|
BASIN BÜLTENİ
31
Ağustos 2008
Ağustos Ayı
Üretici, Hal, Pazar ve Market Fiyatlarını Açıkladık
Marketlerde
“Ağustos” Ayında Fiyatı En Çok Artan Ürün ‘Yeşil Fasulye’, Fiyatı En
Çok Düşen Ürün “Karpuz”
“Üretici Para
Kazanamıyor, Tüketici Pahalı Yiyor”
“Piyasa
Denetimleri Etkinleştirilsin”
“RAMAZAN
FIRSATÇILIĞI YAPILMASIN, SOFRALARIMIZIN TADI KAÇMASIN”
Fındık
Politikasında Başarılı Olunamamış, Üreticimiz Tüccarın İnsafına
Bırakılmıştır
Açıklanan Fiyat
Çiftçiyi Değil Dış Alıcıların Temsilcilerini Memnun Etmiştir
Üreticilerimiz
Çeltik Fiyatlarının Acilen Açıklanmasını Bekliyor
Genel Başkan
Şemsi Bayraktar, düzenlediği basın toplantısında; Ağustos ayı üretici,
hal, pazar ve market fiyatlarını açıkladı, geçen ay yapmış olduğu
açıklamadan sonra Bakanlar Kurulu’nda spekülatif fiyat artışları ile
ilgili alınması öngörülen tedbirleri, uyarıda bulunduğu ürünlerdeki
fiyat değişimlerini, Ramazan ayına girerken gıda maddelerindeki
tüketiciyi bekleyen fiyatları, üretici fiyatlarıyla market fiyatları
arasındaki farkı gözler önüne sererek, üretici ve tüketicilerin
mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında yapılması gerekenleri
belirterek, Ramazan ayında spekülatif hareketler ve denetimlerin
etkinleştirilmesi konusunda uyarıda bulundu ve açıklanan fındık
fiyatları ile ilgili üretici ve Ziraat Odalarının görüşlerini dile
getirdi.
Bilindiği gibi bazı önemli ürün ve
gıdalardaki aylık fiyat değişimleri ve spekülatif hareketler konusunda
kamuoyunu doğru bilgilendirmek üzere her ay yaptığımız tespitlerle
ilgili açıklamalar yapıyoruz.
Bu kapsamda geçen ay tarımsal ürün
fiyatları ilgili olarak yapılan açıklamada spekülatif fiyat atışlarının
önlenmesi, Ramazan fırsatçılığı yapılmaması yönünde pazarlama sisteminde
yer alan tüm taraflara gerekli uyarılar yapılmıştır. Bu açıklamamızın
ardından konu Bakanlar Kurulu gündemine alınmış, başta Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı olmak
üzere konuyla ilgili kurumlar görevlendirilmiş, denetimlerin
artırılacağı açıklanmıştır.
Konunun bu şekilde ele alınmasının
ardından, Ramazan ayında zam yapılmayacağına dair basında perakendeciler
tarafından çeşitli açıklamalar yapılmıştır.
Birliğimizin uyarıları belirli
ölçüde etkili olmuş, tüketici fiyatlarının aşırı derecede artması
engellenmiştir. Ancak üretici ve market fiyatları arasındaki makas hala
çok yüksek seviyede seyretmeye devam etmektedir.
Birliğimizce Ağustos ayı için
yapılan tespitlere göre, Üretici ve tüketici fiyatları arasındaki
farklara baktığımızda yaş sebze ve meyvede %426, kurutulmuş
ürünlerde %240, baklagillerde %316,1, pirinçte %378’lere ve hayvansal
ürünlerde %210’lara kadar çıktığı görülmektedir.
Üretici ve tüketici fiyat farkının
en fazla olduğu ilk beş ürün %426 ile limon, %403,5 ile salatalık, % 378
ile pirinç, % 366 ile elma, % 365 ile patlıcan’dır.
Mevcut durumda, üretici ve market
fiyatları arasındaki makas, daha önceki açıklamalarımızda da ifade
ettiğimiz gibi yine çok yüksektir. Rasyonel bir pazarlama sisteminin
kurulamamış olması üretici ve tüketiciyi mağdur etmektedir. Üretici
ve perakende fiyatları arasındaki bu fark tüketicilerimiz açısından da
sürdürülebilir bir durum değildir. Tedbir alındığı takdirde
tüketicilerimiz bu ürünleri daha uygun fiyatla tüketebilir.
TÜİK’in açıkladığı enflasyon
halkımızın enflasyonundan farklıdır. Halen TÜİK’in enflasyonu % 12 iken
halkımız %70 hissettiğini ifade etmektedir. Çiftçimizin ucuz ürettiği
ürünler tüketicilere 5-6 kat fiyatla pahalı satılmaktadır. Bunun
nedeni, bu çarpık sistemdir. Üreticimize de tüketicimize de yazık
olmaktadır. Bu ürünlerin büyük bir kısmı halkımızın temel gıda
maddeleridir. Halkımız bütçesinin önemli bir kısmını bu ürünlere
ayırmaktadır. Halkımızın enflasyonu yüksek hissetmesinin nedeni
budur.
