Balıkesir, Çanakkale, Edirne, Kırklareli ve Yalova delegelerinden Bayraktar’a destek ziyareti


-Balıkesir, Çanakkale, Edirne, Kırklareli ve Yalova delegelerinden Bayraktar’a destek ziyareti

 

Ankara – 30.04.2015 – Genel Başkanlık için yeniden adaylığını açıklayan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a destek ziyaretleri sürüyor.

Balıkesir, Çanakkale, Edirne, Kırklareli ve Yalova’nın Türkiye Ziraat Odaları Birliği 26. Olağan Genel Kurul delegeleri, Ankara’ya gelerek, Bayraktar’a destek ziyaretinde bulundular.

Genel Başkan Bayraktar, delegelerle görüş alışverişinde bulundu, bölge sorunlarını ele aldı.

Bursa, İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Tekirdağ delegelerinden Bayraktar’a destek ziyareti


Bursa, İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Tekirdağ delegelerinden Bayraktar’a destek ziyareti

 

Ankara – 30.04.2015 – Genel Başkanlık için yeniden adaylığını açıklayan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a destek ziyaretleri sürüyor.

Bursa, İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Tekirdağ’ın Türkiye Ziraat Odaları Birliği 26. Olağan Genel Kurul delegeleri, Ankara’ya gelerek, Bayraktar’a destek ziyaretinde bulundular.

Genel Başkan Bayraktar, delegelerle görüş alışverişinde bulundu, bölge sorunlarını ele aldı.

Çilekte verim de üretim de artıyor…


-Çilekte verim de üretim de artıyor…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Son 10 yılda çilekte üretim 155 bin tondan 376 bin tona, dekar başına verim 1590 kilogramdan 2 bin 802 kilograma çıktı”
-“Bu dönemde çilekte toplu meyveliklerin alanı ise 97 bin 500 dekardan 134 bin 234 dekara yükseldi”
-“ABD ve Meksika’nın ardından dünya üçüncüsü olduğumuz çilekte, iyi tarım uygulaması yaygınlaştırılmalı, gerekli eğitim verilmeli, ihracat teşvik edilmeli, yola dayanıklı, verimi yüksek yeni çeşitler seçilmelidir”
-“Çilek, TARSİM kapsamında sebze grubundan çıkarılıp meyve grubuna alınmalı, girdi maliyeti azaltmak ve geliri artırılabilmek için ‘Üretici Birliği’ oluşturulmalıdır”

Ankara – 26.04.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çilekte verimin de üretimin de arttığını bildirerek, “Son 10 yılda çilekte üretim 155 bin tondan 376 bin tona, dekar başına verim 1590 kilogramdan 2 bin 802 kilograma çıktı. Bu dönemde çilekte toplu meyveliklerin alanı ise 97 bin 500 dekardan 134 bin 234 dekara yükseldi” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, tezgahlarda bollaşan çileğin aroması, zengin vitamin ve özellikle ellajik asit içeriği ve değişik tüketim şekillerinin (pasta, marmelat, reçel, meyve suyu, dondurma gibi) bulunması nedeniyle çok sevilerek tüketilen bir meyve olduğunu belirtti.
Ayrıca çileğin, taze meyvenin az olduğu dönemde olgunlaşmasından dolayı iyi bir pazar avantajına da sahip bulunduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“İç ve dış piyasada ilgi gören çilek, arz ve talep neticesinde üretim alanları çoğalarak çeşit zenginliği ve süreklilik açısından, alternatif bir ürün olarak üretim miktarı artmaktadır.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, 2005 yılında 3,8 milyon ton olan dünya çilek üretimi, 2009 yılında 4,6 milyon tona çıktı. 2012 yılında 4 milyon 532 bin ton çilek üretildi. ABD, 1 milyon 367 bin ton üretimle dünya üretiminin yüzde 30’unu karşılıyor. Bu ülkeyi 360 bin tonla Meksika, 353 bin tonla Türkiye, 290 bin tonla İspanya, 242 bin tonla Mısır izliyor.”
Türkiye’nin 2014 yılında 17 milyon dolarlık 14 bin 286 ton çilek ihraç ettiği, ihracatta Rusya’nın 13 milyon dolarla ilk sırada yer aldığı bilgisini veren Bayraktar, Rusya’yı sırasıyla, Irak ve Romanya’nın takip ettiğini belirtti.
Bayraktar, Türkiye’de çilekte modern tekniklerle üretimin 1970’li yıllarda başladığını, üretimin 2005 yılında 200 bin tona ulaştığını, 2007 yılında 250 bin, 2011 yılında 300 bin tonluk üretim rakamının aşıldığını belirtti.
Türkiye’de kuzey ve doğu bölgesi hariç her bölgede çilek yetiştiriciliği yapıldığını bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Çilek açık tarla ve örtü altı yetiştiriciliği şeklinde üretilmektedir. Çilekte modern yetiştiricilik başta Akdeniz Bölgesi olmak üzere Ege ve Marmara Bölgelerinde başarıyla uygulanıyor. 2014 yılında çilek üretimi Mersin’de 132 bin 556 ton, Aydın’da 62 bin 859 ton, Antalya’da 56 bin 412 ton, Bursa’da 43 bin 8 ton, Manisa’da 18 bin 747 ton ve Konya’da ise 17 bin 727 ton olarak gerçekleşti. Üretim, Elazığ’da 7 bin 153 ton, İzmir’de 5 bin 150 ton, Sakarya’da 4 bin 507 ton, Kahramanmaraş’ta 3 bin 698 ton, Çanakkale’de 2 bin 792 ton, Adana’da 2 bin 302 tonu buldu.”
Türkiye’de çilek yetiştiriciliğinin önem kazanmasında en önemli nedenin, çileğin değişik iklim ve toprak koşullarında ekonomik olarak yetiştirilebilmesi olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bununla beraber yapılan masrafların kısa sürede geri kazanılmasıyla küçük aile işletmeleri tarafından yetiştirilmesine uygun bir türdür. Ayrıca çilek yetiştiriciliğin de birim alandan elde edilen gelir de yüksektir” dedi.

