|
Türkiye İçin Sağduyu Çağrısı
TOBB, TİSK, T. KAMU-SEN, TÜRK-İŞ, TESK, TZOB, HAK-İŞ Genel Başkanlarının
İstanbul’da Çırağan otelde yaptıkları ortak basın toplantısında TOBB Başkanı
M. Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından kamuoyuna açıklanan “Türkiye İçin Sağduyu
Çağrısı”nın tam metni şöyle:
“Türkiye bugünlerde zor bir demokrasi ve hukuk sınavından geçmektedir.
Ülkemizin bu kritik dönemden hiçbir yara almadan çıkması hepimizin ortak
dileğidir.
Uluslararası finansal krizin dalgalarını hissetmeye başladığımız bugünlerde,
iktisadi tedbir arayacağımıza hala sağduyu arıyor olmamız bir
talihsizliktir. Türkiye’nin, bir an önce uzun dönemli ve tempolu büyümesini
sağlayacak ve işsizlik başta olmak üzere tüm iktisadi ve sosyal sorunlara
odaklanması gerekmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, Anayasa’nın başlangıç ilkelerine dayalı, demokratik,
laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Vazgeçilmez olan bu ilkeler bütünü bizi
bir arada tutmaktadır. Bu ilkelerin varlığı dışında her mesele siyasetin
konusu olabilir ve özgürce tartışılabilir.
Türkiye’de yaşanan politik süreç, toplumda umutsuzluğu ve karamsarlığı
artırmakta, siyasi, ekonomik ve sosyal istikrarı tehlikeye atmakta ve
toplumun enerjisinin pozitif alanlara yönelmesini engellemektedir.
Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasi partilerin
kolaylıkla kapatılabilmesi, aynı kolaycı yaklaşımla kurum ve bireylerin
özgürlüklerinin kısıtlanması, demokratik süreç ve kurumların güçlenmesine
hizmet etmek yerine zarar vermektedir.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi demokrasimizin işleyişi için son derece önemlidir.
Kuvvetler ayrılığı ilkesinin kuvvetler arasında uyumu sağlaması, çatışmaya
neden olmaması, toplumda yaratılmak istenen kamplaşmayı beslememesi ve
“kuvvetlerin” bağımsızlığını temin etmesi de esastır.
Ülkemiz anayasayı ve siyasi partiler kanununu ilgilendiren çeşitli sorunlar
etrafında gergin bir süreç içerisindedir. Halbuki, yapmamız gereken
ekonomik, siyasi ve sosyal standartlarımızı gelişmiş ülkelere ulaştırmak ve
AB sürecini hızlandırmak olmalıdır.

Türkiye’nin gelişen dünya şartlarına uygun, toplumun beklentilerini
karşılayan, her ferdini kucaklayan evrensel değerler ile kendi değerlerimizi
bütünleştirecek bir anayasaya ve siyasi partiler kanununa ve hukukun
üstünlüğü ilkesini güçlendirmeye ihtiyacı vardır.
Türkiye, kendi meselelerini sindire sindire tartışarak, katılımlı bir süreç
içinde tüm kesimlerin mutabakatıyla hazırlanacak bir anayasayı hak
etmektedir.
Bizler memur, işçi, çiftçi, esnaf, tüccar ve sanayiciler olarak, bu zor
zamanda, sağduyu ve serinkanlılıkla Türkiye’nin temel sorunlarının çözümüne
her zaman olduğu gibi katkı sağlamaya ve sorumluluk üstlenmeye hazırız.
Demokrasi, tüm kurum ve kurallarıyla hayata geçirildiğinde, bütün kurumları
kısır çekişmelerden uzaklaşarak uyum içinde çalıştığında, ülkemizin aydınlık
yarınlara yürüyeceğinden hiç kuşkumuz bulunmamaktadır. “
|