Tarımda ihracat da ithalat da arttı


-Tarımda ihracat da ithalat da arttı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Gıda ve tarımda Ağustos ayında yüzde 21,9 artışla 1,27 milyar dolar ihracat, yüzde 23,5 artışla 978 milyon dolarlık ithalat yapıldı”
-“Ocak-Ağustos öneminde gıda ve tarımda ihracat 2013-2014 yıllarında, 9,86 milyar dolardan 11,14 milyar dolara çıkarken, ithalat 7,53 milyar dolardan 7,96 milyar dolara yükseldi”
-“8 ayda gıda ve tarım, 3,18 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdi”
-“Ağustos itibarıyla 12 aylık ihracat 17,35 milyar dolara ulaştı”
-“Son 12 ayda tarım ve gıda 5,72 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi”
-“Tarım ve gıdada ihracat, Haziran ayında yüzde 0,74, Temmuz ayında yüzde 10,43 gerilemişti”
-“Türkiye, tarımda çok büyük bir potansiyeli içinde barındırıyor. Yapısal sorunların çözülmesi halinde rahatlıkla Rusya, Ortadoğu, Kuzey Afrika başta olmak üzere çok büyük bir bölgenin gıda açığını kapatmada öncelikli ülkelerden biri olur”
-“Dünya ülkelerinin çok büyük bölümü tarım ve gıdada net ithalatçı. Gıdaya ulaşma özellikle yoksul ülkeler için çok büyük bir sorun”

Ankara – 30.09.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gıda ve tarımda Ağustos ayında yüzde 21,9 artışla 1,27 milyar dolar ihracat, yüzde 23,5 artışla 978 milyon dolarlık ithalat yapıldığını bildirerek, “Haziran ve Temmuz aylarındaki düşüşten sonra ihracatımız artışa geçti” dedi.
Bayraktar, Ocak-Ağustos öneminde gıda ve tarımda ihracatın 2013-2014 yıllarında 9,86 milyar dolardan, 11,14 milyar dolara çıktığını, ithalatın ise 7,53 milyar dolardan 7,96 milyar dolara yükseldiğini belirtti.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarım ve gıdada Ağustos ayında ihracatın, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,9 artarak 1 milyar 40 milyon 760 bin dolardan 1 milyar 268 milyon 776 bin dolara, ithalatın ise yüzde 23,5 artarak 791 milyon 739 bin dolardan 978 milyon 205 bin dolara yükseldiğini vurguladı.
8 ayda gıda ve tarımın, 3,18 milyar dolar dış ticaret fazlası verdiğinin altını çizen Bayraktar, son 12 ayda tarım ve gıdanın 5,7 milyar dolar dış ticaret fazlasına ulaştığını belirtti.
Bayraktar, Ağustos itibarıyla 12 aylık ihracatın 17,35 milyar doları bulduğunu belirterek son 12 aylık ithalatın 11,63 milyar dolarda kaldığını vurguladı.
Şemsi Bayraktar, Ağustos ayında genel ihracatın yüzde 2,9 artarak 11 milyar 118 milyon dolardan 11 milyar 440 milyon dolara, genel ithalatın ise yüzde 7 artışla 18 milyar 198 milyon dolardan 19 milyar 476 milyon dolara çıktığını bildirdi.
Bayraktar, sektörün, kuraklık, don, fırtına, dolu gibi bütün olumsuz iklim koşulları ve tabii afetlere rağmen, gıda ve tarım ihracatını artırdığını, kronik bir şekilde dış ticaret açığı veren Türkiye’ye 2014 yılının 8 ayında 3,72 milyar dolarlık bir dış ticaret fazlasıyla katkıda bulunduğunu bildirdi.

-Tarımdaki büyük potansiyel-

Türkiye’nin tarımda çok büyük bir potansiyeli içinde barındırdığını, yapısal sorunların çözülmesi halinde rahatlıkla 150 milyar dolarlık tarımsal hasılaya, 40 milyar dolarlık gıda ve tarım ihracatına ulaşılmasını sağlayacağını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“AB, ABD, Kanada, Avustralya ve Norveç’e gıda ve tarım ürünleri ithalatı ambargosu koyan Rusya’nın, dünyada üç dört ülkeye yönünü çevirdiğini görüyoruz. Çin, Brezilya, Arjantin ile birlikte Türkiye. Bu bizim potansiyelimizi gösteriyor. Dünyada gıda ithalatı yapılabilecek çok sayıda ülke yok. Dünya ülkelerinin çok büyük bölümü tarım ve gıdada net ithalatçı. Gıdaya ulaşma özellikle yoksul ülkeler için çok büyük bir sorun. Dünyadaki aç insan sayısı son rakamlara göre 800 milyonun üzerinde. Türkiye, çiftçisini desteklerse, yapısal sorunlar başta olmak üzere sorunları çözerse, hem 2023 yılında 83-85 milyona ulaşacak nüfusunu, 50 milyon turist doyurabilir. Rusya, Ortadoğu, Kuzey Afrika başta olmak üzere çok büyük bir bölgenin gıda açığını kapatmada öncelikli ülkelerden biri olur.”

ÇKS kaydında son gün 1 Ekim Çarşamba…


-ÇKS kaydında son gün 1 Ekim Çarşamba…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Çiftçilerimizin, mağduriyet yaşamamaları için 1 Ekim 2014 Çarşamba günü mesai saati bitimine kadar 2014 yılı ÇKS başvurularını yaptırmaları gerekiyor”

-“Üreticilerimiz olası sıkışıklıkları düşünerek, son günü beklemeden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın il ve ilçe müdürlüklerine müracaat edip bir an önce 2014 yılı ÇKS başvurusunu yaptırmalarında fayda var”

-“Tarımsal desteklerden yararlanabilmek için ÇKS başvurularının yapılması zorunluluğu bulunuyor. Bu nedenle ÇKS kayıtlarının ihmal edilmemesi büyük önem taşıyor”

 

Ankara – 29.09.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Çiftçi Kayıt Sisteminde (ÇKS) bu yıl hem 2014, hem de 2015 yılı kayıtlarının yapılacağını bildirerek, “2014 ÇKS kaydında son gün 1Ekim Çarşamba. Çiftçilerimizin, mağduriyet yaşamamaları için 2014 ÇKS başvurularını 1 Ekim 2014 Çarşamba günü mesai saati bitimine kadar yaptırmaları gerekiyor” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın,  29 Ağustos 2014 tarihinde sona eren ÇKS başvurularıyla ilgili süreyi, 1 Ekim 2014 Çarşamba tarihine kadar uzattığını hatırlattı. 

Yoğunluk yaşanma ihtimali göz önünde bulundurularak çiftçilerin bir an önce ÇKS kayıtlarını yaptırmaları gerektiğini vurgulayan Bayraktar, üreticilerin bu yıla mahsus iki ÇKS başvurusu yapacağı konusunda da uyardı.

 

-Hem 2014 hem de 2015 ÇKS başvuruları yapılacak-

 

Yeni ÇKS yönetmeliğine göre, üreticilerin bu yıl hem 2014, hem de 2015 yılı ÇKS başvurularını yaptıracaklarına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Daha önce, ÇKS  için çiftçi müracaatlarının yıl sonuna kadar sürmesi nedeniyle ortaya çıkan alışkanlıklarından dolayı bazı çiftçilerin süre uzatımlarına rağmen halen 2014 üretim yılı ÇKS müracaatlarını başvuru süresi içinde yapamadıklarını görüyoruz. 2014 ÇKS kaydında son gün 1Ekim Çarşamba. Çiftçilerimizin, mağduriyet yaşamamaları için 2014 ÇKS başvurularını 1 Ekim 2014 Çarşamba günü mesai saati bitimine kadar yaptırmaları gerekiyor.

Üreticilerimiz olası sıkışıklıkları düşünerek, son gününü beklemeden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın il ve ilçe müdürlüklerine müracaat edip bir an önce 2014 yılı ÇKS başvurusunu yaptırmalarında fayda var.”

Bayraktar, tarımsal desteklerden yararlanabilmek için ÇKS başvurularının yapılması zorunluluğu bulunduğunu, bu nedenle ÇKS kayıtlarının ihmal edilmemesinin büyük önem taşıdığını bildirdi.