-Yapılması gerekenler-

Bayraktar, ABD ve Meksika’nın ardından dünya üçüncüsü olduğu çilekte yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:
“Sağlıklı sertifikalı fide kullanılmalı ve fide fiyatları üreticilerin kullanımını zorlayacak düzeyde olmamalıdır. Bununla beraber erkenci çilek üretimi yapılmalı, firigo fide yerine fresh fide kullanımı yaygınlaştırmalıdır.
Üretimin pazarlama yönü de düşünülerek, güz dikimine uygun çeşitler ve bunların yetiştiricilik isteklerinin belirlenmesi üzerine çalışmalar gerçekleştirilmelidir. Ayrıca erkencilik, üniform meyve, istenen renk ve aromatik özelliklere sahip, nakliyeye dayanıklı, raf ömrü uzun çeşitlerin kazandırılmasına yönelik çalışmalar olmalıdır.
İyi tarım uygulaması yaygınlaştırılmalıdır.
Çilek üretiminde çalışan kişilere toplama usulleri öğretilmeli, gerekli eğitim verilmelidir.
İhracata teşvik verilmelidir.
Çilek üretimine de ürün desteği verilmelidir.
Yola dayanıklı verimi yüksek yeni çeşitler seçilmelidir
TARSİM kapsamında çileğin sebze grubundan çıkarılıp meyve grubuna alınmalıdır.
Girdi maliyeti azaltmak ve geliri artırılabilmek için ‘Üretici Birliği’ oluşturulmalıdır.
Çilek üretiminin sadece bir sezonluk ürün olmaktan çıkarılıp, üretimin bütün bir yıla yayılması sağlanmalıdır.
Havalandırmanın daha iyi olduğu 5’li ve daha yüksek tünel sistemleri yaygınlaştırılmalıdır.
Pazar payını artırabilmek için mutlaka markalaşmaya gidilmeli, bunun içinde coğrafi ürün işareti alınmalıdır.”
Çilekte yıllara göre toplu meyveliklerin alanı, üretim ve verim miktarı şöyle:

Yıl

Toplu Meyveliklerin Alanı (Dekar)

Üretim (Ton)

Dekar Başına Ortalama Verim (Kg)

2004

97.500

155.000

1.590

2005

100.000

200.000

2.000

2006

99.851

211.127

2.114

2007

109.545

250.916

2.291

2008

112.785

261.078

2.315

2009

121.500

291.996

2.403

2010

116.792

299.940

2.568

2011

119.670

302.416

2.527

2012

127.928

351.834

2.750

2013

135.494

372.498

2.749

2014

134.234

376.070

2.802

 

Çilekte 2014 yılında illerde toplu meyveliklerin alanı, üretim ve verim miktarı şöyle:

İller-2014 Yılı

Toplu Meyveliklerin Alanı

(Dekar)

Üretim (Ton)

Ağaç Başına Ortalama Verim

(Kg)

