Tarım 2013’de yüzde 3,1 büyüdü


-Tarım 2013’de yüzde 3,1 büyüdü

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Tarım, orman ve balıkçılık, 2013 yılını yüzde 3,1 reel büyümeyle tamamladı”

-“2012 yılında 111,7 milyar lira olan tarımsal hasıla, 2013 yılında 115,9 milyar liraya çıktı”

-“Tarım sektörü, sabit fiyatlarla toplam hasıla içinde yüzde 9,2, cari fiyatlarla yüzde 7,4 pay aldı.

-“Tarımda şubat ayı ihracatı da yüzde 11 artışla 1,46 milyar dolara yükseldi”

-“Tarım sektörü, hem büyümede, hem ihracatta üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Bu sonuç gecesini gündüzüne katarak alın teriyle çalışan üreticimizin başarısıdır”

-“Yapısal sorunlar çözülürse, üreticiye daha fazla destek verilirse, sektör 150 milyar dolar hasıla, 40 milyar dolar ihracat hedefini rahatlıkla tutturabilir”

 

Ankara – 31.03.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım, orman ve balıkçılığın, 2013 yılını yüzde 3,1 reel büyümeyle tamamladığını bildirerek, “2012 yılında 111,7 milyar lira olan tarımsal hasıla, 2013 yılında 115,9 milyar liraya çıktı” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, reel rakamlarla, 2013 yılının ilk çeyreğinde (Ocak-Şubat-Mart) yüzde 2,9, ikinci çeyreğinde (Nisan-Mayıs-Haziran) yüzde 4,5, üçüncü çeyreğinde (Temmuz-Ağustos-Eylül) yüzde 4,3 büyüyen Türkiye ekonomisinin, yılın son çeyreğinde (Ekim-Kasım-Aralık) yüzde 4,4, yılın tamamında ise yüzde 4 büyüdüğünü belirtti. 2013 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,7, ikinci çeyreğinde yüzde 5,7, üçüncü çeyreğinde yüzde 2,8 büyüyen tarım, ormancılık ve balıkçılığın, son çeyrekte yüzde 0,9, yılın tamamında ise yüzde 3,1 büyüme gerçekleştirdiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Tarım, bu büyüme hızıyla sektörler arasında ‘madencilik ve taş ocakçılığını’, ‘elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımını’, ‘bilgi ve iletişimi’, ‘gayrimenkul faaliyetlerini’, ‘kültür, sanat, eğlence, dinlence ve sporu’, ‘diğer hizmet faaliyetlerini’ geride bıraktı. ‘İmalat sanayi’, ‘su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri’, ‘inşaat’, ‘toptan ve perakende ticaret’, ‘ulaştırma ve depolama’, ‘konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri’, ‘finans ve sigorta faaliyetleri’, ‘mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler’, ‘idari ve teknik hizmet faaliyetleri’, ‘kamu yönetimi ve savunma, zorunlu sosyal güvenlik’, ‘eğitim’, ‘insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri’, ‘hanehalklarının işverenler olarak faaliyetleri’ iktisadi faaliyet kollarındaki reel büyümenin ise altında kaldı.

Tarım, ormancılık ve balıkçılığın cari fiyatlarla, 2012 yılında 111 milyar 682 milyon 488 bin lira olan cari fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasılanın 2013 yılında 115 milyar 941 milyon 507 bin liraya çıktı. Tarım sektörünün, 2013 yılının ilk çeyreğinde 13 milyar 890 milyon 334 bin, ikinci çeyreğinde 23 milyar 884 milyon 381 bin, üçüncü çeyreğinde 51 milyar 324 milyon 561 bin lira olan hasılası, dördüncü çeyrekte 26 milyar 842 milyon 230 bin lira olarak gerçekleşti. Türkiye’nin cari fiyatlarla, 2012 yılında 1 trilyon 416 milyar 798 milyon 490 bin lira olan GSYH’sı 1 trilyon 561 milyar 510 milyon 15 bin liraya çıktı.”

 

-Tarımın payı sabit fiyatlarla fazla-

 

Tarım sektörünün, yüzde 7,9 olan cari fiyatlarla 2012 yılında toplam GSYH içindeki payının 2013 yılında yüzde 7,4’e indiğini belirten Bayraktar, “sabit fiyatlarla tarım, 2012 yılında yüzde 9,3 pay alıyordu. Bu rakam 2013 yılında yüzde 9,2’ye indi. Sabit rakamlar, 1998 yılı fiyatlarını baz alıyor. Bu durum tarımda milli gelire baz alınan fiyatların, 1998-2013 döneminde diğer sektörlerdeki fiyat artışlarının arkasında kaldığını gösteriyor. Bundan dolayı, sektörün toplam GSYH içindeki payı reelde yüzde 9,2 iken, cari fiyatlarda yüzde 7,4 oluyor” dedi. 

 

-Şubat ayında tarım ve gıda ihracat yüzde 11 arttı-

 

Bayraktar, tarım ve gıdada 2014 Şubat ayı ihracatının, 2013 yılı Şubat ayına göre yüzde 11 arttığını ve 144 milyon 699 bin dolar yükselişle 1 milyar 316 milyon 210 bin dolardan 1 milyar 460 milyon 909 bin dolara çıktığını, buna karşın Şubat ayında ithalatın ise yüzde 5,4 düşüşle 889 milyon 462 bin dolardan 48 milyon 44 bin dolar inişle 841 milyon 418 bin dolara indiğini bildirdi.

Tarımda ve gıdada 2013 yılı Şubat ayında 426 milyon 748 bin dolar olan dış ticaret fazlasının, 2014 yılı Şubat ayında yüzde 45,12 artışla, 619 milyon 281 bin dolara yükseldiğine dikkati çeken Bayraktar, “tarım sektörü, hem büyümede hem ihracatta üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Bu sonuç gecesini gündüzüne katarak alın teriyle çalışan üreticimizin başarısıdır. Yapısal sorunlar çözülürse, üreticiye daha fazla destek verilirse, sektör 150 milyar dolar hasıla, 40 milyar dolar ihracat hedefini rahatlıkla tutturabilir” dedi.

Cevizde üretim artışı talebi karşılamadı


-Cevizde üretim artışı talebi karşılamadı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Cevizde, 1995-2013 döneminde üretim, 110 bin tondan 212 bin 140 tona çıktı”
-“Üretim artışına rağmen, 2013 yılında 46,8 milyon dolarlık ihracata karşın 106,1 milyon dolarlık ithalat yapıldı”
-“Cevizde ihracat, 2012 yılına göre yüzde 22,15, ithalat ise yüzde 25,28 azaldı”
-“Türkiye şartlarına her anlamda çok uygun bir meyve olan cevizde üretimin artırılması, ülkenin net ithalatçı değil, net ihracatçı olması gerekir”
-“Ceviz, thiamin, vitamin B6, folacin içeren birçok vitamin ile aynı zamanda demir, çinko, bakır, magnezyum, fosfor ve potasyum içeriği bakımından da önemli bir üründür”
-“İnsan vücudunda sadece beynin ihtiyaç duyduğu, gelişmesi ve öğrenme üzerindeki etkisi büyük olan gümüş iyonunu içeren
tek meyve türü cevizdir”
-“Ülkemizde ceviz üretiminin artırılması amacıyla Birliğimiz ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı arasında imzalanan protokolle
‘2012-2016 Ceviz Eylem Planı’ kapsamında 5 milyon adet ceviz fidanı dikilecek”

Ankara – 24.03.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, cevizde üretim artışının talebi karşılamadığını bildirerek, “1995-2013 döneminde üretim, 110 bin tondan 212 bin 140 tona çıktı. Üretim artışına rağmen, 2013 yılında 46,8 milyon dolarlık ihracata karşın 106,1 milyon dolarlık ithalat yapıldı” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye şartlarına her anlamda çok uygun bir meyve olan cevizde üretimin artırılması, ülkenin net ithalatçı değil, net ihracatçı olması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin 1995 yılında 110 bin ton olan ceviz üretiminin 1998 yılına 120 bin tona çıktığını, 2000 yılında 116 bin tona inen üretimin, 2002 yılında 120, 2003’de 130 bin tona yükseldiğini hatırlatan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Üretim 2004 yılında 126 bin tona indikten sonra, 2005 yılında 150 bin tona çıktı. 2006 yılında 129 bin 614 tona düşen üretim, 2007 yılında 172 bin 572 tona ulaştı. 2008 yılında 170 bin 897 tona gerileyen üretim, 2009 yılında 177 bin 298 tona, 2010 yılında 178 bin 142 tona, 2011 yılında 183 bin 240 tona yükseldi. Cevizde 2012 yılında 194 bin 298 ton olan üretim, 2013 yılında yüzde 9,18 artarak 212 bin 140 tona çıktı.

