanlar sağlık kontrolünden geçirilmektedirler. Bu kontrollerin yanı sıra hayvanların yaş uygunluğu, gebe olup olmadığı gibi vasıflar yönünden yapılan kontrollerde de titiz davranılması gerekmektedir. Böylece halkımıza gönül rahatlığıyla kurbanlığını seçme imkanı getirilecek ve mağduriyeti önlenecektir.”

 -Sorular-

Bayraktar, Kurban Bayramı’nda satılamayan hayvanların Et ve Süt Kurumu’nun hangi fiyat üzerinden alım yapması konusunda Tarım Bakanlığıyla görüşüp görüşülmediğinin sorulması üzerine, “Tarım Bakanımızla, tarımla ilgili bir gece geç saatlere kadar süren bir görüşme yaptık. Kendilerine geniş bir rapor da sunduk. Elde kalan hayvanların üreticinin alın terini, maliyetini dikkate alarak uygun bir fiyatla Et ve Süt Kurumunun alması konusundaki talebimizi Kurban Bayramlarından önce Bakanlığımıza iletiyoruz” dedi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, satışlarının durumu, uzun tatilin satışları etkileyip etkilemeyeceğine ilişkin elde veri olup olmadığının sorulması üzerine, “şuan elimizde bununla ilgili bir veri yok. Zaten tatil yeni başlıyor, birkaç gün geçmesi lazım. Kurban bayramına yakın daha sağlıklı verilere ulaşırız. Ama böyle bir endişe var. Biz bu endişeyi dile getirdik. Yani ‘tatile giderler de kurban kesmezlerse mal elimizde kalır mı’ diye bir endişe var. İnşallah herkes kurbanını keser. Bu endişeyi de bertaraf etmiş oluruz” diye konuştu.

Bayraktar, ülkemizin ve içinde bulunduğumuz bölgenin sıkıntılı bir süreçten geçtiğini, yaşanan bu sürecin, milletçe el ele, omuz omuza verilerek kısa sürede atlatacağına yürekten inandığını belirtti. Basın mensuplarının Kurban Bayramı’nı kutlayan Bayraktar, Kurban Bayramı’nın ülke ve bütün İslam alemine barış ve huzur getirmesi temenni etti.

Bazı illerde 2017 yılı tahmini kurbanlık hayvan satış fiyatları:

İller

Büyükbaş Hayvan Fiyatı

Küçükbaş Hayvan Fiyatı

 

7,000-14,000 TL/baş

1,000-1,700 TL/baş

İstanbul (Avrupa Yakası)

Canlı kilo: 19-21 TL

Canlı kilo:20-23 TL

 

7,000-19,000 TL/baş

600-1,500 TL/baş

İstanbul (Anadolu Yakası)

Canlı kilo: 19-23 TL

Canlı kilo: 20-24 TL

Ankara

4,000-13,000 TL/baş

800-1,700 TL/baş

Canlı kilo: 18-20 TL

Canlı kilo:17-20 TL

 

7,000-15,000 TL/baş

800-1,500 TL/baş

İzmir

Canlı kilo:16-20 TL

Canlı kilo:20 TL

 

6,000-15,000 TL/baş

800-1,500 TL/baş

Bursa

Canlı kilo: 18-20 TL

Canlı kilo: 20-23 TL

 

4,500-12,800 TL/baş

810-1,800 TL/baş

Adana

Canlı kilo: 17-18 TL

Canlı kilo: 18-19 TL

 

8,000-14,000 TL/baş

1,000-1,500 TL/baş

Antalya

Canlı kilo: 22 TL

Canlı kilo: 18-20 TL

 

5,000-12,000 TL/baş

700-1,600 TL/baş

Konya

Canlı kilo: 17-18-20 TL

Canlı kilo: 20 TL

Gaziantep

9,000-10,000 TL/baş

1,000-1,500 TL/baş

Canlı kilo: 17-18 TL

Canlı kilo:17-18 TL

Şanlıurfa

5,000-13,000 TL/baş

600-900 TL/baş

Canlı kilo: 18-20 TL

Canlı kilo: 16-17 TL

İzmit

7,000-12,000 TL/baş

800-1,500 TL/baş

Canlı kilo: 20 TL

Diyarbakır

8,000-14,000 TL/baş

800-1,000 TL/baş

Canlı kilo: 17-20 TL

Canlı kilo:16-17 TL

Hatay

8,000-15,000 TL/baş

1,000-1,500 TL/baş

Canlı kilo: 18-20 TL

Canlı kilo:19-20 TL

 

