|
BASIN TOPLANTISI
30
Aralık 2009
Fiyatları
Takip Etmeye Devam Ediyoruz…
Marketlerde
Aralık Ayında Fiyatı En Çok Artan Ürün “Patlıcan”, Fiyatı En Çok Düşen
Ürün “Kuru İncir”
Marketlerde
Geçen Yıla Göre Fiyatı En Çok Artan Ürün “Soğan”, Fiyatı En Çok Düşen
Ürün “kuru İncir” Olmuştur.
Değerli basın
mensuplarımızın da takip ettiği üzere, bazı önemli ürün ve gıdalardaki
fiyat değişimleri ile ilgili çalışmalarımıza 2,5 yıldır devam
etmekteyiz. Amacımız, fiyat değişimlerini ortaya koyarak, spekülatif
hareketler konusunda kamuoyunu doğru bilgilendirmek üzere gelişmeleri
aktarmaktır.
2009 yılını
tamamladığımız şu günlerde geçen aya ve geçen yıla göre fiyat
gelişmelerini değerlendireceğiz.
Aralık ayı
itibarıyla üretici ve market arasındaki fiyat farkının bazı ürünlerde
%382’lere ulaştığı görülmektedir. Fiyat farkının yüksek olduğu ürünlere
baktığımızda, %381,7 ile domates, %357 ile elma, %347,1 ile patlıcan,
%313,4 ile sivri biber ilk sıralarda yer almaktadır. Görüldüğü üzere,
üretici ile market fiyatları arasındaki fark hala yüksektir.
Verilerden de
anlaşılacağı üzere, üretici fiyatları ile market fiyatları arasındaki
fark, tüketicilerin dengeli beslenmesi önündeki önemli engellerden
birini oluşturmaktadır. Alım gücü her geçen gün azalan tüketicilerimiz
harcamalarını kısmak zorunda kalmaktadır.
Aralık ayında
market fiyatlarına baktığımızda;
5 üründe fiyat
değişimi olmazken, 10 üründe azalma, 14 üründe ise fiyat artışı
olmuştur. Nohut, pirinç, kuru üzüm, yumurta, ve toz şeker fiyatlarında
değişim görülmezken, yeşil mercimekte %0,7, kuru kayısıda %0,8, dana
etinde %0,9, fındıkta %1,4, kırmızı mercimekte %1,9, ıspanakta %4,7,
armutta %7,5, mandalinada %7,9, elmada %10,3, kuru incirde %13,9 fiyat
düşüşleri görülmüştür. Buna karşılık, patlıcanda %36,2, soğanda %33,4,
havuçta %18,6, sivri biberde %18,2, salatalıkta %16,4, yeşil fasulyede
%14,9, tavuk etinde %10,9, patateste %7,4, pırasada %5,6, sütte %4,1,
limonda %1,9, kuzu etinde %1,5, domateste %1,5, kuru fasulyede ise %1,4
fiyat artışları olmuştur.
Aralık ayında
üretici fiyatlarına baktığımızda;
11 üründe fiyat değişimi olmazken, 3 üründe azalma, 13 üründe ise fiyat
artışı olmuştur. Domates, armut, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek,
yeşil mercimek, pirinç, kuru üzüm, kuru incir, fındık ve yumurtada
fiyat değişimi görülmezken; salatalıkta %31,9, patlıcanda %30, soğanda
%26,7, patateste %21,4, havuçta %12,5, pırasada %11,1, ıspanakta %8,3,
kuru kayısıda %8,3, yeşil fasulyede %7,4, sütte %5, sivri biberde %3,7,
limonda %2,6 ve dana etinde %2,2 fiyat artışları görülmüştür.
Salatalık,
patlıcan, biber, yeşil fasulye gibi ürünlerde bu mevsimdeki arz örtü
altı üretimden sağlanmaktadır. Bu ürünlerde arzın sadece seralardan
sağlanması ve bazı seraların doğal afetlerden zarar görmesi nedeniyle
üretici fiyatları bir miktar yükselmiştir. Soğan üretiminin geçen yıla
göre gerilemesi ise fiyat artışında etkili olmuştur.
Hayvansal ürün
fiyatlarında arz ve talepteki değişime bağlı olarak üretici fiyatlarında
artış görülmüştür. Kurban Bayramı nedeniyle canlı hayvan talebindeki
artışa bağlı olarak et fiyatlarındaki yükselme bu ay dana etinde de
devam etmiştir.
