Eti özel sektör, ESK’nın 4-5 katı karla satıyor…


– Eti özel sektör, ESK’nın 4-5 katı karla satıyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“250 kilogram bir karkası, ESK 5 bin 450 liraya, alışveriş merkezi 5 bin 955 liraya satın alıyor. ESK, bu karkası 5 bin 988 liraya et olarak üreticiye satarken, fiyat alınan iki alışveriş merkezinden birinde satış bedeli 7 bin 862, diğerinde 8 bin 531 liraya kadar çıkıyor”

-“Üretici 250 kilogramlık bir karkastan 498 lira, ESK 538 lira kazanç elde ederken, alışveriş merkezlerinden birinin 1907 lira, diğerinin 2 bin 576 lira kazanç sağlaması insafsızlıktır”

-“Dana kıyma ESK’da 25 lira 75 kuruşken, alışveriş merkezinin birinde 31 lira 99 kuruş, diğerinde 32 lira 90 kuruşa, dana kuşbaşı ESK’da 29 lira 40 kuruşken, alışveriş merkezinin birinde 33 lira 99 kuruş, diğerinde 39 lira 90 kuruşa satılıyor”

-“ESK, bonfileyi 52 lira 50 kuruş, kontrfile ve pirzolayı 38 lira 50 kuruş, biftek ve rostoyu 31 lira 50 kuruştan satıyor”

-“Buna karşın iki alışveriş merkezi bonfileyi 79 lira 99 kuruş-84 lira 90 kuruş, kontrfileyi 51 lira 99 kuruş-52 lira 90 kuruş, bifteği 47 lira 80 kuruş-49 lira 90 kuruş, rostoyu 44 lira 99 kuruş- 49 lira 90 kuruş, pirzolayı 59 lira 99 kuruş-79 lira 90 kuruştan satışa sunuyor”

-“Besi üretim maliyetinin düşürülmesi isteniyorsa öncelikle besi hayvanı alımı ve yem maliyetlerini düşürücü tedbirlerin hayata geçirilmesi gerekmektedir”

-“Çiğ süt fiyatlarının birçok yerde Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği litrede 1 lira 15 kuruşluk tavsiye fiyatının altına düştü. Yemde KDV’nin yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesi de üreticiye yansıtılmadı”

-“Üreticimiz düşük çiğ süt fiyat ile yüksek yem maliyeti arasında kaldı”

-“Üreticimiz her gün diken üstünde, oysa market hiç riske girmeden, gelen ürünü tüketiciye doğrudan satıyor. Karkas başına 498 lira kazanç elde eden üreticiden de 5,2 kat fazla parayı, 2 bin 576 lirayı hem de 7 ayda değil günde kazanıyor”

-“ESK, piyasaya daha büyük miktarlarda alım ve satım yaparak girmeli, kimsenin fahiş kar elde etmesine izin vermemelidir”



Ankara – 28.02.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, eti özel sektörün, Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) 4-5 katı karla sattığını bildirerek, “250 kilogram bir karkası, ESK 5 bin 450 liraya, alışveriş merkezi 5 bin 955 liraya satın alıyor. ESK, bu karkası 5 bin 988 liraya et olarak üreticiye satarken, fiyat alınan iki alışveriş merkezinden birinde satış bedeli 7 bin 862, diğerinde 8 bin 531 liraya kadar çıkıyor” dedi.

Bayraktar, üretici 250 kilogramlık bir karkastan 498 lira, ESK 538 lira kazanç elde ederken, alışveriş merkezlerinden birinin 1907 lira, diğerinin 2 bin 576 lira kazanç sağlamasının insafsızlık olduğunu belirtti.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yaptığı açıklamada, 250 kilogram dana karkastan, yüzde 17 kemik ve yüzde 0,52 de parçalanma firesi düştükten sonra 206 kilogram et kaldığını, bu etin yüzde 30’unun, 61,9 kilogramını bonfile, kontrfile, biftek, rosto ve pirzola gibi değerli etlerden, yüzde 70’inin, 144,3 kilogramının kıymalık ve kuşbaşılık gibi diğer etlerden oluştuğunu belirtti.

 

-ESK, 5 bin 988 liraya sattığını, alışveriş merkezi 8 bin 531 liraya satıyor-

 

Ülke düzeyine yayılmış iki alışveriş merkezi ve ESK’dan fiyat aldıklarını, değerli etlerin ESK’da toplam 2 bin 138 liradan, diğer etlerin 3 bin 850 liradan satıldığını, değerli etlerin alışveriş merkezlerinde birinde 3 bin 172 lira, diğerinde ise 3 bin 526 liraya, diğer etlerin alışveriş merkezlerinde birinde 4 bin 690, diğerinde 5 bin 5 liraya satışa sunulduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Dana kıyma ESK’da 25 lira 75 kuruşken, alışveriş merkezinin birinde 31 lira 99 kuruş, diğerinde 32 lira 90 kuruşa, dana kuşbaşı ESK’da 29 lira 40 kuruşken, alışveriş merkezinin birinde 33 lira 99 kuruş, diğerinde 39 lira 90 kuruşa satılıyor.

İki alışveriş merkezi bonfileyi 79 lira 99 kuruş-84 lira 90 kuruş, kontrfileyi 51 lira 99 kuruş-52 lira 90 kuruş, bifteği 47 lira 80 kuruş-49 lira 90 kuruş, rostoyu 44 lira 99 kuruş-49 lira 90 kuruş, pirzolayı 59 lira 99 kuruş-79 lira 90 kuruştan satışa sunuyor.

ESK, 250 kilogramlık bir karkastan çıkan bonfileyi 210, kontrfileyi 213, bifteği 765, rostoyu 590, pirzolayı 360 liraya, kuşbaşını 1082, kıymayı 2 bin 768 liradan satıyor.