6,000-12,000 TL/baş

900-1,500 TL/baş

Balıkesir

Canlı kilo: 18-19-20 TL

Canlı kilo: 20 TL

 

6,000-15,000 TL/baş

700-1,500 TL/baş

Erzurum

Canlı kilo: 19-20 TL

Canlı kilo: 16,5-19 TL

 

5,000-15,000 TL/baş

600-2,000 TL/baş

Van

Canlı kilo: 18 TL

Canlı kilo:15-16 TL

 

5,000-10,000 TL/baş

750-1,200 TL/baş

Samsun

Canlı kilo: 18-20 TL

 

5,000-10,000 TL/baş

850-1,500 TL/baş

Sakarya

Canlı kilo: 20-22 TL

Canlı kilo:20 TL

 

4,000-10,000 TL/baş

700-1,000 TL/baş

Afyonkarahisar

Canlı kilo: 16-17 TL

Canlı kilo:16-17 TL

 

6,000-15,000 TL/baş

700-1,600 TL/baş

Eskişehir

Canlı kilo: 19-20 TL

Canlı kilo: 20-22 TL

 

4,500-15,000 TL/baş

700-1,500 TL/baş

Kastamonu

Canlı kilo: 16-18 TL

 

7,000-12,000 TL/baş

800-1,200 TL/baş

Çanakkale

Canlı kilo: 18-22 TL

Canlı kilo:18-20 TL

 

7,000-12,000 TL/baş

750-1,250 TL/baş

Karaman

Canlı kilo: 16-18 TL

Canlı kilo:19 TL

Bayraktar’dan çağrı: “Fiyatları revize edin tepkiyi dindirin”


-Bayraktar’dan çağrı: “Fiyatları revize edin tepkiyi dindirin”

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “TMO’nun Giresun kalite fındık için kilogram başına 10 lira 50 kuruş, levant kalite için 10 lira olarak açıklanan fiyat son derece yetersiz kalmıştır”

-“Tüccar, TMO’nun verdiği fiyatın netini hesaplamış, kendi fiyatının altında kaldığını görmüş ve piyasa fiyatlarını hem Doğu Karadeniz’de hem Batı Karadeniz’de aşağı çekmiştir”

-“Üreticimiz TMO’nun açıkladığı fiyata son derece tepkili. Bahçeye girmeyeceğini söyleyen, fındık ağaçlarını kesen üreticilerimiz bile var”

-“Hükümetimiz, 500 bin fındık üreticisinin sesine kulak vermeli, sorunu görmeli, acilen TMO fiyatlarını revize ederek tepkiyi dindirmelidir”

-“Maliyet, randıman düşüklüğü, barem kriter sorunları, nakliye masrafı, stopaj ve Bağkur kesintileri de dikkate alınmalı, üreticimizi memnun edecek bir fiyat verilmelidir”

-“TMO, bu fiyattan piyasaya girmemeliydi. Ofis, üreticinin görüşünü almadan, müzakere etmeden fiyat açıklamıştır”

-“Tarım Bakanlığımız temsilcileri ile Ziraat Odalarımız, Trabzon için kilogramda 9 lira 90 kuruş, Giresun’da 9 lira 75 kuruş, Ordu’da 8 lira 75 kuruş, üç ilin ortalaması 9 lira 47 kuruş olarak bulmuştur”

-“Üstelik verim; Giresun için dekara 120 kilogram, Ordu ve Trabzon için dekara 150 kilogram olacağı hesabıyla bu maliyet çıkarılmıştır”

-“Dekara verimin Trabzon’da 73, Giresun’da 87, Ordu’da 104 kilogram civarında kalacağı tahmin edilmektedir. Verim bu rakamlarda kalırsa, üreticimizin maliyeti daha da yükselecektir”

-“Açıklanan fiyat, üreticimizin cebine giren fiyat değildir”

-“Levant kalite fındıkta 10 lira olarak açıklanan fiyat, üreticimiz zor olan 50 randımanı ve baremi tuttursa bile, aktif sigortalı veya emekliyse 9 lira 80 kuruşa, aktif sigortalı veya emekli değilse 9 lira 70 kuruşa

düşüyor”