Geçen yıl süt
ve et fiyatlarındaki düşüşe karşılık yem fiyatlarındaki aşırı artışlar
nedeniyle süt hayvanları kesime gitmiş, buna bağlı olarak süt arzında
sıkıntı yaşanmıştır. Mevsimsel arz azalmasına ilave olarak piyasadan süt
çekilip süttozuna çevrilmesi amacıyla Devletin ayırdığı ve devreye
soktuğu teşvik uygulamasının sonucunda, ülkemizde son aylarda süt
fiyatları normal düzeyine gelmiştir.
Buna karşılık
üretici fiyatlarında kuzu etinde %1,6, elmada %4,3, mandalinada %14,7
fiyat düşüşleri görülmüştür. Fiyatı düşen ürünlere baktığımızda, elma
üretim miktarındaki artışa ve ihracatta yaşanan sıkıntılara bağlı olarak
elmada fiyat düşüşleri görülmektedir. Mandalinada ise tam hasat
dönemi olması nedeniyle fiyatlar geçen aya göre bir miktar düşmüştür.
Fiyatları
yıllık bazda değerlendirecek olursak;
Marketlerde ve
üreticilerde soğan, patates, limon ve mandalina fiyatı en fazla artan
ürünler olmuştur.
Geçen yıla
göre üretici ve market fiyatları arasındaki makas azalmıştır.
Üretici ve
market fiyatlarındaki fiyat makası geçen yıla göre azalış göstermiştir.
Nitekim 2008 yılının aralık ayında ortalama %261,1 olan fiyat makası,
%222,8’e düşmüştür.
Bu durum
tüketicinin alım gücünün azaldığının bir göstergesidir. Nitekim
marketler talebi artırmak için da az kar marjı ile satış yapmıştır.
Üretici ve
tüketici arasındaki fiyat farkına bazı ürün grupları itibarıyla
baktığımızda 2008 yılının Aralık ayında yaş meyve sebzede 468,7,
baklagillerde %351,5, pirinçte %273,2, kurutulmuş ürünlerde %303,7,
hayvansal ürünlerde %269,6’lara varan fiyat farklarının, 2009 yılında
yaş sebze ve meyvede %381,7, baklagillerde %248,3, pirinçte %169,
kurutulmuş ürünlerde %210, hayvansal ürünlerde %188,3 olduğu
görülmektedir.
Üretici ve
market arasındaki fiyat farkı tüm ürün gruplarında azalış göstermiştir.
Üretici market
fiyatları arasındaki farkın azalışında Birliğimizin uyarıları etkili
olmuştur. Spekülatif fiyat atışlarının önlenmesine yönelik yaptığımız
açıklamalar, fiyat artışlarını dizginlemiştir.
Marketlerde
2009 yılında fiyatı en çok artan ürün soğan, fiyatı en çok düşen ürün
kuru incir olmuştur.
Fiyat
değişimlerine baktığımızda; marketlerde geçen yılın aynı ayına göre 2009
yılında fiyatı en çok artan ürün soğan, fiyatı en çok düşen ürün kuru
incir olmuştur. Marketlerde toplam 26 üründen 1 üründe(kuru fasulye)
fiyat değişimi olmazken, 13 üründe fiyat artışı, 12 üründe fiyat düşüşü
gerçekleşmiştir.
Marketlerde
geçen yılın Aralık ayına göre fiyat atışı görülen ürünler,
sırasıyla, soğan (%115,7), patates (%44,1), limon (%43,7), mandalina
(%23,4), havuç (%17,1), yeşil fasulye (%14,9), fındık (%14,1), patlıcan
(%11,2), dana eti (%10,1), süt (%10,1), nohut (%7,7), yeşil mercimek
(%2,5), sivri biberdir (%1,2).
Marketlerde
geçen yılın Aralık ayına göre fiyat düşüşü görülen ürünler
ise ıspanak (%0,5), kuru üzüm (%0,9), yumurta (%4,6), pırasa (%7,4),
kuru kayısı (%7,8), pirinç (%8,1), armut (%8,7), kırmızı mercimek
(%9,9), salatalık (%11,2), elma (%12,4), domates (%14,7), kuru incirdir
(%19,6).
Üreticilerde
2009 yılında fiyatı en çok artan ürün soğan, fiyatı en çok düşen ürün
kuru incir olmuştur.
Üretici
fiyatlarına baktığımızda geçen yıla göre 2009 yılında fiyatı en çok
artan ürün soğan, fiyatı en çok düşen ürün kuru incir olmuştur.
Üreticilerde toplam 26 üründen 1 üründe(yeşil fasulye) fiyat değişimi
görülmezken, 17 üründe fiyat artışı, 8 üründe fiyat düşüşü
gerçekleşmiştir.
