Tarımda ihracatın üçte birinden fazlası meyve ve sebzeden


-Tarımda ihracatın üçte birinden fazlası meyve ve sebzeden

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Gıda ve tarımda Nisan ayında bir önceki yıla göre yüzde 10 artışla 1,46 milyar dolar ihracat, yüzde 11,1 artışla 1,09 milyar dolarlık ithalat yapıldı”

-“Nisan ayında 254 milyon 175 bin dolarlık meyve, 147 milyon 424 bin dolarlık sebze, 150 milyon 308 bin dolarlık sebze-meyve müstahzarı ihracatı yapıldı”

-“Tarım ve gıdada ihracat artışı, Nisan ayında da genel ihracatın üzerinde gerçekleşti”

-“Nisan itibarıyla 12 aylık ihracat 17,56 milyar dolara ulaştı”

 

Ankara – 30.05.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gıda ve tarımda bir önceki yılın aynı ayına göre Nisan ayında yüzde 10 artışla 1,46 milyar dolar ihracat, yüzde 11 artışla 1,09 milyon dolar ithalat yapıldığını bildirdi.

Bayraktar, gıda ve tarımda ihracatın üçte birinden fazlasının meyve ve sebzeden sağlandığını belirterek, “Nisan ayında 1 milyar 459 milyon 409 bin dolar olan Nisan ayı ihracatının 254 milyon 175 bin dolarının yenilen meyveler ve yenilen sert kabuklu meyvelerden 147 milyon 424 bin dolarının yenilen sebzeler ve bazı kök ve yumrulardan, 150 milyon 308 bin doları sebzeler, meyveler, sert kabuklu meyveler ve bitkilerin diğer kısımlarından elde edilen müstahzarları ihracatından oluştu” dedi.

Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarım ve gıdada Nisan ayında ihracatın, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 artarak 1 milyar 327 milyon 31 bin dolardan 1 milyar 459 milyon 409 bin dolara yükseldiğini, ithalatın ise yine yüzde 11,1 artarak 980 milyon 744 bin dolardan 1 milyar 89 milyon 740 bin dolara yükseldiğini vurguladı.

Bayraktar, Nisan ayında genel ihracatın yüzde 7,9 artarak 12 milyar 469 milyon dolardan 13 milyar 449 milyon dolara çıktığını, genel ithalatın ise yüzde 9,5 gerilemeyle 22 milyar 825 milyon dolardan 20 milyar 662 milyon dolara indiğini bildirdi. Şemsi Bayraktar, tarım ve gıdada ihracat artışının, Nisan ayında da genel ihracatın üzerinde gerçekleştiğini vurguladı.

 

-En fazla ihracat meyve, sebze ve bunlardan elde edilen ürünlerden-

 

Nisan ayındaki gıda ve tarım ihracatının üçte birinden fazlasının, yüzde 37,8’inin meyve, sebze ve bunlardan elde edilen ürünlerden sağlandığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Geçen yılın Nisan ayında 223 milyon 2 bin dolarlık olan yenilen meyveler ve yenilen sert kabuklu meyve ihracatı 2014 yılının Nisan ayında 254 milyon 175 bin dolara, 133 milyon 132 bin dolarlık yenilen sebzeler ve bazı kök yumrular ihracatı ise 147 milyon 424 bin dolara yükseldi. Sebzeler, meyveler, sert kabuklu meyveler ve bitkilerin diğer kısımlarından elde edilen müstahzarların ihracatı nisan ayları itibarıyla  130 milyon 392 bin dolardan 150 milyon 308 bin dolara, hububat, un nişasta veya süt müstahzarları, pastacılık ürünleri ihracatı 126 milyon 648 bin dolardan 147 milyon 927 bin dolara, hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar ihracatı 112 milyon 283 bin dolardan 115 milyon 682 bin dolara, tütün ve tütün yerine yerine geçen işlenmiş maddeler ihracatı ise 48 milyon 345 bin dolardan 104 milyon 747 bin dolara çıktı.”

 

-Tarım Nisan’da 132,4, Ocak-Nisan döneminde 2 milyar

177,1 milyon dolar fazla verdi-

 

Sektördeki sıkıntıya rağmen tarım ve gıdanın Nisan ayında 132 milyon 378 bin dolar, Ocak-Nisan döneminde 2 milyar 177 milyon 115 bin dolar fazla verdiğini bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Ocak-Nisan döneminde gıda ve tarımdaki ihracat 6 milyar 18 milyon 790 bin dolara çıktı. Bu rakam 2013 yılının aynı döneminde 5 milyar 436 milyon 158 bin dolardı. Nisan ayı itibarıyla son bir yıllık gıda ve tarım ihracatı ise 17 milyar 560 milyon 399 bin dolara ulaştı. 2013 yılında gıda ve tarımda 16 milyar 977 milyon 767 bin dolarlık ihracat yapılmıştı.”

Üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının yüzde 3 faizle 1 yıl süreyle ertelendiğini hatırlatan Bayraktar, üretimin ve ihracatın sonraki yıllarda sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından, üreticilerin özel banka,  Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçları ile elektrik borçlarının da faizsiz ertelenmesi gerektiğini bildirdi. Bayraktar, üreticilere yeni sezonda üretim faaliyetini sürdürebilmeleri için, yeni kredi kullanımında kolaylık sağlanması, doğal afetlerden mağdur olan çiftçilerin zararının karşılanması gereğine dikkati çekti.

Bayraktar, sıkıntılara rağmen tarım ve gıdada ihracat artışının sürdüğünü belirterek, “Türk çiftçisi, sorunları çözüldüğü takdirde, ülkenin olağanüstü boyutlardaki tarım potansiyelini hızla harekete geçirebilir, 17,56 milyar doların birkaç katı ihracatı rahatlıkla yakalayabilir” dedi.

