Bitkisel üretimin 8,5 milyon tonu tüketilmeden kaybediliyor


-Bitkisel üretimin 8,5 milyon tonu tüketilmeden kaybediliyor
-TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar: “Üretilen 103 milyon 197 bin tonluk bitkisel üretimin, 3 milyon 476 bin tonu üretimde, 4 milyon 988 bin tonu kullanımda yitirildi”
-“Üretim ve kullanımda 1 milyon 813 bin ton buğday, 1 milyon 336 bin ton domates, 635 bin ton arpa, 485 bin ton şeker pancarı, 480 bin ton karpuz, 373 bin ton üzüm, 304 bin ton elma kayıplar nedeniyle tüketiciye ulaştırılamadı”
-“Bu büyük bir servet kaybıdır. Toplam 12 milyon 195 bin ton bitkisel ürünün ihraç edildiği, 9 milyon 941 bin ton bitkisel ürünün ithal edildiği ülkemizde 8 milyon 464 bin ton ürünün tüketilemeden veya ihraç edilemeden kaybedilmesi kabul edilebilir bir durum değildir”
-“Acilen üretim ve kullanımdaki kayıpların en aza indirilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır”
-“Kayıp nedenleri arasında, hastalık ve zararlılarla yetersiz ve yanlış mücadele, yanlış hasat, ambalajlamada eksiklik ve
yetersizlik, yanlış depolama ve uygun olmayan depo koşulları, nakliye sırasındaki hatalar, ürünün satışa sunum koşullarındaki
eksiklik, hatalar, hububat ve baklagilde biçer döver kayıpları başta geliyor”

Ankara – 19.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bitkisel üretimin 8 milyon 464 bin tonunun tüketilemeden kaybedildiğini bildirerek, “üretilen 103 milyon 197 bin tonluk bitkisel üretimin, 3 milyon 476 bin tonu üretimde, 4 milyon 988 bin tonu kullanımda yitirildi” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, üretim ve kullanımda önemli miktarda ürünün kaybedildiğini, 1 milyon 813 bin ton buğdayın, 1 milyon 336 bin ton domatesin, 635 bin ton arpanın, 485 bin ton şeker pancarının, 480 bin ton karpuzun, 373 bin ton üzümün, 304 bin ton elmanın kayıplar nedeniyle tüketiciye ulaştırılamadığını belirtti.
Kayıp miktarının mısırda 248 bin, biberde 217 bin, yaş çayda 217 bin, patateste 216 bin, kavunda 204 bin, hıyarda 202 bin tonu buluyor. 
-Üretimin yüzde 8,2’si kaybediliyor- 
Oransal olarak belli başlı ürünlerde üretilen 103 milyon 197 bin tonluk bitkisel ürünün yüzde 8,20’sinin üretim ve kullanımda kaybedildiğini bildiren Bayraktar, “üretim ve kullanımda buğdayın yüzde 8,32’si, domatesin yüzde 12,15’i, arpanın yüzde 8,35’i, şeker pancarının yüzde 3,01’i, karpuzun yüzde 12,42’si, üzümün yüzde 8,68’i, elmanın yüzde 11,34’ü, mısırın yüzde 5,91’i, biberde yüzde 10,98’i, yaş çayda yüzde 17,59’u, patateste yüzde 4,64’ü, kavunda yüzde 12,40, hıyarda yüzde 11,56’i yitirildi” dedi.
Şemsi Bayraktar, erikte yüzde 21,67’yi, sarımsakta yüzde 21,88’i, soyada ise yüzde 23,83’ü bulan kaybedilen ürün miktarının, incirde yüzde 2,99’a, fındıkta yüzde 1,53’e kadar indiğini vurguladı. 
-Yaş meyve ve sebzede kayıplar yüzde 10’ları aşıyor- 
Kayıpların özellikle yaş meyve ve sebzede yüzde 10’ları aştığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“8 milyon 464 bin tonluk bitkisel ürün kaybı bu büyük bir servet kaybıdır. Toplam 12 milyon 195 bin ton bitkisel ürünün ihraç edildiği, 9 milyon 941 bin ton bitkisel ürünün ithal edildiği ülkemizde 8 milyon 464 bin ton ürünün tüketilemeden veya ihraç edilemeden kaybedilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Acilen üretim ve kullanımdaki kayıpların en aza indirilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.” 
-Kayıpların nedenleri- 
Bitkisel üretimde, üretimden tüketime kadar olan süreçte önemli kayıpların meydana geldiğini bildiren Bayraktar, kayıp nedenleri hakkında şu bilgileri verdi:
“Hastalık ve zararlılarla yetersiz ve yanlış mücadele,
– Yanlış hasat,
– Ambalajlamada eksiklik ve yetersizlik,
– Yanlış depolama ve uygun olmayan depo koşulları,
– Nakliye sırasındaki hatalar,
– Ürünün satışa sunum koşullarındaki eksiklik, hatalar,
– Hububat ve baklagilde biçer döver kayıpları.”
Belli başlı bitkisel ürünlerin 2011/2012 üretim sezonundaki üretim miktarları, üretim ve kullanım kayıpları ile toplam kayıpların üretime oranı şöyle:

 

Ürünler

Üretim (Ton)

Üretim Kayıpları (Ton)

Kullanım Kayıpları (Ton)

Toplam Kayıp (Ton)

Kayıpların Üretime Oranı (Yüzde)

1

Buğday

21.800.000

1.199.000

614.392

1.813.392

8,32

2

Domates

11.003.433

385.120

951.329

1.336.449

12,15

3

Arpa

7.600.000

456.000

178.600

634.600

8,35

4

Şeker pancarı

16.126.489

0

484.969

484.969

3,01

5

Karpuz

3.864.489

104.341

375.610

479.951

12,42

6

Üzüm

4.296.351

124.594

248.435

373.029

8,68

7

Elma

2.680.075

139.364

164.533

303.897

11,34

8

Mısır

4.200.000

126.000

122.220

248.220

5,91

9

Biber

1.975.269

37.379

179.512

216.891

10,98

10

Yaş çay

1.231.141

184.671

31.918

216.589

17,59

11

Patates

4.648.081

79.017

136.826

215.843

4,64

12

Kavun

1.647.988

44.496

159.791

204.287

12,40

13

Hıyar

1.749.174

43.729

158.497

202.226

11,56

14

Kuru soğan

2.141.373

89.938

95.407

185.345

8,66

15

Portakal

1.730.146

62.285

108.559

170.844

9,87

16

Pamuk

1.527.360

30.547

70.523

101.070

6,62

17

Patlıcan

821.770

10.683

79.978

90.661

11,03

18

Lahana

621.590

16.161

60.380

76.541

12,31

19

Taze fasulye

614.948

13.529

60.310

73.839

12,01

20

Ayçiçeği

1.335.000

10.680

62.695

73.375

5,50

21

Havuç

602.078

12.644

53.908

66.552

11,05

22

Şeftali

545.902

20.198

39.627

59.825

10,96

23

Erik

268.696

41.110

17.121

58.231

21,67

24

Marul

424.252

11.879

41.354

53.233

12,55

25

Kiraz

438.550

21.489

28.859

50.348

11,48

26

Armut

386.382

19.705

28.538

48.243

12,49

27

Mandalina

872.251

9.595

31.574

41.169

4,72

28

Muz

206.501

5.782

33.790

39.572

19,16

29

Kayısı

676.138

28.398

9.874

38.272

5,66

30

Limon

790.211

13.434

24.761

38.195

4,83

31

Kabak

317.705

8.896

29.288

38.184

12,02

32

Çilek

302.416

8.468

20.820

29.288

9,68

33

Diğer meyveler

236.394

10.628

17.737

28.365

12,00

34

Pırasa

246.144

5.169

23.110

28.279

11,49

35

Ispanak

221.632

5.098

21.297

26.395

11,91

36

Soya

102.260

818

23.555

24.373

23,83

37

Pirinç

540.000

5.400

17.375

22.775

4,22

38

Vişne

182.234

8.565

13.818

22.383

12,28

39

Kırmızı mercimek

380.000

9.880

9.070

18.950

4,99

40

Taze soğan

153.823

3.538

15.039

18.577

12,08

41

Nohut

487.477

6.337

11.833

18.170

3,73

42

Sarımsak

79.203

871

16.460

17.331

21,88

43

Turp

157.588

1.654

15.340

16.994

10,78

44

Ayva

127.767

7.666

8.814

16.480

12,90

45

Çavdar

365.750

4.755

10.830

15.585

4,26

46

Nar

217.572

3.699

11.859

15.558

7,15

47

Bezelye

103.787

1.557

13.561

15.118

14,57

48

Dut

76.643

6.131

5.720

11.851

15,46

49

Ceviz

183.240

4.398

5.075

9.473

5,17

50

Yulaf

218.040

1.744

6.489

8.233

3,78

51

Kuru fasulye

200.673

2.207

5.946

8.153

4,06

52

İncir

260.508

5.731

2.052

7.783

2,99

53

Greyfurt

218.988

4.818

2.370

7.188

3,28

54

Antep fıstığı

112.000

2.800

4.243

7.043

6,29

55

Fındık

430.000

3.870

2.729

6.599

1,53

56

Diğer tahıllar

118.283

1.893

3.492

5.385

4,55

57

Kestane

60.270

3.737

1.590

5.327

8,84

58

Kolza

91.239

1.186

3.632

4.818

5,28

59

Bakla

41.962

587

4.124

4.711

11,23

60

Bamya

36.662

293

3.634

3.927

10,71

61

Badem

69.838

1.257

1.673

2.930

4,20

62

Yeşil mercimek

25.952

675

1.024

1.699

6,55

63

Semizotu

5.501

55

544

599

10,89

 

Toplam

103.197.189

3.476.149

4.988.033

8.464.182

8,20

Ekim ayında traktör sayısı 4 bin 687 arttı


-Ekim ayında traktör sayısı 4 bin 687 arttı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Ekim ayında traktör sayısı 4 bin 687 adet artarak 1 milyon 553 bin 291 adede ulaştı”
-“Traktörde iller arasında Ekim ayında en fazla artış 247 adetle Konya’da, 200 adetle Ankara’da, 186 adetle Bursa’da,
155 adetle Manisa’da, 148 adetle Balıkesir’de, 133 adetle Denizli’de, 129 adetle Diyarbakır’da, 126 adetle Gaziantep’te,
124 adetle Kayseri’de görüldü”
-“Ekim ayında traktör sayısı Sivas’ta 113, Afyonkarahisar’da 109, Şanlıurfa’da 107, Sakarya’da 104, Kahramanmaraş’ta
102 adet arttı”
-“Traktör sayısı Ekim ayında Zonguldak ve Trabzon’da değişmezken, Giresun’da 1 adet azaldı”
-“Traktör sayısında Manisa 75 bin 372 adetle birinciliğini sürdürürken, Konya 72 bin 849 adetle ikinci, traktör sayısı
55 bini aşan Balıkesir 55 bin 46 adetle üçüncü, Bursa 54 bin 161 adetle dördüncü, İzmir 54 bin 26 adetle beşinci sırada bulunuyor”

Ankara – 18.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ekim ayında traktör sayısının 4 bin 687 adet artarak 1 milyon 553 bin 291 adede ulaştığını bildirdi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, traktörde iller arasında Ekim ayında, en fazla artışın 247 adetle Konya’da, 200 adetle Ankara’da, 186 adetle Bursa’da, 155 adetle Manisa’da, 148 adetle Balıkesir’de, 133 adetle Denizli’de, 129 adetle Diyarbakır’da, 126 adetle Gaziantep’te, 124 adetle Kayseri’de görüldüğünü belirtti.
Şemsi Bayraktar, Ekim ayında traktör sayısı Sivas’ta 113, Afyonkarahisar’da 109, Şanlıurfa’da 107, Sakarya’da 104, Kahramanmaraş’ta 102 adet arttığını bildirdi.
Traktör sayısının Ekim ayında Zonguldak ve Trabzon’da değişmezken, Giresun’da 1 adet azaldığına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ekim ayında traktör sayısı Adana ve Çorum’da 97, Aydın’da 96, Çanakkale’de 93, Erzurum’da 87, İzmir’de 82, Kars’ta 81, Tokat’ta 78, Muş’ta 77, Mardin’de 76, Ardahan’da 72, Samsun ve Adıyaman’da 70, Yozgat’ta 67, Amasya’da 66, Aksaray’da 65, Kocaeli’de 63, Malatya’da 62, Mersin’de 58, Kütahya’da 56, Antalya ve Bolu’da 54, Karaman’da 51, Muğla’da 50 arttı.
Traktör sayısındaki artış, Ekim’de Eskişehir ve Niğde’de 49, Kastamonu’da 48, Kırklareli ve Osmaniye’de 47, Kırşehir’de 46, Bilecik’te 45, Burdur’da 43, Uşak’ta 42, Hatay’da 40, Batman ve Van’da 39, Tekirdağ ve Kilis’te 37, Çankırı, Düzce ve Siirt’te 36, Ağrı’da 35, Iğdır’da 31, Edirne’de 24, Elazığ’da 22 oldu. Ekim ayında traktör sayısındaki artış, Kırıkkale’de 18, Nevşehir’de 16, Bayburt’ta 14, Isparta’da 13, Erzincan’da 12, Bartın’da 11, Sinop ve Gümüşhane’de 10, Yalova’da 8, Bingöl’de 7, Tunceli’de 6, İstanbul, Karabük, Bitlis ve Hakkari’de 5, Şırnak’ta 4, Artvin’de 3, Ordu’da 2, Rize’de 1’de kaldı.” 
-Manisa birinci, Konya ikinci- 
Traktör sayısında Manisa 75 bin 372 adetle birinciliğini sürdürürken, Konya 72 bin 849 adetle ikinci, traktör sayısı 55 bini aşan Balıkesir 55 bin 46 adetle üçüncü, Bursa 54 bin 161 adetle dördüncü, İzmir 54 bin 26 adetle beşinci sırada bulunduğunu bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Ankara’da 46 bin 411, Samsun’da 46 bin 61, Adana’da 45 bin 118, Denizli’de 41 bin 490, Antalya’da 40 bin 843, Aydın’da 37 bin 468, Tokat’ta 36 bin 628, Afyonkarahisar’da 35 bin 843, Çorum’da 35 bin 214, Şanlıurfa’da 31 bin 326, Sakarya’da 31 bin 249 adet traktör bulunuyor. Traktör sayısı Mersin, Kütahya, Edirne, Çanakkale, Yozgat, Tekirdağ, Sivas, Muğla, Kastamonu’da 25-30 bin arasında, Gaziantep, Kayseri, İstanbul, Diyarbakır’da 20-25 bin arasında, Eskişehir, Malatya, Hatay, Burdur, Isparta, Bolu, Kırklareli, Nevşehir, Amasya, Kahramanmaraş, Uşak, Kars, Aksaray’da 15-20 bin arasında, Erzurum, Kocaeli, Niğde, Osmaniye, Adıyaman, Çankırı’da 10-15 bin arasında değişiyor. Karaman, Kırşehir, Bilecik, Muş, Düzce, Mardin, Zonguldak, Elazığ, Kırıkkale, Sinop, Ardahan, Van, Ağrı, Erzincan, Karabük’te 5-10 bin, Batman, Bartın, Kilis, Iğdır, Gümüşhane, Bitlis, Giresun, Bayburt, Yalova, Siirt, Ordu, Şırnak, Tunceli, Artvin, 1000 ile 5 bin arasında traktöre sahip durumdalar.
Bingöl’de 944, Hakkari’de 731, Trabzon 174, Rize’de ise 40 traktör var.”
İllerin Eylül ve Ekim aylarında traktör sayıları ve değişim miktarları şöyle:

