Ortadoğu Anadolu Bölge Toplantısı Yapıldı Ortadoğu Anadolu 7. Bölge Toplantısı Sivas’ta TZOB Genel Başkanı Şemsi BAYRAKTAR ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla gerçekleşti.


Ortadoğu Anadolu Bölge Toplantısı Yapıldı Ortadoğu Anadolu 7. Bölge Toplantısı Sivas’ta TZOB Genel Başkanı Şemsi BAYRAKTAR ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla gerçekleşti.

Toplantıda konuşan TZOB Genel Başkanı Şemsi BAYRAKTAR, çiftçilerin sorunlarını çözmek için gece gündüz çalıştıklarını belirterek, “Göreve geldiğimiz günden bu yana önce eksik olan taraflarımızı kurum olarak tespit ettik. Ben ve arkadaşlarım gerek parlamenterler ve komisyonlar gerek hükümet nezdinde hummalı bir çalışma yaparak Ziraat Odaları ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği Kanunu’nu çıkartmayı başardık. Bunun dışında ne yaptık, size önemli açılımlar getirdik. Biliyorsunuz devlet destekli Tarım Sigorta Kanunu çıktı. İleride çiftçilerimiz büyük ölçüde bu sigorta kapsamına girecek. İşte biz Odalarımızı fiilen bu işin içinde tutmak için acentelikleri dağıtıyoruz. Ve bunu alıp çok başarılı olan Odalarımız da var. Bunun dışında size şirket kurma şansı getirdik bu da fevkalade önemli. Kooperatif kurma şansı getirdik. Odalarımız güçlü, bunu nereden anlıyoruz? Hizmet binaları, laboratuarlar, selektör, makine parkı, araç parkı açılışlarını yapıyoruz sürekli. Açılışlara yetişemiyoruz, güçlü olduğumuz da buradan belli. Ancak şunu da ifade edeyim, bu hizmetler verilirken lütfen arkadaşlar dikkatli olalım. Amacının dışında para kullanmayalım. Bakın açılışlarda da söylüyorum bu para yani bize gelen para, alın teri. Bu para çiftçiye hizmet olarak dönmeli. Vebal altında kalırız. Ama hizmeti verirken de çok iyi hesap yapalım. Gerçekten çiftçiye lazım olan şeyi yapalım. Şimdi mesela laboratuarlar açıyoruz, ben bundan memnuniyet duyuyorum. Niye? Gübre tahlili yapmadığımız için çok büyük kaybımız var. Yılda 8 milyar dolar. Bunu önlemeye çalışmamız, geri kazanmamız gerekli.

“Devletin zirvesini toplantılara getiriyoruz”
TZOB’un tarımı gündeme getirmek için uğraştığını belirten BAYRAKTAR şöyle devam etti: “Ankara’da çok önemli toplantılar yaptık. Eksik olmayın bu toplantılara geliyorsunuz bundan memnuniyet duyuyorum ve diğer sivil toplum örgütlerine de sizleri örnek gösteriyorum. Diyorum ki “Biz Ankara’da, İstanbul’da nerede toplantı yaparsak bizim Oda Başkanlarımız bu toplantıya gelir”
Onlar da bizi takdir ediyorlar. Ve devletin zirvesini bu toplantılara getirdik bakın. Cumhurbaşkanlarını getirdik, Başbakanları getirdik, Ana muhalefet partilerini bile getirdik. Herkes kalktı orada görüşünü söyledi. Çok önemli toplantılar yaptık. Ürün bazında paneller gerçekleştirdik.
Antalya’da uluslararası bir toplantı yaptık. Bakın, Dünya Çiftçiler Birliği Uluslararası Tarım Üreticiler Federasyonu’nun Akdeniz Komitesini yaptık. Toplantıda Kıbrıs’ı Akdeniz Bölgesi’nin Başkanvekilliğine tekrar seçtirdik ve bir dahaki toplantının Kıbrıs’ta yapılmasını sağladık. Bakın uluslararası bir kuruluşa bunu kabul ettirdik. Bir dahaki toplantı da Kıbrıs’ta yapılacak.”

“Mesajlar iyi alınmazsa bu meydanlar dolar”
BAYRAKTAR, Avrupa Birliği Türkiye Karma İstişare Komitesi’nin Türkiye Kanadı Başkanlığı’nın da TZOB’a verildiğini belirterek, “Şu an Türkiye’deki Sivil Toplum Örgütlerinin Başkanlığını ben yapıyorum değerli arkadaşlar. Ve TZOB tarihinde de bu bir ilktir. Bu itibarın göstergesi. Bunun dışında ne yaptık? Zaman zaman hükümete sorunları götürürüz, toplantılar yaparız, bilgilendiririz. Asli görevimiz bu. Her şeyi kavgayla çözemezsin, kavgayı ne zaman yapacağını bileceksin. Olmadı mı, elbette meydanları konuşturacaksınız. Yaptık işte bunu. Geçen yıl buğday fiyatlarından memnun değildiniz, mısır fiyatlarından memnun değildiniz Cumhuriyet tarihinin en büyük mitingini yaptık. 100 bin çiftçiyi Manisa’ya topladık. Çiftçimiz o meydana geldi, burnu kanamadan da gitti. Birilerine mesajları iyi verdik doğrusu, alan almıştır. Bu mesajlar iyi alınmazsa bu meydanlar dolar. Bakın gayet rahat söylüyorum size, bu mesajlar iyi alınmazsa, bizim çiftçimiz ağlamaya, bağırmaya devam ederse biz de bu meydanları doldurmaya devam ederiz.
Gübre, mazot desteği getirildi biliyorsunuz. Şuan mazot fiyatları fırladı gidiyor. Tabi o destekler çok yetersiz ama bunu TZOB sağladı. Bunun sözünü aldık. 6-7 ay takibini yaptık, gübre, mazot desteğinin çıkmasını sağladık. Ziraat Bankası’nın borçlarının yapılandırılmasında, elektrik borçlarının yapılandırılmasında söz aldık, takibini yaptık. Belki yasalar çok memnun olmadığımız şekilde çıktı. Ama birçok çiftçimiz istifade etti. Buğday primlerinin gelmesinde, mısır primlerinin arttırılması da etkili oldu. İşte bugün de mücadelemiz doğrudan gelir desteklerinin ödenmesi” dedi.
Bu sene her yerde sorunlar yaşandığını belirten BAYRAKTAR şöyle devam etti: “Karadeniz’e gidiyorsunuz, fındık para etmedi, Marmara’ya geliyorsunuz süt para etmedi, pancar fiyatları düştü, mısır para etmedi. Ege’ye geliyorsunuz, tütün, pamuk ve mısır para etmedi. Akdeniz’e geliyorsunuz, meyve-sebze para etmedi. Güneydoğu’ya geliyorsunuz, pamuk, hububat para etmedi. İç Anadolu Bölgesi’ne geliyorsunuz, hububat para etmedi. Doğu’ya gidiyorsunuz, hayvan kaçakçılığı var koyun para etmedi, hayvan para etmedi. Türkiye’nin her tarafında sorunlar var. Ürünlerimiz para etmedi, girdi fiyatlarımız aşağıya düşüyor mu? Son altı ayda mazot fiyatları %25 arttı. Her an zam geliyor. Gübre fiyatları da %20-25’i buldu. Bugünlerde yine zam geliyor.
Kredi faizleri yükseliyor. Ticari kredi faizleri, bizim faizlerimiz de yeni yeni düşmeye başladı. Zaten o parayı almak içinde Ziraat Bankası ile boğuşuyoruz. Eğer bu faizler yükselirse buna da tepkimiz büyük olur onu da ifade ediyorum. Sıkıntılarımızın giderilmesi için yeni desteklere ihtiyacımız var açık söylüyorum. Ürün para etmiyorsa maliyetler yükseliyorsa, bu bizi kurtarmıyorsa, yeni desteklere ihtiyacımız var.”

