Çiçekçilik sektörü jest bekliyor…


-Çiçekçilik sektörü jest bekliyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Bu özel günde süs bitkileri sektörüne bir jest yapılmalı, KDV oranı yüzde 18’den yüzde 8’e düşürülmelidir”

-“Böyle yapılırsa gül fiyatları ucuzlar”

-“Hem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hem de Orman ve Su İşleri Bakanlığı sektörde yetkili. Sektörün bir sahibi olmalı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda sektör için bir daire başkanlığı kurulmalı”

-“Sevgililer Günü’nün simgesi kesme gülde Türkiye büyük potansiyele sahip. Ülkemiz rahatlıkla gül bahçesi haline gelebilir”

-“14 Şubat, en çok çiçek gönderiminin yapıldığı günlerden biri. Güller bu özel günde çok tercih edilen çiçektir”

-“Dayanıklılığı az, üretimi meşakkatli olan kesme gülde üretim desteklenmeli, ucuz ithalata izin verilmemeli”

-“Gerekli destek sağlanırsa, 2014 yılında 3,8 milyon artışla 87,2 milyon adede yükselen gül üretimi, çok daha fazla üretim rakamlarına rahatlıkla ulaşır”

-“Kesme gül üretiminde İzmir 33,3 milyon adetle ilk sırada yer alırken, bu ili 23,2 milyon adetle Mersin, 14,4 milyon adetle Yalova, 11,2 milyon adetle Antalya izledi”

-“Son yıllarda gelir getiren bir tarım faaliyeti haline gelen süs bitkileri sektörü, hızlı gelişiyor. İstihdam ve ihracata katkı sağlıyor”

-“Özellikle ihracatın artırılması amacıyla tanıtım, reklam faaliyetleri ve koordinasyonu sağlayacak güçlü bir dış pazarlama organizasyonunun oluşturulması gerekir”

-“Sektörde katma değerin daha hızlı artırılabilmesi için; süs bitkileri araştırma-geliştirme kuruluşlarının çalışmalarına ağırlık verilmeli ve bu kuruluşlar yaygınlaştırılmalıdır”

 

Ankara – 14.02.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde çiçekçilik sektörünün jest beklediğini bildirerek, “Bu özel günde süs bitkileri sektörüne bir jest yapılmalı, KDV oranı yüzde 18’den yüzde 8’e düşürülmelidir. Böyle yapılırsa gül fiyatları ucuzlar” dedi.

Sevgililer Günü gibi özel günlerin üreticiye de fırsat sunduğunu bildirerek, “14 Şubat, en çok çiçek gönderiminin yapıldığı günlerden biri. Güller bu özel günde çok tercih edilen çiçektir. Sevgililer Günü’nün simgesi kesme gülde Türkiye büyük potansiyele sahip. Ülkemiz gül bahçesi haline gelebilir” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, dayanıklılığı az, üretimi meşakkatli olan kesme gülde üretimin desteklenmesi, ucuz ithalata izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Gerekli destek sağlanması halinde 2014 yılında 3,8 milyon artışla 83,4 milyon adetten 87,2 milyon adede yükselen kesme gül üretiminin, çok daha fazla üretim rakamlarına rahatlıkla ulaşacağını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“14 Şubat Sevgililer Günü gibi özel günler, üreticimize de fırsat sunuyor. 14 Şubat, en çok çiçek gönderiminin yapıldığı günlerden biri. Güller bu özel günde çok tercih edilen çiçektir. Sevgililer Günü’nün simgesi kesme gülde Türkiye büyük potansiyele sahip. Ülkemiz gül bahçesi haline gelebilir. 2014 yılında İzmir’de 33 milyon 285 bin, Mersin’de 23 milyon 223 bin 350, Yalova’da 14 milyon 394 bin 650, Antalya’da 11 milyon 195 bin, Adana’da 2 milyon 820 bin, Şanlıurfa’da 1 milyon, Samsun’da 630 bin 600, Kocaeli’nde 240 bin, Ordu’da 179 bin 96, İstanbul’da 150 bin, Bursa’da 27 bin 500, Balıkesir’de 24 bin, Kastamonu’da 12 bin 750, Hatay, Malatya, Düzce, Kahramanmaraş, Kırklareli’nde ise az miktarda gül üretiliyor.

Son yıllarda gelir getiren bir tarım faaliyeti haline gelen süs bitkileri sektörü, hızla gelişiyor. İstihdam ve ihracata katkı sağlıyor. Süs bitkileri içinde en çok üretilen kesme çiçeklerdir. Ülkemiz, mevcut iklim ve coğrafi yapısıyla, kesme çiçek üretimi açısından büyük potansiyeli olan ülkelerin başında gelmektedir. Kesme çiçek sektörü sağladığı istihdam ve ihracat hacmi dolayısıyla birçok ülkenin ekonomisinde giderek artan bir öneme sahiptir. Bugün, Hollanda gibi ülkeler süs bitkileri ihracatından milyarlarca dolar gelir sağlamaktadır. Ülkemizde bölge, iklim ve üretim teknikleri gibi özellikler göz önüne alarak, iç pazar ve ihracata yönelik üretim yapılıyor.”

 

-Kesme çiçek üretim 1 milyar 25 milyon adet-

 

Kesme çiçek üretiminin büyük bölümünün örtü altında yapıldığını, 2014 yılında 1 milyar 25 milyon 490 bin 295 adet kesme çiçek üretildiğini belirten Bayraktar, “Üretimi en çok yapılan kesme çiçek türü karanfildir. Karanfil üretimi 2014 yılında 600 milyon 306 bin 680 adet olarak gerçekleşti. Karanfil üretimini 128 milyon 966 bin 610 adetle gerbera, 87 milyon 198 bin 966 adetle gül, 42 milyon 294 bin 975 adetle kasımpatı ve 36 milyon 526 bin 900 adetle lale izledi” dedi.

Süs bitkileri sektörünün katma değer ve istihdam oluşturma değeri yüksek, özelikle atıl işgücünün değerlendirilmesinde önde gelen sektörlerden biri olabileceğini vurgulayan Bayraktar, 2010 yılında 56 milyon dolar olan süs bitkileri ihracatının, 2011 yılında 76 milyon dolara çıktığını, 2012 yılında 73 milyon dolara gerilediğini, 2013 yılında tekrar 77 milyon doları geçtiğini, 2014 yılında ise 86,8 milyon dolara ulaştığını bildirdi.

 

-Sektörün gelişmesi için yapılması gerekenler-

 

Türkiye’de kesme çiçek üretiminin gösterdiği artışına rağmen, dünya kesme çiçek ticaretinden büyük bir pay alamadığını belirten Bayraktar, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Hem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hem de Orman ve Su İşleri Bakanlığı sektörde yetkili. Sektörün bir sahibi olmalı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda sektör için bir daire başkanlığı kurulmalı. Kesme çiçek ihracatının dolayısıyla da gelirlerin artmasında ihracat sezonunun uzamasının önemli bir etkisi oldu. İhracat her ne kadar 2014 yılında 86,8 milyon dolara çıksa da milyarlarca dolarlık ihracat yapabilecek potansiyel mevcut. Süs bitkilerinde, 2013 yılında Hollanda, 3,8 milyar doları kesme çiçek olmak üzere 8,7 milyar dolarlık ihracat yaptığı göz önüne alırsak daha kat edecek epey bir yolumuz var.

Süs bitkileri sektörde, genel olarak yabancı orijinli bitkiler kullanılıyor. Gerek dış mekân süs bitkilerinde gerekse kesme çiçeklerde, ürün çeşitliliğinde yetersizlik söz konusu. Geliştirilen çeşitlerin ıslahçı hakları koruma altına alınmalıdır.