Buna karşın iki alışveriş merkezi 250 kilogramlık karkastan çıkan bonfileyi 320-340, kontrfileyi 293, bifteği 1162-1213, rostoyu 842-934, pirzolayı 561-747, kuşbaşını 1251-1468, kıymayı 3 bin 439-3 bin 537 liradan satışa sunuyor.

İki büyük alışveriş merkezi arasında bile büyük fiyat farkı oluşabiliyor. Aynı ağırlıktaki bir karkastan bir alışveriş merkezi 1907 lira, diğerinin ondan 669 lira daha fazla bir karla 2 bin 576 lira kazanç sağlamasının açıklanabilir bir tarafı yok.”

 

-En büyük maliyet hayvan alımı ve yem gideri-

 

Beside en büyük maliyet kalemini yüzde 69 ile hayvan alımının oluşturduğunu, bunu yüzde 25 ile yem giderlerinin izlediğini, yüzde 6 da işçilik, enerji, ilaç, aşı gibi giderlerin olduğunu bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Besi üretim maliyetinin düşürülmesi isteniyorsa öncelikle besi hayvanı alımı ve yem maliyetlerini düşürücü tedbirlerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Besi hayvanı için; buzağı ölümlerini, doğum aralığının uzaması nedeniyle doğurma oranının düşük olmasını, süt fiyatlarında zaman zaman yaşanan istikrarsızlıklar neticesinde damızlıkların kasaba gönderilmesini önleyici tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Yem için; ucuz yem kaynakları olan meraların ıslah edilerek kullanıma açılması ve mevcut meraların da korunması, yem bitkileri üretiminin desteklenmeye devam edilmesi, gübre ve mazot gibi yem hammadde üretim girdilerinin ucuza temin imkanlarının sağlanması bir zorunluluktur.”

 

-Et sektörünün ana belirleyicisi, süt sektöründe alınacak tedbirler olacak-

 

Çiğ süt fiyatlarının birçok yerde Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği litrede 1 lira 15 kuruşluk tavsiye fiyatının altına düştüğünü, yemde KDV’nin yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesinin de üreticiye yansıtılmadığını vurgulayan Bayraktar, “Üreticimiz düşük çiğ süt fiyat ile yüksek yem maliyeti arasında kalmıştır. Kırmızı et sektörünün ana belirleyicisi, süt sektöründe alınacak tedbirler olacaktır. Yoksa ucuza et yemek pek de mümkün görünmüyor” dedi.

 

-7 ay boyunca bir sığırı besle 498 lira kazanç sağla-

 

Canlı 270 kilogram gelen bir sığırın, canlı kilogram fiyatının 17 lira olduğunu, 7 aylık bir besi sonrası bu sığırın ağırlığının 575 kilograma çıktığını, 316 kilogram karkas elde edildiğini ve karkasın kilogramının 23 lira 82 kuruştan satıldığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Besiye alınacak 270 kilogramlık bir sığır 4 bin 590 lirayı, bunun için 7 ay boyunca harcayacağınız yem bedeli 1872 lirayı, işçilik, enerji, ilaç, aşı, ölüm ve verim kaybı gibi diğer giderler 567 lirayı buluyor. Buna göre bir sığır için 7 bin 29 lira harcama yapıyorsunuz. Bu sığırdan 316 kilogram karkas elde ediliyor ve kilogramı 23 lira 82 kuruştan 7 bin 527 lira gelir elde edebiliyorsunuz. Yaptığınız masraf düşüldüğünde 7 aylık kazancınız 498 lirada kalıyor. Üretici, 7 ay boyunca beslediği bir hayvandan 498 lira para kazanırken, alışveriş merkezi bu hayvanın karkasından günde 2 bin 576 lira gelir elde ediyor.

Üretici hayvan besiciliği yaparken, gece gündüz sarf ettiği emeğinin yanı sıra birçok riski de üzerinde taşıyor. Karkas fiyatın 7 ay sonra ne olacağını bilmiyor. Yem maliyetinin bu sürede ne kadar artacağını hesaplayamıyor. Hayvanını hastalıkla, hırsızlıkla kaybetme riski taşıyor. Hayvanı satarken, dolandırılma riski bulunuyor. Üretici her gün diken üstünde oysa market hiç riske girmeden, gelen ürünü tüketiciye doğrudan satıyor. Karkas başına 498 lira kazanç elde eden üreticiden de 5,2 kat fazla parayı, 2 bin 576 lirayı hem de 7 ayda değil günde kazanıyor.”

Bayraktar, ESK’nın, piyasaya daha büyük miktarlarda alım ve satım yaparak girmesi ve kimsenin fahiş kar elde etmesine izin vermemesi gerektiğini belirtti.

Genç çiftçilere hibe desteği…


-Genç çiftçilere hibe desteği…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Genç çiftçilere 30 bin liraya kadar hibe desteği verilmesi, gençleri kırsalda tutma yolunda önemli bir adım olacaktır”

-“Kırsal kesimde var olan genç nüfusun, tarım sektöründe tutulabilmeleri için eğitilmesi, tarım konusunda kalifiye olmalarının sağlanması büyük fayda sağlayacaktır”

-“Eğitim faaliyetleri, genç çiftçilerin gelirlerinin artırılmasına katkıda bulunacak, tarımda kalmalarına yardımcı olacaktır”

-“Kırsal nüfusun eğitilmesinin bilincinde olan TZOB, ‘Tarımsal Nüfus Gençleşiyor’ projesi kapsamında 15-40 yaş arası genç çiftçilere yönelik, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı işbirliği ve İŞKUR’un desteğiyle eğitimler veriyor”

 

Ankara – 26.02.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, genç çiftçilere 30 bin liraya kadar hibe desteği verilmesinin gençleri kırsalda tutma yolunda önemli bir adım olacağını bildirdi.

Bayraktar, Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdiğini belirtti.

