TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
“Sanayici bizim sırtımızdan para kazanıp yatırım
üzerine yatırım yaparken ben hayvanlarımı kesime
götürüyorsam bu sistemde çarpıklık var”
Aydın – 24.07.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, süt ve etin sanayiciler tarafından hayvancılardan değerinin altında satın alındığına işaret ederek, “Bugün sanayici bizim sırtımızdan para kazanıp yatırım üzerine yatırım yaparken ben hayvanlarımı kesime götürüyorsam bu sistemde çarpıklık var” dedi.
Aydın Ziraat Odası’nın iftarına katılan Bayraktar, et ve süt üreticileriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Sektörde yaşanan sıkıntıları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a da ilettiklerini belirten Bayraktar, şöyle konuştu:
“Bugün süt fiyatlarında sanayici 90-95 kuruşun üzerine çıkmıyor. 110 kuruş maliyeti olan bir kilogram süte sanayici 95 kuruş veriyorsa bu üretimin sürdürülebilir olması mümkün değil. Sanayicimiz tesis üzerine tesis yaparken yatırım üzerine yatırım yaparken benim üreticim de yatırım üzerine yatırım yapabilmeli. Bundan şikayetçi değiliz, elbette üretici entegrasyonunu sağlama noktasında sanayi yatırımlarına ihtiyaç var, itirazımız yok. Ama bugün sanayici bizim sırtımızdan para kazanıp yatırım üzerine yatırım yaparken ben hayvanlarımı kesime götürüyorsam bu sistemde çarpıklık var. Sayın Başbakan’a şunu söyledim, ‘Bu sektörde sömürü var, lütfen bunun önüne geçin. Bu sanayicimiz acımıyor. Muhakkak surette biz ekonomik örgütleri kuruncaya kadar ete ve süte devlet olarak sahip çıkılması lazım’ dedim. Sayın Başbakan da ‘doğru söylüyorsunuz’ deyip talimat verdi. Et ve Süt Kurumu, Bakanlar Kurulundan çıktı. Türkiye’nin her tarafında fiyatlar hedef fiyatın altına düşmesi durumunda et ve süt kurumları piyasaya müdahale edecek, bir müdahale kurumu olarak çalışacak.”

– “Arazilerimizi durmadan parçalıyoruz”-
Türkiye’de verimli üretim gerçekleştirmenin önündeki engellerden birinin, mevcut miras hukuku olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Tarımda verimliliği artırmak için yapısal sorunları çözmemiz lazım. Bunlardan bir tanesi, arazi parçalanması.1926 yılında İsviçre’den aldığımız medeni kanun yüzünden arazilerimiz durmadan parçalandı. Türkiye’de verimli üretim yapmanın önündeki en büyük engel bu. Biz miras hukukunun değiştirilmesi noktasında Ankara’da Sayın Başbakanımızla, Sayın Tarım Bakanımızla ve ilgili bakanlarımızla 2 yıldır sürekli görüşüyoruz. En son Sayın Başbakanımız Türkiye Ziraat Odaları Birliği ziyaretinde talimat verdi ve bakanlığımızın hazırlamış olduğu yeni miras hukuku ile ilgili kanun meclis gündemine indi. Bunu fevkalade önemsiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

-“Belli ürünlerin dışında yağlı tohumların biyoyakıt olarak
kullanılmasını biz de doğru bulmuyoruz”-
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Türkiye’de belli ürünlerin dışında yağlı tohumların biyoyakıt olarak kullanılmaması yönündeki kararını desteklediklerini sözlerine ekleyen Bayraktar, şunları kaydetti:
“Bakanlığın bu konudaki tasarrufunu destekliyoruz. Çünkü Türkiye’de yağlı tohum açığı var ve Türkiye döviz ödeyerek yağlı tohumlar getiriyor. Bu aşamada belli ürünlerin dışında yağlı tohumların biyoyakıt olarak kullanılmasını biz de doğru bulmuyoruz. Bakanlık doğru yapıyor.”
İftara Aydın Valisi Kerem Al, AK Parti Aydın Milletvekilleri Ali Gültekin Kılınç ve Mehmet Erdem, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Salih Köksal ile Ziraat Odası Başkanı Rıza Posacı’nın yanı sıra, Muğla, Denizli, Burdur illerinden ziraat odaları başkanları katıldı.
Programda Bayraktar’a pazara yeni çıkmaya başlayan Aydın inciri ikram edildi. Bayraktar, iftarın ardından il ve ilçe ziraat odası yetkilileri ile koordinasyon toplantısı gerçekleştirdi.

Bayraktar “Aksaray Günleri”nde…

-Bayraktar “Aksaray Günleri”nde…
-TZOB Genel Başkanı, Ankara’da Atatürk Kültür
Merkezi’nde düzenlenen Aksaray Tanıtım Günleri’ni
ziyaret etti
-Bayraktar: “Üretici birliklerinin mali ve idari açıdan
daha da güçlendirilmesi gerekir”

Ankara – 16.05.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ankara’da düzenlenen “Aksaray Günleri” çerçevesinde açılan stantları ziyaret etti.
Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım günleri çerçevesinde hazırlanan stantları gezen Bayraktar, sergilenen ürünlerle ilgili bilgi aldı.
Aksaray Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Emin Koçak, Genel Başkan Bayraktar’a sergilenen ürünler, el işlemeleri ve yöresel dokumalar ve halılarla ilgili ayrıntılı bilgi sundu. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Taşpınar, Ağaçören, Eşmekaya, Eskil ve Sarıyahşi Kaymakamlık ve Belediyelerinin stantlarını gezdi; yetkililer ve görevlilerden bilgiler aldı, anı fotoğrafları çektirdi.
Daha sonra Aksaray Tarım Platformu standına geçen Bayraktar burada, Aksaray Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk ve Aksaray Veteriner Hekimler Odası Başkanı Mithat Küçük’ün ilin tarım potansiyeli ve üretimiyle ilgili değerlendirmelerini dinledi.
Bayraktar, burada yaptığı açıklamada, özellikle üretici birliklerinin mali ve idari açıdan daha da güçlendirilmesi gerekliliğine vurgu yaptı.
Et ve Süt Kurumu oluşturulması için TZOB olarak büyük gayret gösterdiklerini ve bu kurumun çok yakın bir zamanda faaliyetlerine başlamasını beklediklerini anlatan Bayraktar, “Bu Kurum çok önemliydi. İnşallah hayvancılık sektörümüze büyük katkılar sağlayacak. Hem ette hem de süt ve süt ürünlerinde üretimin sürdürülebilirliğine büyük katkı yapacak” dedi.
Üreticinin en büyük maliyetini 40-50 yıllık yapısal sorunların oluşturduğuna dikkati çeken Bayraktar, özellikle arazi toplulaştırması, sulama ve yöntemleri, güçlü bir örgüt yapısı gibi konuların halledilmesinin zorunlu olduğunun altını çizdi.
Genel Başkan Bayraktar’ın ziyaretine, TZOB Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Mustafa Hepokur da eşlik etti.

