TZOB                                     WWW.tzob.org.tr
   Türkiye Ziraat Odaları Birliği
 
                         

                             

Ziraat Odaları 

Web & E-Posta Adresleri

                             

 

BASIN TOPLANTISI

28 Eylül 2008

 

Fiyatları Takip Etmeye Devam Ediyoruz..

Ramazan Öncesi ve Ramazan sonrasında

Üretici, Hal, Pazar ve Market Fiyatlarında Son Durum..

Bu Ramazan spekülatörler kaybetti..

Marketlerde Fiyatı En Çok Artan Ürün ‘Salatalık’, Fiyatı En Çok Düşen Ürün “Elma”

“Üretici Para Kazanamıyor, Tüketici Pahalı Yiyor”

“Piyasa Denetimlerine Devam Edilsin ”

“Halkımız Mağdur Edilmesin”

 

Değerli Basın Mensupları,

Bilindiği gibi bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişimleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu doğru bilgilendirmek üzere her ay bu konuda yaptığımız tespitlerle ilgili açıklamalar yapıyoruz.

Ramazandan önce yapılan açıklamalarla spekülatif fiyat atışlarının önlenmesi, Ramazan fırsatçılığı yapılmaması yönünde pazarlama sisteminde yer alan tüm taraflara gerekli uyarılar yapılmıştır. Bu açıklamamızın ardından konu Bakanlar Kurulu gündemine alınmış, başta Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı olmak üzere konuyla ilgili kurumlar görevlendirilmiş, denetimlerin artırılacağı açıklanmıştır.

Konunun bu şekilde ele alınmasının ardından, Ramazan ayında zam yapılmayacağına dair basında perakendeciler tarafından çeşitli açıklamalar yapılmıştır.

Birliğimizin bu uyarıları belirli ölçüde etkili olmuş, alınan tedbirler netice vermiş, halkımızın da bilinçli davranması sonucu özellikle başta baklagiller olmak üzere pirinç gibi fiyat artışından endişe edilen ürünlerde tüketici fiyatlarının aşırı derecede artması engellenmiştir. Fiyatlar hortlamamış, spekülatörlerin oyunu bozulmuştur. Bundan sonraki süreçte de spekülatif fiyat arışlarının önüne geçmek için gerekli tedbirleri almaya devam edilmelidir.

Bu sonuç, STK’ların önemini ve bu konudaki etkilerini ortaya koymuştur. Ancak üretici ve market fiyatları arasındaki makas hala çok yüksek seviyede seyretmeye devam etmektedir.

Birliğimizce Ramazan ayının sonunda yapılan tespitlere göre, Üretici ve tüketici fiyatları arasındaki farklara baktığımızda; yaş sebze ve meyvede %429,5, kurutulmuş ürünlerde %330,6, baklagillerde %337,8 pirinçte %303,6’lara ve hayvansal ürünlerde %210’lara kadar çıktığı görülmektedir.

Üretici ve tüketici fiyat farkının en fazla olduğu ilk beş üründeki farklar: salatalıkta %429,5, patlıcanda %371,4, domateste %355,7, nohutta % 337,8, kuru üzümde % 330,6 dır.

Mevcut durumda, üretici ve market fiyatları arasındaki makas, daha önceki açıklamalarımızda da ifade ettiğimiz gibi yine çok yüksektir. Rasyonel bir pazarlama sisteminin kurulamamış olması üretici ve tüketiciyi mağdur etmektedir. Üretici ve perakende fiyatları arasındaki bu fark tüketicilerimiz açısından da sürdürülebilir bir durum değildir. Tedbir alındığı takdirde tüketicilerimiz bu ürünleri daha uygun fiyatla tüketebilir.