Buğdayda müdahale alım fiyatı


-Buğdayda müdahale alım fiyatı…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “TMO’nun müdahale alım fiyatı, maliyetin üzerinde olmalı”

-“Kuraklık kışlık ekilişlerde gelişimi olumsuz etkiledi. Yetersiz çıkışlar nedeniyle üreticilerimizin ekili olan tarlalarını sürüp tekrar ekmeleri birim maliyeti daha da artırdı”

-“Bu sene kuruda üretilen buğdayda sulama imkanı olan üreticilerimizin zorunlu olarak sulama yapması da üretimde ek bir maliyet getirdi”

 

Ankara – 29.05.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bazı bölgelerde buğday hasadının başladığını, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) buğdayda müdahale alım fiyatını açıklaması gerektiğini bildirerek, “TMO’nun müdahale alım fiyatı, maliyetin üzerinde olmalı” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye ve dünyada stratejik öneme sahip olan buğdayın, tabiat şartlarına bağlı olarak üretilmesi nedeniyle iklim değişikliğinin olumsuzluklarından doğrudan etkilendiğini belirtti.

Geçen yıl iklimin iyi gitmesi sonucu 22,05 milyon tona ulaşan buğday rekoltesinin, bu sene özellikle çimlenme döneminde oldukça önemli olan Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak aylarındaki yağışların mevsim normallerine göre yetersiz oluşu sebebiyle gerileyeceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Buğday ülkemizde genellikle kıraç alanlarda yetiştirildiğinden 2013 yılının Ekim, Kasım, Aralık, 2014 yılı Ocak, Şubat aylarında yaşanan kuraklık, kuruda kışlık ekilişlerin gelişimini olumsuz etkiledi. Mart yağışları iyi gitse de Nisan ayında yeterli yağış alınamadı. Mayıs yağışları belirleyici olsa da rekoltenin azalmaması mümkün değil.  Yaşanan kuraklık, aynı zamanda barajlarda doluluk seviyelerini azalttı. Yeraltı su seviyelerini de düşürdü. Bu durum, bahar aylarında ekimi yapılan ürünlerde sulama sıkıntısını gündeme getirdi.

 

-Sulama ve yeniden ekim ek maliyet getirdi-

 

Bu sene kuruda üretilen buğdayda sulama imkânı olan üreticilerimizin zorunlu olarak sulama yapması da üretimde ek bir maliyet getirdi. Yüksek girdi maliyetleri ve doğal afetler nedeniyle çiftçilerimiz zor şartlarda üretim yapıyor. Doğal afetler bu yıl verimi düşürecek. Üretimde sulamalar nedeniyle oluşan ek maliyetler ve düşük verim birim maliyetin daha da yükselmesine neden olacak. Kuraklık kışlık ekilişlerde gelişimi olumsuz etkiledi. Yetersiz çıkışlar nedeniyle üreticilerimizin ekili olan tarlalarını sürüp tekrar ekmeleri birim maliyeti daha da artırdı.”

            TMO’nun görevinin, başta hububat olmak üzere tarımsal ürün piyasalarında istikrarı sağlamak olduğunu belirten Bayraktar, Ofis’in, 2013 yılında, ton başına Anadolu kırmızı ve beyaz sert ekmeklik buğday için 720 lira, diğer kırmızı ve beyaz ekmeklik buğday için 685 lira, makarnalık buğday için 765 lira, düşük vasıflı makarnalık buğday için 640 lira, düşük vasıflı ekmeklik buğday için ise 620 lira müdahale alım fiyatı açıkladığını hatırlattı.

 

            -“Ofis, olumsuzlukları göz önüne alarak fiyat açıklamalı”-

 

Ofis’in bu sene, doğal afetlerden ve sulama maliyetlerinden kaynaklanan olumsuzlukları da göz önüne alarak müdahale alım fiyatı açıklaması gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, “TMO’nun açıklayacağı müdahale alım fiyatı, üreticilerimizin beklentilerinin altında kalmamalı, aksi takdirde üreticimiz bu seneyi hiç kar edemeden kapayacak ve buğday ekimini azaltacaktır. Müdahale alım fiyatı, maliyetin üzerinde olmalı” dedi.

Bayraktar, piyasayı düzenleyici tedbirler alan TMO’nun bu konuda da hassas davranacağı kanaatinde olduklarını vurguladı.

Elektrik borcu yüzünden desteklerin ödenmemesi…

-Elektrik borcu yüzünden desteklerin ödenmemesi…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Ziraat Odaları başkanlarını kabul etti

-Oda başkanları, elektrik borçları yüzünden kapatılan sayaçların açılmasını, Dicle EDAŞ’ın dekar başına pamuk ve mısırda 90, buğdayda 20 lira olarak talep ettiği elektrik fiyatının düşürülmesini istediler

 

Ankara – 28.05.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Ziraat Odaları başkanlarını kabul etti.

Bayraktar’ı ziyaret eden Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden gelen Ziraat Odalarının başkanlarından oluşan heyet, Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş’nin (Dicle EDAŞ) talep ettiği elektrik borçlarıyla ilgili bilgi sundular.

Oda başkanları, elektrik borçları yüzünden kapatılan sayaçların açılmasını, Dicle EDAŞ’ın dekar başına pamuk ve mısırda 90, buğdayda 20 lira olarak talep ettiği elektrik fiyatının düşürülmesini istediler.

Bu yıl çiftçinin, ülke çapında yaşanan kuraklık, don, dolu afetleri nedeniyle sıkıntılı bir dönem geçirdiğine dikkati çeken Oda Başkanları, elektrik borcu yüzünden desteklerin ödenmemesinin çiftçiyi zor durumda bırakacağını söylediler.

Görüşmede, TZOB Yönetim Kurulu Üyesi, Güneydoğu Anadolu Bölge Sorumlusu ve Çınar Ziraat Odası Başkanı Cevat Delil de hazır bulundu.

