|
T Ü R K İ Y E Z İ R
A A T O D A L A R
I B İ R L İ Ğ İ
UNION OF TURKISH CHAMBERS OF
AGRICULTURE
G.M.K
Bulvarı No: 25 06440
Demirtepe / ANKARA
Tel:
(0.312) 231 63 00 (Pbx) - Fax: (0.312) 231 76 27
Esas Birim :
Basın
ve Halkla İlişkiler Şb.Md.
Tarih : 10.05.2007
Genelge No : 29
Özeti
: Tarım
Bakanlığı
iddialarına cevap Hk
ZİRAAT
ODASI BAŞKANLIĞI
............................................
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi BAYRAKTAR
ve TZOB Yönetim Kurulu Üyeleri son günlerde gazetelerde yer
alan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı raporlarına dayanan suçlamalara
cevap verecekleri bir basın toplantısı düzenlediler.
Ayrıca, Ziraat Odalarımız tarafından çiftçilerimize ücretsiz
olarak verilen “Çiftçilik Belgesi”nin kaldırılması bir
Kanun teklifi ile Meclis gündemine alınmıştır. Türk çiftçisinin
yegane meslek kuruluşu olan Ziraat Odalarını yok saymaya, Ziraat
Odaları tarafından ücretsiz olarak verilen “Çiftçilik
Belgesi”ni bir masraf gibi göstermeye ve Türk çiftçisini
savunmasız bırakmaya yönelik hazırlanan Kanun teklifinin Meclis
gündemine alınmasıyla ilgili görüşlerde basın toplantısında
dile getirilmiştir.
10 Mayıs 2007 Perşembe günü saat 10:30’da Ankara Dedeman
Otelinde düzenlenen basın toplantısındaki TZOB Genel Başkanı
Şemsi BAYRAKTAR’ın konuşma metni ekte dikkatlerinize sunulmuştur.
Bilgilerinize rica ederim.
Vedat KOÇ
Ş.Şemsi BAYRAKTAR
Genel Sekreter V.
Genel Başkan
Ek:
TZOB Genel Başkanının konuşma metni (5 sayfa)
TZOB
Genel Başkanı Şemsi BAYRAKTAR’ın
10.05.2007
tarihinde düzenlenen
basın
toplantısındaki konuşması
Sayın
Basın Mensupları,
Türk
çiftçisinin örgütlü sesini kısmaya yönelik çeşitli
senaryolar uygulamaya konuluyor, ancak bunlar asla muvaffak
olamayacaklar.
Bildiğiniz gibi çiftçilerimizin ve Ziraat Odalarımızın
öncülüğünde önce Manisa’da sonra da Ordu’da mitingler düzenlenmiş
ve çiftçilerimizin dertleri dile getirilmişti. Son derece düzenli,
siyasetten uzak ve hiçbir parti işaret ve amblemi olmayan,
anayasal bir hakkın kullanımı olan bu toplantılar maalesef
TZOB’u Tarım Bakanının hedefi haline getirmiştir.
Bu mitinglerden sonra, geçtiğimiz Aralık ayında Birliğimize
Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanının onayı ile denetçiler gönderildi.
Sayın Basın Mensupları,
Geçtiğimiz Pazar günü basın kuruluşlarımıza iletilen
ve kamuoyunu yanıltmaya, 10 gün sonra yapılacak Birliğimiz Genel
Kurulu’nu etkilemeye yönelik kasıtlı ve gerçek dışı
haberlere dikkatinizi çekmek isterim. Bu haberin temelinde Tarım
Bakanlığınca hazırlanan dayanaksız
iddialar içeren denetim raporu yer almaktadır.
Nedir iddialar?
“Deprem Yardımı Amaç Dışı Harcandı”
1999 Ağustos’unda Marmara Bölgesi’nde meydana gelen ve
acısını hala hissettiğimiz deprem sonrasında Japonya Çiftçi
Birliği tarafından depremden zarar gören çiftçilere ve ziraat
odalarına yardım amacıyla
Birliğimize 623.607 dolar hibe edilmiştir. Bu paranın bir miktarı
daha önceki yönetimlerce 2000 – 2002 yılları arasında tabii
afetlerden zarar gören çiftçilerimize yardım için harcanmıştır.