Mersin

38.586

132.556

3.435

Aydın

14.526

62.859

4.327

Antalya

13.520

56.412

4.172

Bursa

30.807

43.008

1.396

Manisa

5.216

18.747

3.594

Konya

7.048

17.727

2.515

Elazığ

3.085

7.153

2.319

İzmir

1.473

5.150

3.496

Sakarya

2.472

4.507

1.823

Kahramanmaraş

2.265

3.698

1.633

Çanakkale

962

2.792

2.902

Adana

685

2.302

3.361

Denizli

1.250

1.875

1.500

Kocaeli

569

1.871

3.288

Kütahya

1.279

1.675

1.310

Batman

410

1.265

3.085

Muğla

342

1.206

3.526

Uşak

763

1.141

1.495

Bartın

856

1.024

1.196

Balıkesir

680

991

1.457

Zonguldak

1.241

683

550

Nevşehir

312

648

2.077

Kayseri

785

645

822

Trabzon

337

615

1.825

Tokat

485

592

1.221

Hatay

194

531

2.737

Malatya

636

473

744

Yalova

207

362

1.749

Samsun

312

338

1.083

Düzce

134

298

2.224

Erzincan

404

259

641

Isparta

342

255

746

Ordu

153

243

1.588

Amasya

183

227

1.240

Bingöl

85

208

2.447

Karaman

50

175

3.500

Niğde

370

158

427

Çorum

103

156

1.515

Osmaniye

102

153

1.500

Erzurum

79

123

1.557

Afyon

117

116

991

Giresun

84

115

1.369

Burdur

132

92

697

Kastamonu

95

91

958

Bilecik

132

82

621

Diyarbakır

25

75

3.000

Kilis

20

60

3.000

Kırklareli

37

57

1.541

Artvin

33

50

1.515

Kırşehir

12

45

3.750

Çankırı

22

32

1.455

Gaziantep

60

30

500

Gümüşhane

18

26

1.444

Muş

35

23

657

Ankara

11

22

2.000

Edirne

11

15

1.364

Karabük

28

10

357

Sivas

13

7

538

İstanbul

4

5

1.250

Tekirdağ

6

4

667

Aksaray

18

4

222

Sinop

7

4

571

Van

5

3

600

Eskişehir

1

1

1.000

 

Don riski çiftçinin peşini bırakmıyor…


-Don riski çiftçinin peşini bırakmıyor…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “İç Ege, İç Anadolu, Göller Bölgesi, Marmara’nın Güneydoğusu, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Batı Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde hafif, bu bölgelerin yüksek kesimlerinde orta kuvvette don bekleniyor”
-“Bu gece, Çankırı’nın batısı, Bolu’nun doğusu, Sivas’ın doğu ve güneyi, Kayseri’nin doğusu, Erzurum ve Erzincan arasında kuvvetli, Bolu Gerede, Çankırı Kurşunlu ve Ilgaz’da, Sivas’ın Kangal İlçesi’nde çok kuvvetli don riski var”
-“Yarın gece, Sivas, Kars, Bayburt, Çankırı batısında kuvvetli, Sivas’ın Kangal ve Ulaş bölümünde çok kuvvetli don riski bulunuyor”
-“Bugünlerde oluşacak kuvvetli bir don, özellikle meyve çiçeklerine zarar verebilir”
-“Kış aylarının soğuk geçmesi ve soğuk havaların Mart ayı sonunda sürmesi ve halen devam etmesi meyve ağaçlarında çiçeklenmenin gecikmesine neden oldu”
-“Bu yıl meyve bahçelerinde çiçeklenmenin tamamlanmamış olması bir şans olarak değerlendirilebilir”
-“Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da erken çiçeklenme başlamış olsaydı Mart ayı sonunda ve Nisan ayında gerçekleşen donun verdiği zarar önemli boyutlara ulaşır, özellikle meyvecilik açısından oldukça kötü bir yıl olurdu”
-“Çiftçilerimiz don riskine karşı tedbirli olmalı, ürünlerini korumak için modern tarım tekniklerini uygulamalıdır”

Ankara – 23.04.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün bugünden başlamak üzere 25 Nisan tarihine kadar gece ve sabah saatlerinde bazı illerde hafif ve orta kuvvetli don riski uyarısı yaptığını bildirerek, “İç Ege, İç Anadolu, Göller Bölgesi, Marmara’nın Güneydoğusu, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Batı Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde hafif, bu bölgelerin yüksek kesimlerinde orta kuvvette don bekleniyor. Bazı yerlerde kuvvetli ve çok kuvvetli don riski var” dedi.
Bayraktar, çiftçilerin don riskine karşı tedbirli olması, ürünlerini korumak için modern tarım tekniklerini uygulaması gerektiğine dikkati çekti.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, Nisan ayıyla birlikte meyve türlerinin çoğunluğunda çiçeklenmenin başladığını, bugünlerde oluşacak don riskinin özellikle meyve çiçeklerine zarar verebileceğini belirtti.