ÇKS başvuru süresi uzatıldı


-ÇKS başvuru süresi uzatıldı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “30 Mayıs 2014’te sona erecek ÇKS başvurusu süresi

30 Haziran 2014’e kadar uzatılmıştır

-“Sürenin taleplerimiz yönünde uzatılması memnuniyet yaratmış, başvurularda yaşanabilecek izdiham önlenmiştir”

 Ankara – 27.5.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuru süresinin 30 Haziran 2014 tarihine kadar uzatıldığını belirterek, “Sürenin taleplerimiz yönünde uzatılması memnuniyet yaratmış, başvurularda yaşanabilecek izdiham önlenmiştir” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, bu yıl kuraklık, don, dolu gibi afetler yaşayan çiftçilerin, 30 Mayıs’a kadar kayıt işlemlerini tamamlamasını mümkün görmeyerek, 12 Mayıs 2014 tarihinde ek süre talebinde bulunduklarını hatırlattı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bu talep doğrultusunda ÇKS başvuru süresinin 30 Haziran 2014’e kadar uzatılmasına ilişkin kararının, bugün Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikte yer aldığını ifade eden Bayraktar, “Sürenin taleplerimiz yönünde uzatılması memnuniyet yaratmış, başvurularda yaşanabilecek izdiham önlenmiştir. Bu üretim sezonunda doğal afetlerden büyük zarar gören üreticilerimiz için bu süre, kayıtlarını kolayca yaptırabilmeleri açısından fevkalade önemli olmuştur” dedi.

Bayraktar, bugün yayımlanan yeni Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğiyle ayrıca, ÇKS başvurularında, çiftçilerin kanunen bağlı bulundukları Ziraat Odasınca verilen ve o yılın tasdikini taşıyan Çiftçi Belgesi’nin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl ve ilçe müdürlüklerince zorunlu olarak talep edileceği hükmünün de getirildiğini kaydetti. 

TZOB, ÇKS başvuru süresinin uzatılmasını istedi


-TZOB, ÇKS başvurusu süresinin uzatılmasını istedi

-Genel Başkan Bayraktar: “Bu yıl kuraklık, don, dolu gibi afetler yaşayan çiftçimizin, 30 Mayıs’a kadar kayıt işlemlerini tamamlaması mümkün değil. Ek süre verilmesini talep ettik”

-“Çiftçilerimiz de olası sıkışıklıkları düşünerek son günü beklenmeden tarım il ve ilçe müdürlüklerine bir an önce başvurusunu yapmalı”

 

Ankara – 26.05.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,  30 Mayıs tarihinde sona erecek 2014 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıt süresinin uzatılmasını istediklerini bildirdi.

Bayraktar, “bu yıl kuraklık, don, dolu gibi afetler yaşayan çiftçilerin, 30 Mayıs’a kadar kayıt işlemlerini tamamlaması mümkün değil. Ek süre verilmesini talep ettik. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın da bu talebimizi makul karşılayacağını tahmin ediyoruz” dedi.

Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, toprak analizi, gübre ve mazot destekleri gibi bazı kalemlerde yıl sonuna kadar süre verilirken, bu yıl Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi’nin (TÜKAS) devreye girmesi nedeniyle bu karar alındığını belirtti.

Bayraktar, şunları kaydetti:

“TÜKAS vasıtasıyla, tarımsal işletmelerin üretim bilgilerinin kayıt altına alınması önemli bir girişimdir. Bunun 2014 Genel Tarım Sayımı’na dayanak olmasının verilen bu süreyi haklı kılmasına rağmen, 2013-2014 üretim döneminin başından bu yana kuraklık, don, dolu gibi afetler yaşayan çiftçimizin, 30 Mayıs’a kadar kayıt işlemlerini tamamlaması mümkün değil. Zaten odalarımızdan aldığımız bilgilere göre, başvuruların bu tarihe kadar tamamlanamayacağı anlaşılmıştır. Ek süre verilmesini talep ettik. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın da bu talebimizi makul karşılayacağını tahmin ediyoruz.”

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, çiftçilerin de olası sıkışıklıkları düşünerek son günü beklemeden tarım il ve ilçe müdürlüklerine bir an önce başvurusunu yapması gerektiğine dikkati çekti.

Bayraktar Karaman’da…

-Bayraktar Karaman’da…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Karaman programı çerçevesinde Kazımkarabekir Ziraat Odası’nın yeni hizmet ve selektör binalarını hizmete açtı

Karaman – 24.05.2014-Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı şemsi bayraktar,  Karaman’a yaptığı 2 günlük inceleme, açılış ve ziyaretlerin ilk gününde Kazımkarabekir ilçesinde Ziraat Odasının yeni hizmet binası ile selektör binasını hizmete açtı.

Kazımkarabekir ilçesi girişinde Ziraat Odası başkanları ve oda yöneticilerinin karşıladığı TZOB Genel Başkanı Bayraktar, ilk olarak Belediye Başkanlığını ziyaret etti. Ziyarette, Bayraktar’a Belediye Başkanı Ali İhsan Alan tarafından ilçeyle ilgili bilgi verildi. Burada, yörenin yanı sıra genel olarak Türkiye tarımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, göreve geldikleri günden bu yana yaptığı çalışmaları yakından takip ettikleri ve başarılı buldukları Karaman Ziraat Odası başkanı ve yönetimine teşekkür etti.

Bayraktar daha sonra beraberindekilerle birlikte Kazımkarabekir Ziraat Odası’nın yeni hizmet binasının açılışını yaptı. Açılışın ardından Bayraktar ve aralarında Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün’ün de bulunduğu beraberindekiler Yollarbaşı Köyü’nde yaptırılan selektör binasında incelemelerde bulundu.

Burada çiftçilerle bir süre sohbet eden Bayraktar, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın imzaladığı protokol çerçevesinde oluşturulan ve kendi adının verildiği Hatıra Ormanı’nda da incelemelerde bulundu, Oda yöneticilerinden bilgi aldı.

