Tarım 11 ayda 2012 ihracatını yakaladı


-Tarım 11 ayda 2012 ihracatını yakaladı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Ocak-Kasım döneminde tarım ve gıdada ihracat,
geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,47 artışla15 milyar 222 milyon dolara ulaştı”
-“2012 yılının tamamında tarım ve gıdada 15 milyar 251 milyon dolar olan ihracat, 11 ayda yakalandı”
-“Bu dönemde tarım ve gıda ithalatı yüzde 3,38 artışla 9 milyar 802 milyon dolardan 10 milyar 134 milyon dolara yükseldi”
-“Kasım ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,34 artışla 1 milyar 608,4 milyon dolardan 1 milyar 823 milyon dolara yükseldi; ithalat yüzde 1,88 artışla 959,7 milyon dolardan 977,8 milyon dolara çıktı”
-“Tarım ve gıda, 11 aylık dönemde dış ticaret fazlası 5 milyar doları aştı”

Ankara – 31.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım ve gıdada ihracatın ithalattan 3 kat hızlı arttığını bildirerek, “Ocak-Kasım döneminde tarım ve gıdada ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,47 artışla 15 milyar 222 milyon dolara ulaştı. 2012 yılının tamamında tarım ve gıdada 15 milyar 251 milyon dolar olan ihracat, 11 ayda yakalandı” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarım ve gıdada Ocak-Kasım döneminde ithalatın yüzde 3,38 artışla 9 milyar 802 milyon dolardan 10 milyar 134 milyon dolara yükseldiğini belirtti.

-En fazla ihracat meyvede-

Ocak-Kasım döneminde fasıllar arasında en fazla ihracatın 3 milyar 479,8 milyon dolarla meyve, turunçgiller, kavun ve karpuzda görüldüğünü, bunu, 1 milyar 628,3 milyon dolarla sebze, meyvelerden elde edilen ürünler faslının takip ettiğini bildiren Bayraktar, Ocak-Kasım döneminde hububat, un, pastacılık ürünlerinde 1 milyar 380,9 milyon, hayvansal ve bitkisel yağlarda 1 milyar 291,5 milyon, dolarlık ihracat yapıldığına dikkati çekti.

-En fazla ithalat hububatta-

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Ocak-Kasım döneminde fasıllar arasında en fazla ithalat, 1 milyar 822,7 milyon dolarla hububatta, 1 milyar 657,6 milyon dolarla hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar, yemeklik katı yağlar, hayvansal ve bitkisel mumlarda, 1 milyar 503,6 milyon dolarla yağlı tohum ve meyveler, muhtelif tane, tohum ve meyveler, sanayide ve tıpta kullanılan bitkiler, saman ve kaba yemlerde, 1 milyar 417,2 milyon dolarla gıda sanayinin kalıntı ve döküntüleri, hayvanlar için hazırlanmış kaba yemlerde yapıldığını belirtti.

-Gıda ve tarımda Kasım’da ihracat en yüksek rakama ulaştı-

Bayraktar, Kasım ayında ihracatın, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,34 artışla 1 milyar 608,4 milyon dolardan 1 milyar 823 milyon dolara yükseldiğini, ithalatın yüzde 1,88 artışla 959,7 milyon dolardan 977,8 milyon dolara çıktığını bildirdi. Şemsi Bayraktar, tarım ve gıdada 2013 yılının en yüksek ihracat rakamına Kasım ayında ulaşıldığını da vurguladı.

-11 ayda 5 milyar 88,1 milyon dolarlık dış ticaret fazlası-

Ocak-Kasım döneminde tarım ve gıda ihracatının 15,2 milyar doları aştığını, ithalatın 10,1 milyar dolarda kaldığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Tarım ve gıda, sadece Kasım ayında 845,2 milyon dolarlık, 11 aylık dönemde ise 5 milyar 88,1 milyon dolar dış ticaret fazlası verildi. 11 aylık dönemde ihracattaki artış yüzde 10,47’yi bulurken, ithalattaki artış yüzde 3,38’de kaldı. İhracat, ithalattan 3 kat hızlı arttı. Kasım ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde ihracat 16 milyar 694 milyon dolara çıkarken, ithalat 11 milyar 65,4 milyon dolar oldu. Son bir yıllık dönemdeki dış ticaret fazlası 5 milyar 429 milyon bin dolara çıktı.”

-“Çiftimiz, elinden geleni fazlasıyla yaptı”-

Türk çiftçisinin emekle, gece gündüz çalışmayla ürettiği ürünlerin dünya pazarlarında yer bulduğunu ve tarım ve gıdada ihracatın, genel ihracatın çok üzerinde arttığını bildiren Bayraktar, “Kasım ayında genel ihracat yüzde 3,6 artarken tarım ve gıdada artış yüzde 13,34’ü buldu. İthalat genelde yüzde 2,2 arttı, tarım ve gıdada yüzde 1,88 arttı. Kronik dış ticaret açığı veren ülkemize, 11 ayda 5 milyar doların üzerinde dış ticaret fazlasıyla katkıda bulunduk. Çiftçimiz, elinden geleni fazlasıyla yaptı” dedi.

Hindi sayısında Bolu birinci, Manisa ikinci…


-Hindi sayısında Bolu birinci, Manisa ikinci
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “1997 yılında 5 milyon 327 bin adet olan hindi sayısı, 2011 yılında 2 milyon 563 adede indikten sonra 2012 yılında 2 milyon 761 bin adede çıktı”
-“Hindi sayısında Bolu, 436 bin 988 adetle birinci, Manisa 426 bin 731 adetle ikinci, İzmir 257 bin 697 adetle üçüncü, Sakarya 188 bin 196 adetle dördüncü, Kocaeli 133 bin 459 adetle beşinci, Şanlıurfa 107 bin 44 adetle altıncı sırada”
-“Dünyadaki 468 milyon hindinin yarıdan fazlası, 248,5 milyonu ABD. Bu ülkeyi 32 milyon adetle Şili, 26,5 milyon adetle Brezilya, 24,5 milyon adetle İtalya, 23,7 milyon adetle Fransa, 17 milyon adetle Rusya, 11,2 milyon adetle Almanya, 10 milyon adetle Fas izliyor”
-“Türkiye, dünyada, hindi sayısında yüzde 0,63 payla 18’inci sırada”
-“Kolesterol ve yağ oranı düşük, son derece sağlıklı bir et olan hindi eti, sadece yılbaşında değil, düzenli tüketilmeli” 
Ankara – 30.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1997 yılında 5 milyon 327 bin adet olan hindi sayısının 2011 yılında 2 milyon 563 adede indikten sonra 2012 yılında 2 milyon 761 bin adede çıktığını bildirdi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, kolesterol ve yağ oranı düşük, son derece sağlıklı bir et olan hindi etinin beyaz et ile kırmızı et arasında özelliklere sahip bulunduğunu belirtti. Hindi etinin sağlık açısından beyaz ete, lezzet açısından kırmızı ete yakın olduğunu vurgulayan Bayraktar, hindi etinin sadece yılbaşında değil, düzenli tüketilmesi gerektiğine dikkati çekti.
1991 yılında 3,1 milyon adet olan hindi sayısının, 1997 yılında 5,3 milyonu aştığını, 2002 yılında 3,1 milyona indiğini bildiren Bayraktar, “2003 yılında 4, 2004’te 3,9, 2005’te 3,7, 2006’da 3,2 milyon olan hindi sayısı, 2007 yılında 2,7 milyonun altına indi. 2008 yılında 3,2 milyona çıkan hindi sayısı, 2009’da 2 milyon 755 bin, 2010’da 2 milyon 942 bin oldu. 2011 yılında 2 milyon 563 bin 330 ile 1991 yılından bu yanaki en düşük rakama inen hindi sayısı, 2012 yılında 197 bin 529 adet artışla 2 milyon 760 bin 859 adede yeniden çıktı” dedi. 
-İllerde hindi sayısı- 
Hindi sayısında, Bolu 436 bin 988 adetle birinci, Manisa 426 bin 731 adetle ikinci, İzmir 257 bin 697 adetle üçüncü, Sakarya 188 bin 196 adetle dördüncü, Kocaeli 133 bin 459 adetle beşinci, Şanlıurfa 107 bin 44 adetle altıncı sırada olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Türkiye’deki hindilerin yüzde 15,83’ü Bolu’da, yüzde 15,46’sı Manisa’da, yüzde 9,33’ü İzmir’de, yüzde 6,82’si Sakarya’da, yüzde 4,83’ü Kocaeli’nde, yüzde 3,88’i Şanlıurfa’da. 6 il, 1 milyon 550 bin 115 hindi varlığıyla Türkiye’deki hindilerin yüzde 56,15’ini barındırıyorlar.
Bu illeri 91 bin 117 hindiyle Eskişehir, 68 bin 767 hindiyle İstanbul, 64 bin 766 hindiyle Diyarbakır, 60 bin 982 hindiyle Muş, 59 bin 513 hindiyle Konya, 58 bin 620 hindiyle Balıkesir, 56 bin 250 hindiyle Antalya, 53 bin 750 hindiyle Ağrı, 53 bin 703 hindiyle Bursa takip etti.” 
-Dünyadaki hindilerin yüzde 53’ü ABD’de- 
Dünyadaki 467,7 milyon hindinin yarıdan fazlasının ABD’de olduğunu vurgulayan Bayraktar, ABD’nin 248,5 milyon hindi ve yüzde 53,13 payla açık farkla önde bulunduğunu, bu ülkeyi 32 milyon adetle Şili’nin, 26,5 milyon adetle Brezilya’nın, 24,5 milyon adetle İtalya’nın, 23,7 milyon adetle Fransa’nın, 17 milyon adetle Rusya’nın, 11,2 milyon adetle Almanya’nın, 10 milyon adetle Fas’ın oldukça geriden izlediğini belirtti.
Fas’ı 8 milyon 458 bin adetle Polonya’nın 6,4 milyon adetle Portekiz’in, 6,1 milyon adetle Tunus’un, 5,5 milyon adetle Kanada’nın, 4 milyon 78 bin adetle Meksika’nın, 3,9 milyon adetle İngiltere’nin, 3 milyon 685 bin adetle İsrail’in, 3 milyon 168 bin adetle Macaristan’ın, 3 milyon 50 bin adetle Arjantin’in takip ettiğini bildiren Bayraktar, Türkiye’nin, dünyada, hindi sayısında yüzde 0,63 payla bu ülkelerin ardından 18’inci sırada bulunduğu bilgisini verdi. 
Yıllar itibarıyla Türkiye’deki hindi sayısı şöyle:

Yıllar itibarıyla Türkiye’deki hindi sayısı şöyle:

 

Yıllar

Hindi Sayısı

1991

3.132.676

1992

3.332.794

1993

3.340.241

1994

3.441.995

1995

3.291.000

1996

3.063.540

1997

5.327.501

1998

3.805.345

1999

3.762.516

2000

3.681.558

2001

3.254.018

2002

3.092.408

2003

3.994.093

2004

3.902.346

2005

3.697.103

2006

3.226.941

2007

2.675.407

2008

3.230.318

2009

2.755.349

2010

2.942.170

2011

2.563.330

2012

2.760.859

Kaynak: TÜİK

İller itibarıyla 2012 yılında hindi sayısı ve illerin ülke içindeki payı şöyle:

 

 

İller

2012 Yılı

Hindi Sayısı

Payı (Yüzde)

1

Bolu

436.988

15,83

2

Manisa

426.731

15,46

3

İzmir

257.697

9,33

4

Sakarya

188.196

6,82

5

Kocaeli

133.459

4,83

6

Şanlıurfa

107.044

3,88

7

Eskişehir

91.117

3,30

8

İstanbul

68.767

2,49

9

Diyarbakır

64.766

2,35

10

Muş

60.982

2,21

11

Konya

59.513

2,16

12

Balıkesir

58.620

2,12

13

Antalya

56.250

2,04

14

Ağrı

53.750

1,95

15

Bursa

53.703

1,95

16

Mardin

43.741

1,58

17

Batman

41.868

1,52

18

Tekirdağ

39.070

1,42

19

Burdur

38.850

1,41

20

Bingöl

27.263

0,99

21

Afyonkarahisar

26.220

0,95

22

Kars

24.400

0,88

23

Samsun

21.373

0,77

24

Gaziantep

19.333

0,70

25

Yozgat

18.616

0,67

26

Erzincan

17.155

0,62

27

Kahramanmaraş

15.215

0,55

28

Erzurum

15.035

0,54

29

Aksaray

13.418

0,49

30

Edirne

13.311

0,48

31

Ardahan

12.595

0,46

32

Kütahya

12.435

0,45

33

Sivas

12.191

0,44

34

Ankara

11.957

0,43

35

Kırklareli

11.603

0,42

36

Van

10.500

0,38

37

Muğla

10.388

0,38

38

Çorum

10.267

0,37

39

Elazığ

9.921

0,36

40

Şırnak

9.646

0,35

41

Kırşehir

9.635

0,35

42

Niğde

9.299

0,34

43

Kastamonu

8.623

0,31

44

Siirt

8.570

0,31

45

Mersin

7.795

0,28

46

Iğdır

7.640

0,28

47

Çanakkale

7.315

0,26

48

Kayseri

7.214

0,26

49

Aydın

6.346

0,23

50

Bitlis

6.305

0,23

51

Karabük

6.055

0,22

52

Tokat

5.899

0,21

53

Uşak

5.810

0,21

54

Nevşehir

5.340

0,19

55

Isparta

4.845

0,18

56

Çankırı

4.679

0,17

57

Kırıkkale

4.498

0,16

58

Adıyaman

4.095

0,15

59

Karaman

4.013

0,15

60

Malatya

3.918

0,14

61

Sinop

3.608

0,13

62

Kilis

3.200

0,12

63

Denizli

2.949

0,11

64

Adana

2.880

0,10

65

Amasya

2.874

0,10

66

Bilecik

2.563

0,09

67

Hatay

2.480

0,09

68

Bayburt

1.765

0,06

69

Tunceli

1.330

0,05

70

Hakkari

1.100

0,04

71

Osmaniye

1.003

0,04

Diğer İller

3.259

0,12

 