Kararla, 1 Ocak 2016 – 31 Aralık 2018 tarihleri arasında, kırsalda yaşayan 18-40 yaş aralığındaki genç çiftçilerin mahallinde uygulayacağı bitkisel, hayvansal, yöresel tarım ürünleri ve tıbbi ve aromatik bitki üretimine yönelik projelere 30 bin liraya kadar hibe ödemesi yapılacağını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bitkisel, hayvansal üretim ile yöresel tarımsal ürünleri, tıbbi ve aromatik bitkilerin üretimi, işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik projeler, karar kapsamında desteklenecek projeler olarak belirlendi.

Kararla kırsalda tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, çiftçilerimizde girişimcilik ruhunun geliştirilmesi, gelir düzeyinin artırılması, alternatif gelir imkanlarının sağlanması, genç kırsal nüfusun istihdamını sağlayarak kırsaldan kente olan sağlıksız göçün önlenmesi amaçlanmaktadır.

Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi, nüfusu 20 binden az olan yerleşim alanları ile 12 Kasım 2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört ilde Büyükşehir Belediyesi ve 27 ilçe kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girmesinden önce tüzel kişiliğe sahip ve nüfusu 20 binden az olan yerleşim birimlerine yönelik olacak.”

 

-Köyden kente göçün önlenmesine katkı sağlayacak-

 

Uygulanacak projelere 30 bin liraya kadar hibe yoluyla destek verileceğine, proje bütçesinin KDV hariç hazırlanacağına dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Bu karar, 18-40 yaşın altındaki genç çiftçilere, Avrupa Birliği’ndeki gibi köyden kente göçün önlenmesine, üretimin teşvik edilmesine ve sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak. Verilecek olan 30 bin lira faizsiz yatırım desteği, tarımda ülke ortalamasının üçte biri olan yurtiçi gelirin ülke ortalamasına yaklaşmasına, kırsalın sosyo ekonomik kalkınmasına destek olacak.

Kırsala yönelik uygulanacak olan projeler, kırsalda hızla yaşlanmakta olan tarımsal nüfusun gençleştirilmesine, iyi tarım uygulamalarını esas alan genç nüfusun daha fazla ve etkin bir şekilde üretimde yer almasına, tarımsal potansiyelimizin kullanılmasına katkıda bulunacaktır.”

 

-Genç nüfusun eğitimi-

 

Kırsal nüfusu kırsalda tutacak projelerin geliştirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Çünkü, bu tip projeler, genç nüfusun tarımda kalmasını ve tarımsal faaliyetin kuşaktan kuşağa aktarılmasını temin edecektir. Kırsal kesimde var olan genç nüfusun, tarım sektöründe tutulabilmeleri için eğitilmesi, tarım konusunda kalifiye hale gelmeleri büyük fayda sağlayacaktır. Eğitim faaliyetleri, genç çiftçilerin gelirlerinin artırılmasına katkıda bulunacak, tarımda kalmalarına yardımcı olacaktır” dedi.

Bayraktar, kırsal nüfusun eğitilmesinin bilincinde olan TZOB, “Tarımsal Nüfus Gençleşiyor” projesi kapsamında 15-40 yaş arası genç çiftçilere yönelik, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı işbirliği ve İŞKUR’un desteğiyle eğitimler verdiğini hatırlattı.

Bayraktar, Müsteşar Şahin’e nezaket ziyaretinde bulundu


Ankara – 24.02.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar kendisi gibi Sakarya’lı olan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşarlığına atanan Ebubekir Şahin’i ziyaret etti. 

ÇKS kaydında son gün 29 Şubat…


ÇKS kaydında son gün 29 Şubat…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Çiftçi kayıt sisteminde 2015 yılı başvuruları 29 Şubat 2016 Pazartesi günü mesai saati bitiminde sona erecek”
-“Çiftçilerimizin yoğunluk yaşanabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak son günü beklemeden bir an önce 2015 yılı ÇKS kayıtlarını yaptırmalarında fayda var”
-“Toplam işlenen tarım alanı ve uzun ömürlü bitki alanın ancak yüzde 62,3’ü ÇKS’ye kayıt olarak tarımsal desteklerden faydalanabilmektedir”
-“Girişimlerimizle, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, ÇKS kaydı başvurularıyla ilgili süreyi, 30 Haziran 2015 tarihinden 29 Şubat 2016 tarihine uzatmıştı”

Ankara – 24.02.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçi kayıt sisteminde (ÇKS) 2015 yılı başvurularının 29 Şubat 2016 Pazartesi günü mesai saati bitiminde sona ereceğini bildirerek, “Çiftçilerimizin yoğunluk yaşanabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak son günü beklemeden bir an önce ÇKS kayıtlarını yaptırmalarında fayda var” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, ÇKS Yönetmeliği çerçevesinde çiftçilerin her yıl üretim dönemine ilişkin Ziraat Odalarından aldıkları “Çiftçi belgesi” ve istenen diğer bilgi ve belgelerle Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlüklerine başvurduğunu ve bakanlıkça verilen destekleme ödemelerinden faydalandığını belirtti.

