Bayraktar’ın Konya temasları

-Bayraktar’ın Konya temasları

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Selçuklu ve Karatay Ziraat Odaları ile Konya 13. Uluslararası Tarım, Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarı’nı ziyaret etti

 

Konya – 26.03.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Konya temasları çerçevesinde Selçuklu ve Karatay Ziraat Odaları ile Konya 13.  Uluslararası Tarım,  Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarı’nı ziyaret etti.

Bayraktar, Karatay ve Selçuklu Ziraat Odaları ziyaretlerinde, Odaların aktardığı sorunları dinledi.

Şemsi Bayraktar’ın Selçuklu ve Karatay Ziraat Odaları ziyaretine TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur ve Ziraat Odası başkanları katıldı.

Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a plaket takdim etti.

Buradan Konya Ziraat Odaları İl Kongresi’ne katılan Bayraktar, daha sonra Konya 13.  Uluslararası Tarım,  Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarını ziyaret etti. Fuar ziyaretlerine, Karaman, Afyonkarahisar, Aksaray, Niğde, Isparta Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanları da katıldı.

Buğdayda rekolte beklentisi arttı…


-Buğdayda rekolte beklentisi arttı…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “1 Ekim-28 Şubat döneminde yağışlar, geçen dönemin
yüzde 77,4, normalin yüzde 11,9 üzerinde gerçekleşti”
-“Şartlar bundan sonra da olumlu devam ederse buğday üretimi rahatlıkla 22 milyon tonu aşar”
-“Buğday tarlalarının 4’te 3’ü kuru tarım arazisi. Bundan dolayı yağışların iyi gitmesi buğdayda verimin artması için şart”
-“Ekilen alanın sadece 4’te 1’i sulu arazi olmasına karşın, üretimin 3’te 1’inden fazlası bu alanlarda yapılıyor. Kuru alanda dekar başına 209 kilogram olan buğday veriminin, sulu alanda 346 kilograma çıkması ve yüzde 65,6 oranında artması sulamanın önemini gösteriyor”
-“Türkiye, bir önce sulama yatırımlarını tamamlamalı, birim alanda aldığı verimi artırmalıdır”
-“Buğdayda üretim artışı için suyun yanında kaliteli tohum, yeterli ve zamanında girdi kullanımının da önemli”
-“Türkiye’nin mevcut potansiyelini kullanarak kısa zamanda rahatlıkla 25-26 milyon ton buğday üretim rakamına ulaşabilir”
-“Türkiye, verimliliğini artırarak potansiyelini harekete geçirirse, büyük buğday ihracatçılarından biri haline gelebilir”

Ankara – 29.03.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1 Ekim-28 Şubat döneminde yağışlar, geçen dönemin yüzde 77,4, normalin yüzde 11,9 üzerinde gerçekleştiğini bildirerek, “Şartlar bundan sonra da olumlu devam ederse buğday üretimi rahatlıkla 22 milyon tonu aşar” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2013 yılında 22 milyon 50 bin tona kadar yükselen buğdayda üretiminin 2014 yılında başta kuraklık olmak üzere yaşanan doğal afetler nedeniyle 19 milyon tona kadar gerilediğini, bu üretim sezonunda toprağın kar ve yağmur yağışlarına doyduğunu belirtti.

-Ekilen alan azalıyor, verim artıyor-

Beslenmedeki temel ürünler içinde başa gelen buğdayın stratejik bir ürün olduğunu vurgulayan Bayraktar, son yıllarda mısır gibi ürünlere kayış nedeniyle, buğday ekim alanlarındaki azalmaya rağmen, verimdeki artış nedeniyle üretim miktarının değişmediğine dikkati çekti. 2013 yılında 7 milyon 772 bin hektar alanda dekar başına 283 kilogram verimle 22 milyon 50 bin ton buğday üretildiği bilgisini veren Bayraktar, 2014 yılında üretim alanları 7 milyon 912 bin hektara çıksa da kuraklık nedeniyle verimin dekarda 240 kilograma düşmesi sonucu üretimin 19 milyon tona indiğini hatırlattı.

-Yağışlar sevindirdi-

2014-2015 üretim döneminin başladığı Ekim ayından itibaren kar ve yağmur şeklinde düşen yağışların ülke genelinde hububat üretimi açışından oldukça önemli
ve sevindirici olduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Sonbahar ve kış yağışlarıyla çimlenen hububat, yağan karın yorgan vazifesi görmesiyle etkili soğuktan ve dondan korundu, bahar dönemine iyi bir şekilde hazırladı. Buğday gelişmesinin ikinci devresi olan sapa kalkmada buğdayın 10–15 santigrat derece sıcaklık ve yüzde 65 oranında nispi nem isteği oluyor. Buğdayın en fazla suya ihtiyaç duyduğu dönemleri çimlenme, kardeşlenme, sapa kalkma, başaklanma ve süt olum dönemleridir. Bu nedenle buğdayın çimlenmesini sağlayan yağışların yanında en çok yağışa ihtiyaç duyulan dönemler Mart sonu, Nisan ve Mayıs aylarının başlarıdır. Yağışlar halen iyi bir şekilde sürüyor. 1 Ekim-28 Şubat döneminde yağışlar, geçen dönemin yüzde 77,4, normalin yüzde 11,9 üzerinde gerçekleşti. Önümüzdeki günlerde don, dolu, sel ve aşırı yağış gibi doğal afetler olmaz ve yağışlar mevsim normallerinde gerçekleşirse rekolte çok iyi olur. 2013’ler seviyesinde bir rekolte bekleyebiliriz. Şartlar bundan sonra da olumlu devam ederse buğday üretimi rahatlıkla 22 milyon tonu aşar.”

