Tarımda ihracat 17 milyar dolara dayandı


-Tarımda ihracat 17 milyar dolara dayandı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “2013 yılında genel ihracattaki yüzde 0,4 düşüşe karşın gıda ve tarımda ihracat 

yüzde 11,4 artarak 17 milyar dolara ulaştı”
-“Aralık ayında gıda ve tarımda yüzde 20 artışla 1 milyar 766 milyon dolarlık ihracat yapıldı”
-“Gıda ve tarımda 2013 yılında ithalat ise genel ithalattaki yüzde 6,4’ün altında yüzde 4,3 artarak 11,2 milyar dolara yükseldi”
-“Tarım ve gıda 5,8 milyar dolara yakın dış ticaret fazlası vererek ülke ekonomisine çok büyük katkı yaptı”

Ankara – 31.01.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ihracatın ithalattan 3 kat hızlı arttığı tarım ve gıdada ihracatın 2013 yılında genel ihracattaki yüzde 0,4 düşüşe karşın yüzde 11,4 artarak 17 milyar dolara dayandığını bildirdi.
Bayraktar, “2013 yılında tarım ve gıdada ihracat, 2012 yılına göre yüzde 11,4 artarak 15 milyar 251 milyon dolardan 16 milyar 984 milyon dolara ulaştı” dedi.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarım ve gıdada 2013 yılında ithalatın yüzde 4,33 artışla 10 milyar 734 milyon dolardan 11 milyar 199 milyon dolara çıktığını, yüzde 6,4 olan genel ithalatın altında arttığını belirtti. 

-Gıda ve tarımda Aralık ayı ihracatı-

Bayraktar, Aralık ayında ihracatın, 2012 yılının Aralık ayına göre yüzde 20 artışla 1 milyar 472 milyon dolardan 1 milyar 765,7 milyon dolara yükseldiğini, ithalatın yüzde 14,3 artışla 931,5 milyon dolardan 1 milyar 64,6 milyon dolara çıktığını bildirdi.

-2013 yılında 5 milyar 785,7 milyon dolarlık dış ticaret fazlası-

2013 yılında tarım ve gıda ihracatının 17 milyar doları dayandığını, ithalatın 11,2 milyar dolarda kaldığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Tarım ve gıda, sadece Aralık ayında 701 milyon dolarlık, 2013 yılının tamamında ise 5 milyar 785,7 milyon dolar dış ticaret fazlası verildi. Dış ticaret fazlasındaki artışın sebebi ihracatın, ithalattan 3 kat hızlı artmasıdır. Tarım ve gıda 5,8 milyar dolara yakın dış ticaret fazlası vererek, 99 milyar 782 milyon dolar dış ticaret açığı veren ülke ekonomisine çok büyük katkı yaptı.”

-En fazla ihracat meyvede-

Fasıllar arasında 2013 yılında en fazla ihracatın 3 milyar 971,9 milyon dolarla meyve, turunçgiller, kavun ve karpuzda görüldüğünü, bunu 1 milyar 800,3 milyon dolarla sebze, meyvelerden elde edilen ürünler faslının takip ettiğini bildiren Bayraktar, geçen yıl hububat, un, pastacılık ürünlerinde 1 milyar 545,3 milyon, hayvansal ve bitkisel yağlarda 1 milyar 403,1 milyon, değirmencilik ürünleri, malt, nişasta, inülin, buğday glüteninde 1 milyar 115 milyon, yenilen sebzeler ve azı kök ve yumrularda 1 milyar 39,6 milyon dolarlık ihracat yapıldığına dikkati çekti.

-En fazla ithalat hububatta-

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 2013 yılında fasıllar arasında en fazla ithalatın, 1 milyar 998,4 milyon dolarla hububatta, 1 milyar 810,2 milyon dolarla hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar, yemeklik katı yağlar, hayvansal ve bitkisel mumlarda, 1 milyar 665,1 milyon dolarla yağlı tohum ve meyveler, muhtelif tane, tohum ve meyveler, sanayide ve tıpta kullanılan bitkiler, saman ve kaba yemlerde, 1 milyar 574,8 milyon dolarla gıda sanayinin kalıntı ve döküntüleri, hayvanlar için hazırlanmış kaba yemlerde yapıldığını belirtti.

-“17 milyar dolarlık ihracat çiftimizin başarısı”-

Türk çiftçisinin her türlü zorlukla mücadele ederek, gece gündüz büyük gayretle ürettiği ürünlerin dünya pazarlarında yaşanan öldürücü rekabete rağmen yer bulduğunu ve genel ihracattaki düşüşe karşın tarım ve gıdada ihracatın çift haneli rakamlarda arttığını bildiren Bayraktar, “Çiftçimiz, elinden geleni fazlasıyla yaptı” dedi.

Çiğ süte önerilen fiyat maliyeti karşılamıyor


-Çiğ süte önerilen fiyat maliyeti karşılamıyor
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Sanayicilerin çiğ süte önerdiği ve ısrarcı olduğu 1,05 TL’lik fiyat, kabul edilebilir bir fiyat değildir”
-“Üreticilerimize maliyeti 1,20 TL’nin üzerine çıkan süte sanayici tarafından tek taraflı olarak önerilen 1,05 liralık fiyat, hayvancılığımızın sürdürülebilirliğini imkansız hale getirmektedir”
“Üretici örgütlerinin pazarlık şansı kalmamıştır.
Devletin piyasaya girmesi, satılamayan ürünü alması, süttozu gibi dayanabilen ürünlere dönüştürülmesini sağlaması, sanayiciyi pazarlığa zorlayabilmesi gerekmektedir”
“Bunun için Et ve Süt Kurumu en kısa zamanda piyasaya girmeli ve müdahale etmelidir”
-“Aksi takdirde yeni bir damızlık kesim faciası, yeni bir süt ve et krizi kapıdadır”

Ankara – 30.01.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sanayicinin çiğ süt için önerdiği 1,05 TL’lik fiyatın kabul edilebilir olmadığını belirterek, “Üreticilerimize maliyeti 1,20 TL’nin üzerine çıkan süte sanayici tarafından tek taraflı olarak önerilen 1,05 liralık fiyat, hayvancılığımızın sürdürülebilirliğini imkânsız hale getirmektedir” dedi.
Et ve Süt Kurumu’nun en kısa zamanda piyasa girmesi ve müdahale etmesi gerektiğinin altını çizen Bayraktar, aksi takdirde “yeni bir süt ve et krizinin kapıda” olduğu uyarısında bulundu.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 6 aylık çiğ süt fiyatını belirlemek üzere 9 Ocak’ta bütün tarafların Ulusal Süt Konseyin’de bir araya geldiğini, bu toplantıda üreticilerin çiğ sütün litre fiyatını 1,20 TL olarak talep ettiğini anımsattı. Sanayicilerin ise fiyatın 1 TL olarak devam etmesi gerektiğini ifade ettiklerini ve anlaşma sağlanamadığını belirten Bayraktar, toplantının, tarafların teklifleri değerlendirmesi için 25 Ocak 2014 tarihine ertelendiğini hatırlattı.
Bayraktar, şöyle dedi:
“25 Ocak 2014 tarihinde yapılan toplantıda sanayiciler 1,05 TL fiyat vereceklerini ifade etmişler ve pazarlık yapma şansı bile tanımadan masadan kalkmışlardır.
Süt üretimi ve hayvancılığımızın sürdürülebilirliğini imkânsız kılan, tek taraflı olarak sanayicilerin belirlediği bu fiyatla üreticimizin üretimi sürdürebilmesi zora girmiştir.

-Bu fiyat üreticiden tüketiciye, bütün tarafları ilgilendirmektedir-

2014 Ocak ayında kurdaki değişimden kaynaklı yeme %10’a varan oranlarda yapılan zamlar, enflasyon gibi etkenler, maliyetin 1,20 TL’nin üzerine çıkmasına neden olmuştur. Bu durum üreticinin üretimden vazgeçmesi, damızlıkta kesime gitmesi demektir. Bunun sonucu süt üretimi de azalacak, besiye mal temini de kesintiye uğrayacaktır.
Süte verilen ve 6 ay süreyle sabitlenen bu fiyat; süt üreticilerinin yanında et üreticilerini, et ve yem sanayicilerini, veteriner hekimleri, ilaç sanayicilerini ve buralardan ekmek yiyen yüzbinlerce insanı, en önemlisi de tüketicileri ilgilendirmektedir. Sütte, damızlık süt hayvanlarını kesime gönderecek olumsuz bir fiyat, bütün bu kesimleri olumsuz etkileyeceği gibi, devlete de büyük bir yük getirecektir.”

-2008 hatırlatması-

2008 yılında süt fiyatlarında yaşanan sıkıntının ülkemizde hayvancılık sektöründe ciddi bir yıkıma neden olduğunu anımsatan Bayraktar, o dönemde yüzbinlerce damızlık süt hayvanının kasaba gönderildiğini, yükselen et fiyatlarını düşürmek, kesilen hayvanların yerlerine yenilerini koymak için 3 milyar dolara yakın bir dövizin ülke dışına çıktığını belirtti.
“Ülkemizde çiğ süt üreticisi maliyetin altında dikte edilen düşük fiyatla sanayiciler tarafından sömürülürken, tüketiciler de üreticinin sattığı fiyatın 3 katı fiyatla süt almak zorunda kalmakta yani, perakendeciler tarafından sömürülmektedir” diyen Bayraktar, şunları kaydetti:

-Devlet müdahalesi şart-

“Sanayicinin 1,05 TL fiyat vererek masadan kalkması, üretici örgütlerinin pazarlık yapma şansını ortadan kaldırmıştır. Bu nedenle devletin piyasaya girmesi, satılamayan ürünü alması, süttozu gibi dayanabilen ürünlere dönüştürülmesini sağlaması, sanayiciyi pazarlığa zorlayabilmesi gerekmektedir. Bunun için Et ve Süt Kurumu en kısa zamanda piyasaya girmeli ve müdahale etmelidir. Aksi takdirde yeni bir damızlık kesim faciası, yeni bir süt ve et krizi kapıdadır.
Devletin tarım içindeki hayvancılık destekleri payını %5’lerden %28’lere kadar çıkarmasının, üreticilere bu desteklerle birlikte yatırım imkânlarını artırmak için sıfır faizli krediler, hibe destekler vermesinin, yerli ve yabancı birçok büyük ölçekli işletmenin kurulmasının, bir elin parmağını geçmeyecek sanayiciler tarafından bir anda yok edilmesine göz yumulmamalıdır.
Şu da iyi bilinmelidir ki, hayvancılık sektörümüzde yaşanacak bir istikrarsızlık, yeni yatırımcıların hevesini kıracağı gibi, kurulu birçok işletmenin de üretimden vazgeçmesine neden olacaktır.”

