TZOB’un uyarıları etkili oldu


-TZOB’un uyarıları etkili oldu

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Ramazan’dan önce, 19-27 Haziran döneminde, mevsim itibarıyla hasat edilen ürün miktarındaki artışa paralel olarak fiyatların ucuzlayacağı yönündeki öngörülerimiz gerçekleşti”

-“Spekülasyona fırsat verilmemesine ilişkin uyarılarımız etkili oldu. Gıda fiyatlarında önemli artışlar yaşanmadı”

-“Market fiyatlarında, 19-27 Haziran döneminde,  16 üründe fiyat değişimi görülmezken, 12 üründe azalma, 10 üründe ise fiyat artışı, üretici fiyatlarında ise 16 üründe fiyat değişimi olmazken, 11 üründe azalma, 7 üründe ise fiyat artışı meydana geldi”

-“Üretici fiyatlarında ve marketlerde özellikle yaş meyve ve sebzede fiyat düşüşü görüldü

-“Hasat edilen ürün miktarındaki artışa bağlı olarak karpuz, patates, yeşil fasulye, salatalık, şeftali gibi ürünlerde fiyatlar geriledi. Havuçta talep azalmasına bağlı olarak fiyatlar düştü”

-“Limon, elma gibi ürünlerde görülen fiyat artışında mevsimsel özellikler nedeniyle arzdaki daralma etkili oldu”

-“Fiyatların artacağı iddia edilen ette de 19-27 Haziran döneminde üretici fiyatlarında artan üretim maliyetleri nedeniyle çok cüzi, dana etinde 20, kuzu etinde 6 kuruşluk bir artış meydana gelirken, marketlerde et fiyatları artmadı”

-“Mevsim itibarıyla hasadının yoğunlaşmasıyla, sebze ve meyvenin, en ucuz, en lezzetli, en kaliteli üretildiği bir döneme giriyor olmamız dolayısıyla, halkımız bu ürünleri bol miktarda, afiyetle tüketebilir”

 

Ankara – 30.06.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan’dan önce, 19-27 Haziran döneminde, fiyat değişimlerine bakıldığında, mevsim itibarıyla hasat edilen ürün miktarındaki artışa paralel olarak fiyatların ucuzlayacağı yönündeki öngörüleri ile spekülasyona fırsat verilmemesine ilişkin uyarılarının etkili olduğunu bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, market fiyatlarında, 19-27 Haziran döneminde,  16 üründe fiyat değişimi görülmezken, 12 üründe azalma, 10 üründe ise fiyat artışı, üretici fiyatlarında ise 16 üründe fiyat değişimi olmazken, 11 üründe azalma, 7 üründe ise fiyat artışı meydana geldiğini belirtti.

Şemsi Bayraktar, Ramazan’dan önceki 8 günlük dönemde, market fiyatlarında, yeşil soğan, kavun, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, kuru kayısı, kuru incir, fındık, Antep fıstığı, yumurta, süt, dana eti, kuzu eti, zeytinyağı, ayçiçek yağı fiyatlarında değişim yaşanmadığını bildirdi. Markette fiyat düşüşünün yüzde 14,56 oran ile en fazla şeftalide görüldüğü bilgisini veren Bayraktar, “Şeftalideki fiyat düşüşünü yüzde12,58 ile havuç, yüzde 12,27 ile salatalık, yüzde 12 ile patates, yüzde 10,57 ile yeşil fasulye izledi. Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 9,48 oran ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 6,99 ile pirinç, yüzde 4 ile sivri biber, yüzde 3,47 ile çilek, yüzde 3,40 ile maydanoz takip etti. Market fiyatlarındaki artış oranı yüzde 0,26 ile yüzde 9,48 arasında değişti” dedi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 19-27 Haziran döneminde, üretici fiyatlarında, domates, maydanoz, yeşil soğan, limon, kiraz, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru kayısı, kuru incir, fındık, Antep fıstığı, yumurta, süt fiyatlarında değişim yaşanmadığını bildirdi. Bayraktar, fiyat düşüşünün yüzde 22,12 oran ile en fazla karpuzda görüldüğünü, karpuzdaki fiyat düşüşünü yüzde 15,79 ile havuç, yüzde 15 ile kabak, yüzde 13,33 ile patates, yüzde 12,66 ile salatalığın izlediğini belirtti. Şemsi Bayraktar, bu dönemde üretici fiyatlarında en fazla fiyat artışının yüzde 11,48 oran ile çilekte görüldüğünü, çilekteki fiyat artışını yüzde 11,06 ile sivri biber, yüzde 7,22 ile patlıcanın takip ettiğini kaydetti. Şemsi Bayraktar, üretici fiyatlarındaki artış oranının yüzde 0,29 ile yüzde 11,48 arasında değiştiğine dikkati çekti.

Bayraktar, Ramazan’dan önce yaptığı basın toplantısında, Ramazan dolayısıyla artan talepten yararlanmaya, haksız kazanç elde etmeye yönelik her durumun karşısında olacaklarını ifade ederek, “Ramazan ayı öncesinde Birliğimiz tarafından düzenlenen basın toplantısı ile bu kutsal ayda üreticiden tüketiciye, halkımızın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip edeceğimizi; kamuoyunu doğru bilgilendirme amacıyla açıklamalar yapacağımızı bildirmiştik. Bu mübarek günlerde halkımızın mağdur edilmemesini, sağduyulu davranılmasını istemiş; konuyla ilgili sorumluluk taşıyan her kişi ve kurumu spekülatörlere fırsat vermemek için gereken tedbirlerin alınmasını istemiştik. 19-27 Haziran döneminde, fiyat değişimlerine bakıldığında, mevsim itibarıyla hasat edilen ürün miktarındaki artışa paralel olarak fiyatların ucuzlayacağı yönündeki öngörülerimiz ile spekülasyona fırsat verilmemesine ilişkin uyarılarımızın etkili olduğunu görüldü” dedi.

 

-Aylık değişimler-

 

30 Mayıs-27 Haziran 2014 döneminde, market fiyatlarının 3’ünde fiyat değişimi olmazken, 13 ürünün fiyatında azalma, 20 ürünün fiyatında artış, üretici fiyatlarının 7’sinde fiyat değişimi görülmezken, 13 üründe fiyat düşüşü, 12 üründe fiyat yükselişi meydana geldiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Market fiyatlarında, kuru soğan, kuru kayısı, ayçiçek yağı fiyatlarında değişim yaşanmadı. Fiyat düşüşü yüzde 36,47 oran ile en fazla karpuzda görüldü. Karpuzdaki fiyat düşüşünü yüzde 22,27 ile havuç, yüzde 21,57 ile yeşil fasulye, yüzde 18,40 ile patates, yüzde 15,81 ile patlıcan izledi. Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 21,67 oran ile limonda oldu. Limondaki fiyat artışını yüzde 12,60 ile kiraz, yüzde 11,40 ile kuru fasulye, yüzde 10,95 ile sivri biber, yüzde 10,21 ile yeşil soğan, yüzde 10,15 ile marul takip etti.

Üretici fiyatlarında, maydanoz, kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, pirinç, kuru incir ve süt fiyatlarında değişim olmadı. Fiyat düşüşü yüzde 43,75 oran ile en fazla karpuzda meydana geldi. Karpuzdaki fiyat düşüşünü yüzde 38,46 ile havuç, yüzde 27,20 ile patates, yüzde 21,71 ile yeşil fasulye, 17,87 ile patlıcan, yüzde 16,67 ile domates, yüzde 14,86 ile Antep fıstığı, yüzde 10,97 ile salatalık takip etti. Üreticilerde en fazla fiyat artışı ise yüzde 54,13 ile sivri biberde görüldü. Sivri biberdeki fiyat artışını yüzde 32,80 ile limon, yüzde 30,64 ile yeşil soğan, yüzde 26,86 ile yumurta, yüzde 22,30 ile kırmızı mercimek, yüzde 20,37 ile elma, yüzde 15,91 ile kabak izledi.”

 

-Fiyat değişimlerinin nedenleri-

 

19-27 Haziran ve 30 Mayıs-27 Haziran dönemlerindeki verilere bakıldığında, TZOB tarafından yapılan uyarıların etkili olduğunu, gıda fiyatlarında önemli artışlar yaşanmadığını vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bu süreçte, üretici fiyatlarında ve marketlerde özellikle yaş meyve ve sebzede fiyat düşüşü görüldü.

Hasat edilen ürün miktarındaki artışa bağlı olarak karpuz, patates, yeşil fasulye, salatalık, şeftali gibi ürünlerde fiyatlar geriledi. Havuçta talep azalmasına bağlı olarak fiyatlar düştü. Limon, elma gibi ürünlerde görülen fiyat artışında mevsimsel özellikler nedeniyle arzdaki daralma etkili oldu. Fiyatların artacağı iddia edilen ette de 19-27 Haziran döneminde üretici fiyatlarında artan üretim maliyetleri nedeniyle çok cüzi, dana etinde 20, kuzu etinde 6 kuruşluk bir artış meydana gelirken, marketlerde et fiyatları artış göstermedi.

Mevsim itibarıyla hasadının yoğunlaşmasıyla, sebze ve meyvenin, en ucuz, en lezzetli, en kaliteli üretildiği bir döneme giriyor olmamız dolayısıyla, halkımız bu ürünleri bol miktarda, afiyetle tüketebilir.

Tüketicilerimizin yeterli ve güvenilir gıdaya uygun fiyatla erişebilmesi hepimizin dileğidir. Üreticiden tüketiciye varıncaya kadar tüm taraflar, bu hususta gereken hassasiyeti göstermelidir.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, Ramazan ayı boyunca, hem üretici hem de market fiyatlarını takibe devam edeceğiz. Bütün gayret ve uğraşımız, kutsal Ramazan ayında artan talebi milletimizin aleyhine haksız kazanca dönüştürmeye engel olmaktır. Ramazan boyunca sürdüreceğimiz çalışmaların sonucunu da yine kamuoyumuzla paylaşacağız.”

Seçilmiş ürünlerde market fiyatlarındaki haftalık değişim: (TL/Kg)

 

Ürünler

 

 

 

Market Fiyatı (TL/Kg)

19 Haziran 2014

 

 

 

Market Fiyatı (TL/Kg)

27 Haziran 2014

19 Haziran 2014/

27 Haziran 2014

Değişim

(Yüzde)

Limon

4,64

5,08

9,48

Pirinç

7,01

7,50

6,99

Sivri Biber

2,08

2,17

4,00

Çilek

4,88

5,05

3,47

Maydanoz (Adet)

0,72

0,74

3,40

Toz Şeker

3,36

3,44

2,23

Kuru Üzüm

11,73

11,85

0,99

Tavuk Eti

6,62

6,66

0,54

Kiraz

7,58

7,62

0,51

Mısırözü Yağı

6,43

6,45

0,26

Yeşil Soğan

2,70

2,70

0,00

Kavun

1,72

1,72

0,00

Kuru Fasulye

9,38

9,38

0,00

Nohut

6,14

6,14

0,00

Kırmızı Mercimek

4,83

4,83

0,00

Yeşil Mercimek

4,82

4,82

0,00

Kuru Kayısı

33,00

33,00

0,00

Kuru İncir

15,73

15,73

0,00

Fındık (İç)

32,28

32,28

0,00

Antep Fıstığı

45,75

45,75

0,00

Yumurta

0,37

0,37

0,00

1Litre Süt

3,04

3,04

0,00

Dana Eti

30,77

30,77

0,00

Kuzu Eti

37,51

37,51

0,00

Zeytinyağı

15,28

15,28

0,00

Ayçiçek Yağı

5,40

5,40

0,00

Domates

2,03

2,02

-0,63

Marul (Adet)

2,10

2,07

-1,30

Elma

4,29

4,23

-1,49

Patlıcan

1,64

1,61

-2,03

Karpuz

1,02

0,98

-3,31

Kabak

1,67

1,58

-5,59

Kuru Soğan

1,25

1,18

-5,93

Yeşil Fasulye

3,81

3,41

-10,57

Patates

2,38

2,10

-12,00

Salatalık

1,56

1,37

-12,27

Havuç

2,32

2,03

-12,58

Şeftali

4,21

3,60

-14,56

 

Seçilmiş ürünlerde üretici fiyatlarındaki haftalık değişim: (TL/Kg)

 

Ürünler

 

 

Üretici Fiyatı (TL/Kg)

19 Haziran 2014

 

 

Üretici Fiyatı (TL/Kg) 27 Haziran 2014

19 Haziran 2014/

27 Haziran 2014

Değişim

(Yüzde)

Çilek

1,83

2,04

11,48

Sivri Biber

0,59

0,65

11,06

Patlıcan

0,45

0,48

7,22

Zeytinyağı

6,50

6,80

4,62

Elma

1,58

1,63

2,85

Dana Eti

19,10

19,30

1,05

Kuzu Eti

20,44

20,50

0,29

Domates

0,60

0,60

0,00

Maydanoz (Adet)

0,13

0,13

0,00

Yeşil Soğan

1,13

1,13

0,00

Limon

1,66

1,66

0,00

Kiraz

3,29

3,29

0,00

Kuru Fasulye

3,20

3,20

0,00

Nohut

2,15

2,15

0,00

Kırmızı Mercimek

1,70

1,70

0,00

Yeşil Mercimek

1,70

1,70

0,00

Pirinç

2,14

2,14

0,00

Kuru Kayısı

14,00

14,00

0,00

Kuru İncir

5,00

5,00

0,00

Fındık (İç)

18,36

18,36

0,00

Antep Fıstığı

31,50

31,50

0,00

Yumurta

0,22

0,22

0,00

1 Litre Süt

1,05

1,05

0,00

Yeşil Fasulye

1,40

1,35

-3,05

Kuru Soğan

0,32

0,31

-4,12

Kuru Üzüm

3,15

3,00

-4,76

Kavun

0,66

0,63

-5,05

Marul (Adet)

0,64

0,61

-5,18

Şeftali

1,68

1,53

-8,93

Salatalık

0,40

0,35

-12,66

Patates

1,05

0,91

-13,33

Kabak

0,45

0,38

-15,00

Havuç

0,95

0,80

-15,79

Karpuz

0,43

0,34

-22,12

 

Seçilmiş ürünlerde market fiyatlarındaki aylık değişim: (TL/Kg)

 

Ürünler

 

 

 

Market Fiyatı (TL/Kg)

30 Mayıs 2014

 

 

Market Fiyatı (TL/Kg) 27 Haziran 2014

 

30 Mayıs 2014/

27 Haziran 2014

Değişim

(Yüzde)

Limon

4,18

5,08

21,67

Kiraz

6,77

7,62

12,60

Kuru Fasulye

8,42

9,38

11,40

Sivri Biber

1,95

2,17

10,95

Yeşil Soğan

2,45

2,70

10,21

Marul (Adet)

1,88

2,07

10,15

Yumurta

0,34

0,37

9,80

Fındık (İç)