-Buğdayın 12,3 milyon tonu kuruda, 6,7 milyon tonu suluda üretiliyor-

Türkiye’de buğday tarımının çok büyük bir bölümünün kuruda yapıldığını, bu alanlara düşen yağışın miktarı, şekli ve periyodunun oldukça önem arz ettiğini belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Buğday ekilen 7,92 milyon hektar alanın 5,98 milyon hektarı kuru, 1,94 milyon hektarı sulu arazi. Buna karşın kuru arazide 12,33 milyon ton buğday üretilirken, sulu arazideki üretim 6,67 milyon tonu buluyor. Buğday tarlalarının yüzde 75,4’ü, 4’te 3’ü kuru tarım arazisi. Bundan dolayı yağışların iyi gitmesi buğdayda verimin artması için şart. Ekilen alanın sadece yüzde 24,6’sı, 4’te 1’i sulu arazi olmasına karşın, üretimin yüzde 35,1’i, 3’te 1’inden fazlası bu alanlarda yapılıyor. Kuru alanda dekar başına 209 kilogram olan buğday veriminin, sulu alanda 346 kilograma çıkması ve yüzde 65,6 oranında artması sulamanın önemini gösteriyor. Türkiye, bir önce sulama yatırımlarını tamamlamalı, birim alanda aldığı verimi artırmalıdır. Hala 2,63 milyon hektar alan ekonomik ve teknik olarak sulanabilir olduğu halde gerekli yatırımlar yapılmadığı için sulamaya açılmamıştır. Bu alanları sulamaya açmalı, mevcut su kaynaklarımızı doğru ve tasarruflu kullanmalı, su havzalarımızı kirletmemeli, suyu tasarruflu kullanan basınçlı sulama sistemlerine geçişi hızlandırmalıyız.”

-Suyun yanı sıra kaliteli tohum, yeterli ve zamanında girdi
kullanımı da önemli-

Bayraktar, buğdayda üretim artışı için suyun yanında kaliteli tohum, yeterli ve zamanında girdi kullanımının da önemli olduğunu, bu alandaki maliyetlerin azaltılması gerektiğini vurguladı.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Türkiye’nin mevcut potansiyelini kullanarak kısa zamanda rahatlıkla 25-26 milyon ton buğday üretim rakamına ulaşabileceğini, verimi artırarak bu rakamı çok daha yukarılara taşıyabileceğini bildirerek, “halen ülkemiz dünya buğday üretiminin yüzde 2,5’ini üretiyor. Türkiye, verimliliğini artırarak potansiyelini harekete geçirirse, büyük buğday ihracatçılarından biri haline gelebilir” dedi.

Bayraktar, Konya Ziraat Odaları İl Kongresi’ne katıldı

-Bayraktar, Konya Ziraat Odaları İl Kongresi’ne katıldı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Türk çiftçisine, çok fazla destek ve para veriliyor diyenlere sesleniyorum, Türk çiftçisinin yapısal sorunları var. Örgütlenme ve yetersiz teknoloji de bunun içinde. Çiftçi müthiş bir maliyet baskısıyla karşı karşıya”

-“Türkiye’de 30 milyon parsel var. İşletme büyüklüğü 59 dekar. Biz bu koşullarda üretim yapıyor, ülkenin gıda güvencesini 

sağlıyoruz. 37 milyon turisti besliyor, 18 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatı yapılmasına imkan veriyoruz. Bu Türk çiftçisinin
mucizesidir”

-“Mukayeseli üstünlüğe sahip Avrupa Birliği ve ABD gibi ülkeler, çiftçilerini çok fazla destekleyerek dünyada rakipsiz hale geliyorlar. Gelişmekte olan ülkelere haksız rekabet uyguluyorlar”

-“Benim çiftçim stopaj, KDV ve ÖTV ile verilen destekleri fazlasıyla devlete iade ediyor. Biz dünyayla rekabet etmek istiyorsak, çiftçimizin arkasında durmalıyız. Ziraat Odaları Birliği olarak da yaptığımız bu”
-“Türkiye tarımla ilgili bu konjoktürel durumu ya fırsata çevirecek ya da ıskalayacak. Tercih bizim elimizde. Bu sektörde kaybedilecek zaman yok. Meslek kuruluşu olarak ilk görev bizim”

Konya – 26.03.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçinin desteklendiğinde neler yaptığının görüldüğünü bildirerek, “Türk çiftçisine, çok fazla destek ve para veriliyor diyenlere sesleniyorum, Türk çiftçisinin yapısal sorunları var. Örgütlenme ve yetersiz teknoloji de bunun içinde. Çiftçi müthiş bir maliyet baskısıyla karşı karşıya” dedi.
Bayraktar, “Türkiye’de 30 milyon parsel var. İşletme büyüklüğü 59 dekar. Biz bu koşullarda üretim yapıyor, ülkenin gıda güvencesini sağlıyoruz. 37 milyon turisti besliyor, 18 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatı yapılmasına imkan veriyoruz. Bu Türk çiftçisinin mucizesidir” diye konuştu.
Şemsi Bayraktar, Konya Ziraat Odaları İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Aralık ayında Ziraat Odaları delege seçimlerinin, Şubat ayında Ziraat Odası seçimlerinin yapıldığını, Mart ayında il kongrelerinin tamamlanacağını ve bu kongrelerde Ankara’da TZOB Genel Kurulu’nda oy kullanacak delegelerin seçiminin gerçekleştirildiğini bildirdi.
TZOB’un son derece demokratik seçimlerle yönetim organlarını oluşturduğunu, Ziraat Odası başkanlarının 4, Genel Başkan’ın 7 seçimden geçerek görevlerine seçildiğini belirten Bayraktar, şunları söyledi:
“Yaklaşık olarak 12 senedir Genel Başkanlık yapıyorum. Her genel kurulda, başta Konya olmak üzere bütün illerimiz beni destekledi. Çok başarılı genel kurullar geçirdik. Sizleri mahcup etmedik. Verdiğiniz bu güvene layık olmaya çalıştık. Genel Başkan olduğumuzda hizmet binası, günün şartlarına uygun kanunu olmayan bir kurum devraldık. 40 yıldır değiştirilemeyen Türkiye Ziraat Odaları Birliği Kanunu’nun yenilenmesini sağladık. Odalarımızı idari ve mali yönden güçlü hale getirdik. Geldiğimiz noktada odalarımızın yüzde 80’i kendi hizmet binasına sahip, yüzde 44’ünde makina parkı var. 80 tane laboratuvarı çiftçimizin hizmetine sunduk. Bunların büyük bir kısmının açılışını, değişik bölgelerde yaptım. Ürün işleme tesisleri kuruyoruz. 200’e yakın Avrupa Birlği Kırsal Kalkınma Projesi’ni hep birlikte hayata geçirdik.
Biz meslek kuruluşuyuz. İhtiyaç duyulması halinde Kanunumuzdaki bir maddeyle şirket kurma hakkına sahibiz. Artık Odalarımız çiftçimizin ihtiyacına göre şirket kurabiliyor.
Kirada oturduğumuz Ankara’daki Genel Merkez hizmet binasını satın aldık. Restorasyonunu yaptırdık. Açılışını Başbakan yaptı. 200 yataklı eğitim ve sosyal tesisimizi de bitirdik. Yakın bir tarihte açılışını gerçekleştireceğiz. Eğitim çalışmalarımıza orada devam edeceğiz. Personelimiz burada eğitimden geçecek. Bunun dışında Oda mensuplarımızı, hatta çiftçilerimizi Ankara’ya geldiklerinde burada misafir edeceğiz. Bölge toplantılarını burada yapacağız.”