Yapılan
bu yardımlar, değişik dönemlerde denetimden geçmiştir. Dışişleri
Bakanlığı kanalıyla Birliğimize Japon Çiftçiler Birliğinden
gelen bu yardımın kullanımına ilişkin 7269 sayılı yasada Başbakanlık’tan
izin alınacağına dair bir hüküm bulunmamasına rağmen 2000 yılında
bu fondan yaptığımız sosyal yardım Başbakanlık Kriz Yönetim
Merkezine yazılı olarak bildirilmiştir. Başbakanlıktan da yazılı
olarak olumlu cevap alınmıştır.
23
Mayıs 2003 tarihinde yapılan
genel kurulda göreve gelen yönetim kurulumuz, yurdumuzun çeşitli
bölgelerinde meydana gelen deprem,
sel, yangın ve heyelan gibi doğal afetlerden zarar gören çiftçilerimizin
mağduriyetlerini felaket mahalline bizzat giderek yerinde görmüş,
mağdur çiftçilere yardım amacıyla Valilikler ve Kaymakamlıklar
nezdinde oluşturulan kriz merkezlerine toplam 215.385 YTL’sı gönderilmiştir.
Bu yardımlar Ordu, Sivas, Hakkari, Edirne, Batman, Şanlıurfa ve
Diyarbakır il ve ilçelerinde
2005 ve 2006 yıllarında başta sel felaketi olmak üzere, heyelan,
yangın ve depremden zarar gören çiftçilerimize yardım amacıyla
gönderilmiştir.
Tarım
Bakanının seçim bölgesi olan Diyarbakır ve ilçeleri ile
Şanlıurfa ve ilçelerinde selden zarar gören çiftçilerimize
de yardım yapılmış olmasına
rağmen, bu yardımların
Kontrolör raporlarında tenkit konusu yapılmaması
son derece manidardır.
Bu
paradan Birliğimize bir kurşun kalem dahi alınmamıştır. Daha
önceki denetimlerde yapılan öneriler doğrultusunda ayrı bir
hesapta toplanan bu paraların bugünkü bakiyesi, yapılan yardımlara
rağmen 1.755 milyon
YTL’dir. Bu paranın dolar bazında bugünkü karşılığı yaklaşık
1.310.000 Dolardır. Bu hesap hareketleri isteyen herkesin bilgisine
açıktır.
Bakanlık,
Japon Çiftçiler Birliği tarafından deprem gibi doğal afetlerde
kullanılmak üzere Birliğimize gönderilen söz konusu hibenin
tekrar Japonya’ya iadesini talep etmiştir. İleride olabilecek
deprem, sel, heyelan vb. doğal afetlerde kullanılmak üzere ayrı
bir hesapta bekletilen bu paranın geldiği ülkeye iade edilmesinde
ülkemizin ne gibi bir menfaatinin olabileceği tarafımızca anlaşılamamış
ve hayretle karşılanmıştır.
Bakanlığın bu talebi doğrultusunda işlem yapıldığı
takdirde, Japonya’dan 7 yıl önce 623.607 Dolar olarak gönderilen
hibe, 1.310.000 Dolar
olarak kendilerine iade edilmiş olacaktır. Bakanlığın bu
talebini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
Bakanlık tarafından ayrıca; yüz binden fazla çiftçinin
katılımı ile Manisa’da yapılan Çiftçi Mitingi ve TZOB Genel
Başkanı’nın bu toplantıdaki konuşmasını gösteren çerçeveli
fotoğrafın odalarımıza gönderilmesine ilişkin harcamalar,
tarafıma ait şahsi harcama olarak nitelendirilmiştir. Söz konusu
toplantıya şahsım adına değil genel başkanı bulunduğum Birliğimiz
adına katılmış ve konuşma yapmış bulunmaktayım. Tüm kamuoyu
tarafından bilindiği üzere tüm parti liderleri, belediye başkanları,
başbakan ve bakanların fotoğrafları kurumlarını temsilen bil
boardlarda, pankartlarda vb. kullanılmakta ve harcamalar kurumlarınca
karşılanmaktadır.
