TZOB                                     WWW.tzob.org.tr
   Türkiye Ziraat Odaları Birliği
 
                         

                             

Ziraat Odaları 

Web & E-Posta Adresleri

                             

 

BASIN BÜLTENİ

31 Aralık 2008

 

Tarımsal Destekleme Bütçesi Kısıldı

Ekonomik Kriz Hayvancılıkta Önce Süt Sektörünü Vurdu, Sıra Kanatlı Sektöründe

Süt Fiyatları Düşmeye Devam Ediyor, Hükümet İzlemekle Yetiniyor

Süt Sanayicisi Krizi Üreticiler Üzerinden Atlatmaya Çalışıyor

Çiftçi Kredi Borcunu Ödeyemiyor İcra İşlemleri Yaygınlaşıyor

Çiftçinin Krizi Sanayiciyi de Vuruyor

 

 

Süt Sektörü

Çiftçinin sattığı süt (çiğ süt) fiyatları Kasım 2008 tarihinden geçerli olmak üzere yaklaşık %10 oranında düştü. Süt fiyatları düşmeye devam etmektedir. 2008 Ocak ayında kilosu 63 YKr olan çiğ süt fiyatları, Aralık ayına gelindiğinde bazı illerde 48 Ykr’ye bazı illerde ise 45 YKr’ye kadar düşmüştür. Süt fiyatları 5 yıl geriye gitmiştir. Buna rağmen fiyatların daha da düşeceği yönünde haberler yayılmaktadır. Firmalar gerekçe olarak; ürünlerinin marketlerde satılmaması, stokların ve stok maliyetlerinin artması, marketlerin firmalara ödemeleri geciktirmesini gösteriyor.

Sektörde tam bir kaos ve belirsizlik hakimdir. Daha düne kadar ciddi yatırımlar yapan bir çok büyük üreticiler bile bu kaostan şikayet etmektedirler.

Türkiye’de, süt üretiminin en az olduğu bir dönemde süt fiyatlarının düşmesi ilk defa olmuştur. Çünkü düşüşler genelde süt üretiminin arttığı ilkbahar aylarında yaşanmaktaydı.

Üreticilerimizin maliyetleri artarken ve sütten elde edilen gelir maliyeti karşılamazken, üretimin sürdürülmesi mümkün değildir. Nitekim değerli damızlık süt sığırları kasaba gönderilmeye başlamıştır.

Birçok üreticimiz hayvanlarını kestirmek için mezbahalarda sıra beklemektedir. Döviz ödeyerek elde edilen değerler ve hayvancılığımızın geleceği göz göre göre yok olmaktadır. Yakın zamanda yeterli damızlık hayvan bulmakta zorlanıyoruz diyenler, eğer böyle gidecek olursa, ileride ilk defa haklı çıkacaklardır.

Mevcut veriler süt üreticisinin 1980 yılından beridir hiçbir zaman bu kadar kötü bir duruma düşmediğini göstermektedir. Bugün talepteki düşüş ve stok oluşması gibi gerekçelerle üretici süt fiyatları ciddi oranda düşerken, market fiyatlarında neden bu kadar önemli düşüşler olmadığı sorgulanmamaktadır.

Ancak fiyat düşüşlerinin devam ediyor olması, firmaların yaşadıkları krizi çiftçi üzerinden atlatmaya çalıştıklarını da düşündürmektedir.

Süt üreticilerimiz, süt hayvanı yetiştiricilerimiz ciddi bir krize girmiştir. Bu konuda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nda yapılan ve sanayicilerin, üretici örgütlerinin katıldığı toplantının üzerinden uzun süre geçmesine rağmen, bu sıkıntıyı önleyici herhangi bir somut adım atılmamıştır.

Bu konuda önlem alınması için, soruyoruz:

Fiyatların daha ne kadar düşmesi beklenecektir? 

Kaç tane damızlık hayvanın kasaba gitmesi gerekecektir?

Kaç tane üreticinin kredi borçlarını ödeyemediği için icralık olması beklenecektir?

 

Kanatlı Sektörü

Kanatlı etinde 2007 Kasım ayından bu yana fiyatlar genelde maliyetin altında seyretmektedir.  Çünkü üretim maliyetleri sürekli artarken fiyatlar artmamaktadır. Bütün tavuğun maliyeti şu an 3 YTL iken kesim haneden çıkış fiyatı 2,4-2,5 YTL arasında değişmektedir. Tavuk başına 0,5 YTL zararına satış söz konusudur.