Bayraktar, akil insanlar toplantısına katıldı…

-Bayraktar, akil insanlar toplantısına katıldı…

İstanbul – 04.04.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “akil insanlar” ile bir araya geldiği toplantıya katıldı.
Erdoğan, Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde gerçekleşen ”Çözüm Süreci Akil İnsanlar Heyeti İstişare Toplantısı”nın açılışında bir konuşma yaparak sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Toplantıda, Karadeniz Bölgesi’nde çalışmalar yapacak heyette yer alan TZOB Genel Başkanı Bayraktar ile “akil insan” olarak belirlenen 63 isim yer aldı.
Başbakan Erdoğan’ın açış konuşmasının ardından toplantıya basına kapalı olarak devam edildi. Toplantı yaklaşık 4,5 saat sürdü.

Bayraktar, akil adam seçildi…

-Bayraktar, “akil adamlar” sürecini değerlendirdi
-A Haber, TRT ve AA’ya demeç veren TZOB Genel
Başkanı Şemsi Bayraktar:
-“Umut ederiz ki bu sürecin sonunda bu kavga
sona ersin, barış yaşansın. Ekonomik ve sosyal
olarak o bölgenin hatta ülkemizin kalkınmasına da
katkı sağlamış oluruz”
-“Milletimizin hassasiyetlerini de biliyoruz. Bunları da
dikkate alacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
Bu süreçte üniter yapımızın korunması fevkalade
önemli”
-“Kardeşliği tesis etmek suretiyle birlik ve beraberliğin
önemini vurgulayarak, bu süreci olumlu bir şekilde
sürdüreceğimize eminim”
-“O bölgede güvenliğin sağlanması halinde tarım
ve hayvancılık kalkınacaktır. Buna dayalı sanayi de
oraya gelecektir”

Ankara – 03.04.2013 – “Akil adamlar” listesinde yer alarak Karadeniz Bölgesi’nde çalışmalar yapacak heyette bulunan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Umut ederiz ki bu sürecin sonunda bu kavga sona ersin, barış yaşansın. Böylelikle, ekonomik ve sosyal olarak o bölgenin hatta ülkemizin kalkınmasına da katkı sağlamış oluruz” dedi.
“Akil adamlar” sürecini A Haber, TRT ve Anadolu Ajansı’na verdiği demeçlerle değerlendiren Bayraktar, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın dün kendisini arayarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu süreçte görev almasını arzu ettiğini ifade ettiğini bildirdi. Kendisinin bu sürece olumlu katkıda bulunmak üzere akil adamlar listesine girmeyi kabul ettiğini belirten Bayraktar, şunları söyledi:
“Hayırlı olmasını diliyoruz. Yarın akşam Başbakan Erdoğan ile ilk toplantımızı yapacağız. Zannediyorum ondan sonraki süreçte komisyonlar toplanacak. Komisyonlarda neler yapacağımızı görüşeceğiz ve startı vermiş olacağız.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği 5,5 milyon üyesiyle 750 Ziraat Odasıyla Türkiye’nin her tarafında teşkilatını tamamlamış, güçlü bir örgüt ve Türkiye’nin en büyük meslek kuruluşlarından biri. Bu süreçte teşkilatımla birlikte önemli bir rol oynayacağımı da düşünüyorum. Tabii umut ederiz ki bu sürecin sonunda bu kavga sona ersin, barış yaşansın. Ekonomik ve sosyal olarak o bölgenin hatta ülkemizin kalkınmasına da katkı sağlamış oluruz.
Milletimizin hassasiyetlerini de biliyoruz. Bunları da dikkate alacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Bu süreçti bizim üniter yapımızın korunması fevkalade önemli. Milletimizin önemli hassasiyetlerinden birisi bu. Kardeşliği tesis etmek suretiyle birlik ve beraberliğin önemini vurgulayarak, bu süreci olumlu bir şekilde sürdüreceğimize eminim.”

-Terörün bir başka yüzü de ekonomik namludur-
Doğu ve Güneydoğu bölgesine oldukça sık giden bir Genel Başkan olduğunu belirten Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada terörün bir başka yüzünü gördüm. Terörün bir başka yüzü de ekonomik namludur. Terör o bölgeye fevkalade zarar vermiştir. Orada özellikle hayvancılıkla, tarımla uğraşan insanlarımızın ekonomik olarak fevkalade zayıf düştüklerini, yaptıkları üretimden para kazanamadıklarını, hatta üretimi bıraktıklarını görüyoruz. Bir rakam vermem gerekirse; orada özellikle hayvancılığa çok elverişli yerlerimiz var, meralarımız hatta mezralarımız var. Mezralar kullanılmıyor. Hayvan popülasyonuna baktığımızda hayvan varlığında fevkalade düşme olduğunu görüyoruz. Koyun, keçi varlığında yüzde 30-35’lere varan gerileme olduğunu görüyoruz. Hâlbuki o bölge ülkenin hayvancılık merkezi olabilir. Ve o bölge fevkalade doğal güzellikleri olan bir bölge.
Bu süreci çok dikkatli götürüp, barışı tesis edebilirsek, ki ben bunu başaracağımıza inanıyorum, yine söylüyorum; milletimizin hassasiyetini dikkate alarak bunu başaracağımıza inanıyorum. Buradaki ekonomik gelişme ülkemizin zenginliğine katkı sağlayacaktır. O bölgenin ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasına sağladığı katkı sadece o bölgeye değil ülkemize de katkı sağlayacaktır.

-“Tarım ve hayvancılık kalkınacaktır-
Siz ne kadar teşvik verirseniz verin, siz orada güvenliği sağlayamıyorsanız, bölge insanı da başta olmak üzere yatırım yapma şansı yok. O bölgede güvenliğin sağlanması halinde tarım ve hayvancılık kalkınacaktır. Buna dayalı sanayi de oraya gelecektir. Siz şuanda orada bir sanayi tesisi de kuramıyorsunuz. Kısmen de olsa tarımınız var üretim yapıyorsunuz. Ama hem tarım dışı istihdam yaratma adına hem de tarım ürünlerinin değerlenmesi, katma değer katması adına yatırım yapılması lazım. Yatırımları oraya yapamıyorsunuz. Dolayısıyla en büyük varlığı da tarım ve hayvancılık olduğuna göre o bölgede kalkınma sağlayamıyoruz. Bu sürecin ben o bölgenin ekonomik kalkınmasına da katkı sağlayacağını düşünüyorum.”