-2014 yılında 2 milyon 206 bin 874 çiftçi kayıt oldu-

ÇKS Yönetmeliği ile 2014 yılında toplam 2 milyon 206 bin 874 çiftçinin 14 milyon 927 bin 689 hektar tarım alanının kayıt altına alındığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ülkemizde işlenen tarım alanı ve uzun ömürlü bitkilerin alanı, 23 milyon 941 bin hektarı buluyor. Toplam işlenen tarım alanı ve uzun ömürlü bitki alanının ancak ancak yüzde 62,3’ü ÇKS’ye kayıt olarak tarımsal desteklerden faydalanabilmektedir. Bu oranın artırılması daha fazla üreticimizin desteklerden faydalanması önem taşımaktadır.
ÇKS yönetmeliğinde 2015 yılı başvuruları için son başvuru tarihi 30 Haziran 2015 olarak belirlenmişti. Ancak, fındık üreticileri başta olmak üzere, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve diğer bölgelerimizde çiftçilerimiz belirlenen sürede başvurusunu yapamamış ve verilen desteklerden faydalanamamıştır. Girişimlerimizle, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız, ÇKS kaydı başvurularıyla ilgili süreyi, 30 Haziran 2015 tarihinden 29 Şubat 2016 tarihine uzatmıştı.”
Çiftçilerin, 29 Şubat 2016 tarihi Pazartesi günü mesai bitimine kadar 2015 yılı ÇKS başvurularını yaptırmaları gerektiğini bildiren Bayraktar, “Üreticilerimizin olası sıkışıklıkları düşünerek son günü beklenmeden, Ziraat Odalarımızdan alacakları çiftçi belgesi ve diğer belgeler ile tarım il ve ilçe müdürlüklerine bir an önce başvurmaları kendi yararlarınadır” dedi.

Sütte alarm…


-Sütte alarm…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Çiğ süt fiyatlarını 19 aya yakın bir süredir, satışlarda sorun olduğu gerekçesiyle artırmayan, hatta son 3 aydır düşüren sanayici, üretimini son gaz sürdürüyor”

-“2015 yılında süt alımını ve süt ve süt ürünleri üretimini yüzde 2 ile yüzde 37,4 arasında değişen oranlarda artırdı”

-“Çiğ süt üreticisi, Temmuz 2014’den beri fiyat artışı yapamazken, 2014 Temmuz-2015 Aralık döneminde, market fiyatları yüzde 1,56 ile yüzde 23,08 arasında değişen oranlarda zam gördü”

-“Hem dış pazarda rekabet edebilsinler, hem de ürünlerini iç ve dış pazarlarda satabilsinler diye verilen bunca desteğe rağmen, sanayiciler yine de çiğ süt fiyatlarını düşürmektedirler”

-“Bazı büyük sanayiciler son 2-3 ayda süt bırakıyor. Bırakılan bu süt, üreticinin elinde kalmamakta, küçük mandıralar tarafından çok ucuza üreticiden alınmakta, daha sonra da büyük sanayicilere satılmaktadır”

-“Piyasada, dökülen bir süt olmayıp, üreticinin emeğini ucuza, yok pahasına kapatmaya çalışan sistemli bir girişim vardır”

-“Yemciye, veteriner hekime, bankaya borcu olan, ailesinin ihtiyacını karşılamak için nakite ihtiyacı olan üretici ise ne yazık ki hergün ürettiği fakat stoklatamadığı sütü mecburen yok pahasına bu düzende satmak zorunda kalmaktadır”

-“Buna bir ‘dur’ denilmelidir. Et ve Süt Kurumu piyasaya müdahale etmezse, ciddi sorunlarla karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır”

-“Sütte patlama besi hayvancılığına da darbe vurur. Tüketicilerimiz et ve sütü daha pahalı yemeye başlar. Bunu 2008 krizi sonrasında gördük. Allah göstermesin böyle bir krizi bir daha yaşamayalım”

 

Ankara – 22.02.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiğ süt fiyatlarının artmamasının üreticiyi mağdur ettiğini, üretiminin sürdürülebilirliği açısından tehlike yarattığını bildirerek, “Çiğ süt fiyatlarını 19 aya yakın bir süredir, satışlarda sorun olduğu gerekçesiyle artırmayan, hatta son 3 aydır düşüren sanayici, üretimini son gaz sürdürüyor. 2015 yılında süt alımını ve süt ve süt ürünleri üretimini yüzde 2 ile yüzde 37,4 arasında değişen oranlarda artırdı” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, sanayicinin satış yapamıyorum bahanesini öne sürdüğünü ama çiğ süt alımlarını artırarak sürdürdüğünü, 2015 yılında 308 bin 502 ton daha fazla çiğ inek sütü aldığını belirtti. 2014 yılında 8 milyon 625 bin 743 ton olan sanayiye aktarılan inek sütü miktarının, 2015 yılında yüzde 3,6 artışla 8 milyon 934 bin 245 tona çıktığını hatırlatan Bayraktar, şunları kaydetti:

“2015 yılında sanayicilerimiz, aktarılan 308 bin 502 fazla sütle, bir önceki yıla göre, daha fazla 68 bin 70 ton içme sütü, 957 ton konsantre süt, 30 bin 564 ton inek peyniri, 21 bin 499 ton yoğurt, 27 bin 897 ton ayran, 5 bin 972 ton tereyağ, 3 bin 284 ton krema, 806 ton kaymak, 6 bin 347 ton yağsız süttozu üretimi gerçekleştirdi. 2015 yılında süt alımını ve süt ve süt ürünleri üretimini yüzde 2 ile yüzde 37,4 arasında değişen oranlarda artırdı.

‘Ürünlerimizi satamıyoruz, talep az, stoklar dolu’ diyen sanayicilerimiz, geçen yıla göre daha fazla süt ve süt ürünleri üretti. Talep olmadığını iddia ettikleri ürünleri üretmekten vazgeçmediler.”