Elmada hasat buruk geçiyor…


-Elmada hasat buruk geçiyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:  “Mart ayı sonunda meydana gelen don felaketi  elma üretimini çok olumsuz etkiledi, üreticimiz tedirgin”

-“Geçen yıl 3,1 milyon ton dolaylarında olan elma üretiminin, bu yıl iyimser tahminlere göre bile2,5 milyon ton civarına gerilemesi bekleniyor”

-“Ziraat Odalarımız, rekoltenin bu tahminin bile altında kalabileceğini bildiriyorlar”

-“İhracatın olumsuz etkilemesinden endişeleniyoruz”

-“Üretimde Çin ve ABD’den ardından 3’ncüyüz ama ihracatta miktarda 18, değerde 21’nci sıradayız”

-“Uluslararası pazarlarda kabul gören çeşitlerle yüksek kalite üretim yaparsak, standardizasyon, ambalajlama ve depolamaya daha fazla özen gösterirsek ihracatımızı artırırız”

-“Üreticimize bereketli bir hasat diliyorum. Ülkemizin gıda güvencesini sağlayan üreticimizi, tarlada, bahçede,bostanda tutmak zorundayız. Üretimi sürdürmesini sağlamalıyız. Bu da ancak destekle, zararların telafisiyle mümkün olacak”

 

Ankara – 28.09.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ihracatının yeni gözdelerinden elmada hasadın buruk geçtiğini bildirerek, “Mart ayı sonunda meydana gelen don felaketi elma üretimini olumsuz etkiledi. Üreticimiz tedirgin” dedi.

 Bayraktar, hasadı yapılan elma konusunda yaptığı açıklamada, en önemli meyvelerden elmada Türkiye’nin dünyanın büyük üreticilerinden biri olduğunu ama ürünü yeterince iyi değerlendiremediğini belirtti. Şemsi Bayraktar, 2012 yılında dünya genelinde 76,4 milyon ton olan elma üretiminin 37 milyon tonunu Çin, 4,1 milyon tonunu ABD, 3,1 milyon tonunu Türkiye’nin ürettiğini, bu ülkeleri Polonya, Hindistan, İtalya, İran, Şili ve Rusya’nın izlediğini vurguladı.

Mart ayı sonunda yaşanan don felaketinin elma üretimini çok olumsuz etkilediğini belirten Bayraktar, “üreticimiz tedirgin. Geçen yıl 3,1 milyon ton dolaylarında olan elma üretiminin, bu yıl iyimser tahminlere göre bile 2,5 milyon ton civarına gerilemesi bekleniyor. Rekoltede beşte bire yakın bir kayıp olacağı tahmin ediliyor. Ziraat Odalarımız, rekoltenin bu tahminin bile altında kalabileceğini bildiriyorlar. Hasadın tamamlanmasıyla rekolteyi tam olarak görebileceğiz” dedi.

 

-Üretime göre ihracat yetersiz-

 

Türkiye’nin hemen her yerinde elmanın yetiştiğini ama Isparta, Karaman, Niğde, Denizli, Antalya, Kayseri, Çanakkale’nin elma üretiminin yoğun yapıldığı iller olduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Dondan en fazla zarar gören Isparta, Karaman, Niğde, Konya, Osmaniye, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir, Yozgat, Kayseri, Elazığ, Sakarya ve Çorum’da 2013 yılı toplam elma üretiminin yüzde 59’unun üretildi. Isparta, 634 bin 862 ton elma üretimiyle yüzde 20,3, Karaman 571 bin 479 ton üretimle yüzde 18,3, Niğde ise 349 bin 122 ton üretimle yüzde 11,2 pay alıyor. Elma ülkemizde sevilen bir meyve. Yurtiçi tüketimi 2 milyon tonu geçiyor. Böyle olunca, rekoltenin de düşük kalacağını dikkate aldığımızda elma ihracatın olumsuz etkilemesinden endişeleniyoruz. Zaten üretimde Çin ve ABD’den ardından 3’ncüyüz ama ihracatta miktarda 18, değerde 21’nci sıradayız. Üretimi bizden az olan birçok ülke, bizden çok daha fazla elma ihracatı yapıyor. 2012 yılında 68 bin 774, 2013 yılında 125 bin 682 ton elma ihracatı yapıldı. Bu meyvenin ihracatından 2013 yılında 49 milyon dolar döviz girdisi sağlandı. 2011 yılında elma ihracatından ABD, 952 milyon dolar ihracat geliri sağladı. Aynı yıl bizim yarımız kadar elma üreten Fransa’nın ihracatı 737 milyon doları bulurken, bizim ihracatımız 36,6 milyon dolarda kaldı.”

Türkiye’nin pazarda kabul gören çeşit ve kalitede ürün temin ederek, dünya elma ticaretinden daha fazla pay alması gerektiğini bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Uluslararası pazarlarda kabul gören çeşitlerle yüksek kalite üretim yaparsak, standardizasyon, ambalajlama ve depolamaya daha fazla özen gösterirsek ihracatımızı artırırız. Böylece hasat sonrası ürün kayıplarını da azaltmış oluruz.

Bunu başarabilmek için öncelikle modern kapama bahçelerle, rağbet gören, yüksek verimli ve dayanıklı çeşitlerle yeni üretim alanları oluşturulmalıyız.”

 

-“Özellikle bu yıl üreticiye destek olunmalı”-

 

Girdi maliyetlerinin sürekli artmasına göğüs geren, bin bir emek harcayarak ülke ekonomisine katkıda bulunan, özellikle bu yıl doğal afetlerin hepsini birer birer yaşayan ama üretimden vazgeçmeyen çiftçinin yaralarının sarılması, destek olunması gerektiğini bildiren Bayraktar, “üreticimize bereketli bir hasat diliyorum. Ülkemizin gıda güvencesini sağlayan üreticimizi tarlada, bahçede, bostanda tutmak zorundayız. Üretimi sürdürmesini sağlamalıyız. Bu da ancak destekle, zararların telafisiyle mümkün olur” dedi.

Kurban fiyatları

-Kurban fiyatları

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Geçen yıla göre, kurban satış fiyatları fazla artmadı. Makul seviyede kaldı”

-“İllere göre ve canlı ağırlığa göre değişmekle birlikte hayvan başına büyükbaşta 2 bin lira ile 11 bin 200 lira arasında, küçükbaşta ise 350 lira ile 1350 lira arasında değişecek”

-“Canlı ağırlık fiyatı da büyükbaş hayvanlarda kilogram başına 11 ile 12 lira dolaylarında, küçükbaşta kilogram başına 12 ile 13 lira civarında olacağı tahmin edilmektedir”

-“Bu yıl kurbanlık büyükbaş hayvan sayımız, geçen yıl kesilen sayının yüzde 41,7’si, küçükbaş hayvan sayımız ise geçen yıl kesilenin yüzde 56,3’ü kadar daha fazladır”

-“1,2 milyonu büyükbaş, 3,65 milyonu küçükbaş olmak üzere 4,85 milyon hayvan, bayramda kesilmek üzere ahırlarda ve kurbanlık satış merkezlerinde yerlerini almıştır”

-“Veriler, bayramda kurbanlık hayvan sayısı açısından yeterli hayvanımız olduğunu ve vatandaşlarımızın hayvan temininde sıkıntı yaşamayacaklarını göstermektedir”

-“Böylesine önemli bir dönemde, onca ithalat söylemlerine rağmen, kurbanlık ihtiyacının ülke içinden karşılanacak şekilde bir üretimin yapılabilmiş olması, gelecek açısından da umut vermektedir”

-“Elde kalan malların değerlendirilmesi, maliyetin altında piyasaya sürülmemesi açısından Et ve Süt Kurumu’nun maliyeti dikkate alan bir fiyatla üreticilerimizin kurbanlık hayvanlarını satın almasını bekliyoruz”

-“Yaklaşık 850 bin büyükbaş hayvana 4 milyar 80 milyon lira, 2,3 milyon küçükbaş hayvana ise 1 milyar 380 milyon lira olmak üzere, toplam olarak halkımızın, 5 milyar 460 milyon lira gibi bir parayı kurbanlık almak için harcayacağı tahmin edilmektedir”

-“Yeterli hayvan var ve fiyatları da gayet makul. Hatta bazı bölgelerde geçen yıl ki fiyatlardan satıldığını da yem fiyatlarındaki artışın hayvan fiyatlarına yansımadığını da görüyoruz”

-“Bizim görüşlerimizde ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. Bu yıl ithalat yapılmadı. Dolayısıyla bu üretimin artmasına sebebiyet verdi. Ve fiyatlar makul seviyede kaldı”

 

Ankara – 26.09.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, geçen yıla göre kurban satış fiyatlarının fazla artmadığını, makul seviyede kaldığını bildirerek, “İllere göre ve canlı ağırlığa göre değişmekle birlikte hayvan başına büyükbaşta 2 bin lira ile 11 bin 200 lira arasında, küçükbaşta ise 350 lira ile 1350 lira arasında değişecek. Canlı ağırlık fiyatı da büyükbaş hayvanlarda kilogram başına 11 ile 12 lira dolaylarında, küçükbaşta kilogram başına 12 ile 13 lira civarında olacağı tahmin edilmektedir” dedi.

Bayraktar, Kurban Bayramı öncesi düzenlediği basın toplantısında, kurbanlık sayılarını, bazı illerdeki kurbanlık satış fiyatlarını, üreticilerin beklentilerini açıkladı.