-Tarımı geliştiren ülkelerdeki örgütler, üreticiyi mağdur etmez-

TZOB ve Ziraat Odaları olarak hızla büyürken paydaşların da büyümesini çok arzu ettiklerini vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
“Paydaşlarımıza her türlü desteği veriyoruz. Vermek zorundayız. Çünkü benim üreticim bir liraya ürettiğini, tüketicime 5 liraya yediriyorlarsa burada bir sistem bozukluğu var. Burada ekonomik örgütlerin varlığı fevkalade önemli. Tarımı geliştiren ülkelerdeki örgütler hiçbir zaman üreticiyi mağdur etmez. Ürünü alır soğuk hava depolarına atar, üreticiyle tüketiciyi buluşturur, hatta bir sözleşmeyle sanayici ile üreticinin entegrasyonunu sağlar. Hiçbir zaman üreticinin bir liraya sattığını tüketici 5 liraya yemez.
Türkiye’de yıllarca kooperatifleri, bir takım ekonomik örgütleri kurduk ama bunları yaşatamadık. Pankobirlik, bunlardan ayrı. Başarılı bir ekonomik kuruluş. Yaptığı tesislerle bölge çiftçisine ve bölge halkına destek sağlıyor. Üretici yasasının çıkarılmasına büyük destek verdik. Buna rağmen bugün üretici birliklerinin çiftçimize yeterli hizmet verebildiğini söyleyemeyiz. Onları daha güçlü hale getirmeliyiz. Kamu marifetiyle bunu sağlama şansımız yok. Sayın Başbakan’a da arz ettik. Üretici birliklerini daha fonksiyonel hale getirelim ve üreticimiz artık pazarlama sorunu çekmesin.
Her şeyi kamudan bekleme anlayışından da sıyrılalım. Sektörümüzde her şeyi Tarım Bakanlığı’ndan bekleme anlayışından sıyrılalım. Tarım Bakanlığı’nın bazı yüklerini biz üzerimize aldık. Daha farklı hizmetlerini de alacağız. Buna talibiz. Çok önemli çünkü biz çiftçimizin yasal meslek kuruluşuyuz. Çiftçimizin sahibi biziz. Tarım Bakanlığı’ndan ve Tarım il, ilçe müdürlüklerinden evvel bütün kaynaklarımızı çiftçi için kullanıp, çiftçimizin hizmetine sunmak zorundayız.”
Ziraat Odalarına gelen paranın alın teri olduğuna dikkat çeken Bayraktar, “Kanunun değiştirilmesini sağladık, gelirlerinizi artırdık. Allah korusun, bu parayı doğru, yerinde, çiftçinin menfaati için kullanamazsanız hem kendinizi hem de beni yakarsınız. Bu parayı doğru kullanacaksınız. Sizden isteğim bu” dedi.

-Anahtar kelime verimlilik-

Çiftçinin desteklendiğinde neler yaptığının görüldüğünü bildiren Bayraktar, şunları söyledi:
“Konya’da zaman zaman çiftçilerimiz mucizeler yaratıyor. Hububat, pancar, son yıllarda ayçiçeği ile meyve ve sebzede önemli bir yerde. Bazı ürünlerde Türkiye birincisi. İmkan verildiğinde çiftçimiz, bu ülkenin gıda güvencesini sağlıyor. Her türlü ürünü verimli bir şekilde yetiştiriyor.
Çiftçimiz, dünya ile de rekabete açıldı. Dünya Ticaret Örgütü’nün kuralları Türkiye’yi de bağlıyor. Önümüzdeki dönemde buğdayımızı ve hayvanımızı koruyamayabiliriz. Burada anahtar kelime verimliliktir. Buna mukayeseli üstünlük diyoruz. Gelişmiş ülkelerde verimlilik rakamları yüksek. Bizim mukayeseli üstünlüğü sağlamamız lazım. Bunun için de ilk olarak Konya Ovası’nı parçalamaktan vazgeçeceğiz. Bununla ilgili Torak Koruma Kanunu’nun çıkarılması fevkalade önemli. Bu Kanuna biz de katkı verdik. Hem arazi parçalanmasını önleyeceğiz hem de arazi toplulaştırılmasını beraber yürüteceğiz. Türkiye’de 30 milyon parsel var. Biz bu koşullarda üretim yapıyor, ülkenin gıda güvencesini sağlıyoruz. 37 milyon turisti besliyor, 18 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatı yapılmasına imkan veriyoruz. Bu Türk çiftçisinin mucizesidir.”

