Susam üretimi acilen artırılmalı

-Susam üretimi acilen artırılmalı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:“Üreticilerimiz ithal susam fiyatlarıyla rekabet edemediği, pazar problemi ve fiyat tedirginliği yaşadığı için üretim düştü”
-“2012 yılında 131 bin 803 tonluk susam tüketiminin yüzde 87,7’si ithalat yoluyla karşılayan Türkiye, ithalatta Çin ve Japonya’nın ardından dünyada üçüncü”
-“Dünyanın üçüncü büyük üreticisi olmasına karşın, 2007-2011 döneminde ithalatını yüzde 89 artıran Çin ile 2012 yılında ekim alanlarının gerilemesi yüzünden 2012 yılında dünyada yaşanan 600 bin tonluk üretim düşüşü, susam fiyatlarını 2013 yılında artırdı”
-“Ham susam uluslararası piyasa fiyatları kilogramı 1,33 dolar dolaylarında seyrederken, bu yılın Ocak-Eylül döneminde yüzde 39,6 artarak 1,34 dolardan 1,87 dolara yükseldi”
-“Susam ülkemizde toplam 25 ilimizde üretiliyor. Üretim en fazla Antalya ilinde yapılırken, bu ili Muğla, Manisa ve Uşak illeri takip ediyor”
-“Yetiştirme süresinin kısalığı yönünden, hemen hemen her kültür bitkisiyle ekim nöbetine girebilen susamda üretim kısa sürede artırılabilir, ülkemiz dışa bağımlılıktan kurtarılabilir”
-“Üretim artışı için, sözleşmeli üretim devreye alınmalı, pazar imkanları genişletilmeli, prim desteği verilmeli, dünya fiyatlarının düştüğü yıllarda iç piyasayı bozacak ürün ithalatı önlenmelidir”

Ankara – 08.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üreticilerin ithal susam fiyatlarıyla rekabet edemediğini, pazar problemi ve fiyat tedirginliği yaşadığını için üretimin düştüğünü bildirerek, “2012 yılında 131 bin 803 tonluk susam tüketiminin yüzde 87,7’si ithalat yoluyla karşılandı. Susam üretimini acilen artırmaya yönelik özel politika uygulanmalıdır” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, anavatanının Afrika olduğu tahmin edilen susamın insanlık tarihinin bilinen en eski bitkilerinden olduğunu belirtti. Susam tohumlarının yüzde 50-60 oranında yağ içerdiğini, tüm yağlı tohumlar gibi proteince zengin bir ürün olan susamda ortalama yüzde 25 dolaylarında protein, yaklaşık yüzde 14 karbonhidrat bulunduğunu vurgulayan Bayraktar, susam tohumlarından yağ miktarı fazla olanlar yağ ve tahin üretiminde, yağ miktarı az olanlar ise simitlik ve bisküvilik olarak kullanıldığı bilgisini verdi.
2013 yılındaki yükseliş dışında genelde uluslararası piyasada ham susam fiyatlarının kilogram başına 1,33 dolar dolaylarında seyrettiğini, bunun da Türkiye’de üreticiler için rekabet, pazar problemi ve fiyat tedirginliği yaşanmasına ve üreticinin üretimden çekilmesine neden olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Türkiye’de üretim alanları azalıyor. Son 10 yılda üretim alanları 430 bin dekardan, 2011 yılında 266 bin 455 dekara kadar indikten sonra 2012 yılında yeniden yükselerek 292 bin 63 dekara çıktı. Son 10 yılda en fazla üretim 26 bin 545 tonla 2006 yılında yapıldı. Bu rakam 2007 yılında 20 bin 10 tona indikten sonra 2010 yılında 23 bin 460 tona yükseldi. 2011 yılında 18 bin, 2012 yılında 16 bin 221 ton olan üretim, 2013 yılında, Bitkisel Üretim İkinci Tahmin rakamlarına göre 15 bin 695 tona inecek.
Susam ülkemizde toplam 25 ilimizde üretiliyor. Üretim en fazla Antalya ilinde yapılırken, bu ili Muğla, Manisa ve Uşak illeri takip ediyor.”

-24 ülkeden 115 bin 572 ton susam satın alınıyor-

Bayraktar, 2012 yılında 16 bin 221 tonluk susam üretimine karşılık, 115 bin 572 ton ithalat yapıldığını, tüketimin 131 bin 803 tona yükseldiğini, tüketimin yüzde 87,7’sinin ithalatla karşılandığını belirtti.
Üretim açığının karşılanması için 2012 yılında 24 ülkeden ham susam ithalatı yapıldığını bildiren Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Ham susam ithalatının en fazla yapıldığı ülke Nijerya’dır. Bu ülkeyi Etiyopya, Çad, Hindistan, Mozambik, Gine, Sudan izliyor. Dünyada, 2012 yılında 8 milyon hektar alanda toplam 4,2 milyon ton susam üretimi yapıldı. Susam üretiminde ilk sırayı 620 bin tonla Myanmar alırken, bu ülkeyi 610 in tonla Hindistan, 600 bin tonla Çin izledi. Son on yıla bakıldığında, 2011 yılına kadar her yıl artan susam ekim alanlarının, 2012 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5,6 oranında, üretimin ise yüzde 12,7 oranında azaldığı görülüyor. 2011 yılında 4,8 milyon ton olan üretim, 2012 yılında 600 bin ton azalmayla 4,2 milyon tona geriledi.
Dünyada 2007-2011 döneminde dış ticarete konu olan susam miktarı 1 milyon tondan 1,4 milyon tona yükseldi. Susam ithalatında Çin birinci iken, Japonya ikinci, Türkiye üçüncü sırada bulunuyor.
Dünyanın üçüncü büyük üreticisi olmasına karşın, 2007-2011 döneminde ithalatını yüzde 89 artıran Çin ile 2012 yılında ekim alanlarının gerilemesi yüzünden 2012 yılında dünyada yaşanan 600 bin tonluk üretim düşüşü, susam fiyatlarını 2013 yılında artırdı. Ham susam uluslararası piyasa fiyatları kilogramı 1,33 dolar dolaylarında seyrederken, bu yılın Ocak-Eylül döneminde yüzde 39,6 artarak 1,34 dolardan 1,87 dolara yükseldi.”
Bayraktar, Türkiye’de, yükselen uluslararası piyasa fiyatlarının yanı sıra, dolar kurunun da yüksek olmasının Türk Lirası bazında ithal maliyetini yükselttiğini vurguladı.

-“El emeğine dayalı tarım üretim maliyeti artırıyor”-

Susam tarımının el emeğine dayalı olarak yapılmasının üretim maliyetini artırdığını, diğer yağlı tohumlara göre verim miktarının düşük oluşu nedeniyle de dekardan elde edilen gelirin diğer ürünlerle rekabeti engellediğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bu sebepten dolayı üreticiler daha fazla gelir elde edilen ürünlerin ekimine yönelmektedir. Susam üretimini artırmaya yönelik özel politika uygulanmalıdır. Ülkemiz yağlı tohumlarda açığı bulunmaktadır. Susam içerdiği yağ miktarı nedeniyle yağ açığının kapatılmasında önemli bir üründür. Ancak, henüz diğer alanlarda kullanımı için ithalat yapılıyor iken yağ tüketimi için düşünülememelidir. Yağ tüketimi dışında ihtiyaç duyulan susam üretiminin gerçekleştirilerek, ithalatın azaltılması yönünde çalışmalar yapılmalıdır.
Yetiştirme süresinin kısalığı yönünden, hemen hemen her kültür bitkisiyle ekim nöbetine girebilen susamda üretim alanları ve dolayısıyla üretim kısa sürede artırılabilir, ülkemiz dışa bağımlılıktan kurtarılabilir. Genel olarak pamuk-buğday-susam şeklinde üçlü münavebe, en çok yapılan münavebe şeklidir. Susamın bu avantajı değerlendirilmelidir.”
Avantajlarına karşın susam hasadının elle yapılıyor olmasının hasat maliyetlerini artırdığını belirten Bayraktar, “Verim miktarı da düşük olunca diğer ürünlerle rekabet edememektedir. Bu amaçla üretim maliyetlerini azaltıcı tedbirler alınmalıdır. Üretim artışı için, sözleşmeli üretim devreye alınmalı, pazar imkanları genişletilmeli, prim desteği verilmeli, dünya fiyatlarının düştüğü yıllarda iç piyasayı bozacak ürün ithalatı önlenmelidir” dedi.

