Bayraktar, Mersin Tanıtım Günleri’ne katıldı

Ankara – 28.04.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ankara’da “Mersin Tanıtım Günleri” çerçevesinde açılan stantları ziyaret etti.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Mersin Tanıtım Günleri’ne gelişinde TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Bahadır Sezgin, Mersin Ziraat Odası Başkanı Cengiz Gökçel, Tarsus Ziraat Odası Başkanı Ali Ergezer, Gülnar Ziraat Odası Başkanı Hacer Emiş Işık, Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin, Aydıncık Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Akdeniz, Mut Ziraat Odası Başkanı Faruk Deniz, Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun ve Anamur Meclis Başkanı Adem Çevik tarafından karşılandı.

Stantları Mersin Ziraat Odaları Başkanlarıyla birlikte ziyaret eden Bayraktar’a kente özgü ürünler hakkında bilgi sunuldu.

Genel Başkan Bayraktar, Mersin Valiliği standını ziyaretinde, hemşehrisi, Vali Özdemir Çakacak’la da görüşerek, bir süre sohbet etti.

Mersin’in ünlü cezeryesinden keserek ziyaretçilere ikramda bulunan Bayraktar, TZOB’un başlattığı süt kampanyası çerçevesinde Mersin Ziraat Odaları tarafından ikram edilen sütü içerek, kampanyayı bu organizasyonda da devam ettirdi.

Mersin Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu’nun düzenlediği standı gezen, stanttaki ürünler hakkında bilgi alan Bayraktar, Ziraat Odası Başkanlarıyla da sohbet etti.

Bu arada, Mersin Ziraat Odalarınca yapılan ücretsiz narenciye ürünleri dağıtımına, Tanıtım Günlerine gelen ziyaretçilerin ilgisi yoğun oldu

Hububat, baklagil ve mısırda prim için son 3 gün…


-Hububat, baklagil ve mısırda prim için son 3 gün…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Hububat, baklagiller ve dane mısırda 2015 prim başvuru süresi 29 Nisan Cuma günü sona eriyor”

-“Çiftçilerimizin, bu tarihi kaçırmamaları, bir an önce başvurularını yapmaları gerekiyor. Aksi takdirde desteklemeden yararlanamazlar”

-“Buğday, arpa, yulaf, çavdar ve tritikalede kilograma 5 kuruş, kuru fasulye, nohut ve mercimekte 20 kuruş, dane mısırda 4 kuruş prim desteği verilecek”

-“Söz konusu ürünleri yetiştiren ve 2015 yılına dair ÇKS kayıtlarını hasat dönemi öncesinde yaptıranlar destekten faydalanabilecek”

 

Ankara – 27.04.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hububat, baklagiller ve dane mısırda 2015 yılı prim başvuru süresinin 29 Nisan Cuma günü sona ereceğini bildirerek, “Çiftçilerimizin, bu tarihi kaçırmamaları, bir an önce başvurularını yapmaları gerekiyor. Aksi takdirde desteklemeden yararlanamazlar” dedi.

 Bayraktar, 1 Ekim 2015 tarihinde başlayan hububat, baklagiller ve dane mısırda fark ödemesi (prim) desteği başvurularının 29 Nisan 2016 Cuma günü mesai saati bitiminde sona ereceğini belirtti. Destekten yararlanmak isteyen çiftçilerin, başvurularını 29 Nisan Cuma günü mesai saati bitimine kadar Gıda, Tarım ve Hayvancılık il ve ilçe müdürlüklerine yapmaları gerektiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“2015 yılı tarımsal destekleri kapsamında, buğday, arpa, yulaf, çavdar ve tritikalede kilograma 5 kuruş, kuru fasulye, nohut ve mercimekte 20 kuruş, dane mısırda 4 kuruş prim desteği verilecek.

Söz konusu ürünleri yetiştiren ve 2015 yılına dair Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlarını hasat dönemi öncesinde yaptıranlar destekten faydalanabilecek. 2015 yılında üretilerek satışı yapılan fark ödemesi desteğine esas ürünlere, Bakanlığın Uydu Tabanlı Parsel Tanımlama Modeli’ne göre destekleme ödenecek.

Fark ödemesi desteği başvurularında; üretim sezonuna ilişkin hasat tarihi ile son başvuru tarihi arasındaki süreyi içeren alım satım belgesi ve desteklemeye tabi ürüne yönelik borsa altyapısı mevcut il ve ilçelerde zorunlu, diğer il ve ilçelerde ise il/ilçe tahkim komisyonlarının gerekli gördüğü durumlarda borsa tescil beyannamesi gerekmektedir.” 

Bayraktar, Bakan Çelik ile görüştü

-Bayraktar, Bakan Çelik ile görüştü

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Antalya Ziraat Odaları Başkanlarından oluşan heyetle birlikte Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik ile bir araya geldi

-Toplantıda, tarım ve hayvancılıkla ilgili konular, Rusya ambargosu ardından sebze ve meyve fiyatlarında yaşanan düşüş ve ihracattaki tıkanma Bakan Çelik’e aktarıldı

-Bayraktar, toplantının başında Bakan Çelik’i EXPO’daki başarılı çalışmalarından dolayı tebrik etti, EXPO’nun hayırlı olması dileklerini iletti

-Antalya Ziraat Odaları Başkanları da bölge sorunlarını dile getirdi

 

Antalya – 23.4.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile Antalya’da, EXPO Fuar alanında bir araya geldi.

Bakan Çelik ile Genel Başkan Bayraktar’ın görüşmesinde TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Sezgin ile Antalya merkez ve ilçe Ziraat Odaları Başkanları da hazır bulundu. EXPO 2016 VİP Salonunda yapılan toplantıda, tarım ve hayvancılıkla ilgili konular ile Rusya ambargosu ardından sebze ve meyve fiyatlarında yaşanan düşüş ve ihracattaki tıkanma ele alındı. Antalya Ziraat Odaları Başkanları da bölge sorunlarını dile getirdiler.

Genel Başkan Bayraktar, toplantının başında,  Bakan Çelik’e EXPO 2016 Antalya’daki başarılı çalışmalarından dolayı tebriklerini iletti, EXPO’nun hayırlı olmasını diledi.