Toplam

2.760.859

100,00

            Kaynak: TÜİK

Ülkeler itibarıyla 2010-2011 yıllarında hindi sayısı ve ülkelerin dünya içindeki payı şöyle:

 

Ülkeler

Hindi Sayısı (2010-2011)

(Bin)

Payı (Yüzde)

1

ABD

248.500

53,13

2

Şili

32.000

6,84

3

Brezilya

26.500

5,67

4

İtalya

24.500

5,24

5

Fransa

23.743

5,08

6

Rusya

16.997

3,63

7

Almanya

11.196

2,39

8

Fas

10.000

2,14

9

Polonya

8.458

1,81

10

Portekiz

6.400

1,37

11

Tunus

6.100

1,30

12

Kanada

5.500

1,18

13

Meksika

4.078

0,87

14

İngiltere

3.900

0,83

15

İsrail

3.685

0,79

16

Macaristan

3.168

0,68

17

Arjantin

3.050

0,65

18

Türkiye

2.942

0,63

19

Madagaskar

2.250

0,48

20

İran

2.000

0,43

21

Ukrayna

1.880

0,40

22

İrlanda

1.750

0,37

23

Mısır

1.400

0,30

24

Arnavutluk

1.300

0,28

25

Avustralya

1.203

0,26

26

Belarus

1.100

0,24

27

Romanya

1.000

0,21

28

Hollanda

990

0,21

29

Azerbaycan

912

0,20

30

İspanya

800

0,17

31

Letonya

741

0,16

32

Hırvatistan

609

0,13

33

Avusturya

606

0,13

34

Filipinler

570

0,12

35

Güney Afrika

520

0,11

36

Türkmenistan

500

0,11

37

Özbekistan

480

0,10

38

Gürcistan

471

0,10

39

Norveç

458

0,10

40

Çek Cum.

365

0,08

41

Finlandiya

308

0,07

42

Bosna Hersek

300

0,06

43

Kazakistan

280

0,06

44

Ekvador

267

0,06

45

Reunion

240

0,05

46

Kıbrıs Rum Kesimi

220

0,05

47

Suriye

218

0,05

48

Danimarka

212

0,05

49

Litvanya

206

0,04

50

Belçika

197

0,04

51

Haiti

195

0,04

52

Paraguay

195

0,04

53

Ermenistan

189

0,04

54

Kırgızistan

166

0,04

55

Bulgaristan

158

0,03

56

Bolivya

155

0,03

57

İsveç

134

0,03

58

Uruguay

130

0,03

59

Sırbistan

129

0,03

60

Tayvan

128

0,03

61

Mozambik

120

0,03

62

Moldova

120

0,03

63

Slovakya

116

0,02

64

Yunanistan

95

0,02

65

Cezayir

85

0,02

66

Yeni Zelanda

76

0,02

67

Fiji

70

0,01

68

Slovenya

69

0,01

69

Barbados

60

0,01

70

İsviçre

58

0,01

71

Belize

46

0,01

72

Zimbabve

28

0,01

73

Panama

18

0,00

74

Guadeloupe

15

0,00

75

Malta

15

0,00

76

Papua Yeni Gine

11

0,00

77

Estonya

10

0,00

78

Güney Kore

10

0,00

79

Japonya

3

0,00

80

Ürdün

3

0,00

81

Myanmar

3

0,00

82

Sao Tome ve Principe

3

0,00

83

Mauritius

2

0,00

 

Toplam

467.685

100,00

Kaynak: FAO

Fındık tüm dünyaya tanıtılmalıdır


-Fındık tüm dünyaya tanıtılmalıdır
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Fındık çalıştayında alınan kararları destekliyoruz.
Kararlar ivedilikle uygulamaya konulmalıdır”
-“Alan bazlı destekleme ödemesine 2014 sonrasında da devam edilmeleridir”
-“Acil olarak fındık bahçeleri yenilenmelidir”
-“Fındık tüm dünyaya tanıtılmalıdır. Hayatında hiç fındık yememiş milyarlarca insan olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir”

Ankara – 29.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındık çalıştayında alınan kararları desteklediklerini bildirerek, “çalıştayda alınan kararlar ivedililikle uygulamaya konulmalıdır” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, fındığın, sağladığı istihdam ve ihracattaki döviz getirisiyle daima ön planda yer alan tarım ürünlerinden olduğuna dikkati çekti.
Türkiye’nin dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 75’ ini karşıladığını, 2012-2013 sezonunda 301 bin ton iç fındık ihracatıyla 1,75 milyar dolarlık döviz kazandırdığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Toplam tarımsal ihracatın yüzde 11,4’ünü fındıktan karşılayan Türkiye, fındıkta yüzde 75 olan pazar payını korumalıdır. Bunun için kaliteden ödün verilmemeli, arz-talep dengesi gözetilmeli, mevcut pazarlar korunmalı, yeni pazarlar bulunmalıdır. Mevcut pazarların kaybedilmemesi için ihtiyaç kadar kaliteli ürün sürekli sunulabilmelidir. Fındık tüm dünyaya tanıtılmalıdır. Dünyada kişi başına yıllık kabuklu fındık tüketimi 100-120 gram arasında değişmektedir. Bu rakam son derece yetersizdir. Fındık tüm dünyaya tanıtılmalıdır. Hayatında hiç fındık yememiş milyarlarca insan olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir.”

-“Yaşlanmış fındık bahçelerinin yenilenmesinin bir zorunluluk”-

Yaşlanmış fındık bahçelerinin yenilenmesinin bir zorunluluk halini aldığını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“En son 18-19 Aralık 2013’de Trabzon’da düzenlenen fındık çalıştayında alınan kararları destekliyoruz.
Bu çerçevede, ekonomik ömrünü doldurmuş fındık bahçelerinde yeni çeşit ve modern dikim sistemleriyle ‘yenileme projeleri’ hazırlanmalı ve hayata geçirilmelidir.
Yeni tesis edilecek bahçelerde kullanılacak fındık fidanlarının üretimi desteklenmelidir.
Damla sulama sistemleri yaygınlaştırılmalıdır.

Fındıkta iyi tarım uygulamaları ve organik tarım uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır.
2844 sayılı Fındık Dikim Alanlarının Belirlenmesi Kanunu ve ilgili yönetmenliklerin uygulanması konusunda gerekli hassasiyet gösterilmelidir.
Fındık üretiminin sürdürülebilirliği açısından son derece önemli olan, alan bazlı destekleme ödemesine 2014 sonrasında da devam edilmeleridir.
Telafi edici ödemelerde, alternatif ürün uygulamalarına daha fazla destek verilmelidir.

-Sertifikalı fidan kullanım desteğindeki bahçe tesisi sınırı
3 dekara düşürülmeli-

Çiftçilere sağlanan sertifikalı fidan kullanım desteğindeki bahçe tesisi sınırı 10 dekardan, fındık bahçesi için 3 dekara düşürülmelidir.
Hasat, harman, depolama ve benzeri kayıplar en aza indirilmelidir.
Fındıkta lisanslı depoculuğu geliştirmek için sistemin desteklenerek, üreticinin yönlendirilmesi sağlanmalıdır.
Kırsal kalkınma yatırımlarındaki destekler, kapsamı genişletilerek sürdürülmelidir.
İşlenmiş ürün ihracatını artırmak için ürün çeşitlendirilmesine yönelik tedbirler alınmalıdır.
‘Türk fındığı’nı öne çıkararak markalaşmanın sağlanması önemlidir.
İhracatta yeni pazarların geliştirilmesi için tanıtım faaliyetlerinin artırılması ve ihracat işlemlerinin kolaylaştırılması gerekmektedir.
Yurt içi tüketimin artırılmasına yönelik faaliyetler yapılmalıdır.”
Bayraktar, çalıştayda alınan kararların ivedilikle uygulamaya konulması gerektiğini bildirdi. Ekonomik ömrünü doldurmuş fındık bahçelerinin yenilenmesinin fevkalade önemli olduğunu belirten Bayraktar, “Fındık bahçelerinin yenilenmesi projelerde, fındık bahçe sökümünden bahçenin verime geçmesine kadar geçecek süre boyunca, üreticilerimizin gelir kaybı yaşamaması için destek verilmesi çok önemlidir” dedi.
Yıllar itibarıyla fındık üretimi, üretimdeki miktar ve oran olarak değişim şöyle:

 

Yıl

Üretim (Ton)

Üretim Değişimi (Ton)

Üretim Değişimi (Yüzde)

1998

580 000

170 000

41.46

1999

530 000

– 50 000

-8.62

2000

470 000

– 60 000

-11.32

2001

625 000

155 000

32.98

2002

600 000

– 25 000

-4.00

2003

480 000

– 120 000

-20.00

2004

350 000

– 130 000

-27.08

2005

530 000

180 000

51.43

2006

661 000

131 000

24.72

2007

530 000

– 131 000

-19.82

2008

800 791

270 791

51.09

2009

500 000

– 300 791

-37.56

2010

600 000

100 000

20.00

2011

430 000

– 170 000

-28.33

2012

660 000

230 000

53.49

2013

550 000

– 110 000

-16.67

 

Dünyada fındık üreticisi 30 ülkenin 2010 ve 2011 yılları kabuklu fındık üretimleri şöyle:

 

 

 

2010

2011

 

 

Fındık

Fındık

 

 

Üretimi

Üretimi

 

 

(Ton)

(Ton)

1

Türkiye

600.000

430.000

2

İtalya

90.270

128.940

3

ABD

25.401

34.927

4

Azerbaycan

29.454

32.922

5

Gürcistan

28.800

31.100

6

Çin

19.500

22.000

7

İran

20.284

21.440

8

İspanya

15.100

17.579

9

Fransa

10.073

7.337

10

Kırgızistan

3.300

3.689

11

Polonya

2.649

3.103

12

Hırvatistan

3.333

1.860

13

Belarus

1.200

1.305

14

Tacikistan

1.100

1.230

15

Özbekistan

1.100

1.230

16

Yunanistan

1.300

1.200

17

Rusya

800

854

18

Moğolistan

435

545

19

Ermenistan

500

544

20

Portekiz

342

343

21

Moldova

300

300

22

Kamerun

120

143

23

Macaristan

144

135

24

Slovenya

99

86

25

Romanya

14

51

26

Tunus

37

43

27

Kıbrıs Rum Kesimi

43

41

28

Bulgaristan

8

21

29

Ukrayna

20

20

30

Danimarka

6

5

 

Toplam

855.732

742.993

Bitkisel üretimde artış…


-Bitkisel üretimde artış…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“2012 yılında 105,8 milyon ton olan bitkisel üretim, 2013 yılında yüzde 5,2 artarak 111,3 milyon tona yükseldi”
-“Tahıl, meyve ve sebze üretimi arttı”
-“Tahıl üretimi ilk kez 37 milyon tonu, sebze üretimi 28 milyon tonu aştı. Meyve üretimi 18,2 milyon tonu buldu”
-“Üretim artışı görülen önemli ürünler, buğday, arpa, mısır, şeker pancarı, tütün, ayçiçeği, domates, salatalık, kuru soğan, turunçgiller, elma, şeftali, kayısı, kiraz, çilek,
nar, incir oldu”
-“Önemli ürünlerden, baklagiller, pamuk, patates, fındık, üzüm, karpuz, Antep fıstığı, çay, zeytin ve havuç üretiminde 2013 yılında düşüş meydana geldi”
-“Ürün bazında artış ve azalışlar olmakla birlikte genel itibarıyla 2013 yılında üretim arttı”
-“Üretimde yaşanan bu artışın çiftçilerimizin refah düzeyine de yansıması, bin bir emekle ürettikleri üründen hak ettikleri geliri elde etmeleri ve üretimde devamlılığının sağlanması en önemli beklentilerimizdir”