Üretici ve tüketici fiyatları
arasındaki farka bakıldığında, tüketici fiyat seviyelerindeki
yüksekliğin üreticiden kaynaklanmadığı görülmektedir.
Tüketicilerimizin gıda ürünlerini pahalıya tüketmesinin sorumlusu
üretici değildir. Bilakis ürünün üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar
geçtiği hal, pazar ve market zinciri halkalarının, fiyat artışlarında
önemli rol oynadığı anlaşılmaktadır.
Ağustos ayında perakende
seviyesinde genelde bazı ürünlerde artış görülürken bazı ürünlerde de
azalma meydana gelmiştir.
Bu dönemde market raflarındaki
fiyatlara bakıldığında yeşil fasulyede % %25,5, salatalıkta %19,8,
kırmızı mercimekte %9,5, ette %7,9, yeşil mercimekte %7,7, nohutta %7,2,
kuru incirde %3,7, kuru üzümde %2,6, limonda %2,4, yumurtada %1,6
artışlar görülmektedir.
Market raflarında pirinçte ve
sütte fiyat değişimi görülmezken, şeftalide %0,3, sivri biberde %1,6,
kuru kayısıda %1,7, armutta %3, domateste %3,3, havuçta %5,8, fındıkta
%6,8, kuru fasulyede %7,1, patlıcanda %18,4, elmada %20,5, karpuzda
%28,5 fiyat düşüşleri görülmüştür.
Son birkaç aydır fiyatları artan
baklagillerden kırmızı mercimek, yeşil mercimek ve nohutta az da olsa
artış trendi devam etmiştir. Baklagillerden market raflarında fiyatı
düşen ürün %7,1 ile kuru fasulye olmuştur. Pirinçte Ağustos ayında
market raflarında fiyat artışı görülmemiştir. Bir önceki aya göre artış
oranlarının daha düşük gerçekleşmesi, kuru fasulyede fiyat düşüşü ile
pirinç fiyatının değişmemiş olması uyarılarımızın etkili olduğunun
bir göstergesidir. Açıklamalarımız fiyat artışlarını frenlemiştir.
Beklentimiz, Ramazan ayı içinde de tüketici fiyatlarının
artırılmamasıdır.
Son günlerde yapılan açıklamalara
göre pirinçte spekülatif hareketler nedeniyle %20 talep daralması
olmuştur. Tüketiciler açıklamalarımızı takip ediyor, Halkımız pahalı
ürünlerden kaçıyor, başka ürünlere yöneliyor. Bu durum pirinçte açık
olarak görülüyor. Marketleri uyarıyoruz: Aşırı fiyat artışları yapılan
ürünler elinizde kalabilir.
Üretici fiyatlarındaki değişim
ise şu şekilde olmuştur:
Üretici fiyatlarında geçen aya
göre limon, pirinç ve sütte bu dönemde bir fiyat değişimi olmazken,
yeşil mercimekte % 63,6, yumurtada %35, yeşil fasulyede %30,8,
kuru incirde %11,1, kuru fasulyede %7,7, sivri biberde %5,5, kırmızı
mercimekte % 4, ette %2,9 fiyat artışı görülmüştür.
Hayvansal ürünlerden yumurta ve
ette görülen fiyat artışının ramazan öncesi olması nedeniyle talepteki
artıştan kaynaklandığı düşünülmektedir.
Yeşil fasulye, salatalık, biber
gibi ürünlerde görülen fiyat artışında özellikle güney bölgelerimizde
sahil kesiminde hasadın tamamlanmasının ardından yayla ürünlerinin yeni
yeni piyasaya arz ediliyor olması etkili olmuştur. Her ne kadar bu
ürünlerde fiyat artışı görülse de geçen yıla göre fiyatlar yeşil fasulye
ve salatalıkta %57,5, sivri biberde %34,5 düşüş göstermiştir.
Üretici fiyatları bakımından baklagillere
baktığımızda; yeşil mercimekte görülen
fiyat artışının nedeni üretimde son ilki yılda gerçekleşen %85’lik
azalma olup, üretim tüketimi karşılamaya yetmediğinden bu durum fiyat
artışına yol açmaktadır.
Kırmızı mercimekte ise
üretici satış fiyatı yeni ürünün hasat edilmeye başlanmasıyla kendini
göstermiştir. Kırmızı mercimeğin üretici satış fiyatı geçen aya göre %4
artışla 2,60 YTL/kg olarak gerçekleşmiştir. Kırmızı mercimekte geçen
yıla göre görülen fiyat artışının nedeni Ülkemizde bu yılda görülen
kuraklıktır. Nitekim kırmızı mercimekte rekolte geçen yıla göre %78,3
oranında azalışla 508.378 tondan 110.170 tona düşmüştür. Bu durumda
ihracatçı olduğumuz kırmızı mercimek bu yıl ülke içi tüketimi
karşılamakta zorlanacaktır. Kırmızı mercimek başta olmak üzere diğer
baklagillerde geçen yıla göre yüksek gibi gözüken fiyat, beklediği
verimi alamayan üreticilerin masraflarını karşılamakta yetersiz
kalmaktadır. Rekoltesi düşük olan başta kırmızı mercimek olmak üzere
nohut, kuru fasulye gibi baklagiller yanında ayrıca pirinçte Ramazan
ayında da market raflarında fiyat artışlarının önüne geçilmelidir.