30,15

32,28

7,08

Elma

3,98

4,23

6,09

Pirinç

7,21

7,50

3,99

Çilek

4,88

5,05

3,47

Maydanoz (Adet)

0,72

0,74

3,40

Toz Şeker

3,36

3,44

2,23

Kuru İncir

15,49

15,73

1,53

Kuzu Eti

37,09

37,51

1,13

Dana Eti

30,44

30,77

1,10

Tavuk Eti

6,61

6,66

0,66

Kırmızı Mercimek

4,80

4,83

0,52

1 Litre Süt

3,03

3,04

0,41

Kuru Üzüm

11,82

11,85

0,21

Kuru Soğan

1,18

1,18

0,00

Kuru Kayısı

33,00

33,00

0,00

Ayçiçek Yağı

5,40

5,40

0,00

Yeşil Mercimek

4,84

4,82

-0,34

Mısırözü Yağı

6,52

6,45

-1,02

Kabak

1,61

1,58

-1,73

Zeytinyağı

15,75

15,28

-2,97

Nohut

6,42

6,14

-4,35

Domates

2,15

2,02

-6,00

Antep Fıstığı

49,50

45,75

-7,59

Salatalık

1,50

1,37

-8,67

Patlıcan

1,91

1,61

-15,81

Patates

2,57

2,10

-18,40

Yeşil Fasulye

4,35

3,41

-21,57

Havuç

2,61

2,03

-22,27

Karpuz

1,55

0,98

-36,47

 

 

Seçilmiş ürünlerde üretici fiyatlarındaki aylık değişim: (TL/Kg)

 

 

Ürünler

 

 

 

Üretici Fiyatı (TL/Kg)

30 Mayıs 2014

 

 

Üretici Fiyatı (TL/Kg) 27 Haziran 2014

 

 

30 Mayıs 2014/

27 Haziran 2014

Değişim

(Yüzde)

Sivri Biber

0,42

0,65

54,13

Limon

1,25

1,66

32,80

Yeşil Soğan

0,87

1,13

30,64

Yumurta

0,18

0,22

26,86

Kırmızı Mercimek

1,39

1,70

22,30

Elma

1,35

1,63

20,37

Kabak

0,33

0,38

15,91

Dana Eti

18,30

19,30

5,46

Marul(adet)

0,58

0,61

5,17

Zeytinyağı

6,50

6,80

4,62

Kuzu Eti

20,13

20,50

1,84

Fındık (İç)

18,30

18,36

0,33

Maydanoz(adet)

0,13

0,13

0,00

Kuru Fasulye

3,20

3,20

0,00

Nohut

2,15

2,15

0,00

Yeşil Mercimek

1,70

1,70

0,00

Pirinç

2,14

2,14

0,00

Kuru İncir

5,00

5,00

0,00

1Lt Süt

1,05

1,05

0,00

Kuru Soğan

0,32

0,31

-4,12

Kiraz

3,50

3,29

-6,14

Kuru Kayısı

15,00

14,00

-6,67

Kuru Üzüm

3,30

3,00

-9,09

Çilek

2,25

2,04

-9,33

Salatalık

0,39

0,35

-10,97

Antep Fıstığı

37,00

31,50

-14,86

Domates

0,72

0,60

-16,67

Patlıcan

0,59

0,48

-17,87

Yeşil Fasulye

1,73

1,35

-21,71

Patates

1,25

0,91

-27,20

Havuç

1,30

0,80

-38,46

Karpuz

0,60

0,34

-43,75

 

 

Seçilmiş ürünlerde 27 Haziran 2014 tarihi itibarıyla ortalama üretici, hal, pazar ve market fiyatları: (TL/Kg)

 

Ürünler

Üretici

Fiyatı

Hal

Fiyatı

Pazar

Fiyatı

Market

Fiyatı

Hal/Üretici

Fiyat Farkı

(Yüzde)

Pazar/Üretici

Fiyat Farkı (Yüzde)

Market/ Üretici

Fiyat Farkı (Yüzde)

Domates

0,60

0,84

1,57

2,02

39,58

161,11

236,67

Salatalık

0,35

0,63

1,38

1,37

81,88

298,55

297,10

Sivri Biber

0,65

0,96

1,73

2,17

47,43

165,64

231,95

Yeşil Fasulye

1,35

1,92

3,08

3,41

41,96

127,97

152,08

Patlıcan

0,48

0,71

1,35

1,61

47,67

179,79

232,99

Kabak

0,38

0,74

1,29

1,58

93,46

237,69

312,49

Havuç

0,80

1,33

1,83

2,03

65,63

129,17

153,58

Marul (Adet)

0,61

0,80

1,30

2,07

31,15

113,11

239,07

Maydanoz (Adet)

0,13

0,19

0,52

0,74

47,37

307,89

487,72

Yeşil Soğan (Kg)

1,13

1,75

2,56

2,70

54,87

126,77

138,72

Kuru Soğan

0,31

0,49

1,07

1,18

57,26

245,16

279,93

Patates

0,91

1,43

1,60

2,10

56,59

75,82

130,46

Limon

1,66

2,63

3,82

5,08

58,13

129,92

206,12

Elma

1,63

2,55

3,11

4,23

56,92

91,38

160,15

Çilek

2,04

3,00

4,00

5,05

47,06

96,08

147,51

Kiraz

3,29

4,83

5,30

7,62

46,88

61,28

132,06

Şeftali

1,53

2,25

2,95

3,60

47,06

92,81

135,11

Kavun

0,63

0,90

1,45

1,72

43,62

131,38

175,21

Karpuz

0,34

0,51

0,85

0,98

51,85

151,85

191,75

Kuru Fasulye

3,20

7,40

8,36

9,38

131,25

161,38

193,13

Nohut

2,15

3,15

5,90

6,14

46,51

174,42

185,43

Kırmızı Mercimek

1,70

2,80

4,20

4,83

64,71

147,06

184,02

Yeşil Mercimek

1,70

2,58

3,90

4,82

51,47

129,41

183,58

Pirinç

2,14

4,70

5,66

7,50

119,63

164,60

250,43

Kuru Kayısı

14,00

12,67

33,00

-9,52

135,71

Kuru Üzüm

3,00

12,00

11,85

300,00

294,97

Kuru İncir

5,00

13,00

15,73

160,00

214,50

Fındık (İç)

18,36

25,00

32,28

36,17

75,83

Antep Fıstığı

31,50

35,00

45,75

11,11

45,22

Yumurta

0,22

0,50

0,37

125,23

68,17

1 Litre Süt

1,05

3,04

189,44

Dana Eti

19,30

30,77

59,44

Kuzu Eti

20,50

37,51

82,95

Zeytinyağı

6,80

15,28

124,72

Mısırözü Yağı

6,45

Ayçiçek Yağı

5,40

Toz Şeker

3,44

Tavuk Eti

6,66

 

Not: Hal, pazar ve market verileri Ankara, İzmir, İstanbul, Mersin, Antalya ve Bursa illerinden derlenen ortalama fiyatlardır. Üretici fiyatları ise ürünlere göre önemli üretim merkezlerinden derlenmektedir. Pirinç, kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek için belirtilen hal fiyatları toptan satış fiyatlarıdır.  Dana eti, kuzu eti, Antep fıstığı ve fındık fiyatı serbest piyasa fiyatıdır. Kırmızı mercimek fiyatı yeni sezona ait fiyatlardır.

 

 

 

Antep fıstığına da alan bazlı destek verilmeli


-Antep fıstığına da alan bazlı destek verilmeli

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Antep fıstığı anacı ile kurulan bahçelerin destek

kapsamına alınması önemli”

-“Çok önemli bir ürün olan Antep fıstığında sorun ancak alan bazlı destekle çözülür. Antep fıstığında da fındıktaki gibi alan bazlı destek verilmelidir”

-“Ülkemizde üretilen Antep fıstıklarının, lezzetli ve aromasının yüksek olmasına rağmen meyvelerin genellikle küçük ve kabukta doğal çıtlama oranının düşük olması ve çıtlamanın sonradan yapılması zorunluluğu rekabet gücünü azaltmaktadır”

-“Antep fıstığına destek sağlanması sayesinde üretimin üç dört katına çıkarılabilir. Çöğür desteğinin yanına alan bazlı desteğin de ilave edilmesiyle üretim, ihracatta artışın yanı sıra tüketiciye uygun fiyattan ürün sunumu mümkün olacaktır”

 

Ankara – 28.06.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Antep fıstığı anacı (çöğür) ile kurulan bahçelerin destek kapsamına alınmasının önemli olduğunu bildirerek, “çok önemli bir ürün olan Antep fıstığında sorun ancak alan bazlı destekle çözülür. Antep fıstığında da fındıktaki gibi alan bazlı destek verilmelidir” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, “Yurt İçi Sertifikalı Fidan/Çilek Fidesi ve Standart Fidan Kullanımı Desteklemesi Hakkındaki Tebliğ”de Antepfıstığı anacı ile en az 10 dekar alanda tesis edilen bahçelerin destek alacağını, başvuruların, 2014 yılı yazlık dikimler için 3 Haziran 2014 tarihinden itibaren 29 Ağustos 2014 tarihi mesai saati bitimine kadar, güzlük dikimler için ise 1 Ekim 2014 tarihinden, 31 Aralık 2014 tarihi mesai bitimine kadar yapılması gerektiğini belirtti.

Şemsi Bayraktar, meyve bahçesi tesisine standard fidanla kurulması halinde dekara 100 lira, sertifikalı fidanla kurulması halinde dekara 230 lira destek verileceği bilgisini verdi.

Türkiye’de Antep fıstığı yetiştiriciliğinin genellikle sulama imkanlarının yeterli olmaması nedeniyle kuru tarım alanlarında yapıldığını, aşılı fidanların bu alanlarda verime yatmasında sıkıntılar yaşandığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Çöğürle tesis edilecek bu bahçelerde daha sonra aşılama yapılması daha uygun olacaktır. Antep fıstığında ‘kendine yeten’ değil, ürettiğimiz ürünü ihraç edebilen konuma gelebilmek pekâlâ mümkündür. Söz konusu tebliğle beraber bu yolda bir adım daha atılmış oldu.

Türkiye’de üretilen Antep fıstığının çoğunluğu iç tüketime gidiyor. Türkiye Antep fıstığı ihracatından 2013 yılı için 3 bin 947 ton karşılığında 48 milyon dolar gelir elde etti. İthalat yok denilecek düzeyde. Ülkemizde Antep fıstığının tüketiminin 2008-2013 döneminde yıllık ortalama 103 bin ton civarında olması nedeniyle üretilen ürünün hemen hepsi iç tüketime gidiyor. Uluslararası Kabuklu ve Kuru Meyve Konseyi’ne (INC) yıllık kişi başına tüketilen Antep fıstığında, Suriye ilk sırada bulunurken, Türkiye ikinci, İran üçüncü sıradadır.”

 

-Dünya üretim artıyor-

 

Dünya Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2012 rakamlarına göre; dünyada 21 ülkede Antep fıstığı yetiştiriciliği yapıldığını belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Son 10 yıllık periyodda her yıl ortalama 730 bin ton kabuklu Antep fıstığı üretiliyor ve üretim her yıl bir önceki yıla oranla yaklaşık yüzde 6 büyüme gösteriyor. Dünya genelinde, Antep fıstığı dikili tarım arazisi alanı, 1995-2013 döneminde yüzde 38,2 artışla 357 bin 525 hektardan, 494 bin 255 hektara çıktı. Aynı dönemde üretim miktarı ise yüzde 154,1 artışla 395 bin 704 tondan 1 milyon 5 bin 436 tona ulaştı.

2012 yılında Antep fıstığı üretiminin yüzde 98’i Türkiye’nin de içinde bulunduğu 5 ülke tarafından yapılıyor. İran, 2012 yılında üretilen 1 milyon 5 bin 436 ton olan Antep fıstığının; yüzde 46,95’ini, 472 bin 97 tonluk kısmını İran tek başına karşılıyor. İkinci sırada 231 bin ton üretim, yüzde 23’lük payla ABD, üçüncü sırada 150 bin ton üretim, yüzde 14,92’lik payla Türkiye üçüncü sırada. Çin, yüzde 7,36’lık pay ve 74 bin tonluk üretimle dördüncü, Suriye yüzde 5,69’luk pay ve 57 bin 195 ton üretimle beşinci sırada yer alıyor.

Ülkemizde Antep fıstığı ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu bölgesindeki illerde yetiştiriliyor olsa da irili ufaklı bahçelerle ülke genelinde 41 ile yayılmış durumda. Ancak üretimin yaklaşık yüzde 90’lık kısmı Gaziantep, Şanlıurfa, Siirt, Adıyaman ve Kahramanmaraş’tan karşılanıyor.”

 

-Üretim alanı arttı-

 

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 1995-2013 döneminde, Antep fıstığı dikili alanlarının yüzde 36,2 genişlemeyle, 206 bin 500 hektardan 281 bin 300 hektara çıktığını belirten Bayraktar, “Aynı dönemde üretim miktarı, yüzde 146,1 artışla 36 bin tondan 88 bin 600 tona yükseldi. Ancak 2013 yılında rekoltenin düşük olmasının nedeni; geçtiğimiz 2 yıl üst üste rekoltenin yüksek olması ve bu nedenle ağaçlarda meydana gelen fizyolojik yorgunluk kaynaklıdır. 1995-2012 dönemi dikkate alındığında; üretim miktarındaki artışın 3,16 katını geçtiği görülecektir” dedi.

INC rakamlarına göre; dünya genelinde 2012 yılında yapılan 352 bin ton Antep fıstığı ihracatında yüzde 40’lık payla ABD ilk sırada yer alırken, İran ve Çin’in yüzde 30 ve 16’lık paylarla ABD’yi takip ettiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Çin, Vietnam, Almanya, Rusya, Hollanda, Belçika ve Fransa, Antep fıstığında ithalat yapan büyük ülkelerdir. Ancak Almanya, Hollanda ve Belçika büyük miktarlarda Antep fıstığı ithal etmiş olsalar da ülke içi tüketimleri çok azdır ve ithal ettikleri ürünü ihraç etmektedirler.

 

-Lezzet ve aroma yüksek ama meyve büyüklüğü küçük-

 

Ülkemizde üretilen Antep fıstıklarının, lezzetli ve aromasının yüksek olmasına rağmen meyvelerin genellikle küçük ve kabukta doğal çıtlama oranının düşük olması ve çıtlamanın sonradan yapılması zorunluluğu rekabet gücünü azaltmaktadır. Ülkemiz şartlarındaki girdi fiyatlarının yüksekliği yanı sıra çıtlatma gibi işlemler de maliyeti artırmaktadır. Öte yandan İran fıstıkları tat ve aroma bakımından Türk fıstıklarıyla rekabet edemese de meyve büyüklükleri bakımından avantajı elinde bulundurmaktadır. Sulu şartlarda Antep fıstığı üretimi yapılması nedeniyle ABD ve İran’da verimin yüksekliği de bu ülkelere ayrı bir avantaj sağlamaktadır.”  

