Kurban ve Cumhuriyet Bayramları…


-Kurban ve Cumhuriyet Bayramları…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Birlik ve beraberliğimizin simgesi bayram günleri,
dayanışmamızın da doruğa ulaştığı günler olsun”
-“Vatandaşlarımız endişe etmesin, kurbanlıkta sıkıntı yok”
-“Kurbanlık kesimi mutlaka tecrübeli kişilerce yapılmalı”
-“Etler henüz kesim sıcaklığında iken poşetlerde
buzdolabına veya hava alamayacak durumda büyük
parçalar halinde üst üste konulmamalıdır”
-“29 Ekim 1923’te yoktan var edilen Cumhuriyet,
bin bir güçlük ve yokluğa rağmen olağanüstü bir
şekilde güçlendi ve bugüne gelindi”
Ankara – 24.10.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bu yıl iki bayramın bir arada kutlandığını, bayramların aynı zamanda birlik ve beraberliğin simgesi olduğunu belirterek, “Bayram günleri, maddi ve manevi dayanışmamızın; sevginin, saygının, hoşgörünün ve barışın da doruğa ulaştığı günler olsun” dileğinde bulundu.
Bayraktar, Kurban ve Cumhuriyet Bayramları dolayısıyla yayımladığı mesajda, bu bayramlara da, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyadan kaynaklanan sorunlar ve terör nedeniyle buruk girildiğini belirtti. Bayramların aynı zamanda “hatırlama” ve “hatırlanma” günleri olduğunun altını çizen Bayraktar, “Bayramda, terörle mücadelede bu ülke için canlarını veren aziz şehitlerimiz de hatırlanmalı, bir kez daha yâd edilmeli; şehitlerimizin yakınlarının acısı yapılacak ziyaretlerle paylaşılmalıdır. Bu, hem dini hem de insani bir görev olarak addedilmelidir” dedi.
-Kurbanlıkta sıkıntı yok-
TZOB’un iller bazlı yaptığı araştırmalara göre, bu yıl kurbanlık fiyatlarının genel olarak geçen bayrama yakın ya da daha düşük seyrettiği bilgisini veren Bayraktar, “Bilindiği üzere bu yıl kurbanlık ithal edilmemiştir. Ancak, üreticilerimiz ellerinde yeterince hayvan olduğunu belirtmişlerdir. Henüz kurbanlık almamış vatandaşlarımız, ‘hayvan bulamayacağız’ diye endişe etmesin, kurbanlıkta sıkıntı yoktur” değerlendirmesini yaptı.
Bayraktar, kesim işleminin mutlaka tecrübeli kişilerce yapılması gerektiğini de vurgulayarak, bu yolla, hem kesim hatalarının hem hayvanların strese sokulması sonucu et kalitesinin düşmesi gibi olumsuzlukların hem de acemi kasapların kendilerine ve yardımcılarına vereceği zararın önlenebileceğini bildirdi.
-Çevre tedbirleri alınmalı-
Hayvan kesimi yapılan alanlarda oluşacak atıkların yol açacağı çevre kirliliğine yönelik tedbirlerin mutlaka sıkı şekilde alınması gerektiğini de kaydeden Bayraktar, halk sağlığına yönelik olası risklerin ancak böylelikle bertaraf edilebileceğini anımsattı.
Bayraktar, kurban etlerinin muhafazası konusunda da uyarılarda bulunarak, “Etler, parçalar halinde temiz kaplara konulmalı ve önce güneş görmeyen serin bir yerde hava alması sağlanarak kesim sıcaklığının oda ısısına düşmesi beklenmeli, 5-6 saat sonra da buzdolabına kaldırılmalıdır. Etler henüz kesim sıcaklığında iken buzdolabına poşetler içinde veya hava alamayacak bir durumda büyük parçalar halinde üst üste konulmamalıdır” dedi.
Bayraktar, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayarak, bayramın milletimize, İslam alemine ve bütün insanlığa huzur, barış ve mutluluk getirmesi dileğinde bulundu.
-Yoktan var edilen Cumhuriyet-
Kurban Bayramı’nın hemen sonrasında Cumhuriyetin 89. yıldönümünün kutlanacağını da anımsatan TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 29 Ekim 1923’te yoktan var edilen Cumhuriyetin, bin bir güçlük ve yokluğa rağmen olağanüstü bir şekilde güçlendiğini ve bugüne gelindiğini kaydetti.
Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet için “muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak” hedefini koyduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Cumhuriyetimizin bu yıl kuruluşunun 89. yılını kutluyoruz. Ülkemiz, eğer bugün dünyanın büyük ülkelerinden biriyse bunda Cumhuriyetimizin inkar edilemez katkısı vardır. Muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefinde sonuna kadar kararlıyız. Türk çiftçisi, Türk köylüsü olarak Cumhuriyetimizin bu hedefini gerçekleştirmek için bütün gücümüzle gayret ediyoruz. Nitekim, bu yıl tarım sektörü 20 milyar dolarlık ihracata ulaşacak. 2011 yılında 62,7 milyar dolarlık tarımsal hasılaya ulaşılmış durumda. Sektör mevsimine göre 5,4 ile 6,7 milyon arasında istihdam sağlıyor. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında, 50 milyar dolar ihracata, 150 milyar dolar hasıla ulaşmayı, 85 milyon olacak nüfusu, 50 milyon turisti beslemeyi ve çevre ülkelerin gıda açığını kapatmayı hedefliyoruz. Bunu da azimli bir çalışmayla gerçekleştireceğiz.”

Dünyada gıda riski artıyor


-Dünyada gıda riski artıyor

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“1999-2001 ortalamasına göre 2009 yılında 181 ülkeden

82’sinin tarım üretim artışı nüfus artışlarının altında kaldı,

4 ülkeninki değişmedi”

-“Bu dönemde nüfus artışının üzerinde tarım üretimini

artıran 95 ülke içinde Türkiye’de var”

-“82 ülke nüfus artışları kadar tarım üretimlerini

artıramıyorlarsa bu büyük bir sorun demektir”

-“Uluslararası dünya hemen buna önlem almalı insanların

gıda güvenliği ve güvencesine sahip olması sağlanmalıdır”

-“Özellikle Türkiye’nin yakın çevresinde kişi başına tarım

üretim endeksinde önemli oranda gerileme görüldü”

-“Kişi başına tarım üretim endeksi, bu dönemde, Birleşik

Arap Emirlikleri’nde yüzde 68, Katar’da yüzde 66,

Gürcistan’da yüzde 29, Irak’ta yüzde 26, Filistin’de yüzde 25,

Kıbrıs Rum kesiminde yüzde 24, Yunanistan’da yüzde 23,

Bulgaristan’da yüzde 17, Umman ve Kuveyt’te yüzde 14, 

Libya’da yüzde 9, Suriye’de yüzde 7, Sudan’da yüzde 2  

geriledi”

-“Bu ülkelerin gıda açığını ancak Türkiye kapatır”

            Ankara – 30.10.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyada gıda riskinin arttığını, çoğu ülkenin tarımdaki üretim artışlarının nüfus artışlarını bile karşılayamadığını bildirerek, “1999-2001 ortalamasına göre 2009 yılında 181 ülkeden 82’sinin tarım üretim artışı nüfus artışlarının altında kaldı, 4 ülkeninki değişmedi” dedi.