Firmalar, talepte düşüş olması nedeniyle ilk 6 aydaki üretimde %20-25 düşüş olduğunu tahmin ettiklerini, buna rağmen sıkıntıyı aşamadıklarını, maliyetin altında satışa devam etmek zorunda kaldıklarını belirtmektedirler. Bazı firmalar üretimden çekilmeye başlamışlardır.

Üretici firmaların yaşadığı sıkıntılar piliç eti üreticilerini de ciddi şekilde etkilemeye başlamıştır. Piliç eti üreticilerimiz, yaklaşık 2 aydır firmalardan paralarını alamadıklarını, yakıt ve elektrik parasını bile ceplerinden ödediklerini, borçlarını ödemekte zorlandıklarını, böyle giderse üretimi bırakacaklarını belirtmektedirler.

Sektörde olumlu tek şey Irak’a 3-4 aydır yapılan kanatlı eti ihracatıdır. Buraya ihracat pek karlı değildir ama daha az zarar olması olumlu olarak değerlendirilmektedir. Irak’a ayda 2000-2500 ton kadar ihracat yapılmaktadır.

Sektör temsilcileri ihracat pazarını geliştirmek amacıyla Singapur, Rusya, Suudi Arabistan gibi ülkelerin heyetlerini ülkemize davet etmiş, kesimhaneleri ve kümesleri yerinde görmelerini istemişlerdir. Bu ülkelerden en önemlisi Rusya ülkemizden Şap hastalığını gerekçe göstererek 1990 yılından beri her türlü hayvan ve hayvansal ürün ithalatını yasaklamıştır. Bu yasak hala devam etmektedir. Heyetin Şubat ayında ülkemize gelmesi beklenmektedir. Bütün bu görüşmelerden olumlu sonuçlar alınması iç pazarda yaşanan talepteki daralmanın aşılmasına yardımcı olabilecektir.

Bunun yanı sıra sektörde yaşanan sorunların aşılması için bazı ilave tedbirlerin alınmasına ihtiyaç vardır. Bu konuda;

-Kanatlı ürünlerine uygulanan  ihracat desteklerinin tatminkar ölçülerde artırılması,

-Enerji fiyatları gibi maliyet kalemlerinde kanatlı sektörüne yönelik indirimli tarife uygulanması,

-Talebi artırmaya katkı sağlamak için KDV’nin %8’den %1’e düşürülmesi gerekmektedir.

 

Kredi

2007 yılında Ziraat Bankası 4.8 milyar YTL, diğer bankalar 4 milyar YTL, Tarım Kredi Kooperatifleri ise 1,7 milyar YTL tarımsal kredi kullandırmıştır. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri devlet destekli kredi kullandırdığı halde sektörün ihtiyacını giderememiş, çiftçilerimiz yüksek faiz oranları ile kredi kullandıran özel bankalara yönelmiştir.

2008’in ikinci yarısında ise Bankalar çiftçilerimizin kredi taleplerini geri çevirmeye başlamışlardır. Borcunu yatıran çiftçilerimize yeniden kredi verilmiyor.

2008 yılında hızla artan girdi fiyatları, iki yıldır yaşanan kuraklık, dünyada yaşanan ekonomik kriz sebebiyle tarım ürünleri ihracatındaki gerileme ve ürün fiyatlarındaki düşmeler karşısında çiftçilerimiz kredi borçlarını ödeyemez hale gelmiştir. Son aylarda borcunu ödeyemeyen çiftçilerimiz tarlalarını satışa çıkarmakta fakat alan olmadığı için satılamamaktadır.

Kriz nedeniyle çeşitli sektörlere destek verilirken, çiftçilerimiz kendi kuruluşu olan Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından Kurban bayramı öncesinde icraya verilmiştir. Çiftçilerimizden alınan bilgilere göre, 2009 yılının ilk ayından itibaren icralık durumların ve tarla satışlarının hızla artması beklenmektedir.

