Bayraktar, Denizli Ziraat Odası’nın iftarında konuştu:


-Bayraktar, Denizli Ziraat Odası’nın iftarında konuştu:
-”Dünyada yaşanan küresel ısınmanın getirdiği kuraklık ve hızlı nüfus artışı gibi sebeplerden dolayı buğday
fiyatları arttı ve artmaya da devam edecek”
-“Türkiye’de pamuk üretmek istiyorsak üreticimize destek vermek zorundayız”
Denizli – 31.07.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyada yaşanan küresel ısınmanın getirdiği kuraklık ve hızlı nüfus artışı gibi sebeplerin buğday fiyatlarını artırdığını ve fiyatların artmaya devam edeceğini söyledi.
Şemsi Bayraktar ile TZOB Başkan Vekili Nuri Şeyda Sorman, Denizli Ziraat Odası’nın verdiği iftar yemeğine katıldı.
Bayraktar, iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, Uluslararası Hububat Konseyi’nin dünyadaki buğday fiyatlarının Temmuz ayında yüzde 16,2 arttığını açıklamasına ilişkin olarak, artık dünyadaki beslenme alışkanlıklarının değişmesine bağlı taleplerin de farklılaştığını ve fiyatların da düşmesinin mümkün olmadığını belirtti.
Temsil ettikleri tarım sektörünün, modası geçmeyen bir sektör olduğunu ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:
”Çünkü bu ülkede yaşayan insanların gıda güvencesini sağlıyoruz. Ancak ülkemizde tarım sektörünün son yıllarda önemi anlaşılmakla birlikte, uzun yıllar öneminin farkında olunmadığını da üzüntüyle izledik. Çünkü gıda sektörü, yokluğunda kıymeti bilinen bir sektördür. Türk çiftçisi milleti namerde muhtaç etmemiş. Türk çiftçisi sadece Türk milletini beslemekle kalmıyor, 30 milyon turisti doyuruyor, bunun ötesinde 18 milyar dolarlık ihracat yapıyor. Bu insanlar eleştirilecek değil, eli öpülecek insanlar. Tarım sektöründe yapısal sorunlar hep göz ardı edilmiş. Bugün geldiğimiz noktada bu yapısal sorunlar çözülmeye çalışılıyor ama maliyeti fevkalade büyük. Baba ölmüş, arazileri parçalamaya devam etmişiz. Miras hukukunu değiştirmemişiz. Arazi toplulaştırmasını başaramamışız.”
Bayraktar, Türkiye’nin şimdi basınçlı sulama sistemlerine geçtiğini, damlama, sulama sistemlerine destek verdiğini, bunu çok önemli bulduklarını söyledi.
Tarımda sulamanın çok önemli olduğunu vurgulayan Şemsi Bayraktar, sulama yatırımlarının, GAP, DAP ve KOP gibi projelerdeki barajların hızlı bir şekilde bitirilmesi gerektiğini söyledi.
-”Dünyada birçok ürünün fiyatı artacak”-
Gümrüklerin yavaş yavaş kaldırıldığı bir dünyada verimlilik, kalite ve standardın giderek önem kazandığına işaret eden Bayraktar, dünyadaki konjonktürel gelişmelere bakıldığında fiyatlarda müthiş bir değişim gördüklerini söyledi.
Bayraktar, şöyle dedi:
”Dünyada birçok ürünün fiyatı artacak. Bir yandan küresel ısınmanın getirdiği kuraklık, bir taraftan hızlı nüfus artışı, bir taraftan arabalarının depolarının bitkilerden elde edilen bir biyoyakıtla doldurulması. Bütün bunlar bir talep yaratıyor. Çin gibi ülkeler eskiden pirinç yiyordu, şimdi et yiyorlar. Bunlar da talep yaratıyor. Bütün bu gelişmeler karşısında dünyada gıda fiyatlarının düşmesi mümkün değil.”
Bayraktar, Türkiye’nin konjonktürü akılcı politikalarla şansa ve fırsata çevirmesi gerektiğini de ifade ederek, öncelikle sulama yatırımlarının bitirilmesi gerektiğini, bu anlamda Denizli’nin şanslı iller arasında yer aldığını kaydetti.
Küresel ısınmanın getirdiği kuraklığın ve gıdaya talebin artmasının fiyatları artırdığına işaret eden Bayraktar, ”Dünyada yaşanan küresel ısınmanın getirdiği kuraklık ve hızlı nüfus artışı gibi sebeplerden dolayı buğday fiyatları arttı ve artmaya da devam edecek” ifadelerini kullandı.
-“Pamuk üretimi için üreticilere daha çok destek verilmeli”-
Şemsi Bayraktar, pamuk üretimi için üreticilere daha çok destek verilmesi gerektiğini belirtti.
Bayraktar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Ege Bölgesi pamuğunun kalitesinin dünyaca bilindiğini ifade etti.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, ”Hem kalite hem verimlilik yönünden rekabet ettiğimiz ülkelerden aşağı bir tarafımız yok. Ancak rekabet ettiğimiz ülkeler hem verimliliği yakalıyorlar hem de mutlak üstünlük dediğimiz desteklemelerine devam ediyorlar. Bu yüzden rekabet edemiyoruz” dedi.
Pamuk alanlarının bu sene yüzde 25-30 azaldığını ifade eden Bayraktar, üreticilerin mısır gibi başka ürünleri tercih etmeye başladığını, gelecek yıl için bu konuda tedbir alınması gerektiğini söyledi.
Bayraktar, şöyle konuştu:
”Türkiye’de pamuk üretmek istiyorsak üreticimize destek vermek zorundayız. Ülkemizin dövizini yabancı çiftçileri finanse etmekte kullanamayız. Ziraat Odaları Birliği olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Afetlerden zarar gören üreticilerimiz de var. Onların durumunu takip ediyoruz. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’la görüştük. Kendilerine bir dosya sunduk. Doğal afetlerde zarar gören üreticilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne borçlarının faiz sübvansiyonu ile ertelenmesini talep ediyoruz.”
Gelecek yıl çiftçinin üretim yapabilmesi için yardıma ihtiyaç duyduğunu kaydeden Bayraktar, ”Aksi takdirde önümüzdeki yıl çiftçi ekim yapmaz. Ekerken de biçerken de yüzü gülen bir Türk çiftçisi tabii ki hedefimiz. 50 milyon turisti doyuran, 100 milyon Türkiye’yi doyuran, 50 milyar dolar ihracat yapan bir tarım sektörü hedefimiz. Kamu kurum ve kuruluşları ile tüm paydaşlarla ortak akılla bu hedefe doğru yürümeye devam ediyoruz” diye konuştu.