Düşük faizli, uzun vadeli yatırım ve işletme kredisi veya değişik kaynaklardan hibeyle sektörün desteklenmesi gerekmektedir. 

Süs bitkilerinin de bir tarımsal faaliyet olduğu gerçeğinden hareketle süs bitkilerinde uygulanan yüzde 18’lik KDV oranı mutlaka yüzde 8’e indirilmelidir.

Süs bitkisi üretiminde ileri teknoloji, yıl boyu kontrollü üretim ve topraksız tarım gibi modern üretim tekniklerinin kullanımı teşvik edilmeli, birim alandaki verimlilik, üretimde kalite, depolama tekniklerinin geliştirilmesi, raf ve vazo ömrünün artırılması konularında çalışmalar artırılmalıdır. Üretim konusunda özellikle doku kültürü laboratuvarlarının kurulması önemlidir.

Özellikle Asya ve Orta Doğu için kurak koşullara dayanıklı az bakım isteyen dayanıklı türlerin üretimine öncelik verilmelidir. 

Özellikle ihracatın artırılması amacıyla tanıtım, reklam faaliyetleri ve koordinasyonu sağlayacak güçlü bir dış pazarlama organizasyonunun oluşturulması gerekir.

Sektörde katma değerinin daha hızlı artırılabilmesi için; süs bitkileri Araştırma-Geliştirme kuruluşlarının çalışmalarına ağırlık verilmeli ve bu kuruluşlar yaygınlaştırılmalıdır.” 

Kanatlı ve süt sektörlerinde üretim ve ihracat artışı…


-Kanatlı ve süt sektörlerinde üretim ve ihracat artışı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Tavuk yumurtası üretimi 17 milyar 145 milyon adede,

tavuk eti üretimi 1 milyon 895 bin tona yükseldi. Kümes hayvanları eti ve yumurta ihracatı ise 1 milyar 53 milyon dolar oldu. Tavuk yumurtası ihracatı yüzde 1 düştü”

-“Tavuk yumurtası üretimi, 2014 yılında yüzde 3,9 artarak 16 milyar 497 milyon adetten 17 milyar 145 adede çıktı”

-“2014 Aralık ayında aylık yumurta üretimi 1,5 milyar adedi aşarak 1 milyar 510 milyon 857 bine ulaştı”

-“Tavuk eti üretimi, 2014 yılında, 2013 yılına göre yüzde 7,8 artarak 1 milyon 758 bin tondan 1 milyon 895 bin tona yükseldi”

-“Hindi etinde 2013 yılında 39 bin 627 ton olan üretim, 2014 yılında yüzde 22,8 artışla 48 bin 662 tona çıktı”

-“2013 yılında 1 milyar 14,3 milyon dolar olan kümes hayvanları eti ve yumurta ihracatı 1 milyar 53,1 milyon dolara yükseldi”

-“Kişi başına yumurta tüketimi yüzde 30, tavuk eti tüketimi ise yüzde 50 artırılabilir”

-“Üreticiyi yemde dışa bağımlılıktan kurtaracak, ucuza yem teminini sağlayacak destekler hayata geçirilirse, yumurta ve tavuk eti üretimi çok daha fazlaya çıkarılabilir”

-“Rekabet gücünü ve pazarları korumak ve yeni pazarlar elde etmek için ihracat destekleri artırılmalıdır”

-“2014 yılında sanayiye aktarılan inek sütü miktarı 8,6 milyon tonu geçti”

-“2013 yılında 281,6 milyon dolar olan süt ve süt ürünleri ihracatı, 2014 yılında yüzde 23,4 artarak 347,5 milyon dolara yükseldi”

-“Süt sektöründe üretim artışının hızla devam ediyor. Toplam süt üretimi, 2013 yılında 18,2 milyonu geçti. Okul sütü gibi uygulamalarla süt tüketiminin artırılması, tüketimin, üretim artışını karşılaması gerek”

 

Ankara – 10.02.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2013 yılında, kanatlı sektörünün hem üretimde hem de ihracatta yüz güldürdüğünü bildirerek, “Tavuk yumurtası üretimi 17 milyar 145 milyon adede, tavuk eti üretimi 1 milyon 895 bin tona yükseldi. Kümes hayvanları eti ve yumurta ihracatı ise 1 milyar 53 milyon dolar oldu” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2009 yılında 13 milyar 832 milyon 726 bin olan yumurta üretiminin, 2010 yılında 11 milyar 840 milyon 396 bin adede indiğini, 2011 yılında 12 milyar 954 bin 686 bin adede, 2012 yılında 14 milyar 910 milyon 774 bin adede, 2013 yılında 16 milyar 496 milyon 751 bin adede, 2014 yılında ise yüzde 8,7 artışla 17 milyar 145 milyon 389 bin adede çıktığını belirtti. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, tavuk yumurtası üretiminin 2013 yılında çift hanelerde arttığını, 2010 yılında, 2009’a göre yaklaşık 2 milyar adet azalarak 11,8 milyar adede inen üretimin, 2010-2014 döneminde 5,3 milyar adet arttığını vurguladı.

Şemsi Bayraktar, 2014 yılında yumurta üretiminin, 2013 yılına göre 648 milyon 638 bin arttığını bildirdi. Tavuk yumurtasında 2010 yılının Eylül ayında, aylık 1 milyar adet üretim sınırının geçildiğini,  2011 yılı Ocak ayında 1,1 milyarı, 2012 yılı Mart ayında 1,2 milyar, 2012 Ekim ayında 1,3 milyar adedin, 2013 yılının Ekim ayında ise 1,45 milyar adedin aşıldığını vurgulayan Bayraktar, “2014 yılında aylık yumurta üretimi 1,35 milyar ile 1,51 milyar adet arasında değişti. Aralık ayında aylık yumurta üretimi 1,5 milyar adedi aşarak 1 milyar 510 milyon 857 bine ulaştı” dedi.

 

-Tavuk ve hindi eti üretimi arttı-

 

Tavuk etinde 2009 yılında 1 milyon 293 bin, 2012 yılında 1 milyon 724 bin, 2013 yılında 1 milyon 758 bin 363 ton olan üretimin, 2014 yılında, 2013 yılına göre yüzde 7,8 artarak 1 milyon 894 bin 669 tona yükseldiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“2014 Aralık ayında, 2013 Aralık ayına göre yüzde 14,8 artarak 147 bin 201 tondan 169 bin 53 tona çıktı. 2014 yılının Aralık ayına göre tavuk eti üretiminde yüzde 8,4’lük artış görüldü. Tavuk etinde de 2014 yılında yüzde 7,8’lik bir artış var. 2009 yılında 1 milyon 293 bin 315 ton, 2010’da 1 milyon 444 bin 59 ton, 2011’de 1 milyon 613 bin 309 ton, 2012 yılında 1 milyon 723 bin 919 ton, 2013 yılında 1 milyon 758 bin 363 ton olan tavuk eti üretimi, 2014 yılında 1 milyon 894 bin 669 tona çıktı. 2009 yılında 30 bin 242 ton, 2010 yılında 31 bin 965 ton, 2011 yılında 36 bin 331 ton, 2012 yılında 41 bin 931 ton, 2013 yılında 39 bin 627 ton olan hindi eti üretimi, 2014 yılında yüzde 22,8 artışla 48 bin 662 tona yükseldi.”

 

-Kanatlı sektöründe ihracat 1 milyar 53 milyon dolar-

 

Tavuk yumurtasında, 2009 yılında 126,6 milyon, 2010 yılında 156,2 milyon, 2011 yılında 284,2 milyon, 2012 yılında 350,6 milyon, 2013 yılında 406,35 milyon dolar olan ihracatın, 2014 yılında yüzde 1 düşüşle 402 milyon 149 bin 577 dolara indiği bilgisini veren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Kümes hayvanları etleri, sakatatları ve benzeri ürün ihracatının 2009 yılında 150,8 milyon dolarken, 2010 yılında 203,3 milyon dolara, 2011 yılında 385,4 milyon dolara, 2012 yılında 527,3 milyon dolara, 2013 yılında 608,07 milyon dolara çıktı. İhracat, 2014 yılında, 2013 yılına göre yüzde 7,2 artarak 651 milyon 262 bin 121 dolara yükseldi.