            Bayraktar, yaptığı açıklamada, 1999-2001 ortalamasına göre, 2009 yılına kadar en fazla kişi başına tarım üretim endeksini artıran ülkelerin Ermenistan, Belarus, Kamboçya, Angola, Myanmar, Litvanya, Sierra Leone, Letonya, Cezayir ve Uruguay olduğunu, bu ülkelerin kişi başına tarım üretim endekslerinin yüzde 40 ile yüzde 89 arasında arttığını belirtti. Bunun bu ülkelerin gıda açısından yeterli olduğu anlamına gelmediğini, sadece tarımdaki üretim artışlarının nüfus artışlarının çok üzerinde olması nedeniyle meydana geldiğini bildiren Bayraktar, tarımda yeterli üretim yapan hatta çok büyük üretim fazlası olan ABD’de kişi başına tarım üretim endeksinin bu dönemde yüzde 4 arttığını vurguladı.

Bu dönemde nüfus artışlarının üzerinde tarım üretimini artıran 95 ülke bulunduğunu, bunların içinde Türkiye’de olduğunu belirten Bayraktar, “1999-2001 ortalaması ile 2009 arasında 181 ülkeden 95’i tarım üretimlerini, nüfus artışlarından fazla artırmışlar. Tarım üretimini 4 ülke nüfus artışı kadar artırmış. Fakat, 82 ülke, nüfus artışları kadar tarım üretimlerini artıramamışlar. 82 ülke nüfus artışları kadar tarım üretimlerini artıramıyorlarsa bu büyük bir sorun demektir” dedi.

            Uluslararası dünyanın hemen buna önlem alması, insanların gıda güvenliği ve güvencesine sahip olmasının sağlanması gerektiğine dikkat çeken Bayraktar, dünyada büyük bir gıda dengesizliği bulunduğunu ifade etti.

            -Önemli üreticilerde kişi başına tarım üretim endeksinde değişim-

            Botsvana, Gine-Bissau, Panama ve Surinam’da kişi başına tarım üretim endeksinde bu dönemde değişme olmadığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:

            “Bu dönemde önemli üreticiler içinde kişi başına tarım üretim endeksi Rusya’da yüzde 36, Brezilya’da yüzde 33, Ukrayna’da yüzde 32, Endonezya’da yüzde 31, Çin’de yüzde 27, İran’da yüzde 11, Kanada’da yüzde 9, Hindistan ve Meksika’da yüzde 6, ABD’de yüzde 4, Türkiye ve Almanya’da yüzde 3 arttı. Buna karşın Arjantin’de yüzde 2, Japonya’da yüzde 5, Fransa ve İngiltere’de yüzde 6,  Belçika’da yüzde 7, İtalya ve Hollanda’da yüzde 9, İspanya’da yüzde 13, Avustralya’da yüzde 19 geriledi.”

            -8 kişiden 1’inin tok olmadığı bir dünya vicdandan nasibini almamıştır-

Ülkelerin kişi başına tarım üretim endeksinde gerilemenin, bu ülkelerin gıda tüketimlerinin azaldığı anlamına gelmediğini belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

“Çünkü, bazı ülkelerin kişi başına gıda üretimleri azaldı ama gıda ithalatı arttı. Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt gibi bazı ülkelerin nüfusları çok fazla arttı. Bu artış nedeniyle kişi başına tarım üretimlerinde gerileme oldu. Bir takım ülkelerin tarım şirketleri, gelişmekte olan ülkelerden toprak kiralayarak veya satın alarak, tarım üretimlerinin bir bölümünü bu ülkelere kaydırmaya başladılar. Bazı ülkeler, yeterli katma değer görmedikleri sebze üretimi gibi tarım ürünlerinin üretiminden vazgeçtiler. Bu alandaki üretim Çin ve Hindistan gibi üretim maliyetlerinin düşük olduğu ülkelere kaydı. Fakat yine de bazı ülkelerin kişi başına tarım üretimde büyük gerilemeler oldu. Bu durum, toplam küresel üretimi de etkilediği için gıdaya erişimi özellikle yoksul ülkelerde zorlaştırıyor. Çünkü bu ülkeler, artan gıda fiyatlarını karşılayacak gelirden yoksunlar. Kişi başına tarım üretimleri de bazılarında son derece yetersiz ve istikrarsız. Büyük iklimsel olaylarda açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar. Çünkü yeterli gıda ithalatı yapamıyorlar. Bu ülkelerde siyasi istikrar da olmadığı için, başka ülkelerin yaptığı gıda yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaşamıyor. Nitekim 868 milyon insan açlıkla karşı karşıya. 7 milyar nüfuslu bir dünyada 868 milyon insanın açlıkla karşı karşıya olması kabul edilemez bir durumdur. 8 kişiden 1’inin tok olmadığı bir dünya vicdandan nasibini almamış bir dünyadır. Bu durumdan hepimiz sorumluyuz. Dünyayı yönetenler, çekişmeleri, güç kavgalarını, savaşları bir tarafa bırakmalı, bütün enerjilerini açıkla savaşa vermelidir.”

-Türkiye’nin yakın çevresi-

Özellikle Türkiye’nin yakın çevresinde kişi başına tarım üretim endeksinde önemli oranda gerileme görüldüğünü bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bu ülkelerde üretim düşüşü var. Bazılarında nüfustaki büyük artış nedeniyle kişi başına tarım üretim endeksinde büyük gerileme görülüyor. Kişi başına tarım üretim endeksi, bu dönemde, Birleşik Arap Emirlikleri’nde yüzde 68, Katar’da yüzde 66, Gürcistan’da yüzde 29, Irak’ta yüzde 26, Filistin’de yüzde 25, Kıbrıs Rum kesiminde yüzde 24, Yunanistan’da yüzde 23, Bulgaristan’da yüzde 17, Umman ve Kuveyt’te yüzde 14,  Libya’da yüzde 9, Suriye’de yüzde 7, Sudan’da yüzde 2 geriledi. Bu ülkelerin gıda açığını ancak Türkiye kapatır. Türkiye, bu potansiyele sahiptir.”