Alaşehir’de Jeotermalden Zarar Gören Üreticileri Ziyaret Etti


-Alaşehir’deki jeotermal patlamalar
-Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar:
”Valimiz, Enerji Bakanımız ve firma yetkilileriyle görüşme yapacağız. Bu görüşmeden sonuç alamadığımız takdirde hukuki yolları aramak durumundayız”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ”Valimiz, Enerji Bakanımız ve firma yetkilileriyle görüşme yapacağız. Bu görüşmeden sonuç alamadığımız takdirde hukuki yolları aramak durumundayız” dedi.
Bayraktar, Alaşehir ilçesine bağlı Alkan köyüne giderek, Muratlar mevkinde meydana gelen patlamalarla ilgili olarak, köy kahvesinde, Alkan Köyü Muhtarı Hamit Akbulut ve Alaşehir Ziraat Odası Başkanı Necdet Türk’ten bilgi alarak, arazi sahiplerinin sorunlarını dinledi.
Genel Başkan Bayraktar, Alaşehir ilçesinin verimli tarım arazilerine sahip olduğunu hatırlatarak, patlamalardan dolayı zarar gören çiftçilerin zararlarının karşılanması için Bakanlığıa durumu bildireceğini, gerekirse dava açacaklarını belirterek, sert açıklamalarda bulundu.
Bürokrasinin çok ağır çalıştığını, tüm bu işlemlerin 10 gün içerisinde bitmesi gerektiğine işaret eden Bayraktar, aradan bir ay gibi bir sürenin geçtiğini hatırlatarak şunları söyledi:
”Zararı firmanın karşılaması gerekmektedir, bundan kaçamaz, firma temsilcilerine sesleniyorum, bu üreticimiz sahipsiz değil. Firma, bu zararları tanzim etmek zorundadır. Aksi takdirde TZOB Genel Başkanı olarak bu firmanın üzerine ben gideceğim, üreticilerin zararlarını son kuruşuna kadar tahsil etmek için elimden gelenli yapacağım. Gerekirse dava da açacağız, odamız üreticimiz adına dava açmaya yetkilidir. Bir an önce üreticilerimizin zarar ve ziyanlarını tespit ederek ödeme yapsınlar” dedi.
Bayraktar, köy kahvesinde düzenlenen toplantının ardından jeotermal sondaj çalışmaları sırasında patlamaların meydana geldiği Alanlar mevkisinde incelemelerde bulundu.
Patlamaların meydana geldiği alanda incelemenin ardından konuşan Bayraktar, bir firmanın termal su çıkarmak için çalışmaları sırasında teknik hata sonucunda 6 yerde meydana gelen patlamalar sonucunda üreticilerin üzüm bağlarının fevkalade zarar gördüğünü ifade etti.
Bayraktar, şunları söyledi: ”Üzüm bağlarına verdiği zararın dışında çevre ve içme sularının da zarar görme ihtimalinini büyük olduğu söyleniyor. Çiftçilerimiz ile sohbet ettim, önlerini göremiyorlar. Orta yerde bir zarar var, bu zarar hangi miktarda ve kimler tarafından karşılanacak bunu bilmiyorlar. Bunu, TZOB Genel Başkanı olarak bana da soruyorlar. Tabi ki, biliyorsunuz, bu insanlar bizim çiftçilerimiz, sahibi biziz. Hem Ziraat Odaları Birliği, hem Ziraat Odalarımız bu zararların karşılanması noktasında değerli Valimiz, Enerji Bakanımız ve firma yetkilileriyle görüşme yapacağız. Bu görüşmeden sonuç alamadığımız takdirde hukuki yolları aramak durumundayız. Yani bu firmayı dava etmek zorundayız. Hem üreticilerimize, hem çevreye verdiği zarardan dolayı firmayı dava edeceğiz. Onun buradan firma yetkililerine sesleniyorum, bir an evvel gelerek üreticilerimiz ile görüşerek tespit ettikleri zararları son kuruşuna kadar karşılasınlar. Aksi takdirde bu konunun TZOB ve Oda başkanlarımız tarafından da takip edildiği çok iyi bilinmelidir. Bu işin peşini bırakmaya hiç niyetimiz yok. Bu üreticiler sahipsiz değil, üreticilerin sahibi Ziraat Odalarıdır, kimse kimseyi tehdit edemez, bu insanların arkasındayız. Zararı son kuruşuna kadar almak için bu firma ile gerekirse hukuki yollardan mücadelemizi yapmaya hazırız. Onun için bu mücadeleye başlamadan evvel, şimdiden zararları tespit ederek son kuruşuna kadar karşılayın ve TZOB ile karşı karşıya gelmeyin” dedi.
Bayraktar, daha sonra beraberindeki heyet ile Alaşehir Ziraat Odasını ziyaret etti.
Bayraktar’ın Alkanlar Köyü’ndeki inceleme gezisine TZOB Başkan vekili ve Manisa Ziraat Odası Başkanı Nuri Sorman, Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici, İzmir Ziraat Odası Başkanı Süleyman Yeşil ile bölgedeki ziraat odaları başkanları katıldı.

Sakaryalılar, Sakaryalı başkanın oğlunun düğününde buluştu


-Sakaryalılar, Sakaryalı başkanın oğlunun düğününde buluştu
-Bayraktar, TÜSEMKOM Başkanı Yüksel Tavşan’ın oğlunun
nikah şahitliğini yaptı
Ankara – 03.10.2012 – Sakaryalılar, Ankara’da Sakaryalı başkanın oğlunun düğününde buluştu.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye Sebze ve Meyve Komisyoncuları (TÜSEMKOM) Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Tavşan’ın oğlu Remzi Doğan Tavşan’ın nikah şahitliğini yaptı.
Remzi Doğan Tavşan ile Gözüm İnşaat’ın sahibi Ahmet Gözüm’ün kızı Emine Gözüm, Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da düzenlenen törenle evlendiler.
Çok sayıda konuğun katıldığı gecede ikilinin şahitliklerini TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın yanı sıra TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Erdem, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Kırşehir Valisi Özdemir Çakacak ile Gözüm İnşaat ortaklarından Bilal Gözüm yaptı.
Çiftin nikahını Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek kıydı.
Gecede sanatçı Mustafa Keser sahne aldı.