Ankara – 27.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaş çay dahil, 2012 yılında 105 milyon 787 bin 917 ton olan bitkisel üretimin, 2013 yılında yüzde 5,2 artarak 111 milyon 282 bin 924 tona çıktığını bildirerek, “Tahıl, meyve ve sebze üretimi arttı. Tahıl üretimi 37 milyon tonu, sebze üretimi 28 milyon tonu aştı. Meyve üretimi 18,2 milyon tonu buldu” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, bitkisel ürünler içinde üretim artışı görülen önemli ürünlerin, buğday, arpa, mısır, şeker pancarı, ayçiçeği, domates, salatalık, kuru soğan, turunçgiller, elma, şeftali, kayısı, kiraz, çilek, nar, incir olduğunu, önemli ürünlerden, baklagiller, pamuk, patates, fındık, üzüm, karpuz, Antep fıstığı, çay, zeytin ve havuç üretiminde 2013 yılında düşüş meydana geldiğini belirtti.
Şemsi Bayraktar, 2013 yılında, tahıl üretimin yüzde 12,3 gibi yüksek bir oranda arttığını ve 33 milyon 377 bin 430 tondan 37 milyon 489 bin 268 tona yükseldiğini belirtti. Tahıllar içinde yer alan buğdayda üretimin 20 milyon 100 bin tondan yüzde 9,7 artışla 22 milyon 50 bin tona yükseldiği bilgisini veren Bayraktar, mısırda üretimin 4 milyon 600 bin tondan, yüzde 28,3 artışla 5 milyon 900 bin tona çıktığını bildirdi. Bayraktar, “Arpada üretim 7 milyon 100 bin tondan yüzde 11,3 artışla 7 milyon 900 bin tona, çeltikte yüzde 2,3 artışla 880 bin tondan 900 bin tona yükseldi” dedi. Tahıllar ve patates, kuru baklagiller, yenilebilir kök ve yumrular, yağlı tohumlar, tütün, şeker pancarı, pamuk gibi diğer bitkisel ürünlerin toplam üretiminin 2012-2013 döneminde yüzde 8,1 artarak 58 milyon 704 bin 720 tondan 63 milyon 452 bin 736 tona çıktığını ifade eden Bayraktar, görülen üretim artışında iklim koşullarının hububat için elverişli olmasının yanı sıra mısırda ekim alanlarının artmasının önem taşıdığı bilgisini verdi.

-Kuru baklagil üretiminde yüzde 3,6 düşüş-

Kuru baklagil üretiminde 2013 yılında, 2012 yılına göre üretimin yüzde 3,6 azaldığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Yeşil mercimek üretimi yüzde 21,4 azalmayla 28 bin tondan 22 bin tona, nohut üretimi yüzde 2,3 düşüşle 518 bin tondan 506 bin tona, kuru fasulye üretimi yüzde 2,5 azalmayla 200 bin tondan 195 bin tona, kırmızı mercimek üretimi yüzde 3,7 gerilemeyle 410 bin tondan 395 bin tona indi. Kırmızı mercimek üretimindeki azalışta olumsuz hava koşulları etkili olurken, kuru fasulye ve nohut üretimindeki düşüş ekim alanlarındaki daralmadan kaynaklandı.

-Tütün ve şeker pancarı üretiminde artış, pamukta düşüş-

Endüstri bitkilerine baktığımızda tütün üretimi alıcı ülke talebindeki artışa bağlı olarak yüzde 22,8 artışla 73 bin 285 tondan 90 bin tona çıktı. Şeker pancarında üretim yüzde 8,8 artışla 14 milyon 919 bin 940 tondan 16 milyon 226 bin 623 tona yükseldi. Buna karşın endüstri için çok önemli olan kütlü pamuk üretimi ise yüzde 3 azalışla 2 milyon 320 bin tondan 2 milyon 250 bin tona geriledi.”

-“Yağlı tohumlarda üretim 2 milyon tonu aştı”-

Yağlı tohumlar üretiminin de 2013 yılında yüzde 14,8 artışla 2 milyon tonu aşarak, 2 milyon 25 bin 964 tona ulaştığını belirten Bayraktar, “2012 yılında 1 milyon 764 bin 921 ton yağlı tohum üretimi yapılmıştı. Yağlı tohumlarda görülen bu artış, ayçiçeği rekoltesinde yaşanan artıştan kaynaklanmaktadır. Ayçiçeği üretimi geçen yıla göre yüzde 11,2’lik artışla 1 milyon 370 bin tondan 1 milyon 523 tona çıktı” dedi.
Patates üretiminin, pazarlama ve üretim maliyetleri sonucu üreticinin ekimden kaçınması nedeniyle geçen yıla göre yüzde 17,7 azaldığını ve 4 milyon 795 bin 122 tondan 3 milyon 978 bin tona gerilediğini bildiren Bayraktar, üretimdeki bu azalışın marketlerde patates fiyatlarını yükselttiğini ve 2 liranın üzerine çıkardığına dikkati çekti.

-Sebze üretimi 28,5 milyon tona çıktı-

Ürün bazında artış ve azalışlar olmakla birlikte toplamda sebze üretiminin 2013 yılında geçen yıla göre yüzde 2,3 artışla 27 milyon 820 bin 207 tondan 28 milyon 448 bin 118 tona çıktığını ve 28 milyon tonu aştığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Sebze ürünleri alt gruplarından yumru ve kök sebzelerde yüzde 2,5, başka yerde sınıflandırılmamış diğer sebzelerde yüzde 2,3, meyvesi için yetiştirilen sebzelerde ise yüzde 2,2 üretim artış oldu.
Sebze grubunun önemli ürünlerinden domateste üretim yüzde 4,1 artışla 11 milyon 350 bin tondan 11 milyon 820 bin tona çıktı. Üretimde, kıvırcık marulda yüzde 10,3, brokolide yüzde 12,5, kuru sarımsakta yüzde 9,6, kuru soğanda yüzde 9,7, salçalık biberde yüzde 8,8, dolmalık biberde yüzde 4, sivri biberde yüzde 3,9, bezelyede yüzde 5,5, taze fasulyede yüzde 1,8, kavunda yüzde 0,6, mantarda yüzde 2,2 artış, havuçta yüzde 20,2, aysberg marulda yüzde 5,8, bamyada yüzde 6,8, kabakta (sakız) yüzde 2,9, kerevizde (kök) yüzde 4,6, kırmızı pancarda yüzde 3,4, baklada yüzde 0,6, barbunya fasulyede yüzde 8,8, yaprak lahanada yüzde 2,1, ıspanakta yüzde 0,9, karpuzda yüzde 3,4 oranında düşüş meydana geldi. Havuçta yaşanan düşüşte pazarlama sorunları nedeniyle ekim alanlarındaki daralma etkili oldu.”

-Meyveyi turunçgiller ve elma üretimindeki artış kurtardı-

Bayraktar, 2013 yılında, toplam meyve üretiminin, geçen yıla göre yüzde 1,2 artışla 18 milyon 12 bin 990 tondan 18 milyon 232 bin 70 tona yükseldiği bilgisini verdi.
Şemsi Bayraktar, şöyle devam etti:
“Meyveler içinde önemli ürünlerin üretim miktarlarına bakıldığında, bir önceki yıla göre elmada yüzde 8,3, şeftalide yüzde 4,3, kayısıda yüzde 2,6, narda yüzde 21,6, muzda yüzde 3,7, incirde yüzde 8,7, kivide yüzde 11,8, armutta yüzde 4,3, ayvada yüzde 2, erikte yüzde 1,8, kirazda yüzde 5, çilekte yüzde 5,9, bademde yüzde 3,2, cevizde yüzde 4,4, kestanede yüzde 3,7 oranında artış, zeytinde yüzde 7,9, vişnede yüzde 3,6, fındıkta yüzde 16,8, Antep fıstığında yüzde 40,9,üzümde yüzde 4,2 oranında düşüş görüldü. Zeytinde yeni dikilen meyve fidanlarının verime yatmasıyla birlikte var ve yok yılı arasındaki makas daralsa da periyodisite gösteren bir tür olması nedeniyle rekoltede dalgalanmalar görülebilmektedir.
Meyveler içinde yer alan turunçgillerden portakalda yüzde 7,2, mandalinada yüzde 7,7, limonda yüzde 2,3, greyfurtta yüzde 0,9, turunçta yüzde 21,6 artış oldu. Fındıkta, olumsuz iklim koşulları nedeniyle rekolte 660 bin tondan 549 bin tona inerken, Antep fıstığında da olumsuz hava koşullarının yanı sıra yok yılı olması rekolteyi 150 bin tondan 88 bin 600 tona düşürdü. Toplam üzüm üretiminde yüzde 4,2 oranında azalma meydana geldi ve üretim 4 milyon 185 bin 126 tondan 4 milyon 11 bin 409 tona geriledi.”

-“İkinci sürgündeki aşırı sıcaklar çay üretimini yüzde 8 düşürdü-

Bayraktar, çay üretiminin ise ikinci sürgün döneminde meydana gelen aşırı sıcakların taze filizlerde yanmaya yol açması nedeniyle üretimin geçen yıla göre yüzde 8 azalışla 1 milyon 250 bin tondan 1 milyon 150 bin tona gerilediğini belirtti.
Ürün bazında artış ve azalışlar olmakla birlikte genel itibarıyla 2013 yılında üretim arttığını vurgulayan Bayraktar, “Üretimde yaşanan bu artışın çiftçilerimizin refah düzeyine de yansıması, bin bir emekle ürettikleri üründen hak ettikleri geliri elde etmeleri ve üretimde devamlılığının sağlanması en önemli beklentilerimizdir” dedi.

Türkiye ayva üretiminde dünya birincisi…


-Türkiye ayva üretiminde dünya birincisi…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Ayva üretim alanı Çin’in yarısı kadar olan Türkiye, dekar
başına iki kattan fazla verimlilikle dünya birinciliğini korudu”
-“Dünyada ayva dikilen 69 bin 595 hektar alanın 21 bin hektarı Çin’de, 10 bin 493 hektarı Türkiye’de iken, üretimde Türkiye 127 bin 767 tonla birinci, Çin 120 bin tonla ikinci oldu”
-“Dünya ayva üretiminin yüzde 22,8’ini Türkiye, yüzde 21,4’ünü Çin, yüzde 13’ini Özbekistan yapıyor”
-“1988-2012 döneminde Türkiye’nin ayva üretimi yüzde 75,1 artarak 78 bin tondan 136 bin 577 tona çıktı”
-“İller arası üretimde Sakarya açık farkla birinci oldu. 40 bin 681 tonla Türkiye üretiminin yüzde 29,79’u karşılayan Sakarya’yı, 15 bin 432 tonla Bursa, 14 bin 181 tonla Antalya, 8 bin 828 tonla Bilecik, 5 bin 779 tonla Denizli izledi”
-“Dünya pazarlarında daha fazla yer alınabilmesi için pazarın talep ettiği kalite ve standart çeşitlerle üretim yapılması, üretimin artırılması, dış pazar arayışlarına ivme kazandırılması gerekiyor”

Ankara – 26.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin ayva üretiminde verimliliğiyle dünya birincisi olduğunu bildirerek, “Ayva üretim alanı Çin’in yarısı kadar olan Türkiye, dekar başına iki kattan fazla verimlilikle dünya birinciliğini korudu” dedi.
Bayraktar, dünyada 69 bin 595 hektar alanda ayva dikildiğini, toplam üretimin 559 bin 765 ton olduğunu, dekar başına ayva veriminin ise 804 kilogramda kaldığını belirtti. Şemsi Bayraktar, dünyada ayva dikilen 69 bin 595 hektar alanın 21 bin hektarının Çin’de, 10 bin 493 hektarının Türkiye’de olmasına karşın, üretimde Türkiye’nin 127 bin 767 tonla birinci, Çin’in 120 bin tonla ikinci olduğunu kaydetti. Türkiye’de dekar başına verimin 1218 kilogram olduğunu bildiren Bayraktar, bu rakamın Çin’de 571 kilograma indiğini vurguladı.
Özbekistan’da 6 bin 500, İran’da 4 bin 937, Fas’ta 3 bin 833, Arjantin’de 3 bin 185, Azerbaycan’da 3 bin 212, Sırbistan’da 2 bin, Cezayir’de 1918, İspanya’da 1341, Arnavutluk’ta 1200 hektar alanda ayva dikildiğini belirten Bayraktar, üretimde Türkiye ve Çin’i, 73 bin tonla Özbekistan’ın, 35 bin 430 tonla İran’ın, 31 bin 994 tonla Fas’ın, 26 bin 864 tonla Arjantin’in, 23 bin 924 tonla Azerbaycan’ın, 13 bin 955 tonla Sırbistan’ın, 13 bin 115 tonla İspanya’nın, 12 bin 459 tonla Cezayir’in izlediği bilgisini verdi.

