|
BASIN BÜLTENİ
06 Aralık 2008
Çiftçilerimiz Zorda
Bankalar Kredi Açmada Nazlanıyor
Maliyetler Artarken Ürün Fiyatları
Geriliyor
Gübre Fabrikaları Üretimi Durduruyor
Tarım Ürünü İthalatı Artıyor
Tarım
sektöründe yaşanan sıkıntılarla ilgili açıklamalarda bulunan Türkiye
Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, şunları
söyledi:
Bazı
Bankalar Kredileri Yenilemiyor
Son yıllarda Ziraat Bankası
tarıma yeterince kaynak ayıramamıştır. Tarım kredi Kooperatifleri ise bu
açığı kapatamamıştır.
Bu durumda üreticilerimiz
kredi için faiz oranlarının yüksekliğine rağmen özel bankalardan kredi
kullanmak zorunda kalmışlardır.
Özel Bankaların kredi
kullandırma ve kredi yenileme konusunda istekli olmayışları
sebebiyle çiftçilerimiz kredi borçlarını ödeyemez tarımsal
faaliyetlerini sürdüremez hale düşmüşlerdir.
Bankaların böyle bir
uygulamayı başlatmaları bazı bankaların çiftçinin sadece “iyi gün
dostu” olduğunu göstermektedir.
Bilindiği üzere ekonomik
kriz sebebiyle KOBİ’lere 350 milyon YTL kaynak ayrılarak sıfır faizli
“can suyu” kredisi kullanabilme imkanı getirilmiştir.
Bankaların bu uygulamadan en
kısa sürede vazgeçmeleri, hatta nakit sıkıntısı içerisinde olan
çiftçilerimizin bu sıkıntılı günlerinde yanında olmalarını bekliyoruz.
Bu günün yarını da var. İyi günler de elbette gelecek, o zaman
çiftçimiz kendisine yardımcı olmayan bu bankaları unutmayacaktır.
Çiftçilerimizin Ziraat
Bankası, tarım Kredi Kooperatifleri ve özel bankalara olan tarımsal
kredi borçlarının faizsiz olarak 3 yıl süre ile ertelenmesi ve
KOBİ’ler gibi sıfır faizli yeni kredi kullanabilme imkanı
getirilmesi önemli ihtiyaç haline gelmiştir.
Aslında kredi konusundaki bu
durum yanında girdi maliyetleri artarken enflasyon tablolarına da
yansıyan ürün fiyatlarındaki gerileme, gübre fabrikalarının
üretime ara vermesi, tarım ürünleri ithalatının olağanüstü
artması tarım sektörü için kötü gidişin göstergeleri olarak
ortadadır.
Girdi
Maliyetleri Artıyor-Ürün Fiyatları Geriliyor
2008 yılında pamuk,
ayçiçeği, kanola, mısır, zeytin yağı, narenciye, çekirdeksiz kuru üzüm,
fındık, süt gibi önemli bazı ürünlerin fiyatları düşerken, gübre
fiyatlarındaki artış yıl içinde %150 seviyelerine varmıştır. Kasım
ayındaki düşüşlere rağmen DAP ve Kompoze gübre fiyatlarındaki artış
halen %62-88 seviyesinde kalmıştır. Bu yıl tarımsal girdi maliyeti
ortalama %33 artmış bulunmaktadır.
Çiftçilerimizi son bir yılda
mazot alım gücü fındıkta %27, pamukta%45, Şekerpancarında %5,
ayçiçeğinde %22, mısırda %37 düşmüştür. Gübre alım gücü ise
fındıkta %60, pamukta %70, şekerpancarında %48, buğdayda %45,
ayçiçeğinde %58 ve mısırda %66 oranında düşmüştür.
Üstelik TMO ürün
bedellerini zamanında ödeyemiyor. Mısır ve
fındıkta 45 güne varan gecikmeler olmaktadır.
Çiftçi
Gübre Kullanmıyor-Gübre Fabrikaları Üretimi Durduruyor
Gübre tüketimi azalıyor.
2007 yılında kimyevi gübre
fiyatlarındaki artış yüzde 54,5’e ulaşmıştır. Bu nedenle 2007 yılında
gübre tüketimi %4 oranında azalmıştır.
2008 Ekim ayı itibarıyla son
bir yılda gübre fiyatlarında % 154 e varan fiyat artışları olmuştur. Bu
artışlar sonucu 2008 Ocak–Ağustos Dönemi gübre tüketiminde bir önceki
yılın aynı dönemine göre meydana gelen azalma % 12 oranında
gerçekleşmiştir.
Yaptığımız
tespitlere göre 2008 sonbaharında çiftçilerimizin çoğu gübre kullanmadan
ekim yaptı. Aralık ayının başında bir firma iki gübre fabrikasında
üretime ara vermesi bu durumu teyit ediyor.
Fiyatlardaki bu
istikrarsızlık; çiftçilerimize ve tarımsal üretime zarar verecek,
kullanılamayan gübre, üretim ve verimde azalmaya yol açacaktır.
Bu durumda, 2008 de artan
tarım ürünleri ithalatındaki artışın durdurulması zor görünüyor.
Tarım
Ürünleri İthalatı Hızla Artıyor
2008’in on aylık döneminde
tarım dış ticareti 2.5 milyar dolar açık vermiştir.
Tarımda 2000’li yıllara
kadar dış ticaret dengesi genelde ihracat lehine iken TÜİK’in verilerine
göre 2008 yılının ilk on ayında 2,5 milyar dolar dış ticaret açığı
verilmiştir. TİM’in Kasım ayı ihracat rakamları, önümüzdeki aylarda
durumun daha da kötüleşeceğini gösteriyor. Ülkemizde son on yılın beş
yılında tarım ürünleri ithalatı ihracatından daha fazla olmuştur.
Türkiye artık tarımda ithalatçı ülke konumuna gelmektedir. Tedbir
alınmazsa tarımda net ithalatçı olma durumu süreklilik kazanabilir.
Mevcut üretim potansiyelini
daha iyi değerlendirebilirsek, sektörde israfı önleyip verimliliği
artırabilirsek, tarımın milli gelire katkısını önemli oranda artırmamız,
tarımsal ihracatımızı 30 milyar dolar seviyelerine ulaştırmamız
mümkündür.
Sonuç olarak: Kısa vadede,
borçlar yeniden yapılandırılmalı, yeni kredi imkanı yaratılmalı; girdi
fiyatları aşağıya çekilmeli (GV, KDV ve ÖTV indirimleri); ürün bedelleri
ve destekler piyasayı canlandırmak üzere erken ödenmelidir.
Basın ve Halkla İlişkiler
Müdürlüğü
|