Bayraktar’ın temas ve incelemelerine TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur da eşlik etti.

Karaman’da toplu açılış töreni

-Karaman’da toplu açılış töreni

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Tarıma ateş düştü; yaraları sarmak zorundayız, zararımız her alanda var”

-“Çiftçi borçları 1 yıl ertelendi ama bu yeterli değil. Süre 2 yıla çıkarılmalı”

-Ulaştırma Bakanı Elvan: “Zor şartlar altında üretim yapan çiftçilere ne yapsak azdır”

 

Karaman – 25.5.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bu üretim yılında yaşanan kuraklık, don ve dolu gibi afetler nedeniyle “tarıma ateş düştüğünü” belirterek,  “Yaraları sarmak zorundayız, zararımız her alanda var. Çiftçi borçları 1 yıl ertelendi, ama bu yeterli değil. Süre 2 yıla çıkarılmalı” dedi.

Karaman’da 6 adet arpa ezme ve tohum işleme tesisi, 5 adet pancar kantarı mini sosyal tesisleri ile mısır kurutma tesislerinin toplu açılışı dolayısıyla düzenlenen ve Ulaştırma. Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan’ın da katıldığı törende konuşan Bayraktar,  Ziraat Odalarının büyük bir gelişme gösterdiğini vurgulayarak, “Başkanlarımız hizmet yarışında” diye konuştu.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Karamanın tarım açısından çok önemli bir il olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:

“Ziraat odalarımız fevkalade gelişti. Kaynaklar çiftçimize geri dönüyor. Başkanlarımız hizmet yarışında. Karaman Ziraat odamız çok başarılı ve güzel hizmetler üretiyor. Elmada Karaman, Niğde, Isparta yarış içerisinde. Karaman elmada çok iyi, ancak buğdayda geri kaldı. Sulama sorunu çözüldüğü anda, çok farklı yerlere gelir,

Bu üretim sezonunda tarıma ateş düştü; yaraları sarmak zorundayız.  Zararımız her alanda var. Çiftçi borçları 1 yıl ertelendi, ama bu yeterli değil. Bu süre 2 yıla çıkarılmalı,

Sektörümüz açısından belediye başkanlarımıza da büyük işler düşüyor. Verimli arazilerimizi imara açmamaları gerekir, Bizim büyük hedeflerimiz var. 10 yıl içerisinde 150 milyar dolar tarımsal hasılası, 40 milyar dolar ihracatı olan bir tarım ülkesi hedefliyoruz.”

 

-Bakan Elvan’ın sözleri-

 

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan da konuşmasında, Türk tarımında çıtanın yükseldiğini belirterek, “Zor şartlar altında üretim yapan çiftçilere ne yapsak azdır dedi. Elvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son 10 yılda tarımımız şahlandı. Eski ilkel yöntemleri terk etti. Karaman’da 10 yıl önce toplulaştırma ne desek, kim cevap verebilirdi. Bugün toplulaştırmasını tamamlayan bir Karaman var. Toplulaştırma, üretim, refah, verim demektir. Tarımda sulamaya önem verildi. Çiftçimize geniş imkânlar sunduk. Ve tarımda Türkiye, Avrupa birincisi oldu. Karaman’da Orman ve Su İşleri’ne 11 yılda 3,2 milyar yatırım yapmışız. Bu artarak devam edecek. 15 adet gölet projemiz var, biri tamamlandı, 8’i devam ediyor. 2015 yılında 15’i de bitirilecek. Modern bir tarım kentiyiz.”

Karaman Ziraat Odası Başkanı Recep Muğlu da, güç şartlar altında çiftçilik yaptıklarını belirterek, “Karaman tarım ile iç içedir. Herkes tarımdan beslenmektedir. Elma’da 570 bin ton ürelim yapan bir Karaman var. Verimi artırmak bizim görevimizdir. Profesyonel tarım yapmak zorundayız” dedi

Törene Bayraktar ve Elvan’ın yanı sıra Vali Murat Koca, Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün, Belediye Başkanı Ertuğru I Çalışkan, TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur, İl Genel Meclisi Başkanı Celalettin Güngörer, KTSO Başkanı Mustafa Toktay ile çok sayıda bürokrat, belediye başkanı ve üreticiler katıldı.

Bayraktar Karaman’da basın toplantısı düzenledi

-Bayraktar Karaman’da basın toplantısı düzenledi

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Bir defaya mahsus olmak üzere çiftçimize verilen desteklerin, prim desteklerinin artırılarak en kısa zamanda çiftçiye bir can suyu olarak ödenmesini istiyoruz”

-“Et ithalinden bahsediyorlar. İthalat çözüm değildir. Et ithalatı üretime darbe vurur; ahırları boşaltır”

 Karaman – 25.5.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım sektörünün sıkıntıda olduğunu belirterek, “Bir defaya mahsus olmak üzere çiftçimize verilen desteklerin, prim desteklerinin artırılarak en kısa zamanda çiftçiye bir can suyu olarak ödenmesini istiyoruz” dedi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Karaman’da düzenlediği basın toplantısında bu yılın, tarımda “yangın ve afet yılı” olduğunu bildirdi. Bayraktar, şöyle devam etti:

 “Geçen yıl çok iyi bir dönem geçirdik. Geçen yıl yağışlar ve iklim koşulları bize yardımcı oldu. Hayvancılığımız iyiydi, buğday üretimimiz patlama yaptı. 22 milyon ton civarında buğdayımız vardı. Meyve ve sebze üretiminde ihtiyacımızın üstünde üretim gerçekleştirdik. Öyle bir üretim gerçekleştirdik ki üreticilerimiz meyvelerini ve sebzelerini pazarlayamaz hale geldiler ve bir pazarlama sorunuyla karşı karşıya kaldık. Ama bu yıl, iklim koşulları maalesef tarım sektörünün lehinde gelişmedi. Ekim, Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında yağışlar mevsim normallerinin altında seyretti ve kuraklık yaşadık.”