Müslümanlar için yerine getirilmesi gereken önemli bir görev olan kurban ibadetinin, Allah’a yakınlaşmayı, insanlar arasında dayanışma ve paylaşımı amaçladığını vurgulayan Bayraktar, şunları söyledi:

“Kurban, komşusu açken tok yatmama davranışının, insan olmanın bir gereği olduğunu bize hatırlatır. Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerde, Kurban Bayramı bu coşkuyla kutlanırken, bu dönem, Kurban kesimi dolayısıyla da et tüketiminin olağanüstü arttığı bir dönemdir. Çok kısa zamana yığılan canlı hayvan talebi de çeşitli sıkıntıları beraberinde getirmektedir. 3-4 gün içinde milyonlarca hayvan kurban olarak kesilmekte, bu talebi karşılamakta üreticiler zorlanmakta, ulaşım, barınma, kurban alanı sağlama gibi sorunlar da baş göstermektedir.  

Bütün bunlardan dolayı Kurban Bayramı’na hazırlanmak önemli bir olaydır ve ciddi bir organizasyonu ve çalışmayı gerektirmektedir. Kurban Bayramı besiciliği,  ülkemizde yıllardır yapılan geleneksel bir yetiştirme yöntemidir. Türkiye’de Kurban Bayramlarında ortalama olarak 2 milyondan fazla küçükbaş, 800 bin baştan fazla da büyükbaş hayvan kesilmektedir. Yani 4 günlük bayram süresince 3 milyon dolayında hayvanın kesimi yapılmaktadır.”

 

-Kilo başına kurbanlık fiyatları büyükbaşta 11-12, küçükbaşta 12-13 lira-

 

Kurbanlık satışlarının illere ve bölgelere göre farklılık arz ettiğini, kimi yerlerde canlı kilogram ve et fiyatı üzerinden, kimi bölgelerde ise canlı hayvan üzerinden pazarlık yöntemiyle satış yapıldığını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre, bu yıl Kurban döneminde hayvan fiyatları, illere göre ve canlı ağırlığa göre değişmekle birlikte hayvan başına büyükbaşta 2 bin lira ile 11 bin 200 lira arasında, küçükbaşta ise 350 lira ile 1350 lira arasında değişeceği; canlı ağırlık fiyatının da büyükbaş hayvanlarda kilogram başına 11 ile 12 lira dolaylarında, küçükbaşta kilogram başına 12 ile 13 lira civarında olacağı tahmin edilmektedir.

Geçen yıla göre kurban satış fiyatlarının fazla artmadığını, makul seviyede kaldığını görüyoruz. Kurbanlık fiyatlarının maliyetlerdeki yükselişin altında kalmasında, kurbanlık hayvan sayısındaki artış etkili oldu. Bu yıl kurbanlık büyükbaş hayvan sayımız, geçen yıl kesilen sayının yüzde 41,7’si, küçükbaş hayvan sayımız ise geçen yıl kesilenin yüzde 56,3’ü kadar daha fazladır. Tabii bu fiyatlar, Kurban Bayramı öncesi tahmini fiyatlardır. Söz konusu fiyatlar ancak, kurban pazarında oluşacak fiyatlara referans olarak kabul edilebilir. Bayram yaklaştıkça, talebe göre fiyatlar da değişebilecektir.”

 

-4,85 milyon baş hayvan ahırlarda ve kurbanlık satış merkezlerinde-

 

Türkiye’de geçen yıl 851 bin 948 büyükbaş, 2 milyon 331 bin 917 küçükbaş hayvanın bayramda kurbanlık olarak kesildiğini, kesilen hayvan sayısı 3,2 milyon başa yaklaştığını belirten Bayraktar, “Bu yıl ise; 1 milyon 207 bin 608 büyükbaş, 3 milyon 645 bin 918 de küçükbaş olmak üzere toplamda 4 milyon 853 bin 526 baş hayvan, bayramda kesilmek üzere ahırlarda ve kurbanlık satış merkezlerinde yerlerini almıştır. Veriler, bayramda kurbanlık hayvan sayısı açısından yeterli hayvanımız olduğunu ve vatandaşlarımızın hayvan temininde sıkıntı yaşamayacaklarını göstermektedir” dedi.

 

-Kurbanlık ihtiyacının ülke içinden karşılanacak şekilde üretim yapılması-

 

Bu yıl, geçmiş yıllardaki gibi kurbanlık ithal edilmemesi, üreticilerimizin ellerindeki hayvanları satması, mağdur olmalarının önlenmesi açısından önemli bir durum olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şöyle konuştu:

“Bu aynı zamanda hayvancılığımız açısından da fevkalade önemli bir gelişmedir. Böylesine önemli bir dönemde, onca ithalat söylemlerine rağmen, kurbanlık ihtiyacının ülke içinden karşılanacak şekilde bir üretimin yapılabilmiş olması, gelecek açısından da umut vermektedir.

Görüldüğü üzere, geçen yılki talebin çok üzerinde kurbanlık hayvanımız vardır. Ancak, üreticilerimizin, bayram döneminde satılamayan hayvanlarının da, maliyetlerin altında yok pahasına ellerinden çıkmaması gerekir.

Her platformda, hayvancılık için, bir müdahale kurumu kurulması gerektiğini savunduk. Bunun hayvancılıkta piyasa istikrarının korunması için, bir zorunluluk olduğunu ifade ettik. Sonuçta hükümetimiz, taleplerimize kulak verdi ve Et ve Süt Kurumu’nu bir müdahale kurumuna dönüştürdü.  Et ve Süt Kurumu’nun, müdahale kurumu olarak çalışması için gereken, ana statüsü, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Hayvancılık sektörü için yararlı bir fonksiyon yerine getireceğine inanıyoruz.

Tabii kurumdan beklentimiz çok. Öncelikle şunu belirtelim ki, Et ve Süt Kurumu’nun, üreticilerimizin satılamayan hayvanlarını bayram sonrasında uygun bir fiyata alması önem kazanacaktır. Bunun için yetkililerden beklentimiz, kurbanlıkları satamayan ve elinde kalan üreticilerimize yönelik belirleyecekleri alım fiyatlarını, üreticilerimizin yaptıkları masrafları da dikkate alarak, kurbana özel tespit etmeleridir. Bu durumda, üreticilerimizin bir yıllık emekleri boşa çıkmayacak, mağdur olmaları engellenecektir.”

 

-“Ekonomik olarak da ciddi bir hareketliliği beraberinde getiriyor”-

 

Kurban Bayramı, bu kadar çok hayvanın besiye alınması ve uzun süreyle bakılmaları dolayısıyla ekonomik olarak da ciddi bir hareketliliği beraberinde getirdiğini bildiren Bayraktar, şunları söyledi:

“Beslenme amaçlı hayvan alımları için ödenen paradan, yem, veteriner hizmetleri, hayvanların satılması, satış yerlerinde yer kiraları ve kişisel masraflar, bu hayvanların nakilleri, kesimler için kasaplara ödenen para ve derilerin satılmasına kadar birçok ticari faaliyet, bu dönemde söz konusu olmakta ve bütün bunlar ekonomik anlamda önemli bir yekun tutmaktadır.

2014 yılı Kurban Bayramı döneminde, tahmini olarak geçen yıla yakın yani 850 bin baş büyükbaş, 2,3 milyon baş da küçükbaş hayvan kesileceğinden yola çıkıldığında; yem masrafları şöyledir:

Kurbanlık için besiye alınan büyükbaş hayvanların en az 6 ay beslendiği düşünüldüğünde, 6 aylık yem masrafı, hayvan başına tahmini olarak bin 550 lira olarak hesaplanmıştır. Kesilecek olan 850 bin baş kurbanlık hayvan için toplam 1 milyar 317 milyon 500 bin lira yem masrafı yapıldığı tahmin edilmektedir.

Kurbanlık için besiye alınan küçükbaş hayvanların en az 6 ay beslendiği düşünüldüğünde, 6 ay süreyle hayvan başına 738 lira yem masrafı yapıldığı, 2,3 milyon baş küçükbaş hayvan için yapılan yem masrafının ise 1 milyar 697 milyon 400 bin olduğu tahmin edilmektedir.

            Toplamda 3 milyon 150 bin baş kurbanlık canlı hayvan için üreticilerimizin 3 milyar 14 milyon 900 bin lira civarında bir yem masrafı yaptıkları, dolayısıyla bu kadar bir paranın yem sektöründe kullanıldığı tahmin edilmektedir.

Ortalama 400 kilogram canlı ağırlığa sahip büyükbaş hayvanın canlı kilosunun 12 lira civarında satılacağı düşünüldüğünde bayram süresince kesilecek yaklaşık 850 bin baş hayvana halkımızın ödeyeceği para 4 milyar 80 milyon lirayı bulacaktır.

