TZOB                                     WWW.tzob.org.tr
   Türkiye Ziraat Odaları Birliği
 
                         

                             

Ziraat Odaları 

Web & E-Posta Adresleri

                             

 

BASIN TOPLANTISI

24 Nisan 2008

 

 

 

TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ GENEL BAŞKANI
Ş. ŞEMSİ BAYRAKTAR’IN SÜT SEKTÖR DEĞERLENDİRME
BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

 
 
Değerli Basın Mensupları,
 
Bilindiği üzere 2007 yılı dünyada yem hammaddeleri ve süt fiyatlarının olağan üstü arttığı bir dönem olmuştur.
Bu artışlar ülke içi fiyatlara da yansımış, birçok ülkede fiyatlar ciddi oranda yükselmiştir.
 
TZOB Danışma Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Erkan Benli, Prof. Dr. Ali Eryılmaz, Prof. Dr. Gülcan Eraktan ve İlhan Bilgin
tarafından dünyada yaşanan bütün bu gelişmeleri dikkate alarak “Süt Sektör Değerlendirme Raporu” hazırlanmıştır.
Bu rapor hazırlanırken Birliğimizde yapılan toplantıya katılan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel
Müdürlüğü, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Dış Ticaret Müsteşarlığı,
Türkiye İstatistik Kurumu, Üniversiteler, Türk Veteriner Hekimler Birliği, Ziraat Mühendisleri Odası, Damızlık Sığır
Yetiştiricileri Merkez Birliği, Türkiye Tarımsal Süt Üreticileri Merkez Birliği, KÖY-KOOP, TÜSEDAD, SETBİR ve
Ziraat Odalarımızın da görüşleri alınmıştır.
 
Dünya süt -yem fiyat artışları ve nedenleri
Dünya süt ürünleri fiyatlarının son 7 yılı değerlendirildiğinde 2007 yılına kadar hiçbir yılda bu kadar ciddi bir artışın olmadığı gözükmektedir. Öyle ki, geçen yıl en yüksek artış %93 ile Yağsız süttozunda gerçekleşmiş, bunu %90 ile Yağlı süttozu, %66 ile Tereyağı ve %51 ile de Cedar peyniri izlemiştir
 
Dünya yem hammadde fiyatlarının 2007 Ocak- Aralık dönemine bakıldığında; Arpanın %77, Buğdayın %76, soyanın %73, Ayçiçeği Tohumu Küspesinin %114, kepeğin %68, mısırın ise %14 oranında arttığı görülmektedir.
 
Dünyada yem ve süt ürünleri fiyatlarında yaşanan bu denli yüksek artışları uluslar arası kuruluşlar şu sebeplere bağlamaktadırlar;
 
Artan ithalat talepleri ve ihracatçıların düşük üretimi sonucu küresel stoklar azalmaya başlamıştır.
 
Dünya ihracatında lider olan 5 ülke, dünya süt üretiminin %40’ını üretirken, dünya ihracatının da %80’ini gerçekleştirmektedirler. Özellikle, ihracatçı bu ülkelerin süt üretiminde düşüşler olmuştur.
 
Yem üretiminde kullanılan hububatların biyoyakıt üretimine yönlendirilmesi yem hammadde fiyatlarını yükseltmiştir.
 
 Avustralya’da son yüzyılın en büyük kuraklığı yaşanmış, süt üretimi %10 düşmüş, Ocak-Haziran 2007 arasında da ihracat hacmi %12 azalmıştır.
 
Latin Amerika ülkeleri (özellikle Arjantin ve Uruguay) 2007 Mart ayından itibaren birçok taşkınlarla karşılaşmış, çayırların sel baskınları yüzünden durumu bozulmuş, neticede bölgenin en önemli ihracatçılarından olan bu ülkelerde yaşanan bu doğal felaket nedeniyle üretim bakımından Uruguay’da %3’lük, Arjantin’de ise %7’lik düşüşler olmuştur.
 
Arjantin ile Hindistan hükümetlerinin, Avustralya’da görülen kuraklık ve Arjantin ve Uruguay’da görülen seller nedeniyle iç pazar fiyatları enflasyonunu önlemek (iç pazar fiyatlarını düşürmek) amacıyla 2007’nin başlarında Yağsız süttozuna yüksek ihracat vergileri yüklemiş ve ihracatı yasaklamışlardır.
 
Avrupa’da 2007’nin 3. çeyreğinde yüksek yem fiyatları ve sıcak havaya bağlı olarak kötüleşen (zayıflayan) otlaklar Avrupa Birliği’nin süt üretiminin düşmesine neden olmuş, bu olumsuzlukları dengeleyecek yeterli stokların olmaması fiyatların daha önce belirlenen fiyatların üzerine çıkmasına neden olmuştur.
 