Kuraklığın önlemi sulama yatırımları


-Kuraklığın önlemi sulama yatırımları

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Henüz sulanamayan 2,77 milyon hektar alan sulamaya açılırsa, suyu tasarruflu kullanacak

basınçlı sulama sistemleri hızlı bir şekilde yaygınlaştırılırsa, sulama barajları yatırımları bitirilirse kuraklığın tarıma etkisi en aza indirilir”

-“Karık sulama yöntemine oranla, damla sulama yüzde 60, yağmurlama sulama sistemi yüzde 30 civarlarında su tasarrufu sağlıyor”

-“Su tasarrufu ve sulama maliyetinin düşürülmesi amacıyla basınçlı sulama sistemlerinin devlet tarafından kurulması sağlanmalıdır”

-“Bütün bunlara ilave, kuraklığa dayanıklı kültür bitkileri üretiminin teşviki de suya ihtiyacı azaltacaktır”

-“Türkiye, su zengini bir ülke değildir. Bunu göz önünde tutarak tarım politikamızı yönlendirmeliyiz”  

Ankara – 29.01.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda kuraklığın önemli bir sorun olduğunu, büyük ürün kayıplarına yol açtığını bildirerek, “Henüz sulanamayan 2,77 milyon hektar tarımsal alanın sulamaya açılırsa, suyu tasarruflu kullanacak basınçlı sulama sistemleri hızlı bir şekilde yaygınlaştırılırsa, sulama barajları yatırımları bitirilirse kuraklığın tarıma etkisi en aza indirilir” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarımsal üretimin, tabiat şartlarına bağlı olarak gerçekleştirilen bir faaliyet olması nedeniyle iklim değişikliğinin olumsuzluklarından doğrudan etkilendiğini belirtti. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden olan sıcaklığın artmasının, yağışlarda azalmaya, kuraklığa, su ve toprak kalitesinde, eko sistemde bozulmaya, hastalık ve zararlılarda artışa yol açtığını bildiren Bayraktar, iklimdeki dengesizliğin sel, fırtına gibi tabii afetlere de neden olduğunu kaydetti. Bayraktar, küresel ısınma tehdidi nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de sulama yatırımlarının öneminin arttığına dikkati çekti.

-GAP, KOP, DAP bitirilmeli-

Su azlığı sınıfına giren Türkiye’de yüzey akışıyla akıp giden ve üstelik erozyona sebep olan suyu, depolayacak gölet ve baraj yatırımlarının başlatılması ve Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Konya Ovası Sulama Projesi (KOP) ve Doğu Anadolu Projesi’nin (DAP) bir an önce tamamlanması gerektiğine işaret eden Bayraktar şunları kaydetti:
“Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre; 2012 yılı sonu itibarıyla 284 baraj, 486 gölet olmak üzere toplam 770 adet tesis inşa edilerek işletmeye alındı. Sulama yatırımları, sağladığı doğrudan ve dolaylı istihdam, tarıma dayalı sanayinin gelişmesi, enerjide dışa bağımlılığımız ve enerjinin dış ticaret açığına olan etkisi, yağlı tohum ithalatı için ödediğimiz döviz miktarı ve diğer pek çok yatırıma göre kendisini kısa zamanda amorti ettiği düşünüldüğünde, oldukça karlıdır.
İçme-kullanma, tarımsal faaliyet, sanayi suyu ihtiyacını karşılayan, enerji üretilmesini sağlayan su kaynaklarında sürdürülebilirliği, su kaynaklarımızın korunması ve suyun etkin olarak kullanılmasına bağlıdır. Mevcut kaynaklarımızı verimli kullanmamız zorunludur.” 

-Vahşi sulama su kayıplarını çok artırıyor-

Türkiye’de tarımsal sulamanın genellikle vahşi sulama şeklinde yapılmasının su kayıplarını çok artırdığını vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
“Sulama masraflarını azaltan, önemli derecede tasarruf sağlayan modern sulama sistemlerinin hızlı bir şekilde yaygınlaştırılmasına yönelik tedbirler alınmalıdır. Böylece kullandığımız toplam suyun yüzde 73’ünün tarımsal sulamada kullanıldığı düşünüldüğünde, yapılacak su tasarrufunun ne denli önemli olduğu görülecektir. Karık sulama yöntemine oranla, damla sulama yüzde 60, yağmurlama sulama sistemi yüzde 30 civarlarında su tasarrufu sağlıyor. Bu denli tasarruf sağlayan basınçlı sulama sistemlerinin kurulmasında faizsiz kredi uygulamaları olmasına rağmen sistem maliyetinin yüksek olması, çiftçilerimizin basınçlı sulama sistemi kurmalarını engelliyor. 
Kredi imkânından faydalanarak sulama sistemi kurabilen üreticilerimiz ise içinde bulundukları zor şartlar sonucunda taksitlerini ödemekte zorlanıyor. Bu nedenle su tasarrufu ve sulama maliyetinin düşürülmesi amacıyla basınçlı sulama sistemlerinin devlet tarafından kurulması sağlanmalıdır.
Son aylarda yıllık yağış ortalaması 640 milimetre (mm) civarında olan Türkiye’de, Ekim, Kasım, Aralık aylarında normalde 228,5 mm olması gereken yağış ortalamasının 2013 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarında 159,1 mm’de kaldığını bildiren Bayraktar, son birkaç gündür ülkenin büyük bölümünde yağış alınmasına karşın, bu yağışların henüz yeterli olmadığını belirtti. 
Bu ortamda sulama amaçlı barajların öneminin bir kez daha ortaya çıktığına dikkati çeken Bayraktar, “Bitkinin önemli derecede suya ihtiyaç duyduğu yetişme evrelerinde yağışların yetersiz olması durumunda, bitkinin ihtiyacı olan suyun barajlardan karşılanmasıyla tarımsal üretimde azalmanın önüne geçilecektir” dedi.
 
-Yağış yetersizliğinin üretime etkisinin azaltılması için-

Söz konusu olan yağış yetersizliğinin tarımsal üretime etkisinin azaltılmasının sulamaya açılmayan alanların sulamaya açılmasıyla sağlanabileceğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Yapılan etütlere göre; mevcut su potansiyeli ile teknik ve ekonomik olarak sulanabilecek arazi miktarı 8,5 milyon hektar olarak hesaplanmıştır. Ülkemizde ekonomik olarak sulanabilecek 8,5 milyon hektar tarım alanının 5,73 milyon hektarı yani yaklaşık yüzde 67,4’ü sulamaya açılabilmiştir. Geri kalan 2,77 milyon hektarın da bir an önce sulamaya açılması ve bunun için gerekli sulama tesislerinin yapılması, tarımsal üretimde ihtiyacın karşılanması ve sanayinin ihtiyacı olan tarımsal ürünlerin üretiminde sürdürülebilirliğinin sağlanması bakımından oldukça önemlidir.
Hızlı bir şekilde yaygınlaştırılması için basınçlı sulama sistemleri devlet tarafından finanse edilmelidir. Kuraklığa dayanıklı kültür bitkileri tarımı teşvik edilmeli, üretimini yaptığı en fazla gelir getiren ürün ile olan fark, ürün bazlı destek olarak üreticiye ödenmelidir. Üreticilerimizin suyu bilinçli kullanması için çiftçilerimize gerekli  eğitimler verilmeli ve dekarda kullanılacak su miktarı belirlenerek gereğinden fazla su kullanımının önüne geçilmedir.”

Yeraltı sularına sayaç takma zorunluluğu ertelenmeli


-Yeraltı sularına sayaç takma zorunluluğu ertelenmeli 
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Zaten maliyet sorunuyla karşı karşıya olan, üretim planlaması olmadığı için bir türlü istikrarlı bir gelir elde edemeyen, finansman sıkıntısındaki üreticilerimizin, sulama kuyularına sayaç takma maliyetini karşılaması mümkün değil”
-“Konya Kapalı, Meriç-Ergene havzalarıyla Sakarya Irmağı Yunak-Ilgın-Sarayönü alt havzasında kuyu, galeri ve benzerlerine ölçüm sistemi kurmak isteyenler için 1 Mart’ta sona erecek sayaç takma zorunluluğu uygulaması ertelenmeli”
-“Yeraltı sularını korumayı amaçlayan tedbirler, Altyapısı oluşturulmadan uygulanmaya başlanınca üretimiz zor durumda kalır”
-“Bu süre içinde ölçüm sistemi kurmayanların talepleri halinde, bedeli yüzde 10 fazlasıyla tahsil edilmek üzere,1 Mart 2016 tarihine kadar DSİ tarafından kurulacak”
-“Söz konusu havzalardan, Konya’da 21 bin 355 ve Edirne’de 732 olmak üzere toplamda 22 bin 87 adet sulama amaçlı kuyu bulunuyor”
-“Karar, DSİ’nin tarımsal üretimi azaltmayacak şekilde, belgede belirtilen miktarda yer altı suyunun çekilmesini saptaması gerekiyor”

Ankara – 28.01.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, zaten maliyet sorunuyla karşı karşıya olan, üretim planlaması olmadığı için bir türlü istikrarlı bir gelir elde edemeyen, finansman sıkıntısındaki üreticilerin, sulama kuyularına sayaç takma maliyetini karşılamasının mümkün olmadığını bildirdi. 
Bayraktar, “Konya Kapalı, Meriç-Ergene havzalarıyla Sakarya Irmağı Yunak-Ilgın-Sarayönü alt havzasında kuyu, galeri ve benzerlerine ölçüm sistemi kurmak isteyenler için 1 Mart 2014 tarihinde sona erecek sayaç takma zorunluluğu uygulaması ertelenmeli” dedi.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, 25 Şubat 2013 tarihinde sonra eren yeraltı sularına sayaç takma zorunluluğunun, girişimleri sayesinde, 1 Mart 2013’te Resmi Gazete’de yayımlanan kanunla ertelendiğini belirtti. Söz konusu kanunla, kuyu, galeri ve benzerlerine ölçüm sisteminin, bir yıl içinde belge sahibince kurulmasının öngörüldüğünü bildiren Bayraktar, “Bu süre içinde ölçüm sistemi kurmayanların talepleri halinde, bedeli yüzde 10 fazlası tahsil edilmek üzere, 1 Mart 2016 tarihine kadar Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından kurulacak veya kurdurulacak” dedi.