İller

2013 Eylül Traktör Sayısı

2013 Ekim Traktör Sayısı

Değişim (Miktar)

Manisa

75 217

75 372

155

Konya

72 602

72 849

247

Balıkesir

54 898

55 046

148

Bursa

53 975

54 161

186

İzmir

53 944

54 026

82

Ankara

46 211

46 411

200

Samsun

45 991

46 061

70

Adana

45 021

45 118

97

Denizli

41 357

41 490

133

Antalya

40 789

40 843

54

Aydın

37 372

37 468

96

Tokat

36 550

36 628

78

Afyonkarahisar

35 734

35 843

109

Çorum

35 117

35 214

97

Şanlıurfa

31 219

31 326

107

Sakarya

31 145

31 249

104

Mersin

29 608

29 666

58

Kütahya

29 265

29 321

56

Edirne

28 697

28 721

24

Çanakkale

28 271

28 364

93

Yozgat

27 647

27 714

67

Tekirdağ

27 035

27 072

37

Sivas

26 540

26 653

113

Muğla

26 133

26 183

50

Kastamonu

25 035

25 083

48

Gaziantep

24 813

24 939

126

Kayseri

23 655

23 779

124

İstanbul

21 737

21 742

5

Diyarbakır

20 118

20 247

129

Eskişehir

19 683

19 732

49

Malatya

19 507

19 569

62

Hatay

18 842

18 882

40

Burdur

18 701

18 744

43

Isparta

18 607

18 620

13

Bolu

18 418

18 472

54

Kırklareli

18 325

18 372

47

Nevşehir

18 321

18 337

16

Amasya

17 095

17 161

66

Kahramanmaraş

16 518

16 620

102

Uşak

15 908

15 950

42

Kars

15 809

15 890

81

Aksaray

15 592

15 657

65

Erzurum

14 612

14 699

87

Kocaeli

14 164

14 227

63

Niğde

14 065

14 114

49

Osmaniye

13 947

13 994

47

Adıyaman

12 581

12 651

70

Çankırı

11 279

11 315

36

Karaman

9 322

9 373

51

Kırşehir

9 322

9 368

46

Bilecik

9 299

9 344

45

Muş

9 002

9 079

77

Düzce

8 895

8 931

36

Mardin

8 817

8 893

76

Zonguldak

8 743

8 743

0

Elazığ

8 178

8 200

22

Kırıkkale

8 056

8 074

18

Sinop

7 669

7 679

10

Ardahan

7 502

7 574

72

Van

7 388

7 427

39

Ağrı

7 246

7 281

35

Erzincan

5 886

5 898

12

Karabük

5 007

5 012

5

Batman

4 827

4 866

39

Bartın

4 498

4 509

11

Kilis

4 427

4 464

37

Iğdır

3 446

3 477

31

Gümüşhane

3 097

3 107

10

Bitlis

2 742

2 747

5

Giresun

2 703

2 702

– 1

Bayburt

2 602

2 616

14

Yalova

2 185

2 193

8

Siirt

2 042

2 078

36

Ordu

2 017

2 019

2

Şırnak

1 912

1 916

4

Tunceli

1 222

1 228

6

Artvin

1 006

1 009

3

Bingöl

937

944

7

Hakkari

726

731

5

Trabzon

174

174

0

Rize

39

40

1

Toplam

1 548 604

1 553 291

4 687

 

Nar üretiminde olağanüstü artış…

-Nar üretiminde olağanüstü artış…

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Türkiye’de, 1988 yılında 45 bin ton olan nar üretimi, 2007 yılında 106 bin 560 tonla 100 bin tonu, 2010 yılında 208 bin 502 tonla 200 bin tonu, 2012 yılında ise 315 bin 150 tonla 300 bin tonu aştı”

-“Sadece 2012 yılında yüzde 44,85 üretim artışı oldu. Bitkisel üretim ikinci tahmin verilerine göre 2013 yılında da üretimin yüzde 22,13 artışla 384 bin 905 tona çıkacağı tahmin ediliyor”

-“Nar üretimi, 1988-2012 döneminde 7’ye, 2007-2012 döneminde ise 3’e katlandı”

-“Narda, 1988 yılında 2 milyonun altında olan meyve veren ağaç sayısı, 2007 yılında 3,6 milyona, 2009 yılında 5,1 milyona, 2010 yılında 6,4, 2011 yılında 7,8 milyon, 2012 yılında ise 10 milyonu geçti”

-“Türkiye çapında 56 ilde yapılan nar üretiminin 3’te 1’ini tek başına Antalya gerçekleştiriyor”

-“Üretimi 104 bin 421 ton olan Antalya’yı, 47 bin 67 tonla Muğla, 28 bin 182 tonla Denizli, 26 bin 200 tonla Adana, 25 bin 227 tonla Mersin, 15 bin 543 tonla Hatay, 14 bin 87 tonla Gaziantep, 10 bin 351 tonla Aydın izliyor”

-“2011 yılında 217 bin 572 ton olan nar üretiminin 136 bin 379 tonu tüketilirken, ihracat 65 bin 695 tona ulaştı”

-“15 bin 558 ton nar, üretim ve kullanımda kaybedildi. Kaybedilen ürün miktarı çoğu ülkenin toplam üretiminden fazla. Ürün iyi korunmalı ulusal servet ziyan edilmemeli”

-“Çiftçimiz üretimi bir şekilde yapıyor. Yalnız örgütlenme yetersizliği, planlama ve pazarlama sorunlarına neden oluyor. Bu da çiftçimizi zorluyor”

-“Bundan 4 yıl önce kilogramı 150 kuruş olan nar fiyatı, bu yıl 60-75 kuruşa kadar düştü”

 Ankara – 17.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’de 1988 yılında 45 bin ton olan nar üretiminin, 2007 yılında 106 bin 560 tonla 100 bin tonu, 2010 yılında 208 bin 502 tonla 200 bin tonu, 2012 yılında ise 315 bin 150 tonla 300 bin tonu aştığını bildirdi.

Bayraktar, sadece 2012 yılında yüzde 44,85 üretim artışı olduğunu, bitkisel üretim ikinci tahmin verilerine göre 2013 yılında da üretimin yüzde 22,13 artışla 384 bin 905 tona çıkacağının tahmin edildiğine dikkati çekti.

Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, nar üretiminin 1988-2012 döneminde 7’ye, 2007-2012 döneminde ise 3’e katlandığını belirterek, “Narda, 1988 yılında 2 milyonun altında olan meyve veren ağaç sayısı, 2007 yılında 3,6 milyona, 2009 yılında 5,1 milyona, 2010 yılında 6,4, 2011 yılında 7,8 milyon, 2012 yılında ise 10 milyonu geçti” dedi.

 -Narın sağlığa faydaları saymakla bitmiyor-

 Bayraktar, C vitamini açısından son derece zengin bir meyve olan narın B1 ve B2 vitaminleri, potasyum, kalsiyum, fosfor ve demir içeren narın, kalp ve damarlara, çarpıntıya iyi geldiğinin, enerji verdiğinin, yorgunluğu giderdiğinin, vücudu, diş etlerini güçlendirdiğinin, kötü kolesterolü düşürdüğünün, kan şekerini dengelediğinin, harareti önlediğinin uzmanlar tarafından söylediğini vurguladı. Çekirdeğinde elde edilen yağın cilde ve saçlara iyi geldiğini bildiren Bayraktar, meyve tanelerinin zarının da ülsere karşı mideyi kuvvetlendirdiğine dikkati çekti. Şemsi Bayraktar, “narın en büyük özelliğinin ise bağışıklık sistemini güçlendirmesi, kanser riskini azaltan antioksidanlar açısından çok zengin bir meyve olmasıdır” dedi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, narın sadece meyvesinden değil, meyve tanelerinin zarından, meyve kabuklarından, nar ağacı köklerinden, kök kabuklarından ve nar ağacı dallarından da sağlık açısından faydalanıldığını belirtti.

 -Nar üretiminde Türkiye dünya üçüncüsü-

 Nar üretiminde Türkiye’nin, Hindistan ve İran’ın ardından üçüncü sırada geldiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti: “2011/2012 üretim sezonunda, 2011 yılında üretilen 217 bin 572 ton nardan, 3 bin 699 tonu üretimde kaybedildi. 60 tonluk ithalatla birlikte 213 bin 933 ton nar piyasaya arz edildi. Bu rakamın 148 bin 238 tonu yurtiçi kullanıma sunuldu. Kullanımda kayıp 11 bin 859 tonu buldu. Tüketim 136 bin 379 tonda kaldı. Buna göre kişi başına tüketim 1,83 kilogram oldu. Narda yeterlilik oranımız 2011/2012 üretim sezonu için yüzde 144,28. Yani tüketimimizin 1,5 katı kadar üretim yapıyoruz. 2011/2012 sezonunda 65 bin 695 ton nar ihraç edildi. Bu rakamın 20 bin 23 tonu Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı.

Nardaki sorunlarımızdan biri üretimdeki artışın taleple desteklenmemesidir. Narda hem ülke içi tüketim hem de ihracat olanakları artırılmalıdır. Çünkü, 2011/2012 üretim sezonunda bile 15 bin 558 ton nar, üretim ve kullanımda kaybedildi. Kaybedilen ürün miktarı, çoğu ülkenin toplam üretiminden fazla bir rakama karşılık geliyor. Ürün iyi korunmalı ulusal servet ziyan edilmemelidir. Daha ayrıntılı rakamları belli olmayan 2012/2013 üretim sezonunda, üretimin bir önceki sezona göre yüzde 44,85 artışla 217 bin 572 tondan 315 bin 150 tona çıktı. Bitkisel üretim ikinci tahmin verilerine göre 2013 yılında da üretimin yüzde 22,13 artışla 384 bin 905 tona çıkacağı tahmin ediliyor. Bu kadar hızlı üretim artışının doğru yönetilmesi gerçekten zor görünüyor. Hem tüketimi çok hızlı artırmanız hem de ihracatta bütün pazarları zorlamanız ve yeni pazarlar yaratmanız gerekiyor. Üretimin bu kadar artması, pazarlama sıkıntısı yaşanması nedeniyle narda fiyatları düşürdü. 2013 yılında üretici narını kilogramı 60-75 kuruştan sattı. Hatta bazı üreticiler üzerinde mahsulü olan ağaçlarını sökerek, başka ürünlere yöneldi. Nar fiyatları son yıllarda sürekli düşüyor. Yıllık ortalama yüzde 20 oranında fiyat düşüşü yaşanıyor. Bundan 4 yıl önce kilogramı 150 kuruş olan nar fiyatı, 2012 yılında 80-100 kuruşa, 2013 yılında da 60-75 kuruşa kadar düştü. Çiftçimiz üretimi bir şekilde yapıyor. Yalnız örgütlenme yetersizliği, planlama ve pazarlama sorunlarına neden oluyor. Bu da çiftçimizi zorluyor. Nar üretiminde dış pazarların yeterli olmadığı açık… İhracatın artırılması büyük önem taşıyor.” 

Meyve üretiminde fidanlarının dikimden 3 ile 10 yıl sonra meyve vermeye başlayacağı düşünülerek yurt içi talep ve ihracat imkanları göz önüne alınarak çok iyi bir planlama yapılması gerektiğini bildiren Bayraktar, “İyi bir planlama, talebe uygun üretim yapılması, ancak profesyonel yöneticilerin yer aldığı aktif olarak çalışan, üretici birliklerinin kurulmasıyla mümkündür. İyi bir planlama yapılmaması durumda narda olduğu gibi tonlarca ürün değerlendirilemediği gibi fiyatlar da maliyetin altında kalmaktadır” dedi.

