TZOB                                     WWW.tzob.org.tr
   Türkiye Ziraat Odaları Birliği
 
                         

                             

Ziraat Odaları 

Web & E-Posta Adresleri

                             

 

BASIN TOPLANTISI

22 Haziran 2008

 

 

TZOB Genel Başkanı Ş. Şemsi Bayraktar’ın

“Kırmızı Et Sektör Değerlendirme Raporu”nu Açıkladığı

Basın Toplantısı Konuşma Metni

 

 

 

TZOB Danışma Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Erkan Benli, Prof. Dr. Ali Eryılmaz, Prof. Dr. Gülcan Eraktan, İlhan Bilgin ve TZOB Teknik Müşaviri Levent Genç tarafından dünyada ve Türkiye’de et sektöründe yaşanan gelişmeler dikkate alınarak “Kırmızı Et Sektör Değerlendirme Raporu” hazırlanmıştır.


Bu rapor hazırlanırken Birliğimizde yapılan toplantıya katılan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Üniversiteler, Türk Veteriner Hekimler Birliği, Ziraat Mühendisleri Odası, Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği, ET-BİR, SET-BİR, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği, Ticaret Borsaları ve Ziraat Odalarımızın da görüşleri alınmıştır.

 

Değerli basın mensupları,

 

Ülkemizde et üretimi hızla azalmaktadır

 

FAO verilerine göre Dünya toplam kırmızı et üretimi 1990 yılına göre 2005 yılında %16 artmıştır. Türler bazında üretime bakıldığında; sığır eti %12, koyun eti %18, keçi eti  %74, manda eti ise %37,5 artmışken, aynı yıllarda ülkemizde toplam et üretiminin %13,7 azaldığı, türler bazında üretime bakıldığında ise; sığır etinde %10,8 koyun etinde %10,5 keçi etinde %31,8 ve manda etinde de %86’lık bir azalma olduğu görülmektedir.

 

Kesilen hayvan sayımız da azalmaya devam etmektedir

 

Dünya kesilen hayvan sayısı 1990-2005 yılları arasında %24,2 artmıştır.  Türler bazındaki değişime bakıldığında; sığır sayısının %11,9 koyun sayısının %13,7 keçi sayısının %58,5 manda sayısının ise %40,5 arttığı görülmektedir.

 

Aynı yıllar arasında Ülkemizde toplam kesilen hayvan sayısı %18,5 azalmış,  türler bazında ise; sığır sayısı %46, koyun sayısı %11, keçi sayısı %31 ve manda sayısı da %89 oranında azalmıştır.

 

1990-2005 yılları arasında Dünyada gerek türler bazında gerekse toplam üretimde artış yaşanmışken ülkemizde bütün türlerde ve dolayısıyla da toplam üretimde azalma olduğu görülmektedir. Ülkemizde et üretimi ve kesilen hayvan sayısında  en fazla azalma yaşanan keçi ve mandanın dünyada en fazla artış gösteren türler olması dikkat çekmektedir

 

Ülkesel rakamlarda çelişkiler ve kırmızı et üretiminde ciddi bir kayıt dışılık söz konusudur

Ülkemize ait gerek et üretimi gerekse kesilen hayvan sayıları ulusal ve uluslar arası kuruluşların yayınlarında farklılık arz etmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK), 2005 yılı et üretimini kombina, mezbaha ve kurban bayramı kesimlerini dikkate alarak 409 bin ton olarak gösterirken, FAO  640 bin ton olarak açıklamaktadır. Yine aynı şekilde TUİK aynı yıla ait kesilen hayvan sayısını 6,5 milyon baş olarak açıklarken, FAO 21,7 milyon baş olarak açıklamaktadır. İki kurum arasında kırmızı ette 231 bin ton, kesilen hayvan sayısında ise 15,2 milyon baş bir fark olduğu gözükmektedir.

 

Rakamlara bakıldığında gerek et üretimindeki, gerekse kesilen hayvan sayısındaki bu denli ciddi  farkın koyun ve keçi yetiştiriciliğindeki kayıtdışılıktan kaynaklandığı görülmektedir.

 

Öte yandan ülkemizin AB Katılım Öncesi Mali Yardım (IPARD) kaynakların nerelerde kullanılacağını tespit etmek amacıyla hazırlanan “Kırmızı Et Sektör Analiz Raporu” nda da Ülkemizde et üretiminin büyükbaşta %22’sinin, küçükbaşta %69’unun toplamda ise %40’ının kayıtdışı olduğu belirtilmektedir.

 

Yukarıda verilen iki kurum arasında ki veri farklılıklarında, sadece küçükbaşların etkili olduğu görünürken, IPARD Raporunda büyükbaşta da kayıtdışılığın sözkonusu olduğunun belirtilmesi kafaları iyice karıştırmaktadır. Yani ülkemizin gerek et üretimi gerekse kesilen hayvan sayısının gerçeğe ne derece yakın olduğu bu çelişkilerden dolayı tam olarak bilinememektedir.