-Üretimin yarıya yakını Türkiye ve Çin’den-

Bayraktar, dünya ayva üretiminin yüzde 22,8’ini Türkiye’nin, yüzde 21,4’ünü Çin’in, yüzde 13’ini Özbekistan’ın, yüzde 6,3’ünü İran’ın, yüzde 5,7’sini Fas’ın, yüzde 4,8’ini Arjantin’in, yüzde 4,3’ünü Azerbaycan’ın, yüzde 2,5’ini Sırbistan’ın, yüzde 2,3’ünü İspanya’nın, yüzde 2,2’sini Cezayir’in yaptığını kaydetti.
Türkiye’nin, dekar başına 1218 kilogram ayva verimiyle, 10 bin tonun üzerinde üretim yapan 10 ülke içinde ilk sırada bulunduğunu vurgulayan Bayraktar, “Verimde ikinciliği 1123 kilogramla Özbekistan’ın, üçüncülüğü 978 kilogramla İspanya’nın, dördüncülüğü 843 kilogramla Arjantin’in, beşinciliği 835 kilogramla Fas’ın, altıncılığı 745 kilogramla Azerbaycan’ın, yedinciliği 718 kilogramla İran’ın, sekizinciliği 698 kilogramla Sırbistan’ın, dokuzunculuğu 650 kilogramla Cezayir’in aldığını, onuncu sıradaki Çin’de verimin 571,43 kilograma indiğini bildirdi.

-“Ayva üretimi, 2010, 2011, 2012 yıllarında üst üste rekor kırdı”-

Şemsi Bayraktar, 1988-2012 döneminde Türkiye’nin ayva üretimi yüzde 75,1 artarak 78 bin tondan 136 bin 577 tona çıktığını belirtti. Ayva üretiminin 1988-1996 döneminde 71 bin ile 85 bin ton arasında değiştiğini, üretimin 1997-1998 yıllarında 95 bin, 1999’da 92 bin ton olduğunu bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“2000 yılında üretim 105 bin tona, 2002 yılında 110 bin tona ulaştı. 2004 yılında 80 bin tona indikten sonra 2005’de yine 100 bin tona çıktı. 2007 yılında 95 bin 15 tona inen üretim, 2010, 2011, 2012 yıllarında üst üste rekor kırdı. 2010 yılında 121 bin 85 tona, 2011 yılında 127 bin 767 tona, 2012 yılında 136 bin 577 tona yükseldi.
2012 yılında iller arası üretimde Sakarya açık farkla birinci oldu. 40 bin 681 tonla Türkiye üretiminin yüzde 29,79’u karşılayan Sakarya’yı, 15 bin 432 tonla Bursa, 14 bin 181 tonla Antalya, 8 bin 828 tonla Bilecik, 5 bin 779 tonla Denizli izledi. Isparta’da 3 bin 829 ton, Çanakkale’de 3 bin 166 ton, Ankara’da 2 bin 402 ton, Kocaeli’de 2 bin 329 ton, İzmir’de 2 bin 272 ton, Manisa’da 2 bin 218 ton, Amasya’da 2 bin 142 ton, Balıkesir’de 2 bin 66 ton, Samsun’da 2 bin 25 ton, Çorum’da 1916, Aydın’da 1648, Afyonkarahisar’da 1203, Muğla’da 1195, Mersin’de 1087, Burdur’da 1035, Düzce’de 1009, Hakkari ‘de 1004 ton ayva üretildi.”

-“Ayva üretimi Sapanca Gölü’nün kenarında yoğunlaşıyor”-

Sofralık tüketiminin yanı sıra reçel, jöle, marmelat ve meyve suyu olarak da değerlendirilebilen ayvanın, ayrıca pektin ve tanen içermesi nedeniyle endüstri alanında da kullanıldığını belirten Bayraktar, şöyle devam etti:
“Ayvanın yetiştiricilik, hasat ve depolama kolaylığıyla birlikte son yıllarda pazarda iyi fiyat bulması, üreticilerin kapama ayva bahçeleri kurmalarını özendirmektedir. Ülkemizde ayva yetiştiriciliği, son yıllarda kapama bahçelerin artmasıyla, özellikle Marmara Bölgesi’nde geniş bir alana yayıldı. En fazla ayva üretimi Sakarya’da yapılıyor. Üretim özellikle Sapanca Gölü’nün kenarında yoğunlaşıyor.
Ülkemizde ekonomik anlamda ayva yetiştiriciliğini sınırlayan faktörler, kış soğukları, aşırı nemli iklimler ve rüzgarlardır. Ayva, kış soğuklarına armut kadar dayanıklıdır. Ancak ekonomik anlamda ayva bahçesi kurulurken meteorolojik veriler incelenmeli ve özellikle yıllara göre kışın düşük sıcaklık değerlerine dikkat edilmelidir.”

-Hasat ve ambalajlama kayıpları en aza indirilmeli-

Ayvada da elma ve armut hasadında olduğu gibi hasat ve ambalajlama kayıplarının en aza indirilmesi için titiz davranılması gerektiğine dikkati çeken Bayraktar, “Ayvada meyve eti çabuk zedelenebilir. Zedelenen yerler kararır. Bu nedenle meyveleri toplarken, meyvenin nemli olmamasına, taşıma ve ambalajlama da dikkat edilmesi gerekir” dedi.

-Üretim ve kullanımda 16 bin 480 ton ayva kaybediliyor-

Bayraktar, 2011/2012 üretim sezonunda üretilen 127 bin 767 ton ayvanın 7 bin 666 tonunun üretimde, 8 bin 814 tonunun kullanımda olmak üzere 16 bin 480 tonunun kaybedildiğini, 101 bin 360 tonunun tüketildiğini, ihracatın 9 bin 927 tonda kaldığını belirtti. Bayraktar, dünya pazarlarında daha fazla yer alınabilmesi için pazarın talep ettiği kalite ve standart çeşitlerle üretim yapılması, üretimin artırılması, dış pazar arayışlarına ivme kazandırılması gereği bulunduğunu vurguladı.

İller itibarıyla ayva üretimi ve illerin üretimdeki payı şöyle:

 

 

İller

2012 Üretimi (Ton)

Üretimde Payı (Yüzde)

1

Sakarya

40.681

29,79

2

Bursa

15.432

11,30

3

Antalya

14.181

10,38

4

Bilecik

8.828

6,46

5

Denizli

5.779

4,23

6

Isparta

3.829

2,80

7

Çanakkale

3.166

2,32

8

Ankara

2.402

1,76

9

Kocaeli

2.329

1,71

10

İzmir

2.272

1,66

11

Manisa

2.218

1,62

12

Amasya

2.142

1,57

13

Balıkesir

2.066

1,51

14

Samsun

2.025

1,48

15

Çorum

1.916

1,40

16

Aydın

1.648

1,21

17

Afyonkarahisar

1.203

0,88

18

Muğla

1.195

0,87

19

Mersin

1.087

0,80

20

Burdur

1.035

0,76

21

Düzce

1.009

0,74

22

Hakkari

1.004

0,74

23

Nevşehir

966

0,71

24

Uşak

896

0,66

25

Tekirdağ

895

0,66

26

Yalova

888

0,65

27

Konya

881

0,65

28

Kahramanmaraş

860

0,63

29

Kütahya

813

0,60

30

Elazığ

659

0,48

31

Artvin

616

0,45

32

Tokat

615

0,45

33

Çankırı

592

0,43

34

İstanbul

560

0,41

35

Kastamonu

548

0,40

36

Bolu

538

0,39

37

Edirne

536

0,39

38

Trabzon

526

0,39

39

Kırşehir

524

0,38

40

Diyarbakır

492

0,36

41

Erzurum

475

0,35

42

Malatya

439

0,32

43

Sinop

435

0,32

44

Karaman

429

0,31

45

Bartın

428

0,31

46

Zonguldak

395

0,29

47

Karabük

377

0,28

48

Kırklareli

354

0,26

49

Ordu

304

0,22

50

Kayseri

279

0,20

51

Eskişehir

266

0,19

52

Erzincan

265

0,19

53

Yozgat

256

0,19

54

Hatay

253

0,19

55

Giresun

231

0,17

56

Aksaray

192

0,14

57

Kırıkkale

191

0,14

58

Adana

186

0,14

59

Niğde

158

0,12

60

Gümüşhane

93

0,07

61

Adıyaman

91

0,07

62

Kilis

89

0,07

63

Sivas

81

0,06

64

Mardin

79

0,06

65

Van

72

0,05

66

Osmaniye

71

0,05

67

Bingöl

45

0,03

68

Batman

43

0,03

69

Siirt

43

0,03

70

Tunceli

34

0,02

71

Şırnak

30

0,02

72

Şanlıurfa

12

0,01

73

Rize

12

0,01

74

Bitlis

11

0,01

75

Gaziantep

6

0,00

 

Toplam

136.577

100,00

 

2011 verilerine göre, dünyada ülkeler itibarıyla ayva dikilen alanlar, dekar başına kilogram olarak verim ve üretim rakamları şöyle:

 

 

Ülkeler

2011 Dikilen Alan (Hektar)

2011 Verim (Kg/Dekar)

2011 Üretimi (Ton)

Üretimde Payı (Yüzde)

1

Türkiye

10.493

1.218

127.767

22,83

2

Çin

21.000

571

120.000

21,44

3

Özbekistan

6.500

1.123

73.000

13,04

4

İran

4.937

718

35.430

6,33

5

Fas

3.833

835

31.994

5,72

6

Arjantin

3.185

843

26.864

4,80

7

Azerbaycan

3.212

745

23.924

4,27

8

Sırbistan

2.000

698

13.955

2,49

9

İspanya

1.341

978

13.115

2,34

10

Cezayir

1.918

650

12.459

2,23

11

Ukrayna

900

1.100

9.900

1,77

12

Uruguay

239

3.150

7.529

1,35

13

Romanya

850

824

7.000

1,25

14

Meksika

737

742

5.466

0,98

15

Portekiz

600

850

5.100

0,91

16

Peru

630

773

4.873

0,87

17

Rusya

500

800

4.000

0,71

18

Suriye

350

1.083

3.792

0,68

19

Yunanistan

324

1.059

3.432

0,61

20

Tunus

416

793

3.300

0,59

21

Arnavutluk

1.200

268

3.219

0,58

22

Belçika

850

294

2.500

0,45

23

Kırgızistan

300

700

2.100

0,38

24

Irak

367

554

2.033

0,36

25

Moldova

341

499

1.700

0,30

26

Yemen

254

662

1.681

0,30

27

Makedonya

120

1.187

1.424

0,25

28

Ermenistan

274

441

1.209

0,22

29

Bosna Hersek

200

581

1.161

0,21

30

İtalya

87

1.317

1.146

0,20

31

Macaristan

170

658

1.118

0,20

32

Yeni Zelanda

99

1.124

1.113

0,20

33

Gürcistan

130

692

900

0,16

34

Brezilya

160

488

780

0,14

35

Belarus

200

350

700

0,13

36

İsviçre

6

10.433

626

0,11

37

Kazakistan

100

600

600

0,11

38

İsrail

11

5.309

584

0,10

39

Bolivya

99

589

583

0,10

40

Bulgaristan

203

239

486

0,09

41

Hırvatistan

197

203

400

0,07

42

Japonya

39

713

278

0,05

43

Güney Afrika

51

355

181

0,03

44

Litvanya

110

140

154

0,03

45

Letonya

54

172

93

0,02

46

Kıbrıs Rum Kesimi

3

1.333

40

0,01

47

Mısır

0

0

38

0,01

48

Filistin

5

360

18

0,00

 

Toplam

69.595

804

559.765

100,00

Çayda üretim de tüketim de dış ticaret de artıyor…


-Çayda üretim de tüketim de dış ticaret de artıyor…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “2000/2001-2011/2012 döneminde yaş çay üretimi yüzde 62,4, tüketimi yüzde 59,4, ihracatı yüzde 300,4, ithalat yüzde 4,5, kişi başına tüketim yüzde 42,7 arttı”
-“Bu dönemde üretim 758 bin 38 tondan 1 milyon 231 bin 141 tona, tüketim 647 bin 395 tondan 1 milyon 32 bin 17 tona, ihracat 2 bin 248 tondan 9 bin 1 tona, ithalat 25 bin 334 tondan 26 bin 466 tona çıktı”
-“Kişi başına yaş çay tüketimi bu dönemde 9,68 kilogramdan 13,81 kilograma yükseldi”
-“Üretim ve kullanımda 216 bin 589 ton yaş çay kaybedildi. Kayıplar arz-talep dengesizliğine ve gereksiz ithalata neden oluyor”
-“Türkiye, 2011 yılında, 4 milyon 668 bin 466 ton olan dünya kuru çay üretiminin yüzde 4,75’ini, 221 bin 600 tonla yaptı”
-“Çin, dünya çay üretiminin yüzde 34,77’sini, Hindistan yüzde 20,71’ini, Kenya yüzde 8,09’unu, Sri Lanka yüzde 7,02’sini gerçekleştirdi”
-“Türkiye, çay tarım alanlarının genişliği bakımından, dünyada 7. sırada, kuru çay üretimi yönünden 5. sırada, yıllık kişi başına tüketim bakımından ise İrlanda, İngiltere ve Kuveyt’in ardından dördüncü sırada yer alıyor”
-“Kuru çay ihracatında, Çin 322 bin 580 ton, Hindistan’ın 322 bin 548 ton, Sri Lanka’nın 321 bin 74 ton, Kenya’nın 306 bin 678 tonla dünyada ilk dördü paylaşıyor”
-“İthalatta Rusya 187 bin 790 tonla, İngiltere 154 bin 552 tonla başta geliyor. Bu ülkeleri 127 bin 511 tonla ABD, 119 bin 231
tonla Pakistan, 100 bin 423 tonla Mısır takip etti”
-“Türkiye, 2011 yılında, kuru çayda 2 bin 242 ton ihracat, 8 bin 66 ton ithalat yaptı”
-“Yaşlanmış, verimden düşmüş, açılımlar nedeniyle bir örnekliği bozulmuş çay bahçeleri acilen yenilenmeli”