-“Sayaç sistemi ek yük getirecek”-

Zor şartlar altında bin bir güçlükle tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlayan üreticilere, otomatik sayaç okuma sistemi kurmasının ek bir yük getireceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Türkiye genelini kapsayan sayaç takma zorunluluğu, ‘Ölçüm Sistemi Kurulmasına Lüzumlu Kılınacak Yeraltı Suları Hakkında” Bakanlar Kurulu kararıyla sadece Konya Kapalı havzasında Konya-Çumra-Karapınar, Karaman-Ayrancı, Ereğli-Bor, Aksaray-Sultanhanı-Obruk, Altınekin, Cihanbeyli-Yeniceoba-Kulu, Meriç-Ergene havzasında Çorlu, Vize, Lüleburgaz ve Babaeski, Sakarya Irmağı havzasında Yunak-Ilgın-Sarayönü alt havzalarına getirildi.
Söz konusu havzalardan, Konya’da 21 bin 355 ve Edirne’de 732 olmak üzere toplamda 22 bin 87 adet sulama amaçlı kuyu bulunuyor. Tarım işletmelerimiz çok sayıda parselden oluşuyor. Bir kuyu birden fazla komşu parseller tarafından ortaklaşa kullanılıyor. Bu da ayrı bir sorun. Üreticilerimiz bu maliyetin altından kalkmakta güçlük çekecektir. Mevcut su potansiyelimize olan talebin gün geçtikçe artış gösterdiği günümüzde, sınırlı miktardaki ve stratejik bir meta haline gelen su potansiyelinden, daha uzun yıllar faydalanabilmek için bir dizi önlemin alınmasını TZOB olarak her zaman destekliyoruz. Fakat alınan tedbirler üreticilerimizi zor duruma düşürmemelidir.”

-“Tarımsal üretimi azaltmayacak şekilde saptanmalı”-

Kararın, DSİ’nin tarımsal üretimi azaltmayacak şekilde, belgede belirtilen miktarda yer altı suyunun çekilmesini saptaması gerektiğini de belirten Bayraktar, “Yeraltı sularını korumayı amaçlayan tedbirler, altyapısı oluşturulmadan uygulanmaya başlanınca üretimiz zor durumda kalır” dedi.
Türkiye’nin su zengini olmadığı gerçeği göz önüne alındığında mevcut su kaynaklarının korunması ve etkin kullanımının öneminin ortaya çıktığına dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:
“Ülkemizde yıllık çekilebilir yeraltı su miktarı 14 milyar metreküp kadar. Günümüzde su kaynaklarının kapasite ve kalitesinde yaşanan sıkıntılar, su kaynaklarından optimum düzeyde yararlanmamız gerektiğini ve bunun kaçınılmaz olduğunu bize gösteriyor. Sulu tarımda aşırı su kullanımına yol açan sulama yöntemleri yerine yağmurlama ve damla sulama gibi su tasarrufu sağlayan basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi için üretici teşvik edilmelidir.”
Bayraktar, su sıkıntısı çeken, çölleşme riski olan bölgelerde, yöreye uygun, kuraklığa dayanıklı kültür bitkilerine verilen ürün bazlı desteklerin artırılması ve su ihtiyacı az kültür bitkilerinin teşvik edilmesi gerektiğini de vurguladı.

Kasım ayında traktör sayısı 5 bin 688 arttı


-Kasım ayında traktör sayısı 5 bin 688 arttı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “2013 yılının 11 ayında traktör sayısı en fazla 5 bin 688

adetle Kasım ayında arttı”

-“2012 yılı sonunda 1 milyon 515 bin 421 olan traktör sayısı 11 ayda 43 bin 558 artışla 1 milyon 558 bin 979 adede ulaştı”

-“Traktörde iller arasında Kasım ayında en fazla artış 308 adetle Konya’da, 208 adetle Manisa’da, 201 adetle Adana’da,

199 adetle Tokat’ta, 179 adetle Balıkesir’de, 176 adetle Denizli’de, 171 adetle Bursa’da, 156 adetle Kayseri’de, 155 adetle Kars’ta görüldü”

-“Traktör sayısı Kasım ayında Bingöl, Trabzon ve Rize’de değişmezken, İstanbul ve Hakkari’de 1 adet arttı”

-“Traktör sayısında Manisa 75 bin 580 adetle birinciliğini sürdürürken, Konya 73 bin 157 adetle ikinci, Balıkesir 55 bin

225 adetle üçüncü, Bursa 54 bin 332 adetle dördüncü, İzmir 54 bin 167 adetle beşinci sırada bulunuyor”  

 

Ankara – 22.01.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2013 yılının 11 ayında traktör sayısının en fazla 5 bin 688 adetle Kasım ayında arttığını bildirdi.

Bayraktar, 2012 yılı sonunda 1 milyon 515 bin 421 olan traktör sayısının 11 ayda (2013 Ocak-Kasım) 43 bin 558 artışla 1 milyon 558 bin 979 adede ulaştığını belirtti.

Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, traktör sayısının 2013 yılı Ocak ayında 2 bin 113, Şubat ayında 2 bin 458, Mart ayında 4 bin 23, Nisan ayında 4 bin 646, Mayıs ayında 4 bin 918, Haziran ayında 2 bin 629, Temmuz ayında 4 bin 283, Ağustos ayında 3 bin 276, Eylül ayında 4 bin 837, Ekim ayında 4 bin 687, Kasım ayında ise 5 bin 688 adet arttığı bilgisini verdi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, traktörde iller arasında Kasım ayında, en fazla artışın 308 adetle Konya’da, 208 adetle Manisa’da, 201 adetle Adana’da, 199 adetle Tokat’ta, 179 adetle Balıkesir’de, 176 adetle Denizli’de, 171 adetle Bursa’da, 156 adetle Kayseri’de, 155 adetle Kars’ta görüldüğünü belirtti.

Şemsi Bayraktar, Kasım ayında traktör sayısının Ankara’da 143, İzmir’de 141, Erzurum’da 139, Afyonkarahisar ve Gaziantep’te 131, Aydın’da 121, Şanlıurfa’da 120, Sakarya’da 116, Sivas’ta 113, Çorum’da 112, Diyarbakır’da 109, Kahramanmaraş ve Ardahan’da 108, Amasya’da 103 adet arttığını bildirdi.

Traktör sayısının Kasım ayında Bingöl, Trabzon ve Rize’de değişmezken, İstanbul ve Hakkari’de 1 adet arttığına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Kasım ayında traktör sayısı Yozgat’ta 98, Muş’ta 91, Antalya’da 84, Kütahya’da 80, Muğla’da79, Eskişehir’de 75, Karaman’da 73, Kastamonu’da 72, Çanakkale’de 71, Isparta’da 70, Aksaray ve Malatya’da 68, Osmaniye’de 67, Hatay’da 66, Adıyaman’da 65, Çankırı’da 64, Mersin’de 62 adet arttı.

 Traktör sayısındaki artış, Kasım’da Düzce’de 49, Samsun, Batman ve Niğde’de 48, Bolu’da 47, Mardin’de 46, Burdur, Kırklareli ve Van’da 45, Sinop’ta 41, Bilecik’te 38, Nevşehir’de 36, Uşak’ta 34, Tekirdağ, Kocaeli, Edirne ve Kırşehir’de 33, Kilis’te 31, Kırıkkale ve Siirt’te 29, Elazığ’da 26, Ağrı’da 24, Bitlis’te 22, Giresun’da 16, Iğdır’da 15, Gümüşhane’de 13, Bartın, Erzincan, Ordu ve Yalova’da 11, Şırnak ve Artvin’de 7, Zonguldak’ta 6, Tunceli ve Karabük’te 5, Bayburt’ta 4, Hakkari ve İstanbul’da 1 adette kaldı. Bingöl, Rize ve Trabzon’da ise Kasım ayında traktör sayısı artmadı.

11 aylık artışa bakıldığında Konya 2 bin 255 adetle birinci olurken, Manisa 1690 adetle ikinci, Ankara 1475 adetle üçüncü oldu. Traktör sayış 2013 yılı Ocak-Kasım döneminde Gaziantep’te 1375, Denizli’de 1345, Şanlıurfa’da 1290, Balıkesir’de 1212, Adana’da 1102, Bursa’da 1056, Kayseri’de 1045 adet arttı.”