-Sulama yatırımları bitirilmeli-

Mukayeseli üstünlüğü sağlamak için de sulama yatırımlarının, GAP, KOP, DAP, DOKAP gibi projelerin muhakkak suretle bitirilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, şöyle dedi:
“Konya Ovası Projesi (KOP) sadece Konya için değil civar iller içinde önemli. Bu 1,1 milyar hektar arazinin sulanması, 100 bin kişiye istihdam demek. Çok daha önemlisi tarımda verimlilik yakalamak, üretimi hızlı bir şekilde artırmaktır.
Mukayeseli üstünlüğe sahip Avrupa Birliği ve ABD gibi ülkeler, çiftçilerini çok fazla destekleyerek dünyada rakipsiz hale geliyorlar. Gelişmekte olan ülkelere haksız rekabet uyguluyorlar. Müthiş destekler veriyorlar. Türk çiftçisine, çok fazla destek ve para veriliyor diyenlere sesleniyorum, Türk çiftçisinin yapısal sorunları var. Örgütlenme ve yetersiz teknoloji de bunun içinde. Çiftçi müthiş bir maliyet baskısıyla karşı karşıya…

-Bize verilen destekler neden birilerini rahatsız ediyor-

Girdi maliyetlerimiz de yüksek. Özellikle mazotta desteğin artırılmasını talep ediyoruz. ÖTV ve KDV’nin aşağıya çekilmesini istiyoruz. Mutlak üstünlüğe sahip ülkeler bu kadar destek verirken, bize verilen destekler neden birilerini rahatsız ediyor?
Benim çiftçim stopaj, KDV ve ÖTV ile verilen destekleri fazlasıyla devlete iade ediyor. Biz dünyayla rekabet etmek istiyorsak, çiftçimizin arkasında durmalıyız. Ziraat Odaları Birliği olarak da yaptığımız bu.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak yaptığımız çalışmada tarımda 40 milyar lira civarında verimlik ve israf kaybımız var. Bu kayıpları ürün ekerken, hasatta dane kaybıyla, yetersiz ve yanlış gübre kullanarak yapıyoruz. Sadece 10 milyar lira yetersiz ve yanlış gübre kullanmaktan bu sektörün kaybı var. Bunu ekonomiye kazandırmamız lazım. Odalarımızın açtıkları 80 laboratuvar bu açıdan önemli.
Değerli Başkanlarım çiftçilerimizin toprağını tahlil etmelerini sağlayalım. Buna devlet desteği de var. Bazı çiftçilerimizin topraklarını bu laboratuvarlara getirmediklerini tespit ediyoruz. 8 bin 10 bin üyesi olan Odalarımızdan ancak 5-6 bin çiftçi toprak getiriyor. Sadece kurmak yetmez, çiftçimizin de bu laboratuvarda tahlil yaptırmasını sağlayalım.”

-“Ziraat Odaları Birliği olarak bilgiye çok önem veriyoruz”-

Ziraat Odaları Birliği olarak bilgiye çok önem verdiklerini bildiren Bayraktar,” bu sektörde hangi desteği verirseniz verin, bilgiyi eksik bıraktığınızda sizin verimlilik rakamlarına ulaşmanız mümkün değil. Muhakkak suretle çiftçiyi bilgiyle tanıştırmanız lazım” dedi. Bayraktar, bunun bilincinde olarak başta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve ona bağlı Sosyal Güvenlik Kurumu ile Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlarla eğitim protokolü imzaladıklarını ve Türkiye’nin her tarafında çiftçileri eğitime aldıkları belirtti. Bunları yapmak zorunda olduklarını belirten Bayraktar, “tarım sektörü dünyada enerji sektörüyle beraber en stratejik sektörlerden biri. Türkiye tarımla ilgili bu konjoktürel durumu ya fırsata çevirecek ya da ıskalayacak. Tercih bizim elimizde. Dünyadaki gıda spekülasyonlarını, fiyatlardaki manipülasyonları görüyorsunuz. Önümüzdeki yıllarda bunlar devam edecek. Bu sektörde kaybedilecek zaman yok. Meslek kuruluşu olarak ilk görev bizim. Türkiye bunları fırsata çevirmek için gerekli tedbirleri almalı” dedi.
Bayraktar, hedeflerinin tarlaya girerken de çıkarken mutlu olan yüzü gülen bir Türk çiftçisi olduğunu, bu hedefe ulaşmak içinde ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini bildirdi. Gayri safi yurtiçi hasılaya daha katkı vermek istediklerini belirten Bayraktar, “önümüzdeki 10-15 yıl içinde gayri safi yurtiçi hasılaya 150 milyar dolarlık katkı sağlamamız lazım. 62-63 milyar dolarlık bugünkü seviye ile yetinemeyiz. Bununla sevinemeyiz. Bizim kapasitemiz bu değil. Tarımla gayri safi yurtiçi hasılaya 150 milyar dolarlık katkı sağlayacağız. Bu sadece çiftçimizin değil, ülkemiz de zenginliği olacaktır” diye konuştu.
Konya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çevik de kongrede yaptığı konuşmada, 2002 yılında 23 milyar dolar olan tarımsal hasılanın 2014 yılında 62 milyar dolara ulaştığını, Konya’nın bu hasılanın yüzde 7’sini tek başına karşıladığını söyledi.
Konya İl Kongresi’ne çevre illerden Oda başkanları, TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur da katıldı.

Erzurum Ziraat Odalarının Başkanlarından, Bayraktar’a teşekkür ve destek ziyareti


-Erzurum Ziraat Odalarının Başkanlarından, Bayraktar’a teşekkür ve destek ziyareti

 

Ankara – 25.03.2015 – Genel Başkanlık için yeniden adaylığını açıklayan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a Ziraat Odalarından teşekkür ve destek ziyaretleri sürüyor.

Erzurum Ziraat Odalarının Başkanları, Ankara’ya gelerek, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a teşekkür ve destek ziyaretinde bulundu.

Erzurum’dan 13 Ziraat Odası Başkanı, TZOB Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Bayraktar tarafından kabul edildi. Oda Başkanları, Bayraktar’ın yeniden aday olmasının Ziraat Odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin hızlı gelişiminin devamını sağlayacağına inandıklarını bildirdiler.