Ramazan Bayramı mesajı…


-Ramazan Bayramı mesajı…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Birliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize hepimiz, hep beraber sahip çıkalım; milletçe el ele vererek, aramıza nifak sokmak isteyenlere müsaade etmeyelim”
-“Hatırlamanın ve hatırlanmanın en güzel günleri olan bayramlarda, şehitlerimizi, gazilerimizi ve yakınlarını da unutmayalım”
-“Gıda fiyatlarında Ramazan fırsatçılığı yapılmasın, uyarımız etkili oldu; Birliğimiz tarafından yapılan ikazların fiyatlardaki suni artışı önlediği ortaya çıktı”
Ankara – 17.08.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan boyunca yükselen ve bayramda doruğa ulaşan duygu ikliminin bayram sonrasında da devamını dileyerek, “Birliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize hepimiz, hep beraber sahip çıkalım; milletçe el ele vererek, aramıza nifak sokmak isteyenlere müsaade etmeyelim” dedi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Ramazan ayında da şehit acılarının devam ettiğini hatırlatarak, hiçbir şer gücün bu milleti birbirinden ve devletinden koparamayacağını vurguladı. Şehitlere, bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Bayraktar, “Şehitlerimizin geride bıraktıklarına sahip çıkmak, bayramlarda daha da önemli bir görev haline geliyor. Hatırlamanın ve hatırlanmanın en güzel günleri olan bayramlarda, şehitlerimizi, gazilerimizi ve yakınlarını da unutmamalıyız” mesajını verdi.
Ramazan ayının huzur ve güven içinde, ulviyetine yakışır biçimde idrak edilmesi için bütün kurum ve kuruluşların her yıl olduğu gibi, bu yıl da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme gayreti içine girdiğini kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti:
“Bizler de TZOB olarak, her yıl Ramazan ayı öncesinde yaptığımız gibi, gıda tüketiminin artmasından dolayı fiyatların spekülatif yönde yükseltilmesini önlemek için yürüttüğümüz çalışmaları ve bu yöndeki uyarılarımızı bu yıl da devam ettirdik. Ramazan öncesi düzenlediğimiz basın toplantısıyla üretici, hal, pazar ve market fiyatları analizini, ürün bazında kamuoyuyla paylaştık; Ramazan boyunca bu fiyatların takipçisi olacağımızı; tüketim artışından faydalanmak isteyenleri, haksız kazanca yönelik fiyat artışlarını ilgililerle ve vatandaşlarımızla paylaşacağımızı ilan ettik; bir kez daha ‘Ramazan fırsatçılığı yapılmasın’ uyarımızı dile getirdik.
Nitekim yaptığımız araştırmalar uyarılarımızın etkili olduğunu gösterdi. Ramazan’ı da kapsayan 13 Temmuz-16 Ağustos tarihleri arasında bazı ürünlerde fiyat artışları görülse de artış oranlarının çok yüksek düzeye çıkmadığı, pek çok üründe de fiyat düşüşleri görüldüğü, Birliğimiz tarafından yapılan uyarıların etkili olduğu ve fiyatlardaki suni artışı önlediği ortaya çıktı.”
Dünya küresel bir gıda krizine doğru giderken Türk çiftçisinin hem ülkenin gıda güvencesini sağladığını, istihdam yarattığını, hem üretimde hem ihracatta rekorlar kırdığını belirten TZOB Genel Başkanı Bayraktar, mesajında şunları kaydetti:
“Ocak-Haziran dönemi gıda ve tarım ihracatı yüzde 11,19 artışla 6,6 milyar dolardan 7,4 milyar dolara çıkarken, ithalat aynı dönemde yüzde 8,8 düşüşle 6 milyar dolardan 5,5 milyar dolara indi. Dünyadaki kriz ortamına rağmen, tarım ve gıdada ihracatın yüzde 11,19 artması, dış ticaret fazlasının 3 kat artışla 1,89 milyar dolara yükselmesi büyük bir başarıdır. Bu başarı, ülkemizin eli öpülesi çiftçisinin büyük başarısıdır. Tarım için, üretim için, ülkemiz için tarlada, bahçede, bağda, ağılda, ahırda ter döken, emek veren bütün kardeşlerimi canı gönülden kutluyor, kendilerine bir kez daha teşekkürlerimi ve takdirlerimi sunuyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta, ülkemizin gıda üretimini aşırı sıcaklara rağmen mübarek Ramazan ayında da sürdüren çiftçilerimiz olmak üzere bütün milletimizin bayramını en içten dileklerimle kutluyor; mübarek Ramazan Bayramı’nın ülkemiz ve bütün İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını, Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.”