-“İyi anlatmamız lazım”-
Aslen Karadenizli olduğunu ve bölge insanını çok iyi tanıdığına inandığını da vurgulayan Bayraktar, “Sonuçta aynı hisleri ben de paylaşıyorum. Aslında ben bu süreçte Doğu ve Güneydoğu bölgesinde görev yapmak isterim. Oradaki insanlarımızla zaman zaman gidiyorum, buluşuyorum. Bu işin önemini, barış sürecinin bu ülkeye neler getireceğini o bölgeyi nasıl kalkındıracağını görüyorum” diye konuştu.
“Bu entegrasyonu sağlamamız lazım” diyen TZOB Genel Başkanı Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ben Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı olarak, Güneydoğu’daki Ziraat Odası başkanlarımızla batıdaki oda başkanlarımızı buluşturuyorum. Batıdaki oda başkanlarımızı güneydoğuya gönderiyorum. Oradaki insanlarımızı oranın kültürünü misafirperverliğini tanımasını sağlıyorum. İnsanlarımıza bu sürecin önemini kelimeleri dikkatli seçerek, iyi anlatmamız lazım. Ben inanıyorum ki komisyonlar marifetiyle yapacağımız bu çalışmalar kardeşliği de geliştirecektir. Beraberliğimize daha fazla katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Bu sürecin başarılı geçmesini arzu ediyorum.”

