Üretici, market fiyatlarında Temmuz ayı…


-Üretici, market fiyatlarında Temmuz ayı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Fiyatlar, Temmuz ayında, markette 37 üründen 20’sinde, üreticide 33 üründen 17’sinde azaldı veya değişmedi”

-“Temmuz ayında üretici-market fiyat farkı en fazla elma, salatalık, patates, kuru incir ve kuru kayısıda yaşandı”

-“Üreticiden markete fiyatların elmada 5,2, patateste 4,8, kuru incir ve kuru kayısıda 4,1 kata çıktığı görülmüştür”

-“Ekim alanının Akdeniz Bölgesi’nde daralması, İç Anadolu Bölgesi’nde ise hasadın henüz yeterince yoğunlaşmaması, domates, sivri biber ve salatalıkta fiyat artışına yol açtı”

-“Yeşil fasulyedeki fiyat artışında, üretimde ilk sırada bulunan Samsun’da yaşanan sel afeti nedeniyle gerçekleşen verim kaybı etkili oldu”

-“Kuru soğanda hasat edilen ürün miktarındaki azalmaya bağlı arzdaki daralma nedeniyle fiyatlarda artış görüldü”

Ankara – 31.7.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fiyatların, Temmuz ayında, markette 37 üründen 20’sinde, üreticide 33 üründen 17’sinde azaldığını veya değişmediğini bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Temmuz ayında market fiyatlarında 4 üründe fiyat değişimi görülmediğini, 16 üründe azalma, 17 üründe ise fiyat artışı olduğunu belirtti.

-Market fiyatlarındaki değişim-

Patlıcan, süt, mısırözü yağı ve toz şeker fiyatında değişim görülmezken, fiyat düşüşü yüzde 25,07 ile en fazla yeşil soğanda meydana geldiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 12,48 ile kuru incir, yüzde 12,32 ile çilek, yüzde 11,78 ile nohut, yüzde 10,62 ile kiraz, yüzde 8,42 ile kırmızı mercimek, yüzde 7,99 ile marul, yüzde 7,61 ile yeşil mercimek, yüzde 5,16 ile dana eti, yüzde 4,24 ile şeftali, yüzde 3,86 ile pirinç, yüzde 3,84 ile zeytinyağı, yüzde 2,06 ile Antep fıstığı, yüzde 1,43 ile kabak, yüzde 0,89 ile kuru üzüm, yüzde 0,13 ile tavuk eti izledi.

Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 24,74 ile yeşil fasulyede görüldü. Yeşil fasulyedeki fiyat artışını yüzde 17,69 ile salatalık, yüzde 15,93 ile domates, yüzde 9,91 ile elma, yüzde 9,77 ile fındık, yüzde 9,02 ile karpuz, yüzde 8,74 ile havuç, yüzde 8,51 ile limon, yüzde 7,50 ile kuru soğan, yüzde 5,71 ile yumurta yüzde 5,64 ile maydanoz, yüzde 4,85 ile kuru kayısı, yüzde 2,27 ile sivri biber, yüzde 1,49 ile patates, yüzde 1,41 ile ayçiçeği yağı, yüzde 0,81 ile kuru fasulye, yüzde 0,15 kuzu eti takip etti.”

-Üretici fiyatlarındaki değişim-

Temmuz ayı üretici fiyatlarında, 10 üründe fiyat değişimi görülmezken, 7 üründe azalma, 16 üründe ise fiyat artışı meydana geldiğini belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Zeytinyağı, pirinç, nohut, kuru fasulye, çilek, elma, limon, patates, maydanoz ve kabak fiyatlarında değişim görülmezken, fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 14,29 ile kuru incir oldu. Kuru incirdeki fiyat düşüşünü yüzde 11,11 ile kuru kayısı, yüzde 9,84 ile Antep fıstığı, yüzde 3,47 ile yeşil soğan, yüzde 3,16 ile kiraz, yüzde 2,56 ile kuru üzüm, yüzde 0,94 ile süt izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 29,63 ile domateste görüldü. Bunu,  yüzde 25,11 ile kuru soğan, yüzde 21,75 ile yeşil fasulye, yüzde 18,90 ile iç fındık, yüzde 16,31 ile sivri biber, yüzde 15 ile salatalık, yüzde 12,16 ile kırmızı mercimek, yüzde 11,20 ile havuç, yüzde 9,82 ile karpuz, yüzde 8,33 ile şeftali, yüzde 6,49 ile yumurta, yüzde 4,58 ile patlıcan, yüzde 3,18 ile kuzu eti, yüzde 2,03 ile yeşil mercimek, yüzde 1,25 ile marul, yüzde 0,39 ile dana eti takip etti.”

-Üretici market fiyat farkı-

Temmuz ayında üretici ve market fiyatları arasındaki farkın devam ettiğine, TZOB tarafından izlenen 33 üründe ortalama yüzde 186,5 fiyat farkı görüldüğüne dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Temmuz ayında üretici-market fiyat farkı en fazla elma, salatalık, patates, kuru incir ve kuru kayısıda yaşandı. Üretici ve market arasındaki fiyat farkı yüzde 421,76 ile en fazla elmada görüldü. Elmadan sonra fiyat farkı sırasıyla salatalıkta yüzde 385,91, patateste yüzde 380,67, kuru incirde 307,42, kuru kayısıda 305, patlıcanda yüzde 282,19, kabakta yüzde 258,72, karpuzda yüzde 252,68, maydanozda yüzde 241,56, sütte yüzde 231,75, yeşil fasulyede yüzde 231,47, kuru üzümde yüzde 223,42, sivri biberde yüzde 214,15, domateste yüzde 211,3’ü buldu.

Temmuz sonunda üreticide 60 kuruş olan elma, markette 3 lira 13 kuruşa, 38 kuruş olan salatalık 1 lira 86 kuruşa, 25 kuruş olan patates 1 lira 20 kuruşa, 6 lira olan kuru incir 24 lira 45 kuruşa, 8 lira olan kuru kayısı 32 lira 40 kuruşa, 53 kuruş olan patlıcan 2 lira 4 kuruşa, 58 kuruş olan kabak 2 lira 6 kuruşa, 41 kuruş olan karpuz 1 lira 45 kuruşa, 30 kuruş olan maydanoz 1 lira 2 kuruşa, 1 lira 5 kuruş olan süt 3 lira 48 kuruşa, 1 lira 25 kuruş olan yeşil fasulye 4 lira 14 kuruşa, 3 lira 80 kuruş olan kuru üzüm 12 lira 29 kuruşa, 92 kuruş olan sivri biber 2 lira 87 kuruşa, 1 lira 5 kuruş olan domates 3 lira 28 kuruşa satıldı.

Üreticiden markete fiyatların elmada 5,2, patateste 4,8, kuru incir ve kuru kayısıda 4,1 kata çıktığı görülmektedir. Üreticide 60 kuruş olan elma halde 1 lira 19 kuruşa satılırken, pazarda 2 lira 37 kuruşa, markette 3 lira 13 kuruşa üreticiye sunulmaktadır.”

 

-Fiyat değişimlerinin nedenleri-

Üretici ve market fiyatlarında domates, yeşil fasulye, sivri biber, salatalık, karpuz, havuç, kuru soğan gibi sebzelerde son bir ayda fiyat artışı olduğunu vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Bu ürünlerin en fazla üretiminin yapıldığı Akdeniz Bölgesi’nde sera üretiminin tamamlanmasının ardından yayla üretiminde hasat başlamaktadır. Ancak sera üretiminin yoğun olduğu dönemde Rusya’ya yapılan ihracattaki kısıtlama nedeniyle fiyatların gerilemesi, domates, sivri biber ve salatalık ürünlerinin yayla ekimini azaltmıştır. Ekim alanının Akdeniz Bölgesi’nde daralması, İç Anadolu Bölgesi’nde ise hasadın henüz yeterince yoğunlaşmaması, domates, sivri biber ve salatalıkta fiyat artışına yol açtı.