-Orta kuvvette don riski olan iller-

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan verilere göre, bugün sabah saatlerinden itibaren bazı bölgelerde orta kuvvette don beklendiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bu gece (23-24 Nisan gecesi) ülkemizin kıyı kesimleri ile Güneydoğu Bölgesi ve Trakya Bölgesi dışında kalan tüm illerimizde hafif ve orta kuvvette don olacağı tahmin ediliyor. İç Ege, İç Anadolu, Göller Bölgesi, Marmara’nın Güneydoğusu, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Batı Karadeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde hafif, bu bölgelerin yüksek kesimlerinde orta kuvvette don bekleniyor. Karaman, Konya, Burdur, Isparta, Uşak, Eskişehir, Bursa, Bilecik, Bolu, Karabük, Bartın, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray, Amasya, Malatya, Elazığ, Bitlis, Kars ile Balıkesir, Denizli, Antalya, Erzincan, Bingöl, Muş ve Ağrı illerinin bir kısmında hafif kuvvette don, Ankara, Kastamonu, Yozgat, Çorum, Niğde, Nevşehir, Kayseri, Sivas, Isparta, Gümüşhane, Erzincan, Erzurum, Bayburt ve Ardahan illerinde orta kuvvette don olacağı tahmin ediliyor.
23 Nisan’ı 24 Nisan’a bağlayan bu gece, Çankırı’nın batısı, Bolu’nun doğusu, Sivas’ın doğu ve güneyi, Kayseri’nin doğusu, Erzurum ve Erzincan arasında kuvvetli, Bolu Gerede, Çankırı Kurşunlu ve Ilgaz’da, Sivas’ın Kangal İlçesi’nde çok kuvvetli don riski var.
Yarın gece (24-25 Nisan gecesi) ise don riskinin beklendiği iller azalmakla birlikte Doğu Anadolu ve İç Anadolu’nun doğu, güney ve orta kesimlerinde hafif ve orta kuvvette don yaşanması bekleniyor.
Yine yarın gece, Sivas, Kars, Bayburt, Çankırı batısında kuvvetli, Sivas’ın Kangal ve Ulaş bölümünde çok kuvvetli don riski bulunuyor.”

-Soğuk havaların sürmesi çiçeklenmenin gecikmesi bir şans-

Kış aylarının soğuk geçmesinin ve soğuk havaların Mart ayı sonunda sürmesi ve halen devam etmesinin meyve ağaçlarında çiçeklenmenin gecikmesine neden olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Bu yıl meyve bahçelerinde çiçeklenmenin tamamlanmamış olması bir şans olarak değerlendirilebilir. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da erken çiçeklenme başlamış olsaydı Mart ayı sonunda ve Nisan ayında gerçekleşen donun verdiği zarar önemli boyutlara ulaşır, özellikle meyvecilik açısından oldukça kötü bir yıl olurdu. Çiçeklenmenin gecikmesi ile donun verdiği zarar azalmıştır. Önümüzdeki iki gün içinde beklenen donun meyvede oluşan çiçeklere vereceği zararı azaltmak için, çiftçilerin don riskine karşı tedbirli olması, ürünlerini korumak için modern tarım tekniklerini uygulaması gerekmektedir.
Üreticilerimizin, aşırı yağış, don, dolu gibi tarımsal üretime zarar verecek konularda, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaları takip etmeleri ve gerekli önlemleri erken almaları yararlarına olacaktır. Bu yıl şans olarak gördüğümüz çiçeklenmenin gecikmesi ile zararların büyük boyutlara ulaşması beklenmemekle birlikte, çiftçilerimizin alacağı önlemler de zararın boyutunu azaltacaktır.”

-Dondan korunma teknikleri-

Ekonomik gücü yeterli olmayan çiftçilerin, don zararından korunmak için saman yakma, ürünlerin üzerini örtme gibi yöntemlere başvurduğunu belirten Bayraktar, “Rüzgar pervaneleriyle havanın karıştırılması, su uygulaması gibi teknikler, don riskinden korunmada etkili olan yöntemlerdir. Çiftçilerimiz don riskine karşı tedbirli olmalı, ürünlerini korumak için modern tarım tekniklerini uygulamalıdır. Modern tarım tekniklerinin üreticilerimiz tarafından uygulanması ve kullanımının artması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Üreticilerimiz bu konularda bilgilendirilmelidir. Ayrıca teknik olarak desteklenmelidir” dedi.

Bartın, Karabük, Kastamonu, Samsun, Sinop ve Zonguldak delegelerinden Bayraktar’a destek ziyareti


Bartın, Karabük, Kastamonu, Samsun, Sinop ve Zonguldak delegelerinden Bayraktar’a destek ziyareti

 

Ankara – 24.04.2015 – Genel Başkanlık için yeniden adaylığını açıklayan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a destek ziyaretleri sürüyor.

Bartın, Karabük, Kastamonu, Samsun, Sinop ve Zonguldak’ın Türkiye Ziraat Odaları Birliği 26. Olağan Genel Kurul delegeleri, Ankara’ya gelerek, Bayraktar’a destek ziyaretinde bulundular.

Genel Başkan Bayraktar, delegelerle görüş alışverişinde bulundu, bölge sorunlarını ele aldı.