Üretici
fiyatlarında geçen yıla göre artış görülen ürünler sırasıyla, soğan
(%150), mandalina (%84), patates (%80,8), fındık (%74), kuru üzüm
(%73,3), limon (%58,5), dana eti (%50), kuru kayısı (%44,4), süt
(%41,1), nohut (%39,5), pirinç (%27,6), salatalık (%20,0), kuru fasulye
(%13,6), havuç (%12,5), patlıcan (%8,3), pırasa (%4,2), ıspanaktır
(%3,6).
Soğanda
görülen fiyat artışı, geçen yıl soğanın para etmemesi nedeniyle, üretim
miktarındaki düşüşe bağlı olarak arzdaki daralmadan kaynaklanmaktadır.
2008 yılı
Aralık ayı ile 2009 yılı Aralık ayı verilerini kıyasladığımızda limonun
kilogram fiyatı 41 kuruştan 65 kuruşa çıkmıştır. Bu artışta Arjantin’de
meydana gelen don nedeniyle arzdaki daralma etkili olmuştur. Mandalina
fiyatlarında da bir artış görülmektedir. Bu ürünlerde görülen artışta
domuz gribi nedeniyle talep artışı da etki etmiştir.
Baklagillerdeki fiyat artışına baktığımızda, 2009 yılında nohut ve kuru
fasulyede fiyat artışı devam etse de kuru fasulye rekoltesinde düşüklük,
çiftçi gelirlerinde istenen artışın gerçekleşmesine engel olmuştur.
Fındıkta ise,
2008 yılında yüksek rekolteye bağlı olarak fiyatlar düşmüştür. 2009
yılında rekoltede düşüş gerçekleşmesinin yanı sıra, TMO’nun fındık
piyasasından çekilmesi, fındık fiyatlarının serbest piyasa şartlarına
bırakılması sonucunda üreticinin pazara ürününü hemen indirmemesi
neticesinde fındık fiyatları 2009 yılında bir önceki yıla göre artış
göstermiştir.
Ette üretici
fiyatlarındaki artışa baktığımızda; yaşanan fiyat artışlarını birçok
nedene bağlamak mümkündür:
-
Özellikle koyun ve
keçi sayısındaki azalma,
-
İhracatın artması,
zaten iç piyasada az olan ürünlerin ihracat artışıyla birlikte piyasada
arz-talep dengelerinin bozulması,
-
Sınır ülkelerde
fiyatların yükselmesi nedeniyle söz konusu komşu ülkelere doğru illegal
hayvan çıkışlarının artması,
-
2008 yılında et ve
süt fiyatlarının düşük seyretmesi nedeniyle üreticilerin hayvanlarını
kesmesi, neticede besiciye yeterince materyal temin edilememesi,
-
2009 yılı ortalarına
kadar uzun süredir, üretici et fiyatlarında ciddi bir artışın olmaması,
-
Geçtiğimiz Kurban
bayramı öncesinde 1,5-2 milyon baş hayvanın besiye çekilmesi ve bu
durumun arz-talep dengesini bozması gibi nedenlerle kırmızı et fiyatı
artış göstermiştir.
2008 yılının
son aylarında başlayan süt sektöründeki kriz; süt üretimine katkı
sağlayan materyal eksikliğinden dolayı süt üretiminde, dolayısıyla arzda
sıkıntı yaşanmasına sebep olmuştur. Buna mevsimsel arz azalması ve
piyasadan süt çekilip süttozuna çevrilmesi amacıyla Devletin ayırdığı ve
devreye soktuğu teşvik uygulamasının da eklenmesi ile fiyatların tüm
dünya ülkelerinin aksine ülkemizde son aylarda yükselişe geçmesine neden
olmuştur.
Ülkemizde
üretici süt fiyatları 2009 yılının ilk ayından itibaren düşmeye
başlamıştır. Her ne kadar 2009 yılının son aylarında bir artış görülse
de tüm yıl olarak değerlendirdiğimizde, süt üreticisinin yeterince gelir
elde edememiştir.
Üretici
fiyatlarında geçen yıla göre düşüş görülen ürünler
yumurta
(%4,8), sivri biber (%6,7), yeşil mercimek (%7,6), armut (%13,2), elma
(%18,5), domates (%20), kırmızı mercimek (%32,7) ve kuru incirdir (%40).
2008 yılında
Güneydoğu Anadolu Bölgesinin genelinde ve İç Anadolu Bölgesinin bazı
yörelerinde, 2009 yılında ise yine Güneydoğu Bölgesinin bazı illerinde
yaşanan kuraklık, kırmızı mercimek başta olmak üzere baklagiller
üretimini olumsuz etkilemiştir. Kırmızı mercimekte 2008 yılında üretim
miktarının kuraklık nedeniyle %78 oranında azalması ile üretici
fiyatlarında hızlı bir yükselme olmuştur. 2009 yılında üretim
miktarları artmasına bağlı olarak fiyatlar bir önceki yıla göre
gerilemiştir.