Yeşil fasulyedeki fiyat artışında, üretimde ilk sırada bulunan Samsun’da yaşanan sel afeti nedeniyle gerçekleşen verim kaybı etkili oldu.

Kuru soğanda hasat edilen ürün miktarındaki azalmaya bağlı arzdaki daralma nedeniyle fiyatlarda artış görüldü. Kuru soğanda özellikle Çukurova’da hasadın tamamlanması ve İç Anadolu Bölgesi’nde hasadın yeni başlamış olması nedeniyle piyasadaki ürün azlığı fiyatların yükselmesine neden oldu.

Kırmızı mercimekte hasat tamamlandı. Hasadın yoğun olduğu dönemde fiyatlar gerilerken, yerli ürün miktarının, ihracatın da sürmesi nedeniyle yetersiz kalınca son bir ayda üretici fiyatları arttı. Temmuz ayı içinde gerçekleştirilen kırmızı mercimek ithalatı ile artan arz, market fiyatlarında gerilemeye neden oldu.

Fındıkta ise hasadın başlamamış olması ve bu yıl rekoltenin düşük tahmin edilmesi yüzünden üretici ve market fiyatları arttı.

Havuç fiyatlarının Temmuz ayında üretici ve markette arttığı görülmektedir. Havuçta hasadın henüz başlamamış olması aynı piyasada arzı karşılayacak düzeyde ürün bulunmaması fiyatların artmasında etkili oldu.

Üretici ve marketlerde karpuz fiyatlarının artmasının nedeni ise yaz aylarında karpuza olan talebin artmasına karşın hasadın azalmasıdır.

Üreticide fiyatı düşen ürünlere baktığımızda, fiyatı en fazla düşen ürünler arasında kuru incir, kuru kayısı, Antep fıstığı, yeşil soğan ve kiraz yer almaktadır.

Yeni sezon başlamamış olmasına rağmen üreticinin elinde geçen sezondan incir bulunmaktadır. Yaz aylarında kuru incire talebin olmaması ve elde ürün bulunması fiyatlarının gerilemesine neden olmuştur.

Kuru kayısı ve Antep fıstığında hasadın başlaması, kirazda hasat edilen ürün miktarının artmasıyla birlikte fiyatlar gerilemiştir.

Yeşil soğan üretiminde artan hava sıcaklıklarının ürünün kalitesini olumsuz etkilemesiyle birlikte talepte yaşanan daralma, fiyatlarda düşüşe yol açtı.”

 

Seçilmiş ürünlerde 29 Temmuz 2016 tarihi itibarıyla ortalama üretici, hal, pazar ve market fiyatları:

 

Ürünler

Üretici

Hal

Pazar

Market

Hal/ Üretici

Pazar/

Üretici

Market/

Üretici

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyatı (TL/Kg)

Fiyat Farkı (Yüzde)

Fiyat Farkı (Yüzde)

Fiyat Farkı (Yüzde)

Elma

0,60

1,19

2,37

3,13

98,33

294,44

421,76

Salatalık

0,38

0,88

1,42

1,86

129,57

269,57

385,91

Patates

0,25

0,49

0,93

1,20

96,67

273,33

380,67

Kuru incir

6,00

20,00

24,45

233,33

307,42

Kuru kayısı

8,00

22,00

32,40

175,00

305,00

Patlıcan

0,53

0,89

1,43

2,04

67,19

167,19

282,19

Kabak

0,58

1,12

1,46

2,06

94,78

153,62

258,72

Karpuz

0,41

0,66

1,10

1,45

60,98

168,29

252,68

Maydanoz (Adet)

0,30

0,34

0,76

1,02

13,33

152,78

241,56

Süt (Litre)

1,05

3,48

231,75

Yeşil Fasulye

1,25

2,40

3,33

4,14

92,00

166,67

231,47

Kuru üzüm

3,80

12,00

12,29

215,79

223,42

Sivri Biber

0,92

1,68

2,33

2,87

83,97

155,01

214,15

Domates

1,05

1,55

2,10

3,28

47,02

99,19

211,30

Havuç

0,70

0,96

1,39

1,99

37,89

99,64

186,33

Kuru Soğan

0,46

0,70

1,00

1,29

53,28

118,98

181,61

Zeytinyağı

10,00

24,48

144,83

Şeftali

1,50

2,19

2,58

3,61

46,49

72,80

141,75

Limon

3,00

3,42

5,40

7,14

13,89

80,00

138,00

Pirinç

2,45

4,00

5,33

5,81

63,27

117,69

137,28

Kırmızı Mercimek

2,86

3,90

5,67

6,67

36,36

98,14

133,08

Marul (adet)

0,81

1,02

1,38

1,88

25,93

70,78

131,85

Yeşil Mercimek

3,01

4,75

6,33

6,97

57,81

110,41

131,64

Nohut

2,90

4,75

5,67

6,62

63,79

95,40

128,26

Kuru fasulye

3,63

4,25

6,67

7,84

17,08

83,65

116,04

Çilek

1,56

2,63

3,00

3,33

68,00

92,00

113,33

Fındık (iç)

19,50

30,00

41,32

53,85

111,88

Yumurta

0,20

0,50

0,37

153,81

87,82

Yeşil Soğan

1,39

1,94

2,08

2,51

40,02

50,24

81,35

Antep fıstığı

27,50

35,00

47,45

27,27

72,55

Kuzu eti

26,63

45,72

71,68

Dana eti

25,60

39,19

53,07

Kiraz

3,78

4,05

4,00

5,41

7,24

5,91

43,34

Mısırözü yağı

7,50

Ayçiçek yağı

6,60

Toz şeker

4,31

Tavuk eti

6,95


Not
: Hal, pazar ve market verileri Ankara, İzmir, İstanbul, Mersin, Antalya ve Bursa illerinden derlenen ortalama fiyatlar, olup üretici fiyatları ise ürünlere göre önemli üretim merkezlerinden derlenmektedir. Pirinç, kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek için belirtilen hal fiyatları toptan satış fiyatlarıdır.  Dana eti, kuzu eti, Antep fıstığı ve fındık fiyatı serbest piyasa fiyatıdır.

 

 

 

Seçilmiş ürünlerde market fiyatlarındaki aylık değişim:

 

Market

29 Haziran

29 Temmuz

29 Temmuz 2016/

29 Haziran 2016

Ürünler

Market Fiyatı (TL/Kg)

Market Fiyatı (TL/Kg)

Değişim (Yüzde)

Yeşil Fasulye

3,32

4,14

24,74

Salatalık

1,58

1,86

17,69

Domates

2,83

3,28

15,93

Elma

2,85

3,13

9,91

Fındık (İç)

37,64

41,32

9,77

Karpuz

1,33

1,45

9,02

Havuç

1,83

1,99

8,74

Limon

6,58

7,14

8,51

Kuru Soğan

1,20

1,29

7,50

Yumurta

0,35

0,37

5,71

Maydanoz (Adet)

0,97

1,02

5,64

Kuru Kayısı

30,90

32,40

4,85

Sivri Biber

2,81

2,87

2,27

Patates

1,18

1,20

1,49

Ayçiçek Yağı

6,51

6,60

1,41

Kuru Fasulye

7,78

7,84

0,81

Kuzu Eti

45,65

45,72

0,15

Patlıcan

2,04

2,04

0,00

Süt (Litre)

3,48

3,48

0,00

Mısırözü Yağı

7,50

7,50

0,00

Toz Şeker

4,31

4,31

0,00

Tavuk Eti

6,96

6,95

-0,13

Kuru Üzüm

12,40

12,29

-0,89

Kabak

2,09

2,06

-1,43

Antep Fıstığı

48,45

47,45

-2,06

Zeytinyağı

25,46

24,48

-3,84

Pirinç

6,04

5,81

-3,86

Şeftali

3,77

3,61

-4,24

Dana Eti

41,32

39,19

-5,16

Yeşil Mercimek

7,55

6,97

-7,61

Marul (Adet)