Verilen sözlerin
tutulmasını istiyoruz. Dar gelirli
vatandaşlarımızın protein ihtiyacının karşılanmasında çok önemli yeri
olan baklagillerde fırsatçılara meydan verilmemeli, halkımızın ekmeğiyle
oynanmamalıdır.
Üretici fiyatlarına
baktığımızda ağustosta domateste %3,6, armutta
%6, havuçta %11, nohutta %13, karpuzda %15, şeftalide %16,3, kuru
kayısıda %16,7, kuru üzümde %18,2, patlıcanda 19,4, elmada %24,8, iç
fındıkta %51,9 düşüş görülmüştür.
Üretici fiyatlarında en fazla
fiyat düşüşü görülen ürün fındıktır. Bu sezon fındıkta rekoltede yaşanan
artışın yanı sıra alım fiyatlarının geç açıklanmış olması bu sonucu
doğurmuştur.
Çiftçilerimiz artık üretmekten korkuyor. Çiftçilerin Genel Başkanı
olarak çiftçimiz fazla üretim yaptığında uykularım kaçıyor.
Dünyada fazla üretim yapan çiftçi bayram yaparken, Türkiye’de çiftçi
yasa boğuluyor. Çünkü çiftçilerimiz fiyatı biraz iyi olan ürüne
yöneliyor bu yüzden meydana gelen üretim fazlası nedeniyle fiyatlar
düşüyor ve pazarlama sorunu başlıyor. Narenciyede, karpuzda, elmada,
şeftalide, fıstıkta ve fındıkta vs. bunları yaşıyoruz. Elinde malı kalan
üretici perişan oluyor. Tarlasını traktörünü satarak borç ödüyor ve
bulunduğu yerden göç ediyor.
Değerli Basın Mensuplar,
Tarımda
planlama yoktur, pazarlama yönetimi ve sistemi iflas etmiştir.
AB’de olduğu gibi Türkiye’de de pazarlama ve yönetim sistemlerini acilen
kurmalıyız. Müdahale kurumlarını ve çiftçi örgütlerini güçlü hale
getirerek çiftçimizi mağdur hale düşürmekten kurtarmalıyız. Aksi halde
tarım arazilerimiz yabancıların eline geçebilir.
Tarım
önemli ve öncelikli bir sektördür. Küresel gıda krizi bu önemi artırmış
bulunmaktadır. Hükümet bu durumu da dikkate alarak gereken tedbirleri
almalıdır.
Ülkemizde etkin bir pazarlama
organizasyonunun kurulamamış olması, mevcut sistemin ise aracılar
tarafından kontrol ediliyor olması, hem ürün kayıplarına neden olmakta,
hem de üretici-tüketici fiyatları arasındaki makasın açılmasına
neden olmaktadır.
Bunun yanında, hasadın yoğun
olduğu dönemde pazara talebin üzerinde ürün sunulduğu durumlarda üretici
fiyatları düşerken, arzın yetersiz olduğu durumlarda üretici
fiyatlarında bir miktar iyileşme görülebilmektedir. Düşen fiyatlar
üreticiyi mağdur ederken, ürün azlığı nedeniyle birlikte bir miktar
artan fiyatlar ise üreticinin yeterli gelir elde etmesini sağlayacak
düzeyde değildir. Çünkü son bir yılda tarımsal üretimde en önemli
maliyet unsurları olan mazot fiyatları %40, gübre fiyatları %180
artmış bulunmaktadır.
Çiftçilerimizin gelirlerin
artırılması, üretim ve verim artışı yanında ürünlerini daha iyi
değerlendirmeleriyle de çok yakından ilgilidir.
Daha iyi değerlendirme bir yönüyle
tüketicinin ödediği fiyattan daha fazla pay alınması anlamına
gelmektedir.
Çiftçilerimiz, tarımda gelişmiş
ülkelerde olduğu gibi ürünlerini kendi organizasyonları ile pazarlamayı
başarmak zorundadırlar. Ancak bu sayede pazara ve sanayiye
entegrasyon sağlanabilecektir. Örneğin süt ve süt mamulleri
sanayinde kooperatiflerin payı Almanya da %98, İtalya da %65,
Fransa da %62, İrlanda ve Hollanda da %100 iken Türkiye de %3
civarındadır. Aynı şekilde yem sanayinde kooperatiflerin payı Almanya da
%50, Hollanda da %55’ tir.