Bayraktar döneminde Ziraat Odaları Birliği’nin tarihinde birlik binası başta olmak üzere Türkiye genelinde faaliyetlerini sürdüren Ziraat Odalarının yüzde 80’inden fazlasını kendi hizmet binasına kavuştuğunu, en büyük atılımların yapıldığı, gelişmelerin yaşandığı bir dönem olduğunu belirten Oda Başkanları, Ziraat Odaları olarak kendilerine, Türk çiftçisine yaptıkları büyük hizmetleri takdirle karşıladıklarını vurguladılar.

Oda Başkanları olarak Genel Başkana güvendiklerini ve desteklediklerini bildirdi.

Erzurum Ziraat Odaları’nın kabulünde, TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Latif Maskan da hazır bulundu.

Adıyaman Ziraat Odalarının Başkanlarından, Bayraktar’a teşekkür ve destek ziyareti


Adıyaman Ziraat Odalarının Başkanlarından, Bayraktar’a teşekkür ve destek ziyareti

 

Ankara – 25.03.2015 – Genel Başkanlık için yeniden adaylığını açıklayan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a Ziraat Odalarından teşekkür ve destek ziyaretleri sürüyor.

Adıyaman Ziraat Odalarının Başkanları, Ankara’ya gelerek, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a teşekkür ve destek ziyaretinde bulundu.

Adıyaman’dan 8 Ziraat Odası Başkanı, TZOB Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Bayraktar tarafından kabul edildi. Oda Başkanları, Bayraktar’ın yeniden aday olmasının Ziraat Odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin gelişiminin sürmesi demek olduğunu bildirdiler.

Bayraktar döneminde Ziraat Odaları’nın hizmet binası, fabrika, ambalaj, paketleme, ürün işleme tesisleri kurmada, makine parkları oluşturmada adeta yarıştığını, Birliğin Odaların gelişime büyük katkı sağladığını belirten Oda Başkanları, Ziraat Odaları olarak kendilerine, Türk çiftçisine yapılan büyük hizmetleri takdir ettiklerini belirttiler.

Oda Başkanları, Genel Başkana güvendiklerini ve desteklediklerini bildirdiler.

Ordu Ziraat Odalarının Başkanlarından, Bayraktar’a teşekkür ve destek ziyareti


-Ordu Ziraat Odalarının Başkanlarından, Bayraktar’a teşekkür ve destek ziyareti

 

Ankara – 25.03.2015 – Genel Başkanlık için yeniden adaylığını açıklayan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a Ziraat Odalarından teşekkür ve destek ziyaretleri sürüyor.

Ordu Ziraat Odalarının Başkanları, Ankara’ya gelerek, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a teşekkür ve destek ziyaretinde bulundu.

Ordu’dan 16 Ziraat Odası Başkanı, TZOB Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Bayraktar tarafından kabul edildi. Oda Başkanları, Ziraat Odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin ufkunu açan Bayraktar’ın yeniden aday olmasından memnuniyet duyduklarını bildirdiler.

Bayraktar döneminde 50 yıldır değiştirilemeyen Ziraat Odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği Kanunu’nun yenilendiğini ve Ziraat Odalarının ekonomik anlamda güçlü hale geldiğini böylelikle Ziraat Odaları Birliği’nin tarihinde büyük atılımların yapıldığı, gelişmelerin yaşandığı bir dönem olduğunu belirten Oda Başkanları, Ziraat Odaları olarak kendilerine, Türk çiftçisine yaptıkları büyük hizmetleri takdir ettiklerini belirttiler.

Oda Başkanları olarak Genel Başkana güvendiklerini ve desteklediklerini bildirdi.

Bayraktar, Sakarya Ziraat Odaları İl Kongresi’ne katıldı

-Bayraktar, Sakarya Ziraat Odaları İl Kongresi’ne katıldı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:  “Birlik binası başta olmak üzere Türkiye genelinde faaliyetlerini sürdüren Ziraat Odalarının yüzde 80’inden

fazlası kendi hizmet binasına kavuştu”

-“50 yıldan beri çıkarılamayan kanunları çıkardık ve Ziraat Odalarımız ekonomik anlamda güçlü hale getirildi”

-“Birliğimizi mükemmel sayılacak nitelikte bir sosyal tesise kavuşturduk”

-“Devletin verdiği desteği çiftçi zaten stopajla, ÖTV’yle, KDV’yle fazlasıyla geri ödüyor. Tarımına destek veren ülkelere bir baktığımızda, çiftçilerine ne kadar destek sağlanıyor görüyoruz”

-“Satıcıyla üreticiyi buluşturacak, sözleşmeli üretim modelini geliştirecek ekonomik örgütler maalesef yok”

-“Çiftçimiz daha çok desteklenmeli ki rekabet edecek seviyeye gelsin ve hasıladaki payı yılda 150 milyar dolara çıksın. Biz, bu güzel yurdumuzun sigortasıyız”

 

Sakarya – 23.03.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, göreve geldiği günden bugüne kadar önemli çalışmalara imza attıklarını bildirerek,  “Bu süre içinde birlik binası başta olmak üzere Türkiye genelinde faaliyetlerini sürdüren Ziraat Odalarının yüzde 80’inden fazlasını kendi hizmet binasına kavuştu” dedi.

Bayraktar, “50 yıldan beri çıkarılamayan kanunları çıkardık ve Ziraat Odalarımız ekonomik anlamda güçlü hale getirildi. Yine Birliğimizi mükemmel sayılacak nitelikte bir sosyal tesise kavuşturduk. Önümüzdeki günlerde düzenleyeceğimiz törenle açılış yapacağız” diye konuştu.

Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Akyazı Ziraat Odası Başkanı Ali Şener Bayraktar’ın divan başkanlığı, Hendek Ziraat Odası Başkanı Hayri Duran’ın divan ikinci başkanlığı ve Karapürçek Ziraat Odası Başkanı Zekeriya Yıldırım’ın katip üyeliği yaptığı genel kurulda, Ali Şener Bayraktar, 2011-2014 döneminde Sakarya Ziraat Odalarının başarılı bir çalışma dönemi geçirdiğini, birçok çiftçi sorununun çözüldüğünü bildirerek, sorunların çözülmesine destek veren TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’e teşekkür etti.

Şemsi Bayraktar, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (SATSO) kongre salonunda düzenlenen Sakarya Ziraat Odaları İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Ziraat Odalarının ürün işleme, paketleme, ambalaj tesisleri olmak üzere son dönemde büyük atılımlar yaptığını belirtti.

Bayraktar, şöyle dedi:

“Odalarımız, Aydın’da zeytinyağı fabrikası, Manavgat, Kumluca’da ambalajlama, paketleme tesisi ve ürün işleme tesisi kurdular. Ziraat mühendisi istihdamı yapıyor ve danışmanlık hizmeti veriyorlar. Bundan memnuniyet duymamak tabii ki mümkün değil. Eğitim çalışmalarına son yıllarda çok önem veriyoruz. Odalarımızın da bu eğitim çalışmalarına katkılarını sağlıyoruz. Hem çiftçilerimizi eğitiyoruz hem kadın çiftçilerimizi eğitiyoruz hem de şuanda Türkiye’nin her tarafında genç çiftçi eğitimine başladık.

Ziraat Odalarımızda bu gelişmeler olurken Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nde de gelişme ve çalışmalar var. Ben geldiğimde hizmet binası olmayan bir kurumdu. Şuan müstakil hizmet binası var. Ayrıca bu yıl 200 yataklı Eğitim ve Sosyal Tesisimizi de bitirdik. İnşallah önümüzdeki günlerde hizmete açacağız. Burada kurum içi eğitimlerine önem vereceğiz. Bölge toplantılarını yapacağız. Ve Türkiye’nin muhtelif yerlerinden gelen oda başkanlarımız, yönetim kurulu üyelerimiz, meclis üyelerimiz, hatta üye kartı olan çiftçilerimiz Ankara’da bu tesiste kalma imkanı bulacaklar.

Tarım Kredi Merkez Birliği ve onun bünyesinde faaliyet gösteren Tarnet ile yaptığımız anlaşma çerçevesinde otomasyonu da bitirdik. Bundan sonra bir şifreyle tapu, nüfus kayıtlarına ulaşılabilecek. Sosyal Güvenlik Kurumu’na, çiftçi kayıtlarına entegre olunacak. Bunlar, kurumsal kimliğe kavuşmuş olan Odalarımızın, Birliğimizin önümüzdeki yıllarda çok daha fazla büyümesi için fevkalade önemli.”

 

-“Fındıkta alan bazlı desteğin sürmesi sağlandı”-

 

Bayraktar, yaptıkları çalışmalar sonucunda fındık ürününün yine alan bazlı desteğinin sürmesinin sağlandığını, Sakarya da dahil olmak üzere fındık alanı olarak gösterilmediği için desteklerden yararlanamayan yerleri destek kapsamına aldırdıklarını belirtti.

 

-“Çiftçinin bir liraya sattığı ürünü tüketici 5 liraya alıyor”-

 

Çiftçinin bir liraya sattığı ürünü tüketicinin beş liraya aldığını, bu durumdan çiftçinin zarar gördüğünü vurgulayan Bayraktar, bunun kooperatifler tarafından çözülebileceğinin altını çizerek şunları söyledi:

“Görüldüğü gibi bu durumdan çiftçi zarar görüyor. Parayı ise aracılar kazanıyor. Bu olumsuzluğun ortadan kaldırılabilmesi için çiftçimize yapılan destekler artarak devam ettirilmeli ve üretim maliyeti mutlak surette aşağıya çekilmelidir. En önemlisi de aracıların yerini, çiftçiler tarafından kurulmuş olan kooperatifler almalıdır. Bu ülkede ekonomik örgütleri güçlü hale getirmek zorundayız. Bugün bizim ürettiğimiz ürünleri, meyvemizi ve sebzemizi biz 1 liraya üretiyor, tüketici de bunu 5 liraya yiyorsa bu ekonomik örgütlerin güçlü olmamasıyla ifade edilebilir. Çünkü bu malı alacak, stoklayacak. Satıcıyla üreticiyi buluşturacak, sözleşmeli üretim modelini geliştirecek ekonomik örgütler maalesef yok.

Tarımı gelişen bütün ülkelerde ekonomik örgütler güçlü ve fonksiyonel. İşlevsel olmak, mensuplarına fayda temin etmek, iş görmek önemlidir. Ama biz bunu sağlayamadık. Üretici birlikleri bugünkü haliyle fonksiyonel değil. Bunların kanunu çıkarken çok katkı sağladık. Ama onları idari ve mali yönden daha güçlü hale getirmemiz lazım.

Örgüt olmayınca plansızlık beraberinde geliyor. Ürün para etmiyor. Hayvanlar para etmiyor. Süt hayvanları kesime gidiyor, süt hayvancılığı para etmiyor. Yaptığımız girişimler sonucunda müdahale kurumu kurdurduk. Böylece Et-Balık Kurumu’nun müdahale kurumu haline getirildik. Süt hayvancılığını mutlak surette ayakta tutmalıyız.”

 

-“Çiftçilerimizin desteklemeleri artırılmalı”-

 

Çiftçinin destek verildiğinde ihtiyaç olan her ürünü yeterli miktarda temin edeceğini gösterdiğini belirten Bayraktar, “Uzağa gitmeye gerek yok. Sakarya’da destekle yem bitkileri üretimi artmış, hayvancılık büyümeye başlamıştır. Süs bitkiciliği gelişmiştir. Tavukçuluk gelişmiştir. Birçok firma bugün rekabet içinde çalışıyor. Kalite ve standart noktasında çok mesafe alındı. Avrupa standartlarında üretim yapılıyor. Sakarya’da bazı meyve çeşitlerinde bakıyoruz, üretimi sağlamışız. Kaliteli üretim yapıyoruz. Türkiye’nin her tarafında üreticimize destek verildiğinde üreticimiz mucizeleri başarıyor” dedi.