-Dünya ceviz üretiminin yarısını Çin karşılıyor, Türkiye 4’üncü-

Ceviz yetiştiriciliği dünya genelinde 50’den fazla ülkede yapılıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) rakamlarına göre, kabuklu ceviz üretimi, 1995-2012 döneminde 1 milyon 68 bin 118 tondan 3 milyon 418 bin 559 tona yükseldi.
Bu üretimin yarıya yakın kısmını 1 milyon 700 bin ton üretim yapan Çin tek başına yerine getirdi. Çin’i, 450 bin tonla İran, 425 bin 820 tonla ABD, 194 bin 298 tonla Türkiye, 110 bin 605 tonla Meksika, 96 bin 900 tonla Ukrayna, 40 bin tonla Hindistan ve 38 bin tonla Şili izledi. Bu 8 ülke dünya ceviz üretiminin yüzde 89,38’i karşıladılar.”

-İthalat ve ihracatta azalma-

Türkiye’de ceviz üretiminde artışa karşın talebin karşılanamadığını ve ülkenin net ithalatçı olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Kabuklu ve kabuksuz cevizde Türkiye, 2012 yılında 5 bin 522 ton ihracat karşılığında 60 milyon 100 bin dolarlık döviz elde ederken, 39 bin 638 ton ithalat yapmış ve 141 milyon 956 bin dolarlık döviz ödemişti. 2013 yılı verilerine göre 4 bin 35 ton kabuklu ve kabuksuz ceviz ihraç ederek 46 milyon 790 bin dolar döviz elde edilirken, buna karşın 29 bin 515 ton kabuklu ve kabuksuz ceviz ithalatı yapılıp, 106 milyon 74 bin dolar döviz harcanmıştı. 2013 yılında cevizde değer olarak ihracat yüzde 22,15, ithalat yüzde 25,28 azaldı.
İthalatta 35 milyon 882 bin dolarlık azalma dikkat çekici ama ihracatta da 13 milyon 310 bin dolarlık azalma oldu.
Türkiye cevizde rahatlıkla ülke ihtiyacını karşılayıp, önemli miktarda da ihracat yapabilir. Üretimi artırmaktan başka bir yol görünmüyor. Çünkü, tüketim artıyor. 2000 yılında 106 bin ton olan tüketim 2011 yılında 206 bin tona yükseldi. Kişi başına 1,62 kilogram olan ceviz tüketimi, 2011 yılında 2,76 kilograma çıktı.”

-Ağacı, meyvesi, yaprağı, kabuğu her şeyi kullanılıyor-

Cevizin çok eski zamanlardan beri bilinen ve üretimi yapılan bir meyve türü olduğunu bildiren Bayraktar, “Thiamin, vitamin B6, folacin içeren birçok vitamin ile aynı zamanda demir, çinko, bakır, magnezyum, fosfor ve potasyum içeriği bakımından da önemli bir üründür. Kötü kolesterolü düşüren ceviz, hayvansal protein kaynağı yerine geçebilen ve yüksek oranda doymamış yağ içeriği yüksek bir meyvedir. Ayrıca insan vücudunda sadece beynin ihtiyaç duyduğu, gelişmesi ve öğrenme üzerindeki etkisi büyük olan gümüş iyonunu içeren tek meyve türü cevizdir” dedi.
Ceviz ağacı, meyvesi, yaprağı, yeşil ve kuru kabuğu ile boya sanayinden, mobilya sanayine, mobilya sektöründen gıda ve ilaç endüstrisine kadar birçok alanda kullanıldığını belirten Bayraktar, cevizin ağacının yakacak olarak kullanılabildiği gibi işlenebildiği için mobilya, parke yapımı gibi birçok alana hammadde sağladığını vurguladı.

-5 milyon adet ceviz fidanı dikilecek-

Bayraktar, Türkiye’nin cevizin anavatanları arasında yer almasına ve dünya üretiminde dördüncü sırada bulunmasına, yurdun hemen her yerinde yetişmesine rağmen ülke iç tüketimin fazla olması, standart ceviz çeşitleriyle yapılan kapama ceviz bahçelerinin nispeten az olması gibi sebeplerle ceviz konusunda istenilen seviyelere ulaşılamadığını dikkat çekti.
Şemsi Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ceviz gibi ülkemiz şartlarına her anlamda çok uygun bir meyvede ithalat yerine büyük miktarlarda ihracat yapılması gerekir. Modern tarım tekniklerinin uygulanabileceği, verimi yüksek, kaliteli, geç çiçeklenen standart ceviz çeşitleriyle tesis edilmiş kapama ceviz bahçelerinin kurulması son derece önemlidir. Yurt içi sertifikalı fidan ve standart fidan kullanım desteği, mazot, gübre gibi destekler ve özel sektörün de katılımıyla kapama ceviz bahçelerinin sayısı artmıştır. Yine de yeterli seviyeye ulaşılamamıştır. Cevizde ilk hedef ‘kendine yeten’ bir ülke olmalı, sonrasında cevizde döviz elde eden bir ülke konumuna gelinmesi hedeflenmelidir. Bu nedenle cevizde ‘kapama bahçe tesisi’ kuran üreticiler, verilecek desteklerle teşvik edilmeli, ceviz üretimi artırılmalıdır.
Ülkemizde ceviz üretiminin artırılması amacıyla 14 Mayıs 2012 tarihinde Birliğimiz ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı arasında imzalanan protokolle ‘2012-2016 Ceviz Eylem Planı’ kapsamında 5 milyon adet ceviz fidanı dikilerek hem ekonomiye katkı sağlanacak hem de bozuk ormanların ıslahına katkıda bulunulacaktır. Bu tür çalışmaların daha da yaygınlaşması en büyük temennilerimiz arasında yer almaktadır.”

-Bahçe kurulumu ve fidan reklamlarına dikkat-

Son zamanlarda internet sitelerinde “anahtar teslimi ceviz bahçeleri”, “sertifikalı ceviz fidanı” gibi reklamların sıklıkla görüldüğünü belirten Bayraktar, “Çiftçilerimizin ve ceviz bahçesi kurmak isteyen girişimcilerin bu konuda dikkatli olmaları gerekmektedir. Meyve bahçelerinin ilk kurulumunda yapılan hataların sonradan telafisinin mümkün olmadığından konusunda uzman, güvenilir, referansı olan firmalarla işbirliği yapmaları menfaatleri açısından önemlidir” dedi.

Dünya Su Günü


 -Dünya Su Günü

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Türkiye su zengini bir ülke değil. Tarımda, sanayide, içme kullanmada, suyu ekonomik kullanmak zorundayız”

-“Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı Türkiye’de bir yılda 20 metreküp azaldı”

-“Son nüfus rakamlarına göre 1461 metreküp olan kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı, 2023 yılında 1329 metreküpe inecek”

-“Mevcut kaynakların daha dikkatli kullanılması ve kirlenmeye karşı gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerekliliği ortadadır”

-“GAP, KOP ve DOKAP gibi büyük projeler en kısa zamanda tamamlanmalı, tarımsal sulamada damla, yağmurlama gibi modern, tasarruflu, basınçlı sulama sistemlerine geçilmelidir

 

Ankara – 21.03.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kullanılabilir 112 milyar metreküp suyu bulunan Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını belirterek, “Tarımda, sanayide, içme kullanmada suyu ekonomik kullanmak zorundayız” dedi.

Bayraktar, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin kullanılabilir su potansiyelinin 112 milyar metreküp olduğunu, bunun yaklaşık 7 milyar metreküpünün içme kullanmada, 5 milyar metreküpünün sanayide, 32 milyar metreküpünün de tarımsal amaçlı kullanıldığını belirtti.

Türkiye’de kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının, son nüfus rakamlarına göre 1461 metreküp olduğunu, bu rakamın 2023 yılında 1329 metreküpe ineceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı Türkiye’de bir yılda 20 metreküp azaldı. 2012’de 1481 metreküp olan kişi başına kullanılabilir su miktarı, 2013 yılında 1461 metreküpe indi.