Basına kapalı gerçekleştirilen toplantının ardından, EXPO balkonunda basın mensuplarına değerlendirmede bulunan Bakan Faruk Çelik, talepleri tek tek dikkate aldıklarını belirterek, “İnşallah Bakanlar Kurulunda olsun, ilgili Bakan arkadaşlarımızla olsun veya bizzat Bakanlığımız bünyesindeki Tarım Müdürlüklerimiz vasıtasıyla konuların üzerinde hassasiyetle duracağız” dedi.

Ziraat Odaları başkanlarının tarım kesiminin karşı karşıya bulunduğu sorunları, özellikle Rusya ekseninde yaşanan kasım sonrasındaki süreci bir kez daha değerlendirdiklerini vurgulayan Çelik, “Bu süreç içerisinde Antalya’daki çiftçilerin banka borçlarıyla ilgili bir ertelemenin söz konusu olup olamayacağı konusunu başlık olarak ele aldık, değerlendirdik. Ayrıca turizme çok önemli destekler verildi. Bu anlamda acaba tarımsal ürünlerimizin ihracında kargo taşımacılık konusunda bir destek söz konusu olabilir mi? Bu destek gündeme getirildi” diye konuştu.

Çelik, toplantıda, üretim açısından arz talep dengesi nispeten bozulduğu için yeni dönemde fide desteği sağlanmasının üreticiler açısından önemli olduğunun ifade edildiğini aktardı.

Çelik, 2B arazilerinin ödemelerindeki zorluklar, su kullanımıyla ilgili yaşanan sorunlar, arazilerin bölünmesini engelleyen yasanın uygulanmasında karşılaşılabilecek endişeler, çiftçi mallarının korunmasıyla ilgili yeni düzenleme talebinin de toplantıda dile getirilen konular arasında yer aldığını vurguladı.

     

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyoruz


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Millet iradesini temsil eden TBMM’nin açıldığı 23 Nisan 1920 tarihi, demokrasinin temellerinin atıldığı,milletin kendi kaderini eline aldığı tarihtir”

-“Çocuklarımıza armağan edilen ve uluslararası bir hüviyet de kazanan bu bayram, dünya çocuklarını da birbirine yaklaştırıyor, kaynaştırıyor”

-“Geleceği emanet ettiğimiz çocuklarımıza, aziz vatanımızın, şehit kanlarıyla sulanan topraklarımızın önemi her bakımdan çok iyi anlatılmalıdır”

-“Gıda güvencesi için toprağın olmazsa olmaz olduğu ilkokuldan başlayarak öğretilmelidir”

-“Toprak sevgisi, çevre koruma bilinci, ilköğretim düzeyinde eğitim-öğretim müfredatına alınmalıdır”

Ankara – 22.04.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, geleceğin teminatının çocuklar olduğunu, onlar için de en vazgeçilemez unsurların başında toprağın geldiğini bildirdi. Bayraktar, “Geleceği emanet ettiğimiz çocuklarımıza, aziz vatanımızın, şehit kanlarıyla sulanan topraklarımızın hayati önemi, her bakımdan çok iyi anlatılmalıdır” dedi.

Bayraktar, mesajında millet iradesinin temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açıldığı tarih olan 23 Nisan 1920’nin, demokrasinin de temellerinin atıldığı, milletin kendi kaderini eline aldığı tarih olduğunu vurguladı.

TBMM’nin açıldığı tarihteki zor şartlara da işaret eden Bayraktar, bu tarihin, alınan bu kararın, büyük zafer için de en büyük dönüm noktalarından birini oluşturduğunu belirtti. Bayraktar, “Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bugünü armağan ettiği çocuklarımızın ve milletimizin 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan ve millet için canını ortaya koyarak mücadele eden ecdadımıza en derin saygı ve şükranlarımla anıyorum” dedi.

Bayramın uzun yıllardır, çok sayıda ülkeden çocukların Türkiye’ye gelmesiyle kutlandığına da dikkati çeken Bayraktar, çocuklara armağan edilen ve uluslararası bir hüviyet de kazanan bu bayramın, dünya çocuklarını da birbirine yaklaştırdığını, kaynaştırdığını belirtti.

-Toprağın hayati önemi çocuklarımıza çok iyi anlatılmalıdır-

“Geleceğin emanet edildiği çocuklarımıza, aziz vatanımızın, şehit kanlarıyla sulanan topraklarımızın önemi her bakımdan çok iyi anlatılmalıdır” diyen Bayraktar, şöyle devam etti:

“Biz yetişkinlerin toprağın kullanımına, gelecek nesilleri düşünerek nasıl titizlikle yaklaşması bir zorunluluksa, toprağın öneminin çocuklarımıza ilkokuldan başlayarak her yönüyle anlatılması da bir o kadar önemlidir. Doğal kaynakların başında gelen toprak, tüm dünyada toplumlar için ekonomik, sosyal ve politik açıdan çok büyük önem taşımaktadır. Bunun en temel nedeni, toprağın çoğaltılma imkanı olmayan tek üretim aracı olması, buna karşılık toprağı kullanan dünya nüfusunun hızla artmasıdır.

Ülkemiz, tarım arazisi bakımından zengin bir ülke değildir. Bu gerçek asla unutmamalı ve özellikle tarım topraklarımız çok iyi korunmalıdır.

Geleceğin gıda güvencesinin sağlanması ancak tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilmesiyle mümkündür. Tarım alanlarındaki azalmanın önlenmesi ise doğa ve özellikle de toprak sevgisiyle büyüyen nesillerin toprağına sahip çıkmasıyla mümkündür. Geleceğin büyükleri olacak bugünün çocukları için alan gezileri düzenlenmeli, doğal kaynağımız toprağı, dokunarak tanıtmalı, oyunlarla toprağı sevdirmeli, ‘çocuklarımızın emaneti olan topraklarımız’, geleceğin büyükleri olan çocuklarımıza teslim edilmelidir. 

Toprak sevgisi, çevre koruma bilinci ilköğretim düzeyinde eğitim-öğretim müfredatına girmeli, toprağı tanımanın yaşamı tanımak olduğu çocuklarımıza aşılanmalıdır.”