 -En az 2 yıllık yapılandırma istiyoruz-

Çiftçi için asıl sıkıntının hasat döneminde başladığını belirten Bayraktar, “Şimdi bir şey yok ortada. Üreticimiz adam çalıştırmış, bankalardan borç almış, gübre bayilerine borçlanmış, tohum bayilerine borçlanmış. Hasatta yeterli ürünü bulamayan çiftçimiz, borç yüküyle karşı karşıya geldiğinde sıkıntıyı o zaman yaşayacağız. Biz de bununla alakalı tedbirlerin alınması noktasında hükümetimizi uyarıyoruz. Biliyorsunuz, Tarım Kredi ve Ziraat Bankası borçları yapılandırıldı, ama biz bunu yeterli görmüyoruz. Biz yapılandırmanın en az iki yıl olmasını istiyoruz. Bir yıl kurtarmaz, benim üreticimi” diye konuştu.

Çiftçiye verilen destek ve primlerin artırılarak en kısa zamanda ödenmesi gerektiğini de ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:

“Elektrik borçlarının mutlak surette yapılandırılmasını istiyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarımız var. Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarının yapılandırılmasını hükümetimizden bekliyoruz. Bunları fevkalade önemsiyoruz. Bir de belki bir defaya mahsus olmak üzere, çiftçimize verilen desteklerin, pirim desteklerinin artırılmak suretiyle ve en kısa zamanda ödenmesi suretiyle çiftçiye bir can suyu olarak ödenmesini istiyoruz. Yani bir can suyuna ihtiyaç var.”

Bayraktar dünyada ve ülkemizde tarım sektörünün önemini vurgulayarak, “Bunun yanında birtakım tedbirleri de almamız lazım. Bu manada miras hukukunun değiştirilmesi, yani arazi kanununun değiştirilmesi ki o miras hukukunu da kendiliğinden değiştirecek. Arazi Kullanım Kanunu Türkiye’de bir milattır. Bunu ifade edeyim. Biz 3-4 sene bu kanunun değişmesi için mücadele verdik, çalıştık. Şimdi arazi parçalanmayacak ve toplulaştırma çalışması da beraberinde yürüyecek” dedi.

 -Et ithalatı üretime darbe vurur-

 Hayvancılıktaki sorunları da değerlendiren Bayraktar, sütte istikrar sağlandığı takdirde besi hayvancılığının da hızla gelişeceğini söyledi.

Et ithalatı lobilerinin hortladığını ifade eden Bayraktar, şunları ifade etti:

“Et ithalinden bahsediyorlar. İthalat çözüm değildir. İthalat bu ülkeyi perişan eder. İthalat üretimimize darbe vurur, ahırları boşaltır. Hayvancılığımızın uzun yıllar belini doğrultamayız.

Et lobilerini de buradan uyarıyorum; aklınızı başınıza alın. Bu ülke üretirse, bu ülkede ticaret yapanlar para kazanır. Böyle ithalata sığınmak suretiyle hem çiftçimize hem de tüketicimize darbe vurmaya, zarar vermeye hakkınız yok. ‘Birileri zengin olacak’ diye, bu ülke ithalat yapamaz. Bu, ülkenin ayıbı olur. Biz üretiyoruz ve üretime devam edeceğiz. Bunun önünü kestiğinizde ithalatla bugünü kurtarırız. Bugün fiyatları aşağıya çekeriz, ama yarınımız olmaz. Onun için önemli olan üretimdir. Üretimi mutlaka sağlamalıyız ve sağlayacağız da…”

Basın toplantısında, Karaman Ziraat Odası Başkanı Recep Muğlu ile ilçe Ziraat Odalarının başkanları da hazır bulundu.

 -Çiftliklerde inceleme-

 TZOB Genel Başkanı Bayraktar, basın toplantısının ardından, bahçe ve çiftliklerde incelemelerde bulundu.

İlk olarak, son teknolojilerin ışığında kurulan ve çevresi rüzgar panelleriyle korumaya alınan elma bahçesini ziyaret eden Bayraktar, daha sonra, Ağılönü Köyü’nde et ve süt sığırcılığı üretimi yapılan çiftlikte incelemelerde bulunarak, ilgililerden bilgi aldı.

Bayraktar’ın temas ve incelemelerine TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur da eşlik etti.

Köyler boşalıyor…


Köyle boşalıyor…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Kırsaldaki çiftçilerimiz tarımdan diğer sektörlere yöneliyor”

-“İnsanlarımızı bulunduğu yerde tutmalıyız. Gelir kaynakları yaratmalı, kırla kent arasındaki farkı yok etmeliyiz”

-“Kırsala yönelik projeler üretilmeli, meslek edindirme kursları düzenlenmeli, insanlarımız kentlere göçme gereği duymamalı”

-“Kırsalda gelir seviyesi ortalama milli gelirin 3’te birinde kalıyor. Bu seviye orman köylerinde, tarımsal alan yetersizliği nedeniyle daha da azalıyor”

-“Tahıl, pamuk, yağlı tohumlar, şekerpancarı gibi stratejik ürünlerin, hayvancılığın yanı sıra, pazarı olan, düzenli ve iyi gelir sağlayan, ihracat imkanı bulunan üretim alanlarına çiftçimiz yönlendirilmeli”

-“Soma ve çevre ilçelerin ‘Tarımsal Nüfus Gençleşiyor’ projesinden öncelikli olarak faydalanmasını sağlayacağız” 

-“Ülke çapına yayılmış 764 Ziraat Odamızla birlikte Soma’da hayatını kaybeden 301 işçimizin acılı ailelerini yalnız bırakmayacağız. Çocuklarının ve eşlerinin meslek sahibi olması için çalışacağız”

 

Ankara – 24.05.2014 -Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımın genç nüfusunu gittikçe kaybettiğini, köylerin boşaldığını bildirerek, “Kırsaldaki çiftçilerimiz tarımdan diğer sektörlere yöneliyor” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, kırsalın gittikçe boşaldığını, milyonlarca kır kökenli nüfusun kentlerin varoşlarına aktığını belirtti. Şemsi Bayraktar, kalifiye eleman olmamaları nedeniyle kentlerde inşaat, kırsalda maden ve yol işçiliği yapan tarımı bırakmış çiftçi ve çiftçi çocuklarının, meslek edindirme kursları alarak, tarımda gelir getirici alanlarda veya kırsalda kurulmuş tarıma dayalı işletmelerde kalifiye işçi olarak çalışması gerektiğini vurguladı.