Bayraktar, CNBC-E’de…

-Bayraktar, CNBC-E’de…
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Üretici üretmeye başladı, ithal lobileri rahatsız oldu.
Ette ithalata gerek yok, üretim yeterli”
-“2010 Haziran ayından bu yana ithalata 3 milyar 223
milyon dolar ödemişiz. Yazıktır, bu ülkenin parası”
-“Maliyetler çiftçimizi zorluyor”
-“Tarımda ÜFE’nin yüzde 4,26, gıda ve alkolsüz
içeceklerde yüzde 12,72 olması üretici market
fiyatlarındaki farkı ortaya koyuyor. Üretici eziliyor,
ürünleri para etmiyor”
Ankara – 05.08.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 30 Ekim 2012 tarihinde yayınlanan kararla karkas ette uygulanan yüzde 75 gümrük vergisi oranının yüzde 100’e çıkarıldığını, bunun ardından üretimin arttığını, ithalatın çok düşük rakamlara gerilediğini bildirerek, “Üretici üretmeye başladı ithal lobileri rahatsız oldu. Ette ithalata gerek yok, üretim yeterli” dedi.
Bayraktar, CNBC-E TV’de Burçak Önder’in sunduğu öğleden sonra yayınlanan “Piyasa Ekranı” programına katıldı.
Programda, Ramazan ayında yaşanan fiyat gelişmelerinden bahseden, TZOB’un spekülatif artışların önüne geçmek için yaptığı çalışmaları anlatan Bayraktar, “Biz Ramazan öncesinde basın toplantısı yaptık. Ramazan ortasında basın açıklaması ile fiyat gelişmelerinin takibini sürdürdük. 4 Ağustos Pazar günü de Ramazan’ın bitmesine sayılı günler kala yeniden basın toplantısı yaptık. Biz taraflara seslenmiştik. Bütün tarafların layıkıyla sesimize kulak verdiğini gördük. Yaş meyve sebzede birkaç istisna hariç ciddi bir fiyat artışı olmadığını tespit ettik. Tüketicilerimiz kaliteli yaş meyveye çok rahatlıkla ulaşabildi” dedi.
-“Ette üretim yeterli, fiyatlar makul”-
Et fiyatlarının artacağı söylentilerinin kendilerini üzdüğünü ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:
“30 Ekim 2012 tarihinde yayınlanan kararla karkas ette uygulanan yüzde 75 gümrük vergisi oranının yüzde 100’e çıkarıldı. Bunun ardından üretim arttı. İthalatın çok düşük rakamlara geriledi. Üretici üretmeye başladı. Bundan ithal lobileri rahatsız oldu. Harekete geçtiler. İşte ‘et fiyatları hızla artacak’, ‘Türkiye’de et fiyatları, maliyetleri dünya fiyatlarının üzerinde’ söylemleri yapılıyor. Ette ithalata gerek yok, üretim yeterli. Kırmızı et üretimimiz 2012 yılı birinci çeyrekte 171 bin 465, 2013 yılı ikinci çeyrekte ise 208 bin 597 ton olarak gerçekleşmiştir. Üretim bir önceki yılın aynı dönemine göre; 2013 yılında yem fiyatlarındaki yükselişe rağmen, yüzde 21,7 oranında artmıştır. Dana eti fiyatları, Ramazan ayında yüzde 3,41 oranında düşmüştür. Kuzu etinde yüzde 1,32 gibi çok düşük oranlarda artış olmuştur. Tavuk etinde ise yüzde 10,25 gibi önemli bir oranda düşüş görülmüştür. Bayramdan sonrada fiyatların makul seyredeceğini söyleyebilirim. Buradan lobilere sesleniyorum. Üretim yeterli, fiyatlar makul lütfen sağduyulu olalım. Ülke ekonomisi için ithalatı körüklemeyelim. 2010 Haziran ayından bu yana ithalata 3 milyar 223 milyon dolar ödemişiz. Yazıktır, bu ülkenin parası. Çiftçimiz üretiyor.”
Ramazan’da kuru soğan, domates gibi birkaç üründe başlangıçta sıkıntı yaşandığını ama tarla ürünlerinin devreye girmesiyle fiyatların gerilediğini bildiren Bayraktar, karpuz ve patateste üretim alanlarındaki gerileme nedeniyle fiyat artışı görüldüğünü, kirazda ise hasadın sonuna gelindiği için fiyatların arttığını belirtti.
-“Çiftçi yüksek maliyetle uğraşıyor”-
Çiftçinin çok rahat koşullarda üretim yapamadığını, yüksek maliyetle uğraştığını, mazot, gübre ve elektrik fiyatlarının yüksek olduğunu vurgulayan Bayraktar, “2010-2013 döneminde mazot fiyatları yüzde 47,1, gübre fiyatları çeşitlerine göre yüzde 37,3 ile yüzde 74,9 arasında artmıştır. Elektriğin birim fiyatı, 2007-2013 döneminde yüzde 124,4 yükselmiştir” dedi.
Girdi maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını, üreticinin önündeki engellerin kaldırılmasını istediklerini ifade eden Bayraktar, şunları söyledi:
“Verimliliği yakalamaya çalışacağız. Verimliliğin önemli bir unsuru olan girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerekiyor. Türk tarım sektörünün hedefleri çok büyük. 40-50 milyar dolar ihracat yapabilir, 150 milyar dolarlık tarımsal hasılaya ulaşabilir, 50 milyon turisti ve 85 milyon nüfusu besleyebilir. Yeter ki girdi maliyetleri düşürülsün, destekler artırılsın. Bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor.
Tarımda ÜFE’nin yüzde 4,26, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 12,72 olması üretici market fiyatlarındaki farkı ortaya koyuyor. Üretici eziliyor, ürünleri para etmiyor. Bu sürdürülebilir değil. Tüketici de uygun fiyatla tüketemiyor. Aradaki zinciri azaltmamız gerekiyor. Bu durumdan başta üretici, sonra tüketici zarar görüyor. Örgütlenme önemli. Üretici birliklerinin rehabilitasyona ihtiyacı var. Fonksiyonlarının artırılmasını çok istiyoruz. Sanayi ile üretici arasındaki entegrasyonu sağlamalılar. Kanunda değişikliğe ihtiyaç var.”
-“Önemli olan üretim”-
Bayraktar, önemli olanın üretim olduğunu, bu sağlandığı takdirde ithalata gerek olmadığını bildirerek, “hububatta üretim yeterli. En büyük problem yağlı tohumlarda. Ayçiçeğinde, soyada, pamukta. Üretim yetmediği için dışarıdan ithal ediyoruz. Bu ürünlerde destekleme politikasına devam edilmesi lazım. Pamuk sıfır gümrükle giriyor, gümrükle pamukta korumayı yapamıyorsunuz. Bu ürünlerde desteklemeyi artırmamız lazım” dedi.
Türkiye’nin sulamaya açamadığı 3 milyon hektara yakın arazisi bulunduğunu bildirerek, “sulama yatırımları çok önemli. Verimliliği artırıyor. GAP, KOP, DAP gibi projelerin tamamlanması gerekiyor. Arazi toplulaştırılması, miras hukuku değişikliği yapılması, bu tedbirlerin alınması zorunlu. Alınıyor da. Miras hukuku değişikliği şu anda Meclis’te. Değişiklikle birlikte artık arazi parçalanmasının önüne geçilecek” diye konuştu.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sakarya İl Müdürlüğü, Türkiye’de bir ilke imza atarak, Diyarbakır’dan Sakarya’ya fındık toplamak için gelen işçilerin, 15 yaş altındaki çocuklarına eğitim vermeye başladı”
-“Sakarya’dan başlayan bu uygulama tüm Türkiye’ye yayılmalı”
-“Belli bir yaşın altındaki çocukların fındık bahçesinde çalışması yasaklandı. Bu çocuklarımızı SGK, Halk Eğitim Merkezi ve
Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü’nün katkısıyla eğitime aldık”
-Sakarya’nın Hendek ilçesi Sümbüller köyü İlköğretim okulunda halk eğitim merkezi tarafından resim dersi veriliyor
Sümbüllü-Hendek – 23.08.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Yönetim Kurulu Üyesi Şemsi Bayraktar, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sakarya İl Müdürlüğü’nün, Türkiye’de bir ilke imza atarak, Diyarbakır’dan Sakarya’ya fındık toplamak için gelen işçilerin, 15 yaş altındaki çocuklarına eğitim vermeye başladığını bildirdi.
Pilot uygulamanın başlatıldığı Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Sümbüllü köyünü ziyaret eden Şemsi Bayraktar, SGK Sakarya İl Müdürü Nurten Canbasoğlu ve beraberindeki heyet, verilen eğitimin çok önemli ve örnek olduğunu belirtti.
Fındık bahçelerinde çocuk işçi çalıştırmanın önüne geçilmesi için Sakarya’da örnek bir uygulama hayata geçirildi. Diyarbakır’dan Sakarya’ya fındık toplamak için gelen işçilerin 15 yaş altındaki çocuklarına Hendek ilçesine bağlı Sümbüller Köyü İlköğretim Okulu’nda Halk Eğitim Merkezi tarafından görevlendirilen resim öğretmeni Adem Bulut tarafından ders veriliyor. Anne ve babaları fındık bahçesinde fındık toplarken zamanlarını okulda eğitim alarak geçiren çocuklar, resim yapmayı çok sevdiklerini ve fındık bahçesi yerine okulda olmayı tercih ettiklerini söyledi.
Uygulamanın yapıldığı köydeki okulu ziyaret eden Şemsi Bayraktar, uygulamanın Sakarya’dan tüm Türkiye’ye yayılması gerektiğini bildirerek, şunları kaydetti:
“Çok başarılı bir proje olduğunu gördük. Güneydoğu’dan gelen işçilerimiz ufak çocuklarına bakmakta zorluk çekiyordu. Onlara nasıl bakacaklarını düşünüyorlardı. Çocukları fındık bahçelerinde çalıştırıyorlardı. Biz de bununla ilgili bir çalışma başlattık. Belli bir yaşın altındaki çocukların fındık bahçesinde çalışması yasaklandı. Bu çocuklarımızı SGK, Halk Eğitim Merkezi ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün katkısıyla eğitime aldık. Burada resim yapıyorlar, satranç öğreniyorlar, oyun parkında hoşça vakit geçirerek kitap okuyorlar. Eğitimlerine de devam etmiş oluyorlar. Bu uygulamayı tüm ülkeye yaymak lazım. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

Fındık bahçelerinde çalışmak için gelen aileler de uygulamadan çok memnun olduklarını söyleyerek başta SGK olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti.
Bayraktar ve Canbasoğlu, sınıflardaki eğitimin ardından oyun bahçesinde gönüllerince vakit geçiren Diyarbakırlı çocukları salıncakta sallayarak çeşitli ikramlarda bulundu. 