Yaş sebze ve meyvede duruma
baktığımızda AB’de tüm meyve ve sebze üretiminin yaklaşık %40’ı 1400
civarında üretici örgütü kanalıyla pazarlanmaktadır. Belçika ve
Hollanda’da tüm meyve sebze üretiminin yaklaşık %70’i üretici örgütleri
kanalıyla pazarlanırken bu oran İtalya’da %30, ispanya’da %50,
Fransa’da % 55’dir.
Sanayi ve pazarlamanın katma
değerinden üreticilerimizin daha fazla yararlanması, çiftçilerimizin var
olan örgütlerine, Ziraat Odalarına, kooperatiflerine, üretici
birliklerine daha güçlü bir şekilde sahip çıkmalarına bağlıdır.
Çiftçilerimizin hak ettiği geliri
elde edebilmeleri bakımından üretici Birlikleri kanalıyla
ürünlerin pazarlanması sağlanmalıdır. Tarımsal Üretici Birlikleri
finansman bakımından güçlendirilerek etkin hale getirilmeli, bu amaçla
üretici birlikleri yasası yeniden gözden geçirilmelidir. Yapılacak
çalışmalara çiftçimizin çatı örgütü ve tek meslek kuruluşu olan Ziraat
Odaları Birliği ve Ziraat Odalarımız her türlü desteği verecektir.
Mevcut sistemde tüketicinin
ödediği fiyat üreticiye yansımadığı gibi bu durumdan ne üretici ne de
tüketici karlı çıkmaktadır. Bu sistem böyle devam ettiği sürece
enflasyon artışı körüklenmekte; dar gelirli insanlarımızın bu
ürünlere ulaşması giderek zorlaşmaktadır.
Bilindiği üzere bu yıl okulların
açılması ile Ramazan ayı aynı döneme denk gelmiştir. Halkımızın alım
gücüde dikkate alınarak sağduyulu davranılmalıdır. Aksi takdirde
tüketicilerimizin daha da zorlanacaktır.
Nitekim geçen yıl Ramazan
öncesine göre market fiyatlarındaki duruma bakıldığında bu yıl
%214,5’lik artışla kırmızı mercimek ilk sırada yer almıştır. Market
fiyatlarında artış görülen diğer ürünler ise sırasıyla, pirinç (%87,9),
kuru fasulye (%70,8), patlıcan (%67,6), yeşil mercimek (%61,6), kuru
üzüm (%60), kuru incir (%49,7), nohut (%44,8), yumurta (%27,5), armut
(%19,6), et (%19,4), elma (%19,2), süt (%18,9), kuru kayısı (%16’dır.
Görüldüğü üzere halkımızın en
önemli gıda maddeleri arasında yer alan, fakirin eti olan baklagiller
ile bunun yanı sıra pirinçte ve et, süt yumurtada market raflarında
fiyatlar geçen yıla göre önemli artış göstermiştir.
Pirinç, kuru fasulye, kuru üzüm,
yumurta et ve süt ürünlerinde market fiyatlarındaki artış oranı üretici
fiyatlarındaki artış oranın üzerinde gerçekleşmiştir. Ayrıca nohut,
karpuz, kavun, sivri biber, domates elma, salatalık, yeşil fasulye,
patlıcan üretici fiyatları geçen Ramazan öncesine göre %3,3-%58,3
arasında düşerken, patlıcan, nohut ve elmada market fiyatları
sırasıyla %67,6-%44,8-%19,2 arasında artış göstermiştir. Bu ürünlerde
üretici fiyatlarındaki düşüş marketlere yansımamıştır.
Tüketici fiyatlarında patlamanın
sebebi olan spekülatif davranışları önlemeye yönelik tedbirler
alınmalıdır.
Ramazan ayına girerken denetimde
yetki karmaşasının devam etmesi tüketicilerimizi tedirgin etmektedir.
Belediyeler ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasındaki anlaşmazlıklar
giderilmelidir. Yaşanan yetki karmaşasından etkilenen kesim halkımız
olmaktadır. Gerek gıda üretim ve tüketim yerleri denetlenerek denetim
boşluğunun ortadan kaldırılmalı, Ramazan öncesi gıda denetimi
sahipsiz bırakılmamalıdır.
Sonuç olarak;
Ramazan ayı ile birlikte beklenen talep artışı, birtakım
stokçular ve fırsatçılar tarafından suiistimal edilebilir. Bu
şekilde yapılması muhtemel fırsatçılığa mani olunmalı; üreticilerimiz
ve tüketicilerimiz mağdur edilmemelidir.
Beklentimiz: Ramazan ayı
nedeniyle,
·
Fırsatçılık
yapılmasın,
·
Sofralarımızın
tadı kaçırılmasın.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği
olarak konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Değerli Basın Mensupları
Sözlerime son vermeden önce
fındık, çeltik ve mısır üreticilerimizin beklentilerini ve bu konudaki
görüşlerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bildiğiniz gibi geçen hafta sizler
kanalıyla Hükümete seslendik: Fındık fiyatının biran önce
açıklanmasını istedik, çağrımıza cevap dün Tarım ve Köyişleri Bakanının
yaptığı basın açıklamasıyla geldi.