Bir küçükbaş hayvanın ortalama 600 liradan satılacağı düşünülecek olursa, kesilecek yaklaşık 2,3 milyon küçükbaş hayvana halkımızın ödeyeceği para 1 milyar 380 milyon lirayı bulmaktadır. Toplam olarak halkımızın, 5 milyar 460 milyon lira gibi bir parayı kurbanlık almak için harcayacağı tahmin edilmektedir.”

 

-Kurban derileri, kasap ücretleri-

 

Bayraktar, kurban derilerinin de önemli olduğunu, standartlara göre kesilmiş ve tuzlanmış yaş koyun derisinin fiyatının yaklaşık 4 lira civarında satıldığını, ortalama 2,3 milyon koyun kesildiği hesap edildiğinde, küçükbaş hayvanların derilerinin ekonomik değerinin yaklaşık olarak 9 milyon 200 bin lirayı bulduğunu belirtti. 400 kilogram ağırlığındaki bir sığırdan, ortalama olarak, yaklaşık 60 kilogram civarında deri çıktığını bildiren Bayraktar, “derinin kilosu 2,5 lira olarak hesaplandığında kesilecek 850 bin büyük baş hayvandan elde edilecek derinin değeri 127 milyon 500 bin lirayı buluyor. Toplam olarak kurbanlıklardan, standartlara göre elde edilecek derilerin ekonomik değeri, yaklaşık 136 milyon 700 bin lirayı geçmektedir. Fakat kurbanlıklar çoğu yerde, ehil olmayan kişiler tarafından kesildiği için deride ciddi olarak ekonomik kayıp oluşmaktadır. Bu kaybın yüzde 20’ler civarında olduğu tahmin edilmekte, bunun da ekonomik değeri 27-27,7 milyon lirayı bulmaktadır. Deri kaybı düşülecek olursa Kurban Bayramı’nda ekonomiye kazandırılan derinin değeri 109 milyon lira civarında olacaktır” dedi.

Şemsi Bayraktar, hayvanların bağırsak gibi iç organlarının büyük bir kısmının da değerlendirilmeyip atıldığı için, buradan da ciddi ekonomik kayıplar oluştuğunu vurguladı.

Kurbanlıkları satmak isteyen üreticilerin metropol illerde her ilçede farklı olmak üzere kurbanlık satış yerlerine çadır kirası ödediğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Fiyatlar ilçelere göre farklı olduğu için net bir rakam verilememekle birlikte, kalınan sürede harcanacak paraları da dahil edecek olursak önemli bir miktarda para buralarda harcanmaktadır.

Üreticilerimiz, Türkiye’nin dört bir yanından hayvanları metropollerdeki kurban satış yerlerine nakletmekte, bunun için nakliye parası ödemektedir. Ayrıca satılan hayvanlar, bayramda kişilerin kesim yapacakları yerlere taşınmakta, bunun için de para ödemektedirler. Kesilen hayvanların sayısal büyüklüğü dikkate alındığında, net rakam verememekle birlikte, önemli bir nakil masrafının olduğu söylenebilir.

Kurban bayramları son yıllarda, kasaplar için önemli bir gelir kapısı olmuştur. Kasaplar, yüzme, parçalama gibi işler için küçükbaşta 50 lira, büyükbaşta ise 200 lira civarında para almaktadır. Büyükbaşın en az yarısının kasaplar tarafından ücret mukabilinde kesildiğini düşünecek olursak, 425 bin baş hayvan için ödenecek meblağ, 85 milyon lirayı bulmaktadır. Aynı şekilde küçükbaşların yarısının kasaplar tarafından kesildiği düşünüldüğünde, 1 milyon 150 bin baş küçükbaş hayvan için ödenecek meblağ 57-58 milyon lirayı bulmakta, kesim için kasaplara ödenecek toplam meblağ 142-143 milyon lira civarında olmaktadır.”

 

-Sorulara yanıtlar-

 

Bayraktar, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. “Kurban bayramına yaklaşan dönemlerde kasaptaki et fiyatlarında bir artış oluyordu. Bunun sebebini ne olarak görüyorsunuz?” şeklindeki bir soru üzerine Bayraktar, “Bizim ziraat odalarımızın marifetiyle yaptığımız tespitlerde, hayvan sayısındaki artışa bağlı olarak kurban fiyatlarında hem canlı hayvan, hem kilogram fiyatında geçen yıla göre ciddi manada bir artış olmadığını gördük. Şu ana kadar fiyatlar çok makul seviyede seyrediyor. Kurban bayramına 1 hafta var. Fiyatlar bir miktar değişir mi bilmiyorum. Ama hayvan sayısının geçen yıla göre arttığını görüyoruz. Bugün için önemli olan kurbanlık hayvandır. Herkes kurbanlık hayvan almaya çalışıyor. Bizim takip ettiğimiz ve önemli olan da bu.  Yeterli hayvan var ve fiyatları da gayet makul. Hatta bazı bölgelerde geçen yıl ki fiyatlardan satıldığını da görüyoruz. Yem fiyatlarındaki artışın hayvan fiyatlarına yansımadığını da görüyoruz. Kurban kesmek isteyen vatandaşlarımız için hem fiyat hem de hayvan temini açısından bir sıkıntı görmüyoruz” dedi.

Fiyatların semtlere göre değiştiği, alım gücü yüksek semtlerde fiyatların daha yüksek olduğu, aradaki farkın sebebinin sorulması üzerine Bayraktar, “Bu arz talebe bağlı olan bir hadisedir. Zaman zaman Et ve Süt Kurumu da elindeki hayvanlarla piyasa çok yükseldiği zaman piyasaya müdahale ediyor. Böyle bir görevi de var. Bazı semtlere göre fiyat farklılıkları olabilir ama çok ciddi bir sapmalar görmüyorum. Türkiye genelinde ciddi manada sapma yok. Çok yakın rakamlar bize geliyor” diye konuştu.

Et ve Süt Kurumu’nun kalan hayvanları satın alıp almayacağı, buna yönelik bir hazırlık olup olmadığı yönündeki soru üzerine, Bayraktar, “Et ve Süt Kurumu, kurban bayramı sonrası alım yapıyor. Bu yıl da yapacaktır. Zaten elde kalan malların değerlendirilmesi yani maliyetin altında piyasaya sürülmemesi açısından Et ve Süt Kurumunun maliyeti dikkate alan bir fiyatla üreticilerimizin kurbanlık hayvanlarını satın almasını bekliyoruz. Bu hem üreticilerimizi ekonomik olarak ta destekleyeceği gibi üretimin sürdürülebilir noktada olması açısından da fevkalade önemli” dedi.

Bayraktar, “Geçtiğimiz yıllardan farklı olarak, kurban ihtiyacının yurt içinden karşılanmasının nesnel bir sebebi var mı?” şeklindeki soru üzerine de şunları söyledi:

“Bu sene yurt içinden karşılanmasının sebebi şu; üretim artıyor. Her zaman söylüyoruz. Siz üretimi desteklediğinizde ve ithalat yapmadığınızda üretim artır. Üreticimiz ahırlarını doldurur. Ve ihtiyacın önemli bir kısmını karşılar. Hatta şu anda tamamını karşılıyoruz. Bizim bu görüşlerimizde ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. Ve bu yıl ithalat yapılmadı, biliyorsunuz. Dolayısıyla bu üretimin artmasına sebebiyet verdi. Ve bunun doğal sonucu olarak da fiyatlar makul seviyede kaldı. Ama siz ithalat yaptığınızda ahırları boşaltıyorsunuz. Burada önemli olan üretim. Üreticiyi üretimden çektiğinizde belli bir dönem için ithalat yaparsınız ama sürekli ithalat yapamazsınız. Yurt dışından nasıl et geldiği de belli değil. Siz içerideki tanıyorsunuz ve denetliyorsunuz. Yurt dışındaki üretimi denetleme şansınız yok. Çok değişik ülkelerden çok ucuz ve kalitesiz etlerde geliyor. Dolayısıyla biz bu yıl halkımıza yerli üretimle kaliteli üretimle et vermenin de gururunu yaşıyoruz.”

İslam dünyasının, sıkıntılı bir süreçten geçtiğine dikkatinizi çeken Bayraktar, milyonlarca Müslümanın, her gün çatışmanın, iç savaşın, katliamın, kanın, gözyaşının hüküm sürdüğü, barışa hasret kalan bir ortamda yaşadığını bildirerek, bir an önce barış, huzur temennisinde bulundu, tüm İslam alemine huzurlu bir Kurban Bayramı diledi.