Türkiye su zengini bir ülke değildir. ‘Az miktarda su kıtlığı çeken ülkeler’ arasında yer almaktadır. Fakat nüfus artışı nedeniyle kişi başına kullanılabilir su miktarı yıllar itibarıyla gerilemiş, 1500 metreküpün altına inmiştir. Hızlı nüfus artışı, kirlenmenin yanı sıra kentlerdeki şebekelerde su kaybı vardır. Tarım, sanayi ve evsel su kullanım oranları, belli bir strateji doğrultusunda dağıtılmamaktadır. Ülkemizde yıllık yağış ortalaması, dünya ortalamasından düşüktür. Bu durumlar mevcut kaynakların daha dikkatli kullanılması ve kirlenmeye karşı gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Gelecek nesillere yeterli suyun bırakılabilmesi için birtakım tedbirlerin alınmasını gerektirmektedir. Su kaynaklarımızın yetersizliği, başka amaçlarla su kullanımına olan talep, tarımsal sulamada da suyun ekonomik kullanılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Şu anda kullanılabilir suyun yaklaşık 32 milyar metreküpü sulama amacıyla kullanılmaktadır. Tarım arazilerimizin yaklaşık 8,5 milyon hektarı teknik ve ekonomik olarak yer altı ve yer üstü sularla sulanabilir özelliktedir. Hala sulamaya açılmamış arazi miktarı 2,77 milyon hektar düzeyindedir. Sulamaya açılan 5,73 milyon hektar alanın da çoğunda salma sulama dediğimiz vahşi sulama yapılmaktadır. Ülkemizde tarımsal sulamada bilinçlenme artsa da hala yanlış zamanda, yanlış miktarda sulama hala yaygın.”

 

-Kuraklık riskini azaltmak için önlemler-

 

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Konya Ovası Projesi (KOP) ve Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) gibi büyük projeler en kısa zamanda tamamlanması, tarımsal sulamada damla, yağmurlama gibi modern, tasarruflu basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, kıt olan suları verimli bir şekilde kullanmak ve kuraklık riskini azaltmak için önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

Bayraktar, suyla ilgili önerilerini şöyle sıraladı:

“Tarımda suyun ekonomik kullanımı için, tarla içi hizmetlerin geliştirilmesi paralelinde arazi ve bitkinin çeşidine göre damlama sulama veya yağmurlama sulama sistemleri hızla devreye sokulmalı ve bu sistemleri yaygınlaştırmak için gerekli çalışmalara ağırlık verilmelidir.

Karık sulama yöntemine oranla, damla sulama yüzde 60, yağmurlama sulama sistemi yüzde 30 civarında su tasarrufu sağlıyor. Teknik ve ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektar alanın tamamının sulanmaya başlaması halinde, tasarruflu sistemlere geçilmemesi halinde milyarlarca metreküp daha fazla suya ihtiyaç olacaktır. 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca damlama ve yağmurlama gibi basınçlı sulama projelerine verilmekte olan sıfır faizli krediler artırılarak devam etmelidir.

Modern sulama sistemlerine geçilmesi tarımsal üretimde girdi masraflarını da azaltacaktır.

Basınçlı sulama sistemleri için verilen hibelerle ilgili bazı suiistimalleri önlemek için projelerin uygulanması en az beş yıl takip edilmelidir.

Toprakta nem takipleri yapılmalı ve çiftçinin ihtiyacı olan sulama programı hazırlanmalıdır.

Erozyon kontrolü, ormanların korunması ve ağaçlandırma çalışmalarına gereken önem verilmelidir.”

Orman Haftası


 -Orman Haftası 

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Hemen hemen yarısı bozuk ve verimsiz ormanlarımızı imar ve ıslah etmek ve en kısa sürede yüzde 30’lar seviyesine çıkarmak zorundayız”

-“Orman içi ve orman kenarında bulunan 21 bin 395 köyde yaşayan milyonlarca orman köylüsü milli gelirden en az pay alan grupta yer alıyor”

-“Ormanların verimli olarak işletilmesi, geliştirilmesi ve korunması, geçimini doğal kaynaklara bağlı olarak sürdüren ve kırsalda yaşayan insanlarımız açısından hayati önemdedir”



 Ankara – 20.03.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 21,6 milyon hektar ile ülke yüzölçümünün yüzde 27,6’sının orman alanı olduğunu bildirerek, “Hemen hemen yarısı bozuk ve verimsiz ormanlarımızı imar ve ıslah etmek ve en kısa sürede yüzde 30’lar seviyesine çıkarmak zorundayız” dedi.

Bayraktar, Orman Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, iklim ve topografik yapı nedeniyle yüksek düzeyde erozyona maruz kalan Türkiye’de meraların, ormanların korunmasının çok daha önemli bir unsur olduğunu belirtti.   

Sera gazlarındaki artış sonucu oluşan küresel ısınma ve iklim değişikliğine bağlı sorunların gün geçtikçe arttığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“En kısa sürede orman varlığının artırılması için gerek sivil toplum kuruluşları gerekse kamu kurumları, kısaca ülke olarak çalışmalara hız vermeliyiz. Bozuk ormanların rehabilite edilmesi, erozyonla mücadele edilerek topraklarımızın göllere, barajlara ve denizlere taşınmasının önlenmesi zorunludur.

Ormanlarımızın yüzde 24’ü Karadeniz, yüzde 20’si Akdeniz, yüzde 18’i Ege, yüzde 15’i Marmara, yüzde 11’i İç Anadolu, yüzde 8’i Doğu Anadolu ve yüzde 4’ü Güney Doğu Anadolu’dadır. Orman içi ve kenarında bulunan 21 bin 395 köyde yaşayan milyonlarca orman köylüsü milli gelirden en az pay alan grupta yer alıyor.  Orman köylerinde tarım arazisi yetersiz olmakla birlikte var olan tarım arazileri de parçalanmış, engebeli ve verimsizdir. Ormanların verimli olarak işletilmesi, geliştirilmesi ve korunması, geçimini doğal kaynaklara bağlı olarak sürdüren ve kırsalda yaşayan insanlarımız açısından hayati önemdedir.”

 -Ormanlardan sağlanan gelirlerin köylülerin geçimine katkısı yetersiz-

 Halen ormanlardan sağlanan gelirlerin orman köylülerinin geçimine katkısının yetersiz düzeyde olduğu vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Milli gelirden az bir paya sahip olan bu vatandaşlarımızın sosyo-ekonomik sorunları, bugün de önemini korumakta ve insanlarımız mevcut geçim kaynaklarının yetersiz oluşu nedeniyle büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmaktadır. Bu durum orman köylerinin orman kaynaklarından beklentilerinin ve bu kaynaklara olan ilgilerinin azalmasına ve orman köylerinden olan göçün artmasına neden olmaktadır. Bu sebeple ormanların hayati önemini daha geniş ölçüde kesimlere tanıtmaya yönelik çalışmalara hız verilmelidir. Orman alanlarının yok olmasını önlenmeli, orman kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlanmalıdır. Bu önemli zenginliğin korunarak gelecek nesillere aktarılabilmesini sağlamak hepimiz için önemli bir görevdir.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak canlıların ormanlara bağlı olmadan yaşayamayacağı bilinciyle, tabii kaynaklarımızın sürdürülebilirliği çalışmalarına tam destek veriyoruz. 2012 yılında Ağaçlandırma Seferberliği Kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile protokol imzaladık. Ziraat Odalarımız, bu kapsamda fidan dikme çalışmalarını sürdürmektedirler.”

Orman Haftası’nın Türkiye’de 1975 yılından beri çeşitli etkinliklerle kutlandığını bildiren Bayraktar, daha yeşil bir Türkiye temennisinde bulundu.