            Tavuk yumurtası ve tavuk eti hem üretimde hem ihracatta yüz akı durumunda. 2012 yılında 877 milyon 944 bin 741 dolar, 2013 yılında 1 milyar 14 milyon 420 bin 333 dolar olan ihracat, 2014 yılında 1 milyar 53 milyon 411 bin 698 dolara çıktı.”

Bayraktar, üreticiyi yemde dışa bağımlılıktan kurtaracak, ucuza yem teminini sağlayacak destekler hayata geçirilirse, yumurta ve tavuk eti üretimi çok daha fazlaya çıkarılabileceğini vurgulayarak, “Rekabet gücünü ve pazarları korumak ve yeni pazarlar elde etmek için ihracat destekleri artırılmalıdır” dedi.

 

            -Sanayiye aktarılan inek sütü 8,6 milyon tonu aştı-

 

            Bayraktar, 2013 yılında 7 milyon 938 bin 510 ton olan sanayiye aktarılan inek sütü miktarının, 2014 yılında yüzde 8,7 artışla 8,6 milyon tonu aşarak, 8 milyon 625 bin 743 tona çıktığını bildirdi. Aralık ayında, sanayiye aktarılan inek sütü miktarının, 2013 Aralık ayına göre yüzde 4,8 artarak 653 bin 490 tondan 684 bin 760 tona yükseldiğini belirten Bayraktar, “2013 yılında 281 milyon 591 bin 165 dolar olan süt ve süt ürünleri ihracatı, 2014 yılında yüzde 23,4 artarak 347 milyon 519 bin 54 dolara yükseldi” dedi.

            Süt sektöründe üretim artışının hızla devam ettiğini, toplam süt üretiminin 2013 yılında 18,2 milyonu geçtiğini bildiren Bayraktar, okul sütü gibi uygulamalarla süt tüketiminin artırılması, tüketimin, üretim artışını karşılaması gerektiğini vurguladı.

TZOB’dan okul sütü programına destek…

-TZOB’dan okul sütü programına destek…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Sağlıklı beslenme açısından çok önemli olan okul sütü programını sonuna kadar destekliyoruz”

-“Düzenli süt tüketimi alışkanlığı, çocuklara küçük yaşta iken kazandırılması gerekir”

-“Böylesine düşük kişi başına içme sütü tüketimi, süt üretimi planlandığı gibi yakın zamanda 25 milyon tona çıkarsa sıkıntı yaşatacaktır”

-“Sağladığı fayda ve gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar dikkate alındığında, bu programın kesintisiz devam ettirilmesi ve üretim durumuna göre, peynir, yoğurt gibi süt ürünleri, bal ve fındık, kayısı, kuru üzüm, elma, turunçgil gibi çeşitli gıdalarla takviye edilmesi gerektiğine inanıyoruz” 

-“Bu yıl, okul sütü programıyla birlikte kuru üzüm dağıtılması kararını da doğru buluyor, destekliyoruz”

Ankara – 08.02.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sağlıklı beslenme açısından çok önemli olan okul sütü programını sonuna kadar desteklediklerini bildirdi.
Bayraktar, okul sütü programı konusunda yaptığı açıklamada, geleceğin fiziksel ve zihinsel açıdan sağlıklı toplumunu oluşturması gereken çocukların sağlıklı ve iyi beslenmesinin bir mecburiyet olduğunu belirtti. “Sağlıklı beslenme sağlıklı çocukluk, sağlıklı çocukluk da sağlıklı yetişkinlik ve sağlıklı nesiller” demek olduğunu vurgulayan Bayraktar, düzenli süt tüketimi alışkanlığının, çocuklara küçük yaşta iken kazandırılması gerektiğine dikkati çekti.

-İçme sütü tüketimi yetersiz-

Okul sütü programlarının içme sütü alışkanlığı kazandırılarak sağlıklı nesiller yetiştirmek yanında, aynı zamanda süt hayvancılığında istikrarı sağlamak ve süt piyasasını düzenlemek için bir araç olarak kullanıldığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Süt beslenme açısından çok önemli. Hayvansal protein ihtiyacının yüzde 45’i süt ve süt ürünlerinden sağlanıyor. 2013 yılında topla süt üretimimiz 18,2 milyon tonu aşsa da ülkemizde içme sütü tüketimimiz yetersiz. Sütü daha çok, peynir, yoğurt, ayran gibi süt ürünleri şeklinde tüketiyoruz. Kişi başına yıllık içme sütü tüketimi, Finlandiya’da 130 kilogramı, Estonya’da 115 kilogramı, Avustralya’da 110 kilogramı, İngiltere’de 105 kilogramı geçmektedir. Ülkemizde 2013 yılı verilerine göre kişi başına içme sütü tüketimi 37,3 kilogram düzeyindedir. Böylesine düşük kişi başına içme sütü tüketimi, süt üretimi planlandığı gibi yakın zamanda 25 milyon tona çıkarsa sıkıntı yaşatacaktır.
Bu nedenle Hükümetimizin son üç yıldır uygulamış olduğu tüm dünyada talep artırıcı politikalardan biri olarak kabul edilen okul çağındaki çocuklarımıza 200 mililitre uzun ömürlü süt dağıtımı, eleştirilere ve tartışmalara rağmen başarılı bir şekilde yürütülmüştür. TZOB olarak, uygulama dönemlerinde de belirttiğimiz üzere, sağlıklı beslenme açısından çok önemli olan okul sütü programını sonuna kadar destekliyoruz. Bu programı önemsiyoruz.”

-Haftada 3 gün 200’er milimetre süt-

2014-2015 dönemi okul sütü ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı’nın 22 Temmuz 2013 tarihli Resmi Gazete’de, uygulama esaslarının belirlendiği tebliğin ise 10 Eylül 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Çıkarılan mevzuata göre, program kapsamında, 2014-2015 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde, özel okullar dahil, 30 bin 885 okulda, velilerinden izin alınmış toplam 6,3 milyon anaokulu, uygulama sınıfı ve ilkokul öğrencisine, pazartesi, çarşamba ve cuma günlerinde, haftada 3 gün 200’er mililitre uzun ömürlü (UHT) içme sütü dağıtılacak.
Özel öğretim kurumları, programa eşdeğer süt veya süt ürünü tüketilmesini sağlamaları halinde, velinin görüşü esas alınarak kurum yönetiminin kararı doğrultusunda programın kapsamı dışında tutulabilecek.
Okul sütü programları; sağlıklı nesillerin yetişmesi açısından sosyal, tüketim alışkanlıklarının artırılarak süt ve süt ürünlerine talep yaratılması ve süt sektöründe arz-talep dengesinin sağlanması açısından da ekonomik fayda sağlıyor.
Bu nedenle, sağladığı fayda ve gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar dikkate alındığında, bu programın kesintisiz devam ettirilmesi ve üretim durumuna göre, peynir, yoğurt gibi süt ürünleri, bal ve fındık, kayısı, kuru üzüm, elma, turunçgil gibi çeşitli gıdalarla takviye edilmesi gerektiğine inanıyoruz.”

-Kuru üzüm de dağıtılacak-

Bayraktar, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun okullarda kuru üzüm de dağıtılacağını açıkladığına dikkati çekerek, “bu yıl, okul sütü programıyla birlikte kuru üzüm dağıtılması kararını da doğru buluyor, destekliyoruz” dedi.
Açıklamasında, programı yürütenlere ve destek sağlayan herkese teşekkür eden Bayraktar, okul sütü uygulamasının uzun yıllar kararlılıkla devam ettirilmesini temenni ettiklerini vurguladı.