TÜİK’in açıkladığı enflasyon halkımızın enflasyonundan farklıdır. Halen TÜİK’in enflasyonu Ağustos ayı itibariyle % 11,77 iken halkımız %70 hissettiğini ifade etmektedir. Çiftçimizin ucuz ürettiği ürünler tüketicilere 5-6 kat fiyatla daha pahalı satılmaktadır. Bunun nedeni, bu çarpık sistemdir. Üreticimize de tüketicimize de yazık olmaktadır. Bu ürünlerin büyük bir kısmı halkımızın temel gıda maddeleridir. Halkımız bütçesinin önemli bir kısmını bu ürünlere ayırmaktadır. Halkımızın enflasyonu yüksek hissetmesinin nedenlerinin başında bu durum gelmektedir.

Üretici ve tüketici fiyatları arasındaki farka bakıldığında, tüketici fiyat seviyelerindeki yüksekliğin üreticiden kaynaklanmadığı görülmektedir. Tüketicilerimizin gıda ürünlerini pahalıya tüketmesinin sorumlusu üretici değildir. Bilakis ürünün üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar geçtiği hal, pazar ve market zinciri halkalarının, fiyat artışlarında önemli rol oynadığı anlaşılmaktadır.

Ramazan ayının sonunda perakende seviyesinde genelde bazı ürünlerde artış görülürken bazı ürünlerde de azalma meydana gelmiştir.

Bu dönemde market raflarındaki fiyatlara bakıldığında salatalıkta %28,7, patlıcanda %27,7, sivri biberde ve şeftalide 19,2,karpuzda %17,6, domateste %16,3, yeşil fasulyede %15,5, kuru üzümde %13,5, havuçta %8,4, armutta %5,8, kuru incirde %4,2, kuru kayısıda %3,4, yeşil mercimekte %2,5, ette%1,4, nohutta %0,4, kırmızı mercimekte %0,1 artışlar görülmektedir. 

Market raflarında fındık ve sütte fiyat değişimi görülmezken, pirinçte %2,1, kuru fasulyede %3, yumurtada %6,1, elmada %10,2 fiyat düşüşleri görülmüştür.

Baklagillerden market raflarında kuru fasulyenin fiyatında %3 düşüş gerçekleşmiştir. Fiyatı düşen bir diğer düşüş ürün ise %2,1 ile pirinç olmuştur. Ramazan öncesine göre yeşil mercimek, kırmızı mercimek ve nohutta önemli fiyat artışlarının olmamasının yanı sıra kuru fasulye ile pirinçte meydana gelen fiyat düşüşleri uyarılarımızın etkili olduğunun bir göstergesidir. Açıklamalarımız fiyat artışlarını frenlemiştir. Beklentimiz, Bayram alışverişi öncesinde tüketici fiyatlarının artırılmamasıdır.

Üretici fiyatlarındaki değişim ise şu şekilde olmuştur:

Üretici fiyatlarında Ramazan öncesine göre domates, elma, kuru incir, fındık, süt ve ette bu dönemde bir fiyat değişimi olmazken, yeşil fasulyede %31,2, patlıcanda %26, salatalıkta %22,4, şeftalide %19,4, armutta %17,6, pirinçte %16, karpuzda %8,8, sivri biberde %5,6, havuçta %2,4 fiyat artışı görülmüştür.

Yeşil fasulye, salatalık, sivri biber, patlıcan gibi ürünlerde görülen fiyat artışında özellikle güney bölgelerimizde yayla kesiminde ürün hasadının azalmasına, sera ürünlerinin de henüz tam olarak piyasaya çıkmaması etkili olmuştur.

Üretici fiyatları bakımından baklagillere baktığımızda; yeşil mercimekte görülen fiyat artışının nedeni üretimde son ilki yılda gerçekleşen %85’lik azalma olup, üretim tüketimi karşılamaya yetmediğinden bu durum fiyat artışına yol açmaktadır. Kırmızı mercimeğin üretici satış fiyatı geçen ay ile aynı olup 2,60 YTL/kg olarak gerçekleşmiştir.