2,04

1,88

-7,99

Kırmızı Mercimek

7,28

6,67

-8,42

Kiraz

6,06

5,41

-10,62

Nohut

7,50

6,62

-11,78

Çilek

3,80

3,33

-12,32

Kuru İncir

27,93

24,45

-12,48

Yeşil Soğan (Kg)

3,35

2,51

-25,07

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Seçilmiş ürünlerde üretici fiyatlarındaki aylık değişim:

 

Üretici

29 Haziran

29 Temmuz

29 Temmuz 2016/

29 Haziran 2016

Ürünler

Üretici Fiyatı (TL/Kg)

Üretici Fiyatı (TL/Kg)

Değişim (Yüzde)

Domates

0,81

1,05

29,63

Kuru Soğan

0,37

0,46

25,11

Yeşil Fasulye

1,03

1,25

21,75

Fındık (İç)

16,40

19,50

18,90

Sivri Biber

0,79

0,92

16,31

Salatalık

0,33

0,38

15,00

Kırmızı Mercimek

2,55

2,86

12,16

Havuç

0,63

0,70

11,20

Karpuz

0,37

0,41

9,82

Şeftali

1,38

1,50

8,33

Yumurta

0,19

0,20

6,49

Patlıcan

0,51

0,53

4,58

Kuzu Eti

25,81

26,63

3,18

Yeşil Mercimek

2,95

3,01

2,03

Marul (Adet)

0,80

0,81

1,25

Dana Eti

25,50

25,60

0,39

Kabak

0,58

0,58

0,00

Maydanoz (Adet)

0,30

0,30

0,00

Patates

0,25

0,25

0,00

Limon

3,00

3,00

0,00

Elma

0,60

0,60

0,00

Çilek

1,56

1,56

0,00

Kuru Fasulye

3,63

3,63

0,00

Nohut

2,90

2,90

0,00

Pirinç

2,45

2,45

0,00

Zeytinyağı

10,00

10,00

0,00

Süt (Litre)

1,06

1,05

-0,94

Kuru Üzüm

3,90

3,80

-2,56

Kiraz

3,90

3,78

-3,16

Yeşil Soğan (Kg)

1,44

1,39

-3,47

Antep Fıstığı

30,50

27,50

-9,84

Kuru Kayısı

9,00

8,00

-11,11

Kuru İncir

7,00

6,00

-14,29


 

 

 

 

Tarım ve gıdada ihracat artıyor, ithalat azalıyor…


-Tarım ve gıdada ihracat artıyor, ithalat azalıyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Mayıs ayının ardından Haziran ayında da tarım gıda ihracatı arttı. Mayıs ayında artan ithalat, Haziran’da geriledi”

-“Ocak-Haziran döneminde ihracat 7,85 milyar dolara çıkarken, ithalat 5,65 milyar dolarda kaldı; dış ticaret fazlası 2,2 milyar dolara ulaştı”

-“İhracat, az da olsa yaralarını sarmaya başladı”

-“Türkiye’nin tarımdaki potansiyeli olağanüstü boyutlarda; ihracata odaklanılırsa, sorunlar çözülür, destekler artarak devam ederse Ortadoğu’nun, Rusya’nın kapıları sonuna kadar açılır”

-“O zaman ihracatta 17-18 milyar dolarları değil, 40-50 milyar dolarları konuşuruz”

 

Ankara – 29.07.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mayıs ayının ardından Haziran ayında da tarım ve gıda ihracatının arttığını, Mayıs ayında artan ithalatın, Haziran’da gerilediğini bildirerek, “Ocak-Haziran döneminde ihracat 7,85 milyar dolara çıkarken, ithalat 5,65 milyar dolarda kaldı; dış ticaret fazlası 2,2 milyar dolara ulaştı” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Haziran ayında tarım ve gıda ihracatının geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 5,27 artışla 1 milyar 259 milyon dolardan 1 milyar 325 milyon dolara yükseldiğini; geçen yıla oranla, Ocak ayında yüzde 21,39 gerileyen, Şubat’ta yüzde 0,55 artan, Mart’ta yüzde 3,1, Nisan’da yüzde 2,51 gerileyen ihracatın Mayıs ayında yüzde 0,29 ile artışa geçtiğini belirtti.

Ocak, Mart ve Nisan aylarındaki düşüşler nedeniyle Ocak-Haziran dönemi ihracatının ise yüzde 4 gerilemeyle 8 milyar 186 milyon dolardan 7 milyar 859 milyon dolara indiğini vurgulayan Bayraktar, 2015 yılının aynı aylarına göre, Ocak ayında yüzde 25,3, Şubat’ta yüzde 1,85, Mart’ta yüzde 8,36, Nisan’da yüzde 4,89 gerileyen ithalatın, Mayıs ayında yüzde 9,64 arttığını, Haziran ayında yeniden düşüşe geçtiğini ve yüzde 7,34 azalmayla 996 milyon dolardan 923 milyon dolara indiğini bildirdi. Ocak-Haziran döneminde ithalatın yüzde 6,99 azalmayla 6 milyar 76 milyon dolardan 5 milyar 651 milyon dolara indiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“2016 Mayıs ayında 1 milyar 257 milyon dolar olan ihracat Haziran ayında 1 milyar 325 milyon dolara yükseldi. Aynı aylarda ithalat ise 954 milyon dolardan 923 milyon dolara indi.

 

Ocak-Haziran döneminde ihracat 7 milyar 859 milyon dolara çıkarken, ithalat 5 milyar 651 milyon dolarda kaldı; dış ticaret fazlası 2 milyar 208 milyon dolara ulaştı. İhracat, az da olsa yaralarını sarmaya başladı. Türkiye’nin tarımdaki potansiyeli olağanüstü boyutlarda; ihracata odaklanılırsa, sorunlar çözülür, destekler artarak devam ederse Ortadoğu’nun, Rusya’nın kapıları sonuna kadar açılır. O zaman ihracatta 17-18 milyar dolarları değil, 40-50 milyar dolarları konuşuruz.

Dünyada büyük ihracatçı ülkeler öncelikle kendi bölgelerine hakim oluyorlar. Bugün ABD, en fazla ihracatını komşuları Kanada ve Meksika’ya yapıyor. Almanya’nın ihracatında komşuları Fransa, Hollanda, Belçika, İsviçre, Avusturya, Polonya gibi ülkeler başı çekiyor. Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyada Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Orta Asya, Ukrayna, Rusya, Kuzey Afrika ülkeleri öne çıkmalı. İhracatımızın büyük bölümünü Avrupa ile birlikte bu ülkelere yapmalıyız. Bunun başka yolu yok.”

Bayraktar’dan OHAL kararına destek…

-Bayraktar’dan OHAL kararına destek…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Sakarya’da, darbe girişimiyle ilgili Vali Çoş ve Emniyet Müdürü Babadağı’na “geçmiş olsun” ziyaretinde bulundu.

-Bayraktar: “OHAL kararını destekliyoruz, çok da önemli bir adımdır”

-“Bütün ekonomik faaliyetler devam edecektir”

-“Ekonomik faaliyetleri sekteye uğratacak bir sıkıntı yoktur. Çiftçilerimizin huzur içinde üretim yapmalarının önü açılacaktır”

 

Sakarya -22.7.2016- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, memleketi Sakarya’da Vali Hüseyin Avni Coş ve Emniyet Müdürü Osman Babadağı’nı ayrı ayrı ziyaret ederek, 15 Temmuz’daki darbe girişimiyle ilgili “geçmiş olsun” dileklerini iletti. Bayraktar, ziyaretlerde Olağanüstü Hal kararını değerlendirirken, “Bu belalardan kurtulmak için bir yöntem de OHAL’dir. Biz destekliyoruz, çok da önemli bir adımdır. Bütün ekonomik faaliyetler devam edecektir. Ekonomik faaliyetleri sekteye uğratacak bir sıkıntı yoktur. Hatta çiftçilerimizin huzur içinde üretim yapmalarının önü açılacaktır” dedi.