Bayraktar, Tarım Envanteri Takip Sistemi Bilgilendirme toplantısına katıldı

-Bayraktar, Tarım Envanteri Takip Sistemi Bilgilendirme

toplantısına katıldı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Bu sistem, tarımın envanterini tam olarak ortaya koyacağı için, üretim planlamasına da imkan tanıyacak”

Tarımın envanteri doğru ve güvenilir bir şekilde ortaya konulmadan isabetli kararlar alınamaz”

-“Tarımımızın en önemli sorunlarından biri plansız, talebe uygun olmayan üretim, dolasıyla fiyat istikrarsızlığı ve pazarlama sıkıntısı yaşanmasıdır”

-“Bir sene bir üründe fiyatın yükseldiğini gören çiftçimizin, ertesi sene o alana yönelmesi nedeniyle ürün bolluğu ve dolasıyla fiyatlarda aşırı düşüş yaşanabiliyor”

-“Bunu zaman zaman TÜİK rakamlarında da görüyoruz. 2010-2014 döneminde tarımda üretici fiyatlarında yüzde 22 dolaylarında bir artış olurken, gıda fiyatlarında yüzde 44

artış yaşandı”

-Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker:  “Bu sistem, Türkiye’deki mobil uygulamaların kullanıldığı en büyük saha projesidir. Bugüne kadar 41 bin 106 köy ve mahallede veri girişi yapıldı. 2 bin civarındaki mahalle ve köyde de veri çalışmaları sürüyor”

-Kalkınma Bakanı Yılmaz:  “Kayıt dışılığın azaltılması ve sektörün modern, kayıtlı

bir sektör haline gelmesi açısından Ülkesel Tarım Envanteri Takip Sistemi hayati öneme sahip. Bu proje, milli gelir hesaplarını da etkileyecek”

Ankara – 05.02.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ülke tarımının en önemli sorunlarından birinin plansız, talebe uygun olmayan üretim, dolasıyla fiyat istikrarsızlığı ve pazarlama sıkıntısı yaşanması olduğunu bildirerek, “Üretim planlaması, tarımımız açısından hayati önemde. Bu sistem, tarımın envanterini tam olarak ortaya koyacağı için, üretim planlamasına da imkan tanıyacak” dedi.

Bayraktar, Ülkesel Tarım Envanteri Takip Sistemi Bilgilendirme Toplantısı’ndaki konuşmasında, bilginin önemli olduğunu, bilginin güç demek olduğunu belirtti.

Ülke çapında tarımın envanterini, tam olarak ortaya koymak, politika oluşturanlara bilgi, güç sağlayacağını vurgulayan Bayraktar, şunları söyledi:

“Tarımın envanteri de doğru ve güvenilir bir şekilde ortaya konulmadan isabetli kararlar alınamaz. Durumu net olarak ortaya koymamız gerekir. Aksi takdirde tarımsal politikaları sağlıklı bir şekilde belirleyemeyiz. Tarımsal politikaları doğru belirlememiz, tarımsal potansiyelimizin tamamını kullanmamıza imkan sağlar.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız, 2014 yılında tarımsal işletmelerin üretim bilgilerini kayıt altına alma çalışması başlattı. Bu çalışma çerçevesinde oluşturulan Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi (TÜKAS), işletme bilgilerini kayıt altına alacak ve sürekli güncelleyecek. TÜKAS ile tarımsal envanter tam olarak ortaya çıkarılacak. Sistem, ülke genelinde, tarım işletmesi bazına kadar inerek, sağlıklı tarımsal istatistiklere ulaşılmasına imkan verecek. Bu yönüyle de sistem, tarımımızda adeta bir çığır açacaktır. Böyle önemli bir çalışmanın gerçekleştirilmesini sağlayan ve tarımımızın hizmetine sunan Bakanlarıma çok teşekkür ediyorum.

Bu projeyi, tarımda Cumhuriyet tarihimizin en önemli projelerinden biri olarak görüyoruz.”

 

-Üretim planlaması açısından önemli-

 

Ülkesel Tarım Envanteri Takip Sistemi’ni, üretim planlaması açısından önemli bulduklarını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bilindiği gibi, tarımımızın en önemli sorunlarından biri plansız, talebe uygun olmayan üretim, dolasıyla fiyat istikrarsızlığı ve pazarlama sıkıntısı yaşanmasıdır. Bir sene bir üründe fiyatın yükseldiğini gören çiftçimizin, ertesi sene o alana yönelmesi nedeniyle ürün bolluğu ve dolasıyla fiyatlarda aşırı düşüş yaşanabiliyor. Bunu zaman zaman TÜİK rakamlarında da görüyoruz. 2010-2014 döneminde tarımda üretici fiyatlarında yüzde 22 dolaylarında bir artış olurken, gıda fiyatlarında yüzde 44 artış yaşandı.

Neredeyse ürün tarlada kalıyor, üretici maliyetini bile kurtaramadan büyük zararlara uğruyor. Üretim planlaması, tarımımız açısından hayati önemde. Bu sistem, tarımın envanterini tam olarak ortaya koyacağı için, üretim planlamasına da imkan tanıyacak diye düşünüyorum. Ne kadar tarım alanımız olduğunu, hangi ürünlerin ekildiğini, ne kadarının nadasa bırakıldığını veya işlenmediğini sistem aracılığıyla görmemiz mümkün olacak.

Buna göre, üretimin ne miktarda gerçekleşebileceğini daha ürün ekildiğinde aşağı yukarı tahmin edebileceğiz, buna göre çiftçimizi yönlendirebileceğiz, gerekli önlemleri alabileceğiz.

Bu çiftçimiz için çok büyük bir kolaylık olacak. Plansız üretimden kaynaklanan zarara uğramasını önleyebilecek, üretim planlamasına imkan tanıyacak.

Bilindiği gibi, tarımımızın 2023 hedefleri var. Cumhuriyetimiz 100’ncü yılında 85 milyona ulaşacak nüfusumuzu, 50 milyon turisti doyurabilir, çevre ülkelerin gıda açığını kapatabilir, tarım ve gıdada 40 milyar dolar ihracata ulaşabiliriz.

Tarımımızın envanterini tam olarak ortaya koyacak bu sistem, hedeflere ulaşabilmemiz için büyük bir ihtiyacı da cevap verecektir.”

 

-“Proje mühendislerin arazide çiftçimizle birebir çalışmasını sağlayacak”-

 

Aynı zamanda bu projenin, mühendislerin doğrudan arazide, çiftçimizle birebir çalışmasını, onlara rehberlik etmesini de sağlayacağını belirten Bayraktar, şöyle dedi:

“Çiftçimizin aktardığı sorunlar, anında online çözüm merkezlerine iletilebilecek ve sorunlara hızlı çözümler üretme imkanı mümkün olacak.  Gördüğümüz kadarıyla sistem, ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmuş.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, biz de 2013 yılı Ocak ayında başlattığımız otomasyon projesini tamamladık. Bu kapsamda, Birliğimiz ile ülke geneline yayılmış 759 Ziraat Odamızdaki 900’e yakın personelimize eğitim verdik.

Otomasyon sistemimizle, tarımla ilgili verilere anında ulaşıp, tarımı kesintisiz izleyip, politikaların belirlenmesine katkıda bulunacağız. Sistemimiz, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’mızın Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ile entegre çalışabilecek.”

 

-Bakan Eker-

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, konuşmasında, bütün tarihsel süreçlerde var olan en önemli sektörün tarım olduğunu vurgulayarak, bu sektörün ekonomik, kültürel, sosyal hayatta etkinliğinin ve modasının geçmediğini söyledi.