Ordu’da
yaklaşık yüz bin çiftçinin katılımı ile gerçekleştirilen Fındık
Mitingine ilişkin yönetim
kurulu kararı bulunmadığı gerekçesiyle, mitingde görevlendirilen
personele ödenen harcırah tutarları, miting fotoğraflarının
Birliğimizin aylık yayın organı olan Çiftçi ve köy dünyası
dergisinde yayımlanması için fotoğrafçıya ödenen tutarlar,
miting görüntülerini içeren CD satın alınması için ödenen
tutarlar olmak üzere toplam 1.030 YTL tutarındaki ödemenin usulsüz
olduğu iddia edilmiştir. Söz konusu harcamalar yönetim
kurulundan geçirilmiş bulunmaktadır. Ordu mitingine ilişkin
harcamanın bu kadar küçük bir rakam olması, mitinge katılan çiftçilerin
Birlikçe tutulan araçlarla taşındığına ilişkin
eleştirilerin de ne kadar dayanaksız olduğunu ispat
etmektedir.
Birliğimizce
yüksek okulda okuyan toplam 150 çiftçi çocuğuna verilen burs ödemeleri
de eleştiri konusu yapılmıştır. Çiftçi çocuğu olması,
ihtiyaç sahibi olması ve yüksek okulda okuyor olması şartları
aranarak tespit edilen öğrencilere Birliğimizce burs verildiği
doğrudur. Ülkemizin tüm bölgeleri gözetilerek belirlenen bu öğrencilerin
bursu Bakanlığın talimatına rağmen yönetim kurulumuzun aldığı
kararla ödenmeye devam edilmektedir. Hedefimiz daha çok çiftçi
çocuğuna burs vermektir.
Bakanlıkça,
Genel Kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle Genel Başkan ve yönetim
kurulu üyelerinin görev seyahatlerini ancak
özel otoları ile yapabilecekleri, bunun dışında Birliğin
makam arabası ve makam şoförünü kullanamayacakları
belirtilerek Birliğe zarar verdikleri
iddia edilmiştir. Dünyada örneği ve uygulaması
bulunmayan bu iddia hukuki mesnetten yoksundur. Makam aracını
kullanmak için Genel Kurul kararına ihtiyaç yoktur. Birliğimizin
araçları, Araç Kullanma Yönetmeliğimize uygun olarak görev
seyahatlerinde genel başkan ve yönetim kurulunca kullanılmaktadır.
Bu mantık kabul edildiği takdirde tüm sivil toplum kuruluşu ve
meslek odası başkanları, bakanlar ve başbakan da makam aracı ve
makam şoförü kullanmamalıdır.
Bakanlık,
TZOB’un denetim yetkisini kötüye kullandığını iddia etmiştir.
Birliğimizce odaların denetimi Birlik müfettişlerimizce gerçekleştirilmektedir.
Birlik müfettişlerinin hazırlamış oldukları raporlar doğrultusunda
işlem yapılmaktadır. Yönetim kurulumuza intikal eden müfettiş
raporlarının tamamına yakınında müfettiş görüşleri doğrultusunda
hareket edilmiştir. Üzülerek ifade etmek isterim ki, denetim
yetkisini kötüye kullanan Birliğimiz değil, maalesef mitinglerin
öfkesiyle hareket eden Tarım Bakanıdır.
Bakanlıkça,
bazı odaların kapatılarak görevin kötüye kullanıldığı
iddia edilmiştir. Genel Kurullarında meclislerini oluşturacak
yasal delege sayısına sahip olamaması sebebiyle durumları müfettiş
raporları ile tespit edilen ve tamamen yasal nedenlerle kapatılan
sadece 5 ziraat odası mevcuttur. Söz konusu odaların
bulunduğu ilçelerde muhtarlık sayısı 14’e ulaştığı
takdirde bu ilçelerde tekrar ziraat odası kurulabilecektir.