Tıbbi aromatik bitki cenneti Türkiye…


-Tıbbi aromatik bitki cenneti Türkiye…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Türkiye, farklı iklim ve ekolojik koşulları, zengin florasıyla doğada toplanan ve kültürü yapılan tıbbi ve aromatik bitkiler
açısından büyük bir ekonomik potansiyele sahiptir”
-“Ülkemiz, haşhaş, kekik, defne yaprağı, adaçayı üretim ve ihracatında dünya birincisi”
-“Dünyada tarlada üretilen 15 bin ton kekiğin 11 bin 598 tonunu, 10 bin ton defne yaprağının 9 bin tonunu Türkiye üretiyor”
-“Türkiye, kırmızı biber, kimyon, anason, nane üretimi ve ihracatında da önemli yere sahip”
-“Üreticinin teşvik edilmesi, ürün bazlı desteğin verilmesi, hasat sonrası ambalajlama, paketleme ve depolamayı sağlayacak tesislerin kurulması, üretimin artmasını sağlayacak.
Ayrıca tıbbi aromatik bitkilerin teşvik kapsamına alınması da ihracatı artıracaktır”

Ankara – 07.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tıbbi aromatik bitki cenneti olan Türkiye’nin, farklı iklim ve ekolojik koşulları, zengin florasıyla doğada toplanan ve kültürü yapılan tıbbi ve aromatik bitkiler açısından büyük bir ekonomik potansiyele sahip bulunduğunu bildirerek, “Ülkemiz, haşhaş, kekik, defne yaprağı, adaçayı üretim ve ihracatında dünya birincisi” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, bilimsel araştırmaların dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80’inin sağlık için geleneksel tıbbı ve tıbbi bitkileri de kullandığını ortaya koyduğunu belirtti. Dünyada kullanılan tıbbi ve aromatik bitkilerin sayısının Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 20 bin civarında olduğu bilgisini veren Bayraktar, bunlardan 4 bin tıbbi ve aromatik bitkinin yaygın bir şekilde kullanıldığını, halen dünyada 2 bin, Batı Avrupa’da ise 500 kadar tıbbi ve aromatik bitkinin ticaretinin yapıldığını vurguladı.
Gelişmiş ülkelerde insanların kullanılan kimyasal ilaçların yan etkilerinin çok fazla olması nedeniyle özellikle tedavide bitkisel kaynaklara da yöneldiğini belirten Bayraktar, “tedavide kullanılan ilaçların önemli bir kısmını doğal kaynaklı ilaçlar oluşturmaktadır. Doğal kaynaklı ilaçların kullanım oranı gelişmiş ülkelerde yüzde 60, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 4 civarında olduğu görülmektedir” dedi.

-Bitkisel ilaç, bitki kimyasalları, gıda ve katkı maddeleri, kozmetik
ve parfümeri sanayilerinin girdisi Türkiye florasında barınıyor-

Türkiye’nin bitkisel ilaç, bitki kimyasalları, gıda ve katkı maddeleri, kozmetik ve parfümeri sanayilerinin girdisini oluşturan pek çok bitkisel ürünü florasında barındırdığına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ülkemizde 9 bin doğal, 3 bin de endemik bitki türü vardır. Bitki çeşitliliği altürlerle 12 bin bulmaktadır. Avrupa kıtasında bulunan bitki türlerinin yüzde 75’i Türkiye de bulunmaktadır. Türkiye, farklı iklim ve ekolojik koşulları, zengin florasıyla doğada toplanan ve kültürü yapılan tıbbi ve aromatik bitkiler açısından büyük bir ekonomik potansiyele sahiptir. İhracatta lider ülkelerden biridir.
Ülkemiz, haşhaş, kekik, defne yaprağı üretim ve ihracatında dünya birincisidir. Dünyada tarlada üretilen 15 bin ton kekiğin 11 bin 598 tonunu, 10 bin ton defne yaprağının 9 bin tonunu Türkiye üretiyor. Türkiye, kırmızı biber, kimyon, anason, nane üretimi ve ihracatında da önemli yere sahip durumda. 2012 yılında üretilen 11 bin 598 ton kekiğin 10 bin 14 tonunu tek başına Denizli ilimiz üretiyor. Bu sadece tarla üretimi. Türkiye’nin her tarafında doğada toplanmaya hazır birçok tıbbi ve aromatik bitki var ve bu bitkiler dünyada para ediyor.”

-“İhracat için tarla ürünü yetmezse doğadan toplanıyor”-

Kekikte 11 bin 598 ton tarla üretimi olmasına karşın, doğada toplananlarla birlikte ihraç edilen kekik miktarının bu rakamın üzerinde gerçekleştiğini bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“İhracat için tarla ürünü yetmezse doğadan toplanıyor. Tarla üretimi 11 bin 598 ton ama ihracat 13 bin 912 ton. Ülke içi tüketimi de var. Doğada en az 5-6 bin ton kekik toplanıyor. Kekikte en büyük müşteri ABD. Bu ülke, Türkiye’den 3 bin 493 ton kekik (işlenmiş, işlenmemiş kekik ve kekik yağı) ithal ediyor ve bunun karşılığında 41 milyon dolar ödüyor. Kekik ihraç ettiğimiz diğer ülkeler ise Almanya, İtalya, Kanada, Polonya, Hollanda, Fransa, Japonya ve Avustralya’dır.
Diğer önemli ihraç ürünümüz ise defne yaprağıdır. En önemli defne üreticisi ve ihracatçısı Türkiye, dünya defne yaprağı ihtiyacının yüzde 90’ını karşılıyor. Defne yaprağı dışsatımı yapan birkaç ülkeden birisiyiz ve yılda 10 bin 483 ton ihracat yapıyoruz. Türkiye, adaçayı üretimiyle de dünyanın en önemli tedarikçilerinden birisi konumunda.
Ülkemiz kırmızı biber, kimyon, anason ve nane üretimi ve ihracatında da önemli bir yere sahip.”
Türkiye’nin tıbbi bitkilerinden haşhaşın 13 ilde yetiştiriciliğinin yapıldığını, 2012 yılı verilerine 3 bin 497 ton haşhaş kapsülü üretildiğini bildiren Bayraktar, dünyada haşhaş üretici diğer ülkelerin Avustralya, Hindistan, Fransa, İspanya ve Macaristan olduğunu belirtti. Dünyanın, haşhaştan elde edilen tıbbi ve bilimsel amaçlı hammadde tüketiminin ortalama 400 ton civarında olduğu bilgisini veren Bayraktar, bunun 129 tonunu Türkiye’nin sağladığına dikkati çekti.

-“Üretim artışı ve istenen kalitede ürün için kültürü alınarak
üretim yapılmalı”-

Bayraktar, yıllara göre değişmekle birlikte tıbbi ve aromatik bitkiler arasında en fazla ihraç edilen kekiğin bir kısmının Toroslar üzerinden doğal alanlardan toplandığını, tarlada üretimin ise İzmir, Manisa, Denizli, Antalya ve Isparta gibi illerde yapıldığını belirtti. Tıbbi ve aromatik bitkilerde üretimi artırmak ve istenen kalitede ürünü elde edebilmek için kültüre alınarak üretim yapılması gerektiğini bildiren Bayraktar, “bazı türlerde ekonomik olsa da doğadan toplanan bitkilerde kaliteli ve standart ürün elde etmek zordur. Bu yolla floraya zarar vermeden sürdürülebilir bir üretim de yapılamaz. Tıbbi aromatik bitkilerin doğadan bilinçsizce ve aşırı miktarda toplanması bitki popülasyonunda azalmalara yol açmaktadır” dedi.