Türkiye’nin tamamına ilişkin üretim tarım havzalarını belirlediklerini hatırlatan Eker, 32,5 milyon parsel tarım arazisinin envanterini tuttuklarını ifade etti.

Proje hakkında bilgiler veren Eker, yılda 2 defa Türkiye’nin tarım parsellerinin tamamının uydu görüntülerini aldıklarını dile getirdi.

Eker, 10 bin Tarımsal Yayımı Geliştirme Projesi (TARGEL) personelinin bu uydu görüntülerindeki parsellerde tek tek çalışmalar yaptığını ve hayvan varlığı, parsel büyüklüğü, işletme bilgileri, makine, ekipman bilgileri ve fotoğrafını, ellerindeki bilgisayarlarla sisteme kaydettiklerini, bilgilerin merkeze aktarıldığını söyledi.

Bugüne kadar 41 bin 106 köy ve mahallede veri girişi yapıldığını ifade eden Eker, 2 bin civarındaki mahalle ve köyde de veri çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Eker, sistemde 345 farklı tarımsal ürünün, 102 çeşit alet ve ekipmanın kayıtlı olduğuna dikkati çekerek, hayvancılık ile ilgili 9 ayrı veri grubu alanlarının bulunduğunu, türleri ayrı ayrı kaydettiklerini belirtti.

Merkezde 40 personelin olduğunu, bu sistemin 24 saat takip edildiğini ve sorunların anında değerlendirildiğini ifade eden Eker, “Bu sistem Türkiye’deki mobil uygulamaların kullanıldığı en büyük saha projesidir. ‘Bilgi teknolojilerini Türkiye’de en iyi kullanan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığıdır’ derken abartıda bulunmadım” ifadelerini kullandı.

Geçen yıl hazirandan bugüne kadar alınan verilerle 23 milyon 570 bin hektar tarım alanında sayım yapıldığını, 23 milyon 425 bin hektar alanda ürünün varlığı tespit edildiğini bildiren Eker, 131 milyon 157 bin küçükbaş ve büyükbaş hayvanın sayımının gerçekleştirildiğini, ayrıca 3 milyon 173 bin 344 tarımsal ekipman tespit edildiğini kaydetti.

 

-Kalkınma Bakanı Yılmaz-

 

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, konuşmasında, kayıt dışılığın azaltılması ve sektörün modern, kayıtlı bir sektör haline gelmesi açısından Ülkesel Tarım Envanteri Takip Sistemi’nin hayati öneme sahip olduğunu belirterek, bu projenin milli gelir hesaplarını da etkileyeceğini ifade etti.

Tarımın, 21. yüzyılda da stratejik öneme sahip olduğunun altını çizen Yılmaz, “Tarım her zaman dünyanın gündeminde olan ve olacak bir sektör. Dolayısıyla hiçbir zaman modası geçecek bir sektör değil. O yüzden tarım sektörüne çok büyük önem ve öncelik veriyoruz” diye konuştu.

Tarımdaki kayıt dışılığa dikkati çeken, projenin kayıt dışılığın kayıt altına alınmasına da katkıda bulunacağını ifade eden Yılmaz, “Kayıt dışılığın azaltılması anlamında, sektörün modern, kayıtlı bir sektör haline gelmesi bakımından bu projemiz hayati öneme sahip. Milli gelir hesaplarını da bu etkileyecek. Tarım, sonuçta milli gelirin bir unsurudur. Tarımı ne kadar iyi hesaplarsak, tarımsal istatistikleri ne kadar doğru tespit edersek makro istatistiklerimizi de çok daha sağlıklı şekilde elde etmiş olacağız” dedi.

Tarımsal istatistiklerin AB müzakerelerinde de öncelikli bir alan olduğuna işaret eden Yılmaz, bu alanda yapılan çalışmaların AB müzakerelerine de önemli katkılarda bulunacağını söyledi.

 

-Tarım Reformu Genel Müdürü Küsek-

 

Tarım Reformu Genel Müdürü Gürsel Küsek de takip sistemini canlı olarak sinevizyonla uygulamalı olarak anlattı. Sistemle personelin gerçek konumunun, hangi parsellere ilişkin kayıtları girdiğinin, ne kadar yol kat ettiğinin görülebildiğine işaret eden Küsek, sahadaki çalışanlarla interaktif bilgi paylaşılabildiğine dikkati çekti.

Doğal afetler çiftçinin belini büküyor…


-Doğal afetler çiftçinin belini büküyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“31 Ocak-2 Şubat tarihleri arasında meydana gelen lodos fırtınası ve aşırı yağışlar nedeniyle çiftçimiz bir kez daha mağdur oldu”

-“Hafta sonu meydana gelen lodos fırtınası ve aşırı yağışlar, büyük zarara yol açtı. Şiddetli fırtınanın yol açtığı hasarlar nedeniyle de can kayıpları da yaşandı”

-“Yaşanan doğal afetler, içinde bulunduğu sıkıntılara rağmen üretimi bırakmayan çiftçimizin belini büküyor”

-“Fırtına nedeniyle ahırlar, küçükbaş hayvan barınakları, kümesler, seralar zarar gördü. Yer yer ağaçlar kökünden söküldü. Bazı yerler de ise dallarda kırılmalar meydana geldi”

-“31 Aralık’tan sonraki doğal afetlerden zarar gören çiftçilerimizin kredi borçları da ertelenmelidir”

 

Ankara – 04.02.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kuraklık ve don başta olmak üzere 2013-2014 üretim döneminde hemen hemen bütün afetleri yaşayan üreticilerin, 2015 yılına da afetlerle başladığını bildirerek, “Ocak ayında meydana gelen aşırı yağmur ve kar yağışı ve su baskınlarının ardından, 31 Ocak-2 Şubat tarihleri arasında meydana gelen lodos fırtınası ve aşırı yağışlar nedeniyle çiftçimiz bir kez daha mağdur oldu” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarımın üstü açık bir fabrika olduğunu, çiftçinin, iklim koşullarında meydana gelen olumsuzluklardan en fazla etkilenen kesim olduğunu belirtti.  Yaşanan doğal afetlerin, içinde bulunduğu sıkıntılara rağmen üretimi bırakmayan çiftçinin belini büktüğünü vurgulayan Bayraktar, hafta sonu meydana gelen lodos fırtınası ve aşırı yağışların büyük zarara yol açtığına dikkati çekti.

 

-Yalova, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Muğla, Bilecik, Kocaeli, Sakarya,

İzmir, Edirne ve Tekirdağ’da hasar var-

 

Fırtına nedeniyle ahırların, küçükbaş hayvan barınaklarının, kümeslerin, seraların zarar gördüğünü, yer yer ağaçların kökünden söküldüğünü, bazı yerler de ise dallarda kırılmalar meydana geldiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Şiddetli fırtınanın yol açtığı hasarlar nedeniyle de can kayıpları da yaşandı.

İllerde ilk tespitlere göre meydana gelen hasar durumuna baktığımızda,

Yalova’da etkili olan kuvvetli lodos, ildeki seraların yüzde 80’inde zarara yol açtı.  Örtü altı sebze ve kesme çiçek büyük maddi zarar gördü. Meyve bahçelerinde ise ağaç sökülmeleri, dal kırılmaları oldu.

Bursa’da özellikle şehir merkezinde maddi hasar meydana geldi. Ağaçlar söküldü. Bir vincin devrilmesi sonucu bir kişi hayatı kaybetti.

Bursa’nın Mustafakemalpaşa İlçesi’nde samanlığın çatısının uçmasını engellemeye çalışan üreticimiz hayatını kaybetti. Daha çok ahırlarda çatıların uçması, toprak yapıların yıkılması nedeniyle maddi kayıp yaşandı.

