|
BASIN BÜLTENİ
25 Mayıs 2008
Buğday fiyatı
belirlenirken ‘kapı kolu’ değil, girdi maliyetlerindeki artışlar dikkate
alınmalı…
Buğday
Üretim Maliyeti 61 Ykr/Kg
Üretici
refahı için 2008 yılı buğday fiyatı
en az 80 Ykr/Kg olmalı…
Buğday
ekim alanlarında 1 Milyon Hektara yakın bir daralma var.
Çiftçi,
Aracı ve Spekülatörlerin İnsafına Bırakılmamalıdır.
Buğday
maliyetleri ve verilmesi gereken fiyatlarla ilgili açıklamalarda bulunan
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,
şu açıklamalarda bulundu: “Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık, Ülkemizi ve
buğday üreticilerimizi sıkıntıya sokmuştur.
Ekim
ayından sonra Dünya buğday fiyatlarındaki hızlı artış karşısında,
içerideki arz açığını ithalatla kapatmak Ülkemize pahalıya mal olmuştur.
Bu süreçte,
çiftçi ürününü düşük fiyata elinden çıkarırken, un başta olmak üzere
ekmek ve unlu mamullere gelen zamlar tüm tüketiciyi olumsuz
etkilemiştir.
Yapılan
araştırmalar, dünya gıda fiyatlarındaki artışın önümüzdeki yıllarda da
devam edeceğini göstermektedir. Petrol fiyatları arttıkça biyoyakıt
üretimi için ürün talepleri artmaya devam edecektir. Dünya buğday
fiyatlarında düşme beklenmiyor. Buğday, hala önemli bir yatırım aracı
olarak görülüyor.
Bu süreçte
kendine yeterlilik daha önemli hale gelmiştir.
Bilindiği
üzere 2000’li yıllarda ülkemizde buğday ekim alanlarında 1 milyon
hektara yakın bir daralma olmuştur.
2008
yılında buğday piyasaları yine oldukça hareketli geçecek gibi
görünmektedir.
Bununla
birlikte Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki kuraklığın yanında, Orta
Anadolu’da yağışlardaki düzensizlik rekoltenin bu yıl da normalin
altında gerçekleşeceğini göstermektedir. Çünkü Güneydoğudaki kuraklık bu
yöredeki üretimin 2.5 milyon ton gerileyeceğini ortaya koymuştur.
Tüm bu
etkenler göz önüne alınarak ve ziraat odalarımızdan alınan bilgilere
göre yapılan maliyet çalışması sonucu 2008
ürünü buğday maliyeti 61 YKr/kg olarak belirlenmiştir.
Hasadın
başlamasına kısa bir süre kalmışken, TMO’nun hem çiftçiyi hem de
tüketiciyi koruyacak şekilde piyasaya zamanında ve etkili bir şekilde
müdahale etmesini bekliyoruz. Çiftçilerimiz ve buğday piyasası, aracı ve
spekülatörlerin insafına bırakılmamalıdır.
TMO,
stoklarında yeterli ürün yoksa, piyasayı düzenleyemez. Artık dışarıdan
ürün bulmak da kolay değildir. Üretimin artırılmasını desteklemekten
başka çare yoktur. Türkiye, desteklenirse 25 milyon ton buğday
üretebilir.
Hedef
enflasyona göre fiyat veriliyor. Ürünün maliyeti dikkate alınmıyor.
Halbuki ürün maliyetinde gübre, mazot fiyatlarındaki artışlar önemli
oranda artırmıştır. Son bir yılda gübrede %150, mazotta %30’un üzerinde
gerekleşen fiyat artışları buğday maliyetine yansımıştır. Bu durumda
buğday maliyetinin %25’ini gübre, %24’ünü mazot masrafı oluşturmaktadır.
Enflasyon hesabında “kapı tokmağı” da dikkate alınıyor; ürün fiyatı kapı
tokmağına göre değil, maliyete göre ve %150’ye varan fiyat artışları
gözlenen girdi fiyatlarındaki artışlar da dikkate alınarak
belirlenmelidir.
Üretimin
artırılması ve sürdürülebilirliği, çiftçinin buğdaydan elde edeceği
gelirle doğrudan ilgilidir.
Buğdaydan
normal bir kazanç elde edilebilmesi için, 2008 yılında üreticinin eline
Kg başına ortalama 80 YKrş geçmesi gerekmektedir. Buğdayda prim
uygulaması da devam etmelidir.
TMO düşük
fiyat açıklarsa, geçen yıl olduğu gibi buğday arpa alımı yapamaz ve
piyasayı düzenleme görevini yerine getiremez; spekülasyonun önüne
geçemez. Bu durum, spekülatörlerin zengin olmasına, tüketicinin ve
üreticinin zarar görmesine sebep olur.
TMO, mevcut
mali yapısıyla etkili bir alım yapmayacağı için piyasayı da
düzenleyemez. TMO’nun mali yapısı güçlendirilmelidir. Bankalardan
borçlanarak güçlü bir müdahale kurumu olunabilir mi?
Ülkemizde,
Türk Çiftçisinin yasal temsilcisi Türkiye Ziraat Odaları Birliği’dir.
Ancak yasal sorumluluğu ve üreticilerimizi temsil niteliği olmayan bazı
dernekler, çiftçilerimizi temsil iddiasıyla ve sansasyonel haber
olsun diye Basına açıklamalar yapmaktadırlar.
Araştırmaya
dayanmayan bu açıklamalar, Türk çiftçisinin gerçek temsilcisi olan
Birliğimiz tarafından yanlı, yanıltıcı ve çiftçilerimize zarar verici
bulunmuştur.
Geçtiğimiz
günlerde “Türk çiftçisinin buğday için 70 kuruş istediğini, TMO’nun 60
kuruş bir fiyatla piyasaya girmesini ifade eden bir derneğin Basına
yaptığı bu açıklamaları, kamuoyu ve yetkilileri yanıltabilecek nitelikte
görülmüştür.
Basın
ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü
|