Bayraktar, Domaniç Ziraat Odası’nın hizmet binasını açtı

Domaniç – 20.4.2016 – Kütahya Tarım Fuarı’nın ardından Domaniç ilçesine geçen Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, burada Domaniç Ziraat Odası’nın yeni hizmet binasının resmi açılışını yaptı.

Açılış törenine Bayraktar’ın yanı sıra İlçe Kaymakamı Bünyamin Karaloğlu, TZOB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nejat Gamzeli, Belediye Başkanı Sahvet Ertürk, bölgedeki il ve ilçe Ziraat Odalarının başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çiftçiler ve vatandaşlar katıldı.

Genel Başkan Bayraktar, törende yaptığı konuşmada, çiftçinin ülke için çok önemli bir görev üstlendiğini vurguladı. Tarım ve hayvancılıkla ilgili sorun ve çözüm önerilerine değinen Bayraktar, “Çiftçimiz bize verdiği aidatların hizmet olarak kendisine dönmesini bekliyor. Bizler bu kaynakları çiftçimizin menfaatine kullanmak zorundayız. Son kuruşuna kadar hizmet olarak geri çevirmek zorundayız. Odalarımızda bu şevkle bu arzuyla bu heyecanla bu hizmetleri vermeye gayret ediyorlar. Bizlerde kendilerine her türlü desteği veriyoruz” diye konuştu.

Törende, üreticilere asma fidanı da dağıtıldı.

Bayraktar, açılışın ardından Domaniç’te bulunan Ertuğrul Gazi’nin annesi, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin ninesi Hayme Ana’nın (Devlet Ana) türbe ve külliyesini ziyaret etti. 

Kütahya Tarım Fuarı’nı Bayraktar açtı

Kütahya – 20.4.2016 –  Kütahya Belediyesi Fuar Alanı’nda bu yıl 8’incisi düzenlenen Kütahya Tarım, Hayvancılık, Seracılık ve Süt Endüstrisi Fuarı’nı Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar açtı.

Bayraktar, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Ziraat Odaları olarak, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde açılan bu fuarları desteklediklerini ve önem verdiklerini belirterek, çiftçinin bilgiyle ve yeni teknolojilerle buluşturması gerektiğini vurguladı.

Bayraktar konuşmasında, başta et, süt ve fındık üreticileri olmak üzere çiftçinin sorunlarına değinerek, Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin bu konularda yaptığı çalışmaları anlattı. Bayraktar, sadece tarımda değil, bütün sektörlerde Ar-Ge faaliyetlerinin önemine işaret ederek, “Mekanizasyonda, tohumculukta mesafe aldık, ancak daha da mesafe almamız gerekiyor” dedi.

Genel Başkan Bayraktar, aile işletmeciliğinin sektör ve gıda güvencesi açısından önemine de değinerek, bu işletmelerin desteklerden daha fazla yararlanması gerektiğinin altını çizdi.

Tarım ve hayvancılıkla ilgili olarak ülke gündemini, sorunları ve çözüm önerilerini değerlendiren Bayraktar, günümüzde tarımın, enerjiyle birlikte dünyanın en stratejik iki sektörü olduğunu belirtti.

Açılış töreninde konuşan Kütahya Valisi Şerif Yılmaz da  “Tarımın ve çiftçiliğin içinden gelen birisi olarak, tarımın ne zorluklarla yapıldığını, insanlarımızın ne kadar yanında olmamız gerektiğini biliyorum. Devlet olarak günün 24 saatinde yılın 365 gününde her zaman tarımın yanındayız” dedi.

Vali Yılmaz, Genel Başkan Bayraktar’a fuara katılımı dolayısıyla plaket verdi.

Törende,  Sürü Yönetimi eğitimini tamamlayanlar da sertifikalarını Genel Başkan Bayraktar’ın elinden aldı.

Daha sonra fuar alanı ve standlar ziyaret edildi; Ziraat Odası standında misafirlere süt ikramında bulunuldu.

Bayraktar’dan Kütahya Valisi Yılmaz’a ziyaret

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi bayraktar, bu yıl sekizincisi düzenlenen Kütahya Tarım, Hayvancılık, Seracılık ve Süt Endüstrisi Fuarı’nın açılışı için bulunduğu Kütahya’da Vali Şerif Yılmaz’ı makamında ziyaret etti. 

Ziyarette TZOB Yönetim Kurulu Başkanvekili Nejat Gamzeli ile Kütahya Ziraat Odası Başkanı Ömer Demirtaş’ta hazır bulundu.

Bayraktar Düzce’de…

-Bayraktar Düzce’de…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

– “Emanete fazla fındık verilmesi, maalesef tekelcilerin elini güçlendirdi”

-“Fındığın tamamı pazara inseydi fiyatı 5 TL olurdu”

-“Bir yabancı firma manavlarla ve tüccarla anlaşmak suretiyle çiftçinin

 görüşünü almadan 20 bin ton fındığı dış piyasaya sattı ve dış piyasanın bugün geçici olarak ihtiyacını karşıladı. İşte bugün fındık fiyatlarının düşmesinin  nedeni budur”

-“Geçen yıl fındık fiyatları 15 lira ve üzerine çıkmışsa bu, bizim mücadelemiz sonucundadır; bizim rekolte çalışmalarımız ve bu çalışmaları kamuoyuna sunmamız

 sonucundadır”

-“Fındık fiyatları çok fazla düştü. Devlet, milyonlarca insanın kaderini bir yabancı firmaya bırakamaz, fındık  fiyatlarına acilen müdahale etmelidir”

-“Fındık para etmeyince, bölgeden göçler başlıyor, özellikle gençler göç ediyor. Üreticimizi koruyamazsak, tarlada tutamazsak gelecekte fındık üretecek insan bulamayız”

-“Bir kez daha ülkemizin büyük sanayicilerine, Koçlara, Sabancılara, Ülker Grubu’na sesleniyorum. Bizi yabancı bir firmaya niçin mahkum ediyorsunuz?”

            Düzce – 18.4.2016 –  Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, düşen fındık fiyatlarını değerlendirirken, “Uyarılarımıza rağmen bu yıl üreticilerimiz emanete fazla fındık verdi. Bu da maalesef tekelcilerin elini güçlendirdi” dedi.