Balıkesir’de lodos fırtınası, seralar, ahırlar, küçükbaş hayvan barınakları ve tavuk kümeslerinde hasara yol açtı. Fırtına nedeniyle çatısı çöken ahırlarda hayvanlar zarar görürken, pek çok ağaç da kökünden söküldü. Sökülen ağacın saplandığı bir kişi yoğun bakımda bulunuyor.

Balıkesir’in Burhaniye İlçesi’nde bir çiftçi, içinde bulunduğu ahırın çatısı çökünce yaşamını yitirdi.

Yine Balıkesir’in Edremit İlçesi’nde ise ağaçlarda kırılmalar, daha çok sebzelerde hasar meydana geldi.

Çanakkale’de daha çok ahır çatılarının zarar görmesi nedeniyle maddi kayıp yaşandı. Zeytinliklerde dal kırılmaları meydana geldi. Biga’da çatıya çıkan bir kişi hayatını kaybetti.

Muğla’da soğuk esen fırtına seralarda ve turunçgillerde zararlara neden oldu. Özellikle Dalaman ve Ortaca’da tarımsal alanlarda oluşan zararlar, çiftçilerimizi mağdur etti.

Muğla Dalaman’da ilçenin denizden gelen rüzgarlara açık olması soğuk ezen fırtınanın büyük oranda zarar vermesine neden oldu. Fırtınanın kesilmiş olmasına rağmen, 2 gündür yağış devam ediyor. Fırtına seraların uçmasına, yıkılmasına, portakal bahçelerinde dal kırılmalarına, portakal dökümlerine neden oldu.

Yine Muğla Ortaca’da seralarda zarar yok denecek kadar azken, portakal bahçelerinde dal kırılmalarına, büyük oranda portakal dökümlerine neden oldu. İlçede yıllık üretimi 10 bin ton olan portakalda yaklaşık yüzde 50 zarar meydana geldi. Hasar Tespit Komisyonu oluşturuldu ve çalışmalara başlandı.

Bilecik’te de ahırların, samanlıkların çatıları uçtu, sebze alanları zarar gördü.

Kocaeli’nde daha önce kar yağışından zarar gören seraları, bu sefer de fırtına vurdu.  Daha yeni seralarının naylonlarını yenileyen üreticiler, büyük maddi kayba uğradı. İldeki seraların ancak yüzde 10’unun sigortalı olduğu dikkate alındığında, kaybın faturası daha da ağır hissedildi. Seraların yanı sıra bazı ahırların çatıları uçtu.

Sakarya’da bazı ahırların çatıları uçarken, seraların yüzde 90’ı hasar gördü. Seraların büyük çoğunluğunda sigorta yok.

İzmir Tire’de çok ciddi bir kayıp yaşanmamakla birlikte henüz hasat edilmeyen toplam ürünün yüzde 20’si kadar zeytin, fırtına nedeniyle döküldü, ağaçlarda dal kırılmaları yaşandı.

Edirne’de hafta sonu meydana gelen aşırı yağış nedeniyle çok büyük bir kayıp bekleniyor. Her taraf sular altında kalmış durumda. Nehirlerin toplam debisi saniyede 3 bin metre küpe ulaştı. Şehirdeki tüm yönetim birimleri seferber olmuş durumda. 2 köy için boşaltma emri verildi.

Tekirdağ’da seralar rüzgardan zarar gördü. Yer yer sel basınları meydana geldi. Çatılar rüzgârdan uçtu. Aşırı yağış alan ekili tarlalarda yüzde 20 ile yüzde 30 çürüme meydana geldi.”

 

-“Hasar tespit çalışmaları devam ediyor”-

 

Hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini bildiren Bayraktar, “çalışmalar tamamlandıktan sonra kayıplar net bir şekilde ortaya çıkacak. Bununla birlikte hali hazırdaki verilere göre, üreticilerin büyük kaybı olduğu görülüyor” dedi.

Bu yaranın sarılması gerektiğini, doğal afetlerin devam ettiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“13 Mayıs 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararıyla 23 Ağustos 2013-31 Aralık 2014 tarihleri arasında meydana gelen afetlerden zarar gören çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kullandıkları düşük faizli kredi borçları, yüzde 3 faizle bir yıl süreyle ertelenmişti. 31 Aralık’tan sonraki doğal afetlerden zarar gören çiftçilerimizin kredi borçları da ertelenmelidir.” 

Bayraktar, yaşanan afetlerin son olması dileğiyle ölenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diledi. 

Üretici market fiyatlarında makas bir türlü kapanmıyor…


 

-Üretici market fiyatlarında makas bir türlü kapanmıyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Üretici ve market arasındaki fiyat farkı maydanozda yüzde 443,79, portakalda yüzde 350, kuru incirde yüzde 332,67, mandalinada yüzde 331,22’yi buluyor”

-“Tarlada 17 kuruş olan bir demet maydanozun fiyatı markette 92 kuruşa çıkıyor”

-“Yine bahçede kilogramı 50 kuruş olan portakal, markette 2 lira 25 kuruş, üreticide 5 lira 50 kuruş olan incir, markette

23 lira 80 kuruş oluyor”

-“Çiftçimiz, yağmur çamur, kar kış demeden gece gündüz çalışsa da üretimin her türlü eziyetini çekse de parayı kazanan yine aracı”

-“Bu durum, çiftçinin ekonomik örgütlenmesi güçlendirilmeden çözülemez”

-“Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Gelişmiş ülkelerde üretici birlikleri ve kooperatifler, tarımda fiyat istikrarını sağlıyor, üreticiyi koruyor, planlı üretim sonucu pazarlama sıkıntısını en aza indiriyor. Böylece çiftçi de kazanıyor, tüketici de uygun fiyatla ürün alabiliyor”

-“Fiyatı en fazla artan mandalinadaki fiyat artışında, yavaş yavaş sezonun sonuna yaklaşılması sonucu arzdaki

daralma etkili oldu”

-“Sivri biber, patlıcan, kabak, salatalık, domates gibi ürünlerde özellikle Antalya’da seraların selden zarar görmesi sonucu arzda meydana gelen daralma, ürün fiyatlarına yansıdı”

-“Yeşil soğan, marul ve maydanoz gibi ürünlerde de arzdaki daralmaya bağlı olarak fiyatlarda artış görüldü”

-“Talepte görülen daralma, elma fiyatlarını düşürdü”

 

Ankara – 01.02.2015 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üretici ve market fiyatlarında makasın bir türlü kapanmadığını bildirerek, “üretici ve market arasındaki fiyat farkı maydanozda yüzde 443,79, portakalda yüzde 350, kuru incirde yüzde 332,67, mandalinada yüzde 331,22’yi buluyor. Tarlada 17 kuruş olan bir demet maydanozun fiyatı markette 92 kuruşa çıkıyor. Yine bahçede kilogramı 50 kuruş olan portakal, markette 2 lira 25 kuruş, üreticide 5 lira 50 kuruş olan incir, markette 23 lira 80 kuruş oluyor” dedi.

Bayraktar, çiftçinin, yağmur çamur, kar kış demeden gece gündüz çalışsa da üretimin her türlü eziyetini çekse de parayı kazananın yine aracı olduğunu vurguladı.

Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, üreticiden tüketiciye, halkın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip etmeye ve kamuoyunu doğru bilgilendirme amacıyla açıklamalara devam ediyoruz.

 

-Fiyat farkı-

 

Ocak ayı üretici ve market fiyatları arasındaki fark incelendiğinde, üretici ve market arasındaki fiyat farkının maydanozda yüzde 443,79, portakalda yüzde 350, kuru incirde yüzde 332,67, lahanada yüzde 257,14’ü bulduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Maydanoz, portakal, kuru incir ve lahanayı, yüzde 241,31 ile limon, yüzde 237,06 ile kuru üzüm, yüzde 206,27 ile pırasa, yüzde 202,32 ile nohut, yüzde 201,30 ile ıspanak, yüzde 200,88 ile karnabahar izliyor.