 

Yıllar itibarıyla Türkiye’de kesilen ve mevcut kurbanlık hayvan sayıları:

 

Yıllar

Büyükbaş

Küçükbaş

2011 (Kesilen)

645.000

1.945.000

2012 (Kesilen)

777.000

2.194.000

2013 (Kesilen)

851.948

2.331.917

2014 (Mevcut)

1.207.608

3.645.918

2014/2013

(Değişim-Yüzde)

41,7

56,3

Kaynak: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

 

Bazı illere göre 2013-2014 yılları tahmini üretici kurbanlık hayvan satış fiyatları

 

Büyükbaş kurbanlık fiyatları:

İller

Büyükbaş (2014)

Ankara

3.900-10.400 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Balıkesir

5.000-7.000TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Konya

2.000-5.500 TL/baş

Canlı kilo: 11 TL

Erzurum

2.000-7.000 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Kastamonu

3.450-9.200 TL/baş

Canlı kilo: 11 TL

Bursa

4.300-11.000 TL/baş

Canlı kilo: 14 TL

İzmir

3.900-6.500 TL/baş

Canlı kilo: 13 TL

Eskişehir

3.000-10.000 TL/baş

Canlı kilo: 12TL

Van

4.800-6.000 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

İstanbul (Avrupa Yakası)

5.200-9.200TL/baş

Canlı kilo: 11 TL

İstanbul (Anadolu Yakası)

6.300-11.200TL/baş

Canlı kilo: 13 TL

Gaziantep

4.600-6.900 TL/baş

Canlı kilo: 11 TL

Diyarbakır

2.400-4.800 TL/baş

Canlı kilo: 11,5 TL

Samsun

4.200-7.000 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Hatay

3.500-5.750 TL/baş

Canlı kilo: 11 TL

Adana

3.500-7.000 TL/baş

Canlı kilo: 10 TL

Karaman

4.000-9.200 TL/baş

Canlı kilo: 11 TL

Afyonkarahisar

3.500-5.500 TL/baş

Canlı kilo: 11,5 TL

Çanakkale

3.750-5.000 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Sakarya

4.900-9.800 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Şanlıurfa

4.000-10.000 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Antalya

3.000-9.000 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

İzmit

3.750-6.250 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

 

Küçükbaş kurbanlık fiyatları:

İller

Küçükbaş (2014)

Ankara

520-800 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Balıkesir

700-1.000 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Konya

450-650 TL/baş

Canlı kilo: 9,5 TL

Erzurum

750-1.300 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Kastamonu

400-900 TL/baş

Bursa

750-1.320 TL/baş

Canlı kilo: 16 TL

İzmir

850-1.350 TL/baş

Canlı kilo: 16 TL

Eskişehir

500-800 TL/baş

Canlı kilo: 13 TL

Van

380-650 TL/baş

Canlı kilo: 9 TL

İstanbul (Avrupa Yakası)

700-1.100 TL/baş

Canlı kilo: 13 TL

İstanbul (Anadolu Yakası)

700-1.150 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Gaziantep

625-875TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Diyarbakır

500-750 TL/baş

Canlı kilo: 13 TL

Samsun

460-950TL/baş

Canlı kilo: 14 TL

Hatay

360-960 TL/baş

Canlı kilo: 11,5 TL

Adana

350-750 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Karaman

575-800 TL/baş

Canlı kilo: 11 TL

Afyonkarahisar

600-850 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Çanakkale

460-1.050 TL/baş

Canlı kilo: 11 TL

Sakarya

550-900 TL/baş

Canlı kilo: 12 TL

Şanlıurfa

500-800 TL/baş

Canlı kilo: 11 TL

Antalya

700-1.100 TL/baş

Canlı kilo: 13 TL

İzmit

400-800 TL/baş

Canlı kilo: 13 TL

Kaynak: Ziraat Odaları

TZOB, israfa karşı başlattığı kampanya çerçevesinde hazırladığı 2. kamu spotunu medyayla paylaştı


TZOB, israfa karşı başlattığı kampanya çerçevesinde hazırladığı 2. kamu spotunu medyayla paylaştı

 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), tarladan sofraya kadar olan süreçte yaşanan israfa dikkati çekmek amacıyla başlattığı israfa karşı kampanya çerçevesinde hazırladığı kamu spotunun ikincisini bugün (25.9.2014) medyayla paylaştı.

 TZOB’un medya spotu, doğal afetler nedeniyle bu yıl çok zor bir üretim sezonu geçirilmekte olduğuna vurgu yapıyor; çiftçimizin ürettiği her dilim, her salkım ve her danenin geçtiğimiz yıllardan çok daha fazla önemli hale geldiğine dikkati çekiyor, bu nedenle her türlü israftan kaçınılması gerektiği mesajını veriyor.

Radyo ve televizyonlar için ayrı ayrı hazırlanan; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun “kamu yararına yönelik spot film” onayından da geçen 45’er saniyelik spotlar hem üreticileri hem tüketicileri hem de aracı kişi ve kuruluşları, israf konusunda uyarmak ve toplumsal farkındalık ve bilinç geliştirilmesini sağlamak amacı taşıyor.

Türkiye’deki bütün radyo ve televizyon kanallarına gönderilen kamu spotlarına şu linklerden de ulaşılabiliyor. 

Link 1

https://www.wetransfer.com/downloads/0cb1767cf266031dced57685b5505a1c20140925075150/09c4bb

Link 2

https://www.tzob.org.tr/Bas%C4%B1n-Odas%C4%B1/Duyurular/ArtMID/721/ArticleID/1173/T252rkiye-Ziraat-Odalar%C4%B1-Birli%C4%9Fi-Kamu-Spotu 

Kurban Bayramı’na doğru…


-Kurban Bayramı’na doğru…

-Türkiye Ziraat Odaları Birliği, çadır kiraları, vekaleten kesim, üreticilerin pazar alanlarındaki ihtiyaçları ve denetim konularında uyarılarda bulundu

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Belediyelerimizin çadır kiraları üreticimizi mağdur

etmemeli, kira bedelleri mümkün olduğunca düşük tutulmalıdır”

-“Hayvan pazarlarındaki üreticilerimizin kişisel ihtiyaçlarını karşılayacak tedbirleri almalıdır”

-“Yetkili kurumlarca denetimler sıkılaştırılmalı, sanal kesime geçit verilmemeli”

-“Kurbanlıklar gerek sağlık, gerekse kurbanlık vasfı yönünden sıkı bir şekilde denetlenmelidir”

 

Ankara – 23.09.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Kurban Bayramı yaklaşırken, kurban üreticileri açısından da hareketli günlerin başladığını bildirerek, üreticilerin, kurbanlık pazarlarında ödeyecekleri çadır kiraları, vekaleten kesim, pazarların besicilerin sosyal ihtiyaçları açısından da donanımı ve denetim konularında mağduriyetler yaşamaması için uyarılarda bulundu.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, besicilerin, kurbanlıklarını özellikle büyük şehirlere götürme konusunda hazırlıklarını yoğunlaştırdıklarını bildirdi. 

Türkiye’de kurbanlık hayvan satışlarının illere ve bölgelere göre farklılık gösterdiğini, kimi yerlerde canlı kilogram ve et fiyatı üzerinden, kimi yerlerde ise canlı hayvan üzerinden pazarlık yöntemiyle satış yapıldığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Birliğimizce, her yıl olduğu gibi bu yıl da hayvanlar pazarlara indirilmeden önce, iller bazında tahmini fiyatlar derlenip, kamuoyuna duyurulacak, vatandaşlarımız hayvan almadan önce bilgilendirileceklerdir.

Kurbanlıkları büyük şehirlerde belediyelerin belirlediği yerlerde satmak isteyen üreticiler, satış süresince hayvanlarını bulunduracakları yerlere kira bedelleri ödemektedirler. Bayramın yaklaşmasıyla birlikte bu tür yerlerin kira bedellerini belirleme çalışmaları da başlamıştır.

 

-“Üreticimiz mağdur edilmemeli”-


 Üreticilerimizin yüksek maliyetli üretimleri ve hayvancılığımızın geçtiği zor süreç de dikkate alınarak belediyelerimizin bu yerlerin kira bedeli belirlemede daha hassas davranmalarını, kurbanlık satış yerlerini kiraya verirken, çadır kiralarını, gelir getirici bir yer değil, bir kamu hizmeti olarak görmelerini ve kira bedellerini mümkün olduğunca düşük tutmalarını bekliyoruz. Üreticimiz mağdur edilmemelidir.

Çadır kirası yanında üreticilerimiz başka masraflar da yapıyor. Hayvanların taşındığı mesafeye göre değişmekle birlikte, yüksek nakliye ücreti ödüyor, eğer hayvanları satamazsa dönüş için de nakliye parası veriyor, bu da masrafların daha da artmasına neden oluyor. Ayrıca, hayvanlarını satacakları yere bir iki hafta önceden giden üreticilerimiz kaldıkları sürede kişisel masrafları için de önemli denebilecek harcamalar yapıyor. Yani pazara kurbanlık sevk eden her üretici nakliye, çadır kirası ve yeme içme gibi harcamalar da dahil olmak üzere kişi başına yüksek miktarlarda masraf yapıyor.”