Traktör sayısında Manisa 75 bin 580 adetle birinciliğini sürdürürken, Konya 73 bin 157 adetle ikinci, Balıkesir 55 bin 225 adetle üçüncü, Bursa 54 bin 332 adetle dördüncü, İzmir 54 bin 167 adetle beşinci sırada bulunduğunu bildiren Bayraktar, “Ankara’da 46 bin 554, Samsun’da 46 bin 109, Adana’da 45 bin 319, Denizli’de 41 bin 666, Antalya’da 40 bin 927 adet traktör bulunuyor” dedi.

Bayraktar, şunları kaydetti:

“Aydın’da 37 bin 589, Tokat’ta 36 bin 827, Ayfonkarahisar’da 35 bin 974, Çorum’da 35 bin 326, Şanlıurfa’da 31 bin 446, Sakarya’da 31 bin 365 traktör var. Mersin, Kütahya, Edirne, Çanakkale, Yozgat, Tekirdağ, Sivas, Muğla, Kastamonu, Gaziantep’de 25-30 bin, Kayseri, İstanbul, Diyarbakır’da 20-25 bin, Eskişehir, Malatya, Hatay, Burdur, Isparta, Bolu, Kırklareli, Nevşehir, Amasya, Kahramanmaraş, Kars, Uşak ve Aksaray’da 15-20 bin, Erzurum, Kocaeli, Niğde, Osmaniye, Adıyaman, Çankırı’da 10-15 bin, Karaman, Kırşehir, Bilecik, Muş, Düzce, Mardin, Zonguldak, Elazığ, Kırıkkale, Sinop, Ardahan, Van, Ağrı, Erzincan, Karabük’te 5-10 bin arası traktör bulunuyor. Batman, Bartın, Kilis, Iğdır, Gümüşhane, Bitlis, Giresun, Bayburt, Yalova, Siirt, Ordu, Şırnak, Tunceli, Artvin’de 1-5 bin arası traktör var. Bingöl’de 944, Hakkari’de 732, Trabzon’da 174, Rize’de ise 40 adet traktör bulunuyor.” 

Aylar itibarıyla traktör sayısı ve artış miktarı şöyle:

 

 

Traktör

 

 

Sayısı

Artış

2012

 

 

Aralık

1.515.421

4.723

2013

 

 

Ocak

1.517.534

2.113

Şubat

1.519.992

2.458

Mart

1.524.015

4.023

Nisan

1.528.661

4.646

Mayıs

1.533.579

4.918

Haziran

1.536.208

2.629

Temmuz

1.540.491

4.283

Ağustos

1.543.767

3.276

Eylül

1.548.604

4.837

Ekim

1.553.291

4.687

Kasım

1.558.979

5.688

 

İllerin Eylül ve Ekim aylarında traktör sayıları ve değişim miktarları şöyle:

 

Traktör

Traktör

Traktör

 

Kasım

 

2012

2013

2013

11 Aylık

Ayı

İller

Aralık

Ekim

Kasım

Artış

Artışı

Manisa

73.890

75.372

75.580

1.690

208

Konya

70.902

72.849

73.157

2.255

308

Balıkesir

54.013

55.046

55.225

1.212

179

Bursa

53.276

54.161

54.332

1.056

171

İzmir

53.170

54.026

54.167

997

141

Ankara

45.079

46.411

46.554

1.475

143

Samsun

45.472

46.061

46.109

637

48

Adana

44.217

45.118

45.319

1.102

201

Denizli

40.321

41.490

41.666

1.345

176

Antalya

40.164

40.843

40.927

763

84

Aydın

36.690

37.468

37.589

899

121

Tokat

35.873

36.628

36.827

954

199

Afyonkarahisar

35.169

35.843

35.974

805

131

Çorum

34.448

35.214

35.326

878

112

Şanlıurfa

30.156

31.326

31.446

1.290

120

Sakarya

30.606

31.249

31.365

759

116

Mersin

29.127

29.666

29.728

601

62

Kütahya

28.816

29.321

29.401

585

80

Edirne

28.384

28.721

28.754

370

33

Çanakkale

27.827

28.364

28.435

608

71

Yozgat

26.942

27.714

27.812

870

98

Tekirdağ

26.609

27.072

27.105

496

33

Sivas

25.881

26.653

26.766

885

113

Muğla

25.604

26.183

26.262

658

79

Kastamonu

24.668

25.083

25.155

487

72

Gaziantep

23.695

24.939

25.070

1.375

131

Kayseri

22.890

23.779

23.935

1.045

156

İstanbul

21.878

21.742

21.743

-135

1

Diyarbakır

19.447

20.247

20.356

909

109

Eskişehir

19.250

19.732

19.807

557

75

Malatya

19.096

19.569

19.637

541

68

Hatay

18.438

18.882

18.948

510

66

Burdur

18.388

18.744

18.789

401

45

Isparta

18.353

18.620

18.690

337

70

Bolu

18.171

18.472

18.519

348

47

Kırklareli

18.030

18.372

18.417

387

45

Nevşehir

18.112

18.337

18.373

261

36

Amasya

16.653

17.161

17.264

611

103

Kahramanmaraş

15.866

16.620

16.728

862

108

Kars

15.180

15.890

16.045

865

155

Uşak

15.525

15.950

15.984

459

34

Aksaray

15.160

15.657

15.725

565

68

Erzurum

14.023

14.699

14.838

815

139

Kocaeli

13.878

14.227

14.260

382

33

Niğde

13.894

14.114

14.162

268

48

Osmaniye

13.558

13.994

14.061

503

67

Adıyaman

12.007

12.651

12.716

709

65

Çankırı

11.058

11.315

11.379

321

64

Karaman

8.933

9.373

9.446

513

73

Kırşehir

9.059

9.368

9.401

342

33

Bilecik

9.174

9.344

9.382

208

38

Muş

8.474

9.079

9.170

696

91

Düzce

8.641

8.931

8.980

339

49

Mardin

8.365

8.893

8.939

574

46

Zonguldak

8.717

8.743

8.749

32

6

Elazığ

7.954

8.200

8.226

272

26

Kırıkkale

7.890

8.074

8.103

213

29

Sinop

7.479

7.679

7.720

241

41

Ardahan

6.930

7.574

7.682

752

108

Van

7.181

7.427

7.472

291

45

Ağrı

7.071

7.281

7.305

234

24

Erzincan

5.804

5.898

5.909

105

11

Karabük

4.975

5.012

5.017

42

5

Batman

4.641

4.866

4.914

273

48

Bartın

4.405

4.509

4.520

115

11

Kilis

4.137

4.464

4.495

358

31

Iğdır

3.181

3.477

3.492

311

15

Gümüşhane

3.034

3.107

3.120

86

13

Bitlis

2.622

2.747

2.769

147

22

Giresun

2.633

2.702

2.718

85

16

Bayburt

2.532

2.616

2.620

88

4

Yalova

2.153

2.193

2.204

51

11

Siirt

1.910

2.078

2.107

197

29

Ordu

1.976

2.019

2.030

54

11

Şırnak

1.835

1.916

1.923

88

7

Tunceli

1.138

1.228

1.233

95

5

Artvin

936

1.009

1.016

80

7

Bingöl

873

944

944

71

0

Hakkari

703

731

732

29

1

Trabzon

173

174

174

1

0

Rize

38

40

40

2

0

Toplam

1.515.421

1.553.291

1.558.979

43.558

5.688

Tarım istihdamı Ekim ayında 6 milyonun üzerinde


-Tarım istihdamı Ekim ayında 6 milyonun üzerinde…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Mevsimsel etkilerden dolayı düşmeye başlayan
tarımdaki istihdam Ekim ayında 6 milyonun üzerinde tutunmayı başardı”
-“Ekim ayında, yüzde 11,9 olan işsizlik oranını 2,2 puan düşürerek yüzde 9,7’ye çekmesi tarımın ekonomimize yaptığı çok büyük katkıdır”
-“Tarımda mevsim şartları nedeniyle istihdamda düşüş olmasına rağmen, sanayiden 1 milyon 129 bin, inşaattan 4 milyon 74 bin daha fazla istihdam sağlandı”
-“Toplamda Eylül ayına göre 160 bin azalarak 25 milyon 648 bine inen istihdamda, tarımın payı yüzde 23,5 oldu”
-“Ekim ayında bile 6 milyonun üzerinde istihdam yaratması, işsizliği 2,2 puan indirmesi tarımın ekonomide ve sosyal hayatta ne denli önemli olduğunu gösteriyor”
-“Tarımda çalışanların yüzde 47,5’i kadın. Çalışan kadınların yüzde 37,9’u tarımda”

Ankara – 15.01.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, mevsimsel etkilerden dolayı düşmeye başlayan tarımdaki istihdamın Ekim ayında 6 milyonun üzerinde tutunmayı başardığını bildirdi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, Nisan’da 6 milyon 58 bin, Mayıs’ta 6 milyon 283 bin, Haziran’da 6 milyon 474 bin, tarımsal faaliyetin zirveye ulaştığı Temmuz ayında 6 milyon 557 bin olan tarımdaki istihdamın, Ağustos’ta 6 milyon 511 bine, Eylül’de 6 milyon 370 bine, Ekim’de 6 milyon 28 bine indiğini belirtti.
Bir önceki aya göre Nisan’da 350 bin, Mayıs’ta 225 bin, Haziran’da 191 bin, Temmuz’da 83 bin artan tarımdaki istihdamın, Ağustos ayında 46 bin, Eylül’de 141 bin, Ekim ayında 342 bin kişi azaldığını bildirdi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yaptığı açıklamada, Ekim ayında toplam istihdamın, 2012’nin aynı ayına göre 139 bin artarak, 25 milyon 509 binden 25 milyon 648 bine çıktığını vurguladı. Toplam istihdamın, Eylül ayına göre 160 bin azalarak 25 milyon 808 binden 25 milyon 648 bine indiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“2012 yılının Ekim ayına göre, 2013’ün Ekim ayında hizmetler sektöründe istihdamın 199 bin, sanayide 167, inşaatta 68 bin arttı, tarımda 304 bin azaldı. Ekim ayında istihdam, Eylül ayına göre, tarımda 342 bin, sanayide 15 bin azalırken, hizmetlerde 121 bin, inşaatta 75 bin arttı. Toplamda Eylül ayına göre 160 bin azalarak 25 milyon 648 bine inen istihdamda, tarımın payı yüzde 23,5 oldu. 2012 yılının Ekim ayına göre tarımın istihdamdaki payı yüzde 24,8 iken 2013 yılı Ekim ayında 1,3 puan azaldı.
Tarımda mevsim şartları nedeniyle istihdamda düşüş olmasına rağmen, sanayiden 1 milyon 129 bin, inşaattan 4 milyon 74 bin daha fazla istihdam sağlandı.”