 

-“Aile işletmeleri tarımın sigortasıdır”-

 

Aile işletmeciliğinin desteklenmesi ve güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Bayraktar, “Aile işletmeciliği tarımın sigortasıdır. Tarımsal ve hayvansal üretimde sürdürülebilir olmak, üretimin sürdürülebilir kılınması için aile işletmelerinin desteklenmesi şart. Çünkü bu işletmeler çok fazla kar peşinde değil. Bu işletmeler zaman zaman zarar ederler ama faaliyetlerine devam ederler. Ve bu ülkenin gıda güvencesini temin ederler. Geçen yıl biliyorsunuz, bu manada birçok toplantılarda yapıldı. Bununla da ilgili destekler aile işletmelerine verilecek” dedi.

 

-“40 milyar verimlilik kaybı var”-

 

Tarladan hasada kadar 40 milyar lira verimlilik kaybı, israfı olduğunu belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bunu ekonomiye kazandırmamız lazım. Sadece yetersiz ve yanlış gübre kullanmaktan dolayı 10 milyar lira civarında ekonomik kaybımız var. Bu fevkalade önemli bir rakam. Ziraat Odaları olarak bu laboratuvarları niye kuruyoruz. Değerli çiftçilerimizin toprak tahlili yaptırmaları önemli. Bununla alakalı desteklemeler de var. Çiftçimiz bu toprak tahlillerinden destekleme alıyor. Çiftçilerimizden topraklarını alalım getirelim ve tahlil yaptıralım. Çiftçinin topraklarının mutlaka tahlil ettirilmesi gerekir. Ziraat Odaları genel kaynaklarını çiftçiye kullanmalı, mesela biz de laboratuvar yapalım Sakarya’ya, Tarım Bakanlığı Sakarya’ya laboratuvar kurulmasına hazır, yapalım bunu, bu israfı ekonomiye kazandırırsak daha fazla ihracat yaparız. Verimlilik rakamlarını en kısa zamanda telafi etmemiz, artırmamız lazım.”

Ziraat Odası başkanlarına seslenen Bayraktar, “İl Tarım Müdürlüğü’nün elindeki toprak tahlil laboratuvarını siz alın ve tahlilleri siz yapın. Çiftçiden aldığınız paraları çiftçiniz için harcayın sizleri bu konuda göreve davet ediyorum” dedi.

 

-“Anahtar kelime verimlilik”-

 

Bayraktar, “Çiftçilikte mukayeseli üstünlüğün anahtar kelimesi verimliliktir. Dekardan aldığınız verimliliği arttıracaksınız ki para kazanılsın. Aksi halde düşük maliyetlere üretim yapanlarla rekabet edemezsiniz. Bir diğer husus ise mutlak üstünlüktür. O da parayla olur. Parayı bastırıyorlar maliyeti aşağıya çekiyorlar. Bizim çiftçimiz onlarla eşit olmayan koşullarda rekabet etmek zorunda kalıyor” dedi.

 

-“Çiftçimiz daha çok desteklenmeli”-

 

“Çiftçimiz daha çok desteklenmeli ki rekabet edecek seviyeye gelsin ve hasıladaki payı yılda 150 milyar dolara çıksın” diyen Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:

“Devletin verdiği desteği çiftçi zaten stopajla, ÖTV’yle, KDV’yle fazlasıyla geri ödüyor. Tarımına destek veren ülkelere bir baktığımızda, çiftçilerine ne kadar destek sağlanıyor görüyoruz. Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin. Çiftçimiz, yüce milletimizi aç bırakmamak için elinden geleni yapıyor. Karşılığını alamıyor da olsa sürekli olarak üretiyor ve bundan sonra da üretmeyle devam edecek. Çünkü biz bu güzel yurdumuzun sigortasıyız” dedi.

21 Mart Dünya Ormancılık Günü…


-21 Mart Dünya Ormancılık Günü…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:  “Ormanlar milli ekonomiye katkıları, iklim, su ve

toprak rejimi üzerindeki olumlu etkileri ve bir geçim kaynağı olarak ulusal bir servettir”

-“İmar ve ıslah etmenin yanında ormanları korumalı ve alanlarını artırmalıyız”

-“Orman köy ve mahallelerinde gelir düzeyi diğer köy

ve mahallelere göre daha düşük, işsizlik oranı

Türkiye ortalamasının üzerindedir”

-“Orman köylülerin gelir seviyelerini diğer köy ve

mahallelere yaklaştıracak ve işsizlik oranını düşürecek

projelere öncelik verilmeli, kırsal kalkınma programlarıyla

orman köylüsünün toprağını terk etmesinin önüne

geçilmelidir”

-“Ormanların verimli olarak işletilmesi, geliştirilmesi ve

korunması, geçimini doğal kaynaklara bağlı olarak

sürdüren ve kırsalda yaşayan insanlarımız açısından

hayati önemdedir”

-“Ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve mera ıslahı

çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Biyolojik çeşitliliği

sağlayacak türde fidanların seçimine özen gösterilmelidir”

-“Çok daha yeşil bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Ziraat

Odalarımız, Ağaçlandırma Seferberliği kapsamda fidan

dikme çalışmalarını sürdürüyor”

 

Ankara – 21.03.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ormanların milli ekonomiye katkıları, iklim, su ve toprak rejimi üzerindeki olumlu etkileri ve bir geçim kaynağı olarak ulusal bir servet olduğunu bildirerek, “imar ve ıslah etmenin yanında ormanları korumalı ve alanlarını artırmalıyız” dedi.