-“Randıman 45 olursa, barem uygulaması, stopaj ve emekli veya aktif sigortası olmayandan kesilen Bağkur primiyle 8 lira 64 kuruşa kadar iniyor”

-“Bununla da bitmiyor bir de nakliye parası var. TMO, her yerde alım merkezi kurmuyor. Henüz bazı illerimizde sadece 1-2 alım merkezi belirlenmiş durumda. Ofis, tüccar gibi çiftçinin kapısının önünden fındığını almıyor”

-“Kriterlerde de sıkıntılar var. Nemin yüzde 6’nın altına indirilmesi zor görünüyor. Üreticimiz ‘fındık zaten yağlı bir ürün. Fındığı kavurmadan yüzde 6 nemin altını tutturamayız. Nem oranı yüzde 8, en azından yüzde 7 olsun’ diyor”

-“Alım kotasında da sorun olacak. Dekar başına alım kotasının il verim ortalaması veya biraz üzerinde olacağı söyleniyor. Bu bazı yörelerimiz için çok yetersiz kalacaktır. Ürettiği fındığın yarısını veya üçte birini bile TMO’ya veremeyecek üreticilerimiz vardır”

-“Üreticimizin görüş ve taleplerini, Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Başbakanımız Yıldırım ve Tarım Bakanımız Fakıbaba’ya ilettik”

 

Ankara – 21.08.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, maliyetlerin yüksek olduğunu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın da yerinde tespit ettiğini, buna rağmen TMO’nun Giresun kalite fındık için kilogram başına 10 lira 50, levant kalite için 10 lira olarak açıklanan fiyat son derece yetersiz kaldığını bildirdi.

Bayraktar, “tüccar, TMO’nun verdiği fiyatın netini hesaplamış, kendi fiyatının altında kaldığını görmüş ve piyasa fiyatlarını hem Doğu Karadeniz’de hem Batı Karadeniz’de aşağı çekmiştir. Üreticimiz TMO’nun açıkladığı fiyata son derece tepkili. Bahçeye girmeyeceğini söyleyen, fındık ağaçlarını kesen üreticilerimiz bile var. Hükümetimiz, 500 bin fındık üretişinin sesine kulak vermeli, sorunu görmeli, acilen TMO fiyatlarını revize ederek tepkiyi dindirmelidir” dedi.

Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, 500 bin üreticiyi ilgilendiren bir üründe, serbest piyasa koşullarının oluşmadığı bir ortamda Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) piyasayı regülasyonunun şart olduğunu, aksi takdirde üreticinin sürdürülebilir, maliyetlerinin üzerinde bir fiyat elde etmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Bayraktar, şunları kaydetti:

“TMO’nun Giresun kalite fındık için kilogram başına 10 lira 50 kuruş, levant kalite fındık için 10 lira olarak açıklanan fiyat son derece yetersiz kalmıştır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatı temsilcileri ile Ziraat Odalarımız, Ordu, Giresun, Trabzon’da yaptıkları maliyet hesabına göre, üreticimizin maliyeti, Trabzon için kilogramda 9 lira 90 kuruş, Giresun’da 9 lira 75 kuruş, Ordu’da 8 lira 75 kuruş, üç ilin ortalaması 9 lira 47 kuruş olarak bulunmuştur.

Üstelik verim; Giresun için dekara 120 kilogram, Ordu ve Trabzon için dekara 150 kilogram olacağı hesabıyla bu maliyet çıkarılmıştır. Dekara verimin Trabzon’da 73, Giresun’da 87, Ordu’da 104 kilogram civarında kalacağı tahmin edilmektedir. Verim bu rakamlarda kalırsa, üreticimizin maliyeti daha da yükselecektir.

TMO, eğer üreticimizi memnun etmek için piyasaya giriyorsa, bu fiyat üreticimizi memnun etmemiştir. Bu fiyattan piyasaya girmemeliydi. Ofis, üreticinin görüşünü almadan, müzakere etmeden fiyat açıklamıştır. Öncelikle herkesin şunu bilmesinde fayda vardır. Açıklanan fiyat, üreticimizin cebine giren fiyat değildir. Randıman meselesi var. Levant kalitede 10 liralık fiyat, 50 randımana veriliyor.

