|
BASIN BÜLTENİ
24 Ağustos
2008/İzmir
HASAT ÖNCESİ YAPILAN İTHALAT TÜCCARIN
FİYATI DÜŞÜRMESİNE SEBEP OLUYOR
HASADIN YENİ BAŞLADIĞI AKDENİZ BÖLGESİNDE MISIR
FİYATLARI 40 YKR/KG’IN ALTINA İNDİ, ÜRETİCİDE TÜCCARDA TMO’YU BEKLİYOR.
TMO NEYİ BEKLİYOR?
AKDENİZ BÖLGESİNDE MISIR FİYATLARININ DÜŞMESİ,
EGE BÖLGESİ ÇİFTÇİLERİNİ TEDİRGİN EDİYOR!!
TARIM SEKTÖRÜNDE PLANLAMA YOKTUR, PAZARLAMA SİSTEMİ
KURULAMAMIŞTIR. BU DÜZEN BÖYLE DEVAM ETMEZ.
Türkiye Ziraat
Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Bölge Ziraat Odası
Başkanlarıyla (İzmir, Manisa, Denizli, Muğla) ve çiftçilerle birlikte
mısır üreticilerinin içinde bulunduğu durumu değerlendirmek ve
çiftçilerin beklentilerini dile getirmek üzere İzmir’de bir basın
toplantısı düzenlendi.
Geçen Hafta Çukurova’da yaptığımız mısır toplantısına bugün Ege
bölgesinden devam ediyoruz, Bugün bu toplantıyı Ege Bölgesinde
yapmamızın en önemli nedeni Çukurova’da başlayan mısır hasadı ile
birlikte fiyatların 40 YKR/kg’ın altına düşmüş olmasıdır. Çukurova da
tüccar alım yapmıyor, TMO’da fiyat açıklayıp alım kampanyasını
başlatmıyor. Bu durum hasada başlayacak olan Ege bölgesinde
üreticilerimizi umutsuzluğa ve olumsuz bir bekleyişe sevk etmiştir. Bu
nedenle buradan bir defa daha hükümete seslenme ihtiyacı duyduk.
Çiftçilerimiz adına hükümete sesleniyorum, yüksek girdi maliyetlerine
rağmen Türkiye’nin ihtiyacı kadar üretim yapmayı başaran ve bu sene
mısır ithalatını önleyecek olan mısır üreticimizi tüccarın eline
bırakarak cezalandırmayın ve üreticimize sahip çıkın.
TMO üretici maliyetlerini göz önünde bulunduran mısır fiyatını biran
önce açıklayarak acilen alıma başlamalı üreticimize sahip çıkmalıdır.
TMO kara gün dostu olduğunu göstermelidir.
Çiftçilerimiz artık üretmekten korkuyor. Çiftçilerin Genel Başkanı (TZOB
Genel Başkanı) olarak çiftçimiz fazla üretim yaptığında uykularım
kaçıyor. Dünyada fazla üretim yapan çiftçi bayram yaparken, Türkiye’de
çiftçi yasa boğuluyor. Zaman zaman mısır’da bunu yaşıyoruz. Narenciyede
karpuzda, elmada, şeftalide, üzümde, fındıkta vs. bunları yaşıyoruz.
Elinde malı kalan üretici perişan oluyor. Tarlasını traktörünü satarak
borç ödüyor ve bulunduğu yerden göç ediyor.
Tarımda planlama yoktur, pazarlama yönetimi ve sistemi iflas etmiştir.
AB’de olduğu gibi Türkiye’de de pazarlama ve yönetim sistemlerini acilen
kurmalıyız. Müdahale kurumlarını ve çiftçi örgütlerini güçlü hale
getirerek çiftçimizi mağdur hale düşürmekten kurtarmalıyız.
Bu düzen böyle devam ederse her yıl başka ürüne kaçan çiftçimizin
tarlaları bankaların ve tefecilerin eline geçer. Ege bölgesinde
çiftçilerimiz geçen yıl pamuktan vazgeçerek mısır ektiği için şimdi kara
kara düşünmektedir.
Hükümetimiz DGD’yi ne şekilde verirse versin, üretim planlaması yapıp
pazarlama sorunu çözülemezse çiftçinin iflası önlenemez.
Yem sanayi başta olmak üzere, biyoyakıt sanayi, nişasta bazlı şekerler
sanayi, bitkisel yağ sanayi, gıda tüketimi gibi birçok alanda tüketilen
mısırda dünya üretimi her geçen yıl artmasına rağmen tüketimi
karşılamakta zorlanmaktadır.