SGK borç yapılandırılmasından yararlanmada bugün son gün


-SGK borç yapılandırılmasından yararlanmada bugün son gün
-SGK Yönetim Kurulu Üyesi, TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“6111 sayılı kanunun bazı kamu alacaklarına getirdiği
yeniden yapılandırma uygulamasında, taksitlerini eksik
ödeyenler veya hiç ödemeyenler, bugün mesai bitimine kadar
başvurmaları ve 31 Ekim 2012’ye kadar borçlarını ödemeleri
halinde kanundan yeniden yararlanacaklar”
-“Bu kapsamdaki SGK borçlularının yarın mesai saati bitimine
kadar Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine veya Sosyal Güvenlik
merkezine dilekçeyle müracaat etmeleri gerekiyor”

Ankara – 30.09.2012 – Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, SGK borç yapılandırılmasından yararlanma başvurusunda bugünün son gün olduğunu bildirdi.
Bayraktar, “6111 sayılı kanunun bazı kamu alacaklarına getirdiği yeniden yapılandırma uygulamasında, taksitlerini eksik ödeyenler veya hiç ödemeyenler, bugün mesai bitimine kadar başvurmaları ve 31 Ekim 2012’ye kadar borçlarını ödemeleri halinde kanundan yeniden yararlanacaklar” dedi. Şemsi Bayraktar, 6322 sayılı “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 15 Haziran 2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirtti.

-Başvurular SGK il müdürlükleri veya merkezine-

Söz konusu kanunun 42. maddesi gereğince 13 Şubat 2011 tarihli ve 6111 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”a geçici madde eklendiğini hatırlatan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Sonuç olarak; 6111 sayılı kanun, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) borcu olanların borçlarını da yeniden yapılandırmıştı. Yapılandırmadan faydalanarak ödemesi gereken tutarları zamanında ödeyemeyenlere, 6322 sayılı kanunla yeni bir hak verildi. Buna göre, SGK’ya borcu olanların, yasadan yararlanmaları için bugün mesai bitimine kadar Sosyal Güvenlik il müdürlüklerine veya Sosyal Güvenlik merkezine dilekçeyle müracaat etmeleri gerekiyor.
Yeniden yapılandırma anlaşmaları ihya edilmiş olan bu borçluların ödenmemiş veya eksik ödenmiş taksitlerini, 6111 sayılı Kanunun 15’inci maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden en geç ihya başvurusunda bulunulan tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar hesaplanacak faiziyle birlikte ödemeleri halinde ilgili maddelerde öngörülen yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanmaları sağlandı.”
Bayraktar, 6111 sayılı Kanunun 15’inci maddesi uyarınca, yeniden yapılandırma anlaşmaları ihya edilmiş borçluların, ödenememiş veya eksik ödenmiş taksitlerini başvuruda bulunulan tarihi izleyen ayın sonuna kadar ödeyememiş olmaları halinde ise, bu tutarları 6111 sayılı Kanuna ilave edilen geçici 19’uncu maddeye istinaden hesaplanacak faiziyle birlikte ödemelerinin mümkün hale getirildiğini hatırlattı.
-Aile reisliği kavramı mağduru kadın çiftçiler de uygulamadan
yararlanacak-
Şemsi Bayraktar, tarım sigortalığıyla ilgili eski dönem borçları için, 2011 yılında 6111 sayılı kanun hükümlerinden yararlanmak üzere talepte bulunup borçlarını yapılandıran kadın çiftçilerin de faydalanacağını bildirdi.
Bayraktar, şunları kaydetti:
“Girişimlerimiz sonucu, 2 Ağustos 2003 tarihi öncesinde kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyet yürüten, 6270 sayılı kanun ile sigortalılık durumu değişen kadın çiftçilerden, tarım sigortalığıyla ilgili eski dönem (1994-2003 yılları arasında) borçlanmaları için, müracaat süresi içinde talepte bulunanlardan gecikme zammı ve gecikme faizi alınmayacak. Uygulamadan, 6111 sayılı kanun hükümlerinden yararlanmak üzere talepte bulunup borçlarını yapılandıran ve daha sonra çıkan 6270 sayılı kanun kapsamında sigortalılık durumu değişen kadın çiftçilerin yararlanacak.”
Bayraktar, aile reisliği kavramından kaynaklanan farklı uygulamanın tümüyle kaldırılarak kadın çiftçilerin mağduriyetin 26 Ocak 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 6270 sayılı kanunla giderildiğini hatırlattı.

TZOB Tarafından AB Destekli Bölgesel Hibe Programları Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı


TZOB Tarafından AB Destekli Bölgesel Hibe Programları Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı

(TRA2, TR72, TR52 VE TRB1 İLLERİ HİBE PROGRAMI)
18 Nisan’da Devlet Planlama Teşkilatı tarafından teklif çağrısı yapılan “TRA2 (Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Kars), TR72 (Kayseri, Sivas ve Yozgat), TR52 (Karaman ve Konya) ve TRB1 (Bingöl, Elazığ, Malatya ve Tunceli) Düzey İki Bölgeleri Kalkınma Programı”, bu program kapsamındaki bölgelerde gelişmişlik farklarını azaltmak ve kapasite geliştirmek üzere, AB eş finansmanı ile desteklenen bütüncül bir bölgesel kalkınma programıdır. Bu çerçevede ve söz konusu illerde “Yerel Kalkınma Girişimleri, KOBİ’ler ve Küçük Ölçekli Altyapı” başlıkları altında üç ayrı Hibe Programı uygulanmaya başlanmıştır.

