TZOB                                     WWW.tzob.org.tr
   Türkiye Ziraat Odaları Birliği
 
                         

                             

Ziraat Odaları 

Web & E-Posta Adresleri

                             

 
 

AYIN BAŞYAZISI

Başkanın Kaleminden

 

Ziraat Odalarımızın değerli mensupları, sevgili çiftçi dostlarım;

Bir yönüyle yılsonuna yaklaşıyoruz. Takvim yılı itibariyle bir yılı daha geride bırakmamıza bir ay kalmışken, diğer yönden 2008/2009 tarım yılının ikinci ayına girmiş bulunuyoruz.

Halen bitkisel üretimde genelde hasat mevsiminin son dönemine girmekle birlikte, narenciye, zeytin ve muz gibi bazı ürünlerin hasadına da devam edilmektedir. Hayvancılık faaliyetleri ise zaten kesintisiz devam eden bir alandır.

Bazı dönemler yoğunluk biraz düşse bile tarımda işler, faaliyetler bitmez. Tarım gerçekten çok meşakkatli bir meslektir; bunu yaşayanlar daha iyi bilir.

Ülkemizde 2007/2008 tarım yılı pekiyi geçmedi. Yılsonunda 2007/2008 tarım yılını ayrıntılı olarak değerlendireceğiz. Önümüzdeki ay yılın üçüncü çeyreğine ait milli gelir rakamları ile birlikte tarım sektörünün durumu da ortaya çıkacak. Geçen yıl %7’nin üzerindeki bir gerilemeden sonra yeniden bir gerileme ortaya çıkmayabilir. Ancak bu durum bizi yanıltmamalıdır.

Biz biliyoruz ki, üretimde kuraklık yüzünden iyi bir yıl olmadığı gibi, ürünlerin satışından da iyi bir gelir elde etme imkanı bulamadık. Çünkü ürün fiyatlarındaki artışlar maliyet artışlarının gerisinde kaldı; hatta önemli bazı ürünlerimizin fiyatları geriledi.

Tarım, zaman zaman işaret etmeye mecbur kaldığımız gibi, ekonomik bir faaliyettir. Girdileri, çıktıları vardır. Yaptığımız masrafların üzerinde bir gelir elde etmeliyiz ki, üretimlerimizi sürdürebilelim.

Bu açıdan bakıldığında tarım üretim yapan bir “reel” sektördür. Üreten, üretirken istihdam yaratan, ülkemizin kaynaklarını, tarım arazilerini ve önemli orandaki işgücünü değerlendiren bir sektördür.

Tarım sektörü deyince, ormanı bir tarafa bıraksak bile, mera alanlarıyla birlikte 400 milyon dönüm arazinin değerlendirilmesinden bahsediyoruz. Ayrıca, 20 milyona aşkın insanımızın geçimini sağladığı bir sektörden, 6 milyon insanımızın emeğinden, alın terinden söz ettiğimiz unutulmamalıdır.

Ama bu gün maalesef bu gerçeğin farkında olunduğunu gösteren bir manzarayı göremiyoruz. Ülkemizde küresel krizin tahribatının asgari düzeyde kalması ve krizin bu şekilde hafif atlatılması için çaba gösterildiği sık sık söyleniyor.

Buna karşılık, mevcut durumda tarım sektöründen bu çerçevede söz eden bir yetkiliye bu günde kadar rastlamış değiliz. Bu gerçekten çok kaygı verici bir görüntüdür.

Küresel gıda krizi ile tarımın, gıdanın önemi hatırlandı ama, küresel ekonomik krizle tarım yeniden unutuldu. Halbuki böyle dönemlerde halkın gıdaya ulaşımını kolaylaştırmak için tarımda üretimin devamı gerekir. Kaldı ki artan işsizlere yenilerinin eklenmemesi için tarımsal istihdamın muhafazasına da ihtiyaç vardır.

Tarım sektörü ve çiftçilerimiz; kredi ve girdi kullanımındaki zorluklar, ürün fiyatlarında düşüşler, ürünlerin pazarlanmasındaki sorunlar yüzünden krizden olumsuz etkilenmektedir.

Çiftçilerimiz, sadece kurumsal olarak 11 milyar YTL dolayında bir borç içinde ve bu borçlarını ödeme sıkıntısı çekmektedirler. Şu somut bir gerçektir: son yıllarda maliyetler önemli oranda artmasına rağmen ürün fiyatlarındaki artışlar bunun gerisinde kalmakta, hatta bazı ürünlerimizin fiyatları düşmektedir. Nitekim bu yıl süt, pamuk, fındık, mısır, ayçiçeği, çekirdeksiz kuru üzüm, zeytinyağı, domates, biber, limon, mandarin, elma, gibi ürünlerimizin fiyatları gerilmiş bulunmaktadır.

Son yıllarda ilk defa süt üretiminin en düşük olduğu bir dönemde süt fiyatları düşüyor, üretimini artırmakla öğündüğümüz sütün üretimini yapan üreticilerimiz geçmişte ithal ederek oluşturmaya çalıştığımız değerli hayvanlarını kasaba göndermek zorunda kalıyor, ama hiçbir önlem alınmıyor. Eğer tekrar başa döneceksek, o zaman niye destek vererek bu üretimi artırmaya çalıştık.

Böyle bir çiftçinin borcunu ödemesi mümkün mü?

Mümkün olmadığına göre niçin bu durumu dikkate alan bir karar alınmaz, tarıma niye ilgi gösterilmez, anlamak mümkün değil.

Çiftçinin feryadı duyulmalıdır. Bu feryada kulak verilirse diğer kesimlerin de feryadı azalacaktır.

Bu haldeyken, çiftçilerimize verimli üretimler dilemenin anlamı kalmıyor.

Çiftçilerimize engin sabırlar diyorum. Ama ne zamana kadar sabredilebilir …

 

Ş. Şemsi BAYRAKTAR

TZOB Genel Başkanı

 

 

www.tzob.org.tr

Açılış Sayfam Olsun

 

Resmi Gazete’de Tarımla İlgili Yayınlanan Kanun, Karar, Yönetmelik  ve Tebliğler

 

 

Tarım Takvimi

 

 

 

 

 

 

GMK Bulvarı No:25 Demirtepe 06440 ANKARA
Telefon: +90 312 231 63 00 Faks: +90 312 231 76 27

ziraatodalari@tzob.org.tr