Üretici market fiyat farkında maydanoz yine ilk sırada


-Üretici market fiyatları…
-TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar:
-“Üretici ve market fiyatları arasındaki fark incelediğinde, fiyat farkı en fazla, Mart’ta olduğu gibi, Nisan’da da yüzde 423,05 ile maydanozda gerçekleşti”
-“Fark, kuru soğanda yüzde 316,25, ıspanakta yüzde 290,78, yeşil mercimekte yüzde 290,23 oldu”
-“Maydanozun adedi üreticide 18 kuruşken, markette 92 kuruştan, kuru soğanın kilogramı üreticide 20 kuruşken, markette 83 kuruştan satıldı”
-“Üretici ve marketlerde fiyatı en fazla artan ürünler domates ve armut oldu. Market fiyatı, domateste yüzde 34,1, armutta yüzde 10,9, üretici fiyatı, domateste yüzde 60,2, armutta yüzde 46,2 arttı”
-“Domateste üretici fiyatı Nisan’da 86 kuruştan 1 lira 37 kuruşa, market fiyatı 2 lira 82 kuruştan 3 lira 78 kuruşa, armutta ise üretici fiyatı 1 lira 30 kuruştan 1 lira 90 kuruşa, market fiyatı 4 lira 47 kuruştan 4 lira 95 kuruşa yükseldi”
-“Nisan ayında üretici fiyatlarına bakıldığında, 11 üründe fiyatlar bir ay önceki fiyatlara göre değişmezken, 14 üründe azalma, 6 üründe ise fiyat artışları oldu”
-“Market fiyatlarına bakıldığında ise 4 üründe fiyat değişimi olmazken, 18 üründe azalma, 11 üründe fiyat artışı görüldü”
-“TÜİK’e göre, Nisan ayında tüketici fiyatları, bir önceki aya göre, yüzde 0,12 azaldı. Genel enflasyonda yüzde 1,52’lik artış olduğu bir ortamda gıda ve alkolsüz içecekler ana harcama grubundaki düşüş dikkat çekicidir”
-“Üretici fiyatları, tarım, avcılıkta yüzde 0,70, ormancılık, tomrukçulukta yüzde 0,29, balıkçılıkta yüzde 0,69 düştü. 4 aylık üretici fiyatları endeksi de tarım, avcılık ve ormancılık sektöründe yüzde 0,01 geriledi. Görüldüğünü gibi gıda ve tarım, enflasyonu azaltıcı bir etki yapmıştır”
Ankara – 03.05.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Nisan ayında, üretici ve market fiyatları arasındaki fark incelendiğinde, fiyat farkının en fazla, Mart’ta olduğu gibi, Nisan ayında da yüzde 423,05 ile maydanozda gerçekleştiğini bildirdi.
Şemsi Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, TZOB tarafından derlenen fiyatlara göre, üretici ile market fiyatları arasında yüzde 423’lere varan fiyat farkı olduğunu, maydanozda adet olarak 18 kuruş olan üretici fiyatının markette yüzde 423,05 artışla 92 kuruşa çıktığını belirtti.
Nisan ayında, üretici ve market fiyatları arasındaki fark incelendiğinde, fiyat farkının maydanozdan sonra yüzde 316,25 ile kuru soğanda görüldüğü bilgisini veren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Üretici ve market fiyatları arasındaki fark, ıspanakta yüzde 290,78, yeşil mercimekte yüzde 290,23, limonda yüzde 277,13, patateste yüzde 273,33, marulda yüzde 265,24, salatalıkta yüzde 265, zeytinde yüzde 255,28, zeytinyağında yüzde 175,58, kabakta yüzde 236,15, pirinçte yüzde 229,22, pırasada yüzde 228,78, kuru fasulyede yüzde 223,33, sivri biberde yüzde 210,76, kırmızı mercimekte yüzde 208,89, lahanada yüzde 203,33, domateste yüzde 175,99 oldu.
Ürün gruplarına bakıldığında üretici ve market arasındaki fiyat farkı, hayvansal ürünlerden sütte yüzde 182,50, dana etinde yüzde 81,77, kuzu etinde yüzde 68,78, yumurtada yüzde 45,80, kurutulmuş ürünlerden kuru üzümde yüzde 160,65, kuru kayısıda yüzde 134,33, kuru incirde yüzde 108,02 düzeyinde gerçekleşti.”
-Üretici ve market fiyatları-
1 kilogram kuru soğanın üretici fiyatının 20 kuruş, market fiyatının 83 kuruş, ıspanağın üretici fiyatının 44 kuruş, market fiyatının 1 lira 72 kuruş, yeşil mercimeğin üretici fiyatının 1 lira 18 kuruş, market fiyatının 4 lira 60 kuruş, limonun üretici fiyatının 62 kuruş, market fiyatının 2 lira 32 kuruş, patatesin üretici fiyatının 33 kuruş, market fiyatının 1 lira 21 kuruş olduğunu belirten Bayraktar, şöyle devam etti:
“Nisan ayında marulda üretici fiyatı adet olarak 41 kuruşken, market fiyatı 1 lira 49 kuruş, kilogram olarak salatalıkta üretici fiyatı 47 kuruş, market fiyatı 1 lira 70 kuruş, zeytinde üretici fiyatı 3 lira, market fiyatı 10 lira 66 kuruş, zeytinyağında üretici fiyatı 4 lirayken, market fiyatı 11 lira 2 kuruş, kabakta üretici fiyatı 55 kuruş, market fiyatı 1 lira 86 kuruş, pirinçte üretici fiyatı 1 lira 48 kuruş, market fiyatı 4 lira 87 kuruş, pırasada üretici fiyatı 41 kuruş, market fiyatı 1 lira 35 kuruş, kuru fasulyede üretici fiyatı 1 lira 80 kuruş, market fiyatı 5 lira 82 kuruş, sivri biberde üretici fiyatı 81 kuruş, market fiyatı 2 lira 52 kuruş, kırmızı mercimekte üretici fiyatı 1 lira 20 kuruş, market fiyatı 3 lira 71 kuruş, lahanada üretici fiyatı 45 kuruş, market fiyatı 1 lira 37 kuruş oldu.
Litre olarak sütte üretici fiyatı 80 kuruşken, market fiyatı 2 lira 26, kilogram olarak dana etinde üretici fiyatı 14 lira 68 kuruşken, market fiyatı 26 lira 68 kuruş, kuzu etinde üretici fiyatı 19 lira 88 kuruşken, market fiyatı 33 lira 55 kuruş, adet olarak yumurtada üretici fiyatı 21 kuruşken, market fiyatı 30 kuruş, kuru üzümde üretici fiyatı 3 lira 60 kuruşken, market fiyatı 9 lira 38 kuruş, kuru kayısıda üretici fiyatı 5 lirayken, market fiyatı 11 lira 72 kuruş, kuru incirde üretici fiyatı 6 lirayken, market fiyatı 12 lira 48 kuruş, elmada üretici fiyatı 1 lira 8 kuruşken, market fiyatı 3 lira 4 kuruş, domatesin üretici fiyatı 1 lira 37 kuruşken, market fiyatı 3 lira 78 kuruş olarak gerçekleşti.”
-Nisan ayındaki fiyat artışları-
Bayraktar, Nisan ayında üretici fiyatlarına bakıldığında, 11 üründe fiyatlar bir ay öncekine göre değişmezken, 14 üründe azalma, 6 üründe ise fiyat artışları olduğunu kaydetti.
Şemsi Bayraktar, Nisan’da, market fiyatlarına bakıldığında ise 4 üründe fiyat değişimi olmazken, 18 üründe azalma, 11 üründe fiyat artışı görüldüğünü vurguladı.
Nisan ayında üretici ve marketlerde fiyatı en fazla artan ürünlerin domates ve armut olduğunu belirten Bayraktar, market fiyatının, domateste yüzde 34,1, armutta yüzde 10,9, üretici fiyatının, domateste yüzde 60,2, armutta yüzde 46,2 arttığını ifade etti.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, domateste üretici fiyatının Nisan ayında 86 kuruştan 1 lira 37 kuruşa, market fiyatının 2 lira 82 kuruştan 3 lira 78 kuruşa, armutta ise üretici fiyatının 1 lira 30 kuruştan 1 lira 90 kuruşa, market fiyatının 4 lira 47 kuruştan 4 lira 95 kuruşa yükseldiğini bildirdi.
Üretici fiyatlarında domates ve armutu yüzde 33,3’lük artışla kuru incir, yüzde 16,7’lik artışla maydanoz, yüzde 7,5 ile elma, yüzde 7,3 ile ıspanağın izlediğini, pırasa, limon, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru kayısı, süt, kuzu eti, lahanada fiyat değişimi olmadığını bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Nisan’da üretici fiyatında, sivri biber yüzde 72,9, marul yüzde 59,3, patlıcan yüzde 55,3, kabak yüzde 38,6, salatalık yüzde 35,6, yeşil soğan yüzde 30,7, patates yüzde 18,8, havuç yüzde 13,3, kuru soğan yüzde 11,1, iç fındık yüzde 9,4, yeşil fasulye yüzde 8,2, yumurta yüzde 6, kuru üzüm yüzde 5,3, dana eti yüzde 1,5 oranında ucuzladı.
Market fiyatlarına bakıldığında ise fiyat artışında domates ve armudu yüzde 6,8 ile kuru fasulye, yüzde 5,2 ile maydanoz, yüzde 5,1 ile limon, yüzde 4,5 ile yeşil mercimek izledi. Kuru incir fiyatı yüzde 1,9, kuzu eti fiyatı yüzde 1,4, tavuk eti fiyatı yüzde 1,3, ıspanak fiyatı yüzde 0,9, kırmızı mercimek fiyatı ise yüzde 0,7 oranında arttı. Pirinç, süt, toz şeker, iç fındık fiyatlarında değişme olmazken, sivri biber fiyatı yüzde 63,9, patlıcan fiyatı yüzde 51,4, yeşil soğan fiyatı yüzde 50,1, kabak fiyatı yüzde 37,8, salatalık fiyatı yüzde 32,2, marul fiyatı yüzde 30,4, pırasa fiyatı yüzde 20,5, yeşil fasulye fiyatında yüzde 17, havuç fiyatında yüzde 16,2, lahana fiyatında yüzde 14,7, yumurta fiyatında yüzde 11,2, kuru kayısı fiyatında yüzde 8,5, kuru soğan fiyatında yüzde 6, patates fiyatında yüzde 5,3 gerileme oldu. Nisanda, nohut fiyatı yüzde 2,1, elma fiyatı yüzde 1,3, kuru üzüm fiyatı yüzde 0,9, dana eti fiyatı da yüzde 0,6 oranında düştü.”
-Fiyat artış ve düşüşlerinin nedeni-
Üretici ve marketlerde fiyatı en fazla artan ürün domateste yaşanan artışta ürünün hava şartlarına bağlı olarak geç olgunlaşması nedeniyle arzda yaşanan daralmanın, armutta ise yine arzdaki azalmanın fiyat artışlarında etkili olduğunu kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti:
“Üretici fiyatlarında düşüş görülen ürünlere baktığımızda, örtü altında üretimi gerçekleştirilen salatalık, kabak, patlıcan, sivri biberde önemli fiyat düşüşleri meydana geldi. Bu düşüşte ihracatın azalması etkili oldu. Marulda ise hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte hasat edilen ürün miktarlarındaki artışa bağlı olarak fiyat düşüşü gerçekleşti. Kuru soğan ve patateste meydana gelen düşüşte erkenci çeşitlerin piyasaya çıkmaya başlaması ile depolardaki ürünün tam bitmemesi etkili oldu.”
-TÜİK rakamları-
TÜİK rakamlarına göre, gıda ve alkolsüz içeceklerde Nisan ayında tüketici fiyatlarının, bir önceki aya göre, yüzde 0,12 azaldığını bildiren Bayraktar, “ana harcama gruplarından gıda ve alkolsüz içecekler dışında sadece haberleşmede yüzde 0,04 gerileme oldu. Giyim ve ayakkabıda yüzde 13,20, konutta yüzde 3,15, genel enflasyonda yüzde 1,52’lik artış olduğu bir ortamda gıda ve alkolsüz içecekler ana harcama grubundaki düşüş dikkat çekicidir” dedi.
Bayraktar, 4 aylık enflasyona bakıldığında da gıda ve alkolsüz içecekler ana harcama grubunun yüzde 2,76 ile genel enflasyondaki yüzde 3,09’un altında gerçekleştiğini bildirdi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, üretici fiyatları endeksine bakıldığında da genel enflasyonun, bir önceki aya göre yüzde 0,08 arttığını ama üretici fiyatlarının tarım, avcılıkta yüzde 0,70, ormancılık, tomrukçulukta yüzde 0,29, balıkçılıkta yüzde 0,69 düştüğünü belirterek, “4 aylık üretici fiyatları endeksi de tarım, avcılık ve ormancılık sektöründe yüzde 0,01 geriledi. Görüldüğü gibi gıda ve tarım enflasyonu azaltıcı bir etki yapmıştır. Enflasyonun sorumlusu olmamıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Çiftçiler Günü’nde konuştu: “Tarım bütün ülkeler için çok önemli.”