Antep fıstığına destek sağlanması sayesinde üretimin üç dört katına çıkarılabileceğini belirten Bayraktar, çöğür desteğinin yanına alan bazlı desteğin de ilave edilmesiyle üretim, ihracatta artışın yanı sıra tüketiciye uygun fiyattan ürün sunumunun mümkün olacağını bildirdi.

ÇKS kaydında son gün pazartesi…


-ÇKS kaydında son gün pazartesi…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Çiftçilerimizin yoğunluk yaşanabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak bir an önce 2014 yılı ÇKS kayıtlarını yaptırmalarında fayda var”
-“Bu yıl hem 2014, hem de 2015 yılı olmak üzere iki defa ÇKS başvurusu yapılacak”
-“Çiftçilerimiz 30 Haziran 2014 tarihi mesai bitimine kadar 2014 yılı ÇKS başvurularını, 1 Eylül-31 Aralık 2014 tarihleri arasında da 2015 yılı ÇKS başvurularını yapacaklar”

Ankara – 26.06.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçi kayıt sisteminde başvuruların 30 Haziran Pazartesi günü mesai saati bitiminde sona ereceğini bildirerek, “Çiftçilerimizin yoğunluk yaşanabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak bir an önce ÇKS kayıtlarını yaptırmalarında fayda var” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, TZOB’un girişimleriyle, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 27 Mayıs 2014 tarihinde ÇKS kaydı başvurularıyla ilgili süreyi 31 Mayıs 2014 tarihinden 30 Haziran 2014 tarihine uzattığını hatırlattı.
Yeni ÇKS yönetmeliğine göre, üreticilerin 2014 yılında bir defaya mahsus olmak üzere aynı yıl içinde hem 2014, hem de 2015 yılı olmak üzere iki defa ÇKS başvurusu yaptıracaklarını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Çiftçilerimiz 30 Haziran 2014 tarihi mesai bitimine kadar 2014 yılı ÇKS başvurularını yaptıracaklar. Üreticilerimiz olası sıkışıklıkları düşünerek son günü beklenmeden tarım il ve ilçe müdürlüklerine bir an önce başvurusunu yapmalı.
2015 yılı ÇKS başvuruları ise 1 Eylül’de başlayacak, 31 Aralık 2014 tarihinde sona erecek. Üreticilerimizin bu hususa çok dikkat etmeleri ve birbiriyle karıştırmamaları gerekiyor.
30 Haziran’a 3 iş günü kaldı. Çiftçilerimizin yoğunluk dolayısıyla herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için, 2014 ÇKS başvurularını bir an önce yaptırmaları kendi yararlarınadır. Çünkü ÇKS kaydını yaptıramayanlar, 2014 yılı desteklerinden faydalanamayacaklar.” 

Afetler Haziran’da da durmadı…


Afetler Haziran’da da durmadı…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Bu üretim sezonunda doğal afetlerin hemen hepsini yaşayan çiftçimiz, Haziran ayında da rahat yüzü görmedi”
-“Bursa, Yozgat, Muğla, Manisa, Ankara, Eskişehir, Çankırı, Kırıkkale, Çorum, Kayseri, Samsun, Amasya, Denizli, Nevşehir,
Manisa, Adana, Mersin, Kahramanmaraş, Osmaniye, Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bolu,
Yalova, Bilecik, Sinop, Ordu, Tokat, Sivas, Gaziantep, İzmir, Konya illerinde 4, 5, 6, 13, 19, 20, 21 Haziran tarihlerinde görülen aşırı yağış, bazı illerde de dolu, ürüne zarar verdi”
-“Çiftçimiz Haziran ayında bile büyük zarara uğradı. Üreticilerin zararları telafi edilmelidir”

Ankara – 25.06.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ekim 2013’de başlayan bu üretim sezonunda doğal afetlerin hemen hepsini yaşayan çiftçinin, Haziran ayında da rahat yüzü görmediğini bildirdi.
Bayraktar, “Bursa, Yozgat, Muğla, Manisa, Ankara, Eskişehir, Çankırı, Kırıkkale, Çorum, Kayseri, Samsun, Amasya, Denizli, Nevşehir, Manisa, Adana, Mersin, Kahramanmaraş, Osmaniye, Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bolu, Yalova, Bilecik, Sinop, Ordu, Tokat, Sivas, Gaziantep, İzmir, Konya illerinde 4, 5, 6 ve 13 Haziran tarihlerinde görülen aşırı yağış, bazı illerde de dolu ürüne zarar verdi” dedi.
Ekim-Nisan döneminde Mart ayı dışında normalin çok altında kalan yağışların Mayıs ayında normalin üzerine çıktığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Mayıs ayında yağış ortalaması normalin yüzde 21, geçen yılın yüzde 37,2 üzerinde 58,5 milimetre (mm) olarak gerçekleşmiştir. Her ne kadar Mayıs ayı yağışları normalin üzerinde olsa da kış aylarında yağışların yetersiz kalması nedeniyle 2013 Ekim-2014 Mayıs döneminde, birikimli yağışlar genel olarak normalden ve geçen yılın aynı dönemindeki yağışından az oldu. Normali 549,5 milimetre (mm), geçen yılın aynı dönem ortalaması ise 614,8 mm iken, 2013 Ekim-2014 Mayıs döneminde yağış ortalaması 426,5 mm’de kaldı. Bu dönemdeki yağış miktarı normale göre yüzde 22,4, geçen yıla göre ise yüzde 30,6 azaldı.
Ekim-Mayıs aylarında birikimli olarak normale göre yağış azalması yüzde 32,2 ile en fazla Akdeniz Bölgesinde görüldü. Bu bölgeyi yüzde 30,6 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yüzde 30,5 ile Doğu Anadolu Bölgesi, yüzde 26,5 ile İç Anadolu Bölgesi, yüzde 14,1 ile Karadeniz Bölgesi, yüzde 13,1 ile Ege Bölgesi, yüzde 12,8 ile Marmara Bölgesi izledi.”
Mayıs ayında kuraklık riskinin oluştuğu İç Anadolu bölgesinde normalinin üzerinde oluşan yağışın, bazı alanlarda faydalı olduğunu belirten Bayraktar, kış yağışlarındaki yağışlar yetersiz olduğu İç Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinde bahar aylarına kadar yeterli gelişimi tamamlanamayan alanlarda, Mayıs ayı yağışlarının etkisinin beklenenin altında kaldığını vurguladı.
Ayrıca, hasadın devam ettiği Akdeniz Bölgesinde gerçekleşen aşırı yağışların buğday hasadını zorlaştırdığına dikkati çeken Bayraktar, İç Anadolu Bölgesinde aşırı yağışların sele dönüştüğü alanlar ile dolu yağışının gerçekleştiği buğday alanlarında zarar meydana geldiğini bildirdi.
Ekim ayından buyana yaşanan risklerin tümü değerlendirildiğinde hububatta kış kuraklığının ardından yaşanan don, dolu, aşırı yağışların bu yıl verim kaybına yol açtığını vurgulayan Bayraktar, Haziran ayında yaşanan afetlerle ilgili olarak şu bilgileri verdi:
“4 Haziran 2014 tarihinde yaşanan dolu ve aşırı yağışlardan etkilenen yerler:
Bursa Gürsu: Meyve üretimi ile seracılığın yoğun olarak yapıldığı Bursa Gürsu’da, elma, armut ve şeftalide yüzde 20’den yüzde 90’lara varan oranlarda zarar meydana geldi. 400 dekar alanda bulunan seraların yüzde 50’si zarar gördü.
Bursa Mudanya: 6 köy meydana gelen dolu yağışından olumsuz etkilendi. Özellikle 3 köyde yağışlar etkili oldu. Armut, elma ve şeftalide yüzde 40 ile yüzde 50 oranında hasar bekleniyor.
Bursa Osmangazi: 2 köyde zarar görüldü. Özellikle çiçeklenme döneminde olan zeytin ağaçlarında zarar meydana geldi. Zeytinde bir sonraki yıl ürününü verecek olan meyve gözlerinde de hasarlar oluştu.
Bursa Nilüfer: Çaylık köyünde 4 bin dönüm kadar bir alanda, buğday, zeytin ve meyvelerde zarar meydana geldi.
İstanbul: Daha çok şehir merkezinde etkili olan yağışlar, tarım alanlarında zarara yol açmadı.
Yozgat Boğazlıyan ve Sarıkaya: Hem Boğazlıyan hem de Sarıkaya ilçelerinde buğday, arpa, silajlık mısır ve nohutta yüzde 100’e varan oranlarda hasar meydana geldi. Tarlalar biçerdöver giremez durumda.
Manisa: Merkez ilçede 5-10 bin dönüm alanda başta bağ, mısır, domates olmak üzere ekili tüm ürünlerde yüzde 100’e varan oranlarda dolu zararı görüldü.
Manisa Akhisar: Buğday ekili alanlar ile bağlarda, bir miktar da mısır ekili alanlarda zarar meydana geldi.
Mersin Silifke: Şeftali, elma, kiraz ve ceviz başta olmak üzere tüm meyveler zarar gördü. Gelecek yıl sürgün verecek olan dallar da zarar meydana geldi. Bunun yanı sıra seralarda da büyük zarar oldu. Zararın bazı alanlarda yüzde 100’e yaklaştığı görüldü.
Ankara Sincan: Meydana gelen dolu yağışından meyve ve sebze alanları ile arpa ekili alanlar hasar gördü. İlçede yapılan hasar tespit çalışmaları sonucuna göre, yüzde 30-40’dan yüzde 70-80’e varan oranlarda kayıp oldu.
Ankara Çubuk: Meyve, sebze ve buğday alanlarında yüzde 70 üzerinde hasar bekleniyor.
Eskişehir: Toplam 400 bin dekar alanda hububat, meyve ve sebze doludan zarar gördü.
Çankırı: 2 köyde buğday ve arpada hasar olmakla birlikte büyük bir kayıp yaşanmadı.
Kırıkkale Sulakyurt: Hasar Tespit Komisyonu raporuna göre, buğdayda yüzde 41, ayçiçeğinde yüzde 50, bağlarda yüzde 35-50, kavun-karpuzda yüzde 35-40 kayıp meydana geldi.
Kırıkkale Keskin: Buğday ve arpada zarar meydana geldi. Yıldırım düşmesi sonucu 3 hayvan telef oldu.
Çorum: Merkez ilçede patates, sebze ve soğanda bir miktar hasar meydana geldi. Aşırı yağışlar yer yer sel baskınlarına yol açtı. Yüksek yerlerde bir sorun görülmedi.
Çorum İskilip: Bağ ve bahçelerde bir miktar hasar meydana geldi.
Çorum Bayat: 2 köyde etkili olan dolu yağışı arpa ve buğdaya yüzde 30 ile yüzde 40 arasında zarar verdi.
Çorum Osmancık: İşyerlerinde hasar meydana geldi. Sele kapılan bir kişi hayatını kaybetti.
Kayseri Kocasinan: 30 bin dönüm tarım alanı doludan zarar gördü. Dolu yağışı olana yerlerde ekili olan buğday, arpa, bağ ve bahçelerde hasar bazı yerlerde yüzde 100’ü buldu.
Kayseri Bünyan: 20 bin dönüm alanda dolu zararı oldu. Dolu yağışı olan yerlerde ekili olan buğday, arpa, bağ ve bahçelerde yüzde 100’e yaklaşan hasar meydana geldi.
Samsun Canik, Atakum ve İlkadım: İlk incelemelere göre, Canik, Atakum ve İlkadım ilçelerinde buğday ve meyvelerde dolu nedeniyle yüzde 20-30 kayıp bekleniyor.
Amasya: Merkez ilçede dolu çok zarar vermezken, buğday, pancar, yonca selden tamamen zarar gördü.

5 Haziran 2014 tarihinde yaşanan dolu ve aşırı yağışlardan etkilenen yerler:

Denizli Honaz: İlçede şiddetli yağmur gerçekleşti. Dağlık köylerde sel oldu.
Nevşehir Kozaklı: İlçenin Yassıca, Küllüce, Karahasanlı, Kanlıca, Karasenir ve Merkeze bağlı mahallelerde aşırı yağış ve dolu büyük zarara neden oldu. Özellikle buğday arazilerinde zarar var.
Manisa Merkez, Sarıgöl, Saruhanlı: Dolu yağışı üzüm bağlarına, buğday, mısır, domates ve karpuz ürünlerine zarar verdi. Bağlarda yedek budaklarda da zarar gördüğü için gelecek senenin ürünü de etkilenecek. İlde yaklaşık 7 bin dekar alanda zarar oluştu.”

6 Haziran 2014 tarihinde yaşanan dolu ve aşırı yağışlardan etkilenen yerler:

Bayraktar, 6 Haziran 2014 tarihinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Adana, Osmaniye’yi de içine alan Çukurova bölgesi aşırı yağışların, Çukurova dışında kalan Adana bölgesi, Tarsus, Kahramanmaraş’ın batısı, Osmaniye, Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük ise çok kuvvetli, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bolu, Yalova, Bursa’nın doğusu, Bilecik, Eskişehir, Ankara’nın kuzeyi, Kastamonu, Çankırı, Sinop, Samsun, Ordunun Batısı, Çorum, Tokat, Amasya, Sivas’ın güney ve batısı, Kayseri, Nevşehir’in doğusu ve Yozgat’ın kuvvetli yağışların etkisi altında kaldığını belirtti.

2-9 Haziran 2014 tarihinde yaşanan dolu ve aşırı yağışlardan etkilenen yerler:
Sakarya Akyazı ve Hendek: Akyazı İlçesi’nde bir hafta boyunca düşen aşırı yağışlar özellikle mısır ekili alanlarda zarara yol açtı. Boyca büyük olan mısırlarda yatmalar olurken, çürüme şeklinde zarar da meydana geldi.
Hendek İlçesi’nde bir hafta boyunca düşen aşırı yağışlar sele yol açtı. Mısır ve buğday ekili alanlar sele maruz kaldı. Dolu yağışı ise fındıklarda bir miktar zarar meydana getirdi. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor.