Bayraktar, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, ormanın bir ülkede toprak ve su kaynaklarının muhafazası için hayati önem taşıdığını belirtti. Küresel ısınma ve iklim değişikliğine bağlı sorunların gün geçtikçe artması nedeniyle sera gazlarının olumsuz etkilerini gidermede ormanların büyük önem taşıdığına vurgu yapan Bayraktar, ormanların su ve su kaynaklarını koruyucu, toprak koruma fonksiyonundan dolayı suyu depolayıcı, su rejimini düzenleyici, sel ve taşkın önleyici etkileri bulunduğuna dikkati çekti.

Ormanların, dünyada, son yüzyıl içinde büyük bir yok olma süreci yaşadığını, neredeyse yarısından fazlasının orman niteliğini kaybettiğini bildiren Bayraktar, “bu değerli varlığı korumak için gereken duyarlılık gösterilmemektedir” dedi.

 

-Orman köylülerinin geliri artırılmalı-

 

 2014 verilerine göre 21 bin 584 orman köy ve mahallelerinde 7 milyon 346 bin 297 kişi yaşadığını, bu kesimin ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 9,6’sını, kırsal nüfusun ise yüzde 40’ını barındırdığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Orman köy ve mahallelerinde gelir düzeyi diğer köy ve mahallelere göre daha düşük, işsizlik oranı Türkiye ortalamasının üzerindedir. Orman köylülerin gelir seviyelerini diğer köy ve mahallelere yaklaştıracak ve işsizlik oranını düşürecek projelere öncelik verilmeli, kırsal kalkınma programlarıyla orman köylüsünün toprağını terk etmesinin önüne geçilmelidir. Ormanlar büyük bir zenginlik kaynağı olabilir. Ormanların verimli olarak işletilmesi, geliştirilmesi ve korunması, geçimini doğal kaynaklara bağlı olarak sürdüren ve kırsalda yaşayan insanlarımız açısından hayati önemdedir.”

Dünyadaki hızlı nüfus artışı ve sanayileşmenin, doğal kaynaklar üzerinde yoğun baskılar oluşturduğunu, ormanların bu olumsuzluktan ciddi şekilde etkilendiğini vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

 “Yapılan çalışmalar, 2023 yılına kadar dünya nüfusunun yıllık ortalama yüzde 2 artacağını, orman alanlarının tahribinin süreceğini, endüstriyel odun hammaddesi açığının artacağını belirtmektedir. Araştırmalar ormanların biyoçeşitlilik, toprak koruma, su üretimi, rekreasyon, avcılık, eko turizm gibi fonksiyonlarının giderek önem kazanacağı ve bunun doğal orman alanlarından yapılan üretim üzerinde bir baskı unsuru oluşturacağını gösteriyor.

 

-Ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve mera ıslahı önemli-

 

Ormancılığının geliştirilebilmesi, ülke topraklarının korunması ve orman köylülerinin sorunlarının çözümü bakımından ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve mera ıslahı çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Biyolojik çeşitliliği sağlayacak türde fidanların seçimine özen gösterilmelidir. Orman köylerindeki kooperatifçilik çalışmalarına önem verilmeli, kooperatiflerin rekabet gücü artırılmalıdır. Orman köylülerinin kalkındırılması için alternatif çözümler üretilmeli, bu konudaki projelere destek verilmelidir. Tarım arazilerimizin sellerden zarar görmemesi, topraklarımızın erozyonla kaybolmaması, iklim ve su rejimine ait ekolojik dengenin bozulmaması için çayır mera ve ormanların tahribatının önüne geçilmeli, mevcut orman varlığı ile çayır ve meralar korunmalı ve orman alanları artırılmalıdır.”

 

-Ağaçlandırma seferberliği-

 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak ormanlar olmadan dünyamızda canlıların yaşamlarını sürdüremeyeceği bilinciyle ağaçlandırma çalışmalarına büyük önem verdiklerini bildiren Bayraktar, “Çok daha yeşil bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Bu çerçevede 2012 yılında Ağaçlandırma Seferberliği Kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile protokol imzaladık. Ziraat Odalarımız, bu kapsamda fidan dikme çalışmalarını sürdürüyor” dedi.

Bayraktar “Rize Günleri”nde…

-Bayraktar “Rize Günleri”nde…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Rize Tanıtım Günleri’ni ziyaret etti

 

Ankara – 19.03.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ankara’da bu yıl altıncısı düzenlenen “Rize Tanıtım Günleri” kapsamında açılan standları ziyaret etti.

Rize Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç, Pazar Ziraat Odası Başkanı Nurettin İnce, Ardeşen Ziraat Odası Başkanı Turan Kabaoğlu, Derepazarı Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Albayrak, Fındıklı Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Özsoy, İyidere Ziraat Odası Başkanı Recep Ali Çelik, Çayeli Ziraat Odası Başkanı Mustafa Demirci, Genel Başkan Bayraktar’a sergilenen ürünler, el işlemeleri ve yöresel lezzetler hakkında bilgi sundu.

İlk olarak Rize Ziraat Odası’nın açtığı standı ziyaret eden Bayraktar, Oda Bakanları ile bir süre görüştükten sonra, Çayeli, Fındıklı, Pazar, Ardeşen, İyidere kaymakamlıkları ve belediyelerinin standlarında, kaymakam ve belediye başkanlarıyla sohbet edip, anı fotoğrafı çektirdi.

Çaykur standını ziyaret eden Bayraktar, Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu ile bir süre görüştü.

Şemsi Bayraktar’a TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Nejat Gamzeli de eşlik etti.

Bayraktar’ın kabulleri…


-Bayraktar’ın kabulleri…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, eski Devlet ve Orman Bakanı Nevzat Ercan, Türk-İş eski Genel Başkanı Salih Kılıç ve Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alemdar ile görüştü

 

            Ankara – 18.03.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, eski Devlet ve Orman Bakanı Nevzat Ercan, Türk-İş eski Genel Başkanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Yönetim Kurulu Üyesi Salih Kılıç ve Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alemdar ile görüştü.

            TZOB Genel Merkezi’nde yapılan görüşmede, güncel konular ele alındı, fikir teatisinde bulunuldu.