Değerli Basın Mensupları,
 
Ülkemizde de İklim koşullarına bağlı olarak gerek bitkisel üretimde gerekse süt üretiminde düşüşler yaşanmış, talepte artış olmuş, dünya fiyatlarında yaşanan artışlara bir de bu olumsuzluklar etkilenince gerek yem gerekse süt fiyatları ciddi oranlarda yükselmiştir.
 
Kuraklık Ülkemizde Bitkisel Üretimi Ciddi Şekilde Etkilemiştir.
Yukarıda da bahsedildiği gibi 2007 yılında ülkemizde yaşanan kuraklık, birçok tarımsal üretimde rekolte düşüşlerine neden olmuştur. Türkiye İstatistik Kurumu 3. tahminlerine göre 2007 yılında bir önceki yıla göre; buğdayda %13,9 arpada %22,5 Mısırda %7,2 Sorgumda %49,3 Fiğde %48,4 yağlık ayçiçeğinde ise %23,8’lik bir azalma yaşanmıştır.

 

 

Tablo 1. Ülkemizde Bazı Bitkisel Ürünlerin Üretimi (Ton)  ve Yıllık Değişimleri (%)

 

2005

2006

2007

2006/2005 (%)

2007/2006 (%)

Buğday

21.500.000

20.010.000

17.234.000

-6,9

-13,9

Arpa

8.600.000

8.600.000

6.666.040

0,0

-22,5

Mısır

4.200.000

3.811.000

3.535.000

-9,3

-7,2

Sorgum

200

229

116

14,5

-49,3

Fiğ

132.000

175.522

90.568

33,0

-48,4

Ayçiçeği (yağlık)

865.000

1.010.000

770.000

16,8

-23,8

Kaynak: TÜİK ürün değerlendirme grubu toplantıları, 2005-2006-2007 Üçüncü Tahminler.

 

 

Ülkemizde yem fiyat artışları çiğ süt fiyat artışlarının üzerine geçmiştir.

 

Ülkemizde 2007 yılında bir önceki yıla göre; Arpa %34,8, Kepek %57,8, Ayçiçeği tohumu küspesi %120, süt yemi ise %37,5 artmışken süt fiyatlarında yaşanan artış %25 ile yem fiyatlarının gerisinde kalmıştır.

 

Yem fiyatlarının çiğ süt fiyatlarından daha fazla yükselmesi nedeniyle bazılarının söylediğinin aksine, üreticilerimiz bu durumdan kazanç sağlamamıştır.

 

 

Değerli Basın Mensupları,

 

2007 yılında Perakende ve Toptan Fiyatlarda da ciddi artışlar olmuştur.

Çiğ süt fiyatlarının sürekli arttığından ve bunun uzun süre böyle gitmesinin herkese zarar vereceğinden şikayet edenler, nedense toptan satış fiyatları ve tüketiciye ulaşan perakende satış fiyatlarından bahsetmemektedirler.

 

Perakende -çiğ süt fiyatlarındaki artış kıyaslandığında, 2002 yılı hariç hiçbir dönemde çiğ süt fiyat artışlarının perakende süt ve süt ürünleri fiyat artış oranlarının üzerine çıkmadığı görülmektedir.

 

Toptan -çiğ süt fiyat artış kıyaslandığında ise, 2002 ve 2006 yılları hariç hiçbir dönemde çiğ süt fiyat artışlarının toptan fiyat artışlarını geçmediği görülmektedir.

 

Özellikle çiğ süt fiyat artışının tepkiyle karşılandığı 2007 yılında çiğ süt fiyat artışlarının, ne toptan fiyatlardan ne de perakende fiyatlardan daha fazla artmadığı görülmektedir.

 

2007 yılında fiyat artışlarına bakıldığında perakende fiyatların toptan fiyatlara göre daha fazla arttığı görülmektedir. Özellikle süt sanayicileri halkımızın en çok tükettiği süt ürünü olan peynir fiyatlarında %32,9 artış yapmışken perakende satış yerleri %90 civarında artış yapmışlardır.

 

Buna karşılık 2007 yılında üreticimizin  çiğ süt fiyat artışı bir önceki yıla göre sadece %25’dir.