 Bayraktar, şunları kaydetti:

“Sakarya’da da Vilayet binasını işgal etmek isteyen teröristlere karşı değerli Valimiz öncülüğünde bir mücadele verilmiş ve burası işgalden kurtulmuştur. Burada Valimizin de göstermiş olduğu vatanperverliğe, cesarete çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bu olayları takip ettiğimizde bir Sakaryalı olmaktan gurur duydum.

 15 Temmuz, milletimiz içinde bir uyanış tarihi, ayağa kalkış tarihi olmuştur. Bu da bizim en büyük tesellimizdir, millet kendi iradesine sahip çıkmıştır. Bundan sonra bu ülkede darbe konuşulacak değil, çünkü milletimiz darbe yapmaya çalışanlara darbeyle cevap vermiştir. Milletimizin göstermiş olduğu bu birlik ve beraberlik duygusunu bundan sonrasında da devam ettirmemiz lazım. Bu ülkeye ihanet edenlere de gereken cezalar verilmelidir, milletimizin vicdanı rahatlatılmalıdır.

 Tüm Türkiye’de meydanlar doluyor, bu süreçte provokatörlere de katiyen meydan vermemek lazım. Bu örgütün bundan sonra yapacağını, birtakım provokatif faaliyetleri de düşünmemiz lazım. Kardeşi kardeşe düşürmeye yönelik birtakım eylemlere de fırsat vermememiz lazım.”

-Asker ve polisimizi korumamız lazım-

 Bir avuç teröristin yaptığı hainliğin, Silahlı Kuvvetlerin tümüne mal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Bayraktar, “Silahlı Kuvvetlerimiz bugüne kadar olduğu gibi, bu ülkeyi koruma adına kahramanca verdiği mücadeleyi bundan sonra da devam ettirecektir. Emniyet güçlerimizle el ele bunu yapacaktır. Bu süreçte bu kurumlarımızı korumamız ve kollamamız lazım” diye konuştu.

Bayraktar, “Demokrasi şehitleri verdik. Şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Gazilerimiz var, yaralılarımız var onlara da acil şifalar diliyorum. Ben 15 Temmuz’un aziz şehitlerimizi anma ve milli iradeye sahip çıkma günü olarak kabul edilmesini talep ediyorum. Allah böyle bir düşmanlığı, böyle bir kalkışmayı bir daha bu millete yaşatmasın” temennisinde bulundu.

 

-OHAL kararını destekliyoruz-

 

Olağanüstü Hal ilanıyla ilgili değerlendirmede de bulunan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Darbe teşebbüsü olan bir ülkede olağanüstü hal olur. Bunun dışında terörle mücadelede olağanüstü hal çok önemlidir. Üreticilerimiz soruyorlar. Bizim ekonomik faaliyetlerimizde bir engelleme ile karşı karşıya kalır mıyız diye. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin 4,5 milyon üyesi var. Başta Sakaryalı çiftçilerimiz olmak üzere tüm çiftçilerimizi buradan uyarıyorum. Terörle mücadele etmek çok önemli… Biz demokrasimizi daha iyi bir seviyeye taşımak istiyorsak, ekonomimizi daha fazla büyütmek istiyorsak bu ülkede terör belasından kurtulmamız lazım. Bu belalardan kurtulmak içinde bir yöntem de OHAL’dir. Biz destekliyoruz, çok da önemli bir adımdır. Bütün ekonomik faaliyetler devam edecektir. Ekonomik faaliyetleri sekteye uğratacak bir sıkıntı yoktur. Hatta çiftçilerimizin huzur içinde üretim yapmalarının önü açılacaktır. Hiç merak etmesinler üretmeye devam edeceğiz.”

Bayraktar, Sakarya’da “Demokrasi Nöbeti’nde…

-Bayraktar, Sakarya’da “Demokrasi Nöbeti’nde…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “15 Temmuz’da Polatlı’da Tarım Bakanımızla birlikte hasat bayramında idik. Döndüğümüzde haberi aldık”

“Oda başkanlarımızı arayarak, onlara mesaj çekerek (4,5 milyon çiftçimizi meydanlara dökün) dedik”

-“Hain planları yapan bu darbeciler, bu gafiller Şunu hesaba katamadılar: Biz hep birlikte bu ülkenin istiklalini ve istikbalini ayaklar altına aldırır mıyız? Şerefimizi, onurumuzu ayaklar altına aldırır mıyız?”

-“Provokatörlere fırsat vermememiz lazım. Bu süreci çok dikkatli, çok sağduyu içerisinde götürmek zorundayız”

-“Bu ülkeyi ayrıştırmak isteyenlere, bu ülkeyi bölmek isteyenlere bu ülkede kardeş kavgası başlatmak isteyenlere hiçbir şekilde fırsat vermememiz lazım”

 

Sakarya/Akyazı –22.7.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Sakarya’da “Demokrasi Nöbeti”ne katılarak, hemşehrilerine hitap etti. Bayraktar, “Hain planları yapan bu darbeciler, bu gafiller, şunu hesaba katamadılar: Biz hep birlikte, bu ülkenin istikrarını, istiklalini ve istikbalini ayaklar altına aldırır mıyız? Şerefimizi, onurumuzu ayaklar altına aldırır mıyız?” dedi.

Bayraktar, Sakarya Kent Meydanı’nda hemşehrileriyle birlikte katıldığı Demokrasi Nöbetinde, meydanda toplanan vatandaşlara hitaben bir konuşma yaptı. 15 Temmuz’da yaşadıklarını paylaşan Bayraktar, şunları söyledi:

“Devletimizi, ülkemizi, silahlarımızı emanet ettiğimiz Türk Silahları Kuvvetleri içerisindeki bir hain grup, bir terör grubu, milletin silahlarını millete doğrulttu. Ama en güzel cevabı, çoluğuyla çocuğuyla, yaşlısıyla, genciyle, esnafıyla, çiftçisiyle, işçisiyle, memuruyla bu millet verdi. Ve darbe yapmak isteyenler, milletin darbesini karşısında buldu.

Ben de o gün Tarım Bakanımız Sayın Faruk Çelik ile birlikte Polatlı’da hasat bayramında idim. Biz çiftçimizin, üreticimizin ekmeği için ordaydık. Hasattaydık. Hasat bayramından Ankara’ya döndüğümüzde böyle bir haberi aldık ve bunun üzerine hemen harekete geçtik.”

Darbe girişimi olduğunu anlar anlamaz Türkiye’de ki bütün Oda Başkanlarıyla temasa geçerek, SMS’ler aracılığıyla millet iradesi dışında başka hiçbir irade tanımadıklarını, millet iradesini milletin dışında kimsenin değiştirmesini asla kabul etmeyeceklerini SMS’ler aracılığıyla bildirdiklerini anlatan Bayraktar, Ziraat Odası Başkanlarından 4,5 milyon çiftçinin meydanlara dökülmesini istediklerini

Bayraktar, şöyle devam etti:

“Kurtuluş Savaşı’nda mücadele verip 7 büyük ülkeyi perişan eden, istiklalini ve istikbalini, şerefini, haysiyetini, onurunu ayaklar altına aldırmayan bir millete darbe yapmaya kalkışan gafiller şunu anlayamadılar: Bizler bu ülke için canımızı veririz.  Biz hepimiz, bu ülkenin istiklalini ve istikbalini ayaklar altına aldırır mıyız? Şerefimizi, onurumuzu, ayaklar altına aldırır mıyız? Bu ülke için, istiklalimiz için, şerefimiz için özgürlüğümüz için canımızı vermez miyiz?

Bütün milletin karşı duruşuyla  darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Tabii bu darbeye karşı koyan illerimizden biri Sakarya idi. Sakarya’mız darbe girişimlerine karşı koyan en önde gelen illerimizden biri oldu. Değerli Valimizin, Belediye Başkanımızın ve sivil toplum örgütlerimizin siyasi partilerimizin ve milletimizin halkımızın öncülüğünde bu darbe girişimi, bir grup terör örgütü üyesinin devleti ele geçirme niyeti çökertildi. Bunun için bir Sakaryalı olarak, Sakaryalı olmaktan onur duyuyorum, gurur duyuyorum. Sağ olun, var olun…”

 

-Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız cesaretli duruş sergiledi-

“Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız, Sayın Meclis Başkanımız bu darbe girişimine karşı cesaretli duruş sergilediler, halkı meydanlara çağırdılar” diyen Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bütün siyasi partilerimiz, Meclis’e giderek bu Meclis’in bombalanmasına rağmen bu Meclis’i, milletin Meclisini terk etmediler. Ben huzurlarınızda kendilerine şükranlarımı arz ediyorum.