 

Değerli basın mensupları,

 

2007 yılında yem fiyatlarındaki önemli artışlar üreticilerimizi ciddi maliyet baskısıyla karşı karşıya bırakmıştır

 

2007 yılında; Küspe %70,7, Yemlik arpa %50,6 Besi yemi %41,2 Yemlik buğday %31,9 ve kepek %25 oranında artmışken üreticilerin sığır eti karkas fiyatları sadece %3,3 artış göstermiştir

 

Yem fiyatları et fiyatlarına göre; 2001 yılında 1,8 kat, 2004 yılında 3,9 kat, 2007 yılında ise rekor seviyeye ulaşarak 12,5 kat daha fazla artmıştır.

 

Son yedi yılda et üreticilerinin alım gücüne bakıldığında ; yıllık yem fiyat artışlarının et fiyatlarından daha fazla arttığı 2001, 2004 ve 2007 yıllarında üreticinin alım gücünün azaldığı görülmektedir. Alım gücü 2007 yılında %17,7 ile son yedi yılın en düşük seviyesine ulaşmıştır. Yani üretici 2000-2007 yıllarında 1 kilo et sattığında ortalama 20-25 kilo yem alabilirken, 2007 yılında ancak 17,7 kilo yem alabilmiştir.

 

Eğer girdi fiyatları bu derece yükselmeye devam ederse ve üreticilere bölgesel değil tüm ülkeyi kapsayacak şekilde et teşvik primi gibi destekler verilmezse, üreticilerin bu maliyet baskısına uzun süre dayanması mümkün görünmemektedir.

 

Sığır etinde fiyatlar 2003 yılından itibaren cüzi miktarda artmıştır

2000-2003 yılları sığır etinde üretici-toptan ve perakende fiyatların ciddi olarak arttığı dönem olarak dikkat çekmektedir. İlgili yıllarda üretici fiyatları yıllık olarak %22-51, toptan fiyatlar %26-%57, perakende fiyatlar ise %25-%56 gibi değişen oranlarda artış göstermiştir. 2004 yılından itibaren yıllık artışların hepsinde cüzi seviyelerde kaldığı görülmektedir.

 

Tablo 1. Sığır eti üretici-toptan ve perakende fiyat değişimleri

 Yıllar

 Sığır Eti Üretici* (YTL/kg)

 Sığır Eti Toptan** (YTL/kg)

 Sığır Eti Perakende*** (YTL/kg)

Yıllık Değişim (%)

 Üretici

 Toptan

 Perakende

1999

1.68

2.12

2.81

-

-

-

2000

2.33

2.81

3.68

38.7

32.5

31.0

2001

2.85

3.54

4.60

22.3

26.0

25.0

2002

4.31

5.18

6.88

51.2

46.3

49.6

2003

6.40

8.14

10.77

48.5

57.1

56.5

2004

6.84

8.59

12.20

6.9

5.5

13.3

2005

7.04

8.19

11.53

2.9

-4.7

-5.5

2006

7.53

8.84

13.37

7.0

7.9

16.0

2007

7.78

8.87

13.81

3.3

0.3

3.3

Kaynak: * EBK, %55-%60 Randımanlı I. Kalite Sığır Eti Alım Fiyatları, I., II. Ve III. Bölge fiyatlarının aritmetik ortalamaları alınmıştır. **Toptan fiyat, www.tuik.gov.tr  TUİK ÜFE  sığır ve dana eti  fiyatlarının 12 aylık aritmetik ortalamasını, ***Perakende fiyat, www.tuik.gov.tr , TUİK TÜFE  perakende dana kuşbaşı  fiyatlarının 12 aylık ortalamasını içermektedir. Not: 1999-2007 arası bütün fiyatlar YTL’ye dönüştürülmüştür.

 

Değerli basın mensupları,

 

Üretici fiyatları artmazken perakende fiyat farklarının yüksekliği tüketimi tehdit etmektedir

 

Sığır etinde toptan–üretici fiyat farkının 2003 yılından itibaren azalmaya başladığı %27’lerden 2007 yılında %14’lere gerilediği görülmektedir. Buna karşılık 2003 yılına kadar ortalama %32’ler seviyesinde seyreden perakende/toptan fiyat marjının bu yıldan itibaren gittikçe açılmaya başladığı, 2007 yılı itibariyle %55,7’lere kadar çıktığı görülmektedir. Üretici fiyatları artmazken perakende fiyat farklarının bu denli yükselmesi tüketicilerin sığır etini daha pahalıya tüketmesine neden olmuştur.