-Tarım işsizliği 2,2 puan düşürüyor-

Türkiye’de işsiz sayısının Ekim’de 2 milyon 743 bin kişi, işsizlik oranının yüzde 9,7 olduğuna dikkati çeken Bayraktar, “2012 Ekim ayında işsizlik oranı yüzde 9,1 düzeyindeydi. Tarımın, 6 milyon 28 bin kişiye iş, aş sağlayarak, işsizliği tek hanelere indirmesi fevkalade önemlidir. 2013 Ekim ayında, yüzde 11,9 olan işsizlik oranını 2,2 puan düşürerek yüzde 9,7’ye çekmesi tarımın ekonomimize yaptığı çok büyük katkıdır. Ekim ayında bile 6 milyonun üzerinde istihdam yaratması, işsizliği 2,2 puan indirmesi tarımın ekonomide ve sosyal hayatta ne denli önemli olduğunu gösteriyor.
İşsizliğin daha da artmasını önleyen tarım, kentlerde işsizliği yüzde 11,9’dan yüzde 11,5’e, kırsalda yüzde 11,9’dan yüzde 6’ya, toplamda 11,9’den yüzde 9,7 indirdi” dedi.

-Tarımın istihdamdaki payı-

Son bir yıllık dönemde mevsimsel oynamalar nedeniyle tarımın istihdamdaki payının yüzde 22,4 ile yüzde 26 arasında değiştiğini belirten Bayraktar, Ekim ayında hizmetler sektörünün 12 milyon 767 bin, tarımın 6 milyon 28 bin, sanayinin 4 milyon 899 bin, inşaat sektörünün ise 1 milyon 954 bin kişiye istihdam yarattığı bilgisini verdi.
Bayraktar, 25 milyon 648 bin olan toplam istihdamın yüzde 23,5’ini tarımın karşıladığını ifade ederek, “Sanayide istihdam yüzde 19,1’de, inşaatta yüzde 7,6’da kalırken, tarımdaki istihdam en düşük olduğu aylarında bile yüzde 22’lerin altına inmiyor. Yaz aylarında yüzde 25’leri aşıyor ve istihdamın dörtte birini karşılıyor. En büyük istihdam kapısı hizmetler sektörü de toplam istihdamda yüzde 49,8 pay alıyor” dedi.

-Tarımda çalışanların yüzde 47,5’i kadın-

Tarımda çalışan 6 milyon 28 bin kişinin yüzde 52,5’ini erkeklerin, yüzde 47,5’ini kadınların oluşturduğunu bildiren Bayraktar, 3 milyon 162 bin erkek ile 2 milyon 866 bin kadının tarımda istihdam edildiğini belirtti. Türkiye’de 7 milyon 559 bin kadının istihdamda yer aldığını, bunların 3 milyon 578 bininin hizmetler, 2 milyon 866 bininin tarım, 1 milyon 50 bininin sanayi, 64 bininin ise inşaat sektöründe çalıştığını vurgulayan Bayraktar, tarımda çalışanların yüzde 47,5’inin kadın, çalışan kadınların yüzde 37,9’unun ise tarımda istihdam edildiğini bildirdi. Bayraktar, kadın istihdamında hizmetler payının yüzde 47,3 iken, sanayinin payının yüzde 13,9’da, inşaatın payının yüzde 0,8’de kaldığını vurguladı.
Aylar itibarıyla tarım, sanayi, inşaat ve hizmetlerde istihdam rakamları ve ekonomik faaliyetlerin toplam istihdamdaki payları şöyle:

 

Toplam

Tarım

Sanayi

İnşaat

Hizmetler

 

İstihdam

İstihdam

İstihdam

İstihdam

İstihdam

Aylar

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

2011

 

 

 

 

 

Mayıs

24.445

6.273

4.777

1.769

11.627

Haziran

24.901

6.600

4.697

1.863

11.741

Temmuz

24.953

6.705

4.710

1.879

11.659

Ağustos

24.884

6.704

4.682

1.908

11.590

Eylül

24.749

6.475

4.707

1.888

11.680

Ekim

24.486

6.292

4.657

1.775

11.762

Kasım

24.267

5.990

4.701

1.684

11.892

Aralık

23.678

5.599

4.700

1.512

11.867

 

 

 

 

 

 

2012

 

 

 

 

 

Ocak

23.475

5.416

4.684

1.435

11.940

Şubat

23.338

5.427

4.684

1.306

11.921

Mart

23.817

5.613

4.720

1.400

12.083

Nisan

24.630

6.011

4.792

1.631

12.196

Mayıs

25.282

6.363

4.760

1.828

12.331

Haziran

25.577

6.555

4.760

1.921

12.340

Temmuz

25.498

6.638

4.777

1.882

12.201

Ağustos

25.367

6.564

4.746

1.891

12.167

Eylül

25.472

6.502

4.735

1.896

12.339

Ekim

25.509

6.322

4.732

1.886

12.568

Kasım

25.291

6.027

4.813

1.811

12.640

Aralık

24.766

5.686

4.856

1.647

12.577

 

 

 

 

 

 

2013

 

 

 

 

 

Ocak

24.433

5.474

4.870

1.540

12.549

Şubat

24.546

5.531

4.886

1.530

12.599

Mart

24.974

5.708

4.948

1.603

12.716

Nisan

25.691

6.058

5.030

1.793

12.809

Mayıs

26.130

6.283

5.044

1.843

12.961

Haziran

26.319

6.474

5.015

1.942

12.888

Temmuz

26.099

6.557

4.991

1.843

12.708

Ağustos

25.960

6.511

4.964

1.857

12.628

Eylül

25.808

6.370

4.914

1.879

12.646

Ekim

25.648

6.028

4.899

1.954

12.767

 

 

 

 

 

 

 

 

Tarımın

Sanayinin

İnşaatın

Hizmetlerin

 

Toplam

Payı

Payı

Payı

Payı

Aylar

(Yüzde)

(Yüzde)

(Yüzde)

(Yüzde)

(Yüzde)

2011

 

 

 

 

 

Mayıs

100

25,7

19,5

7,2

47,6

Haziran

100

26,5

18,9

7,5

47,2

Temmuz

100

26,9

18,9

7,5

46,7

Ağustos

100

26,9

18,8

7,7

46,6

Eylül

100

26,2

19,0

7,6

47,2

Ekim

100

25,7

19,0

7,2

48,0

Kasım

100

24,7

19,4

6,9

49,0

Aralık

100

23,6

19,8

6,4

50,1

 

 

 

 

 

 

2012

 

 

 

 

 

Ocak

100

23,1

20,0

6,1

50,9

Şubat

100

23,3

20,1

5,6

51,1

Mart

100

23,6

19,8

5,9

50,7

Nisan

100

24,4

19,5

6,6

49,5

Mayıs

100

25,2

18,8

7,2

48,8

Haziran

100

25,6

18,6

7,5

48,2

Temmuz

100

26,0

18,7

7,4

47,9

Ağustos

100

25,9

18,7

7,5

48,0

Eylül

100

25,5

18,6

7,4

48,4

Ekim

100

24,8

18,6

7,4

49,3

Kasım

100

23,8

19,0

7,2

50,0

Aralık

100

23,0

19,6

6,7

50,8

 

 

 

 

 

 

2013

 

 

 

 

 

Ocak

100

22,4

19,9

6,3

51,4

Şubat

100

22,5

19,9

6,2

51,3

Mart

100

22,9

19,8

6,4

50,9

Nisan

100

23,6

19,6

7,0

49,9

Mayıs

100

24,0

19,3

7,1

49,6

Haziran

100

24,6

19,1

7,4

49,0

Temmuz

100

25,1

19,1

7,1

48,7

Ağustos

100

25,1

19,1

7,2

48,6

Eylül

100

24,7

19,0

7,3

49,0

Ekim

100

23,5

19,1

7,6

49,8

Yumurtada 11 aylık üretim 15 milyarı aştı


-Yumurtada 11 aylık üretim 15 milyarı aştı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Tavuk yumurtası üretimi 11 aylık dönemde 15 milyarı aştı ve 2012 yılının 14,9 milyar adetlik yıllık rakamını geride bıraktı”
-“Kasım ayında tavuk yumurtası üretimi, Ekim ayının rekor seviyesinin yüzde 2,2 altında kalsa da 2012 yılı Kasım ayına göre yüzde 9,2 artarak 1 milyar 418 milyonu geçti”
-“Tavuk eti üretimi Kasım ayında Ekim ayına göre yüzde 14,2, geçen yılın Kasım ayına göre yüzde 1,2 artarak 133 bin 956 tona yükseldi”
-“Tavuk etinde 11 aylık üretim, 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 1,8 artışla 1,6 milyon tonu geçti”
-“Sanayiye aktarılan inek sütü miktarı Kasım ayında 2012 yılının aynı ayına göre yüzde 6,2, Ekim ayına göre yüzde 1 artışla 610 bin 997 tona ulaştı”
-“11 aylık dönemde sanayiye aktarılan inek sütü miktarı 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 0,6 gerilemeyle 7 milyon 274 bin tonda kaldı”
-“Kanatlı sektöründe üretim artışı devam ediyor. Özellikle yumurta üretiminde 11 aylık üretim artışı yüzde 10,9 gibi çok yüksek rakama ulaştı. Bu üretim, ihracata yönlendirilmeli”