Tarımdaki büyüme yine ortalamanın üzerinde


-Tarımdaki büyüme yine ortalamanın üzerinde
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Tarım, orman ve balıkçılık ilk 6 ayda yüzde 4,2 ile
yine yüzde 3,1 olan ortalamanın üzerinde büyüdü”
-“Tarım, hem ilk üç ayda, hem ikinci üç ayda imalat
sanayi, ticaret, inşaat, madencilik ve taşocakçılığını
büyümede geride bıraktı”
-“İlk 6 ayda tarım, orman ve balıkçılıktaki yüzde 4,2’lik
büyümeye karşın, imalat sanayi yüzde 3,1, ticaret
yüzde 0,9, inşaat yüzde 1,5, madencilik ve taşocakçılığı
yüzde 1,4 gelişme gösterebildi”
-“Tarım, avcılık ve ormancılıkta daha önce yüzde 4,5,
balıkçılıkta yüzde 4,8 olarak açıklanan 1. çeyrek büyüme
rakamları, diğer milli gelir rakamlarıyla birlikte revize
edildi ve tarım, avcılık ve ormancılıktaki büyüme
rakamını yüzde 5,4’e yükseltilirken, balıkçılıktaki
yüzde 3,8’e çekildi”
-“İkinci çeyrekte tarımdaki büyüme yüzde 3,5 iken,
ortalama büyüme yüzde 2,9’da kaldı”
-“Sanayiden, kış aylarında yaklaşık 750 bin, yaz aylarında
2 milyonun üzerinde, 5,4 ile 6,7 milyon arasında istihdama
ulaşan, bu yıl ihracatta 20 milyar doları yakalayacağı
tahmin edilen tarım, ülkemize hem üretimde, hem de
ihracatta, hem de istihdamda çok önemli destek
sağlamaktadır”

Ankara – 10.09.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım, avcılık ve ormancılık ve balıkçılıktaki hasılanın ülke ortalamasının üzerinde büyümeye devam ettiğini bildirerek, “Tarım, orman ve balıkçılık ilk 6 ayda yüzde 4,2 ile yine yüzde 3,1 olan ortalamanın üzerinde büyüdü” dedi.
Bayraktar, tarım, hem ilk üç ayda, hem ikinci üç ayda imalat sanayi, ticaret, inşaat, madencilik ve taşocakçılığını büyümede geride bıraktığını, ilk 6 ayda tarım, orman ve balıkçılıktaki yüzde 4,2’lik büyümeye karşın, imalat sanayi yüzde 3,1, ticaret yüzde 0,9, inşaat yüzde 1,5, madencilik ve taşocakçılığında yüzde 1,4 gelişme meydana geldiğini belirtti.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye’de sağladığı istihdam, yaptığı ihracat ve ulaştığı hasıla düzeyiyle ekonominin ana motorlarından olan tarımın, dünyadaki durgunluğa karşın büyümeye devam ettiğini bildirdi.
Şemsi Bayraktar, Türkiye İstatistik Kurumu’nun ilk üç ay (Ocak-Şubat-Mart 2012) için tarım, avcılık ve ormancılıkta daha önce yüzde 4,5, balıkçılıkta yüzde 4,8 olarak açıkladığı büyüme rakamlarını, diğer milli gelir rakamlarıyla birlikte revize ettiğini tarım, avcılık ve ormancılıktaki büyüme rakamını yüzde 5,4’e yükselttiğini, balıkçılıktaki büyüme rakamını ise yüzde 3,8’e çektiğini belirtti.
Bu yılın ikinci üç ayında (Nisan-Mayıs-Haziran 2012) tarım, avcılık ve ormancılıkta yüzde 3,5, balıkçılıkta yüzde 4,8 büyüme gerçekleştiğinin açıklandığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“İkinci çeyrekte tarımdaki büyüme yüzde 3,5 iken, ortalama büyüme yüzde 2,9’da kaldı. Bu yılın ilk üç ayında gayri safi yurtiçi hasılada (GSYH) yüzde 3,3 olan büyüme rakamı, ikinci üç ayında yüzde 2,9’a geriledi. İlk altı aylık büyüme ise yüzde 3,1 olarak açıklandı. Tarım, avcılık ve ormancılık ile balıkçılık, hem ilk üç ayda hem de ikinci üç ay ve 6 aylık ortalamada GSYH’daki büyümenin üzerinde büyüdü. GSYH’daki ilk altı aylık büyüme yüzde 3,1 iken, tarım, avcılık ve ormancılık ile balıkçılıkta bu rakam yüzde 4,2’yi buluyor. Buna karşın, diğer ana sektörler olan imalat sanayi yüzde 3,1, toptan ve perakende ticaret yüzde 0,9, inşaat yüzde 1,5, madencilik ve taşocakçılığı yüzde 1,4 gelişme gösterebildi. Yine oteller ve lokantalar yüzde 3,3, mali aracı kuruluşların faaliyetleri yüzde 4, konut sahipliği yüzde 1,7, kamu yönetimi ve savunma, zorunlu sosyal güvenlik yüzde 3,7, diğer sosyal, toplumsal ve kişisel hizmet faaliyetleri yüzde 0,9, vergi, sübvansiyon yüzde 1,9 büyümeyle tarım, avcılık ve ormancılığın ve balıkçılığın arkasında kaldı.”
Bayraktar, tarımın üzerinde büyümenin yüzde 7,1 ile elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımında, yüzde 7 ile gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetlerinde, yüzde 4,5 ile ulaştırma, depolama ve haberleşmede, yüzde 4,5 ile eğitimde, yüzde 4,5 ile sağlık işleri ve sosyal hizmetlerde, yüzde 6,1 ile eviçi personel çalıştıran hanehalklarında, yüzde 4,6 ile dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetlerinde meydana geldiğini bildirdi.
Şemsi Bayraktar, rakamlara bakıldığında, tarımın ana sektörlerden daha fazla büyüdüğünün görüleceğini, bunun da tarımın ekonomiye olumlu desteğinin devam ettiğini göstergesi olduğunu vurguladı.
-İlk 6 ayda tarım ve balıkçılıkta 36,8 milyar liralık hasıla-
Revize sonrası ilk üç ay için yurtiçi hasılanın cari fiyatlarla 327 milyar 995 milyon 443 bin lira, ikinci üç ay için 349 milyar 630 milyon 197 bin lira olduğunu belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“İlk altı aylık GSYH 677 milyar 625 milyon 640 bin lirayı buldu. Tarım, avcılık ve ormancılıkta 1. çeyrekte 13 milyar 232 milyon 775 bin lira, ikinci çeyrekte 22 milyar 315 milyon 299 bin lira, balıkçılıkta ilk 3 ayda 784 milyon 274 bin lira, ikinci 3 ayda 489 milyon 291 bin lira, 6 aylık dönemde ise tarım, avcılık ve ormancılıkta 35 milyar 548 milyon 73 bin lira, balıkçılıkta 1 milyar 273 milyon 565 bin liralık hasılaya ulaşıldı. Tarım, avcılık ve ormancılık ile balıkçılıkta ilk 6 aylık toplam hasılanın 36 milyar 821 milyon 638 bin lira oldu. Bu açıdan, tarım, avcılık ve ormancılık ile balıkçılık, imalat sanayi, ulaştırma, depolama ve haberleşme, toptan ve perakende ticaret, vergi-sübvansiyon ve konut sahipliğinin ardından geliyor.”
-İkinci çeyrekte süt ve yaş meyve sebze üretiminde artış-
Tarımdaki hasılanın ilk çeyrekte 14,02 milyar lira iken, ikinci çeyrekte 22,8 milyar liraya çıkmasının ve geçen yıla göre reel artışın devam etmesinin, özellikle ikinci çeyrekte, süt üretimindeki ve ilkbaharda yağışların yeterli olması nedeniyle Nisan-Mayıs-Haziran döneminde yaş meyve sebze üretimindeki artıştan kaynaklandığını söyledi.
Bayraktar, GSYH’deki yüzde 3,1 büyümeye karşın, tarımdaki büyümenin yüzde 4,2 olmasının, tarımın ekonomiye olumlu desteğinin devam ettiğini gösterdiğini bildirerek, “Sanayiden, kış aylarında yaklaşık 750 bin, yaz aylarında 2 milyonun üzerinde, 5,4 ile 6,7 milyon arasında istihdama ulaşan, bu yıl ihracatta 20 milyar doları yakalayacağı tahmin edilen tarım, dünyanın ekonomik kriz yaşadığı bir ortamda ülkemize hem üretimde, hem de ihracatta, hem de istihdamda çok önemli destek sağlamaktadır” dedi.