Gazetelere
servis yapılan haberdeki tüm iddialar asılsız ve gerçek dışıdır.
Birliğimiz, Türk çiftçisinin Anayasal Meslek Kuruluşudur. Yurt
içinde ve yurt dışında üyesi bulunduğu tarımsal kuruluşların
düzenlediği ve Tarım Bakanlığı Üst Düzey Yetkilileri’nin
de katıldığı toplantılara diğer tarımsal kuruluşlar ile
birlikte katılmaktadır. Uluslararası Tarım Üreticileri
Federasyonu’nun (IFAP) Genel Kurul’u ve Avrupa Tarım
Konfederasyonu’nun (CEA) Genel Kurulu’na katılımlar nedeniyle
iddia edildiği gibi fazla harcırah ödenmesi söz konusu değildir.
Ancak, uçak seferlerinden kaynaklanan ve toplantılara katılan
temsilciler için söz konusu olan bir-iki günlük gecikmeler çarpıtılarak
haber konusu yapılmıştır.
2004
yılında Tarım Bakanlığı Müsteşar Vekilinin de
Birliğimiz yetkilileriyle birlikte katıldığı ABD’de
yapılan İFAP genel kurulundan uçak bileti bulunamadığı için
iki gün geç dönülmüş ve bu sürede tarımsal kuruluşların
ziyaretleri ile geçirilmiştir. 2003 yılında CEA genel kuruluna
otobüs ile gidilmiş ve planlanan tarihe göre bir gün sonra dönülmüştür.
Acaba, Tarım Bakanlığı kendi Müsteşar Vekili içinde de böyle
bir soruşturma açmış mıdır? Yurt dışında geçirilen günlere
ilişkin ödenen ve tamamen yasal olan harcırahlara ilişkin ödemeler
çarpıtılarak haber konusu yapılmıştır. CEA toplantısı için
fazla ödendiği iddia edilen tutar 2.631 YTL , İFAP toplantısı için
fazla ödendiği iddia edilen tutar 8.662 YTL’dir.
Haber ajansları ve gazetelere servis yapılan haberde usulsüz
ödendiği iddia olunan 1,10
milyon YTL (Bir trilyon yüz miyar TL) rakamı Bakanlık raporunda
1.118,78 YTL (Bir milyar yüz on sekiz bin TL), 11,60 milyon YTL (Onbir
trilyon 60 milyar TL) olarak belirtilen rakam ise Bakanlık
raporunda 11.646,94 YTL (Onbir milyar altıyüz kırk altı bin TL)
olarak yer almaktadır. Rakamlar üzerindeki bu çarpıtma bile bu
haberleri sızdıranların art niyetini açıkça gözler önüne
sermektedir. Durumu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Bakanlık raporunda, usulsüz personel alımlarında
bulunulduğu iddia edilmiştir. Birliğimizin 89 kişilik kadrosu
olmasına rağmen bugün fiilen Birliğimizde 54
personel istihdam edilmektedir. Dönemimizde Birliğimize alınan
personelin istihdamları tamamen
kuruluş Kanunumuz ve Personel Yönetmeliği hükümlerine uygun
olarak yapılmıştır. Bir çoğu Tarım Bakanlığı ve tarımsal
kuruluşlarda üst düzey görevlerde bulunmuş
bürokratlardır.
Geçmiş
yıllarda günlük Birlik yönetim kurulunca görev seyahatlerinde
net 89 YTL harcırah alınırken, 2003 yılında yapılan genel
kurulda tarafımızdan yapılan öneri ile bu tutar brüt 23
YTL’ye indirilmiştir. Genel kurulda alınan karar gereği yönetim
kurulu üyelerimizin huzur hakkı asgari ücrete bağlı olarak
1.039,-YTL olarak tespit edilmiştir. Asgari ücretin artış oranına
bağlı olan huzur hakkı ücreti bugün itibariyle 1.786,-YTLdir.