Ankara – 25.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2000/2001-2011/2012 döneminde yaş çay üretimi yüzde 62,4, tüketimi yüzde 59,4, ihracatı yüzde 300,4, ithalat yüzde 4,5, kişi başına tüketim yüzde 42,7 arttığını bildirerek, “bu dönemde üretim 758 bin 38 tondan 1 milyon 231 bin 141 tona, tüketim 647 bin 395 tondan 1 milyon 32 bin 17 tona, ihracat 2 bin 248 tondan 9 bin 1 tona, ithalat 25 bin 334 tondan 26 bin 466 tona çıktı” dedi.
Bayraktar, bu dönemde kişi başına yaş çay tüketiminin ise 9,68 kilogramdan 13,81 kilograma yükseldiğini belirtti.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, çay üretim ve tüketiminin yıllar itibarıyla artmaya devam ettiğini, 2011/2012 döneminde yaş çay üretiminin 1 milyon 231 bin 141 tona çıktığını belirtti. Üretim 186 bin 671, kullanımda 31 bin 918 ton olmak üzere toplamda 216 bin 589 ton yaş çayın değerlendirilemeden kaybedildiğini vurgulayan Bayraktar, “üretilen çayın yüzde 15’inin üretim esnasında, yüzde 2,59’unun ise kullanım esnasında kaybediliyor. Bu kadar yaş çaydan 39 bin ton dolaylarında kuru çay elde edilebilir. Kayıplar arz-talep dengesizliğine ve gereksiz ithalata neden oluyor” dedi.

-“Çay tüketiminde İrlanda, İngiltere ve Kuveyt’in ardından dördüncüyüz”-

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Türkiye’nin, çay tarım alanlarının genişliği bakımından, dünyada 7. sırada, kuru çay üretimi yönünden 5. sırada, yıllık kişi başına tüketim bakımından ise İrlanda, İngiltere ve Kuveyt’in ardından dördüncü sırada yer aldığı bilgisini verdi. 2011 yılında Türkiye’de kişi başına yıllık kuru çay tüketiminin 2,51 kilograma çıktığını bildiren Bayraktar, “2006 yılı verilerine göre İrlanda’da kişi başına 3,2, İngiltere’de 2,6, Kuveyt’te 2,5, Türkiye’de 2,3, Katar’da 2 kilogram kuru çay tüketildi. Türkiye 2011 yılında kişi başına kuru çay tüketimini 2,51 kilograma çıkardı. Tüketimdeki artış böyle devam ederse, çok uzak olmayan bir gelecekte Türkiye, kişi başına kuru çay tüketiminde birinciliğe yerleşir” dedi.
Çayın, doğada yabani olarak yetişen çay bitkisinin yapraklarının işlenmesiyle hazırlandığını, anavatanı çeşitli kaynaklarda, Çin ve Hindistan olarak kabul edildiğini, daha sonra Japonya ve diğer Asya ülkelerine yayıldığını, 16. yüzyıldan itibaren de Avrupa ülkelerinde ve Avrupa vasıtasıyla tüm dünyada tanınmaya başladığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Çay, yağışın bol ve iklimin sıcak olduğu bölgelerde yetiştiriliyor. Fakat ekonomik olarak çay tarımının yapıldığı alanlar sınırlı. Çin, Hindistan, Kenya, Sri Lanka, Türkiye, Vietnam, İran, Endonezya, Arjantin, Japonya, Tayland, Bangladeş ve Malavi çay bitkisi üretiminde başta geliyorlar. 48 ülkede çay yetiştirilse de yıllık 10 bin tonun üzerinde kuru çay üretimi yapan ülke sayısı 22’de kalıyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) istatistiklerine göre dünyada 2011 yılında 3 milyon 256 bin 762 hektar alanda çay tarımı yapıldı. Siyah, yeşil ve diğer çay çeşitleri dahil 4 milyon 668 bin 466 ton kuru çay üretildi. Türkiye, 2011 yılında, 4 milyon 668 bin 466 ton olan kuru çay üretiminin yüzde 4,75’ini, 221 bin 600 tonla yaptı. Çin, dünya çay üretiminin yüzde 34,77’sini, Hindistan yüzde 20,71’ini, Kenya yüzde 8,09’unu, Sri Lanka yüzde 7,02’sini gerçekleştirdi.
Çin, 2011 yılında 1 milyon 623 bin, Hindistan 966 bin 733, Kenya 377 bin 912, Sri Lanka 327 bin 500 ton kuru çay üretti. Üretimde 5’inci olan Türkiye 221 bin 600, altıncı Vietnam 206 bin 600, yedinci İran 162 bin 517, sekizinci Endonezya 142 bin 400, dokuzuncu Arjantin 96 bin 572, onuncu Japonya 82 bin 100 ton kuru çay üretimi yaptı. Bu ülkeleri 73 bin 320 tonla Tayland, 60 bin 500 tonla Bangladeş, 52 bin tonla Malavi izledi.” 
   
-İhracatta Çin-Hindistan-Sri Lanka-Kenya, ithalatta Rusya, İngiltere-

2011 yılı verilerine göre, kuru çay ihracatında, Çin 322 bin 580 ton, Hindistan’ın 322 bin 548 ton, Sri Lanka’nın 321 bin 74 ton, Kenya’nın 306 bin 678 ton kuru çay ihracatıyla dünyada ilk dördü paylaştığını vurgulayan Bayraktar, “bu ülkeleri 133 bin 900 tonla Vietnam izliyor. İthalatta Rusya 187 bin 790 tonla, İngiltere 154 bin 552 tonla başta geliyor. Bu ülkeleri 127 bin 511 tonla ABD, 119 bin 231 tonla Pakistan, 100 bin 423 tonla Mısır takip etti” dedi.
Çay tarımı yapmayan ülkelerden Birleşik Arap Emirlikleri’nin 50 bin ton, İngiltere’nin 31 bin ton kuru çay ihracatı gerçekleştirdiğini bildiren Bayraktar, bu ülkelerin ithal ettikleri çayı harmanlayıp yeniden ihraç ettiklerini, hiç çay üretimi yapmadan ihracattan oldukça önemli miktarda döviz kazandıklarına dikkati çekti.
Şemsi Bayraktar, Gürcistan Cumhuriyeti sınırından, Trabzon’un Araklı-Karadere sınırına kadar olan Karadeniz kıyı şeridi ve yer yer 30 kilometre içerlere kadar giren ve yaklaşık 1000 metre yüksekliklere kadar uzanan yamaçların, çay yetiştiriciliği için en elverişli bölge olması nedeniyle birinci sınıf çay bölgesi olduğu bilgisini verdi. Bayraktar, Trabzon’un Araklı-Karadere sınırından başlayan Ordu’nun Fatsa ilçesine kadar uzanan bölgenin ise ikinci sınıf çay bölgesi olarak tanımlandığını belirtti.

-Çayın sorunu küçük alan ve yaşlanmış bahçeler-

Bayraktar, çay tarımı bölgede çoğunlukla küçük aile işletmeciliği şeklinde yapıldığını, çay üreticilerinin yüzde 75,77’sinin 5 dekarın altında, yüzde 20,9’unun 5–10 dekar arasında ve yüzde 2,70’inin 10-20 dekar arasında, yüzde 0,59’unun 20 dekarın üzerinde çaylık alana sahip olduğunu bildirdi. Yarım dekarın altında bile oldukça fazla çay alanları görüldüğüne dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bu kadar küçük alanlarda yapılan üretim, çiftçimize yeterli geliri sağlamamaktadır. Çaylıkların bir kısmı çoktan ekonomik ömrünü doldurmuş, bir kısmı da ekonomik ömrünü tamlamasına az bir zaman kalmıştır. Yaşlanmış, verimden düşmüş, açılımlar nedeniyle bir örnekliği bozulmuş çay bahçeleri acilen yenilenmelidir. Çaylıkların yenilenmesine yönelik çalışmaların başlamış olması sevindiricidir.”
Ülkeler itibarıyla 2011 yılında kuru çay üretimi ve ülkelerin dünya üretimindeki payı şöyle:

 

 

2011

 

 

 

Kuru Çay

Üretimdeki

 

 

Üretimi

Payı

 

Ülkeler

(Ton)

(Yüzde)

1

Çin

1.623.000

34,77

2

Hindistan

966.733

20,71

3

Kenya

377.912

8,09

4

Sri Lanka

327.500

7,02

5

Türkiye

221.600

4,75

6

Vietnam

206.600

4,43

7

İran

162.517

3,48

8

Endonezya

142.400

3,05

9

Arjantin

96.572

2,07

10

Japonya

82.100

1,76

11

Tayland

73.320

1,57

12

Bangladeş

60.500

1,30

13

Malavi

52.000

1,11

14

Uganda

35.194

0,75

15

Tanzanya

32.000

0,69

16

Myanmar

31.000

0,66

17

Mozambik

27.000

0,58

18

Ruanda

24.066

0,52

19

Malezya

20.626

0,44

20

Zimbabve

18.223

0,39

21

Nepal

17.438

0,37

22

Tayvan

17.310

0,37

23

Burundi

8.817

0,19

24

Etiyopya

7.319

0,16

25

Papua Yeni Gine

5.041

0,11

26

Kamerun

4.297

0,09

27

Brezilya

3.520

0,08

28

Peru

3.158

0,07

29

Gürcistan

2.900

0,06

30

Güney Kore

2.849

0,06

31

Ekvador

2.605

0,06

32

Kongo Dem. Cum.

2.598

0,06

33

Güney Afrika

1.795

0,04

34

Mauritius

1.787

0,04

35

Bolivya

1.219

0,03

36

Zambiya

878

0,02

37

Laos

802

0,02

38

Reunion

726

0,02

39

Madagaskar

547

0,01

40

Azerbaycan

534

0,01

41

Guatemala

481

0,01

42

Rusya

270

0,01

43

Panama

166

0,00

44

Mali

140

0,00

45

Kolombiya

134

0,00

46

Portekiz

134

0,00

47

Karadağ

100

0,00

48

Şeyşeller

38

0,00

 

Toplam

4.668.466

100,00

Bayraktar’dan “destekleme” uyarısı…


-Bayraktar’dan “destekleme” uyarısı…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “2013 yılı mazot, gübre ve toprak analizi destekleme ödemeleri için son başvuru tarihi 31 Aralık”
-“Desteklemeden yararlanacak üreticilerimiz, tarım ilçe ve il müdürlüklerine başvuru
yapmaları gerekmektedir”

Ankara – 23.12.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2013 yılı mazot, gübre ve toprak analizi desteği için başvuruların 31 Aralık’ta sona ereceğini belirterek, üreticilere “başvuru için son 7 iş günü” kaldığını hatırlattı; olası sıkışıklıklar için son gün beklenmeden başvuruların yapılmasını istedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, mazot, gübre ve toprak analizi desteklemelerine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilgili tebliğinin, 1 Ocak 2013’ten geçerli olmak üzere 13 Mayıs’ta yayımlandığını anımsattı.
Desteklemelerden Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) dahil olan, tebliğde belirtilen usul ve esaslara göre tarımsal faaliyette bulunan üreticilerin yararlanabileceğine dikkati çeken Bayraktar, çiftçilere yıl içinde işledikleri, ÇKS’de kayıtlı tarım arazisi büyüklüğü dikkate alınarak destekleme ödemesi yapılacağını belirtti.
Tebliğe göre, arazi miktarı 1 dekarın altında olan çiftçilere destekleme ödemesi yapılmayacağını hatırlatan Bayraktar, toprak analizi desteğinin dekar başına 2,5 lira olarak belirlendiğini kaydetti.
Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“ÇKS’ye kayıtlı 50 dekar ve üzeri her bir tarım arazisinin gübre destekleme ödemesinden yararlanabilmesi için her 50 dekarlık alan için bir analiz olmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş laboratuvarlarda 1 Ocak 2013 tarihi ile 31 Aralık 2013 tarihi arasında toprak analizi yaptırılması zorunludur. 50 dekarın altında tarım arazisi için bu şart aranmamaktadır.
Mazot, gübre ve toprak analizi desteğinden faydalanmak isteyen üreticilerimizin 31 Aralık Salı günü mesai bitimine kadar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilçe, merkez ilçelerde ise il müdürlüklerine başvuru yapmaları gerekmektedir. Çiftçilerimizin bu konuda son günü beklemeden başvurularını yapması, olası sıkışıklıklara meydan verilmemesi açısından önemlidir.”
Mazot ve gübre destekleri üç ana ürün grubunda alan bazlı olarak aşağıdaki tabloda belirtildiği gibi yapılacak.