TZOB ağaçlandırma seferberliği başlatacak


-TZOB ağaçlandırma seferberliği başlatacak

-Genel Başkan Bayraktar, Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu’yu ziyaret etti

-Bayraktar: “750 Ziraat Odamız ve 5,5 milyon çiftçimizle tüm Türkiye’yi ağaçlandırmayı hedefliyoruz”

Ankara – 08.05.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’yu ziyaret etti. Bayraktar, görüşmede, “TZOB olarak, 750 Ziraat Odamız ve 5,5 milyon çiftçimizle tüm Türkiye’yi ağaçlandırmayı hedefliyoruz” dedi.

Şemsi Bayraktar, ziyarette, Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu’nun tarıma gösterdiği ilgiden memnuniyetini dile getirerek, “Tarım hiçbir şekilde ihmal edilmemelidir. Dünyada, enerji sektöründen sonra, gıda sektörü çok büyük önem kazanan ikinci sektör haline geldi. Türk tarımı ülkemizin geleceği olacaktır. Bu yüzden desteklenmeli ve ihmal edilmemelidir” diye konuştu.

Bakan Eroğlu’yu TZOB’un düzenlediği 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü etkinliğine de davet eden Bayraktar, “Teşrifleriniz bizi mutlu edecektir” dedi.

TZOB olarak, 750 Ziraat Odasına üye 5,5 milyon çiftçiyle Türkiye genelinde ağaçlandırma seferberliği başlatmayı hedeflediklerini bildiren Genel Başkan Bayraktar, “ağaçlandırma projesini orman ve su işleri bakanlığımızla birlikte yürütmek istiyor hazırlanan protokolü de 14 Mayıs Dünya Çiftçi Günün de imzalamak istiyoruz. Ayrıca, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızla ortak yaptığımız eğitim çalışmalarının benzerini, özellikle sulama konusunda Orman ve Su İşleri Bakanlığımızla yürütebiliriz” diye konuştu.

Bakan Eroğlu da 2015 yılına kadar GAP, KOP ve benzeri sulama projelerini en hızlı şekilde tamamlayıp 8,5 milyon hektar sulanabilir araziye ulaşmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda 1000 günde 1000 gölet projesi ile modern sulama yöntemlerine sahip tarım arazileri yaratacağız. Bu yıl ki hedefimiz 400 göleti bitirebilmek. Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile bu projeyi gerçekleştirmek önemli ancak daha farklı projeler yapmaya da hazırız’’ dedi.

Bakan Eroğlu Türkiye Ziraat Odalarının Birliği’nin Türk çiftçisine en iyi şekilde hizmet ettiğini ve yapılacak tüm çalışmalarda ziraat odalarının yanında olduklarını kaydetti. Eroğlu konuşmasında” Tüm odalar, Türkiye Ziraat Odaları gibi olsa ellerinde dosyalarla yeni projeler getiriyorlar, eleştiri değil çözüm ve ülkeye hizmet gayret ediyorlar Sayın Bayraktar’ın çalışmalarını takdirle izliyorum” dedi.