Bu arada sivil toplum örgütlerimizi de takdir ediyorum. Türkiye’nin her tarafında gerek Türkiye Ziraat Odaları Birliği, gerek Türk-İş Genel Başkanımız, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız, Memur-Sen Başkanımız, Hak-İş Başkanımız ve kim varsa, onlar da milletimizi meydanlara çağırmak suretiyle bu darbeye en güzel cevabın verilmiş olmasında pay sahibi oldular. “

 

-“Kardeşliğimize dosta düşmana göstermek zorundayız”-

 

Bundan sonraki sürece ilişkin değerlendirmede de bulunan Genel Başkan Bayraktar, “Bugüne kadar gösterdiğimiz birliği, beraberliği, kardeşliği sürdürmek zorundayız. Bu millet bu darbeyle uyanışa geçmiştir. Ayağa kalkmıştır, ancak yine söylüyorum, bundan sonraki süreçte birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi dosta düşmana göstermek zorundayız” diye konuştu.

Bayraktar, şöyle dedi:

“Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet güçlerimiz bu ülkenin birliği, dirliği için,  kardeşliği için, bu ülkeyi korumak için her alanda, terör de dâhil olmak üzere birlikte mücadele verdiler. Bunu unutmayalım. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde darbeye karşı mücadele eden komutanlarımız, askerlerimiz var. Türk Silahlı Kuvvetleri bundan sonraki süreçte de Emniyetimizle beraber omuz omuza mücadele vererek bu ülkenin güvenliğini koruyacak, bu ülkenin sınırlarını koruyacak. Onun için, bir avuç terörist var diye, değerli ve şanlı ordumuzu biz hiçbir zaman yıpratamayız.

Bundan sonraki süreçte muhakkak surette dikkatli olmamız lazım. Bu ülkeyi ayrıştırmak isteyenlere, bu ülkeyi bölmek isteyenlere, bu ülkede kardeş kavgası başlatmak isteyenlere hiçbir şekilde fırsat vermememiz lazım. Provokatörlere fırsat vermememiz lazım. Bu süreci çok dikkatli, çok sağduyu içerisinde götürmek zorundayız.

Bu dava adına, bu ülke adına canını feda eden değerli şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize acil şifalar diliyorum. Cenabı Allah bir daha inşallah böyle musibetleri, böyle olayları bize göstermesin diyorum.”

 

-Bayraktar Akyazı’da da nöbete katıldı-

 

Gece yarısına doğru memleketi Sakarya’nın Akyazı ilçesine geçen TZOB Genel Başkanı Bayraktar, ilçe meydanında toplanan hemşehrileriyle birlikte  demokrasi nöbetine katıldı. İlçe meydanlarında toplanan vatandaşlara hitap eden Bayraktar, şunları söyledi:

“Bu millet, özgürlüğünü, istikbalini, istiklalini hiçbir zaman ayaklar altında ezdirmemiştir. Bu ülke, her zaman bağımsız olmuştur, hür olmuştur ve kimsenin egemenliğine girmemiştir. Bu darbeciler, bu milletin bu ülke için neler yaptığını, canını feda ettiğini, özgürlüğünün ayaklar altına alınmaması için canını feda ettiğini düşünemediler. 15 Temmuz’da tankların altına yatan, silahlara kendini siper eden, kurum ve kuruluşlarını koruyan bu milletin hissiyatını algılayamadılar. Bizim bu süreçte her şeye rağmen, her şey oldu, bitti, süt liman oldu diye düşünmememiz lazım. Bizim provokatörlere karşı çok dikkatli olmamız lazım. Bu hainler, bu gafiller bundan sonraki süreçte de birliğimizi, beraberliğimizi bozmak için kardeşi kardeşe düşman etmek için her türlü provotif faaliyetin içerisinde bulunabilir. Bunlara fırsat vermememiz, lazım.”

  

766 Ziraat Odası, 4,5 milyon çiftçi adına 81 ilden aynı saatte, aynı mesajı verdi

Ankara – 21.07.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin “Darbenin Karşısında; Demokrasinin ve Milli İradenin Yanındayız” başlıklı bildirisi 81 ilde aynı anda okundu. Bildiri, yapılan basın toplantılarıyla Genel Merkez’de Genel Başkan Şemsi Bayraktar, 81 ilde de Ziraat Odaları il koordinasyon kurulu başkanları tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

     “Gerektiğinde, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da canımız pahasına bu vatana, bu toprağa, bu bayrağa ve demokrasiye sahip çıkacağız” iradesinin ortaya konulduğu; 4,5 milyon üyesiyle yurt çapında birlik ve beraberlik mesajı verilen basın toplantılarından kareler şöyle: 

TZOB: “Darbenin Karşısında: Demokrasinin ve Milli İradenin Yanındayız”

-TZOB: “Darbenin Karşısında: Demokrasinin ve Milli İradenin Yanındayız”

-Türkiye Ziraat Odaları Birliği, 81 ilde aynı anda düzenlenen basın toplantısıyla “Darbenin Karşısında: Demokrasinin ve
Milli İradenin Yanındayız” ortak bildirisini kamuoyuyla paylaştı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “15 Temmuz darbe girişimini Başbakanımızın da ağzından duyar duymaz; uygulamaya konulan hain plana, bütün teşkilatımız ve temsilcisi olduğumuz 4,5 milyon çiftçimizin adına tepkimizi anında koyduk”

-“Milli iradenin yine ve ancak millet tarafından değiştirilmesi dışında bir müdahaleyi asla kabul etmediğimizi, milletin iradesi
dışında bir iradeyi asla tanımadığımızı, tanımayacağımızı kamuoyuyla paylaştık”
-“Bütün Türk milletinin olduğu gibi, 4,5 milyon çiftçimizin de bu onurlu mücadelenin bir parçası olmasından dolayı büyük
onur ve kıvanç duymaktayız”

-Bayraktar, soruları şöyle yanıtladı: “Olağanüstü hale olumlu bakıyoruz. İdam cezasına olumlu bakıyoruz. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak idam cezası gündeme gelirse bunu sonuçta Türkiye Büyük Millet Meclisi kabul edecek biz buna karşı olmayız, bunu destekleriz”