Bayraktar, Düzce’de Ziraat Odası’nı ziyaretinde Ziraat Odası Başkanlarıyla bir araya gelerek başta fındık fiyatları olmak üzere görüş alışverişinde bulundu, basın toplantısı düzenledi. Bayraktar, basın toplantısında, “Geçen yıl üreticimiz fındığını pazara indirmedi, bizim rekolte tahminlerimize güvendi, inandı ve bunun sonucunda fındık fiyatları 15 liranın üzerinde seyretti. Bu yıl da rekolte tahminini açıkladık. Üreticimize emanete fındık vermemesini söyledik. Ama üreticimiz, uyarılarımıza rağmen emanete fazla fındık bıraktı. Fındığın tamamı pazara inseydi bugün fiyatı 5 lira olurdu” diye konuştu.

Fındığın Karadeniz Bölgesi ve insanı için önemine işaret eden Bayraktar, Kasım ayı başında 14-15 lira civarında seyreden fındık fiyatlarının bugün 7-7,5 lira civarına düştüğünü belirterek, bölgede 400 bin ailenin geçiminin fındığa bağlı olduğunu vurguladı. Dünya fındık ticaretinin yüzde 70’ini Türkiye’nin sağladığına, Türkiye’nin “en büyük söz sahibi” olduğuna dikkati çeken Bayraktar, ülkenin gıda-tarım ihracatının altıda birlik bölümünü tek başına fındığın oluşturduğunu ifade etti.

 

-Sektörde rekabet ortamı yok-  

 

Alıcısı az ve satıcısı çok olan bir sektörde rekabet ortamının olmadığını anlatan Bayraktar, şöyle konuştu:

“Rekabet ortamının olmaması bu sektörde tekelleşme olduğunu gösterir. Uzun yıllardır Ziraat Odaları olarak bu tekellerle, fındık fiyatlarının ve fındık piyasasının oluşması noktasında büyük bir mücadele vermekteyiz. Biz bu tekellerle mücadele verirken çoğu zaman yalnız kaldık ve bize hiçbir alandan, hiçbir paydaştan destek gelmedi. Bugün de bu mücadeleyi yalnız veriyoruz. Fındık fiyatları 15 lira ve üzerine çıkmışsa bu bizim mücadelemiz sonucundadır; bizim rekolte çalışmalarımız ve bu çalışmaları kamuoyuna sunmamız sonucundadır.”

 

-“Emanet fındık tekelcilerin elini güçlendirdi”-

 

Üreticinin geçen yıl fındığını pazara indirmediğini ve emanete vermediğini vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Üreticimiz bizim rekolte tahminlerimize güvendi, inandı ve bunun sonucunda fındık fiyatları 15 liranın üzerinde seyretti. Bu yıl da rekolte tahminini açıkladık. Üreticimize emanete fındık vermemesini söyledik. Ama üreticimiz bu yıl bizi dinlemedi. Emanete fazla fındık verilmesi, maalesef tekelcilerin elini güçlendirdi.

Bir yabancı firma, manavlarla ve tüccarla anlaşmak suretiyle, çiftçinin görüşünü almadan 20 bin ton fındığı dış piyasa sattı. Dış piyasanın bugün geçici olarak ihtiyacını karşıladı. İşte bugün fındık fiyatlarının düşmesinin nedeni budur. Keşke üreticimiz bizi dinleseydi.

Fındık piyasası niye 14-15 liradan açıldı? Çünkü bu tekeller bizim fındık rekolte tahminlerimizin doğru olduğunu biliyorlardı. Bu tekellere karşı TZOB olarak hükümetimizle görüşmelerimizi yaptık, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) devreye girmesini talep ettik. Sektörde ciddi bir oligopol yapı var. Bunu kırmak devletin elinde… İşte burada devlet bize lazım. Devlet milyonlarca insanın kaderini bir yabancı firmaya bırakamaz. Şu an için kısa vadede TMO’ya alım yaptırmasından başka bir çıkar yol da, fiyatları düzenleyecek başka bir mekanizma da, başka bir kuruluş da görülmemektedir.

 

“Bir an önce üreticimiz rahatlatılmalıdır”

 

Sayın Başbakan geçtiğimiz günlerde Düzce’ye yaptığı ziyarette bir talimat verdiğini ifade etmiş. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da üreticiye yardımcı olacaklarını ve kısa sürede açıklama yapacaklarını ifade etti. Bu açıklama çok geç kalmadan yapılmalıdır. Üreticinin sabrı kalmamıştır. Zaman geçmektedir. Bir an önce üreticimiz rahatlatılmalıdır.”

-“Mücadele vermeseydik fiyatlar 5 liranın altında kalacaktı”-

“Birliğimiz ve Ziraat 0dalarımız mücadele vermeseydi fındık fiyatı 5 lira seviyesinden aşağıda kalacaktı” diyen Bayraktar, şöyle devam etti:

“Emanete tahminlerimizin çok üstünde aşırı bir fındık bırakıldı. Tekelciler rahatlatıldı. Şimdi o emanete fındık bırakanlar da bizden çare arıyor. Çünkü parasını almaya gittiğinde düşük fiyattan fındığı satacak. Karadeniz’de yaşayan herkesin fındık ürününün ve fındıkçının arkasında olması lazım… Ziraat Odalarımız mücadelede yalnız bırakılıyor. Karadeniz’de yaşayan her kesimin, esnafın da, tüccarın da, kooperatiflerin de bizimle beraber olması lazım. Esnafının da esnaf odalarının da, tüccarının da ticaret odalarının da, sanayicinin de sanayi odalarının da, üretici birliklerinin de, kooperatiflerin de bu bölgede yaşayan herkesin, üreticinin arkasında olması lazım ve bize bu manada destek vermesi lazım.” 