Ocak’ta traktör sayısı 2 bin 248 arttı


-Ocak’ta traktör sayısı 2 bin 248 arttı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Ocak ayında traktör sayısı 2 bin 248 artarak 1 milyon 568 bin 65’e ulaştı”

-“Traktör sayısı, Ocak ayında, 138 adetle en fazla İzmir’de arttı. İzmir’i, 125 traktörle Konya, 114

traktörle Aydın, 112 traktörle Manisa’da, 105 traktörle Gaziantep izledi”

-“Traktör sayısı 2014 yılı Ocak ayında, İstanbul’da 17, Ağrı ve Batman’da 1 adet azalırken, Erzincan, Giresun, Muş ve Yalova’da değişmedi”

-“Traktör sayısında Manisa 76 bin 2 adetle birinciliğini sürdürürken, Konya 73 bin 703 adetle ikinci, Balıkesir 55 bin 484 adetle üçüncü, Bursa 54 bin 571 adetle dördüncü, İzmir ise 54 bin 507 adetle beşinci oldu”

 Ankara – 18.03.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ocak ayında traktör sayısının 2 bin 248 adet artarak 1 milyon 565 bin 817’den 1 milyon 568 bin 65’e ulaştığını bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, traktör sayısının 2013 Ocak ayında 2 bin 113 arttığını, bu rakamın bu yıl Ocak ayında 2 bin 248’e çıktığını belirtti. Traktör sayısının 2010 yılında 36 bin 840, 2011 yılında 61 bin 336 adet arttığını, 2012 yılında bu rakamın 49 in 213’e düştüğünü, 2013 yılında yeniden yükselerek 50 bin 396’ya ulaştığını hatırlatan Bayraktar, 2013 yılında aylık düzeyde en fazla artışın 6 bin 838 adetle Aralık ayında meydana geldiğini belirtti. Bayraktar, traktör sayısının 2013 yılı Ocak ayında 2 bin 113, Şubat ayında 2 bin 458, Mart ayında 4 bin 23, Nisan ayında 4 bin 646, Mayıs ayında 4 bin 918, Haziran ayında 2 bin 629, Temmuz ayında 4 bin 283, Ağustos ayında 3 bin 276, Eylül ayında 4 bin 837, Ekim ayında 4 bin 687, Kasım ayında 5 bin 688 adet, Aralık ayında 6 bin 838, Ocak ayında ise 2 bin 248 adet arttığı bilgisini verdi.

-Ocak ayında en fazla artış İzmir’de-

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, traktörde iller arasında 2014 Ocak ayında, 138 adetle en fazla İzmir’de arttığını, İzmir’i, 125 traktörle Konya’nın, 114 traktörle Aydın’ın, 112 traktörle Manisa’nın, 105 traktörle Gaziantep’in izlediğini bildirdi.

Şemsi Bayraktar, 2014 Ocak ayında, Adana’da 91, Balıkesir’de 77, Bursa’da 76, Denizli’de 66, Sakarya’da 55, Tokat’ta 49, Antalya’da 48, Muğla’da 47, Mersin’de 46, Afyonkarahisar’da 45, Adıyaman’da 43, Şanlıurfa’da 42, Ankara’da 41, Kahramanmaraş ve Samsun’da 40, Osmaniye’de 37, Edirne ve Eskişehir’de 36, Sivas’ta 35, Hatay’da 34, Uşak’ta 33, Kastamonu, Kocaeli ve Kilis’te 30, Kütahya’da 29, Nevşehir’de 27, Ardahan, Çanakkale ve Düzce’de 26, Malatya ve Tekirdağ’da 25 arttığını belirtti. Bayraktar, Ocak ayında traktör sayısındaki artışın, Çorum’da 24, Karaman’da 23, Bilecik’te 21, Kayseri ve Van’da 20, Isparta’da 19, Bartın’da 18, Bolu, Elazığ, Erzurum, Kırklareli ve Kırşehir’de 15, Niğde ve Mardin’de 14, Burdur’da 13, Aksaray’da 12, Kırıkkale, Sinop ve Yozgat’ta 11, Ordu’da 9, Amasya ve Tunceli’de 7, Karabük’te 6, Artvin, Bingöl, Çankırı, Iğdır, Siirt’te 5, Bitlis, Diyarbakır ve Kars’ta 4, Bayburt’ta 3, Zonguldak’ta 2, Gümüşhane, Hakkari, Rize, Şırnak ve Trabzon’da 1 adet olduğu bilgisini verdi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, traktör sayısının 2014 yılı Ocak ayında, İstanbul’da 17, Ağrı ve Batman’da 1 adet azalırken, Erzincan, Giresun, Muş ve Yalova’da değişmediğine dikkati çekti.

Traktör sayısında Manisa 76 bin 2 adetle birinciliğini sürdürürken, Konya’nın 73 bin 703 adetle ikinci, Balıkesir’in 55 bin 484 adetle üçüncü, Bursa’nın 54 bin 571 adetle dördüncü, İzmir’in 54 bin 507 adetle beşinci sırada bulunduğunu bildiren Bayraktar, “Ankara’da 46 bin 785, Samsun’da 46 bin 247, Adana’da 45 bin 673, Denizli’de 41 bin 913, Antalya’da 41 bin 118 adet traktör bulunuyor” dedi.

Bayraktar, şunları kaydetti:

“Aydın’da 37 bin 865, Tokat’ta 37 bin 1, Ayfonkarahisar’da 36 bin 156, Çorum’da 35 bin 492, Şanlıurfa’da 31 bin 694, Sakarya’da 31 bin 540 traktör var. Mersin, Kütahya, Edirne, Çanakkale, Yozgat, Tekirdağ, Sivas, Muğla, Gaziantep ve Kastamonu’da 25-30 bin, Kayseri, İstanbul, Diyarbakır’da 20-25 bin, Eskişehir, Malatya, Hatay, Burdur, Isparta, Bolu, Nevşehir, Kırklareli, Amasya, Kahramanmaraş, Kars, Uşak ve Aksaray’da 15-20 bin, Erzurum, Kocaeli, Niğde, Osmaniye, Adıyaman, Çankırı’da 10-15 bin, Karaman, Kırşehir, Bilecik, Muş, Düzce, Mardin, Zonguldak, Elazığ, Kırıkkale, Ardahan, Sinop, Van, Ağrı, Erzincan, Karabük’te 5-10 bin arası traktör bulunuyor. Batman, Bartın, Kilis, Iğdır, Gümüşhane, Bitlis, Giresun, Bayburt, Yalova, Siirt, Ordu, Şırnak, Tunceli, Artvin’de 1-5 bin arası traktör var. Bingöl’de 954, Hakkari’de 733, Trabzon’da 174, Rize’de ise 41 adet traktör bulunuyor.” 

Aylar itibarıyla traktör sayısı ve artış miktarı şöyle: 

2013

Traktör Sayısı

Aylık Artış

Ocak

1.517.534

2.113

Şubat

1.519.992

2.458

Mart

1.524.015

4.023

Nisan

1.528.661

4.646

Mayıs

1.533.579

4.918

Haziran

1.536.208

2.629

Temmuz

1.540.491

4.283

Ağustos

1.543.767

3.276

Eylül

1.548.604

4.837

Ekim

1.553.291

4.687

Kasım

1.558.979

5.688

Aralık

1.565.817

6.838

2014

 

 

Ocak

1.568.065

2.248

İllerin 2013 Aralık ayı ve 2014 Ocak ayı traktör sayıları ve değişim miktarları şöyle:

 

2013

2014

 