Bu şu demektir. Randımandaki 1 puanlık düşüş 20 kuruşa denk gelecek. Doğu Karadeniz bölgemizde şu anda randımanın külleme, aşırı sıcaklar nedenleriyle 47’ye hatta 45’e kadar iniyor. 47 randıman olsa, fiyat 9 lira 40 kuruşa, 45 randıman olsa 9 liraya düşüyor.  

Olay bununla da kalmıyor. Kriterlerde de sıkıntılar. TMO, nem oranı yüzde 6, buruşuk oranı yüzde 10, çürük oranı yüzde 3’ü geçen fındığı almıyor.

Nemin yüzde 6’nın altına indirilmesi zor görünüyor. Üreticimiz ‘fındık zaten yağlı bir ürün. Fındığı kavurmadan yüzde 6 nemin altını tutturamayız. Nem oranı yüzde 8, en azından yüzde 7 olsun’ diyor.

Nem, buruşuk ve çürük oranı, bu oranlardan düşük olan, kaliteyi tutturan fındıkları ise barem uygulaması adı altında yüzde 1’e varan başka bir kesinti yaparak alıyor. Yani fiyat 47 randımanda 9,4 kuruş, 45 randımanda 9 kuruş daha indiriyor ve 47 randımanda 9 lira 30,6 kuruşa, 45 randımanda 8 lira 91 kuruşa düşürüyor.

Üstelik, fiyattan aktif sigortalı veya emekliyse yüzde 2 stopaj, aktif sigortalı veya emekli değilse yüzde 2 stopaj, yüzde 1 Bağkur kesintisi yapılıyor.

Böylece üreticimiz, aktif sigortalı veya emekliyse brüt 10 liralık levant kalite alım fiyatı 47 randımanda 9 lira 12 kuruşa, aktif sigortalı veya emekli değilse 9 lira 3 kuruşa, aktif sigortalı veya emekliyse 45 randımanda 8 lira 73 kuruşa, aktif sigortalı veya emekli değilse 8 lira 64 kuruşa kadar iniyor.

Levant kalite fındıkta 10 lira olarak açıklanan fiyat, üreticimiz zor olan 50 randımanı ve baremi tuttursa bile, aktif sigortalı veya emekliyse 9 lira 80 kuruşa, aktif sigortalı veya emekli değilse 9 lira 70 kuruşa düşüyor. Üreticimizin cebine giren budur.

Bununla da bitmiyor bir de nakliye parası var. TMO, her yerde alım merkezi kurmuyor. Henüz bazı illerimizde sadece 1-2 alım merkezi belirlenmiş durumda. Ofis, tüccar gibi çiftçinin kapısının önünden fındığını almıyor.

Alım kotası da sorun olacak. Dekar başına alım kotasının il verim ortalaması veya biraz üzerinde olacağı söyleniyor. Bu bazı yörelerimiz için çok yetersiz kalacaktır. Ürettiği fındığın yarısını veya üçte birini bile TMO’ya veremeyecek üreticilerimiz vardır.”

 

-“Üreticinin sesine kulak verilmeli”-

 

Ziraat Odaları olarak üreticinin nabzını sürekli tuttuklarını, onlarla iç içe çalıştıklarına dikkati çeken Bayraktar, “tüccar, TMO’nun verdiği fiyatın netini hesaplamış, kendi fiyatının altında kaldığını görmüş ve piyasa fiyatlarını hem Doğu Karadeniz’de hem Batı Karadeniz’de aşağı çekmiştir. Üreticimiz TMO’nun açıkladığı fiyata son derece tepkili. Bahçeye girmeyeceğini söyleyen, fındık ağaçlarını kesen üreticilerimiz bile var. Hükümetimiz, 500 bin fındık üreticisinin sesine kulak vermeli, sorunu görmeli, acilen TMO fiyatlarını revize ederek tepkiyi dindirmelidir. Maliyet, randıman düşüklüğü, barem kriter sorunları, nakliye masrafı, stopaj ve Bağkur kesintileri de dikkate alınmalı, üreticimizi memnun edecek bir fiyat verilmelidir” dedi.

Bayraktar, konuyla ilgili olarak üreticinin görüş ve taleplerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’ya ilettiklerini belirtti.