13 Haziran 2014 tarihinde yaşanan dolu ve aşırı yağışlardan etkilenen yerler:

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Gaziantep, Adıyaman İlinin batısı ile İzmir, Aydın, Muğla’nın Fethiye, Kaş, Finike ilçeleri hariç ülkenin tümünde yağışların etkili olduğunu vurgulayan Bayraktar, 13 Haziran 2014 tarihinde yaşanan dolu ve aşırı yağışlardan etkilenen yerler konusunda ise şunları kaydetti:
“Bursa İlimize bağlı Orhaneli, Gürsu, Orhangazi ve Nilüfer ilçelerimizle Yozgat Boğazlıyan ilçesine bağlı 2 belde ve 7 köyde, Gaziantep’te aşırı yağış ve dolu nedeniyle buğday, arpa, nohut gibi ürünlerle; armut, incir, erik, elma, şeftali, kiraz, zeytin, sebze bahçeleri ve seralarda yüzde 90’lara varan oranlarda zararlar meydana geldi. Aşırı yağışlar nedeniyle Sakarya’nın Hendek, İzmir’in Tire, Konya’nın Seydişehir gibi ilçelerinde çeşitli zararlar gerçekleşti.
Bursa: Dolu bölgede tahıl, meyve-sebze ve zeytinde önemli derecede zarar meydana getirdi. Kirazlarda aşırı yağışlar çatlamaya yol açtı.
Meyve (şeftali, üzüm, incir, erik, elma, kiraz), sebze, zeytin ve bağ alanlarında yüzde 20’den yüzde 100’e varan oranlarda zarar meydana gelmiştir.
Aşırı yağışların çiçeklenme döneminde meydana gelmesi sonucu zeytinde tutum az, üzümde ise kavrulma olmuştur.
Sakarya Hendek: Hendek’te ovada merkeze yakın köylerde meydana gelen aşırı yağışlar, ekilen mısırlarda çürümeye yol açtı. Yeniden ekim yapılma durumu var. Sebzelerin tamamı aşırı yağıştan zarar gördü.

İzmir Tire: Aşırı yağışlar ve dolu sebze ekili alanlar ile buğday, mısır ve zeytinliklerde hasara yol açtı. 5-6 bin dekar alan fazla yağış ve doludan etkilendi.
Adana Seyhan: Buğday hasadı tamamlandığı bölgede, yağış olan yerlerde sebze ve meyvede kısmen zarar meydana geldi.
Konya Seydişehir: Yağışlar buğdayı olumsuz etkiledi. Pas hastalığı görülmeye başlandı. Havaların kapalı gitmesi halinde kayıp bekleniyor.”

19-20-21 Haziran 2014 tarihinde yaşanan dolu ve aşırı yağışlardan etkilenen yerler:

Bursa Karacabey, Edirne Lalapaşa ve Süloğlu, Sakarya, İstanbul Silivri ve Kocaeli Kandıra’da aşırı yağış ve dolu tarım ürünlerine zarar verdi.
Bursa Karacabey: Aşırı yağış ve dolu özellikle domates ve karpuzlarda yüzde 60’dan yüzde 70’e varan oranlarda zarara yol açtı. İlçe tarım müdürlüğünce oluşturulan hasar tespit komisyonu hasar tespit çalışmalarına devam ediyor.
İstanbul Silivri: Aşırı yağış ve dolu ekili alanlarda zarara neden oldu. Özellikle dolu yağışı buğdayda başakların kırılmasına ve yatmasına yol açarak zarar meydana getirdi. Ayçiçeğinde de bir miktar zarar meydana geldi.
Kocaeli Kandıra: İlçeye düşen aşırı yağış büyük hasara yol açmamakla birlikte, özellikle yeni ekilen mısırlarda yağışın çıkış dönemine rastlaması zarara neden oldu.
Edirne Lalapaşa ve Süloğlu: Haziran ayının 20’sinde özellikle Lalapaşa ve Süloğlu ilçelerinde dolu şeklinde düşen yağış ayçiçeğinde çiçek tablaları ve yapraklarda zarara neden oldu. Buğdayda ise başakların kırılmasına ve yatmaya yol açtı. Buğday ve ayçiçeğinde meydana gelen dolu zararı için TARSİM eksperlerine durum iletildi. Hasar tespit çalışmaları devam etmekle birlikte ürünlerde yüzde 40 ile yüzde 60 zarar bekleniyor.
Sakarya Erenler ve Gevye: Erenler ve Gevye’de dolu şeklinde düşen yağış bir miktar zarara yol açtı.

-Üreticinin zararları telafi edilmelidir-

Bayraktar, çiftçinin Haziran ayında bile büyük zarara uğradığını bildirerek, Ziraat Odalarından TZOB’a intikal eden raporlara göre başka illerdeki hasar tespitlerini de takip ettiklerine dikkat çekti. Bayraktar, zarar gören alanlarda TARSİM sigorta eksperleri ve hasar tespit komisyonlarının çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Üreticilerin iklimsel olumsuzluklar nedeniyle zorlu ve sıkıntılı bir dönem geçirdiğini bildiren Bayraktar, “Her ne kadar dolu zararı sigorta kapsamında olsa da üreticilerin büyük bölümü çeşitli nedenlerle sigorta yaptıramamıştır. Ayrıca kuraklık gibi risk kapsamı dışında afetler için 2090 sayılı Kanun ihtiyaca cevap verememektedir. Üreticilerin zararları telafi edilmelidir” dedi.

Kimse çiftçiyi yok sayamaz…


-Kimse çiftçiyi yok sayamaz…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Son yılların en büyük doğal afeti yaşanmasına rağmen

tarım ülkenin gündeminde değil”

-“Seçimden başka bir şey konuşmaz olduk”

-“77 milyonu besleyen 5 milyonun üzerindeki çiftçimizi bu ülkede kimse yok sayamaz, sıkıntılarını görmezden gelemez”

-“Türkiye gerçek gündemine dönmeli”

-“Her akşam televizyonlarda seçim, dış politika üzerine oturumlar yapılıyor. Tarımı konuşan yok. Çok büyük bir afet yaşandı ama televizyonlarda hiçbir açık oturumda tartışma konusu yapılmadı”

-“Tarımın bu yıl yaşamadığı afet kalmadı. Çiftçimiz zor durumda. Türkiye bunu da konuşmalı, çözüm yolları üretmeli”

-“Bu afetin sonuçlarını Ağustos ayından itibaren göreceğiz. Tedbirler alınmadığı takdirde Türkiye’nin gıda güvencesini sağlayamayız”

-“Gelişmiş ülkeler öncelikle seçimi değil, geçimi konuşuyor”

-“Sorunlara odaklanmalıyız. Bu yıl mahalli idare seçimi yaptık, Cumhurbaşkanlığı seçimi var. 2015 yılında milletvekili genel seçimleri var. Seçimler olacak ama sorunları da konuşmalıyız”

-“Kimse, içinde bulunduğumuz yıldaki üretim yetersizliği nedeniyle Türkiye’nin tarımda çok daha fazla ithalata mecbur kalabileceğini göz önünde bulundurmuyor”

 

Ankara – 22.06.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin seçimden başka bir şey konuşmaz olduğunu bildirerek, “son yılların en büyük doğal afeti yaşanmasına rağmen tarım ülkenin gündeminde değil. 77 milyonu besleyen 5 milyonun üzerindeki çiftçimizi bu ülkede kimse yok sayamaz, sıkıntılarını görmezden gelemez” dedi.

Bayraktar, çiftçinin zor durumda olduğunu, Türkiye’nin bunu da konuşması, çözüm yolları üretmesi, gerçek gündemine dönmesi gerektiğini belirtti.

Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2013-2014 üretim döneminde başlangıcından itibaren, kuraklık, don, dolu, aşırı yağış, fırtına, hortum gibi doğal afetlerin hemen her türlüsünün yaşandığını belirtti. Doğal afetlerin 81 ilin büyük çoğunluğunda zarara yol açtığını vurgulayan Bayraktar, İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin kuraklıktan şiddetli bir şekilde etkilendiğine, tahılların hepsinde rekolte düşüşü beklendiğine dikkati çekti. Bayraktar, en önemli tahıl olan buğdayda geçen yıl 22 milyon 50 bin ton olan rekoltenin, bu yıl 18 milyon tonu bulmasının bile sevindirici bir gelişme olacağını bildirdi.

Kuraklık başta olmak üzere doğal afetlerin sadece tahılları ve meyveyi olumsuz etkilemeyeceğini, yem bitkilerinde de rekolte kaybına neden olacağına dikkati çeken Bayraktar, “kuraklık nedeniyle buğday ve arpada sap boyu yeterince gelişmedi, kısa kaldı. Bu da saman üretiminin beklenenin çok altında kalacağını gösteriyor. Türkiye, 2012 yılında saman ithal etmek zorunda kalmıştı. Saman ithalatına yönelik düzenlemeler, yine böyle bir yola gidileceğini bize gösteriyor” dedi.

Türkiye’nin zaten kaliteli kaba yem açığı yaşadığını hatırlatan Bayraktar, bu yıl hayvan yemi olarak da kullanılan buğday, arpa, mısır, çavdar, yulaf ve tritikalenin yanı sıra fiğ gibi yem bitkileri üretiminde de önemli rekolte kaybı beklendiğini, bunun hayvancılığı da olumsuz etkileyeceğini, yem ve dolayısıyla üreticinin maliyetlerini artıracağını vurguladı. Zaten şu sıralar üreticinin dana karkası kilogramı 19 lira 10 kuruştan, neredeyse maliyetine sattığını, bu maliyetlerin daha da artması halinde üretimin sürdürülemez bir hale geleceğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Mart ayında yaşanan don olayı çok sayıda ilde etkili oldu. Kayısı, fındık, elma, ceviz başta olmak üzere hemen hemen bütün meyveler dondan etkilendi. Yer yer yüzde 90’lara varan üretim kayıpları oluştu. Fiyatlar mevsim normallerinin çok üzerinde seyrediyor. Son bir yılda market fiyatları, kuru kayısıda yüzde 154,5, Antep fıstığında yüzde 70,8, iç fındıkta yüzde 60,24, kirazda yüzde 41,65, şeftalide yüzde 38,10, kavunda yüzde 28,82, limonda yüzde 26,75, elmada yüzde 17,25 arttı. Artış oranları enflasyonun çok üzerinde…

 

-“Seçimden başka bir şey konuşmaz olduk”-

 

Üreticimizin tarlasına, bahçesine adeta ateş düştü. Çiftçimiz zor durumda. Bunlar önemli sorunlar. Bunu konuşup, çözüm yolları üretmemiz gerekirken, seçimden başka bir şey konuşmaz olduk. 2013 yılı sonundan bu yana sürekli seçimi konuşuyoruz. Seçimler elbette önemli. Demokrasinin vazgeçilmez unsuru. Ama gelişmiş ülkeler öncelikle seçimi değil, geçimi konuşuyor. Gelişmiş ülkelerde sokakta, çarşıda, tarlada, pazarda seçim konuşulmuyor. Herkes işinde gücünde… Çalışıyor, üretiyor. Sistem normal düzeninde işliyor.”

Türkiye’nin artık gerçek gündemine, işine gücüne dönmesi gerektiğini, ülkenin sorunlarını masaya yatırması, çözüm yollarını araması gerektiğini belirten Bayraktar, şu konulara değindi:

“Tarımın bu yıl yaşamadığı afet kalmadı ama gündemde yer almıyor. Son yılların en büyük doğal afetini yaşanmasına rağmen tarım ülkenin gündeminde değil. Her akşam televizyonlarda seçim, dış politika üzerine oturumlar yapılıyor. Tarımı konuşan yok. Çok büyük bir afet yaşandı ama televizyonlarda hiçbir açık oturumda tartışma konusu yapılmadı. Gıda güvencesinden daha önemli bir konu var mı? Büyük bir felaket yaşıyoruz. Bu afetin sonuçlarını Ağustos ayından itibaren göreceğiz. Tedbirler alınmadığı takdirde Türkiye’nin gıda güvencesini sağlayamayız. Tarımın sorunları ve çözüm yolları tartışılmalı. 77 milyonu besleyen 5 milyonun üzerindeki çiftçimizi bu ülkede kimse yok sayamaz, sıkıntılarını görmezden gelemez. Afetin boyutlarının çok büyük olmasına rağmen, tarım sektörü, ulusal medyada, televizyonlarda yer bulamıyor. Tarıma niçin ulusal medyamız bu kadar uzak? Çiftçimiz, insanlarımızı doyuruyor. Bundan daha önemli bir konu var mı? Bazı kesimlerin bunun farkında olmaması bizi üzüyor.”

 

-“En önemli konu gıda güvencesi ve güvenliğidir”-

 

Öncelikle sorunlara odaklanılması gerektiğini, bu yıl mahalli idareler genel seçimi yapıldığını, Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“2015 yılında da milletvekili genel seçimleri var. Seçimler olacak ama sorunları da konuşmalıyız. Ancak bizim çiftçimizin, üreticimizin, tüm halkımızın sorunlarını görmemize engel olmamalı.

Kimse, içinde bulunduğumuz yıldaki üretim yetersizliği nedeniyle Türkiye’nin tarımda çok daha fazla ithalata mecbur kalabileceğini göz önünde bulundurmuyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizin ön önemli konusu gıda güvencesi ve güvenliğidir. Gıda güvencesini sağlayan da Türk çiftçisidir. Çiftçimizin sorunu aynı zamanda ülkemizin sorunudur. 77 milyon nüfusumuzu, 39 milyon turisti ve 1 milyonu aşkın Suriyeli mülteciyi, 2 milyondan fazla Türkiye’de yaşayan yabancıyı doyuran, 17 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatının gerçekleştirilmesini sağlayan çiftçimizin sorunlarını çözmezsek, ülkemizin gıda güvencesi sıkıntıya girer. Çiftçimizi ne yapıp edip tarlada tutmalıyız. Finansman ihtiyacını sağlamalıyız. Elektrik, Sosyal Güvenlik prim borçları dahil tüm borçlarını en az 2-3 yıl ertelemeliyiz. Özel bankalara olan borçlarını yapılandırmalıyız. Mazot, gübre, ilaç, tohum gibi girdi maliyetlerini en makul seviyede tutmalıyız. Bunlar yapılmalı ki doğal afetlerden ve borçlardan beli bükülen çiftçimiz yeni üretim sezonuna hazırlanabilsin, ekip biçebilsin, ülkemizin gıda güvencesini sağlamaya devam etsin.”

Ramazan öncesi basın toplantısı

 -Ramazan öncesi basın toplantısı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Önümüzdeki günlerde tarla ürünlerine geçilmesiyle domates, taze fasulye, kabak, patlıcan, patates, karpuz ve kavun gibi ürünlerde üretim artışı olacak ve fiyatlar daha makul seviyeye oturacak”

-“Kuru gıdalarda, tavuk, kuzu ve dana etinde bir fiyat artışı beklemiyoruz”

-“Bu saydığım ürünlerde fiyatlarda bir artış görüldüğü takdirde bu artışın spekülasyona bağlı bir artış olduğu kanaatimiz hasıl olacak. Özellikle ürün fiyatlarını Ramazan boyunca takip edeceğiz ve spekülatif artış varsa, kamuoyunu ve ilgili kurum ve kuruluşları bilgilendireceğiz, uyaracağız”

-“Et fiyatlarında görülebilen en küçük artışta bile harekete geçen ithalat lobileri, üreticilerimizde büyük tedirginlik yaratıyor. Hayvan ithalatının ne üreticiye, ne tüketiciye bir faydası vardır”

-“Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın da talebimiz doğrultusunda ithalata sıcak bakmamasını memnuniyetle

karşılıyor ve kendilerine de teşekkür ediyoruz”

-“Eğer TMO fiyat açıklayacaksa, doğal afetleri ve üreticimize yüklediği maliyeti dikkate almak suretiyle bir fiyat açıklamak zorunda”

 

Ankara – 20.06.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaklaşan Ramazan öncesi gıda fiyatlarına ilişkin, “Önümüzdeki günlerde tarla ürünlerine geçilmesiyle domates, taze fasulye, kabak, patlıcan, patates, karpuz ve kavun gibi ürünlerde üretim artışı olacak ve fiyatlar daha makul seviyeye oturacak. Kuru gıdalarda, tavuk, kuzu ve dana etinde bir fiyat artışı beklemiyoruz” dedi.