Ramazan’da fiyat değişimleri


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Ramazan’da bazı ürünlerde fiyat artışları görülse de, artış oranları çok yüksek düzeyde değil. Kiraz, limon gibi ürünlerde görülen artışlar mevsimsel özelliklerden kaynaklanmaktadır”
-“Birliğimiz tarafından yapılan uyarılar etkili olmuş, fiyatlardaki suni artış önlenmiştir”
-“Ramazan’ın ilk 12 gününü de kapsayan 13-31 Temmuz tarihleri arasında market fiyatlarında, 12 üründe fiyat değişimi olmazken, 11 üründe azalma, 17 üründe fiyat artışı, üretici fiyatlarında, 19 üründe fiyatlar bir ay önceki fiyatlara göre değişmezken, 6 üründe azalma, 11 üründe ise fiyat artışları oldu”
-“13-31 Temmuz döneminde, market fiyatlarında, en fazla fiyat artışı yüzde 32,05 ile kirazda meydana geldi. Kirazı yüzde 17,50 ile salatalık, yüzde 16,27 ile kavun izledi. En fazla fiyat düşüşü yüzde 20,56 ile en fazla elmada oldu. Fiyat düşüşünde elmayı yüzde 13,33 ile patlıcan, yüzde 7,45 ile armut, yüzde 4,88 ile kabak, yüzde 4,87 ile kuru üzüm izledi”
-“13-31 Temmuz döneminde, üretici fiyatlarında, en fazla fiyat artışı yüzde 18,88 ile salatalık fiyatlarında oldu. Bu dönemde en fazla fiyat düşüşü yüzde 15,15 ile Antep fıstığı, yüzde 12,06 ile elma, yüzde 11,53 ile patlıcanda görüldü”
-“Temmuz ayında market fiyatlarında 6 üründe fiyat değişimi olmazken, 11 üründe azalma, 23 üründe ise fiyat artışı meydana geldi. Geçen ay üretici fiyatlarında 18 üründe fiyatlar değişmezken, 8 üründe azalma, 10 üründe ise artış oldu”
-“7 aylık dönemde TÜFE’de fiyat düşüşü olan tek ana harcama grubu gıda ve alkolsüz içecekler grubudur”
Ankara – 03.08.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan’ın ilk 12 gününü de kapsayan 13-31 Temmuz tarihleri arasında bazı ürünlerde fiyat artışları görülse de, artış oranları çok yüksek düzeyde olmadığını, kiraz, limon gibi ürünlerde görülen artışların mevsimsel özelliklerden kaynaklandığını bildirerek, “Birliğimiz tarafından yapılan uyarılar etkili olmuş, fiyatlardaki suni artış önlenmiştir” dedi.
Bayraktar, 13-31 Temmuz tarihlerinde, market fiyatlarında, 12 üründe fiyat değişimi olmazken, 11 üründe azalma, 17 üründe fiyat artışı, üretici fiyatlarında, 19 üründe fiyatlar bir ay önceki fiyatlara göre değişmezken, 6 üründe azalma, 11 üründe ise fiyat artışları olduğunu bildirdi.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, TZOB olarak, üreticiden tüketiciye, halkın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimlerini takip etmeye ve kamuoyunu doğru bilgilendirme amacıyla açıklamalar yapmaya devam ettiklerini vurguladı.
Ramazan öncesinde fiyat değerlendirmelerini düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaştığını bildiren Bayraktar, “(Ramazan’da fırsatçılık yapılmasın) dedik. Buna izin verilmemeli dedik. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak fiyatları yakından takip etmeye ve halkımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz dedik. Gördüğümüz kadarıyla fiyatlarda fahiş değişmeler olmadı” diye konuştu.
-Ürünler ve fiyat değişimleri-
Ramazan ayının 12 gününü de kapsayan 13-31 Temmuz 2012 tarihleri arasındaki market fiyatlarına baktıklarında, 12 üründe fiyat değişimi olmazken, 11 üründe azalma, 17 üründe ise fiyat artışı görüldüğünü belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Kuzu eti, domates, marul, yeşil soğan, pirinç, kuru kayısı, yumurta, süt, zeytinyağı, mısırözü yağı, ayçiçeği yağı ve toz şeker fiyatlarında değişim görülmedi. En fazla fiyat artışı yüzde 32,05 ile kirazda meydana geldi. Kirazı yüzde 17,50 ile salatalık, yüzde 16,27 ile kavun, yüzde 15,41 ile maydanoz, yüzde 14,60 ile kuru soğan, yüzde 11,51 ile havuç, yüzde 11,30 ile patates, yüzde 10,12 ile karpuz, yüzde 9,46 ile limon, yüzde 4,35 ile erik, yüzde 2,49 ile tavuk eti, yüzde 1,73 ile kuru fasulye, yüzde 1,16 ile nohut, yüzde 0,50 ile dana eti, yüzde 0,47 ile yeşil mercimek, yüzde 0,42 ile zeytin, yüzde 0,21 ile incir izledi. En fazla fiyat düşüşü yüzde 20,56 ile en fazla elmada meydana geldi. Fiyat düşüşünde elmayı yüzde 13,33 ile patlıcan, yüzde 7,45 ile armut, yüzde 4,88 ile kabak, yüzde 4,87 ile kuru üzüm, yüzde 3,80 ile sivri biber, yüzde 3,16 ile Antep fıstığı, yüzde 1,52 ile iç fındık, yüzde 0,75 ile yeşil fasulye, yüzde 0,50 ile şeftali, yüzde 0,47 ile kırmızı mercimek izledi.
Üretici fiyatlarına baktığımızda, 19 üründe fiyatlar bir ay önceki fiyatlara göre değişmezken, 6 üründe azalma, 11 üründe ise fiyat artışları oldu. Kavun, yeşil fasulye, kabak, havuç, marul, yeşil soğan, patates, karpuz, kuru fasulye, kırmızı mercimek, pirinç, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru incir, fındık, yumurta, süt, zeytin ve zeytinyağı fiyatlarında değişim meydana gelmedi. En fazla fiyat artışı yüzde 18,88 ile salatalık fiyatlarında oldu. Salatalığı yüzde 18,42 ile maydanoz, yüzde 13,75 ile kiraz, yüzde 10,17 ile yeşil mercimek, yüzde 10 ile limon, yüzde 8,77 ile sivri biber, yüzde 8,18 ile domates, yüzde 7,14 ile kuru soğan, yüzde 6,44 ile erik, yüzde 1,55 ile dana eti, yüzde 0,62 ile kuzu eti izledi. Bu dönemde fiyat düşüşü yüzde 15,15 ile Antep fıstığı, yüzde 12,06 ile elma, yüzde 11,53 ile patlıcanda, yüzde 8,70 ile nohut, yüzde 6,84 ile şeftali, yüzde 6,67 ile armutta görüldü.”
-Fiyat değişimlerinin nedenleri-
Bayraktar, salatalık, sivri biber, domates gibi ürünlerin üretici fiyatlarında görülen fiyat artışında sera üretiminin bitmesi arzın tarla ürünlerinden karşılanmaya başlaması etkili olduğunu bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Kirazda yaşanan fiyat artışında ise fazla yağışlar nedeniyle piyasaya sunulan ürün miktarındaki azalma etki yaptı. Limonda ise arzda yaşanan daralma etkili oldu. Antep fıstığında ise rekoltenin yüksek olacağı beklentisi fiyat düşüşüne sebebiyet verdi.