Kırmızı mercimekte geçen yıla göre görülen fiyat artışının nedeni Ülkemizde bu yılda görülen kuraklıktır. Nitekim kırmızı mercimekte rekolte geçen yıla göre %78,3 oranında azalışla 508.378 tondan 110.170 tona düşmüştür. Bu durumda ihracatçı olduğumuz kırmızı mercimekte bu yıl ülke içi tüketim ithalatla  karşılanmaya çalışılmaktadır. Kırmızı mercimek başta olmak üzere diğer baklagillerde geçen yıla göre yüksek gibi gözüken fiyat, beklediği verimi alamayan üreticilerin masraflarını karşılamakta yetersiz kalmaktadır.

Pirinçte yeni ürününde fiyatın belirlenmesi ile birlikte %16’lık bir artış görülmüştür. Bu artış üreticilerimizin yeterli gelir elde etmesini sağlayacak düzeyde değildir. 

Rekoltesi düşük olan başta kırmızı mercimek olmak üzere nohut, kuru fasulye gibi baklagiller yanında ayrıca pirinçte bayram öncesinde market raflarında fiyat artışlarının önüne geçilmelidir. 

Üretici fiyatlarına baktığımızda Ramazan ayının sonunda nohutta %4,6, kuru kayısıda %10, yeşil mercimekte %11,1, kuru fasulyede %14,3, kuru üzümde %16,7, yumurtada %22,8 düşüş görülmüştür.

Üretici fiyatlarında en fazla fiyat düşüşü görülen ürün geçen aya göre yumurtadır. Fiyatı düşen diğer ürünlere baktığımızda nohut ve kuru fasulyede ürün hasadının yoğun olduğu bir dönem olması, yeşil mercimekte yapılan ithalat nedeniyle fiyatlarda düşüş görülmüştür.  Kuru kayısı ve kuru üzümde piyasada ürünü yoğun olduğu bir dönem olması nedeniyle fiyat düşüşleri görülmektedir.

Değerli Basın Mensupları,

Tarımda planlama yoktur, pazarlama yönetimi ve sistemi iflas etmiştir. AB’de olduğu gibi Türkiye’de de pazarlama ve yönetim sistemlerini acilen kurmalıyız. Müdahale kurumlarını ve çiftçi örgütlerini güçlü hale getirerek çiftçimizi mağdur olmaktan kurtarmalıyız. Aksi halde tarım arazilerimiz yabancıların eline geçebilir.

Tarım önemli ve öncelikli bir sektördür. Küresel gıda krizi bu önemi artırmış bulunmaktadır. Hükümet bu durumu da dikkate alarak gereken tedbirleri almalıdır. 

Ülkemizde etkin bir pazarlama organizasyonunun kurulamamış olması, mevcut sistemin ise aracılar tarafından kontrol ediliyor olması, hem ürün kayıplarına neden olmakta, hem de üretici-tüketici fiyatları arasındaki makasın açılmasına neden olmaktadır.

Bunun yanında, hasadın yoğun olduğu dönemde pazara talebin üzerinde ürün sunulduğu durumlarda üretici fiyatları düşerken, arzın yetersiz olduğu durumlarda üretici fiyatlarında bir miktar iyileşme görülebilmektedir. Düşen fiyatlar üreticiyi mağdur ederken, ürün azlığı nedeniyle birlikte bir miktar artan fiyatlar ise üreticinin yeterli gelir elde etmesini sağlayacak düzeyde değildir. Çünkü son bir yılda tarımsal üretimde en önemli maliyet unsurları olan mazot fiyatları %40, tarımsal sulama elektrik fiyatları %50, gübre fiyatları %180 artmış bulunmaktadır.

Çiftçilerimizin gelirlerin artırılması, üretim ve verim artışı yanında ürünlerini daha iyi değerlendirmeleriyle de çok yakından ilgilidir.

Daha iyi değerlendirme bir yönüyle tüketicinin ödediği fiyattan daha fazla pay alınması anlamına gelmektedir.