Bayraktar, üreticinin teşvik edilmesinin, ürün bazlı desteğin verilmesinin, hasat sonrası ambalajlama, paketleme ve depolamayı sağlayacak tesislerin kurulmasının üretimin artmasını sağlayacağını, ayrıca tıbbi aromatik bitkilerin teşvik kapsamına alınmasının da ihracatı artıracağını belirtti.

GAP devreye girdikçe tarımsal üretim patlıyor


-GAP devreye girdikçe tarımsal üretim patlıyor
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “GAP, bölgede daha şimdiden üretimde patlamaya neden oldu. 1991-2012 döneminde bölgede buğday üretimi yüzde 113,1, domates üretimi yüzde 135,4 arttı”
-“Mısır üretimi 178,8, pamuk üretimi 4,4, yonca üretimi 32,9, fiğ üretimi 128,6, biber üretimi 3, kültür sığırı sayısı 16,7, kültür melezi sığır sayısı 5,1 katına çıktı”
-“Bölgede, 1991-2012 döneminde buğday üretimi 1,8 milyon tondan 3,9 milyon tona, mısır üretimi 7 bin tondan 1,3 milyon tona, kütlü pamuk üretimi 318 bin tondan 1,4 milyon tona yükseldi”
-“Bölgede yonca üretimi 5 bin tondan 171 bin tona, fiğ üretimi 741 tondan 95 bin tona, domates üretimi 274 bin tondan 645 bin tona, biber üretimi 50 bin tondan 150 bin tona yükseldi”
-“Bölgede yerli sığır sayısı 645 bin baştan 348 bin başa inerken, kültür sığırı sayısı 16 bin baştan, 298 bin başa, kültür melezi sığır sayısı 64 bin baştan 322 bin başa çıktı”
-“Koyun sayısı 5,7 milyon baştan 4,4 milyon başa, keçi sayısı 2 milyon baştan 1,8 milyon başa gerilerken, et ve süt verimi arttı. Sağılan koyun başına yıllık ortalama süt alımı 61
kilogramdan 81 kilograma, keçide ise 61 kilogramdan 106 kilograma yükseldi”
-“Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 2004 yılında ülke tarımında yüzde 9 olan payı, 2010 yılında yüzde 10,3’e çıktı”
-“Su bereket demek. Bunun en iyi örneğini de GAP veriyor”
-“GAP’ın bölgede huzur ve güvenin sağlanmasıyla çok daha kısa sürede tamamlanacak. Tamamlandığında da ülkeye ve bölgeye huzur, güven ve refah getirecek”

Ankara – 05.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) devreye girdikçe bölge tarımsal üretiminde büyük artışlara yol açtığını bildirerek, “1991-2012 döneminde bölgede buğday üretimi yüzde 113,1, domates üretimi yüzde 135,4 arttı. Mısır üretimi 178,8, pamuk üretimi 4,4, yonca üretimi 32,9, fiğ üretimi 128,6, biber üretimi 3, kültür sığırı sayısı 16,7, kültür melezi sığır sayısı 5,1 katına çıktı” dedi.
Bayraktar, bölgede, 1991-2012 döneminde buğday üretiminin 1,8 milyon tondan 3,9 milyon tona, mısır üretiminin 7 bin tondan 1,3 milyon tona, kütlü pamuk üretiminin 318 bin tondan 1,4 milyon tona yükseldiğini vurguladı.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şırnak ve Şanlıurfa’dan oluşan 9 ili kapsayan GAP’ın, bölge kaynakları değerlendirerek bu yörede yaşayan insanların gelir düzeyini ve yaşam kalitesini yükseltmeyi ve ulusal düzeyde ekonomik gelişime katkıda bulunmayı amaçladığını belirtti.

-Türkiye’deki sulanabilir alanın 5’de birinden fazlası GAP’ta-

Güneydoğu Anadolu Projesi tamamlandığında bölgede 1,82 milyon hektar alanın sulamaya açılacağını, hidroelektrik santrallarından yılda 27 milyar kilovatsaat (kwh) elektrik enerjisi üretileceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Sulamaya açılacak 1,82 milyon hektar alan, Türkiye’nin toplam ekonomik olarak sulanabilir alanının 5’te birinden fazla. Türkiye’nin en önemli tarımsal alanı Çukurova’nın 4 katından büyük bir alan. Hidroelektrik santrallarından üretilen elektrik enerjisi miktarı GAP’ta 27 milyar KWH olacakken, Türkiye’de 2012 yılında 44,8 milyar KWH üretildi.
GAP, tarım, sanayi, enerji, ulaştırma, eğitim, sağlık, kırsal ve kentsel altyapı yatırımlarıyla bölgenin ekonomik ve sosyal göstergelerini ülke ortalamasına getirecek. Bölgede toplam 3,8 milyon kişiye istihdam olanağı sağlanacak. Bölge halkının yaşam kalitesi ve refah düzeyi yükseltecek.
Dicle ve Fırat havzasında; 2012 sonu itibarıyla Devlet Su İşleri (DSİ) ve TİGEM tarafından toplam 377 bin 672 hektar alan sulamaya açıldı. 99 bin 215 hektar alanda ise sulama şebeke inşaatı devam ediyor.1 milyon 323 bin 113 hektar alanın sulama yatırımları planlama aşamasında. DSİ tarafından yürütülen sulama projelerinin yüzde 20,7’si işletmede.”
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin 7,5 milyon hektar olan toplam arazi varlığının yüzde 43,6’sı bitkisel üretim, yüzde 29,4’ü çayır-mera, yüzde 19,2’si orman-fundalık arazisi olduğunu bildiren Bayraktar, “Bölgede 3,29 milyon hektar bitkisel üretim, 2,2 milyon hektar çayır-mera, 1,45 milyon hektar orman-fundalık alanı var” dedi.

-Pamuğun yüzde 59,7’se, buğdayın yüzde 19,2’si,
mısırın yüzde 27,5’u GAP’tan-

Türkiye’de ortalama işletme büyüklüğü 61 dekar iken, bölgede 104,8 dekar olduğunu belirten Bayraktar, bölgenin Türkiye pamuk üretiminin yüzde 59,7’sini, kırmızı mercimeğin yüzde 98,1’ini, Antep fıstığının yüzde 90,7’sini, arpanın yüzde 17,5’ini, buğdayın yüzde 19,2’sini, mısırın yüzde 27,5’ini karşıladığı bilgisini verdi.
Bölgede arpa üretiminin yüzde 5,2 düşüşle 1 milyon 313 bin tondan 1 milyon 245 bin tona inmesine karşın, yonca üretiminin 34 kat artışla 5 bin tondan 171 bin tona, fiğ üretiminin 741 tondan 95 bin tona, domates üretiminin 274 bin tondan 645 bin tona, biber üretiminin 50 bin tondan 150 bin tona yükseldiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hayvancılıkta da bir değişim yaşanıyor. Özellikle kültür ırkı hayvan sayılarında önemli artışlar var. Tabii bu verimi de etkiliyor. Bölgede yerli sığır sayısı, 1991-2012 döneminde 645 bin baştan 348 bin başa inerken, kültür sığırı sayısı 16 bin baştan, 298 bin başa, kültür melezi sığır sayısı 64 bin baştan 322 bin başa çıktı. Koyun sayısı 5,7 milyon baştan 4,4 milyon başa, keçi sayısı 2 milyon baştan 1,8 milyon başa geriledi. Yalnız et ve süt verimi arttı. Sağılan koyun başına yıllık ortalama süt alımı 61 kilogramdan 81 kilograma, keçide ise 61 kilogramdan 106 kilograma yükseldi.
Sulama yatırımlarının devreye girmesiyle birlikte özellikle yaş sebze, meyve ve endüstri bitkilerinin üretimlerinde büyük artışlar meydana geldi. Yonca, fiğ gibi sulanabilen alanlarda yetiştirilen yem bitkilerinin üretimindeki büyük artış da hayvancılığı geliştiriyor.”