Ankara – 13.01.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tavuk yumurtası üretiminin 2013 yılının 11 aylık (Ocak-Kasım) döneminde 15 milyar adedi aştığını ve 2012 yılının 14,9 milyar adetlik yıllık rakamını geride bıraktığını bildirdi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2010 yılında 11 milyar 840 milyon 396 bin adet olan yumurta üretiminin, 2011 yılında 12 milyar 954 bin 686 bin adede, 2012 yılında ise 14 milyar 910 milyon 774 bin adede yükseldiğini belirtti.
Şemsi Bayraktar, 2012 yılının 11 aylık (Ocak-Kasım) döneminde 13 milyar 559 milyon 102 bin adetlik tavuk yumurtası üretiminin, 2013 yılının aynı döneminde 1 milyar 474 milyon 911 bin adet artışla 15 milyar 34 milyon 13 bin adede ulaştı ve yüzde 10,9 üretim artışı meydana geldiğini bildirdi. Kasım ayı itibarıyla 12 aylık üretim miktarı ise 16 milyar 385 milyon 685 bin adede yükseldiğine dikkati çeken Bayraktar, “Bu hızla (Ocak-Kasım dönemindeki) giderse 2013 yılı tavuk yumurtası üretimi 16,5 milyar adedi geçecek” dedi.

-Tavuk eti üretimi de arttı-

Tavuk eti üretiminin Kasım ayında Ekim’e göre yüzde 14,2 artarak 117 bin 284 tondan 133 bin 956 tona çıktığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“2012 yılının Kasım ayına göre tavuk eti üretiminde yüzde 1,2’lik artış görüldü. Tavuk etinde de 2013 Ocak-Kasım döneminde yüzde 1,8’lık bir artış var. 2012 yılının Ocak-Kasım döneminde 1 milyon 575 bin 949 ton olan tavuk eti üretimi, 2013 yılının aynı döneminde 1 milyon 604 bin 394 tona yükseldi. Kasım ayı itibarıyla son 12 aylık üretim 1 milyon 752 bin 364 tona çıktı. Aralık ayında da 11 aylık dönemindeki artış oranı yakalanırsa, 2013 yılı tavuk eti üretimi 1 milyon 755 bin tona yükselecek.”
Kanatlı sektöründe üretim artışının devam ettiğini vurgulayan Bayraktar, “Özellikle yumurta üretiminde 11 aylık üretim artışı yüzde 10,9 gibi çok yüksek rakama ulaştı. Bu üretim, ihracata yönlendirilmeli. Sektörün olağanüstü üretim potansiyeli değerlendirilmeli” dedi.

-Sanayiye aktarılan inek sütü-

Sanayiye aktarılan inek sütü miktarının Kasım ayında 2012 yılının aynı ayına göre yüzde 6,2, Ekim ayına göre yüzde 1 artışla 610 bin 997 tona ulaştığını bildiren Bayraktar, 2012 Kasım ayında 575 bin 344 ton, 2013 yılının Ekim ayında ise 605 bin 194 ton inek sütünün sanayiye aktarıldığını hatırlattı. 2013 yılının Ocak-Kasım döneminde sanayiye aktarılan inek sütü miktarının, 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 0,6 azalışla 7 milyon 274 bin 496 tona indiği bilgisini veren Bayraktar, şunları kaydetti:
“2012 yılının Ocak-Kasım döneminde sanayiye 7 milyon 318 bin 209 ton inek sütü aktarılmıştı. Kasım ayı itibarıyla son 12 aylık dönemde sanayiye aktarılan inek sütü miktarı 7 milyon 888 bin 772 tonda kaldı. Bu hızla giderse 2013 yılında sanayiye aktarılan inek sütü miktarı 2012 yılının altında kalacak ve 7 milyon 885 bin tona inecek. Süt tüketimi hızla artırılmalı. Toplam inek sütü üretimi 16 milyon tona, toplam süt üretimi 17,4 milyon tona ulaşmışken, sanayiye aktarılan inek sütü miktarının 8 milyon tonun altında kalması üretici açısından sorun demektir. Süt halka sevdirilmeli, tüketimi artırılmalıdır.”

Kadın çiftçi eğitiminde hedef 1 milyon…


-Kadın çiftçi eğitiminde hedef 1 milyon…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Eğitiminde 1 milyon kadın çiftçimize ulaşmayı amaçlıyoruz”
-“14 Mayıs 2012 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlıklarımızla imzaladığımız protokol çerçevesinde 5 pilot ilde gerçekleştirdiğimiz eğitimle 771 kadın çiftçimize sertifikalarını verdik”
-“Eğitim şart. Çünkü toprak işlemeden hasada kadar müthiş bir israf ve verimlilik kaybı var”
-“Toprak derinliğini işlerken ayarlayamazsanız, gübreyi yanlış ve yetersiz kullanırsanız, kaliteli tohum kullanamazsanız, ilacı zamanında, yeterli miktarda vermezseniz, hasadı düzgün yapmazsanız, ürünü kurallarına uygun istifleyip, taşıyıp, depolamazsanız, ambalajlamaya dikkat etmezseniz verimlilik kaybı olmaması mümkün değil”
-“Kayıpları önleyip değeri ekonomiye kazandırmamız lazım. Tabii bunun için ne yaparsanız yapın, destek de verseniz, çiftçiyi farklı yönden destekleseniz de eğitim yoksa anahtar kelime olan verimliliği, kalite ve standardı yakalamamız mümkün değil”
-“Desteklemelerde, projelerde, zirai kredilerde kadın çiftçilere öncelik verilmesi, pozitif ayrımcılık yapılması gerekiyor”

Ankara – 12.01.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 14 Mayıs 2012 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlıklarıyla imzaladıkları protokol çerçevesinde 5 pilot ilde gerçekleştirdikleri eğitimle 771 kadın çiftçiye sertifikalarını verdiklerini bildirerek, eğitimde 1 milyon kadın çiftçiye ulaşmayı amaçladıklarını bildirdi.
Bayraktar, “Eğitim şart. Çünkü toprak işlemeden hasada kadar müthiş bir israf ve verimlilik kaybı var” dedi.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, 14 Mayıs 2012 tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan huzurunda dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile imzaladıkları protokol sonucu, kadın çiftçilere yönelik eğitimlere başlamadan önce, Ankara’da bakanlıkların 185 uzmanına eğitici eğitimi verildiğini bildirdi.
Daha sonra kadın çiftçi eğitimine başladıklarını, İzmir’de 104, Kayseri’de 105, Diyarbakır’da 102, Sakarya’da 322 ve Gaziantep’te 138 kadın çiftçiye eğitim verdiklerini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Kadın çiftçiler, ‘İklim Değişikliği ve Kadın’, ‘Kooperatifçilik ve Kadın’, ‘Girişimcilik, Liderlik ve Kadın’, ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadın Hakları’, ‘Sosyal Güvenlik’ temel konularda eğitim aldılar. Ayrıca, kadın çiftçilere, talepleri doğrultusunda diğer eğitimler verildi. Bu çerçevede, kadın çiftçiler, Sakarya’da, çilek yetiştiriciliği, kivi yetiştiriciliği ve budama yöntemleri, gıda hijyeni ve gıda muhafazası, tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği, karışık sebze yetiştiriciliği, sebzelerde gübreleme, örtü altı ve açık arazide sebze yetiştiriciliği, zirai mücadele ilaçlarının kullanımında dikkat edilecek noktalar, bilinçsiz ilaç kullanımının çevreye, ürüne ve insan sağlığına etkileri, hayvan bakımı ve beslemesi, süt sığırcılığı yetiştiriciliği, hastalık ve sağım yöntemleri konularında eğitim gördüler.

-Ana eğitim konuları dışındaki eğitimler-

Diyarbakır’da, organik tarım ve iyi tarım uygulamaları, meyvecilikte ve bağcılıkta budama teknikleri, bahçe bitkileri, toprak analizinin önemi, sağım teknikleri, ahır hijyeni ve hayvanların bakımı, sulama sistemleri ve su kullanımının önemi, gıda muhafaza yöntemleri konularında eğitim gerçekleştirildi.
Kayseri’de şap hastalığı, tüberküloz hastalığı, Brusellozis (bulaşıcı yavru atma hastalığı) ve memenin iltihabı (mantitis), ahırlarda hijyen ve sağım şekilleri, toprak numunesi alma, nitrat kirliliği nedir ve etkileri, tarım sigortaları ve tarım sigortalarının önemi, organik tarım, gıdaların muhafaza yöntemleri, damla sulama yöntemleri, bilinçli sulama eğitimi verildi.
Kadın çiftçiler, İzmir’de organik tarım, tarımda başarılı kadın girişimci örnekleri, keçi yetiştiriciliği, hayvan hastalıkları ve bakımı, Gaziantep’te sağlıklı süt üretimi eğitimi aldılar.”

-En fazla katılım Sakarya’da-

5 pilot il içinde en fazla katılımın Sakarya’da, ilçeler içinde de en çok katılımın ise 93 kadın çiftçiyle Sakarya’nın Akyazı ilçesinde olduğunu bildiren Bayraktar, “Bakanlarımızın katılımıyla 14 Mayıs 2013 tarihinde Diyarbakır’da, 9 Eylül 2013’de Sakarya’da, 4 Ocak 2014 tarihinde de Gaziantep’te düzenlenen törenlerle kadın çiftçilerimize sertifikalarını verdik. Gaziantep’teki törene Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na getirilen Ayşenur İslam da katıldı. İzmir’de 8 Mart 2013 tarihinde, Kayseri’de ise 22 Mart 2013 tarihinde kadın çiftçilerimize sertifikalarını verdik” dedi.
Bayraktar, bu eğitimleri tüm illerde sürdürmeyi ve eğitimde 1 milyon kadın çiftçimize ulaşmayı amaçladıklarını da vurguladı.