Bu hibe programı, projelerin seçimine ilişkin bölgesel kriterlerin getirilmesini, izleme ve değerlendirmeye önem verilmesini ve (genel olarak) geri kalmış bölgelere destek verilerek ekonomik ve sosyal uyumun artırılmasını içermektedir.
Bu üç Hibe Programı için tahsis edilen toplam bütçe ise 81,67 milyon Avro’dur. Bu bütçenin üç Hibe Programına göre dağılımına baktığımızda; Yerel Kalkınma Girişimleri-16,34 milyon Avro; KOBİ’ler-24,50 milyon Avro ve Küçük Ölçekli Altyapı-40,83 milyon Avro’dur. Program bütçesinde, 8 milyon Avro Teknik Yardım ve 1 milyon Avro da idari yapılara destek amacıyla ayrılmıştır.
Programın uygulandığı illerdeki Ziraat Odalarımızın temsilcilerinin Birlik merkezine çağrılmasının ardından Birliğimiz Teknik Müşavirlerden Mehmet TAN tarafından sunum yapılmıştır. Toplantıya; Başkan Danışmanı Dr. Nurullah ÖZCAN, Uz. Yrd. Kerem DEMİREL, Uz. Yrd. Alpaslan BAŞARIK ve Uz. Yrd. Ebru KUZU ve Ağrı, Diyadin, Doğubayazıt, Eleşkirt, Hamur, Patnos, Taşlıçay, Tutak, Iğdır, Karakoyun, Aralık KARS, Kağızman, Sarıkamış, Selim, Ardahan, Göle, Konya, Karatay, Meram, Selçuklu, Akören, Akşehir, Altınekin, Beyşehir, Bozkır, Cihanbeyli, Çeltik, Çumra, Derbent, Doğanhisar, Emirgazi, Ereğli, Güneysınır, Hadim, Ilgın, Kadınhanı, Karapınar, Kulu, Sarayönü, Seydişehir, Taşkent, Tuzlukçu, Yunak, Karaman, Ayrancı, Kazımkarabekir Malatya, Akçadağ, Arapgir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Hekimhan, Kuluncak, Yazıhan, Yeşilyurt, Elazığ, Ağın, Baskil, Karakoçan, Keban, Kovancılar, Sivrice, Tunceli, Çemişgezek, Pertek, Bingöl, Adaklı, Genç, Karlıova, Kiğı, Solhan, Yaylıdere, Yedisu, Malatya, Akçadağ, Arapgir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Hekimhan, Kuluncak, Yazıhan, Yeşilyurt, KAYSERİ, Kocasinan, Melikgazi, Akkışla, Bünyan, Develi, Felâhiye, İncesu, Pınarbaşı, Sarız, Sarıoğlan, Tomarza, Yahyalı, Yeşilhisar,SİVAS, Akıncılar, Altınyayla, Divriği, Gemerek, Gölova, Gürün, Hafik, İmranlı, Kangal, Koyulhisar, Suşehri, Şarkışla, Ulaş, Yıldızeli, Zara Ziraat Odaları katılmışlardır.

