|
BASIN BÜLTENİ
09 Kasım
2008
Avrupa Birliği’ne ihracatta
yaşanan sorun en kısa zamanda çözülmelidir
Üretim maliyetlerinin
yüksekliği rekabette sıkıntı oluşturmaktadır
Pazar oluşturulduğu takdirde
kanatlı sektörü şimdiki üretimin %20’si kadar daha fazla üretim
yapabilecektir
İhracat destekleri
artırılmalıdır
Türkiye’de canlı tavuk üretim
maliyeti ABD ve Brezilya’nın 2 katı
Konuyla ilgili açıklamalarda
bulanan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi
Bayraktar, Türkiye kanatlı eti üretiminin 2007 yılında %17,7’lik
büyüdüğünü ancak; 2008 yılında da birçok sıkıntı yaşandığını belirterek,
“Sektör 2008 yılında üretim fazlası, ekonomik durgunluk, sektördeki
aşırı rekabet, enerji fiyatlarının yüksekliği, kenenin piknik döneminde
talebi düşürmesi, alım gücünde azalma, yem fiyatlarındaki artış,
ihracatın durması gibi birçok etkenin bir araya gelmesiyle sıkıntıya
girmiştir. Sektör temsilcileri üretim fazlalıkları dışındaki sorunların
sektöre mal edilemeyeceğini, sektörün sorunlarını tek başına çözemez
hale geldiğini, önümüzdeki günlerde sıkıntıların daha da büyüyeceğini
belirtmektedirler. Ramazan ayı bir nebze de olsa rahatlatma sağlasa da,
Küresel Ekonomik Krize bağlı oluşan döviz kurunda yükselme ve iç talepte
(perakende pazarında) daralma sektörde tekrar sıkıntıya yol açmıştır.
Orta ve uzun vadede sektörün talep artırıcı önlemler ve özellikle de
Avrupa Birliği’ne ihracat konusunda yaşanan sıkıntının giderilmesine,
bunun yanı sıra yeni pazarlara girmeye ihtiyaç vardır ve bu konuda
atılmış olan adımların en kısa zamanda sonuçlandırılması gerekmektedir”
dedi.
Bayraktar, üretim
maliyetlerinin yüksekliğinin kanatlı eti ihracatında rekabeti
zorlaştırdığını belirterek şunları söyledi:
“Türkiye kanatlı eti ihracatı 2002
ve 2006 yılı hariç sürekli artmıştır. İhracat 2002 yılında %18 oranında
azalarak 24 bin tondan 20 bin tona, 2006 yılında ise %14,6 azalarak 47
bin tondan 40 bin tona gerilemiştir. 2006 yılındaki azalış kuş gribi
nedeniyle ihracatın yaklaşık 7 ay yapılmasından kaynaklanmıştır.
Sektörün 2007 yılında %29 artarak ulaştığı 52 bin tonluk (44 milyon $)
ihracat, son sekiz yılın en büyük rakamı olmuştur.
İhracatta büyümeyi ve pazarı
genişletmeyi engelleyen önemli sorunlar vardır. Bunlardan en önemlisi
ise maliyetlerin yüksek olması ve dış ticarette önemli aktörlerle
rekabette zorlanılmasıdır.
Ülkemizde canlı tavuk üretim
maliyetleri AB’nin üzerinde, ABD ve Brezilya’nın iki katına yakındır.
Yani ülkemiz dış ticarette yarı yarıya daha ucuz üretim yapan aktörlerle
rekabet etmek durumunda kalmaktadır.”
Düşük ihracat desteklerinin de
dış ticarette rekabet etmemizi zorlaştırdığını dile getiren Bayraktar, “Ülkemizde
kümes hayvanları etlerinde uygulanan ihracat iade destekleri sürekli
azalmaktadır. 2001 yılında net olarak 56,6 $/ton verilen destek, 2002
yılında 51,8 $/ton, 2003 yılında 51 $/ton, 2004-2008 yıllarında ise yarı
yarıya düşerek 26 $/ton olarak uygulanmıştır.
Buna karşılık mevcut pazarda
rekabet ettiğimiz Avrupa Birliği’nde ise 2005 yılında 283 $/tonla
başlayan ihracat desteğinin her yıl arttığı, 2008 yılında 853 $/ton ile
26 $/ton destek veren ülkemizin yaklaşık 33 katına ulaştığı
görülmektedir. Bu şartlarda rekabet etmemiz gerçekten çok zordur. Bu
nedenle ihracat destekleri mutlaka tatminkar ölçülerde artırılmalıdır”
dedi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar,
Avrupa Birliği’ne ihracat izninin bir türlü alınamamış olmasının sektörü
sıkıntıya soktuğunu ve sektörün önünü görmesini engellediğini
belirterek, şunları söyledi:
“Yıllardır uğraşılmasına rağmen bu
izin çeşitli nedenlerden dolayı hala alınamamıştır. Avrupa Birliği’ne
kanatlı ürünleri ihracat izninin neden bu kadar önemli olduğunun
sebepleri aşağıda belirtilmektedir;
-
Dış pazarlarda üretim
kalitesinin AB tarafından onaylandığını belgeleyerek, ihracatta
prestijli bir konuma gelmemiz için,
-
AB pazarlarında piliç göğüs
eti fiyatları ve ileri işlem ürünlerin fiyatları dikkate alındığında
ülkemizin bu ürünlerde pazara girerek rekabet etmesinin mümkün
olduğu görülmekte, bunun için de AB’ye uygunluk onayı alınmasına
ihtiyaç duyulmakta,
-
AB’nin piliç eti ithalatı
yapabileceği üçüncü ülkeler listesine giremediğimiz takdirde,
topluluk üyesi ülkelerden ürünlerimizi transit geçirerek ihracat
yapma şansına dahi sahip olamadığımız için (Örneğin AB üyesi
komşumuz Yunanistan ve Bulgaristan ürünlerimizin Arnavutluk,
Makedonya, Bosna Hersek gibi AB üyesi olmayan ülkelere transit
geçişine izin vermediği için o pazarlara ulaşmamız büyük oranda
engellenmektedir),
-
İhracat yapmayı hedeflediğimiz
ülkelerin birçoğunun “AB onayını aldınız mı?” sorusuna olumlu cevap
veremeyip, ihracat görüşmeleri dahi yapamadığımız için AB’ye ihracat
izin belgesi almak bizim için önemlidir.