Mandalinada yüzde 198,80, elmada yüzde 197,98, kuru fasulyede yüzde 193,92, marulda yüzde 193,41, kuru kayısıda yüzde 190, sütte yüzde 173,91 üretici market fiyat farkı var.

Bu fark, havuçta yüzde 157,67, yeşil soğanda yüzde 156,13, kırmızı mercimekte yüzde 146,62, pirinçte yüzde 142,85, kabakta yüzde 140,62, patateste yüzde 136,84, salatalıkta yüzde 134,22, kuru soğanda yüzde 123,91, domateste yüzde 120,93, sivri biberde yüzde 101,17 oldu.  

Üretici market fiyat farkı, patlıcanda yüzde 98,03, yeşil mercimekte yüzde 91,98, yumurtada yüzde 86,05, kuzu etinde yüzde 79,52, zeytinyağında yüzde 78,03,  iç fındıkta yüzde 67,79, dana etinde yüzde 54,90, Antep fıstığında yüzde 51,46 ile yüzde 100’ün altında kaldı.”

 

-Üreticiden tüketiciye fiyatlar-

 

Üretici ve market fiyatlarında makasın bir türlü kapanmadığını belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Tarlada 17 kuruş olan bir demet maydanozun fiyatı markette 92 kuruşa çıkıyor. Yine bahçede kilogramı 50 kuruş olan portakal, markette 2 lira 25 kuruş, üreticide 5 lira 50 kuruş olan incir, markette 23 lira 80 kuruş oluyor.

Üreticide kilogramı 42 kuruş olan lahana, markette 1 lira 50 kuruşa, kilogramı 82 kuruş olan limon 2 lira 78 kuruş, kilogramı 3 lira 35 kuruş olan kuru üzüm 11 lira 29 kuruş, kilogramı 77 kuruş olan pırasa 2 lira 35 kuruş, kilogramı 2 lira 26 kuruş kuruş olan nohut 6 lira 83 kuruş, kilogramı 85 kuruş olan ıspanak 2 lira 57 kuruşa, kilogramı 91 kuruş olan karnabahar 2 lira 75 kuruşa satılıyor.

Görüldüğü gibi çiftçimiz, yağmur çamur, kar kış demeden gece gündüz çalışsa da üretimin her türlü eziyetini çekse de parayı kazanan yine aracı. Bu durum, çiftçinin ekonomik örgütlenmesi güçlendirilmeden çözülemez. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Gelişmiş ülkelerde üretici birlikleri ve kooperatifler, tarımda fiyat istikrarını sağlıyor, üreticiyi koruyor, planlı üretim sonucu pazarlama sıkıntısını en aza indiriyor. Böylece çiftçi de kazanıyor, tüketici de uygun fiyatla ürün alabiliyor.”

Hem üreticinin hem de tüketicinin zarar görmemesi için acilen üretici ve tüketici fiyatları arasındaki makasın daraltılması gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, bu konuda yapılacak çalışmalara Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak katkı sağlamaya hazır olduklarını bildirdi.

 

-Markette elma ve pirincin fiyatı düştü, fiyat artışında yeşil soğan birinci-

 

Bayraktar, Ocak ayında market fiyatlarında lahana, portakal, yeşil mercimek, kuru kayısı, kuru incir, süt, mısırözü yağı ve toz şeker fiyatlarında değişim olmazken, fiyat düşüşü yüzde 10,06 oran ile en fazla elmada görüldüğünü, elmadaki fiyat düşüşünü yüzde 9,14 ile pirincin izlediğini belirtti.

Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 46,88 oran ile yeşil soğanda meydana geldiğini belirten Bayraktar, “yeşil soğandaki fiyat artışını yüzde 46,64 ile patlıcan, yüzde 36,93 ile mandalina, yüzde 35,39 ile kabak, yüzde 29,17 ile kuru üzüm, yüzde 25,51 ile kuru soğan, yüzde 21,96 ile salatalık, yüzde 20,84 ile marul, yüzde 20,19 ile sivri biber, yüzde 20,06 ile maydanoz, yüzde 18,14 ile karnabahar, yüzde 10,80 ile limon, yüzde 9,78 ile pırasa, yüzde 9,52 ile domates, yüzde 8,76 ile patates, yüzde 8,70 ile fındık izledi. Fiyat artışı yumurtada yüzde 6,51, Antep fıstığında yüzde 3,61, nohutta yüzde 3,41, kuzu etinde yüzde 2,79, zeytinyağında yüzde 2,71, ıspanakta yüzde 2,43, havuçta yüzde 2,33, kuru fasulyede yüzde 2,29, tavuk etinde yüzde 1,34, dana etinde yüzde 1,22, kırmızı mercimekte yüzde 1,11, ayçiçeği yağında yüzde 1,03 oldu” dedi.

 

-Üreticide elmanın fiyatı düştü, fiyat artışında mandalina birinci-

 

Ocak ayında üretici fiyatlarında lahana, karnabahar, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru kayısı, kuru incir, yumurta, süt ve zeytinyağı fiyatlarında değişim olmadığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Fiyatı düşen ürün elma oldu. Elma fiyatları yüzde 9,19 geriledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 97,62 ile mandalinada meydana geldi. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 71,43 ile sivri biber, yüzde 70,91 ile patlıcan, yüzde 60 ile yeşil soğan, yüzde 47,83 ile maydanoz, yüzde 43,10 ile marul, yüzde 42,43 ile kabak, yüzde 39,63 ile salatalık, yüzde 34,22 ile domates, yüzde 24,43 ile havuç, yüzde 19,05 ile portakal, yüzde 15,32 ile ıspanak, yüzde 14,92 ile patates, yüzde 14,36 ile fındık izledi. Fiyat artışı kuru soğanda yüzde 5,50, dana etinde yüzde 4,13, kuzu etinde yüzde 3,88, limonda yüzde 3,16, Antep fıstığında yüzde 3,08, pırasada yüzde 2,68, kuru üzümde yüzde 1,52 oldu.”

 

-Fiyat değişimlerinin nedenleri-

 

Üreticilerde fiyatı artan ürünlere baktıklarında, fiyatı en fazla artan mandalinadaki fiyat artışında, yavaş yavaş sezonun sonuna yaklaşılması sonucu arzdaki daralmanın etkili olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Sivri biber, patlıcan, kabak, salatalık, domates gibi ürünlerde arz örtü altından sağlanıyor. Mevsimsel olarak hasat edilen ürün miktarındaki azalmanın yanı sıra özellikle Antalya’da seraların selden zarar görmesi sonucu arzda meydana gelen daralma, ürün fiyatlarına yansıdı. Yeşil soğan, marul ve maydanoz gibi ürünlerde de arzdaki daralmaya bağlı olarak fiyatlarda artış görüldü.

Üreticilerde fiyatı düşen tek ürün elma oldu. Talepte görülen daralma, elma fiyatlarını düşürdü.” 

Bayraktar, genel olarak değerlendirdiklerinde arz ve talepteki değişime bağlı olarak fiyatlarda artış ve azalışların meydana geldiğinin görüldüğünü bildirdi.