Giresun, Ordu ve Trabzon delegelerinden Bayraktar’a destek ziyareti


-Giresun, Ordu ve Trabzon delegelerinden Bayraktar’a destek ziyareti

 

Ankara – 24.04.2015 – Genel Başkanlık için yeniden adaylığını açıklayan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a destek ziyaretleri sürüyor.

Giresun, Ordu ve Trabzon’un Türkiye Ziraat Odaları Birliği 26. Olağan Genel Kurul delegeleri, Ankara’ya gelerek, Bayraktar’a destek ziyaretinde bulundular.

Genel Başkan Bayraktar, delegelerle görüş alışverişinde bulundu, bölge sorunlarını ele aldı.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920’de açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasinin temellerinin atılmış, millet kendi kaderini kendi eline almış ve egemenliğini

kayıtsız şartsız ilan etmiştir”

-“Kırsaldaki çocuklar, özellikle tarım işçilerinin çocukları, kentlerdeki çoğu çocuğa göre çok zor şartlarda çocukluklarını yaşıyorlar. Oyun, eğlence yerine tarlada, bahçede çalışıyorlar”

 

Ankara – 23.04.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 23 Nisan 1920’de açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasinin temelleri atılmış, millet kendi kaderini kendi eline almış ve egemenliğini kayıtsız şartsız ilan etmiştir” dedi.

            Bayraktar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, TBMM’nin, ülkenin var olma, Kurtuluş Savaşı verdiği ortamda, vatanın büyük bölümü işgal altıyken, inanılmaz güç şartlarda açıldığını hatırlattı. 

Şemsi Bayraktar, başta Büyük Atatürk olmak üzere Cumhuriyeti kuranların, savaşırken bile egemenliği halka dayandırmak çabasıyla neredeyse imkansız bir anda TBMM’yi Ankara’da topladıklarını ve düşman kuvvetleri Ankara’ya 50-60 kilometre yaklaşmasına, Polatlı’yı geçmesine rağmen, Meclisi çalıştırmaya devam ettiklerini bildirdi. TBMM’nin, yokluk içindeki ülke şartlarına rağmen, Büyük Atatürk’ün liderliğinde Türkiye’nin var olma savaşı olan Kurtuluş Savaşı’nı sürdürdüğünü ve başarıyla sonuçlandırdığını vurgulayan Bayraktar, “Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı TBMM’yi ve açıldığı günü toplumun geleceği olan çocuklara emanet etti. 23 Nisan, dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayram” dedi.

 

-23 Nisan dünya barışına katkıda bulunuyor-

 

            Bayraktar, şunları kaydetti:

            “Büyük Atatürk’ün böylesi bir bayramı çocuklara armağan etmesi onlara ne kadar güvendiğini, yurtta barış, dünyada barış hedefinin yarının büyükleri olacak çocukların birbirine dost olması yoluyla sağlanabileceğine inandığını da gösteriyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, uzun yıllardır, çok sayıda ülkeden çocukların Türkiye’ye gelmesiyle kutlanıyor. Bu bayram, dünya çocuklarını birbirine yaklaştırıyor. Onların birbirine dostça, arkadaşça bakmasını sağlıyor. Çok ihtiyacımız olduğu bir ortamda çocukların içine sevgi tohumları ekerek, dünya barışına katkıda bulunuyor. Ülkemizin misafirperverliğini dünyaya göstermemize vesile oluyor. Bu bakımdan bugün çocuklar arasında ulusal ve uluslararası çapta kurulacak dostluk ve kardeşlik köprüleri, yarının huzurlu ve aydınlık dünyasının da temeli olacaktır.

Bizim de çocuklarımızın, kendilerine emanet edilen ulusal egemenliği, demokrasiyi ve cumhuriyetimizin temel ilkelerini koruyacağına inancımız tamdır.”

 

-Kırsaldaki çocukların sorunları büyük-

 

Kırsalda yaşayan çocukların büyük sorunları bulunduğuna da dikkati çeken Bayraktar, “bilindiği gibi kırsal 10 bin dolar olan ülke ortalama milli gelirinin üçte biriyle geçinmeye çalışıyor. Bundan dolayı, kırsaldaki çocuklar, özellikle tarım işçilerinin çocukları, kentlerdeki çoğu çocuğa göre çok zor şartlarda çocukluklarını yaşıyorlar. Oyun, eğlence yerine tarlada, bahçede çalışıyorlar. Kentlerdeki çocukların aldığı eğitimden mahrumlar” dedi.

Bu çocukların da diğer çocuklar gibi eğitim, kişisel gelişim, oyun, eğlence etkinliklerinden yararlanmasına, çocukluklarını yaşamasına olanak verecek projeler üretmek gerektiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“TZOB olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve demokrasisinin temellerinin atıldığı, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunun ilan edildiği gün olan 23 Nisan’ı, çocuklara bayram olarak armağan eden, temsil ettiğimiz köylüyü de milletin efendisi olarak gören Büyük Atatürk’ün önünde saygıyla eğiliyor,  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutluyor, Milletimize hayırlı olmasını diliyoruz.”