-Bölgenin ülke tarımındaki payı artıyor-

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin, 2004 yılında ülke tarımında yüzde 9 olan payının, 2010 yılında yüzde 10,3’e çıktığını belirtti. Şemsi Bayraktar, GAP illerinden Şanlıurfa ve Diyarbakır’ın payının 2004-2010 döneminde yüzde 5,2’den yüzde 5,4’e, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt’in yüzde 2 olan payının yüzde 2,6’ya, Gaziantep, Adıyaman ve Kilis’in yüzde 1,8 olan payının yüzde 2,3’e yükseldiğine dikkati çekti.
Bayraktar, GAP’ın, suyun önemi bir kez daha ortaya koyduğunu bildirerek, “Çorak topraklarda tarım yapmak mümkün değil. Su bereket demek. Bunun en iyi örneğini de GAP veriyor. Toprak suyla kavuştuğunda ortaya bereket çıkıyor. Türkiye, GAP dahil, ekonomik olarak sulanabilir 8,5 milyon hektarlık alanının tamamını sulayacak alt yapı yatırımlarını bir an önce tamamlamalı, toprağı suyla buluşturmalı, çiftçimizi ve ülkemizi refaha ulaştırmalıdır” dedi.
Şemsi Bayraktar, GAP’ın bölgede huzur ve güvenin sağlanmasıyla çok daha kısa sürede tamamlanacağını, tamamlandığında da ülkeye ve bölgeye huzur, güven ve refah getireceğini sözlerine ekledi.

TZOB, elmada ihracat iadesi desteği istedi


-TZOB, elmada ihracat iadesi desteği istedi
-Türkiye Ziraat Odaları Birliği, 2012 yılında verilmeyen elmada ihracat iadesi desteğinin bu sezon verilmesi için Ekonomi Bakanlığı’na başvurdu
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Elmada Kasım ayı sonu itibarıyla geçen yıl ortalama
88 kuruş olan üretici fiyatı, bu yıl 64 kuruşa düştü”
-“Elma fiyatları Antalya, Karaman gibi bazı illerimizde 50 kuruşa kadar geriledi”
-“2012 yılında ihracat iadesi verilmediği için elma ihracatı yüzde 22’lik düşüşle 87 bin tondan 68 bin tona indi”
-“Depolarda alıcı bekleyen elma yüzünden üreticilerimiz zor durumda”
-“Gerek ihracatın azalması, gerekse üretimin artması ve az da olsa yapılan ithalat, elma üreticilerimizin pazarlama sıkıntısı yaşamalarına ve üretici fiyatlarının düşmesine yol açmaktadır”
-“Üretimde sürekliliğin sağlanması ve artırılması için elmada ihracat iadesi desteği şart”

Ankara – 04.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üretimde sürekliliğin sağlanması ve artırılması için elmada ihracat iadesi desteğinin verilmesi gerektiğini bildirerek, “Elmada hasat Ekim ayında tamamlandı. Kasım ayı sonu itibarıyla geçen yıl ortalama 88 kuruş olan üretici fiyatı, bu yıl 64 kuruşa düştü. Elma fiyatları Antalya, Karaman gibi bazı illerimizde 50 kuruşa kadar geriledi” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2012 yılında ihracat iadesi verilmediği için elma ihracatının yüzde 22’lik düşüşle 87 bin tondan 68 bin tona indiğini, ihracatta yaşanan düşüşün elmada üretici fiyatlarını da indirdiğini belirtti.
Şemsi Bayraktar, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, 2012 yılında verilmeyen elmada ihracat iadesi desteğinin bu sezon verilmesi için Ekonomi Bakanlığı’na başvurduklarını bildirdi.
Dünyada 4,7 milyon hektar alanda 75,4 milyon ton elma üretildiği bilgisini veren Bayraktar, şunları kaydetti:
“2007 yılında 65 milyon ton olan üretim, 2011 yılında 75,4 milyon tona çıktı. Çin, 35 milyon 985 bin tonluk elma üretimiyle birinci, ABD 4 milyon 275 bin tonla ikinci, Hindistan 2 milyon 891 bin tonla üçüncü sırada. Bu ülkeleri 2 milyon 680 bin tonla Türkiye, 2 milyon 493 bin tonla Polonya, 2 milyon 411 bin tonla İtalya, 1 milyon 857 bin tonla Fransa ve 1 milyon 651 bin tonla İran izliyor. Türkiye’nin 2007 yılında 2 milyon 457 bin ton, 2011 yılında 2 milyon 680 bin ton olan elma üretimi, 2012 yılında 2 milyon 888 bin tona çıktı.

-Pazarlama, ihracat ve depolama yetersizliği engel-

Dünya elma üretiminde dördüncü sırada yer almamıza rağmen iç ve dış pazarlarda etkin bir pazarlama yapımızın olmayışı, ihracatın yeterince artmaması, depolama kalitesinin ve kapasitesinin yetersiz olması elma fiyatlarının istenilen düzeye ulaşmasını engellemektedir. Uzun süre depolama imkânı bulamayan üreticilerimiz, çoğu zaman hasattan hemen sonraki dönemde fiyatların en düşük olduğu aylarda ürününü satmak zorunda kalmaktadır.”

-İhracat 68 bin ton, ithalat 3 bin 717 ton-

Türkiye’nin, 68 bin tonluk ihracatına karşın, 3 bin 717 ton da ithalat yaptığını belirten Bayraktar, “Gerek ihracatın azalması, gerekse üretimin artması ve az da olsa yapılan ithalat elma üreticilerimizin pazarlama sıkıntısı yaşamalarına ve üretici fiyatlarının düşmesine yol açmaktadır” dedi.
Üretiminin gereği gibi değerlendirilebilmesi için pazara yönelik çeşit araştırması, dış pazar istekleri araştırılarak alıcı ülke talepleri doğrultusunda üretim yapılması, bir standart oluşturularak verim ve kalite artırılması gereğine vurgu yapan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Depolama kapasitesinin yetersiz olduğu yörelerde soğuk hava depolarının kurulması teşvik edilmelidir. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında depolamaya yönelik verilen teşvikler artarak sürmelidir.
Elmanın üretim ve pazarlama aşamalarında yaşanan sorunlara çözüm getirilmesi amacıyla kurulan üretici birlikleri, henüz etkin olarak çalışamıyor. Üretici birliklerinin aktif olabilmesi için teknik bakımdan ve kurulum aşamasında maddi yönden desteklenmesi, finansman bakımından güçlendirilmesi gerekiyor.

-“Fidan desteği üretimi artırdı”-

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verilen fidan desteği kapama bahçe kurulmasını yaygınlaştırdı, elma üretimimizin artmasına katkı sağladı. Desteklerin amacına ulaşması, artan üretimin üretici gelirlerine yansımasına imkan verecek.
Şu an içinde bulunduğumuz dönemde elma üretiminin yüzde 55’inin yapıldığı Isparta, Karaman, Niğde ve Antalya illerimizde depolarda alıcı bekleyen elma yüzünden üreticilerimiz zor durumda kaldılar. Elmada hasat Ekim ayında tamamlandı. Kasım ayı sonu itibarıyla geçen yıl ortalama 88 kuruş olan üretici fiyatı, bu yıl 64 kuruşa düştü. Elma fiyatları, Antalya, Karaman gibi bazı illerimizde 50 kuruşa kadar geriledi.

-“Komşu ülkelerdeki durum da ihracatı kısıtlıyor”-

Bayraktar, elma ihracatının teşvik edilmesi amacıyla kullandırılan ve elma ihracatı için oldukça önemli olan ihracat iadesi desteğinin en son 2011 yılında verildiğini bildirerek, “İhracat iadesi verilmeyen 2012 yılında ihracatta yaşanan yüzde 22’lik düşüş, bu desteğin ne denli önemli olduğunun bir göstergesidir. Komşu ülkelerdeki siyasi karışıklıklar ve ekonomik sıkıntılar da ihracatı kısıtlıyor. Üretimde sürekliliğin sağlanması ve artırılması için elmada ihracat iadesi desteği şart” dedi.