Enerji elbette çok önemli, ancak…

-Enerji elbette çok önemli, ancak…
-Bayraktar: “Enerji üretiminin öneminin farkındayız,
ancak, onun kadar önemli tarım alanları da korunmalı”
-“Artık bir karış verimli toprak bile kritik önemdedir”
-“Kaybedilen tarım toprağını bir daha
yerine koymanın ihtimali yoktur”
-“HES’lere karşı değiliz. Ancak, TZOB olarak
verimli tarım arazilerimizi korumak da görevimiz”

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Taşova-Erbaa Kelkit Vadisi’nde kurulacak HES’ler ile ilgili, Tokat Erbaa Çalkara Köyü’nde dün (23 Mayıs 2013) basın toplantısı düzenledi.
Tarım sektörünün stratejik önemine vurgu yapan Bayraktar, günümüzde gıda ve enerji sektörlerinin dünya genelinde çok büyük önem kazandığını ifade etti. Enerji üretiminin öneminin farkında olduklarını ancak, onun kadar önemli tarım alanlarının da korunması gerektiğini bildiren Bayraktar, “Artık bir karış verimli toprak bile kritik önemdedir” değerlendirmesinde bulundu. Bayraktar, “HES’lere karşı değiliz. Ancak, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak verimli tarım arazilerimizi korumak da görevimiz” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın basın toplantısındaki konuşması şöyle:

Ziraat Odalarımızın Değerli Başkanları,
Sivil Toplum Örgütlerimizin Kıymetli Temsilcileri,
Yazılı ve Görsel Basınımızın Değerli Mensupları,
Kıymetli Çiftçi Dostlarım,

Ülkelerin kalkınma politikaları içinde hayati önem taşıyan stratejik alanlardan biri de enerji sektörüdür.
Ekonomik gelişme ve refah seviyelerinin artmasıyla enerji tüketiminin arttığını görüyoruz. Dünyada enerjiye talebin 2007-2030 yılları arasında yüzde 40 oranında artacağı tahmini yapılıyor. Bu talep artışının karşılanabilmesi için 2030 yılına kadar küresel çapta enerji sektörü arz alt yapısına 26 trilyon dolar, yalnızca elektrik sektörüne üretim, iletim ve dağıtım için 13,7 trilyon dolar yatırım yapılması gerektiği hesaplanıyor. Rakamların da ortaya koyduğu gibi enerji, fevkalade önemli bir yatırım alanı konumunda.
Ülkemizde çok sayıda, kısaca HES olarak adlandırdığımız hidroelektrik santrali projesi hazırlanmış, bunlardan 379’u tamamlanarak faaliyete geçmiştir. Türkiye’nin teknik olarak değerlendirilebilir hidroelektrik potansiyeli, 140 milyar kilovaatsaatte ulaşıyor. Ülkemizde 2012 yılında elektrikte 57 bin 72 megavat olan kurulu gücün yüzde 33,7’sini HES’ler oluşturuyor. Yine, 239,08 milyar kilovaatsaat olan elektrik üretiminin de yüzde 24,56’sını HES’ler karşılıyor.

Değerli basın mensupları,

Enerji elde edilmesinde çok çeşitli kaynak ve yöntemler kullanılıyor. Hidroelektrik santralları da bu yöntemlerden biridir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji ile ilgili temel politikasını, “Enerji ve maden kaynaklarını verimli, etkin, güvenli, zamanında ve çevreye duyarlı şekilde değerlendirerek dışa bağımlılığı azaltmayı ve ülke refahına en yüksek katkıyı sağlamayı görev edindik” şeklinde duyuruyor. Buna katılmamak mümkün değildir. Ziraat Odaları, çiftçiler olarak biz de bunun altına imzamızı koyarız. Enerji ve maden kaynaklarını verimli, etkin, güvenli, zamanında ve en önemlisi çevreye duyarlı şekilde değerlendirmeye kim karşı çıkabilir ki?
Yalnız, her hidrolik potansiyelin enerjiye dönüştürülemeyeceği de bilinmelidir. Burada fayda maliyet analiz fevkalade önemlidir. Bu analizin de çok uzun yıllar için yapılması gerekir. Çünkü, kaybedilen tarım toprağını bir daha yerine koymanın ihtimali yoktur. Hidroelektrik enerji üretimi için kurulacak tesis ve suyun taşınmasının doğal yaşama, ekolojik dengeye, bölgenin sosyoekonomik yapısına olan etkileri bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Değerli basın mensupları,

HES projelerin artış göstermesi, önceleri devlet tekelinde olan bu yatırımların özel şirketlere açılması ve belli alım garantisi ile devletin bu santrallerden elektrik satın almasından kaynaklanmaktadır. Özel sektör, daha önceki uygulamalarda olduğu gibi gerekli incelemeleri yapmakta ve belli izinleri aldıkta sonra kar getirecek dere ve nehirlerin üstüne bu santralleri kurmaktadır.
Santraller, dere ve nehirlerinin debilerinin yüksek olması nedeniyle özellikle Karadeniz bölgesinde yoğunlaşmaktadır. Taşova ve Erbaa ilçelerimiz de belirtilen özellikleri nedeniyle HES projelerinin uygulanacağı ilçelerimiz arasındadır.
Yeşilırmak nehrinin yan kolu olan Gökdere üzerinde kurulan Yaprak 1 ve 2 Regülatörü ve HES projesinin faaliyete geçmesi, havzada su kaynaklarının azalmasına, su kaynaklarıyla ilgili yaşamın büyük oranda zarar görmesine neden olmuştur. Yaşanan bu olumsuzluklar, halen gündemde olan, Erbaa ve Taşova ilçesinde yapılması planlanan Umutlu HES projesi, çiftçilerimizi ve yöre insanını endişeye sevk etmiştir.
Taşova ve Erbaa Ziraat Odalarımızdan alınan bilgilere göre, Yeşilırmak nehri üzerinde 22 HES projesinin uygulanması düşünülmektedir. Bu projelerden biri olan Umutlu köyünde uygulanacak olan HES projesinden, yaklaşık olanak 34 bini Erbaa, 12 bini Taşova’da olmak üzere toplam 46 bin dekar yılda iki ürünün alındığı son derece verimli tarım arazileri etkilenecektir.
Hali hazırda bu bölge çiftçilerimiz, arazilerinde buğday başta olmak üzere şeker pancarı, kavun, karpuz, sırık domates, tarla domatesi, patlıcan, biber, taze fasulye, patates ve kuru soğan, çeltik tarımı yapmaktadır.
Yeşilırmak nehrinden gerek cazibe ve gerekse de pompaj sulama ile sulama yapılmaktadır. Yaz mevsiminde nehirde su azaldığından aynı anda pompaj ve cazibe kanallarına su yetersiz gelmektedir. Bazı zamanlarda nehre kepçe indirilerek daha çok su alma ihtiyacı hasıl olmaktadır.