Ankara – 21.07.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), 81 ilde, aynı anda düzenlenen basın toplantısıyla “Darbenin Karşısında: Demokrasinin ve Milli İradenin Yanındayız” ortak bildirisini kamuoyuyla paylaştı.
Bayraktar, Ankara’da Birlik Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla bildiriyi kamuoyuna duyururken, 81 ildeki Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanları da aynı bildiriyi aynı anda yaptıkları basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladılar.
Şemsi Bayraktar, ortak bildiriyi okumaya başlamadan önce, basın toplantısında, bir ihanet şebekesinin, bir terör örgütünün, kendi milleti üzerine doğrulttuğu silahlarla başlattığı darbe girişimine, devlet-millet el ele, omuz omuza vererek karşı çıkmasının ve bertaraf etmesinin onur ve gururunu hep birlikte yaşadıklarını belirtti.
15 Temmuz darbe girişimini Başbakan Binali Yıldırım’ın da ağzından duyar duymaz; uygulamaya konulan hain plana, bütün teşkilatları ve temsilcisi olduğu 4,5 milyon çiftçi adına tepkilerini anında koyduklarını belirten Bayraktar, şunları söyledi:
“Milli iradenin yine ve ancak millet tarafından değiştirilmesi dışında bir müdahaleyi asla kabul etmediğimizi, milletin iradesi dışında bir iradeyi asla tanımadığımızı, tanımayacağımızı kamuoyuyla paylaştık. Bu kesin irade beyanımızı, o meşum gecede, 766 Ziraat Odamıza ve teşkilatımız çalışanlarına SMS’ler aracılığıyla telefonlara bildirdik.
Bütün Türk milletinin olduğu gibi, 4,5 milyon çiftçimizin de bu onurlu mücadelenin bir parçası olmasından dolayı büyük onur ve kıvanç duymaktayız. Bir kez daha ve üzerine basarak vurguluyorum ki hiçbir darbe, hiçbir kalkışma asla meşru değildir. Hiçbir şekilde savunulamaz, kabul edilemez. Bütün milletimize, şahsım ve temsil ettiğimiz 4,5 milyon çiftçimiz adına geçmiş olsun dileklerimi sunarken, demokrasi şehitlerimize rahmet, bütün gazilerimize acil şifalar diliyorum.
Cenabı Allah’tan vatanımızı ve milletimizi her türlü ihanetten, şerden ve musibetten korumasını niyaz ediyorum.”
Bayraktar, daha sonra 81 ildeki Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu başkanlarınca basın toplantılarıyla kamuoyuna açıklanan Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin “Darbenin Karşısında; Demokrasinin ve Milli İradenin Yanındayız” başlıklı ortak bildiriyi okudu.
Ortak bildiri şöyle:

“DARBENİN KARŞISINDA;
DEMOKRASİNİN VE MİLLİ İRADENİN YANINDAYIZ”

1- Üretim ve ülke kalkınması için çaba harcadığımız, el birliğiyle terör belasıyla mücadele ettiğimiz bir dönemde hain bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık.
2- Milli iradenin yine ve ancak millet tarafından değiştirilmesi dışında bir müdahaleyi asla kabul etmiyor, milletin iradesi dışında bir irade de tanımıyoruz. Gün milli iradeye ve demokrasimize sahip çıkma günüdür. Hiçbir darbe, hiçbir kalkışma asla meşru değildir ve hiçbir şekilde, hiçbir gerekçeyle savunulamaz.
3- Her türlü darbe girişimi ülkemizin huzur içinde kalkınmasına, geleceğimize darbe vurmak demektir. Demokrasiye vurulacak her darbe, ülkemize yapılabilecek en büyük ihanettir.
4- Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız, Başbakanımızdan başlayarak bütün yöneticilerimiz ve milletimiz ilk andan itibaren tek vücut olarak darbecilerin hesaplarını boşa çıkardılar.
Biz de hain planın açığa çıkmasının hemen başından itibaren, 4,5 milyon üyemizle darbeye karşı durduk, demokrasiye ve milletin iradesine sahip çıktık. Bütün çiftçiler olarak yüce milletimiz önünde bir kez daha vurgulamak isteriz ki; bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da tavrımız değişmeyecek. Canımız pahasına bu vatana, bu bayrağa ve demokrasiye sahip çıkacağız.
5- Dünyanın ekonomik krizler yaşadığı bir ortamda güçlü bir siyasi istikrar gerekiyorken, ülkemizde demokrasiyi geliştirmeye, ileri demokrasiyi kurmaya çalışıyorken, demokrasiyi sekteye uğratacak her türlü darbe girişimi, bu ülkeye yapılabilecek en büyük düşmanlıktır.
6- İktidarı ve muhalefetiyle bütün siyasi partilerimizin darbeye karşı tek vücut olması, ortak bir bildirinin altına imza atması, bombalar altında Meclis’i terk etmemesi, demokrasimiz açısından çok büyük kazanımdır. Artık demokrasimizin büyük bir olgunluğa ulaştığının göstergesidir.

Bundan sonra;
7- Darbe girişimine karşı milletçe gösterdiğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma ikliminin bundan böyle de devam ettirilecek bir sürece sokulmasına her kesim yardımcı olmalıdır.
8- Toplumda çatışmaya, ayrışmaya yol açabilecek eylem ve söylemlerden mutlaka kaçınılmalı; bu hassas dönemde provokatörlere karşı toplumumuzun her kesimi her zamankinden daha dikkatli olmalıdır.
9- Hain planları yapanlar, bu planı uygulamak üzere harekete geçerek kendi halkına kurşun yağdıran üniformalı teröristler ile bu konuda hiçbir sorumluluğu olmayan, hiçbir suçu ve günahı bulunmayan masumlar, çok kısa sürede ayrıştırılmalıdır. Korumakla görevli olduğu kendi milletine mermi yağdıran hain çetenin üyeleri hak ettikleri cezaya en kısa süre içinde çarptırılmalı, milletin vicdanı rahatlatılmalıdır.
10- Ülkemizin dört bir yanında terör örgütleriyle büyük bir mücadele verdiğimiz ve bu mücadelede büyük başarılar edilmekte olduğu asla dikkatlerden uzak tutulmamalıdır. İç ve dış mihraklı teröre karşı yürütülen operasyonların, elde edilen başarıların milletin bağrından çıkan gerçek kahramanlarımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bütün unsurları ve Emniyet Teşkilatımızın bütün birimlerince omuz omuza birlikte yürütüldüğü asla unutulmamalıdır.
11- Terör operasyonlarında birbirlerine siper olan, koyun koyuna aynı şehadet şerbetini içen Mehmetçiklerimizin ve polislerimizin ülkemizi iç ve dış tehditlere karşı koruyacak, tek yasal güç olduğu asla hatırdan çıkarılmamalı, bu iki güzide kurumumuzun işbirliğine gölge düşürebilecek her türlü söylemden uzak durulmalıdır.
12- Anlaşılmıştır ki hain plana; şanlı ordumuzun vatansever subay, astsubay ve erlerinin büyük bölümü, ettikleri yemine bağlı kalarak canları pahasına ve onurlu bir şekilde karşı çıkmıştır.
13- Kahraman ordumuz, vatansever askerlerimiz yıpratılmamalıdır. Bütün milletimizin tıpkı darbecilere karşı omuz omuza verdiği mücadelede olduğu gibi, öncelikle devletimizin de vereceği destekle, askerimizin ve polisimizin morallerini en yüksek seviyeye çıkaracak adımlar, aynı kararlılıkla ve bütün milletimizce atılmalıdır.
14- 15 Temmuz tarihi bir yanıyla kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Ancak bu tarih, bir yanıyla da bundan böyle, demokrasi şehitlerinin ve milletin devletiyle bir ve tek vücut olarak kendi iradesine sahip çıktığı bir tarih olarak anılacaktır.
15- Gelecek nesillerce de asla unutulmaması gereken 15 Temmuz tarihi, “15 Temmuz Demokrasi Şehitlerini Anma ve Milli İrade Günü” olarak ilan edilmelidir.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

-Sorular-

Bayraktar, “Biliyorsunuz 3 ay süresinde olağanüstü hal ilan edildi. Bu dönem de ekonomik faaliyetlerle ilgili hiçbir şeyin kısıtlanmayacağını Cumhurbaşkanımız söyledi. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ekonomi ortamının geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bu süreç çiftçiyi etkiler mi?” şeklindeki bir soruyu şöyle yanıtladı:
“Darbe girişiminin ardından tüm ülkelerde olağanüstü hal ilan ediliyor biliyorsunuz. Fransa’da da terör olaylarından sonra aynı karar alındı. 6 ay da uzatıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın açıklamaları var. Yani alınan bu karar halkımızın gündelik hayatına yönelik olmayıp devlet mekanizmalarının hızlı ve güvenli yürümesiyle yani ekonomiyi etkileyecek, çiftçimizi veya diğer sosyal kesimleri etkileyebilecek bir durum söz konusu değildir. Bu olağanüstü hale de biz olumlu bakıyoruz.”
Darbe girişiminde bulunanlara idam talebi olduğunu, MHP’nin de buna destek verdiğini belirten bir gazetecinin, bu konudaki görüşünü sorması üzerine Bayraktar, “İdam cezasına biz olumsuz bakmıyoruz. Olumlu bakıyoruz. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak idam cezası gündeme gelirse bunu sonuçta Türkiye Büyük Millet Meclisi kabul edecek biz buna karşı olmayız bunu destekleriz. Ama burada özellikle sayın Başbakanımızın ihtiyatlı açıklamaları tahmin ediyorum bu Avrupa Birliği sürecine uyumla alakalı. Bunun için biraz daha ihtiyatlı konuşuyor ama ben şahsım olarak idama karşı değilim” karşılığını verdi.