Elma üretimi artmasına rağmen, pazarlama imkanlarının
artırılamaması ve ürünlerin depolarda muhafaza edilerek üretici
tarafından peyderpey piyasaya sürülememesi gibi nedenler elma
fiyatlarında düşüşe yol açmıştır. Birliğimizce Dış Ticaret
Müsteşarlığına yazı yazılarak durum anlatılmış, elma ihracat iadesi
yardımı verilmesi talep edilmiştir. Elma ihracatına 50 $/ton ihracat
iadesi verilmesine yönelik Bakanlar Kurulu Kararı Aralık ayı içinde
yayınlanmıştır. Elmada verilecek olan ihracat teşviği ile önümüzdeki
dönemde elma fiyatlarının normal seviyesine gelmesi beklenmektedir.
2009 yılında
kuru incir rekoltesi bir önceki yıla göre yaklaşık % 20 artış
göstermiştir. Rekolte artışı fiyata yansımış ve Ağustos sonunda piyasaya
sürülen yeni ürün fiyatı, geçen yıl kuru incir fiyatından daha düşük
oluşmuştur. İncirin kurutma zamanında meydana gelen yağışlar da kaliteyi
olumsuz etkilemiş ve fiyatlara da düşüş şeklinde yansımıştır.
Üretici
fiyatları ile market fiyatlarındaki yıllık değişimi birlikte
değerlendirdiğimizde;
Yeşil mercimek
ve sivri biberde üretici fiyatı düşerken, market fiyatı artmıştır.
Kuru incir,
armut, elma, domates, kırmızı mercimekte market fiyatlarındaki düşüş
üreticiden daha az olmuştur. Üretici fiyatları daha çok düşerken market
fiyatları daha az düşmüştür.
Havuç ve
patlıcanda market fiyatları üretici fiyatından daha fazla artış
göstermiştir.
Yeşil
fasulyede üretici fiyatı değişmezken market fiyatı artmıştır.
Tüketicinin
alım gücü her geçen gün azalmaktadır.
Alım gücü
azalan halk yeterli ve dengeli beslenememektedir.
Ayrıca, yaşanan ekonomik sıkıntılar karşısında binbir emekle üretime
devam etmeye çalışan üretici yeterli gelir elde edemezken, tüketiciler
de bu ürünleri pahalıya tüketmektedirler.
Ülkemizde
etkin pazarlama organizasyonlarının kurulamamış olması, taşıma ve
depolama sistemlerinin yeterince gelişmemiş olması, mevcut sistemin
aracılar tarafından kontrol edilmesine neden olmaktadır. Bu durum ise
piyasa aktörlerinin işine yaramakta ve fiyatların bu aktörler tarafından
speküle edilmesine zemin oluşturmaktadır.
Üreticilerin
örgütlü bir güç haline gelememesi, piyasada arzı düzenleyici değil,
yalnız tedarikçi rolü üstlenmesi nedenleriyle, piyasa oluşumunu
etkileyememekte ve gelişmelerden olumsuz etkilenmektedir. Pazarlamadaki
sorunlar hem üreticiyi hem de tüketiciyi vurmakta, düzen aracılara,
spekülatörlere ve süpermarket zincirlerine yaramaktadır. Yani, üretici
ve tüketicinin cebinden çıkıp onların cebine girmektedir.
Üreticilerimiz
ürettikleri üründen hak ettikleri geliri elde edemezken, tüketicilerimiz
bu ürünleri pahalıya tüketmek durumda kalmaktadır. Bunun yanı sıra alım
gücü azalan tüketiciler ise bu ürünlerden bir kısmına erişemediği için
dengeli beslenememektedir.
Üretici ve
tüketici arasındaki fiyat farkının kapatılabilmesi, üreticilerimizin
pazarlamada sıkıntı yaşamadan emeğinin karşılığını almaları,
tüketicilerimizin de bu ürünleri uygun fiyatla tüketmesinin sağlanması
bakımından, üretici ve tüketicilerin örgütlenmeli, ürünlerin üreticiden
tüketiciye ulaşana kadar, pazarlama zincirinde yer alan tüm taraflar
gereken hassasiyeti göstermelidir.
Bu işin kökten
çözümü, Avrupa Birliği’nde olduğu gibi üretici birliklerinin
güçlendirilmesi ve pazarlamada etkin bir rol almasının sağlaması ile
olacaktır.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak konunun takipçisi olmaya devam
edeceğiz.
Ş.
ŞEMSİ BAYRAKTAR
GENEL
BAŞKAN
Ekler
|