Tarımda enflasyon…


-Tarımda enflasyon…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Tarımda üretici fiyatları Kasım ayında yüzde 0,87, 11 aylık dönemde yüzde 4,97 artsa da yıllıkta artış yüzde 4,56’da kaldı. On iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 2,29 düştü”
-“Kasım ayında tüketicide gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlar yüzde 1,34 geriledi”
-“Üretici fiyatlarında sanayide, Kasım’da aylık yüzde 0,57, yıllık yüzde 5,89 artış yaşandı. Tarımdaki düşük artış, enflasyonu yüzde 5,67’de tuttu”
-“Üreticiden tüketiciye fiyat farkı maydanozda yüzde 500, elmada yüzde 384,97, ıspanakta yüzde 358,89, karnabaharda yüzde 318,46, pırasada yüzde 309,72 lahanada yüzde 305,54
oldu”
-“Kasım ayında market fiyatlarına bakıldığında; 13 üründe fiyat değişimi olmazken, 16 üründe azalma, 10 üründe ise fiyat artışı görüldü”
-“Üretici fiyatlarına bakıldığında ise 12 üründe fiyatlar bir ay önceki fiyatlara göre değişmezken, 17 üründe azalma, 6 üründe ise fiyat artışları meydana geldi”
-“Market fiyatlarında en fazla fiyat düşüşü yüzde 30,11 ile kabakta, en fazla fiyat artışı yüzde 8,29 ile patateste görüldü”
-“Üretici fiyatlarında ise karnabahar fiyatı yüzde 46,72 düşerken, zeytinyağı fiyatı yüzde 18,18 arttı”

Ankara – 03.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımda üretici fiyatlarının Kasım ayında yüzde 0,87, 11 aylık dönemde yüzde 4,97 artsa da yıllıkta artış yüzde 4,56’da kaldığını, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 2,29 düştüğünü bildirdi.
Bayraktar, Kasım ayında tüketicide gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatların yüzde 1,34 gerilediğini belirtti.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, üreticiden tüketiciye, halkın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip etmeye ve kamuoyunu doğru bilgilendirme amacıyla açıklama yapmaya devam ettiklerini bildirdi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Kasım ayı genel enflasyonun üretici fiyatlarında yüzde 0,62, tüketici fiyatlarında yüzde 0,01 arttığını vurguladı.
Bayraktar, şunları kaydetti:
“Tarımda üretici fiyatları 11 aylık dönemde yüzde 4,97, son bir yıllık dönemde yüzde 4,56 arttı. On iki aylık ortalamalara göre yüzde 2,29 geriledi. Buna karşın genel üretici fiyatları enflasyonunun Ocak-Kasım dönemini kapsayan 11 ayda yüzde 5,80, son bir yıllık dönemde yüzde 5,67, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 4,10 arttı.
Üretici fiyatları Kasım ayında madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 0,32, elektrik, gaz ve suda yüzde 0,86 geriledi. İmalat sanayinde yüzde 0,76 arttı. Üretici fiyatlarında sanayide, Kasım’da aylık yüzde 0,57, yıllık yüzde 5,89 artış yaşandı. Tarımdaki düşük artış, enflasyonu yüzde 5,67’de tuttu.”
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, genel TÜFE’nin Kasım ayında yüzde 0,01, geçen yılın Aralık ayına göre (11 aylık) yüzde 6,91, yıllık bazda yüzde 7,32, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 7,39 arttığını, gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlarının Kasım ayında Ekim ayına göre yüzde 1,34 gerilediğini, Aralık ayına göre yüzde 8,09, geçen yıl Kasım ayına göre yüzde 9,77, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 8,62 arttığını bildirdi.
Yıllık üretici enflasyonunun genel tarımda yüzde 4,56, tarım ve avcılıkta yüzde 4,94, ormancılık ve tomrukçulukta yüzde 2,09 arttığını, balıkçılıkta yüzde 12,17 gerilediğini vurgulayan Bayraktar, Kasım ayında fiyatların aylık bazda tarım, avcılıkta yüzde 1,69, ormancılık, tomrukçulukta yüzde 4,18 yükseldiğini, balıkçılıkta ise yüzde 33,34 düştüğünü belirtti.

-Üreticiden tüketiciye yüzde 500’lere varan fark-

Üreticiden tüketiciye yüzde 500’lere varan fiyat farkı var olduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Fiyat farkı maydanozda yüzde 500, elmada yüzde 384,97, ıspanakta yüzde 358,89, karnabaharda yüzde 318,46, pırasada yüzde 309,72 lahanada yüzde 305,54 oldu. Üretici ve tüketici fiyatı ve üreticiden tüketiciye fiyat farkı uzun zamandır değişmeyen maydanozda, üreticide demeti 13 kuruşken, markette 78 kuruştan satılıyor. Yine üreticide kilogramı 64 kuruş olan elma 3 lira 12 kuruştan, kilogramı 50 kuruş olan ıspanak 2 lira 29 kuruştan, kilogramı 65 kuruş olan karnabahar 2 lira 72 kuruştan, kilogramı 52 kuruş olan pırasa 2 lira 13 kuruştan, kilogramı 39 kuruş olan lahana 1 lira 56 kuruştan satılıyor. Bu ürünlerin dışında salatalık, kabak, kuru soğan, portakal, mandalina, limon, armut, kuru kayısıda üretici ile market fiyatları arasında yüzde 200’ün üzerinde fiyat farkı var.”
Bayraktar, Kasım ayında üreticide zeytinyağı ve patates dışında aylık artışın yüzde 7,5’i geçen ürün olmadığını, markette de patates dışında hiçbir üründe yüzde 5’i geçen fiyat artışı görülmediğini bildirdi.
Şemsi Bayraktar, “Market fiyatlarında en fazla fiyat düşüşü yüzde 30,11 ile kabakta, en fazla fiyat artışı yüzde 8,29 ile patateste görüldü. Üretici fiyatlarında ise karnabahar fiyatı yüzde 46,72 düşerken, zeytinyağı fiyatı yüzde 18,18 arttı” dedi.

-Market fiyatlarındaki değişimler-

Bayraktar, Kasım ayı itibarıyla market fiyatlarına bakıldığında; 13 üründe bir ay öncesine göre fiyat değişimi görülmezken, 16 üründe azalma, 10 üründe ise fiyat artışı olduğunu belirtti.
Kasım ayında, maydanoz, elma, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, kuru kayısı, kuru incir, fındık, zeytinyağı, mısırözü yağı, ayçiçek yağı, toz şeker, tavuk eti, yumurta fiyatlarında değişim görülmezken, fiyat düşüşü yüzde 30,11 oran ile en fazla kabakta olduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Kabaktaki fiyat düşüşünü yüzde 27,85 ile karnabahar, yüzde 27,39 ile ıspanak, yüzde 23,5 ile patlıcan, yüzde 17,47 ile domates, yüzde 14,19 ile mandalina, yüzde 13,87 ile salatalık, yüzde 11,23 ile sivri biber ve pırasa, yüzde 10,98 ile marul, yüzde 9,79 ile havuç, yüzde 6,96 ile armut, yüzde 6,79 ile limon, yüzde 5,37 ile lahana, yüzde 1,22 ile nohut, yüzde 0,93 ile süt izledi. Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 8,29 ile patateste görüldü. Patatesteki fiyat artışını yüzde 4,31 ile kuru fasulye, yüzde 4,23 ile kuru soğan, yüzde 3,04 ile Antep fıstığı, yüzde 1,92 ile yeşil fasulye ve kuru üzüm, yüzde 1,70 ile pirinç, yüzde 1,40 ile yeşil soğan, yüzde 0,78 ile dana eti, yüzde 0,46 ile kuzu eti takip etti.”