Değerli basın mensupları,

Hal böyleyken yapılması planlanan Erbaa ve Taşova ilçesinde yaşayan çiftçilerimizi ve yöre halkını daha yakından ilgilendiren Umutlu HES projesi doğaya ve çevreye verdiği zararların yanında tarım alanlarının sulanmasına da engel olacaktır. Tarım arazilerine yapılacak olan inşaat, kanallar ve servis yolları proje unsurları, verimli tarım alanlarının kullanılamaz hale gelmesine yol açacaktır. Yaklaşık 2 bin 500 çiftçimiz bu projeden zarar görecektir. Diğer taraftan suyun borular ve tüneller ile götürülmesi, halen yaz mevsiminde su sıkıntısı fazla olan bu havzayı susuzluk problemiyle karşı karşıya bırakacaktır. HES projelerinin kurulması hakkındaki Yönetmelik kapsamında akarsu yatağına bırakılan ve “Can suyu” olarak adlandırılan su miktarı yetersiz kalmakta, yaz aylarında küçük kollardan gelen sular da kesilince bitkiler, flora ve fauna zarar görmekte, ekolojik denge bozulmaktadır.
Sonuç olarak Erbaa ve Taşova ilçelerinde yaşayan çiftçilerimizi ve yöre insanını daha yakından ilgilendiren Umutlu HES projesinin uygulanmasıyla sulanan yaklaşık 46 bin dekar ovada verim önemli ölçüde etkilenecek, kontrolsüz ve geri dönüşümü olmayan zararlar oluşacaktır. Bu durum, aynı zamanda insan yaşamı ile diğer projeleri olumsuz etkileyecektir. Suyun enerji üretiminde kullanımı sonucu, enerji üretimi dışı alanlardaki kullanımında, su hizmetlerinde ve Taşova ile Erbaa ilçe çiftçileri arasında suyun bölüşümün de sorunların yaşanılması kaçınılmaz olacaktır.

Genel Başkan Bayraktar, Karadeniz turunda

Genel Başkan Bayraktar, Karadeniz turunda
Genel Başkan Şemsi Bayraktar, Rize’nin Ardeşen ilçe Ziraat Odasını ziyaret etti. Pazar’da kendi adını taşıyan Pazar Ziraat Odası Ş. Şemsi Bayraktar Toprak ve Bitki Analiz Laboratuarı’nın açılışı ile Maçka Ziraat Odası yeni hizmet binası açılışını gerçekleştirdi.

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Karadeniz turunda
-Bayraktar, Ardeşen Ziraat Odasını ziyaret etti;
Pazar’da kendi adını taşıyan laboratuarı
ile Maçka Ziraat Odası yeni hizmet binası açılışını yaptı
-Bayraktar: “Dünyada enerji ve gıda çok önemli sektör haline geldi;
artık zenginlik yaratmaya başladı”
-“Bu ülkeyi seven herkesin, sadece tarımla uğraşanların değil,
tüm kesimlerin bu sektöre, bu çiftçiye, bu çiftçinin sorunlarına
sahip çıkması lazım. Bizim hedefimiz, yüzü gülen çiftçidir”

Rize – 28.06-2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Karadeniz Bölgesi Ziraat Odalarına ziyaretlerde bulundu; yeni yapılan hizmet ünitelerinin açılışını gerçekleştirdi.
Rize’nin Ardeşen ilçesi Ziraat Odası’nı ziyaret eden Bayraktar’ı Ziraat Odası Başkanı Turan Kabaoğlu, Rize Ziraat Odası Başkanı Nevzat Paliç, Ardeşen Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Yerebakan, İlçe Emniyet Müdürü Ali Rıza Kutlu, daire amirleri, sivil toplum örgüt temsilcileri, oda başkanları, kooperatif başkanları ve ziraat odası yönetim kurulu üyeleri ve çiftçiler karşıladı.
Genel Başkan Bayraktar’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ardeşen Ziraat Odası Başkanı Turan Kabaoğlu, “Ardeşen Ziraat Odası Başkanlığı olarak ilk defa Genel Başkanımızı ağırlama imkanı bulduk. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
Kabaoğlu daha sonra ilçedeki zirai çalışmalar hakkında Bayraktar’ı bilgilendirirken, Ardeşen’deki Soğuk Hava Deposu’nun kapasitesi artırılmasıyla ilgili çalışma yürüteceklerini aktararak Bayraktar’dan destek istedi.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da Oda Başkanı Kabaoğlu ve Yönetim Kurulu üyelerini başarılı çalışmalarından ötürü tebrik ederek, üretici ve çiftçinin menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirilecek olan her çalışmanın arkasında olduğunu belirtti.
Bayraktar ayrıca, sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle çay üretimi, çay kanunu, Çaykur ve özel sektörün çay alım politikaları hakkında bilgi alışverişinde bulundu.
Ziyaretin sonunda, Ardeşen Ziraat Odası Başkanı Turan Kabaoğlu, Bayraktar’a, Ardeşen’in simgelerinden olan Serender maketi hediye etti.

-Bayraktar, Pazar’da kendi adını taşıyan laboratuvarın açılışını yaptı-

Genel Başkan Bayraktar, daha sonra geçtiği Pazar ilçesinde, yapımı tamamlanan “Pazar Ziraat Odası Ş. Şemsi Bayraktar Toprak ve Bitki Analiz Laboratuarı”nı hizmete açtı.
Açılış töreninde konuşan Pazar Ziraat Odası Başkanı Nurettin İnce, Oda olarak önemli yatırımlar yaptıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Açmakta olduğumuz Toprak ve Bitki Analiz Laboratuvarı; Pazar Ziraat Odamızın öncülüğünde, Çamlıhemşin Ziraat Odamızın ortaklığı ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı, Rize Borsası ve Lipton grubunun yardımlarıyla yaklaşık 300 bin TL harcanarak bölgemizin hizmetine sunulmuştur. Yardımlarını esirgemeyen Genel Başkanımız Şemsi Bayraktar’a teşekkür ediyorum. Pazar Ziraat Odası Meclisi’nde almış olduğumuz karar gereği; Pazar, Hemşin, Çamlıhemşin ilçelerimizdeki çiftçilerimizin toprak analizleri tamamen ücret alınmadan yapılmaktadır. Ayrıca kendilerine eğitimler de verilmektedir.”