 -Üretimde Antalya, Muğla’nın önünde açık farkla birinci-

 Türkiye çapında 56 ilde yapılan nar üretiminin 3’te 1’ini tek başına Antalya’nın gerçekleştirdiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

“Üretimi 104 bin 421 ton olan Antalya’yı, 47 bin 67 tonla Muğla, 28 bin 182 tonla Denizli, 26 bin 200 tonla Adana, 25 bin 227 tonla Mersin, 15 bin 543 tonla Hatay, 14 bin 87 tonla Gaziantep, 10 bin 351 tonla Aydın izliyor. İzmir 7 bin 508 tonla 9’uncu, Şanlıurfa 6 bin 255 tonla 10’uncu, Adıyaman 3 bin 804 tonla 11’inci, Siirt 3 bin 516 tonla 12’nci, Mardin 2 bin 656 tonla 13’üncü, Bilecik 2 bin 565 tonla 14’üncü, Osmaniye 2 bin 341 tonla 15’inci, Manisa 1814 tonla 16’ncı, Kilis 1506 tonla 17’nci, Karaman 1386 tonla 18’inci, Balıkesir 1379 tonla 19’uncu, Burdur 1292 tonla 20’nci, Kahramanmaraş 1252 tonla 21’inci, Diyarbakır 1020 tonla 22’nci sırayı aldı. En az üretim ise 4’er tonla Edirne ve Giresun’da, 3 tonla Kütahya’da 2 tonla Erzurum’da yapıldı.” 

Yıllar itibarıyla narda meyve veren ağaç sayısı, meyve vermeyen ağaç sayısı ve üretim rakamları şöyle:

İller

Meyve Veren Ağaç Sayısı (Bin)

Meyve Vermeyen Ağaç Sayısı (Bin)

Nar Üretimi

1988

1 989

509

45 000

1989

2 028

500

48 000

1990

2 110

456

50 000

1991

2 194

504

53 000

1992

2 200

485

50 000

1993

2 245

484

55 000

1994

2 258

476

58 000

1995

2 304

495

53 000

1996

2 350

520

56 000

1997

2 420

570

56 000

1998

2 320

500

55 000

1999

2 410

730

58 000

2000

2 485

809

59 000

2001

2 530

840

60 000

2002

2 670

855

60 000

2003

3 190

1 100

80 000

2004

3 200

1 220

73 000

2005

3 220

1 409

80 000

2006

3 136

1 502

90 737

2007

3 611

3 367

106 560

2008

4 017

5 929

127 760

2009

5 092

5 794

170 963

2010

6 431

5 679

208 502

2011

7 881

6 432

217 572

2012

10 011

5 789

315 150

İller itibarıyla 2012 yılında nar üretimi ve illerin nar üretimindeki payları şöyle:

 

İller

2012 Yılı Nar Üretimi (Ton)

Nar Üretim Payı (Yüzde)

1

Antalya

104.421

33,13

2

Muğla

47.067

14,93

3

Denizli

28.182

8,94

4

Adana

26.200

8,31

5

Mersin

25.227

8,00

6

Hatay

15.543

4,93

7

Gaziantep

14.087

4,47

8

Aydın

10.351

3,28

9

İzmir

7.508

2,38

10

Şanlıurfa

6.255

1,98

11

Adıyaman

3.804

1,21

12

Siirt

3.516

1,12

13

Mardin

2.656

0,84

14

Bilecik

2.565

0,81

15

Osmaniye

2.341

0,74

16

Manisa

1.814

0,58

17

Kilis

1.506

0,48

18

Karaman

1.386

0,44

19

Balıkesir

1.379

0,44

20

Burdur

1.292

0,41

21

Kahramanmaraş

1.252

0,40

22

Diyarbakır

1.020

0,32

23

Şırnak

738

0,23

24

Çanakkale

562

0,18

25

Batman

544

0,17

26

Eskişehir

537

0,17

27

Artvin

526

0,17

28

Bursa

457

0,15

29

Isparta

404

0,13

30

Elazığ

354

0,11

31

Samsun

254

0,08

32

Malatya

177

0,06

33

Sakarya

139

0,04

34

Hakkari

133

0,04

35

Afyonkarahisar

127

0,04

36

Çorum

120

0,04

37

Ankara

99

0,03

38

Bitlis

98

0,03

39

Uşak

79

0,03

40

Tekirdağ

75

0,02

41

Trabzon

62

0,02

42

Sinop

53

0,02

43

Tokat

41

0,01

44

Amasya

41

0,01

45

İstanbul

27

0,01

46

Kocaeli

26

0,01

47

Ordu

22

0,01

48

Konya

17

0,01

49

Yalova

15

0,00

50

Tunceli

14

0,00

51

Karabük

13

0,00

52

Kırklareli

11

0,00

53

Edirne

4

0,00

54

Giresun

4

0,00

55

Kütahya

3

0,00

56

Erzurum

2

0,00

 

Toplam

315.150

100,00

Kaynak: TÜİK

Tarım istihdamında mevsimsel düşüş…


-Tarım istihdamında mevsimsel düşüş…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Tarımdaki istihdamın Eylül ayında, mevsim şartları nedeniyle Temmuz-Ağustos dönemine göre gerilemesine karşın, yine de 6,37 milyonu buldu”
-“Temmuz’da 6 milyon 557 bin olan tarımdaki istihdam, Ağustos’ta 6 milyon 511 bine, Eylül’de 6 milyon 370 bine indi”
-“Tarım, yüzde 12,3 olan işsizlik oranını 2,4 puan düşürerek yüzde 9,9’a çekti”
-“Tarımda mevsim şartları nedeniyle istihdamda düşüş olmasına rağmen, sanayiden 1 milyon 456 bin daha fazla
istihdam sağladı.
-“Toplam istihdam, Ağustos ayına göre 152 bin azalarak 25 milyon 808 bine inerken, istihdamda tarımın payı yüzde 24,7 oldu”
-“İşsizliğin daha da artmasını önleyen tarım, kentlerde işsizliği yüzde 12,4’ten yüzde 12’ye, kırsalda yüzde 12,1’den
yüzde 5,7’ye indirdi”
-“Tarımın, işsizliği 2,4 puan indirerek, çağımızın en büyük belalarından işsizliğe çare olması, çiftçimizin ekonomimize
yaptığımız en büyük katkıdır”
-“Tarımda çalışanların yüzde 47,5’i kadın. Çalışan kadınların yüzde 39,3’ü tarımda” 
Ankara – 16.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımdaki istihdamın Eylül ayında, mevsim şartları nedeniyle Temmuz-Ağustos dönemine göre gerilemesine karşın yine de 6,37 milyonu bulduğunu belirterek, “”Tarım, yüzde 12,3 olan işsizlik oranını 2,4 puan düşürerek yüzde 9,9’a çekti” dedi.
Bayraktar, bir önceki aya göre Nisan’da 350 bin, Mayıs’ta 225 bin, Haziran’da 191 bin, Temmuz’da 83 bin artan, Ağustos ayında da 46 bin azalarak 6 milyon 511 bine inen tarımdaki istihdam Eylül ayında 141 bin kişilik azalmayla 6 milyon 370 bine düştüğünü bildirdi.
Şemsi Bayraktar, Nisan’da 6 milyon 58 bin, Mayıs’ta 6 milyon 283 bin, Haziran’da 6 milyon 474 bin olan tarımdaki istihdamın, tarımsal faaliyetin zirveye çıktığı Temmuz’da 6 milyon 557 bine ulaştığını, Ağustos ayında 6 milyon 511 bine, Eylül ayında ise 6 milyon 370 bine gerilediğini belirtti.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yaptığı açıklamada, Eylül ayında toplam istihdamın, 2012’nin aynı ayına göre, 336 bin artarak, 25 milyon 472 binden 25 milyon 808 bine çıktığını vurguladı. Toplam istihdamın, Ağustos ayına göre 152 bin azalarak 25 milyon 960 binden 25 milyon 808 bine indiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Geçen yılın Eylül ayına göre, hizmetler sektöründe istihdamın 307 bin, sanayide 179 bin arttı. İnşaatta 17 bin, tarımda 132 bin azaldı. Eylül ayında istihdam, Ağustos ayına göre, tarımda 141 bin, sanayide 50 bin azalırken, hizmetlerde 18 bin, inşaatta 22 bin arttı. İstihdamda tarımın payı, Eylül ayında yüzde 24,7 oldu. Geçen yıl Eylül ayına göre tarımın istihdamdaki payı yüzde 25,7 iken bu yıl 1 puan azaldı.
Halen tarım, sanayiden 1 milyon 456 bin, inşaattan 4 milyon 491 bin daha fazla istihdam sağladı.”

-Tarım işsizliği 2,4 puan düşürüyor-

Türkiye’de işsiz sayısının Eylül’de 2 milyon 831 bin kişi, işsizlik oranının yüzde 9,9 olduğuna dikkati çeken Bayraktar, “Geçen yıl Eylül ayında işsizlik oranı yüzde 9,1 düzeyindeydi. Tarımın, 6 milyon 370 bin kişiye iş, aş sağlayarak, işsizliği tek hanelere indirmesi olağanüstü önemdedir. İşsizliği 2,4 puan indirerek, çağımızın en büyük belalarından işsizliğe tarımın çare olması, ekonomimize yaptığımız en büyük katkıdır. İşsizliğin daha da artmasını önleyen tarım, kentlerde işsizliği yüzde 12,4’ten yüzde 12’ye, kırsalda yüzde 12,1’den yüzde 5,7’ye, toplamda 12,3’den yüzde 9,9 indirdi” dedi.

-Tarımın istihdamdaki payı-

Son bir yıllık dönemde mevsimsel oynamalar nedeniyle tarımın istihdamdaki payının yüzde 22,4 ile yüzde 26 arasında değiştiğini belirten Bayraktar, Eylül ayında hizmetler sektörünün 12 milyon 646 bin, tarımın 6 milyon 370 bin, sanayinin 4 milyon 914 bin, inşaat sektörünün ise 1 milyon 879 bin kişiye istihdam yarattığı bilgisini verdi. Bayraktar, 25 milyon 808 bin olan toplam istihdamın yüzde 24,7’sini tarımın karşıladığını ifade ederek, “Sanayide istihdam yüzde 19’da, inşaatta yüzde 7,3’de kalırken, tarımdaki istihdam en düşük olduğu aylarında bile yüzde 22’lerin altına inmiyor. Yaz aylarında yüzde 25’leri aşıyor ve istihdamın dörtte birini karşılıyor. En büyük istihdam kapısı hizmetler sektörü de toplam istihdamda yüzde 49 pay alıyor” dedi.

-Tarımda çalışanların yüzde 47,5’i kadın-

Tarımda çalışan 6 milyon 511 bin kişinin yüzde 52,5’ini erkeklerin, yüzde 47,5’ini kadınların oluşturduğunu bildiren Bayraktar, 3 milyon 343 bin erkek ile 3 milyon 26 bin kadının tarımda istihdam edildiğini belirtti. Türkiye’de 7 milyon 552 bin kadının istihdamda yer aldığını, bunların 3 milyon 131 bininin hizmetler, 3 milyon 26 bininin tarım, 1 milyon 43 bininin sanayi, 65 bininin ise inşaat sektöründe çalıştığını vurgulayan Bayraktar, tarımda çalışanların yüzde 47,5’inin kadın, çalışan kadınların yüzde 39,3’ünün ise tarımda istihdam edildiğini bildirdi. Bayraktar, kadın istihdamında hizmetler payının yüzde 46,2 iken, sanayinin payının yüzde 13,6’da, inşaatın payının yüzde 0,8’de kaldığını vurguladı.
Aylar itibarıyla tarım, sanayi, inşaat ve hizmetlerde istihdam rakamları ve ekonomik faaliyetlerin toplam istihdamdaki payları şöyle: 

 

Toplam

Tarım

Sanayi

İnşaat

Hizmetler

 

İstihdam

İstihdam

İstihdam

İstihdam

İstihdam

Aylar

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

(Bin Kişi)

2011

 

 

 

 

 

Mayıs

24.445

6.273

4.777

1.769

11.627

Haziran

24.901

6.600

4.697

1.863

11.741

Temmuz

24.953

6.705

4.710

1.879

11.659

Ağustos

24.884

6.704

4.682

1.908

11.590

Eylül

24.749

6.475

4.707

1.888

11.680

Ekim

24.486

6.292

4.657

1.775

11.762

Kasım

24.267

5.990

4.701

1.684

11.892

Aralık

23.678

5.599

4.700

1.512

11.867

 

 

 

 

 

 

2012

 

 

 

 

 

Ocak

23.475

5.416

4.684

1.435

11.940

Şubat

23.338

5.427

4.684

1.306

11.921

Mart

23.817

5.613

4.720

1.400

12.083

Nisan

24.630

6.011

4.792

1.631

12.196

Mayıs

25.282

6.363

4.760

1.828

12.331

Haziran

25.577

6.555

4.760

1.921

12.340

Temmuz

25.498

6.638

4.777

1.882

12.201

Ağustos

25.367

6.564

4.746

1.891

12.167

Eylül

25.472

6.502

4.735

1.896

12.339

Ekim

25.509

6.322

4.732

1.886

12.568

Kasım

25.291

6.027

4.813

1.811

12.640

Aralık

24.766

5.686

4.856

1.647

12.577

 

 

 

 

 

 

2013

 

 

 

 

 