 

-“Fındık para etmeyince, gençler göç ediyor”-

Fındık para etmeyince, bölgeden göçlerin başladığını, özellikle gençlerin göç ettiğini vurgulayan Bayraktar, “Fındık üreticisini koruyamazsak, tarlada tutamazsak gelecekte fındık üretecek insan bulamayız. Dünyadaki tüketim artışına bağlı olarak önümüzdeki yıllarda bırakın üretimi artırmayı mevcut üretimi bile sürdüremeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

-“Koçlara, Sabancılara, Ülker Grubu’na sesleniyorum”-

Toplantıda, Türkiye’nin büyük sanayicilerine seslenen TZOB Genel Başkanı Bayraktar, “Bir kez daha Koçlara, Sabancılara, Ülker Grubu’na sesleniyorum: Bizi yabancı bir firmaya niçin mahkum ediyorsunuz? Devletimize de aynı şekilde sesleniyorum: Milyonlarca insanın kaderini, Karadeniz ekonomisini bir yabancı firmaya mahkum, insafına terk edemeyiz. Karadenizli çocukların, gençlerin istikbalini o firma mı tayin edecek” diye sordu.

Basın toplantısında, Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin başlattığı kampanya çerçevesinde basın mensuplarına süt ve fındık ikram edildi.

Bayraktar, basın toplantısının ardından Düzce Ziraat Odalarının başkanlarıyla bir toplantı gerçekleştirdi.

   

 

Fındıkta yüzbinlerce üreticinin gözü TMO’da…


-Fındıkta yüzbinlerce üreticinin gözü TMO’da…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Fındıkta, Kasım ayı başlarında 14-15 lira olan kabuklu fındık fiyatlarının 7 lira 50 kuruşa inmesi kabul edilemez”

-“Bu insafsızlıktır, bu fındık üreticisini açlığa mahkum etmektir, bu geleceği düşünmemektir”

-“Geçen sene üreticiyi don zararı vurmuştu. Sadece Ordu ilinde 8 ilçede fındık üretiminde sıfır çekmişti. Bu sene de fiyat vurdu”

-“3-5 tekel, fındığı üreten olmazsa kendilerinin de olmayacağını göz ardı etmektedirler. Devletimiz bu gidişata bir an önce ‘dur’ demelidir. Üreticimizi bu tekelcilerin elinden kurtarmalıdır”

-“Herkesin şunu iyi bilmesi, bellemesi gerekmektedir. Karadeniz Bölgemizde fındık üreticisi olmadan fındık da olmaz, ihracat da olmaz, esnaf da olmaz, ihracatçı da olmaz”

-“Herkes, aklına başına almalı, üreticiyi, üretimden uzaklaştırmamalıdır”

-“Toprak Mahsulleri Ofisi, haksız kazanç peşindeki kişilerin amaçlarına ulaşmasını engellemek için biran önce devreye girmeli, alım yapmalıdır”

-“Fındığın hak ettiği değeri bulabilmesi, ihracattaki yerimizi koruyabilmemiz ve dış dünyada kaliteli Türk fındığı imajının zedelenmemesi açısından alan bazlı destekler devam etmelidir”

-“Özellikle bu dönemde fındığını satmayan üretici açısından 1 Nisan’da biten başvuru sonrası, bu desteklerin bir an önce ödenmesi, üreticilerimize nefes aldıracaktır”

-“Fındık üreticisini koruyamazsak, tarlada tutamazsak gelecekte fındık üretecek insan bulamayız. Dünyadaki tüketim artışına bağlı olarak önümüzdeki yıllarda bırakın üretimi artırmayı mevcut üretimi bile sürdüremeyiz”

-“Milyonlarca insanın kaderini, Karadeniz ekonomisini bir yabancı firmaya mahkum, insafına terk edemeyiz”

-“Bu ülkenin büyük sanayicilerine, Koçlara, Sabancılara, Ülker Grubu’na sesleniyorum. Bizi yabancı bir firmaya niçin mahkum ediyorsunuz?”

-“Vakit geçmektedir. Üreticimizin zaman kaybına tahammülü kalmamıştır. Aynı sütte olduğu gibi fındıkta da devletimiz müdahale de bulunmalıdır”

 

Ankara – 15.04.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındıkta, 2015 Kasım ayı başlarında 14-15 lira olan kabuklu fındık fiyatlarının 7 lira 50 kuruşa inmesinin kabul edilemeyeceğini bildirerek, “bu insafsızlıktır, bu fındık üreticisini açlığa mahkum etmektir, bu geleceği düşünmemektir. 3-5 tekel, fındığı üreten olmazsa kendilerinin de olmayacağını göz ardı etmektedirler. Devletimiz bu gidişata bir an önce ‘dur’ demelidir. Üreticimizi bu tekelcilerin elinden kurtarmalıdır” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, fındığın, tartışmasız bir şekilde Karadeniz ekonomisinin temeli, 400 bin ailenin geçim kaynağı, 2 milyona yakın insanın ekmeği olduğunu belirtti. Fındığın ülkeye 2015 yılında 2,8 milyar dolar ihracat getirisi sağladığını, bunun da toplam tarım ve gıda ihracatının 6’da 1’ine tekabül ettiği bilgisini veren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Ülkemiz, dünya fındık üretiminde ve ticaretinde en büyük payı almaktadır. Fındıkta Türkiye, dünya üretiminin yüzde 70’ini, dış ticaretinin yüzde 75’ini elinde tutmaktadır. Son 10 yılda ülkeye yaklaşık 17,5 milyar dolar döviz kazandıran fındıkta, üretici hak ettiğini geliri elde edememekte, adeta açlığa mahkum edilmek istenmektedir.

Zaten iyi bir şekilde işlemeyen rekabet ortamı da tekelleşmeye çalışan birkaç firma tarafından yok edilmiştir. Herkesin şunu iyi bilmesi, bellemesi gerekmektedir. Karadeniz Bölgemizde fındık üreticisi olmadan fındık da olmaz, ihracat da olmaz, esnaf da olmaz, ihracatçı da olmaz. Herkes, aklına başına almalı, üreticiyi, üretimden uzaklaştırmamalıdır. Tarım dışında başka bir sektörde iş bulsa anında üretimden vazgeçecek milyonlarca Karadeniz insanı olduğu unutulmamalıdır. Çiftçi kazanmadan üretimi sürdüremez. Herkes bu bilinçle hareket etmelidir.”