-“Çaykur’a deste veriyorum…”-

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da açılışta yaptığı konuşmada, üreticilerin desteklenmesi anlamında önemli çalışmalarda bulunduklarını anlatarak, şöyle devam etti:
“Biliyorsunuz geçmiş yıllarda hazırlanan bir Çay Kanunu Tasarısı vardı. Bu kanun Çaykur’un tasfiyesini öngören, aynı zamanda Çaykur’u tasfiye ederek özel sektörü güçlendirmeyi düşünen bir anlayışla hazırlanmıştı. Biz buna müdahale ettik ve gündemden kaldırdık. Bugünlerde yeni bir çay kanunu tasarısı hazırlanıyor. İnşallah bizim görüşümüze açılacak. Orada çiftçilerimizin ve üreticilerimizin beklentileri doğrultusunda bu kanunun hazırlanmasını sağlayacağız. Burada Çaykur önemlidir. Çaykur’u ortadan kaldırdığınızda bundan hem çay sektörü hem de üreticimiz fevkalade zarar görecektir. Çaykur’a bu manada destek veriyorum.”
Plaket töreninin ardından, Genel Başkan Şemsi Bayraktar, kendi adını taşıyan; Pazar-Çamlıhemşin Ziraat Odaları Başkanlığı, Ş. Şemsi Bayraktar Toprak ve Bitki Analiz Laboratuvarı’nın açılış kurdelesini, Pazar Kaymakamı Selçuk Aslan, Çamlıhemşin Kaymakamı Hasan Gündoğdu, TZOB Karadeniz Bölge Temsilcisi, TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kozoğlu ve Pazar Ziraat Odası Başkanı Nurettin İnce ile birlikte kesti.

-Bayraktar, Maçka’da yeni hizmet binasının açılışını yaptı-

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ziyaretleri çerçevesinde geçtiği Maçka’da Ziraat Odası’nın yeni hizmet binasının açılışını yaptı.
Bayraktar, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Ziraat Odalarının 2004 yılından sonra fevkalede güçlü hale geldiğini, hizmet kalitelerinin arttığını belirterek, “Sadece hizmet binası yapmakla kalmıyorlar, önemli tesisler yaparak çiftçilerimize hizmet götürüyorlar” dedi.
Artık dünyada konjonktürün değiştiğini kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti:
“Dünyada tarımın algılanması da değişti. Önemi de artmaya başladı. Türkiye bu manada çok önemli potansiyele sahip bir ülke. Bu potansiyeli hayata geçirme noktasında her şeyi devletten, Bakanlıktan bekleme dönemi de sona eriyor artık. Oda olarak daha fazla kesime hizmet getirmek zorundayız. Bu paraları Türk çiftçisi veriyor. Bunu alın terinin karşılığı olarak veriyor. Biz de onlara hizmet olarak bu kaynakları geri çevirmek zorundayız. Bu kaynakları doğru olarak kullanamazsak, layıkıyla geri çeviremezsek, hizmet olarak döndüremezsek, bu para hepimizi yakar. Oda Başkanlarımızı bu manada çok gayretli ve heyecanlı görüyorum. Hizmet gayreti içerisinde olduklarını görüyorum, ama yeter mi, yetmez. Çok daha fazla hizmet vereceğiz.”
Çiftçilerin tüm sorunlarının çözümü noktasında her platformda yer alacaklarını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Fındığa destek verilmesinin devam etmesi noktasında çok büyük çalışmalar yaptık. Hayvancılığın daha da gelişmesi noktasında oda olarak çalışmalar gerçekleştirdik. Arazi toplulaştırması için çalışma yaptık.
Yapısal sorunlar çözüldüğünde, verimliliği, kaliteyi getirdiğimizde, çiftçimizin nasıl zengin olduğunu göreceğiz. Dünya değişti. Dünyada enerji ve gıda sektörü çok önemli sektör haline geldi. Artık zenginlik yaratmaya başladı. Bu ülkeyi seven herkesin, sadece tarımla uğraşanların değil, tüm kesimlerin bu sektöre, bu çiftçiye, bu çiftçinin sorunlarına sahip çıkması lazım. Bizim hedefimiz, yüzü gülen çiftçidir.”

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Tuzlukçu’da

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Tuzlukçu’da

-Bayraktar, 15. Üzüm, Karpuz, İpek Halıcılığı Kültür

ve Sanat Festivali ile Süt Soğutma ve Toplama

Merkezi’nin açılışını yaptı

 Tuzlukçu – 15.09.2012 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Konya’nın Tuzlukçu ilçesinde Ziraat Odası ve Belediye’nin işbirliğiyle düzenlenen 15. Üzüm, Karpuz, İpek Halıcılığı Kültür ve Sanat Festivali’nin açılışını yaptı.

          Bayraktar, açılışta yaptığı konuşmada, ziraat odalarının çiftçiden aldığı paraları yeniden çiftçiye hizmet olarak aktardığını, oluşturduğu makine parklarıyla çiftçiye hizmet ettiğini bildirdi. Türkiye’nin üzümde dünya altıncısı, karpuzda dünya ikincisi olduğu belirten Bayraktar, altyapı yatırımları tamamlandığında halen 10’uncu sırada yer aldığı buğday üretiminde de ilk 5’e girebileceğini söyledi. Şemsi Bayraktar, üzüm, karpuz yarışmasında birinci olanlara ödüllerini verdi.

Daha sonra İpek Halıcılığı Çalıştayı ve Sergisi’nin açılışını yapan Bayraktar, kadınlar arasında düzenlenen ipek halı ilmek atma yarışmasında birinci olan yarışmacıyı ödüllendirdi.

          Halk Eğitim Kursu’nda kursiyerlerle sohbet eden Bayraktar, onların yaptığı keçeden, yünden kabartma resimleri inceledi.

          Tuzlukçu Ziraat Odası’nın desteğiyle kurulan Süt Üreticileri Birliği’nin Süt Soğutma, Toplama Merkezi’nin açılışını yapan Bayraktar, Ziraat Odası’nda ilçedeki oda başkanlarıyla sohbet etti.

          Festivale, Şemsi Bayraktar’ın yanı sıra, belde belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

TZOB’dan ağaçlandırma seferberliği….