Ocak

24.433

5.474

4.870

1.540

12.549

Şubat

24.546

5.531

4.886

1.530

12.599

Mart

24.974

5.708

4.948

1.603

12.716

Nisan

25.691

6.058

5.030

1.793

12.809

Mayıs

26.130

6.283

5.044

1.843

12.961

Haziran

26.319

6.474

5.015

1.942

12.888

Temmuz

26.099

6.557

4.991

1.843

12.708

Ağustos

25.960

6.511

4.964

1.857

12.628

Eylül

25.808

6.370

4.914

1.879

12.646

 

 

 

 

 

 

 

 

Tarımın

Sanayinin

İnşaatın

Hizmetlerin

 

Toplam

Payı

Payı

Payı

Payı

Aylar

(Yüzde)

(Yüzde)

(Yüzde)

(Yüzde)

(Yüzde)

2011

 

 

 

 

 

Mayıs

100

25,7

19,5

7,2

47,6

Haziran

100

26,5

18,9

7,5

47,2

Temmuz

100

26,9

18,9

7,5

46,7

Ağustos

100

26,9

18,8

7,7

46,6

Eylül

100

26,2

19,0

7,6

47,2

Ekim

100

25,7

19,0

7,2

48,0

Kasım

100

24,7

19,4

6,9

49,0

Aralık

100

23,6

19,8

6,4

50,1

 

 

 

 

 

 

2012

 

 

 

 

 

Ocak

100

23,1

20,0

6,1

50,9

Şubat

100

23,3

20,1

5,6

51,1

Mart

100

23,6

19,8

5,9

50,7

Nisan

100

24,4

19,5

6,6

49,5

Mayıs

100

25,2

18,8

7,2

48,8

Haziran

100

25,6

18,6

7,5

48,2

Temmuz

100

26,0

18,7

7,4

47,9

Ağustos

100

25,9

18,7

7,5

48,0

Eylül

100

25,5

18,6

7,4

48,4

Ekim

100

24,8

18,6

7,4

49,3

Kasım

100

23,8

19,0

7,2

50,0

Aralık

100

23,0

19,6

6,7

50,8

 

 

 

 

 

 

2013

 

 

 

 

 

Ocak

100

22,4

19,9

6,3

51,4

Şubat

100

22,5

19,9

6,2

51,3

Mart

100

22,9

19,8

6,4

50,9

Nisan

100

23,6

19,6

7,0

49,9

Mayıs

100

24,0

19,3

7,1

49,6

Haziran

100

24,6

19,1

7,4

49,0

Temmuz

100

25,1

19,1

7,1

48,7

Ağustos

100

25,1

19,1

7,2

48,6

Eylül

100

24,7

19,0

7,3

49,0

Çavdar ekmeğine talep, tüketimi 5’e katladı


-Çavdar ekmeğine talep, tüketimi 5’e katladı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Son yıllarda çavdar ekmeğine talep, daha çok
yemlik olarak kullanılan çavdarda hem üretim hem de tüketim arttı”
-“Yemlik ve tohumluk kullanımı hariç, çavdarda 2009/2010’da 18 bin 201 ton olan tüketim, 2011/2012’de ise 86 bin 700 tona çıktı”
-“Tüketim 2011/2012 piyasa yılında 2009/2010’a göre 5 kata yakın arttı ve kişi başına tüketim 0,25 kilogramdan 1,2 kilograma yükseldi”
-“Tüketim artışı üretime de yansıdı. 1995-2008 döneminde 220 bin ile 271 bin ton arasında
değişen üretim, 2012’de 370 bin tona yükseldi”
-“İller arasında çavdar üretiminde 56 bin 203 tonla Kayseri birinci sırayı alırken, Niğde 43 bin 154 tonla ikinci, Nevşehir 39 bin 801 tonla üçüncü, Balıkesir 33 bin 669 tonla dördüncü, Konya 21 bin 333 tonla beşinci, Eskişehir 20 bin 824 tonla altıncı sırayı aldı”
-“Dünyada çavdar üretiminde Almanya yüzde 26,77 ile birinci, Polonya yüzde 19,77 payla ikinci, Rusya yüzde 14,66 payla üçüncü olurken, Türkiye yüzde 2,54 payla 8’inci sırayı aldı”

Ankara – 15.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çavdar ekmeğine talebin, tüketimi 5’e katladığını bildirerek, “Son yıllarda çavdar ekmeğine talep, daha çok yemlik olarak kullanılan çavdarda hem üretim hem de tüketim arttı” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2011/2012 piyasa yılında 127 bin 653 hektar alanda çavdar ekildiğini, 365 bin 750 ton çavdar üretildiğini, 4 bin 755 ton çavdarın üretimde kaybedildiğini, 361 bin 93 ton ürünün piyasaya arz edildiğini, 98 ton ithalat, 1613 ton ihracat yapıldığını belirtti. Stoktaki 13 bin 792 ton çavdarla birlikte yurtiçi kullanımın 373 bin 272 tonu bulduğu bilgisini veren Bayraktar, 252 bin 765 ton çavdarın yemlik olarak, 22 bin 978 ton çavdarın tohumluk olarak kullanıldığını, kullanımda kayıpların 10 bin 830 tonu bulduğunu, tüketime de 86 bin 700 ton gittiğini vurguladı.

-Tüketim artıyor-

Yemlik ve tohumluk kullanımı hariç, çavdarda 2008/2009 piyasa yılında 43 bin 576, 2009/2010’da 18 bin 201 ton olan tüketimin, 2010/2011’de 56 bin 956 tona, 2011/2012’de ise 86 bin 700 tona çıktığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Tüketim 2011/2012 piyasa yılında 2009/2010’a göre 5 kata yakın arttı ve kişi başına tüketim 0,25 kilogramdan 1,2 kilograma yükseldi. Tüketim artışı üretime de yansıdı. 1995-2008 döneminde 220 bin ile 271 bin ton arasında değişen üretim, 2009’da 343 bin 330, 2010’da 365 bin 560, 2011’de 365 bin 750, 2012’de ise 370 bin tona yükseldi.
2013 yılı için Bitkisel Üretim İkinci Tahmin verilere göre, yüzde 1,4 düşüşle üretimin 370 bin tondan 365 bin tona inecek.”
Çavdar ekilen alanın 1991 yılında 1 milyon 560 bin dekarken, 2008 yılında 1 milyon 259 bin 620 dekara kadar indiğini belirten Bayraktar, 2009 yılında 1 milyon 410 bin, 2010’da 1 milyon 276 bin 530, 2012 yılında ise 1 milyon 432 bin 216 dekar alana çavdar ekildiğini bildirdi.

-Dekar başına verim 134 kilogramdan 287 kilograma kadar çıktı-

Dekar başına verimin 1990’lı yıllarda 134-175 kilogram arasında değiştiğini, verimin 2005 yılında 209, 2009’da 248, 2010’da 259, 2011 yılında 287 kilograma çıktığı, 2012 yılında 258 kilograma indiği bilgisini veren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Çavdarın büyük bölümü yemlik olarak kullanılıyor. 2007/2008 piyasa yılında 178 bin 180 ton olan yemlik kullanımı, 2008/2009 döneminde 171 bin 996 tona indikten sonra, 2009/2010’da 237 bin 207, 2010/2011’de 252 bin 565, 2011/2012 sezonunda 252 bin 765 tona yükseldi. Ama asıl büyük artış yiyecek olarak tüketiminde görüldü. 2007/2008 piyasa yılında 43 bin 213 ton, 2008/2009 döneminde 43 bin 576 ton olan tüketim, 2009/2010’da 18 bin 201 tona kadar geriledi. Tüketim, 2010/2011’de 56 bin 956, 2011/2012 sezonunda 86 bin 700 tona yükseldi. Tüketim, 2011/2012 piyasa yılında, 2009/2010 dönemine göre yüzde 376,3 arttı. Tüketim 4,76 kata çıktı. 2007/2008 ve 2008/2009 döneminde kişi başına 0,61 kilogram olan çavdar tüketimi, 2009/2010 döneminde 0,25 kilograma indikten sonra, 2010/2011 döneminde 0,77, 2011/2012 döneminde ise 1,2 kilogram ulaştı.
2007/2008 döneminde 15 bin 563 ton olan ithalatın 2008/2009 döneminde 2 bin 393 tona indi. 2009/2010 ve 2010/2011 sezonlarında ithalat olmadı. 2011/2012 sezonunda 98 ton ithalat yapıldı. 2007/2008 döneminde 561, 2008/2009’da 164, 2009/2010’da 136, 2010/2011’de 82 ton olan ihracat,2011/2012 sezonunda 1613 tonu buldu.”

-2011/2012 üretim sezonunda 13 bin 792 ton çavdar stoktan kullanıldı-

Çavdarda 2009/2010 döneminde 48 bin 177 ton olan stok artışının, 2010/2011 döneminde 15 bin ton olduğunu belirten Bayraktar, 2011/2012 sezonunda stoklardan 13 bin 792 ton çavdar kullanıldığını bildirdi.
İller arasında çavdar üretiminde 56 bin 203 tonla Kayseri’nin birinci sırayı alırken, Niğde’nin 43 bin 154 tonla ikinci, Nevşehir’in 39 bin 801 tonla üçüncü, Balıkesir’in 33 bin 669 tonla dördüncü, Konya’nın 21 bin 333 tonla beşinci, Eskişehir’in 20 bin 824 tonla altıncı sırayı aldığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Çavdar üretiminde Kayseri’nin payı yüzde 15,19, Niğde’nin payı yüzde 11,66, Nevşehir’in payı yüzde 10,76, Balıkesir’in payı yüzde 9,10, Konya’nın payı yüzde 5,77, Eskişehir’in payı yüzde 5,63’ü buldu. Bu illeri 17 bin 635 tonla Aksaray, 12 bin 146 tonla Ankara, 11 bin 950 tonla Erzurum, 10 bin 875 tonla Sivas, 10 bin 549 tonla Karaman, 10 bin 272 tonla Kırşehir izledi.
53 ilde üretimin yapıldığı çavdarda en az üretim ise 99 tonla Kastamonu, 75 tonla Giresun, 55 tonla Adıyaman, 23 tonla Malatya, 14 tonla Karabük, 11 tonla Kırıkkale, 8 tonla Bingöl, 8 tonla Çankırı, 4 tonla Artvin’de oldu.”

-Dünya üretiminin yüzde 61,2’si Almanya, Polonya ve Rusya’dan-

Dünyada 2012 yılında 60 ülkede 14 milyon 544 bin 170 ton çavdar üretildiğini, üretimin yüzde 61,2’sinin Almanya, Polonya ve Rusya’da sağlandığını, çavdarın yüzde 26,77’sinin Almanya’dan, yüzde 19,77’sinin Polonya’dan, yüzde 14,66’sının Rusya’dan, yüzde 7,44’ünün Belarus’tan karşılandığını bildiren Bayraktar, “2012 yılında Almanya 3,9, Polonya 2,9, Rusya 2,1, Belarus 1,1 milyon ton çavdar üretti. Bu ülkeler 676 bin 800 tonla Ukrayna, 659 bin tonla Çin, 384 bin 400 tonla Danimarka izledi. Türkiye, 370 bin tonla Kanada’nın önünde 8’inci sırada yer aldı. Dünya üretiminde Türkiye’nin payı yüzde 2,54 oldu” dedi.
1991-2012 döneminde çavdar ekilen ve hasat edilen alan, üretim ve dekar başına verim rakamları şöyle:

 

Yıl

Çavdar Ekilen Alan (Dekar)

Çavdar Hasat Edilen Alan (Dekar)

Çavdar Üretimi (Ton)

Çavdar Verimi (Kilogram/ Dekar)

1991

1.560.000

1.551.910

256.000

165

1992

1.540.000

1.497.880

230.000

154

1993

1.480.000

1.474.760

235.000

159

1994

1.460.000

1.453.260

195.000

134

1995

1.460.000

1.450.820

240.000

165

1996

1.480.000

1.479.070

245.000

166

1997

1.470.000

1.468.300

235.000

160

1998

1.330.000

1.328.820

232.000

175

1999

1.400.000

1.394.770

233.000

167

2000

1.470.000

1.469.190

260.000

177

2001

1.405.000

1.391.420

220.000

158

2002

1.500.000

1.427.110

255.000

179

2003

1.400.000

1.397.430

240.000

172

2004

1.430.000

1.424.200

270.000

190

2005

1.300.000

1.290.150

270.000

209

2006

1.312.456

1.311.941

271.000

207

2007

1.327.776

1.317.006

240.540

183

2008

1.259.620

1.241.365

246.521

199

2009

1.387.784

1.384.876

343.330

248

2010

1.410.000

1.409.051

365.560

259

2011

1.276.530

1.276.271

365.750

287

2012

1.432.216

1.432.216

370.000

258

 

Piyasa yılları itibarıyla çavdarda üretim, alan, üretim-kullanım kayıpları, arz, kullanılabilir üretim, ithalat, yurtiçi kullanım, tüketim, tohumluk, yemlik kullanımı, ihracat, stok değişimi, kişi başına tüketim ve yeterlilik dereceleri şöyle:

 

Piyasa yılı

Çavdar Üretimi (Ton)

Çavdar Ekilen Alan (Hektar)

Çavdar Üretim Kayıpları (Ton)

Arz=Kullanım (Ton)

Kullanılabilir Üretim (Ton)

İthalat (Ton)

Yurt İçi Kullanım (Ton)

Tüketim (Ton)

2011/’12

365 750

127 653

4 755

361 093

360 995

98

373 272

86 700

2010/’11

365 560

141 000

4 752

360 808

360 808

345 726

56 956

2009/’10

343 330

138 778

4 463

338 867

338 867

290 554

18 201

2008/’09

246 521

125 962

3 205

245 709

243 316

2 393

245 545

43 576

2007/’08

240 540

132 778

3 127

252 976

237 413

15 563

252 415

43 213

Piyasa yılı

Tohumluk kullanım (Ton)