“İnsanlarımızı bulunduğu yerde tutmalıyız. Gelir kaynakları yaratmalı, kırla kent arasındaki farkı yok etmeliyiz” diyen Bayraktar, şunları kaydetti:

“1963 yılında, köy ve beldelerdeki tarım nüfusu, toplam nüfusun yüzde 70,1’ine sahipken bu oran, 2013 yılında yaklaşık yüzde 22’ye indi. Köylerdeki nüfus 12 milyona geriledi. Tarımdaki istihdam, makineleşmeyle, arazilerin toplulaştırılması ve daha büyük işletme büyüklüklerine ulaşılmasıyla azalacak. Buna rağmen, kırsalda nüfusun azalması gerekmiyor. İnsanlar kırsalda tutulmalı. Kırsala yönelik projeler üretilmeli, meslek edindirme kursları düzenlenmeli, insanlarımız kentlere göçme gereği duymamalı. Kentlerdeki refah seviyesi kırsalda da yaratılmalı. Kırsalda gelir seviyesi ortalama milli gelirin 3’te birinde kalıyor. Bu seviye orman köylerinde, tarımsal alan yetersizliği nedeniyle daha da azalıyor… Oysa gelişmiş ülkelerde kır ve kent arasında bir ayrım kalmadı. Hatta İngiltere gibi bazı ülkelerde kırsaldaki refah kentlerden daha fazla.”

13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’da yaşanan maden felaketinin Türkiye’nin bir sorununu daha ortaya koyduğunu vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Köylerdeki gençler, madenlerde çalışıyor. Günlük 40 lira, 50 lira yevmiye ile yemeklerini de evden götürerek, çok zor ve riskli şartlarda hayatlarını kazanmaya, ailelerini geçindirmeye çalışıyorlar. Tarım dışında bir meslekleri yok. Kalifiye eleman değiller. Bundan dolayı iş tercihi yapabilecek durumda da değiller.

 

-“Kırsalda genç nüfusun azalması tarımı olumsuz etkiliyor”-

 

Kırsalda genç nüfusun azalması tarımı da olumsuz etkiliyor. Çalışabilecek, taşı sıksa suyunu çıkaracak gençler olmadan tarımda verimli bir çalışma da yapılamıyor. Genç nüfusun köyden kopması, tarımın ve kırsalın geleceği açısından fevkalade olumsuz bir durum. Şu anda sektörümüzün en büyük sorunlarından biri. Çünkü, genç nüfus olmadan tarımın potansiyelini tam olarak kullanamıyoruz.”

Tarımda gelirin artırılabilmesi için, yapısal sorunların çözülmesi, tarıma destek verilmesi gerektiğini bildiren Bayraktar, “tahıl, pamuk, yağlı tohumlar, şekerpancarı gibi stratejik ürünlerin, hayvancılığın yanı sıra, pazarı olan, düzenli ve iyi gelir sağlayan, ihracat imkanı bulunan üretim alanlarına çiftçimiz yönlendirilmeli. Tarımda ekonomik örgütlenme sağlanmalı ki çiftçimiz güçlü olsun. Ürünü yok pahasına elinden çıkarmasın. Pazara düzenli ürün sunabilsin. Fazla ürettiğinde depolayabilsin” dedi.

 

-“Kırsalda ekonomik, sosyal ve kültürel yatırımlar yapılmalı”-

 

Çiftçinin, ekonomik örgütlenmesinin zayıf olması nedeniyle şu anda fazla ürettiği durumda fiyatlar çok düştüğü, az ürettiğinde fiyatlar artsa bile elinde ürün olmadığı için düzenli bir gelir elde edemediğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“Tarımda refah artırılarak cazip hale getirilmelidir. Bunun için de kırsal alanda, kırsal kalkınma projeleri uygulayarak ekonomik, sosyal ve kültürel yatırımlar gerçekleştirilmelidir. Böylece kırsalda, hem tarım hem de tarım dışı sektörlerde istihdam oluşturularak gelişme sağlanmalı ve nüfus, özellikle genç nüfus kırsalda tutulmalıdır. Tarımsal nüfusun kentlere göçü ülkemizde olduğu gibi mecburiyetten, zorlanmalardan kaynaklanmamalıdır. Ekonominin sanayi ve hizmetler gibi diğer sektörlerine kalifiye olmayan, eğitimsiz çiftçilerin gitmesi sosyo-ekonomik sıkıntılara neden olacaktır. Bu nedenle bu çiftçilerimiz eğitilerek kalifiye hale getirilmeli ve diğer sektörlerde yatırımlar yapılarak bu insanlarımıza istihdam sağlanmalıdır.

 

-Proje ve eğitim çalışmaları-

 

TZOB, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve İŞKUR arasında istihdamın korunması ve artırılması, işsizlerin mesleki niteliklerinin geliştirilmesi ve işsizliğin azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla Aktif İşgücü Piyasası programları işbirliği protokolü imzaladık. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile birlikte ‘Tarımsal Nüfus Gençleşiyor’ projesi kapsamında 27 il ve ilçelerde projeyi gerçekleştiriyoruz.