Geçen yıl 5,15 olarak belirlenen
Giresun kalite fındık müdahale fiyatı bu yıl % 22 düşüşle 4 YTL/Kg
olarak açıklanmıştır. Ayrıca fındık müdahale fiyatının Ekim ve Kasım
aylarında 4,5 YTL/kg, Aralık ayı ve sonrasında ise 5YTL/kg olacağı
yapılan açıklamada belirtilmiştir.
En yüksek alım fiyatı olarak
açıklanan Giresun kalite fındık, bu yıl gerçekleşeceğini tahmin
ettiğimiz 728 bin ton fındığın %19’unu oluşturmaktadır. Üretilen
fındığın büyük bir bölümü levant kalite fındıktır. Levant kalite
fındığın fiyatı ise 3,9 YTL/Kg olarak belirlenmiştir. Kesintilerden
sonra çiftçi eline 3,66 YTL/kg geçecektir. Ancak bu fiyat %50 randımana
göre belirlenen bir fiyattır, randıman %50’nin altına düştüğünde ayrıca
kesinti yapılmaktadır. Bu yıl sıcakların etkisiyle randımanın %50’nin
altında gerçekleşecek olması, TMO’ya teslim edilecek olan fındık
fiyatının 3,5 YTL/kg’ın da altına inmesi demektir. Bu da maliyeti dahi
karşılamayacak bir fiyattır.
Bu ürünün ana üretim bölgesi
olarak bilinen, meyilli arazilerde çok zor şartlarda emeğiyle,
sermayesiyle üretim yapan, bankalara, esnafa borçlu olan ve fındıktan
başka geliri olmayan fındık üreticisinin eline kesintilerden sonra
geçecek olan fiyat, yaklaşık 3,5 YTL/Kg’dır. Fındıkta açıklanan gerçek
fiyat budur.
Ödemeler TMO tarafından 25 gün
içerisinde yapılacaktır. Alımlara da geç başlanması nedeniyle işci
giderleri başta olmak üzere acil ödemeleri için avans olarak fındığını
emanete bırakan çiftçimiz tüccarın vereceği fiyatı bekliyor. Piyasada
tüccarın oluşturacağı fiyat üreticimizi memnun etmeyecektir.
Üreticimiz tüccarın insafına bırakılmıştır. Bu sene fındık politikasında
başarılı olunamamıştır. TZOB’un raporunda da açıklandığı gibi
müdahale sistemi başta olmak üzere yeni fındık politikasına ihtiyaç
vardır. Aksi takdirde bu yıl olduğu gibi üreticimiz önümüzdeki yıllarda
da perişan olmaya devam eder.
Fındık çiftçisinin artık her yıl
belirsizliklerle dolu hasat başlangıcına tahammülü kalmamıştır. Dünya
üretiminde ve ihracatında lider olduğumuz bir üründe istikrarlı bir
politikaya ihtiyacımız vardır. Artık çiftçinin emeğiyle başkalarının
para kazanmasına izin verilmemelidir. Fındıkla ilgili yapılan
açıklama göstermiştir ki Türkiye’de ihracatçı yoktur. Dış alıcıların
temsilcileri vardır. Bu temsilciler açıklanan bu fiyattan memnun
kalmışlardır.
Sayın basın mensupları, bu
konuda son olarak şunları söylemek istiyorum;
Ortalama 13-14 da işletme
büyüklüğüne sahip fındık çiftçimiz, esnafa bankalara, tüccara borçludur,
bu nedenle ürününü bekletme şansı yoktur. Yaklaşan Ramazan ayı ve
okulların açılacağını da düşündüğümüzde çiftçimize ürünü beklet demek
oldukça zordur. Ancak yinede mecbur olduğumuz için söylemek
durumundayız; ürününü ihtiyacın kadar sat, birden pazara indirme.
Değerli Basın Mensupları,
Çeltik hasadına girildi. Buna
rağmen TMO henüz alım kampanyasını başlatmadı.
Ülkemizde çeltik üretimi büyük
çoğunlukla Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerimizde bulunan
Edirne, Samsun, Çorum, Balıkesir ilerimizde yapılmaktadır.
Halen 766 bin ton dolayındaki
çeltik (460 bin ton pirinç) üretimine ulaşmamıza rağmen bu miktar,
tüketimi karşılamaya yetmemektedir. Son yıllarda üretimde meydana gelen
artışlar gösteriyor ki ülkemizde tüketilen 550-600 bin ton dolayındaki
pirinci üretebilecek potansiyelimiz mevcuttur.
Pirinçte ithalatçı olmak
istemiyoruz. Bunu gerçekleştirmek istiyorsak, çeltik üretimini teşvik
edici politikalar uygulamalıyız.
TMO üreticilerimizin
beklentilerini karşılayabilecek alım kampanyasını bir an önce
başlatmalıdır.
Gönen ilçesinde hasat başlamış
olmasına rağmen, fiyat belirlenmemiş, tüccar alımda isteksizdir. Hasadın
derinleşmesiyle piyasalarda istikrarsızlığın artacağından
endişeleniyoruz.