-“Verimliliği, kalite ve standardı yakalamanın anahtarı eğitim”-

Toprak işlemeden hasada kadar müthiş bir israf ve verimlilik kaybı bulunduğunu, bundan dolayı eğitimin şart olduğunu bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Kadın çiftçilerinin eğitimine TZOB olarak çok önem veriyoruz. Çünkü tarım sektörü müthiş bir konjonktür, fırsat yarattı. Dünyada enerji ile birlikte en stratejik sektör haline geldi. Türk çiftçileri olarak bundan istifade etmek istiyoruz. Tarım ürünleri ticareti daha liberal hale geldi. Müthiş bir rekabet var. Dünyadaki tarım ürünleri ticaretinde payımızı almamız lazım. Bütün bunları ancak eğitimle sağlarız. Kadın çiftçilerimizi eğitmeden de bunu yapamayız. Tarımda çalışan nüfusun neredeyse yarıya yakını kadınlardan oluşuyor.
Toprak derinliğini işlerken ayarlayamazsanız, gübreyi yanlış ve yetersiz kullanırsanız, kaliteli tohum kullanamazsanız, ilacı zamanında, yeterli miktarda kullanamazsanız, hasadı düzgün yapmazsanız, ürünü kurallarına uygun istifleyip, taşıyıp, depolamazsanız, ambalajlamaya dikkat etmezseniz verimlilik kaybı olmaması mümkün değil. Bütün bunlar kalite ve standardı etkiliyor. Kayıpları önleyip değeri ekonomiye kazandırmamız lazım. Tabii bunun için ne yaparsanız yapın, destek de verseniz, çiftçiyi farklı yönden destekleseniz de eğitim yoksa anahtar kelime olan verimliliği, kalite ve standardı yakalamamız mümkün değil.”
2023 yılında 150 milyar dolarlık tarımsal hasılaya, 40 milyar dolarlık tarımsal ihracata ulaşmayı amaçladıklarını, bu hedeflere ulaşmanın yolunun ise eğitimle sağlanan verimlilik artışı olacağını belirten Bayraktar, verimlilik artışının da sadece erkek çiftçilerle sağlanamayacağını, kadın, erkek tüm çiftçinin eğitilmesi zorunluluğu bulunduğunu vurguladı.

-Desteklemelerde kadın çiftçilere öncelik-

Kadınlara sadece eğitim vermenin yetmeyeceğini, onları moral açıdan da yükseltmek gerektiğini bildiren Bayraktar, “Bu çok önemli. Desteklemelerde, projelerde, zirai kredilerde kadın çiftçilere öncelik verilmesi, pozitif ayrımcılık yapılması gerekiyor. Sosyal Güvenlilik Kurumu’na ödenen primlerde daha fazla devlet desteği sağlanmalı” dedi.
Kendisinin aynı zamanda Sosyal Güvenlik Kurulu Yönetim Kurulu üyesi olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda bazı önemli çalışmalar yaptıklarını, bazı haklar elde ettiklerini ve bunlardan kadın çiftçilerin yararlandığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“2011 yılında, 1994 yılından prim kesintisi olan çiftçilerimize geriye yönelik borçlanma hakkı getirildi. Ancak kanun gereği, 1994-2003 yılları arası dönem için, aile reisi olmayan kadın çiftçilerimiz borçlanamadılar. Çabalarımızla, 26 Ocak 2012 tarihinde 6270 Sayılı Kanun ile 2 Ağustos 2003 öncesi kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunan kadın çiftçiler için getirdiği farklı uygulama tümüyle kaldırıldı ve kadın çiftçilerimizin mağduriyeti giderildi.
27 Haziran 2012 tarihli genelgeyle 6270 Sayılı Kanunla getirilen düzenlemeye istinaden tescil tarihlerindeki değişiklik nedeniyle sigortalılık durumları değişen kadın çiftçilerimiz, yine, Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde yaptığımız girişimler sonucunda, hak kazandıkları dönem için gecikme cezası ve gecikme zammı ödemediler.
Tarım Bağ-Kur’una tabi, kendi hesabına çalışan ve Sosyal Güvenlik Kurumu şemsiyesi altına girmemiş olan yaklaşık 2 milyon çiftçimize, sigortalı hale gelmesi için 2008 yılında, her ay için 30 gün yerine, 15 gün üzerinden prim ödeme kolaylığı getirilmişti. 15 günlük süre her yıl 1 gün artırıldı ve günümüzde 21 güne çıkarıldı. Çiftçilerimiz, bu primleri ödemekte zorlanıyor. Sigorta primlerinde indirime gidilmesi ya da sigorta primi desteği verilmesi gerekiyor.
Tarımda çalışan kadın çiftçilerimizin ödemesi gereken sigorta primleri için de pozitif ayırımcılık yapılmalı, prim miktarının yüzde 60’ı devlet tarafından karşılanmalıdır. Böylelikle ülkemizde tarımda çalışan kadınların üretim alanındaki gelir düşüklükleri, sosyal güvenliğini olumsuz yönde etkilemeyecek, kadınları, eşlerinin sosyal güvenliğine bağımlı kalmaktan kurtaracaktır.
Kadın çiftçiler diğer sigortalı kadınlarda olduğu gibi doğum borçlanması kapsamında, hamilelikte geçen süreleri borçlanabilmeleri için gerekli düzenlemelerin yapılması da fevkalade önemlidir.”
Desteklerin hiç olmazsa sertifika alanlardan başlatılması gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, “Bu sertifikaların da bir önemi olur, aynı zamanda bu eğitim çalışmalarına da ivme kazandırır. Eğitim gören kadın çiftçilerimiz arasından ihtiyaç sahibi, muhtaç kadın çiftçilerimize, mevcut Kırsal Alanda Sosyal Destek projelerinden faydalanma imkânı getirelim. Kadınlar gübreyi, kaliteli tohumu, teknolojiyi bilinçli kullanırsa dünyada açlık kalmaz. Eğitimli kadın çiftçilerimizle daha verimli üretip, sadece ülkemizin değil, dünyanın gıda güvencesine önemli katkılar sağlayabiliriz” dedi.

Çiftçi yağış bekliyor…


-Çiftçi yağış bekliyor…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:“Ciddi bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıyayız”
-“2013 Ekim-Aralık döneminde yağışlar, 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 41,2 azaldı”
-“ En fazla yağış azalması yüzde 49,4 ile İç Anadolu ve yüzde 47,7 ile Akdeniz bölgelerinde oldu”
-“Aralık ayında Ege Bölgesi’ndeki yağış azalması yüzde 84,5’e çıktı”
-“Hububat ekiminin yoğun olarak yapıldığı bu bölgelerde yağışların azalması sıkıntı oluşturmaktadır”
-“Bu aylardan itibaren yağışların ve sıcaklık değerlerinin normallerin üzerinde gerçekleşmesi durumunda kuraklık
riski azalacaktır”

Ankara – 11.01.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Başkanı Şemsi Bayraktar, yağışların her bölgede 2012 yılının altında kaldığını, ülkenin ciddi bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu bildirerek, “2013 Ekim-Aralık döneminde yağışlar, 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 41,2 azaldı” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, çiftçilerimizin yoğun emek vererek yetiştirdikleri ürünlerin her yıl çeşitli afetlere maruz kaldığını ve kayıplar yaşadığını belirtti. Şemsi Bayraktar, bu kayıpların asgari düzeyde olması ve çiftçilerimizin yaşadıkları afetlerden en az düzeyde etkilenmesi amacıyla, her tarım yılının başından itibaren iklim koşulları ve bitki gelişimlerinin Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından takip edildiğini ve yaşanması muhtemel risklerle ilgili çiftçilerimize uyarılar yapıldığını hatırlattı.

-2012’de 3 aylık yağış 270,5 mm, 2013 yılında 159,1 mm-

Devlet Meteoroloji İşleri (DMİ) Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’de yeni tarım yılının başladığı 2013 yılının Ekim ayı ile Kasım ve Aralık aylarında toplam yağışların normalden ve geçen yılki yağışlardan az olduğu bilgisini veren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Türkiye’de 2013 Ekim, Kasım, Aralık aylarından, 3 aylık dönemde toplam yağış ortalaması 159,1 milimetre (mm) oldu. Normalde 228,5 mm olurdu. 2012 yılının aynı döneminde ise 270,5 mm düzeyinde gerçekleşti. 2013 Ekim-Aralık döneminde yağışlar, geçen yıla göre yüzde 41,2, normal yıllara göre yüzde 30,4 azaldı. En fazla yağış azalması yüzde 49,4 ile İç Anadolu ve yüzde 47,7 ile Akdeniz bölgelerinde oldu.
Bu iki bölgeyi yüzde 45,9 ile Doğu Anadolu, yüzde 30,4 ile Güneydoğu Anadolu, yüzde 25,7 ile Marmara, yüzde 18,8 oran ile Ege, yüzde 11,8 oran ile Karadeniz bölgeleri takip etti.
2013 Ekim ve Kasım aylarında yağışlar zaten normallerin altında gerçekleşmişti. 2013 Aralık ayında da, şu ana kadar da beklediğimiz yağışlar görülmedi. Kış kuraklığı yaşıyoruz. Aralık ayı yağışlarına bakıldığında en fazla yağış azalması, Ekim ve Kasım aylarında diğer bölgelere göre en fazla yağış alan Ege Bölgesinde görüldü. 2013 Aralık ayında Ege Bölgesi’ndeki yağış azalması yüzde 84,5’e çıktı. Bu bölgeyi yüzde 76,7 ile İç Anadolu, yüzde 67,5 ile Marmara, yüzde 65 ile Akdeniz, yüzde 53,5 ile Doğu Anadolu, yüzde 24,1 ile Güneydoğu Anadolu bölgeleri izledi.”