Türk ve İsveçli çiftçiler işbirliği yapacak


-Türk ve İsveçli çiftçiler işbirliği yapacak
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
“Türkiye ve İsveç’in en önemli çiftçi organizasyonları olarak
ekonomik örgütlenme başta olmak üzere işbirliği yapacağız”
-“Türk ve İsveçli çiftçiler tarım, hayvancılık ve balıkçılık
konusunda her alanda işbirliği yapabilirler. Bu olanaklar
mevcuttur”
-“Türkiye, hızla gelişen ekonomisi, stratejik üstünlükleri,
772,3 milyar dolarlık milli geliri, 75 milyonluk dinamik nüfusu
ve dünyanın 17’nci büyük ekonomisi olması sebebiyle,
aday statüsünde bulunduğu Avrupa Birliği’ne tam üyeliği
halinde önemli katkılar sunacaktır”
-İsveç Çiftçiler Federasyonu Başkanı Helena Jonsson:
-“İsveç’te süt hayvancılığı ve ormancılık en gelişmiş iki alan.
Türkiye ile bu alanlarda işbirliği yapılabilir”
Ankara – 17.11.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye ve İsveç’in en önemli çiftçi organizasyonları olan TZOB ve İsveç Çiftçiler Federasyonu’nun, ekonomik örgütlenme başta olmak üzere işbirliği yapacaklarını bildirdi.
Bayraktar, Türk ve İsveçli çiftçilerin tarım, hayvancılık ve balıkçılık konusunda her alanda işbirliği yapabileceklerini, bu olanakların mevcut olduğunu belirtti.
Şemsi Bayraktar, Ankara Atlıspor Kulubü’nde düzenlenen, İsveç Çiftçiler Federasyonu ve TZOB Yönetim Kurulu’nun katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin 78 milyon hektar yüzölçümü, 28 milyon hektar tarım arazisiyle fevkalade önemli tarımsal potansiyeli barındıran bir ülke olduğunu, tarımsal hasılasının 62,7 milyar doları bulduğunu kaydetti. Bayraktar, hızla gelişen ekonomisi, stratejik üstünlükleri, 772,3 milyar dolarlık milli geliri, 75 milyonluk dinamik nüfusu ve dünyanın 17’nci büyük ekonomisi olması sebebiyle, aday statüsünde bulunduğu Avrupa Birliği’ne tam üyeliği halinde önemli katkılar sunacağını vurguladı.
-“Tarım, ilk 6 ayda genel ortalamanın üzerinde büyüdü”-
Türk tarım, orman ve balıkçılığının 2011 yılında yüzde 5,25, 2002-2011 döneminde ise yıllık ortalama yüzde 2,6 büyüdüğünü, bu yılın ilk 6 ayında da tarım, orman ve balıkçılığın yüzde 4,2 ile yine yüzde 3,1 olan genel ortalamanın üzerinde büyüme gösterdiğini hatırlatan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ülkemiz fındık, kayısı, incir, kiraz, vişne, ayva ve haşhaş tohumu olmak üzere 7 üründe dünyada birinci, karpuz, kavun, çilek, pırasa, bal ve fiğden oluşan 6 üründe dünyada ikinci, mercimek, elma, salatalık, yeşil biber, yeşil fasulye, kestane, antepfıstığında, koyun sütünden oluşan 8 üründe ise dünyada üçüncü sırada bulunmaktadır. Türk tarımının, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, dünyada ilk 10’da 55 ürünü yer almaktadır.
Türkiye’nin gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) içinde tarımın payı bugün yüzde 8,1 düzeyinde bulunmakla birlikte, çalışan nüfusun yüzde 25,9’unun hala tarımda istihdam edilmesi nedeniyle tarımın ülkemizin sosyo–ekonomik yapısında özel bir yeri vardır.
Tarımdaki nüfusun gelişmiş ülkelerdeki seviye olan yüzde 1-2’lere indirilebilmesi için geliştirilecek politikalar, kırsaldan şehirlere göçü hızlandıracaktır. Bu bakımdan Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan kırsal kalkınma politikaları hakkında bilgi edinmemiz ve bilgilerimizi yenilememizin önemli olduğunu düşünüyorum.”
Türkiye’nin gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) içinde tarımın payının bugün yüzde 8,1 düzeyinde bulunmakla birlikte, çalışan nüfusun yüzde 25,9’unun hala tarımda istihdam edilmesi nedeniyle tarımın ülkenin sosyo-ekonomik yapısında özel bir yeri olduğunu bildiren Bayraktar, “Tarımdaki nüfusun gelişmiş ülkelerdeki seviye olan yüzde 1-2’lere indirilebilmesi için geliştirilecek politikalar, kırsaldan şehirlere göçü hızlandıracaktır. Bu bakımdan Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan kırsal kalkınma politikaları hakkında bilgi edinmemiz ve bilgilerimizi yenilememizin önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
-“Üretici organizasyonlarının güçlendirilmesine büyük önem veriyoruz”-
Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak ülkedeki üretici organizasyonlarının güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini, bu bakımdan, İsveç ve diğer Avrupa Birliği ülkelerindeki çiftçi organizasyonlarının yapısı, görev ve faaliyetleri konusunda bilgi alışverişinde bulunmalarının kendileri için çok faydalı olacağını düşündüğünü belirten Bayraktar, şöyle devam etti:
“Bu çerçevede İsveç Çiftçiler Federasyonu ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği arasında işbirliğinin geliştirilmesini umuyorum. Bunun, hem kuruluşlarımız hem de iki ülke tarımı için faydalı olacağına inanıyorum.
Türk tarımı özellikle bitkisel ürünler ve kanatlı sektöründe oldukça iddialı durumdadır. Türkiye, sebze ve meyve üretiminde dünyada ilk 5 sırada yer almaktadır. Son yıllarda hayvancılığımız da oldukça hızlı bir şekilde gelişmektedir. Süt üretimi, 2011 yılı itibarıyla 15 milyon tonu aşmıştır. Kanatlı eti üretimimiz yıllık 1,7 milyon tonu, tavuk yumurtası üretimimiz ise yıllık 14 milyar adedi aşarak rekor kırmıştır. Ülkemizde seracılık da oldukça gelişmiştir.
İsveç’te tarım ve hayvancılık son derece modern yöntemlerle yapılmaktadır. Özellikle hayvancılıkta önemli üretim seviyelerine ulaştığımızı biliyoruz.
Türk ve İsveçli çiftçiler tarım, hayvancılık ve balıkçılık konusunda her alanda işbirliği yapabilirler. Bu olanaklar mevcuttur. Birbirimize karşı üstün olduğumuz alanlarda bilgi ve deneyim paylaşımına gidebiliriz. Türk tarafı ve Türk çiftçisi olarak biz bu işbirliğine hazırız. Yeter ki işbirliği yapacağımız alanları karşılıklı olarak belirleyelim.”
-TZOB’un görevleri-
Bayraktar, İsveç Çiftçiler Federasyonu Yönetim Kurulu’na, TZOB’la ilgili bilgi verirken, faaliyetlerini 49 yıldır sürdürdüklerini, Türkiye’nin en büyük meslek kuruluşu olduklarını, Avrupa Çiftçiler Birliği – Avrupa Tarım Kooperatifleri Birliği (COPA-COGECA) ve AB Türkiye Karma İstişare Komitesi üyeliğiyle yurtdışında Türkiye’yi ve Türk çiftçisini temsil ettiklerini anlattı.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, şunları kaydetti:
“Tarihi 1881 yılına dayanan ziraat odalarının birliği olarak 1963 yılından beri faaliyetimizi sürdürüyoruz. Çiftçilikle uğraşanların yasal kuruluşu olan ziraat odaları, diğer meslek kuruluşları gibi hukuki dayanağını Anayasa’dan alan kamu kurumu niteliğinde mesleki kuruluşları olarak çalışmaktadırlar.
Ülkemizde halen 750 ziraat odasında 5,5 milyona yakın çiftçi kayıtlıdır. Birliğimize bağlı odalarda toplam, 13 bine yakın seçilmiş yönetici ve 2 bin 500’ü aşkın personel hizmet vermektedir.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak başlıca görevlerimiz;
Tarımsal politikaların oluşturulmasına katkı sağlamak ve yön vermek,
Türk tarımının ve üreticisinin önündeki sorunları tespit etmek,
Çözüm için öneriler geliştirmek, kamuoyu desteği sağlamak,
Sorunlarla ilgili araştırmalar yapmak,
Çiftçinin yasal temsilcisi olarak gerekli temsil görevlerini yerine getirmek, ilişkileri sürdürmek, sorunları aktararak çözümünü sağlamak,
Çiftçilerin mesleki hak ve menfaatlerini korumak, eğitim programları düzenlemek, örgütlenmeyi güçlendirmektir.
Türkiye Ziraat Odaları olarak, 200’e yakın Avrupa Birliği projesi üretmiş durumdayız. Bu projelerden 108’i kabul görmüş ve uygulama sahası bulmuştur. Bu projelere Avrupa Birliği’nden 11,3 milyon avro da katkı sağlanmıştır.
Ayrıca, ziraat odaları olarak eğitime büyük önem veriyoruz. Bu çerçevede iki bakanlığımızla birlikte kadın çiftçilerimize yönelik ulusal çapta uygulanacak bir eğitim projesi başlatmış bulunuyoruz.”
-İsveç Çiftçiler Federasyonu Başkanı Helena Jonsson-
İsveç Çiftçiler Federasyonu Başkanı Helena Jonsson ise yaptığı konuşmada, federasyonlarının münferit çiftçilerin ve kooperatiflerin bağlı olduğu bir şemsiye örgüt durumunda bulunduğunu bildirdi. Çiftçiler Federasyonuna 170 bin çiftçi ve 90 bin işletmenin bağlı olduğunu, İsveç Çiftçiler Federasyonu’nun gelirlerinin, üyelerin ödediği aidatlardan meydana geldiğini ve mali olarak bağımsız bir kuruluş olduğunu belirten Jonsson, şunları kaydetti:
“İsveç’te süt hayvancılığı ve ormancılık en gelişmiş iki alan. Türkiye ile bu alanlarda işbirliği yapılabilir. Gıda ve orman ürünleri sanayi, ülke gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 10’unu meydana getiriyor. En büyük sorunumuz üretimi artıramamak. Dünyada gıda güvenliğini sağlamak için de üretimin artırılması gerekiyor. Ayrıca enerji, özellikle de yenilenebilir enerji üretimini artırmak istiyoruz. Çeşitli alanlarda eğitim programlarımız var. Çiftçiler için girişimcilik alanında eğitim veriyoruz.”