Bu durumda TMO, 2008 yılı
çeltik üretim maliyeti olan 99 YKR/Kg’ı esas alarak bir müdahale
fiyatı belirleyip alıma başlamalıdır. Buna göre müdahale fiyatının
asgari uzun danelide 1.2 YTL, baldo çeşidinde 1.3 YTL olarak açıklanması
gerekmektedir.
Aksi halde ucuza çiftçi elinden
alınan ürünler, fahiş fiyatlarla tüketiciye sunulabilir. Geçen pazarlama
döneminde yaşandığı gibi; çiftçiyi de tüketiciyi de mağdur eden
stokçu ve fırsatçılara rant sağlayan bir piyasa ortaya çıkacaktır.
Buna meydan verilmemelidir.
Sayın Basın Mensupları
Bilindiği üzere geçtiğimiz hafta Tarım ve Köyişleri Bakanı sayın M.
Mehdi Eker mısır fiyatını açıkladı. Yapılan açıklamaya göre TMO
mısır alım fiyatı 43 YKR/kg, primi ise 4 YKR/Kg’dır.
Mısırın
maliyeti 45 YKR/KG dır. TMO’nun alım fiyatı, alım yaparken uygulanacak
en yüksek fiyattır. Üreticinin eline 43 YKR geçmemektedir. TMO
Mısırdaki nem oranına, yabancı madde oranına ve hektolitreye bakarak
fiyatı düşürmektedir. Özellikle 2. ürün mısır üretiminde nem
oranları yüksek olmaktadır. Bu demektir ki ikinci ürün mısır fiyatları
daha da düşecektir. Tüccar da bu durumu bildiği için mısır fiyatlarını
düşük tutmaktadır.
Bu
nedenle üreticilerimize sesleniyorum:
1-
Mısırını kurutmadan %14 nem
oranını sağlamadan TMO’ya satıp cezaya girmeyin. Bu oranın üzerinde nem
olduğu takdirde uygulanan barem nedeniyle fiyatta gerileme olmaktadır.
Bunun yanında baremde yabancı madde oranı ve hektolitre ağırlığı da
dikkate alınmaktadır. Bu konuda bir örnek vermemiz gerekirse: %18 nem ve
%1 yabancı maddesi olan bir mısırın 43 YKr olan fiyatı, mevcut mısır
alım baremine göre yaklaşık %10 (4.5 YKr) gerilemekte ve 38.5 YKr ye
düşmektedir. Bu nem oranı Marmara Bölgesinde daha da yükseldiği için
fiyatta daha fazla düşme olmaktadır. Nitekim Marmarada nem oran hasat
başlangıcında %28’le başlamakta birkaç ay bekletildiğinde %20’ye
gerileyebilmektedir. Bekletmeden satılırsa büyük zarar olacaktır.
2-
TMO, alım fiyatlarının yanı sıra mısır satış
fiyatlarını da açıklamıştır. TMO’nun mısır satış fiyatı 50 YKR/Kg’dır.
Tüccarın TMO’dan daha düşük fiyatlı ürün alamayacağı ortadadır. Bu
nedenle mısırınızı tüccara 50 YKR/Kg altında satmayın.
Ş.ŞEMSİ BAYRAKTAR
GENEL BAŞKAN
Seçilmiş
Ürünlerde Ortalama Üretici, Hal, Pazar ve Market Temmuz Ayı
Fiyatları(YTL/Kg)
|
Ürünler |
Üretici |
Hal
|
Pazar
|
Market
|
Hal/Üretici |
Pazar/Üretici |
Market/Üretici |
|
Fiyatı |
Fiyatı |
Fiyatı |
Fiyatı |
Fiyat
Farkı (%) |
Fiyat
Farkı
(%) |
Fiyat
Farkı (%) |
|
Domates |
0,31 |
0,46 |
0,75 |
1,22 |
46,0 |
139,4 |
290,8 |
|
Salatalık |
0,21 |
0,37 |
0,66 |
1,07 |
75,3 |
209,4 |
403,5 |
|
Sivri Biber |
0,45 |
0,61 |
0,98 |
1,58 |
36,1 |
116,7 |
251,1 |
|
Yeşil Fasulye |
0,74 |
1,20 |
1,81 |
2,77 |
61,4 |