 

Tablo 2. Toptan ve Perakende Fiyat Marjları

 Yıllar

 Sığır Eti Üretici* (YTL/kg)

 Sığır Eti Toptan** (YTL/kg)

 Sığır Eti Perakende*** (YTL/kg)

Fiyat Farkı (%)

 Toptan/Üretici

 Perakende/Toptan

1999

1.68

2.12

2.81

26.2

32.5

2000

2.33

2.81

3.68

20.6

31.0

2001

2.85

3.54

4.60

24.2

29.9

2002

4.31

5.18

6.88

20.2

32.8

2003

6.40

8.14

10.77

27.2

32.3

2004

6.84

8.59

12.20

25.6

42.0

2005

7.04

8.19

11.53

16.3

40.8

2006

7.53

8.84

13.37

17.4

51.2

2007

7.78

8.87

13.81

14.0

55.7

Kaynak: * EBK, %55-%60 Randımanlı I. Kalite Sığır Eti Alım Fiyatları, I., II. Ve III. Bölge fiyatlarının aritmetik ortalamaları alınmıştır. **Toptan fiyat, www.tuik.gov.tr  TUİK ÜFE  sığır ve dana eti  fiyatlarının 12 aylık aritmetik ortalamasını, ***Perakende fiyat, www.tuik.gov.tr , TUİK TÜFE  perakende dana kuşbaşı  fiyatlarının 12 aylık ortalamasını içermektedir. Not: 1999-2007 arası bütün fiyatlar YTL’ye dönüştürülmüştür.

 

Kırmızı ve beyaz et tüketimimiz gelişmiş ülkelere göre çok düşüktür

Aşağıda ki tabloda seçilmiş bazı ülkelerde kişi başı yıllık et tüketimleri verilmiştir. Görüldüğü gibi en düşük tüketim ülkemize aittir. İncelenen ülkelerde tüketiciler ülkemize göre yaklaşık 4 ile 6 katı arasında değişen oranlarda daha fazla et tüketmektedirler. Bu ülkelerin, domuz etini dikkate almazsak bile gerek sığır- dana eti gerekse tavuk eti tüketimlerinin ülkemizin çok üzerinde olduğu görülmektedir. Tabloda yer alan verilerde Türkiye hariç diğer ülkelerde küçükbaş et tüketimleri dikkate alınmamıştır. Eğer değerlendirmeye katılacak olursa bu farkın daha da açılacağı söylenebilir.

 

Tablo 3. Seçilmiş Bazı Ülkelerle Türkiye’de Kişi Başı Et Tüketiminin Karşılaştırılması (kg/yıl/kişi)

 Ülkeler

 Sığır dana Eti

 Domuz Eti

 Tavuk Eti

Toplam Et

Diğer Ülkelerin Türkiye’ye Oranı

Arjantin

65,9

5,0

28,6

99,5

5,3

Avustralya

37,0

22,0

34,9

93,9

5,0

Brezilya

37,3

11,9

37,9

87,1

4,7

Kanada

32,6

29,1

30,2

91,9

4,9

Avrupa Birliği

17,5

42,4

16,1

76,0

4,1

Y. Zelanda

38,1

13,0

35,4

86,5

4,7

ABD

42,3

29,6

44,8

116,7

6,3

*Türkiye

10,1

-

8,5

18,6

1,0

Kaynak: The Agricultural Outlook 2008, www.fapri.iastate.edu/outlook/2008  (2007 rakamları alınmıştır.)

*Türkiye verileri; TÜİK Hanehalkı Tüketim Harcaması Anketi Sonuçları 2005 yılı verileridir. Sığır dana eti tüketimi Büyükbaş-küçükbaş olarak alınmıştır. Tavuk etinde ise kanatlı eti tüketimleri kullanılmıştır.

 

Halkımız kırmızı et ve et ürünlerine ulaşamıyor, Et ürünleri yerine makarna ve pirince yöneliyor

Ülkemizde özellikle kırmızı et tüketiminden bir kaçış olduğu görülmektedir. 1994 yılında 20,7 kg olan yıllık kişi başı kırmızı et tüketiminin 2005 yılında %51,2 azalışla 10,1 kilograma gerilediği görülmektedir. Son 10 yıllık süre zarfında tüketimimiz yarı yarıya düşmüştür. Buna karşılık yıllık kişi başı kanatlı ürünleri tüketiminin 1994 yılında 2,7 kg iken 2005 yılında %214 artışla 8,5 kilograma yükseldiği görülmektedir.

 

Kırmızı et ve et ürünlerine ulaşmada sıkıntı yaşayan halkımızın, tavuk eti ürünleri yanında ciddi oranda makarna ve pirince yöneldiği görülmektedir. 1994-2005 yılları arasında pirinç tüketiminin %21, makarna tüketiminin ise %53,8 oranında artması bu eğilimi açıkça göstermektedir.

 

Tablo 4. Temel Bazı Gıda Ürünlerinde Kişi Başına Düşen Yıllık Tüketim Miktarları

(1994-2005)

 

Madde Adı

1994

2002

2003

2004

2005

Değişim (%)

1994/2005)*

Miktar

Miktar

Miktar

Miktar

Miktar

Pirinç

7,5

7,3

7,7

8,2

9,1

       21,3

Ekmek

63,6

59,5

65,4

62,9

65,2

         2,5

Makarna

3,9

5,7

5,5

4,8

6,0

       53,8

Et (sığır-koyun)

20,7

10,6

7,6

9,0

10,1

      -51,2

Kümes hayvanı

2,7

6,0

6,6

7,2

8,5

     214,8

Süt

28,8

33,6

30,0

33,0

30,1

         4,5

Yoğurt

15,9

18,5

16,6

18,4

19,9

       25,2

Beyaz Peynir

7,8

5,2

4,8