Cumhurbaşkanı Gül, Çiftçiler Günü’nde konuştu: “Tarım bütün ülkeler için çok önemli.”

Ankara – 14.05.2012 – Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlenen törende, ”Tarım sektörü gerek çok zengin ülkeler, gerekse gelişmekte olan ülkeler için çok önemlidir” dedi.
Konuşmasında, tarım sektörünün bütün ülkeler için stratejik bir değerinin bulunduğunu, bütün ideolojilerin, bütün doktrinlerin hedefinde insanlara yeteri kadar gıda vermek ve ülkelerin kendi kendine yeterliliğini sağlamak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Gül, şunları kaydetti:
”Türkiye için söz konusu olduğunda tabii ki 75 milyonun beslenmesi hepimiz için ayrı bir önem arz etmektedir. Tarım dediğimizde gıda akla gelmektedir. Gıda dediğimizde insanların aç kalmaması akla gelmektedir. Açlık gerek tarımla gerek hayvancılıkla gerek gıdayla ilgilidir. Dolayısıyla insanlar daima açlık tehlikesiyle, açlık korkusuyla da yaşamışlardır. Bunun için zengin ülke de olsa fakir ülke de olsa tarım sektörüne daima öncelik vermiştir, hiçbir zaman tarım sektörünü ihmal etmemişlerdir.”
Dünyanın yoksul ülkelerine bakıldığında büyük trajedilerin yaşandığına dikkati çeken Gül, ”Zengin ülkelere baktığımızda da gelecekteki gıda güvenliğimizi temin edelim diye büyük gayret sarf etmekteler, hatta başka ülkelerde topraklar, garantiler almakta ve ilerideki nesillerinin aç kalmaması için büyük tedbirler almaktalar. Çok şükür Türkiye bu açıdan iyi bir ülkedir, dünyanın kendi kendine yeterli nadir ülkelerinden birisiyiz” dedi.
-”Toplulaştırma hayati derecede önemli”-
Türkiye’nin tarımdaki ihracatının ithalatından büyük olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:
”Bildiğim kadarıyla 14 milyar dolar civarında ihracatımız, 10 milyar dolar civarında ithalatımız varsa; biz sadece kendi nüfusumuzu beslemiyoruz veya Türkiye’yi ziyaret eden misafirleri turistleri değil, aynı zamanda dışarı ihraç ederek 4 milyar dolar civarında bir dış ticaret fazlası veriyoruz.
Bununla övünüyoruz, ama Türkiye’nin kapasitesini, imkanlarını düşündüğümüzde üretimimizin daha da ileri gidebileceğini biliyoruz. Bunun için de sizlerin daha verimli bir tarım, ziraat politikası içerisinde daha verimli olması tabii ki hepimizin en büyük arzusudur. Onun için tarımın girdileri konusunda titiz çalışmaların yapıldığını da biliyorum. Gerek toprakların toplulaştırılması ki Türkiye için çok hayati derecede önem taşımaktadır. Maalesef miras hukukumuzdan dolayı küçük küçük parçalara bölünen topraklar verimi azaltmaktadır, diğer yandan da en önemli konulardan birisi sulanacak arazilerin tamamının sulanır hale getirilmesidir.”
Türkiye’de hükümetlerin tarım sektöründe çok büyük politikalar yürüttüğünü, bunların başındaki en önemli projenin GAP olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, ”Hafta sonu Şanlıurfa ve Adıyaman illerimizi ziyaret ettim. Oradaki kurak toprakların nasıl bereketli toprak haline geldiğini görmekten büyük gurur duydum. GAP projesi 13 büyük proje demetinden oluşuyor, birçok baraj sulama kanalları, özellikle helikopterle gezerken sulama kanallarının kurak toprakları nasıl yemyeşil yaptığını görünce insanın heyecanlanmaması mümkün değil” diye konuştu.
-”Sulama kanalları verimi artırıyor”-
Kaynakları kullanırken, bütçeleri değerlendirirken önceliklerin iyi şekilde gözden geçirilmesi gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, şöyle dedi:
”Özellikle sulama kanallarının bir an önce bitirilmesi Türk tarımını, Türk çiftçisini çok daha güçlü hale getirecektir ve üretim kapasitemizi inanılmaz şekilde artıracaktır. Oradan aldığımız bilgilerde bana dediler ki sulanan Şanlıurfa toprakları, sulanan Adıyaman toprakları, sulanacak Diyarbakır toprakları 1’e 40 misli en az topraktaki geliri artırmakta. Daha önceki kurak toprakların geliriyle sulanmış toprakların geliri arasında 40 misli fark oluyorsa o zaman bütün gücümüzle bu sulama kanallarını bitirmemiz gerekir.”
-”Tarım ve hayvancılık, Türkiye için önemli sektörler”-
Barajların kendi kendilerini amorti ettiğini de dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:
”Atatürk barajının kendisini 5 yıl içinde amorti ettiğini düşünürsek o zaman kaynakları ayırırken tarıma ve özellikle bu alanlara çok önem vermemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isterim. Tabii ki tarım ve hayvancılığı beraber kullanıyoruz. Hayvancılık, balıkçılık bütün bunlar da Türkiye için çok önemli sektörlerdir. Bir aileye en hızlı gelir getirmenin yolu hayvancılıktır aslında. Son yıllarda modern hayvancılığın Türkiye’de gelişiyor olmasını görmekten de büyük memnuniyet duyuyorum. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın gerek toprakların toplulaştırılması, gerek hükümetin son yıllarda çok inanılmaz şekilde hayvancılığa verdiği destekler bunlar önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin tarım ve hayvancılıktaki üretim kapasitesini muhakkak çok artıracaktır.
Unutmayalım ki biz sanayileşeceğiz, hizmet sektörü giderek daha çok artacak, zenginleşmenin yolu buradan geçmektedir, ama bunlar aynı zamanda tarımı da zenginleştirmektedir. Çünkü tarım, daha modern, daha makineli, daha bilimsel bir şekilde yapılmaya başlandığında 1’e 40 verim vermektedir. Türkiye’nin ileride kendisine yeterli bir ülke olarak kalması, dünyayı bölgeyi besleyecek bir ülke halinde devam etmesi için de tarım politikalarımıza çok büyük önem vermemiz gerekmektedir.”
TZOB’un tarihinin Osmanlı dönemine, 1880-1881’e kadar uzandığını, 1963’te kamu niteliğinde kurum haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, ”Kamu halinde bir kurum demek aslında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile iç içe çalışan bir kurum demektir. Nasıl TOBB, Sanayi Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı ile beraber çok yakın çalışıyorsa; nasıl diğer kamu niteliğindeki kurumlar ilgili bakanlıklarla çok yakın çalışıyorlarsa sizin de tabii ki çok yakın çalışmanız gerekmekte. Tarım politikalarının çiftçilere köylerimize her tarafa ulaşabilmesi için sizler aslında kılcal damarlar gibisiniz” dedi.
-”Kırsal alanların canlanması için…”
Türkiye’nin şehirlerinin çok hızlı geliştiğini, modernleştiğini, ancak kırsal alanlarda hala çok büyük eksiklikler bulunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, kırsal alanların da canlı olması, gelir düzeyinin artması ve bölüşümdeki adaletin çok daha iyi olması için tarım sektörüne çok büyük önem verilmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle tamamladı:
”Bu yılların çok bereketli yıllar olacağını hep beraber görüyoruz, yağmurlar iklim bunu gösteriyor; yılların hep bereketli olmasını isteriz. İnsanlık tarihi boyunca bin yıl gerilere gittiğimizde bir anekdot vardır; ‘kıtlık yılları’, ‘bolluk yılları’. Bu bundan sonra böyle devam edecek iklimler açısından… Ama insanoğlu bunlara karşı tedbirler almış. Yüzlerce yıl önce de kıtlık yılı bolluk yılı olduğunda bunun arkasından kıtlık olacak diye tedbirler almışlar. İşte tarım politikaları bu şekilde gelişe gelişe bugünkü en modern anlama kavuşmuş. İnanıyorum ki bu politikalar neticesinde çiftçimiz, ülkemiz daha çok kazanacak ve kendimizi çok daha güvende hissedeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Gül salondan ayrılırken bir grup kadın çiftçi, Cumhurbaşkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çiçekler sundu; birlikte anı fotoğraf çektirdi.