İller

Aralık

Ocak

Değişim

Manisa

75 890

76 002

112

Konya

73 578

73 703

125

Balıkesir

55 407

55 484

77

Bursa

54 495

54 571

76

İzmir

54 369

54 507

138

Ankara

46 744

46 785

41

Samsun

46 207

46 247

40

Adana

45 582

45 673

91

Denizli

41 847

41 913

66

Antalya

41 070

41 118

48

Aydın

37 751

37 865

114

Tokat

36 952

37 001

49

Afyonkarahisar

36 111

36 156

45

Çorum

35 468

35 492

24

Şanlıurfa

31 652

31 694

42

Sakarya

31 485

31 540

55

Mersin

29 807

29 853

46

Kütahya

29 499

29 528

29

Edirne

28 836

28 872

36

Çanakkale

28 556

28 582

26

Yozgat

27 924

27 935

11

Tekirdağ

27 149

27 174

25

Sivas

26 834

26 869

35

Muğla

26 328

26 375

47

Gaziantep

25 230

25 335

105

Kastamonu

25 267

25 297

30

Kayseri

24 072

24 092

20

İstanbul

21 715

21 698

– 17

Diyarbakır

20 416

20 420

4

Eskişehir

19 911

19 947

36

Malatya

19 691

19 716

25

Hatay

19 031

19 065

34

Burdur

18 846

18 859

13

Isparta

18 787

18 806

19

Bolu

18 586

18 601

15

Nevşehir

18 458

18 485

27

Kırklareli

18 469

18 484

15

Amasya

17 369

17 376

7

Kahramanmaraş

16 827

16 867

40

Kars

16 259

16 263

4

Uşak

16 049

16 082

33

Aksaray

15 822

15 834

12

Erzurum

14 964

14 979

15

Kocaeli

14 302

14 332

30

Niğde

14 222

14 236

14

Osmaniye

14 159

14 196

37

Adıyaman

12 833

12 876

43

Çankırı

11 486

11 491

5

Karaman

9 561

9 584

23

Kırşehir

9 454

9 469

15

Bilecik

9 409

9 430

21

Muş

9 247

9 247

0

Düzce

9 027

9 053

26

Mardin

8 990

9 004

14

Zonguldak

8 755

8 757

2

Elazığ

8 266

8 281

15

Kırıkkale

8 138

8 149

11

Ardahan

7 802

7 828

26

Sinop

7 767

7 778

11

Van

7 508

7 528

20

Ağrı

7 332

7 331

– 1

Erzincan

5 929

5 929

0

Karabük

5 032

5 038

6

Batman

4 935

4 934

– 1

Bartın

4 540

4 558

18

Kilis

4 524

4 554

30

Iğdır

3 525

3 530

5

Gümüşhane

3 124

3 125

1

Bitlis

2 789

2 793

4

Giresun

2 747

2 747

0

Bayburt

2 626

2 629

3

Yalova

2 216

2 216

0

Siirt

2 120

2 125

5

Ordu

2 046

2 055

9

Şırnak

1 937

1 938

1

Tunceli

1 240

1 247

7

Artvin

1 025

1 030

5

Bingöl

949

954

5

Hakkari

732

733

1

Trabzon

173

174

1

Rize

40

41

1

Türkiye

1 565 817

1 568 065

2 248

 

 

Tarım Aralık ayında 5,5 milyon istihdam sağladı


 -Tarım Aralık ayında 5,5 milyon istihdam sağladı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Aralık ayında bile tarım 5 milyon 507 bin istihdam yarattı”

-“Tarım, 25 milyon 262 bin olan istihdamın yüzde 21,8’ini sağladı”

-“Aralık ayında, tarım, yüzde 12,1 olan işsizlik oranını 2,1 puan düşürerek yüzde 10’a indirdi”

Ankara – 17.03.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal faaliyetin en alt seviyelere indiği Aralık ayında bile tarımın 5 milyon 507 bin istihdam yarattığını bildirerek, “Tarım, Aralık ayında 25 milyon 262 bin olan istihdamın yüzde 21,8’ini sağladı” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, Aralık ayında, tarımın yüzde 12,1 olan işsizlik oranını 2,1 puan düşürerek yüzde 10’a indirdiğini belirtti.

Şemsi Bayraktar, 2013 yılında, Nisan’da 6 milyon 58 bin, Mayıs’ta 6 milyon 283 bin, Haziran’da 6 milyon 474 bin, tarımsal faaliyetin zirveye ulaştığı Temmuz ayında 6 milyon 557 bin olan tarımdaki istihdamın, Ağustos’ta 6 milyon 511 bine, Eylül’de 6 milyon 370 bine, Ekim’de 6 milyon 28 bine, Kasım’da 5 milyon 728 bine, Aralık ayında 5 milyon 507 bine indiğini vurguladı.

Bir önceki aya göre 2013 yılında, Nisan’da 350 bin, Mayıs’ta 225 bin, Haziran’da 191 bin, Temmuz’da 83 bin artan tarımdaki istihdamın, Ağustos ayında 46 bin, Eylül’de 141 bin, Ekim ayında 342 bin, Kasım ayında 300 bin, Aralık ayında 221 bin kişi azaldığını bildirdi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2013 yılı Aralık ayında toplam istihdamın, 2012’nin aynı ayına göre 496 bin artarak, 24 milyon 766 binden 25 milyon 262 bine çıktığını vurguladı. Toplam istihdamın, 2013 yılı Aralık ayında, Kasım ayına göre 181 bin azalarak, 25 milyon 443 binden 25 milyon 262 bine indiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“2012 yılının Aralık ayına göre, 2013’ün Aralık ayında hizmetler sektöründe istihdamın 470 bin, sanayide 100 bin, inşaatta 106 bin arttı, tarımda 179 bin azaldı. 2013 Aralık ayında istihdam, 2013 Kasım ayına göre, tarımda 221 bin, inşaatta 136 bin azalırken, sanayide 29 bin, hizmetlerde 147 bin arttı. Toplamda 2013 Aralık ayında, Kasım ayına göre 181 bin azalarak, 25 milyon 262 bine inen istihdamda, tarımın payı yüzde 21,8 oldu. 2012 yılının Aralık ayına göre tarımın istihdamdaki payı yüzde 23 iken 2013 yılı Aralık ayında 1,2 puan azaldı.

Tarımda mevsim şartları nedeniyle istihdamda düşüş olmasına rağmen, sanayiden 551 bin, inşaattan 3 milyon 754 bin daha fazla istihdam sağlandı.”

 

-Tarım işsizliği 2,1 puan düşürüyor-

 

Türkiye’de işsiz sayısının Aralık ayında 2 milyon 809 bin kişi, işsizlik oranının yüzde 10 olduğuna dikkati çeken Bayraktar, “2012 Aralık ayında işsizlik oranı yüzde 10,1 düzeyindeydi. Tarımın, 5 milyon 507 bin kişiye iş, aş sağlayarak, işsizliği 2,1 puan düşürdü. 2013 Aralık ayında, yüzde 12,1 olan işsizlik oranını 2,1 puan düşürerek, yüzde 10’a çekmesi tarımın ekonomimize yaptığı çok büyük katkıdır. Aralık ayında bile 5,5 milyonun üzerinde istihdam yaratması, işsizliği 2,1 puan indirmesi tarımın Türkiye ekonomisi ve sosyal hayatı için çok önemli olduğunu ortaya koyuyor.

İşsizliğin daha da artmasını önleyen tarım, kentlerde işsizliği yüzde 11,8’den yüzde 11,5’e, kırsalda yüzde 13,7’den yüzde 7’ye, toplamda 12,1’den yüzde 10 indirdi” dedi.

 

-Tarımın istihdamdaki payı-

 

Son bir yıllık dönemde mevsimsel oynamalar nedeniyle tarımın istihdamdaki payının yüzde 21,8 ile yüzde 26 arasında değiştiğini belirten Bayraktar, Aralık ayında hizmetler sektörünün 13 milyon 47 bin, tarımın 5 milyon 507 bin, sanayinin 4 milyon 956 bin, inşaat sektörünün ise 1 milyon 753 bin kişiye istihdam yarattığı bilgisini verdi.

Bayraktar, 25 milyon 262 bin olan toplam istihdamın yüzde 21,8’ini tarımın karşıladığını ifade ederek, “Sanayide istihdam yüzde 19,6’da, inşaatta yüzde 6,9’da kalırken, tarımdaki istihdam, en düşük olduğu aylarında bile yüzde 21,8’lerin altına inmiyor. Tarımda istihdam yaz aylarında yüzde 25’leri aşıyor ve istihdamın dörtte birini karşılıyor. En büyük istihdam kapısı hizmetler sektörü de toplam istihdamda yüzde 51,6 pay alıyor” dedi.

 

-Tarımda çalışanların yüzde 45,14’ü kadın-

 

Tarımda çalışan 5 milyon 507 bin kişinin yüzde 54,86’sını erkeklerin, yüzde 45,14’ünü kadınların oluşturduğunu bildiren Bayraktar, 3 milyon 21 bin erkek ile 2 milyon 486 bin kadının tarımda istihdam edildiğini belirtti. Türkiye’de 7 milyon 484 bin kadının istihdamda yer aldığını, bunların 3 milyon 802 bininin hizmetler, 2 milyon 486 bininin tarım, 1 milyon 116 bininin sanayi, 80 bininin ise inşaat sektöründe çalıştığını vurgulayan Bayraktar, tarımda çalışanların yüzde 45,14’ünün kadınlardan oluşuyor. Şemsi Bayraktar, toplam çalışan kadınların yüzde 33,2’sinin ise tarımda istihdam edildiğini kaydetti. Bayraktar, kadın istihdamında hizmetler payının yüzde 50,8 iken, sanayinin payının yüzde 14,9’da, inşaatın payının yüzde 1,1’de kaldığını vurguladı.