Çiftçilerimiz, tarımda gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ürünlerini kendi organizasyonları ile pazarlamayı başarmak zorundadırlar. Ancak bu sayede pazara ve sanayiye entegrasyon sağlanabilecektir. Örneğin süt ve süt mamulleri sanayinde kooperatiflerin payı Almanya da %98, İtalya da %65, Fransa da %62, İrlanda ve Hollanda da %100 iken Türkiye de %3 civarındadır. Aynı şekilde yem sanayinde kooperatiflerin payı Almanya da %50, Hollanda da %55’ tir.

Yaş sebze ve meyvede duruma baktığımızda AB’de tüm meyve ve sebze üretiminin yaklaşık %40’ı 1400 civarında üretici örgütü kanalıyla pazarlanmaktadır. Belçika ve Hollanda’da tüm meyve sebze üretiminin yaklaşık %70’i üretici örgütleri kanalıyla pazarlanırken bu oran İtalya’da %30, ispanya’da %50, Fransa’da % 55’dir.

Sanayi ve pazarlamanın katma değerinden üreticilerimizin daha fazla yararlanması, çiftçilerimizin var olan örgütlerine, Ziraat Odalarına, kooperatiflerine, üretici birliklerine daha güçlü bir şekilde sahip çıkmalarına bağlıdır.

Çiftçilerimizin hak ettiği geliri elde edebilmeleri bakımından üretici Birlikleri kanalıyla ürünlerin pazarlanması sağlanmalıdır. Tarımsal Üretici Birlikleri finansman bakımından güçlendirilerek etkin hale getirilmelidir. Yapılacak çalışmalara çiftçimizin çatı örgütü ve tek meslek kuruluşu olan Ziraat Odaları Birliği ve Ziraat Odalarımız her türlü desteği verecektir.

Mevcut sistemde tüketicinin ödediği fiyat üreticiye yansımadığı gibi bu durumdan ne üretici ne de tüketici karlı çıkmaktadır. Bu sistem böyle devam ettiği sürece enflasyon artışı körüklenmekte; dar gelirli insanlarımızın bu ürünlere ulaşması giderek zorlaşmaktadır.

Halkımızın alım gücüde dikkate alınarak sağduyulu davranılmalıdır. Aksi takdirde tüketicilerimiz daha da zorlanacaktır.

Ayrıca gıda üretim ve tüketim yerleri denetlenerek denetim boşluğu ortadan kaldırılmalı,  Ramazan boyunca gıda denetimi sahipsiz bırakılmamalıdır.

Sonuç olarak; Bayram öncesinde birtakım stokçulara ve fırsatçılara fırsat verilmemelidir. Bu şekilde, yapılması muhtemel fırsatçılığa mani olunmalı; üreticilerimiz ve tüketicilerimiz mağdur edilmemelidir.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak Ramazan boyunca ve her ay konunun takipçisi olmaya ve halkımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Seçilmiş Ürünlerde Ramazan Sonu İtibarıyla Ortalama Üretici, Hal, Pazar ve Market Fiyatları(YTL/Kg)

Ürünler

Üretici

Hal

Pazar

Market

Hal/Üretici

Pazar/Üretici

Market/Üretici

Fiyatı

Fiyatı

Fiyatı

Fiyatı

Fiyat Farkı (%)

Fiyat Farkı

(%)

Fiyat Farkı (%)