Bayraktar, TZOB Genel Merkezi’nde Ramazan öncesi gıda fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çiftçinin bu yıl yaşamadığı bir doğal afet kalmadığını belirten Bayraktar, “Çiftçimizin bağına, bahçesine, tarlasına ateş düştü” diye konuştu.

Doğal afet yaşanan bölgelere TZOB Yönetim Kurulu üyeleriyle giderek çiftçiye moral vermeye çalıştıklarını anlatan Bayraktar, üreticinin sorunlarını dinlediklerini, bürokratların da bu toplantılara katıldığını söyledi. Çiftçinin zararların tazminini beklediğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bu yıl Ramazan öncesi gıda fiyatlarının daha önceki yıllardan çok daha büyük bir önem arz ettiği herkesin malumu. Zira, 2013-2014 üretim sezonu başlangıcından itibaren, çiftçimizin bağına, bahçesine adeta ateş düşen doğal afetlerin hemen her türlüsünün yaşandığı bir yıl oldu. Kuraklıkla başlayan, ardından don afetiyle devam eden, dolu, fırtına, aşırı yağış, hortumla, iki bölgemiz dışında ülkemizin tamamına yakınını daha önceki yıllarda görülmediği şekilde etkileyen, tabii afetler yaşadık.

 Daha önce sizlerle de paylaşmış olduğum gibi, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, bu afetlerin yaralarının sarılması, ülkemizin gıda güvencesini sağlayan çiftçimizin sorunlarının sahada dinlenmesi ve incelenmesi için, yurt genelini kapsayacak şekilde toplantılar düzenledik.

 Bu toplantılar neticesinde, iller bazlı hazırladığımız zararlar, talepler ve beklentilerle ilgili raporları, başta Başbakanlık olmak üzere, tüm bakanlıklara, muhalefet liderlerine, ilgili birimlere ilettik.

Yerinde yaptığımız incelemelerde tespitlerimiz o ki, bu yıl çiftçimizin sorunları büyüktür. Mutlaka,  acil ve farklı tedbirlerle çözülmesi zorunluluğu vardır. Zira, bu sorunları, çiftçimize moral verecek şekilde çözemezsek, gelecek üretim sezonuna hazırlamakta zorluk çekeriz, çiftçiyi tarlaya sokamayız.

Alınacak tedbirler; çiftçimize can suyu, onları gelecek sezona hazırlayacak şekilde moral olmalı, tarlasına, bağına, bahçesine girmesi için teşvik etmelidir. Bunu yapamazsak bu yıl ki sıkıntıları gelecek yıllara taşımak gibi bir sorunla karşı karşıya kalabiliriz. Evet hükümetimiz bir adım atarak, düşük faizli kredileri, bir yıl erteleme kararı almıştır. Ancak; sahada yaşanan ile alınan tedbirler karşılaştırdığımızda bu tedbirleri yeterli görmemekteyiz. Çünkü ÇKS kayıtlarındaki sıkıntılardan dolayı düşük faizli kredi kullanamamış çok sayıda çiftçimiz, yüksek faizli aldığı borçları nasıl ödeyeceğinin büyük endişesini yaşamaktadır.

Kısaca özetlemeye çalıştığımız durum nedeniyle, dinen manevi iklimimizin en değerli bölümünü oluşturan Ramazan ayında, artan gıda ihtiyacının, spekülasyona bu yıl çok daha açık olduğu hepimizin malumudur. Bazı ürünlerde yaşanan arz eksikliği, elbette bir miktar fiyat artışlarına yol açacaktır.

Ancak, vefakar, cefakar çiftçimizin bin bir emekle ürettiği, sadece rızkını çıkaracak kadar elde ettiği gelirin, hiçbir aracının cebine haksız bir şekilde bir kuruş olarak yansımasını kabul etmiyoruz.

 

-“Borç ertelemesi bir yıl değil birkaç yıl olmasını istiyoruz”-

 Borç ertelemesinin bir yıl değil de birkaç yıl olmasını istiyoruz. Diğer kurumlara olan çiftçi borçlarının, elektrik borçları da dahil olmak üzere erteleme kapsamına girmesini arzu ediyoruz. Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) girmeyen üreticilerimizin borç ertelemesi yapılmadı. Doğal afetlerden zarar gören ve ÇKS’ye girmeyen çok sayıda üreticimiz var. Bu üreticilerimize de bir yapılandırma bekliyoruz. Bunları yapamazsak, çiftçimize moral veremezsek, onu motive edemezsek, çiftçimizin önümüzdeki yıl üretim için tarlaya girme şansı kalmaz, Allah korusun, Allah, bu ülkeyi açlıkla imtihan etmesin, en büyük korkumuz budur, çiftçimiz tarlaya girmediği takdirde önümüzdeki yılların üretimi de düşecek, ülkemiz gıda güvencesini sağlama noktasında bir tehditle karşı karşıya kalacaktır.”

Ramazanda bu nedenlerle gıda ihtiyacının spekülasyona açık olduğunu belirten Bayraktar, bazı ürünlerde yaşanan arz eksikliğinin fiyat artışlarına neden olacağına işaret etti.

Bayraktar, 7 yıldır Ramazan öncesi fiyatları tespit ettiklerini ve kamuoyunu bilgilendirdiklerini, bu yıl piyasayı daha fazla takip edeceklerini vurgulayarak, bütün kurum ve kuruluşların da bu manada dikkatli olması gerektiğini söyledi. Ramazanda gıdaya talebin arttığını vurgulayan Bayraktar, bu talebin özellikle et, et ürünleri, süt ürünleri, bakliyat ve unlu mamullerde yoğunlaştığını dile getirdi.

 

-“TZOB olarak bu yıl her zamankinden daha çok önem vereceğiz”-

 

Şemsi Bayraktar, “Bu hassas dönemde ürün fiyatlarının spekülasyona açık olması nedeniyle, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, 7 yıldır Ramazan öncesi yaptığımız, ardından ay boyunca takipçisi olduğumuz çalışmalara, bu yıl her zamankinden daha çok önem vereceğiz. Buradaki sorumluluğumuzun farkındayız. Ancak bir talebimiz de gıda fiyatlarının spekülatif yükselmesini önleyecek bütün kurum ve kuruluşlarımıza yöneliktir. Onların da konuya bizim kadar duyarlı yaklaşacağından, takipçisi olacağından emin olduğumuzu önemle vurgulamak isterim” dedi.

 

-Tarım arazilerinin korunması-

 

Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına dikkat çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Yeri gelmişken, gıdanın bu kadar hayati önemde olduğunun altını bir kez daha çizmişken, her fırsatta yapmış olduğum bir uyarıyı huzurunuzda yenilemek istiyorum.

Ülkemizin artık kaybedecek tek karış tarım arazisi yoktur. Sanıldığı kadar toprak zengini bir ülke değiliz. Aksine sahip olduğumuz arazinin sadece yüzde 6’sını birinci sınıf tarım araziler oluşturmaktadır. Bu gerçeğin artık herkes tarafından çok iyi bilinmesi gerekir. Gittiğim her yerde sayın valilere, belediye başkanlarına seslendim.

Cenabı Allah, kutsal bildiğimiz bu vatanın toprağını bize, çiftçimiz üretsin, insanlarımızı doyursun diye bahşetmiştir. Biz çiftçiler olarak, çiftçilerimizin temsilcisi olarak, artık tarım arazilerimizin imara da, sanayiye de açılmasını, kirletilmesini istemiyor, aksine her zamankinden daha çok duyarlı olacak şekilde korunmasını ve kollanmasını bekliyoruz.

Tarım arazileri zaten kendi başına birer üstü açık fabrikadır. Fabrikanın üstüne bir fabrika daha kurulmasını istemiyoruz. Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için fevkalade önemli bu konuda, hem yerel, hem de merkezi yönetimden aşırı duyarlılık bekliyoruz. Verimli arazilerinin üzerini sanayi tesisleri, yerleşim yerleri dolduruyor. Tarımda gelişmiş hiçbir ülkede bunları görmüyoruz. Bu konuda toprak kurullarının çok verimli, dikkatli çalışması gerekiyor.”

 

-İthalat lobileri üreticide büyük tedirginlik yaratıyor-

 

Ramazan ayında gıdaya talebin arttığını, bu talebin özellikle et, et ürünleri, süt ürünleri, bakliyat ve unlu mamullerde yoğunlaştığını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Fiyatlara geçmeden önce, bir kez daha uyarmak istiyorum ki; et fiyatlarında görülebilen en küçük artışta bile harekete geçen ithalat lobileri, üreticilerimizde büyük tedirginlik yaratmaktadır. ‘Tüketici fiyatları yükseliyor, ithalat yapılmalı’ söylemlerinin arkasına sığınarak, ithalatın tekrar açılmasını sağlamaya çalışmak, kırmızı et üretimine vurulacak en büyük darbe olacaktır. Tüketici fiyatlarını geriletmenin en etkili yolu, karkas üretim maliyetlerini düşürmekten geçmektedir. Bu ise yem ve besiye alınacak canlı materyal fiyatlarını düşürmekle mümkün olacaktır. İthalat, karkas üretim maliyetleri ortadayken üreticilerin sektörden tasfiyesine yol açar. Zaten geçmişte yapılan ithalat, et fiyatlarında ciddi bir düşüşe neden olmamıştır. İthalattan ne üretici, ne tüketici kazanmıştır. Hayvan ithalatının ne üreticiye, ne tüketiciye bir faydası vardır. Tek kazanan yabancı ülkelerin çiftçileri, ithalat lobileri ve aracılar olmuştur. 

Bu yıl yaşanan doğal afetler, hayvan yemi olarak kullanılan ürünlerde de ciddi üretim kayıplarına neden olacaktır. Hayvancılıkta en fazla kullanılan yemlerden, mısırda, arpada, soyada, fiğde üretim kaybı beklenmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu da birinci tahmin verilerinde, buğday, mısır, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, sorgum, soya, fiğ, tohumluk korunga, diğer yem bitkilerinde üretim düşüşü beklediğini açıklamıştı.

Bu kayıplar, hayvancılığımızda en önemli maliyet kalemlerinden biri olan yem fiyatlarının yükselmesine, dolayısıyla üretim maliyetlerinin daha da artmasına neden olacaktır. 2012 yılında yaşanan ve ithalatla aşılmaya çalışılan ‘saman krizi’nin bu yıl da yaşanmasının muhtemel görünmesi ve buna yönelik şimdiden tedbir alınmaya çalışılması, bahsedilen bu hususun ilk sinyallerini vermesi açısından önemlidir.

Bütün bu bilgiler ışığında en önemli beklentimiz; yem piyasa fiyatlarının yükselmesini önleyici tedbirlerin alınması, bu konuda üreticilerin desteklenmesidir.

Haziran ayı itibariyle son altı aylık sürede, yem ve yem hammaddelerinin fiyatları, yüzde 5 ila yüzde 41,9 arasında değişen oranlarda artmıştır. Bu kadar kısa sürede, böylesi yüksek artışların olması üretim maliyetlerine ve ister istemez karkas et fiyatlarını artırdı.

Şu anda canlı kilogramı 13 liraya alınacak bir dananın, 8 aylık besi sonunda, karkas maliyeti, üreticinin karı olmadan 19 lira 26 kuruşa kadar çıkacaktır. Dolayısıyla şu an itibarıyla, yağsız karkas satış fiyatının ortalama olarak kilogramı 19 lira 10 kuruş olduğu düşünüldüğünde, besiye canlı kilogramı 13 lira ve altında maliyetle hayvan koymadan üretimin sürdürülemez olduğu görülmektedir. Bu hesaplamada üretim maliyetlerinin gelecek 8 ay süreyle artmayacağı da varsayılmıştır. Yem fiyatlarında artış olması durumunda, canlı dana kilogram fiyatı 13 liranın altına olsa dahi üreticimiz zarar edecektir.

 

-Yem fiyatları makul düzeyde tutulmalı-

 

Bu çerçevede, hükümetimizin yem fiyatlarını makul düzeyde tutacak bütün tedbirleri almasını bekliyoruz. 

Türkiye, orta ve uzun vadede hayvancılıktaki sorunlarını çözmek zorundadır. 77 milyon nüfusa sahip bir ülkenin, en temel gıdalardan biri olan ette ithalata bağlı olması, kaliteli kaba yem açığını kapatamaması kabul edilemez. Mera ıslahı çok önemli. Ülkemizde önemli meralar var. Bunlar ıslah edilip üreticiye açılmalı. Bunu sağladığımızda üretici fiyatları aşağıya gidecektir. Hükümetimizden talebimiz yem maliyetlerini muhakkak suretle aşağıya çekmemiz lazım. Bunun için öncelikle ve acilen yapılması gereken, ucuz yem kaynağı olan meraların hızla ıslah edilmesi, üreticilerimizin hizmetine sunulması, ucuz gübre, mazot, tohum temini gibi yem hammadde üretim maliyetlerini düşürecek tedbirlerin alınması gereklidir. Ayrıca süt sektöründe istikrarın sağlanması, ucuz besi materyalinin temin edilmesi, bu kapsamda atılacak önemli adımlardan birisi olacaktır. Süt sığırcılığı, erkek danaların et materyali olarak da kullanılması nedeniyle et fiyatlarını doğrudan etkilemektedir. Ana yoksa dana yoktur. Süt fiyatlarında istikrar sağlanamazsa, üretici makul bir gelirle üretimine devam edemezse süt sığırları kasaba gider. Sürecin sonunda hem süt hem de et sektörü darbe yer. Ramazana yakın son 20 günlük fiyatlara bakıldığında dana etinde, kuzu etinde, tavuk etinde çok büyük bir artış yoktur, hatta son bir yılı değerlendirdiğimizde tavuk eti fiyatları geriye gitmiştir. Ramazan boyunca tüketicimiz çok rahatlıkla dana, kuzu ve tavuk etini tüketebilir. Biz bir artış beklemiyoruz.

Bu konuda gerekli hassasiyetin gösterileceğine inanıyoruz.

Et fiyatlarının Ramazan ayında yükselmesi için bir sebep yok. Piyasada yeterli hayvan bulunmaktadır.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın da talebimiz doğrultusunda ithalata sıcak bakmamasını memnuniyetle karşılıyor ve kendilerine de teşekkür ediyoruz.”