Aylar itibarıyla tarım, sanayi, inşaat ve hizmetlerde istihdam rakamları ve ekonomik faaliyetlerin toplam istihdamdaki payları şöyle:

 

 

Toplam

Tarım

Sanayi

İnşaat

Hizmetler

 

İstihdam

İstihdam

İstihdam

İstihdam

İstihdam

Aylar

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

2011

 

 

 

 

 

Mayıs

24.445

6.273

4.777

1.769

11.627

Haziran

24.901

6.600

4.697

1.863

11.741

Temmuz

24.953

6.705

4.710

1.879

11.659

Ağustos

24.884

6.704

4.682

1.908

11.590

Eylül

24.749

6.475

4.707

1.888

11.680

Ekim

24.486

6.292

4.657

1.775

11.762

Kasım

24.267

5.990

4.701

1.684

11.892

Aralık

23.678

5.599

4.700

1.512

11.867

 

 

 

 

 

 

2012

 

 

 

 

 

Ocak

23.475

5.416

4.684

1.435

11.940

Şubat

23.338

5.427

4.684

1.306

11.921

Mart

23.817

5.613

4.720

1.400

12.083

Nisan

24.630

6.011

4.792

1.631

12.196

Mayıs

25.282

6.363

4.760

1.828

12.331

Haziran

25.577

6.555

4.760

1.921

12.340

Temmuz

25.498

6.638

4.777

1.882

12.201

Ağustos

25.367

6.564

4.746

1.891

12.167

Eylül

25.472

6.502

4.735

1.896

12.339

Ekim

25.509

6.322

4.732

1.886

12.568

Kasım

25.291

6.027

4.813

1.811

12.640

Aralık

24.766

5.686

4.856

1.647

12.577

 

 

 

 

 

 

2013

 

 

 

 

 

Ocak

24.433

5.474

4.870

1.540

12.549

Şubat

24.546

5.531

4.886

1.530

12.599

Mart

24.974

5.708

4.948

1.603

12.716

Nisan

25.691

6.058

5.030

1.793

12.809

Mayıs

26.130

6.283

5.044

1.843

12.961

Haziran

26.319

6.474

5.015

1.942

12.888

Temmuz

26.099

6.557

4.991

1.843

12.708

Ağustos

25.960

6.511

4.964

1.857

12.628

Eylül

25.808

6.370

4.914

1.879

12.646

Ekim

25.648

6.028

4.899

1.954

12.767

Kasım

25.443

5.728

4.927

1.889

12.900

Aralık

25.262

5.507

4.956

1.753

13.047

 

 

 

 

 

 

 

 

Tarımın

Sanayinin

İnşaatın

Hizmetlerin

 

Toplam

Payı

Payı

Payı

Payı

Aylar

(Yüzde)

(Yüzde)

(Yüzde)

(Yüzde)

(Yüzde)

2011

 

 

 

 

 

Mayıs

100

25,7

19,5

7,2

47,6

Haziran

100

26,5

18,9

7,5

47,2

Temmuz

100

26,9

18,9

7,5

46,7

Ağustos

100

26,9

18,8

7,7

46,6

Eylül

100

26,2

19,0

7,6

47,2

Ekim

100

25,7

19,0

7,2

48,0

Kasım

100

24,7

19,4

6,9

49,0

Aralık

100

23,6

19,8

6,4

50,1

 

 

 

 

 

 

2012

 

 

 

 

 

Ocak

100

23,1

20,0

6,1

50,9

Şubat

100

23,3

20,1

5,6

51,1

Mart

100

23,6

19,8

5,9

50,7

Nisan

100

24,4

19,5

6,6

49,5

Mayıs

100

25,2

18,8

7,2

48,8

Haziran

100

25,6

18,6

7,5

48,2

Temmuz

100

26,0

18,7

7,4

47,9

Ağustos

100

25,9

18,7

7,5

48,0

Eylül

100

25,5

18,6

7,4

48,4

Ekim

100

24,8

18,6

7,4

49,3

Kasım

100

23,8

19,0

7,2

50,0

Aralık

100

23,0

19,6

6,7

50,8

 

 

 

 

 

 

2013

 

 

 

 

 

Ocak

100

22,4

19,9

6,3

51,4

Şubat

100

22,5

19,9

6,2

51,3

Mart

100

22,9

19,8

6,4

50,9

Nisan

100

23,6

19,6

7,0

49,9

Mayıs

100

24,0

19,3

7,1

49,6

Haziran

100

24,6

19,1

7,4

49,0

Temmuz

100

25,1

19,1

7,1

48,7

Ağustos

100

25,1

19,1

7,2

48,6

Eylül

100

24,7

19,0

7,3

49,0

Ekim

100

23,5

19,1

7,6

49,8

Kasım

100

22,5

19,4

7,4

50,7

Aralık

100

21,8

19,6

6,9

51,6

Tam yağlı içme sütü üretiminde düşüş


-Tam yağlı içme sütü üretiminde düşüş

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “İçme sütünde üretim UHT’de yarım yağlı ve yağsız süte, pastörizede yağlı süte yöneldi”

-“Tam yağlı içme sütü üretimi 2013 yılında, 2012 yılına göre yüzde 3 azalmayla 888 bin 983 tondan 862 bin 341 tona inerken, yarım yağlı ve yağsız süt üretiminin yüzde 27,80 artışla 361 bin 186 tondan 461 bin 602 tona yükseldi”

-“UHT yarım yağlı ve UHT yağsız sütün, toplam içme sütü içindeki payı, 2013 yılında yüzde 25,85’den yüzde 32,13’e çıktı”

-“Pastörize sütle birlikte yarım yağlı ve yağsız sütün toplam süt üretimi içindeki payı yüzde 28,89’dan yüzde 34,87’ye yükseldi”

-“UHT tam yağlı süt üretimi yüzde 12,3, pastörize yağsız süt üretimi yüzde 41,5, pastörize yarım yağlı süt üretimi yüzde 1,5 azalırken, pastörize tam yağlı süt üretimi yüzde 82,7, UHT yarım yağlı süt üretimi yüzde 32, UHT yağsız süt üretimi yüzde 16,5 arttı”

 Ankara – 16.03.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, içme sütünde üretimin, tüketiciden gelen talep nedeniyle ısıl işlemden geçmiş, kamuoyunda uzun ömürlü olarak bilinen UHT’de yarım yağlı ve yağsız süte, pastörizede yağlı süte yöneldiğini bildirdi.

Bayraktar, “Tam yağlı içme sütü üretimi 2013 yılında, 2012 yılına göre yüzde 3 azalmayla 888 bin 983 tondan 862 bin 341 tona inerken, yarım yağlı ve yağsız süt üretiminin yüzde 27,80 artışla 361 bin 186 tondan 461 bin 602 tona yükseldi. UHT yarım yağlı ve UHT yağsız sütün, toplam içme sütü içindeki payı, 2013 yılında yüzde 25,85’den yüzde 32,13’e çıktı. Pastörize sütle birlikte yarım yağlı ve yağsız sütün toplam içme sütü üretimi içindeki payı yüzde 28,89’dan yüzde 34,87’ye yükseldi” dedi.

Şemsi Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, 2013 yılında içme sütü üretiminin yüzde 5,9 artışla 1 milyon 250 bin 168 tondan 1 milyon 323 bin 942 tona, koyun sütü üretiminin yüzde 26,36 artışla 25 bin 609 tondan 32 bin 359 tona, keçi sütü üretiminin yüzde 9 artarak 46 bin 413 tondan 50 bin 592 tona, manda sütü üretiminin yüzde 35,34 artarak 1197 tondan 1620 tona yükseldiğini bildirdi.

 

-Sütte üretim yarım yağlı UHT’de 101 bin, pastörize tam yağlıda 72 bin ton arttı-

 

UHT tam yağlı süt üretiminin yüzde 12,3, pastörize yağsız süt üretiminin yüzde 41,5, pastörize yarım yağlı süt üretiminin yüzde 1,5 azalırken, pastörize tam yağlı süt üretiminin yüzde 82,7, UHT yarım yağlı süt üretiminin yüzde 32, UHT yağsız süt üretiminin yüzde 16,5 arttığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

“İçme sütü üretiminin büyük bölümü UHT yağlı sütten oluşuyor. 2012 yılında UHT yağlı sütün üretimdeki payı yüzde 64,15 iken, 2013 yılında yüzde 53,12’ye indi. 801 bin 937 ton olan UHT yağlı süt üretimi, 2013 yılında 98 bin 625 ton azalarak 703 bin 312 tona indi. Pastörize yağsız süt üretimi 3 bin 171 tondan 1854 tona, pastörize yarım yağlı süt üretimi 34 bin 892 tondan 34 bin 382 tona düştü. Buna karşın UHT yarım yağlı süt üretimi 101 bin 75 ton artışla 316 bin 58 tondan 417 bin 133 tona, UHT yağsız süt üretimi 7 bin 65 tondan 8 bin 233 tona, pastörize tam yağlı süt üretimi 71 bin 983 ton artışla 87 bin 46 tondan 159 bin 29 tona çıktı.”