 

Seçilmiş ürünlerde 30 Ocak 2015 tarihi itibarıyla ortalama üretici, hal, pazar ve market fiyatları: (TL/Kg)

Ürünler

Üretici

Fiyatı (TL/Kg)

Hal

Fiyatı (TL/Kg)

Pazar

Fiyatı (TL/Kg)

Market

Fiyatı (TL/Kg)

Hal / Üretici

Fiyat Farkı

(Yüzde)

Pazar / Üretici

Fiyat Farkı (Yüzde)

Market / Üretici

Fiyat Farkı (Yüzde)

Domates

1,51

2,00

2,67

3,34

32,45

76,60

120,93

Salatalık

1,63

2,33

3,08

3,81

43,44

89,55

134,22

Sivri Biber

2,28

3,32

4,00

4,59

45,47

75,44

101,17

Patlıcan

2,37

3,38

3,46

4,69

42,62

45,92

98,03

Kabak

1,91

2,94

3,33

4,60

53,66

74,22

140,62

Ispanak

0,85

1,17

2,23

2,57

36,72

161,72

201,30

Pırasa

0,77

0,90

1,79

2,35

17,49

133,90

206,27

Lahana

0,42

0,65

1,10

1,50

54,76

161,90

257,14

Karnabahar

0,91

1,52

2,45

2,75

66,21

168,49

200,88

Havuç

0,82

1,23

1,71

2,10

50,31

109,61

157,67

Marul (Adet)

0,83

1,23

1,96

2,44

47,59

135,94

193,41

Maydanoz (Adet)

0,17

0,25

0,68

0,92

47,06

301,96

443,79

Yeşil Soğan (Kg)

2,00

3,40

3,50

5,12

70,00

75,00

156,13

Kuru Soğan

0,77

1,13

1,54

1,72

47,83

101,09

123,91

Patates

0,95

1,32

2,00

2,25

38,60

110,53

136,84

Portakal

0,50

0,88

1,60

2,25

76,00

220,00

350,00

Mandalina

0,83

1,20

1,83

2,48

44,58

120,88

198,80

Limon

0,82

1,44

2,13

2,78

76,69

161,76

241,31

Elma

1,06

1,86

2,21

3,17

75,06

107,84

197,98

Kuru Fasulye

3,10

6,00

8,75

9,11

93,55

182,26

193,92

Nohut

2,26

3,60

6,13

6,83

59,29

171,02

202,32

Kırmızı Mercimek

2,07

3,15

4,13

5,11

52,17

99,28

146,62

Yeşil Mercimek

2,62

3,25

4,00

5,03

24,05

52,67

91,98

Pirinç

2,75

4,70

5,63

6,68

70,91

104,55

142,85

Kuru Kayısı

11,00

 

18,50

31,90

68,18

190,00

Kuru Üzüm

3,35

 

8,50

11,29

153,73

237,06

Kuru İncir

5,50

14,50

23,80

163,64

332,67

Fındık (İç)

30,97

36,50

51,97

17,86

67,79

Antep Fıstığı

33,50

39,50

50,74

17,91

51,46

Yumurta

0,22

0,40

0,40

86,05

86,05

1 Litre Süt

1,15

3,15

173,91

Dana Eti

21,45

33,23

54,90

Kuzu Eti

21,69

38,94

79,52

Zeytinyağı

9,50

16,91

78,03

Mısırözü Yağı

6,41

Ayçiçek Yağı

5,37

Toz Şeker

3,62

Tavuk Eti

6,29

 

Not: Hal, pazar ve market verileri İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Mersin ve Bursa illerinden derlenen ortalama fiyatlardır. Üretici fiyatları ise ürünlere göre önemli üretim merkezlerinden derlenmektedir. Pirinç, kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek için belirtilen hal fiyatları toptan satış fiyatlarıdır.  Dana eti, kuzu eti, Antep fıstığı ve fındık fiyatı serbest piyasa fiyatıdır.

 

Seçilmiş ürünlerde market fiyatlarındaki aylık değişim:

 

 

Ürünler

31 Aralık 2014

(TL/Kg)

30 Ocak 2015

(TL/Kg)

31 Aralık 2014 /

30 Ocak 2015

Değişim (Yüzde)

Yeşil Soğan

3,49

5,12

46,88

Patlıcan

3,20

4,69

46,64

Mandalina

1,81

2,48

36,93

Kabak

3,40

4,60

35,39

Kuru Üzüm

8,74

11,29

29,17

Kuru Soğan

1,37

1,72

25,51

Salatalık

3,12

3,81

21,96

Marul (Adet)

2,02

2,44

20,84

Sivri Biber

3,82

4,59

20,19

Maydanoz (Adet)

0,77

0,92

20,06

Karnabahar

2,32

2,75

18,14

Limon

2,51

2,78

10,80

Pırasa

2,14

2,35

9,78

Domates

3,05

3,34

9,52

Patates

2,06

2,24

8,76

Fındık (İç)

47,81

51,97

8,70

Yumurta

0,38

0,40

6,51

Antep Fıstığı

48,97

50,74

3,61

Nohut

6,61

6,83

3,41

Kuzu Eti

37,88

38,94

2,79

Zeytinyağı

16,47

16,91

2,71

Ispanak

2,51

2,57

2,43

Havuç

2,05

2,10

2,33

Kuru Fasulye

8,91

9,11

2,29

Tavuk Eti

6,21

6,29

1,34

Dana Eti

32,83

33,23

1,22

Kırmızı Mercimek

5,05

5,11

1,11

Ayçiçek Yağı

5,31

5,37

1,03

Lahana

1,50

1,50

0,00

Portakal

2,25

2,25

0,00

Yeşil Mercimek

5,03

5,03

0,00

Kuru Kayısı

31,90

31,90

0,00

Kuru İncir

23,80

23,80

0,00

1 Litre Süt

3,15

3,15

0,00

Mısırözü Yağı

6,41

6,41

0,00

Toz Şeker

3,62

3,62

0,00

Pirinç

7,35

6,68

-9,14

Elma

3,52

3,17

-10,06

 

            Seçilmiş ürünlerde üretici fiyatlarındaki aylık değişim:

 

 

Ürünler

 

31 Aralık 2014

(TL/Kg)

 

30 Ocak 2015

(TL/Kg)

31 Aralık 2014 /

30 Ocak 2015

Değişim (Yüzde)

Mandalina

0,42

0,83

97,62

Sivri Biber

1,33

2,28

71,43

Patlıcan

1,39

2,37

70,91

Yeşil Soğan

1,25

2,00

60,00

Maydanoz (Adet)

0,12

0,17

47,83

Marul (Adet)

0,58

0,83

43,10

Kabak

1,34

1,91

42,43

Salatalık

1,17

1,63

39,63

Domates

1,13

1,51

34,22

Havuç

0,66

0,82

24,43

Portakal

0,42

0,50

19,05

Ispanak

0,74

0,85

15,32

Patates

0,83

0,95

14,92

Fındık (İç)

27,08

30,97

14,36

Kuru Soğan

0,73

0,77

5,50

Dana Eti

20,60

21,45

4,13

Kuzu Eti

20,88

21,69

3,88

Limon

0,79

0,82

3,16

Antep Fıstığı

32,50

33,50

3,08

Pırasa

0,75

0,77

2,68

Kuru Üzüm

3,30

3,35

1,52

Lahana

0,42

0,42

0,00

Karnabahar

0,91

0,91

0,00

Kuru Fasulye

3,10

3,10

0,00

Nohut

2,26

2,26

0,00

Kırmızı Mercimek

2,07

2,07

0,00

Yeşil Mercimek

2,62

2,62

0,00

Pirinç

2,75

2,75

0,00

Kuru Kayısı

11,00

11,00

0,00

Kuru İncir

5,50

5,50

0,00

Yumurta

0,22

0,22

0,00

1 Litre Süt

1,15

1,15

0,00

Zeytinyağı

9,50

9,50

0,00

Elma

1,17

1,06

-9,19

 

============================TZOB Basın Ofisi=======================

            Cep: 532 788 41 05 / 532 271 04 23 / 530 363 30 96 / 537 663 83 80 / 537 689 06 48