 

-Tarla üretimine geçilmemesi nedeniyle bir miktar fiyat artışı oldu”-

 

Sivri biber, kabak ve salatalıkta örtü altı yetiştiriciliğinin sonuna gelinmesi ve tarla üretimine geçilmemesi nedeniyle bir miktar fiyat artışı olduğunu vurgulayan Bayraktar, kayısı, fındık, kiraz gibi bazı meyve fiyatlarının da doğal afetler nedeniyle arttığını anımsattı. Bayraktar, “Önümüzdeki günlerde tarla ürünlerine geçilmesiyle domates, taze fasulye, kabak, patlıcan, patates, karpuz ve kavun gibi ürünlerde üretim artışı olacak ve fiyatlar da daha makul seviyeye oturacak. Kuru gıdalarda artış beklemiyoruz. Tavuk, kuzu ve dana etinde bir artış beklemiyoruz. Bu saydığım ürünlerde fiyatlarda bir artış görüldüğü takdirde bu artışın spekülasyona bağlı bir artış olduğu kanaatimiz hasıl olacak. Özellikle ürünler fiyatları Ramazan boyunca takip edeceğiz ve spekülatif artış varsa, kamuoyunu ve ilgili kurum ve kuruluşları bilgilendireceğiz, uyaracağız” ifadelerini kullandı.

Bayraktar, bu süreçte halkın sağlığıyla oynayanlara izin verilmemesi, bunun için gıda denetimlerin artırılması gerektiğini de belirterek, Ramazan boyunca piyasaların nabzını tutmaya devam edeceklerini söyledi.

TZOB Başkanı Bayraktar 2012 yılında saman krizi yaşandığını anımsatarak, “Bir saman krizi yaşamamız muhtemel görünüyor” dedi. Bayraktar, bu konuda önlem alınmasını istedi.

Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bütün bu bilgilerin ardından Ramazan ayı öncesinde, son yirmi günü dikkate alarak Mayıs ayı sonuna göre, dana, kuzu, tavuk etinde önemli bir artış olmadı. Ahırlarımız dolu. Üretim hem büyükbaşta, hem küçükbaşta yeterli, tavukçuluk sektörü de rahatlıkla tüketimi karşılayabilir. Tavuk eti ucuz. Halkımız rahatlıkla protein ihtiyacını karşılayabilir.

 

-Market fiyatları-

 

Aynı dönemde, market fiyatlarına baktığımızda, 5 üründe fiyat değişimi görülmezken, 13 üründe azalma, 18 üründe ise fiyat artışı olmuştur.

Fiyat değişimi görülmeyen ürünler; maydanoz, ayçiçeği yağı, toz şeker, çilek ve kuru kayısıdır. Fiyat düşüşü, yüzde 34,3 ile en fazla karpuzda görülmüştür. Bu düşüşü yüzde 14,06 ile patlıcan, yüzde 12,31 ile yeşil fasulye, yüzde 11,09 ile havuç takip etmiştir.

Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 12,03 ile kirazda görülmüştür. Kirazı yüzde 11,60 ile marul, yüzde 11,35 ile kuru fasulye, yüzde 11,13 ile limon, yüzde 10,15 ile yeşil soğan izlemiştir.

            -Üretici fiyatları-

 

Üretici fiyatlarına baktığımızda ise; 8 üründe fiyatlar bir ay önceki fiyatlara göre değişmezken, 11 üründe azalma, 13 üründe ise fiyat artışları olmuştur.  Maydanoz, kuru soğan, kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, pirinç, kuru incir ve zeytinyağı fiyatlarında değişim meydana gelmemiştir.

Fiyat düşüşü yüzde 27,78 oran ile en fazla karpuzda görülmüştür. Karpuzu yüzde 26,92 ile havuç, yüzde 23,40 ile patlıcan, yüzde 19,25 ile yeşil fasulye, yüzde 18,67 ile çilek, yüzde 16,67 ile domates, yüzde 16 ile patates, yüzde 14,86 ile Antep fıstığı takip etmiştir.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 38,78 ile sivri biberde görülmüştür. Sivri biberi yüzde 36,36 ile kabak, yüzde 32,80 ile limon, yüzde 30,06 ile yeşil soğan, yüzde 26,86 ile yumurta, yüzde 22,30 ile kırmızı mercimek, yüzde 17,04 ile elma, yüzde 10,92 ile marul izlemiştir.

Fiyatı artan ürünlerin hangi nedenle yükseldiğine baktığımızda, sivri biber, kabak, salatalık gibi ürünlerde örtü altı yetiştiriciliğinin sonuna gelinmesi tarla ürünlerinin de tam olarak piyasaya çıkmaması etkili olmuştur. Elma ve limonda ise ürün depolardan temin edilmektedir. Arzdaki daralma fiyatları yükseltmiştir.

Et, süt ve yumurtada ise fiyatların az da olmasının yükselmesinin nedeni, artan üretim maliyetlerdir. Kırmızı mercimek fiyatı yeni sezon ürününe aittir. Geçen sezon ürünü ile kıyaslandığında fiyatlarda bir miktar artış görülmüştür.

Patates, domates, çilek, yeşil fasulye, patlıcan, karpuz gibi ürünlerde hasat edilen ürün miktarındaki artışa bağlı olarak fiyatlarda gerileme yaşanmıştır. Havuçta görülen fiyat düşüşünde ise talepteki daralma etkili olmuştur.

Kayısı, fındık, kiraz gibi bazı meyvelerde fiyat artışının nedeni doğal afetlerdir.

Önümüzdeki günlerde tarla ürünlerinin tam olarak piyasaya çıkmasıyla birlikte domates, taze fasulye, patlıcan, biber, salatalık, kabak, patates, karpuz, kavun gibi ürünlerde üretim artışı olacaktır. Üretim artışının fiyatlara olumlu yansıması beklenmektedir. Son 20 günde, baklagillerde kuru fasulyede yüzde 11,35’lik bir artış olmuştur. Bunun dışında, kırmızı mercimekte yüzde 0,61’lik bir artış, nohutta yüzde 4,35, yeşil mercimekte yüzde 0,3’lük bir fiyat düşüşü görülmektedir. Kuru fasulyede bu yıl üretim artışı olacağı tahmin ediliyor.

Kuru gıdalarda bir fiyat artışı beklemiyoruz.

Tavuk etinde yüzde 0,11’lik bir artış olmuştur. Dana ve kuzu etinde yüzde 1,1’lik bir artış meydana gelmiştir. Dana, kuzu ve tavuk etinde üretim yeterli, ciddi bir fiyat artışı beklemiyoruz. Ramazan ayı boyunca halkımız bu ürünlerden rahatlıkla tüketebilir.

Kuru gıdalarda, tavuk, dana ve kuzu etinde fiyat artışı olursa spekülatif olduğu ortaya çıkar. Tespit edip ilgili yerleri uyarırız.”

 

-Bu yıl ve geçen yıl Ramazan öncesi fiyatlarının karşılaştırılması-

 

Bu yıl ve geçen yıl Ramazan öncesi fiyatları karşılaştırdığında, market fiyatlarında 9 üründe azalma, 28 üründe ise fiyat artışı olduğunu bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Markette en fazla fiyat düşüşü yüzde 48,52 ile domateste görülmüştür. Domatesteki fiyat düşüşünü yüzde 31,46 ile sivri biber, yüzde 10,53 ile kuru soğan izlemiştir.

Buna karşılık, fiyatı en fazla artan ürün yüzde 154,50 oran ile kuru kayısı olmuştur. Kuru kayısıdaki fiyat artışını yüzde 70,80 ile Antep fıstığı, yüzde 64,24 ile fındık, yüzde 56,53 ile kuru fasulye, yüzde 41,65 ile kiraz, yüzde 38,10 ile şeftali, yüzde 34,38 ile pirinç, yüzde 28,82 ile kavun, yüzde 26,75 ile limon, yüzde 21,50 ile havuç, yüzde 19,77 ile patates, yüzde 17,26 ile zeytinyağı, yüzde 17,25 ile elma, yüzde 17,17 ile kırmızı mercimek, yüzde 12,70 ile yeşil fasulye, yüzde 11,25 ile karpuz takip etmiştir.

Ramazan ayları öncesinde son bir yılda,  üretici fiyatlarında, 3 üründe fiyat değişimi olmazken, 12 üründe azalma, 18 üründe ise fiyat artışı olmuştur.

Maydanoz, kavun ve nohut fiyatlarında değişim meydana gelmemiştir. Fiyat düşüşü yüzde 53 oran ile en fazla sivri biberde görülmüştür. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 51,22 ile domates, yüzde 38,61 ile kuru soğan, yüzde 31,12 ile patlıcan, yüzde 21,25 ile kuru üzüm, yüzde 18,87 ile yeşil soğan, yüzde 16,67 ile kuru incir, yüzde 13,06 ile marul, yüzde 10 ile kabak izlemiştir.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 180 oran ile kuru kayısıda görülmüştür. Kuru kayısıdaki fiyat artışını yüzde 104 fındık, yüzde 77,46 Antep fıstığı, yüzde 57,93 kiraz, yüzde 54,90 elma, yüzde 49,43 ile karpuz, yüzde 39,13 ile kuru fasulye, yüzde 35,37 ile yumurta, yüzde 30,77 ile kırmızı mercimek, yüzde 30,20 ile limon, yüzde 30 ile zeytinyağı, yüzde 28,85 ile şeftali, yüzde 27,78 ile süt, yüzde 26,51 ile patates, yüzde 23,31 ile dana eti, yüzde 15,68 ile pirinç takip etmiştir.

Bildiğiniz gibi Ramazan ayları bir önceki yıla göre on gün önce başlamaktadır. Fiyatlara bu durumun da etki edebildiği gözden kaçırılmamalı, ayrıca bazı ürünlerin fiyatlarındaki artışların doğal afetlerden kaynaklandığı unutulmamalıdır. Geçen yıl Ramazan öncesine göre üretici ve marketlerde fiyatı artan ürünlere baktığımızda, kuru kayısı, Antep fıstığı, fındık yaşanan don nedeniyle rekoltedeki kayba bağlı olarak fiyatlar artış göstermiştir. Kuru fasulyede görülen fiyat artışı ise dolar kurundaki yükseliş, önemli üretici ülkelerde fiyat artışları yaşanması ithal fiyatlarının artırmıştır. Bu da iç piyasaya yansımıştır. Bu yıl kuru fasulye üretiminde artış olacağı tahmin edilmektedir. Üretimdeki artışa paralel olarak fiyatların gerilemesi beklenmektedir.

Sektörde faaliyet gösteren büyük firmalar özellikle hububat ve baklagillerde, Ramazan ayında bir fiyat artışı yaşanmayacağı, aksine yeni sezon yaklaştığı için kuru gıdalarda yüzde 10 ile yüzde 30 arasında düşüş beklendiğini ifade etmektedirler. Ayrıca, Ramazan’da zam olur endişesi ile ihtiyaç fazlası ürün alınmaması ve spekülasyona dikkat edilmesi gerektiğini de belirtilmişlerdir. Bu açıklamaları fevkalade önemli buluyor, destekliyor ve teşekkür ediyoruz. Şu anda üreticinin elinde kuru fasulye bulunmamaktadır. Son yirmi günde yüzde 11,35’lik fiyat artışının sebebi değildir.”

           

            -Tüm taraflar gereken hassasiyeti göstermeli-

 

Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala tüm gözlerin gıda fiyatlarına çevrildiğini, tüketicilerin yeterli ve güvenilir gıdaya uygun fiyatla erişebilmesinin herkesin dileği olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Üreticiden tüketiciye varıncaya kadar tüm taraflar bu hususta gereken hassasiyeti göstermelidir.

Üretici, esnaf, halk, Ramazan ayını dört gözle beklemektedir. Tüm taraflar Ramazan ayının anlam ve önemine yakışır şekilde hareket etmeli, halkımız mağdur edilmemelidir. Gıda denetimleri artırılmalı, halkın sağlığıyla oynanmamalıdır. Bu şekilde hareket etmeyenler öncelikle karşılarında bizi bulacaklardır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

Ramazan yaklaşırken üretici, hal, pazar ve market fiyatlarını takibe devam ediyoruz. “Ramazan fırsatçılığı yapılmasın” diyoruz. Tüketicilerimizin yeterli ve güvenilir gıdaya uygun fiyatla erişebilmesinin sağlanmasını istiyoruz. Üreticiden tüketiciye varıncaya kadar tüm taraflar, bu hususta gereken hassasiyeti göstermesini bekliyoruz.

Ramazan ayı boyunca da piyasaların nabzını tutacağız, tespitlerimizin sonuçlarını da siz değerli basın mensuplarımız aracılığıyla kamuoyunun dikkatine sunacağız. Basınımızın çok değerli temsilcileri, üreticilerimiz, tüketicilerimiz ve her kesim için çok önemsediğimiz konuları ele aldığımız basın toplantısına katıldığınız için en samimi duygularımla teşekkürlerimi sunuyor, Ramazan ayının milletimiz ve tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan diliyorum.”

 

-Buğday üretiminde düşüş-

 

Bayraktar, bir basın mensubunun buğday fiyatlarını sorması üzerine de “Buğdayda üretimde düşme var. TMO’nun fiyat açıklayıp açıklamayacağını bilmiyorum. Eğer TMO fiyat açıklayacaksa, doğal afetleri ve üreticimize yüklediği maliyeti dikkate almak suretiyle bir fiyat açıklamak zorunda. Eğer açıklayacaklarsa  ‘üreticiyi tatmin edecek bir fiyat açıklar’ diye ümit ediyorum” dedi.

Yardım paketlerinin içinde hileli ürünlerin olduğuna ilişkin iddialara yönelik soru üzerine de Bayraktar, böyle bir tespitte bulunmadıklarını ancak tespit etmeleri halinde ilgili kurumları uyaracaklarını da belirtti.