 

-“Kişisel ihtiyaçlar için altyapı hizmetlerine özen gösterilmeli”-

 

Belediyelerin, hayvan pazarlarındaki üreticilerin kişisel ihtiyaçlarını karşılamayacak tedbirleri de almaları gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, “belediyelerimiz, hayvan pazarlarında üreticilerin su, tuvalet gibi, kişisel ve sosyal ihtiyaçlarına yönelik alt yapı hizmetlerine azami özeni göstermesi gerekmektedir. Uzun bir süre zor şartlarda buralarda kalan üreticilerimizin, bedel ödeyerek kalacakları bu yerlerde ihtiyaçlarının karşılanması, mağduriyetlerinin önlenmesi büyük önem arz etmektedir” dedi.

 

-“Vekaleten kurban kesmeyi taahhüt kuruluşlar kontrol edilmeli”-

 

Kurban pazarlarında denetim de çok önemli olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Yetkili kurumlarca denetimler sıklaştırılmalı, sanal kesime geçit verilmemelidir. Kurban Bayramı döneminde birçok dernek ve vakıf, hayır işlemeyi düşünen vatandaşlarımızın verdiği vekaletle onlar adına kurban kesmek için faaliyet içine girmektedir. Bilindiği üzere, geçtiğimiz yıllarda yaşanan bazı olumsuzluklar birçok vatandaşımızın mağdur olmasına yol açmıştır. Dernek ve vakıflara yatırılan paraların kurban kesiminde kullanılması ve bunların iyi bir şekilde denetlenmesi çok önemlidir. Aksi takdirde hem halkımızın hem de üreticilerimizin mağduriyetine neden olunabilecektir. Vekaleten kurban kesmeyi taahhüt eden bu kuruluşların, bu dönemde ne kadar hayvanı nereden aldığının, hangi şartlarda ve nerelerde ne kadar kurbanlık kestiğinin, vekaleti veren kurban sahibinin vekaletinin yerine getirilip getirilmediğinin yetkili kurumlar tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilmesi, hem hayır işlemeyi düşünen vatandaşlarımızın, hem de üreticilerimizin mağdur olmasını önleyecektir.”

 

-Kurbanlıkların sağlık ve vasıfları denetlenmeli-

 

Kurbanlıkların gerek sağlık, gerekse kurbanlık vasfı yönünden sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiğini belirten Bayraktar, “Bilindiği üzere hayvan pazarlarında kamu kuruluşlarınca hayvanlar sağlık kontrolünden geçirilmektedirler. Bu kontrollerin yanı sıra hayvanların yaş uygunluğu, gebe olup olmadığı gibi vasıflar yönünden yapılan kontrollerde de titiz davranılması gerekmektedir. Böylece halkımıza gönül rahatlığıyla kurbanlığını seçme imkanı getirilecek ve mağduriyeti önlenecektir” dedi.

Bayraktar, önümüzdeki günlerde düzenleyeceği basın toplantısında, büyükbaş, küçükbaş hayvan sayılarını, kurbanlık hayvan mevcudunu, il il kurbanlık hayvan fiyatlarını, üreticilerin beklentilerini ayrıntılarıyla açıklayacağını bildirdi.  

Bayraktar, Manyas’ta sel bölgesinde incelemelerde bulundu

-Bayraktar, Manyas’ta sel bölgesinde incelemelerde bulundu

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Bölge gerçekten çok büyük bir afete maruz kaldı”

-“Su tahliye kanallarının düzenli olarak en azından iki yılda bir temizlenerek bakımının yapılması gerekiyor”

-“Çiftçilerimizin sigorta şirketleriyle olan sıkıntılarının Ankara’da takipçisi olacağım”

 

Manyas/Balıkesir – 22.09.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Manyas ilçesinde sel felaketinden zarar gören tarım alanlarında incelemelerde bulundu. 

Balıkesir’in Gönen ilçesinde çeltik hasadına katılan Bayraktar, buradan Manyas ilçesine geçti.

Geçen hafta meydana gelen sel felaketinde zarar gören Manyas’ın Akçaova Mahallesi’ni ziyaret eden Bayraktar, Manyas Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Danç ve mahalle Muhtarı Hayrettin Yıldız’dan afetle ilgili bilgi aldı.

Bölgenin gerçekten çok büyük bir afete maruz kaldığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Her yıl özellikle bu bölgede bu tür kuvvetli yağışlara şahit olduk. Su tahliye kanallarının düzenli olarak en azından iki yılda bir temizlenerek bakımının yapılması gerekiyor. Bu arada ürünlerin sigortalanması bu tür afetlerde son derece mühim. Sizlerin sigorta şirketleri ile olan sıkıntılarınızın Ankara’da takipçisi olacağım. Can kaybı olmaması büyük şans. Bu afet gece olsaydı Allah korusun can kaybı olabilirdi. Büyük geçmiş olsun.” 

Bayraktar, Karacabey’de afet bölgesinde incelemelerde bulundu

-Bayraktar, Karacabey’de afet bölgesinde incelemelerde bulundu

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Büyük bir afet yaşandı. Tek tesellimiz can kaybı olmayışıdır”

-“ Çiftçinin moralinin yüksek tutulması ve tarlada kalması için yaraların sarılması gerekir”

-“ Önümüzdeki yıl için gıda güvencesinin sağlanabilmesi adına çiftçiye destek verilmesi gerekir. Sadece borç ertelemesinin yeterli değil”

-“Kurban Bayramı için yerli üreticinin hayvan üretimi yeterli. Hayvan ithalatı söz konusu değil”

-Bayraktar, özel bankalardan da makul faiz oranlarıyla çiftçiyi rahatlatmaları çağrısında bulundu

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar’a, AK Parti Bursa Milletvekili Önder Matlı da eşlik etti

 

Karacabey/Bursa –  22.09.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birli (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yağmur ve doludan olumsuz etkilenen Karacabey çiftçisine geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Karacabey ovasında incelemelerde bulunan Bayraktar, Ziraat Odası yetkililerinden yaşanan afetle ilgili brifing aldı. Büyük bir afet yaşandığını vurgulayan Bayraktar, “Tek tesellimiz can kaybı olmayışıdır” dedi.

2014 yılının başlarında dolu felaketi yaşandığını hatırlatan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Marmara bölgesinin kuraklıktan en az derecede etkilendiğini düşünürken peş peşe felaketler yaşadık. Bunlar küresel ısınmanın sonuçları. Çok şanssız bir yıl geçirdik. Tek tesellimiz bu felaketlerde can kaybı yaşanmamış olmasıdır. Çiftçinin moralinin yüksek tutulması ve tarlada kalması için yaraların sarılması gerekir. Borçların yapılandırılması konusunda teşebbüslerimiz sürüyor. Önümüzdeki yıl için gıda güvencesinin sağlanabilmesi adına çiftçiye destek verilmesi gerekir.
Sadece borç ertelemesinin yeterli değil. Gelecek seneye de gelir sıkıntısı yaşanacağından tarım sigortalarının işlerlik kazanması hayati önem taşıyor.”

 

-Özel bankalara çağrı-

 

Bayraktar, özel bankalara da makul faiz oranlarıyla çiftçiyi rahatlamaları çağrısında bulundu.

Kurban Bayramı öncesinde hayvan ihtiyacı konusunda Türkiye’nin kendine yeter durumda olduğunu, hayvan ithalatının söz konusu olmadığını anlatan Bayraktar, “Yerli üreticinin hayvan üretimi yeterli. Spekülasyonlara meydan verilmemelidir. Bu konuyu rakamlarıyla önümüzdeki günlerde basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuracağım” dedi.

AK Parti Bursa Milletvekili Önder Matlı da yaptığı açıklamada, ciddi bir afetle karşı karşıya kaldıklarını, ancak hükümet olarak üreticinin yanında yer alarak bunun üstesinden geleceklerini belirtti. 

 

-Karacabey Ziraat Odası Meclis Başkanı Nuri Karaca-

 

“Bu sene ucuz salça yemek hayal” diyen Karacabey Ziraat Odası Meclis Başkanı Nuri Karaca da şöyle konuştu:

“Bizim bölgemizde bir dönümde ortalama 11 ton domates elde ediliyordu. Bu sene 4-5 tona düştü. Hava şartları, yağışlardan dolayı ekimlerin geç kalması ve hastalık baş gösterdi. Bütün bunlar olumsuz etkiledi. Domates üretiminin düşük olması doğal olarak salça üretimini de etkileyecek. Salça üretimi çok düşük olacak. Bu durum salça ihracatına da olumsuz yansıyacak. Bölgemizde üretilen salçanın yüzde 70’i ihracata gidiyordu. Sıkıntı büyük. Salça fiyatları artacak ve bu iç piyasaya da yansıyacak. 15 günlük bir sürede hasat tamamen biter ama kesin olan bir şey var ki, salça fiyatları çok yükselecek.”

Karacabey ova köylerini ziyaret eden TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üreticilerle karşılıklı bilgi alış verişinde bulundu.