“DARBENİN KARŞISINDA; DEMOKRASİNİN VE MİLLİ İRADENİN YANINDAYIZ”


Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin “Darbenin Karşısında; Demokrasinin

ve Milli İradenin Yanındayız” başlıklı bildirisi 81 ilde aynı anda okundu. Bildiri, yapılan basın toplantılarıyla Genel Merkez’de Genel Başkan Şemsi Bayraktar, 81 ilde de Ziraat Odaları il koordinasyon kurulu başkanları tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

 

TZOB’un 766 Ziraat Odası’na kayıtlı 4,5 milyon çiftçi üyesi adına açıkladığı ortak bildirinin tam metni şöyle:

 

“DARBENİN KARŞISINDA;

DEMOKRASİNİN VE MİLLİ İRADENİN YANINDAYIZ”

 

1- Üretim ve ülke kalkınması için çaba harcadığımız, el birliğiyle terör belasıyla mücadele ettiğimiz bir dönemde hain bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık.

2-  Milli iradenin yine ve ancak millet tarafından değiştirilmesi dışında bir müdahaleyi asla kabul etmiyor, milletin iradesi dışında bir irade de tanımıyoruz. Gün milli iradeye ve demokrasimize sahip çıkma günüdür. Hiçbir darbe, hiçbir kalkışma asla meşru değildir ve hiçbir şekilde, hiçbir gerekçeyle savunulamaz.

3- Her türlü darbe girişimi ülkemizin huzur içinde kalkınmasına, geleceğimize darbe vurmak demektir. Demokrasiye vurulacak her darbe, ülkemize yapılabilecek en büyük ihanettir.

4- Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız, Başbakanımızdan başlayarak bütün yöneticilerimiz ve milletimiz ilk andan itibaren tek vücut olarak darbecilerin hesaplarını boşa çıkardılar.

Biz de hain planın açığa çıkmasının hemen başından itibaren, 4,5 milyon üyemizle darbeye karşı durduk, demokrasiye ve milletin iradesine sahip çıktık. Bütün çiftçiler olarak yüce milletimiz önünde bir kez daha vurgulamak isteriz ki; bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da tavrımız değişmeyecek. Canımız pahasına bu vatana, bu bayrağa ve demokrasiye sahip çıkacağız. 

5- Dünyanın ekonomik krizler yaşadığı bir ortamda güçlü bir siyasi istikrar gerekiyorken, ülkemizde demokrasiyi geliştirmeye, ileri demokrasiyi kurmaya çalışıyorken, demokrasiyi sekteye uğratacak her türlü darbe girişimi, bu ülkeye yapılabilecek en büyük düşmanlıktır.

6- İktidarı ve muhalefetiyle bütün siyasi partilerimizin darbeye karşı tek vücut olması, ortak bir bildirinin altına imza atması, bombalar altında Meclis’i terk etmemesi, demokrasimiz açısından çok büyük kazanımdır. Artık demokrasimizin büyük bir olgunluğa ulaştığının göstergesidir.

 

Bundan sonra;

7- Darbe girişimine karşı milletçe gösterdiğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma ikliminin bundan böyle de devam ettirilecek bir sürece sokulmasına her kesim yardımcı olmalıdır.

8- Toplumda çatışmaya, ayrışmaya yol açabilecek eylem ve söylemlerden mutlaka kaçınılmalı; bu hassas dönemde provokatörlere karşı toplumumuzun her kesimi her zamankinden daha dikkatli olmalıdır.

9- Hain planları yapanlar, bu planı uygulamak üzere harekete geçerek kendi halkına kurşun yağdıran üniformalı teröristler ile bu konuda hiçbir sorumluluğu olmayan, hiçbir suçu ve günahı bulunmayan masumlar, çok kısa sürede ayrıştırılmalıdır. Korumakla görevli olduğu kendi milletine mermi yağdıran hain çetenin üyeleri hak ettikleri cezaya en kısa süre içinde çarptırılmalı, milletin vicdanı rahatlatılmalıdır.

10- Ülkemizin dört bir yanında terör örgütleriyle büyük bir mücadele verdiğimiz ve bu mücadelede büyük başarılar edilmekte olduğu asla dikkatlerden uzak tutulmamalıdır.  İç ve dış mihraklı teröre karşı yürütülen operasyonların, elde edilen başarıların milletin bağrından çıkan gerçek kahramanlarımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bütün unsurları ve Emniyet Teşkilatımızın bütün birimlerince omuz omuza birlikte yürütüldüğü asla unutulmamalıdır.

11- Terör operasyonlarında birbirlerine siper olan, koyun koyuna aynı şehadet şerbetini içen Mehmetçiklerimizin ve polislerimizin ülkemizi iç ve dış tehditlere karşı koruyacak, tek yasal güç olduğu asla hatırdan çıkarılmamalı, bu iki güzide kurumumuzun işbirliğine gölge düşürebilecek her türlü söylemden uzak durulmalıdır.

12- Anlaşılmıştır ki hain plana; şanlı ordumuzun vatansever subay, astsubay ve erlerinin büyük bölümü, ettikleri yemine bağlı kalarak canları pahasına ve onurlu bir şekilde karşı çıkmıştır.

13- Kahraman ordumuz, vatansever askerlerimiz yıpratılmamalıdır. Bütün milletimizin tıpkı darbecilere karşı omuz omuza verdiği mücadelede olduğu gibi, öncelikle devletimizin de vereceği destekle, askerimizin ve polisimizin morallerini en yüksek seviyeye çıkaracak adımlar, aynı kararlılıkla ve bütün milletimizce atılmalıdır.

14- 15 Temmuz tarihi bir yanıyla kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Ancak bu tarih, bir yanıyla da bundan böyle, demokrasi şehitlerinin ve milletin devletiyle bir ve tek vücut olarak kendi iradesine sahip çıktığı bir tarih olarak anılacaktır.

15- Gelecek nesillerce de asla unutulmaması gereken 15 Temmuz tarihi, “15 Temmuz Demokrasi Şehitlerini Anma ve Milli İrade Günü” olarak ilan edilmelidir.

 

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

 

STK’lar demokrasi nöbetinde…

STK’lar demokrasi nöbetinde…

Aralarında TZOB’un da bulunduğu 538 meslek örgütünün ortak bildirisi TBMM’de okundu.

TBMM-20.07.2016-Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin de aralarında bulunduğu 538 meslek örgütü ve sivil toplum kuruluşunun darbe girişimi sonrası hazırladığı ortak açıklama Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın huzurunda okundu.

TZOB’u Genel Başkan Şemsi Bayraktar’ın temsil ettiği toplantıda okunan ortak bildiri şöyle:

Bugün ülkemizin önde gelen, 538 sendika konfederasyonu, meslek ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeyiz.

Meclisimiz, geçen Cuma demokrasiye kasteden alçakça saldırıların hedefi oldu. Vatan hainleri tarafından, tarihinde ilk defa bombalandı. Kahramanca direndi. Gazi unvanını bir kez daha hak etti.

Açıktır ki, demokrasi ve hukuk devleti yoksa sivil toplum kuruluşları da yoktur. Bugün burada bir araya gelen bizler, ülkemizin geleceği için demokrasi dışında bir seçenek görmüyoruz.