-Üretici fiyatlarındaki değişimler-

Kasım ayındaki üretici fiyatlarına bakıldığında; 12 üründe fiyatlar bir ay önceki fiyatlara göre değişmezken, 17 üründe azalma, 6 üründe ise fiyat artışları olduğu bilgisini veren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Kasım ayında, yeşil fasulye, maydanoz, kuru soğan, elma, armut, pirinç, kuru üzüm, kuru incir, Antep fıstığı, süt, marul ve lahana fiyatlarında değişim meydana gelmedi. Fiyat düşüşü yüzde 46,72 oran ile en fazla karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 36,36 ile kabak, yüzde 26,89 ile domates, yüzde 25,57 ile mandalina, yüzde 16,14 ile yeşil soğan, yüzde 15,44 ile havuç, yüzde 13,79 ile ıspanak, yüzde 13,51 ile salatalık, yüzde 12,02 ile limon, yüzde 11,11 ile kuru kayısı, yüzde 10,34 ile pırasa, yüzde 9,91 ile sivri biber, yüzde 8,11 ile yeşil mercimek, yüzde 6,71 ile kırmızı mercimek, yüzde 5,98 ile patlıcan, yüzde 3,04 ile fındık, yüzde 2,13 ile yumurta izledi. En fazla fiyat artışı yüzde 18,18 oran ile zeytinyağında oldu. Zeytinyağındaki fiyat artışını yüzde 14,83 ile patates, yüzde 7,50 ile nohut, yüzde 2,56 ile kuru fasulye, yüzde 1,97 ile kuzu eti, yüzde 0,73 ile dana eti izledi.”

-Fiyat değişimlerinin nedenleri-

Bayraktar, fiyatı artan ürünler içinde zeytinyağında görülen fiyat artışında zeytin rekoltesinin düşmesinin etkili olduğunu bildirdi. Şemsi Bayraktar, patateste görülen fiyat artışında, geçen yıl fiyatların çok düşmesi yüzünden patates ekim alanlarındaki daralmaya bağlı olarak rekoltede meydana gelen düşüşün etkili olduğunu vurguladı.
Fiyatı düşen ürünlere bakıldığında, karnabahar, ıspanak, pırasa gibi kışlık sebzelerde hasat edilen ürün miktarındaki artışa bağlı olarak fiyatların gerilediğini belirten Bayraktar, “Mandalina ve limon gibi narenciye ürünleri ile kabak, domates, salatalık, sivri biber, patlıcan gibi örtü altı ürünlerinde ihracatta meydana gelen yavaşlamaya bağlı olarak fiyatlar geriledi. Genel olarak değerlendirdiğimizde arz ve talepteki değişime bağlı olarak fiyatlarda artış ve azalışların meydana geldiği görülüyor” dedi.
Seçilmiş ürünlerde market, üretici fiyatlarındaki aylık değişim ile üretici, hal, pazar, market fiyatları şöyle:

Seçilmiş ürünlerde market fiyatları ve fiyatlardaki aylık değişim oranı:

 

 

Ürünler

30 Ekim 2013 (TL/Kg)

30 Kasım 2013 (TL/Kg)

30 Ekim/30 Kasım 2013

Değişim (Yüzde)

Patates

1,92

2,08

8,29

Kuru Fasulye

6,66

6,94

4,31

Kuru Soğan

1,07

1,11

4,23

Antep Fıstığı

32,90

33,90

3,04

Yeşil Fasulye

4,30

4,39

1,92

Kuru Üzüm

10,86

11,07

1,92

Pirinç

5,26

5,35

1,70

Yeşil Soğan

3,57

3,62

1,40

Dana Eti

28,37

28,59

0,78

Kuzu Eti

35,76

35,92

0,46

Maydanoz (Adet)

0,78

0,78

0,00

Elma

3,12

3,12

0,00

Kırmızı Mercimek

4,13

4,13

0,00

Yeşil Mercimek

4,58

4,58

0,00

Kuru Kayısı

13,73

13,73

0,00

Kuru İncir

14,76

14,76

0,00

Fındık (İç)

21,97

21,97

0,00

Zeytinyağı

13,78

13,78

0,00

Mısırözü Yağı

6,55

6,55

0,00

Ayçiçeği Yağı

5,56

5,56

0,00

Toz Şeker

3,31

3,31

0,00

Tavuk Eti

6,22

6,22

0,00

Yumurta

0,36

0,36

0,00

1 Litre Süt

2,99

2,97

-0,93

Nohut

5,46

5,39

-1,22

Lahana

1,65

1,56

-5,37

Limon

2,46

2,29

-6,79

Armut

3,63

3,38

-6,96

Havuç

1,83

1,65

-9,79

Marul (Adet)

1,94

1,72

-10,98

Pırasa

2,40

2,13

-11,23

Sivri Biber

3,36

2,98

-11,23

Salatalık

2,77

2,39

-13,87

Mandalina

2,40

2,06

-14,19

Domates

3,16

2,61

-17,47

Patlıcan

3,19

2,44

-23,50

Ispanak

3,16

2,29

-27,39

Karnabahar

3,77

2,72

-27,85

Kabak

2,98

2,08

-30,11

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Seçilmiş ürünlerde üretici fiyatları ve fiyatlarındaki aylık değişim oranı:

 

 

Ürünler

30 Ekim 2013 (TL/Kg)

30 Kasım 2013 (TL/Kg)

30 Ekim/30 Kasım 2013

Değişim (Yüzde)

Zeytinyağı

5,50

6,50

18,18

Patates

0,79

0,90

14,83

Nohut

2,00

2,15

7,50

Kuru Fasulye

3,12

3,20

2,56

Kuzu Eti

19,77

20,16

1,97

Dana Eti

16,55

16,67

0,73

Yeşil Fasulye

1,50

1,50

0,00

Maydanoz (Adet)

0,13

0,13

0,00

Kuru Soğan

0,29

0,29

0,00

Elma

0,64

0,64

0,00

Armut

1,13

1,13

0,00

Pirinç

2,14

2,14

0,00

Kuru Üzüm

5,00

5,00

0,00

Kuru İncir

5,00

5,00

0,00

Antep Fıstığı

23,50

23,50

0,00

1 Litre Süt

1,00

1,00

0,00

Marul (Adet)

0,65

0,65

0,00

Lahana

0,39

0,39

0,00

Yumurta

0,24

0,23

-2,13

Fındık (İç)

13,16

12,76

-3,04

Patlıcan

1,00

0,94

-5,98

Kırmızı Mercimek

1,49

1,39

-6,71

Yeşil Mercimek

1,85

1,70

-8,11

Sivri Biber

1,11

1,00

-9,91

Pırasa

0,58

0,52

-10,34

Kuru Kayısı

4,50

4,00

-11,11

Limon

0,69

0,61

-12,02

Salatalık

0,83

0,72

-13,51

Ispanak

0,58

0,50

-13,79

Havuç

0,68

0,58

-15,44

Yeşil Soğan

1,58

1,33

-16,14

Mandalina

0,73

0,54

-25,57

Domates

1,19

0,87

-26,89

Kabak

0,95

0,61

-36,36

Karnabahar

1,22

0,65

-46,72

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Seçilmiş ürünlerde 30 Kasım 2013 tarihi itibarıyla ortalama üretici, hal, pazar ve market fiyatları ve fiyatlar arasındaki farklar:

 

Ürünler

Üretici

Fiyatı (TL/Kg)

Hal

Fiyatı (TL/Kg)

Pazar

Fiyatı (TL/Kg)

Market

Fiyatı (TL/Kg)

Hal/Üretici

Fiyat Farkı

(Yüzde)

Pazar/Üretici

Fiyat Farkı (Yüzde)

Market/Üretici

Fiyat Farkı (Yüzde)

Domates

0,87

1,17

2,17

2,61

34,10

149,04

199,62

Salatalık

0,72

1,05

1,92

2,39

46,85

168,07

233,95

Sivri Biber

1,00

1,53

2,96

2,98

53,33

195,83

197,87

Yeşil Fasulye

1,50

2,36

3,50

4,39

57,33

133,33

192,40

Patlıcan

0,94

1,43

1,86

2,44

51,94

97,00

158,83

Kabak

0,61

1,10

1,61

2,08

81,32

165,11

243,04

Ispanak

0,50

0,93

1,75

2,29

86,00

250,00

358,89

Pırasa

0,52

0,95

1,80

2,13

82,69

246,15

309,72

Lahana

0,39

0,75

1,24

1,56

94,81

222,08

305,54

Karnabahar

0,65

1,25

1,95

2,72

92,31

200,00

318,46

Havuç

0,58

0,82

1,33

1,65

42,61

130,96

186,38

Marul (Adet)