Son 5 yılda
%25 oranında artış gösteren dünya mısır üretiminde 2008 yılında bir
önceki yıla göre %2 oranında azalma beklenmektedir. 2008 yılında
üretimde azalma görülürken, tüketimde %3 oranında artış beklenmektedir.
Dünya Mısır
Üretimi
|
Yıllar |
Ekilen Alan
(milyon Ha)
|
Üretim
(milyon Ton) |
Verim
(ton/ha)
|
|
2003/2004 |
142,3 |
627,6 |
4,4 |
|
2004/2005 |
145,1 |
715,8 |
4,9 |
|
2005/2006 |
146,0 |
699,0 |
4,8 |
|
2006/2007 |
149,3 |
713,1 |
4,8 |
|
2007/2008 |
158,8 |
788,8 |
5,0 |
|
2008/2009 |
158,2 |
775,3 |
4,9 |
Kaynak:
FAS USDA 2008/2009 Temmuz ayı tahmini
Kullanım alanlarının fazlalığı ve özellikle son yıllarda dünyada
biyoetanol üretiminde mısırın hammadde olarak kullanılması mısıra olan
ilginin artarak devam edeceğini göstermektedir.
ABD 2007
yılında 334,4 milyon ton olan mısır üretiminin 81 milyon tonunu
biyoetanole ayırmıştır. ABD’nin biyoetanol üretim hedefleri önümüzdeki
yıllarda biyoetanol için daha fazla mısır kullanacağını göstermektedir.
ABD’de yaşanan
gelişmeler göstermektedir ki, artık
mısır ithal edilerek iç tüketimin karşılanması geçmiş yıllara oranla
daha pahalıya mal olacaktır. Şöyle ki, ABD’de mısır fiyatları 2007
Haziran-2008 Haziran arasında %80 oranında artış göstermiştir. Artan
fiyatların çok fazla gerilemesi de beklenmemektedir.
Ülkemizde ise mısır üretimi uzun yıllar yurtiçi tüketimi karşılayamamış,
ihtiyaç gerçekleştirilen ithalatla karşılanmıştır. 2004 yılında mısırın
primle desteklenmeye başlaması ile ekim alanları ve üretimde önemli
artışlar gerçekleşmiş ve üretim açığı 2005 yılında kapanmıştır.
Türkiye Mısır Üretimi
|
Yıllar |
Ekim alanı
(Ha) |
Üretim
( Ton) |
Verim
(Kg/da) |
|
1980 |
583.000 |
1.240.000 |
212 |
|
1985 |
567.000 |
1.900.000 |
335 |
|
1990 |
515.000 |
2.100.000 |
407 |
|
1995 |
515.000 |
1.900.000 |
368 |
|
2000 |
555.000 |
2.300.000 |
414 |
|
2003 |
550.000 |
2.800.000 |
509 |
|
2004 |
545.000 |
3.000.000 |
550 |
|
2005 |
600.000 |
4.200.000 |
700 |
|
2006 |
536.000 |
3.811.000 |
711 |
|
2007 |
536.000 |
3.535.000 |
659 |
Kaynak:
TMO
2005 yılında mısır üretiminin artması çiftçinin düşük fiyatla
cezalandırılmasına sebep olmuştur. 2005 yılında mısır üreticisi
maliyetin oldukça gerisinde ürün pazarlayarak zarar etmiştir. TMO
tarafından belirlenen 26 YKR/Kg fiyat piyasada daha da gerilemiştir.
Mısır üreticisinin beklediği geliri elde edememesi 2006 yılı üretim
miktarını doğrudan etkilemiştir. 2005 yılında artan ekim alanları %11
oranında gerileyerek üretimin 2006 yılında 3,8 milyon tona 2007 yılında
ise 3,5 milyon tona düşmesine neden olmuştur.
Yıllar
itibariyle Mısır Prim Miktarları
|
Yıllar |
Mısır Prim Miktarı
(YKR/Kg) |
% Artış |
|
2004 |
2,5 |
- |
|
2005 |
5,0 |
100 |
|
2006 |
6,7 |
34 |
|
2007 |
2,0 |
-70 |
2006 yılı 6,7 YKR/kg olan prim miktarı 2006 yılında üreticinin ihtiyacı
karşılayamazken, primin 2007 yılında %70 azaltılarak 2 YKR/Kg
düşürülmesi mısır üreticisinin tepkisine yol açmıştır.
Yapılan hatalar
Türkiye’yi
2007 yılında gerçekleştirilen 1,1 milyon ton ithalat ile yeniden mısır
ithalatçısı ülke konumuna düşürmüştür.