Seçilmiş ürünlerde market fiyatlarındaki aylık değişim(TL/Kg)

 

 

Ürünler

30 Mayıs 2014

19 Haziran 2014

30 Mayıs 2014

/19 Haziran 2014

Değişim

(Yüzde)

Kiraz

6,77

7,58

12,03

Marul(adet)

1,88

2,10

11,60

Kuru Fasulye

8,42

9,38

11,35

Limon

4,18

4,64

11,13

Yeşil Soğan

2,45

2,70

10,15

Elma

3,98

4,29

7,70

Yumurta

0,34

0,37

7,35

Fındık (İç)

30,15

32,28

7,08

Sivri Biber

1,95

2,08

6,69

Kuru Soğan

1,18

1,25

6,22

Salatalık

1,50

1,56

4,11

Kabak

1,61

1,67

4,08

Kuru İncir

15,49

15,73

1,53

Kuzu Eti

37,09

37,51

1,13

Dana Eti

30,44

30,77

1,10

Kırmızı Mercimek

4,80

4,83

0,61

1Lt Süt

3,03

3,04

0,41

Tavuk Eti

6,61

6,62

0,11

Maydanoz(adet)

0,72

0,72

0,00

Ayçiçek Yağı

5,40

5,40

0,00

Toz Şeker

3,36

3,36

0,00

Çilek

4,88

4,88

0,00

Kuru Kayısı

33,00

33,00

0,00

Yeşil Mercimek

4,84

4,82

-0,34

Kuru Üzüm

11,82

11,73

-0,78

Mısırözü Yağı

6,52

6,43

-1,28

Pirinç

7,21

7,01

-2,81

Zeytinyağı

15,75

15,28

-2,97

Nohut

6,42

6,14

-4,35

Domates

2,15

2,03

-5,40

Patates

2,57

2,38

-7,26

Antep Fıstığı

49,50

45,75

-7,59

Havuç

2,61

2,32

-11,09

Yeşil Fasulye

4,35

3,81

-12,31

Patlıcan

1,91

1,64

-14,06

Karpuz

1,55

1,02

-34,30

 

Seçilmiş ürünlerde üretici fiyatlarındaki aylık değişim (TL/Kg)

 

 

Ürünler

30 Mayıs 2014

19 Haziran 2014

30 Mayıs 2014

/19 Haziran 2014

Değişim

(Yüzde)

Sivri Biber

0,42

0,59

38,78

Kabak

0,33

0,45

36,36

Limon

1,25

1,66

32,80

Yeşil Soğan

0,87

1,13

30,06

Yumurta

0,18

0,22

26,86

Kırmızı Mercimek

1,39

1,70

22,30

Elma

1,35

1,58

17,04

Marul(adet)

0,58

0,64

10,92

1Lt Süt

1,05

1,15

9,52

Dana Eti

18,30

19,10

4,37

Salatalık

0,39

0,40

1,94

Kuzu Eti

20,13

20,44

1,54

Fındık (İç)

18,30

18,36

0,33

Maydanoz(adet)

0,13

0,13

0,00

Kuru Soğan

0,32

0,32

0,00

Kuru Fasulye

3,20

3,20

0,00

Nohut

2,15

2,15

0,00

Yeşil Mercimek

1,70

1,70

0,00

Pirinç

2,14

2,14

0,00

Kuru İncir

5,00

5,00

0,00

Zeytinyağı

6,50

6,50

0,00

Kuru Üzüm

3,30

3,15

-4,55

Kiraz

3,50

3,29

-6,14

Kuru Kayısı

15,00

14,00

-6,67

Antep Fıstığı

37,00

31,50

-14,86

Patates

1,25

1,05

-16,00

Domates

0,72

0,60

-16,67

Çilek

2,25

1,83

-18,67

Yeşil Fasulye

1,73

1,40

-19,25

Patlıcan

0,59

0,45

-23,40

Havuç

1,30

0,95

-26,92

Karpuz

0,60

0,43

-27,78

 

 

  

Seçilmiş ürünlerde 2013 ve bu yılki Ramazan öncesi market fiyatlardaki değişim (TL/Kg)

 

 

Ürünler

2013

Ramazan Öncesi

2014

Ramazan Öncesi

Değişim (Yüzde)

Kuru Kayısı

12,97

33,00

154,50

Antep Fıstığı

26,78

45,75

70,80

Fındık (İç)

20,15

32,28

60,24

Kuru Fasulye

5,99

9,38

56,53

Kiraz

5,35

7,58

41,65

Şeftali

3,05

4,21

38,10

Pirinç

5,22

7,01

34,38

Kavun

1,41

1,82

28,82

Limon

3,66

4,64

26,75

Havuç

1,91

2,32

21,50

Patates

1,99

2,38

19,77

Zeytinyağı

13,03

15,28

17,26

Elma

3,66

4,29

17,25

Kırmızı Mercimek

4,12

4,83

17,17

Yeşil Fasulye

3,38

3,81

12,70

Karpuz

0,92

1,02

11,25

Kuru Üzüm

10,80

11,73

8,63

Dana Eti

28,46

30,77

8,13

Yumurta

0,34

0,37

7,88

Marul(adet)

1,94

2,10

7,80

Kuzu Eti

34,90

37,51

7,47

Kuru İncir

14,76

15,73

6,54

Toz Şeker

3,17

3,36

6,11

1Lt Süt

2,87

3,04

5,74

Salatalık

1,49

1,56

4,95

Yeşil Mercimek

4,61

4,82

4,61

Maydanoz(adet)

0,71

0,72

1,65

Nohut

6,12

6,14

0,27

Ayçiçek Yağı

5,48

5,40

-1,40

Kabak

1,72

1,67

-2,56

Yeşil Soğan

2,81

2,70

-4,14

Tavuk Eti

6,93

6,62

-4,41

Mısırözü Yağı

6,91

6,43

-6,88

Patlıcan

1,77

1,64

-7,17

Kuru Soğan

1,40

1,25

-10,53

Sivri Biber

3,04

2,08

-31,46

Domates

3,95

2,03

-48,52

 

 Seçilmiş ürünlerde 2013 ve bu yılki Ramazan öncesi üretici fiyatlardaki değişim (TL/Kg)

 

Ürünler

2013

Ramazan Öncesi

2014

Ramazan Öncesi

Değişim (Yüzde)

Kuru Kayısı

5,00

14,00

180,00

Fındık (İç)

9,00

18,36

104,00

Antep Fıstığı

17,75

31,50

77,46

Kiraz

2,08

3,29

57,93

Elma

1,02

1,58

54,90

Karpuz

0,29

0,43

49,43

Kuru Fasulye

2,30

3,20

39,13

Yumurta

0,16

0,22

35,37

Kırmızı Mercimek

1,30

1,70

30,77

Limon

1,28

1,66

30,20

Zeytinyağı

5,00

6,50

30,00

Şeftali

1,30

1,68

28,85

1Lt Süt

0,90

1,15

27,78

Patates

0,83

1,05

26,51

Dana Eti

15,49

19,10

23,31

Pirinç

1,85

2,14

15,68

Yeşil Mercimek

1,55

1,70

9,68

Kuzu Eti

18,69

20,44

9,36

Maydanoz(adet)

0,13

0,13

0,00

Kavun

0,66

0,66

0,00

Nohut

2,15

2,15

0,00

Salatalık

0,41

0,40

-3,66

Havuç

1,00

0,95

-5,00

Yeşil Fasulye

1,54

1,40

-9,22

Kabak

0,50

0,45

-10,00

Marul(adet)

0,74

0,64

-13,06

Kuru İncir

6,00

5,00

-16,67

Yeşil Soğan

1,39

1,13

-18,87

Kuru Üzüm

4,00

3,15

-21,25

Patlıcan

0,65

0,45

-31,12

Kuru Soğan

0,53

0,32

-38,61

Domates

1,23

0,60

-51,22

Sivri Biber

1,25

0,59

-53,00

 

 

 

Yem ve yem hammadde fiyatları (TL/Ton)

Yem ve yem hammaddeleri

2013 Aralık

2014 Haziran

Değişim (Yüzde)

Yerli kepek

450

540

20,0

Mısır

620

780

25,8

Buğday

739

829

12,18

28 Proteinli ATK

430

610

41,9

Arpa

629

675

7,3

Besi yemi

876

920

5,0

 

 

Bor Ziraat Odasına yeni hizmet binası…

-Bor Ziraat Odası’na yeni hizmet binası…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Odalarımızın yüzde 75’i kendi hizmet binasına kavuştu”

 

Niğde – 19.06.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar birtakım açılışlar ve ziyaretler için gittiği Niğde’de Bor Ziraat Odasının yeni binasını hizmete açtı.

Bayraktar, açılışta yaptığı konuşmada, çiftçilerden gelen kaynakları çiftçiye hizmet olarak vermeye gayret ettiklerini ifade etti. Şemsi bayraktar şunları kaydetti:

 “Türkiye genelinde yaklaşık 764 Ziraat Odamız var. Odalarımızın yüzde 75’i kendi hizmet binalarına kavuştu. 5,5 milyon üyesi ile TZOB Türkiye’de en büyük birliktir. Odalara gelen para çiftçimizin alın teridir. Eğer bu parayı çiftçimize hizmet olarak değerlendiremezsek beni de oda başkanlarını da, çiftçimizden gelen bu para yakar.

Bu sene mart ayından itibaren çiftçimiz her türlü afeti gördü. Mayıs ayı yağışlarını beklerken çiftçimiz dolu ve sel felaketiyle karşılaştı. Türk çiftçisinin bu sene yaşamadığı afet yok. Allah’tan gelene yapacak bir şey yok. Ancak birtakım tedbirleri almak zorundayız. Çiftçimizin bu sıkıntılı halini paylaşmalı ve gidermeliyiz. Niğde’de elma bahçelerini gezdim, bütün meyveleri don vurmuş.

Niğde elma üretiminde Isparta, Karaman illerinden sonra geliyor. Niğde elma bahçelerinde gördüğüm bir eksikliği söylemek istiyorum. Ağaçlar çok yaşlı. Ağaçları gençleştirmez ve üretimi çeşitlendiremezsek Niğde elma üretiminde zirveye çıkamaz. Bu hizmet binası yapımında emeği geçen çiftçilerimize, ilçe ziraat odası başkanıma, ilçe belediye başkanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.”

Açılış törenine CHP Niğde Milletvekili Doğan Şafak, Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, Bor Kaymakamı Abdullah Küçük, Bor Belediye Başkanı Sıtkı Erat, TZOB Yönetim Kurulu Muhasip üyesi Mustafa Hepokur, il ve ilçe Ziraat Odası başkanları ve vatandaşlar katıldı.
          Açılışta Bor Ziraat Odası Başkanlığı tarafından TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a plaket ve deri seccade hediye edildi.

Bayraktar, Niğde’de

-Bayraktar, Niğde’de

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“İthalatın önünü açtırmayacağız”

Üretimi artırmaya çalışırken, çiftçilerimizin  önünü kesmeyelim, üreticiye zarar verirsek tüketici de zarar görür”

 

Niğde – 19.06.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, birtakım açılış ve ziyaretler için geldiği Niğde’de yaptığı açıklamada, Ramazan öncesi “et lobisi”nin çalışmalara başladığını belirtti.

Bayraktar, Niğde Ziraat Odasında basın toplantısı düzenledi. Ramazan öncesi “et lobisi”nin çalışmalara başladığını belirten Bayraktar, “Bu sene de ithalatın önünü açtırmayacağız” dedi.

Bayraktar ilk ziyaretini Niğde Ziraat Odası’na yaptı. Niğde Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar ve yönetim kurulu tarafından karşılanan Bayraktar yaptığı açıklamada, her Ramazan ayı başlangıcında et ithalatı lobilerinin hortladığını söyledi.

Geçmiş yıllarda da bu lobi ile mücadele ettiklerini söyleyen Bayraktar, şunları söyledi:

“Bu ülkede özellikle et ithalatı lobileri hortluyor. Bunlar her Ramazan ayı öncesinde, ‘Et fiyatları yükseldi, et ithalatının önü açılmalı’ diye faaliyete başlıyorlar, basında açıklamalarda bulunuyorlar ama bu lobiler belli alanlarda faaliyet yapıyorlar. Geçen sene de biz bunlarla mücadele ettik ve geçen yıl ithalatın önünü açtırmadık. Bu sene Ramazan ayında da ithalatı açmayacağız. Çok yoğun bir şekilde et fiyatlarının arttığını söyleyerek ithalatın önünü açmak istiyorlar. Üretici fiyatları ve tüketici fiyatlarıyla ben de onlara gideceğim. Üreticiden 18-19 TL’ye eti alıyorlar. Bizim zaten yem maliyetlerimiz var, bunun altında satamam çünkü yem fiyatları artıyor. Üretici et fiyatlarını artıramıyor, uzun zamandır böyle. Bunun altına da düşemeyiz. İthalat kapısını açtığımızda tüketici fiyatlarını aşağı indirirken, üretici fiyatları yerinde kalacaksa buna itirazımız yok ama her ithalat şunu göstermiştir, tüketici fiyatlarını 1 lira 2 lira aşağı indirirken üretici fiyatlarını 5-6 lira aşağı indirmişlerdir. Olan üreticiye oluyor.

Bir ithalat bugün üretimi yok eder. Benim yem maliyetlerimi dikkate almayan anlayışa, üretici fiyatlarını yüksek görmek suretiyle bir ithalat kapısı açılıp yanlışa düşülürse bu sefer üretimden vazgeçen çiftçimiz eti bir süre sonra tüketiciye pahalı yedirir. Bunun faturası tüketiciye ağır çıkar. Esas olan üretimdir, üretimi artırmaktır. Türkiye bu gayretin içerisinde, desteklemeler bu yönde. Üretimin önünü ithalatla kapatmayalım. Üretimi artırmaya çalışırken, çiftçilerimizin önünü kesmeyelim, üreticiye zarar verirsek tüketicide zarar görür. Üreticiden alınan fiyatla, tüketici arasındaki makasa baktığımızda parayı kimin kazandığı orta yerde, aradaki makas büyük. Et ile alakalı spekülatif faaliyetlere meydan vermemek lazım.”

Bu yıl hububat verimlerinin düşük olduğunu belirten Bayraktar, “Hububat rakamları düşecek. Çok spekülasyona meydan vermemek için rakam vermeyeceğim ama geçen seneki üretim rakamlarının altına ineceğiz, dolayısıyla saman ithalatı yapabiliriz” diye konuştu.

Bayraktar daha sonra Sazlıca kasabasındaki elma bahçesini de ziyaret ederek incelemelerde bulundu. 

Traktör sayısı Nisan’da arttı


-Traktör sayısı Nisan’da arttı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Traktör sayısı Nisan ayında 4 bin 953 adet artarak 1 milyon 581 bin 146 adede çıktı”
-“İller arasında en fazla artış 299 adetle Konya’da. Konya’yı 194 adetle Manisa, 173 adetle Kayseri, 172 adetle İzmir, 170 adetle Bursa, 134 adetle Denizli, 127 adetle Adana ve Gaziantep, 125 adetle Sivas izledi”
-“Traktör sayısı İstanbul’da 8 adet azalırken, Rize ve Bingöl’de artmadı, Trabzon’da 4, Artvin ve Karabük’te 5, Zonguldak, Giresun ve Yalova’da 6, Hakkari’de 8, Ordu’da 9 adet arttı”
-“Mersin’de traktör sayısı Nisan ayında 82 artarak ilk kez 30 bini geçti”

Ankara – 19.06.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, traktör sayısının 2014 yılının Nisan ayında, Mart ayına göre 4 bin 953 adet artarak 1 milyon 576 bin 193 adetten 1 milyon 581 bin 146 adede yükseldiğini bildirdi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, Mart ayında iller arasında traktör sayısında en fazla artışın 299 adetle Konya’da olduğunu, Konya’yı 194 adetle Manisa, 173 adetle Kayseri, 172 adetle İzmir, 170 adetle Bursa, 134 adetle Denizli, 127 adetle Adana ve Gaziantep, 125 adetle Sivas izlediğini belirtti.
Nisan ayında traktör sayısındaki artışın Diyarbakır’da 115, Balıkesir ve Adıyaman’da 113, Erzurum’da 111, Afyonkarahisar’da 105, Aydın’da 101 adedi bulduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Traktör sayısı, Nisan ayında, Aksaray’da 95, Ardahan’da 94, Çorum’da 93, Muş’ta 92, Denizli’de 91, Şanlıurfa’da 89, Samsun’da 86, Sakarya ve Kahramanmaraş’ta 82, Kastamonu ve Nevşehir’de 80, Ankara’da 79, Yozgat’ta 74, Muğla’da 72, Burdur’da 71, Tokat’ta 70, Kütahya’da 66, Malatya ve Çanakkale’de 65, Kars’ta 58, Mersin’de 57, Van’da 56, Kırşehir’de 55, Eskişehir’de 53, Karaman’da 52, Bolu’da 50 adet arttı.
Nisan ayında, traktör sayısındaki artış, Uşak’ta 49, Amasya ve Kilis’te 45, Edirne’de 44, Çankırı’da 43, Niğde’de 41, Tekirdağ ve Düzce’de 38, Hatay, Isparta ve Kocaeli’nde 37, Kırklareli ve Elazığ’da 36, Osmaniye’de 30, Mardin’de 26, Ağrı’da 24, Şırnak’ta 23, Bilecik ve Iğdır’da 22, Erzincan, Batman ve Siirt’te 20, Sinop’ta 17, Bartın’da 16, Kırıkkale’de 15, Tunceli’de 13, Gümüşhane ve Bitlis’te 12’de kaldı.
Traktör sayısı İstanbul’da 8 adet azalırken, Rize ve Bingöl’de artmadı, Trabzon’da 4, Artvin ve Karabük’te 5, Zonguldak, Giresun ve Yalova’da 6, Hakkari’de 8, Ordu’da 9 adet arttı.”