Elmada yazlık çeşitlerin piyasaya sürülmesinin ile birlikte fiyat düşüşleri meydana geldi. Şeftalide ise hasat dönemi olmasına bağlı olarak piyasaya sunulan ürün miktarındaki artış fiyat düşüşlerinde etkili oldu. Nohutta ise yeni başlayan hasat fiyatı düşürdü.”
Bayraktar, konuyu genel olarak değerlendirdiğinde bazı ürünlerde fiyat artışları görülse de, artış oranları çok yüksek düzeyde olmadığına dikkat çekti. Şemsi Bayraktar, “Kiraz, limon gibi ürünlerde görülen artışlar mevsimsel özelliklerden kaynaklanmaktadır. Birliğimiz tarafından yapılan uyarılar etkili olmuş, fiyatlardaki suni artış önlenmiştir” dedi.
-Temmuz ayındaki fiyat değişimleri-
Temmuz ayında market fiyatlarında 6 üründe fiyat değişimi olmazken, 11 üründe azalma, 23 üründe ise fiyat artışı meydana geldiğini bildirerek, “Market fiyatlarında geçen ay marul, yeşil soğan, yumurta, süt, mısırözü yağı ve toz şeker fiyatlarında değişim görülmezken en fazla fiyat artışı yüzde 29,42 ile sivri biberde, en fazla fiyat düşüşü yüzde 26,71 ile elmada yaşandı” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, Temmuz ayında üretici fiyatlarında ise 18 üründe fiyatlar değişmezken, 8 üründe azalma, 10 üründe ise artış olduğunu bildirdi. Temmuz ayında üretici fiyatlarında kuru soğan, domates, yeşil fasulye, kabak, havuç, marul, patates, karpuz, kuru fasulye, kırmızı mercimek, pirinç, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru incir, yumurta, süt, zeytin ve zeytinyağı fiyatlarında değişim görülmediğini belirten Bayraktar, en fazla fiyat artışının yüzde 23,33 ile salatalık, en fazla fiyat düşüşü yüzde 33,87 ile elmada meydana geldiğini vurguladı.
Şemsi Bayraktar, şunları kaydetti:
“Temmuz ayında market fiyatlarında sivri biber yüzde 29,42, kiraz yüzde 18,62, salatalık yüzde 17,50, limon yüzde 14,46, kabak yüzde 14,40, kuru soğan yüzde 12,80, maydanozda yüzde 9,63, erik yüzde 9,05, karpuz yüzde 6,95, kavun yüzde 6,50, patlıcan yüzde 6,24, tavuk eti yüzde 4,25, yeşil fasulye yüzde 3,18, ayçiçeği yağı yüzde 3,08, patates yüzde 2,81, zeytin yüzde 2,54, nohut yüzde 2,01, kuru fasulye yüzde 1,73, kuzu eti yüzde 0,74, dana eti yüzde 0,60, pirinç yüzde 0,48, yeşil mercimek yüzde 0,47, kuru incir yüzde 0,45 arttı. Bu dönemde fiyatlar elmada yüzde 26,71, şeftalide yüzde 5,77, havuçta yüzde 5,21, kuru üzümde yüzde 4,87, zeytinyağında yüzde 3,40, Antep fıstığında yüzde 3,16, iç fındıkta yüzde 3, armut yüzde 2,55, domates yüzde 1,99, kuru kayısı yüzde 1,64, kırmızı mercimek yüzde 1,61 geriledi.
Yine Temmuz ayında üretici fiyatlarında salatalık yüzde 23,33, yeşil soğan yüzde 20,55, maydanoz yüzde 18,42, sivri biber yüzde 14,81, limon yüzde 14,40, yeşil mercimek yüzde 10,17, kiraz yüzde 7,08, erik yüzde 6,44, dana eti yüzde 1,55, kuzu eti yüzde 0,62 arttı. Bu dönemde fiyatlar elmada yüzde 33,87, kavunda yüzde 20, şeftali yüzde 18,33, iç fındık yüzde 13,33, Antep fıstığı yüzde 9,68, nohut yüzde 8,70, armut yüzde 6,67, patlıcan yüzde 6,06 düştü.”
-Üretici-market fiyat farkı-
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Temmuz ayındaki, üretici ve market fiyatları arasındaki fark incelendiğinde, üretici ve market arasındaki fiyat farkının son aylarda hep olduğu gibi, en fazla yüzde 508 ile maydanozda görüldüğünü bildirdi. Bu farkın sivri biberde yüzde 312,73, karpuzda yüzde 290 olduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Üretici–market fiyat farkı, zeytinde yüzde 284,22, kabakta yüzde 272,89, kırmızı mercimekte yüzde 256,11, yeşil mercimekte yüzde 248,56, salatalıkta yüzde 247,75, patateste yüzde 232,41, pirinçte yüzde 230,63, marulda yüzde 229,55, kuru fasulyede yüzde 227,22, yeşil fasulyede yüzde 223,26, limonda yüzde 219,97, nohutta yüzde 204,10, şeftalide yüzde 193,06, sütte yüzde 192,01, havuçta yüzde 190,28, patlıcanda yüzde 189,94, elmada yüzde 183,71, domateste yüzde 182,13, kuru soğanda yüzde 179,84, kirazda yüzde 173,15, kavunda yüzde 168,47, armutta yüzde 168, zeytinyağında yüzde 164,20 iç fındıkta yüzde 148,46, kuru kayısıda yüzde 139,60, erikte yüzde 134,78, kuru üzümde yüzde 127,83, yeşil soğanda yüzde 115,41, yumurta yüzde 108,14, kuru incirde yüzde 108, dana kuşbaşında yüzde 77,20, Antep fıstığında yüzde 76,61, kuzu etinde yüzde 64,74 düzeyinde oldu.”
-Temmuz enflasyon rakamları-
Bayraktar, Temmuz ayında üretici fiyatlarında tarımda yüzde 0,27, tüketici fiyatlarında gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,36 artış olduğunu bildirdi.
Şemsi Bayraktar, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre, gıda ve alkolsüz içeceklerde Temmuz ayında tüketici fiyatlarının, bir önceki aya göre, yüzde 0,36 arttığını, genel TÜFE’de yüzde 0,23 gerileme görüldüğünü belirtti. Buna karşın Ocak-Temmuz döneminde genel TÜFE’de yüzde 1,71’lik artışa karşın gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yüzde 2,78 düşüş meydana geldiğini bildiren Bayraktar, “7 aylık dönemde fiyat düşüşü olan tek ana harcama grubu gıda ve alkolsüz içecekler grubudur. 12 aylık dönemde genel TÜFE yüzde 9,07 artarken, gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yüzde 9,06, 12 aylık ortalamalara göre genel TÜFE yüzde 9,11 artarken, gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yüzde 7,95 artış oldu. Gıda ve alkolsüz içecekler ana harcama grubundaki artış genel enflasyonun altında kaldı” dedi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, üretici fiyatları endeksine (ÜFE) bakıldığında da genel enflasyonun, Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 0,31 gerilediğini, üretici fiyatlarının tarımda yüzde 0,27 çıkmasının balıkçılıkta yaşanan yüzde 9,23 artıştan kaynaklandığını bildirdi. Bayraktar, temmuz ayında tarım ve avcılıkta yüzde 0,03 gerileme görüldüğünü, ormancılık ve tomrukçulukta yüzde 1,22 artış yaşandığını belirterek, “zaten 12 aylık ortalamalara göre, genel ÜFE yüzde 9,88 artmışken, tarımın genelinde enflasyon yüzde 4,58, tarım ve avcılıkta yüzde 3,33 enflasyon yaşandığını görüyoruz” dedi.