Bu miktardan misafirhane ücretleri, kurum adına verilen hediyeler
ve yemek ücretleri de kesilmektedir. Dolayısı ile Yönetim Kurulu
Üyelerimizin aldığı huzur hakkı daha da aşağıya düşmektedir.
Tüm
bu fedakarlıklarımızı ve hassasiyetimizi gözardı ederek,
sadece suç ihdas etmek amacıyla Bakanlık adına Birliğimizi
denetlemekle görevlendirilen Başkontrolör Şakir Öztürk, Birliğimizi
denetlemede gösterdiği başarıdan (!) olsa gerek Kontrolörler
Kurul Başkanlığına atanarak mükafatlandırılmıştır.
Bakanlıkça itibar edilerek Birliğimizin
denetlenmesine neden
olan şikayeti yapan Yüreğir Ziraat Odası eski Muhasip Üyesi Şahin
Tekin ve Kütahya Ziraat Odası Eski Başkanı Osman Dereköylü,
Odalarındaki görevleri ile ilgili olarak, zimmet ve görevi
kötüye kullanmak suçları ile Kütahya ve Adana C.Savcılıklarınca
haklarında Ağır Ceza Mahkemelerinde dava açılmış kişilerdir.
Yine bu şahıslar son seçimlerde odalarından delege dahi seçilememiş,
odaları ile ilişikleri kesilmiştir.
Sayın Basın Mensupları,
TBMM
Plan ve Bütçe Komisyonundan geçirilerek TBMM genel kuruluna
getirilen çiftçilik belgesinin kaldırılması ile ilgili
görüşlerimizi de ifade
etmek istiyorum. Bu yasa teklifiyle, Türkiye Ziraat Odaları Birliği
ve Ziraat Odalarının üyeleriyle ilişkileri kesilmeye, gelirleri
budanmaya ve çiftçilerimiz susturulmaya çalışılmaktadır
Hükümet
işbaşına gelince Acil Eylem Planında ve Programında AB sürecinde
sivil toplum örgütleriyle iyi ilişkiler içinde bulunacağını
ve sorunları beraber çözeceğini beyan etmiştir. Buna rağmen,
bu Kanun teklifi göz önüne alındığında, söyledikleri ile
yaptıklarının aynı olmadığı görülmektedir.
Çiftçimizin
ve milletimizin türlü fedakarlıklarla ödediği vergilerden ayrılan
tarımsal destekler, Türk çiftçisinden esirgenerek çok uluslu şirketlere
veya tarım dışı sektörlere aktarılmak istenilmektedir. Böylelikle
çiftçilik belgesi kaldırılarak, belgesiz desteklerle kayıt dışı
ekonomi hortlatılmak istenmektedir. Tarımsal desteklerde çiftçilik
belgesi aranmayarak, bu desteklerin çiftçiler dışındaki kişilere
yapılmasının ve tarımsal desteklerin kullanılmasında usulsüzlük
yapılmasının yolu açılmış olacaktır.
Sayın
basın mensupları,
Genel
Başkanlık görevine geldiğim günden beri yurt içi seyahatlerim
ve Ankara’da görev yaptığım süre içerisinde bu görevlerimden
dolayı harcırah almıyorum. Birlik misafirhanesinde kalıyorum ve
ücretini ödüyorum.
Beş-on
milyar maaş ve ayrıca harcırah alıp, beş yıldızlı otellerde
kalsaydık, çiftçinin hak ve menfaatlerini aramak yerine,
birilerine yağcılık yapmış olsaydık ben ve yönetim kurulu üyelerim
herhalde böyle olaylarla karşılaşmazdık. Ancak vicdanımız
rahattır. Çiftçinin hizmetinde olmak bizim için hiçbir maddi
menfaatle ölçülemeyecek kadar
büyük bir servettir.
Sayın basın mensupları,
Türk çiftçisinin yasal meslek örgütü
olan Ziraat Odalarımız ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğimiz, üzerindeki
tüm baskılara ve iftiralara rağmen, dürüst, hukuka saygılı ve
şeffaf yönetimi ile çiftçilerimizin gürleyen sesi olmaya bundan
sonra da devam edecektir.
|