-Toplam sayısı birinci Manisa, ikinci Konya-

Traktör sayısında Manisa’nın 76 bin 521 adetle liderliğini koruduğunu bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Manisa’yı 74 bin 496 adetle Konya, 55 bin 787 adetle Balıkesir, 54 bin 985 adetle Bursa, 54 bin 981 adetle İzmir, 46 bin 959 adetle Ankara, 46 bin 441 adetle Samsun, 45 bin 980 adetle Adana, 42 bin 372 adetle Denizli, 41 bin 340 adetle Antalya izledi. Aydın’da 38 bin 213, Tokat’ta 37 bin 220, Ayfonkarahisar’da 36 bin 415, Çorum’da 35 bin 756, Şanlıurfa’da 31 bin 956, Sakarya’da 31 bin 773 traktör var. Mersin’de traktör sayısı Nisan ayında 82 artarak ilk kez 30 bini geçti. İlde Mart ayında 29 bin 965 olan traktör sayısı, Nisan ayında 30 bin 22 adede çıktı. Traktör sayısı Bingöl’de 957’ye, Hakkari’de 748’e, Trabzon’da 183’e, Rize’de ise 41’e kadar iniyor.
Kütahya, Edirne, Çanakkale, Yozgat, Tekirdağ, Sivas, Muğla, Gaziantep ve Kastamonu’da 25 bin ile 30 bin arasında, Kayseri, İstanbul, Diyarbakır ve Eskişehir’de 20 bin ile 25 bin arasında, Malatya, Hatay, Burdur, Isparta, Bolu, Nevşehir, Kırklareli, Amasya, Kahramanmaraş, Kars, Uşak, Aksaray, Erzurum’da 15 bin ile 20 bin arasında, Kocaeli, Niğde, Osmaniye, Adıyaman, Çankırı’da 10 bin ile 15 bin arasında, Karaman, Kırşehir, Bilecik, Muş, Düzce, Mardin, Zonguldak, Elazığ, Kırıkkale, Ardahan, Sinop, Van, Ağrı, Erzincan ve Karabük’te 5 bin ile 10 bin arasında, Batman, Kilis, Iğdır, Gümüşhane, Bitlis, Giresun, Bayburt, Yalova, Siirt ve Ordu, Şırnak, Tunceli ve Artvin’de 1000 ile 5 bin arasında traktör bulunuyor.”
Aylar itibarıyla traktör sayısı ve artış miktarı şöyle:

2013

Traktör Sayısı

Aylık Artış

Ocak

1.517.534

2.113

Şubat

1.519.992

2.458

Mart

1.524.015

4.023

Nisan

1.528.661

4.646

Mayıs

1.533.579

4.918

Haziran

1.536.208

2.629

Temmuz

1.540.491

4.283

Ağustos

1.543.767

3.276

Eylül

1.548.604

4.837

Ekim

1.553.291

4.687

Kasım

1.558.979

5.688

Aralık

1.565.817

6.838

2014

 

 

Ocak

1.568.065

2.248

Şubat

1.571.666

3.601

Mart

1.576.193

4.527

Nisan

1.581.146

4.953 

İllerin 2014 Mart ayı ve 2014 Nisan ayı traktör sayıları ve değişim miktarları şöyle:

 

 

 

 

İller

Traktör Sayısı 2014 Mart Ayı (Adet)

Traktör Sayısı 2014 Nisan Ayı (Adet)

 

 

Değişim (Adet)

1

Manisa

76.327

76.521

194

2

Konya

74.197

74.496

299

3

Balıkesir

55.674

55.787

113

4

Bursa

54.815

54.985

170

5

İzmir

54.809

54.981

172

6

Ankara

46.880

46.959

79

7

Samsun

46.355

46.441

86

8

Adana

45.853

45.980

127

9

Denizli

42.238

42.372

134

10

Antalya

41.249

41.340

91

11

Aydın

38.112

38.213

101

12

Tokat

37.150

37.220

70

13

Afyonkarahisar

36.310

36.415

105

14

Çorum

35.663

35.756

93

15

Şanlıurfa

31.867

31.956

89

16

Sakarya

31.691

31.773

82

17

Mersin

29.965

30.022

57

18

Kütahya

29.668

29.734

66

19

Edirne

28.956

29.000

44

20

Çanakkale

28.725

28.790

65

21

Yozgat

28.063

28.137

74

22

Tekirdağ

27.218

27.256

38

23

Sivas

26.989

27.114

125

24

Muğla

26.538

26.610

72

25

Gaziantep

25.678

25.805

127

26

Kastamonu

25.398

25.478

80

27

Kayseri

24.270

24.443

173

28

İstanbul

21.636

21.628

-8

29

Diyarbakır

20.512

20.627

115

30

Eskişehir

20.030

20.083

53

31

Malatya

19.836

19.901

65

32

Hatay

19.156

19.193

37

33

Burdur

18.924

18.995

71

34

Isparta

18.866

18.903

37

35

Bolu

18.684

18.734

50

36

Nevşehir

18.648

18.728

80

37

Kırklareli

18.533

18.569

36

38

Amasya

17.455

17.500

45

39

Kahramanmaraş

17.027

17.109

82

40

Kars

16.399

16.457

58

41

Uşak

16.159

16.208

49

42

Aksaray

15.907

16.002

95

43

Erzurum

15.129

15.240

111

44

Kocaeli

14.387

14.424

37

45

Niğde

14.380

14.421

41

46

Osmaniye

14.269

14.299

30

47

Adıyaman

13.008

13.121

113

48

Çankırı

11.540

11.583

43

49

Karaman

9.664

9.716

52

50

Kırşehir

9.565

9.620

55

51

Bilecik

9.465

9.487

22

52

Muş

9.345

9.437

92

53

Düzce

9.132

9.170

38

54

Mardin

9.059

9.085

26

55

Zonguldak

8.762

8.768

6

56

Elazığ

8.336

8.372

36

57

Kırıkkale

8.197

8.212

15

58

Ardahan

7.978

8.072

94

59

Sinop

7.859

7.876

17

60

Van

7.590

7.646

56

61

Ağrı

7.359

7.383

24

62

Erzincan

5.953

5.973

20

63

Karabük

5.047

5.052

5

64

Batman

4.979

4.999

20

65

Kilis

4.629

4.674

45

66

Bartın

4.590

4.606

16

67

Iğdır

3.562

3.584

22

68

Gümüşhane

3.137

3.149

12

69

Bitlis

2.822

2.834

12

70

Giresun

2.755

2.761

6

71

Bayburt

2.638

2.646

8

72

Yalova

2.230

2.236

6

73

Siirt

2.149

2.169

20

74

Ordu

2.070

2.079

9

75

Şırnak

1.956

1.979

23

76

Tunceli

1.258

1.271

13

77

Artvin

1.047

1.052

5

78

Bingöl

957

957

0

79

Hakkari

740

748

8

80

Trabzon

179

183

4

81

Rize

41

41

0

 

Türkiye

1.576.193

1.581.146

4.953

 

Ortaköy Ziraat Odası hizmet binası açıldı

-Ortaköy Ziraat Odası hizmet binası açıldı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Ziraat odaları hizmette birbirleriyle yarışır hale geldi”
– “Bugün açılışını yapacağımız yeni hizmet binasıyla
çiftçilerimize daha iyi bir hizmet sunma imkanına kavuşacağız”

Ortaköy/Aksaray–18.06.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 50 yıldır değişmeyen kanunun 2004 yılında değişmesi ve yenilenmesiyle Ziraat Odaları’nın hizmet açısından önünün açıldığını bildirerek, “Ziraat Odaları hizmette birbirleriyle yarışır hale geldi” dedi.
Bayraktar, Aksaray’ın Ortaköy İlçesi Ziraat Odası yeni hizmet binasının açılışını yaptı. Ziraat Odalarının son dönemde büyük gelişmeler gösterdiğini, oda başkanlarının adeta hizmet yarışında olduğunu, çok başarılı ve güzel hizmetler ürettiklerini belirtti. Türkiye’de 764 Ziraat Odası olduğunu, bu Odalardan yaklaşık yüzde 70’e yakınının kendi binasına, 75’inin toprak tahlil laboratuvarına, yüzde 44’ünün tarımsal araç ve makina parkına sahip olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bunlar bizim açımızdan gurur verici gelişmeler. Çiftçimize hizmette de bize kolaylık sağlıyor. Zaten Ziraat Odalarımızın temel amacı da çiftçimize hizmettir. Biz çiftçilerimizden aldığımız parayı, hizmet olarak çiftçilerimize geri veriyoruz. Çiftçimizin parası, Onun alın terinin, el emeğinin karşılığı…
Bu nedenle, bir kuruşunu dahi harcarken bunun farkında olmalıyız. Tabii, geldiğimiz bu seviyeyi daha da ileri taşımalı, daha fazla toprak analiz laboratuvarını, daha fazla tarımsal araç-makina parkını çiftçilerimizin hizmetine sunmalıyız. Bu anlayışla ve daha çok, daha hızlı, daha etkin de çalışırsak, çiftçimizin her derdine merhem oluruz. Tarımın sorunları sadece kamuya bırakılamayacak kadar önemlidir.”

-Kuraklık ve don afetinden Aksaray da önemli ölçüde etkilendi-

Bu yıl ülke çapında yaşanan kuraklık ve don afetinden Aksaray’ın da önemli ölçüde etkilendiğini bildiren Bayraktar, “Aksaray’ın da içinde bulunduğu İç Anadolu Bölgemizde hububatta rekolte kaybı, diğer bölgelere göre daha yüksek olacak. Yaşanan kuraklık, kuruda ekili ürünlerin gelişimini olumsuz etkilerken, aynı zamanda barajlarda doluluk seviyelerinin azalmasına, yer altı su sevilerinin gerilemesine de yol açtı. Hububat üretimi yapan üreticilerimiz, yağış yetersizliği nedeniyle zaman zaman mecburen ek sulama yapmak zorunda kaldı. Yapılan bu sulamalar üretim maliyetlerini daha da artırdı. Bunun yanı sıra ürün çıkışlarının yetersiz olduğu yerlerde çiftçimiz yeniden ekim yapmak zorunda kaldı. Bu da maliyetleri önemli ölçüde yükseltti” dedi.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, bütün bu sorunları, bölge bölge ve il il tarayarak, ayrıca mahallinde kapalı ve saha toplantıları yaparak bir rapor haline getirdiklerini, bu raporu, başta Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bakanlara, muhalefet partilerine ilettiklerini, çözüm bulunmasını istediklerini belirten Bayraktar, şöyle dedi:
“Çiftçimizin yaraların acilen sarılması gerekiyor. Üreticilerimizin borçları 1 yıl ertelendi ama biz bunu yeterli görmüyoruz. Erteleme en az 2 yıla çıkarılmalıdır. Üreticilerimizin Sosyal Güvenlik Kurumuna prim borçları var, elektrik borçları var, bunlara da mutlaka çözüm bulunmalı ve bu borçlar yeniden yapılandırılmalıdır. Borçları ertelenen üreticilerimize yeni finansman kaynakları yaratılmalıdır ki çiftçimiz yeni üretim sezona sorunsuz hazırlanabilsin. Çiftçimiz bütün zorluklara rağmen, üretime devam etmektedir.”
Bayraktar, GAP, KOP, DAP, DOKAP gibi projelerin bir an önce tamamlanması, suyun toprakla buluşturulması gerektiğini bildirerek, “suyun israf edilmemesi de çok önemli. Bunun için, modern sulama sistemlerinin kurulmasına öncelik verilmesi, ayrıca önemli bir husustur. İlçemizde bazı üreticilerimiz
ürün çıkışlarının yetersiz olması nedeniyle yeniden ekim yaptı. Bunun da bir maliyeti var” dedi. Ortaköy’ün, hayvancılıkla uğraşan bir ilçe olduğunu, bu yıl yaşanan kuraklığın, başta saman olmak üzere, kaba yem üretimini olumsuz etkileyeceği için hayvancılık yapan üreticilerin de sıkıntı yaşayacağını belirten Bayraktar, “Çiftçimizin bir diğer sorunu da, binbir zorlukla ürettiği ürünü uygun fiyatla satamamasıdır. Bunun yolu örgütlenmeden geçmektedir. Eğitim ve örgütlenme, tarımımız için olmazsa olmaz bir unsurdur. Bugün açılışını yapacağımız yeni hizmet binasıyla çiftçilerimize daha iyi bir hizmet sunma imkanına kavuşacaktır” diye konuştu.
Ortaköy Kaymakamı Harun Başıbüyük, Ziraat Odalarının tarımla ilgili çalışmalarına her türlü desteği vereceklerini, her konuda yardıma hazır olduklarını bildirdi. Başıbüyük, “böyle bir hizmet binasını kazandıran Ziraat Odamıza teşekkür ederiz” dedi.
Açılışa, Ortaköy Kaymakamı Harun Başıbüyük, Belediye Başkanı Mahmut Ütük, SGK Aksaray İl Müdürü Saffet Çalışkan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Zeynep Çakmak, Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Koçer, Ticaret Borsası Başkanı Hamit Özkök, Ahiler Kalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu Başkanı Hatice Şahin Eroğlu, TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur, Bölge oda başkanları, çiftçiler katıldı.
Ortaköy Ziraat Odası Başkanı Yıldız Coşkun, TZOB Genel Başkanı Bayraktar, TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur, Kaymakam Harun Başıbüyük ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Çakmak’a plaket verdi.