-TZOB’dan ağaçlandırma seferberliği….
-TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
-“Orman ve Su İşleri Bakanlığımızla yaptığımız
protokol kapsamında 81 ilde Ziraat Odası Hatıra
Ormanları oluşturacağız”
-“Ülkemizde 21,5 milyon hektar orman alanı, 21 bin 278
orman köyü ve 7 milyon 73 bin 766 orman köylüsü var”
-“En değerli varlığımız topraklarımızı korumamız için
ağaçlandırma şart. Ağaçlandırma seferberliği
kapsamında 5 milyon çiftçimizin ağaç dikmesini
sağlayacağız”
-“Orman ve Su İşleri Bakanlığı, isteyen çiftçiye, Ziraat
Odaları aracılığıyla ücretsiz fidan verecek”
-“Her ilde Ziraat Odası Hatıra Ormanları oluşturarak,
tarım arazilerinde zararlılarla biyolojik mücadele,
yol kenarı ağaçlandırmaları, rüzgâr perdeleri yaparak
ve erozyonu önleme amacıyla çiftçilerimize eğitim ve
fidan desteği vererek daha yeşil bir Türkiye hedefliyoruz”

Ankara – 15.03.2013 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ağaçlandırma seferberliği başlatacaklarını bildirerek, “Orman ve Su İşleri Bakanlığımızla yaptığımız protokol kapsamında 81 ilde Ziraat Odası Hatıra Ormanları oluşturacağız” dedi.
Bayraktar, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Ankara’da Çevreyolu-İvedik kavşağında TZOB’a tahsis edilen ağaçlandırma alanına önümüzdeki günlerde 2 bin fidan dikeceklerini belirtti.
Şemsi Bayraktar, Orman ve Su İşleri Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’nin 21 milyon 537 bin 91 hektar orman alanı bulunduğunu, bu alanda orman içi ve ormana bitişik 21 bin 278 orman köyü ve bu köylerde yaşayan 7 milyon 73 bin 766 orman köylüsü olduğunu bildirdi.
Ormanların sadece yüzde 52’sinin normal, yüzde 48’inin ise bozuk alanlardan meydana geldiğine işaret eden Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri erozyon. Türkiye kara yüzeyinin yüzde 90’ında, işlenen tarım alanlarının yüzde 75’inde yoğun erozyon yaşanıyor. Arazinin yüzde 63’ü çok şiddetli ve şiddetli, yüzde 20’si orta şiddetli, yüzde 7’si hafif şiddetli erozyonla karşı karşıya.
En değerli varlığımız topraklarımızı korumamız gerekiyor. Çünkü kaybedilen toprağı yerine koyma imkânımız yok. Kaybı önlemenin yolu ağaçlandırmadan geçiyor. Ağaçlandırma şart. Bundan dolayı ağaçlandırma seferberliği başlatıyoruz. Ağaçlandırma seferberliği kapsamında 81 ilin tamamında ‘Ziraat Odaları Hatıra Ormanları’ kuracağız. Bu kapsamda 5 milyon çiftçimizin ağaç dikmesini sağlayacağız. Her bir hatıra ormanına asgari dikilecek 2 bin adet fidan bedeli il ve/veya ilçedeki ziraat odalarımız tarafından Orman Genel Müdürlüğü’nün hesabına yatırılacak. Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarım arazilerinde; yol kenarı ağaçlandırmaları, zararlılarla biyolojik mücadele, rüzgâr perdeleri oluşturma ve erozyonu önleme gayesiyle çiftçilerimiz tarafından ilgili ziraat odaları aracılığıyla talep edilen fidanları bedelsiz olarak tahsis edecek.”
-Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile yapılan protokol-
Şemsi Bayraktar, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile imzalanan “Ağaçlandırma Seferberliği Kapsamında Yapılacak Ortak Çalışmalara İlişkin” protokole göre, tarım arazilerinde yol kenarı ağaçlandırmaları, zararlılarla biyolojik mücadele, rüzgâr perdeleri oluşturma, erozyonu önleme ile ağaç ve orman sevgisi konusunda çiftçilerin bilinçlendirmesi amacıyla eğitim programları hazırlayacaklarını belirtti.
Bu çerçevede çiftçilere eğitim ve fidan desteği verileceğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“81 ilde Ziraat Odası Hatıra Ormanları oluşturulması gayesiyle, ağaçlandırılacak sahayı, uygulama plan ve projesini Orman ve Su İşleri Bakanlığı belirleyecek. Projede belirtilen toprak işleme, fidan dikimi, ihata ve sulama gibi iş ve işlemleri Bakanlık yapacak. Tesis edilen Ziraat Odası Hatıra Ormanları’nın bakım ve koruması da Bakanlığa ait olacak.
Tarım arazilerinde, yol kenarı ağaçlandırmaları, zararlılarla biyolojik mücadele, rüzgar perdeleri oluşturma ve erozyonu önleme gayesiyle ziraat odalarımız aracılığıyla çiftçilerimiz tarafından talep edilen fidanlar da Bakanlık tarafından bedelsiz olarak tahsis edilecek. Bakanlık, isteyen çiftçiye, Ziraat Odaları aracılığıyla ücretsiz fidan verecek.”
-Daha yeşil bir Türkiye hedefi-
Küresel ısınmanın gün geçtikçe hızla artış gösterdiği günümüzde ormanların, insan hayatı için vazgeçilmez olan toprak, hava ve su ile doğrudan bağlantılı olduğunu bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Toprağın koruyucusu ve dünyanın akciğerleri olan ormanların çevre kirliliğini önleme gibi yaşamsal işlevlerinin yanında, biyolojik çeşitliliğin korunmasındaki yeri ve rolü son derece önemlidir.
Buna rağmen Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünyadaki orman varlığı yılda yaklaşık 7,3 milyon hektar azalıyor. Bu rakam Türkiye orman varlığının üçte birinden fazla bir alanı içeriyor. Türkiye’de 21,5 milyon hektar orman alanın 10,3 milyon hektarı bozuk orman niteliğinde.”
Ormanların korunması ve geliştirilmesi konusunda toplumun daha duyarlı ve bilinçli olabilmesi için, TZOB olarak, Ağaçlandırma Seferberliği kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile 14 Mayıs 2012 tarihinde Dünya Çiftçiler Günü’nde protokol imzaladıklarını hatırlatan Bayraktar, “Her ilde Ziraat Odası Hatıra Ormanları oluşturarak, tarım arazilerinde zararlılarla biyolojik mücadele, yol kenarı ağaçlandırmaları, rüzgâr perdeleri yaparak ve erozyonu önleme amacıyla çiftçilerimize eğitim ve fidan desteği vererek daha yeşil bir Türkiye hedefliyoruz” dedi.
-“Ormanlar verimli işletilmeli, geliştirilmeli ve korunmalı”-
Bayraktar, ormanların verimli olarak işletilmesi, geliştirilmesi ve korunmasının geçimini doğal kaynaklara bağlı olarak sürdüren ve kırsalda yaşayan insanlar açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

Topluma ormanların hayati önemini daha geniş ölçüde tanıtmaya yönelik çalışmalara hız verilmesi ve orman alanlarının yok olmasını önleyerek, orman kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlanması gerektiğini belirten Bayraktar, “Bu önemli zenginliğin korunarak gelecek nesillere aktarılabilmesini sağlamak hepimiz için önemli bir görevdir” dedi.