Kanatlı ürünleri ihracatında
alternatif pazarlara ihracat imkanlarının geliştirilmesi için gerekli
girişimlerde bulunulmalıdır
Türkiye’nin en yakının da dünyanın
en büyük kanatlı eti ithalatçısı Rusya vardır. Rusya’nın kanatlı
ithalatı yıllık olarak 900 milyon dolardan fazladır. Fakat ülkemizin
Rusya Federasyonu ile veterinerlik anlaşması olmaması nedeniyle ihracat
şansı düşüktür. Yakın zamanda Rusya pazarına ihracat yapabilmek için Rus
yetkililerle görüşmeler başlatılmıştır. Bu görüşmelerin ürünlerimizin
Rusya pazarında yer alabilmesini sağlayacak şekilde sonuçlanması
sektörün rahatlamasına yol açacaktır.
Yine aynı şekilde bir diğer pazar
yıllık 1 milyar dolardan fazla ithalat yapan Japonya’dır. Bu ülkeye ise
lojistik sebepler nedeniyle ihracat şansımız düşük görülmektedir.
Diğer yandan yakın pazarlardan
Ukrayna, Gürcistan ve güneyimizde bulunan ülkelere de ihracat
yapılamamaktadır.
Kanatlı sektörünün yaşadığı
sorunlar dikkate alındığında mevcut pazarların ihracata açılması için
hükümetler nezrinde girişimlerde bulunulmalı, yapısal sorunlar
giderilerek bu sorun en kısa zamanda çözüme kavuşturulmalıdır.”
Türkiye’nin ek üretim
potansiyelinin değerlendirilmesi için sektörün yaşadığı sorunlara
çözümler üretilmesi gerektiğine dikkat çeken Bayraktar, açıklamalarını
söyle sürdürdü: “Türkiye’de 2007-2013 yılları arasında gerek kanatlı
etinde gerekse yumurtada üretim talebi karşılayabilecektir.
Bunun yanı sıra, ihracat
kapasitesi yüksek ürünler olan tavuk eti, hindi eti ve yumurtada ülke
üretiminin %10 düzeyinde bir ihracatı sağlayacak ek üretimin kolayca
yapılabileceği düşünülmektedir. Pazar oluşturulduğunda bu ürünler için
bu değerin üzerine çıkabilmek, örneğin ülke üretiminin %20’si kadar ek
üretim yapmak da mümkündür.
Ayrıca Türkiye Kanatlı sektörünün
önünde gelişmeye yönelik önemli fırsatlar vardır.
Örneğin;
-
Nüfusun sürekli artması ve
kişi başı milli gelirdeki artış, ayrıca kırmızı et üretiminde
yaşanan sürekli düşüş ve fiyat farklılığı kanatlı ürünlerine olan
yurtiçi talebin büyümesine neden olabilecektir.
-
Bunun yanı sıra, Türkiye’nin
coğrafi konumu ihraç pazarını geliştirmesine olanak sağlayacak
önemli bir faktördür.
-
Ayrıca Türkiye’de özellikle
hazır yemek sektörü ve Süper-hiper market sayılarında önemli
gelişmeler yaşanmaktadır. Bu sektörlerin talepleri pazarın
dolayısıyla artan talebe bağlı olarak üretim hacminin de büyümesine
katkı sağlayabilecektir.
Bütün bu fırsatların
değerlendirilebilmesi, sektörün önündeki sorunlarını aşabilmesi ve
istenilen hedeflere ulaşabilmesi için;
-Üretim maliyetlerini düşürücü
tedbirlerin alınması,
-İhracat desteklerinin
tatminkar ölçülerde artırılması,
-Avrupa Birliği’ne ihracatta
yaşanan sıkıntının bir an önce çözümlenebilmesi için gerekli
girişimlerin yapılması,
-Yeni ihraç pazarlarının
(Rusya, Ukrayna, Gürcistan gibi) kazanılması için girişimde bulunulması,
bu ülkelerin bazılarına yönelik başlatılmış olan girişimlerin ise en
kısa zamanda sonuçlandırılması gerekmektedir.”
Basın ve Halkla İlişkiler
Müdürlüğü
|