Bilindiği
üzere 2007 yılında ülkemizde girdi fiyatlarında ciddi artışlar
gerçekleşmiştir. Bu artışlar 2008 yılı mısır maliyetinde de artışa sebep
olmuştur. Son bir yılda gübrede %180, motorinde %40 oranında artış
gerçekleşmiştir. Gübrede gerçekleşen fiyat artışı mısır maliyeti
içerisinde masraflardan %23 pay alan gübrenin payını %37’ye
yükseltmiştir.
2008 yılında
artan gübre ve motorin fiyatları mısır maliyetinin 2007 yılına göre %20
oranında artarak 45 YKR/Kg’a çıkmasına sebep olmuştur. 2008 yılında
mısır üreticisinin yeterli geliri elde edebilmesi için üretici eline
geçen fiyat 50 YKR/Kg olmalıdır.
Ancak, hasadın
yeni başladığı Akdeniz Bölgesinde mısır fiyatları 40 Ykr/Kg’ın dahi
gerisinde kalmıştır.
Bu fiyatlar maliyetin de, 2007 yılı mısır fiyatlarının da gerisindedir.
Bölgede tüccarda TMO’nun fiyat açıklamasını bekliyor, çoğu tüccar
üreticiye fiyat vermekte çekiniyor.
Akdeniz Bölgesi mısır üreticilerinin içinde bulunduğu durum, önümüzdeki
hafta itibariyle hasada başlayacak olan Ege Bölgesi çiftçilerini de
tedirgin etmektedir.
Mısır üreticisi 2008 yılında da maliyetin altında ürün pazarlarsa
Türkiye önümüzdeki yıllarda mısır ithalatı yapmaktan kurtulamaz.
Türkiye mısır
üretimi yıldan yıla artan mısır talebini karşılayacak potansiyele
sahiptir. Üretimin artırılması ve sürekliliğin korunması üreticilerin
elde edeceği gelire bağlıdır. Üretici üreteceği ürünün kararını ürüne
verilen desteklere ve pazarlama döneminde oluşan fiyat durumuna göre
vermektedir.
Dünyada ve Türkiye’de mısırın durumu ortadadır. Türkiye artık kendi
ihtiyacını karşılayacak mısırı üretmek zorundadır. Bu sebeple 2008
yılında beklenen üretim artışının gelecek yıllarda da korunması
sağlanmalıdır.
Geçtiğimiz hafta kamuoyuna sunduğumuz mısır üreticisinin
2008/2009 yılı hasat sezonundan beklentilerini tekrarlamak gereği
duyuyoruz.
v
Hasadın başladığı Akdeniz Bölgesinde mısır fiyatları
maliyetin altında alıcı bulmaktadır. Bu nedenle TMO üretici
maliyetlerini göz önünde bulunduran bir fiyat açıklayarak alıma
başlamalıdır.
v
Artan gübre ve motorin fiyatlarının masraflar
içerisindeki payının azaltılması için
2008 yılı
ürünü için ödenecek girdi destekleri üretim aşamasında kullanılan mazot
ve gübrenin en az yarısını karşılamalıdır”
v
Mısır için verilecek olan prim miktarı üreticinin gelir
kaybını karşılayacak şekilde olmalıdır. Prim miktarı belirlenirken
piyasa fiyatları ile üretim maliyetine göre belirlenecek hedef fiyat
arasındaki farkı karşılayacak şekilde olmasına dikkat edilmelidir.
v
İthalat özellikle hasat döneminde tamamen
durdurulmalıdır. Uygulanmakta olan %50 gümrük vergi oranı
artırılmalıdır.
v
Hasatla birlikte piyasaya çok miktarda mısır girmesi de
mısır fiyatlarını düşürmektedir. Bu sebeple TMO çiftçi belgesine sahip
üreticilere ücretsiz depolama imkanı tanımalıdır.
v
Mısırda nem oranı fiyatları etkilemektedir. Alımlarda
kullanılan nem ölçüm aletlerine standart getirilmelidir.
v
Nakit sıkıntısı yaşayan mısır üreticisinin ürününü
bekletebilmesi için 2009 yılında ödenecek girdi destekleri bu yıl içinde
ödenmelidir.
Mısır üretimine devam edilmesi isteniyor mu? Üretici bunun cevabını
bekliyor. Türkiye’nin mısıra ihtiyacı varsa fiyatlara müdahalenin zamanı
gelmiştir.
Şemsi Bayraktar
TZOB Genel
Başkanı
|