Son bir yıllık kırmızı et üretimi


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“2012 yılının Eylül sonu itibarıyla son bir yıllık
dönemde kırmızı et üretimi 824 bin 800 tona
yükseldi”
-“Kırmızı et üretimi hala kişi başına 11 kilogram
dolaylarında seyrediyor. Bu rakamın en az 2-3
katına çıkarılması gerekiyor”
-“Et üretiminin ve dolayısıyla tüketiminin artırılması
için hayvancılığın desteklenmesi, süt ve et fiyatlarının
istikrarı için müdahale kurumunun kurulması bir
zorunluluk”

Ankara – 14.11.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2012 yılı Eylül sonu itibarıyla son bir yıllık dönemde kırmızı et üretiminin 824 bin 800 tona yükseldiğini bildirerek, “kırmızı et üretimi hala kişi başına 11 kilogram dolaylarında seyrediyor. Bu rakamın en az 2-3 katına çıkarılması gerekiyor” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2010 yılında 780 bin 718, 2011 yılında 776 bin 915 ton kırmızı et üretildiğini, bu yılın Ocak-Eylül döneminde ise üretimin 550 bin 590 tona yükseldiğini, geçen yılın son çeyreğindeki 274 bin 210 tonluk üretiminin dahil edilmesiyle 2012 Eylül sonu itibarıyla son bir yıllık üretimin 824 bin 800 tona çıktığını belirtti.
Bu yılın ilk çeyreğinde kırmızı et üretiminin yüzde 8,6 ile 171 bin 465 tona, ikinci çeyreğinde yüzde 6,7 artışla 183 bin 17 tona, üçüncü çeyreğinde ise yüzde 13,2 artışla 196 bin 108 tona yükseldiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Kurban Bayramı geçen yılın son çeyreğine denk gelmişti. Bundan dolayı üretim 274 bin 210 tona olmuştu. Bu yıl da Kurban Bayramı 25 Ekim’de başladı. Bu nedenle son çeyrek rakamları yine geçen yılki 274 bin 210 tonluk rakam düzeylerinde olacağını tahmin ediyoruz. Bundan dolayı yılsonu itibarıyla kırmızı ette bir üretim rekoru kırılması çok yüksek bir ihtimal.
Ama hala kırmızı et üretim rakamlarımız gelişmiş ülkelere göre oldukça geride. Kırmızı et üretimi hala kişi başına 11 kilogram dolaylarında seyrediyor. Bu rakamın en az 2-3 katına çıkarılması gerekiyor ki gelişmiş ülkelere yaklaşalım. Tabii kırmızı et tüketim açığı ithalatla karşılanmamalı. 2008 süt krizi sonrası yaşanan et krizi sonucu ülkemiz 2,7 milyar doları aşkın ithalat yapmak zorunda kaldı. Türkiye, hem cari açık verirken hem de bu kadar bir dövizi canlı hayvan ve et ithalatı için yurtdışına ödememelidir.”
-“Et üretimini artırmak için acilen önlem alınmalı”-
Et üretiminin ve dolayısıyla tüketiminin artırılması için hayvancılığın desteklenmesi, süt ve et fiyatlarının istikrarı için müdahale kurumunun kurulmasının bir zorunluluk olduğunu bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Gelir seviyesinin yükselmesiyle kırmızı et tüketimi artıkça Türkiye kırmızı et için çok daha fazla ithalat yapmak zorunda kalabilir. Buna acilen önlem alınması bir zorunluluktur. Öncelikle ithalat kararından vazgeçilmeli, iç üretim desteklenmeli, maliyeti düşürücü (yem, canlı hayvan ve benzeri) tedbirler hayata geçirilmeli, ıslah çalışmalarına devam edilmelidir. Üreticimizin süt üretiminden para kazanabilmesi için de, 1 kilogram süt sattığında, en az 1,5 kilogram yem alabilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin hayvancılıkta kendi kendine yetebilecek potansiyeli vardır. Hatta kanatlı ve küçükbaş hayvancılıkta büyük ihracat potansiyeli de bulunmaktadır.”
-Müdahale Kurumu-
Et ve Balık Kurumu (EBK) Genel Müdürü Bekir Ulubaş’ın, EBK’nın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla yapılacak düzenlemeyle birkaç ay içinde Et ve Süt Kurumu’na dönüştürüleceğini, buna yönelik Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na (EKK) sunum yaptıklarını kamuoyuna duyurduğunu belirten Bayraktar, EBK’nın Bakanlar Kurulu Kararı ve Yüksek Planlama Kurulu onayıyla ana statüsünün birkaç ay içinde değiştirileceğinin, böylece süte ve ete müdahale edecek Et ve Süt Kurumu’na dönüşeceğinin vurgulandığını ifade etti.
Bayraktar, “Sürekli gündemde tuttuğumuz ve girişimlerimizi sürdürdüğümüz bu konuda, adım atıldığını görmemiz bizim için sevindirici gelişmedir. Hayvancılıkta müdahale kurumu, sütte ve dolayısıyla ette bir kriz yaşanmaması için kilit önemdedir. Bu kurum hem sütte hem de ette fiyat istikrarını sağlayacaktır. Bu durum, sektörde yatırımları artıracak, uzun dönemde etkinliği ve verimliliği sağlayacaktır” dedi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Ordu İli Tanıtım Günleri Fuarı’na katıldı


TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Ordu İli Tanıtım Günleri Fuarı’na katıldı

Bayraktar: “Tanıtım fuarlarına ziraat odalarının katılımından büyük mutluluk duyuyorum. Akkuş Ziraat Odası diğer odalara örnek teşkil etti”
Ankara – 27.04.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ordu İli Tanıtım Günleri Fuarı’na katıldı.
26-29 Nisan 2012 tarihleri arasında Ankara Atatürk Kültür Merkezinde ikincisi düzenlenen fuarı ziyaret eden Bayraktar, tanıtım fuarlarına ziraat odalarının katılımından büyük mutluluk duyduğunu, Akkuş Ziraat Odası’nın da diğer odalara örnek teşkil ettiğini söyledi. Ziraat odalarının böyle tanıtım faaliyetlerine katılmalarını arzu ettiklerini bildiren Bayraktar, fuarların ilçelerin tarımsal ürünlerinin, kültürlerinin tanıtılması ve dünyaya duyurulması için büyük önem arz ettiğini kaydetti.
Fuarda Akkuş Ziraat Odası Başkanı Ahmet Kaya Yönetim Kurulu Başkan Yrd. Adem Duman, Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mersin Demirci, Genel Sekreter V. Ahmet Cürebal, Operatör Özgür Kaya, Ziraat mühendisleri Ayhan Demirdağ, İlhan Elma ve Ziraat Teknikeri Eray Türe hazır bulundular.
Ordu ilinin tarihi ve doğal güzelliklerini, yaylalarını, kültürel ve turistik değerlerinin sergilendiği fuarda, Akkuş ilçesinin doğal güzellikleri, ilçeye has ürünler de tanıtıldı.
Akkuş Ziraat Odası’nın standını, MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, Ordu Valisi Orhan Düzgün, AK Parti Ordu Milletvekilleri Mustafa Hamarat, Fatih Han Ünal, İhsan Şener, AK Parti Ordu eski Milletvekili Eyüp Fatsa, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ordu ili oda başkanları, Ordu İli belediye başkanları ziyaret ettiler.