 

 

 

No

Ürün Grupları

Mazot Destekleme

Tutarı

(TL/dekar)

Gübre Destekleme

Tutarı

(TL/dekar)

1

Peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır, mera ve orman emvali alanları

2,9

 

4,0

2

Hububat, yem bitkileri, baklagiller, yumru bitkiler, sebze ve meyve alanları

4,3

5,5

3

Yağlı tohumlu bitkiler ve endüstri bitkileri alanları

7,0

7,0

Mısır üretiminde olağanüstü artış…


-Mısır üretiminde olağanüstü artış…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “1994-2013 döneminde 3,2 katına çıkan dane mısır üretimi 1,85 milyon tondan 5,9 milyon tona çıktı”
-“2012 yılında 4,6 milyon ton dane mısırın yanı sıra 15 milyon ton silajlık mısır, 302 bin ton da hasıl mısır üretimi yapıldı”
-“2013 yılında dane mısır üretiminin yüzde 28,3 artışla 4,6 milyon tondan 5,9 milyon tona çıkması bekleniyor”
-“Dane mısır üretiminde Adana, Şanlıurfa, silajlık mısır üretiminde İzmir, Konya, hasıl mısır üretimde Zonguldak, Isparta başta geliyor”
-“2012 yılında 682 bin 462 tonluk dane mısır üretimiyle birinci olan Adana’yı, 608 bin 991 tonla Şanlıurfa, 435 bin 588 tonla Mardin, 327 bin 552 bin tonla Sakarya, 322 bin 153 tonla Osmaniye, 312 bin 59 tonla Konya izliyor”
-“Silajlık mısır üretiminde 2012 yılında 1 milyon 875 bin 790 tonla ilk sırayı alan İzmir’i, 1 milyon 125 bin 751 tonla Konya, 944 bin 277 tonla Balıkesir, 893 bin 440 tonla Bursa, 880 bin 531 tonla Aydın, 671 bin 544 tonla Sakarya, 665 bin 448 tonla Çanakkale takip etti”
-“Zonguldak, 2012 yılında ürettiği 47 bin 44 ton hasıl mısır üretimiyle birinci olurken, Isparta 44 bin 798 tonla ikinci, Antalya 24 bin 983 tonla üçüncü, Aydın 22 bin 684 tonla
dördüncü, Balıkesir 20 bin 449 tonla dördüncü, Sakarya 20 bin 150 tonla beşinci oldu”
-“Türkiye’nin dünya mısır üretiminde 1994 yılında yüzde 0,325 olan payı, 2012 yılında yüzde 0,526’ya çıktı. Bu oran, 2013 yılında yüzde 0,615’e ulaşacak”

Ankara – 22.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 1994-2013 döneminde mısır üretiminde olağanüstü bir artış olduğunu bildirerek, “bu dönemde 3,2 katına çıkan dane mısır üretimi 1 milyon 850 bin tondan 5,9 milyon tona çıktı” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2012 yılında 4,6 milyon ton dane mısırın yanı sıra 14 milyon 956 bin 457 ton silajlık mısır, 302 bin 14 ton hasıl mısır (kuru maddesi yüzde 30-40 düzeyinde, taneleri süt hamur oluşum döneminde ve 4-5 santimetre uzunluğunda doğranan mısırdan yapılan silaj).üretimi yapıldığını vurguladı.
Şemsi Bayraktar, 1988-1989 yıllarında 2, 1990’da 2,1, 1991’de 2,18 milyon, 1992’de 2 milyon 225 bin, 1993’de 2,5 milyon tona çıktıktan sonra 1994 yılında 1 milyon 850 bin tona gerileyen dane mısır üretiminin, 1995 yılında 1,9, 1996 yılında 2, 1997’de 2,08, 1998’de 2,3 milyon, 1999’da 2 milyon 297 bin ton, 2000 yılında ise 2,3 milyona ulaştığını belirtti. 2001 yılında 2,2 milyon ton olan dane mısır üretiminin, 2002 yılında 2,1 milyon tona indikten sonra 2004 yılında ilk kez 3 milyon tona yükseldiğini bildiren Bayraktar, 2005 yılında ilk kez 4,2 milyon tonla 4 milyon tonu aşan üretimin, 2006 yılında 3 milyon 811 bin tona, 2007 yılında 3 milyon 535 bin tona indiğini hatırlattı. Dane mısır üretiminin 2008 yılında 4 milyon 274 bin tona çıkan, 2009 yılında 4 milyon 250 bin tona inen, 2010 yılında yeniden 4 milyon 310 bin tona yükselen üretimin, 2011 yılında 4,2 milyon tona yeniden gerilediğini vurgulayan Bayraktar, üretimin 2012 yılında 4,6 milyon tonla ilk kez 4,5 milyon tonu geçtiğini bildirdi.

-Üretim 2013 yılında 6 milyon tona dayandı-

Bitkisel üretim ikinci tahmin verilerine göre, 2013 yılında dane mısır üretiminin büyük bir artış göstererek 5,9 milyon tona ulaşacağını ve 6 milyon ton sınırına dayanacağını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“2012 yılında dane mısır üretimi yüzde 9,5 artmıştı. Bu artış oranı 2013 yılında yüzde 28,3’e ulaştı. Mısır ekilen alan 2001 yılında 5,5 milyon dekardı. Bu rakam 2002 yılında 5 milyon dekara indi. 2003 yılında 5,6, 2004 yılında 5,45, 2005 yılında 6 milyon dekara ulaştı. 2006 yılında 5 milyon 360 bin dekar olan mısır ekilen alan, 2007 yılında 5 milyon 175 bin dekar, 2008 yılında 5 milyon 950 bin, 2009 yılında 5 milyon 920 bin, 2010 yılında 5 milyon 940 bin, 2011 yılında 5 milyon 890 bin, 2012 yılında 6 milyon 226 bin 94 dekara çıktı.”

-İllerde üretim-

Dane mısır üretiminde Adana, Şanlıurfa, silajlık mısır üretiminde İzmir, Konya, hasıl mısır üretimde Zonguldak, Isparta başta geldiğine dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Adana 2012 yılında dane mısır üretiminin yüzde 14,84’ünü, Şanlıurfa yüzde 13,24’ünü gerçekleştirdi. 2012 yılında 682 bin 462 tonluk dane mısır üretimiyle birinci olan Adana’yı, 608 bin 991 tonla Şanlıurfa, 435 bin 588 tonla Mardin, 327 bin 552 bin tonla Sakarya, 322 bin 153 tonla Osmaniye, 312 bin 59 tonla Konya, 230 bin 822 tonla Manisa, 148 bin 472 tonla Mersin, 146 bin 455 tonla Aydın, 136 bin 984 tonla Hatay, 135 bin 572 tonla İzmir, 114 bin 524 tonla Kahramanmaraş, 113 bin 98 tonla Diyarbakır, 112 bin 624 tonla Karaman, 104 bin 859 tonla Bursa izliyor.
Silajlık mısırın yüzde 12,54’ü İzmir’de, yüzde 7,53’ü Konya’da üretildi. 2012 yılında 1 milyon 875 bin 790 tonluk silajlık mısır üretimiyle ilk sırayı alan İzmir’i, 1 milyon 125 bin 751 tonla Konya, 944 bin 277 tonla Balıkesir, 893 bin 440 tonla Bursa, 880 bin 531 tonla Aydın, 671 bin 544 tonla Sakarya, 665 bin 448 tonla Çanakkale, 550 bin 808 tonla Samsun, 519 bin 44 tonla Denizli, 430 bin 293 tonla Kayseri takip ediyor.
Hasıl mısırın yüzde 15,58’i Zonguldak, yüzde 14,83’e Isparta üretildi. Zonguldak, 2012 yılında ürettiği 47 bin 44 ton hasıl mısır üretimiyle birinci olurken, Isparta 44 bin 798 tonla ikinci, Antalya 24 bin 983 tonla üçüncü, Aydın 22 bin 684 tonla dördüncü, Balıkesir 20 bin 449 tonla dördüncü, Sakarya 20 bin 150 tonla beşinci oldu.”

-Verimde dane mısırda Aydın, silajlıkta Mardin, hasılda Eskişehir birinci-

Dane mısırda 2012 yılında ülke ortalama dekar başına verimin 739 kilogram iken, Aydın’da 995, İzmir’e 972, Manisa’da 883, Adana’da 861, Siirt’te 858 kilograma ulaştığını bildiren Bayraktar, verimin Zonguldak’ta 169, Ordu’da 164, Giresun’da 154, Bayburt’ta 133, Ardahan’da 100 kilograma kadar indiğini belirtti.
Silajık mısırda 2012 yılında dekar başına verimde ülke ortalamasının 4 bin 450 kilogram olduğunu vurgulayan Bayraktar, verimin, Mardin’de 6 bin, Kırşehir’de 5 bin 684, Malatya’da 5 bin 615, Konya’da 5 bin 327, Çanakkale’de 5 bin 266 kilograma yükseldiğini, bu rakamın Ordu’da 2 bin 309, Adıyaman’da 2 bin 218, Van’da 2 bin 144, Kars’ta 1800, Kilis’te 730 kilograma kadar düştüğü bilgisini verdi.
Bayraktar, hasıl mısırda 2012 yılında dekar başına ülke ortalama veriminin 1739 kilogram olduğunu, bu rakamın Artvin’de 537, Edirne’de 419, Kocaeli ve Osmaniye’de 333, Mersin’de 317 kilograma kadar gerilediği, Eskişehir’de 5 bin, Isparta’da 4 bin 54, Malatya’da 3 bin 911, Bolu’da 3 bin 536, Ankara’da ise 3 bin 303 kilograma yükseldiğini belirtti.

-Üretimde ABD birinci, Çin ikinci, Brezilya üçüncü-

Türkiye’nin dünya dane mısır üretiminde payı, üretim artışına bağlı olarak arttığı bilgisini veren Bayraktar, 2012 yılında üretimde ABD’nin 273,8 milyon tonluk üretimle birinciliğini sürdürürken, Çin’in 208,1 milyon tonla ikinci, Brezilya’nın 71,3 milyon tonla üçüncü olduğunun görüldüğünü belirtti.
Bayraktar, şunları kaydetti:
“Türkiye, 2012 yılında 4,6 milyon ton üretimiyle Macaristan’ın ardından dünyada 24’üncü sırada bulunuyor. İspanya, 4,2 milyon tonluk üretimiyle Türkiye’yi takip ediyor. Dünya dane mısır üretimi, 1994-2012 döneminde 569 milyon 12 bin 72 tondan 875 milyon 98 bin 630 tona çıktı. 2013 yılında 959 milyon 835 bin tona yükseldi. Türkiye’nin 1994 yılında 1 milyon 850 bin ton olan dane mısır üretimi, 2012 yılında 4,6 milyon tona çıktı. 2013 yılında 5,9 milyon tona yükselecek. Türkiye’nin dünya mısır üretiminde 1994 yılında yüzde 0,325 olan payı, 2012 yılında yüzde 0,526’ya çıktı. Bu oran, 2013 yılında yüzde 0,615’e ulaşacak.”
Yıllar itibarıyla mısır ekilen alan, dane mısır üretimi şöyle:

Yıllar

Mısır Ekilen Alan (Dekar)

Dane Mısır Üretimi (Ton)

Verim (Kg/ Dekar)

1988

5.000.000

2.000.000

400

1989

5.100.000

2.000.000

392

1990

5.150.000

2.100.000

408

1991

5.180.000

2.180.000

421

1992

5.250.000

2.225.000

424

1993

5.500.000

2.500.000

455

1994

4.850.000

1.850.000

381

1995

5.150.000

1.900.000

369

1996

5.500.000

2.000.000

364

1997

5.450.000

2.080.000

382

1998

5.500.000

2.300.000

418

1999

5.180.000

2.297.000

443

2000

5.550.000

2.300.000

414

2001

5.500.000

2.200.000

400

2002

5.000.000

2.100.000

420

2003

5.600.000

2.800.000

500

2004

5.450.000

3.000.000

550

2005

6.000.000

4.200.000

700

2006

5.360.000

3.811.000

711

2007

5.175.000

3.535.000

683

2008

5.950.000

4.274.000

718

2009

5.920.000

4.250.000

718

2010

5.940.000

4.310.000

726

2011

5.890.000

4.200.000

713

2012

6.226.094

4.600.000

739

2013

5.900.000

2012 yılında iller itibarıyla ekilen alan, dane mısır üretimi, dekar başına verim ve üretimdeki payı şöyle:

 

 

İller

2012 Yılında Ekilen Alan (Dekar)

2012 Yılı Dane Mısır Üretim (Ton)

2012 Yılında Verim (Kg/Dekar)

2012 Yılında Üretimde Payı (Yüzde)

1

Adana

792.289

682.462

861

14,84

2

Şanlıurfa

843.420

608.991

722

13,24

3

Mardin

573.155

435.588

765

9,47

4

Sakarya

404.670

327.552

809

7,12

5

Osmaniye

387.694

322.153

831

7,00

6

Konya

382.539

312.059

816

6,78

7

Manisa

261.273

230.822

883

5,02

8

Mersin

175.556

148.472

846

3,23

9

Aydın

147.232

146.455

995

3,18

10

Hatay

170.786

136.984

802

2,98

11

İzmir

139.525

135.572

972

2,95

12

Kahramanmaraş

153.014

114.524

748

2,49

13

Diyarbakır

133.451

113.098

847

2,46

14

Karaman

132.153

112.624

852

2,45

15

Bursa

122.836

104.859

854

2,28

16

Samsun

186.683

94.076

504

2,05

17

Denizli

74.747

61.739

826

1,34

18

Antalya

60.493

41.511

686

0,90

19

Gaziantep

52.136

40.646

780

0,88

20

Kırklareli

39.029

31.388

804

0,68

21

Düzce

44.613

27.827

624

0,60

22

Kocaeli

47.317

25.688

543

0,56

23

Iğdır

31.478

24.670

784

0,54

24

Amasya

29.615

23.474

793

0,51

25

Batman

29.310

22.189

757

0,48

26

Balıkesir

31.246

21.925

702

0,48

27

Trabzon

114.153

21.693

190

0,47

28

Çanakkale

30.450

20.929

687

0,45

29

Adıyaman

28.044

20.423

728

0,44

30

Bartın

105.502

20.124

191

0,44

31

Tokat

34.001

19.981

588

0,43

32

Sinop

58.195

17.126

294

0,37

33

Muğla

27.413

16.674

608

0,36

34

Ordu

92.284

15.097

164

0,33

35

Zonguldak

84.871

14.383

169

0,31

36

Edirne

18.388

12.752

693

0,28

37

Siirt

14.100

12.098

858

0,26

38

Aksaray

13.971

9.506

680

0,21

39

Şırnak

25.100

8.767

349

0,19

40

Eskişehir

9.258

6.837

738

0,15

41

Giresun

36.627

5.655

154

0,12

42

Artvin

15.129

4.266

282

0,09

43

Kilis

6.406

3.351

523

0,07

44

Kayseri

4.058

3.046

751

0,07

45

Kütahya

11.930

2.380

199

0,05

46

Ankara

3.971

2.217

558

0,05

47

Kastamonu

9.717

2.131

219

0,05

48

Kırıkkale

2.173

1.749

805

0,04

49

Burdur

2.421

1.167

482

0,03

50

Uşak

5.247

1.077

205

0,02

51

Tekirdağ

1.775

897

505

0,02

52

Rize

4.316

849

197

0,02

53

Elazığ

1.729

831

481

0,02

54

İstanbul

1.075

716

666

0,02

55

Çorum

1.204

700

581

0,02

56

Afyon

1.518

571

376

0,01

57

Erzurum

2.003

512

256

0,01

58

Malatya

1.564

510

326

0,01

59

Kırşehir

910

508

558

0,01

60

Karabük

2.343

486

207

0,01

61

Gümüşhane

2.035

463

228

0,01

62

Bingöl

1.001

453

453

0,01

63

Muş

1.100

419

381

0,01

64

Bitlis

758

397

524

0,01

65

Niğde

540

383

709

0,01

66

Isparta

1.388

237

171

0,01

67

Bilecik

288

99

344

0,00

68

Bolu

340

64

188

0,00

69

Hakkari

154

37

240

0,00

70

Yozgat

141

37

262

0,00

71

Nevşehir

120

35

292

0,00

72

Ardahan

90

9

100

0,00

73

Yalova

18

8

444

0,00

74

Bayburt

15

2

133

0,00

 

Toplam

6.226.094

4.600.000

739

100,00

 

2012 yılında iller itibarıyla ekilen alan, silajlık mısır üretimi, dekar başına verim ve üretimdeki payı şöyle:

 

 

İller

2012 Yılında Ekilen Alan (Dekar)

2012 Yılı Silajlık Mısır Üretimi (Ton)

2012 Yılında Verim (Kg/Dekar)

2012 Yılında Üretimdeki Payı (Yüzde)

1

İzmir

374.094

1.875.790

5.014

12,54

2

Konya

211.334

1.125.751

5.327

7,53

3

Balıkesir

217.925

944.277

4.333

6,31

4

Bursa

182.771

893.440

4.888

5,97

5

Aydın

180.017

880.531

4.891

5,89

6

Sakarya

148.670

671.544

4.563

4,49

7

Çanakkale

126.374

665.448

5.266

4,45

8

Samsun

163.305

550.808

3.521

3,68

9

Denizli

122.940

519.044

4.222

3,47

10

Kayseri

83.185

430.293

5.173

2,88

11

Manisa

86.410

390.695

4.536

2,61

12

Kırklareli

83.711

332.961

3.978

2,23

13

Edirne

75.193

329.854

4.387

2,21

14

Muğla

72.340

297.501

4.113

1,99

15

Bartın

78.754

289.200

3.675

1,93

16

Burdur

60.267

245.710

4.077

1,64

17

Tekirdağ

71.515

239.280

3.346

1,60

18

Adana

54.261

231.598

4.268

1,55

19

Afyon

46.781

224.490

4.799

1,50

20

Kahramanmaraş

42.420

187.820

4.428

1,26

21

Tokat

40.315

180.844

4.508

1,21

22

Gaziantep

39.400

172.100

4.368

1,15

23

Aksaray

44.940

171.785

3.823

1,15

24

Antalya

45.734

169.800

3.713

1,14

25

Amasya

31.745

164.751

5.190

1,10

26

Iğdır

32.885

163.425

4.970

1,09

27

Karaman

33.783

156.619

4.636

1,05

28

Ankara

32.275

149.460

4.631

1,00

29

Eskişehir

28.945

142.609

4.927

0,95

30

Niğde

26.200

130.537

4.982

0,87

31

Kocaeli

47.964

130.201

2.715

0,87

32

Düzce

28.495

129.375

4.540

0,87

33

Şanlıurfa

40.734

121.879

2.992

0,81

34

Bolu

26.540

116.410

4.387

0,78

35

Kastamonu

24.064

108.822

4.551

0,73

36

Mersin

21.800

99.468

4.563

0,67

37

Kütahya

20.670

92.910

4.495

0,62

38

Hatay

18.810

87.272

4.640

0,58

39

Erzincan

16.360

79.719

4.873

0,53

40

Osmaniye

25.915

75.298

2.906

0,50

41

Diyarbakır

25.177

74.196

2.947

0,50

42

İstanbul

20.422

62.755

3.073

0,42

43

Çorum

12.350

62.231

5.039

0,42

44

Uşak

14.425

54.565

3.783

0,36

45

Muş

13.000

54.320

4.178

0,36

46

Nevşehir

11.665

51.493

4.414

0,34

47

Erzurum

14.865

50.939

3.648

0,34

48

Malatya

8.821

49.392

5.615

0,33

49

Sivas

9.940

47.495

4.778

0,32

50

Elazığ

13.440

46.461

3.457

0,31

51

Sinop

10.300

46.100

4.476

0,31

52

Bilecik

9.592

41.628

4.340

0,28

53

Yozgat

8.869

39.455

4.449

0,26

54

Bayburt

10.350

39.302

3.797

0,26

55

Isparta

7.704

34.538

4.545

0,23

56

Gümüşhane

8.868

34.393

3.878

0,23

57

Bitlis

7.635

30.863

4.042

0,21

58

Kırşehir

4.880

27.680

5.684

0,19

59

Adıyaman

12.215

26.833

2.218

0,18

60

Zonguldak

6.405

15.508

2.460

0,10

61

Siirt

4.011

14.724

3.671

0,10

62

Batman

3.200

14.425

4.508

0,10

63

Ordu

5.830

13.390

2.309

0,09

64

Trabzon

2.849

10.766

3.779

0,07

65

Kırıkkale

1.693

7.654

4.521

0,05

66

Mardin

1.015

6.090

6.000

0,04

67

Yalova

2.009

6.020

2.997

0,04

68

Çankırı

1.827

6.016

3.293

0,04

69

Ağrı

1.220

4.730

3.877

0,03

70

Bingöl

1.310

4.645

3.546

0,03

71

Kilis

3.481

2.542

730

0,02

72

Karabük

599

1.803

3.010

0,01

73

Giresun

359

1.283

3.574

0,01

74

Van

650

1.233

2.144

0,01

75

Hakkari

475

1.130

2.379

0,01

76

Kars

300

540

1.800

0,00

 

Toplam

3.371.592

14.956.457

4.450

100,00

2012 yılında iller itibarıyla ekilen alan, hasıl mısır üretimi, dekar başına verim ve üretimdeki payı şöyle:

 

 

İller

2012 Yılında Ekilen Alan (Dekar)

2012 Yılı Hasıl Mısır Üretimi (Ton)

2012 Yılı Verimi (Kg/Dekar)

2012 Yılında Üretimde Payı (Yüzde)

1

Zonguldak

45.747

47.044

1.038

15,58

2

Isparta

11.155

44.798

4.054

14,83

3

Antalya

9.403

24.983

2.676

8,27

4

Aydın

15.036

22.684

1.521

7,51

5

Balıkesir

10.065

20.449

2.051

6,77

6

Sakarya

8.028

20.150

2.534

6,67

7

Muğla

13.081

19.533

1.499

6,47

8

İzmir

5.511

15.507

2.829

5,13

9

Hatay

5.156

12.816

2.509

4,24

10

Bursa

5.027

11.987

2.400

3,97

11

Manisa

5.305

10.155

1.930

3,36

12

Uşak

8.605

9.675

1.135

3,20

13

Malatya

2.369

9.257

3.911

3,07

14

Sinop

5.620

7.858

1.408

2,60

15

Burdur

2.336

6.524

2.825

2,16

16

Denizli

3.234

4.571

1.425

1,51

17

Artvin

6.291

3.349

537

1,11

18

Bilecik

1.082

2.496

2.333

0,83

19

Kütahya

1.207

2.352

1.965

0,78

20

Çorum

783

2.052

2.634

0,68

21

Ankara

253

829

3.303

0,27

22

Trabzon

1.003

711

715

0,24

23

Tekirdağ

453

654

1.450

0,22

24

Samsun

391

495

1.272

0,16

25

Kocaeli

1.278

421

333

0,14

26

Düzce

36

108

3.000

0,04

27

Tunceli

181

105

587

0,03

28

Bolu

28

99

3.536

0,03

29

Edirne

181

75

419

0,02

30

Mersin

219

69

317

0,02

31

Eskişehir

12

60

5.000

0,02

32

Çankırı

48

48

1.000

0,02

33

Osmaniye

133

44

333

0,01

34

Tokat

12

36

3.000

0,01

35

Ordu

21

20

1.000

0,01

 

Toplam

169.290

302.014

1.799

100,00

 Kaynak: TÜİK

2012 yılında en fazla mısır üreten 25 ülkenin dane üretimi şöyle:

 

 

Formun Üstü

Ülkeler

2012 Yılı Dane Mısır Üretimi (Ton)

1

ABD

273.832.130

2

Çin

208.130.000

3

Brezilya

71.296.478

4

Arjantin

25.700.000

5

Meksika

22.069.254

6

Hindistan

21.060.000

7

Ukrayna

20.961.300

8

Endonezya

19.377.030

9

Fransa

15.614.100

10

Güney Afrika Cum.