Yemlik Kullanım (Ton)

Kayıplar (Ton)

İhracat (Ton)

Stok Değişimi (Ton)

Kişi Başına Tüketim (Kg)

Yeterlilik Derecesi (Yüzde)

2011/’12

22 978

252 765

10 830

1 613

– 13 792

1,2

96,7

2010/’11

25 380

252 565

10 824

82

15 000

0,77

104,36

2009/’10

24 980

237 207

10 166

136

48 177

0,25

116,63

2008/’09

22 673

171 996

7 299

164

0,61

99,09

2007/’08

23 900

178 180

7 122

561

0,61

94,06

 

İller itibarıyla çavdarda 2012 yılında ekilen, hasat edilen alan, üretim ve verim rakamlarıyla ilin Türkiye üretimindeki payı şöyle:

 

 

İller

Çavdar Ekilen Alan (Dekar)

Çavdar Hasat Edilen Alan (Dekar)

Çavdar Üretimi (Ton)

Çavdar Verimi (Kilogram/ Dekar)

Üretimdeki Payı (Yüzde)

1

Kayseri

184.850

184.850

56.203

304

15,19

2

Niğde

190.470

190.470

43.154

227

11,66

3

Nevşehir

154.315

154.315

39.801

258

10,76

4

Balıkesir

121.000

121.000

33.669

278

9,10

5

Konya

68.160

68.160

21.333

313

5,77

6

Eskişehir

80.977

80.977

20.824

257

5,63

7

Aksaray

55.600

55.600

17.635

317

4,77

8

Ankara

49.185

49.185

12.146

247

3,28

9

Erzurum

62.557

62.557

11.950

191

3,23

10

Sivas

46.360

46.360

10.875

235

2,94

11

Karaman

44.150

44.150

10.549

239

2,85

12

Kırşehir

33.200

33.200

10.272

309

2,78

13

Burdur

34.110

34.110

8.770

257

2,37

14

Çanakkale

26.410

26.410

7.286

276

1,97

15

Erzincan

27.900

27.900

6.847

245

1,85

16

Bayburt

26.600

26.600

6.203

233

1,68

17

Kütahya

27.950

27.950

6.149

220

1,66

18

Ardahan

27.597

27.597

5.233

190

1,41

19

Manisa

18.830

18.830

4.134

220

1,12

20

Denizli

13.002

13.002

3.372

259

0,91

21

Afyon

13.856

13.856

3.325

240

0,90

22

Uşak

10.850

10.850

3.281

302

0,89

23

Samsun

8.200

8.200

3.166

386

0,86

24

Bursa

11.940

11.940

2.858

239

0,77

25

Yozgat

10.765

10.765

2.570

239

0,69

26

İzmir

9.100

9.100

2.274

250

0,61

27

Aydın

11.827

11.827

1.973

167

0,53

28

Bilecik

7.760

7.760

1.918

247

0,52

29

Çorum

6.875

6.875

1.664

242

0,45

30

Mersin

7.835

7.835

1.620

207

0,44

31

Sinop

6.865

6.865

1.355

197

0,37

32

Tokat

5.360

5.360

1.279

239

0,35

33

Edirne

2.720

2.720

1.063

391

0,29

34

Kırklareli

3.250

3.250

1.039

320

0,28

35

Ordu

6.500

6.500

975

150

0,26

36

Tekirdağ

1.250

1.250

550

440

0,15

37

Kahramanmaraş

2.350

2.350

449

191

0,12

38

Isparta

1.970

1.970

423

215

0,11

39

Bitlis

2.350

2.350

395

168

0,11

40

Antalya

1.540

1.540

321

208

0,09

41

Gümüşhane

1.450

1.450

211

146

0,06

42

Adana

1.000

1.000

200

200

0,05

43

Amasya

715

715

199

278

0,05

44

Muğla

1.165

1.165

190

163

0,05

45

Kastamonu

520

520

99

190

0,03

46

Giresun

375

375

75

200

0,02

47

Adıyaman

250

250

55

220

0,01

48

Malatya

145

145

23

159

0,01

49

Karabük

70

70

14

200

0,00

50

Kırıkkale

40

40

11

275

0,00

51

Bingöl

40

40

8

200

0,00

52

Çankırı

40

40

8

200

0,00

53

Artvin

20

20

4

200

0,00

 

Toplam

1.432.216

1.432.216

370.000

258

100,00

 

2012 yılında 100 bin tonun üzerinde çavdar üreten 17 ülkenin üretim rakamları, dünya üretimi ve bu ülkelerin dünya üretiminden aldıkları pay şöyle:

 

 

 

Çavdar

 

 

 

Üretimi

Payı

 

Ülkeler

(Ton)

(Yüzde)

1

Almanya

3.893.000

26,77

2

Polonya

2.874.800

19,77

3

Rusya

2.131.519

14,66

4

Belarus

1.082.495

7,44

5

Ukrayna

676.800

4,65

6

Çin

659.000

4,53

7

Danimarka

384.400

2,64

8

Türkiye

370.000

2,54

9

Kanada

340.000

2,34

10

İspanya

256.100

1,76

11

Avusturya

204.700

1,41

12

ABD

176.390

1,21

13

Fransa

160.300

1,10

14

Litvanya

155.393

1,07

15

Çek Cum.

146.962

1,01

16

İsveç

139.900

0,96

17

Letonya

124.200

0,85

 

Diğer

768.211

5,28

 

Toplam

14.544.170

100,00

Yumurta üretimi rekor kırdı


-Yumurta üretimi rekor kırdı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Ekim ayında 1 milyar 450 milyon 697 bine ulaşan tavuk yumurtası üretiminde aylık rekor kırıldı”
-“Aylık tavuk yumurtası üretimi, Ekim ayında, Eylül ayına göre yüzde 4,65, geçen yılın ekim ayına göre yüzde 9,54
arttı. Bu yılın Ekim ayında, Eylül’e göre 64 milyon 446 bin, geçen yılın Ekim ayına göre de 126 milyon 388 bin adet daha fazla yumurta üretildi”
-“2010 yılının Eylül ayında, aylık 1 milyar adet üretim sınırını geçen yumurta üretimi, 2011 yılı Ocak ayında 1,1 milyarı, 2012 yılı Mart ayında 1,2 milyar adedi, 2012 Ekim’de
1,3 milyar adedi, bu yılın Ekim ayında ise 1,45 milyar adedi aştı”
-“Tavuk eti üretimi Ekim ayında Eylül’e göre yüzde 25,54 azalarak 157 bin 504 tondan 117 bin 284 tona indi. 2012 yılının Ekim ayına göre tavuk eti üretiminde yüzde 8,42’lik azalma
görüldü”
-“Sanayiye aktarılan inek sütü miktarı Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,07, Eylül ayına göre yüzde 1,81 artışla 605 bin 194 tona ulaştı”
-“Kanatlı sektörü, üretimde sınır tanımıyor; rekabet koşulları sağlanması halinde hayal edilemeyecek ihracat rakamlarına ulaşabilir”
Ankara – 13.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ekim ayında 1 milyar 450 milyon 697 bine ulaşan tavuk yumurtası üretiminde aylık rekor kırıldığını bildirerek, “Aylık tavuk yumurtası üretimi, Ekim ayında, Eylül ayına göre yüzde 4,65, geçen yılın Ekim ayına göre yüzde 9,54 arttı. Bu yılın Ekim ayında, Eylül’e göre 64 milyon 446 bin, geçen yılın Ekim ayına göre de 126 milyon 388 bin adet daha fazla yumurta üretildi” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2010 yılında 11 milyar 840 milyon 396 bin adet olan yumurta üretiminin, 2011 yılında 12 milyar 954 bin 686 bin adede, 2012 yılında ise 14 milyar 910 milyon 774 bin adede yükseldiğini belirtti. Tavuk yumurtasında 2010 yılının Eylül ayında, aylık 1 milyar adet üretim sınırının geçildiğini, 2011 yılı Ocak ayında 1,1 milyarı, 2012 yılı Mart ayında 1,2 milyar, 2012 Ekim ayında 1,3 milyar adedin, bu yılın Ekim ayında ise 1,45 milyar adedin aşıldığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“2012 yılının 10 aylık (Ocak-Ekim) döneminde 12 milyar 260 milyon 23 bin adetlik tavuk yumurtası üretimi, bu yılın aynı döneminde 1 milyar 355 milyon 931 bin adet artışla 13 milyar 615 milyon 954 bin adede ulaştı ve yüzde 11,06 üretim artışı meydana geldi. Ekim ayı itibarıyla 12 aylık üretim miktarı ise 16 milyar 266 milyon 705 bin adede yükseldi. Bu hızla (Ocak-Ekim dönemindeki) giderse 2013 yılı tavuk yumurtası üretimi 16 milyar 560 milyon adedi bulacak.

-Tavuk eti üretiminde azalma-

Buna karşın tavuk eti üretimi Ekim ayında Eylül’e göre yüzde 25,54 azalarak 157 bin 504 tondan 117 bin 284 tona indi. 2012 yılının Ekim ayına göre tavuk eti üretiminde yüzde 8,42’lik azalma görüldü. Ekim ayındaki düşüşe rağmen, tavuk etinde de Ocak-Ekim döneminde yüzde 1,86’lık bir artış var. 2012 yılının Ocak-Ekim döneminde 1 milyon 443 bin 616 ton olan tavuk eti üretimi, bu yılın aynı döneminde 1 milyon 470 bin 437 tona yükseldi. Ekim ayı itibarıyla son 12 aylık üretim 1 milyon 750 bin 740 tona çıktı. Kasım ve Aralık aylarında da 10 aylık dönemindeki artış oranı yakalanırsa 2013 yılı tavuk eti üretimi 1 milyon 756 bin tona yükseldi.”
Bayraktar, kanatlı sektörünün büyük üretim potansiyeline sahip bulunduğunu, üretimde sınır tanımadığını, ihracatını sürekli artırdığını, rekabet koşulları sağlanması halinde hayal edilemeyecek ihracat rakamlarına ulaşabileceğini belirtti.

-Sanayiye aktarılan inek sütü arttı-

Sanayiye aktarılan inek sütü miktarının Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,07, Eylül ayına göre yüzde 1,81 artışla 605 bin 194 tona ulaştığını bildiren Bayraktar, 2012 yılı Ekim ayında 587 bin 149 ton, bu yılın Eylül ayında ise 594 bin 456 ton inek sütü sanayiye aktarılmıştı. Ocak-Ekim döneminde sanayiye aktarılan inek sütü miktarının 6 milyon 663 bin 501 tona olduğu bilgisini veren Bayraktar, şunları kaydetti:
“2012 yılının Ocak-Ekim döneminde sanayiye 6 milyon 742 bin 865 ton inek süt aktarılmıştı. Ekim ayı itibarıyla son 12 aylık dönemde sanayiye aktarılan inek sütü miktarı 7 milyon 853 bin 121 tonda kaldı. Bu hızla giderse 2013 yılında sanayiye aktarılan inek sütü miktarı 2012 yılının altında kalacak ve 7 milyon 839 bin tona inecek. Süt tüketimi artırılmalı. Toplam inek sütü üretimi 16 milyon tonu, toplam süt üretimi 17,4 milyon tonu bulmuşken, sanayiye aktarılan inek sütü miktarı 8 milyon tona dahi ulaşamamıştır. Süt halka sevdirilmeli, tüketimi artırılmalıdır. Yoksa ileride arz sıkıntısı yaşanır.”

Bir milyardan fazla kesme çiçek örtü altında üretildi


-Bir milyardan fazla kesme çiçek örtü altında üretildi…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “1 milyar 77,2 milyon adet kesme çiçek üretiminin
yüzde 93’ü olan 1 milyar 1,8 milyon adedi örtü altında yapılıyor”
-“11,8 milyon metrekare kesme çiçek üretim alanının 9,9 milyon metrekaresi örtü altı alanlardan oluştu”
-“2011 yılında 961 milyon adet olan örtü altı kesme çiçek üretimi, 2012 yılında 1 milyar adedi aştı”
-“Kesme çiçek üretimde yüzde 42,69 payla Antalya birinci olurken, İzmir yüzde 32,71 ile ikinci, Yalova yüzde 12,70 payla üçüncü, Isparta yüzde 4,57 payla dördüncü sırayı aldı”
-“Bu illeri Konya, Mersin, İstanbul, Tokat, Bursa, Sakarya, Adana izledi”
-“Zengin gen kaynaklarımız ve doğal floramız değerlendirilerek yerli doğal bitkilerin kültüre alınması, yurt içinde ve dış ticarette bu bitkilerin pazara sunulması ülkemize önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır”
-“Süs bitkisi üretiminde ileri teknoloji, yıl boyu kontrollü üretim ve topraksız tarım gibi modern üretim tekniklerinin kullanımı teşvik edilmeli”

Ankara – 12.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kesme çiçek üretiminin büyük bölümünün örtü altında gerçekleştiğini bildirerek, “1 milyar 77 milyon adet kesme çiçek üretiminin yüzde 93’ü olan 1 milyar 1,8 milyon adedi örtü altında yapılıyor. 11,8 milyon metrekare kesme çiçek üretim alanının 9,9 milyon metrekaresi örtü altı alanlardan oluştu” dedi.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2011 yılında 961,6 milyon adet olan örtü altı kesme çiçek üretiminin, 2012 yılında 1 milyar adedi aşarak 1 milyar 1,8 milyon adede yükseldiği bilgisini verdi.
Kesme çiçek üretimde yüzde 42,69 payla Antalya’nın birinci, İzmir’in yüzde 32,71 ile ikinci, Yalova’nın yüzde 12,70 payla üçüncü, Isparta’nın yüzde 4,57 payla dördüncü olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:
“2012 yılında Antalya 459,8 milyon, İzmir 352,3 milyon, Yalova 136,9 milyon, Isparta 49,3 milyon kesme çiçek üretti. Bu illeri kesme çiçek üretiminde, yüzde 1,86 pay ve 20 milyon adetle Konya, yüzde 1,24 pay ve 13,3 milyon adetle Mersin, yüzde 1,19 pay ve 12,8 milyon adetle İstanbul izledi. Yüzde 0,89 pay ve 9,5 milyon adetle Tokat, yüzde 0,56 pay ve 6,1 milyon adetle Bursa, yüzde 0,32 pay ve 3,4 milyon adetle Sakarya, yüzde 0,28 pay ve 3 milyon 60 bin adetle Adana, İstanbul’u takip etti. Adana’yı ise yüzde 0,19 pay ve 2 milyon 65 bin adetle Burdur, yüzde 0,15 pay ve 1 milyon 571 bin adetle Elazığ, yüzde 0,13 pay ve 1 milyon 397 bin adetle Samsun, yüzde 0,10 pay ve 1 milyon 47 bin adetle Aydın izledi.
Kastamonu, Ankara, Hatay, Şanlıurfa, Kocaeli, Ordu, Bolu, Malatya, Afyonkarahisar, Adıyaman, Balıkesir, Düzce, Muğla ve Tekirdağ diğer kesme çiçek üreticisi iller olarak sıralandı.