 İl ve ilçe ziraat odalarının üyeleri, çocukları ve yakınları ile, 15-40 yaş arası gençlere, ülkemiz genelinde ihtiyaç duydukları tarımsal konularda her türlü eğitimler veriyoruz. Eğitimlere katılan genç kadın ve erkek çiftçilere eğitim süresince eğitim günü başına İŞKUR tarafından belirlenen miktarda para ödemesi yapılıyor ve eğitim boyunca sigortaları ödeniyor. Eğitim sonunda aldıkları belgelerle, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın destek ve projelerden öncelikli yararlanma imkanı sunuluyor. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında verilen alet ve ekipman hibe desteğinde genç çiftçi eğitimine katılanlara proje hazırlamaları durumunda ek puan veriliyor.”

 

-Soma ve çevre ilçelere ‘Tarımsal Nüfus Gençleşiyor’ projesi-

 

Soma’daki maden kazasında yakınlarını kaybeden ailelerin refahı için genç çiftçi ve meslek edindirme eğitimleri ve kırsal kalkınma yatırımlarının önemli olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Soma ve çevre ilçelerin ‘Tarımsal Nüfus Gençleşiyor’ projesinden öncelikli olarak faydalanmasını sağlayacağız. Zaten Soma için bir yardım kampanyası düzenledik. 19 Mayıs’ta maden işçilerimizin köylerine gittik, acılı ailelerine taziye ziyaretinde bulunduk. Ülke çapına yayılmış 764 Ziraat Odamızla birlikte Soma’da hayatını kaybeden 301 işçimizin acılı ailelerini yalnız bırakmayacağız. Çocuklarının ve eşlerinin meslek sahibi olması için çalışacağız. Özellikle oradaki orman köylelerinde bitkisel ve küçükbaş hayvancılık teşvik edilebilir. Arıcılık, orman ürünleri üretimi yapılabilir” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TZOB’u ziyaret etti

-CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TZOB’u ziyaret etti

-Kılıçdaroğlu: “Cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla tüm kesimlerle görüşmeler yapıyoruz. Çiftçiyi, üreteni temsil ediyorlar. Görüşleri bizim için çok önemli”

-“5,5 milyon çiftçiyi dinlemeden, onların sözcülerini dinlemeden, biz, kendi başımıza oturup cumhurbaşkanı adayını mı belirleyeceğiz? Doğru değil”

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Türk çiftçisinin temsilcisi olarak temennimiz, seçilecek cumhurbaşkanımızın başta tarım olmak üzere tüm sektörleri ve bu sektörün paydaşlarını kucaklayacak nitelikte olmasını bekliyoruz”

-“Bu seçim kendi içinde bir ilk olma özelliği de taşıyor. İlk kez, Cumhurbaşkanımızı doğrudan halkımızın oyuyla seçeceğiz”

-“Bu seçimi milletimizin ulaştığı demokratik olgunluk içinde ve her yönüyle başarılı bir şekilde gerçekleştireceğimize yürekten inanıyoruz”

Ankara – 23.05.2014 – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla tüm kesimlerle görüşmeler yaptıklarını bildirerek, “çiftçiyi, üreteni temsil ediyorlar. Görüşleri bizim için çok önemli. 5,5 milyon çiftçiyi dinlemeden, onların sözcülerini dinlemeden, biz, kendi başımıza oturup cumhurbaşkanı adayını mı belirleyeceğiz? Doğru değil” dedi.

Kılıçdaroğlu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ı makamında ziyaret etti.

Basına kapalı görüşme öncesinde, Kılıçdaroğlu ve Bayraktar, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri dolayısıyla tüm kesimlerle görüşmeler yaptıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Nasıl bir cumhurbaşkanına Türkiye ihtiyaç duyuyor, cumhurbaşkanı nasıl olmalıdır? Onların görüşleri bizim için çok önemli. Onlar çiftçiyi, yani üreteni temsil ediyorlar. Birazdan oturup konuşacağız, görüşlerini alacağız. Bütün bu görüşleri aldıktan sonra da siyasi parti liderleriyle görüşüp, adayları belirleme konusunda biz de yetkili organlarımızla çalışacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı adayının toplumun tüm kesimlerini kucaklaması gerektiğini bildiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Bizim yol haritamız belli. 5,5 milyon çiftçiyi dinlemeden, onların sözcülerini dinlemeden, biz kendi başımıza oturup cumhurbaşkanı adayını mı belirleyeceğiz? Doğru değil. Cumhurbaşkanı adayının toplumun tüm kesimini kucaklaması lazım. İsimler bazında bir tartışmanın bu aşamada doğru olmadığını düşünüyoruz. Önce biz, cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak kişi nasıl bir kişi olmalıdır? Madem ki ülkeyi, vatanı temsil edecek…Toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak.

Olabildiğince sağlıklı, tutarlı bir yol, çizgi izlemeye özen gösteriyoruz. Diğer meslek kuruluşlarına ve sivil toplum örgütlerine de gideceğiz, onlara da soracağız. Sizin gönlünüzde yatan cumhurbaşkanı adayı nasıl olmalıdır, nitelikleri nasıl olmalıdır? Daha sağlıklı, tutarlı, demokratik, katılımcı bir yol izlemeye özen gösteriyoruz.”

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın, “toprakta çalışanların, Soma’da yeraltında çalıştığını” ifade ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Yer üstünde çalışırken insanlar neden yer altında çalışmaya başladılar? Hiçbir iş riski olmadan yer üstünde tarımda çalışırken, büyük bir riski göze alıp neden yer altında çalışıyor bu işçiler? Neden tarımdan koparıldı bunlar? Belki üzerinde düşünmemiz gereken temel sorulardan biri de bu” diye konuştu.

 -“Seçilecek cumhurbaşkanımız milletimizin birliğini temsil edecek”-

 Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da cumhurbaşkanlığı seçiminin, milletin ulaştığı demokratik olgunluk içinde ve başarılı bir şekilde geçmesi temennisinde bulundu.

Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bu yıl 12. Cumhurbaşkanını seçiyoruz. Tabii bu seçimin özelliği ilk defa 12. Cumhurbaşkanımızı halkımız seçecek ve bu seçimin milletimizin ulaştığı demokratik olgunluk içinde ve her yönüyle başarılı bir şekilde gerçekleşeceğini umuyoruz ve buna inanıyoruz.

Tabii tarım sektörü gerek ülkemizde, gerek dünyada fevkalade önemli bir sektör. Ülkemizde üretim açısından yani GSMH’ya katkısı açısından, istihdam ve ihracat açısından çok önemli. Dünyada da fevkalade önem kazanmaya başladı. Çünkü artık arz yetmiyor. Çinliler eskiden pirinç yerlerdi ama şimdi et tüketiyorlar, süt tüketiyorlar. Süt ot demektir. Dolayısıyla bunun dışında biyoyakıt üretimi hızlı bir şekilde arttı. Artık arabaların depolarına bir biyoyakıt girmeye başladı. Bu da tarımsal üretimin açık vermesine sebep oluyor. Bu ve benzer sebeplerle dünyada Türkiye kadar her yıl nüfusu artıyor ve bu da bir talep yaratıyor. Ve arz yetmemeye başladı ve dünyadaki gıda fiyatları da hızlı bir şekilde artmaya başladı. Gıda çok önemli. Yani yaşamın en önemli parçası. Hatta yaşamın kaynağı.

Dolayısıyla her şeyi erteleyebilirsiniz ama gıdayı erteleme şansınız yok. Böyle bir konjonktürde biz Türkiye’nin potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek suretiyle bunu fırsata çevirmesini bekliyoruz. Ancak bu sene biliyorsunuz üretimimize iyi başlamadık. Özellikle önce kuraklıkla başlayan tarım sektöründeki sıkıntı arkasından don, dolu ve fırtınayla devam etti. Başta hububat olmak üzere birçok meyvemiz zarar gördü. Biz bununla alakalı bölge toplantılarına başlamıştık önce Ordu’da Karadeniz’de önemli bir toplantı yaptık, değerli başkanlarımızın görüşünü aldık ve burada özellikle fındık üreticilerimizin, kivi üreten üreticilerimizin büyük zararlar gördüğünü tespit ettik. Arkasından Malatya’ya geçtik orada kayısı ve elma başta olmak üzere üreticilerimiz büyük ölçüde zarar gördüler ve üretimde de ciddi manada da düşmeler olacak. O toplantıdan sonra biz Konya’yı düşünürken tabii Soma faciası patladı ve biz oradan arkadaşlarımızla Soma’ya geçtik. Orada şehit olan, vefat eden insanlarımızın, vatandaşlarımızın çoğu çiftçi ve çiftçi çocukları. Yani tarımdan kopmuşlar ve madenlerde çalışmaya başlamışlar. Taziyede bulunduk. Orada fevkalade üzüldüğümüz, duygulandığımız olaylar yaşadık. Ben buradan şehitlerimize tekrar Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına da başsağlığı diliyorum. Yaraların da biran evvel tabi sarılmasını arzu ediyoruz.

Şimdi burada kırsal kesimin önemini ve sorunlarını anlatmaya çalıştım. Türk çiftçisinin temsilcisi olarak temennimiz seçilecek olan Cumhurbaşkanımızın başta tarım, tarım sektörünü olmak üzere tüm sektörleri ve bu sektörün paydaşlarını, mensuplarını kucaklayacak nitelikte olmasını bekliyoruz. Bunu fevkalade önemsiyoruz.

Bunun dışında hiç kuşkusuz Türkiye Cumhurbaşkanını seçecek ve bu Cumhurbaşkanımız milletimizin birliğini temsil edecek ve Türkiye genç nüfusuyla başta tarım olmak üzere bütün sektörlerde çok fevkalade potansiyeli olan bir ülke ve 21. yüzyıl Türkiye’sine ışık tutacak, önderlik edecek bilgiyi, beceriyi ve tecrübeye sahip olmasını bekliyoruz. Seçilecek Cumhurbaşkanımızın bölgede ve dünyada önemli bir yeri olan, ülkemizin etkinliğini, saygınlığını uluslararası ölçekte temsil edecek kabiliyet ve yeterlikte olmasını bekliyoruz. Sadece temsilcisi olduğumuz kesimin değil, bütün milletimizin beklentisi yeni Cumhurbaşkanımızın Anayasamız çerçevesinde devlet organları, kurum ve kuruluşlarıyla düzenli ve uyumlu çalışmasını sağlayacak bir isim olmasını bekliyoruz.

Cumhurbaşkanlığı makamına kim seçilirse seçilsin devletimizin en yüksek kademesinde görev alacak olan yeni Cumhurbaşkanımızın yurt içinde ve yurtdışında bulunan bütün vatandaşlarımızı kucaklamasını bekliyoruz, bundan da eminiz. Ve Türk çiftçisi olarak manevi anlamda görevlerin en büyüğü ve yücesi olarak kabul ettiğimiz Cumhurbaşkanlığı için adayların ben inanıyorum ki çok titiz bir şekilde ve bütün süzgeçlerden geçirilerek belirleneceğinden hiç kuşkumuz yoktur. Böylesine önemli bir konuda zatıalinizin ve arkadaşlarınızın Türk çiftçisini 5,5 milyon Türk çiftçisini temsil eden Türkiye Ziraat Odaları Birliği’ni ziyaretinizden büyük bir memnuniyet duyduğumuzu ifade ediyorum.”

Görüşmede, CHP Genel Başkan Yardımcıları Erdoğan Toprak, Aytun Çıray ve Bülent Tezcan, TZOB Yönetim Kurulu Başkan Vekili M. Nuri Şeyda Sorman, Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur, Yönetim Kurulu Üyeleri Bekir Şinasi Özdemir, Mehmet Latif Maskan, Mehmet Cevat Delil, Nejat Gamzeli de hazır bulundu.