Cuma gecesinden sabahın ilk ışıklarına kadar halkımızın direnişi, ülkemizin geleceğine dair hepimizi umutlandırdı. Ülkemizin bütün demokratik kurumları ve milletimiz, bu alçakça saldırı karşısında demokrasimizi sahiplendi. Medya çalışanları, silahlı baskınlara direnerek, milletin haber alma özgürlüğünü korumak için kendi canlarını tehlikeye attı. Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız ve Başbakanımızdan başlayarak, mecliste grubu bulunan tüm siyasi partilerin genel başkanları ve kitle örgütleri ilk andan itibaren dik durarak, darbecilerin hesaplarını boşa çıkardılar.

Milletimiz, yollarda tanklar araçları ve insanları ezerken, havadan bombalar düşerken; yoğun ateş altında, yılmadan alanları doldurdu. Milletimiz, demokrasi konusundaki kararlılığını ve azmini ortaya koydu.

Kahraman emniyet güçlerimiz ve şerefli Türk askerleri, darbe teşebbüsünün başarıya ulaşmaması için yeminlerine sadık kalarak, canlarını ortaya koydular. Hainleri suçüstü yakaladılar.Türkiye, bir bütün olarak kendisine yakışanı yaptı. Demokrasimiz olgunluk imtihanını başarıyla geçti.

Türk demokrasisi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik kurumları, artık kaba kuvvete teslim olmayacak kadar güçlü olduğunu kanıtladı. Ülkemizin 93 yıldaki tüm siyasi ve ekonomik kazanımlarına kast edenler, başarısız oldular.

Bizler, önde gelen sivil toplum kuruluşları olarak, Cuma gecesinin o karanlık saatlerinin birlik ve beraberlik içinde aşılmış olmasından mutluyuz. Bugün burada, Cuma gecesi oluşan demokrasi mutabakatının devam etmesini talep etmek üzere Gazi Meclisimizdeyiz.

Bundan böyle ülkemizin geleceği için adımlar atılırken, bugünkü demokrasi mutabakatı hiç unutulmasın. Ortak akıl daim olsun. Milletin kayıtsız şartsız egemenliğini hiçe sayan, bu darbe teşebbüsü; ülkemizin kurumsal altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini hepimize gösterdi.

Bu yönde tedbirlerin alınacağı, adımların atılacağı yer; Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.

Bir yandan, milli egemenliğe saldıran vatan hainlerinden hukuka uygun olarak, yüce Türk adaleti önünde hesap sorulmalı öte yandan, bu tür alçakça saldırıları engellemek için siyasetin alması gereken tedbirler hızla hayata geçirilmeli.

Kahraman ordumuzu ve vatansever askerlerimizi de hiçbir şekilde yıpratmamalıyız.

Bizler, ülkemizin 538 sendika konfederasyonu, meslek ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi olarak, bugün yüce Meclisimizi ziyaret ederek, demokrasi nöbetine devam ediyoruz. Bizler, milli iradeye sahip çıkıyoruz. Geleceğe ve çocuklarımıza daha güçlü, daha huzurlu; daha müreffeh, daha demokratik bir ülke bırakmak hepimizin görevidir.
Bu nedenle, hızla hep birlikte çalışmaya odaklanmalıyız”.

-Bayraktar’dan darbe girişimine sert tepki


-Bayraktar’dan darbe girişimine sert tepki
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “15 Temmuz demokrasimiz açısından kara bir leke olarak tarihe geçmiştir”
“Ancak bu tarih bundan böyle demokrasi şehitlerinin ve milletin devletiyle bir olarak kendi iradesine sahip çıktığı bir tarih olarak da anılacaktır”
-“Vatanı için gerektiğinde gözünü kırpmadan canını vermekten çekinmeyen bu millet, topyekûn iradesine sahip çıkmış  ve darbe heveslilerine en ağır cevabı vermiştir”

Ankara – 16.7.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 Temmuz tarihinin, demokrasi açısından kara bir leke olarak tarihe geçtiğini bildirerek, “Ancak bu tarih bundan böyle, demokrasi şehitlerinin ve milletin devletiyle bir ve tek vücut olarak kendi iradesine sahip çıktığı bir tarih olarak da anılacaktır” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
“Darbe girişiminin başından beri ortaya koyduğumuz ve bu girişimin hemen ardından bütün camiamızla da paylaştığımız gibi, milletin iradesi dışında hiçbir irade kabul etmiyoruz. 
Temsil etmekten büyük onur duyduğumuz ve Türkiye’mizin en büyük meslek örgütü Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak demokrasinin ve millet iradesi önündeki her türlü meşakkat ve musibetle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük bir azim ve kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.
Devleti ve milleti kendinden küçük gören bir avuç grup dün boyunun ölçüsünü almıştır. Vatanı için gerektiğinde gözünü kırpmadan canını vermekten çekinmeyen bu millet, topyekûn iradesine sahip çıkmış ve darbe heveslilerine en ağır cevabı vermiştir.
Bütün milletimize ve devletimize, ele ele verilerek bertaraf edilen bu darbe girişimi nedeniyle geçmiş olsun diyor, demokrasi şehitlerimize Allah’tan rahmet, bütün yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.” 

“4,5 milyon üyemizle darbeye karşı duruyor, demokrasiye sahip çıkıyoruz”


-“4,5 milyon üyemizle darbeye karşı duruyor, demokrasiye sahip çıkıyoruz”

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Darbe girişimi, ülkemizin huzur içinde kalkınmasına,

geleceğimize darbe vurmak demektir”

-“Dünyanın ekonomik krizler yaşadığı bu ortamda güçlü bir siyasi istikrar gerekiyorken,

ülkemizde demokrasiyi geliştirmeye, ileri demokrasiyi kurmaya çalışıyorken, demokrasiyi sekteye uğratacak bu tür darbe girişimleri bu ülkeye yapılabilecek

en büyük ihanettir”

-“Bu bakımdan temsilcisi olduğumuz 4,5 milyon çiftçimizle birlikte demokrasinin, millet iradesinin önündeki her türlü engele, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük

bir azim ve kararlılıkla durmaya devam edeceğiz”

 

Ankara – 16.07.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 4,5 milyon üyeleriyle darbeye karşı durduklarını, demokrasiye sahip çıktıklarını bildirerek, “Darbe girişimi, ülkemizin huzur içinde kalkınmasına, geleceğimize darbe vurmak demektir; ülkemize yapılabilecek en büyük ihanettir” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, her türlü darbe girişiminin, ülkemizin huzur içinde kalkınmasına, geleceğimize darbe vurmak anlamına geldiğini belirtti.

Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bu dönem, çiftçimizin tarlada hasat heyecanı yaşadığı bir dönem… Hasat aynı zamanda üreticimizin ve insanlarımızın ekmeği, ülkemizin gıda güvencesi demektir. Dün de ülkemizin en önemli hububat ambarlarından Polatlı’da hasat törenine katıldık. Üretim ve ülke kalkınması için çaba harcadığımız, elbirliğiyle terör belasıyla mücadele ettiğimiz bir dönemde, dün gece darbe girişimi haberleriyle karşılaştık.

Başından itibaren, 4,5 milyon üyemizle darbeye karşı durduk, demokrasiye sahip çıktık. Zira her türlü darbe girişimi, ülkemizin huzur içinde kalkınmasına, geleceğimize darbe vurmak demektir.”

Dünyanın ekonomik sıkıntılar yaşadığı bir dönemde olduğuna dikkati çeken Bayraktar, “Dünyadaki bu ekonomik krizden her kesim etkileniyor. Çiftçilerimiz bir yandan da doğal afetlerden etkileniyor. Bu ortamda güçlü bir siyasi istikrar gerekiyorken, ülkemizde demokrasiyi geliştirmeye, ileri demokrasiyi kurmaya çalışıyorken, demokrasiyi sekteye uğratacak bu tür darbe girişimleri bu ülkeye yapılabilecek en büyük ihanettir” değerlendirmesinde bulundu.

Ekonominin demokrasiyle geliştirilebileceğini de belirten TZOB Genel Başkanı, “Bu bakımdan temsilcisi olduğumuz 4,5 milyon çiftçimizle birlikte demokrasinin, millet iradesinin önündeki her türlü engelle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da büyük bir azim ve kararlılıkla durmaya devam edeceğiz” dedi.