-1 milyar 77 milyon çiçeğin 622 milyondan fazlası karanfil-

En fazla kesme çiçek üretimi karanfilde gerçekleştirildi. 2011 yılında 588,5 milyon adet olan karanfil üretimi 2012 yılında 622,6 milyon adede çıktı. Kesme çiçekte, karanfilden sonra en fazla 124,7 milyon adetle gerbera, 111,8 milyon adetle gül (kesme) üretildi. 2012 yılında 36 milyondan fazla kasımpatı (krizantem), 30 milyona yakın fresia, 24 milyona yakın lale, 18 milyondan fazla lisianthus ve altınbaşak (solidago), 18 milyona yakın gypsohilla, 17 milyondan fazla glayöl, 14 milyondan fazla zambak (lilyum), 9 milyona yakın nergiz, 6 milyona yakın şebboy, 2 milyondan fazla sümbül, 1,5 milyondan fazla Manisa lalesi (anemon), 1 milyondan fazla iris, 322 bin 900 adet orkide, 297 bin 500 adet statice üretimi yapıldı. Geçen yıl 22,2 milyon adet de bu çiçeklerin haricinde kesme çiçek üretildi.”

-Süs bitkilerinde 9 aylık ihracat 59 milyon dolar-

Bayraktar, 2010 yılında 56 milyon dolar olan süs bitkileri ihracatının 2011 yılında 76 milyon dolara çıktığını, 2012 yılında 73 milyon dolara gerilediğini bildirerek, bu yılın Ocak-Eylül döneminde de 59 milyon dolarlık ihracat yapıldığı bilgisini verdi. Bu yılın 9 aylık döneminde en fazla ihracatın 9,4 milyon dolarla Hollanda’ya yapıldığını bildiren Bayraktar, “Almanya’ya 8,6, İngiltere’ye 8,3, Türkmenistan’a 7,4, Irak’a 5,4, Azerbaycan’a 5, Ukrayna’ya 2,6, Rusya’ya 2,3, Romanya’ya 2,2 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Bu rakamlar Türkiye’nin potansiyelini yansıtmaktan çok öte. Türkiye, süs bitkilerinde milyarlarca dolarlık ihracat yapabilecek potansiyele sahip” dedi.

-“Çiçek artık sadece süs bitkisi değil, gelir getiren tarım faaliyeti”-

Bayraktar, günümüzde çiçeğin artık sadece süs bitkisi değil, para kazandıran, gelir getiren tarım faaliyeti olduğunu bildirdi. Dünyada da pek çok ülkenin bunun farkına vardığını ve çiçekten para kazanır duruma geldiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Süs bitkileri sektörü son yıllarda dünyada pek çok ülkede ve Türkiye’de önemli gelişmeler göstermiştir. Süs bitkileri içinde en çok üretilen çeşit artan talep miktarına paralel kesme çiçeklerdir. Günümüzde hemen her ülkede çiçek yetiştirilmektedir. Ancak ticari anlamda kesme çiçek üretimi 50’den fazla ülkede yapılmaktadır. Kesme çiçek sektörü yarattığı istihdam ve ihracat hacmi dolayısıyla birçok ülkenin ekonomisinde giderek artan bir öneme sahip olmaktadır.
Türkiye, mevcut iklim ve coğrafi yapısıyla, kesme çiçek üretimi açısından büyük potansiyeli olan ülkelerin başında gelmektedir.
Ülkemizde süs bitkileri sektörünün gelişmesi, dünya ülkelerine benzer şekilde kentleşme olgusunun hızlandığı 1940’lı yıllarda İstanbul ve çevresinde başlamış, daha sonra uygun iklimsel özelliklere sahip olan Ege ve Akdeniz Bölgelerine genişlemiştir.
Örtü altı süs bitkileri üretimi de, ticari değerindeki artışa bağlı olarak önemi gün geçtikçe artan bir ekonomik faaliyet alanıdır. Coğrafi dağılışı büyük ölçüde doğal çevre koşullarına bağlı olan bu tarımsal faaliyet, bugün ülkemizin ihracat gelirlerinde önemli bir yer edinmiştir.”

-“Ticari değeri ve pazar payı yüksek türler örtü altında üretiliyor”-
Türkiye’de örtü altı yetiştiriciliğinin, çoğunlukla alçak plastik tüneller ile cam ve plastik seralarda gerçekleştirilen tarımsal üretimi kapsadığı bilgisini veren Şemsi Bayraktar, şöyle devam etti:
“Süs bitkileri ziraatı, büyük çoğunlukla, örtü altına alınarak bazı doğal çevre şartlarının kontrol altına alındığı mekânlarda gerçekleştirilir. Örtü altına alınmayan alanlarda da bazı süs bitkilerinin üretimi yapılır. Ancak ticari değeri ve pazar payı yüksek türler ile ihracata konu olan süs bitkilerinin hemen tamamı örtü altına alınmış alanlarda üretilir.
Örtü altı süs bitkileri yetiştiriciliği kendi içinde beş üretim faaliyetini kapsar. Bunlar; kesme çiçek, iç-dış mekân süs bitkileri, saksılı bitkiler, süs ağaç ve fideleri ile çiçek soğanları yetiştiriciliğidir.
Süs bitkileri sektöründe genel olarak yabancı orijinli bitkilerin kullanımı ve ticareti konusunda bir eğilim bulunmaktadır. Gerek dış mekân süs bitkilerinde gerekse kesme çiçeklerde ürün çeşitliliğinde yetersizlik söz konudur. Oysa zengin gen kaynaklarımız ve doğal floramız değerlendirilerek yerli doğal bitkilerin kültüre alınması, yurt içinde ve dış ticarette bu bitkilerin pazara sunulması ülkemize önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır.”

-Sektörün gelişimi için neler yapılmalı?-

Süs bitkileri sektörünün katma değer ve istihdam oluşturma değeri yüksek olan, özelikle atıl işgücünün değerlendirilmesinde önde gelen sektörlerden biri olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu nedenle düşük faizli kredi veya değişik kaynaklardan hibeyle desteklenmesi gerekir” dedi.
Özellikle üretimde yüksek maliyetli girdi kullanımı ve satışlardaki yüksek katma değer vergisi (KDV) ile süs bitkileri ziraatinin tarımın diğer kollarından ayrı tutulduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Süs bitkilerinin de bir tarımsal faaliyet olduğu gerçeğinden hareketle bu farklılıklar giderilmelidir.
Süs bitkisi üretiminde ileri teknoloji, yıl boyu kontrollü üretim ve topraksız tarım gibi modern üretim tekniklerinin kullanımı teşvik edilmeli, birim alandaki verimlilik, üretimde kalite, depolama tekniklerinin geliştirilmesi, raf ve vazo ömrünün artırılması konularında çalışmalar artırılmalıdır. Üretim konusunda özellikle doku kültürü laboratuvarlarının kurulması önemlidir.
Ülkemiz coğrafi konumu ve tarihsel bağları nedeniyle Avrupa, Rusya ve Ortadoğu ülkeleri pazarlarına kolayca açılabilecek ve ihracat yapabilecek durumdadır. Özellikle Asya ve Orta Doğu için kurak koşullara dayanıklı az bakım isteyen dayanıklı türlerin üretimine öncelik verilmelidir.
İhracatın artırılması amacı ile tanıtım, reklam faaliyetleri ve koordinasyonu sağlayacak güçlü bir dış pazarlama organizasyonunun oluşturulması zorunludur.
Süs bitkileri sektörü hızlı gelişen, istihdam düzeyi ve ihracat potansiyel yüksek gelecek vaadeden bir sektördür. Bu potansiyelin daha hızlı ilerlemesi ülkeye olan katma değerinin daha hızlı artırılabilmesi için; kamu araştırma-geliştirme kuruluşlarında süs bitkileri birimleri kurulmalı, özel sektör Ar-Ge kuruluşları yaygınlaştırılmalıdır.”

2011 ve 2012 yıllarında örtü altı kesme çiçek ekim alanları şöyle:

 

Üretim yeri

2011 Ekilen Alan (Metrekare)

2012 Ekilen Alan (Metrekare)

Alçak Tünel

33.060

33.810

Cam Sera

556.520

550.290

Plastik Sera

8.304.991

8.577.733

Yüksek Tünel

800.794

769.930

Toplam

9.695.365

9.931.763

 

2011 ve 2012 yıllarında örtü altı kesme çiçek üretim miktarları şöyle:

 

Üretim yeri

2011 Üretim Miktarı (Adet)

2012 Üretim Miktarı (Adet)

Alçak Tünel

3.923.600

3.968.600

Cam Sera

60.956.045

59.746.190

Plastik Sera

840.548.527

880.368.002

Yüksek Tünel

56.139.720

57.764.020

Toplam

961.567.892

1.001.846.812

 

Ülkelere göre süs bitkileri ihracatı şöyle: (ABD Doları)

 

Ülkeler

2010

2011

2012

2013

(9 Aylık Veriler)

İngiltere

9.864.160

8.896.623

12.083.717

8.251.849

Hollanda

8.908.178

11.634.706

11.892.019

9.400.305

Almanya

7.097.410

8.588.347

9.166.978

8.572.797

Irak

3.319.076

9.522.430

9.081.093

5.379.605

Türkmenistan

6.233.030

12.622.746

7.288.642

7.405.979

Azerbaycan

3.508.639

5.767.571

6.563.380

5.014.301

Ukrayna

3.175.212

3.678.580

3.567.275

2.584.583

Romanya

3.145.235

2.797.950

3.101.459

2.208.028

Rusya

3.749.841

3.254.943

2.646.025

2.297.033

Gürcistan

447.145

1.692.964

1.223.105

252.139

Diğerleri

6.605.502

7.499.752

6.414.763

7.578.295

Toplam

56.053.428

75.956.612

73.028.456

58.944.914

 

İller itibarıyla kesme çiçek ekilen alan ve üretim adedi ile ülke üretimindeki pay şöyle:

 

 

 

Ekilen

2012

Üretimdeki

 

 

Alan

Üretim

Payı

 

İller

(Metrekare)

(Adet)

(Yüzde)

1

Antalya

4.325.700

459.835.000

42,69

2

İzmir

4.401.290

352.320.580

32,71

3

Yalova

1.234.100

136.857.650

12,70

4

Isparta

454.300

49.274.000

4,57

5

Konya

156.300

19.999.780

1,86

6

Mersin

135.000

13.327.550

1,24

7

İstanbul

306.880

12.833.560

1,19

8

Tokat

121.000

9.542.000

0,89

9

Bursa

196.500

6.065.000

0,56

10

Sakarya

47.000

3.415.000

0,32

11

Adana

153.000

3.060.000

0,28

12

Burdur

22.000

2.065.000

0,19

13

Elazığ

10.566

1.570.605

0,15

14

Samsun

33.700

1.396.980

0,13

15

Aydın

17.650

1.047.000

0,10

16

Kastamonu

55.000

980.250

0,09

17

Ankara

21.738

877.990

0,08

18

Hatay

22.650

757.000

0,07

19

Şanlıurfa

10.000

650.000

0,06

20

Kocaeli

9.020

497.140

0,05

21

Ordu

5.000

242.500

0,02

22

Bolu

6.700

188.450

0,02

23

Malatya

5.575

94.050

0,01

24

Afyonkarahisar

6.148

93.960

0,01

25

Adıyaman

7.500

90.000

0,01

26

Balıkesir

5.750

53.800

0,00

27

Düzce

450

35.650

0,00

28

Muğla

6.000

25.002

0,00

29

Tekirdağ

790

4.390

0,00

 

Toplam

11.777.307

1.077.199.887

100,00

 

Çeşitleri itibarıyla 2011 ve 2012 yıllarındaki kesme çiçek üretimi, miktar ve yüzde olarak değişim oranları şöyle:

 

 

2011

2012

 

 

 

Toplam

Toplam

 

 

 

Kesme

Kesme

 

 

 

Çiçek

Çiçek

 

 

 

Üretimi

Üretimi

Değişim

Değişim

Kesme Çiçekler

(Adet)