Bayraktar’ın kabulü…


-Bayraktar’ın kabulü… 

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Memur-Sen eski Genel Başkanı, Ankara Milletvekili adayı Ahmet Gündoğdu’yu kabul etti

 

Ankara – 22.04.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Memur-Sen eski Genel Başkanı, Ankara Milletvekili adayı Ahmet Gündoğdu’yu kabul etti. 

Görüşmede Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Yönetim Kurulu Üyesi Halit Ortaköy de bulundu. Görüşme, TZOB Genel Merkezi’nde gerçekleşti.

Pamukta ekim zamanı…


Pamukta ekim zamanı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Pamukta ekimler sürüyor. 55 kuruştan 65 kuruşa çıkan primin ödenmesine çiftçinin ihtiyacı var”

-“Pamuk üretim maliyetini belirleyen tohumluk, ilaç, gübre, elektrik, mazot gibi girdi kalemlerinde alınan KDV ve ÖTV oranları düşürülmelidir”

-“Sanayicimizin hammadde ihtiyacı olan pamukta, istenen üretim artışını sağlamak ve dışa bağımlılığımızı azaltmak için önlem alınmalıdır”

 

Ankara -22.04.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, pamukta ekimlerin sürdüğünü, 2014 yılında 55 kuruş olan prim miktarının 65 kuruşa çıkarıldığını bildirerek, “prim, girdilerin temininde faydası oluyor. Ekimler sürüyor. Primin ödenmesine çiftçinin ihtiyacı var” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, pamukta ekimlerin başladığını, pamukta ekim alanlarındaki değişimin, üreticinin kazancıyla, ürün maliyetleri, fiyat ve desteklerle doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. 2013 yılında 2 milyon 250 bin ton olan kütlü pamuk üretiminin 2014 yılında yüzde 4,4 artışla 2 milyon 350 bin tona çıktığını vurgulayan Bayraktar, 2013-2014 döneminde, pamuk ekilen alanın 172 bin 529 dekar artışla, 4 milyon 508 bin 900 dekardan 4 milyon 681 bin 429 dekara yükseldiğini, hasat edilen alanın 4 milyon 508 bin 900 dekardan 4 milyon 668 bin 388 dekara çıktığı bilgisini verdi. Bayraktar, dekar başına verimin bu dönemde 499 kilogramdan 503 kilograma yükseldiğini belirtti.

 

-“Pamuk önemli bir stratejik ürün”-

 

Pamuğun tarım ürünleri arasında sağladığı yüksek katma değer ile istihdam oluşturan, tarım ve sanayi sektörlerinin bütünleşmesinde rol oynayan, ihracata yönelik, dünya tarım ürünleri ticaretinde önemli bir stratejik ürün olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Özellikle Türk tekstil sanayinin toplam ihracat içindeki payı nedeniyle kazandırdığı döviz, sağladığı katma değer, oluşturduğu istihdamla, ülkemizde milyonlarca kişinin bu faaliyetin içinde olmasını sağlamış, bu tarım kolunun ekonomik hacminin ne denli büyük olduğunu ortaya koymuştur.

Hal böyleyken son yıllarda pamuk veriminde ülkemiz dünyada ilk sıralarda yer almasına karşın, son 10 yılda ekim alanlarındaki daralma nedeniyle, pamuk tüketimimiz karşılanamadığı için pamuk ithalatı yapmak zorunda kalmaktadır. Geçen yıl ekim alanlarında görülen 172 bin 529 dekarlık artış yeterli değildir.

Ekim alanlarındaki azalmanın belli başlı nedenleri içinde; tarımımızın yapısal sorunları, yüksek olan girdi fiyatlarının üretim maliyetlerini yükseltmesi gelmektedir. Bilindiği üzere pamuk, gümrük birliğinden dolayı tarife uygulaması yapamadığımız tek tarımsal üründür. Bütün bunlar, pamuk üreticimizi diğer ülkeler pamuk üreticileri ile rekabetini güçleştirmekte, ekim alanları giderek daralmakta ve üreticimizi pamuk yerine farklı ürünlerin tarımını yapmaya yöneltmektedir.”

 

-“Girdi kalemlerinde alınan KDV ve ÖTV oranları düşürülmeli”-

 

Pamukta ekim alanlarındaki değişimin, üreticinin kazancıyla, yani ürün maliyetleri, fiyat ve desteklerle doğrudan ilişkili olduğunu bildiren Bayraktar, şu konulara dikkati çekti:

“Pamuk üretim maliyetini belirleyen tohumluk, ilaç, gübre, elektrik, mazot gibi girdi kalemlerinde alınan KDV ve ÖTV oranları düşürülmelidir. Diğer taraftan Türkiye’de pamuk üretiminin artırılması için belirlenen tarım havzalarındaki desteklemeler amacı doğrultusunda uygulanmalıdır. Prim sistemi, özellikle üretimi yönlendirme ve üretici gelir seviyesinin korunması açısından önemlidir. 2014 yılında 55 kuruş olan prim miktarı, 2015 yılında 65 kuruşa çıkarıldı. Pamukta ekimler sürüyor. Primin ödenmesine çiftçinin ihtiyacı var. Aslında, prim, girdilerin temininde faydası olacağı düşüncesiyle en geç ekim hazırlıklarından önce ödenmeli.