4. Ortadoğu Tarım, Hayvancılık Fuarı


-4. Ortadoğu Tarım, Hayvancılık Fuarı
-Diyarbakır’daki fuarın açılışına TZOB Genel Başkanı
Bayraktar ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker de katıldı
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
“Dünyada büyük önem kazanan gıda, Türkiye’ye büyük
fırsat sağlayacak. Türkiye, bölgesinde güçlü olmak istiyorsa
gıda ve tarım sektörünü desteklemek zorundadır ”
-“Amacımız lüks araçlara binmek değil, verimli ve kaliteli
üretim yaparak ülke ekonomisine, zenginliğine katkıda bulunmaktır”
-“Tarımsal alanlarının bölünmesinin engellenmesi, toplulaştırma,
sulama yatırımları ile GAP ve benzeri projelerin hayata
geçirilmesine ilişkin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın
çalışmalarını çok önemsiyoruz”
-“ Bazı çiftçilerin SGK ile problemleri vardı; bunu çözdük.
Sattığınız üründen yüzde 5 civarında kesinti yapılıyordu,
SGK Yönetim Kurulu aldığı kararla bunu yüzde 1’e düşürdü”
-Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker:
-“Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan teşvik paketiyle
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine büyük imkan sağlandı”

Diyarbakır – 11.04.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyada büyük önem kazanan gıdanın, Türkiye’ye büyük fırsat sağlayacağını bildirerek, “Türkiye bölgesinde güçlü olmak istiyorsa gıda ve tarım sektörünü desteklemek zorundadır” dedi.
Bayraktar, Diyarbakır Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ”4. Ortadoğu Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk ve Süt Endüstrisi Fuarı”nın’ açılışında yaptığı konuşmada, son yıllarda Türk çiftçisinin lüks araçlara bineceğinin dile getirildiğini, amaçlarının lüks araca binmek değil, verimli ve kaliteli üretim yaparak ülke ekonomisine, zenginliğine katkına bulunmak olduğunu kaydetti.
Tarımsal alanlarının bölünmesinin engellenmesi, toplulaştırma, sulama yatırımları ile GAP ve benzeri projelerin hayata geçirilmesine ilişkin bakanlığın çalışmalarını çok önemsediklerini vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu:
”Hedefimiz 2023 yılında 150 milyar dolarlık tarımsal hasılaya ulaşmaktır. Bunu sağlarsak ülkemizin zenginliğini sağlamış olacağız. Bu yatırımların tamamlanması lazım. Bakanlığımızın bu yöndeki çalışmalarına büyük destek veriyoruz. Türkiye, bölgesinde güçlü olmak istiyorsa gıda ve tarım sektörünü desteklemek zorundadır. Bunu yaparak Türkiye, çok daha güçlü bir ülke haline gelecektir. Bakanlığın, Süt Müdahale Kurumu oluşturma çalışmasını çok önemsiyoruz. Buna ihtiyaç var. Sütte fiyat istikrarını yakaladığımız zaman süt hayvancılığı ve besi hayvancılığı gelişecektir.
Bazı çiftçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu ile problemleri vardı, bunu çözdük. Sattığınız üründen yüzde 5 civarında kesinti yapılıyordu, SGK Yönetim Kurulu aldığı kararla bunu yüzde 1’e düşürdü. Bunun da müjdesini size vermiş olayım.”

-Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker-

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de fuarın açılışındaki konuşmasında, Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan teşvik paketiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine büyük imkan sağlandığını söyledi.
Cumhuriyet tarihinde böyle bir teşvik uygulamasının bugüne kadar yürürlüğe konulmadığını dile getiren Eker, şöyle konuştu:
”Bunu değerlendirmeliyiz. Bölge insanın işsizlik probleminden kurtulması, bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasının sağlanması için bu teşvik imkanından faydalanmak lazım. Bunun için herkese çağrı yapıyoruz.
Bölgede toplulaştırma çalışmaları hızla sürüyor. Bakanlık imkanları çerçevesinde sadece Diyarbakır’da son 3-4 yılda 5 bin 500 projeye yüzde 50 hibe destek verdik. Bunun için 38 milyon lira çiftçiye hibe verilmiş oldu. Çiftçi bu yıl 7 milyar 600 milyon lira bakanlıktan karşılıksız destek alıyor. Bunun yaklaşık 2 milyar 200 milyon lirası hayvancılık için geri kalanı diğer tarımsal faaliyetler için.1 Ocak 2012’den geçerli olmak üzere besicilik yapan kardeşlerime kayıtlıysa ve 3 ay hayvanını beslemişse hayvan başına 300 lira nakit destek veriyoruz. Sadece bunun için ayrılan para 450 milyon liradır. Hayvancılığın geliştirilmesine dönük olarak GAP Eylem Planı ile bakanlığın diğer projelerinde önemli imkanlar var. Özellikle girdiler üzerinde çalışıyoruz. Bu sene uzun kış şartları yaşandı. Özellikle bazı bölgelerde hayvancılık yapan kardeşlerimizin birtakım imkanlara kavuşması için çaba içindeyiz.”
Açılışın ardından Bakan Eker, TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar ve Vali Mustafa Toprak’la fuardaki standları gezerken, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Özcan Aygun ile bir süre sohbet etti.
Bakan Eker, Türkiye’nin tohumculuk sektöründe son yıllarda çok büyük mesafe kat ettiğini belirterek, ”Artık tohum ihracatı yapıyoruz. Türkiye, AB üyesi 3 ülkeye tohum ihracatı yapıyor. Bunlar çok önemli faaliyetlerdir” dedi.
TSÜAB Başkanı Aygun da, Türkiye’nin tohum ihracatının 110 milyon dolara ulaştığını, tohumculukta ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 67 olduğunu bildirerek, ”Eskiden tohum denince akla İsrail geliyordu. O, efsane bitti. Artık, Türkiye İsrail’e tohum ihracatı yapıyor. İsrail’e 1,8 milyon dolarlık tohum ihracatı var. 68 ülkeye Türkiye’den tohum ihracatı var. Hükümetin hazırladığı Tohumculuk Kanunu’nun ardından tohumculuğun önü açıldı” diye konuştu.
Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) ile Tüm Fuarcılık Yapım Anonim Şirketi’nin (TÜYAP) işbirliğiyle düzenlenen; Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Valilik ve Büyükşehir Belediyesi’nce desteklenen fuar, 15 Nisan’a kadar, 09.30-18.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fuar açılışından sonra TZOB Yönetim Kurulu Üyesi ve Çınar Ziraat Odası Başkanı Cevat Delil, bölge ziraat odalarının başkanlarıyla bir araya geldi.