Bayraktar’ın Karacabey’deki ziyaretlerine TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Tuncer Başoğlu da katıldı.

 

Bayraktar, Gönen’de çeltik hasadı yaptı

-Bayraktar, Gönen’de çeltik hasadı yaptı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Türk çiftçisi olarak 2013 yılının Eylül ayından itibaren çok büyük afetlerle karşı karşıya kaldık”

-“Bu yıl çiftçimizin görmediği afet kalmadı desek yeridir”

-“Çiftçimizin önümüzdeki yıl tarlaya girmesini sağlamak lazım. Üretimi sürdürülebilir noktada tutmak gerekir”

-“Çiftçilerimizin kurumlara olan borçlarının muhakkak yapılandırılması lazım”

-“Çeltik üretimini henüz talebi karşılayacak seviyeye getiremedik”

-“Yurtiçi ihtiyacın karşılanması için bu ürünün desteklenmesi gerekir”

 

Gönen/Balıkesir – 22.09.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türk çiftçisi olarak geçen yılın Eylül ayından itibaren çok büyük afetlerle karşı karşıya kaldıklarını belirterek, “Bu yıl çiftçimizin görmediği afet kalmadı desek yeridir” dedi.

Bayraktar, Gönen’de Sarıköy Mahallesi’nde çeltik hasadı yaptı. Hasattan önce, Gönen Ziraat Odası’nı ziyaret eden Bayraktar, Oda Başkanı Necati Özkurt’tan brifing aldı, üreticilerle görüşüp dertlerini dinledi.

Balıkesir’in, bitkisel üretim açısından meyve ve sebze ile hayvansal üretim açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu bildiren Bayraktar, çiftçilerin hasat döneminde yanında olmaya gayret gösterdiklerini, onların sevincini ve sorunlarını paylaştıklarını anlattı.

 

-Çeltik hasadı bol ve bereketli olsun-

 

Çeltik hasadının bol ve bereketli olması dileğinde bulunan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Türk çiftçisi olarak 2013 yılının Eylül ayından itibaren çok büyük afetler ile karşı karşıya kaldık. Bunları üzüntüyle ifade ediyorum. Özellikle Eylül ayında başlayan ve Mart-Nisan ayına kadar süren kuraklık, İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizi olumsuz etkiledi. Çok şükür Marmara Bölgesi, kuraklıktan zarar görmedi. Ancak, özellikle son günlerde meydana gelen yağışlar, Marmara’yı da olumsuz etkiledi. Bugün çeltik hasadını bu manada biraz geç başlatmış oluyoruz. Sel felaketinde hayatını kaybeden Pakize Kalfalı kardeşimize de Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Bunlar Allah’tan gelen afetler. Çiftçimizin moralini yüksek tutmamız lazım.”

Afetlerin yaşanabileceğini ancak bu noktada sel felaketinden zarar gören çiftçilerin moralinin yüksek tutulması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “Çiftçimizin önümüzdeki yıl tarlaya girmesini sağlamak lazım. Üretimi sürdürülebilir noktada tutmak gerekir. Bu manada bizlere de hükümetimize de önemli görevler düşmektedir. Tüm afetleri rapor haline getirdik ve getirmeye de devam ediyoruz. Afetler yakamızı bırakmıyor. Bu yıl çiftçimizin görmediği afet kalmadı desek yeridir. Çiftçilerimizin kurumlara olan borçları muhakkak yapılandırılması lazım. Çiftçilerimizin de tarım sigortalarını yaptırmaları bizim için önemli” diye konuştu.

 

-Çeltik çok önemli bir ürün-

 

Çeltiğin çok önemli bir ürün olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Çeltik, nişasta bakımından buğdayın üstünde bir ürün. Dünyanın yarısından fazlası çeltikten besleniyor. Yaklaşık olarak bu yıl 711 milyon ton civarında çeltik üretimi bekleniyor. Ülkemizde geçen yıl itibariyle 900 bin ton civarında olan üretimin bu yıl 890 bin ton civarında gerçekleşmesi bekleniyor. 2013 rakamını yakalayacağız. Ancak çeltikte yeterlilik oranı yüzde 86,5 civarında. Bu, şunu da gösteriyor, yaklaşık 164 bin ton civarında çeltik ithal ediyoruz. Bu da 118 bin ton civarında pirince tekabül ediyor. Yani çeltik üretimini henüz talebi karşılayacak seviyeye getiremedik. Yurtiçi ihtiyacın karşılanması için bu ürünün desteklenmesi gerekir. Son 10 yıla baktığımızda yüzde 83’lük bir artış gözleniyor. Üreticimizin verimlilik oranında da son 10 yılda yüzde 16’lık bir artış var ve bunu daha da çok önemsiyorum.”

Sarıköy’deki hasada, TZOB Yönetim Kurulu üyesi Tuncer Başoğlu, Balıkesir Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Zekeriya Erdurmuş, Gönen Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Hazim Demirhan, Balıkesir Ziraat Odalarının başkanları ve çiftçiler de katıldı.

Şemsi Bayraktar, Gönen’deki hasat programından sonra, beraberindeki heyet ile sel felaketinde zarar gören alanları gezdi ve mağdur çiftçilerin sıkıntılarını dinledi. Bayraktar, Gönen’de, Balıkesir Ziraat Odaları başkanlarıyla istişare toplantısı yaptıktan sonra Manyas ve Bursa Karacabey’e hareket etti.

Traktör sayısı artışında Doğu, Güneydoğu birinci


-Traktör sayısı artışında Doğu, Güneydoğu birinci

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Son 5 yılda Türkiye’de toplamında traktör sayısı yüzde 17,3 artmasına karşın, Doğu Anadolu’da yüzde 32,7, Güneydoğu Anadolu’da yüzde 31,8 artış görüldü”

-“Bölgeler arasında en az oransal artış yüzde 9,6 ile Marmara Bölgesi, yüzde 13 ile Karadeniz Bölgesi oldu”

-“Miktar olarak en fazla artış 50 bin 465 adetle İç Anadolu, en az artış 25 bin 831 adetle Marmara bölgelerimizde

meydana geldi”

-“İller arasında en fazla artış yüzde 72,8 ile Tunceli olurken, bu ili yüzde 71 ile Ardahan, yüzde 69,7 ile

Şırnak, yüzde 66,6 ile Siirt izledi”

-“Son 5 yıllık dönemde İstanbul’daki traktör sayısı yüzde 19,9 azalırken, en az artış yüzde 3,6 ile Zonguldak,

yüzde 5,1 ile Rize, yüzde 6,2 ile Karabük, yüzde 8,6 ile Bursa, yüzde 9,7 ile Samsun’da görüldü”

-“2014 Temmuz ayında, 2014 Haziran ayına göre, traktör sayısı 4 bin 244 adet arttı” 

 

Ankara – 20.09.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Temmuz ayları itibarıyla son 5 yıllık dönemde Türkiye toplamında traktör sayısının yüzde 17,3 artmasına karşın, Doğu Anadolu’da yüzde 32,7, Güneydoğu Anadolu’da yüzde 31,8 artış görüldüğünü bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2009 Temmuz ayında Türkiye’de 1 milyon 360 bin 795 olan traktör sayısının 2014 yılı Temmuz ayında yüzde 17,3 artışla 1 milyon 595 bin 667’ye çıktığını belirtti. Şemsi Bayraktar, 5 yıllık sürede traktör sayısının 234 bin 872 adet arttığını vurguladı.

Son 5 yıllık dönemde traktör sayısı artış hızında yüzde 32,7 ile Doğu Anadolu Bölgesi’nin ilk sırada yer aldığını bildiren Bayraktar, Doğu Anadolu Bölgesi’ni, yüzde 31,8 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yüzde 19,2 ile İç Anadolu Bölgesi, yüzde 18,2 ile Akdeniz Bölgesi, yüzde 16,4 ile Ege Bölgesi izlediğini belirtti. Bayraktar, bölgeler arasında en az oransal artış yüzde 9,6 ile Marmara Bölgesi, yüzde 13 ile Karadeniz Bölgesi olduğuna dikkati çekti.

-Toplam sayıda 323 bin 681 adetle Ege Bölgesi birinci-

2014 yılı Temmuz ayında traktör sayısında 323 bin 681 adetle Ege Bölgesi’nin ilk sırada yer aldığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bu bölgemizi, 312 bin 740 traktörle İç Anadolu, 296 bin 66 traktörle Marmara, 230 bin 150 traktörle Akdeniz, 230 bin 150 traktörle Karadeniz bölgelerimiz izledi. Traktör sayısı artış oranında ilk iki sırayı alan Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz toplam sayıda sonda yer aldılar. Temmuz ayında, Doğu Anadolu Bölgemiz 111 bin 636, Güneydoğu Anadolu Bölgemiz ise 109 bin 298 traktöre sahip bulunuyorlar.