(Adet)

(Miktar)

(Yüzde)

Karanfil

588.456.495

622.581.040

34.124.545

5,80

Glayöl (Gladiol)

13.653.925

17.307.820

3.653.895

26,76

Gerbera

136.011.568

124.722.620

-11.288.948

-8,30

Gypsohilla

18.132.020

17.979.600

-152.420

-0,84

Kasımpatı (Krizantem)

38.438.215

36.323.310

-2.114.905

-5,50

Anemon (Manisa Lalesi)

2.360.950

1.511.570

-849.380

-35,98

Lilyum (Zambak)

12.614.460

14.006.835

1.392.375

11,04

Orkide

327.500

322.900

-4.600

-1,40

Lale

23.732.327

23.703.000

-29.327

-0,12

Gül (Kesme)

105.363.657

111.763.570

6.399.913

6,07

Lisianthus

12.828.290

18.501.425

5.673.135

44,22

Fresia

25.863.766

29.894.300

4.030.534

15,58

Şebboy

5.873.052

5.798.650

-74.402

-1,27

Sümbül

10.107.158

2.329.445

-7.777.713

-76,95

Statice

298.030

297.500

-530

-0,18

Solidago (Altınbaşak)

20.009.500

18.070.750

-1.938.750

-9,69

Diğer Kesme Çiçekler

14.694.116

22.162.522

7.468.406

50,83

Nergiz

13.941.000

8.870.000

-5.071.000

-36,37

İris

1.489.900

1.053.030

-436.870

-29,32

Toplam Kesme Çiçek

1.044.195.929

1.077.199.887

33.003.958

3,16

Kaynak: TÜİK

TZOB’dan zirai don uyarısı…


-TZOB’dan zirai don uyarısı…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Bu aylarda meydana gelecek bir don olayı, kışlık üretimi yapılan sebze ve hasadı devam eden narenciye ve sera ürünlerine zarar verebilmektedir”

-“Henüz narenciyede bir don olayı olmamakla birlikte, Hava sıcaklıklarının daha da düşmesi halinde ürün olumsuz etkilenebilecektir”

-“Meteoroloji’den üreticilerimize gereken uyarılar yapılmakla birlikte, ürünü depolama imkanı bulunan üreticilerimizin ürünlerini toplayıp depolamaları, olası maddi kaybı önleyecektir”

-“Üreticilerimizin aşırı yağış, don, dolu gibi tarımsal üretime zarar verecek konularda Devlet Meteoroloji İşleri Genel
Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaları takip etmeleri ve zorunlu önlemleri zamanında almaları gerekir”

Ankara – 11.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11, 12, 13 Aralık 2013 günleri için Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyı kesiminde hafif, iç kesimlerde kuvvetli don olayı beklendiğini duyurduğunu ve zirai don uyarısı yaptığını bildirerek, “Bu aylarda meydana gelecek bir don olayı, kışlık üretimi yapılan sebze ile hasadı devam eden narenciye ve sera ürünlerine zarar verebilmektedir” dedi.
Bayraktar, henüz narenciyede bir don olayı olmamakla birlikte, hava sıcaklıklarının daha da düşmesi halinde ürünün olumsuz etkileneceğini belirtti.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, son günlerde ülke genelinde gerçekleşen kar yağışlarının özellikle hububat üretimine olumlu yansımakla birlikte, bu aylarda mevsim normallerinin altında gerçekleşen hava sıcaklıklarının kışlık üretimi yapılan sebze ile hasadı devam eden narenciyeye ve sera ürünlerine zarar verebildiğini bildirdi.

-“Seralarda ısınma ve nakliye maliyetlerinin artmasına neden oluyor”-

Hava sıcaklıklarının normallerin altına düşmesinin seralarda ısınma ve nakliye maliyetlerinin artmasına, işçilik faaliyetlerinin zorlaşmasına, serada yetiştirilen sebzelerde verim düşüklüğüne, tarlada yetiştirilen kışlık sebzelerde de don olaylarına neden olabildiğine dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ege ve Akdeniz bölgelerinde meydana gelen düşük hava sıcaklıkları dalda ürün bulunması nedeniyle özellikle narenciye için risk oluşturmaktadır. Henüz narenciyede bir don olayı olmamakla birlikte, hava sıcaklıklarının daha da düşmesi halinde ürün olumsuz etkilenebilecektir.
Meteoroloji’den üreticilerimize gereken uyarılar yapılmakla birlikte, ürünü depolama imkanı bulunan üreticilerimizin ürünlerini toplayıp depolamaları, olası maddi kaybı önleyecektir. Ayrıca, meyve ağaçlarında don riski devlet destekli Tarım Sigortaları kapsamındadır. Üreticilerimizin don riskine karşı kayıplarının azaltılması açısından mutlaka sigorta yaptırmaları gerekmektedir.”

-“Üreticiler bilgilendirilmeli ve teknik olarak desteklenmeli”-

Tarım ürünlerinin tohumun tarlaya atılışından ürünün hasat edilerek ambara konmasına kadar her zaman risk altında olduğunu bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Bu nedenle üreticilerimizin aşırı yağış, don, dolu gibi tarımsal üretime zarar verecek konularda Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaları takip etmeleri ve zorunlu önlemleri zamanında almaları gerekir.
Ekonomik gücü yeterli olmayan çiftçilerimiz don zararından korunmak için saman yakma, ürünlerin üzerini örtme gibi yöntemlere başvurmaktadır. Açık alanda yetiştirilen ürünler için don riskinden korunmada etkili olan, rüzgâr pervaneleriyle havanın karıştırılması, üstten sulama ve yağmurlama sulama gibi yöntemlerin üreticilerimiz tarafından kullanımının artırılması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Üreticilerimiz bu konularda bilgilendirilmeli ve teknik olarak desteklenmelidir.”

-Dona karşı alınacak tedbirler-

Dona karşı tedbirlerin ekim-dikimden önce ve sonra alınacak önlemler olmak üzere ikiye ayrıldığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ekim ve dikimden önce yer seçiminde, don riski taşıyan bölgelerde mümkün olduğunca zirai faaliyetler yapılmamalıdır. Eğer tarım yapılması düşünülüyorsa dona dayanıklı türler seçilmelidir. Vadi tabanlarında, dar havzalarda, çukur bölgelerde dona hassas bitkilerin yetiştirilmesinden kaçınılmalıdır.
Don riski olan bölgelerde daha geç çiçeklenen çeşitler seçilmelidir. Don olayına hassas bitkilerin yetiştirildiği yerlerde, don tehlikesi başlamadan önce yabancı otlar temizlenmeli, ancak toprak işleme de dahil hiçbir kültürel işlem yapılmamalıdır.
Isı yalıtımı ile ürünlerin üstü toksik olmayan protein köpükleri ile kaplanır.
Yeryüzünden atmosfere giden ısı kaybını engellemek için uygun ısıtma ekipmanları kullanılır veya küçük ateşler yakılır.
Don olayını önlemede bir yöntem olan üstten sulama veya yağmurlamanın belirgin bir yararı vardır ve dikkate değer bir öneme sahiptir. Bu yöntem sadece üzerindeki buz yükünü taşıyabilecek bitkilerde uygulanabilir.
Don zararlarını en aza indirebilmek için; toprak nemli, yabancı otları temizlenmiş, düzeltilmiş ve pekiştirilmiş olmalıdır.
Her yıl ince bir kum tabakasının don riskli alanlara serilir. İnce kum aynı zamanda buharlaşmayı (kendi bünyesindeki su miktarı çok az olduğundan) en alt seviyeye indirir.
İlkbaharda meydana gelen son don olaylarının çok sık görüldüğü yerlerde, meyve ağaçlarının çiçeklenme devresinde don olayından fazla zarar görülmemesi için çiçeklenmenin geciktirilmesi amacıyla ağaç dipleri 1 metre çapında açılarak kar veya buz kalıpları konulur.
Don veya donma sıcaklıkları ile ilgili bir tahmin önceden kullanıcılara ulaştırılmış ise bölgedeki çiftçiler olgun meyveleri, sebzeleri ve diğer ürünleri acil olarak toplamaları gerekir.”

Tarım üçüncü çeyrekte de büyüdü


-Tarım üçüncü çeyrekte de büyüdü

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Bu yılın Temmuz-Eylül döneminde büyüme genelde yüzde 4,4, tarım, avcılık ve ormancılıkta yüzde 2,9, balıkçılıkta ise yüzde 2,6 oldu”

-“Ocak-Eylül döneminde genelde yüzde 4, tarım, avcılık ve ormancılıkta yüzde 3,8, balıkçılıkta yüzde 5,7 büyüme olurken,

imalat sanayisinde yüzde 3,5’te kaldı. Madencilik ve taşocakçılığı ise yüzde 3,3 geriledi”

-“9 aylık dönemde inşaat, otel ve lokantalar, mali aracı kuruluşlar gibi iktisadi faaliyet kollarındaki yüksek büyüme sonucu genel büyüme yüzde 4 oldu”

-“Tarım, avcılık ve ormancılık sektörümüz 9 ayda 87,41 milyar balıkçılık sektörümüz 1,81 milyar liralık katma değer üretti”

 Ankara – 10.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımında büyümenin sürdüğünü bildirerek, “Bu yılın Temmuz-Eylül döneminde büyüme; genelde yüzde 4,4, tarım, avcılık ve ormancılıkta yüzde 2,9, balıkçılıkta ise yüzde 2,6 oldu” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2013 yılı üçüncü çeyrek ve 9 aylık büyüme rakamlarını değerlendirdi. Şemsi Bayraktar, tarım, avcılık ve ormancılığın, 2012 yılının ilk 3 ayında yüzde 5,6, ikinci üç ayında yüzde 3,5, üçüncü üç ayında yüzde 2,1, dördüncü üç ayında yüzde 3,4, 2012’nin tamamında yüzde 3,1, balıkçılığın yine aynı dönemler için yüzde 4,6, yüzde 7,8, yüzde 7,8, yüzde 3,2 ve 2012 yılının tamamında yüzde 5 büyüdüğünü bildirdi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, bu dönemlerde genel gayri safi yurtiçi hasıla büyümesinin sırayla yüzde 3,1, yüzde 2,8, yüzde 1,5, yüzde 1,4; 2012’nin tamamında yüzde 2,2 ile hem tarım, avcılık ve ormancılığın hem de balıkçılığın altında kaldığını belirtti. Bayraktar, tarım, avcılık ve ormancılığın, bu yılın ilk çeyreğinde de yüzde 4,5, ikinci çeyreğinde yüzde 5,6, balıkçılığın ilk çeyrekte yüzde 4,8, ikinci çeyrekte yüzde 8,8 büyümeyle gayri safi yurtiçi hasılada (GSYH) ilk çeyrekteki yüzde 3 ve ikinci çeyrekteki yüzde 4,5 büyümeyi fazlasıyla geçtiğini vurguladı.

 -9 aylık büyüme tarımda yüzde 3,8, balıkçılıkta 5,7, imalat sanayinde 3,5-

 Bu yılın Nisan-Haziran döneminde genel büyüme yüzde 4,4 iken, tarım, avcılık ve ormancılıkta yüzde 5,6’ya, balıkçılıkta ise yüzde 8,8’e ulaştığına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ocak-Eylül dönemindeki 9 aylık büyümeye bakıldığında büyüme genelde yüzde 4 olurken, tarım, avcılık ve ormancılıkta yüzde 3,8, balıkçılıkta yüzde 5,7 seviyesinde gerçekleşti. 9 aylık dönemde imalat sanayisinin yüzde 3,5, toptan perakende ticaretin yüzde 4,5, ulaştırma, depolama ve haberleşmenin yüzde 3,  elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımının yüzde 0,4 büyüdüğü,  madencilik ve taşocakçılığının yüzde 3,3 gerilediği bir ortamda, tarımda yüzde 3,8, balıkçılıkta yüzde 5,7 büyüme oldukça iyi bir durumdur. Çiftçimiz yaz, kış; gece, gündüz demeden üretimini sürdürüyor; tarımda büyümeyi sağlıyor; ülke ekonomisinin istikrarına katkıda bulunuyor.

 -Tarım ve balıkçılığın ekonomiye katkısı 9 ayda 89,2 milyar lirayı aştı-

 Tarım, avcılık ve ormancılık sektörümüz 9 ayda 87 milyar 410 milyon 865 bin liralık, balıkçılık sektörümüz 1 milyar 808 milyon 383 bin liralık katma değer üretti. Tarım, avcılık ve ormancılık ile balıkçılığın toplam katkısı 89 milyar 219 milyon 248 bin lirayı buldu. Bu rakamlar, 2012 yılının ilk 9 ayında tarım, avcılık ve ormancılıkta 84 milyar 627 milyon 227 bin, balıkçılıkta 1 milyar 566 milyon 655 bin lira idi. 9 ayda tarım, avcılık ve ormancılık faaliyet kolunda katma değerimiz 2 milyar 783 milyon 638 bin lira, balıkçılık faaliyet kolunda 241 milyon 728 bin lira arttı.”

Şemsi Bayraktar, faaliyet kollarına bakıldığında, bu yılın üçüncü çeyreğinde (Temmuz-Ağustos-Eylül) balıkçılık yüzde 5,7 büyümeyle 20 faaliyet kolu içinde yüzde 10,5 büyüyen oteller ve lokantalar ile yüzde 10,4 büyüyen dolaylı ölçülebilen mali aracılık hizmetleri, yüzde 8,7 büyüyen mali aracı kuruluş faaliyetleri, yüzde 7,4 büyüyen inşaat, yüzde 6,5 büyüyen gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetlerinin ardından en hızlı büyüyen faaliyet kolu olduğunu belirtti.