Çiftçilerimiz borçlarını ödemek ve tarımsal üretime devam etmek istemektedirler. Ülke nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturan tarım kesiminde önümüzdeki aylarda sosyal bir patlama yaşanmaması için Bankalar ve Tarım Kredi Kooperatiflerince başlatılan icra işlemlerinin durdurulması sağlanmalıdır. Ayrıca, Çiftçilerimizin Ziraat Bankası, tarım Kredi Kooperatifleri ve özel bankalara olan tarımsal kredi borçları faizsiz olarak 3 yıl süre ile ertelenmeli ve KOBİ’ler gibi sıfır faizli kredi kullanabilme imkanı getirilmelidir.

 

Bütçede Kısıntı

IMF İle Anlaşabilmek İçin Çiftçi Feda Edilmiştir

TBMM Genel Kurulu’nda verilen bir önergeyle bazı kalemlerle birlikte tarımsal destekleme bütçesinden de %10 kesinti yapılmıştır

Kesinti tutarı 548.7 milyon YTL dir.

Bu durumda, yaklaşık 5.5 milyar YTL olan tarımsal destekleme bütçesi, 5 milyar YTL’nin altına (4.95 milyar YTL’ye) düşürülmüştür.

Çiftçilerimize 2009 da verilecek olan mazot-gübre desteği, primler, hayvancılık desteklerinin ve diğer desteklerin azaltılması veya ödenmesinin sonraki yıla kalması gerekecektir.

Tarım Kanunu’na göre tarıma ayrılması gereken destek miktarının asgari yüzde 1 olması gerekmektedir. Buna göre destekleme bütçesi 11 milyar YTL olmalıydı. Ekonomi Koordinasyon Kurulunda tarımsal destekleme bütçesinin yeterli olmadığını, Tarım Kanununda öngörülen bu miktara çıkarılmasını istedik.

Biz, krizden zarar göremeye başlayan sektörün bu zararlarına karşılık destekleme bütçesinin artırılmasını beklerken, tam tersi yapılmıştır.

Demek ki hükümet bizim gibi düşünmüyor.

Bu düşüşten sonra destek miktarının milli gelire oranı yüzde 0.49 dan yüzde 0.44’e gerilemiştir. Kanunun öngördüğü yüzde 1’in %66 gerisine gidilmiş, Tarım Kanunu ile verilmesi gereken asgari miktarın yarısı bile verilmemiştir. Hükümet Tarım Kanunu’nu muhalefet etmektedir.

Bu kararı, Hükümetin tarıma verdiği önemin göstergesi olarak kabul etmek gerekir. Demek ki harcamalarda kısıntı gündeme gelince ilk akla gelen ödeneklerden birisi de tarım destekleri olmuştur.

Son yıllarda Genel Bütçe %13-14 artırılırken tarımsal destekleme bütçesi %2’nin altında artış göstermiştir. Daha yüksek oranlardaki artışlarla belirlenmiş ödenekler varken neredeyse hiç artırılmamış tarımsal destekleme bütçesinde kesintiye gidilmesi anlaşılabilir bir karar değildir.

IMF’nin stand-by’ı, daha imzalanmadan, tarıma ve çiftçilerimize zarar vermeye başlamıştır. İşte, hem krizden ve hem de krize karşı alınan önlemlerden zarar görmek diye buna denir.

Tarım kesimi ve çiftçilerimiz bu durumu her halde değerlendirecektir.

Çiftçi, gübre kullanmadan ekiliş yapıyor, çiftçi alamadığı için tarım girdi sağlayan ve tarımsal makine üreten sanayici de zor durumda.

Krizden zarar gören çiftçilerimiz desteklerin artmasını beklerken;

Çiftçilerimiz borçlarını ödeyemez durumda iken;

Krizin etkisiyle ürünleri para etmezken;

Borçlarını ödeyemeyen üreticilerimizin elektrikleri kesilirken;

Bir haftada 14 bin damızlık hayvan kesime giderken;

Çiftçilerimiz, yaşadığı sıkıntılar yüzünden miting isterken

Çiftçinin desteği kesiliyor…

KOBİ’lere sıfır faizli “cansuyu” kredisi verilirken, çiftçilere “cansuyu” vermek bir tarafa, verilen Bütçe bile geri alınıyor.

Tarımın reel sektör olduğu unutuldu.

Kriz ortamında tarımın öncelikli sektör olduğunu IMF bile anlamışken, Hükümetin bunu görememesini hayretle karşılıyoruz.

Bize göre çok yanlış yapılmıştır.