Gıda ve tarım dış ticaret rakamları


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Gıda ve tarım dış ticaret fazlası vermeye devam
ediyor. 8 aylık fazla 2,4 milyar dolara yaklaştı”
-“Ocak-Ağustos dönemi gıda ve tarım ihracatı
yüzde 7,79 artışla 8,8 milyar dolardan 9,5 milyar
dolara çıkarken, ithalat aynı dönemde yüzde
7,49 düşüşle 7,7 milyar dolardan 7,1 milyar
dolara indi”
-“Ağustos ayında gıda ve tarım ihracatı yüzde
4,97 düştü ama ithalat da yüzde 15,52 azaldı”
-“Gıda ve tarımda 8 aylık dönemde dış ticaret
fazlası yüzde 111,8 artarak 1 milyar 129,5 milyon
dolardan 2 milyar 392,8 milyon dolara yükseldi”
-“Dünyanın kriz yaşadığı bir ortamda bu kadar
yüksek bir dış ticaret fazlası vermek Türk
çiftçisinin büyük gayretinin, emeğinin bir
sonucudur”
-“Kronik bir şekilde dış ticaret açığı veren ülkemiz
ekonomisinin kurtarıcısı tarımdır. Geçmişte de
böyleydi, gelecekte de böyle olacaktır”
Ankara – 28.09.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin gıda ve tarımda dış ticaret fazlası vermeye devam ettiğini bildirerek, “8 aylık fazla 2,4 milyar dolara yaklaştı. Sadece Ağustos ayında ise 332 milyon dolarlık fazla verildi” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, Ocak-Ağustos dönemini kapsayan 8 ayda gıda ve tarım ihracatı yüzde 7,79 artışla 8 milyar 824 milyon 101 bin dolardan 9 milyar 511 milyon 759 bin dolara çıkarken, ithalatın aynı dönemde yüzde 7,49 düşüşle 7 milyar 694 milyon 559 bin dolardan 7 milyar 118 milyon 992 bin dolara indiğini bildirdi.
Ağustos ayında gıda ve tarım ihracatının 1 milyar 106 milyon 285 bin dolardan 1 milyar 51 milyon 257 bin dolara düştüğüne dikkat çeken Bayraktar, “Ağustos ayında gıda ve tarım ihracatı yüzde 4,97 düştü ama ithalat da yüzde 15,52 azaldı. İthalat, Ağustos ayında 851 milyon 516 bin dolardan 719 milyon 369 bin dolara indi. Böyle olunca Gıda ve tarımda dış ticaret fazlası Ağustos ayında geçen yıl 254 milyon 769 bin dolarken yüzde 30,3 artışla 331 milyon 888 bin dolara çıktı” dedi.
-“Türk ekonomisine bu kadar dış ticaret fazlasıyla katkıda
bulunan sektör sayısı bir elin parmaklarını geçmez”-
Şemsi Bayraktar, şunları kaydetti:
“Gıda ve tarımda 8 aylık dönemde dış ticaret fazlası yüzde 111,8 artarak 1 milyar 129,5 milyon dolardan 2 milyar 392,8 milyon dolara yükseldi. Çiftçimiz bütün zorluklara, dünyadaki ortama rağmen, üretmeye devam etmiş, bunun sonucu tarımda 8 aylık dönemde dış ticaret fazlası 2,1 katına çıkarak 2,4 milyar dolara yaklaştırmıştır. Türk ekonomisine bu kadar dış ticaret fazlasıyla katkıda bulunan sektör sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Nitekim tekstil konfeksiyon sektörünün de ana hammaddesi olan pamuk ve yün tarım ürünüdür. Dünyanın kriz yaşadığı bir ortamda bu kadar yüksek bir dış ticaret fazlası vermek Türk çiftçisinin büyük gayretinin, emeğinin bir sonucudur.
Bu rakam, önemli ölçüde dış ticaret açığı veren ülkemiz için çok önemlidir. Kronik bir şekilde dış ticaret açığı veren ülkemiz ekonomisinin kurtarıcısı tarımdır. Geçmişte de böyleydi, gelecekte de böyle olacaktır. Tarım, her zaman olduğu gibi Ocak-Ağustos döneminde de üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır.”
Ocak-Ağustos döneminde, 2 milyar 66 milyon doları aşkın sebze, meyve ihracatı gerçekleştirildiğini, bu rakamın 2011 yılında 2 milyar 88 milyon dolar düzeyinde olduğunu belirtti.
Bayraktar, 8 aylık dönem olarak bakıldığında ihracatı artırırken, ithalatı azalttığını, Türk çiftçisinin bin bir zahmetle, yüksek girdi maliyetleriyle, tabii afetlerle mücadele ederek, alın teriyle ürettiği ürünler dünya piyasalarında talep edilmeye devam edildiğini kaydetti. Şemsi Bayraktar, “Bütün sıkıntılara rağmen üretmeye, istihdam yaratmaya, ihracata devam edeceğiz. Önündeki engeller kaldırıldığında Türk tarımının çok daha büyük üretim ve ihracat rakamlarına ulaşması işten bile değildir. 2023 yılında 150 milyar dolarlık tarım hasılasına, 50 milyar dolar ihracata ulaşmanın hiç de zor olmadığı ortadadır” dedi.

Bayraktar’dan, Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Mirmahmutoğulları’na ziyaret


Bayraktar’dan, Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Mirmahmutoğulları’na ziyaret

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Kozanoğlu, Sakarya İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Bayraktar, Sakarya Ziraat Odası Başkanı Şenoğlu, Kocaali Ziraat Odası Başkanı Tunca ile Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Mirmahmutoğulları’nı ziyaret etti.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları’nı ziyaret eden TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve heyet üyeleri, üreticilerin sorunlarını Müsteşara ilettiler. Fındıkta alan bazlı destek ve doğal afet yaşayan üreticiler sorunlarının çözümü konusunda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın desteğini isteyen TZOB Genel Başkanı Bayraktar’ı ve heyet üyelerini dinleyen Müsteşar Mirmahmutoğulları, fındıkta bir destek vermeyi düşündüklerini, alan bazlı desteğin devamının fındık üretiminin geleceği açısından önemli olduğunu, bu nedenle desteğin devamı konusunda çalışma yaptıklarını söyledi. Mirmahmutoğulları, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi borçlarının yapılandırılması konusunda da doğal afet yaşayan bölgelerde bakanlığın hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini, sonuca göre gerekli kredi ertelemesinin yapılabileceğini bildirdi.
Bayraktar, temasların ardından yaptığı açıklamada, görüşmelerin iyi geçtiğini, olumlu sonuçlar beklediğini söyledi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar. “Tarım ve gıdada ihracat yüz güldürdü.”


Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal üretimin mevsimsel düşüklüğüne karşın, tarım ve gıdada ihracatın yüz güldürdüğünü bildirerek, “Ocak-Nisan döneminde tarım ve gıdada ihracat yüzde 10,96 artışla 5 milyar dolara dayandı” dedi.
Bayraktar, tarım ve gıda dış ticaretindeki bir diğer iyi gelişmenin de Ocak-Nisan döneminde ithalatın, 2011’in aynı dönemine göre yüzde 15,33 gerilemeyle 3 milyar 975,7 milyon dolardan 3 milyar 366,3 milyon dolara düşmesi olduğunu vurguladı. Bayraktar, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Dış Ticaret İstatistiklerine göre, 2011 yılının Ocak-Nisan döneminde 4 milyar 499,3 milyon dolar olan gıda ve tarım ihracatının bu yılın aynı döneminde 492,9 milyon dolarlık artışla 4 milyar 992,2 milyon dolara yükseldiği bilgisini verdi.