Ülkemiz tekstil sanayinin geldiği durumu dikkate alındığında sanayicimizin hammadde ihtiyacı olan pamukta, istenen üretim artışını sağlamak ve dışa bağımlılığımızı azaltmak için önlem alınmalıdır.”

Bayraktar, açıklamasında, dünya fiyatları karşısında, maliyetleri yüksek olan ülke pamuk üreticisinin rekabet etmesinin oldukça zor olduğunu vurguladı. 

Afetler çiftçinin yakasını bırakmıyor…


-Afetler çiftçinin yakasını bırakmıyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Geçen sezon doğal afetlerin hemen hepsini yaşayan çiftçimiz, bu sezon da rahat yüzü görmedi”

-“Ekim ayından itibaren gerçekleşen yağışlar, ülke genelinde tarımsal üretim açısından iyi bir başlangıç oluştursa da, zaman zaman bazı illerimizde aşırı yağışların neden olduğu sel ve bazı illerimiz de görülen don, tarım arazilerine ve ürünlere zarar verdi”
-“Uşak, Afyonkarahisar, Denizli, Aksaray, Burdur, Antalya, Manisa, Adana, Hatay ve Malatya, Aydın illerinde Mart ve Nisan aylarında görülen aşırı yağış, bazı illerde de don ürünlere zarar verdi”
-“Çiftçimiz büyük zarara uğradı. Üreticilerin zararları telafi edilmelidir”