Domates

0,31

0,53

0,75

1,42

68,8

140,0

355,7

Salatalık

0,26

0,50

0,81

1,38

92,3

212,5

429,5

Sivri Biber

0,48

0,69

1,36

1,88

44,7

186,8

296,6

Yeşil Fasulye

0,98

1,30

2,08

3,20

33,3

112,8

227,9

Patlıcan

0,32

0,58

1,01

1,49

82,5

221,4

371,4

Havuç

0,42

0,72

1,20

1,46

71,4

185,7

247,8

Soğan

0,22

0,36

0,67

0,74

67,4

210,1

244,7

Patates

0,31

0,49

0,80

0,92

59,1

158,1

197,3

Kavun

0,29

0,39

0,68

1,08

32,1

130,1

268,2

Karpuz

0,19

0,25

0,39

0,55

32,4

109,5

197,3

Elma

0,50

0,99

1,38

2,09

97,5

175,0

318,3

Armut

1,13

1,78

2,38

3,24

57,3

109,6

186,0

Şeftali

0,69

1,26

1,81

2,41

83,9

164,0

250,2

Üzüm

0,55

1,04

1,59

2,08

87,5

187,8

276,2

Kuru Fasulye

1,20

1,80

3,95

4,47

50,0

229,2

272,7

Nohut

0,83

1,30

3,23

3,63

56,6

288,6

337,8

K.Mercimek

2,60

2,60

4,31

5,04

0,0

65,9

93,8

Y.Mercimek

1,60

1,80

3,44

3,81

12,5

114,8

138,0

Pirinç

1,45

1,75

4,13

5,85

20,7

184,5

303,6

Kuru Kayısı

2,25

 

6,00

8,79

 

166,7

290,6

Kuru Üzüm

1,50

 

5,00

6,46

 

233,3

330,6

Kuru İncir

5,00

 

7,00

10,75

 

40,0

115,0

Fındık(İç)

5,00

 

14,50

17,45

 

190,0

249,0

Yumurta

0,13

 

0,23

0,24

 

80,0

91,5

1Lt Süt

0,60

 

 

1,86

 

 

210,2

Dana Eti

9,00

 

 

17,66

 

 

96,2

Not: Veriler Ankara, İzmir, İstanbul, Mersin illerinden derlenen ortalama fiyatlardır. Kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek için belirtilen hal fiyatları Gimat toptan satış fiyatlarıdır. 

*:Çiftçi ürününü TMO’ya çeltik olarak teslim etmektedir. Çiftçinin TMO’ya satış fiyatı 0,87 YKr/kg’dır. Bunun pirinç olarak karşılığı ise 1,45 YTL/kg’dır. Çeltik üretici fiyatları yeni sezona ait fiyatlardır.

Baklagillerde yeni sezon başlamış olup, üretici fiyatları bu sezona ait fiyatlardır. 

 

  

 

Seçilmiş Ürünlerde Ramazan öncesi ve Ramazan sonrası

Market Fiyatlarındaki Değişim

Market Fiyatları(YTL/Kg)

Ramazan öncesi

29 Ağustos 08

Ramazan sonrası

26 Eylül 2008

29 Ağustos/26 Eylül 08

 %Değişim

Salatalık

1,07

1,38

28,7

Patlıcan

1,16

1,49

27,7

Sivri Biber

1,58

1,88

19,2

Şeftali

2,02

2,41

19,2

Karpuz

0,47

0,55

17,6

Domates

1,22

1,42

16,3

Yeşil Fasulye

2,77

3,20

15,5

Kuru Üzüm

5,69

6,46

13,5

Havuç

1,35

1,46

8,4

Armut

3,06

3,24

5,8

Kuru İncir

10,32

10,75

4,2

Kuru Kayısı

8,50

8,79

3,4

Yeşil mercimek

3,72

3,81

2,5

Dana Eti

17,42

17,66

1,4

Nohut

3,62

3,63

0,4

Kırmızı Mercimek

5,03

5,04

0,1

Fındık

17,45

17,45

0,0

1Lt Süt

1,86

1,86

0,0

Pirinç

5,98

5,85

-2,1

Kuru Fasulye

4,61

4,47

-3,0

Yumurta

0,26

0,24

-6,1

Elma

2,33

2,09

-10,2

 

Seçilmiş Ürünlerde Ramazan öncesi ve Ramazan sonrası

Üretici Fiyatlarındaki Değişim

Üretici Fiyatları(YTL/Kg)