Nisan 2012’de ise tarım ve gıdada ihracatın, geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 12,42 artışla 1 milyar 58,8 milyon dolardan 1 milyar 190,3 milyon dolara yükseldiğini bildiren Bayraktar, ithalatın ise nisan ayları itibarıyla 2011-2012 döneminde yüzde 27,72 gerilediğini ve 1 milyar 207,8 milyon dolardan 873,1 milyon dolara indiğini kaydetti.

Fasıllara göre en fazla ihracat artışının yüzde 132,89 ile gıda sanayi kalıntı ve döküntüleri, hazır hayvan gıdaları, 122,72 ile hububat ve yüzde 53,1 ile laklar, sakızlar, bitkisel özsu ve hülasalarda görüldüğünü bildiren Bayraktar, buna karşın yenilen sebzeler ve bazı kök ve yumruların ihracatında yüzde 13,27, yenilen meyveler, kabuklu yemişler, turunçgil ve kavun kabuğu ihracatında yüzde 10,66, canlı bitkiler ve çiçekçilik müstahzarları ihracatında yüzde 3,65 düşüş meydana geldiğini belirtti. Bu dönemde en fazla ithalat artışının yüzde 48,95 ile yenilen meyveler, kabuklu yemişler, turunçgil ve kavun kabuğu faslında, yüzde 29,96 ile hayvansal ve bitkisel yağlar ve bunların müstahzarları faslında, yüzde 29,11 ile gıda sanayi kalıntı ve döküntüleri, hazır hayvan gıdaları faslında görüldüğünü belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“4 aylık dönemde, etler ve yenilen sakatat faslında yapılan ithalat yüzde 81,98 düşüşle 292,4 milyon dolardan 52,7 milyon dolara indi. Etler ve yenilen sakatatta ihracatın yüzde 40,04 artması, ithalatın yüzde 81,98 düşmesi dikkat çekicidir. Etler ve yenilen sakatat faslında ihracat, 4 aylık dönemde, yüzde 40,04 artışla 100,6 milyon dolardan 140,9 milyon dolara yükselmiştir. Canlı hayvanlar faslında ihracat yüzde 20,6 artmış, ithalat yüzde 0,04 gerilemiştir. Ama halen 4 aylık dönemde bu fasılda 2,77 milyon dolarlık ihracata karşın 273,2 milyon dolarlık ithalat bulunmaktadır. Yenilen sebzeler ve bazı kök ve yumrular faslında da ithalatta yüzde 35,22’lik düşüş söz konusudur. Bir diğer önemli gelişme hububat ithalatının yüzde 61,32 düşerek 927,4 milyon dolardan 358,7 milyon dolara inmesidir. Bu alanda ihracatta yüzde 122,72 gibi çok yüksek oranda bir artış vardır. 2011 yılının ilk 4 ayında 39,6 milyon dolar olan ihracat, bu yılın aynı döneminde 88,2 milyon dolara yükseldi.”
Bayraktar, ihracattaki gerilemeye rağmen, yenilen sebzeler ve bazı kök ve yumrular faslı ile yenilen meyveler, kabuklu yemişler, turunçgil ve kavun kabuğu faslının toplam 1 milyar 465,2 milyon dolarla hala tarım ve gıda ihracatının yüzde 29,35’ini oluşturduğunu bildirdi. Bayraktar, sebze, meyve, bitki parçaları, sert kabuklu yemiş konserveleri faslındaki 561 milyon, esasını hububat, un, nişasta, süt teşkil eden müstahzarlar faslındaki 403,4, hayvansal ve bitkisel yağlar ve bunların müstahzarları faslındaki 399,3 milyon, tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler faslındaki 367 milyon, değirmencilik ürünleri, Malt, nişasta, inülin, buğday gluteni faslındaki 326,4 milyon dolarlık ihracat rakamlarının da büyük önem taşıdığını vurguladı.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve Yönetim Kurulu Üyeleri Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’i makamında ziyaret etti.


TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve Yönetim Kurulu Üyeleri Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’i makamında ziyaret etti.

Yapılan ziyarette konuşan TZOB Genel Başkanı Şemsi Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım sektörünün desteklenmesini sadece çiftçilerimiz için değil, ülkemiz için de istiyoruz diyerek, bu hususla ilgili üç temel gerekçeyi şöyle açıkladı;
1- “Tarım makroekonomiyi etkiliyor. 2007 yılında tarımdaki gerileme enflasyon ve büyüme rakamlarını olumsuz etkilemiştir. Tarımdaki gerileme büyümeyi aşağıya çektiği gibi enflasyon rakamının da düşmesini engellemiştir.
2- Tarım sektöründe yaşanan sorunlar kırsal kesimden şehirlere göçün hızlanmasına yol açmaktadır. Bu da Ülkemizde huzur ve güvenlik sorunu yaratmaktadır.
3- Tarımda üretim artırılamazsa gıda güvencemiz tehdit altına girecektir. Artık dünyada kolay ve ucuz gıda bulma dönemi sona ermiştir.”

Yapılan ziyarette Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’e taleplerimiz ve beklentilerimizi içeren bir rapor sunuldu.