Ankara – 20.04.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, geçen sezon, doğal afetlerin hemen hepsini yaşayan çiftçimizin, bu sezon da rahat yüzü görmediğini bildirerek, “2014 Ekim ayından itibaren gerçekleşen yağışlar, ülke genelinde tarımsal üretim açısından iyi bir başlangıç oluştursa da, zaman zaman bazı illerimizde aşırı yağışların neden olduğu sel ve bazı illerimiz de görülen don, tarım arazilerine ve ürünlere zarar verdi” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, Uşak, Afyonkarahisar, Denizli, Aksaray, Burdur, Antalya, Manisa, Adana, Hatay ve Malatya, Aydın illerinde Mart ve Nisan aylarında görülen aşırı yağışın ve bazı illerde görülen don olayının ürüne zarar verdiğini belirtti.
Bu yılın Şubat ayında normalin üzerinde gerçekleşen yağışların, Mart ayında da devam ettiğini belirten Bayraktar, şöyle devam etti:
“Hububat başta olmak üzere meyve ağaçları ve diğer ürünler için önemli olan Mart ayı yağışlarının devam etmesi olumlu bir gelişme olmakla birlikte ayın son günlerinde ve Nisan ayı başlangıcında bazı illerimizde gerçekleşen aşırı yağışlar sele neden olmuş, ayrıca bazı ilerimizde don, ürünlere zarar vermiştir.
28 Mart 2015 tarihinde gerçekleşen aşırı yağışlar bazı illerimizde sele dönüşerek tarım arazilerini sular altında bırakmıştır. Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, bu tarihte Antalya ili Elmalı Orman İstasyonu’nda 24 saatte metrekareye düşen yağış miktarı, toplam 116,3 milimetre (mm), Isparta İli Senirkent İstasyonu’nda 98,6 mm, Burdur İli Altınyayla İstasyonu’nda 93,9 mm, Denizli İli Serinhisar İstasyonu’nda 82,9 mm, Babadağ İstasyonu’nda ise 82,3 mm olarak ölçülmüştür. Bu yağış miktarları oldukça fazladır. Bu istasyonların bağlı olduğu iller ve çevre illerde Uşak, Afyonkarahisar, Denizli, Antalya, Aksaray ve Burdur’da sele neden olmuştur. Nisan ayının birinci ve ikinci haftasında bazı illerimizde yüksek kesimlerde (eksi) -10 dereceye kadar düşen hava sıcaklıkları, don riskinin gerçekleşmesine yol açmıştır.”
Bayraktar, Mart ve Nisan aylarında yaşanan afetlerle ilgili olarak şu bilgileri verdi:
Uşak: 27 Mart 2015 akşam saatlerinde şiddetini artıran yağmur merkeze bağlı Bozkuş Köyü’nde dere taşmasına, çok sayıda ev ve tarım arazilerinin su altında kalmasına neden oldu.
Afyonkarahisar İli Sandıklı İlçesi: Mart ayı sonunda, 24 saat aralıksız yağan yağmur sele neden oldu. Eriyen kar suları da sele karışınca ilçe merkezi ve köylerde tarım arazileri su altında kaldı. Akharım Beldesi’ndeki Akharım Barajı da yağmur ve kar sularının etkisiyle taşınca, Ürküt, Ekinhisar, Yolkonak, Karasandık, Oda, Alagöz, Kozvan ve Hırka köylerinde su baskınlarına neden oldu. Evler, besihane ve samanlıklar, haşhaş, arpa, buğday ve şeker pancarı ekili tarlalar su altında kaldı.
Afyonkarahisar İli Dinar İlçesi: Mart ayı sonunda, şiddetli yağmur nedeniyle 3 köyde tarım arazileri su altında kaldı. Çağlayan Köyü’ndeki baraj göletinin taşmasıyla Uluköy, Dombay ve Yeşilyurt köylerinde ev ve tarım arazilerinde su baskınları oldu. Evlerde maddi hasara neden olan sel, tarım alanlarında da ürünlere zarar verdi.
Denizli: Mart ayı sonunda, sağanak yağış nedeniyle dereler taştı, evleri su bastı, tarım arazileri zarar gördü. Denizli İli Merkez, Tavas, Honaz, Sarayköy ve Acıpayam ilçelerinde sağanak yağış özellikle tarım arazilerinde zarara neden oldu. Yağış nedeniyle dereler taştı, derelerin kenarındaki evler ve hayvan barınakları su altında kaldı.
Aksaray: Mart ayının son haftası, şiddetli yağmur, ekili arazilerde zarara yol açtı.
Burdur İli Karamanlı İlçesi: Mart ayının sonunda, ilçede aralıksız süren yağmur sele neden oldu, suya kapılan 100 koyun telef oldu.
Burdur İli Ağlasun İlçesi: Mart ayının son haftası, Ağlasun İlçesi’nde de sağanak yağış ve dolu sele neden oldu. 24 saatten fazla süren yağış sonrası, Kum Mahallesi’nde ev ve tarım arazilerini su bastı.
Antalya Elmalı: Mart ayı sonunda, iki gün boyunca devam eden yağmur, tarım arazilerini su altında bıraktı. Aşırı yağış sebebiyle Mamür çayı taştı. Sel sonucu, Yuva, Falur ve Kıvırcık mahallelerinin de aralarında bulunduğu bölgede tarım alanları su altında kaldı.
Burdur Kestel: 2 Nisan 2015 tarihinde Burdur’un Bucak İlçesinde bulunan Onaç Barajı’nın aşırı yağışlar ve kar sularının erimesi sonucu taşmasıyla Kestel Ovası’nda ekili tarım arazileri sular altında kaldı. Taşkın suları ile Kestel Ovası’nda Kestel, Kuşbaba, Kızılkaya, Üzümlübel, Karaaliler köylerine ait binlerce dekar ekili saha sular altında kalarak bozuldu.
Manisa: İlde Nisan ayında yağan kar ve don üzüm bağlarında zarara neden oldu. Tarım sigortası yaptıran üreticilerin bağlarında eksperler ilk tespiti yaptı. Zararın boyutu ürünün gelişme döneminde daha net ortaya çıkacak.
Adana ve Hatay: Adana ve Hatay illerinde Nisan ayının ilk haftasında gerçekleşen sel patatese zarar verdi.
Malatya: İlde Nisan ayının ilk haftasında gerçekleşen don, kayısılara zarar verdi. Zararın boyutu ürünün gelişimi daha net ortaya çıkacaktır.
Aydın Büyük Menderes: 12 Nisan’da kar erimeleri ile başlayan aşırı yağış nedeniyle, Büyük Menderes Nehrini besleyen yan derelerin taşması sonucu taşkınlar oluşarak, Büyük Menderes Havzasında Yenipazar, Koçarlı, İncirliova, Germencik ve Söke’ye kadar araziler sular altında kalmıştır.

-Üreticinin zararları-

Ziraat Odalarından TZOB’a intikal eden raporlara göre başka illerdeki hasar tespitlerini de takip ettiklerine dikkat çeken Bayraktar, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından don riski beklenen illerin önceden tespit edildiğini, bu illerde çiftçileri uyardıklarını ve önlem almasını istediklerini belirtti.
Bayraktar, “riskin beklendiği il ve ilçelerde, çiftçilerimiz, saman, lastik yakma, ürünlerin üzerini örtme, sulama gibi önlemleri alarak zararın daha da büyümesini önlediler. Bu yıl yaşanan dondan yüksek kesimlerdeki kayısı, fındık gibi ürünler zarar görse de 2014 yılında yaşanan don afetinin bu yıl yaşanmamış olması tesellimiz oldu” dedi.