 

-Market fiyatları artıyor-

 

Çiğ süt üreticisi, Temmuz 2014’den beri fiyat artışı yapamazken, hatta 1 lira 15 kuruş olan tavsiye fiyatına rağmen, fiyatlar son 3 aydır 1 liraya gerilerken, 2014 Temmuz-2015 Aralık döneminde, market fiyatları yüzde 1,56 ile yüzde 23,08 arasında değişen oranlarda zam gördüğünü vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Bu dönemde markette perakende süt fiyatı yüzde 11,92, yoğurt fiyatı yüzde 1,74, peynir fiyatları yüzde 1,56 ile yüzde 23,08, tereyağ fiyatı yüzde 15,86, ayran fiyatı yüzde 18,59, dondurma fiyatı ise yüzde 15,26 oranında arttı. Buna karşılık Temmuz 2014’de 1 lira 15 kuruş olan çiğ süt fiyatı, bugün 1 liraya gerilemiş ve yüzde 13,04 oranında düşmüştür. Sanayiciler, satılamadığı, stokların dolu olduğu iddia edilen ürünlerin; hem üretimlerini hem de market fiyatlarını artıyorlar. Satılamayan bir ürünün hem üretimi hem market fiyatları artmaz. Bu hesapta bir yanlışlık var. Birileri süt üreticilerini kandırmasın.

İşin bir diğer ilginç yanı, bazı büyük sanayicilerin son 2-3 ayda süt bırakıyor olmasıdır. Fakat aldığımız bilgilere göre bırakılan bu süt, üreticinin elinde kalmamakta, küçük mandıralar tarafından çok ucuza üreticiden alınmakta, daha sonra da büyük sanayicilere satılmaktadır. Yani piyasada, dökülen bir süt olmayıp, üreticinin emeğini ucuza, yok pahasına kapatmaya çalışan sistemli bir girişim vardır. Yemciye, veteriner hekime, bankaya borcu olan, ailesinin ihtiyacını karşılamak için nakite ihtiyacı olan üretici ise ne yazık ki hergün ürettiği fakat stoklatamadığı sütü mecburen yok pahasına bu düzende satmak zorunda kalmaktadır.”

 

-Peynir, dondurma ve yoğurt ihracatında artış-

 

 Bir diğer sorun da sanayicinin süt ve süt ürünleri ihracatında yaşanan sıkıntıyı bahane etmeleri olduğunu bildiren Bayraktar, “süt ve süt ürünleri ihracatımız değer olarak yüzde 19,2 oranında azalarak 331 milyon dolardan 267,4 milyon dolara indi ama en çok ihracat yaptığımız peynir, yoğurt, dondurma gibi ürünlerin ihracatı hem değer hem de miktar olarak arttı. Peynir ihracatı yüzde 1,4 artışla 156,5 milyon dolardan 158,7 milyon dolara, dondurma ihracatı yüzde 1,9 artışla 35,7 milyon dolardan 36,4 milyon dolara, yoğurt ihracatı yüzde 135 artışla 6,1 milyon dolardan 14,3 milyon dolara yükseldi. İhracattaki düşüşün sebebi süt ve kremada yüzde 31,7, süttozunda yüzde 68,4, peynir altı suyunda yüzde 57,7, tereyağında yüzde 6,1’lik azalmadır” dedi.

 

-Tüketimde sorun yok. Önemli miktarlarda ithalat da yapılıyor-

 

 Sanayicilerin ürün satamıyoruz iddialarına rağmen, hem üretim hem önemli ürünlerde ihracat rakamlarının arttığını, önemli miktarlarda da ithalat yapıldığını, tüketimde bir sorun olmadığını vurgulayan Bayraktar, peynir ithalatı yüzde 5 artışla 40,8 milyon dolardan 42,8 milyon dolara yükselmiş, tereyağı ithalatı ise yüzde 30,9 gerilemeyle 98,3 milyon dolardan 67,9 milyon dolara indiğini belirtti. O kadar talep artışı sağlamak için destek verilmesine rağmen, sanayicilerin yine de çiğ süt fiyatlarını düşürdüklerine dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Buna bir ‘dur’ denilmelidir. Sanayicilere; süttozu ihracat desteği, ıslak ürün tabir edilen peynir, yoğurt gibi ürünlerin ihracatından kullanılan çiğ süt desteği, süt ve süt ürünlerinde süttozu kullanan ihracatçılara süttozu desteği, okul sütü desteği verilmektedir. Hem dış pazarda rekabet edebilsinler, hem de ürünlerini iç ve dış pazarlarda satabilsinler diye verilen bunca desteğe rağmen, sanayiciler yine de çiğ süt fiyatlarını düşürmektedirler.

 

-Çiğ süt fiyatlarının litrede 1 liraya kadar düşürülmesi kabul edilemez-

 

Talebi artıran bu kadar desteğe rağmen bazı yerlerde fiyatları düşürmek için çiğ süt bırakılması, çiğ süt fiyatlarının litrede 1 liraya kadar düşürülmesi, kabul edilebilir bir durum değildir. Üretimde fazlalık olduğu, ürünlerin iç ve dış pazarda satılamadığı gibi gerekçelerle süt bırakılmaya, üretici fiyatları düşürülmeye, üreticiye yapılacak ödemelerin vadesi uzatılmaya çalışılmaktadır.

Sütte patlama besi hayvancılığına da darbe vurur. Tüketicilerimiz et ve sütü daha pahalı yemeye başlar. Bunu 2008 krizi sonrasında gördük. Allah göstermesin böyle bir krizi bir daha yaşamayalım. Yapılması gereken bellidir. Et ve Süt Kurumu sanayicinin almadığı sütü almalı ve stoklamalıdır. İhtiyacı olan sanayici de istediği takdirde bu stoklardaki süttozu ve tereyağını alacaktır. Bu aynı zamanda sanayicilerin pazarda rekabet etmelerini de sağlayacaktır. Devletin belki bir miktar görev zararı olacaktır ama şu anki durumda devam edildiğinde hayvanların kesime gitmesi, işletmelerin kapanması, ette fiyatların yükselmesi, ithalata yönelinmesi, kapanan işletmelerin sosyal etkilerinin maliyeti düşünüldüğünde, bu görev zararı önemsizdir.”