-En fazla etkilenen bölgeler-

Bayraktar, kış aylarında beklenen yağışların gerçekleşmemesinin tüm bölgeleri olumsuz etkilenmekle birlikte Doğu Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinin orta ve doğusu, İç Anadolu Bölgesi’nin kuzeyi ve batısı, Akdeniz Bölgesi’nin orta ve doğusunun daha fazla etkilendiğini belirtti.
2013-2014 yılı tarımsal üretim ve pazarlama döneminin Ekim ayı itibariyle başladığını, bu tarihten itibaren başta kışlık hububat olmak üzere, bazı baklagiller, kanola ve bazı sebzelerin ekimlerinin tamamlandığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Hububat ekiminin yoğun olarak yapıldığı bu bölgelerde yağışların azalması sıkıntı oluşturmaktadır. Hububat ekilişinin ardından 2013 Kasım ve Aralık aylarında beklediği yağışı alamayan üreticiler yağış beklemektedir.
Ziraat Odalarımızdan alınan bilgilere göre, hububat ekiminin yapıldığı tarım alanlarında beklenen yağışın gerçekleşmemesi nedeniyle bazı alanlarda çıkışların olmadığı, bu nedenle tohumlarda çürüme riski oluştuğu, bazı alanlarda çıkışların zayıf olduğu, çıkışı gerçekleşen bazı alanlarda da yağış yetersizliği nedeniyle kurumaların oluştuğu bilinmektedir.
2013/2014 yılı rekoltenin nasıl gerçekleşeceği, kullanılan tohumluğun kalitesinden, kullanılan gübre, gerçekleştirilen zirai mücadele, hasada kadar yağan yağışlar, sulama imkanları gibi çok çeşitli faktörlere bağlıdır.”

-“Rekolteye yönelik tahminleri bugünden yapmak zor”-

Bayraktar, 2014 yılında muhtemel bir kuraklık yaşanma riski ve tarım ürünleri rekoltelerinin nasıl gerçekleşeceğine yönelik tahminleri bugünden yapmanın zor olduğuna dikkati çekti. Bu yıl kuraklık yaşanması ve tarım ürünlerinde rekoltenin nasıl etkileneceğinin, bu aylardan itibaren gerçekleşecek yağışlara ve sıcaklık değerlerine bağlı olduğunu bildiren Bayraktar, bundan sonra yağışların ve sıcaklık değerlerinin normallerin üzerinde gerçekleşmesi durumunda kuraklık riskinin azalacağını belirtti.
Dünyada ve Türkiye’de iklim değişikliği nedeniyle su döngüsündeki ve sıcaklıklardaki değişiklikler ile olası mevsimsel kaymaların son yıllarda tarım sektörünü daha fazla etkilediğine dikkati çeken Bayraktar, dünyada bazı ülkelerde yaşanan kuraklığın yıldan yıla değiştiğini, bir takım tarım ürünlerinin üretim ve fiyatlarında dalgalanmalara neden olduğunu belirtti. Bayraktar, özellikle ihracatçı ülkelerde yaşanan kuraklığın dünya ürün fiyatlarında artışa neden olduğunu bildirdi. Geleceğe yönelik üretim hedeflerinin bugünden belirlenmesi ve tarım ürünlerinde ithalata olan ihtiyacı azaltmaya yönelik tedbirler alınması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “iklim değişiklerinin olumsuz etkilerinden asgari düzeyde etkilenmek için, doğal kaynakların verimli kullanımı da oldukça önemlidir” dedi.

-“Su potansiyeli tasarruflu ve etkin kullanılmalı”-

Bayraktar, özellikle Türkiye’nin su potansiyelinin tasarruflu ve etkin kullanımının sağlanması için alınması gereken tedbirleri şöyle sıraladı:
“Ülkemizde çoğunlukla yüzey sulama yapılmaktadır. Bu uygulamada su kaybı çok fazladır. Son yıllarda faizsiz kredi uygulamaları olmakla birlikte sistem maliyetinin yüksek olması, çiftçilerimizin basınçlı sulama sistemi kurmalarını engellemektedir. Kredi imkanından faydalanarak sulama sistemi kurabilen üreticilerimiz ise içinde bulundukları zor şartlar sonucunda taksitlerini ödemekte zorlanmaktadırlar. Bu nedenle su tasarrufu ve sulama maliyetinin düşürülmesi amacıyla basınçlı sulama sistemlerinin devlet tarafından kurulması sağlanmalıdır.
Yine, yağışlarla gelen ve yüzey akışı yoluyla akıp giden her damla suyu depolayacak yeni sulama gölet ve barajı yatırımlarının başlatılması ve devam edenlerin bir an önce tamamlanması sağlanmalıdır.
Yer altı sularının bilinçsizce ve aşırı bir şekilde tüketilmesi önlenmelidir. Yer altı su kaynaklarının çok azalması ve her yıl daha derinlere inilmesi, telafisi mümkün olmayan sıkıntılara yol açabilir.
Bu arada, AR-GE çalışmalarına gerekli destek verilmeli, kurak şartlara uyumlu çeşitlerin ve su tasarrufuna yönelik tekniklerin geliştirilmesi sağlanmalıdır.
Kuraklığa dayanıklı tohum kullanımı konusunda çiftçi eğitim ve yayım çalışmaları hızlandırılmalıdır.”
Bayraktar, bu tarım yılının verimli geçmesi için yağış almayan tüm bölgelerin en kısa zamanda yeterli yağış alarak, çiftçilerin bol kazanç sağladığı, kalite ve rekoltenin düşmediği bir yıl olarak tamamlanmasını beklediklerini bildirdi.

Zirai eğitimin başlamasının yıl dönümü…


-Zirai eğitimin başlamasının yıl dönümü…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Sanayileşme olmadan tarım, tarım olmadan sanayileşme olmuyor. Tarım sektörü de ancak
eğitimle gelişiyor”
-“Çevre bilinci ve sorumluluğuna sahip, tarımsal teknolojiye hakim ve en önemlisi çiftçiyle yan yana, donanımlı ziraat mühendislerinin, Türk tarımına büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz”

Ankara – 10.01.2014 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ekonomik gelişme için tarım sektörünün gelişmesinin çok önemli olduğunu belirterek, “bütün sanayileşmiş ülkeler tarımda da çok ileriler. Sanayileşme olmadan tarım, tarım olmadan sanayileşme olmuyor. Tarım sektörü de ancak eğitimle gelişiyor” dedi.
Bayraktar, Türkiye’de zirai eğitimin başlamasının 168. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, ülke tarımsal potansiyeli ve koşulları da dikkate alındığında, tarımsal eğitimin değerinin daha iyi anlaşılacağını belirtti.
Ziraat mühendisliği eğitiminin insandan-toprağa çok geniş bir alanı kapsadığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Tarımda zenginlik yaratan ülkeler, tarımsal yayımın önemini algılamıştır. Tarımla geçimlerini sağlamaya çalışan çiftçilerin resmi eğitimin dışında, işletme düzeyinde yönetim ve yeni teknolojik gelişmeler ile ilgili eğitimine de özen göstermişlerdir. Bir tarımsal işletmenin mevcut sorunlarının çözümü için kullanılan en etkin araç güncel, pratikte uygulanabilir ve yüksek düzeyli bilgi transferidir. Bu transferin kalitesi, yani bilginin veriliş biçimi ve çiftçiler tarafından alınış derecesi büyük önem taşıyor.
Ülkemizin tarımsal üretimde dünya ile rekabet edebilir koşullara gelmesi, eğitimin kırsal alanda yaşayanlara ulaştırılabilmesi ve yaygınlaştırılabilmesi için, tarım sektörüne hizmet verecek elemanların kaliteli eğitim ve öğretim alması çok önemlidir. Bu konuda, sektörde yer alan tüm paydaşların da, bilginin çiftçiler tarafından üretim sürecinde ve etkin bir biçimde kullanılmasını sağlamak için eğitime katkı sağlaması gerekiyor.”

-“TZOB çiftçilere yönelik her türlü eğitim faaliyetini destekliyor”-

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak bu sorumluluğu yerine getirebilmek amacıyla çiftçilere yönelik her türlü eğitim faaliyetini desteklediklerini bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Bu çerçevede, çiftçimizin tarımdaki yeniliklere daha kolay ulaşmasını sağlamak amacıyla, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, İş- Kur ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile imzalanan protokoller kapsamında, farklı illerde bulunan Ziraat Odalarına mensup çiftçilerin ve teknik personelin, bölge ihtiyacına göre belirlenen çeşitli konularda eğitim almaları sağlanmaktadır. Birliğimiz, Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik ile getirilen sistemin, yerleşmesi ve geliştirilmesi yönünde de önemli çalışmalar yapmaktadır. Ziraat Odalarımızın teknik ve idari seviyesinin yükseltilmesini sağlamak amacıyla, daha fazla teknik eleman istihdam eder hale gelmesi de her zaman Birliğimizce desteklemektedir.”
Ziraat mühendislerinin Türkiye’nin gerçeklerine ve çağın koşullarına uygun olarak yetişmesi gerektiğini belirten Bayraktar, çevre bilinci ve sorumluluğuna sahip, tarımsal teknolojiye hakim ve en önemlisi çiftçiyle yan yana, donanımlı ziraat mühendislerinin, Türk tarımına büyük katkı sağlayacağına inandıklarını bildirdi.
Şemsi Bayraktar, açıklamasında, “bu duygu ve düşüncelerle, şahsım ve üreticilerimiz adına, bu alanda 168 yıl boyunca emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerine yer verdi.