Fındıkta, Kasım ayı başlarında 14-15 lira olan kabuklu fındık fiyatlarının 7 lira 50 kuruşa inmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Geçen sene üreticiyi don zararı vurmuştu. Sadece Ordu ilinde 8 ilçede fındık üretiminde sıfır çekmişti. Bu sene de fiyat vurdu. Bu düşüş üreticilerimizi olduğu kadar tüccarları ve ihracatçıları da rahatsız etmelidir. Bu insafsızlıktır, bu fındık üreticisini açlığa mahkum etmektir, bu geleceği düşünmemektir. 3-5 tekel, fındığı üreten olmazsa kendilerinin de olmayacağını göz ardı etmektedirler. Devletimiz bu gidişata bir an önce ‘dur’ demelidir. Üreticimizi bu tekelcilerin elinden kurtarmalıdır.”

 

-“TZOB ve Ziraat Odaları dışında mücadele veren olmadı”-

 

Bu tekellere karşı Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Ziraat Odaları dışında mücadele veren de olmadığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ziraat Odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, fındığı sürekli gündemde tuttuk. Açıklamalar yaptık, raporlar, eylemler, gösteriler düzenledik.

Bölge toplantıları yaptık, üretici ile karar vericileri bir araya getirdik.

Üreticilerimiz açısından önemini dikkate alarak üzerinde hassasiyetle durduğumuz ve çaba harcadığımız diğer bir konu da alan bazlı gelir desteğidir. 2009 yılında başlayan, 2010, 2011 yıllarında da dekara 150 lira olarak uygulanan alan bazlı destek 2011’den sonra kalkıyordu. Dönemin ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dönemin Tarım Bakanı Mehdi Eker’le görüştük, alan bazlı desteğin devamını sağladık. 2012 yılında dekara 150 lira, 2013’te 160 ve 2014’te 170 lira olarak uygulandı. Birliğimizin girişimleri neticesinde 2015 yılı da ödeme takvimine alındı ve dekara 170 lira olarak ödenmesi kararlaştırıldı. Ülkemiz için ekonomik önemi büyük olan fındığın hak ettiği değeri bulabilmesi, ihracattaki yerimizi koruyabilmemiz ve dış dünyada kaliteli Türk fındığı imajının zedelenmemesi açısından alan bazlı destekler devam etmelidir.

Bu desteğin zamanında verilmesi de büyük önem arz etmektedir. Özellikle bu dönemde fındığını satmayan üretici açısından 1 Nisan’da biten başvuru sonrası, bu desteklerin bir an önce ödenmesi, üreticilerimize nefes aldıracaktır.

Yine rekolte tahmin çalışmaları yapıp, bazı kesimlerin rekolte tahminlerini yüksek göstererek manipülasyon yapmalarına, oyun oynamalarına engel olduk. İhracatçılar fiyatı düşürmek için hemen her yıl, rekolte tahminlerini gerçeğin 100-150 bin ton üzerinde göstermeye gayret ettiler. Biz, gerçekçi rekolte tahminlerimizle 2014 yılında fiyat düşüşünü önledik.

Soruyorum, fındığın gerçek değerini bulması için çalışan başka bir kurum var mı?

Doğal afetlerde de üreticimizin yanında yer aldık. 2014 yılında yaşanan don zararında, Ordu’da, afet zararlarıyla ilgili toplantı yaptık. Bakan Yardımcısı ve bürokratları fındık bahçelerine götürdük, üreticinin halini gösterdik. Üreticinin yanında bizden başka kim vardı?”

 

-İhracat için hala 144 bin ton fındığa ihtiyaç var-

 

Bayraktar, sezonun başladığı 1 Eylül 2015 tarihinden bu yana geçen 32 haftalık sürede, yaklaşık 173 bin ton iç fındık ihracatı yapıldığını ve bu ihracat karşılığında ülkeye 1 milyar 652 milyon dolar döviz girdisi sağladığını belirtti.

Şemsi Bayraktar, şunları kaydetti:

“Şimdi ihracatçılara soruyorum; yıllık ortalama 250 bin ton iç fındık ihracatı yaptığımız düşünüldüğünde, daha ihraç edilmesi gereken yaklaşık 77 bin ton iç fındığa,  bunun için de 144 bin ton kabuklu fındığa ihtiyaç vardır. Peki 144 bin ton kabuklu fındık nerededir? Hangi tüccar, hangi ihracatçı dış piyasanın ihtiyacını karşılamış sezonu kapatmış ki fındık fiyatları düşüyor? İyi biliyorlar ki üreticimizin elinde satılmayı bekleyen, düşük fiyat nedeniyle satmadığı fındığı vardır. Üretici, fındığının eder fiyatına ulaşmasını beklemektedir. Ancak piyasalarda panik havası yaratmak isteyen bir takım kişiler, özellikle tekelleşme çabası içinde olanlar, piyasalar üzerinde psikolojik baskı yaparak fiyatları düşürme, üreticinin elinde kalan fındığı ucuza kapatma amacıyla her yolu denemektedir.

Toprak Mahsulleri Ofisi, haksız kazanç peşindeki kişilerin amaçlarına ulaşmasını engellemek için biran önce devreye girmeli, alım yapmalıdır. Fındıkta rekabet şartları yoktur.

Bu gerçeği fındık ile ilgili tüm kesimler görmüştür. Satıcısının yüzbinleri bulduğu alıcısının ise 3-5 kişinin olduğu piyasa mekanizması, işleyen bir serbest piyasa adıyla adlandırılamaz. Tekelciliğin olduğu yerde mesele arz talep, üretim meselesi de değildir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Toprak Mahsulleri Ofisi devreye girecek deyince fiyat yükseliyorsa,  Trabzon toplantısında, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fındık alımına girmeyeceğini ima ettiğinde 2 lira düşüyorsa, fiyatların arz talep dengesiyle alakası olmadığı ortaya çıkmıştır.”

 

-“Koçlara, Sabancılara, Ülker Grubu’na sesleniyorum”-

 

Fiyatların yükselmesi durumunda bir büyük İtalyan firmasının Türkiye’den ayrılacağının öne sürüldüğünü belirten Bayraktar, “Hammaddesi Türkiye’de olan fındığı kullanan bu firma niçin Türkiye’den ayrılsın, ayrılacak firma bölgede fındık kırma fabrikalarını satın alır mı? Buradan bu ülkenin büyük sanayicilerine, Koçlara, Sabancılara, Ülker Grubu’na da sesleniyorum. Bizi yabancı bir firmaya niçin mahkum ediyorsunuz? Devletimize de aynı şekilde sesleniyorum. Milyonlarca insanın kaderini, Karadeniz ekonomisini bir yabancı firmaya mahkum, insafına terk edemeyiz. Karadenizli çocukların, gençlerin istikbalini o firma mı tayin edecek?” dedi.