Toplanan inek sütü miktarı 5,5 milyon tonu aştı


-Toplanan inek sütü miktarı 5,5 milyon tonu aştı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Bu hızla giderse, yılsonu itibarıyla sanayiye aktarılan
süt miktarı 8 milyon tonu geçecek”
-“Sanayiye aktarılmayan miktarla birlikte süt üretimi 2011
yılında 13,8 milyon tonu inek sütü olmak üzere ilk kez
15 milyon tonu aşmıştı”
-“Yakın zamanda 25 milyon tonluk üretimi konuşur hale
geleceğiz. Bu kadar süt nasıl tüketilecek? Sütte arz
fazlalığı sorunu sadece okul sütü programıyla aşılamaz.
Hayvancılıkta müdahale kurumu kurulmasını gerekir”
-“Okul sütü uygulamasını sonuna kadar destekliyoruz”
-“8 aylık dönemde toplanan inek sütündeki artış yüzde 13,9,
içme sütü üretimindeki artış yüzde 13,4, peynirdeki artış
yüzde 9,4, yoğurttaki artış yüzde 5,3, ayrandaki artış yüzde 12’yi
buldu”
Ankara – 11.10.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 8 ayda toplanan inek sütü miktarının 5,5 milyon tonu aştığını bildirerek, “bu hızla giderse, yılsonu itibarıyla sanayiye aktarılan inek sütü miktarı 8 milyon tonu geçecek” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2012 yılı Ağustos ayında sanayiye aktarılan süt miktarının, Temmuz 2012’ye göre 53 bin 801 ton azalarak 641 bin 280 tona indiğini ama 2011 yılı Ağustos ayına göre 75 bin 236 ton arttığını bildirdi. Ocak-Ağustos döneminde 2011 yılında 4 milyon 874 bin 970 ton olan toplanan inek sütü miktarının bu yıl 5 milyon 554 bin 968 bin tona çıktığını belirten Bayraktar, “8 aylık dönemde toplanan inek sütündeki artış yüzde 13,9, içme sütü üretimindeki artış yüzde 13,4, peynirdeki artış yüzde 9,4, yoğurttaki artış yüzde 5,3, ayrandaki artış yüzde 12’yi buldu. Tüm ürünlerde yüksek bir artış var” dedi.
Ağustos 2012 itibarıyla son 1 yıllık dönemde toplanan süt miktarının 7 milyon 753 bin 738 tona yükseldiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Son 12 aylık dönemde içme sütü üretimi 1 milyon 265 bin 937 ton, peynir üretimi 552 bin 662 ton, yoğurt üretimi 1 milyon 42 bin 575 ton, ayran üretimi 495 bin 50 ton. Tüm rakamlar, geçen yılın üretim rakamlarının üzerinde. Sanayiye aktarılmayan miktarla birlikte süt üretimi 2011 yılında 13,8 milyon tonu inek sütü olmak üzere ilk kez 15 milyon tonu aşmıştı.”
-“Üretim son sürat artıyor”-
Yakın zaman için 25 milyon ton süt üretiminin hedeflendiği Türkiye’de, böylesine düşük tüketim miktarları ile üretilen sütün nasıl tüketileceğinin merak konusu olduğunu ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti:
“Üretim son sürat artıyor. Yakın zamanda 25 milyon tonluk üretimi konuşur hale geleceğiz. Bu kadar süt nasıl tüketilecek. Hükümetimizin uygulamış olduğu her gün 7,2 milyon okul çağındaki çocuğa 200 mililitre uzun ömürlü süt dağıtımı birçok eleştirilere ve tartışmalara rağmen başarılı bir şekilde yürütüldü. TZOB olarak uygulama döneminde de belirttiğimiz üzere, bu programı çok önemsiyor ve atılan bu olumlu adımı sonuna kadar destekliyoruz.
Bu programın çocuklarımızın eğitime başladığı 2012-2013 eğitim ve öğretim döneminde de devam ettirileceğine yönelik Bakanlar Kurulu Kararı, 10 Ekim 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu karara göre, Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirleyeceği okullarda 2012-2013 eğitim öğretim yılının ikinci yarısında geçen yıldan farklı olarak bu sefer haftada 3 gün süreyle 200 mililitre uzun ömürlü içme sütü dağıtılacak. Bu kararı da sonuna kadar destekliyoruz. Okul sütü programları; sağlıklı nesillerin yetişmesi açısından sosyal, tüketim alışkanlıklarının artırılarak süt ve süt ürünlerine talep yaratılması ve süt sektöründe arz-talep dengesinin sağlanması açısından da ekonomik fayda sağlıyor. Hatta TZOB olarak bu programın başlatılmasının yanında, ayrıca bu programın peynir, yoğurt gibi süt ürünleri ile çeşitlendirilmesi ve mutlaka yasal bir zemine oturtulması gerektiğine inanıyoruz. Böylece, bu programların uygulandığı ülkelerdeki gibi sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi devlet garantisine alınmış olacaktır.”
-“Müdahale kurumu istikrar için şart”-
Bayraktar, sütte arz fazlalığı sorununun sadece okul sütü programıyla aşılamayacağını, hayvancılıkta müdahale kurumu kurulmasını gerektiğini, bunun istikrar için şart olduğunu söyledi.
Kamuoyuna çalışmaların başlatıldığı yönünde deklare edilen ve Et ve Balık Kurumu bünyesinde oluşturulması düşünülen bu kurumun, bir an önce faaliyete geçmesinin sütte yaşanacak sorunların önüne geçeceğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Uzun süredir önemsediğimiz, hayvancılığın gelişmesine ve sorunlarının çözümlenmesine önemli katkı sağlayacağına inandığımız ve yetkililere her platformda ilettiğimiz, hayvancılık sektöründe müdahale kurumlarının oluşturulmasıyla ilgili talebimizi dikkate alan çalışmanın, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in geçen yıl yaptığı, Avrupa Birliği ve gelişmiş birçok ülkede yıllardır uygulanan “hayvansal ürünlerle ilgili müdahale sistemlerini kuracağız” şeklindeki açıklamasıyla başlatılmış olmasını memnuniyetle karşılamıştık.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın olumlu karşıladığı Et ve Balık Kurumu’nun bünyesinde müdahale kurumu oluşturulmasına engel çıkarılmaması gerekir. Müdahale kurumu olmaması Hazine’ye daha fazla yük getireceği unutulmamalıdır.”