0,65

0,80

1,62

1,72

23,08

149,74

165,13

Maydanoz (Adet)

0,13

0,25

0,61

0,78

94,23

366,67

500,00

Yeşil Soğan (Kg)

1,33

2,30

2,53

3,62

73,58

90,94

173,40

Kuru Soğan

0,29

0,52

0,96

1,11

81,40

233,72

287,60

Patates

0,90

1,13

1,76

2,08

25,46

94,46

130,01

Portakal

0,60

1,16

1,66

1,99

93,33

176,67

230,83

Mandalina

0,54

0,95

1,50

2,06

74,85

176,07

279,04

Limon

0,61

1,04

2,07

2,29

70,77

238,80

275,23

Elma

0,64

1,23

2,01

3,12

91,19

212,44

384,97

Armut

1,13

2,14

2,65

3,38

90,22

135,56

200,21

Kuru Fasulye

3,20

6,15

5,80

6,94

92,19

81,25

116,96

Nohut

2,15

3,00

4,95

5,39

39,53

130,23

150,82

Kırmızı Mercimek

1,39

2,05

3,26

4,13

47,48

134,53

197,12

Yeşil Mercimek

1,70

2,25

3,50

4,58

32,35

105,88

169,41

Pirinç

2,14

3,20

3,17

5,35

49,53

48,13

149,97

Kuru Kayısı

4,00

9,25

13,73

131,25

243,13

Kuru Üzüm

5,00

10,25

11,07

105,00

121,32

Kuru İncir

5,00

12,75

14,76

155,00

195,20

Fındık (İç)

12,76

18,75

21,97

46,94

72,15

Antep Fıstığı

23,50

20,00

33,90

-14,89

44,26

Yumurta

0,23

0,38

0,36

66,67

55,65

1 Litre Süt

1,00

 

2,97

196,67

Dana Eti

16,67

 

28,59

71,49

Kuzu Eti

20,16

 

35,92

78,18

Zeytinyağı

6,50

13,78

112,03

Mısırözü Yağı

6,55

Ayçiçek Yağı

5,56

Toz Şeker

3,31

Tavuk Eti

6,22

 

Not: Hal, pazar ve market verileri Ankara, İzmir, İstanbul, Mersin, Antalya ve Bursa illerinden derlenen ortalama fiyatlardır. Üretici fiyatları ise ürünlere göre önemli üretim merkezlerinden alınmıştır. Pirinç, kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek için belirtilen hal fiyatları Gimat toptan satış fiyatlarıdır. Dana eti, kuzu eti, Antep fıstığı ve fındık fiyatı serbest piyasa fiyatıdır. Baklagil fiyatları sezon ortalamasıdır.

 

En iyi badem bizde ama en çok ihraç eden ABD


-En iyi badem bizde ama en çok ihraç eden ABD
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Çok değerli bir ürün olan, marketlerde kilogramı ABD
iç bademinin iki katı bir fiyatla, 75 liradan satılan Datça iç bademinde tek sorun üretimin yeterli olmaması”
-“7,53 bin ton iç badem ihraç ederek 65 milyon dolar kazanıyoruz. Bu rakam 650 milyon dolar neden olmasın?”
-“ABD, 834 bin ton iç badem üretirken, Avustralya 70 bin tonla ikinci, İspanya 40 bin tonla üçüncü, Türkiye, 13 bin tonla dördüncü sırada yer aldı”
-“Türkiye’nin 66 ilinde, 4,7 milyonu meyve veren, 7,9 milyon badem ağacı var. Bunların yanı sıra on milyonlarca yabani badem ağacı da ülkemizin hemen her tarafını
sarmış durumda”
-“Yabani badem ağaçları aşılanır, modern badem bahçeleri kurulursa, üretim olağanüstü bir hızla artar ve Türkiye fındık gibi değerli bir ihraç ürününe kavuşur”
-“Kabuklu badem üretiminde 8 bin 750 tonla Muğla birinci olurken, Mersin 8 bin 621 tonla ikinci, Antalya 5 bin 404 tonla üçüncü”

Ankara – 01.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, en iyi iç bademin Türkiye’de olmasına rağmen en çok bademi ABD’nin üretip, ihraç ettiğini bildirerek, “Çok değerli bir ürün olan, marketlerde kilogramı ABD iç bademinin iki katı bir fiyatla, 75 liradan satılan Datça iç bademinde tek sorun üretimin yeterli olmaması” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, bademin Anadolu’nun en eski meyve türlerinden birisi olduğunu, Karadeniz bölgesi hariç Anadolu’nun hemen her yerinde yetiştiriciliğinin yapıldığını belirtti. Uzun yıllardır üretimi yapılan badem ağaçlarının büyük bir kısmının dağ ve tepelerde, arazi sınırlarında kendiliğinden tohumdan yetişmesinin farklı özellikler gösteren bir popülasyona neden olduğunu bildiren Bayraktar, bu durumun ıslah çalışmaları için bir avantaj taşıdığını vurguladı. Bayraktar, bademde verim ve kalitenin düşüklüğü ve standardizasyonun olmamasının ise bir dezavantaj oluşturduğunu belirtti.

-ABD, dünya üretiminin yüzde 79’unu karşılıyor-

Şemsi Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bademde satış değeri yüksek ve pazara konu olanı iç bademdir. Uluslararası Fındık ve Kuru Meyve Konseyi’nin (INC) 2012 yılı verilerine göre dünyada 1,06 milyon ton iç badem üretimi var. ABD, 834 bin ton iç badem üretim ve yüzde 79 payla ilk sırada yer alırken, 70 bin ton üretimle yüzde 7 pay alan Avustralya ikinci, 40 bin ton üretim ve yüzde 4 payla İspanya üçüncü sırada bulunuyor. Ülkemiz yaklaşık 13 bin ton iç badem üretimi ve yüzde 1,2 payla dördüncü sırada yer aldı.
Türkiye’nin kabuklu badem üretimi 1997 yılında 33 bin ton iken, 2012 yılında, 1997’ye göre yüzde 143,2 artışla 80 bin 261 tona çıktı. Toplu badem meyveliklerinin alanı ise aynı dönemde yüzde 214 artışla 75 bin hektardan 235 bin 547 hektara ulaştı.
Kabuklu badem üretiminde 8 bin 750 tonla Muğla birinci olurken, Mersin 8 bin 621 tonla ikinci, Antalya 5 bin 404 tonla üçüncü, Denizli 5 bin 121 tonla dördüncü, Çanakkale 4 bin 91 tonla beşinci, Isparta 3 bin 916 tonla altıncı, Diyarbakır 3 bin 213 tonla yedinci, Balıkesir 2 bin 682 tonla sekizinci, Manisa 2 bin 660 tonla dokuzuncu, Elazığ 2 bin 456 tonla onuncu oldu.”

-İhracat 65, ithalat 102 milyon dolar-

Şemsi Bayraktar, kuru yemiş olarak tüketilen bademin, çikolata, şekerleme, pasta yapımında, badem yağının ise kozmetik ve ilaç endüstrisinde kullanıldığını belirtti.
Türkiye’de kişi başına iç badem tüketiminin 2001-2011 döneminde 0,66 kilogramdan 1,1 kilograma yükseldiği bilgisini veren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bademde daha önce yüzde 90 olan yeterlilik derecesinin 2007 yılından itibaren tüketimdeki artış nedeniyle, düşerek 2011 yılında yüzde 82’ye geriledi.
Yurtiçi tüketimdeki yükselmeyle birlikte özellikle 2005 yılından itibaren bademde ithalatımız artmaya başladı. 2005 yılında 7,99 milyon dolar olan kabuklu ve iç badem ithalatı, 2012 yılında 102 milyon dolara çıktı. İthalatın yüzde 94’ü ABD’den gerçekleşti.
Ülkemizin, 2005 yılında 635 tonla 5,48 milyon dolar olan ihracat geliri, 2012 yılında 7,53 bin tonla 65 milyon dolara çıktı. İhracatta Tunus, Cezayir, Libya gibi Kuzey Afrika ülkeleri ve Irak, İran, Suudi Arabistan gibi Ortadoğu ülkeleri ilk sırada yer aldı. İhracatın neredeyse tamamı iç badem olarak yapıldı.”