Tarım, avcılık ve ormancılık üçüncü çeyrekte 1998 fiyatlarıyla GSYH’nin yüzde 15,1’ini, balıkçılık yüzde 0,1’ini ürettiğini belirten Bayraktar, 9 aylık dönemde tarım, avcılık ve ormancılığın yüzde 9,2, balıkçılığın yüzde 0,2 pay aldığını bildirdi.

Örtü altında 6,2 milyon ton sebze meyve üretiliyor


-Örtü altında 6,2 milyon ton sebze meyve üretiliyor

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Yazın tarlada nasıl üretiyorsak, kışın da örtü altında milyonlarca ton sebze, meyve üretmeye devam ediyoruz”

-“1995 yılında 2 milyon 354 bin 689 ton olan örtü altı sebze üretimi, 2000 yılında 3 milyon 677 bin 28 tona, 2012 yılında ise 5 milyon 856 bin 199 tona yükseldi”

-“Sebze üretimi 1995-2012 döneminde yüzde 148,7 arttı”
-“2000 yılında 55 bin 31 ton olan meyve üretimi ise yüzde 471,73 artışla 2012 yılında 314 bin 628 tona çıktı”
-“Sebze üretiminin yüzde 52,87’sini domates, yüzde 17,56’sını hıyar, yüzde 11,29’unu karpuz oluşturdu”
-“2012 yılında 3 milyon 96 bin 349 ton domates, 1 milyon 28 bin 122 ton hıyar, 661 bin 383 ton karpuz
örtü altında üretildi”
-“Örtü altı sebze üretiminde Antalya 3 milyon 47 bin 636 tonla birinciliği alırken, bu ili 888 bin 426 tonla Mersin,
630 bin 830 tonla Adana, 537 bin 985 tonla Muğla, 180 bin 177 tonla İzmir, 133 bin 276 tonla Samsun izledi”
-“Örtü altı meyve üretiminde Mersin’in 212 bin 824 tonla birinci olurken, bu ili 64 bin 473 tonla Antalya, 32 bin 86 tonla Aydın takip etti”
-“1995 yılında 363 bin 42 dekar olan toplam örtü altı üretim alanı, süs bitkileri de dahil, 2012 yılında 617 bin 760 dekara yükseldi”

-“Örtü altı üretim alanlarının yüzde 45,12’si plastik seralardan, yüzde 26,42’si alçak tünel, yüzde 15,39’u yüksek tünel örtü alanlarından, yüzde 13,07’si ise cam seralardan oluşuyor”

-“Seralarda en büyük gider kalemlerinden biri elektrik enerjisi tüketimi. Üreticilerimizin, daha düşük fiyatla elektrik temin edecekleri bir abone grubu oluşturularak indirimli tarifeden elektrik almaları sağlanmalı”

Ankara – 09.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “çiftçinin kış geldi” diye üretime ara vermediğini, kışın da üretimi sürdürdüğünü bildirerek, “Yazın tarlada nasıl üretiyorsak, kışın da örtü altında milyonlarca ton sebze, meyve üretmeye devam ediyoruz. Örtü altında 6 milyon 170 bin 827 ton sebze ve meyve üretiliyor” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 1995 yılında 2 milyon 354 bin 689 ton olan örtü altı sebze üretiminin 2000 yılında 3 milyon 677 bin 28 tona, 2012 yılında ise 5 milyon 856 bin 199 tona yükseldiğini ve 1995-2012 döneminde yüzde 148,7 arttığını belirtti. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 2000 yılında 55 bin 31 ton olan meyve üretiminin ise yüzde 471,73 artışla 2012 yılında 314 bin 628 tona çıktığını bildirdi.
Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin tarla üretiminin yanı sıra örtü altı üretiminde de çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Örtü altı üretim alanlarının yıldan yıla arttığını, 1995 yılında 363 bin 42 dekar olan toplam örtü altı üretim alanının 2010 yılında 563 bin 805 dekara çıktığı bilgisini veren Bayraktar, 2011 yılında süs bitkileri alanının da dahil olmasıyla örtü altı üretim alanının 611 bin 451 dekara, 2012 yılında geçici verilere göre, 617 bin 760 dekara yükseldiğini bildirdi.

– AB üyesi Malta’nın yüzölçümünün iki katı örtü altı üretim alanı var-

Örtü altı üretim alanlarının yüzde 45,12’sinin plastik seralardan, yüzde 26,42’sinin alçak tünel, yüzde 15,39’unun yüksek tünel örtü alanlarından, yüzde 13,07’sinin ise cam seralardan oluştuğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Plastik sera alanı 278 bin 730, alçak tünel örtü altı alanı 163 bin 207 dekar, yüksek tünel örtü altı alını 95 bin 95 dekar, cam sera alanı ise 80 bin 728 dekar. Toplam 617 bin 760 dekar alan, Bahreyn ve Singapur’un yüzölçümüne yakın, Avrupa Birliği üyesi Malta’nın ve turizm cenneti Maldivler’in iki katı bir alan demek. Üreticilerimiz büyük yatırımlar yaparak, Avrupa Birliği üyesi bir ülkenin yüzölçümünün iki katı bir alanı örtü altı üretim alanı haline dönüştürdüler. Bu yatırımın meyvesini de 30 çeşit sebze, 4 çeşit meyveyi 6 milyon tondan fazla üreterek alıyorlar.”

-Örtü altı üretim rakamları-

Örtü altında geçici verilere göre, 2012 yılında 30 çeşit, 5 milyon 856 bin 199 ton sebze, 4 çeşit, 314 bin 628 ton meyve üretildi. Toplam üretim 6 milyon 170 bin 827 ton oldu. Sebze üretiminin yüzde 52,87’sini domates, yüzde 17,56’sını hıyar, yüzde 11,29’unu karpuz oluşturdu. 2012 yılında 3 milyon 96 bin 349 ton domates, 1 milyon 28 bin 122 ton hıyar, 661 bin 383 ton karpuz örtü altında üretildi.”
Bayraktar, 2012 yılı geçici verilere göre, örtü altında 387 bin 459 ton sivri biber, 241 bin 969 ton patlıcan, 135 bin 116 ton kavun, 114 bin 159 ton kabak (sakız), 80 bin 891 bin ton dolmalık biber, 38 bin 690 ton kıvırcık marul, 34 bin 153 ton taze fasulye, 16 bin 84 ton göbekli marul, 7 bin 221 ton aysberg marul, 4 bin 582 ton taze soğan, 3 bin 783 ton semizotu, 2 bin 599 ton ıspanak, 2 bin 40 ton roka üretildiğini bildirdi. Şemsi Bayraktar, üretimin maydanozda 411 ton, karayaprak lahanada 385 ton, terede 369 ton, pırasada 187 ton, kırmızı turpta 81 ton, dereotunda 57 ton, taze bezelyede 35 ton, taze sarımsakta 23 ton, nanede 18 ton, taze börülcede 13 ton, enginarda 8 ton, brokolide 5 ton, kırmızı lahanada 4 ton, karnabaharda 3 tonda kaldığını belirtti.

-Meyve üretiminde muz ve çilek ilk ikide-

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, örtü altında muz, çilek, kayısı ve üzüm üretiminin de yapıldığını, 26 bin 790 dekar alanda 161 511 ton muz, 40 bin 636 dekar alanda 152 bin 162 ton çilek, 310 dekar alanda 607 ton kayısı, 147 dekar alanda 348 ton üzüm üretildiğini, meyvede toplam üretimin 67 bin 883 dekarda 314 bin 628 ton olduğunu vurguladı.

-İller itibarıyla örtü altı sebze ve meyve üretimi-

İller itibarıyla örtü altı sebze üretiminde Antalya’nın 3 milyon 47 bin 636 tonla birinciliği aldığını belirten Bayraktar, “Sebze üretiminin yarıdan fazlasını Antalya tek başına gerçekleştiriyor. Antalya’yı 888 bin 426 tonla Mersin, 630 bin 830 tonla Adana, 537 bin 985 tonla Muğla, 180 bin 177 tonla İzmir, 133 bin 276 tonla Samsun izliyor” dedi.
Bayraktar, iller arasında meyve üretiminde Mersin’in 212 bin 824 tonla birinciliği aldığını, bu ili 64 bin 473 tonla Antalya, 32 bin 86 tonla Aydın’ın izlediğini bildirdi.
Seralarda en büyük gider kalemlerinden birinin elektrik enerjisi tüketimi olduğunu vurgulayan Bayraktar, üreticilerin, seralarda daha düşük fiyatla elektrik temin edecekleri bir abone grubu oluşturularak indirimli tarifeden elektrik almalarının sağlanması gerektiğini belirtti.

Niteliklerine göre örtü altı üretim alanları yıllar itibarıyla şöyle:

 

Yıl

Toplam Alan (Dekar)

Cam Sera (Dekar)

Payı (Yüzde)

Plastik Sera (Dekar)

Payı (Yüzde)

Yüksek Tünel (Dekar)

Payı (Yüzde)

Alçak Tünel (Dekar)

Payı (Yüzde)

1995

363.042

34.420

9,48

108.677

29,94

0,00

198.524

54,68

2000

422.130

56.558

13,40

148.242

35,12

44.885

10,63

172.445

40,85

2005

467.540

65.427

13,99

171.043

36,58

66.916

14,31

164.154

35,11

2010

563.805

80.772

14,33

230.543

40,89

81.521

14,46

170.969

30,32

2011

611.451

78.878

12,90

247.962

40,55

108.910

17,81

175.701

28,74

2012

617.760

80.728

13,07

278.730

45,12

95.095

15,39

163.207

26,42

1995, 2000 ve 2012 yıllarında örtü altı sebze üretim miktarları ve artış oranları şöyle:

 

Ürün Adı

1995 Üretim (Ton)

2000 Üretim (Ton)

2012 Üretim (Ton)

2000-2012 Değişim (Yüzde)

1995-2012 Değişim (Yüzde)

1

Domates

873.878

1.375.103

3.096.349

125,17

254,32

2

Hıyar

557.197

1.043.706

1.028.122

-1,49

84,52

3

Karpuz

498.907

485.381

661.383

36,26

32,57

4

Biber (Sivri)

101.668

261.205

387.459

48,34

281,10

5

Patlıcan

121.807

183.523

241.969

31,85

98,65

6

Kavun

44.273

91.753

135.116

47,26

205,19

7

Kabak (Sakız)

108.893

80.720

114.159

41,43

4,84

8

Biber (Dolmalık)

23.530

74.299

80.891

8,87

243,78

9

Marul (Kıvırcık)

1.320

5.614

38.690

589,17

2.831,06

10

Fasulye (Taze)

12.413

40.435

34.153

-15,54

175,14

11

Marul (Göbekli)

7.768

31.837

16.084

-49,48

107,05

12

Marul (Aysberg)

 

 

7.221

 

 

13

Soğan (Taze)

51

1.229

4.582

272,82

8.884,31

14

Semizotu

235

393

3.783

862,60

1.509,79

15

Ispanak

 

994

2.599

161,47

 

16

Roka

 

5

2.040

40.700,00

 

17

Maydanoz

437

42

411

878,57

-5,95

18

Lahana (Karayaprak)

 

68

385

466,18

 

19

Tere

 

 

369

 

 

20

Pırasa

 

20

187

835,00

 

21

Turp (Kırmızı)

 

6

81

1.250,00

 

22

Dereotu

7

3

57

1.800,00

714,29

23

Bezelye (Taze)

 

58

35

-39,66

 

24

Sarımsak (Taze)

 

4

23

475,00

 

25

Nane

 

1

18

1.700,00

 

26

Börülce (Taze)

 

5

13

160,00

 

27

Enginar

 

 

8

 

 

28

Brokoli

 

 

5

 

 

29

Lahana (Kırmızı)

 

4

4

0,00

 

30

Karnabahar

 

2

3

50,00

 

31

Bakla (Taze)

2.269

618

 

-100,00

-100,00

32

Ispanak

36

 

 

 

-100,00

33

Bamya

 

30

 

 

 

 

Toplam

2.354.689

3.677.028

5.856.199

59,26

148,70

2000 ve 2012 yıllarında örtü altı meyve üretim miktarları ve artış oranları şöyle:

 

Ürün adı

2000 Üretim (Ton)

2012 Üretim (Ton)

2000-2012 Değişim (Yüzde)

1

Çilek

19.656

152.162

674,12

2

Muz

35.375

161.511

356,57

3

Kayısı

 

607

 

4

Üzüm

 

348

 

 

Toplam

55.031

314.628

471,73

2012 yılında iller itibarıyla örtü altı sebze üretim miktarları şöyle:

 

 

İller

Sebze Üretimi (Ton)

1

Antalya

3.047.636

2

Mersin

888.426

3

Adana

630.830

4

Muğla

537.985

5

İzmir

180.177

6

Samsun

133.276

7

Bilecik

39.691

8

Hatay

39.246

9

Manisa

31.225

10

Yalova

27.860

11

Eskişehir

24.505

12

Burdur

24.144

13

Aydın

23.071

14

Bartın

19.421

15

Kocaeli

15.169

16

Bursa

12.309

17

Denizli

12.249

18

Isparta

8.706

2012 yılında iller itibarıyla örtü altı meyve üretim miktarları şöyle:

 

İller

Meyve Üretimi (Ton)

1

Mersin

212.824

2

Antalya

64.473

3

Aydın

32.086

4

Hatay

1.610

5

Adana

1.440

6

İzmir

1.422

7

Muğla

704

8

Manisa

33

9

Çanakkale

17

10

Uşak

12

11

Düzce

7