12.500.000

11

Kanada

11.703.100

12

Nijerya

9.410.000

13

Rusya

8.212.924

14

İtalya

8.194.600

15

Filipinler

7.406.830

16

Mısır

7.000.000

17

Etiyopya

6.069.413

18

Romanya

5.953.352

19

Tanzanya

5.104.248

20

Almanya

4.991.000

21

Tayland

4.813.000

22

Vietnam

4.803.196

23

Macaristan

4.741.500

24

Türkiye

4.600.000

25

İspanya

4.234.600

 

Dünya Toplamı

875.098.630

Patateste fiyat istikrarsızlığı üreticiyi de tüketiciyi de mağdur ediyor


-Patateste fiyat istikrarsızlığı üreticiyi de tüketiciyi de mağdur ediyor
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Örgütlenme eksikliğinden kaynaklanan plansızlık ve
pazarlama sorunu, patateste üretimin 4 milyon ton ile 4,8 milyon ton arasında oynamasına neden oluyor”
-“Bu durum üretici fiyatlarının 23 kuruşa kadar inmesine, 90 kuruşa kadar da çıkmasına yol açıyor”
-“Biz fiyat istikrarı, emeğimizin karşılığını, tüketicinin de makul bir fiyatla ürün almasını istiyoruz”
-“Üretimde meydana gelen dalgalanma ve pazarlama sorunları üreticiden tüketiciye tüm tarafları derinden etkiliyor”
-“İçinde bulunduğumuz dönemde her ne kadar üretici fiyatları artsa da, ekimden vazgeçen üretici yine mağdur durumda”

Ankara – 21.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, örgütlenme eksikliğinden kaynaklanan plansızlık ve pazarlama sorununun patateste üretiminin 4 milyon ton ile 4,8 milyon ton arasında oynamasına neden olduğunu bildirdi.
Bayraktar, “Bu durum üretici fiyatlarının 23 kuruşa kadar inmesine, 90 kuruşa kadar da çıkmasına yol açıyor. Patateste fiyat istikrarsızlığı üreticiyi de tüketiciyi de mağdur ediyor” dedi.
Plansızlık ve pazarlama sorunu nedeniyle üreticinin önünü göremediğini, ne üretmesi, ne kadar üretmesi gerektiğini bilemediğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Üretici fazla ekim yapıp fazla ürettiğinde fiyatlar dibe vuruyor. Ürün tarlada kalıyor. Bir yıl sonra ekim alanını kısıp, başka bir ürüne yöneldiğinde bu kez fiyatlar artıyor. Bir türlü üretici istikrarlı bir fiyata ulaşamıyor. Bunun en iyi örneklerden biri de patates. 2012 yılında üretici 1 milyon 720 bin 847 dekar alanda patates ekti ve 4 milyon 795 bin 122 ton patates üretti. Ürettiği ürünü pazarlayamadı. İhracat olanağı bulamadı. Satılamayan patatesler tarlada veya depoda kaldı. Sonuçta 2012 yılının Mart ayında kilogramı 40 kuruş olan fiyatlar, Haziran ayında 30, Ağustos ayında 28, Eylül ayında 24, Ekim ayından itibaren de 23 kuruşa kadar indi ve bu fiyat 2013 yılı Mart ayına kadar devam etti. Masraflarını bile çıkaramayan üretici patates ekimini azaltınca 2013 yılında üretim, 2012 yılına göre yüzde 16,6 azalmayla 3 milyon 998 bin tonla 4 milyon tonun altına indi. Böyle olunca bu yılın Mart ayında kilogramı 23 kuruş olan üretici fiyatı, Nisan ayında 27, Mayıs ayında 56, Haziran ayında 83 kuruşa çıktı. Yeni ürünle Temmuz ve Ağustos aylarında 71 kuruş olan fiyat, Eylül ayında 73, Ekim ayında 79, en son Kasım ayında da 90 kuruşa yükseldi. Fiyat yükseldi ama üreticinin elinde yeterince ürün olmadığı ve geçen yılın zararı üzerinde olduğu için çiftçimiz yine yeterince kazanamadı.”

-“Çiftçi fiyat istikrarı ve emeğinin karşılığını almak istiyor”-

Çiftçiler olarak fiyat istikrarı, emeklerinin karşılığını almak istediklerini vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
“Tüketicinin de makul bir fiyatla ürün almasını istiyoruz. Netice olarak tüketici de pahalı yiyor. Bu yılın Ocak-Mart döneminde kilogramı 1 lira 8 kuruş olan patates market fiyatı, Nisan ayında 1 lira 25 kuruşa, Mayıs ayında 1 lira 52 kuruşa, Haziran ayında 1 lira 99 kuruşa çıktı. Temmuz ayında 1 lira 90, Ağustos ayında 1 lira 74, Eylül ayında 1 lira 72 kuruş olan fiyat, Ekim ayında 1 lira 92, Kasım ayında 2 lira 8 kuruş oldu.”
Patatesin, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından da taşıdığı ekonomik önem, besin değeri, dünyadaki açlığın ve kırsal yoksulluğun azaltılmasına sağladığı katkı dolayısıyla, “Gizli Hazine” olarak tanımlandığını belirten Bayraktar, “dünya nüfusunun giderek arttığı dikkate alındığında, doğal kaynakların korunarak, bugünkü ve gelecek kuşakların gıda güvencesinin sağlanmasında patates önemli bir ürün olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

-Nevşehir ve Niğde’de patates geçen yıl 15 kuruşa kadar indi-

Geçen iki sezonda patates üreticilerinin ciddi pazarlama sorunları yaşadığını, sektörün tıkanma noktasına geldiğine dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:
“2011 yılında patates stoklarının bitmesi gereken Mayıs ayında depolarda hala patates varken, yazlık çeşitlerin de hasadı başlamıştı. Hem yeni hem de eski ürünün aynı anda piyasada olması üretici açısından piyasayı olumsuz etkileyerek yazlık olarak adlandırılan erkenci çeşitlerin de fiyatının düşmesine yol açmıştı. Piyasada yaşanan bu tıkanıklık, 2012 üretim ve pazarlama sezonuna da yansıdı. Nitekim, yoğun olarak hasadın yapıldığı Eylül-Ekim aylarında üreticimiz kilogramını 30-35 kuruşa mal ettiği patatesi, 23-24 kuruşa satmak zorunda kaldı. Hatta üretimin yoğun olduğu Nevşehir ve Niğde illerimizde üreticilerimiz, patateste 15 kuruşa dahi alıcı bulmakta zorlandı.
Bütün bu şartlara komşu ülkelerde yaşanan siyasi karışıklar ve ekonomik sıkıntıların yanı sıra, patates siğili hastalığı nedeniyle ihracatta istenen analizlerin masraflı olması da eklenince ihracatımızda da sıkıntılar oldu.
Bu durumda ürettiği üründen yeterli gelir elde edemeyen üreticilerimiz borçlarını ödeyemedi. Elektrik borçlarının yapılandırılmasına yönelik girişimler olumlu karşılanmakla birlikte, üreticilerimizin tamamı yapılandırmadan faydalanamadı. Bugün, Niğde ve Nevşehir gibi derin kuyulardan elektrik ile sulama yapan üreticilerimiz haciz kıskacında.”

-Pazarlama sorununda üretici, arz daralmasında tüketici mağdur-

Üretimde meydana gelen dalgalanma ve pazarlama sorunlarının üreticiden tüketiciye tüm tarafları derinden etkilediğini, pazarlama sorunlarının yaşandığı dönemde düşük fiyat nedeniyle üreticinin, arzın daraldığı dönemde ise yüksek fiyat nedeniyle tüketicinin mağdur olduğunu belirten Bayraktar, “İçinde bulunduğumuz dönemde her ne kadar üretici fiyatları artsa da, ekimden vazgeçen üretici yine mağdur durumda” dedi.
Bayraktar, üreticinin ve tüketicinin mağdur olmasının engellenmesi bakımından üretimde istikrarın sağlanarak üretimin sürdürülebilir kılınması, ayrıca haciz işlemleri durdurularak elektrik borçlarının faizsiz ertelenmesi, özel şirketlere olan elektrik borçlarının yapılandırılması gerektiğini bildirdi.

Patates fiyatları: (TL/Kg)

 

Yıllar

2012

2013

Aylar

Üretici

Market

Üretici

Market

Kasım

0,23

0,97

0,90

2,08

Ekim

0,23

0,97

0,79

1,92

Eylül

0,24

0,99

0,73

1,72

Ağustos

0,28

1,05

0,71

1,74

Temmuz

0,30

1,00

0,71

1,90

Haziran

0,30

0,97

0,83

1,99

Mayıs

0,40

1,25

0,56

1,52

Nisan

0,33

1,21

0,27

1,25

Mart

0,40

1,28

0,23

1,08

Şubat

0,23

1,08

Ocak

0,35

1,21

0,23

1,08

Kaynak: TZOB

Ülkemizde yıllara göre patates ekiliş, üretim ve verimleri:

 

Yıllar

 

Ekilen Alan (Dekar)

Üretim (Ton)

Verim (Kg/Dekar)

2005

1.528.000

4.060.000

2.657

2006

1.579.084

4.366.180

2.765

2007

1.525.975

4.227.726

2.771

2008

1.478.883

4.196.522

2.838

2009

1.428.738

4.397.711

3.078

2010

1.388.660

4.513.155

3.250

2011

1.429.849

4.613.071

3.260

2012

1.720.847

4.795.122

2.786

2013

3.998.000

Kaynak: TÜİK

 

21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü…


-21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Dünyadaki kooperatiflerin yaklaşık yüzde 10-11’i Türkiye’de olmasına karşın kooperatifler fonksiyonel olamadı”
-“84 bin 232 kooperatife rağmen özellikle tarımda kooperatifler planlama ve pazarlama problemini çözemedi”
-“Tarımsal üretimde arz-talep dengesizliğini, pazarlama sorunlarını çözecek planlı üretim, kooperatif ve üretici birliklerinin güçlenmesiyle sağlanabilir”

Ankara – 20.12.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyadaki kooperatiflerin yaklaşık yüzde 10-11’i Türkiye’de olmasına karşın kooperatifler fonksiyonel olamadığını bildirerek, “84 bin 232 kooperatife rağmen özellikle tarımda kooperatifler planlama ve pazarlama problemini çözemedi” dedi.
Bayraktar, 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “birlikten kuvvet doğar” sözünün kooperatifçiliği en iyi şekilde ortaya koyduğunu, Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünyada 800 binden fazla kooperatif ve 1 milyardan fazla kooperatif ortağı olduğunu belirtti.
Kooperatiflerin 100 milyondan fazla insana iş imkanı sağladığını vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Kooperatifçilikte ABD, Fransa, İngiltere, İtalya ve Japonya gibi ülkeler öne çıkmaktadır. İngiltere kooperatifçiliğin beşiğidir. ABD ve Almanya’da toplam nüfusun dörtte biri, Norveç ve Kanada’da üç kişiden biri, Japonya’da her 3 aileden biri kooperatif üyesidir. Finlandiya nüfusunun yüzde 75’i kooperatiflere üyedir. Bu ülkelerde kooperatiflerin iş hacimlerine bakıldığında ilk sıralarda tarımsal kooperatiflerin yer aldığı görülmektedir. Almanya, Fransa ve Hollanda’da kooperatif bankaları ülkenin en büyük 5 bankası arasında yer almaktadır.”
-“Tarımda çok sayıda kooperatife rağmen, Türk çiftçisi planlama ve
pazarlama sorunu çekiyor”-
Ülkemizde 150 yıllık geçmişi olan kooperatiflerin, temelini “imece” ruhundan aldığını, 8 milyondan fazla insanın gönüllü olarak katıldığı ekonomik girişim modeli olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Ülkemizde 30 ayrı türde faaliyet gösteren, 84 bin 232 kooperatif var. Dünya nüfusunun yüzde 1,1’i Türkiye’de. Buna karşın kooperatiflerin yaklaşık yüzde 10-11’i ülkemizde. Yine de kooperatifçilikte işlevsellik sağlanamadı. Tarımda çok sayıda kooperatife rağmen, Türk çiftçisi planlama ve pazarlama sorunu çekiyor.
Son yıllarda eğitim seviyesinin yükselmesi ve ortakların bilinçlenmesine paralel olarak ülke kooperatifçiliğinde önemli gelişmeler yaşandığını memnuniyetle görüyoruz. 2012-2016 dönemini kapsayan Kooperatifçilik Strateji Belgesi ve Eylem Planı ülkemiz kooperatifçiliği için çok önemli bir adımdır.”
-“Kooperatifler kriz dönemlerinde güçlü kalır”-
Bu yılki Dünya Kooperatifçilik Günü’nün ana temasının Birleşmiş Milletlerce “Kooperatif Girişimler Kriz Dönemlerinde Güçlü Kalır” olarak belirlendiğini hatırlatan Bayraktar, kriz dönemlerinde sermaye şirketlerine kıyasla kooperatiflerin daha az etkilendiğini, güçlü kaldığını bildirdi. Uluslararası Kooperatifler Birliği ile Avrupa Kooperatif ve Sosyal Girişimler Araştırma Enstitüsü’nün işbirliği ile hazırlanan rapora göre, dünyanın en başarılı 300 kooperatifinin 2010 yılı toplam cirolarının 1,9 trilyon dolar bulduğunu bildiren Bayraktar, kooperatiflerin ekonomik yapılanmanın anahtarı olarak kabul edildiğine dikkati çekti.
Bayraktar, “Tarımsal üretimde arz-talep dengesizliği, pazarlama sorunları ancak planlı üretimle çözülür. Planlı üretim ise kooperatif ve üretici birliklerinin güçlenmesiyle sağlanabilir. Kooperatifler yasal boşluk ve karmaşıklıklardan kurtarılmalı, devletin kooperatiflere müdahaleci rolü azaltılarak kooperatifleşme teşvik edilmeli, kooperatifler mali yönden güçlendirilmeli ve desteklenmelidir” dedi.