Ramazan öncesi

29 Ağustos 08

Ramazan sonrası

26 Eylül 2008

29 Ağustos/26 Eylül 08

 % Değişim

Yeşil Fasulye

0,74

0,98

31,2

Patlıcan

0,25

0,32

26,0

Salatalık

0,21

0,26

22,4

Şeftali

0,58

0,69

19,4

Armut

0,96

1,13

17,6

Pirinç

1,25

1,45

16,0

Karpuz

0,17

0,19

8,8

Sivri Biber

0,45

0,48

5,6

Havuç

0,41

0,42

2,4

Kırmızı Mercimek

2,60

2,60

0,0

Domates

0,31

0,31

0,0

Elma

0,50

0,50

0,0

Kuru İncir

5,00

5,00

0,0

Fındık

5,00

5,00

0,0

1Lt Süt

0,60

0,60

0,0

Dana Eti

9,00

9,00

0,0

Nohut

0,87

0,83

-4,6

Kuru Kayısı

2,50

2,25

-10,0

Yeşil mercimek

1,80

1,60

-11,1

Kuru Fasulye

1,40

1,20

-14,3

Kuru Üzüm

1,80

1,50

-16,7

Yumurta

0,16

0,13

-22,8

 

 

 

TZOB Genel Başkanı Ş. Şemsi Bayraktar’ın

Elektrik konusuyla ilgili konuşma metni

 

Değerli Basın Mensupları,

Basınımızda yer aldığı üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) elektrik fiyatlarına 1 Ekim’den geçerli olmak üzere zam yapılmasına onay vermiştir. Abone gruplarına göre değişmekle birlikte 1 Ekimden itibaren geçerli olmak üzere elektriğe geçen yıla göre %49,5-%58,3 oranında zam yapılmıştır. 

Bitkisel ve hayvansal üretimde kullanılan girdilerden biri de elektrik enerjisidir. Üreticilerimiz maliyet içinde önemli bir girdi kalemini teşkil eden elektrik bedellerini ödemede büyük sıkıntılar yaşamaktadır.

Tarımda kullanılan elektrikte destekleme 2003 yılı Ocak ayında kaldırılmış ve fiyatlar %34,4 oranında artmıştır. Zaten elektrik fiyatlarının altından kalkamayan üreticilerimizin durumu yapılan artış sonrası içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Bu büyük artışın ardından, 2008 yılının Ocak ve Temmuz aylarında yapılan zamların ardından, Ekim ayından geçerli olmak üzere üçüncü zamda yapılmıştır.  Maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizmasına geçiş ile birlikte tarımsal sulamada kullanılan elektriğin birim fiyatı 2007 yılına göre % 50,2 artmıştır. Artış oranı tarımsal amaçlı soğuk hava depolarında %57,9, kültür balıkçılığı ve kümes hayvanları çiftliğinde %57,8, seralarda ve hayvancılık işletmelerinde ise %58,3’e ulaşmıştır.

Küresel ısınmaya bağlı olarak meydana gelen iklim değişiklikleri her geçen gün kendini daha fazla hissettirmekte, sulamanın önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Nitekim 2007 yılında yaşanan kuraklığın tüm ülkeyi etkilemiş Bilançosu 5 milyar YTL olmuştur. Bu yıl ise kuraklık İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizi etkilemiş ve çiftçilerimizin verimleri düşmüştür. 2008 yılının da kurak geçmesi durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Bu şartlar altında dahi üretime devam etmek isteyen üreticilerimizin elektrikleri ödenemeyen borçlar nedeniyle kesilmiş ve icralık olmuşlardır. Basına da yansıdığı üzere TEDAŞ tarafından ödenemeyen elektrik borçları nedeniyle bayram sonrası elektriklerin kesilmesi kararı alındığı ifade edilmektedir.

Üreticilerimiz, elektriklerinin kesilmesi durumunda sulama yapamayacaktır. Ülkemizin artan ihtiyaçlarının karşılanması, halkımızın gıda güvencesinin sağlanması bakımından üretimi artırmak öncelikli hedefimiz arasındadır. Bu üretim artışını sağlayacak olan girdilerden biri de tarımsal sulamadır. Kesik elektrikler nedeniyle sulama yapılamaması üretimde düşüşleri de beraberinde getirecek, halkımızın gıda güvencesinin sağlanmasında bir tehdit unsuru olacaktır.