 

-“Yağlı sütün payı yüzde 71,11’den yüzde 65,13’e indi”-

 

Pastörize ve UHT toplamı olarak tam yağlı süt üretiminin 2013 yılında, 2012 yılına göre yüzde 3 azalmayla 888 bin 983 tondan 862 bin 341 tona indiğini, buna karşın yarım yağlı ve yağsız süt üretiminin yüzde 27,80 artışla 361 bin 186 tondan 461 bin 602 tona yükseldiğini bildiren Bayraktar, “tam yağlı içme sütü üretiminin payı 2013 yılında yüzde 71,11’den yüzde 65,13’e indiğini, yarım yağlı ve yağsız süt üretiminin payının ise yüzde 28,89’dan yüzde 34,87’ye yükseldi. Tüketici sağlık gerekçeleriyle yarım yağlı ve yağsız içme sütü kullanmak istiyor. Bu da üretime yansıyor” dedi.

Koyun, keçi, manda sütü, içme sütü üretim rakamları, değişim oranları ve payları şöyle:

 

2012

 

2013

 

 

 

Üretimi

Payı

Üretimi

 

Değişim

 

(Ton)

(Yüzde)

(Ton)

 

(Yüzde)

Koyun Sütü

25.609

 

32.359

 

26,36

Keçi Sütü

46.413

 

50.592

 

9,00

Manda Sütü

1.197

 

1.620

 

35,34

 

 

 

 

 

 

İçme sütü

1.250.168

100,00

1.323.942

100,00

5,90

Pastörize Tam Yağlı Süt

87.046

6,96

159.029

12,01

82,70

Pastörize Yarım Yağlı Süt

34.892

2,79

34.382

2,60

-1,46

Pastörize Yağsız Süt

3.171

0,25

1.854

0,14

-41,53

UHT Tam Yağlı Süt

801.937

64,15

703.312

53,12

-12,30

UHT Yarım Yağlı Süt

316.058

25,28

417.133

31,51

31,98

UHT Yağsız Süt

7.065

0,57

8.233

0,62

16,53

            Kaynak: TÜİK

Mart yağışları hayat verdi


 -Mart yağışları hayat verdi
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Mart ayının ilk yarısında ülke genelinde gerçekleşen yağışlar, çiftçilerimiz için kurtarıcı niteliğinde”
-“Yağışlar, İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde normallerin iki katına kadar ulaştı”
-“Bu aylardaki yağışlar buğday, arpa, kırmızı mercimek ve ekimi yapılan yem bitkilerinin gelişiminde oldukça faydalı olacak”
-“Yeni ekimi yapılacak birçok ürün için de yağışların devamı önemli”
-“Kış aylarından itibaren barajlar, yer altı su seviyelerinin düşmesi ve azalan nehir debileri dikkate alındığında gerçekleşen yağışların önemi çok büyük”

Ankara – 15.03.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçilerin bu yıl ekim döneminden itibaren bekledikleri, Mart ayının ilk yarısında ülke genelinde gerçekleşen yağışların, çiftçiler için kurtarıcı niteliğinde olduğunu bildirerek, “Yağışlar, İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde normallerin iki katına kadar ulaştı” dedi.
Bayraktar, bu aylardaki yağışların buğday, arpa, kırmızı mercimek ve ekimi yapılan yem bitkilerinin gelişiminde oldukça faydalı olacağına dikkati çekti.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, yeni ekimi yapılacak birçok ürün için de yağışların devamının önemli olduğunu ifade etti.

-Ekim-Şubat dönemi-

Normali 376,1 milimetre (mm), geçen yılın aynı dönem ortalaması ise 450,3 mm iken, 2013 Ekim-2014 Şubat döneminde yağış ortalamasının 249,8 mm’de kaldığını, bu dönemdeki yağış miktarının, normale göre yüzde 33,6, geçen yıla göre ise yüzde 44,5 azaldığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ekim, Kasım, Aralık, Ocak, Şubat aylarında birikimli olarak normale göre yağış azalması yüzde 44,2 ile en fazla Doğu Anadolu Bölgesinde görüldü. Bu bölgeyi yüzde 43,5 ile Akdeniz Bölgesi, yüzde 40,6 ile İç Anadolu Bölgesi, yüzde 38,5 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yüzde 34,7 ile Marmara Bölgesi, yüzde 28,5 ile Ege Bölgesi, yüzde 25,7 ile Karadeniz Bölgesi izliyor.
Şubat ayında da, yağışlar genel olarak normalden ve geçen yıl yağışından az oldu. 2014 Şubat ayı yağış ortalaması 24,6 mm, normali 70,4 mm, geçen yılın Şubat ayı ise 76,5 mm’dir. Bu yıl Şubat ayı yağışlarında normale göre yüzde 65,1, geçen yıla göre ise yüzde 67,9 azalma gözlenmektedir.
Normale göre yağış azalması, Şubat ayında, yüzde 77,6 ile en fazla Ege Bölgesi’nde görüldü. Bu bölgeyi yüzde 72,8 ile Marmara Bölgesi, yüzde 69,5 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yüzde 66,0 ile Akdeniz Bölgesi, yüzde 65,9 ile Doğu Anadolu Bölgesi, yüzde 53,9 ile Karadeniz Bölgesi, yüzde 52,3 ile İç Anadolu Bölgesi izledi.”

-Akdeniz ve İç Anadolu’da riskin azalmasında etkili oldu-

Şubat ayı son haftasına kadar ülke genelinde oldukça gerileyen yağışların son haftadan itibaren gerçekleşmeye başlamasının sevindirici olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Mart ayının ilk iki haftasında ülke genelinde yağışlar normallerinin oldukça üzerinde gerçekleşti. Yağışlar, İç Anadolu, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde normallerinin iki katına kadar ulaştı. Ocak-Şubat ayları arasında kuraklık riskinin en fazla yaşandığı Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde normallerinin iki katı olan yağış, bu bölgelerde beklenen kuraklık riskinin azalmasında etkili oldu.
Mart ayının ilk yarısında ülke genelinde gerçekleşen yağışlar, çiftçilerimiz için kurtarıcı niteliğindedir. Bu süreçte yağışların beklenen zamanda ve düzenli şekilde yağması, ekimi yapılan ürünlerin gelişimi, ekimi yapılacak ürünler için toprağın suya doyması bakımından oldukça faydalıdır. Ayrıca, kış aylarından itibaren barajlar, yer altı su seviyelerinin düşmesi ve azalan nehir debileri dikkate alındığında gerçekleşen yağışların önemi çok büyüktür. Bu yağışların önümüzdeki günlerde de devamını bekliyoruz.”

Tarım üretici enflasyonunda düşüş


-Tarım üretici enflasyonunda düşüş
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Tarımın genelinde enflasyon yüzde 1,07, tarım ve avcılık ürünlerinde yüzde 1,49 gerilerken, balıkçılıkta yüzde 0,37, ormancılık ürünlerinde yüzde 13,07 arttı”
-“Şubat ayında gıda ve alkolsüz içecekte fiyatlar yüzde 0,13 artarken, tarımda üreticide yüzde 1,07 geriledi”
-“İki aylık enflasyon gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 5,29, yıllık enflasyon yüzde 10,05, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 9,82 olurken, üreticide sırasıyla yüzde 1,67, yüzde 9,52, yüzde 1,74’te kaldı”
-“Üretici fiyatlarında Şubat ayında düşüş, diğer aylarda ise tüketici fiyatlarının çok altında bir artış oldu”

Ankara – 14.03.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayında tarımın genelinde üretici fiyatlarının (ÜFE) yüzde 1,07, tarım ve avcılık ürünlerinde yüzde 1,49 gerilerken, balıkçılıkta yüzde 0,37, ormancılık ürünlerinde yüzde 13,07 arttığını bildirdi.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, üretici fiyatlarının, tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 1,07 gerilediğini, Ocak-Şubat aylarında yüzde 1,67, Şubat ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde yüzde 9,52, Şubat ayı itibarıyla on iki aylık ortalamalara göre yüzde 1,74 arttığını belirtti. Tarımda ağırlığı yüzde 95,94 olan tarım ve avcılık ürünlerinde Şubat ayı enflasyonunun yüzde 1,49 gerilediğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Tarım ve avcılık ürünlerinde Ocak-Şubat aylarında yüzde 0,50, Şubat ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde yüzde 9,53, yine Şubat ayı itibarıyla on iki aylık ortalamalara göre yüzde 1,89 artış oldu. Tarımda ağırlığı yüzde 2,11 olan ormancılık ürünlerinde Şubat enflasyonu yüzde 13,07, Ocak-Şubat enflasyonu yüzde 22,29, son bir yıllık enflasyon yüzde 11,83, on iki aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 5,87 arttı. Ağırlığı yüzde 1,95 olan balıkçılıkta Şubat enflasyonu yüzde 0,37, Ocak-Şubat enflasyonu yüzde 33,67, son bir yıllık enflasyon yüzde 4,95, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 8,75 oldu.”