 

-Fındık para etmeyince, gençler göç ediyor-

 

Fındık para etmeyince, bölgeden göçlerin başladığını, özellikle gençlerin göç ettiğini vurgulayan Bayraktar, “Fındık üreticisini koruyamazsak, tarlada tutamazsak gelecekte fındık üretecek insan bulamayız. Dünyadaki tüketim artışına bağlı olarak önümüzdeki yıllarda bırakın üretimi artırmayı mevcut üretimi bile sürdüremeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

 

-Emanete bırakılan fındık elimizi zayıflattı-

 

Bu sezon emanete bırakılan fındığın tekele karşı mücadelede ellerini zayıflattığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Emanete verilen fındık bizi zorda bıraktı. Üreticimizi uyardık. ‘Bize inanın, emanete fındık vermeyin’ dedik. Keşke üreticilerimiz, bizi dinleyip emanete fındık bırakmasaydı. Elimiz çok daha güçlü olurdu.

Bölge Ziraat Odalarımız ve fındık üreticilerimizin Birliğimize aktardıkları bilgilere göre, ülke fındığının yüzde 30’unu tek başına alan yabancı firma, bölge genelinde bulunan tüccarlar ve manavlarla anlaşarak çiftçiler tarafından emanete bırakılan fındığı, çiftçiye sormadan ve izin almadan yurt dışına ihraç etmiştir. Yaklaşık 20 bin tonun üzerinde bir fındığın ihraç edilerek dış alıcıların ihtiyacının geçici olarak karşılanması, fındık fiyatlarındaki düşüşün en önemli nedenlerinden biri arasındadır. Yani ortada bir emanete ihanet vardır. Çiftçimiz ve Ziraat Odalarımız bu ihaneti unutmayacaktır.

 

-“Üreticimiz sahipsiz değildir”-

 

Bu firma, Türkiye’de ekmek yemek, çalışmak istiyorsa aklını başına toplamalıdır. Üreticimiz sahipsiz değildir.

Dün olduğu gibi bugün de üreticimizin hak ve menfaatlerini savunmaya devam edeceğiz. Vakit geçmektedir. Üreticimizin zaman kaybına tahammülü kalmamıştır. Hem emanete fındık bırakan hem elinde fındık tutan üreticimiz açısından sıkıntılı bir süreç yaşanmaktadır. Aynı sütte olduğu gibi fındıkta da devletimiz müdahale de bulunmalıdır.”

Bütün bu sıkıntılar yetmezmiş gibi Mart ayının ortalarında bir don zararı yaşandığını bildiren Bayraktar, “Normal şartlarda Mart ayı sonunda oluşması beklenen erken uyanma ve çiçeklenme, bu yıl artan hava sıcaklıkları nedeniyle yaşanan ‘yalancı baharla’ bir ay önce gerçekleşti. Mart ayının ikinci yarısında yaşanan don olayı neticesinde Ordu ve Giresun illerinde yoğun olmakla beraber, Karadeniz bölgesinin tamamına yakınında 750 metre rakım üzerinde karanfiller neredeyse yok olmuş durumdadır. Önümüzdeki sezon rekoltenin 2015 yılının altında gerçekleşeceği aşikardır. Bunu bilen malum çevreler, var olan fındığı ucuz fiyattan alıp yeni sezonda karlarını katlama çabaları içindeler. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yapacağı müdahale bu oyunu da bozacaktır” dedi.

Bayraktar, Aydın Koçarlı’da yeni hizmet binasını açtı

-Bayraktar, Aydın Koçarlı’da yeni hizmet binasını açtı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Santrallerin özellikle kuru incirde kalite sorununa neden olduğu 

yönünde iddialar ortak bir çalışmayla araştırılmalı”

-“Bilimsel çalışmalarla bu santrallerin ürünlerimize, üreticimize ve çevreye zarar verdiği görülürse hep birlikte mücadele edeceğiz”

-“Organik tarımda geçiş sürelerinin iyi ayarlanması lazım. 

Sürenin 3 yıldan 4 yıla çıkarılması üreticilerimizi organik tarımdan vazgeçirmeye başladı”

-“Geçen yıl 1 milyar 232 milyon liralık pamuk ithalatı yapmışız. 

Yani yabancı ülkelerin pamuk üreticilerini desteklemişiz. 

Artık bundan vazgeçmemiz lazım”

-“Pamukta üreticilerimizi daha fazla desteklememiz lazım. 65 kuruş prim yetmiyorsa 90 kuruş yapmamız gerekiyor”

 

Aydın/Koçarlı – 13.4.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, pamukta ithalat ve yerli üretim maliyetleri arasındaki makasın kapanması için primin artırılması gerektiğini belirterek, “65 kuruş prim yetmiyorsa 90 kuruş yapmamız gerekiyor, bunun mücadelesini veriyoruz” dedi.

Genel Başkan bayraktar, Aydın programı kapsamında Koçarlı Ziraat Odası’nın yeni hizmet binasının açılışını yaptı. Açılış törenine Bayraktar’ın yanı sıra Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, TZOB Yönetim Kurulu üyeleri Mustafa Hepokur ve Hüseyin Darcan, belediye başkanları, Ziraat Odası başkanları, muhtarlar, çiftçiler ve vatandaşlar katıldı.