Son 5 yıllık dönemde, traktör sayısında miktar olarak en fazla artış İç Anadolu Bölgemizde yaşandı. İç Anadolu Bölgemiz, 5 yıllık dönemde traktör sayısını 50 bin 465 adet artırdı. Bu bölgemizi 45 bin 511 traktör artışıyla Ege Bölgemiz, 32 bin 642 adetle Akdeniz Bölgemiz, 27 bin 533 adetle Doğu Anadolu Bölgemiz, 26 bin 522 adetle Karadeniz Bölgemiz, 26 bin 368 adetle Güneydoğu Anadolu Bölgemiz izledi. 5 yıllık dönemde traktör sayısı en az artan bölgemiz, 25 bin 831 adetle Marmara Bölgemiz oldu.”

-Traktör sayısı İstanbul’da azaldı, Tunceli’de yüzde 72,8 arttı-

2009-2014 döneminde traktör sayısı en fazla artan il, yüzde 72,8 ile Tunceli olduğunu bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Tunceli ilimizi, yüzde 71 ile Ardahan, yüzde 69,7 ile Şırnak, yüzde 66,6 ile Siirt, yüzde 58,5 ile Kilis, yüzde 54,8 ile Iğdır, yüzde 52,2 ile Mardin izledi. Son 5 yıllık dönemde traktör sayısı sadece İstanbul’da geriledi. İstanbul’daki traktör sayısı yüzde 19,9 azalarak 27 bin 121 adetten 21 bin 712 adede indi. En az artış yüzde 3,6 ile Zonguldak, yüzde 5,1 ile Rize, yüzde 6,2 ile Karabük, yüzde 8,6 ile Bursa, yüzde 9,7 ile Samsun’da görüldü.

-Miktar artışında 13 bin 996 adetle Konya birinci-

5 yıllık dönemde traktör sayısı artışında 13 bin 996 adetle Konya birinci olurken, bu ili 10 bin 969 adetle Manisa, 7 bin 814 adetle Şanlıurfa, 7 bin 656 adetle İzmir, 7 bin 624 adetle Denizli, 7 bin 246 adetle Balıkesir, 7 bin 79 adetle Adana takip etti.

Traktör sayısı İstanbul’da 5 bin 409 adet azalırken, Rize’de sadece 2, Trabzon’da 32, Hakkari’de 160, Bingöl’de 163, Ordu’da 258, Karabük’te 296, Zonguldak’ta 303, Gümüşhane’de 343, Artvin’de 349 adet arttı.”

Bayraktar, 2014 Temmuz ayında, 2014 Haziran ayına göre, traktör sayısının 4 bin 244 adet artarak 1 milyon 591 bin 423 adetten 1 milyon 595 bin 667 adede çıktığını bildirdi. Şemsi Bayraktar, bir aylık sürede Konya’da 255, İzmir’de 156, Denizli’de 150, Bursa’da 130, Sivas’ta 122, Balıkesir’de 107, Gaziantep’te 104, Şanlıurfa’da 103, Çanakkale’de 101 adet artarken, Bingöl, Hakkari, Trabzon ve Rize’de traktör sayısında değişim olmadığını, artışın Ordu’da 1, Karabük’te 2, Artvin’de 4, Zonguldak, Kırıkkale ve Gümüşhane’de 7, Siirt’te 8 adette kaldığını belirtti.

En fazla artış Konya’da olsa da toplam traktör sayısında 76 bin 928 adetle Manisa’nın birinciliğini koruduğu bilgisini veren Bayraktar, “Konya 75 bin 348 adetle ikinci, Balıkesir 56 bin 168 adetle üçüncü, İzmir 55 bin 451 adetle dördüncü, Bursa 55 bin 378 adetle beşinci sırada. Son sırada bulunan Rize’de 41 traktör var. Traktör sayısı Bingöl’de 973, Hakkari’de 761, Trabzon’da 183 adetle binin altında” dedi.

Bölgeler ve illerde 2009 ve 2014 yıllarında Temmuz ayları itibarıyla traktör sayıları değişim miktar ve oranları şöyle:

Traktör

Traktör

Sayısı

Sayısı

2009

2014

Değişim

Temmuz

Temmuz

Değişim

(Yüzde)

Ege Bölgesi

278.170

323.681

45.511

16,4

Manisa

65.959

76.928

10.969

16,6

İzmir

47.795

55.451

7.656

16,0

Denizli

35.168

42.792

7.624

21,7

Aydın

33.277

38.537

5.260

15,8

Afyonkarahisar

32.312

36.756

4.444

13,8

Kütahya

26.451

30.030

3.579

13,5

Muğla

23.071

26.840

3.769

16,3

Uşak

14.137

16.347

2.210

15,6

İç Anadolu Bölgesi

262.275

312.740

50.465

19,2

Konya

61.352

75.348

13.996

22,8

Ankara

41.267

47.374

6.107

14,8

Yozgat

24.385

28.487

4.102

16,8

Sivas

22.994

27.432

4.438

19,3

Kayseri

20.559

24.704

4.145

20,2

Eskişehir

17.717

20.203

2.486

14,0

Nevşehir

16.278

18.911

2.633

16,2

Aksaray

13.033

16.246

3.213

24,7

Niğde

11.942

14.543

2.601

21,8

Çankırı

10.212

11.702

1.490

14,6

Karaman

7.507

9.819

2.312

30,8

Kırşehir

7.792

9.722

1.930

24,8

Kırıkkale

7.237

8.249

1.012

14,0

Marmara Bölgesi

270.235

296.066

25.831

9,6

Balıkesir

48.922

56.168

7.246

14,8

Bursa

50.989

55.378

4.389

8,6

Sakarya

28.923

32.050

3.127

10,8

Edirne

25.583

29.169

3.586

14,0

Çanakkale

25.283

29.067

3.784

15,0

Tekirdağ

23.968

27.434

3.466

14,5

İstanbul

27.121

21.712

-5.409

-19,9

Kırklareli

16.264

18.694

2.430

14,9

Kocaeli

12.763

14.564

1.801

14,1

Bilecik

8.573

9.556

983

11,5

Yalova

1.846

2.274

428

23,2

Karadeniz Bölgesi

203.628

230.150

26.522

13,0

Samsun

42.583

46.723

4.140

9,7

Tokat

33.412

37.427

4.015

12,0

Çorum

31.515

35.968

4.453

14,1

Kastamonu

22.802

25.724

2.922

12,8

Bolu

16.799

18.884

2.085

12,4

Amasya

14.979

17.637

2.658

17,7

Düzce

7.944

9.303

1.359

17,1

Zonguldak

8.485

8.788

303

3,6

Sinop

6.452

7.929

1.477

22,9

Karabük

4.769

5.065

296

6,2

Bartın

3.873

4.649

776

20,0

Gümüşhane

2.832

3.175

343

12,1

Giresun

2.289

2.791

502

21,9

Bayburt

2.139

2.691

552

25,8

Ordu

1.845

2.103

258

14,0

Artvin

720

1.069

349

48,5

Trabzon

151

183

32

21,2

Rize

39

41

2

5,1

Akdeniz Bölgesi

179.454

212.096

32.642

18,2

Adana

39.265

46.344

7.079

18,0

Antalya

37.158

41.627

4.469

12,0

Mersin

26.226

30.203

3.977

15,2

Hatay

16.253

19.358

3.105

19,1

Burdur

16.045

19.160

3.115

19,4

Isparta

16.561

19.009

2.448

14,8

Kahramanmaraş

13.681

17.247

3.566

26,1

Osmaniye

11.261

14.388

3.127

27,8

Kilis

3.004

4.760

1.756

58,5

Doğu Anadolu Bölgesi

84.103

111.636

27.533

32,7

Malatya

16.872

20.055

3.183

18,9

Kars

11.931

16.668

4.737

39,7

Erzurum

11.068

15.541

4.473

40,4

Muş

6.722

9.671

2.949

43,9

Elazığ

7.112

8.466

1.354

19,0

Ardahan

4.890

8.364

3.474

71,0

Van

6.109

7.780

1.671

27,4

Ağrı

6.253

7.429

1.176

18,8

Erzincan

5.292

6.035

743

14,0

Iğdır

2.361

3.654

1.293

54,8

Bitlis

2.126

2.897

771

36,3

Şırnak

1.203

2.041

838

69,7

Tunceli

753

1.301

548

72,8

Bingöl

810

973

163

20,1

Hakkari

601

761

160

26,6

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

82.930

109.298

26.368

31,8

Şanlıurfa

24.522

32.336

7.814

31,9

Gaziantep

19.727

26.204

6.477

32,8

Diyarbakır

16.922

20.906

3.984

23,5

Adıyaman

10.169

13.344

3.175

31,2

Mardin

6.084

9.261

3.177

52,2

Batman

4.187

5.050

863

20,6

Siirt

1.319

2.197

878

66,6

Türkiye

1.360.795

1.595.667

234.872

17,3