-Bademde gelir diğer tarım ürünlerine göre 2-3 kat fazla-

Türkiye’de, badem yetiştiriciliğinin üreticisine diğer tarım ürünlerine göre 2-3 kat daha fazla gelir getirmesine rağmen, üretimi halen genellikle çit bitkisi ya da sınır ağacı olarak dikildiğini ve dağınık ağaçlar şeklinde yapıldığını belirten Bayraktar, açıklamasında şu konulara değindi:
“Badem, diğer meyve türlerinin yetişmediği çorak, sulama imkanı az olan, kıraç, nispi olarak kötü toprağa sahip arazilerde bile ürün verir ama ürün az olur, iyi kalite de elde edilemez. Kaliteli ve bol ürün alınmak isteniyorsa toprak derinliği en az 2 metre olan organik maddece zengin, geçirgen yapıda ve verimli topraklarda badem yetiştiriciliği yapılmalı, arazi sulanabilmelidir. Yetiştiricilik, pazar değeri olan standart çeşitlerle ve kapama bahçelerde yapılmalıdır. Üreticilerimiz, badem bahçesi kurarken, güneye yamaç arazileri, geç çiçeklenen, iyi kalite, yüksek verimli çeşitleri tercih etmelidir.
Badem yetiştiriciliğine en uygun olan bölgelerimiz Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. İç Anadolu, ilkbahar geç donları nedeniyle badem yetiştiriciliğinde riskli olan bölgemizdir. Türkiye’nin 66 ilinde, 4,7 milyonu meyve veren, 7,9 milyon badem ağacı var. Bunların yanı sıra on milyonlarca yabani badem ağacı da ülkemizin hemen her tarafını sarmış durumda. Yabani badem ağaçları aşılanır, modern badem bahçeleri kurulursa, üretim olağanüstü bir hızla artar ve Türkiye fındık gibi değerli bir ihraç ürününe kavuşur.

-Yapılması gerekenler-

Bayraktar, bademde üretimin hızla artırılması gerektiğini, Türkiye’nin bu ürünün ihracatını en az 10 katına çıkarabileceğini bildirerek, “8 bin ton badem ihraç ederek 65 milyon dolar kazanıyoruz. Bu rakam 650 milyon dolar neden olmasın? Yapılacaklar belli. Üreticilerimiz modern badem bahçeleri kurmaları için teşvik edilmeli, ilk tesis masraflarının karşılanması amacıyla desteklenmelidir. Yabani ağaçlar da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızca hazırlanacak bir projeyle kaliteli verimli standart çeşitlerle aşılanmalıdır” dedi.
İller itibarıyla badem toplu meyveliklerinin alanı, üretim miktarı, ağaç başına ortalama verim, meyve veren yaşta ağaç sayısı, meyve vermeyen yaşta ağaç sayısı ve toplam ağaç sayısı şöyle:

 

İller

Toplu Meyveliklerin Alanı (Dekar)

Üretim (Ton)

Ağaç Başına Ortalama Verim (Kg)

Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı

Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı

Toplam Ağaç Sayısı

1

Muğla

32.269

8.750

17

518.680

138.321

657.001

2

Mersin

7.608

8.621

31

276.006

87.977

363.983

3

Antalya

11.473

5.404

24

227.741

91.645

319.386

4

Denizli

8.780

5.121

22

237.734

117.918

355.652

5

Çanakkale

9.055

4.091

24

170.130

176.814

346.944

6

Isparta

6.473

3.916

20

193.374

119.685

313.059

7

Diyarbakır

7.466

3.213

10

311.378

113.025

424.403

8

Balıkesir

9.969

2.682

15

178.680

152.879

331.559

9

Manisa

15.392

2.660

16

171.161

360.742

531.903

10

Elazığ

4.998

2.456

18

137.180

87.680

224.860

11

Afyonkaraisar

3.289

2.210

26

86.319

34.723

121.042

12

Ankara

5.932

2.120

26

80.876

138.865

219.741

13

Mardin

4.008

1.938

14

138.681

44.733

183.414

14

Karaman

8.996

1.877

12

157.305

100.377

257.682

15

Gaziantep

9.875

1.809

15

122.860

30.132

152.992

16

Nevşehir

4.209

1.767

20

89.710

68.689

158.399

17

Aydın

4.447

1.613

17

94.863

28.510

123.373

18

Konya

3.554

1.563

11

137.690

93.316

231.006

19

Şanlıurfa

22.657

1.499

7

201.915

259.410

461.325

20

Kahramanmaraş

4.360

1.312

21

62.475

57.305

119.780

21

Uşak

5.037

1.307

21

63.120

51.956

115.076

22

İzmir

2.680

1.276

14

91.136

30.234

121.370

23

Burdur

1.803

1.027

15

67.500

54.619

122.119

24

Hatay

1.070

1.002

21

48.425

24.310

72.735

25

Eskişehir

941

965

16

61.493

19.062

80.555

26

Adıyaman

3.883

669

11

58.910

91.868

150.778

27

Adana

10.576

623

15

42.410

234.329

276.739

28

Malatya

4.610

564

13

43.555

103.515

147.070

29

Kilis

2.458

560

10

58.874

6.542

65.416

30

Tunceli

580

555

19

29.986

7.158

37.144

31

Tokat

83

550

28

19.870

5.895

25.765

32

Bursa

1.393

540

18

29.977

18.671

48.648

33

Kütahya

1.094

539

22

24.920

13.900

38.820

34

Çankırı

86

517

11

45.200

7.515

52.715

35

Tekirdağ

2.616

437

12

35.461

27.459

62.920

36

Sakarya

1.004

403

13

31.570

23.215

54.785

37

Edirne

1.103

395

14

27.908

14.172

42.080

38

Siirt

2.394

377

6

59.010

11.102

70.112

39

Çorum

360

367

7

54.590

14.160

68.750

40

Amasya

15

364

33

11.048

2.662

13.710

41

Kırıkkale

1.278

353

14

24.815

21.609

46.424

42

Batman

740

323

11

29.825

19.105

48.930

43

Bilecik

374

322

34

9.603

3.314

12.917

44

Kırşehir

138

194

13

14.392

3.941

18.333

45

Yozgat

921

181

29

6.340

33.780

40.120

46

Kırklareli

371

159

20

7.875

20.255

28.130

47

Niğde

436

145

20

7.175

8.691

15.866

48

Aksaray

83

134

20

6.870

4.895

11.765

49

Şırnak

61

128

16

7.978

1.118

9.096

50

Bolu

152

114

13

8.780

2.090

10.870

51

Kayseri

512

98

9

10.887

16.598

27.485

52

Osmaniye

924

84

8

10.905

19.830

30.735

53

İstanbul

463

76

10

7.600

4.300

11.900

54

Karabük

262

69

8

8.820

8.750

17.570

55

Erzincan

39

61

7

8.740

960

9.700

56

Sinop

0

51

15

3.400

75

3.475

57

Bitlis

0

35

22

1.600

300

1.900

58

Bingöl

23

27

30

894

232

1.126

59

Hakkari

35

20

16

1.230

585

1.815

60

Kastamonu

0

10

10

1.000

50

1.050

61

Erzurum

0

7

8

850

100

950

62

Düzce

0

5

20

250

0

250

63

Sivas

101

3

20

150

5.950

6.100

64

Van

25

2

27

73

907

980

65

Yalova

8

1

17

60

220

280

66

Kocaeli

5

0

0

0

200

200

 

Toplam

235.547

80.261

17

4.679.833

3.242.945

7.922.778