Törende yaptığı konuşmada, Aydın’ın tarım ve hayvancılıktaki potansiyeline dikkati çeken Bayraktar, tarımın bu bölgedeki merkezi durumundaki kentin potansiyelinin daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kentteki temaslarında üreticilerin jeotermal santrallerle ilgili şikâyetlerini dile getirdiğini, santrallerin özellikle kuru incirde kalite sorununa neden olduğu yönünde iddialar bulunduğunu anlatan Bayraktar, şöyle devam etti:

“”Aydın bu bölgede tarımın merkezi durumunda. İnciriyle, zeytiniyle, kestanesiyle, pamuğuyla birçok sebze, meyve üretimiyle ve hayvancılıkla son yıllarda gösterdiği önemli gelişmelerle gerçekten tarımın bu bölgede merkezi durumunda…

Bütün gelişmelere rağmen sorunlar yaşadığını da ifade etmemiz lazım. Oda Başkanlarımın bana verdiği bilgiye göre, jeotermal enerji üretiminde çiftçimizi ilgilendiren kısmıyla problemler yaşıyoruz. Özellikle santral dışında kilometrelerce arazimizi işgal eden borular hem de Başkanlarımızın genel kanaati, incirimize özellikle ve çevreye verdiği zarar itibarıyla Başkanlarım özellikle bu santrallerle mücadele edilmesi gerektiğini ifade ettiler. Bilimsel çalışmalarla bu santrallerin ürünlerimize, üreticimize ve çevreye zarar verdiği görülürse bu soruna karşı hep birlikte mücadele edeceğiz.”

 

Organik tarıma geçiş süresi gözden geçirilmeli-

Organik tarıma geçiş süresinin 3 yıldan 4 yıla çıkarılmasını eleştiren Bayraktar, bu sürenin Bakanlık tarafından yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bayraktar, “Bu bölge organik tarım açısından fevkalade potansiyeli olan bir bölge ve son yıllarda ciddi gelişmeler gösteriyor. Ancak özellikle organik tarımda sürelerin uzatılması yani 3 yıldan 4 yıla çıkarılması üreticilerimizi organik tarımdan vazgeçirmeye başladı. Bu geçiş sürelerinin iyi ayarlanması lazım” diye konuştu.

-Pamukta ithalat karşısında sorunlu bir tablo var-

 

Bölgenin iddialı olduğu ürünlerden pamukta ise ithalat karşısında sorunlu bir tablo bulunduğunu ifade eden Bayraktar, şöyle konuştu:

“2015 rakamlarına baktığımız zaman 1 milyar 232 milyon liralık pamuk ithalatı yapmışız. Yani yabancı ülkelerin pamuk üreticilerini desteklemişiz. Artık bundan vazgeçmemiz lazım. Pamuk, gümrük birliği anlaşmaları nedeniyle sıfır gümrükle giriyor. O zaman ithalat maliyetiyle üretici maliyeti arasındaki makası kapatma adına primlerle üreticilerimizi daha fazla desteklememiz lazım. 65 kuruş prim yetmiyorsa 90 kuruş yapacağız. Çünkü başka türlü pamuk üretmek mümkün değil.”

Bölge açısından önemli bir diğer ürün olan zeytinyağında üretici fiyatlarının düştüğünü kaydeden Bayraktar, zeytinyağında dünyada söz sahibi olan ülkelerle rekabet edilebilmesi için primlerin artırılması gerektiğinin altını çizdi.

– Süt fiyatlarına müdahale-

Bayraktar, süt piyasasında fiyatların düşmesiyle yaşanan soruna devletin müdahalesiyle yanıt verildiğini de hatırlatarak, tarım sektöründe serbest piyasa ve rekabet koşullarının henüz oturmadığını, bu nedenle devletin zaman zaman müdahalesi olmadığı takdirde birçok üründe sürdürülebilir üretimin sağlanamayacağını belirtti.

Devletin müdahalesi sonrası fiyatların yükselmeye başladığına dikkati çeken TZOB Genel Başkanı Bayraktar, “Süt fiyatlarını yakından takip ediyoruz, özellikle bu bölgelerde yükselme trendine girdi, bundan da memnuniyet duyuyoruz, söylediğimiz noktaya gelindi. Süt hayvancılığı gelişmişse beside ithalatçı olmazsınız. Şu an et üretiminde 1 milyon 150 bin tonlara ulaşmamıza rağmen, et fiyatlarını görüyorsunuz. Et üretiminde 1,5 milyon tonlara hızlı bir şekilde yükseltmemiz gerekiyor” dedi.

 

– KDV desteği üreticiye yansımadı-

 

Bayraktar, üreticinin maliyetlerinin aşağıya çekilmesi için çeşitli destekler verildiğini, ancak gübre ve yemde getirilen KDV indiriminin, destek olarak üreticiye yansımadığını bildirdi. İndirimin, bu ürünlerde fiyatların artmasıyla çiftçilerin KDV indiriminden yararlanamadığına işaret eden Bayraktar, bu tür desteklerin doğrudan üreticiye verilmesi gerektiğini ifade etti.

 

-Yerel Yöneticilerden talepler-

 

Verimli tarım arazilerinin çok iyi korunup kollanması gerektiğini de ifade eden Bayraktar, bu konuda yerel yönetimlere büyük sorumluluk düştüğünün altını çizdi. Büyükşehirlerde tarım alanlarının artık belediye sınırlarına dahil olduğunu hatırlatan Bayraktar, bu bakımdan Büyükşehir belediye Başkanlarının tarıma ve kırsal kalkınmaya daha fazla önem vermeleri gerektiğini vurguladı.

Bu bölgede olduğu gibi tarım açısından çok önemli toprakların imara açılmasına kesinlikle izin verilmemesini isteyen Bayraktar, “Bu toprakları bu ülkede yaşayan herkes birlikte korumalıdır. Toprak Kurulları da bu konuda çok etkin olmalı, bir karış tarım arazisi bile heba edilmemelidir” dedi.

Bayraktar, bu konuda Ziraat Odaları başkanlarının çok daha hassas olmalarını isteyerek, “Gerektiğinde muhalefet şerhlerinizi düşün. Gerekiyorsa mahkemelere gitmekten çekinmeyin” uyarısında bulundu.

Törende konuşan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu da Aydın ekonomisinin yüzde 50’sinin tarıma dayalı olduğunu, kentin toprağını koruma konusunda kararlı olduklarını belirterek, “Tüm yatırımcılara sesleniyorum; yatırımları OSB’lerde yapın. Biz Büyükşehir olarak verimli arazilerde sanayileşmeye şiddetle karşıyız” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Ziraat Odası yeni hizmet binasının kurdelesi kesilerek açılışı yapıldı.