 

-Sanayici bindiği dalı kesiyor-

 

Sanayicilerin de bindikleri dalı kestiğini, bunu yapmamalarının kendi çıkarlarına olduğunu vurgulayan Bayraktar, “sanayiciler, uzun vadeli düşünmeli. Kısa vadeye saplanıp kalmamalı, ceplerinin derdine düşmemeli. Üretimin sürdürülebilirliğinin önemini idrak etmelidir. Et ve Süt Kurumu piyasaya müdahale etmezse, ciddi sorunlarla karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır” dedi.

Rusya ambargosu sonrası yaş sebze ve meyve ihracatı


-“Rusya’nın ambargosu, Irak, Suriye ve Bulgaristan’a yönelik

yaş sebze ve meyve ihracatındaki sıkıntı, diğer ülkelerle

atlatılmaya çalışılıyor”

-“İki büyük pazar Rusya ve Irak’a yönelik ihracatta gerileme

nedeniyle toplam yaş sebze ve meyve ihracatımızda

yüzde 38,4 azalma meydana geldi ve 2015 yılı Ocak ayında 215,2

milyon dolar olan ihracat, 2016 Ocak ayında 132,7 milyon dolara

indi”

-“Taze sebze ihracatı yüzde 52,6 düşüşle 61,7 milyon dolardan

29,3 milyon dolara, narenciye ihracatı yüzde 37,8 düşüşle

131 milyon dolardan 81,5 milyon dolara, taze meyve ihracatı

yüzde 2,8 düşüşle 22,5 milyon dolardan 21,9 milyon dolara geriledi”

-“Ocak ayında, Rusya’ya yapılan ihracat, 2015 yılının aynı

ayına göre yüzde 86,8, Suriye’ye yüzde 56,7, Irak’a yüzde 41,2,

Bulgaristan’a yüzde 39 azaldı”

-“En büyük ihracat pazarı Rusya’ya ihracat 82,9 milyon dolardan

10,9 milyon dolara, ikinci büyük ihracat pazarı Irak’a ihracat

44,8 milyon dolardan 26,3 milyon dolara, Suriye’ye ihracat 3,55

milyon dolardan 1,5 milyon dolara, Bulgaristan’a ihracat 6,7 milyon

dolardan 4,1 milyon dolara, Almanya’ya ihracat 9,8 milyon

dolardan 8,5 milyon dolara indi”

-“İsrail’e yapılan ihracatın yüzde 4.043,7, İtalya’ya yüzde 60,3,

Suudi Arabistan’a yüzde 49,7, Polonya’ya yüzde 40,3, Birleşik

Arap Emirlikleri’ne yüzde 38,5, Hollanda’ya yüzde 36,5, Ukrayna’ya

yüzde 26,9, Avusturya’ya yüzde 22,7, Beyaz Rusya’ya yüzde 21,8,

Gürcistan’a yüzde 20,2, Romanya’ya yüzde 18 arttı ama

düşüşleri telafi edemedi”

-“Acilen yeni pazarlar bulunmalı, mevcut pazarlardaki bütün

ihracat kanalları devlet desteğiyle zorlanmalı”

Ankara – 21.02.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Rusya’nın ambargosu, Irak, Suriye ve Bulgaristan’a yönelik yaş sebze ve meyve ihracatındaki sıkıntının, diğer ülkelerle atlatılmaya çalışıldığını bildirerek, “iki büyük pazar Rusya ve Irak’a yönelik ihracatta gerileme nedeniyle toplam yaş sebze ve meyve ihracatımızda yüzde 38,4 azalma meydana geldi ve 2015 yılı Ocak ayında 215,2 milyon dolar olan ihracat, 2016 Ocak ayında 132,7 milyon dolara indi” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, bu dönemde taze sebze ihracatı yüzde 52,6 düşüşle 61,7 milyon dolardan 29,3 milyon dolara, narenciye ihracatı yüzde 37,8 düşüşle 131 milyon dolardan 81,5 milyon dolara, taze meyve ihracatı yüzde 2,8 düşüşle 22,5 milyon dolardan 21,9 milyon dolara gerilediğini vurguladı.

-Rusya, Irak, Suriye-

Rusya’nın, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren uygulamaya koyduğu Türkiye’den domates, salatalık, kuru soğan, kırmızı lahana, brokoli, portakal, mandalina, nektarin, elma, armut, kayısı, şeftali, erik, üzüm, çilek, tavuk ve hindi eti, tuz ve karanfil ithalatına ambargonun özellikle yaş sebze ihracatını önemli oranda etkilediğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ocak ayında, Rusya’ya yapılan ihracat, 2015 yılının aynı ayına göre yüzde 86,8, Suriye’ye yüzde 56,7, Irak’a yüzde 41,2, Bulgaristan’a yüzde 39 azaldı. Moldova’ya yönelik ihracat yüzde 32,9, Azerbaycan’a yüzde 19,6, Almanya’ya yüzde 13,2, İngiltere’ye yüzde 11,7, Sırbistan’a yüzde 5,3 geriledi.

-İhracatın gerilediği ülkeler-

En büyük ihracat pazarı Rusya’ya ihracat 82,9 milyon dolardan 10,9 milyon dolara, ikinci büyük ihracat pazarı Irak’a ihracat 44,8 milyon dolardan 26,3 milyon dolara, Suriye’ye ihracat 3,55 milyon dolardan 1,5 milyon dolara, Bulgaristan’a ihracat 6,7 milyon dolardan 4,1 milyon dolara, Almanya’ya ihracat 9,8 milyon dolardan 8,5 milyon dolara indi. Sırbistan’a ihracat 2 milyon dolardan 1,9 milyon dolara, İngiltere’ye 1,8 milyon dolardan 1,6 milyon dolara, Moldova’ya 1,8 milyon dolardan 1,2 milyon dolara, Azerbaycan’a 1,3 milyon dolardan 1 milyon dolara indi.”