I-Tarım Destekleme
2008 Yılı tarım Bütçesinin Değerlendirilmesi
Maliye Bankının TBMM Plan ve Bütçe komisyonuna yaptığı “2008 Yılı Bütçe Sunuş Konuşması”nda 2008 yılına ait tarımsal destek bütçesi 5.4 milyar YTL olarak açıklanmıştır.
Bu durumda 2008 yılı tarım destek bütçesi 2007 yılı için açıklanan 5.3 milyar YTL’den sadece % 1.9 artırılmıştır. Hatta 2007 yılında yapılan ödeme tutarının 5.6 milyar YTL olduğu dikkate alınırsa desteklerde bir azalma bile olabileceği düşünülmektedir.
Genel Bütçe giderleri % 9.6 artırıldığı halde, tarım için ayrılan kaynağın % 1.9 artırılmasının sebebi anlaşılamamıştır.
Ayrılan bu bütçenin tarımın ihtiyacını karşılaması, çiftçilerimizi diğer ülkelerin çiftçileri düzeyinde desteklemesi mümkün değildir.
Bu miktar yeterli olmadığı gibi Tarım Kanunu ile öngörülen miktarın da çok altında kalmaktadır.
Bütçe ile birlikte yapılan açıklamalara göre 2008 GSMH 716,6 milyar YTL dir.
Tarım Kanunu’nun bu konuya ilişkin 21’inci maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
“Tarımsal desteklemelerin finansmanı
MADDE 21 – Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz.”
Yasa hükmüne uygun bir bütçe hazırlansaydı, tarımsal destek bütçesinin asgari 7.2 milyar YTL olması gerekirdi.
Dünyada tarımdaki rekabet koşullarının zorlaştığı, AB’ye uyum için tarımda yapısal dönüşüm, üretim ve verimliliğin artırılmasına daha fazla ihtiyaç olduğu bir dönemde tarımsal desteklerin artırılmamasının mantıklı bir açıklaması yoktur.
Her zaman ifade ettiğimiz gibi desteklerin alanları ile yöntemlerinin doğru olması yanında, miktarları da önemlidir. Çünkü uluslararası rekabet koşullarında kalite, standart gibi özelliklerle birlikte maliyetler ve buna bağlı olarak desteklerin düzeyi de büyük oranda rol oynamaktadır. Son 1 yılda gübre fiyatları olağanüstü artış göstermektedir. Çiftçinin mağdur olmaması için özellikle gübre desteklerine ihtiyaç duyulmaktadır. Gübre desteklerinin biran önce ödenmesini bekliyoruz. Dünya pazarlarıyla rekabete hazırlanan bir sektörde en azından Tarım Kanununa uyarak tarım destek bütçesinin artırılması gerekmektedir.
Hükümet Programında;
“Tarım sektörümüzün rekabet gücünü artırmak, sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak ve orta vadede uygulayacağımız politikaları net olarak ortaya koymak için iktidarımız, Tarım Stratejisi Belgesi’ni hazırlamış ve “Tarım Çerçeve Kanunu”nu başta olmak üzere tohumculuk, depoculuk, toprak ve arazi kullanımı, tarım sigortası, organik tarım, üretici birlikleri ve kırsal kalkınmayı destekleme alanlarında gerekli yasal düzenlemeler yapılmıştır.
Önümüzdeki dönemde bu düzenlemelerin hayata geçirilmesine büyük önem verilecektir.
Tarıma verilen toplam destekler, 2002 yılında 1,8 milyar YTL iken, bu rakam 2007 yılında 5,3 milyar YTL düzeyine çıkarılmıştır. Bu destekler artarak devam edecektir.” denilmektedir.
Hükümetimizden taahhütlerine uygun kararlar almasını bekliyoruz.
Destekleme Araçları
Destekleme araçları 5488 sayılı Tarım Kanun’unda belirtilmektedir.
Son yıllarda girdi destekleri, fark ödemesi, DGD gibi destekleme araçlarının yanında, kırsal kalkınma destekleri, kredi faiz destekleri gibi destekleme araçları çeşitlenmiştir.
Uygulanan destekleme araçları doğru olsa da yöntem, ödeme zamanı ve destek miktarlarında sorunlar bulunmaktadır. Örneğin prim desteği bütçeden ayrılan kaynağın ürünlere dağıtımı şeklinde yapılmaktadır. Dolayısıyla yeterli miktarda uygulanamadığından amacına ulaşamamaktadır.
Destek ödemeleri üretimde kullanılacak zamanda yapılmalıdır.
Üretime yönelik desteklerde desteklenecek ürün en az bir yıl önceden ilan edilmelidir.
Uygulamaya yönelik tebliğ çalışmalarında Ziraat Odaları ve diğer üretici temsilcilerinin görüşleri alınmalıdır.
Desteklerden Yapılan Kesinti
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 üncü maddesinin 11 inci fıkrası uyarınca DGD ve Alternatif ürün kapsamında yapılan destekler dışında ödenen tüm tarımsal desteklerden %4 gelir vergisi kesilmektedir.
Devlet tarafından üretimi yönlendirmek, teşvik etmek, üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla verilen desteklerden, yine devlet adına kesinti yapılması, zaten yetersiz olan tarım desteklerinin daha da azalmasına sebep olmaktadır.
Tüm tarımsal desteklerden vergi kesintisi yapılmasının önlenmesi için gerekli yasal düzenleme yapılmalıdır.
II- KREDİ
Tarımsal kredilerin desteklenmesi amacıyla, 2004 yılında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla faiz indirimi uygulamaya başlamıştır. Ancak Devletin verdiği destekle kredi kullandırma ayrıcalığına sahip olan Ziraat Bankası çiftçilerimize kredi kullanımında zorluk çıkarmaktadır. Ziraat bankası kredi kullanmaya gelen çiftçilerimizden, ipotek olarak şehirde daire, arsa, kefil olarak ise memur, esnaf istemekte, bu yüzden birçok çiftçimiz ihtiyacı olan krediyi alamamaktadır.
2006 yılında özel bankaları tercih eden üreticilerin kullandıkları toplam kredi miktarları yaklaşık 3,3 milyar YTL’yi bulmaktadır. Yani 2006 yılında özel bankalar Ziraat Bankasınca kullandırılan 3,5 Milyar YTL kredi miktarının %94’üne ulaşmış durumdadır. Bu da göstermektedir ki Ziraat bankası %92’si devlet destekli kullandırdığı krediler ile tarım kesiminin kredi ihtiyacını tam olarak karşılayamamaktadır.
Ziraat bankasının çiftçilerimize kredi kullandırmada seçici davranması, özel bankaların faiz oranlarının yüksekliği tarımda kredi kullanımını sınırlandırmaktadır. Çiftçi tarımsal üretimin devamı için ihtiyaç duyduğu krediyi istediği zamanda ve miktarda alamamaktadır. Bu durum tarım sektörünün bir ihtisas bankasına ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Dünyada tarım sektörünü önemseyen ülkelerde bu sektöre kredi kullandıran tarım bankaları bulunmaktadır.
Ülkemizde de tarım sektörünün önemi ve büyüklüğü dikkate alındığında Ziraat Bankası’nı çiftçinin bankası olmaktan çıkarmak yanlıştır. Bu sebeple Ziraat Bankası yeniden adına ve ilk kuruluş amacına uygun bir banka haline dönüştürülmelidir.
Ziraat Bankası’nın sadece tarım sektörüne hizmet eden banka haline dönüştürülemez ise AB ülkelerinde olduğu gibi Ülkemizde de çiftçilerin kredi ihtiyacını tam olarak karşılayabilen tarıma özel bir ihtisas bankası kurulmalıdır.
2007 Yılı Kredi Kullanımı ve Çiftçi Borçları
2007 yılında yaşanan kuraklık sebebiyle çiftçiler yeterli gelir elde edememiştir. Çiftçiler bu yılda ödenmesi gereken kredi borçlarını ödeyememiş, yeni ekim dönemi için gerekli olan girdilerini almakta zorlanmıştır. Zor durumda olan çiftçilerimiz, mecburiyetten faizleri yüksekte olsa özel bankalardan kredi kullanmışlardır. Her geçen gün borcunu ödeyemeyen ve hakkında icra işlemleri başlatılan çiftçi sayısı artmaktadır.
2007 yılında yaşanan kuraklık da dikkate alınarak çiftçi borçlarına ödeme kolaylığı sağlayan bir düzenleme yapılması gerekmektedir.