TZOB medyada Türkiye birincisi…


-TZOB medyada Türkiye birincisi…
-Türkiye Ziraat Odaları Birliği, meslek kuruluşları, birlik,
konfederasyon, odalar ve dernekler arasında, hem Eylül
ayında hem de Ocak-Eylül döneminde, yazılı basında yer
alan tarım ve genel ekonomi haber sayısında birinci
sırayı aldı
-Yazılı basında Eylül ayında TZOB kaynaklı 2 bin 171,
Ocak-Eylül döneminde 18 bin 384 haber yer buldu
-TZOB kaynaklı haberlerin yer bulduğu yazılı basın
kuruluşlarının Eylül ayı toplam tirajı 59 milyon 796 bin
888, Ocak-Eylül dönemi toplam tirajı 493 milyon
722 bin 285’i buldu
Ankara – 04.10.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) medyada yer almada Türkiye birincisi oldu.
TZOB, meslek kuruluşları, birlik, konfederasyon, odalar ve dernekler arasında, hem Eylül ayında hem de Ocak-Eylül döneminde, yazılı basında yer alan tarım ve genel ekonomi haber sayısında birinci sırayı aldı.
Medya takip ajansı İnterpress’in ekonomiye yön veren kurum ve kuruluşlarla ilgili haber izleme verilerinden yapılan hesaplama, medyada Eylül ayının liderinin TZOB olduğunu gösteriyor. Yazılı basında Eylül ayında TZOB kaynaklı 2 bin 171 haber yer buldu. Eylül ayında TOBB kaynaklı 1866, TÜSİAD-STK kaynaklı 956, Kamu-Sen kaynaklı 787, KESK kaynaklı 724, MÜSİAD kaynaklı 698, Türk-İş kaynaklı 697, DİSK kaynaklı 626, TESK kaynaklı 561, Hak-İş kaynaklı 264, TİSK kaynaklı 223 haber yer buldu.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği kaynaklı haberlerin yer bulduğu yazılı basın kuruluşlarının Eylül ayı toplam tirajı 59 milyon 796 bin 888 oldu. TZOB, tiraj açısında Eylül ayında, TOBB ve TÜSİAD-STK’nın ardından üçüncü sırada yer aldı.
Eylül ayında internet medyasında TZOB kaynaklı 2 bin 132 haber yayımlandı.
-Ocak-Eylül-
TZOB, yazılı basında yer alan haber sayısında, Ocak-Eylül 2012 dönemine bakıldığında 18 bin 384 haberle birinci sırayı çıktı .
Bu dönemde yazılı basında TOBB kaynaklı 18 bin 99, KESK kaynaklı 10 bin 32, TÜSİAD-STK kaynaklı 8 bin 144, Kamu-Sen kaynaklı 7 bin 956, MÜSİAD kaynaklı 7 bin 702, Türk-İş kaynaklı 7 bin 44, DİSK kaynaklı 6 bin 266, TESK kaynaklı 5 bin 682, Hak-İş kaynaklı 2 bin 536, TİSK kaynaklı 1328 yer buldu.
TZOB kaynaklı haberlerin yer aldığı yazılı basın kuruluşlarının toplam tirajı, Ocak-Eylül 2012 dönemi için 493 milyon 722 bin 285’i buldu.

Haziran dış ticaret rakamları


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Ocak-Haziran dönemi gıda ve tarım ihracatı yüzde 11,19 artışla 6,6 milyar dolardan 7,4 milyar dolara çıkarken, ithalat aynı dönemde yüzde 8,8 düşüşle 6 milyar dolardan 5,5 milyar dolara indi”
-“Tarım ve gıdada Ocak-Haziran dönemlerinde 2011’de 617,5 milyon dolar olan dış ticaret fazlası, bu yıl 1,89 milyar dolara yükseldi”
-“Dünyadaki kriz ortamına rağmen, tarım ve gıdada ihracatın yüzde 11,19 artması, dış ticaret fazlasının 3 kat artışla 1,89 milyar dolara yükselmesi büyük bir başarıdır”
-“Tarım bu ülkeye döviz kazandırarak, istihdam yaratarak hizmet etmeye devam edecektir”
Ankara – 31.07.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım ve gıdada ihracatın arttığını, ithalatın azaldığını bildirerek, “Ocak-Haziran dönemi gıda ve tarım ihracatı yüzde 11,19 artışla 6,6 milyar dolardan 7,4 milyar dolara çıkarken, ithalat aynı dönemde yüzde 8,8 düşüşle 6 milyar dolardan 5,5 milyar dolara indi” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, fasıllar itibarıyla ihracat ve ithalat rakamlarına bakıldığında, gıda ve tarımda, Ocak-Haziran döneminde, 7 milyar 373 milyon 334 dolarlık ihracat, 5 milyar 484 milyon 652 bin dolarlık ithalat yapıldığını, 1 milyar 888 milyon 682 bin dolarlık dış ticaret fazlası verildiğini belirtti. 2011 yılında, Ocak-Haziran döneminde 6 milyar 631 milyon 289 bin dolarlık ihracat, 6 milyar 13 milyon 836 bin dolarlık ithalat olduğunu ve 617 milyon 453 bin dolarlık dış ticaret fazlası verildiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Tarım ve gıdada Ocak-Haziran dönemlerinde 2011’de 617,5 milyon dolar olan dış ticaret fazlası, bu yıl 1,89 milyar dolara yükseldi. Bu rakam, önemli ölçüde dış ticaret açığı veren ülkemiz için çok önemlidir. Tarım, Ocak-Haziran döneminde de üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. Dünyadaki kriz ortamına rağmen, tarım ve gıdada ihracatın yüzde 11,19 artması, dış ticaret fazlasının 3 kat artışla 1,89 milyar dolara yükselmesi büyük bir başarıdır.”
Ocak-Haziran döneminde en fazla ihracat artışının yüzde 101,6 ile hububatta görüldüğünü ifade eden Bayraktar, 6 aylık dönemde 113,6 milyon dolarlık hububat ihracatı yapıldığı bilgisini verdi. Bayraktar, Ocak-Haziran döneminde 2,18 milyar doları aşkın sebze, meyve ihracatı gerçekleştirildiğini, bu rakamın 2011 yılında 2,3 milyar dolar düzeyinde olduğunu belirtti.
-Haziran ayı rakamları-
Bayraktar, gıda ve tarımda Haziran ayında 1 milyar 195 milyon 535 bin dolarlık ihracat, 1 milyar 42 milyon 925 bin dolarlık ithalat yapıldığını, 152 milyon 610 dolarlık dış ticaret fazlası verildiğini vurguladı. 2011 yılında, Haziran ayında 1 milyar 63 milyon 683 dolarlık ihracat, 890 milyon 799 bin dolarlık ithalat olduğunu ve 172 milyon 884 dolarlık dış ticaret fazlası verildiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bu yıl Haziran ayında, geçen yılın aynı dönemine göre hem ihracat, hem ithalat artmıştır. Türk çiftçisinin alın teriyle ürettiği ürünler ihracat şansı bulmuştur. Tarım ve gıda ihracatı gittikçe artan oranda ekonomiye katkı yapar hale gelmiştir. Özellikle tarımsal faaliyetlerin daha az olduğu ilk 6 ayda verilen 1,89 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verilmesi sevindiricidir. Ekonomiye katkımız aşikar bir hal almıştır.
Ocak-Haziran dönemine baktığımızda, 2011-2012 döneminde tarım ve gıdada ihracatın 742 milyon 45 bin dolar arttığını, ithalatın ise 529 milyon 184 bin dolar azaldığını görüyoruz. Küresel kriz ortamında ihracatı bu kadar arttırmak, üstüne ithalatı da bu kadar azaltmak tarımın bir başarısıdır. Tarım bu ülkeye döviz kazandırarak, istihdam yaratarak hizmet etmeye devam edecektir.”
Önündeki engeller kaldırıldığında Türk tarımının çok daha büyük üretim ve ihracat rakamlarına ulaşacağının açık olduğuna dikkat çeken Bayraktar, 2023 yılında 150 milyar dolarlık tarım hasılasına, 50 milyar dolar ihracata ulaşmanın ulaşılabilir bir hedef haline gelmeye başladığını bildirdi.