IMF ile anlaşabilmek için 2001 krizinde olduğu gibi yine çiftçi feda edilmiştir.

Bu kesinti, tarım için  krizle ilgili bir önlem alınmayacağını gösteriyor.

Bu yanlışın düzeltilmesi gerekir.

 

Tarım Destek Bütçesi

 

Destek Bütçesi (Milyar YTL)

Destek Bütçesi

Endeks

TÜFE

Endeks

TÜFE'ye Göre Deflate Edilmiş Destek Bütçesi

(Milyar YTL)

Desteğin GSYH’ya oranı (%)

2002

2,28

100

100

2,28

0,65

2003

3,02

132

118

2,55

0,66

2004

3,08

135

129

2,38

0,55

2005

3,71

162

139

2,66

0,57

2006

4,75

207

153

3,11

0,62

2007

5,30

231

166

3,19

0,62

2008

5,40

235*

184*

2,93

0,54

2009

5,50

239**

198**

2,78

0,49

2009

4,95***

217

198

2,50

0,44

 

(*) TCMB Yıl Sonu Tahminine (%9,3) göre hesaplanmıştır.

(**) 2009 Hedef Enflasyona göre hesaplanmıştır.

(***) 2009 kesintili Destekleme Bütçesi

Not: 2007 yılında 300 Milyon, 2008 yılında ise 584 Milyon YTL bütçe dışı        kuraklık yardımı yapılmıştır. 

 

Kriz ve Tarım Sektörü

Tarım sektörü ve çiftçilerimiz; kredi kullanımında ve ödenmesinde yaşanan zorluklar, ürünlerin pazarlanmasındaki sorunlar ve ürün fiyatlarındaki düşüşler yüzünden krizden önemli zararlar görmektedir.

Diğer taraftan tarım sektörü ve çiftçilerimizle birlikte tarıma girdi (gübre, ilaç, tohumluk) sağlayan sanayi, tarımsal mekanizasyon ve traktör sanayi de talep yetersizliğinden zarar görmeye başlamıştır. Esnaflar zaten çiftçilerin alışverişlerindeki azalmadan dolayı sıkıntıya düştüklerini açıklamaktadırlar.

Halen gübre kullanımı %30 gerilemiş ve çiftçilerimizin önemli bir bölümü gübre kullanmadan ekilişlerini yapmaktadırlar.

Traktör satışları 2008 Ocak-Eylül döneminde % 28 oranında gerilemiş, tohumluk, ilaç, tarımsal araç gereç alımları azalmış bulunmaktadır.

Gıda krizi ile önemi hatırlanan tarım sektörü tekrar unutuldu. Halbuki krizlerde en büyük moral kaynağı halkın gıdaya ulaşmasındaki kolaylıktır. Ayrıca tarımsal istihdamın yerinde muhafaza edilerek, artan işsizlere yenilerinin eklenmemesi de çok önem taşımaktadır.

Ülkemizde şehirlerimizde bile insanlarımızın önemli bir bölümü köylerinden, köylerde oturan ailelerinden tarhanasını, bulgurunu, pirincini temin ederek yaşamlarını sürdürmektedirler. Tarımın görünür görünmez bir çok fonksiyonları vardır. Tarıma özellikle kriz dönemlerinde daha fazla itina gösterilmelidir. Bu sektör ihmal edilmemelidir. Yakın geçmişte bazı ülkelerde insanların açlık yüzünden sokağa döküldüğü unutulmamalıdır.

Tarımın, gıdanın önemine ve sektörün içinde bulunduğu sıkıntılara rağmen tarımsal destekleme bütçesinde kesintiye gidilmesi tarım kesiminde büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.

Yeni yıla maalesef iyi bir tablo ile girmiyoruz.

Her şeye rağmen, tüm halkımızın yeni yılını en iyi dileklerimle kutlarım.

 

 

 

www.tzob.org.tr

Açılış Sayfam Olsun

 

Resmi Gazete’de Tarımla İlgili Yayınlanan Kanun, Karar, Yönetmelik  ve Tebliğler

 

 

Tarım Takvimi

 

 

 

 

 

 

GMK Bulvarı No:25 Demirtepe 06440 ANKARA
Telefon: +90 321 231 63 00 Faks: +90 312 231 76 27

ziraatodalari@tzob.org.tr