143,8 |
272,2 |
|
Patlıcan |
0,25 |
0,35 |
0,88 |
1,16 |
40,0 |
250,0 |
365,3 |
|
Havuç |
0,41 |
0,63 |
1,19 |
1,35 |
54,3 |
189,6 |
228,7 |
|
Soğan |
0,21 |
0,32 |
0,58 |
0,73 |
50,8 |
177,8 |
248,8 |
|
Patates |
0,37 |
0,44 |
0,62 |
0,76 |
21,5 |
68,9 |
107,3 |
|
Kavun |
0,29 |
0,39 |
0,63 |
1,00 |
32,1 |
115,9 |
242,2 |
|
Karpuz |
0,17 |
0,26 |
0,28 |
0,47 |
51,5 |
66,7 |
175,0 |
|
Limon |
0,90 |
1,75 |
3,43 |
4,74 |
94,4 |
280,6 |
426,2 |
|
Elma |
0,50 |
0,98 |
1,75 |
2,33 |
96,7 |
250,0 |
366,0 |
|
Armut |
0,96 |
1,30 |
2,00 |
3,06 |
34,9 |
107,6 |
218,0 |
|
Şeftali |
0,58 |
1,06 |
1,56 |
2,02 |
84,8 |
171,7 |
251,0 |
|
Üzüm |
0,59 |
0,85 |
1,31 |
1,87 |
44,1 |
122,5 |
217,4 |
|
Kuru Fasulye |
1,40 |
2,15 |
3,75 |
4,61 |
53,6 |
167,9 |
229,4 |
|
Nohut |
0,87 |
1,60 |
3,00 |
3,62 |
83,9 |
244,8 |
316,1 |
|
K. Mercimek |
2,60 |
3,60 |
4,40 |
5,03 |
38,5 |
69,2 |
93,5 |
|
Y. Mercimek |
1,55 |
2,00 |
3,32 |
3,72 |
29,0 |
114,0 |
139,8 |
|
Pirinç |
1,25 |
2,40 |
4,50 |
5,98 |
92,0 |
260,0 |
378,1 |
|
Kuru Kayısı |
2,50 |
|
5,83 |
8,50 |
|
133,3 |
239,9 |
|
Kuru Üzüm |
1,80 |
|
5,00 |
5,69 |
|
177,8 |
216,0 |
|
Kuru İncir |
5,00 |
|
7,33 |
10,32 |
|
46,7 |
106,4 |
|
Fındık(İç) |
5,00 |
|
14,50 |
17,45 |
|
190,0 |
249,0 |
|
Yumurta |
0,16 |
|
0,24 |
0,26 |
|
46,6 |
57,4 |
|
1Lt Süt |
0,6 |
|
|
1,86 |
|
|
210,2 |
|
Dana Eti |
9 |
|
|
17,42 |
|
|
93,5 |
Not:
Veriler Ankara, İzmir, İstanbul, Mersin illerinden derlenen
ortalama fiyatlardır. Kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek
için belirtilen hal fiyatları Gimat toptan satış
fiyatlarıdır.
*:Çiftçi
ürününü TMO’ya çeltik olarak teslim etmektedir. Çiftçinin TMO’ya satış
fiyatı 0,75 YKr/kg’dır. Bunun pirinç olarak karşılığı ise 1,25 YTL/kg’dır.
Baklagillerde
yeni sezon başlamış olup, üretici fiyatları bu sezona ait fiyatlardır.
Seçilmiş Ürünlerde Market Fiyatlarındaki Aylık
Değişim
|
Market
Fiyatları(YTL/Kg) |
29
Temmuz 08 |
29
Ağustos 08 |
29
Temmuz /29 Ağustos 08 |
|
%Değişim |
|
Yeşil Fasulye |
2,21 |
2,77 |
25,5 |
|
Salatalık |
0,89 |
1,07 |
19,8 |
|
Kırmızı Mercimek |
4,60 |
5,03 |
9,5 |
|
Dana Eti |
16,15 |
17,42 |
7,9 |
|
Yeşil mercimek |
3,45 |
3,72 |
7,7 |
|
Nohut |
3,38 |
3,62 |
7,2 |
|
Kuru İncir |
9,95 |
10,32 |
3,7 |
|
Kuru Üzüm |
5,55 |
5,69 |
2,6 |
|
Limon |
4,63 |
4,74 |
2,4 |
|
Yumurta |
0,25 |
0,26 |
1,6 |
|
Pirinç |
5,98 |
5,98 |
0,0 |
|
1Lt Süt |
1,86 |
1,86 |
0,0 |
|
Şeftali |
2,03 |
2,02 |
-0,3 |
|
Sivri Biber |
1,61 |
1,58 |
-1,6 |
|
Kuru Kayısı |
8,65 |
8,50 |
-1,7 |
|
Armut |
3,16 |
3,06 |
-3,0 |
|
Domates |
1,27 |
1,22 |
-3,3 |
|
Havuç |
1,43 |
1,35 |
-5,8 |
|
Fındık |
18,72 |
17,45 |
-6,8 |
|
Kuru Fasulye |
4,96 |
4,61 |
-7,1 |
|
Patlıcan |
1,43 |
1,16 |
-18,4 |
|
Elma |