 

Tablo 2. Toptan ve Perakende Süt ve Süt Ürünleri  Yıllık Fiyat Değişimleri (%)

Yıllar

2001

2002

2003

2004

2005

2006

2007

Perakende Süt

43.6

45.6

19.1

11.7

1.3

-3.9

14.8

Perakende Beyaz Peynir

42.4

36.3

25.4

14.8

-15.5

2.9

90.0

Perakende Kaşar Peyniri

42.1

34.6

33.5

17.9

8.3

0.5

10.2

Perakende Tereyağ

42.2

29.5

10.2

11.2

11.3

-1.1

13.2

Üretici Çiğ Süt

28.6

72.2

25.8

12.8

-11.4

2.6

25.0

Yıllar

2001

2002

2003

2004

2005

2006

2007

Toptan Süt (pastörize)

42.9

58.0

21.5

15.6

-17.1

-4.3

13.6

Toptan Süt (Sterilize)

36.7

53.7

12.6

19.8

2.2

0.7

7.7

Toptan Beyaz Peynir

39.1

34.1

36.4

13.9

-5.3

-0.5

32.9

Toptan Kaşar Peyniri

40.7

39.8

23.3

16.1

3.6

2.0

8.8

Toptan Tereyağ

44.0

21.7

12.1

14.5

11.5

-0.6

9.6

Üretici Çiğ Süt

28.6

72.2

25.8

12.8

-11.4

2.6

25.0

Kaynak: Üretici çiğ süt fiyatları DSYMB’ne ait yıllık ortalama fiyatlardır. Toptan ve Perakende süt ve süt ürünleri fiyatları: TÜİK, ÜFE, TÜFE  madde fiyatlarının yıllık ortalamasıdır. (Yıllık değişimler bu verilerden hesaplanmıştır.)

 

Türkiye’de sürekli büyüyen bir perakende sektörü vardır ve perakendecilerin yaptıkları ciddi zamlar süt üreticisini olumsuz etkilemektedir.

Pirinçteki fiyat spekülasyonunu tartışırken, sütteki spekülatörler gözden kaçtı.

Ülkemiz sürekli büyüyen perakende gıda sektöründe, yabancı yatımcıların hızla yer alma yarışına girdiği, küçüklerin ise tasfiye sürecini yaşadığı bir dönemden geçmektedir. Bu önemli aktörün piyasada güçlenmesi ve talebi direkt etkileyebilir noktaya gelmesi, alt kesimlerin (üretici, sanayici) mağdur olmasına neden olabilecektir.

1996- 2006 yıllarını kapsayan son 10 yıllık döneme bakıldığında, hipermarket sayısı 40’dan 165’e (4 kat artış) , süpermarket sayısı 1.275’den 6.500’e (5 kat artmış), market sayısı 10.750’den 14.750’ye (1,4 kat artmış) yükselmiş, bakkal sayısı ise 164.365’den 115.000’e gerilemiştir. Özellikle hipermarket ve süpermarket sayılarında ciddi artışlar yaşandığı görülmektedir.

Ülkemizde yıllardır perakende fiyat artışlarından sadece bu ürünleri üreten sanayiciler sorumlu tutulmuş ve eleştiriler bu kesimlere yöneltilmiştir. Süt ve süt ürünleri satışından ciddi karlar elde eden perakende satış yerlerinin kar marjlarının gösterildiği aşağıdaki tablo incelendiğinde, sorumluluğu sadece sanayicilere yüklemenin doğru bir yaklaşım olmadığı görülmektedir.

Sütte de pirinçte olduğu gibi fiyatlarda spekülasyon görülmektedir.

Örneğin  2007 yılında Perakendeciler, halkımızın en çok tükettiği beyaz peyniri  toptancıdan 5,66 YTL’ye alırken, tüketicilere 9,46 YTL’ye satmıştır. Aradaki kar marjı %67’dir. Türkiye’de kim bu kadar yüksek kar marjı ile çalışmaktadır merak ediyoruz.

Tablo 3. Türkiye Süt Ürünleri Perakende-Toptan Fiyat Farkları

Perakende Fiyatlar (YTL/kg)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

2006

2007

Beyaz Peynir

2.05

2.92

3.98

4.99

5.73

4.84

4.98

9.46

Kaşar Peyniri

3.78

5.37

7.23

9.65

11.38

12.33

12.39

13.65

Tereyağ

4.53

6.44

8.34

9.19

10.22

11.37

11.25

12.73

Toptan Fiyatlar (YTL/kg)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

2006

2007

Beyaz Peynir

1.56

2.17

2.91

3.97

4.52

4.28

4.26

5.66

Kaşar Peyniri

3.32

4.67

6.53

8.05

9.35

9.69

9.88

10.75

Tereyağ

3.43

4.94

6.01

6.74

7.72

8.61

8.56

9.38

Perakende-Toptan Fiyat Marjı (%)

2000

2001

2002

2003

2004

2005

2006

2007

Beyaz Peynir

31.4

34.6

36.8

25.7

26.8

13.1

16.9

67.1

Kaşar Peyniri

13.9

15.0

10.7

19.9

21.7

27.2

25.4

27.0

Tereyağ