-Bazı ülkelere yönelik ihracat artışları-

İsrail’e yapılan ihracat yüzde 4.043,7, İtalya’ya yüzde 60,3, Suudi Arabistan’a yüzde 49,7, Polonya’ya yüzde 40,3, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yüzde 38,5, Hollanda’ya yüzde 36,5, Ukrayna’ya yüzde 26,9, Avusturya’ya yüzde 22,7, Beyaz Rusya’ya yüzde 21,8, Gürcistan’a yüzde 20,2, Romanya’ya yüzde 18 arttı ama düşüşleri telafi edemediğini bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Ukrayna’ya ihracat 14,3 milyon dolardan 18,1 milyon dolara, Romanya’ya 8,1 milyon dolardan 9,5 milyon dolara, Suudi Arabistan’a 5,6 milyon dolardan 8,4 milyon dolara, Hollanda’ya 3,6 milyon dolardan 7,3 milyon dolara, Beyaz Rusya’ya 3,7 milyon dolardan 4,5 milyon dolara, Polonya’ya 2,7 milyon dolardan 3,8 milyon dolara, Gürcistan’a 3 milyon dolardan 3,6 milyon dolara, İsrail’e 66 bin dolardan 2,7 milyon dolara, Birleşik Arap Emirlikleri’ne 1,9 milyon dolardan 2,7 milyon dolara, Avusturya’ya 802 bin dolardan 984 bin dolara, İtalya’ya 591 bin dolardan 947 bin dolara yükseldi.”

-İhracattaki sıkıntının devamı halinde yapılması gerekenler-

Bayraktar, ihracatta sıkıntının devamı halinde, yeterli gelir elde edemeyen üreticinin, borcunu ödeyememe durumuyla karşı karşıya kalabileceğine, bir sonraki üretim sezonu için ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmekte zorlanabileceğine dikkati çekti. Üretimin sürdürülebilirliği açısından üreticinin zararının da karşılanması, maddi kayıp, doğrudan yapılacak ödemelerle telafi edilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “diğer taraftan kısa vadede iç piyasada tüketimin artırılması, üretici fiyatlarının düşüşün önüne geçilmesi için askeri birlikler, okullar, hastaneler gibi toplu tüketim yerlerinde alımlar artırılmalıdır. Halen yaş sebze meyve ihracatı yapılan diğer ülkelere olan ihracatı daha fazla artırmanın yolları aranmalıdır. Uzun vadede ise yeni pazarlar bulunmalıdır” dedi.

Bayraktar, Aksaray 3. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı’nı açtı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Destekler patronlara değil, çiftçilere verilmeli. Sürekli büyük

işletmeleri desteklemekle bir yere varamayız. Dünyanın hiçbir

yerinde gıda güvencesi, patronları destekleyerek sağlanmamıştır.

Çiftçisini destekleyerek sağlanmıştır”

-“Aile işletmelerini desteklemediğimiz takdirde, bu işletmeleri

optimal büyüklüğe ulaştıramadığımız sürece, bu ülkenin gıda

güvencesini sağlama imkanımız yoktur”

Bayraktar, fuarın ardından Aksaray Valisi Şeref Ataklı, Aksaray Belediye

Başkanı Haluk Şahin Yazgı’yı makamlarında ziyaret etti

Aksaray – 18.02.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, desteklerin patronlara değil, çiftçilere verilmesi gerektiğini bildirerek, “Sürekli büyük işletmeleri desteklemekle bir yere varamayız. Dünyanın hiçbir yerinde gıda güvencesi, patronları destekleyerek sağlanmamıştır. Çiftçisini destekleyerek sağlanmıştır” dedi.

Bayraktar, Aksaray Ziraat Odası tarafından düzenlenen, 3. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı’nın açılışını yaptı. Şemsi Bayraktar, kapalı pazar alanında düzenlenen fuarın açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde gerçekleştirilen fuarların hepsini desteklediklerini söyledi. Bu tür organizasyonlardan memnuniyet duyduklarını belirten Bayraktar, fuarlar sayesinde çiftçilerin bilgi ve teknolojiye ulaştıklarına dikkati çekti.

Üreticilere verilen desteklerin artarak sürdüğünü dile getiren Bayraktar, “Ancak üreticilerimizin bir kısmının bu desteklerden memnun olmadığını görüyoruz. KDV destekleriyle beraber, 14 milyar liranın üzerinde destek verilmesine rağmen üreticilerimizi niye memnun edemiyoruz. Bunu araştırdık” dedi.

-“Destekleme modelini değiştirmemiz gerekiyor”-

Üreticilerin yarısının bin liranın altında destek aldıklarını ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti:

“Üreticilerin yüzde 72’si 2 bin liranın altında destek alıyor. Yüzde 95’lik kesim, desteklerin yüzde 56’sını alıyor. Yüzde 5’lik kesime, desteklerin yüzde 45’i kalıyor. O zaman destekleme modelini değiştirmemiz gerekiyor. Destekler patronlara değil, çiftçilere verilmeli. Sürekli büyük işletmeleri desteklemekle bir yere varamayız. Dünyanın hiçbir yerinde gıda güvencesi, patronları destekleyerek sağlanmamıştır. Çiftçisini destekleyerek sağlanmıştır. Bütün mesele budur. Aile işletmelerini desteklemediğimiz takdirde, bu işletmeleri optimal büyüklüğe ulaştıramadığımız sürece, bu ülkenin gıda güvencesini sağlama imkanımız yoktur.”

Bayraktar, Avrupa’da abartıldığı seviyede hayvancılığın olmadığına işaret ederek, “Avrupa’da o kadar büyük işletmeler yok. Ancak işletmelerini optimal büyüklüğe ulaştırmışlar. Bizler ne yapacağız? Süt işletmelerini de besi işletmelerini de ayakta tutmanın hesabını yapacağız. Destekleme modelleri buna göre belirlenmeli” diye konuştu.