Bayraktar, Sosyal Güvenlik Konferansı’nda konuştu:


Bayraktar, Sosyal Güvenlik Konferansı’nda konuştu:
-“Gelirlerle giderler karşılanmaya başlandı.
En büyük hedefimiz, kayıt dışılığı yüzde 15’e düşürmek”
-”Yakaladığımız ivmeyi düşürmeden devam edeceğiz”
-“Kayıt dışılıkla mücadelede toplumsal duyarlılık şart;
SGK, bu manada mükemmel çalışmalar yapıyor”
-SGK Başkanı Acar: ”Kayıt dışı ekonomi,
uykularımızı kaçıran sorunlardan biri”
Sakarya – 28.01.2013- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Yönetim Kurulu Üyesi Şemsi Bayraktar, SGK’nın prim gelirlerinin arttığını, gelirlerle giderlerin karşılanmaya başlandığını belirterek, ”En büyük hedefimiz, kayıt dışılığı yüzde 15’e düşürmek” dedi.
Sakarya Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (SSMMO) konferans salonunda düzenlenen ”Sosyal Güvenlik Reformu’nun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları, İş Sağlığı ve Güvenliği” konferansında konuşan Bayraktar, SGK’nın kayıt dışılığın önlenmesi konusunda ciddi çalışmalar yaptığını söyledi.
Kayıt dışılıkla mücadele çalışmalarına destek verdiklerini kaydeden Bayraktar, istihdamda kayıt dışılığın yüzde 52’ye düştüğünü, ekonomide de yüzde 27’ye gerilediğini bildirdi.
”Prim gelirlerimiz artıyor, artık gelirlerimizle giderlerimizi karşılamaya başladık, en büyük hedefimiz kayıt dışılığı yüzde 15’e düşürmek” diyen Bayraktar, ”Yakaladığımız ivmeyi düşürmeden devam edeceğiz. En fazla kayıt dışılık yüzde 85 oranla tarımda. Bunun en önemli kesimini kadınlar oluşturuyor. Kadınlarımız için çeşitli yönetmelikler yaparak, bu sorunu çözmek istiyoruz. Bağ-Kur ile ilgili bazı kanunları geçirmeyi başardık ve bu kesimin durumunu iyileştirdik” diye konuştu.
-”SGK, mükemmel çalışmalar yapıyor”-
Bayraktar, kayıt dışı ile mücadelede denetim gücünün artırıldığını ifade ederek, mükelleflerin vergi yükünü azaltarak ve mücadeleyi sürdürerek kayıt dışılığın azaltılabileceğine dikkati çekti.
Kayıt dışı ile mücadelede toplumsal duyarlılığın sağlaması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:
”Bu manada SGK, mükemmel çalışmalar yapıyor. Çocuklarımızla konuyla ilgili kitaplar dağıtıyor ve bilinçli bir nesil yetişiyor. Türkiye’nin her yerinde SGK merkezleri açılıyor. Bu, ‘vatandaşların ayağına gidiyoruz’ demektir. Sağlıkta müthiş bir suiistimal var. Bundan bahsetmek istemiyorum, ama çok büyük bir suiistimal var. Bunun için de avuç içi tarama sistemi geliyor.
SGK’nın bu problemlerini aşmamız lazım. Aksi takdirde çiftçinin, emeklinin, çalışanın sorunlarını halletmemiz mümkün değil. Bunun için problemlerimizi mutlaka halletmemiz lazım.”
-Kayıt dışılık temel sorunlardan biri…-
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih Acar da kayıt dışı ekonominin Türkiye’nin temel sorunlarından biri olduğunu belirterek, ”2020 yılında inşallah kayıt dışı istihdam oranını yüzde 15’in altına indirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Reformla sigorta hak ve yükümlülüklerinin eşitlendiğini, erişilebilir genel sağlık sigortasının hayata geçirildiğini belirten Acar, ”2008 yılında kurumlarımız birleşti, bugün gıptayla bakılan bir kurum haline geldik. 2008’den sonra çok şey yapıldı. En önemlisi vatandaş odaklı kamu hizmetini yaygınlaştırdık. 74 milyona hizmet veren bir kurumuz, insanlarımızın sıkıntısı bizim sıkıntımızdır. Bu kapsamda yüzlerce bürokrasi ortadan kaldırıldı” diye konuştu.
Acar, reform öncesinde 10 milyon emeklinin maaş kuyruğunda vefat ettiğini kaydederek, 27 bankayı emeklilere açtıklarını ve perişanlığa son verdiklerini anlattı.
-”Kurumlarımız kuyruklarla gündeme geliyordu”-
Emeklilerin maaşlarını evlerine kadar götüren sistemi kurduklarına dikkati çeken Acar, şöyle devam etti:
”Kurumlarımız kuyruklarla gündeme geliyordu. Bu rezaleti sona erdirdik. E-devlet uygulamasıyla vatandaşlarımızın kuruma gelmeden işlemlerini yapmasını sağladık. Zaman ve kağıt israfını ortadan kaldırdık. Bu şekilde vatandaş odaklı uygulamaları yaygınlaştırdık. Merkezden uzak ilçelerdeki vatandaşlarımızın ayağına hizmet götürdük. 423 SGK merkezi açarak vatandaşımızın hizmetine sunduk.
Kayıt dışı ekonomi, uykularımızı kaçıran sorunlardan biri. ‘Uzun vadede bu sorunu çözeceğiz’ dedik ve 2023 hedefimizde kayıt dışı istihdamı yüzde 15’e indireceğiz ama bu hedefimizi 3 yıl daha öne alıyoruz. 2020 yılında inşallah kayıt dışı istihdam oranını yüzde 15’in altına indirmeyi hedefliyoruz.”
Acar, kurumdaki memnuniyet oranının yüzde 76 olduğunu, yüzde 100’çıkarmayı hedeflediklerini dile getirerek, vatandaşlara yardım amacıyla yaklaşacaklarını, 75 milyon 600 bin kişinin hayır duasını alacak çalışmalar yapacaklarını sözlerine ekledi.

BAYRAKTAR, sel felaketinden zarar gören üreticilerin sorunlarını Edirne’den dile getirdi.


BAYRAKTAR, sel felaketinden zarar gören üreticilerin sorunlarını Edirne’den dile getirdi.
BAYRAKTAR: “Sel Bölgesinin yaraları bir an önce sarılmalı”
TZOB Genel Başkanı Şemsi BAYRAKTAR, CNN Türk Seans Analiz programına Edirne’den katıldı. Edirne’nin Avonus köyünde gerçekleştirilen canlı yayında BAYRAKTAR, selden zarar gören üreticilerin sorunlarını dile getirdi.