-Alt gruplarda fiyat değişimleri-

Şubat ayında, fiyatların, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 2,98, sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrularda yüzde 6,69, lifli bitkilerde yüzde 0,10, çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 0,47, diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyvelerde yüzde 1,22 düştüğünü belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“İşlenmemiş tütün ve içecek üretiminde kullanılan bitkisel ürünlerde fiyatlar değişmedi. Canlı kümes hayvanları ve yumurtalarda fiyatlar yüzde 0,28, canlı sığırlar, mandalar ile bunlardan elde edilen işlenmemiş sütte yüzde 0,37, diğer çiftlik hayvanları ve hayvansal ürünlerde yüzde 0,66, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 0,81, yağlı meyvelerde yüzde 1,03, pirinç dışındaki tahıllar, baklagiller ve yağlı tohumlarda yüzde 1,22, koyun ve keçiler ile bunların işlenmemiş süt ve yapağılarında yüzde 2,77, çeltikte yüzde 4,30, turunçgillerde yüzde 7,10 arttı.”
Gıda ve alkolsüz içeceklerde Şubat ayı enflasyonunun yüzde 0,13, iki aylık enflasyonun yüzde 5,29, Şubat ayı itibarıyla son bir yıllık enflasyonun yüzde 10,05, oniki aylık ortalamalara göre Şubat ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 9,82 olduğunu hatırlatan Bayraktar, “Şubat ayında gıda ve alkolsüz içecekte fiyatlar yüzde 0,13 artarken, tarımda üreticide yüzde 1,07 geriledi. İki aylık enflasyon gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 5,29, yıllık enflasyon yüzde 10,05, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 9,82 olurken, üreticide sırasıyla yüzde 1,67, yüzde 9,52, yüzde 1,74’de kaldı. Üretici fiyatlarında Şubat ayında düşüş, diğer aylarda ise tüketici fiyatlarının çok altında bir artış oldu” dedi.

Yumurta üretimindeki artış sürüyor


-Yumurta üretimindeki artış sürüyor

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Bu yılın Ocak ayında 1 milyar 461 milyon 279 bin adet tavuk yumurtası üretimine ulaşıldı”

-“Tavuk yumurtası üretimi Ocak’ta, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,05 arttı”

-“Tavuk eti üretimi de Ocak’ta, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,7 artışla 148 bin 988 ton oldu”

-“Ocak ayında sanayiye aktarılan inek sütü miktarı da geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 11,3 artışla 710 bin 22 tona yükseldi”

Ankara – 12.03.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kanatlı sektörünün 2014 yılına iyi başladığını bildirerek, “Ocak ayında 1 milyar 461 milyon 279 bin adet tavuk yumurtası üretimine ulaşıldı. Tavuk yumurtası üretimi Ocak’ta, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,05 arttı. 2013 Aralık ayına göre de artış yüzde 1,2 oldu” dedi.
Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, 2010 yılının Eylül ayında, aylık 1 milyar adet üretim sınırının geçildiği tavuk yumurtasında, 2011 yılı Ocak ayında 1,1 milyar, 2012 yılı Mart ayında 1,2 milyar, 2012 Ekim ayında 1,3 milyar adedin aşıldığını belirtti. 2013 yılının Ekim ayında 1 milyar 450 milyon 697 bin adede ulaşan tavuk yumurtası üretimin, Kasım ayında 1 milyar 418 milyon 61 bin, Aralık ayında ise 1 milyar 444 milyon adet olduğunu bildiren Bayraktar, 2014 yılının Ocak ayında 1 milyar 461 milyon 279 bin tavuk yumurtası üretildiği bilgisini verdi.

-Tavuk eti üretiminde artış-

2013 yılı Ocak ayında 147 bin 906 ton, 2013 Aralık ayında 147 bin 201 ton olan tavuk eti üretiminin 2014 Ocak ayında, 2013 Ocak ayına göre yüzde 0,7, 2013 Aralık ayına göre yüzde 1,2 artışla 148 bin 988 tona çıktığını bildiren Bayraktar, “2013 yılında aylık tavuk eti üretimi, en az 127 bin 898 tonla Şubat ayında, en çok 169 bin 158 tonla Temmuz ayında oldu” dedi.

-Hindi eti üretiminde azalma-

Bayraktar, hindi eti üretiminin 2014 yılı Ocak ayında 2013 yılı Ocak ayına göre yüzde 2,4 azalmayla 2 bin 976 tondan 2 bin 905 tona indiğini belirtti.
Şemsi Bayraktar, 2013 yılında 16 milyar 496 milyon 751 bin adet tavuk yumurtası, 1 milyon 758 bin 363 ton tavuk eti, 39 bin 627 bin ton hindi eti üretildiğini hatırlattı.

-Sanayiye aktarılan inek sütü miktarı 710 bin tonu aştı-

Sanayiye aktırılan inek sütü miktarının 2013 yılı Mayıs ayından beri ilk kez 700 bin tonu aştığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ocak ayında sanayiye aktarılan inek sütü miktarı da geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 11,3 artışla 637 bin 956 tondan 710 bin 22 tona yükseldi. 2013 yılı Ocak ayında 637 bin 956 ton olan sanayiye aktarılan süt miktarı, Şubat ayında 622 bin 381 ton, Mart ayında 710 bin 712 ton, Nisan ayında 733 bin 380 ton, Mayıs ayında 772 bin 785 ton, Haziran ayında 692 bin 84 ton, Temmuz ayında 675 bin 158 ton, Ağustos ayında 628 bin 996 ton, Eylül ayında 594 bin 456 ton, Ekim ayında 605 bin 194 ton, Kasım ayında 611 bin 918 ton, Aralık ayında 653 bin 490 ton oldu. 2014 Ocak ayında sanayiye 710 bin 22 ton inek sütü aktarıldı. Ocak ayında sanayiye aktarılan inek sütü, 2013 yılı Aralık ayına göre yüzde 8,65 arttı. 2013 yılında sanayiye 7 milyon 938 bin 510 ton inek sütü aktarılmıştı.”

-Kanatlı sektörünün 2013 ihracatı-

Bayraktar, kanatlı sektörünün özellikle yumurta üretiminde olağanüstü başarı gösterdiğini, 2009 yılında 126,6 milyon dolar olan tavuk yumurtası ihracatının, 2010 yılında 156,2 milyon, 2011 yılında 284,2 milyon, 2012 yılında 350,6 milyon dolara, 2013 yılında yüzde 15,9 artışla 406 milyon 354 bin 62 dolara yükseldiğini bildirdi.
Kümes hayvanları etleri, sakatatları ve benzeri ürün ihracatının 2009 yılında 150,8 milyon dolarken, 2010 yılında 203,3 milyon dolara, 2011 yılında 385,4 milyon dolara, 2012 yılında 527,3 milyon dolara çıktığını belirten Bayraktar, ihracatın, 2013 yılında, 2012 yılına göre yüzde 15,3 artarak 608 milyon 66 bin 271 dolar olduğunu hatırlattı.
Bayraktar, tavuk yumurtası ve tavuk etinin hem üretimde hem ihracatta yüz akı durumunda olduğunu, 2012 yılında 877 milyon 944 bin 741 dolar olan sektördeki toplam ihracatın, 2013 yılında 1 milyar doları aşarak 1 milyar 14 milyon 420 bin 333 dolara çıktığını vurguladı.