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Türkiye, sulanan alan büyüklüğünde dünyada 9’uncu sırada”


-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Türkiye, sulanan alan büyüklüğünde dünyada 9’uncu sırada”
-“24,5 milyon hektar işlenen ve uzun ömürlü bitki alanıyla Türkiye, dünyada 13’üncü durumda”
-“Hala sulamaya açılmamış 31 bin kilometrekare alan büyük bir potansiyel. Bu alan, yılda 53,4 milyar avro gıda, tarım ihracatı yapan Hollanda’nın toplam tarım alanının 2,8 katından fazla”
-“Bir an önce sulama yatırımları tamamlanmalı. Çoğu bereketli olan bu topraklar, bir an önce sulu tarıma açılmalı”
-“31 milyon dönüm alanın sulamaya açılması hem ülkemize çok çeşitli ürün yelpazesi sağlayacak, hem de bu alanlardaki çiftçimizin gelirini kat kat artıracaktır”
-“Bu alanların sulanabilmesi, büyük istihdam ve gelir yaratacak, çoğu pazara yönelik ürün üretileceği için tarımsal ihracatı da kelimenin tam anlamıyla patlatacaktır”
-“Devlet, sulanabilir alanlara yaptığı yatırımı vergi gelirlerindeki ve ihracattaki artışla çok kısa sürede geri alacak. Böylece hem devlet, hem çiftçi, hem de bu ürünleri işleyecek sanayici ile ihracatçı kazançlı çıkacak. Tek kaybeden pazar yitirecek diğer ülkeler olacak”
Ankara – 22.07.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanında dünyada 13’üncü olan Türkiye’nin, sulanan alan büyüklüğünde dünyada Çin, Hindistan, ABD, Pakistan, İran, Endonezya, Tayland, Meksika’nın ardından 9’uncu sırada bulunduğunu bildirdi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, iklim şartları nedeniyle büyük bölümünde sulamanın şart olduğu Türkiye’de, bu alanların sulama yatırımları tamamlanamadığı için hala sulanamadığını, uzun yılların sorunu olan bu konunun en kısa sürede hallinin zorunlu hale geldiğini kaydetti. Türkiye’de, yağışların tarımda hala çok etkili olduğunu bildiren Bayraktar, sulama yatırımları tamamlandığında, barajlarla su stoklaması yapıldığında kuraklığın tarıma etkisinin önemli ölçüde azalacağını belirtti.
Dünyada 1 milyar 523,6 milyon hektar işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanı bulunduğunu, bu alanın yüzde 20,1’i olan 306,2 milyon hektarının sulandığını, sulanan alanların yüzde 41,3’ünün Çin ve Hindistan’da yer aldığı bilgisini veren Bayraktar, Türkiye’nin de dünyada sulanan alanın yüzde 1,70’ine, işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanının yüzde 1,61’ine sahip bulunduğunu kaydetti:
İşlenen tarım alanı ve uzun ömürlü bitkilerin alanı büyüklüğünün Hindistan’da 169,3, ABD’de 172,9, Rusya’da 124,2, Çin’de 122,6, Brezilya’da 68,2, Kanada’da 53,4, Avustralya’da 44,7, Nijerya’da 41,9, Endonezya’da 37,1, Ukrayna’da 33,5, Arjantin’de 33, Meksika’da 27,5, Türkiye’de 24,5 (2011 rakamlarına göre 23,63), Kazakistan’da 22,8, Pakistan’da 21,2 milyon hektarı bulduğunu bildiren Bayraktar, sulanan alan büyüklüğünde Çin ve Hindistan’ın başı çektiğini kaydetti. Çin’de 64,1, Hindistan’da 62,3 milyon hektar alanın sulandığını belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Sulanan alan büyüklüğünde üçüncü sırayı 23 milyon hektar alanla ABD alıyor. ABD’yi 19,9 milyon hektarla Pakistan izliyor. ABD’nin 8’de birinden daha az işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanı bulunan Pakistan’ın ABD’ye yakın bir alanda sulama yapması dikkat çekici. ABD, işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanının yüzde 13,3’ünü sularken, Pakistan’da bu oran yüzde 93,7’ye çıkıyor. Pakistan’ı 9 milyon hektar sulanan alanla İran, 6,7 milyon hektarla Endonezya, 6,4 milyon hektarla Tayland, 6,3 milyon hektarla Meksika ve 5,2 milyon hektarla (2011 rakamlarına göre 5,4 milyon hektar) Türkiye izliyor. Türkiye, işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanının yüzde 21,3’ini sulayabiliyor. Sulanan alan büyüklüğünde 10’uncu sırayı ise 5,05 milyon hektarla Bangladeş alıyor. Çin’de işlenen tarım ve uzun ömürlü bitkiler alanının yüzde 52,3, Hindistan’da yüzde 36,8’i sulanıyor. Türkiye’den daha az işlenen tarım ve uzun ömürlü bitkiler alanı olan Pakistan, İran, Tayland, Türkiye’den daha fazla alanı suladığı görülüyor.”
-Sulamaya açılamamış alanın büyüklüğü Hollanda’nın yüzde 91,9’u-
Türkiye’nin tüm sulanabilir alanlarının sulamaya açılması durumunda, son verilere göre yüzde 22,85 olan bu oranının yüzde 36’ya çıkacağını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Hala sulamaya açılmamış 31 bin kilometrekare alan büyük bir potansiyel. Bu alan, yılda 53,4 milyar avro gıda, tarım ihracatı yapan Hollanda’nın 11 bin kilometrekare olan işlenen tarım ve uzun ömürlü bitki alanının 2,8 katından fazla. Yine Hollanda’nın 33 bin 730 kilometrekare olan toplam karasal alanının yüzde 91,9’ını buluyor. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Konya Ovası Projesi (KOP) gibi ülkeye çok büyük sulanan arazi kazandıracak projelere en öne alınmalıdır. Devletin bütün imkanları seferber edilmeli, bir an önce sulama yatırımları tamamlanmalıdır. Çoğu bereketli olan bu topraklar, bir an önce sulu tarıma açılmalıdır. Teknik olarak sulanabilir 31 bin kilometrekarelik, çiftçimizin kullandığı şekliyle 31 milyon dönüm alanın sulamaya açılması hem ülkemize çok çeşitli ürün yelpazesi sağlayacak, hem de bu alanlardaki çiftçimizin gelirini kat kat artıracaktır. Bu alanların sulamaya açılması büyük istihdam ve gelir yaratacak, çoğu pazara yönelik ürün üretileceği için tarımsal ihracatı da kelimenin tam anlamıyla patlatacaktır.”
Bayraktar, devletin, sulanabilir alanlara yaptığı yatırımı vergi gelirlerindeki ve ihracattaki artışla çok kısa sürede geri alacağını, böylece hem devletin hem çiftçinin hem de bu ürünleri işleyecek sanayici ve ihracatçının kazançlı çıkacağını, tek kaybedenin pazar yitirecek diğer ülkelerin olacağını söyledi.
Şemsi Bayraktar, yapılacak bu yatırımların sağlayacağı sosyal faydanın da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, istihdamdaki artışın bu bölgelere ve dolayısıyla ülkeye büyük katkısı olacağını vurguladı.