2,93 |
2,33 |
-20,5 |
|
Karpuz |
0,65 |
0,47 |
-28,5 |
Seçilmiş Ürünlerde Üretici Fiyatlarındaki Aylık Değişim
|
Üretici Fiyatları(YTL/Kg) |
29
Temmuz 08 |
29
Ağustos 08 |
29
Temmuz/29 Ağustos 08 |
|
%Değişim |
|
Yeşil mercimek |
1,10 |
1,55 |
40,9 |
|
Yumurta |
0,12 |
0,16 |
35,0 |
|
Salatalık |
0,16 |
0,21 |
30,8 |
|
Yeşil Fasulye |
0,63 |
0,74 |
18,9 |
|
Kuru İncir |
4,50 |
5,00 |
11,1 |
|
Kuru Fasulye |
1,30 |
1,40 |
7,7 |
|
Sivri Biber |
0,43 |
0,45 |
5,5 |
|
Kırmızı Mercimek |
2,50 |
2,60 |
4,0 |
|
Dana Eti |
8,75 |
9,00 |
2,9 |
|
Limon |
0,90 |
0,90 |
0,0 |
|
Pirinç |
1,25 |
1,25 |
0,0 |
|
1Lt Süt |
0,6 |
0,60 |
0,0 |
|
Domates |
0,33 |
0,31 |
-3,6 |
|
Armut |
1,03 |
0,96 |
-6,0 |
|
Havuç |
0,47 |
0,41 |
-11,8 |
|
Nohut |
1,00 |
0,87 |
-13,0 |
|
Karpuz |
0,20 |
0,17 |
-15,0 |
|
Şeftali |
0,69 |
0,58 |
-16,3 |
|
Kuru Kayısı |
3,00 |
2,50 |
-16,7 |
|
Kuru Üzüm |
2,20 |
1,80 |
-18,2 |
|
Patlıcan |
0,31 |
0,25 |
-19,4 |
|
Elma |
0,67 |
0,50 |
-24,8 |
|
Fındık |
10,40 |
5,00 |
-51,9 |
Seçilmiş
Ürünlerde Geçen yıl Ramazan Öncesine Göre Market Fiyatları(YTL/kg)
|
Ürünler |
Ağustos'07 |
Ağustos '08 |
Ağustos'07/ Ağustos '08 %Değişim |
|
Kırmızı Mercimek |
1,60 |
5,03 |
214,5 |
|
Pirinç |
3,18 |
5,98 |
87,9 |
|
Kuru
fasulye |
2,70 |
4,61 |
70,8 |
|
Patlıcan |
0,69 |
1,16 |
67,6 |
|
Yeşil
Mercimek |
2,30 |
3,72 |
61,6 |
|
Kuru
Üzüm |
3,56 |
5,69 |
60,0 |
|
Kuru
İncir |
6,90 |
10,32 |
49,7 |
|
Nohut |
2,50 |
3,62 |
44,8 |
|
Yumurta |
0,20 |
0,26 |
27,5 |
|
Armut |
2,56 |
3,06 |
19,6 |
|
Dana
Eti |
14,59 |
17,42 |
19,4 |
|
Elma |
1,95 |
2,33 |
19,2 |
|
1Lt
Süt |
1,57 |
1,86 |
18,9 |
|
Kuru
Kayısı |
7,33 |
8,50 |
16,0 |
|
Karpuz |
0,47 |
0,47 |
-1,4 |
|
Sivri
Biber |
1,78 |
1,58 |
-11,3 |
|
Domates |
1,40 |
1,22 |
-12,7 |
|
Kavun |
1,16 |
1,00 |
-13,6 |
|
Salatalık |
1,26 |
1,07 |
-14,9 |
|
Yeşil
Fasulye |
3,43 |
2,77 |
-19,4 |
Seçilmiş
Ürünlerde Geçen yıl Ramazan Öncesine Göre Üretici Fiyatları(YTL/kg)
|
Ürünler |
Ağustos'07 |
Ağustos'08 |
Ağustos'07/ Ağustos'08 %Değişim |
|
Kırmızı Mercimek |
0,80 |
2,60 |
225,0 |
|
Kuru
İncir |
3,00 |
5,00 |
66,7 |
|
Yeşil
Mercimek |
1,10 |
1,80 |
63,6 |
|
Kuru
Üzüm |
1,30 |
1,80 |
38,5 |
|
Armut |
0,75 |
0,96 |
28,4 |
|
Kuru
fasulye |
1,10 |
1,40 |
27,3 |
|
Kuru
Kayısı |
2,00 |
2,50 |
25,0 |
|
Dana
Eti |
7,75 |
9,00 |
16,1 |
|
1Lt
Süt |
0,53 |
0,60 |
13,2 |
|
Pirinç |
1,20 |
1,25 |
4,2 |
|
Yumurta |
0,16 |
0,16 |
1,3 |
|
Nohut |
0,90 |
0,87 |
-3,3 |
|
Karpuz |
0,23 |
0,17 |
-26,1 |
|
Kavun |
0,40 |
0,29 |
-26,7 |
|
Sivri
Biber |
0,69 |
0,45 |
-34,5 |
|
Domates |
0,50 |
0,31 |
-37,3 |
|
Elma |
1,00 |
0,50 |
-50,0 |
|
Salatalık |
0,50 |
0,21 |
-57,5 |
|
Yeşil
Fasulye |
1,75 |
0,74 |
-57,5 |
|
Patlıcan |
0,60 |
0,25 |
-58,3 |
|