Görüldüğü üzere elektrikte uygulanan desteklemenin kaldırıldığı, borçların yeniden yapılandırmasından beklenen faydanın sağlanamadığı, üreticinin borcunu ödeyemediği ve icralık olduğu, tarımda kullanılan elektriğin birim fiyatının %50-60 arttığı bir ortamda üreticilerimiz çok zor bir durumda kalmışlardır.

Son bir yılda Tarımsal üretimde kullanılan temel girdilerden gübrede %180, mazotta %40’lara varan fiyat artışlarıyla beli bükülen çiftçi, elektrik fiyatlarındaki bu artışla birlikte üretimden kopma noktasına gelmiş, artık tahammülü kalmamıştır. Kaldı ki, bu sene piyasalarda oluşan hububat, yağlı tohumlar, meyve ve sebze fiyatları üreticimizi memnun etmemiştir.

Üreticilerimizin borçlarının ödeyebilmeleri, üretime devamının sağlanması bakımından bu artış kabul edilebilir bir artış değildir.

Artan gıda fiyatları ile birlikte tarımın ne denli önemli ve vazgeçilmez bir sektör olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Bu yapılan zamlar çiftçilerimizi üretemez hale getirmiştir.

Elbette para kazanan çiftçi borcunu ödeyecektir. Ancak Türkiye’de Türk tarımı ve çiftçimiz olağanüstü durumla karşılaşmışlardır. Gıda güvencesini tehlikeye atmak istemeyen bütün ülkeler böyle durumlarda üreticilerini koruyarak üretimlerinin devamını sağlarlar. Halkımızın gıda güvencesini korumak istiyorsak üreticinin elektriğini kesemeyiz. Ayrıca Türk çiftçisi vergilerini peşin KDV ve ÖTV olarak ödemektedir. Tüccar gibi sattığı maldan KDV’sini mahsup edememektedir. Zarar etmesine rağmen sattığı maldan stopaj vergisini ödemektedir.  Çiftçimizden vergisini peşin alan devlet bu gibi olağanüstü koşullar yaşayan çiftçinin elektrik ve banka borçlarının yapılanmasında yardımcı olmalıdır.

Üreticinin içinde bulunduğu bu darboğazdan çıkabilmeleri borçlarını ödeyebilmeli bakımından icralar durdurulmalı, hali hazırda kesik olan elektrikler açılmalı, yeni bir elektrik kesintisi yapılmamalı, Bağkur borçlarında olduğu gibi faiz affı yapılmak suretiyle elektrik borçları yeniden yapılandırılmalıdır.

Abone Gruplarına Göre Elektrik Fiyatları

Abone Grupları (Aktif Enerji YKr/kWh)

2007

2008 Ekim

2007/2008

% Artış

Tek Terimli Tarife

 

 

 

Sanayi Orta Gerilim

13,94

20,83

49,5

Sanayi Alçak Gerilim

14,07

21,34

51,7

Seralar, Hayvancılık İşletmeleri(Ticarethane)

17,55

27,78

58,3

Tarımsal Amaçlı Soğuk Hava Depoları

14,48

22,87

57,9

Kültür Balıkçılığı Ve Kümes Hayvanları Çiftçiği

14,04

22,15

57,8

Tarımsal Sulama

13,54

20,33

50,2

Kaynak: EPDK

TEDAŞ 4.Grup Elektrik Fiyatları

Fiyatlara %18 KDV, %2 TRT Payı, %1 Enerji Fonu Dahil Edilmiştir.

 

 

 

www.tzob.org.tr

Açılış Sayfam Olsun

 

Resmi Gazete’de Tarımla İlgili Yayınlanan Kanun, Karar, Yönetmelik  ve Tebliğler

 

 

Tarım Takvimi

 

 

 

 

 

 

GMK Bulvarı No:25 Demirtepe 06440 ANKARA
Telefon: +90 321 231 63 00 Faks: +90 312 231 76 27

ziraatodalari@tzob.org.tr