Sıfır faizli kredilerin yarısının 8 ilde toplandığına dikkati çeken Bayraktar, “Bu destekleri tüm Anadolu’ya, tüm çiftçiye yayılmalı. Bunları büyükşehirlere verirsek olmaz” ifadelerini kullandı.

-“İthalat çözüm değildir”-

2015 yılı et üretim rakamlarının açıklandığını hatırlatan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz, 1 milyon 50 bin ton et üretimi beklerken bugün et üretiminin 1 milyon 150 bin tona ulaştığını görüyoruz. İthalat yapsaydık bu olur muydu? İthalat yaptığımız dönemlerde 3,7 milyar dolarlık hayvan ve et ithalatı yaptık ama fiyatları düşüremedik. Ahırları boşalttık. İthalat çözüm değildir. Üretimi artırmaktır, üreticiyi desteklemektir. Bütün mesele budur.”

Konuşmanın ardından fuarın açılışı gerçekleştirildi.

Daha sonra Bayraktar ve protokol fuarı gezdi.

Açılış törenine, Aksaray Valisi Şeref Ataklı, Belediye Başkanı Haluk Şahin Yazgı, İl Jandarma Komutanı Albay Levent Ölmez, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Koçaş, AK Parti İl Başkanı Abdulkadir Karatay, TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur, Aksaray Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak, Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, Karaman Ziraat Odası Başkanı Recep Muğlu katıldı.

-Valiliği ve Belediye Başkanlığı’nı ziyaret-

Bayraktar, fuarın ardından Aksaray Valisi Şeref Ataklı, Aksaray Belediye Başkanı Haluk Şahin Yazgı’yı makamlarında ziyaret ederek bir süre görüştü. Ziyaretlerde TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur, Aksaray Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak, Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, Karaman Ziraat Odası Başkanı Recep Muğlu da hazır bulundu.

Bayraktar, Çorum Ziraat Odası Başkanlarını kabul etti


Ankara – 17.02.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Çorum Ziraat Odalarının başkanlarını kabul etti.

Kabule, Çorum Ziraat Odası Başkanı Mehmet Sayan, Alaca Ziraat Odası Başkanı İlhan Yılmaz, Bayat Ziraat Odası Başkanı Mustafa Yıldırım, Boğazkale Ziraat Odası Başkanı Ahmet Meteoğlu, Dodurga ziraat odası Başkanı Yılmaz Göker, İskilip Ziraat Odası başkanı Kamil Akdoğan, Kargı Ziraat odası Başkanı Ali Ercan Tokmak, Laçin Ziraat Odası Başkanı Mecit Çakmak, Mecitözü Ziraat Odası Başkanı Satılmış Köse, Ortaköy Ziraat Odası Başkanı Cengiz Yılmaz, Osmancık Ziraat Odası Başkanı Ali Osman Şahiner, Sungurlu Ziraat Odası Başkanı Dursun Karaderili, Uğurludağ Ziraat Odası Başkanı Davut Saygı, Sungurlu Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Duran Baysa, Alaca Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Yıldız ve Genel Sekreteri Dursun Kaya
katıldı.

Bayraktar, Tekirdağ Ziraat Odası Başkanlarını kabul etti


Ankara – 17.02.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Tekirdağ Ziraat Odalarının başkanlarını kabul etti.

Kabule, Süleyman Paşa Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı, Çerkezköy Ziraat Odası Başkanı Hasan Toprak, Çorlu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Yavuz, Hayrabolu Ziraat Odası Başkanı Bülent Can, Malkara Ziraat Odası Başkanı Mustafa Gündüz, Muratlı Ziraat Odası Başkanı Ender Borucu, Şarköy Ziraat Odası Başkanı İbrahim Çınar katıldı.

Ankara’daki alçak saldırı…


-Ankara’daki alçak saldırı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: -“Ankara’da alçakça ve kalleşçe düzenlenen terör saldırısını lanetliyorum”

-“Ülkemiz bir süredir terör odaklarının saldırılarının hedefi konumundadır. Milletiyle, devletiyle, tarihiyle büyük bir ülke olan ülkemizi bu saldırılar asla yıldıramaz”

-“Saldırıyı düzenleyen ve düzenletenlerin kanlı hesapları, her zaman olduğu gibi boşa çıkaracaktır”

-“Teröre karşı tüm vatandaşlarımız ortak bir duruş sergilemeli, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeli, bütünlüğünü bozmamalıdır”

-“Hain saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine, Silahlı Kuvvetler camiamıza ve milletimize başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum”

 

Ankara – 18.02.2016 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ankara’da alçakça ve kalleşçe düzenlenen terör saldırısını lanetlediğini bildirerek, “Ülkemiz bir süredir terör odaklarının saldırılarının hedefi konumundadır. Milletiyle, devletiyle, tarihiyle büyük bir ülke olan ülkemizi bu saldırılar asla yıldıramaz” dedi.

Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, şehit haberlerinin bütün milleti üzüntüye boğduğunu ve yürekleri dağladığını belirtti. Terörün kanlı yüzünü bir kez daha dün akşam Ankara’da gösterdiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ankara’da Türk Silahlı Kuvvetlerimizin personelini taşıyan servis araçlarına yönelik alçakça ve kalleşçe düzenlenen terör saldırısını lanetliyorum. Ülkemiz bir süredir terör odaklarının saldırılarının hedefi konumundadır. Milletiyle, devletiyle, tarihiyle büyük bir ülke olan ülkemizi bu saldırılar asla yıldıramaz. Saldırıyı düzenleyen ve düzenletenlerin kanlı hesapları, her zaman olduğu gibi boşa çıkaracaktır. Teröre karşı tüm vatandaşlarımız ortak bir duruş sergilemeli, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeli, bütünlüğü bozmamalıdır.

Hain saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine, Silahlı Kuvvetler camiamıza ve milletimize başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum.”